Exegesis of the Qur'an
POPULARITY
Categories
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Hucurât Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
8 yaş ve üzeri evlatlarımız için hazırladığımız" Çocuklar için tefsir "serimizde ki bu videoda ,iİKRA suresi seslendirildi ..Evlatlarımızın zevkle dinleyip ,pedagojik olarakta ,kolayca anlıyabilecekleri ,Kuranla yakınlaşmalarını sağlamsını niyetlediğimiz bir seri..Diyanet yayınlarından çıkan ,yazarı Bilgenur Çorlu.ve ismi "Kuranı kerimdeki sureleri tanıyalım"olan eserin bir bölümü yani inşirah suresini hazırladık bu videoda ...Çocuklar ,genç ergenler ve çocuk kalabilenler içinde istifadeli olabileceği kanaatindeyiz ve duasındayız .#çocuk #masal #çocuklariçin#çocuk #masal #çocuklariçin çocuk #masal #çocuklariçin
8 yaş ve üzeri evlatlarımız için hazırladığımız" Çocuklar için tefsir "serimizde ki bu videoda ,iİNŞİRAH suresi seslendirildi ..Evlatlarımızın zevkle dinleyip ,pedagojik olarakta ,kolayca anlıyabilecekleri ,Kuranla yakınlaşmalarını sağlamsını niyetlediğimiz bir seri..Diyanet yayınlarından çıkan ,yazarı Bilgenur Çorlu.ve ismi "Kuranı kerimdeki sureleri tanıyalım"olan eserin bir bölümü yani inşirah suresini hazırladık bu videoda ...Çocuklar ,genç ergenler ve çocuk kalabilenler içinde istifadeli olabileceği kanaatindeyiz ve duasındayız . #çocuk #masal #çocuklariçin
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Bu bölümde Fatma Bayram hocamız, Fetih Sûresi'nin tamamını ayet ayet ele almaktadır.Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başlayan ve hâlen devam eden bu çalışma, uzun soluklu bir Kur'ân okuma sürecidir. Hocamız, Elmalılı Hamdi Yazır'ın muhalled eseri Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsirinden hareketle okumalar yapmaktadır. Tefsir okumaları, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinin Eser Neşriyat baskısından takip edilmektedir. Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Kur'an-ı Kerim'i anlama ve açıklamayı -Allah'ın bizzat açıklamaları dışında- Peygamberimiz (s.a.) yapar, ashâb yapar ve bir de sonrakiler (Mâtürîdî'ye göre fukahâ) yapar. Bu anlama ve açıklamalara “Allah'ın muradı, onun katındaki doğru anlayış, mutlak İslam budur, diyebilmek için ya Peygamber veya onun yanında bulunup ilgili olaylar üzerine yapılan açıklamalara şahit olmuş sahâbî olmak gerekir ve bu anlayış “tefsîr”dir.
Arifin istiâzesi (Şeytân'dan Allâh (c.c.)'a sığınmak), Allâh (c.c.)'dan başkasını görmektir. Çünkü Şeytân ariflerin nurundan kaçar. Hikâye olunur ki, Ebû Sâid el-Harraz (k.s.) Hazretleri, Şeytân'ı rüyâda gördü. Onu asâ ile dövmek istedi. Şeytân: “Ey Ebû Said! Ben asâ'dan korkmam. Çünkü sopa gibi maddi şeyler beni incitmezler. Ben ancak; arifin kalbinin semasına doğduğu zaman, marifet güneşinin şuâlarından, ilâhi nurundan korkarım” dedi.Bazıları, “Şeytân'dan istiâze, Allâh (c.c.)'dan başkasından korkmayı izhâr etmektir ki bu da kulluğu ihlâl eder” dediler. Bunlara cevâben deriz ki: “Düşmanı, düşman bilmek muhabbeti kuvvetlendirir, sevgiyi gerçekleştirir. Allâh (c.c.)'dan başkasından Allâh (c.c.)'a koşmak ve ona yönelmek, kulluğu tamamlar. Allâh (c.c.)'un emirlerine sarılmak, tâatı her şey üzerine takdim etmektir. Allâh (c.c.)'dan korkmayandan korkmak, Allâh (c.c.)'un büyüklüğü karşısında insanın çaresizliğini ortaya koymasıdır. “Ben Allâh (c.c.)'dan korkuyorum” demek, “Ben Allâh (c.c.)'un azâbından ve gadâbından korkuyorum” demektir. “Ben Allâh (c.c.)'dan korkandan korkarım” demek; “Ben Allâh (c.c.)'dan korkanların bedduâlarından korkuyorum” demektir. “Ben Allâh (c.c.)'dan korkmayandan korkarım” demek; “Ben Allâh (c.c.)'dan korkmayanların kötü işlerinden korkarım” demektir. Tefsir-i Kebir'de şöyle buyuruldu: “Ben Allâh (c.c.)'a sığınırım, kişinin tüm iyilikleri kazânıp bütün tehlikelerinden kurtulması için mahlûkattan halika ve nefsi için sonsuz ihtiyaçlardan kurtulup; kâmil manâda Hâkk (c.c.) zenginliğine dönmektir. “O halde hemen Allâh'a kaçın. Haberiniz olsun ki, ben size O'ndan açık bir uyarıcıyım” (Zâriyât s. 50) ayetinin sırrı budur. Ve yine burada Râbbu'l-âleminin huzuruna yaklaşmaya acziyetten başka vesile yoktur. Acizlik, makamların sonudur.” Hasan-ı Basrî (r.âleyh) Hazretleri şöyle buyurdu: “Kim huzuru kalble Şeytan'dan Allâh (c.c.)'a sığınırsa; Cenâb-ı Allâh, onunla Şeytan'ın arasına üç yüz perde gerer; perdenin arası yerle gök arası gibidir.”(İsmail Hâkkı Bursevi, Rûhu'l-Beyân Tefsiri, c.1, s.27)
Allâh (c.c.) dostlarıyla sık sık irtibat kurmalı ve onların meclislerinde çok bulunmalıdır. Böyle yapmak hem din işlerine güç verir hem de hayır ve berekete sebep olur. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sana kendisi ile dünya ve ahirette kurtuluşa ereceğin, dinini güçlendiren bir şeyi bildireyim mi? İşte o, Allâhü Te'âlâ'yı ananların meclislerine devam etmendir. Yalnız kaldığın zaman da dilini Allâhü Te'âlâ'nın zikriyle devamlı meşgul tutmandır.” (Mişkat) Allâh ehli olanların kimler olduğunu araştırmak çok önemlidir. Allâh ehlinin alâmeti sünnete uymaktır. Çünkü Allâhü Te'âlâ Hazretleri, kendi sevgili Peygamber (s.a.v.)'ini ümmetin hidâyeti için örnek olarak göndermiştir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır: “(Ey Resûlum) de ki: “Eğer siz Allâh'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâh çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Âl-i İmrân s. 31) Kim Peygamberimiz (s.a.v.)'e tam bir şekilde uyarsa, o gerçekten Allâh ehlidir. Kim sünnete uymaktan ne kadar uzaklaşırsa, o kadar Allâh'a yakınlıktan da geri kalır.Tefsir alimlerinin yazdığına göre “Kim Allâhü Te'âlâ'yı sevdiğini iddia eder de Resûlullâh (s.a.v.)'in sünnetine karşı çıkarsa, işte o yalancıdır. Çünkü sevginin usulü ve aşkın kanununa göre, kişi birini sevdiğinde onun evini, kapısını, duvarını, avlusunu, bahçesini hatta köpeğini ve merkebini bile sever.” Özet olarak, bir kişinin Allâh dostlarından olduğu araştırıldıktan sonra, onunla ilişkileri geliştirmek, onu sık sık ziyaret etmek, onun ilminden istifade etmek, dinde yükselmeye sebeptir. Aynı zamanda bu Peygamberimiz (s.a.v.)'in bir emridir. Bir hadîste şöyle buyurulmuştur: “Cennet bahçelerine uğradığınızda bir şeyler elde ediniz.” Sahâbeler, “Ya Resûlallâh, Cennet bahçeleri nedir?” diye sorunca, “İlim meclisleridir!“ buyurdu.(Misvâk Neşriyât, Hakk Yolda Kılavuz Ömer Muhammed Öztürk)
Kur'ân'da mücmel olarak zikredilen hükümlerin beyânı sadedinde gelen hadisler bulunmaktadır. Bu beyân, ya âmelin nasıl yapılacağının belirlenmesi ya da sebeplerinin veya şartlarının veya mânilerinin veyahut da sonuçlarının açıklanması şeklinde olur. Meselâ Kur'ân'da nassla belirtilmemiş bulunan namazların vakitlerinin, rükû ve secdelerinin, diğer hükümlerinin açıklanması, zekâta nisbetle oranların, zekât vaktinin, zekâta tâbi malların nisaplarının, zekâta tâbi olup olmayan malların belirlenmesi, oruçla ilgili hükümlerin beyân edilmesi sünnetle olmuştur. Hadesten ve necasetten taharet, hacc, usûlüne uygun boğazlama (tezkiye), av, yenmesi helâl olanların, haram olanlardan ayrılması, nikâh hükümleri ve buna bağlı olarak talâk, ric'at, zıhâr, liân gibi diğer konular, alışveriş ve ilgili hükümler, ceza hukuku ile ilgili kısas vb. hükümler, Kur'ân'da mücmel olarak gelen esasların beyânı olmaktadır. “Insanlara indirileni açıklayasın diye sana Kitab'ı indirdik.” (Nahl s. 44) ayet-i kerîmesinde ifade edilen husus da budur. Rivayete göre İmrân b. Husayn (r.âleyh) bir adama şöyle demiştir: “Sen ahmak birisin! Sen Allâh (c.c.)'un kitabında öğle namazının dört olduğunu ve kıraat esnasında açıktan okunmayacağını bulabilir misin?” Sonra o, namaz, zekât ve benzeri yükümlülükleri saydı ve şöyle dedi: “Bütün bunları Allâh (c.c.)'un kitabında açıklanmış buluyor musun? Allâh (c.c.)'un kitabı bunları mübhem bırakmıştır, sünnet ise onları açıklamaktadır.” Evzâî (r.âleyh) ise: “Kitab'ın sünnete olan ihtiyacı, sünnetin Kitab'a olan ihtiyacından daha çoktur” derdi. İbn Abdilberr (r.âleyh): “O bu sözüyle, sünnet Kitap üzerine hükmeder ve ondan muradın ne olduğunu açıklar, demeyi kastetmiştir” demiştir. Ahmed b. Hanbel (r.âleyh)'e: “Sünnet, Kitap üzerine hâkim konumdadır” şeklindeki söz hakkında sorulduğu zaman: “Ben bu konuda bu sözü söyleme cesaretini gösteremem. Ancak ben şunu derim: Sünnet Kitab'ı tefsir eder ve onu açıklar.” demiştir. (Şatıbi, el-Muvâfakât; İslâmi İlimler Metodolojisi,c.4,s.23-24)
Allâhü Teâlâ, peygamberlere: “Peygamberlik görevini yerine getirdiniz mi?” diye sorduğu zaman, onlar: “Evet, getirdik.” diyecek; ümmetleri ise “Bize ne bir müjdeci geldi, ne de bir uyarıcı!” diye itiraz edecekler. İşte o zaman Ümmet-i Muhammed, peygamberlerin vazifelerini yaptıklarına dâir şâhitlik edecek, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) de onların doğru söyle-diklerini belirtecektir.Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyâmet gününde Nûh (a.s.)'a: “Üstlendiğin peygamberlik görevini ümmetine tebliğ ettin mi?” diye sorulacak. O da: “Evet, yâ Râbbî, tebliğ ettim” diyecek. Bu defa onun ümmetine: “Nûh size benden aldığı görevi ulaştırdı mı?” diye sorulacak. Onlar da: “Hayır, bize bir uyarıcı gelmedi” diyecek. O zaman Cenâb-ı Hâkk, Nûh peygambere: “Görevini yaptığına dâir şâhitlerin kimlerdir?” diye soracak; o da: “Muhammed (s.a.v.) ve ümmeti” diye cevap verecek. İşte bunun üzerine Muhammed (s.a.v.) ümmetine sorulacak, onlar da, Kuran-ı Kerîm'den öğrendikleri şekilde, Hz. Nûh'un görevini yaptığını söyleyeceklerdir. ”Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bunları anlattıktan sonra şu ayeti okudu: “Böylece, siz bütün insanlara şâhit olasınız, Peygamber de size şâhit olsun diye sizi ölçülü, dengeli ve adâletli bir ümmet yaptık.” (Bakara s. 143) Tefsir âlimi ve Hanefî fakihi Ebü'l-Leys es-Semerkandî (r.âleyh)'in bazı müfessirlerden nakline göre, söz konusu ayetin mânası şöyledir: “Ey Muhammed ümmeti! Siz muhâ-liflerinize, peygamberlerini yalanlayan herkese karşı, şâhitsiniz. Peygamber de sizin doğru söylediğinize şâhitlik edecektir.” (Kâdı İyâz, Şifâ-i Şerîf, c.1, s.95-96)
Bu video 21.11.2024 tarihinde Maksat 114 Youtube kanalımızda yapılan canlı yayından bir bölümdür. #tefsir #risaleinur #canlıyayın * Video Linki: https://youtu.be/kRx7P_8X7qc * Dr. Samet Yahya Bal | Fatih Toprakoğlu * Takip Etmeyi Unutma: Instagram: @maksat114bursa YouTube: @maksat114 Spotify: Maksat 114 X: @maksat114bursa
“İnsanlardan, “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver” diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.” “Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.” “İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.” (Bakara 200-202) "İnsanlardan bazısı şöyle der: Rabbimiz, bize dünyada ver" buyurmuştur. Bu, ne güzel bir tertiptir! Çünkü nefsi köreltmek ve onun karanlıklarını yok etmek için ibadetin önce yapılması gerekir. İbadetten sonra, kalbi nurlandırması ve orada Allah'ın celâl nurunun tecelli etmesi için, Allah'ı zikriyle meşguliyetin gelmesi gerekir. Zikirden sonra ise, kişi dua ile meşgul olur. Çünkü dua ancak, kendisinden önce zikir olduğu zaman kemâle erer. Nitekim Hz. İbrahim (a.s)'den de, zikri öne alarak, "Beni yaratan O'dur. Beni hidayete eriştiren de O'dur" (Şuara, dediği; daha sonra da, "Ya Rabbi, bana hüküm ve hikmet ihsan et ve beni salihlere kat" (Şu'ara, 63) diye dua ettiği nakledilmiştir. Bunu iyice anladığın zaman deriz ki: Cenâb-ı Hak, duâ edenlerin iki kısım olduğunu beyân etmiştir: Duaları sadece dünyayı istemeye yönelik olan kimseler... Duaları hem dünyayı, hem ahireti istemeye yönelik olan kimseler... Bu iki kısmın dışında, duaları sadece ahireti istemeye yönelik olan bir üçüncü kısım daha vardır. Fakat âlimler bu şekilde dua etmenin meşru olup olmadığı hususunda ihtilâf etmişlerdir. Çoğunluk böyle bir duanın meşru olmadığı görüşündedirler. Çünkü insanoğlu başkasına muhtaç ve zayıf olarak yaratılmıştır. O, tek başına dünyanın elemlerine ve âhiretin meşakkatlerine katlanamaz. Bundan dolayı onun için en uygun yol, dünyanın ve âhiretin bütün şerlerinden Rabbisine sığınmaktır. Keffâl, Tefsir'inde, Enes (r.a)'den, Hz. Peygamber efendimizin, hastalık kendisini iyice yiyip bitirmiş bir kimsenin yanına girerek, onu ziyaret ettiğini ve ona, "Bundan önce nasıl dua ediyordun?" diye sorduğunu, o adamın da, "Allah'ım, bana ahirette vereceğin cezayı dünyada iken hemen ver" diye dua ediyordum" dediğini, bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s)'in, "Sübhânallah! Sen, bu hastalığa katlanamazsın. Şöyle dua etseydin ya: "Ey Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, antette de iyilik ver, ve bizi cehennem ateşinin azabından koru" dediğini nakleder. Hz. Enes (r.a) sözüne şöyle devam eder: "Hz. Peygamber (s.a.s) o adama duada bulundu, adam hemen şifâ buldu." Bil ki Cenâb-ı Hak, şayet insan bedenindeki tek bir damara veya tek bir saç telinin köküne acı musallat etse, insan ne yapacağını şaşırır ve bu acıdan dolayı Allah'a itaat ve zikir ile meşgul olmaktan mahrum olur. Gerek dünyası, gerek âhireti hususunda Allah'ın rahmetine ihtiyaç duymayacak olan kimdir? Böylece duayı sadece âhirete yönelik yapmanın caiz olmadığı ortaya çıkmış olur. Alimler, Hak Teâlâ'nın, duayı sadece dünyaya yönelik yaptıklarını bildirdiği kimselerin kimler olduğu hususunda ihtilâf etmişlerdir: Bazı alimler, bunların kâfirler olduğunu söylemişlerdir. Nitekim İbn Abbas (r.a)'dan rivayet edildiğine göre, müşrikler vakfe yaptıkları zaman, "Allah'ım, bize rızık olarak develer, sığırlar, koyunlar, köleler ve cariyeler ver" diyorlar, fakat tevbe etmiyor, mağfiret talebinde bulunmuyorlardı. Çünkü onlar ölümden sonra dirilişi ve âhiret hayatını inkâr ediyorlardı. Enes (r.a)'den rivayet edildiğine göre ise, onlar şöyle diyorlardı: "Allah'ım, bize yağmur yağdır ve düşmanımıza karşı bize yardım et." İşte Cenâb-ı Hak, bu kısımdan olan bir kimsenin, ahirette bir payı olmadığını, yani onun için orada hiç bir ikramın, nimetin ve sevabın bulunmayacağını haber vermiştir.
Merve Safa Likoglu ve Hatice Özdemir Tulun ile Tefsir Okumalari
Allah sizi de öyle yıldızlar topluluğu yapsın; “nûrun ala nûr” olan bu yolda sabit-kadem eylesin!.. “Değildir hâle çıkmış cami içre kürsi-i vâzâ, Gürûh-u encüme Nûr ayetin tefsir eder mehtap!” Edebiyatla meşgul olanlar bilirler; Urfalı Nâbî'nin bu. Çok beğendiği bir nâsihin kürsüdeki durumunu anlatırken söylemiş. Ben onu alıp, bir yönüyle, o sözleri Efendimiz'e tevcih ediyorum, min gayri haddin. Kıtmîr'in tevcihine bakıp da, ona değer vermeyin siz, amma O'na çok yakışıyor: “Değildir hâle çıkmış…” “Hâl”, kamerin etrafındaki o parlak hâleye denir. “Değildir hâle çıkmış, cami içre, kürsi-i vaaza” Minber-i vaaza… “Gürûh-i encüm”e.. Yıldızlar topluluğuna… Allah sizi de öyle yıldızlar topluluğu yapsın, inşaallah!.. Yıldızlar topluluğu… أَصْحَابِي كَالنُّجُومِ، بِأَيِّهِمْ اِقْتَدَيْتُمْ اِهْتَدَيْتُمْ “Benim sahabîlerim yıldızlar gibidir; hangisine tutunursanız, hidayete erer, Bana ulaşırsınız!” “Gürûh-i encüme Nur ayetin tefsir eden Mehtâp!..” O Mehtâp, “Kamer-i Münîr”, yıldızlar topluluğuna Nûr ayetini tefsir ediyor: اللهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ Münevvirü's-semâvâti ve'l-Ard.. اللهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لاَ شَرْقِيَّةٍ وَلاَ غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَضْرِبُ اللهُ الأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ “Allah göklerin ve yerin nûrudur. O'nun nûrunun misali, tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. Lamba bir sırça (cam) içinde, o sırça da sanki parlayan incimsi bir yıldız! Bu lamba, ne yalnız doğuya, ne de yalnız batıya mensup olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, nerdeyse ateş değmeden de yağ ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nûruna iletir, gerçeği anlamaları için insanlara böyle temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.” (Nûr, 24/35) نُورٌ عَلَى نُورٍ Allah, sizi “nûrun ala nûr” olan o yolda sabit kadem eylesin!.. يَا نُورَ النُّورِ، يَا مُنَوِّرَ النُّورِ، يَا مُصَوِّرَ النُّورِ، يَا مُقَدِّرَ النُّورِ؛ نَوِّرْ قُلُوبَنَا، نَوِّرْ عُيُونَنَا، نَوِّرْ أَبْصَارَنَا، نَوِّرْ عُقُولَنَا، نَوِّرْ كُلَّ شَيْءٍ لَنَا؛ يَا عَزِيزُ يَا جَبَّارُ، يَا جَلِيلُ يَا قَهَّارُ، يَا ذَا الْجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ، يَا حَنَّانُ، يَا مَنَّانُ، يَا اَللهُ يَا هُو، يَا اَللهُ اْلأَحَدُ الصَّمَدُ، يَا اَللهُ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، يَا اَللهُ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ؛ اِسْتَجِبْ دَعَوَاتِنَا، وَلاَ تُخَيِّبْ رَجَاءَنَا، وَلاَ تَرُدَّنَا خَائِبِينَ؛ آمِينَ، أَلْفَ أَلْفَ آمِينَ، وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ (Ey nurların nuru.. ey nurları nurlandıran.. ey nurlara sûret ve şekil veren.. ey nurları takdir eden Rabbimiz!.. Kalblerimizi nurlandır.. gözlerimizi nurlandır.. basar ve basiretlerimizi nurlandır.. akıllarımızı nurlandır.. bizim her şeyimizi nurlandır!.. Ey Aziz, ey Cebbâr, ey Celîl, ey Kahhâr, ey Zülcelâli ve'l-ikrâm, ey Hannân, ey Mennân, ey Allah, ey Hû!.. Ey Ehad ü Samed Allah, ey Hayy ü Kayyûm Allah, ey Rahman ü Rahîm Allah!.. Dualarımızı kabul buyur!.. Beklenti ve ümitlerimizde bizi hüsrana uğratma!.. Sana açılan ellerimizi ve gönüllerimizi mahrum ve nasipsiz olarak geri çevirme!.. Âmin… Binlerce, milyon kere âmin!.. Efendimiz Hazreti Muhammed'e, O'nun güzîde ailesine ve Ashâb-ı Kirâmına salat ü selam edip bunu vesile kılarak talebimizi seslendiriyoruz Rabbimiz!..)
Her Gün 15 Dakika Tefsir 27. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir, 25.Gün
Her Gün 15 dakika Tefsir 24. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir 21. Gün
Her Gun 15 Dakika Tefsir, 20. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir; 19. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir, 13. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir 12. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir 11. Gün
Her Gün 15 Dakika Tefsir 10. Gün
Her Gun 15 Dakika Tefsir 9. Gun
Her Gün 15 Dakika Tefsir, 8. Gün
Her Gun 15 Dakika Tefsir, 7. Bölüm
Ramazan'da Her Gün 15 Dakika Tefsir 5. Gün
Ramazan'da Her Gün 15 Dakika Tefsir 4. Gün
Ramazan'da Her Gün 15 Dakika Tefsir 3. Gün
Ramazan'da Her Gün 15 Dakika Tefsir 2. Gün
Merve Safa Likoğlu ve Hatice Özdemir Tülün Yasin Suresi ile başlıyor bu Ramazan.