POPULARITY
Categories
Kitap kulübümüzün yazarla buluşmasında konuğumuz Doç. Dr. Özgür Bolat ve yeni çıkan kitabı "Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?"du.Boğaziçi, Harvard ve Cambridge gibi okullardan mezun bir eğitim bilimcisi olan Özgür Bolat, bu kitabında mutluluğun bir şans ya da dışarıda aranacak bir şey olmadığını, aksine öğrenilen bir beceri olduğunu savunuyor. Bilimsel araştırmaların rehberliğinde okuyucusunu yaşamın anlamını yeniden düşünmeye ve kendi mutluluğunu adım adım inşa etmeye davet ediyor.Buluşmamızda üyelerimizden Özgür Bolat'ın eğitimlerine katılmış kitaplarını okumuş sıkı takipçileri de vardı.Sohbetimizin ağırlıklı bölümünü çocuk yetiştirme konusu oluşturdu diyebilirim. Bizim anne babalarımız çocuk yetiştirme konusunda bu kadar kaygı sahibi değillerdi. Şimdi o kadar çok ses var ki etrafımızda neyi yapmamız, neyi yapmamamız gerektiğini söyleyen. Sosyal medya bunun parodileri ile yıkılıyor, yerli, yabancı, olması gerekenle olan arasındaki uçurum üzerine. Özgür Hoca da bu konudaki sorularımızı yanıtlarken çocuğun mizacıyla karakteri arasındaki farka, güçlü yanları geliştirmenin zayıf yanları telafi etmeye çalışmaktan çok daha verimli olduğuna dikkat çekti. Sahneye çıkmak istemeyen çocukla nasıl konuşulur, yargılanma korkusu nasıl ele alınır, kitap okuma alışkanlıklığı nasıl kazandırılır gibi somut örnekler üzerinden de bizim deneyimlerimizi ve onun önerilerini konuştuk.Benim için en çarpıcı olan sanırım şu cümleydi: "Çocuğu yetiştirmeye çalışırsanız siz çocuğun sınırı olursunuz; önünden çekilirseniz istediği kadar gider."Buna bir de kitapta okuduğum “Çocuğunuzu geleceğe hazırlamayın; çocuğunuz için bir gelecek hazırlayın” sözünü eklersek yaklaşımı tamamlamış oluruz. Yani çocuğa potansiyeli doğrultusunda destek vermek diye özetleyebiliriz sanırım. Bu iki söze bol bol atıfta bulunacağım sanırım ortamlarda. Çünkü tam tersini uygulamaya takan çok insan olduğuna inanıyorum.Support the show
İbrahim Türkuçar'ın Yarım Kalmış Hikâyeler Uzmanı adlı kitabından Flash Bellek adlı öyküsünü dinleyelim
neden bir süredir ortalıkta yokum? insan kaç kere değişir? bir zamanlar olduğum kişiyle şimdi ki halim benzemiyor bu doğal mı? felsefe ve mitolojiden geçmiş insan deneyimlerine bakıp kendime bir teselli bulabilir miyim? aklımda uzun süredir dönen bu soruların yanıtları bu bölümde sizi bekliyor şimdiden keyifli dinlemeler :)Bahsettiğim video: https://youtu.be/kgby1_XTTFM?si=3Ywdv9vKQaDk0eWbHedeflerine ulaşmak ve daha huzurlu bir hayat için benimle çalışmak ister misin? Mindfulness koçluğu formu: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSegX75qHK3opuavI7kO8fsvVIaZjB6jxgiBkjTxhIdM8qu_QA/viewform?usp=sharing&ouid=112314129287768021996Kitap kulübüne katıl:https://www.shopier.com/32954138İlham Postası bültenine ücretsiz kayıt ol: https://open.substack.com/pub/genelsesler?r=jttw9&utm_medium=iosBeni Instagramdan takip edin: https://www.instagram.com/genelseslerpodcast/Bana yazın: info@genelsesler.com
Kitap Kafası (04 Mart 2026) by Kafa Radyo
Bir önceki yazının sonunda belirttiğim gibi, Selçuk Azmanoğlu'nun kısa bir süre önce çıkan kitabı ‘Mahpus Muharrir Kemal Tahir'den söz etmek ve Kemal Tahir'in hayatına ilişkin bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitap bir ansiklopedik biyografi kitabı… Bizde çok az örneği olan bir tür bu. Keşke daha fazla olsa! Kitabı okuyanlar bunu neden söylediğimi anlayacaktır.
Bu bölüme bir danışan hikayesiyle başlayıp, yaşamda karşımıza çıkan uyaranlara atfettiğimiz anlamlara ve verdiğimiz tepkilere odaklanıyoruz. Karşımıza çıkan her uyarana binlerce farklı anlam atfedebilecekken, çiğnemeden yuttuğumuz öğretilerin bizi tek bir anlamın içine nasıl sıkıştırdığını ve ilişkilerimizi nasıl parçalayabildiğini konuşuyoruz.Çoğu zaman yaşadığımız şeyden çok, ona verdiğimiz anlamın içine hapsoluyoruz. Bazen özgürlük yeni bir şey öğrenmekten çok, içimize yerleşmiş eski anlamları fark etmekle başlar.Keyifli dinlemeler.
Kitaba bu adresten ücretsiz erişebilirsiniz: https://dar.vin/EE1Bu podcastte Ekoloji ve Ekonomi I: Sermayenin Girişimleri ve Yeryüzünün Mukavemeti isimli kitabı ele alıyoruz. Kitap, ekoloji ve ekonomi ilişkisinin insan/doğa ayrımının ötesinde el almaya çalışan posthümanist ve Marksist bir girişim.Podcast içeriği NotebookLM ile üretilmiştir. Ses kaydında Cklankbeeld (freesound.org) tarafından sağlanan fon sesi kullanılmıştır.
#KöşedekiKitapçı'da
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." Nereden Edebiyat'ın bu bölümünde yazarların "edebi paltosu" olarak karşımıza çıkan ölümsüz yazar Gogol'u inceliyoruz.
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
293. bölümde konuğum, CapSi Kurucusu ve yatırımcı Maide Altas. Ailemde ilk akademisyen ve bir kadın olarak başlayan yolculuk… MBA ile dönüşen bir kariyer perspektifi… Mercedes-Benz'te güvenli ve güçlü bir kurumsal pozisyon… Ve ardından radikal bir karar: istifa. Bu bölümde; kurumsal konfor alanından girişimcilik dünyasına geçişi, belirsizlikle yüzleşmeyi, risk alma cesaretini ve yatırımcı bakış açısını konuşuyoruz. (00:00) – Açılış (02:01) – Maide Altas'ı tanıyoruz. Ailemde ilk akademisyen ve bir kadın olarak büyümek; bunun kimliğim, özgüvenim ve hedeflerim üzerindeki etkisi (09:24) – Lisans, Yüksek lisans, Doktora girişimciler için ne kadar gerekli? (11:16) – Karar vericinin yalnızlığı (15:44) – Girişimcilik ve yatırımcılık zorlu bir yolculuk bir kadın olarak nasıl zorluklarla karşılaşıyor ve aşıyorsun? (17:00) – Network'ün önemi (20:50) – Başarısızlıklar, kırılganlıklar bunlarla baş etmek! (25:50) – Bugün olsa neyi farklı yapardın dediğin bir şey var mı? (26:30) – Yeni başlayanlar için tavsiyeler (28:58) – Kitap orucu hakkında
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
Âlimler, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in vârisleridir. Âlimlerin vâris olmasından, beyân konusunda vâris olduğu kimsenin yerini almaları lâzım gelir. Peygamber (s.a.v.)'e beyân farz olduğuna göre, aynı şekilde vârise de farz olacaktır. Tebliğin esası, şer'î hükümlerin açıklanmasıdır. Tebliğden sonra, âlimler tarafından yapılan tebliğ de, ilk tebliğ gibidir. Âlimlere nisbetle bu konuda gelen deliller çoktur. Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Gerçekten, Allâh'ın indirdiği Kitap'tan bir şeyi gizlemede bulunup, onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir." (Bakara s. 174) "Hâkkı bâtıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin." (Bakara s. 42) "Allâh tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zâlim kim olabilir." (Bakara s. 140) Hadis-i şeriflerde de şöyle buyurulur: "Dikkat edin! Burada bulunanlarınız, bulunmayanlara tebliğ etsin." (Buhârî) "Hased (gıpta) ancak iki kişi hakkında caizdir: Birincisi, Allâh (c.c.)'un kendisine mal verdiği ve o malı hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kimsedir, ikincisi de, Allâh (c.c.)'un kendisine hikmet (ilim) verdiği kimsedir; onunla âmel eder ve onu öğretir." (Buhârî) "Kıyâmet alâmetlerinden biri de, ilmin kaldırılmış olması ve cehaletin ortaya çıkmasıdır." (Buhârî) Yani eğer âlimlerin mevcut olması sebebiyle ilim mevcut olsaydı, kendilerine düşen görev gereği olmak üzere o ilmi izhâr ederler ve böylece cehâlet ortaya çıkmazdı. Bu da, âlimlerin görevinin ilmi yaymak olduğunu gösterir. Bu konuda vârid olan hadisler pek çoktur. Beyân görevinin âlimler üzerine vacip olduğunda herhangi bir görüş ayrılığı yoktur. Beyân ise, gelen nasslara ve yönelen yükümlülüklere ait ilk açıklamaları kapsar. (Şatıbi, el-Muvâfakat; İslâmi İlimler Metodolojisi, c.3, s.290-291)
Bu sohbette; hedeflerin çoğu zaman neden tutmadığından, “yeni yıl, yeni ben” motivasyonunun neden dışarıdan gelmeyeceğine; günlük küçük ritüellerin büyük dönüşümleri nasıl mümkün kıldığına kadar pratik ve zihinsel bir yol haritası çiziyoruz. Kitap sayısı, para biriktirme, spor gibi hedeflerin aslında “sonuç” değil “alışkanlık” üzerinden kurulması gerektiğini; kaotik bir dünyada uzun vadeli planlar yerine sürdürülebilir rutinlerin nasıl işe yaradığını detaylandırıyoruz.
(Ramazân Ayı'nın başında veyâ ortasında veyâ sonunda üç kere okunacak duâ.) “Bismi'llâhi'r-rahmâni'r-rahîm Allâhü Râbbün ahadün samedün ferdün li'l-‘âlemîne, nebîyyinâ Muhammedin erselehu mübeşşiran. Li'l-kâfirîne münzirûne münzîran mine'n-nâri ve münziran nebîyyinâ Muhammedün ahadün, hâmidün ve kâsimun ve şâhidün li'l-mü'minîne ve kâimun nebîyyinâ Muhammedün vehüve nebîyyü'l- Mustafâ salla'llâhu Te‘âlâ ‘aleyhi ve sellem. Ve'l-imâmu'l-murtezâ, ve'rresûlü'l- müctebâ, nebîyyinâ Muhammedün hüve'r-resûlü'lmurselü, sâhibu'l-kitâbi, münziru ve'l-kitâbu'l-mecdü, nebîyyinâ Muhammedün sâhibu'llivâ'i ve'l-minberi ve'l-burâki'l- ezheri ve'r-rızâ'i ve'l-kevseri nebîyyinâ Muhammedün ve zeynü'l-cinâni Ahmedün, ‘abdun mutî‘un, ‘âdilün, ‘abdun, cevâdün, nâfi‘un, li'lmüşrikîne kâilün, nebîyyinâ Muhammedün ve şefî‘unâ Muhammedün ve resûlünâ Muhammedün fahrun lenâ Muhammedün hayrun li'l-'âlemîne şefî‘un li'l-müznibîne ve'l-mücrimîne, nebîyyinâ Muhammedün ihtârahu ve erselehu fî hâlkıhî şerrafehu, yuhibbuhu nebîyyinâ Muhammedün salla'llâhu ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘îne bi-rahmetike yâ erhame'r- râhimîn.” Meâli: Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın adıyla. “Allâh (c.c.) tek olan ve Rabb olandır, herkes O'na muhtaçtır, O hiç kimseye muhtaç değildir. Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizi âlemlere müjdeleyici olarak gönderendir. Kâfirleri ateşle korkutucudur. Münzir olan Efendimiz (s.a.v.) tektir. Övülen ve mü'minlere şâhid olandır. Efendimiz (s.a.v.) seçilmiş nebî, râzı olunan önder ve seçkin elçidir. O (s.a.v.) gönderilmiş elçidir. Kitap sâhibi korkutucu nebîdir. Efendimiz (s.a.v.) sancak, minber, burak, rızâ makamı ve kevser sâhibidir. Gönüllerin süsü Ahmed s.a.v.)'dir. İtaatkar, adâletli, cömert bir kuldur. Dünyâda müşriklere faydalı, âhirette bize şefââtçi olandır. Hz. Muhammed (s.a.v.) bizim iftiharımızdır. Âlemlerin en hayırlısı, günahkarların şefââtçisidir. Hz. Muhammed (s.a.v.), Cenâb-ı Hakk'ın seçip gönderdiği, mahlûkâtın içinde şerefli kıldığı Efendimizdir. Ey merhametlilerin en merhametlisi Allâh'ım! Rahmetinle Efendimize, âline ve ashâbına salât ve selâm olsun.” (Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.66-68)
#KöşedekiKitapçı'da
Beyin bir tahmin makinesi.İnandığını gösteriyor, beklediğini yaşatıyor. Plasebo, stres, performans, hatta ömür…Hepsi zihnin hikâyesinden ve hayata karşı beslediğimiz beklentilerden etkileniyor.Bu bölümde “Beklenti Etkisi” kitabından yola çıkarak hayatımızı yöneten gizli inançlarımızı konuşuyoruz. ( Kitap öneri, reklam değil.)
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
Kitap Kafası (11 Şubat 2026) by Kafa Radyo
Tükenmişlik (burn-out) için bütün insanların çalışma hayatlarının en azından bir döneminde boğuştukları bir duygu durumudur dersem abartmış olmam sanırım. Yataktan zorla kalkmak, iş hakkında büyük bir isteksizlik, daha sabırsız, mesafeli veya alaycı ilişkiler ve yaptıklarınızdan tatmin olmamak tükenmişliğin belirtilerinden olarak görülüyor.Ama bu durum iş hayatının dışında da sürüyor, hafta sonu veya tatilde peşinizi bırakmıyorsa, hayattan, sevdiklerinizle birlikte olmaktan tat almıyorsanız bu bir depresyon belirtisi olabilir deniyor.Kitap kulübünde iyilik hali, mutlu olmak üzerine kitaplar okuduk, bu hiç güncelliğini yitirmeyen bir konu. Ama depresyon da öyle. En son Yenibirlider'lilerle Osamu Dazai'nın İnsanlığımı Yitirirken adlı kitabını okumuştuk, ki oldukça depresif bir yazar ve otobiyografik izleri olan bir romandı.Ardından da Johann Hari'den “Kaybolan Bağlar” adlı kitabı okuduk. Depresyonun gerçek nedenleri ve beklenmedik çözümler alt başlıklı. Bu bölümde sizinle bu kitaptan notlarımı paylaşmak istiyorum.Support the show
Bu bölüm harika bir konuğum var. Doç. Dr. Tuğba Aydın Öztürk ile kendine liderlik etmek, özgüven ve amacını bulmak üzerine konuştuk. Şimdiden keyifli dinlemeler :)Tuğba hocanın kitabı: https://www.bkmkitap.com/kendi-yolunun-k%C3%A2sifiHedeflerine ulaşmak ve daha huzurlu bir hayat için benimle çalışmak ister misin? Mindfulness koçluğu formu: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSegX75qHK3opuavI7kO8fsvVIaZjB6jxgiBkjTxhIdM8qu_QA/viewform?usp=sharing&ouid=112314129287768021996Kitap kulübüne katıl:https://www.shopier.com/32954138İlham Postası bültenine ücretsiz kayıt ol: https://open.substack.com/pub/genelsesler?r=jttw9&utm_medium=iosBeni Instagramdan takip edin: https://www.instagram.com/genelseslerpodcast/Bana yazın: info@genelsesler.com
Kitap Kafası (04 Şubat 2026) by Kafa Radyo
Kitap kulübümüzün 60'ıncı buluşmasında Rutger Bregman'ın "Çoğu İnsan İyidir" adlı kitabını konuştuk.Bu arada 60 buluşma tam 5 yıl yapıyor. Dile kolay, kitap kulübümüz altıncı yaşına bastı, daha nicelerine diyorum, birlikte olduğumuz tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.Hollandalı tarihçi ve gazeteci Rutger Bregman'ın bu kitabı (orijinal adı Humankind: A Hopeful History), insan doğasına dair yaygın kabulleri kökten sorgulayan cesur bir çalışma. Yazar, Stanford Hapishane Deneyi, Sineklerin Tanrısı ve Paskalya Adası gibi meşhur örneklerin aslında bize yanlış anlatıldığını belgeleyerek, insanın özünde kötü olduğu varsayımının manipüle edilmiş bir kurgu olduğunu savunuyor. Kitap, kriz anlarında insanların dayanışma içinde hareket ettiğini gösteren gerçek hikayeler ve bilimsel araştırmalarla iddiasını destekliyor. Kitabın kapak yazılarında Harari'nin bile “İnsanlığı yepyeni bir perspektiften görmemi sağladı” sözü yer alıyor.Bregman'a göre bu "kötülük" anlatısı, insanların kendi başlarına düzen kuramayacağı inancını pekiştirerek merkezi otoriteyi, hiyerarşiyi ve katı kontrol mekanizmalarını meşrulaştırmak için bilinçli bir kurgu olarak kullanılır. Özünde bu manipülasyon, toplumsal bir güvensizlik ortamı yaratarak bizleri daha kolay yönetilebilir ve otoriteye muhtaç özneler haline getirmeyi amaçlar.Kitap bizde derin bir heyecan yarattı. Bir yandan, yıllardır referans gösterdiğimiz bilimsel çalışmaların aslında manipüle edilmiş olabileceğini görmek sarsıcıydı. Bazılarımız kitabı fazla iyimser buldu; Türkiye'deki düşük güven ortamında ve adalet sisteminin yetersiz kaldığı bir coğrafyada yazarın bu anlayışla mücadele yaklaşımının ne kadar gerçekçi olduğunu sorguladık. Öte yandan maruz kaldığımız medya ve politik ortamın bizleri olumsuzluğa ittiğini fark ettik, belki de bu nedenle böyle bir bakış açısına ihtiyacımız olduğunu düşündük.Grup olarak sanırım şu noktada hemfikiriz: İnsanın iyi mi kötü mü olduğunu test edecek bir ölçüm aracımız yok, dolayısıyla bu bir tercih meselesi. Bağlamın son derece önemli olduğunu, koşullar iyileştirildiğinde kötülüğün minimize edilebileceğini, ama bunun için ciddi bir hak ve adalet sistemine ihtiyaç duyulduğunu konuştuk. Sonuçta, hayatı anlamlı kılmak için bir şeyler seçmeliyiz; bazılarımız yaşama tutunmak için "çoğu insan iyidir" önermesini seçmeyi tercih ediyoruz.Ben kendi adıma, insanlara verdiğim krediyi 100'den başlatıp geriye geldiğimi söyleyebilirim. Bunun beni sıkıntıya düşürdüğü durumlar da çok oldu, ama bu benim hayat görüşüme daha yakın, bu kitapta da bu seçimi görmekten memnun oldum.Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla: (03:20) Feyza Demir, (07:55) Yasemin Karakaya, (12:07) Mürsel Çavuş, (16:06) Bengü İlhan, (17:42) Bahadır Balibaşa, (20:10) Öngün Şumnulu, (23:49) Aycan Acar Şahin, (27:03) Ekin Akkol, (30:30) Mete Yurtsever, (31:38) Ebru Başaran, (35:15) Suat Soy, (37:03) Feyza Demir, (41:47) Cem Çağatay Karaali, (44:07) Bahadır Balibaşa, (48:39) Yasemin Karakaya, (50:41) Öngün ŞumnuluSupport the show
Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz. - İman için aklı reddedenler, imanı en büyük dostundan mahrum ederler. - İnsan aklını sürekli anlamaya davet eden Kuran, aklı kullanmayı ibadet seviyesine yerleştirir. Bu, bilgeliğe en üst seviyede bir değer kazandırır ve Allah'tan dolayı bilgiyi sevmeyle, bilmekten dolayı Allah'ı sevmeyi kaynaştırır. Bildikçe sever, sevdikçe Allah'ın davetinden dolayı daha çok bilmek istersiniz. Bu, felsefenin şükürle birleşmesidir. - İçimizde fıtratın delilleri, evrende muhteşem sanatın ve kudretin tezahürleri, elimizde Kuran'ın ayetleri varken Allah'tan nasıl şüphe edilir? - Bilimin ayrı, felsefenin ayrı, dinin ayrı hakikatleri olamaz. Fakat yanlış bilim, yanlış felsefe ve yanlış din anlayışları olabilir. - Akıl temelli deliller, bir yandan Kuran'a inanıp da inancını temellendirmek isteyenlere istediklerini sunarken; bir yandan da Kuran'ın otoritesini kabul etmeyenlerle insanlığın ortak zemini olan akıl üzerinden irtibat kurmak için aracı görevi görürler. - Ne mutlu Allah'ın yarattığı evrenin, verdiği aklın, biçimlendirdiği benliğin ve gönderdiği Kitap'ın çelişmediğini bilenlere! - Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz. - Temel soru atomu nasıl gördüğümüz değil, görmenin nasıl var olduğudur. - Eğer evren düzensiz, kaotik bir yer olsaydı, insan hiçbir zaman bebeklikteki şaşkınlığından çıkamazdı. - Akılla alevlenen duyguya, duyguyla beslenen akla ihtiyacımız var. - “Rabbim kim?” diye sorarak Yaratıcısı ile irtibat isteyen bir fıtrat yaratan Allah'ın, bu soruya cevap vermemesi düşünülemez.
Konuğumuz Mehmet Can Doğan ile Çolpan Kitap'ı konuşuyoruz.
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
Fatma Bayram hocamızın “Elimden Ne Gelir?” adlı kitabı etrafında gerçekleştirilen bu sohbet, hayata, sorumluluğa ve imkân bilincine yeniden bakmayı teklif eden bir muhasebe çağrısıdır.Tüm içerik ve güncel paylaşımlarımıza bu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
#KöşedekiKitapçı'da
Tarikatlar insanları nasıl içine çekiyor? Aile baskısı bir kadını hangi “kaçış” yollarına sürüklüyor? Bir yapı dışarıdan modern görünürken içeride nasıl mutlak bir itaate dönüşüyor? Müge İplikçi'nin Sahte Cennetten Kaçış adlı romanı, bu soruların izini süren çarpıcı bir hikâye anlatıyor. Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan roman; tarikat yapıları, aile içi tahakküm, kadınların özgürlük arayışı ve dayanışma ihtimali etrafında şekilleniyor. İki genç kadın gazeteci, güvenli bir hayat vaadiyle kurulan “sahte bir cennet”, adım adım daralan bir dünya… Roman, bireyin nasıl yalnızlaştırıldığını, itaatin nasıl normalleştirildiğini ve çıkış yollarının neden bu kadar zor olduğunu gösteriyor. Distopya ile gerçeğin iç içe geçtiği bu hikâye, “Bu bir kurgu mu, yoksa yaşadığımız hayat mı?” sorusunu sürekli diri tutuyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
286. Bölümde İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Coşkun Küçüközmen oldu. Dünya Trendleri'nde, küresel ticaret ve finansın geleceğini şekillendiren iki önemli buluşmayı konuşacağız: WTO Public Forum ve Singapore Fintech Festival. Yapay zekâdan dijital ticarete, tokenizasyondan kuantum teknolojilerine kadar öne çıkan trendleri ve bu başlıkların Türkiye için ne ifade ettiğini birlikte değerlendireceğiz. (00:00) – Açılış WTO Public Forum Singapore Fintech Festival (02:40) - WTO Public Forum 2025'in teması “Enhance, create, and preserve” olarak belirlenmiş. Bu tema sizin için ne ifade etti? Gerçekten bu üç kelime forumun ruhunu yansıtıyor muydu? (06:10) - Forum, dijital ticaretin dönüştürücü gücüne odaklanıyor sanırım. Orada hangi dijital dönüşüm trendleri öne çıktı? (AI, e-ticaret, ileri ticaret kolaylaştırma yöntemleri vs.) (08:30) - Forumda AI'nin potansiyel faydaları kadar riskleri de konuşuldu mu? Özellikle gelişmekte olan ülkelerin dışlanma riski ve “AI zenginliğini artırabilir, ama eşitsizliği derinleştirebilir” gibi senaryolar tartışıldı mı? (10:58) - Forumda katılımcılar “tek bir küresel kural kitabı mı olmalı, yoksa bölgesel farklılıklara izin veren esnek yapılar mı tercih edilmeli” tartışmasını nasıl gördü? (16:33) - Geri döndüğünüzde aklınızda “Bunu Türkiye'de ya da Türk şirketlerinde uygulayabiliriz” dediğin bir fikir oldu mu? (18:50) - SFF'de yer alan ana teknoloji eksenlerinden (AI, kuantum, tokenizasyon) sizi en çok hangisi etkiledi ve neden? (22:25) - Tokenizasyonun sermaye piyasaları üzerindeki potansiyeli hakkında neler duydunuz önemli çıkarımlar var mı? (25:40) - AI'nin finans sektöründeki kullanımında, regülasyon ve etik konuşmaları nasıl ele alındı? (27:40) - Kuantum teknolojisinin finans dünyasında pratik olarak ne gibi etkileri olabilir? (Şifreleme, güvenlik, işlem hızı gibi) (28:50) - Yeni ödeme altyapıları (QR, dijital cüzdan, agentic commerce) festivalin gündeminde ne kadar yer aldı? Türkiye ya da başka pazarlara dair çıkarımlar var mıydı? (30:45) - WTO Forum ile SFF arasında sizin gördüğünüz en güçlü paralellikler neler? (32:25) - Bugün konuştuğumuz forumlardan çıkarılabilecek en önemli 3 içgörü sizin için neydi?” (35:00) - Kitap önerileri Imagining AI: How the World Sees Intelligent MachinesEditörler: Stephen Cave & Kanta Dihal The Thinking Machine: Jensen Huang, Nvidia, and the World's Most Coveted MicrochipYazar: Stephen Witt Moral Ambition: Stop Wasting Your Talent and Start Making a DifferenceYazar: Rutger Bregman Techno Feudalism: What Killed CapitalismYazar: Yanis Varoufakis (36:57) - Kapanış Takip X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices