POPULARITY
Categories
8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinden kamu personelinin taleplerinin karşılandığını söylemek oldukça zor. Sendikalara karşı tepki de bunu göstermektedir. Ancak çok basitçe sonuca ulaşılabilecek konularda dahi sonuç alınamaması memur sendikalarına tepkiye dönüşmektedir. Bu yazımızda bu konulara değineceğiz.
Allah'ın sevdiği kullarının yanı sıra, sevmediği kulları da vardır. Aslında Allah'ın yasakladığı davranışları yaptığından dolayı, Yüce Rabbimizin sevmediği kulları da vardır. En güzel bir kıvamda yarattığı insanlar arasında ayırım yapması elbette O'nun şanından değildir. Ancak, yaratılış programının, fıtrat kodlarının dışına çıkan insanlar O'nun rahmet alanının dışına çıkmış olurlar.
LinkedIn uzun yıllar Türkiye'de daha çok CV güncelleme platformu veya işe alım ağı olarak görüldü. Ancak son yıllarda bu algı hızla değişiyor. Özellikle B2B ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler için LinkedIn artık sadece bir sosyal ağ değil, doğru kullanıldığında yeni müşterilere, distribütörlere ve iş ortaklarına ulaşılabilen güçlü bir ticari kanal haline geliyor.Türkiye'de LinkedIn kullanıcı sayısı 20 milyonun üzerine çıkmış durumda ve bu kitlenin önemli bir bölümü şirket yöneticileri, satın alma sorumluları, mühendisler, ihracat yöneticileri ve karar vericilerden oluşuyor. Yani klasik sosyal medya platformlarından farklı olarak LinkedIn'de karşınıza çıkan kitle çoğu zaman doğrudan iş dünyasının içinden geliyor. Bu da sanayi firmaları için çok büyük bir fırsat anlamına geliyor.Birçok üretici firma yıllardır yeni müşteri bulmak için fuarlara katılıyor, distribütör ağlarını genişletmeye çalışıyor veya ihracat kanallarını farklı yollarla büyütmeye çalışıyor. Ancak dijital dünyada çok daha görünür hale gelen LinkedIn, aslında bu süreçlerin dijital versiyonu gibi çalışıyor. Doğru bir stratejiyle kullanıldığında LinkedIn adeta sürekli açık bir fuar alanı gibi çalışabiliyor.Bu bölümde B2B sanayi firmalarının LinkedIn üzerinden nasıl müşteri bulabileceğini, bu platformu sadece kurumsal bir vitrin olarak kullanmanın neden yeterli olmadığını ve gerçekten satışa dönüşebilecek bir sistemin nasıl kurulabileceğini konuşuyoruz. Çünkü birçok şirket LinkedIn'de var olmasına rağmen platformu stratejik olarak kullanmıyor. Sayfalar açılıyor, zaman zaman fuar fotoğrafları paylaşılıyor ya da şirket içi duyurular yapılıyor. Ancak bu tarz paylaşımlar tek başına yeni müşteri kazandırmıyor.LinkedIn'de gerçekten müşteri bulabilmek için öncelikle güçlü bir şirket sayfası oluşturmak gerekiyor. Şirketin ne ürettiği, hangi sektörlere hizmet verdiği, hangi ülkelerle çalıştığı ve hangi problemleri çözdüğü çok net bir şekilde anlatılmalı. Bunun yanında yöneticilerin ve satış ekiplerinin kişisel profilleri de büyük önem taşıyor. B2B dünyasında insanlar çoğu zaman şirketlerden önce insanlara güveniyor. Bu nedenle yöneticilerin LinkedIn'de görünür olması, sektörle ilgili fikirlerini paylaşması ve uzmanlıklarını göstermesi ciddi bir güven oluşturuyor.İçerik stratejisi de burada kritik bir rol oynuyor. LinkedIn'de sürekli ürün paylaşmak çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmaz. Bunun yerine sektör içgörüleri, üretim süreçleri, teknik bilgiler, vaka analizleri ve gerçek uygulama örnekleri paylaşmak çok daha güçlü bir etki yaratır. Bu bölümde ayrıca LinkedIn'de en sık yapılan hataları, sanayi firmalarının içerik üretirken nelere dikkat etmesi gerektiğini ve LinkedIn'in neden günümüzde dijital bir ticari ağ haline geldiğini de detaylı şekilde ele alıyoruz. Eğer siz de üretim yapan bir şirkete sahipseniz ya da B2B pazarda büyümek istiyorsanız LinkedIn'i sadece bir profil alanı olarak değil, doğru stratejiyle yeni iş fırsatları yaratabileceğiniz güçlü bir pazarlama kanalı olarak değerlendirmeye başlamanız gerekiyor.Çünkü artık B2B satış çoğu zaman ilk telefon görüşmesiyle değil, ilk dijital izlenimle başlıyor. LinkedIn ise bu ilk izlenimin oluştuğu en önemli platformlardan biri haline gelmiş durumda. Bu bölümde tüm bu süreci gerçek örnekler ve uygulanabilir stratejilerle detaylı şekilde konuşuyoruz.00:25 - B2B nedir ve neden işletmeler için büyük fırsatlar sunar00:53 - LinkedIn gerçekten müşteri bulma platformu mu01:37 - Türkiye'de LinkedIn kullanıcı sayısı ve ihracat verileri02:28 - LinkedIn neden ihracat yapan firmalar için fırsat sunuyor05:24 - Sanayi firmalarının LinkedIn'de yaptığı en büyük hata06:03 - B2B satın alma süreci ve karar komitesi gerçeği08:42 - LinkedIn'de başarı için 5 katmanlı strateji16:30 - LinkedIn reklamları ve B2B satış için yeniden hedefleme stratejisi
Belediyeler doğrudan vatandaşa uzanan devletin en şefkatli ellerinden biridir. Doğumdan ölüme, düğünden sünnet merasimine kadar birçok alanda faaliyet göstermektedir. Ancak devletin bu şefkatli eli kontrolden çıkınca hiçte istenmeyen bir aygıta dönüşebilmektedir. Bu yazımızda örneklerle konuyu açıklamaya çalışacağız.
Kadın her zaman çalıştı; kırsalda tarlada, şehirde ev içi üretimde önemli bir emeği vardı. Ancak kapitalizm ve kentleşme ile evdeki üretim fabrikalara taşındı, kadın emeği görünmezleşti. Artık evde üretilen her şey fabrikalarda üretilip marketlerde satılıyor. Kadın evde sıkılıyor. O da ev dışı kapitalist iş hayatına katılmak zorunda. Hatta kalkınmacı yaklaşım buna “kadınların üretime katkısı” diyor. Rakamları veriyorlar. Milyarlarca kârdan bahsediyorlar. Kadınlarımız artık bunlarla taltif ediliyor. İş hayatına katılmakla, üretime katkı vermekle ne kadar sevinseler azdır! Kadının yeni tarihinde “kendi hayatını yaşama” mottosu hâkim. “Kocan için ve çocuğun için değil, kendin için yaşa! Birey ol!” Bencilliğe, tüketime ve maddi hazza yönelmiş bir benlik kışkırtıcılığı var. Artık anne olmak da anlamsızlaşıyor. Elbette anne olmayacaksan evli olmak bile anlamsız hâle gelebiliyor. O nedenle kadın artık ya geç evlenir ya da boşanır. Hele ki 40'lardan sonra kendini keşfetmeye uyanan kadınlarda bu durum daha da trajik bir hâle döner. Bu arada en fazla boşanma talebinde bulunanların kadınlar olduğunu da hatırlayalım! Bu tablo, sadece kadının değil, toplumun ve ailenin derin bir kriz içinde olduğunun ve bu yozlaşmanın hepimizi nasıl etkilediğinin açık bir işaretidir. Geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmek istiyorsak, aileyi ve toplumsal bağları yeniden güçlendirmek zorundayız.
Dünya genelinde rekor sayıda yerinden edilmiş insana rağmen, yeniden yerleşim seçenekleri ciddi bir düşüşle karşı karşıya; bu durum, yasal yolların daralması, kabul sayılarının düşürülmesi ve kuruluşlara yapılan fon kesintileri gibi küresel etkiler yaratıyor. Ancak ilk kez, yeni bir toplum öncülüğündeki girişim, LGBTIQ+ mültecilerin Avustralya'nın insani vize programına başvurmalarını destekleyecek ve öncelikli işlem için özel destek sunacak.
Yeni bir rapora göre, Avustralya'daki restoran ve kafeler krizde. Yükselen maliyetler ve düşen gelirler, son bir yılda her on gıda işletmesinden birinin kapanmasına neden oldu. Ancak, Avustralyalı bir çift hayatta kalmanın ve başarılı olmanın yollarını buldu.
Mutlu bir çiftin yataklarında infaz edilmesi, ilk bakışta sıradan bir hırsızlık vakası gibi görünüyordu. Ancak odadaki binlerce dolara hiç dokunulmamıştı. Yıllar süren adalet arayışı, mahkeme salonunda bir katilin kendi öz çocuklarını çapraz sorguya çekmesiyle kan donduran bir yüzleşmeye dönüşecekti. Sunan: Sezgi Aksu Hazırlayan: Şeyma Balcı Ses Tasarımı ve Kurgu: Ada Suay Tekdal Yapımcı: Podbee Media Canlandıranlar Harold: Ada Suay Tekdal Betty: Ece Nur Saygın Polis: Fırathan Özfırat Dana: Zehra Palak Mike'ın kız kardeşi: Şevval Balkan Hailey: Elif Danyal Tüm bölümleri dinlemek ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ------ Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Dijital Teknolojiler ve Aklın Kamusal Kullanımı”Konuşmacı: Emre ŞanSeminer Tarihi: 12 Aralık 2024Dijital teknolojilerin gerçekliği düzenleme, adlandırma, ölçme, hesaplama, kodlama işlemlerinin hızı karşısında insanın sembolik alışveriş akışı boy ölçüşemez. Gündelik yaşam biçimlerinin hızlanmasıyla kişiler arası toplumsal bağlantılar yerlerini teknik araçlar arasındaki iletişime bırakır. Diğer yandan, kamusal alan şirketleşmiş teknoloji kültürü içerisinde yeniden programlanmakta ve kullanıcıların ilgileri ve alışkanlıkları demografik, ekonomik, siyasal ve kültürel sınıflandırmalarla verileştirilerek potansiyel davranışlarımız üzerine öngörüler pazarlanmaktadır. Seminerimizde bu iki güncel durum karşısında aydınlanma düşüncesinden miras kalan aklın kamusallığı tartışmasını ve aklın kamusal kullanımının yapay zekanın gelişimi, akıllı makinelerin toplumsal kullanımı ve otomasyon teknolojileri içindeki risklerini ve fırsatlarını ele alacağız. Aklın kamusallığı davranışsal modellerin hesaplama yöntemiyle ya da dijital platformların dikkat ölçme kriterleriyle tanımlanamaz. Onun doğru kullanımı yetilerimizi vesayet altına alacak teknik sistemleri eleştirmeyi gerektirir. İletişimsel ve zeki makineleri kullanmak, sonlu belleklere sahip zihinleri, yapay kanatları sayesinde labirentten kurtulan İkarus gibi özgürleştirir. Ancak, Daidalos'un uyarılarına rağmen İkarus'un balmumundan yapılan kanatlarını unutması gibi, makinelerin sınırlarını unutursak biz de yetilerimizi kaybedebiliriz.
Ortadoğu'da birkaç gündür yaşanan yüksek gerilimin, hepsi de uzun uzun konuşulması gereken çok sayıda boyutu var. Ancak birbiriyle bağlantılı iki husus, tartışmasız birer hakikat olarak şimdiden netleşmiş bulunuyor:
Türkiye ekonomisi 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile kapattı. İlk bakışta bu oran olumsuz görünmeyebilir. Ancak büyümenin kompozisyonu ve aynı dönemde yaşanan fiyat gelişmeleri birlikte okunduğunda tablo daha karmaşık bir yapıya işaret ediyor. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik artışın yalnızca yüzde 0,4 olması büyüme ivmesinin belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor. Ekonomi yavaşlarken fiyatların yüksek hızda artmaya devam etmesi, klasik anlamda maliyet baskısı ile beklenti enflasyonunun birlikte çalıştığı bir yapıyı gözler önüne seriyor.
Dıştan bakıldığında insan, tek bir surete ve şekle sahip. Ancak iç âlemi çok katmanlı, çok boyutlu ve çok kutuplu. “A güzelim, sen alelâde tek bir adam değilsin ki/Sen bir âlemsin, sen bir derin denizsin/O senin muazzam varlığın yok mu? O belki dokuz yüz kattır. O, dibi, kıyısı bulunmayan bir denizdir/Yüzlerce âlem, o denize dalar gark olup gider.” der Mevlânâ.
Avustralya'da okuyan uluslararası öğrenciler sağlık hizmetlerine erişimi karmaşık buluyor. Ancak yeni bir girişim, uluslararası öğrencilerin sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını, ayrıca cinsel ve ruh sağlığı tabularını yıkmayı amaçlıyor.
Başbakan Anthony Albanese, , " Eşitsizlik Farkını Kapatma" hedeflerine ilişkin son raporun bir "başarısızlık" öyküsü olmadığını söyledi. Veriler, 19 hedeften sadece dördünün yolunda ilerlediğini gösteriyor. Başbakan yaptığı yıllık "Eşitsizlikleri Farkını Kapatma" konuşmasında, şehirlerde ve bölgesel alanlarda 100'den fazla hizmeti iyileştirmek için yerli halkın sağlığına 144 milyon dolarlık bir destek açıkladı. Ancak bildirdiğine göre, bazı alanlarda örneğin Avustralya Yerli halkının hapis oranlarında durum kötüleşmeye devam ediyor.
Müslümanın sevgisi de nefreti de Allah içindir. Genel olarak sevgiyi, şefkat ve merhameti esas alır. Kin değil din esastır. Din de bize sevgiyi önemsememizi öğütler. Ancak bu lafta olan, teorik olarak lafızlarda geçen ve insanları aldatmak için kullanılan bir argüman değildir. Çünkü sevgi ile buğz da vardır, öfke, kızgınlık, nefret de vardır.
Cenâb-ı Hak, İslam dininde helaller ve haramlar arasında son derece hassas bir denge koymuştur. Bu denge sayesinde, dünyanın tüm coğrafyalarındaki insanlar İslam'ı kabullenip yaşamakta zorluk çekmemektedir. Ancak İslam'daki helal-haram dengesinin bazı mezhepler ve dinî oluşumlar tarafından iyi veya kötü niyetli yorumlarla zaman zaman bozulduğu görülmektedir. Peki Hikmetli Kitabımız bu konuda ne söyler?
Müstesna bir lütuf ve rahmet ayı Ramazan'ı idrak ederken, 168 imzalı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi gündeme düştü. Hayatın akışında elbette tesadüflerin yeri olduğu söylenebilir. Ancak zamanlama, iletişimin en güçlü unsurlarından biridir. Buna bir de Türkiye'nin geçmiş tecrübeleri eklendiğinde; Ramazan ayını kullanarak toplumun hassasiyetlerinin hedef alındığını düşünmemek saflık olabilir…
Trump yönetiminin Ortadoğu'ya yaptığı yığınak, Amerika'nın Irak savaşından beri yaptığı en büyük askeri varlığa tekabül ediyor. Perşembe günü Cenevre'de yapılması planlanan görüşmelerden bir anlaşma çıkmaması durumunda Amerika'nın İran'a saldırma ihtimali yükselecek. Ancak muhtemel bir operasyonun ne kadar kapsamlı olacağı, İran'ın nasıl karşılık vereceği ve savaşın ne kadar süreceği belirsiz. Trump, müzakere masasına silahını da koyarak sopa göstererek İran'ı teslim olmaya zorluyor.
Zalimlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Her birimiz, hayatımız boyunca çeşitli zulümlere ve haksızlıklara maruz kalıyoruz. Peki bu tür durumlarda ne yapmalıyız, tepkimizi nasıl ortaya koymalıyız? İşte Hikmetli Kitab'ımızda bu sorunun cevabı sadedinde şöyle buyurulur: “Allah kötülüğün sözle ifade edilmesini (bile) sevmez. Ancak zulme uğraşan kişi hariç. Allah her şeyi duyar ve görür” (Nisâ 4/148).
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, çam, koru falan değil, küllüm koca bir ormanı devirmiş… Nil'den Fırat Nehri'ne uzanan bölgede “İsrail'in Tevrat'a dayalı hakkı olduğunu” iddia ederek, “Hepsini alsalardı iyi olurdu” demiş…
Skandal ortaya çıktığından beri bu dosyayı açık tutmaya çalıştım ve yüzlerce kişiden değişik zamanlarda akıbetine dair sorular aldım. Bazen “yeni bir bilgi yok” diyebildim bazen de üzerine gittiğimi söyledim. Yeni Şafak'ın 2023 yılının ağustos ayında yayımladığı “Biri bu doktorları durdursun” başlıklı haberin peşi sıra, şu zamana dek tam sekiz köşe yazısında Çapa Tıp Fakültesi'nde 18 yaşından küçük çocuklara yönelik cinsiyet ameliyatları ve hormon müdahalelerini gündeme taşıdım. O doktorlardan bazıları, beni mahkemeye vereceklerini söyledi. Ancak hiçbiri harekete geçmedi. Aksine “unutulmak” istediler. Ben de her fırsatta kaynaklarıma sordum, yetililerden bilgi ve belge aradım. “Maalesef benim gücüm yetmiyor” yanıtını veren de oldu, “az sabret, üzeri örtülüyor gibi görünse de devlet aklı derinden çalışır” diyen de. Ama şunu net gördüm: Çapa'daki cinsiyet ameliyatlarının üzerini birileri örtmek istiyordu.
Bu meditasyonu bedensel olarak yaşadığınız ağrı ve acılarınızı hafifletmek, rahatlamak ve daha iyi hissetmek için kullanabilirsiniz. Bedenimiz önce bizimle sonra doktorla konuşur. Rahatsızlıklarımız aslında bize bir mesaj vermeye çalışıyordur. Bu mesajı aldığınızda iyileşmesi daha hızlı olur. Ancak bu çalışma daha iyi hissetmenizi sağlamak için hazırlanmıştır, tedavi amaçlı değildir, rahatsızlıklarınız için tıbbi yardım almanız çok önemli ve gereklidir. Araba kullanırken ya da dikkat gerektiren bir işle uğraşırken dinlemeyiniz.Kulaklıkla dinlemeniz önerilir. Meditasyon serisinden ilk siz haberdar olmak ve kanalımı desteklemek için YOUTUBE da abone olup,
Dünyevî bir zaruret olmaksızın konuşulması caiz olmayan herhangi bir sözü dinlemek kulak âfetlerindendir. Helak olma korkusu, hakkını almak ve hayatını kazanmak gibi dünyevî zaruretler olduğunda konuşulması caiz olmayan şeyleri dinlemekte bir beis yoktur. Veyahut bir vecibeyi yerine getirmek veya bir cenazeyi teşyi' etmek gibi bir sünneti îfâ ederken yanında sesli ağlayan bir kadın bulunursa, burada dinî bir zaruret olduğu için dinlemek caiz görülmüştür. Tatarhâniyye'de deniliyor ki: "Tegannî (şarkı ve türkü söylemek) ve bunu dinlemek haramdır. Âlimler bu hususta aynı görüşe sahip olup hürmetinde bir hayli ileri gitmişlerdir." Kâdîhan, Peygamber (s.a.v)'den yaptığı rivayete dayanarak diyor ki: "Çalgı âletlerini dinlemek günâhtır, o gibi yerlerde oturmak dînin yasak ettiği şeyleri işlemektir, onlardan zevk almak küfürdür", ama bu zahirî mânasına göre değil, tehdit yollu söylenilmiştir. Ansızın çalgı ve benzeri şeyleri dinleyene bir günâh yoktur. Ama dinlememek için bütün gayretini sarfetmelidir. Nitekim Resûlullâh (s.a.v)'in dinlememek için parmaklarını kulağına tıkadığı rivayet yoluyla anlaşılmıştır. Zarurî bir hâl yokken çalgı âletlerini dinlemek de kulak âfetlerinden biridir. Ancak ticaret, savaş ve hac gibi hallerde kaçınılması mümkün olmadığında dinlemekte bir beis yoktur. Şarkı, türkü gibi nahoş bir hava bulunan davete icabet etmek böyle değildir. Zira onda zarurî bir hâl yoktur. Davet sahibi günâh irtikâb ettiği için icabete müstahik olmamıştır. Bu bakımdan böyle bir davete gitmek sünnet olmak şöyle dursun haramdır. Dinleyen, söyleyene günâhta ortak olur. (Birgivi, Tarikatü'l-Muhammediyye,s.422-423)
ABD'de yapılan kamuoyu araştırmaları Amerikalıların çoğunluğunun Trump'ın İran'a askeri müdahalesini desteklemediğini gösteriyor. Trump kampı'nda İran'a müdahale konusunda ciddi bir ihtilaf da yaşanıyor. Trump için hem anketler, hem de kendi tabanından gelen tepkiler önemli. Ancak ana akım şahin Cumhuriyetçiler, Hıristiyan Siyonistler, Neoconlar, İsrail ve Amerika'daki “İsrail Lobisi” Trump'a müdahale gazı vermeye devam ediyorlar.
Uzmanlara göre güneş ışığına maruz kalmak, özellikle dengeli şekilde yapıldığında, vücut ve zihin sağlığı açısından faydalı. Ancak dikkat edilmesi gereken ince bir çizgi var. Çünkü güneşe direkt bakıldığında göz için geri dönülmez sonuçlarla karşılaşılaibliyor. Peki neden güneş ışınları göz için tehlikeli oluyor? Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Eraslan'a sorduk.
Malumunuz en önemli gündemimiz enflasyon. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası tüm yan etkilerine rağmen enflasyonu düşürmek adına oldukça ciddi bir politika seti uygulamaya devam ediyor. Ancak buna rağmen enflasyon bir türlü Merkez Bankası'nın hedeflediği noktaya gitmiyor. Merkez Bankası'nın yılın ilk Enflasyon Raporu'nda bu konu hakkında önemli bir değerlendirme var.
Proteinler vücudumuzun sağlıklı çalışması için en temel besin kaynakları. Proteini et ve süt ürünlerinden karşılayabileceğimiz gibi artık protein tozları da sıklıkla karşımızıa çıkıyor. Ancak bu noktada dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü protein tozlarının aşırı kullanımı karaciğer ve böbrek gibi organlara zarar verebiliyor. Peki neden ve nasıl? Gastoenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral'a sorduk.
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan At Yılı'nı karşıladı. Birçok toplum için Ay Yeni Yılı kutlamalarının önemli bir parçası olan aslan dansı, yeni yıla iyi şans ve refah getirdiğine inanılan bir gelenektir. Ancak bu beceride ustalaşmak disiplin gerektirir; Brisbane'daki bir grup dansçı da geleneksel performansı sürdürmeyi umuyor.
Sağlığın piyasaya açılması ve özelleştirilmesi yalnızca sağlık hizmetlerini paralı hale getirmez; aynı zamanda devletin sunduğu sağlık hizmetlerinin her geçen gün niteliğini yıpratan bir işlev de görür. Özel sağlık sigortaları, sağlık hizmetlerinin özelleşmesine aktif biçimde katkı sunarak kamu sağlık sistemini adım adım aşındıran ve sağlığı bir hak olmaktan çıkarıp kasko mantığına indirgeyen bir düzenek yaratır.Özel sağlık sigortası şirketleri sigortalarını, araç kaskolarına çok benzer bir mantıkla pazarlar. “Her an hasta olabilirsiniz, devlet hastanelerinde çare bulamayabilirsiniz; gelin, sizi şimdiden sigortalayalım.”Bugün Türkiye'de özel sağlık sigortası sistemine dâhil olan kişi sayısı yaklaşık 8 milyondur. 2024 yılı itibarıyla bu alanda dönen toplam para miktarı 136 milyar liraya ulaşmıştır. Bu rakamlar, özel sağlık sigortacılığının Türkiye'de uzun süredir yaygın olduğu izlenimi yaratabilir; ancak bu yaygınlaşma görece yenidir.Özel sağlık sigortalarının Türkiye'deki serüveni 1980'li yıllarda başlasa da, sağlık sistemi içine gerçek anlamda yerleşmesi Türkiye tarihinin sağlık alanındaki en güçlü piyasacı müdahalesi olan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile mümkün olmuştur. Özellikle 2010'lu yıllardan itibaren yaşanan hızlı büyüme, özel sağlık sigortalarının sağlıkta özelleştirme politikalarıyla olan bağını açık biçimde göstermektedir.İşçi sendikaları, geçmişten bu yana yaptıkları Toplu İş Sözleşmeleri'nde (TİS) sağlık alanına dair maddelere yer vermiştir. Ancak işçilere bir hak olarak özel sağlık sigortası yaptırılması yönündeki talepler, kamu sağlık hizmetlerinde yaşanan yıpranmanın giderek daha hissedilir hale geldiği 2010'lu yıllardan sonra yaygınlaşmıştır.Aile hekimliklerinin zayıflatılmasıyla sağlık sisteminin hastanelere bağımlı kılınması; randevu bulunamaması, muayene sürelerinin kısalması ve tetkiklerin gecikmesi bu yıpranmanın somut göstergeleridir. Kamu sağlık hizmetlerindeki bu aksaklıklar, işçiler için yalnızca bir sağlık sorunu değil, ücret kaybı ve işinden olma riski anlamına da gelmektedir. Buna karşılık özel hastanelere başvuru, işçiler ve emekçi halk açısından karşılanamayacak düzeyde maliyetler yaratmaktadır. Bu koşullarda özel sağlık sigortası, bir tercih olmaktan çıkarak üretim sürecinin dayattığı bir zorunluluk haline gelmektedir.Bu durumun mekânsal karşılığı da dikkat çekicidir. Örneğin, işçilerin başkenti olan Gebze ve Darıca–Çayırova hattında, 2010'dan günümüze özel hastanelerin yatak ve hizmet kapasitesi yaklaşık %40 artarken, devlet hastanelerindeki artış %10'lar düzeyinde kalmıştır. Aynı dönemde çevre ilçelerde benzer bir özel hastane kapasite büyümesi görülmemektedir. Bu bize, özel sağlık hizmetlerinin sağlık ihtiyacından ziyade ödeme güvencesi ve sigortalılık temelinde yoğunlaştığını; bu yönelimin ise kamu sağlık hizmetlerinin aynı bölgelerde gelişmesini sınırlandırdığını güçlü şekilde düşündürmektedir.Bugün sendikaların işçiler için özel sağlık sigortası talep etmesi, kamu sağlık hizmetlerinin geri çekilmesinin dayattığı bir sonuçtur. Bu talep, devletin sağlık alanındaki sorumluluğunu yerine getirmemesinin sendikal alana yansımasıdır. Sağlığı kasko gibi satan özel sağlık sigortaları, işçilerin sağlık hakkını güvence altına alan bir çözüm değil; kamu sağlık sisteminin altını oyan bir mekanizmadır. Bu nedenle özel sağlık sigortaları, kapsam dışı bırakılan hastalıklar ve ek ücretlerle sağlık riskini ortadan kaldırmak yerine riskin kendisi haline gelmektedir.Sağlık hakkı, TİS maddeleriyle telafi edilecek bir eksiklik değil; devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel bir sorumluluktur. Bu nedenle mücadele, sağlık alanı dışındaki işçilerle sağlık emekçilerinin birlikte yürüteceği ücretsiz, genel bütçeden karşılanan, nitelikli, eşit ve kamu eliyle sunulacak sağlık hizmeti talebinde somutlaşmak zorundadır.
Güzel bir hafta olmasını dilerken, gazeteci İbrahim Ekinci'nin bir haftanın ekonomik gelişmeleriyle hazırladığı Marjinal Fayda'yla karşınızdayız Merkez Bankası enflasyon hedefini değiştirmedi ama tahmin aralığını yukarı çekti. Piyasa beklentileri resmi hedeflerden kopmuş durumda. Faiz indirimi sinyali var ama hız sınırlı. Kur baskı altında, borsa yükselişte, altın güçlü… Ancak siyasi risk yeniden fiyatlanıyor. Enflasyon beklentileri çıpalanmış değil. Bu bölümde:
Terörsüz bölge sürecinde Suriye defteri kapanıyor… Bu elbette zaman alacak. Ancak 18 Ocak mutabakatı işlemeye devam ediyor. Şam-YPG görüşmeleri; gümrük kapıları, havalimanı, petrol yataklarının devriyle eşzamanlı ilerliyor. Bunlar pozitif gelişmeler. Suriye'deki PKK'lı teröristlerin ülkeyi terk etmesi sürecin başarıya ulaşması için elzem. Bu konuda bazı perde arkası gelişmeler var. Ama yeni bir tür kliğin YPG ile gerilim yaşadığı söyleniyor. Bu işin Suriye ayağı…
Epstein dosyası uzun süredir dünya gündemindeydi. Ancak son haftalarda Amerikan kaynaklarından dosyanın erişime açılmasıyla birlikte, yoğun bir içerik bombardımanına maruz kaldık.
Yabancı kökenli bir soyadına sahip kişiler Almanya'da konut piyasasında ayrımcılığa uğruyor; özellikle Müslümanlar ve siyahiler muzdarip. Bu yıllardır bilinen ve araştırmalar tarafından ortaya konulan bir gerçek. Hessen eyaletinde müslüman bir kadına yapılan muamele de bunu gösterdi. Ancak mağdurlar çaresiz değil. Federal Yüksek Mahkeme, ayrımcılık yapan bir emlakçıyı para cezasına çarptırdı. Karar emsal niteliği taşıyor. Peki bu ayrımcılığın önüne nasıl geçilir? Emlak piyasasında ayrımcılık konusunda danışmanlık hizmeti sunan Remzi Uyguner ile konuştuk. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Serap Doğan var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Askeri dengelerden diplomasi masalarına, dijital platformlardan sokaklara kadar uzanan bir dünya gündemiyle karşınızdayız… - ABD ile Rusya arasında, Soğuk Savaş'tan bu yana ayakta kalan son nükleer denetim mekanizması çöktü. Bu, küresel güvenlik mimarisinde önemli bir eşiğin geçilmesi anlamına geliyor.Ukrayna savaşında diplomasi ihtimali yeniden konuşuluyor. Ancak sahadaki tablo, fiili bölünme riskinin hâlâ masada olduğunu gösteriyor. - İran–ABD hattında ise müzakere masası kurulmuş durumda… Ama tehdit dili, sürecin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor. - Siyasetin karanlık yüzü yalnızca savaş ve silahlanmayla sınırlı değil. Jeffrey Epstein dosyasının Avrupa'ya uzanan yankılarına bakacağız… - Bu tabloya eşlik eden bir başka cephe de medya ve dijital alan. Sosyal medya platformları; çocukların korunması, bağımlılık yaratan algoritmalar ve ifade özgürlüğü arasında sıkışmış durumda. Avrupa cephesinde ise farklı ama birbirine bağlı krizler dikkat çekiyor... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Pauline Hanson'ın göçmen karşıtı tutumu nedeniyle One Nation'a verilen destek hızla artıyor. Ancak uzmanlar, partinin birincil oylarda daha önce görülmemiş bir seviye olan yüzde 26'ya yükselmesinin ana nedeni olarak, kurumsallaşmış siyaseten karşısında durmasını görüyor.
Başbakan Anthony Albanese, Endonezya ile yapılan yeni güvenlik anlaşmasını iki ülke arasında daha yakın bir savunma ortaklığına doğru önemli bir adım olarak değerlendirdi. Ancak analistler, anlaşmanın yüksek bir bedelle gelebileceği, Batı Papua'daki devam eden insan hakları sorunlarını ve Endonezya hükümetinin gelecekteki siyasi yönelimine ilişkin endişeleri göz ardı edebileceği konusunda uyarıyor.
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde ölümcül olan iki Nipah virüsü vakası doğrulandı ve en az 190 kişi karantinaya alındı. Bu durum, Asya'daki birçok ülkeyi, şu aşamada aşısı veya kanıtlanmış tedavisi bulunmayan enfeksiyonun yayılmasını önlemek için havaalanı kontrollerini sıkılaştırmaya sevk etti. Ancak uzmanlar, ölüm oranı yüksek bir virüs olmasına rağmen, insandan insana kolayca bulaşmadığını belirtiyor.
2019 yılında Victoria Yüksek Mahkemesi'nde başlatılan toplu davada, Uber'in Avustralya pazarına girerken lisanssız araçlar ve akredite edilmemiş sürücülerle çalışarak yasa dışı davrandığını iddia edilmişti. Uber, kendisine karşı açılan bu toplu davada taksicilerin avukatlığını üstlenen Maurice Blackburn Hukuk Bürosu ile Mart 2024'te anlaşmaya varmış ve Avustralyalı taksi ve kiralık araç sahibi ve taksi şoförlerine 271,8 milyon Avustralya dolar tutarında bir tazminat ödemeyi kabul etmişti. Söz konusu bu anlaşma, araç paylaşım hizmetlerinin geleneksel taksi sektörüne verdiği zararla ilgili beş yıllık bir hukuk mücadelesinin önemli bir çözümünü temsil etmesi açısından oldukça önemliydi.
Jodi Sue Huisentruit Iowa eyaletinde çalışan Amerikalı bir televizyon haber spikeriydi. 27 Haziran 1995 sabahının erken saatlerinde, işe gelmemesi üzerine bir meslektaşı onu evinden aradı. Jodi geç uyandığını, hemen geleceğini söyledi. Ancak hiçbir zaman işe gitmedi, dahası arabasının olduğu yerde boğuşma izleri vardı. Jodi'ye ne oldu?
Jodi Sue Huisentruit Iowa eyaletinde çalışan Amerikalı bir televizyon haber spikeriydi. 27 Haziran 1995 sabahının erken saatlerinde, işe gelmemesi üzerine bir meslektaşı onu evinden aradı. Jodi geç uyandığını, hemen geleceğini söyledi. Ancak hiçbir zaman işe gitmedi, dahası arabasının olduğu yerde boğuşma izleri vardı. Jodi'ye ne oldu?
#beşerimünasebetler Kriz anında edilen küfür acıyı hafifletip bedeni, sinirleri rahatlatıyor. Ancak bu ilkel ve koruyucu refleks, başkasına değil kendi kendine küfredince geçerli. Prof.Dr. Nezih Orhon, İngiltere'de yapılan araştırmanın ayrıntılarını anlatıyor. NEDEN BEŞERİ MÜNASEBETLER? Sosyal medya, önyargı, sosyalleşme, yalnızlık, oyun, yavaşlık, doğa, hobi, egzersiz... Prof.Dr. Nezih Orhon, sağlıklı yaşam ve sağlıklı iletişimi destekleyen ya da engelleyen durumlar, araştırmalar ve uzman görüşlerini aktarıyor. Programın her bölümü iletişim dersi niteliğinde. Beşeri Münasebetler cumartesi 19.15, pazar 08.45'te NTVRadyo'da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ses kayıtları www.ntvradyo.com.tr adresinde ve #podcast platformlarında. NEDEN NEZİH ORHON? Prof.Dr. Nezih Orhon, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi. Bu fakültede dekanlık görevinin ardından halen Sinema ve Televizyon Bölüm Başkanı olarak görev yapıyor. İletişim ve medya alanı ile ilgili çok sayıda ulusal - uluslararası projede farklı görevlerde yer aldı; iletişim danışmanlığı görevlerinde bulundu. ABD, Fransa ve Hollanda devlet burslusu olarak yurt dışında çalışmalara, projelere katıldı. Alanı ile ilgili çok sayıda makale ve kitabın yazarı. #ntvradyo #iletişiminbilimi #biliminiletişimi
Suriye'de rejime bağlı ordu ile Kürt güçleri arasındaki çatışmalar son günlerde tırmandı. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürtlere belirli haklar tanıyan yeni bir kararname yayımladı. Ancak büyük umutlarla duyurulan 14 maddelik ateşkes planı, saha gerçeklerine takıldı. Şam ve SDG arasındaki "tam entegrasyon" görüşmeleri yerini karşılıklı mühlet vermelere ve tehditlere bıraktı. Bölgede barış umutları zayıflarken, gözler yeniden askeri hareketliliğe çevrildi. Ülkenin kuzeyindeki son durumu Serap Doğan derledi. COSMO Türkçe'ye konuşan Siyaset Bilimci Prof. Dr. Mesut Yeğen, Suriye rejiminin Kürtlere önerdiği şartların bölgedeki halk tarafından kabul edilebilecek gibi görünmediğini anlattı. Mikrofonda Gökçe Göksu var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Many Australians love rolling up their sleeves and undertaking their own home improvements. But before you grab a hammer or paintbrush, it's essential to understand the rules and risks so you can renovate safely and legally. - Birçok Avustralyalı kolları sıvayıp evlerindeki tadilat işlerini kendileri yapmayı seviyor. Ancak elinize bir çekiç veya boya fırçası almadan önce, güvenli ve yasal bir şekilde tadilat yapabilmenizin kurallarını ve riskleri anlamanız çok önemli.
Mazeret üretmek, çoğu zaman sorumluluktan kaçmak için örülen görünmez bir duvar gibidir. Kişi, harekete geçmek yerine engellere odaklandığında, potansiyelini gerçekleştirmek yerine bahanelerin konforuna sığınmayı tercih eder. Ancak gerçek başarı, mazeretlerin bittiği yerde, yani çözüm odaklı bir iradenin başladığı noktada filizlenir. Keyifli dinlemeler... https://www.organikbeyinler.net/ https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/
Velilerin en büyük sorumluluğu, şüphesizki iyi değerlere sahip ahlâklı çocuklar yetiştirmektir. Ancak böyle çocuklar yetiştirebilmek için önce velilerin kendilerinin farkında olması gerekiyor. Bu bölümde CİMER'e yapılan veli şikâyetlerinden bahsediyoruz. Keyifli dinlemeler... https://www.organikbeyinler.net/ https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/
Şubat 2025'te Georgia'da başlayan sıradan bir sabah, Brock ailesinin evinden gelen acil bir ihbarla karanlığa gömülür. Yaklaşık on yıldır birlikte olan, üç çocuk sahibi Kristen Brock ile James Brock evlerinde ölü bulunur. Evde zorla girildiğine ya da bir boğuşmaya dair hiçbir iz yoktur. Ancak soruşturma ilerledikçe, birbiriyle örtüşmeyen ifadeler tabloyu giderek daha da karmaşık hâle getirir.
Bondi saldırısının ardından acil olarak toplanan NSW parlamentosu protesto hakkını kısıtlayan bir tasarıyı yasalaştırdı. Büyük itirazlara neden olan bu yasa, reformların aşırıya kaçması ve demokrasiye tehdit olarak görülüyor. Anayasayı ihlal ettiğine yönelik mahkeme başvurusu yapıldı bile. Ancak eyalet hükümeti yasa konusunda kararlı görünüyor.
There's no better way to experience Australia than hitting the road. Between the wide-open landscapes, country bakery pies, and unexpected wildlife, a road trip lets you take in the country at your own pace. But even if you've driven overseas, Australia comes with its own set of challenges, especially when you venture off the beaten path. - Avustralya'yı keşfetmenin en iyi yolu arabaya atlayıp yola çıkmaktır: Uçsuz bucaksız manzaralar, durduğunuz kasabalarda leziz yiyecekler ve kıtanın inanılmaz yaban hayatı ile tanışmak. Ülkeyi istediğiniz tempoda keşfedebilirsiniz. Ancak daha önce yurtdışında uzun araba yolculuklarına çıkmış olsanız da Avustralya'nın kendine özgü zorlukları olduğunu bilmenizde yarar var.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Avrupa Birliği küçük paketlerden üç avro vergi alacak", "Venedik'te çalınan kargo teknesi tarihi Rialto Köprüsü'ne çarptı." ve "'Trump Altın Kartı' başladı." gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. Avrupa Birliği küçük paketlerden üç avro vergi alacak. Emin: [0:41] İlk haberimizle başlayalım. Avrupa Birliği küçük paketlerden üç avro vergi alacak. Avrupa Birliği geçtiğimiz günlerde yeni bir karar aldı. 1 Temmuz 2026 tarihinden sonra Avrupa Birliği dışından, internetten alınan 150 avronun altındaki ürünlere üç avro gümrük vergisi gelecek. Şimdiye kadar Avrupa Birliği dışından gelen 150 avro altındaki ürünler için gümrük vergisi genelde alınmıyordu. Ancak 1 Temmuz 2026 tarihinden sonra bu durum değişecek. 2024 yılında Avrupa Birliği'ne gelen bu küçük paketlerin çoğu Çin'den geldi. Geçen yıl Avrupa Birliği'ne gümrük vergisi alınmayan yaklaşık iki milyar paket gönderildi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
284 bölümde Türkiye'de kadın girişimciliği son yıllarda ciddi bir ivme kazanıyor. Ancak hâlâ görünmeyen duvarlar, sessiz engeller ve cesaret isteyen geçişler var. İşte bu bölümde; kadınların dijital ticarette nasıl fark yarattığını, global pazarlara adım atan Türk kadın girişimcilerin neleri öğrendiğini, neleri dönüştürdüğünü masaya yatırıyoruz. Sevtap Küçük bize, kadın girişimcilerin e-ihracatta karşılaştığı zorluklardan İKADE'nin sunduğu destek mekanizmalarına, evden başlayıp dünya pazarına açılan gerçek başarı hikâyelerinden kadın dayanışmasının e-ticaretteki etkisine kadar çok değerli içgörüler paylaşıyor. Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices