POPULARITY
Categories
Hz. Peygamber (s.a.v.)'den rivayet edildiğine göre, Hz. İbrahim (a.s.), Cenâb-ı Hâkk'a şunu sormuştur: "Ya Râbbî sana "El-hamdülillah" deyip hamdedenin mükâfaatı nedir?" Cenâb-ı Allâh: "El-hamdülillah şükrün hem başı hem sonudur." diye cevab vermiştir. Hakikat ehli şöyle demişlerdir: "El-hamdülillah" ifadesi şükrün başı olduğu için, Cenâb-ı Allâh onu Kur'ân'ın başlangıcı yapmış, yine bu şükrün sonu olduğu için, Cenâb-ı Hâkk onu cennetliklerin de son sözü kılmış ve "Onların duâlarının sonu, "Âlemlerin Râbbi Allâh'a hamdolsun" demeleridir." (Yunus s. 10) buyurmuştur. Hz. Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Allâh (c.c.), aklı, ezelî ilminde saklı ve gizli bir nurdan yaratmış: ilmi onun canı; anlayışı onun ruhu; zühdü onun başı; hayâyı onun gözü; hikmeti onun dili; hayrı onun kulağı; acımayı onun kalbi; merhameti onun düşüncesi ve sabrı da onun karnı kılmıştır. Sonra akla, "konuş" denilmiş bunun üzerine o da: "Eşi, zıddı, misli ve dengi olmayan; izzetinden ötürü her şeyin zelil olduğu Allâh (c.c.)'a hamdolsun" demiştir. Bunun peşi sıra da Cenâb-ı Allâh: "İzzetim ve celâlime yemin ederim ki, Benim katımda senden daha değerli olan bir mahlûk yaratmadım" buyurmuştur." Yine nakledildiğine göre, Hz. Adem (a.s.) aksırınca, "El-hamdülillah" demiştir. Böylece onun ilk sözü de bu olmuştur. Aklın ilk sözü "El-hamdülillah", Âdem (a.s.)'ın da ilk sözü yine "El-hamdülillah" olmuştur. Böylece, sonradan yaratılmışların ilki olan varlıkların ilk sözünün ve sonradan yaratılmışların sonuncusunun ilk sözünün bu kelime olduğu sabit olunca, şüphesiz Cenâb-ı Hâkk bu kelimeyi kitabının başlangıcı kılmış, "El-hamdü lillahi râbbi'l-alemin" buyurmuştur. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.398)
Kitap kulübümüzün yazarla buluşmasında konuğumuz Doç. Dr. Özgür Bolat ve yeni çıkan kitabı "Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?"du.Boğaziçi, Harvard ve Cambridge gibi okullardan mezun bir eğitim bilimcisi olan Özgür Bolat, bu kitabında mutluluğun bir şans ya da dışarıda aranacak bir şey olmadığını, aksine öğrenilen bir beceri olduğunu savunuyor. Bilimsel araştırmaların rehberliğinde okuyucusunu yaşamın anlamını yeniden düşünmeye ve kendi mutluluğunu adım adım inşa etmeye davet ediyor.Buluşmamızda üyelerimizden Özgür Bolat'ın eğitimlerine katılmış kitaplarını okumuş sıkı takipçileri de vardı.Sohbetimizin ağırlıklı bölümünü çocuk yetiştirme konusu oluşturdu diyebilirim. Bizim anne babalarımız çocuk yetiştirme konusunda bu kadar kaygı sahibi değillerdi. Şimdi o kadar çok ses var ki etrafımızda neyi yapmamız, neyi yapmamamız gerektiğini söyleyen. Sosyal medya bunun parodileri ile yıkılıyor, yerli, yabancı, olması gerekenle olan arasındaki uçurum üzerine. Özgür Hoca da bu konudaki sorularımızı yanıtlarken çocuğun mizacıyla karakteri arasındaki farka, güçlü yanları geliştirmenin zayıf yanları telafi etmeye çalışmaktan çok daha verimli olduğuna dikkat çekti. Sahneye çıkmak istemeyen çocukla nasıl konuşulur, yargılanma korkusu nasıl ele alınır, kitap okuma alışkanlıklığı nasıl kazandırılır gibi somut örnekler üzerinden de bizim deneyimlerimizi ve onun önerilerini konuştuk.Benim için en çarpıcı olan sanırım şu cümleydi: "Çocuğu yetiştirmeye çalışırsanız siz çocuğun sınırı olursunuz; önünden çekilirseniz istediği kadar gider."Buna bir de kitapta okuduğum “Çocuğunuzu geleceğe hazırlamayın; çocuğunuz için bir gelecek hazırlayın” sözünü eklersek yaklaşımı tamamlamış oluruz. Yani çocuğa potansiyeli doğrultusunda destek vermek diye özetleyebiliriz sanırım. Bu iki söze bol bol atıfta bulunacağım sanırım ortamlarda. Çünkü tam tersini uygulamaya takan çok insan olduğuna inanıyorum.Support the show
“Benim hayatım defalarca bitti zannettim ve hep yeniden başladı. Bu böyle bir şey… Bitiş çizgisine geldim derken, yeni bir yol açılıyor, taze bir hayat…” diyor rahmetli Ayşe Şasa ‘Bir Ruh Macerası'nda. O benim için Ayşe Hanım daha çok… Telefonun ucundaki derin ve dost ses… Telefonlarını nimet bildiğim, tanımakla kendimi bahtiyar hissettiğim ve herkesin tanımasını, bilmesini, ruh macerasının izini sürmesini arzu ettiğim müstesna bir şahsiyet ve insan gibi bir insan…
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç ile Savunma ve Uluslararası Ticaret Hukuku Uzmanı Av. Şafak Herdem "Özel Askerî Operasyon"un 4. senesinde Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini ve Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunu ve raporun ardından Bahçeli'nin Öcalan ve KCK açıklamalarını değerlendiriyor.Av. Şafak Herdem'in Linkedin Sayfası:https://www.linkedin.com/in/safak-herdem00:00 Giriş00:34 Daktilo1984 işgalin 4. yılında da Ukrayna'nın yanında04:20 Rusya'ya yaptırımların (2014'ten bugüne) ne kadar etkisi oldu?08:50 Yaptırımlar hangi ülkede hangi alanlarda ne ölçüde etkili olabilir?10:20 Rusya demokratik bir toplum olmadığı için yaptırımlar ülkeyi değil halkı etkiledi denilebilir mi?12:50 Biden gitti, Trump geldi; Rusya'ya ABD yaptırımlarında farklılık var mı?15:30 AB, yaptırımların dolanılmasını önlemek için proaktif yaklaşımlar sergiliyor16:05 Rusya'ya yaptırımların dolaylı hedefi: (ava giderken avlanayazan) Türkiye19:10 Türkiye'nin Rusya'dan savunma sanayisinde giderek uzaklaşmasının sonuçlarına dair21:40 S-400'ü aldık ama bi' sor, niye aldık? (sadece yanlış cevaplar)24:50 Yaptırımlar Rusya'nın savaşı sona erdirmesinde nasıl etkili olabilir?27:30 Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna değil hapse bak, sokağa bak32:10 Bahçeli, herkesin farklı anlayabileceği sözleri niye söylüyor?34:50 Çözüm Süreci=Muhalefeti toptan, topyekün, tamamen susturma süreci37:32 Olaylar hep Kürtler üzerinden gerçekleşiyor ama Kürtlerden bahseden yok39:02 İsrail ile PKK arasında bir yakınlık, çok yakınlıktan bahsedenler vardı...40:20 İktidar ve muhalefetin mevzi kazanma mücadelesinde Kürt kamuoyuna "verilecekler"41:52 Bu süreçte insanların sağduyusu beni memnun etti (ulusalcı, milliyetçi kesimlerin BİLE)42:54 Süreç'in saha realitesiyle ilgisi yokken neden Bahçeli sürekli jeopolitik diyor?45:40 Münih Güvenlik Konferansı'nın dayattığı gerçeklik Türkiye'ninki değil ABD'ninki48:20 Öcalan'ın paradigması: 10 yıldır muhalefetle yürüdük, bir de iktidarla yürüyelim49:00 Çözüm Süreci, Immoral Tales'in (1973) sanat filmi olarak değerlendirilmesi gibidir (manası çok derin)55:20 Benim bir şey söylememe gerek yok: Türkiye, Gazze Barış Kurulu'nda İsraill'le aynı masada01:03:20 İmralı'ya CHP gitmeyince hiç kimse gitmemiş oluyor01:07:50 Demokratikleşme herkes için iyi bir şeyse niye..? Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Bu bölümde konuğum "Cahiller Öğrenme Topluluğu"ndaki tandemim, 30 yıllık erkek berberi ve "Kısa Kes" markasının kurucusu Serap Aykut.Serap'ın geleneksel toplumsal rollere meydan okuyarak başladığı meslek yolculuğundan, berber koltuğunun insan psikolojisi üzerindeki etkilerine uzandık. Serap, sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda malzemesi insan olan bir sanatkar olarak, mesleğini Dali'nin bıyıklarından aldığı ilhamla nasıl dönüştürdüğünü içtenlikle paylaştı.Serap'ın koltuğuna oturan erkek ve kadınlar hakkında gözlemleri söyleşimizin en ilginç bulduğum kısımlarındandı. Erkeklerin nasıl alışkanlıklarını terk etmekte zorlandıkları, kadınların ise değişime ve değişimi hayal etmeye yatkınlıkları hayatın bir aynasıydı adeta.Bireylerin kendi farklılıklarını birer kusur olarak değil, özgün birer imza olarak kabul etmelerinin önemini vurgulaması ise çok çarpıcıydı.Sohbetimizin ilerleyen kısımlarında, Serap saçın tarihi ve toplum hayatındaki rolüne ilişkin yaptığı araştırmalardan edindiği çok ilginç bilgiler aktardı. Bunları ve daha fazlasını YouTube kanalında paylaşıyor, göz atmanızı tavsiye ederim.Benim planlı dünyam ile Serap'ın sezgisel ve yaratıcı yaklaşımı ortak olan merakımızla birleşince, Cahiller Topluluğu'ndaki öğrenme deneyimimiz çok keyifli ve verimli oldu. Üstelik bu daha bir başlangıç.Bu ilham verici sohbete şimdi kulak verebilirsiniz.Serap Aykut'un Instagram sayfasıhttps://www.instagram.com/kisakes_serapaykutSupport the show
“Muskat ve Cenevre görüşmelerinden sonra umutlu olmak için neden çok. İnşallah özellikle nükleer dosyada neticeye ulaşırlar. Öteki taraftan, askerî hareketliliğin de arttığını gözlemliyoruz. Tabii bu hareketlilik devam eden müzakerelere bir baskı yapma amacı mı taşıyor, yoksa kararı önceden verilmiş bir askeri harekâtın hazırlığı mı, yakından takip ediyoruz. Dileğimiz odur ki, askeri harekâta, savaşa gerek kalmadan tarafların uzlaşması. Benim aldığım izlenim, taraflar şu ana kadar olmadık derecede, somut konuları ilerletmede olumlu sinyaller veriyorlar. Bu pratikte uygulanabilir hale nasıl gelebilir, ne zaman gelebilir, taraflar nasıl bir algı içinde olur ve bir sonraki aşamaya nasıl yönlendirir, tam o kritik eşikteyiz”…
212 Managing Director'u Ali Karabey "Yatırımcı Gözünden" serimizin bu bölümünde konuğumuzdu!
Hazret-i Sâmi (k.s.)'un hayatını manevi görevlisi ve ihvâna kılavuzu Muhterem Ömer Muhammed Öztürk'ün kaleminden yayınlıyoruz: 1892 Yılında Adana'nın Tepebağ mahallesinde dünyâya teşrîf eden Hazret-i Sâmî (k.s.)'un babaları Müctebâ Efendi, anneleri Ümmügülsüm Hanımefendilerdir. Dedelerinin ismi Abdurrahmân, büyük dedeleri İshâk ve Hüseyin Efendilerdir. Büyük Türk beyliklerinden Ramazânoğlu beyliğinin en son beylerinden olan Abdülhâdî Efendinin (ki Sâmî Efendi Hazretlerinin büyük dedelerindendir) tesbîtine göre Ramazânoğlu beyliği aslen Türklerin Oğuz boyunun Üçoklar kabîlesindendir. Bu kabîlenin de şecereleri büyük Türk Hâkânı Nureddîn Zengî (Şehîd) vasıtası ile Seyfullâh Hz. Hâlid bin Velîd (r.a.)'e dayanır. Efendi Hazretleri kendi ifâdeleriyle doğumlarını şöyle nakletmektedirler: “Benim doğumum (1308) târihindedir: Adana'da Vakıfsarayı'ndadır. Doğumumdan evvel kapıya bir zât gelmiş: “Bu evde, yakında bir doğum olacaktır, oğlan olacaktır, adını: Sâmî koyunuz; hayırlı bir insan olacaktır.” diyor, gidiyor. Bir müddet sonra doğum oluyor, oğlan oluyor. Adı: “Mahmûd Sâmî” konuyor. Sonra o zât tekrâr geliyor. Oğlan doğduğunu söylüyorlar. Adının da “Muhammed Mahmûd Sâmî” konulduğunu öğrenince: “Sandıktaki emânetimi veriniz!” diyor. Ona benzer bir emâneti veriyorlar: “Bu değil; esâs sandıktaki bana âid emâneti veriniz!” diyor. Veriyorlar. Memnûn oluyor. Duâ edip gidiyor.” Efendi Hazretleri bu ma‘lûmât hakkında: “-Bunu kaydediniz. Mühimdir. Gelen zât, boş değildir. Bunları olduğu gibi sen kaydet. İleride neşredilir. İyi olur. Hayırlı olur.” diye buyurdular. Not: Bu ma‘lûmât, Muhterem Ömer Kirazoğlu (rh. âleyh) Ağabey'in kendi el yazısı ile not defterinden alınmıştır. Metinden Hazretin ism-i şerîflerinin tam olarak “Muhammed Mahmûd Sâmî” olduğu öğreniliyor. Hazretin 6 Kasım 1937de kendi el yazılarıyla, latince olarak, “Kadastro ve Tapu Tahrîrine Mahsûs Beyânnâme”de, sâdece “Sâmî” ismini ve imzâsını kullandıklarına ve nüfus cüzdanlarında da sâdece “Sâmî” ismini kullandığına göre, tam ism-i şerîflerinin kullanılmaması o devirdeki birtakım yasakları akla getirmektedir. Bu “Beyânnâme”de, Hazretin doğdukları ev Seyhân vilâyeti, Adana kazâsı, Kayalıdağ mahallesi, Sabuncu Abdullâh sokağı olarak belirtilmiştir ki burada da isimler değiştirilmiştir. Hazretin doğdukları evin bulunduğu mahalle en son Tepebağ adını almıştır.
Bu zamana kadar burada pek çok konuya değindim. İçlerinden en çok dikkatini çekmek istediğim ve dönüşmesi en elzem olan konu başlığıyla geldim buraya. Yargılama, yargısız alanda kal, kabulde kal deniyor da ne kadar anlaşılıyor bu konu? Ya da ne kadar uygulanabiliyor? Yargı meselesi öyle bir kaygan zemin ki, çoğu zaman kendini yargıdayken fark edemiyorsun bile. Çünkü kendisi üçüncü boyut bilincin en büyük çeldiricilerinden. Benim diyen, eğitimciler, spiritüel alemin ustaları bile birilerine katkı olmaya çalışırken çokça yargılayan tarafa geçebiliyorlar. Peki, bu batağa düşmemek mümkün mü? Nasıl farkında olarak, bu seni en çok katılaştıran halden uzak tutabilirsin kendini?Support the showarkafonhikayeleri.podcast@gmail.com https://instagram.com/arkafonhikayeleri?utm_source=qrYouTube: https://www.youtube.com/channel/UC11V-FdnYq0_yqCP5BUayrg
Em Moçambique, ainda não há datas para a reabertura da Estrada Nacional Número 1. No Terminal Rodoviário da Junta, o desespero aumenta. Em Angola, a mais recente sessão do julgamento do caso AGT ficou marcada pela saída dos advogados de defesa que acusam o tribunal de violar direitos fundamentais dos arguidos. Jurista faz duas leituras.
3 Ocak günü sahada bulunan Venezuelalı bir askerle yapıldığı iddia edilen mülakatın medya ile paylaşılan kısmında ‘' Bir çeşit silahları vardı. Benim yerimden sıçrattı, burnum kanamaya başladı, ne olduğunu bile bilmiyordum.
Foi debaixo de fortes críticas que o Conselho de Ministros decorreu hoje em Xai-Xai, uma das cidades mais afetadas pelas cheias. Na Guiné-Bissau, movimentos cívico-políticos dizem estar empenhados na luta pela conquista e defesa das liberdades democráticas. No Dia Internacional em Memória das Vítimas do Holocausto conhecemos a história de um sobrevivente.
Merhabalar, bu bölümde baştan sona tüm detaylarıyla doğum hikayemi anlatıyorum. Pozitif mi negatif mi olduğuna siz karar verin. Keyifli dinlemeler!Instagram: evremcilikMail: drmervekilic@gmail.com
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yıllık basın toplantıları her zaman büyük ilgi görüyor. Bu Türkiye'nin “ne dediğine” ilişkin yüksek ilgiye sahip yabancı basının katılımından da anlaşılıyor. Perşembe günü de öyleydi. Özellikle Yunan ve Çinli gazetecilere bıraksak, yerli matbuattan kimseye söz düşmezdi. (Benim oturduğum sırada Avrupalı gazeteciler vardı ve onlar haberlerini neredeyse Bakan'ın cümlesi bitmeden merkezlerine, hatta kamuoylarına yansıttılar.)
Dâvûd (a.s.)'ın şöyle dediği nakledilir: "Yâ Râbbi, Sananasıl şükretmiş olurum ki! Benim sana şükrüm de, ancak senin nimet vermenle tamamlanır. Bu nimet de beni bu şükremuvaffâk kılmandır.'' Bunun üzerine Hâkk Teâlâ şöyle nidâetti: "Bana şükretmekten âciz olduğunu anladığına göre,takatin ve gücüne göre şükretmiş oldun,"Hz. Peygamber (s.a.v.)'den şöyle rivayet edilmiştir: "Allâhü Teâlâ, kuluna bir nimet verdiğinde, kulu"Elhâmdülillâh" der, de bunun üzerine Allâhü Teâlâ şöyle buyurur: Kuluma bakınız. Ben, ona kıymetsiz bir şeyverdim de o, bana değer biçilmez bir şey verdi." Bu hadisin izahı şudur: Cenâb-ı Hâkk, kuluna nimet verdiğinde,bu, o açken onu doyurması, susuzken ona su nasip etmesi,çıplakken onu giydirmesi gibi alışılagelmiş şeylerden biridir.Ama kul "Elhâmdülillâh" dediğinde bunun manası: Hamdedenlerden birisinin yaptığı her hâmd Allâh (c.c.)'a mahsusturve hâmdedenlerden birisinin yapmadığı fakat aklen yapılmasıgereken her hâmd de Allâh (c.c.)'a mahsustur.Arş'ın ve Kursî'nin meleklerinin, gök tabakalarında bulunanların, Hz. Âdem (a.s.)'den Hz. Peygamber (s.a.v.)'ekadar olan bütün peygamberlerin, velîlerin, âlimlerin, bütün mahlûkatın ve cennet ehlinin, "Bunların oradaki(cennetteki) duâları "Ya Allâh (c.c.), Seni tesbîh ederiz" sözüdür. Orada (birbirlerine sağlık temennileri veiltifatları) "selâm" (demeleridir) Duâlarının sonu da"Elhâmdülillâhirâbbilâlemin" dir" (Yûnus s. 10) diyecekleri bu vakte kadar yaptıkları bütün hâmdler, bu hâmde dahildir. Kulların ebedî olarak ve mütemadiyen yapacaklarıhâmdler sınırsızdır, işte bu sınırsız övgülerin tamamı, kulun"Elhâmdülillâhirâbbilâlemin" sözünün içinde bulunmaktadır. İşte bu sebebten ötürü, Cenâb-ı Allâh Hadîs-i Kudsîsinde:"Kuluma bakınız. Ben ona kıymetsiz tek bir nimet verdimde o, bana, sonsuz ve sınırsız şükürde bulundu" demiştir.(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.312)
Bu bölümü içimdeki mücadele halinde olmaktan keyif alan parçama ve bugün nihayet hayatı sırtımı yaslayarak yaşamayı öğrenebilmeme adıyorum. Instagram: @dediveklediEmail: dedivekledi@gmail.com
#KöşedekiKitapçı'da
Pîrinin Hz. İdris olduğuna inanılan kadim bir meslektir terzilik. Benim neslim ve elbetteki benden evvelki nesiller yaşadıkları şehir ve kasabaların çarşılarında çok sayıda terzihâneyi hatırlarlar. Omuzlarından sarkıttıkları mezüroları, ,lâzım geldiğinde kullanmak üzere , üzerinde çok sayıda iğnenin yumuşak dokulu topuz bir zemine tutturulduğu ve pazularına taktıkları iğnedanlıkları, parmaklarındaki yüksükleri ile karşılarlardı müşterilerini.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Emin ve Ömer'in Lenur ile sohbeti kaldığı yerden devam ediyor. Kırım mutfağının öne çıkan lezzetlerinden yola çıkıyorlar, Lenur'un Türkiye seyahatindeki deneyimlerinden bahsediyorlar. Yemekler üzerinden kültürel benzerlikleri ve farkları konuşurken, Türkiye'de bir Kırım Tatarı olarak karşılaştığı önyargıları da samimi bir şekilde ele alıyorlar. Gündelik deneyimler, sürpriz gözlemler ve tanıdık tatlar eşliğinde keyifli bir sohbet sizleri bekliyor.
Moçambique: Divididos entre a esperança e o ceticismo é como estão os que dependem da Mozal para sobreviver. Governo angolano suspendeu ONG por alegada falta de legalização - suspensão surge dias depois de críticas à organização por expor crianças e famílias nas redes sociais. Retirada do M23 de Uvira sob pressão dos EUA pode alterar as dinâmicas no leste da RDC.
Dois golpes de Estado e uma tentativa frustrada em apenas oito semanas – mesmo para a história recente de África, isso representa uma nova dimensão. A organização Internacional para as Migrações lançou em Lisboa o projeto MOVER para promover a mobilidade laboral segura com os PALOP. Donald Trump acredita que um acordo de paz na Ucrânia está "mais próximo do que nunca".
Na Guiné-Bissau, a força de manutenção da paz da CEDEAO está autorizada a garantir a proteção dos líderes políticos e das instituições nacionais. Os nigerianos estão divididos quanto à intervenção do país no golpe no Benim. Learning by Ear - Aprender de Ouvido.
AK Parti, 2002 yılından itibaren Türkiye'de sadece bir iktidar değişimini değil, aynı zamanda bir düzen inşasını başlattı. “Eski Türkiye – Yeni Türkiye” mukayesesi yapıldığında, özellikle 2002'den 2015–2016 dönemine kadar Türkiye'nin birçok alanda Batı standartlarına yaklaşan bir ülke konumuna geldiği açıkça görülmektedir. Hukuk sisteminin işleyişinden siyasetin üretkenliğine, altyapı yatırımlarından kalkınmaya kadar pek çok başlıkta, merhum Turgut Özal'ın ifadesiyle Türkiye adeta bir “çağ atlama” süreci yaşadı.
A CEDEAO reuniu-se em Abuja, na Nigéria, e ameaçou os aliados dos militares com “sanções específicas” após a tomada de poder na Guiné-Bissau. Estas medidas, assim como a condenação da acção do militares, mostram que esta organização regional não apoia esta desestabilização em Bissau. A Comissão da Comunidade Económica de Estados da África Ocidental (CEDEAO) reuniu-se neste fim de semana, em Abuja, na Nigéria, para discutir a situação na Guiné-Bissau e ameaçou impor ao país “sanções específicas” a quem entrar no processo de transição e condenou de forma veemente a mudança inconstitucional de Governo na Guiné-Bissau. Em entrevista à RFI, o jurista Fodé Mané, considera que esta resolução da CEDEAO pode parecer à primeira vista benévola em relação às forças militares actualmente no poder, no entanto, o objectivo desta organização internacional na sua perspectiva é “estrangular” internacionalmente a Guiné-Bissau, retirando qualquer margem de manobra aos líderes actualmente no poder. "As duas partes tinham expectativas diferentes. Os que deram este dito golpe de Estado tinham uma estratégia de que podia haver uma decisão que fosse pelo restabelecimento do poder que estava e, consequentemente, fazer o Governo anterior voltar. Mas a única coisa que conseguiram é aquela possibilidade de alargar a transição por um ano. Também os que estão contra o regime estavam à espera de que ia pelo menos ser tomada uma decisão de intervenção mais musculada, à semelhança do que houve em relação ao Benim. E também a possibilidade de serem proclamados ou de ser divulgados os resultados das eleições. No entanto, é importante precisar que no caso do Benim, a Nigéria e a França estão interessados em agir. No caso da Guiné-Bissau, o Senegal ou a Guiné Conacri podiam servir de plataforma para uma acção militar, mas não estão interessados, até pelo contrário. O Senegal até ganhou com esta situação porque quem devia nomear ou indicar o presidente da Comissão devia ser a Guiné-Bissau, mas por ser suspenso de todos os órgãos, perdeu essa prerrogativa. Então isso foi passado para o Senegal, que vai indigitar o presidente da Comissão da CEDEAO", indicou Fodé Mané. Segundo o jurista, o regime militar no poder não foi assim legitimado pela CEDEAO desta vez, o que significa que, tendo em conta que a Guiné-Bissau é muito dependente do exterior a nível financeiro, o país será "estrangulado" o que "dificulta" a levada a cabo de decisões por partes do militares e dos seus aliados. Na véspera deste encontro da CEDEAO e já antecipando esta decisão que não proferiu o regresso ao poder de Umaro Sissoco Embaló, um cidadão guineense próximo do antigo Presidente foi detido em Lisboa ao sair de um avião com malas que transportavam cinco milhões de euros. Para Fodé Mané trata-se de um acto de desespero por parte do antigo líder. "Depois da reunião do Conselho de Ministros da CEDEAO que prepara as resoluções para os chefes de Estado sabemos que houve movimentações, pessoas que estiveram em Abuja depois de perceberem que a sua estratégia de voltar ao poder não ia ser possível, houve fretamento de aviões que vieram a Bissau para levar alguns bens. E num desses aviões que viajou, a pessoa foi apanhada com o dinheiro. Então, não há dúvida quanto o relacionamento daquele caso com a situação que se vive aqui em Bissau, principalmente com a falha das comunicações. O plano B era retirar todos os bens e colocar em lugares onde podem usar facilmente e, por isso, este acto está a ser visto como uma actuação de desespero", concluiu Fodé Mané.
Com quatro meses de existência, o partido ANAMOLA enfrenta deserções de membros, que alegam discordar da liderança de Venâncio Mondlane. A crise política na Guiné-Bissau vai estar em destaque na cimeira deste domingo da CEDEAO, na Nigéria. Analista guineense faz a antevisão. Em Lisboa, cidadãos guineenses saem à rua para pedir o regresso de Sissoco Embaló e a restauração da ordem constitucional.
A crise na Guiné-Bissau agrava-se enquanto a CEDEAO é acusada de cumplicidade por não reagir às violações democráticas do regime. O secretário-geral do Movimento Cívico Pó di Terra, Vigário Luís Balanta, denuncia manipulações institucionais, perseguição política e influência do narcotráfico. Critica o poder militar e apela à intervenção internacional. A crise política e militar na Guiné-Bissau aprofunda-se à medida que a Comunidade Económica dos Estados da África Ocidental (CEDEAO) mantém um silêncio que muitos consideram ensurdecedor. Para o secretário-geral do Movimento Cívico Pó di Terra, Vigário Luís Balanta esta atitude confirma “a cumplicidade da CEDEAO” perante um regime que, diz, “tem violado direitos humanos, perseguido jornalistas e manipulado instituições sem qualquer intervenção séria da organização”. O contraste com a actuação rápida no Benim, no passado domingo, é para Vigário Luís Balanta prova de que “há pesos diferentes” dentro da diplomacia regional. O dirigente cívico recorda que a missão da CEDEAO deveria passar por “garantir estabilidade e proteger o povo”, mas, nos últimos anos, a organização optou por “proteger apenas o Presidente da República”. Para Vigário Luís Balanta, o mandato de Umaro Sissoco Embaló “acabou a 27 de Fevereiro”, sendo prolongado através de “manipulação do Supremo Tribunal de Justiça”. A ausência de reacção externa perante as duas dissoluções parlamentares e sucessivas denúncias de abusos reforçou “a demonstração de que há interesses inconfessos”. A recente tomada de poder pelo Alto Comando Militar, depois de um alegado autogolpe de Novembro, não altera o diagnóstico. Vigário Luís Balanta defende que se trata de “uma continuação do regime vigente desde 2020”, sublinhando que os actuais responsáveis militares “são figuras ligadas à presidência, alguns deles envolvidos directamente na campanha de Umaro Sissoco Embaló”. Assim, rejeita a narrativa oficial de combate ao crime organizado: “Isto é tudo menos combater o tráfico de droga; é perseguição política e concentração de poder”. O narcotráfico continua, para o secretário-geral do movimento 'Pó di Terra', a raiz da instabilidade nacional. “O maior cancro da estabilidade política guineense é o narcotráfico”, afirma, explicando que “pessoas ligadas às redes de droga acabam na arena política e interferem directamente na vontade popular”. A Guiné-Bissau, enquanto ponto estratégico entre América Latina, África e Europa, permanece vulnerável a redes internacionais que operam com cumplicidades locais. “O povo sozinho não vai conseguir; é preciso apoio internacional”, reconhece. É nesse contexto que surge a carta aberta dirigida ao Presidente dos Estados Unidos. Apesar de alguns considerarem a iniciativa um gesto extremo, Vigário Luís Balanta entende-a como necessária: “O problema da Guiné-Bissau já está fora do alcance nacional”. Defende que a comunidade internacional, incluindo EUA, ONU e parceiros regionais, tem responsabilidade em agir, já que “há muito tempo há cumplicidade no silêncio perante as violações da ordem democrática”. Para o dirigente, internacionalizar o problema é também “garantir que a verdade seja conhecida e que a vontade popular respeitada”. A repressão à comunicação social reforça o clima de alerta. O recente comunicado do Alto Comando Militar, ameaçando fechar órgãos que divulguem apelos à desobediência civil, é para Vigário Luís Balanta um sinal de agravamento: “Quem não deve não teme. Proibir informar é agravar a situação”. Recorda que rádios e jornalistas críticos têm sido perseguidos, enquanto meios alinhados com o regime “falam tudo e nunca são incomodados”. Aos militares, dirige um apelo firme: “Voltem para o quartel. Se querem fazer política, tirem a farda”. Quanto aos caminhos para uma saída da crise, Vigário Luís Balanta diz não haver “transição legítima nem credível”. O único passo aceitável é “publicar o resultado eleitoral”, já que todas as atas de mesa e apuramentos regionais estão concluídos. Uma transição de um ano, como propõe a junta militar, é rejeitada: “Não é isso que o povo votou”. A sociedade civil assume, por isso, um papel central. “Temos obrigação de continuar a denunciar e a mobilizar”, diz o secretário-geral do Movimento Cívico Pó di Terra, garantindo que as manifestações se vão manter em todo o território: “O povo guineense sempre resistiu. Não vai ser agora que vamos ceder”. A união entre jovens, mulheres e organizações será determinante: “A luta não pode ser de um grupo restrito; tem de ser colectiva para que a vontade do povo seja respeitada”.
General angolano Higino Carneiro ouvido no âmbito de processo de alegada burla qualificada. Petição pede maior contundência da CPLP perante situação política na Guiné-Bissau. Tentativa de golpe de Estado no Benim provocou vários mortos, avança Governo.
CEDEAO está em estado emergência por conta dos golpes. CPLP prepara uma missão para a Guiné-Bissau. Deputada espera que a missão ajude o povo guineense. Nova estratégia de segurança norte-americana rompeu com o passado entre os EUA e a Europa.
Após tentativa de golpe de Estado, Presidente do Benim garante que a "situação está totalmente sob controlo" no país. Na província angolana do Cuando Cubango crescem críticas à "politização" dos líderes tradicionais ou sobas. Não perca ainda mais um episódio da radionovela Learning by Ear – Aprender de Ouvido.
Sociólogo acredita que só com sanções e pressão internacional é possível acabar com o golpe na Guiné-Bissau. O que levou a Suécia a anunciar o encerramento gradual da cooperação bilateral para o desenvolvimento com Moçambique. Angola: Cidadãos das províncias do Cuando e Cubango criticam o que chamam de "politização" dos líderes tradicionais.
Secretário-geral fez apelo por pleno respeito pelo Estado de Direito e pela Constituição; autoridades anunciaram operação de busca de golpistas e reféns; enviado para a África Ocidental pede retorno à calma.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Emin ve Ömer'e harika bir konuk eşlik ediyor: Pınar Kiilerich! Danimarka'da yaşayan ve Danca öğreten Pınar Kiilerich, sosyal medya hesaplarında paylaştığı öğretici ve eğlenceli içeriklerle büyük ilgi görüyor. Birlikte Danimarka'daki kültür şoklarını, Danimarka ve Türkiye'nin arasındaki farkları, günlük yaşamın güzelliklerini ve yurt dışında yaşamın perde arkasını konuştuk. Hem kahkahalarla dolu hem de ufuk açan bir sohbet oldu. Bu keyifli bölümü sakın kaçırmayın! Dinledikten sonra Pınar Hanım'ın paylaşımlarına göz atmak için instagram.com/pinarkiilerich adresini ziyaret etmeyi unutmayın. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Pınar Kiilerich'in Instagram hesabını buradan ziyaret edebilirsiniz.
Bilir misin burda neler,Neler oldu, neler neler?Bahçemizde öten bülbül,Misler kokan kırmızı gül.Birbirine aşık olmuş,Gönülleri bir hoş olmuş.Gece gündüz öter idi,Tek bir derdi o gül idi.Benim canım gülüm derdi,Gönlü olsun hep isterdi.Böyle diye hep beklerdi,Muradına şimdi erdi.Ah bu gönül, sen de dayan,Senin aşkın oldu âyân.Her bir KESler eder beyân,Bunu bilir cümle âlem.Zannederler ben câhilem,Boşuna yazmadı kalem.
Bu bölümde konuğum öğrenme tasarımcısı ve eğitmen Ömür Doğan.Sevgili Ömür bundan iki buçuk yıl kadar önce 124. bölümde konuğum olmuştu ve onunla “Bir Ömür Yaratıcılık” adlı kitabı çerçevesinde yaratıcılıktan bahsetmiştik.Bu kez “Öğrenmeyi Öğren” adlı kitabını kitap kulübü üyelerimizle birlikte konuştuk. Normalde 75 dakikayı geçirmediğimiz toplantı bu kez 100 dakikayı buldu. Bölümleri dinlenebilir bir uzunlukta tutmaya çalıştığım için sohbetin büyük bir kısmına yer veremedim.Kitap öğrenme konusunda bir başucu kaynağı niteliğinde. Konuya her açıdan yaklaşıyor, hatta beynimizin nasıl çalıştığına, öğrendiğine ilişkin sinirbiliminden referanslarla verdiği pratik bilgileri temellendiriyor. Benim yıllar içinde çeşitli kaynaklardan öğrendiklerimi daha bütünsel görmeme ve kavramama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.Ömür yeni girişiminden de söz etti; Türkiye'nin en kapsamlı ebeveyn okulu olma iddiasıyla yola çıktığı Süper Güç Akademisi. Bölüm notlarındaki linkten detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.Konuştuklarımız Ömür'ün şu cümlesi ile belki özetlenebilir; “öğrenmek için zora talip olmak gerekiyor”. Öğrenme yavaş gerçekleşen zorlu bir çaba. Bu kulağa hiç sevimli gelmiyor, hem beklemeye tahammülümüzün kalmadığı, hem de öğrenmemiz gerekenlerin arttığı ve değiştiği bir çağda. Ama kitapta ve söyleşimizde buna yanıt veya çare olabilecek ifadeler bulabilirsiniz.Süper Güç Akademi web sitesi:https://superguc.net/(01:50) Yaratıcılık ve Öğrenme (05:49) Öğrenmenin matematiği (12:20) Bu kitabı neden yazdı (Yasemin Karakaya Arslan'ın sorusu) (16:52) Öğrenme sorumluluğu kollektif bir iş (21:50) Yapay zeka çağında öğrenme (24:58) Yapay zeka-öğrenme ilişkisi hakkında (Suat Soy) (26:22) Ömür'ün değer yaratma formülüSupport the show
*Bu bölüm Hiwell hakkında reklam içermektedir.Birinin azıcık başı dahi dönse soruyoruz: Senin için ne yapabilirim? Peki kendimize bunu neden sormuyoruz? Ben sordum. Benim için yapabileceğim her şeyi bu bölümde anlatıyorum.Hiwell'den alacağınız online psikolojik destek ve diyetisyen seanlarında geçerli %15 indirim kodu: merdiven15Hiwell'e ulaşmak için tıklayın
Bulent Korucu | Benim hocam… | 20.10.2025 by Tr724
Bu bölümde konuğum trend uzmanı ve girişimci Özgür Alaz.Özgür Türkiye'de sosyal medyanın dutluk zamanını bilen öncülerinden, 2004'te ilk pazarlama blogger'larından, 2009'da Türkiye'nin ilk sosyal medya ajansı Promoqube'un kurucu ortaklarından biri.Bu alanda uzun yıllara dayanan gözlemciliği ve pratiği onu bir pazarlama düşünürüne çevirmiş adeta.Özgür'ün sosyal medyanın evrimine dair gözlemi oldukça çarpıcı; eskiden ürünler için sosyal medya bir mecra iken, şimdi dikkat ve topluluk ekonomisinde sosyal medya bir marka oluşturulan yer haline geldi.Çok isabetli bulduğum bir diğer tespiti ise gündemin kısalan ömrü. Bırakın şehrimizi ülkemizi, dünyanın öbür ucunda bir başkanın söyledikleri hayatımızı değiştirirken, markalar için kalıcı olmak, tek büyük işten değil, tutarlı küçük noktaların oluşturduğu büyük resimden geliyor.Benim için merak değer yaratmanın başlangıcıyken, Özgür kendini ilham'ı yaymaya adamış. Bu amaçla linklerine aşağıda yer vereceğim bir çok yayın üretiyor: İlham Olsun bülteniyle uygulanabilir yeni bakış açıları ve öneriler, “Museum of Inspiration” profilinden günlük hayattan fotoğraflar yoluyla yaratıcı kıvılcımlar, “Özgür Alaz'la Yeni…ler” bülteni ile kurumlara ve markalara değişen dünyada büyümelerine esin olacak makaleler paylaşıyor.Özgür'ün en özgün kavramlarından biri: Prensip odaklı öğrenme. Yapay zekanın üretkenliğiyle yarışmanın imkansız olduğu bir dünyada değerin artık eserde değil, o eseri üreten promptta - yani prensipte olduğunu söylüyor. Aynı şekilde fikirlerin ardındaki prensiplerden hareketle yeni çözümlere gidebileceğimizi söylüyor.İster kendi işinizde ister bir kurum içinde çalışıyor olun bunca yıllık tecrübesinden süzdüğü ilhamlardan faydalanmak için Özgür'ü takip etmenizi hararetle tavsiye ederim.(01:44) Sosyal medyanın dutluk zamanı (05:09) Sosyal medyanın değişen rolü (11:40) İlham ve merak ilişkisi (13:56) İlham arttırılabilir mi? (16:16) İlham olmak istediği konu ve kişiler (20:54) Prensip odaklı öğrenme (25:27) İlham beklemek gerekli mi? (27:44) Özgür Alaz'ın değer yaratma formülüİlham Olsun Bültenihttps://ilhamolsun.substack.com/Museum of Inspiration Linkedin profilihttps://www.linkedin.com/company/museum-of-inspirationÖzgür Alaz'la Yeni…ler Bültenihttps://www.linkedin.com/newsletters/7089124375513169920/Support the show
Bir gün bu konuyu konuşacağım günün geleceğini biliyordum... Evet arkadaşlar, o gün bugünmüş. Benim için yapması zor bir bölüm olacağını düşünüyordum ama her şey o kadar üst üste geldi ki bölüm resmen aktı gitti (süresinden de anlamışsınızdır :d) Bölümün başında size son günlerde yaşadıklarımı anlatıyorum, ayrıntılı... Biraz içimi döküp sinirleniyorum falan. Sonra da "body dysmorphia" konusunu açıyoruz, bende var mı yok mu falan hepsini konuşuyoruz. İyi dinlemeler. i rub you. Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ------ Podbee Sunar ------- Bu podcast, Garanti BBVA reklamı içermektedir. Bonus Platinum'un avantajlarını keşfet!
Bugün 03 Eylül 2025 #doğatakvimi
270. Bölümde FolksDev Kurucusu Çağrı Dursun konuğum oldu. Yapay zekânın kullanım alanları hızla evriliyor. Bir zamanlar sadece “Benim için bir resim çiz” gibi basit isteklerle başlayan bu yolculuk, bugün yazılım şirketlerinde süreç geliştirmeden proje yönetimine kadar geniş bir alana yayılmış durumda. Peki, bu dönüşüm yazılım topluluklarını ve beyaz yakalı çalışanları nasıl etkiliyor? Bu bölümde; Yapay zekânın bireysel kullanımdan kurumsal işleyişe uzanan evrimini, Yazılım şirketlerinin AI'dan nasıl faydalandığını ve hangi gerçeklerle yüzleştiğini, Dünya genelinde yazılım topluluklarının popülerliğini yitirme nedenlerini ve bunun kariyerlere yansımalarını konuşuyoruz. Teknoloji, iş dünyası ve topluluk kültürünün kesişiminde yapay zekânın açtığı yeni kapıları birlikte aralıyoruz. Sosyal Medya takibi yaptın mı? Twitter - https://twitter.com/dunyatrendleri Instagram - https://www.instagram.com/dunya.trendleri/ Linkedin - https://www.linkedin.com/company/dunyatrendleri/ Youtube - https://www.youtube.com/c/aykutbalcitv Goodreads - https://www.goodreads.com/user/show/28342227-aykut-balc aykut@dunyatrendleri.com Bize bağış yapıp destek olmak için Patreon hesabımız – https://www.patreon.com/dunyatrendleri Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
KARA TOPRAK Dost dost diye nicisine sarıldım, Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude dolandım boş yere yoruldum, Benim sadık yârim kara topraktır. Nice güzellere bağlandım kaldım, Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum, Her türlü isteğim topraktan aldım, Benim sadık yârim kara topraktır. Koyun verdi kuzu verdi süt verdi, Yemek verdi ekmek verdi et verdi, Kazma ile döğmeyince kıt verdi, Benim sadık yârim kara topraktır. Âdem'den bu deme neslim getirdi, Bana türlü türlü meyva yetirdi, Her gün beni tepesinde götürdü, Benim sadık yârim kara topraktır. Karnın yardım kazmayınan belinen, Yüzün yırttım tırnağınan elinen, Yine beni karşıladı gülünen, Benim sadık yârim kara topraktır. İşkence yaptıkça bana gülerdi, Bunda yalan yoktur herkes de gördü, Bir çekirdek verdim dört bostan verdi, Benim sadık yârim kara topraktır. Havaya bakarsam hava alırım, Toprağa bakarsam dua alırım, Topraktan ayrılmam nerde kalırım, Benim sadık yârim kara topraktır. Dileğin varsa iste Allah'tan, Almak için uzak gitme topraktan, Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan, Benim sadık yârim kara topraktır. Hakk'tat ararsan açık bir nokta, Allah kula yakın kul da Allah'a, Hakk'ın gizli hazinesi toprakta, Benim sadık yârim kara topraktır. Bütün kusurumuzu toprak gizliyor, Merhem çalıp yaralarımı düzeltiyor, Kolun açmış yollarımı gözlüyor, Benim sadık yârim kara topraktır. Her kim ki olursa bu sırra mazhar, Dünyaya bırakır ölmez bir eser, Gün gelir Veysel'i bağrına basar, Benim sadık yârim kara topraktır. Âşık Veysel ŞATIROĞLU
*Bu bölüm Corny hakkında reklam içerir. Ne kafede içtiğim cappucino'dan tat alıyorum, ne uyuduğum uykudan. Çünkü aklımda hep bekleyen işler var, ertelediğim işler. Yıllardır her şeyi erteleyerek hayatı kendime işkenceye çevirdim. Ben ettim siz etmeyin diye de oturdum bu erteleme dosyasını hazırladım. Hemen şimdi dinleyin, ertelemeyin.Corny meyve barları ağırlıklı olarak meyve ve kuru yemişlerden oluşuyor. Katkısız,koruyucusuz, ilave şeker veya bal içermiyor, şekeri meyveden, %100 vegan. Benim favorim Antep Fıstığı Rüyası, kendi favori Corny'nizi keşfetmek için tıklayın!Çağlar - Çikolata Çikita şarkısını dinlemek için tıkla.
Bu bölümde İngilizce'de çok sık duyduğumuz ama birebir Türkçeye çevrilmesi zor olan 15 ifadeyi konuşuyoruz. Cringe, ghosting, closure, pet peeve, overwhelmed gibi kelimelerin ne anlama geldiğini, hangi durumlarda kullanıldığını ve kendi hayatımızdan mini diyaloglarla nasıl yer verebileceğimizi keşfediyoruz. Bölüm arasında ise hem zihnimizde hem telefonumuzda biriken anılardan bahsediyoruz… çünkü değerli anılarımızı kaybetmek istemeyiz, değil mi? Benim bu konudaki favorim: Lifebox. Fotoğraflar, videolar, rehber… hepsi Lifebox ile otomatik yedekleniyor, klasörleniyor ve dilediğin zaman erişilebiliyor. Üstelik yeni aile paylaşım özelliği sayesinde 5 kişiye kadar alan paylaşabiliyorsun! Ayda yalnızca 49,99 TL'ye 250 GB dev alan seni bekliyor. Lifebox'ı buradan indirip sen de dene – “Telefon hafızan doldu!” stresine elveda de! Yorumlara en çok kendini bulduğun ifadeyi yazmayı unutma! Cringe mi, savage mi, yoksa secondhand embarrassment mı? #Lifebox #işbirliği — Benim IG hesaplarım: @cilemakar & @englishwcilemakarBubble Works Media IG hesabı: @bubbleworksmediaİş birlikleri için: cilem@bubbleworkscreators.com Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
*Bu bölüm Corny hakkında reklam içerir. Corny meyve barları ağırlıklı olarak meyve ve kuru yemişlerden oluşuyor. Katkısız,koruyucusuz, ilave şeker veya bal içermiyor, şekeri meyveden, %100 vegan. Benim favorim Antep Fıstığı Rüyası, kendi favori Corny'nizi keşfetmek için tıklayın!Bu aralar bana iyi gelen şeyleri not etmeye başladım, unutursam hatırlayayım diye. Sonra birden aklıma geldi, neden sizle de paylaşmayayım ki? Bakarsınız size de çok iyi gelir.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde bol bol en sevdiklerimizden konuştuk! ❤️ En sevdiğimiz yemekler, tatlılar, şehirler, ülkeler, diziler, filmler, şarkılar ve daha fazlası… İki kardeş olarak (Emin ve Emine) bazen aynı şeyleri çok sevdiğimizi fark ettik, bazen de ne kadar farklı düşündüğümüzü! Peki ya siz? Bizimle aynı fikirde misiniz, yoksa tamamen zıt kutuplarda mısınız?
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Yeni nesil çok saygısız! Peki eski nesil yeterince saygılı mı? Yoksa saygı anlayışı mı değişti? Belki de sorun saygıyı nasıl öğrettiğimizle ilgilidir. Emin ve Onur'un saygı meselesi hakkındaki değerlendirmelerini bu bölümümüzde dinliyoruz. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:24] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Onur'la beraberiz. Nasılsın Onur? Onur: [0:34] İyiyim Emin, teşekkür ederim. Sen nasılsın? Emin: [0:36] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor, ne yapıyorsun? Kurban Bayramı nasıl geçti? Onur: [0:39] İyidir. Bu podcasti kaydettiğimiz dönemde bayramdayız, biliyorsun. Güzel geçiyor bayram. Hareketli geçiyor yani. Ziyaretler miyaretler olsun falan... Güzel. Senin bayramın nasıl geçiyor? Emin: [0:51] Benim de aynı şekilde. Buradan tüm Easy Turkish dinleyicilerinin, İslam âleminin bayramını kutlayalım. Tabii siz bu bölümü dinlediğinizde bayramın üzerinden bir hafta geçmiş olacak ama gecikmeli de olsa bayramınızı kutlayalım. Onur: [1:06] Herkese hayırlı bayramlar diyelim. Emin: [1:08] Evet. Ne yaptın? Bir yere gittin mi Onur? Onur: [1:11] Yani Mudanya'ya gittim öyle... Çok şehir dışına falan çıkmadım. Sadece bir dedemleri ziyarete gittim. Onun dışında buradaydım genelde ama gelen giden çok oldu. Onun dışında yani ben genel olarak sabittim bu bayramda. Emin: [1:25] Seviyor musun kalabalık bayramları? Onur: [1:27] Seviyorum da hani kalabalığın da bir şeyi var sonuçta... Bir yerden sonra usandırma durumu var ya... Emin: [1:34] Bir yoruculuğu var. Onur: [1:36] Tabii. Emin: [1:36] Aynen doğru. Evet. Tabii bu bayram ziyaretleri aslında içinde büyüklere saygıyı da barındırıyor. (Evet.) Bugünkü konumuz da biraz da saygı kavramıyla alakalı. (Evet.) Türkiye'de saygının bence günümüzde hâlâ çok önemli bir yeri var. Giderek Türkiye'de de, özellikle dünyada da önemini sanki yitiren bir kavram gibi geliyor bana saygı. Bununla ilgili yorumun nedir, ne düşünüyorsun? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB*Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.comFarkındalık Defteri:https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi
Bu video Hiwell hakkında reklam içerir. Bu bölümde, fark etmeden sırtlandığımız duygusal yükleri masaya yatırıyoruz. Günlük hayatın yoğunluğu içinde, kendimize fazla yüklendiğimiz anları İngilizce'de nasıl ifade edebileceğimizi konuşuyoruz. Burnout, overthinking, self-sabotage, emotional baggage gibi sıkça duyduğumuz ama belki de tam anlamını bilmediğimiz kavramların altını çiziyoruz. Ayrıca sınır koymak ve toxic positivity'den uzak durmanın ne kadar önemli olduğuna değiniyorum. Bölümde bahsettiğim gibi, bu tür yoğun duygularla baş ederken profesyonel destek almak çok kıymetli. Benim de süreçte keşfettiğim Hiwell, 1 milyondan fazla kullanıcıya, 2000'i aşkın uzmanla hizmet veren güvenilir bir psikolojik danışmanlık platformu. Üstelik ücretsiz tanışma görüşmeleri sayesinde sana en uygun danışmanı kolayca seçebiliyorsun.