Podcasts about mevlana

13th-century Persian poet

  • 91PODCASTS
  • 5,084EPISODES
  • 4mAVG DURATION
  • 1DAILY NEW EPISODE
  • Aug 27, 2025LATEST
mevlana

POPULARITY

20172018201920202021202220232024

Categories



Best podcasts about mevlana

Show all podcasts related to mevlana

Latest podcast episodes about mevlana

Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1037

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later Aug 27, 2025


Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1036

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later Aug 13, 2025


Mevlana Takvimi
KÖTÜLÜKLERDEN KORUNMUŞ BELDE: MEKKE.-10 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 10, 2025 2:40


Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: “Yemin ederim bu beldeye ki, sen de bu beldenin sakinisin.” (Beled s. 1-2) Endülüslü kırâat âlimi Mekkî bin Ebî Tâlib (r.âleyh)'den nakledildiğine göre bu ayetin anlamı şudur: “Sen içinde bulunmadıkça, yani sen hicretle birlikte içinden çıkıp gittikten sonra, ben bu beldeye yemin etmem.” Bazıları söz konusu ayetteki “Lâ uksimü” sözüne “uksimü” mânası vermiştir. Buna göre ayetin mânası: “Ey Peygamber! İçinde sen bulunduğunda, ben bu beldeye yemin ederim ki, sadece sana mahsus olmak üzere, sen bu beldeye istediğin gibi girmekte ve ihramlıların yapamayacağı şeyleri yapmakta serbestsin veya sen bu beldede her istediğini yapmakta serbestsin” demektir. Yine bu açıklamaları yapanlara göre, ayetteki “belde (beled)” kelimesiyle Mekke kastedilmiştir. Mekke, ilâhî feyiz ve bereketin indiği, insanların mânen temizlendiği mübârek bir yerdir. Allâhü Teâlâ orayı her türlü kötülükten korumuş, güvenli bir belde yapmıştır. Mekke'nin dokunulmazlığı konusunda Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cenâb-ı Hâkk şüphesiz Mekke'yi, gökleri ve yeri yarattığından beri haram kılmıştır. O, benden önce kimseye helâl olmadığı gibi, benden sonra da helâl olmayacaktır. Bana helâl edilmesi de günün bir vakti içindir. Sonra tekrar haram olması, kıyâmet gününe kadar devam etmek üzere avdet etmiştir.” Sûfî âlim Ebû Bekir el-Vâsıtî (r.âleyh) şöyle demiştir: “Ayetteki beldeden maksat Medine olup, sağlığında içinde yaşamak suretiyle kendisini şereflendirdiğin, ölümünden sonra da vücûdunla kendisini bereketlendirdiğin bu şehre senin için yemin ederim demektir. Ancak kendisine yemin edilen şehrin Mekke olması daha doğrudur. Çünkü Beled suresi Mekke'de nazil olmuştur. Ayetin devamında gelen: “Sen de bu beldenin sakinisin.” (Beled s. 2) ifâdesi oranın Mekke olduğunu göstermektedir.”(Kâdı İyâz, Şifâ-i Şerîf, c.1, s.108-109)Başka bir metin varsa düzenlemeye devam edebilirim!

Mevlana Takvimi
OSMANLI'DA ORMAN VE YANGINLARINI ÖNLEYİCİ DÜZENLEMELER-09 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 9, 2025 2:32


Osmanlı Devleti, ormanların da içinde bulunduğu yeşil alanları korumak için olağanüstü bir duyarlılık göstermiş, özel tedbirler almıştır. Padişahlar, ormanlar ve korulardan izinsiz ağaç kesenlere göz açtırmamış; koruma altındaki yerlerde hayvanlarını otlatanlara ve avlananlara ağır para ve hapis cezaları getiren fermanlar neşretmişlerdir. Buraların sürekli şekilde gözetim altında tutulmasını emretmişlerdir. 1559 yılında Osmanlı Divan-ı Hümayununda alınan bir kararla, Eşme, Dikme ve Sapanca Dağlarından çeşitli amaçlarla ağaç kesmenin yasaklandığı bildirilmiştir. 1840'da hazırlanan 22 maddelik Orman Layihası'nda da ormanların muhafazası ve yangınların önlenmesi için alınması gereken tedbirler, tüm merkezî ve mahallî yetkililere iletilmiştir. 1869'da ise bu layihadan hareketle Orman Nizamnamesi oluşturulmuştur. Bu nizamname 1937'ye kadar yürürlükte kalmıştır. 1858'de ihtiyaç duyulan elemanların yetiştirilmesi için Orman Mektebi kurulmuştur. 1900 yılında görevlilere, ormanlardaki bazı ağaçların belirli aralıklarla kesilerek ve kuru otlar ortadan kaldırılarak yangınların engellenmesi ve genişlemesinin önüne geçilmesi istenmiştir. Orman kolcuları, yani koruyucuları, dikkatli davranmaları yönünde sık sık uyarılmışlardır. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler çerçevesinde Osmanlı'da en büyük cezalar, kasıtlı olarak ormanları yakan kişilere verilmiştir: Mal ve mülklerine el konulmasının yanı sıra, bir de müebbet kürek cezasına çarptırılmışlardır. Ağır para ve hapis cezalarının uygulandığı da olmuştur. Ahaliye, ormanda yangına sebebiyet verenlerin, müebbet kürek cezasına çarptırılacakları sık sık hatırlatılmıştır. Orman yangınlarıyla mücadelede hizmeti görülenler ise, madalya ve çeşitli ödüllerle mükâfatlandırılmıştır.(İsmail Çolak, Zafer Dergisi, 537. Sayı, Ekim 2021)

Mevlana Takvimi
CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?-08 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 8, 2025 2:14


Cuma namazı şu şekilde edâ edilir: Birinci (dış) ezan okunduktan sonra ve ikinci (iç) ezandan evvel dört rekât namaz kılınır, bu namaz, müekked sünnettir. Akabinde müezzin ikinci ezanı okuduğunda imam minbere çıkar ve iki hutbe okur, sonra da cemaate iki rekât farz Cuma namazını kıldırır, sonra cemaat dört rekât namaz kılar ki bu da müekked sünnet bir namazdır. Cuma namazı eda edildikten sonra kılınması faziletli olan, zuhr-u âhir namazı vardır ki, eğer Cuma namazının şartlarından biri olmadı ise öğle namazı yerine geçsin diye kılınan bir namazdır. İhtiyaten kılınır.Bu namaz cumanın 4 rekât son sünnetinden sonra kılınır. Aşağıdaki şartları tam olarak kendisinde bulunduran kişiye Cuma Namazı farzdır: 1. Mukim olması; yolcuya Cuma namazı farz değildir. 2. Sıhhatli olması; hastalık veya körlük yahut ileri derecede yaşlılık sebebiyle Cuma camiine gitmeye güç yetiremeyen kişiye Cuma namazı farz değildir. 3. Hür olması; mülkiyet altında bulunan köleye Cuma namazı farz değildir. 4. Erkek olması; kadına Cuma namazı farz değildir. Cemaati terk etmenin cevazı hususundaki özürlerden birisinin kendisinde mevcut olursa Cuma namazı farz olmaz. Bu özürlerden bazıları şunlardır: 1. Şiddetli yağmur. 2. Kendisinden başka bakıcısı olmayan hastanın yalnız kalmaktan dolayı zarar görmesi korkusu. 3. Düşman korkusu. Namazın vacip olması hususundaki şartlar yine burada da geçerlidir. Kendisine Cuma namazı farz olmayan kadın ve yolcu gibi kimse eğer Cuma namazı kılarsa namazı sahih olur ve öğle namazı kendisinden sakıt olur.(Eşref Ali et-Tehânevî , El Muhtasar fi'l Fıkhi'l Hanefi, s.271-272)

Mevlana Takvimi
NEFSİMİZİN HAKKINI VERMEK-7 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 7, 2025 2:28


İnsanın taşıdığı vücut ve can aslında kendisine ait olmayıp, Allâhü Teâlâ'nın insanlara verdiği bir emânettir. Biz de Allâh'ın verdiği bu emâneti hakkıyla muhâfaza etmek zorundayız. Dikkat etmemiz gereken hususlar vücûdumuzun sıhhatini korumak, vücûdumuzun kuvvetini korumak ve vücûdumuzun huzur ve sükûnunu korumak yani fenâ işlerle meşgul olup onların vereceği sıkıntı ile vücûdumuzun rahat ve huzûrunu kaçırmamaktadır. Nitekim bu hususların korunmasında herhangi bir aksaklık meydana gelse o zaman işlerimizi yürütmemiz de imkânsızlaşır. Bundan başka diğer din kardeşlerimizin ve ihtiyaç sâhiplerinin yardımına koşamayız, yine bunun gibi nankörlük ve sabırsızlık gibi kötü alışkanlıklar kazanırız. Zira bu gibi karışık işlerle uğraşmak imânı zayıflatır ve yer bitirir.Huzeyfe (r.a.) rivayet ediyor: Resûlullâh (s.a.v.): “Mü'mine kendi nefsini rezil etmek yakışmaz.” buyurdu. Sahâbîler (r.a.e.) sordular: “Yâ Resûlullâh! Nefsini rezil etmekten maksat nedir?” Allâh Resûlü (s.a.v.): “Altından kalkamayacağı sıkıntılı işlere kendini sokar.” buyurdu. Bu hadîs-i şeriften insanın vücûdunu gıdasızlık veya fazlaca yıpratmak suretiyle kendi idâresinden çıkarıncaya kadar perişan etmemesi gerekir denilmiştir. Abdullah b. Amr (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v.) bana hitaben: “Ey Abdullah! Senin sürekli gündüzleri oruç tuttuğun, geceleri de ibâdetle geçirdiğin bana haber verilmedi mi sanıyorsun?” dedi. Ben de: “Evet öyle yapıyorum ey Allâh'ın Resûlü” dedim. Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v.): “Böyle yapma. Bazen oruç tut bazen tutma. Geceleri de hem ibâdetini yap, hem de uyu. Bedeninin sende hakkı var. Gözlerinin sende hakkı var. Eşinin sende hakkı var.” buyurdu.(Misvâk Neşriyat, Eşref Ali et-Tehânevî, Hayâtü'l Müslimîn, s.185)

Mevlana Takvimi
SALİH PEYGAMBER VE SEMÛD KAVMİ-2-06 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 6, 2025 2:40


Semûd kavmi deveyi Çarşamba günü öldürmüştü. Salih (a.s.) “Yarın Perşembe yüzleriniz sararır, Cuma günü kızarır ve Cumartesi günü kararır, Pazar günü de azâbınız gelir”dedi. Deveyi öldüren yedi kişi: “Gelin, bu gece Sâlih'in evini basıp kendisini öldürelim. Eğer doğru söylüyorsa, bize azâb ermeden bizim azâbımız O'na ermiş olsun, şâyed yalan söylüyorsa, O'nu da devesinin yanına göndermiş oluruz.” dediler. Fakat geceleyin baskın yapmak üzere evine gittikleri vakit, Melâike hepsini taşla vurup öldürdü. Ölenlerin akrâbâsı: “Bu gençleri Sâlih öldürdü, biz de O'nu öldürürüz.” dediler. Fakat Sâlih Peygamberin ashâbı silâhlandı: “Vallâhi, siz O'nu katiyen öldüremezsiniz, üç gün sonra size azâb ineceğini vadetti. Eğer gerçekse, üzerinize Râbbil Âlemîn'in gazâbını artırmış olursunuz. Şâyed gerçek değilse, o zaman biz karışmayız, dilediğinizi ya 6 Ağustos, Mevlâna Takvimi parsınız.” dediler. Bu söz üzerine maktullerin akrâbâsı ayrıldı.Sabah oldu. Ne görsünler, küçük büyük, kadın erkek hepsinin yüzleri bir boyayla boyanmış gibi sarardı. Peygamberlerinin sözünün gerçekliğine inandılar. Cuma günü, yüzleri kana boyanmış gibi kızardı. Feryâd edip ağlaştılar. Cumartesi günü, yüzleri zift sürülmüş gibi karardı. Artık ye'se düşmüşlerdi. Kendilerine gelecek azâbı beklemeye başladılar. Pazar günü hepsi sokaklara dökülmüştü. Acaba nasıl bir azaba uğrayacağız diye, kâh semaya ve kâh yere bakınıyorlardı. Tam öğle vakti gökten müthiş bir ses işitildi. Yer sarsıldı. Hepsinin kalbleri parçalandı. Helâk oldular. Bilâhare Salih (a.s.), kendisine mü'min olan dört bin kişi ile Hıcr'den ayrıldı. Hadramut'a ve sonra Mekke'ye gitti. Yirmi yıl kavmi arasında kaldı ve elli sekiz yaşında Mekke'de vefât etti.(Ayıntabî Mehmed Efendi, Tibyân Tefsiri, c.2, s.98-99)

Mevlana Takvimi
SALİH PEYGAMBER VE SEMÛD KAVMİ-1-5 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 5, 2025 2:38


Sâlih (a.s.); “Kasabanın suyu bir gün bu devenin, bir gün sizin. Suyu nöbetleşe kullanacaksınız.” dedi. Deve, gün aşırı Hıcr kuyusuna gider, bütün suyunu içmedikçe başını kaldırmazdı. Halk suyu sıra ile içmeye rızâ göstermişlerdi. Zîrâ sütünden istedikleri kadar bol bol sağıp içmekteydiler. Kasabanın hayvanları, o zamana kadar, yazın kasabanın arka tarafındaki vâdîde ve kışın kasaba kenarında otlardı. Fakat deve geldikten sonra halk hayvanlarını kışın vâdîde ve yazın kasaba kenarında sıcak ve otsuz yerde otlatmaya mecbûr kalmışlardı ki, bu hâl onlara, Allâh (c.c.) tarafından, zamanla ızdırâp vermeye başlamıştı. Hıcr'de hayvanları çok olan iki zengin kadın vardı. İkisi de Sâlih (a.s.)'ı sevmezlerdi. Deveyi kim öldürürse; birisi, fevkalâde güzel olan kızını onunla evlendireceğini vadetti. Öbürü henüz gençti. O da deveyi öldürenle evleneceğini ilân etti. Bunu haber alan iki delikanlı, kendilerine uydurdukları beş arkadaşıyla bir gün devenin yolunu beklediler ve kılıçla onu öldürdüler. Sonra etini üleşerek pişirip yediler. Devenin yavrusu, anasının öldürüldüğünü görünce, kasabanın yakınındaki dağa kaçmıştı. Halk, Sâlih (a.s.)'dan özür dilediler: “Yâ Nebiyyallâh! Deveyi filân ve falan öldürdü. Bizim bunda bir günâhımız yoktur.” dediler. Sâlih (a.s.): “Eğer yavrusunu tutabilirseniz, umulur ki azâbdan kurtulursunuz.” dedi. Yavruyu dağın üzerinde gördüler. Fakat tutmak mümkün değildi. Allâhü Teâlâ'nın emriyle dağ yükselmişti. O kadar ki, bir kuşun bile erişmesine imkân kalmamıştı. Bu sırada deve yavrusu, uzaktan Sâlih (a.s.)'ı gördü. Ve üç defa bağırdı. Sonra bir kaya yarıldı. Ve hayvan onun içine girdi. Sâlih (a.s.): “Yavrunun üç kere bağırması, üç gün ömrünüz kaldığına işârettir. Azâba hazır olun.” dedi. Kavmi ise onunla istihza etti.(Ayıntabî Mehmed Efendi, Tibyân Tefsiri, c.2, s.97-98)

Mevlana Takvimi
HASETTEN KURTULMA YOLLARI-04 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 4, 2025 2:15


1.İlmî tedbir: Hasetçinin ilk önce hasedin kendisi dışında hiç kimseye zarar veremeyeceğini bilmesi gerekir. Haset, haset edilene hiçbir zarar vermediği gibi haset edene dönüp zarar verir. Hasetçiye gelen zararlar hem dünyevî hem de uhrevî olabilmektedir. Üstelik haset edilen, hasetçinin sevaplarını alacaktır. 2. Amelî tedbir: kalbinde birine karşı haset hissettiğin an, onun iyi vasıflarını başka insanlarla paylaş, ona mütevazi bir şekilde davran ve onunla sürekli bir araya gelmeye çalış. Bu tedbirler sayesinde ona karşı sevgi beslemeye başlarsın. Artık sevdiğin birinin sahip olduğu nimetleri gördüğünde mutlu olduğun gibi bu kişinin elindeki nimetlere de o gözle bakabilecek ve hasetten kurtulmuş olacaksın. 3. Tecrübe ile sabit bir tedbir: Haset ettiğin kişinin huzurunda onu övmeye çalış. Bunu yapabilirsen başka hiçbir tedbire gerek kalmaz. Bu tedbire karşı şöyle bir itiraz ileri sürülebilir: “Benim övgümle o kişi kibre düşerse bu günâh bana gelmez mi?” Bu itiraza cevap şudur: “Bu, nefsin bir bahanesidir. Haset edilen kişinin huzurunda onu övmek nefse zor geldiği için böyle bir bahaneye sarılmaktadır. Ayrıca bu bir ihtimalden ibaret olup bunu kâbul ederek hasede karşı tedbiri bırakmanın bir anlamı yoktur. Namaz kılacağın zaman birinin namazla alay edip kâfir olacağı bahanesiyle namazı terk etmen doğru olur mu? O hâlde seni ilgilendiren tek konu kendini haramdan kurtarmaya çalışmak ve bu konudaki tedbirleri uygulamaktır. 4. Haset ettiğin kişinin iyiliği için Allâh'a duâ et ve gerekirse maddî ihsanda bulun. Birkaç gün zarfında kalbinden hasedin yok olup gittiğini göreceksin.(Eşref Ali et-Tehanevî, Tehzibu'l Ahlâk, s.101)

Mevlana Takvimi
ÖLÜM ACISI-03 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 3, 2025 2:09


Câbir bin Abdullah (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İsrailoğullarından söz edebilirsiniz; çünkü onlar, içlerinde hayret veren garip işlerin cereyan ettiği bir millettir.” Sonra şöyle anlattı: “Benî İsrail'den bir grup insan çıkarak, mezarlığa gittiler. Orada, aralarında şöyle konuştular: “Biz şimdi bir namaz kılsak, sonra Râbbimize duâ etsek, O da, bize ölülerden birini çıkarsa da gelip, bize ölümden haber verse.” Namaz kıldılar, Râblerine duâ ettiler. Onlar bu hâl içinde iken, bir ölü başını kabrinden çıkardı. Yüzü simsiyahtı. Alaca bulaca bir hâli vardı. Onlara bu hâli ile göründü ve şöyle dedi; Ey buraya gelmiş kimseler! Allâh'a yemin ederim ki, öleli doksan yıl oldu. Hâlâ ölüm acısı benden gitmedi. Tıpkı şimdi ölmüş gibi. Allâh'a duâ edin; beni eski hâlime getirsin. Kabrinden çıkan o şahsın alnında, secde izi vardı.” Hasan (r.a.)'den naklen şu hadîs-i şerifi anlattılar: “Mü'mine gelecek ölümün şiddeti ve zorluğu üç yüz kılıç darbesi kadardır.” Bir kimse, ölüme inanır, onun mutlaka geleceğine kani olursa, iyi amel işleyip kötü davranışları bırakarak ölüme hazır olması gerekir. Çünkü, onun ne zaman geleceği belli değildir. Resûlullâh (s.a.v.) ölümün şiddetini ve acısını beyân buyurdu. Bu, ümmetine onun öğüdüdür. Tâ ki, onu duysun, hazırlıklı olsun, dünya güçlüklerine de sabırla karşı dursun. Çünkü, dünya sıkıntılarına sabırla karşı koymak, ölümün şiddetine maruz kalmaktan, âhiret azabına uğramaktan daha kolaydır.(www.mevlanatakvimi.com)

Mevlana Takvimi
CEMAATİ VE CUMA NAMAZINI, MAZERETSİZ TERK ETMEKTE ISRAR ETMEK-02 AĞUSTOS 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 2, 2025 2:10


Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: “Hatırla ki, o gün işin dehşetinden baldırların açılaca- ğı, kendilerinin secdeye davet edilecekleri bir gündür. Fakat buna güç yetiremeye- cektir.” (Kalem s. 4) Kâ'bu'l-Ahbar (r.a.) diyor ki: “Bu ayet ce- maattan geri kalanlar hakkında nâzil oldu.” Tâbiîn'in imamı Said b. Müseyyeb (r.a.) de: “Bu ayette işaret buyrulanlar “Haydin nama- za, yönelin felaha!” çağrısını duyup da icâbet etmeyen sıhhatli kimselerdir” demiştir. “Nefsim yed-i kudretinde olan Allâh'a yemin olsun ki, gönlümden şöyle geçiyor: Emredeyim, odun yığılsın. Sonra namaz için ezan okunmasını buyurayım da, biri- ne benim yerime cemaata imam olsun di- yeyim. Sonra kendim, cemaata gelmeyen bir takımları üzerine gideyim evlerini baş- larına yakıvereyim.” (Buhari ve Müslim) Tirmizî, İbn Abbas (r.a.)'den şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas (r.a.)'e: “Gündüz oruç tu- tan, gece ibadetle meşgul olan, fakat cema- atla namaz kılmayan ve cumaya gitmeyen bir adamın durumu nedir?” diye sorulunca İbn Abbas (r.a.); “O, o halde ölürse cehennemdedir” cevabını verir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu: “Her kim üç cumayı, ona ehemmiyet vermeyerek terkederse, Allâh (c.c.) onun kalbini mü- hürler.” (Ebû Dâvud) Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu: “Kim ki, bir mazereti ve zarureti olmaksızın cumayı terkederse, zabta geçen kaydın silinmedi- ği ve değiştirilmediği divanda, sicil defte- rinde münafık yazılıdır.”(İmam Zehebî, Büyük Günâhlar, s.229-230)

Mevlana Takvimi
YAHUDİLERİN MAYMUNA VE DOMUZA DÖNÜŞTÜRÜLEREK HELÂK EDİLMESİ-31 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Aug 1, 2025 2:06


“Kendilerine yasak edilen şeyler karşısında küstahça diretince onlara, ‘Aşağılık maymunlar olun!' dedik.” (Araf s. 166) Rivayet edildiğine göre Yahudiler, bizim emrolunduğumuz Cuma günüyle emrolundukları halde onu terkedip Cumartesiyi seçtiler. Yüce Allâh'ın şu sözü bunu ifade eder: “Cumartesi ibadeti, ancak onda ihtilâf edenlere farz kılınmıştı.” (Nahl s. 124) Böylece onunla imtihan oldular, avlanma kendilerine haram kılınıp o güne saygıyla emrolundular. Balıklar kendilerine Cumartesi günü gelir, çokluğundan dolayı suyun yüzü görülmezdi. Diğer günlerde gelmezlerdi. Bunun üzerine balıkların girmeleri kolay, fakat çıkmaları zor olan havuzlar yaptılar. Cumartesi balıkları oraya doğru sürüp pazar günü de balıkları oradan alıyorlardı. Şehir halkı üç gruptu. Üçte biri yasaklamaya devam etti, üçte biri öğütten usandı ve öğüt verenlere “niye öğüt veriyorsunuz?” dediler. Diğer üçte biri de yasağı işlemeye başladılar. Onlar bundan vazgeçmeyince, müslümanlar, “Biz sizinle oturmayız” dediler ve şehri bir duvarla böldüler. Müslümanların bir kapısı, mütecavizlerin de bir kapısı vardı. Davud (a.s.) onları lanetledi.Yasaklayanlar bir gün sabah olunca kendi kapılarından çıktılar, işlerini görmek üzere dağıldılar. Mütecavizlerden hiçbir kimse çıkmadı. Dediler ki: “Belki içki onlara galip geldi.” Duvara çıkıp baktıklarında, hayretler içinde gençlerin maymun, yaşlıların da domuz olduklarını gördüler. Kapıyı açıp yanlarına girdiler. Maymunlar insanlardan olan soylarını tanıdılar. Oysa insanlar onları tanımıyorlardı. Bir maymun soydaşına geliyor, elbiselerini kokluyor ve ağlıyordu. Üç gün bekledikten sonra öldüler. Nitekim İbn Abbas (r.a.), insan şeklinden değiştirilip hayvan şekline giren hiçbir kimsenin üç günden fazla yaşamadığını belirtmiştir.(İsmail Hakkı Bursevi, Ruh'ul Beyân Tefsiri, c.3, s.260)

Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1035

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later Jul 30, 2025


Mevlana Takvimi
SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ (SELÂM ÂYETLERİ)-30 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 30, 2025 2:26


E‘ûzü bi'llâhi mine'ş- şeytâni'r- racîm. Bi-smi'llâhi'r- rahmâni'r- rahîm. Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi'r-rah-meh. Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe'd-dâr. Selâmün aleykümü'dhulû'l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn. Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen. Ve's-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen. Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen. Ve's-selâmü ‘alâ meni't-tebe‘a'l-hüdâ. Ve selâmün ‘alâ îbâdihî'l-lezîne'stafâ. Selâmün ‘aleyküm lâ-nebteği'l-câhilîn. Selâmün kavlen min rabbi'r- rahîm. Selâmün ‘alâ Nûhin fi'l-‘âlemîn, innâ kezâlike neczi'l-muh-sinîn, innehû min ‘ibâdine'l-Mü'minîn. Selâmün ‘alâ İbrâhîm, innâ kezâlike neczi'l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine'l-Mü'minîn. Selâmün ‘alâ Mûsâ ve Hârûn, innâ kezâlike neczi'l-muh-sinîn, innehümâ min ‘ıbâdine'l-Mü'minîn. Selâmün ‘alâ İlyâsîn, innâ kezâlike neczi'l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine'l-Mü'minîn. Ve selâmün ‘ale'l-mürselîn. Selâmün ‘aleyküm tıbtüm fe'dhulûhâ hâlidîn. Selâmün hiye hattâ matla‘i'l-fecr.SAFER AYI DUÂSI“Allâhümme bârik fî şehri's-saferi va'htim le-nâ bi's-sa‘â-deti ve'z-zafer.”(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.33-36)

Mevlana Takvimi
SAFER AYI NAMÂZI VE DUÂLARI-26 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 29, 2025 2:26


Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)'un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir. Safer'in son çarşambasının gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha'dan sonra 11'er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “inneke ‘alâ külli şey'in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Te‘âlâ'nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün Mü'minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek'ât namaz kılınıp, birinci rek'atta Fâtihâ'dan sonra 7 “Kadir”, ikinci rek'atta Fâtihâ'dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.SALÂT-I MÜNCİYE:“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i's-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le'd-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i'l-hayrâti fi'l-hayâti ve ba‘de'l-memât.”SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂBi'smi'llâhi'r-rahmâni'r-rahîm“Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e'ûzü bike min şerri hâze'l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i'lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu'îdü, yâ Ze'l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze'l-arşi'l mecîdi ente tef'alü mâ türîdü. Allâhümma'hrüsnî bi-aynike'lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye'lletî'btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti'l ebrâri ve'l-ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame'r Râhimîn. Allâhümme şedîdü'l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî'ı halkike yâ Muhsinu, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün'imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki's semâvâti ve'l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame'r Râhimîne. Hasbüna'llâhü ve ni'mel vekîl lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bi'llâhi'l Alîyyi'l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.31-35)

Mevlana Takvimi
SAFER AYI NAMÂZI VE DUÂLARI-29 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 29, 2025 1:39


Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)'un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir. Safer'in son çarşambasının gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha'dan sonra 11'er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “inneke ‘alâ külli şey'in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Te‘âlâ'nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün Mü'minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek'ât namaz kılınıp, birinci rek'atta Fâtihâ'dan sonra 7 “Kadir”, ikinci rek'atta Fâtihâ'dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.SALÂT-I MÜNCİYE:“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i's-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le'd-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i'l-hayrâti fi'l-hayâti ve ba‘de'l-memât.”SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂBi'smi'llâhi'r-rahmâni'r-rahîm“Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e'ûzü bike min şerri hâze'l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i'lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu'îdü, yâ Ze'l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze'l-arşi'l mecîdi ente tef'alü mâ türîdü. Allâhümma'hrüsnî bi-aynike'lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye'lletî'btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti'l ebrâri ve'l-ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame'r Râhimîn. Allâhümme şedîdü'l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî'ı halkike yâ Muhsinu, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün'imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki's semâvâti ve'l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame'r Râhimîne. Hasbüna'llâhü ve ni'mel vekîl lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bi'llâhi'l Alîyyi'l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.31-35)

Mevlana Takvimi
İMAM EBÛ HANİFE (R.A.)'İN TAKVÂSI-13 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:45


Esed b. Amr şöyle demiştir: “Ebû Hanîfe (r.a.)'in kırk yıl yatsı namazının abdesti ile sabah namazı kıldığı bilinmektedir. O bütün gece bir rek‘atta Kur'ân'ın tamâmını okuyup hatmederdi. Geceleyin ağlaması dışarıdan duyulur, komşuları ona acırdı.”Ebû Hanîfe (r.a.)'in oğlu Hammad (r.âleyh) şöyle anlatmıştır: “Babam Ebû Hanîfe (r.a.) irtihâl edince Hasen b. Umare (r.âleyh)'den cenâzesini yıkaması ricâsında bulunduk. Hasen b. Umâre, cenâzeyi yıkadıktan sonra ‘Allâh (c.c.) sana rahmet eylesin ve seni bağışlasın. Otuz yıldan bu yana oruçsuz bir günün geçmedi ve kırk yıldan beri geceleyin yatağa girip sağ yanına yatmadın. Senden sonra gelenleri yordun. Kurraları rezil rüsvây ettin' demiştir.”İmâm Ebû Yusuf (r.âleyh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün Ebû Hanîfe (r.a.) ile birlikte yürüyorduk. Âniden birisinin diğerine ‘Bu zât Ebû Hanîfe (r.a.)'dir. Geceleri uyumaz' dediğini işittim. Bu söz üzerine Ebû Hanîfe (r.a.), ‘Vallâhi benden söz edilirken yapmadığım bir şey söylenmemeli' dedi ve bundan sonra geceleri namaz, duâ ve yakarışla ihyâ etmeye başladı.”Mis‘ar (r.âleyh) şöyle anlatmıştır: “Bir gece mescide girince namaz kılmakta olan bir adam gördüm. Kur'ân'ın baştan itibaren yedide birini okuyunca kendi kendime artık herhalde rükû eder dedim. Sonra üçte birini, daha sonra yarısını okudu. Sonra aynı rek‘atta Kur'ân'ı sonuna kadar okuyup hatmetti. Bir de ne göreyim, bu adam Ebû Hanîfe (r.a.) değil miymiş!”Hârice b. Mus‘ab, “Kur'ân'ı bir rek‘atta baştan sona dört kişi hatmetmiştir. Bunlar Hz. Osman, Temim ed-Dârî, Sa‘îd b. Cübeyr ve Ebû Hanîfe (r.a.e.)'dir” demiştir. Yahyâ b. Nasr (r.âleyh), “Ebû Hanîfe (r.a.) Ramazan'da Kur'ân'ı altmış kez hatmetmiş olabilir” demiştir.(Muhammed Abdurreşid En-Nûmanî, İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe (r.a.)'in Hadis İlmindeki Yeri, s.109-110)

Mevlana Takvimi
CEMAATE GİTMEYİP NAMAZI ÖZÜRSÜZ OLARAK TEK BAŞINA KILMAK-11 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:30


Allâhü Teâlâ'nın şu ayetinin: “Andolsun Tevrat'tan sonra Zebur'da da yazmışızdır ki, arza ancak sâlih kullarım mirasçı olur” (Enbiyâ s. 106) tefsirinde, sâlih kullardan muradın beş vakit namazı câmide cemaatla kılan kimseler olduğu bildirilmiştir. Bir hadîs-i şerifte Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim ki evinde bol su ile gusleder, sonra Allâh'ın evlerinden (camilerden) birine, farzlardan bir farzı eda etmek için yürürse, attığı her adımdan biri bir hatâsını siler, yıkar; diğeri de kendisini bir derece yükseltir. Namaz kıldığı vakit, o namazgâhda bulunduğu sürece melekler devamlı olarak: “Ya Râb! O, orada kimseyi incitmediği ve konuşmadığı müddetçe ona mağfiret et” diye onun için istiğfar ederler.”Resûl-i Ekrem (s.a.v.): “Ey ashabım! sizlere, kendisiyle Allâh'ın hatâları sileceği ve sâyesinde yüce derecelere yükselteceği hayırları bildireyim mi?” buyurdu. Ashâb (r.a.e.): “Tabiî yâ Resûlallâh, bildir” dediler. Resûl-i Ekrem (s.a.v.): “Çok soğuklarda dahî abdesti mükemmel almak, adımları mescitlere doğru çoğaltmak, namazdan sonra diğer namaz vaktini beklemektir. İşte rağbet olunacak budur.”Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in cemaatten geri kalan bir takım adamlar hakkında şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: “Gönlüm öyle istedi ki, halka (cemaate) namaz kıldırmasını birine emredeyim de, sonra kendim cemaatten geri kalan adamlar üzerine gidip evlerini yakayım.” (Müslim) Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu: “Bir takımları ya cemaati terketmekten vazgeçerler, ya da Allâh kalbleri üzerine mühür basar da sonra gafillerden olurlar.” (Müslim)(İmam Zehebî, Büyük Günâhlar, s.229-233)

Mevlana Takvimi
EHLİ-SÜNNET MEZHEBİNE BAĞLILIĞIN GEREKLİLİĞİ-12 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:45


İtikad konusunda Ehl-i Sünnet mezhebine muhalif bulunmak büyük günâhların en büyüklerindendir. Ve hatta en basit ve önemsiz görülen bir itikadî meselede dahi muhalefet etmek, “dinde bid'at” olarak kâbul edilip, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz tarafından her bid'atin dalâlet (sapıklık) olmasıyla sahibini cehennem ateşine sevk edeceği açıkça belirtilmiştir. Hz. Âişe (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kâbul edilmez.” Başka bir hadîs-i şerifte: “Her bid'at dalâlettir ve her bid'at ehli ateştedir.” buyurmuştur.Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri, ileride ümmeti tarafından bir takım bid'atler ve sahih itikada muhalif mezhepler ihdas edileceği, ilahî vahiy ile malumu olmakla birlikte bu hususa asla rızası olmadığını beyan ve buna cür'et edenleri sapıklığa nisbet ile kötü sonlarını ilan buyurmuşlardır. Bu tip kimselerin çoğalarak büyük fitne ve fesada sebep olacaklarını bildirmiş ve hak üzere olanların alametlerini soranlara ise, bunların yalnız kendi yüce yolunu ve ashâb-ı kirâmın temiz akâidini tercih ve muhafaza edenler olduğunu açıklamak için şöyle buyurmuşlardır: “Benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan bir fırka cennette, yetmiş iki fırka ise ateştedir.” Sahâbîler (r.a.e.): “Yâ Resûlullâh (s.a.v.)! Cennette olan fırka kimlerdir?” diye sorunca; Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Benim ve ashâbımın yolunda olanlardır.” İnsanın selamet ve mutluluğu, dinde yeni şeyler çıkarmak ile değil, Efendimiz (s.a.v.)'in getirdiği şeriate uymak iledir, Bu hakikati öğrenmek ise ancak peygamberî yolu, yüce sünnetleri ve bunlara ait haber ve eserleri nakleden ashab ve tâbiîn-i kiram hazretlerinin bulundukları yol ve yaşantıyı hakkıyla bilmek ile mümkün olabilir.(Manastırlı İsmail Hakkı, Telhîsu'l-Kelâm fî Berâhîni Akâidi'l-İslam, s.243)

Mevlana Takvimi
DURSUN FAKİH (K.S.)-18 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:29


Şeyh Edebâlî (k.s.) Hazretlerinin damadı ve Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey'in bacanağıdır. Çeşitli ilimleri, özellikle tefsir, hadis ve fıkıh alanlarını Şeyh Edebâlî (k.s.) Hazretlerinden öğrenmiş; tasavvufta da yüksek derecelere sahip olmuştur. Dünyalık şeylerden uzak durmakta, takvada, güzel ahlakta ve Allah'ın emirlerine uymakta çok ileri seviyedeydi. İnsanlara doğru yolu göstermekte büyük gayret gösterirdi.Anadolu Selçuklu Devleti'nin parçalanmasıyla birlikte Anadolu'da herkes sığınacak yer aramaya başladı. Bu haber Osman Bey'in meclisine ulaştı. Mecliste bulunan hatip ve vaiz Dursun Fakîh şöyle dedi:“Beyim! Cenâb-ı Hak size, sığınacak yer arayan Müslümanları bir araya toplama ve onları idare etme basiretini ve gücünü ihsan etmiştir. Allah'ın inayeti, dua ordusunun bereketi ve gazâ ordusunun kuvvetiyle çevrenizdeki tekfurları dize getirdiniz ve birçok toprak mülkünüz oldu. Şimdi sıra Anadolu topraklarını ehil olmayanların elinden kurtarıp halkını huzura kavuşturmaya geldi. Müsade buyurun, adınıza hutbe okuyup sizi sultan ilan edelim.”Osman Bey, Dursun Fakîh'e hak verdi. O gün Dursun Fakîh (k.s.), Osman Gazi adına hutbe okuyup sultanlığını ilan etti. Bundan sonra hem elinde kılıcıyla gazalara katıldı hem de namaz vakitlerinde gazilere namaz kıldırdı.Osman Gazi, Bilecik'in idaresini Şeyh Edebâlî (k.s.) hazretlerine bırakınca Dursun Fakîh (k.s.) hocasının yanında kalarak onun yerine tefsir okutmaya ve fetva işlerini yürütmeye başladı. Daha sonra Bilecik kadılığı görevine getirildi. Bu görevdeyken vefat etti. Kabri Bilecik'te Küre Köyü yakınlarında bulunmaktadır.(Evliyalar Ansiklopedisi, s.1086)

Mevlana Takvimi
FATİHA SÛRESİ'NİN ESRÂRI-21 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:34


Fatiha Suresi'nin yedi ayeti, yedi belâyı defetmek içindir. Fâtiha Suresi'nin kökü besmeledir. Bu besmelede de üç isim vardır. Bu üç isim ise temel üç bozguncu ahlâk olan şehvet, gazâb ve hevânın karşılığıdır. Buna göre üç isim, kötü ahlâkın üç esasının; Fâtiha Suresi'nin yedi ayeti de, yedi kötü huyun mukabilindedir. Sonra Kur'ân'ın tamamı sanki Fâtiha Suresi'nden çıkmış dallar budaklar gibidir. Aynı şekilde bütün kötü huylar da, bu yedi kötü huydan çıkan dallar ve budaklar gibidir. Kim “Elhâmdülillâh” derse, Allâh (c.c.)'a şükretmiş ve eldekiyle yetinmiş olur. Böylece de, şehveti yok olur.Kim O (c.c.)'un âlemlerin Râbbi olduğunu bilirse, bulamadığı ve elde edemediği şeyler hususundaki hırsı; elde ettiği şeyler hususundaki cimriliği zail olmuş olur. Böylece de ondan şehvet ve onun lezzetlerinin belâsı savuşmuş bulur. Kim Allâh (c.c.)'un Râhman ve Râhim olduğunu bildikten sonra, O (c.c.)'un din gününün sahibi de olduğunu bilirse gazâb ve öfkesi zail olur. Kim, “Yalnız sana ibâdet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha s. 5) derse, birincisiyle (Yalnız sana ibâdet ederiz) kibri; ikincisiyle de (Yalnız senden yardım isteriz) kendini beğenmesi yok olmuş olur. Böylece de ondan, gazâb ile ondan meydana gelmiş olan kibir ve kendini beğenme afeti savuşmuştur. “Bizi dosdoğru yola ilet!” (Fatiha s. 6) deyince de ondan hevâ şeytânı bertaraf olmuş olur. “Kendilerine nimetler verdiklerinin yoluna.” (Fatiha s. 7) deyince ise, kendisinden küfür ve şüphe gitmiş olur. “Kendilerine gazab olunmuşların ve sapıtmışların yoluna değil” (Fatiha s. 7) dediği zamansa, ondaki bidatler savuşmuş olur. Böylece, Fâtiha'nın bu yedi ayetinin bu yedi kötü ahlâkı defetmiş olduğu ortaya çıkar.(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.374)

Mevlana Takvimi
MUHABBET ÜÇ ŞEYDEDİR-22 TEMMUZ 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jul 28, 2025 2:06


Muhabbet üç şeydedir ki, bunlar olmadan kişiye “Allâh (c.c.) için seven” denemez. Allâh (c.c.) için mü'minleri sevmek: Bunun alâmeti, onlardan ezâyı def etmek ve onlara menfaati celb etmektir. Allâh (c.c.) için Resûlü (s.a.v.) sevmek: Bunun alâmeti, Sünnet'e tâbi olmaktır. Çünkü Allâh (c.c.) şöyle buyurur: “De ki: Eğer Allâh'ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allâh da sizi sevsin.” (Âl-i İmrân s. 31) Tâati mâsiyete tercih ederek Allâh'ı (c.c.) sevmek: Denilir ki; nimeti anmak muhabbeti getirir. Muhabbetin de bir başlangıcı ve sonu vardır. Muhabbetin başlangıcı, nimetleri ve ihsânlarıyla Allâh (c.c.)'ı sevmektir.Abdullah İbn Mes'ûd (r.a.) der ki: “Kalpler, kendine ihsânda bulunanı sevecek şekilde yaratılmıştır.” Muhabbetin bundan daha yücesi ise, Allâh'ın (c.c.) hakkı bunu gerektirdiği için O'nu sevmektir. Ali b. el-Fudayl (r.âleyh) şöyle der: “Allâh (c.c.), Allâh olduğu için sevilir.” Bir adam Tavus b. Keysân'a: “Bana öğüt ver.” dedi. Tavus dedi ki: “Sana şunu öğüt veririm: Allâh'ı öyle bir sevgiyle sev ki, hiçbir şey sana O'ndan daha sevgili olmasın. O (c.c.)'dan öyle kork ki, hiçbir şey sana O (c.c.)'dan daha korkunç olmasın.Allâh (c.c.)'dan öyle bir ümitle ümitlen ki, bu ümit, korkuyla senin aranda perde olsun. Nefsin için râzı olduğun şeye başka insanlar için de râzı ol.”(Haris el-Muhasibî, Ahlâk ve Arınma)

Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1034

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later Jul 16, 2025


Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1032

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later Jun 18, 2025


Ganj e Hozour Programs
Ganje Hozour audio Program #1030

Ganj e Hozour Programs

Play Episode Listen Later May 21, 2025