Podcasts about peygamber

  • 109PODCASTS
  • 1,985EPISODES
  • 14mAVG DURATION
  • 5WEEKLY NEW EPISODES
  • Dec 28, 2025LATEST

POPULARITY

20192020202120222023202420252026

Categories



Best podcasts about peygamber

Show all podcasts related to peygamber

Latest podcast episodes about peygamber

Mevlana Takvimi
PEYGAMBERLERİN TEVHİD MÜCADELESİ-28 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 28, 2025 2:10


Bütün peygamberler ve özellikle; İdris , Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, Şuayb, Musa, İl-yas ve İsa (a.s.e.) gönderildikleri kavimleri, putperestlikten kurtarmaya ve bir olan Al-lâh (c.c.)'a imân ve ibadet ettirmeye olanca çabalarını harcamışlar; hatta, bu yolda can verenler bile olmuş ancak ne yazık ki, umu-lan mutlu sonuca ulaşılamamıştır.Her yerinden küfür ve şirk fışkıran, dînî, ahlâkî, ictimâî bunalımlar ve bozukluklar içinde çalkalanan koskoca bir putperestlik dünyasıyla tek başına uğraşmak ve sonuç almak vazifesi, âhir zaman Peygamberi (s.a.v.)'e kalmıştır.Hz. Peygamber (s.a.v.); merkezden, muhîta doğru açılan dalga dâireleri gibi Mekke ve çevresinden başlayarak, za-manları aşarak kıyâmete kadar insanları Allâh (c.c.)'un doğru yoluna, önce hikmet ve güzel öğütlerle davet etmek, davetini kâbul edenleri, cennet nimetleri ile müj-delemek, davetini kâbul etmeyenleri, ce-hennem azâbıyla korkutup uyarmak sonra da fitne ve fesat ortadan kalkıncaya, Din tamamıyla Allâh (c.c.)'un oluncaya kadar, İslâm Dini, bütün dinlere üstün gelinceye dek, Peygamberimiz (s.a.v)'in deyişi ile: “İnsanlara Lailâhe illallâh (Allâh'tan başka ilah yoktur), Muhammedün Resû-lullâh (Muhammed, Allâh'ın Resûlüdür) dedirtinceye kadar savaşmak” gibi çok ağır ve şerefli bir vazifeyi yüklenmiştir.Allâh (c.c.) O (s.a.v.)'in şefaatinden ve sözlerinden istifade etmeyi nasib eylesin.(M.Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, s.24)

Mevlana Takvimi
YİĞİT SAHABÎ TALHA BİN UBEYDİLLÂH (R.A.)-27 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 27, 2025 2:25


Talha bin Ubeydillâh (r.a.) İslâm'a ilk giren sekiz kişiden biridir. Ticâret için gittiği Bus-râ'da gördüğü bir râhipten Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz'in peygamber olacağını duydu. Mekke'ye dönünce Hz. Ebû Bekir (r.a.)'le gö-rüştü ve onun vâsıtasıyla müslüman oldu. Hz. Talha (r.a.), Hz. Zübeyr (r.a.) gibi Cen-net'le müjdelenen on kişiden biridir. Zengin olduğu için sadece canıyla değil, malıyla da İslâm'a hizmet etti. Onun bu cömertliği sebe-biyle Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz kendisini hayırlı Talha, cömert Talha, bereketli Talha anlamında “Talhatü'l-hayr”, “Talhatü'l-cûd”, “Talhatü'l-feyyâz” diye övdü.Hz. Talha (r.a.) Uhud Gazvesi'nde, Efen-dimiz (s.a.v.)'in kayanın üzerine çıkması için onun kadem-i şerîfine omuz verdi. Resûlullâh (s.a.v.) bunun üzerine, “Talha, Cennet'i hak etti” buyurdu. O gün Hz. Talha (r.a.), sadece Resûlullâh (s.a.v.)'in taşın üzerine çıkmasına yardım etmedi. Bu savaşta kâfirler Peygam-ber (s.a.v.) Efendimiz'e iyice yaklaştığında, canlarını ortaya atarak onu koruyan birkaç yiğitten biri de Hz. Talha (r.a.) idi. Resûl-i Ek-rem (s.a.v.)'e savrulan bir kılıçtan onu koluy-la koruduğu için çolak kaldı. O gün kâfirlerle savaşırken ve Allâh'ın Resûlü (s.a.v.)'i düş-manların hücumundan korurken, vücuduna seksenden fazla kılıç, mızrak ve ok darbesi aldı. Canını, Peygamber (s.a.v.) uğrunda fedâ etmeye hazır olduğunu gösterdi. Bu sebeple Cennet'e girmeyi hak etti.Talha bin Ubeydillah (r.a.), Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'den otuz sekiz hadis rivayet etmiştir. Allâh (c.c.) kendisinden râzı olsun.(İmâm Tirmizî, Şemâil-i Şerîf, c.1, s.391-393)

Mevlana Takvimi
İMÂNINIZI YENİLEYİNİZ-26 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 26, 2025 2:21


Peygamber (s.a.v.) “Âhir zamânda imânı muhâfaza etmek, kor ateşi elde tutmak ka-dar zor olacak. Kişi sabah evden imânlı çı-kacak; akşam eve imânsız gelecek, akşam imânlı yatacak; sabah imânsız kalkacak.” diye buyurdular. İnsanın en kıymetli cevheri imânıdır. Bunu çok iyi korumak gerekir. Pey-gamberimiz (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki: “Elbisenin eskidiği gibi imân da yıpranır. Yenilenmesi için Allâh (c.c.)'dan isteyiniz.”“Benden sonra karanlık gece parçaları gibi fitneler ortalığı kaplayacaktır. İnsan o zamânda mü'min olarak sabahlar, akşama kâfir olur. Dinlerini dünyanın fâni olan az bir metâına satarlar.”Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz her zamân şu duâyı okurlardı: “Ey büyük Al-lâh'ım! Kalpleri çeviren ancak sensin. Kalbimi dininde sâbit kıl...” Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) bu duâyı işitince sorarlardı: “Ya Resû-lullâh! Sen de dönmekten korkuyor musun?” Allâh Resûlü (s.a.v.) şu cevâbı verdi: “Mekr-i ilâhiden beni kim temin eder? Çünkü, ha-dîs-i kudsîde: “İnsanların kalbi Rahmânın kudretindedir. Kalpleri dilediği gibi çevirir” buyurulmuştur. Bu bakımdan îmân tazele-meye ihtiyâç vardır.”Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz: “İmânı-nızı yenileyiniz (tazeleyiniz)” diye buyurduk-larında Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.): “Yâ Resûlallâh! İmânımızı nasıl yenileyelim?” diye sordular. Resûlullâh (s.a.v.) buyurdular ki: “Lâ ilâhe illallâh sözünü çoğaltınız” İmân ve nikâh tazelemek için yapılacak duâ şudur: “Al-lâhümme innî ürîdü en üceddidel îmâne ve'n-nikâha tecdîden bikavli lâ ilâhe illallâh muhammedün Resûlullâhi”(Abdurrauf El Münavî, Feyzü'l Kadîr, c.3, s.345)

Kerem Önder
Abdülkadir Geylani sohbetleri 28 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Dec 25, 2025 43:49


“Bir gün Peygamber Efendimiz'in huzuruna biri geldi ve “Seni Allah için seviyorum.” dedi. Şu cevabı aldı: “Ohalde, fakri gömlek gibi giy. Belaya sarıl. Öbür âlemde beni bulmak, benimle olmak için yaptıklarımıyapmalısın. Sevginin baş şartı; uymaktır.” Hz. Sıddîk, Peygamber (s.a.v) sevgisine sadık idi. Bütün malınıPeygamber yoluna harcadı. Peygamber'in sıfatına büründü. Hak kapısında Peygamber'e eş oldu. Her şeyidağıttığı zaman, kendisine sarınacak bir aba kalmıştı. Çocukları için, Allah ve Peygamberi'nden başka hiçbirşey ayırmadı. İçini ve dışını Peygamber'in hâline uydurmuştu. Sana gelince, yalancısın. İyi insanların sevgisipara ile ölçülemez. Onların karşısına paranı, altınını çıkarmaktasın. Bu hâlinle onlara yakınlık iddiaediyorsun. Onlara yakın olmayı diliyorsun. Aklını başına al. Bu sevgi yalandır. Seven sevdiğinden bir şeyesirgemez. Sevilen her şeye tercih edilir. Fakr hâli Peygamber (s.a.v) Efendimiz'den ayrılmazdı. Bu sebepleşöyle buyurmuştu: “Fakr hali, beni sevenlere, selden daha çabuk varır.” Hz. Âişe'nin şu sözü önemlidir:“Peygamber hayatta iken dünya bize gülmedi. Daima darlık ve sıkıntılı oldu. Peygamber'in öbür âlemegöçünden sonra üzerimize çöktü.” Peygamberimiz 'in sevgisini kazanma şartı fakr hâlidir. Allah sevgisi için debela şarttır. Bazı büyükler şöyle der: “Her velayet hâlini bela takip eder.” Sebebi, boş yere Allah sevgisi iddiaedilmeye. Öyle olmazsa, riyakâr ve münafıklar da Allah sevgisi iddia eder; belki de davalarınıkazanabilirlerdi. Boş davadan dön. Yalan işleri bırak. Kendi başına tehlikeler çıkarma. Şayet bir dava açmakistiyorsan, ispatlı, delilli olsun. Aksi hâlde ne bizden olursun ne de davayı kazanabilirsin. Altın işlerindenanladığını iddia ederek övünme. Sonra pişman olursun. Utandırırlar; bir şey sorarlar, bilemezsin.Yılan ve yırtıcı hayvanlarla uğraşma. Onlar seni perişan eder. Eğer Havva isen yılana yanaş. Kuvvetinegüveniyorsan, yırtıcı hayvanlarla dalaş.Ey evlat! Münafıkları bırak. Allah'ın azabına kendini atmak isteyenlerden uzak ol. Aklını başına al. Zamaneinsanlarının çoğundan uzak dur. Onlar elbise giymiş kurtlara benzerler. İyi insanlar azdır.Her şeyi sizin için arıyorum. Bana bir şey gelmese de olur. İpimi kuyuya salarım; oradan çıkanı size veririm,ben almam. Beni zengin edecek şeyim var. Sizden hiçbir şey talep etmiyorum. Bana göre çalışmak vardır.Çalışamayacak olursam, tevekkül ederim. Sizin getireceğinize bakmam. Getirmenizi zaten beklemem. Nifaksahipleri sizi bekler; Allah'a güvenmez, sizin vereceğinize dayanır. Allah'ı unutur. Yaratan'a itimat etmez.Kurtuluş istiyorsan, örsümün üstüne yat. Çekicimin vuruş sesleri ile nefsin, şeytanî duyguların ve sana tesireden şeytanî kuvvetlerin beynine sesleneyim. Düşmanlarını korkutayım. Kötü arkadaşlarını kaçırayım.Afetler çoktur; fakat onu indiren bir tanedir. Hastalık sayılamayacak kadardır; ama onun doktoru bir tanedir.Ey nefisleri hasta olanlar. Varlığınızı doktora teslim ediniz. Sizi tedavi ederken onu itham etmeyekalkmayınız. Onun kadar şefkatli olamazsınız. Sizi incitmeden tedavi eder. Nefsinizi o doktor kadarkorumanız kabil değildir. O Aziz tabibin önünde dilinizi tutunuz. Ona taarruz etmeyiniz. O'na teslimolduğunuz takdirde dünya ve âhiretin hayrını bulursunuz.

Mevlana Takvimi
KUR'ÂN KALPLERDE BULUNAN HER ŞEYE ŞİFADIR-23 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 23, 2025 2:34


Eğer Kur'ân'ın bütün mânâları tamamlan-mış olmasaydı, o zaman ona böyle denmesi doğru olmazdı. Daha buna benzer, Kur'ân'ın hidayet, kalplerde bulunan her şeye şifa oldu-ğunu belirten ayetler bulunmaktadır. Kalplerde bulunan her şeye şifâ olabilmesi için, onun her şeyin açıklamasını, çözümünü içermesi gerek-lidir. Bunu bildiren hadisler ve selefe ait sözler de vardır. Meselâ Hz. Peygamber (s.a.v.) şöy-le buyurmuştur: “Şüphesiz ki bu Kur'ân, Al-lâh (c.c.)'un ipidir. O apaçık nurdur, faydalı şifâdır. Kendisine tutunan kimse için o, bir korunaktır. O, kendisine tâbi olan için bir kurtuluştur. Ona uyan eğrilmez ki, doğrul-tulsun; sapmaz ki azarlansın. Onun hayret edilecek yönleri bitmez, çokça tekrarla-maktan dolayı eskimez.” (Dârimî)Kur'ân'ın mutlak surette Allâh (c.c.)'un ipi, faydalı şifâ olması, onun her yönden tam oldu-ğunun delilidir. Benzeri bir hadis Hz. Ali (r.a.) vasıtasıyla da rivayet edilmiştir. İbn Mesûd (r.a.)'den şöyle rivayet edilmiştir: “Her ziya-fet veren, verdiği ziyafete gelinmesini se-ver. Allâh (c.c.)'un ziyafeti de Kur'ân'dır” (Dârimî) Hz. Âişe (r.anhâ)'ya Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ahlâkının nasıl olduğunu sorarlar. Cevâbında: “Onun ahlâkı Kur'ân'dı” (Buhârî) der. Onun bu sözünü Kur'ân da: “Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin” (Kalem s. 4) ayeti ile tasdik eder. Katâde (r.a.): “Kur'ân ile hem-hâl olan kimse ondan ya bir ziyadelik ya da bir noksanlık ile ayrılır” demiş ve arkasından: “Kur'ân'dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zâlimlerin ise sadece kaybını artırır” (İsrâ s. 82) ayetini okumuştur.(Şatıbi, el-Muvâfakât; İslâmi İlimler Metodolojisi, c.3, s.355-356)

Mevlana Takvimi
HZ. UTBE BİN GAZVAN (R.A.) HUTBESİ-18 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 18, 2025 2:35


Hz. Utbe bin Gazvan (r.a.) ilk müslümanlar-dan olup Ashab-ı Kiram (r.a.e.) büyüklerinden-dir. Başta Bedir olmak üzere Resûlullâh (s.a.v.) ile birlikte birçok savaşa katıldı. Meşhur bir okçu olup bu savaşlarda büyük kahramanlıklar gös-terdi. Hz. Ömer (r.a.) döneminde pek çok fetih hareketinde görev aldıktan sonra Basra valisi olarak görevlendirildi. Basra valisi olduğu dö-nemde bir hutbe irad etti. Burada Allâh'a hamd-ü senâlarda bulunduktan sonra şunları söyledi:“Ey insanlar! Dünya bizleri terkedeceğini haber vererek bize sırtını dönüp uzaklaşmaya başlamıştır. Bizim için geride bir su kabının içe-risinde kalıpta sahibinin içmeye çalıştığı birkaç damla kadar bir şey bırakmıştır. Şüphe yok ki bu fâni dünyadan sonu olmayan bir yurda gö-çeceksiniz. O halde oraya elinizde bulunanların en hayırlılarıyla gitmeye çalışınız. Çünkü bize söylendiğine göre cehennem o kadar derinmiş ki atılan bir taş yetmiş senede dibine ulaşamaz-mış. Allâh (c.c.)'a yemin ederim ki bu ucu bucağı bulunmayan boşluk bir gün insanlar tarafından doldurulacaktır. Buna çok mu şaşıyorsunuz? Yine bize söylendiğine göre cennet kapıla-rından her birinin yanları arasında kırk senelik bir mesafe varmış. Buna rağmen gün gelecek bu kapıların önünde büyük bir izdiham yaşana-caktır. Ben Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanında kalan yedi kişiden biriydim. Yiyeceğimiz ağaç-ların yapraklarından ibaretti ve bu yüzden du-daklarımız yara içerisinde kalmıştı. Bir gün bir hırka buldum. İkiye bölerek bir parçasını kendi-me ayırdım, diğerini ise Hz. Sa'd b. Mâlik (r.a.)'a verdim. Bunları kendimize elbise edindik. Bu-günse her birimiz bir memleketin valisiyiz. Nef-simde ve gözümde büyük, Allâh (c.c.) katında küçük olmaktan Allâh (c.c.)'a sığınırım.” (M. Yusuf Kandehlevî, Hayatu's-Sahabe, c.4, s.217)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Dec 17, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
MEZHEP OLMADAN DİN ANLAŞILAMAZ-16 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 16, 2025 2:22


Mezhep, kısaca hayatı vahyin gösterdiği istikamette yaşayabilmek için, bir başka ifa-deyle vahyi hakkı verilmiş bir anlama faaliye-tinin konusu yapabilmek için gerekli usul ve ilkelerin adıdır. Bunun kolay bir iş olmadığı, dahası, masa başı ve münferit birtakım faaliyetlerle yapılamayacağı, anlamamız gereken ilk husustur. Bu itibarla bir kimsenin, eline al-dığı bir Kur'an mealiyle yahut Hadis kitabıyla doğrudan amel etmeye kalkışması, züccaciye dükkânına dalan filin yol açtığından farklı bir manzara doğurmayacaktır. Zira mesele sade-ce okuma yazma bilmekle ve Kur'an ve Hadis metnine vâkıf olmakla sınırlandırılamayacak kadar hayatî ve hassastır.Kur'an ve Sünnet nasslarının yapısı, bu iki kaynağın birbirleriyle ilişkisi, kaynağını bunlardan alan diğer usul umdeleri bu nokta-da merkezî öneme sahip hususlardır.Allâhü Teâlâ'nın ve Resulü (s.a.v)'in bizden nasıl bir hayat istediğini sahih bir şekilde anlayabilmek için, vahyin nüzûlüne ve Sünnet'in vürûduna kimi zaman sebep teşkil etmiş, kimi zaman doğrudan şahit olmuş bulunan Sahabe (r.a.e.) neslinin tutumu da behemehal dikkate alınmak durumundadır. Daha önce de değişik vesileler-le vurguladığım gibi, Peygamber (s.a.v.)'i terk-i dünya etmiş bir ümmetin, Peygamber (s.a.v)'e arkadaşlık, yoldaşlık etmiş ilk ve tek kuşağının olaylar karşısındaki tutum ve tavrında, o Pey-gamber (s.a.v)'in etkisinin bulunmayacağını söylemek herhangi bir kasıt söz konusu değilse cahillikten başka bir şeyin ifadesi olamaz! Kısacası Kur'an ve Sünnet'in bizden ne istediğini tam anlamıyla kavrayabilmek için, önce-likle belli bir usule ihtiyaç vardır. İşte mezhep bize bu usulü ve bu usul doğrultusunda ortaya konulmuş pratiği veren biricik sistemdir.(Ebubekir Sifil, 2010)

Mevlana Takvimi
SUSMAK HER İKİ ALEMDEKİ BAŞARININ SEBEBİDİR-14 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 14, 2025 2:27


Dil, kalpte olanların tercümanıdır. Az ko-nuşmayı alışkanlık hâline getirenin elinden ve dilinden kimse eziyet görmez ve kendisi de kibre düşmez. Susmak yüz derdin tek bir dermanı gibi etkilidir. Bir hadis-i şerifte Allâh Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Allâh'ı zikretme dışında çok konuşmayın. Çünkü Allâh'ı zikir dışında çok konuşmak kalple-ri katılaştırır. Allâh'ın rahmetinden en uzak olan şey katı kalptir.” Başka bir hadis-i şerifte ise: “Kim bana iki çenesi arasındaki dilini ve iffetini koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm, ona kefil olurum.” Dil hem ibadetlerin hem de günâhların köküdür. Dil düzelirse tüm organlar düzelir, dil âsî olursa tüm organlar onu takip eder. Bir hadiste konuyla ilgili şu ifadeler geçer: “Âde-moğlu sabahlayınca onun tüm organları diline şöyle der: Hakkımızda Allâh'tan kork. Çünkü biz sana tabiyiz. Sen doğru olursan hepimiz kurtuluruz. Sende eğrilik oluşursa biz de öyle oluruz.” Bir diğer rivayete göre ise Allâh Resulü (s.a.v.) şöyle demiştir: “Kıyamet gününde en çok konuşan, en büyük günâh-kâr olarak Allâh'ın huzuruna çıkar.”Hz. Ali (r.a.)'den şöyle rivayet edilmiştir: “Susmak, insanı cennete götürür.” Allâh Resulü (s.a.v.) konuyla ilgili Taberânî'den na-kille şöyle rivayet etmiştir: “Âdemoğlunun günâhlarının çoğu diliyle gerçekleşir.”Dilin vereceği sıkıntılardan kurtulmanın tek bir ilacı vardır ki o da susmayı öğrenmektir. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz “Kim susarsa kurtulur” (Tirmizî) buyurmaktadır. Ümmetine bunu öğretmek için kendisi de çok konuşmak-tan uzak dururdu.(Misvâk Neşriyat, Eşref Ali et-Tehanevî, Tehzibu'l Ahlâk, s.71)

Mevlana Takvimi
ALLÂH (C.C.) VE RESÛLÜ (S.A.V.)'EMUHABBET BESLEMEK-13 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 13, 2025 2:53


Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edilmiştir. Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Kimde şu üç özellik bulunursa o kişi imânın tadını almıştır: Allâh ve Resûlü'nün kendisine diğer herkes-ten daha sevgili olması, sevdiği kişiyi sadece Allâh için sevmesi, Allâh kendisini küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten, ateşe atılacakmışçasına nefret etmesi.”Yine Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayetle, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Hiçbir kul, beni ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (kâmil) imân sâhibi ola-maz.” Hz. Ömer (r.a.): “Yâ Resûlallâh! Sen bana canımın dışında her şeyden daha sevgilisin!” dedi. Onun bu sözüne karşılık Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: “Hayır, canımı kudret elinde tutan Allâh'a yemin ederim ki beni canından da çok sevmedikçe (kâmil) imân etmiş sayılmazsın!” buyurdu. Hz. Ömer (r.a.): “Vallâhi şimdi sen, bana canımdan da çok sevgilisin yâ Rasûlallâh!” dedi. Bunun üzerine Allâh Rasûlü: “İşte şimdi oldu ey Ömer!” buyurdu.İbn Abbas (r.a.)'in rivayetine göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Size, rızıklanmanız için nimetlerini gönderen Allâh'ı seviniz. Allâh'ı sevdiğiniz için beni sevin. Beni sevdiğiniz için de ehl-i beytimi sevin.” Muhabbet ve sevgi beslemenin sebebi, sa-dece Allâhü Teâlâ bizi rızıklandırdığı için değildir. Aslında O (c.c.)'un, sayısız, hesapsız nimet ihsâ-nı, nihayetsiz lütuf ve nimetleri vardır ki bunları saymaya gücümüz yetmez. Bütün nimet, servet ve devletler, yalnız ve yalnız O Rahmeten li'l-â-lemîn'in rahmet ve bereketindendir. Bunun için hepimizin O (c.c.)'a karşı nihayetsiz muhabbet ve sevgi beslemesi îcap eder. Biz, her şeyiyle rah-met, bereket, şefkat ve merhamet vesilesi olan O Yüce Nebi (s.a.v.)'e muhabbet ve sevgi besleme-yeceğiz de kime besleyeceğiz? (Eşref Ali Tehânevî, Hayâtü'l Müslimîn-Müslümanın Günlük Hayatı, s.105)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Dec 11, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
CÜNÜP OLAN KİŞİ NELERİ YAPAMAZ?-10 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 10, 2025 2:27


1. Cünüp olan kişinin namaz kılması haram-dır. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyurmuştur: “Ey imân edenler sarhoşken ne söylediğinizi bilene kadar ve cünüp olup yolcu olmadığınızda gu-sül edene kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisa s. 43)2. Mescide giremez. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ben ne cünüp olana ne de hayız olana, mescidi helâl gör-müyorum.” (Ebû Davud)3. Beytullâh'ı tavâf edemez. Çünkü Beytullâh mescidin dâhilindedir.4. Kur'an-ı Kerim'i okuyamaz. Hz. Ali (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.)'den “Cünüp olan kişi-ye Kur'an okumayı yasakladığını” (Beyhakî) rivayet etmiştir.5. Kur'an-ı Kerim'e dokunamaz. Fakih Ebû'l-Leys (r.âleyh), El-Fetâvâ isimli kitabında cünüp olanın Mushaf'a veya üzerinde ayet yazan bir şeye dokunamayacağını söylemiştir. Kâinatın efendisi (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle bu-yuruyor: “Kur'an'a sadece (abdestsizlik ve cenâbetten) temiz olanlar dokunabilir.” (Ta-beranî)El-Muhît'te cünüp olanın guslü, namaz vak-tine kadar tehir etmesinde günâh olmadığı söy-lenmiştir. Siracuddin el-Hindî (r.âleyh) şöyle der: “Namaz vacip olmadıkça veya abdestsiz helâl olmayan tilâvet secdesi ve Mushaf'a dokunmak gibi şeyleri kastetmedikçe abdestsiz olan kişinin abdest alması, cünüp olanın da gusül alması va-cip değildir. Bu konuda icmâ vardır. Ancak cünüp olan kişinin bir şey yiyip içebilmesi için ellerini yıkaması ve mazmaza yapması gerekir. Çün-kü cenâbetlik ağza sirayet ettiğinden mazmaza yapılmadan suyun içilmesi, müstâmel suyun içilmesi olacaktır ki bu da doğru değildir. Ellerini yıkamasına gelince cünüp olan kişinin genelde elleri necasetten hali olmadığından dolayıdır.(Suâlli-Cevâplı İslâm Fıkhı, c.1, s.237-241)

Mevlana Takvimi
KUR'AN'I TERTÎL ÜZERE OKUMAK-09 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 9, 2025 2:28


Sünnet olan, Kur'an'ı tertîl üzere okumaktır. Çünkü Cenâb-ı Hâkk, “Kur'ân'ı da açık açık, tâne tâne oku” (Müzzemmil s. 4) buyurmuştur. Tertil ise, harflerin ve kelimelerin açık seçik okunmasıdır. Kur'ân'ı bu şekilde okumanın faydası ise, kıraat bu tarzda eda edildiğinde, hem kendisi bu lâfızların manasını anlar, hem de başkalarına anlatmış olur. Halbuki hızlıca okuduğunda ne anlar, ne anlatır. Binâenaleyh tertil üzere okumak, en uygun olanıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ahi-rette, Kur'ân okuyan kimseye, “Oku ve yük-sel; dünyada tertil üzere okuduğun gibi bu-rada da tertil üzere oku!” denilir.” (Ebû Davud)Ebu Süleyman el-Hattabî (r.âleyh) ise şöyle demiştir: “Eser”de, “Kur'ân ayetlerinin sayısı-nın cennet basamaklarının sayısı kadar oldu-ğu ve Kur'ân okuyan kimseye Kur'ân'dan oku-duğun mikdarca basamakları çık, yüksel! Kim Kur'ân'ın ayetlerinin tamamını okursa, cenne-tin en üst derecesine taht kurmuş olur” diye varit olmuştur.” Kişi açıkça Kur'ân okuduğun-da, sünnet olan kıraati güzel yapmasıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kur'ân'ı seslerinizle tezyin ediniz.” (Ebû Davud)Şeytanın vesvese verdiği işlerin en başta geleni Kur'ân okumaktır. Çünkü her kim Kur'ân okur, onunla Rahman olan Allâh (c.c.)'a ibade-te niyet eder, O (c.c.)'un vadini, vaîdini, apaçık ayetlerini ve açıklamalarını düşünürse itaat olan işleri daha çok arzular, haramlardan daha fazla çekinir. Kur'ân okumak taatların en büyü-ğü olduğu içindir ki şeytan, Kur'ân'dan insan-ları uzaklaştırmaya daha çok çaba sarfeder. Kulun, kendisini şeytanın şerrinden koruyacak olan bir varlığa ihtiyacı da o nisbetle artar.(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.85-123)

Kuran Time
Mısır Sarayında Büyüyen İki Peygamber: Hz. Yusuf & Hz. Musa'nın Ortak Kaderi (Kur'an'dan Delillerle)

Kuran Time

Play Episode Listen Later Dec 8, 2025 19:42


Kuyu'dan saraya, Nil'den Kızıldeniz'e uzanan kaderler… Kur'an kıssalarında Hz. Yusuf ile Hz. Musa'nın şaşırtıcı paralelliklerini, semboller ve ayet referanslarıyla adım adım okuyup günümüze taşıyoruz. Bu bölümde “imtihandan emanete” giden yolu birlikte çözümlüyoruz.Bu bölümde neler var?Saraya giden yollar: “şer görünen” olayların ilâhî plana nasıl hizmet ettiğiGüç merkezinde büyümek: saray eğitiminin stratejik işleviGurbet, yalnızlık ve karakter inşasıİffet ve emanet: Yusuf'un direnişi, Musa'nın “kaviyyün emîn” oluşuDua ve tevekkülün kritik anlarıKardeş desteği: Bünyamin ve Harun'un farklı rolleriKriz yönetimi: kıtlık planı ve özgürlük yürüyüşüAffedicilik ve merhamet: gerçek zaferin yüzü

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Dec 4, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi 2
Salavatın Faydaları

Mehmet Baba'nın Gül Bahçesi 2

Play Episode Listen Later Dec 3, 2025 0:53


إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًاİnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ(teslîmen).Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin

Mevlana Takvimi
YOLCULUĞA ÇIKARKEN NAMAZ KILMANIN HÜKMÜ NEDİR?-02 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Dec 2, 2025 2:14


Yolculuğa çıkan müslüman için, riayet etmesi gereken birçok edep vardır. Bunlardan biri; kerahat vakti değil ise yolculuğa çıkmadan önce iki rekât namaz kılmaktır. İbrahim el-Halebî (r.âleyh), Haleb-i Kebir adlı eserinde bunun müstehap olduğunu söylemiştir. Birinci rekâtında Fatiha-i Şerife'den sonra “Kafirun” suresi, ikinci rekâtında “İhlâs” suresi okunur. İbn Ebi Şeybe (r.âleyh), el-Musannef isimli eserinde bu konuyla ilgili olarak Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'den naklen şu rivayete yer verir: “Sefere çıkmak isteyen kişinin, ailesine bırakacağı en hayırlı şey iki rekât namaz kılmaktır.” (İbn Ebi Şeybe)Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre kendisi şöyle buyurdu: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) iki rekât namaz kılmadan konakladığı bir yerden ayrılmazdı.” (Sahih ibn Huzeyme) Yola çıkarken Allâh (c.c.) rızası için iki rekât namaz kılmak müstehap olduğu gibi yoldan döndüğünde de kerahat vakti değilse iki rekât namaz kılmak müstehaptır. Bu namazı yolculuğa çıkarken evde, yolculuktan döndükten sonra da mescitte kılmak daha faziletlidir. Yolculuğa çıkarken bu namazın kılınması; işlerini kolaylaştırması ve sağ salim, kazasız, belasız yuvasına kavuşturması için Allâhü Teâlâ Hazretlerine duâ etmek anlamı taşımaktadır. Yolculuktan döndükten sonra bu namazın kılınması ise; kişinin, eşine, dostuna, çoluk çocuğuna kavuştuğu için Allâhü Teâlâ Hazretlerine şükretmek anlamı taşımaktadır. Bunların yanı sıra bu namazın kılınmasında daha birçok hikmetler de vardır.(Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c.2, s.364-366)

Yeni Şafak Podcast
Hayreddin Karaman - Tefsir, te'vîl/yorum ve İslam

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Nov 30, 2025 5:02


Kur'an-ı Kerim'i anlama ve açıklamayı -Allah'ın bizzat açıklamaları dışında- Peygamberimiz (s.a.) yapar, ashâb yapar ve bir de sonrakiler (Mâtürîdî'ye göre fukahâ) yapar. Bu anlama ve açıklamalara “Allah'ın muradı, onun katındaki doğru anlayış, mutlak İslam budur, diyebilmek için ya Peygamber veya onun yanında bulunup ilgili olaylar üzerine yapılan açıklamalara şahit olmuş sahâbî olmak gerekir ve bu anlayış “tefsîr”dir.

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 27, 2025


GÜL SOHBETLERİ

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 20, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Kerem Önder
Abdülkadir Geylani sohbetleri 27 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Nov 16, 2025 47:48


“Akıllı ol. Yalancı olma. Allah'tan korktuğunu söylüyorsun, fakat halktan biri seni tehdit etse korkuyorsun. Hiç kimseden korkma. İnsanlar sana bir şey yapamaz. Cin tayfasından çekinme, sana zararları dokunmaz. Dünya azabından korku duyma. Öbür âlemin sıkıntısından üzüntü çekme. Azabı yapacak kudret sahibinden kork. Silâhtan korkma, onu atacak elden kork. Aklı başında olan, kulların dil uzatmasına üzüntü duymaz. Allah yolunda akıl sahibi, ondan gayri şeylerin sözünden üzülmez. O insan bilir ki, yaratılmışların cümlesi Hak katında aciz ve perişandır. Hepsi O'na muhtaçtır.Bir gün Bayezid-i Bistamî oturuyordu. İçeri biri girdi. Sağa ve sola bakmaya koyuldu. Niçin baktığı soruldu, namaz kılmak için temiz bir yer aradığını söyledi. Bayezid ona döndü ve şöyle dedi:Pisliğin görülmediği her yer temizdir. Yalnız, kalbini temiz et. İstediğin yerde namaz kılmaya başla.”İhlas sahibi olanlar, riyadan korkarlar. Bu bir akabedir. Bu an geçtikten sonra riya ortadan kalkar. Çünkü her varlık Hakk'ın olur. Riya yapacak kimse kalmaz. Gösteriş, için dışa uymaması hâli, kendini beğenmek, şeytanın oklarındandır; o bu okları kalbe atar ve yaralar. Büyük insanları dinleyiniz. Hakk'a götüren yolu onlardan öğreniniz. Büyük yolun yolcuları onlardır. Onlara nefsinizin kötü hallerini sorunuz. Şahsî arzu ve tabiî isteklerin kötü durumlarını onlardan öğreniniz. O büyükler, başlarına gelecek belâyı bildiler. Nefsin kötülüğünü anladılar. Bu yüzden etrafı bırakıp kendi hallerine düştüler. Hayli zaman öyle kaldılar. Nefis canibinden gelen arzuya yıllarca uzaklık duygusu beslediler. Böylece ona galip geldiler; nefislerine hâkim oldular.Şeytanın üflemesine aldanma. Nefisten bir ok atılırsa yıkılma. O kendi oku ile atar. Ve ancak onun yoluna girersen ok sana değer. Nefsin yoluna girmeyene ok değmez. Malûm şeytan, ancak insan şeytanları vasıtası ile kötülük yapar. Nefis ve kötü arkadaştan Allah'a sığın; yardım iste. Bu kadar düşmanla baş edemezsin, ondan daima yardım talep et. O yardımını esirgemez. Hakk'ın yardımını varlığında sezer, manevî bir kuvvete sahip olursan, hemen çık; halka koş, nefse yanaş ve şöyle de: “Topunuz birden geliniz; bana zarar veremezsiniz.” Yusuf (a.s) Peygamber, mülk sahibi olup kuvvet kazanınca bütün hane halkını yanına çağırdı. Mahrum, Allah'tan yardım bulamayandır. Asıl zavallı, dünyada ve âhirette Allah'a yakınlık duygusunu kaybedendir. Geçmişte, kullara gönderilen kitapların bazısında, şöyle buyrulmuştu: “Ey âdemoğlu, sana sahip olmasam her şey senden el çeker.” Hak Teâlâ senden neden el çekmesin ki? O'nun her işine itiraz ediyorsun. O'ndan daima kaçıyorsun. İman sahiplerinden geri durduğun yetmiyormuş gibi, bir de eziyet ediyorsun. İşlerin, iman sahiplerini üzmekte, onları incitmekte. İçinle ve dışınla onları kırmaktasın. Yaptığın işin kötülüğünü Peygamber (s.a.v) Efendimiz'den dinle: “İman sahibine eziyet etmek, Beytü'l-Mamur'u ve Kâbe'nin yapılmışını on beş defa yıkmaktan günah itibarı ile daha büyüktür.”Yazık sana. Ey durmadan Allah adamlarına eziyet eden, yukarıdaki büyük sözü iyi dinle ve anla. Peygamber'in yüce kelâmını iyi dinle. Eziyet ettiğin kimseler, sâlih kimselerdir. Onlar, Allah'a iman etmiş insanlardır. O'nun varlığına iman sahibi olmuşlardır. O'na dayanan ve O'na itimat eden, onlardır. Yakında öleceksin. Malın geri kalacak, bulunduğun evden atacaklar, öğünmekte olduğun mal, seni hiçbir sıkıntıdan kurtaramayacak.” Geylani“Kişi, bilmediği şeyin düşmanıdır.” Hazreti Ali r.a.Zayıf adamlarla yola çıkmayın! Küçük bir zorlukta ya yolu satar ya da sizi...Telefonunun şarjı %5 se, Onun enerjisi de 5 te oluyor. Tamamen aletle senkronize olmu

Mevlana Takvimi
PEYGAMBER (S.A.V.)'İN KATİPLERİNDEN: HZ. ABDULLAH BİN RAVAHA (R.A.)-15 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Nov 15, 2025 2:49


İsmi Hz.Abdullah bin Ravaha (r.a.) künyesi Ebu Muhammed olup, Ebu Ravaha ve Ebu Amr da denilmiştir. Hz. Abdullah b. Ravaha (r.a.) Ensar'ın ilk müslüman olanlarındandır. Akâbe gecesinde katılanlardan biridir. Peygamber (s.a.v.) için katiblik yapardı. Hz. Ebu Hureyre (r.a.)'ın rivayet ettiği bir hadiste Peygamber (s.a.v.): “Abdullah b. Ravaha ne iyi birisidir” buyurmuştur. Bir başka hadisi şerifte ise Peygamber (s.a.v.) “Allâh İbn Ravaha'ya rahmet etsin. Zira o Meleklerin övündüğü meclisleri sever.” buyurdu. Peygamber (s.a.v.) hutbedeyken Hz. Abdullah bin Ravaha (r.a.) geldi. O sırada Peygamber (s.a.v.)'in “Oturun” dediğini işitti. Hz. Abdullah (r.a.) henüz mescidin dışında olmasına rağmen bulunduğu yerde oturuverdi. Hutbesini bitirince ona buyurdu ki: “Allâh, Allâh'a ve Resûlü'ne itaatini artırsın”Hz.Abdullah bin Ravaha (r.a.) hastalandı ve ona baygınlık geldi. Peygamber (s.a.v.) onu ziyaret ettiğinde şöyle buyurdu: “Allâh'ım! Onun eceli gelmişse bunu ona kolaylaştır. Eğer eceli gelmemişse ona şifa ver.” Bunun üzerine bir hafiflik hissetti. Hz. Enes (r.a.)'in rivayet ettiği bir hadiste: “Peygamber (s.a.v.) Umretu'l-Kaza'da Mekke'ye girerken Hz. Abdullah b. Ravaha (r.a.) onun önünde şu şiiri söylüyordu: “Çekilin kâfirler Nebi (s.a.v.)'in yolundan bugün, Vururuz yoksa boynunuzu inkâr etmiştiniz dün, Öyle bir vuruş ki ayırır gövdeden başı, Hatırlatmaz insana ne dost ne arkadaşı.” Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) ona: “Ey Abdullah! Harem'de Allâh Resûlü (s.a.v.)'in huzurunda mı bu şiiri söylüyorsun?” dedi. Peygamber (s.a.v.)'de: “Bırak onu ey Ömer! Söylesin. Nefsim elinde olana ye- min ederim ki, onun sözleri bu kâfirlere ok yarasından daha fazla tesir eder” buyurmuştur.(İbn Hacer el-Askalânî, el-İsabe (Seçkin Sahabeler), s.133)

ERKAM RADYO
Genç-Peygamber İnancında İslamın Orta Yolu

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 14, 2025


SESLİ DERGİ
Genç-Peygamber İnancında İslamın Orta Yolu

SESLİ DERGİ

Play Episode Listen Later Nov 14, 2025


ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 12, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Kuran Time
Hz. Bilal-i Habeşi: Peygamber'in Müezzini

Kuran Time

Play Episode Listen Later Nov 11, 2025 12:19


Mekke'nin kızgın kumlarında başlayan bu öykü kölelikten özgürlüğe, Bedir'den Şam semalarına uzanan unutulmaz bir direniş ve sadakat hikâyesi…0:00 Giriş — Mekke sokaklarında bir köle ve zalim efendisi0:45 Hz. Ebû Bekir'in gizli daveti2:17 “Ehadün Ehad!” işkence sahnesi3:45 Azat ediliş ve Medine'ye hicret5:22 Bedir Harbi'nde yüzleşme7:12 Hz. Peygamber'in (sas) Vefatı9:19 Son Ezan: Şam'da gözyaşları

Mevlana Takvimi
HZ. MAHMUD SÂMİ RAMAZANOĞLU (K.S.)-10-06 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Nov 10, 2025 2:19


Hayatının tek gâyesi Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz Hazretlerinin sünnetine uymak ve onu ihyâ etmek olan Hz. Sâmî Efendimiz; daha önceki kitâblarda: “Kılıcı boynunda asılı Peygamber” olarak tarîf edilen (s.a.v.) Efendimize bu husûsta da ittibâ edip gazâya iştirâk ederek “Gâzî” olmuşlardı. Bu husûsu kendileri şöyle anlatıyorlardı: “Birinci Cihân harbinde Osmânlı ordusunda levâzım subayı olarak vazîfe gördüm. Alayımız Edirne'de vazîfe görüyordu. Açlık ve kıtlık son derece şiddetli idi. Askerlerimizin uzun süre yiyecek bulamadıkları oluyordu. Bu yüzden askerler ellerinin yetiştiği yere kadar kavak ağaçlarının kabuklarını yolarak onları çiğniyorlar ve böylece açlıklarını bir nebze olsun gidermeğe çalışıyorlardı.”Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.) Efendimizin: “Cihâdı terk eden millet zillete düçâr olur.” sözünü bütün talebelerine ezberleten Hz. Sâmî (k.s.), Cenâb-ı Hâkk'ın: “Niçin yapamadığınızı söylüyorsunuz?” Kavl-i şerîfini de bize kendileri yaşayarak öğretiyorlardı. Yaşayarak, tatbîk ederek bize cihâdı öğretiyorlardı. Harbe iştirâk ederek Gâzî olmuşlar, ve ömürleri boyunca İslâm için kılıç sallama arzusu ile yaşamışlardı. Mübârek ömürleri doksanı bulduğunda dahî sohbetlerinde Uhud harbinde Amr ibn-i Sâbit (r.a.)'in müslümân oluşunu anlatırken; onun lâkabını: “Asram lâkabı ile mülakkab; keskin kılıç saldırıcı” diye tarîf ederken oldukları yerde dizleri üzerine doğrularak ellerini havaya kaldırarak elindeki kılıcı ile derhâl düşman üzerine saldıracakmış gibi olan hâlleri ancak görülmekle anlaşılabilirdi. Yaşıyor; ondan sonra anlatıyorlar; anlatırken de o hâli aynen yaşıyorlardı. Hayatı cihâddı Hz. Sâmî Efendimizin. Ömür boyu cihâd… Ve bu cihâdı elinde silâhı gazâda da yaşamış ve Gâzî olmuştu Hz.Sâmî (k.s.). Ve nefe'ana'llâhü Te'âlâ bi şefâatihi, Allâh (c.c.) cümlemizi O'nun muhabbetini hakkı ile yaşayıp öylece haşrolanlardan eylesin (Âmîn). Bi hurmetiseyyidi'l-enbiyâ-i ve'l- mürselîn salla'llâhu Te'âlâ aleyhi vesellem.(Ömer Muhammed Öztürk, www.ramazanoglumahmudsamiks.com)

Mevlana Takvimi
FAHR-İ ÂLEM (S.A.V.) EFENDİMİZ'İN UHUD'DA YAŞADIĞI SIKINTILAR-09 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Nov 10, 2025 1:50


Uhud Gazvesi'nde münâfıklar, müslümanların mâneviyâtını bozmak için “Peygamber (s.a.v.) öldürüldü.” diye bir şâyia çıkarmıştı. Bu asılsız haberin doğru olduğunu zanneden bazı müslümanlar “Resûlullâh (s.a.v.)'den sonra yaşamanın ve savaşmanın ne anlamı var!” diye âdetâ kendilerini bırakmışlardı. Bunu farkeden Server-i Enbiyâ (s.a.v.) Efendimiz, Ashâb-ı Kirâmı (r.a.e.)'i kendisini görerek hayatta olduğunu anlamaları, ortaya atılan o asılsız habere inanmamaları, yeni bir şevkle savaşa dönüp etrafında toplanmaları için Uhud Dağı'nın eteğindeki yüksekçe bir yere çıkmak istedi. Fakat üzerinde iki ağır zırh vardı. Bir de Abdullah ibni Kamie adlı kâfirin attığı bir taşla mübarek yanağının üst tarafı yarılmış, mübârek başındaki miğferin iki halkası kırılıp bu yaraya saplanmış, bu yüzden çok kan kaybetmişti. Yine Aşere-i Mübeşşere'den olan Ebû Ubeyde bin Cerrâh (r.a.), Efendimiz (s.a.v.)'in yanağına saplanan halkaları dişleriyle çıkarmaya çalışırken onun da iki ön dişi kırılmıştı.O gün Seyyid-i Kâinât (s.a.v.) Efendimiz'in canını yakan bir olay daha yaşanmıştı. Sa'd ibni Ebî Vakkàs (r.a.)'in kardeşi Utbe ibni Ebî Vakkàs'ın attığı bir taşla Efendimiz (s.a.v.)'in sağ alt çenesindeki ön dişleriyle azıları arasındaki mübârek dişi kırılmıştı. İşte bütün bu tâlihsizlikler yüzünden Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) kayanın üzerine çıkamamış, ancak Talha bin Ubeydillâh (r.a.)'in sırtına basarak oraya çıkabilmişti.(İmâm Tirmizî, Şemâil-i Şerîf, c.1, s.392-393)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 6, 2025


GÜL SOHBETLERİ

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Nov 3, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
HİDAYET ALLÂH (C.C.)'DANDIR-30 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 30, 2025 2:24


Allâh (c.c.) tevbe edip kendisinden af dilememiz için yasa koymuş ve kıyâmet gününe kadar beşeriyetin devam etmesi için râhmet ve mağfiretini farz kılmıştır. Amellerin karşılığını ahirete ertelemiştir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Allâh insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince gereğini yapar. Doğrusu Allâh kullarını görmektedir.” (Fatır s. 45) Öyleyse taat ve mâsiyet, Allâh (c.c.)'un iradesi dışında meydana gelmemektedir. Çünkü Allâh (c.c.) ilk önce bizleri kendisine taat ve mâsiyet işlemeye muktedir olarak irade hürriyetiyle yaratmış, sonrada şeytânın bizleri günâhlara sürüklediğini, kendisinin ise hak olan doğru yola götürdüğünü bildirmiş, bunu anlamamız için de deneyime tabi tutmuş, bütün bunlardan sonra da zalimleri, fasıkları ve kâfirleri Kur'an'da bildirdiği gibi hidayete eriştirmeyeceğini kendisine yazmıştır. Başka bir ifadeyle yalnızca kendisine tabi olanları hidayete eriştireceğini bildirmiştir. “Doğru yolu bulanlara gelince, Allâh onların hidayetlerini artırır ve sakınmalarını sağlar.”(Muhammed s. 17)Hidayet konusunda Allâh (c.c.)'un dilemesi hidayet yolunu seçenler için geçerlidir. Hidayet kavramının iki anlamı vardır. Birincisi rehber (yol gösterici, kılavuz) olma yönünden hidayet, ikincisi ise imânda hidayet. Rehber olma yönünden hidayet, insanlara Allâh (c.c.)'un yolunu göstermesi ve onun yasalarını tebliğ etmesi dolayısıyla bütün insanlar için geçerlidir. Hidayet'in ikinci anlamı olan imânda hidayet ise onların imânlarının artıp, kuvvetlenmesi içindir. İşte bunun için Cenâb-ı Hâkk Kur'an'da Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin.” (Şura s. 52)(Muhammed Mütevelli Şaravî, Kuran'da Kıyâmet Sahneleri, s.43-44)

Mevlana Takvimi
OSMANLI'NIN YÜKSEK DEĞERLERİ-28 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 29, 2025 2:38


Asr-ı Saadet ve kıyâmete yakın Hz.İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi Âl-î Resûl devirleri hariç, gerçek hoşgörü sadece Osmanlı devrinde yaşandı. Batı medeniyeti dışlayıcıdır. İslâm medeniyeti ise kucaklayıcıdır. Selçuklu ve onun mirası üzerine kurulan 636 yıllık Osmanlı hükümranlığının başlıca iki özelliği vardır: “Kurucu ve koruyucu” olmak. Osmanlı'nın İslâm'a hizmeti Ashâb-ı Kiram (r.a.e.)'den sonra, makamları ise Tabiin (r.a.e.)'den sonra gelir. Oysa Batı medeniyet anlayışı iki temel üzerine kuruludur: 1. Asimilasyon, kendi kültür potasında eriterek kendine benzetmek ve yok etmek. 2. Eliminasyon: Asimile çabalarının sonuç vermediği durumlarda açıkça yok etmek.Bilecik Söğüt kasabasında, Domaniç yaylasında 444 çadırdan üç kıtaya hakim olan, İslâm Dünyası'nı birleştiren, 32 milyon km2'ye yayılan 180 milyon nüfusa sahip olan Osmanlı Devleti'nin başarısı şu sebeplere dayanır: 1. Her yaptığını rıza-i ilâhî için yapardı. 2. Sevgili ve şerefli Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ve sevdiklerini çok sevmesi ve örnek alması. 3. İslâm ahlâkı ile ziynetlenmesi. 4. Büyük düşünmesi ve ideal sahibi olması (Kızıl-elma). 5. İlme değer vermesi. 6. Adaletin önünde Osmanlı Sultanı ile Sirkeci'deki hamal eşitti. 7. Sağlam aile yapısı. 8. Karşılıklı dayanışma, vakıf ve şahıslar yoluyla yardımlaşma ve kanaat duygusu. 9. Sultana, devlet büyüklerine, ordu ve din mensuplarına saygı ve itaat. 10. Kadın ve kızların iffet, ismet, ihlas, sadâkat, sabır, edeb, namus timsâli olması. Cemiyetleri yükselten kadındır. Osmanlı devrinde hanımlar, İslâm'ın emirlerini vecd halinde, âdeta kendinden geçercesine yaşıyordu. Çocuğunu İslâm terbiyesi ile yetiştiriyordu. Erkeğine her konuda destek oluyordu. İlâhî aşka bir nevi meczubeydi. Kadın ve erkeğin en büyük arzusu şehit olmaktı. Ancak bu saydığım güzel hasletler yok olunca, İngiliz hilesiyle Osmanlı aydını din bilgisinden, halk da fen bilgisinden uzaklaştırılınca çöküş süreci başlamış oldu.(Necati Özfatura, Türkiye Gazetesi, 2018)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 24, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SEVR MAĞARASINDAKİ HALLERİ-22 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 22, 2025 2:14


Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebubekir (r.a.) Sevr dağındaki mağaranın içine girer girmez Hâkk Teâlâ Hazretlerinin emriyle bir çift güvercin gelip kapısının içine yumurta bıraktı. Örümcek de kapının ağzına ev yaptı. Kureyş'in eşkiya ve bedbahtları silâh ve ışıklar ile dağın her tarafını dolaşıp mağaranın kapısına geldiler. Baktılar, yumurtalarla güvercinleri ve örümceği gördüler: “Buraya adam girmişe benzemez” dediler. İçlerinden birisi: “Hele bir içeri girip bakın. Belki buradadırlar” dedi. Umeyye bin Halef denilen melun dedi ki: “Görmüyor musunuz, burada Muhammed doğmadan önce örümcekler yuva yapmış ve güvercinler yumurtlamış.” Velhâsıl mağaranın kapısında bu haller varken içeri girip yoklamayı ahmaklık sayıp hiç kimse girmeye kalkışmadı. Dönüp gittiler. Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edilmiştir ki, Ebû Bekir Sıddık (r.a.): “Eğer kâfirlerden birisi ayaklarına baksaydı bizi görürdü” dedi. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz buyurdu ki: “Ya Ebâ Bekir, sen ne zannediyorsun o iki kişi hususunda ki, onların üçüncüsü Hâkk Teâlâ Hazretleri olsun” buyurdu. Yâni Hâkk Teâlâ Hazretleri yoldaş olunca kâfirlerden zarar mı gelecektir, demektir.Rivayet ederler ki, Ebû Bekir Sıddık (r.a.) kendilerinin ardınca gelen kâfirleri görünce hüznü şiddetlendi. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz için çok mahzun olup büyük bir ıstırâba düştü. Hz. Ebû Bekir (r.a.): “Eğer beni öldürürlerse ben yalnız bir kimseyim, ama sana bir zarar eriştirirlerse bütün ümmetin helâk olması lâzım gelir” dedi. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz de: “Ya Ebâ Bekir! Lâ tahzen, innallâhe meanâ” dedi. Yâni: “Yâ Ebâ Bekir, mahzun olma.Muhakkak ki, Allâh bizimle berâberdir” buyurdu.(İmâm Kastalâni, Mevahib-ü Ledünniye, s.97-98)

Mevlana Takvimi
ALLÂH (C.C.) YOLUNDA CİHAT-18 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 20, 2025 2:03


“Sizinle savaşanlarla, Allâh yolunda savaşın” (Bakara s. 190) Allâh (c.c.)'un yolundan maksat, O (c.c.)'un dinidir. Allâh (c.c.)'un dinini güçlendirmek ve zafer elde etmek için sizinle savaşan müşriklere karşı cihad edin. Çünkü Allâh (c.c.)'a giden yol ve Allâh (c.c.)'un rızâsını kazanmak, dini uğrunda cihad etmekle mümkündür. Bu hüküm, henüz topyekün müşriklerle savaş emri gelmeden önceydi. Çünkü Medine'de savaşla ilgili olarak inen ilk âyet budur. Bu âyetin inmesinden sonra Resûlullâh (s.a.v.), kendisiyle savaşanlarla savaşır ve savaşmayanlara da herhangi bir şey yapmazdı. Nitekim İbn Abbas (r.a.)'den gelen şu rivayet de bunu desteklemektedir:“Bu âyet, Hudeybiye antlaşması sırasında nazil oldu. Resûlullâh (s.a.v.) ashabıyla birlikte hicretin altıncı yılında umre ziyareti yapmak için yola çıkmıştı. Sayıları 1400 kişiydi. Hepsi Hudeybiye denilen yerde konakladılar. Müşrikler onların Beytullah'a girmesini engellediler. Resûlullâh (s.a.v.) ve ashabı Hudeybiye'de bir ay kadar bekleyip sonra ertesi yıl umre yapmak üzere müşriklerle barış sözleşmesi yaptılar. Buna göre, bu yıl umre yapamadan dönecekler, gelecek yıl gelip umrelerini yapacaklardı. Sözleşme bu şekliyle imzalandı. Müşriklerin dediklerine Hz. Peygamber (s.a.v.) rızâ gösterdi. Sahabe (r.a.e.) de haram ayda ve Harem sınırları içinde savaşmayı uygun bulmadılar. İşte bunun üzerine Allâh (c.c.) bu âyeti indirdi. Fakat haddi aşmayın. Harem sınırları içinde, hem de ihramlıyken savaşı ilk başlatan siz olmayın. Çünkü Allâh (c.c.), haddi aşanları sevmez. Allâh (c.c.) haddi aşanlar için iyilik dilemez ve onları dostları kâbul etmez.”(İsmail Hakkı Bursevi, Ruh'ul Beyân Tefsiri, Bakara s. 190)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 18, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
AHİRETTE PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN MÜSLÜMANLARA ŞEFAATİ-13 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 14, 2025 2:33


Cehennemlikler, Resûlullâh (s.a.v.) ismini duyunca hep bir ağızdan bağrışarak şöyle derler: “Ey Cebrâil! Resûlullâh (s.a.v.)'e bizden selâm söyle. Günâhlarımızın bizimle O (s.a.v.)'in arasını ayırdığını ve hâlimizin kötülüğünü haber ver.” Cebrâil (a.s.) gider. Şânı yüce olan Allâh'ın huzurunda durur. Allâh (c.c.) sorar: “Ümmet-i Muhammed'i ne halde gördün?” Cebrâil (a.s.) cevap verir: “Onların hâli ne kötü, yerleri ne sıkıntılı.” Allâh (c.c.) sorar: “Senden bir şeyler talep ettiler mi?” Cebrâil (a.s.) cevap verir: “Evet, peygamberlerine selâm götürmemi ve hâl-i pürmelâllerini ona duyurmamı istediler” Allâh (c.c.) buyurur: “Git, haber ver.”Cebrâil (a.s.) gider. Nebi (s.a.v.)'e varır. O, beyaz inciden yapılmış bir çadırda oturmaktadır. Bu çadırın dört bin kapısı vardır. Her bir kapının altından yapılmış iki kanadı bulunmaktadır. Cebrâil (a.s.) der ki: “Yâ Resûlullâh! Senin ümmetinin, Cehennem'de azâp görmekte olan günâhkârlar topluluğu yanından geliyorum.Sana selâm ediyorlar ve “Bizim hâlimiz ne kötü, yerimiz ne sıkıntılı” diyorlar. Bu haberi alan Resulullâh (s.a.v.), hemen kalkarak Arş'ın altına gelir, secdeye kapanır. O âna kadar hiç bir kimsenin yapmadığı şekilde Allâh (c.c.)'a hâmd ve senâda bulunur. Allâh (c.c.) buyurur ki: “Başını kaldır, iste. İsteğin verilecektir, şefâat dile, şefâatin kâbul edilecektir.” Nebi (s.a.v.) de der: “Yâ Râbbi! Benim ümmetimin günâhkâr, bedbahtları hakkında senin hükmün yerine getirilmiş, intikamın alınmış. Artık onları bana bağışla.” Allâh (c.c.) buyurur: “Onları sana bağışladım. Cehennem'e var. “Lâ ilâhe illallâh” diyen herkesi oradan çıkar.”(Ebu'l-Leys es-Semerkandi, Tenbihü'l- Gafilin, s.83)

Mevlana Takvimi
HZ. ALİ (R.A.) BENDENDİR-12 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 14, 2025 2:20


Ebu Talib oğlu Hz. Ali (r.a.)'in künyesi Ebu Turâb'tır. Bu lakabı ona bizzat Resûlullâh (s.a.v.) vermiştir. Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Resûlullâh (s.a.v.) onu kardeş seçmiştir. Kadınlar aleminin efendisi Hz. Fatıma (r.anhâ) vasıtasıyla da Peygamber (s.a.v.)'in damadıdır. İlk müslüman olanlardandır. Cesareti ve zahitliği meşhurdur. En meşhur hatiblerdendir. Kur'an'ı bir araya getirenlerdendir ve Resûlullâh (s.a.v.)'in denetimi altında Kur'an'ı kıraat etmeye nail olmuştur. Erken vakitte İslam'ı kâbul etmiştir. “Resûlullâh (s.a.v.)'e nübüvvet pazartesi günü indirilmiştir ve ben de salı günü müslüman oldum” demiştir. Müslüman olduğu vakit henüz on yaşındaydı.Resûlullâh (s.a.v.) Medine'ye hicret ettiği vakit, kendi sorumluluğunda olan bir kısım emanet ve borçları geri ödemek ve bazı vasiyetleri yerine getirmek için ona birkaç günlüğüne Mekke'de kalmasını emretmişti, daha sonra da onu ailesiyle buluşturmuştur. Uhud'da, Bedir'de ve daha birçok muharebede Resûlullâh (s.a.v.)‘in yanında savaşmıştır. Resûlullâh (s.a.v.), pek çok savaşta taşıması için sancağı ona teslim etmiştir. Hz. Said b. el-Müseyyeb (r.a.)'in söylediği üzere, ‘'Hz. Ali (r.a.), Uhud Savaşı'nda tam on altı yerinden ya ralanmıştı.” Resûlullâh (s.a.v.) Hayber gününde sancağı ona teslim ederek zaferin onun olacığını da bildirmişti. Cesareti ve savaşlardaki etkisi pek bir meşhurdur.” Hayber'de Hz. Ali (r.a.), kalenin kapısını sırtladığı gibi havaya kaldırdı, böylece müslümanlar onun üzerinden geçerek kaleyi fethettiler. Lakin, bundan sonra kapıyı tekrar kaldırmak istediler de, ancak kırk kişi bunu yapabildi. Tirmizi (r.âleyh)'in rivayet ettiği bir hadise göre Resûlullâh (s.a.v.), “Hz. Ali (r.a.) bendendir, ben de Hz. Ali (r.a.)'danım” buyurmuştur.(Celaleddin Suyuti, Halifeler Tarihi, s.176)

Mevlana Takvimi
MODERN ÇAĞIN DAYATMALARI-14 EKİM 2025 -MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 14, 2025 1:50


İslâm, insana sadece iman ve ibadetler konusunda bir direktifler listesi vermez, aynı zamanda ona bir düşünme biçimi de kazandırır. Doğru nedir, yanlış nedir? Güzel nedir, çirkin nedir? Ölçümüz, kıstasımız, terazimiz nedir? Hadiselere nereden ve nasıl bakılır? Hepsini bize İslâm söyler… Meselâ, bugün modern insana dayatılan sayısız sözde “doğru” arasından rastgele üçüne bakalım:1. “Kahvaltı çok önemli bir öğündür. İyi bir kahvaltı etmeden güne başlamayın!” (Üç öğün yemek, Batı'dan kopya ettiğimiz bir alışkanlık. Müslümanlar, asırlar boyunca günde iki öğün yani geç kuşluk ve akşamüstü yemekle yaşadılar. Ve gayet sağlıklı yaşadılar.)2. “Her gün mutlaka 8 saat uyuyun. 8 saatin altına düştüğünüzde, sağlığınız bozulur.” (Günün üçte birini uykuda geçirdiğimizde, dünyaya ve âhirete dair çok sayıda vazifemizine zaman ve nasıl yapacağız?)3. “İnsanlarda vefa yok. Kendinize köpekleri yoldaş ve dost edinin.” (İçinde köpek bulunan eve meleklerin girmeyeceğine dair, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sahih ve sarih hadisi var.)Misâlleri çoğaltabiliriz. Ekranlarda boy gösteren uzmanlar, kanaat önderleri, sosyal medya ünlüleri, influencer'lar ve daha niceleri, insanı fıtratın temel prensipleriyle burun buruna getiriyor ve bir seçim yapmaya zorluyor. Bunca bombardıman altında, bilgisiz kitlelerin tercihini ne yönde kullanacağı malum…Kitle neyse de, aklı başında müslümanların bile hemen her konuda modern telakkilere kapılıp gittiklerini görmek üzücü. Oysa “İslâm insanı”ndan beklenen, düşünme tarzını ve bakış açısını da İslâmlaştırmasıdır.(Taha Kılınç)

Kerem Önder
Açgözlü Peygamber? - Tevbe 128, 129 tefsiri / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Oct 13, 2025 46:37


“Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağırgelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 128)“Buna rağmen yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur, ben yalnız O'nagüvenip dayanırım; O, büyük arşın sahibidir.” 129Hz. Muhammed bir insan olarak içimizden biridir; fakat Cenâb-ı Allah onu vahiy alma ve peygamberlerinsonuncusu olma mertebesiyle onurlandırmıştır. Başka bir âyette “bütün varlıklar için rahmet” olaraknitelenen (Enbiyâ 21/107) Resûl-i Ekrem'in müminlere karşı tutumuna ve hissiyatına ağırlık verilen 128.âyette o, Allah Teâlâ'nın iki güzel ismi ile, raûf ve rahîm olarak nitelenmiştir; raûf “çok şefkatli”, rahîm“çok merhametli” demektir. Yüce Allah'ın hiçbir peygamberini kendi isimlerinden ikisiyle birlikteanmamış olduğu dikkate alınırsa onun rabbimizin katındaki derecesi ve bütün bu açıklamalara rağmenondan yüz çevirenlerin ne büyük ziyanda oldukları daha iyi anlaşılır. İşte 129. âyette Hz. Peygamber'denbu gibi bahtsızların tutumlarından üzüntü duymaması, sadece Allah'a güvenip dayandığını hatırlaması veonlara da bunu duyurması istenmektedir.“Hem sonra o, sizin zarara uğramanız, kendisine çok güç gelen, dünya ve ahiret hayırlarını size ulaştırmadason derece istekli olan bir kimsedir. Bundan dolayı da sizin için tıpkı şefkatli bir doktor ve merhametli birbaba gibidir. Şefkatli olan doktor, çoğu zaman dayanılması güç, çetin ilaçlara yönelir. Merhametli baba da,çoğu kez. insana zor ve ağır gelen eğitme usullerine başvurur. Fakat insan, doktorun bilgili, sahasının ehli vebabasının da müşfik olduğunu bilince, o acı ilaçlara tahammül edilir ve o güç terbiye usulleri de bir lütuf veihsan yerini tutar. İşte burada da böyledir. Siz onun Allah katından gönderilmiş hak peygamber olduğunuanladığınıza göre, her türlü hayrı elde etmek için, onun bu zor tekliflerini kabul ediniz."Cenâb-ı Hak, Resulüne: "Eğer onlar bu mükellefiyetleri kabul etmez, yüz çevirip dönerlerse, onları bırak veonlara değer verme, Allah'a dayan ve bütün işlerinde Allah'a tevekkül et" demiştir."De ki: "Ben. ancak sizin gibi bir beşerim" (Kehf, 110) ayetlerinde olduğu gibidir. Bunlardan maksad şudur:En'am suresinde (9. ayet) de geçtiği gibi, eğer o peygamber, bir melek cinsinden olsaydı, insanların işi,bundan dolayı zorlaşırdı.insana bir şey zor geldiğinde, "Bu bana gâlib geldi" der.Buna göre ayetin manası, "Sizin sıkıntıya uğramanız ona güç gelir" yani "sizin kötülüğe dûçâr olmanız, onazor gelir" şeklindedir. Giderilmesi gerekli olan kötülüklerin en önde geleni, Allah'ın cezasının kötülüğüdür.İşte o peygamber, bu tür kötülüğü savuşturmak için gönderilmiştir."Ferrâ şöyle demiştir: "Haris, cimri ve düşkün demektir. Binâenaleyh ayetin manası, "Sizin cehennemegirmeniz ihtimaline karşı, size son derece düşkündür" şeklindedir."İbn Abbas (radıyallahü anh) şöyle demiştir: "Allahü teâlâ, peygamberini, kendi isimlerinden bu iki isimleisimlendirmiştir."Allah'a itaatten ve peygamberi tasdikten yüz çevirirlerse;Bu sûrede ele alınan, bahsedilen güç teklifleri kabul etmekten yüz çevirirlerse,d) Cihadda sana yardım etmekten yüz çevirirlerse, manaları verilmiştir.Bil ki bu ayetin gayesi, kâfirlerin, yüz çevirmeleri ve bu teklifi kabul etmemeleri hafinde, HazretiPeygamberin kalbine bir hüznün ve kederin gelmeyeceğini; zira Allah'ın, düşmanlarına karşı O'na yardımetmede ve O'nu, çeşitli lütuf ve nimetlerinin derecelerine ulaştırmada, o peygambere yeteceğini beyanedip açıklamaktır.

ERKAM RADYO
Peygamber Efendimiz

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 13, 2025


GÖNÜL SOHBETLERİ

Kerem Önder
Düşmanını sevemezsin! - Mektubat 163 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Oct 12, 2025 50:31


163. Bu mektûb, esseyyid ve nakîb şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. İslâm ile küfrünbirbirinin zıddı, tersi olduğunu, İslâm düşmânlarını sevmemeği bildirmekdedir:Bize çeşidli ni'metleri veren ve müslimân yapmakla şereflendiren ve Muhammed aleyhisselâmınümmetinden eylemekle kıymetlendiren Allahü teâlâya hamd olsun! Dünyâ ve âhıret se'âdetlerine,râhatlıklarına kavuşmak ancak ve yalnız, dünyâ ve âhıretin efendisi, mahlûkların en üstünü, en kıymetlisiolan Muhammed aleyhisselâma uymakla, onun izinden gitmekle ele geçebilir. O yüce Peygambere ve Onuntemiz Ehl-i beytine ve Eshâbının hepsine en iyi düâlar ve en üstün selâmlar olsun! Muhammedaleyhisselâma uymak demek, ahkâm-ı islâmiyyeye ya'nî islâmiyyete uymak ve küfrü ve kâfirliği yok etmeğeçalışmakdır. Çünki islâm ile küfr birbirinin zıddıdır, tersidir. Birinin bulunduğu yerde, öteki bulunamaz, gider.Bu iki zıd şey bir arada bulunamaz. Birisine kıymet vermek, ötekini aşağılamak olur. Kur'ân-ı kerîmde, Tevbesûresinin yetmişüçüncü âyetinde meâlen, (Ey yüce Peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihâd et!Onlara sert davran!) buyuruldu. Hulk-i azîm sâhibi olan, çok merhametli olan Peygamberine, kâfirlerle cihâdetmeği, onlara karşı sert davranmağı emr ediyor. Bundan anlaşılıyor ki, islâma saldıranlara sert davranmakda, hulk-ı azîmdir. İslâma izzet vermek, kıymetini artdırmak için, küfrü ve kâfirleri ya'nî İslâm dînine vemüslimânlara saldıranları kötülemek, onları aşağı tutmak lâzımdır. Böyle kâfirlere kıymet vermek, onlarıyüksek tutmak, İslâmiyyeti ve müslimânları kötülemek, aşağılamak olur. Kâfirlere kıymet vermek demek,onları üstün tutmak, karşılarında eğilmek olmakla berâber, onlarla birlikde bulunmak, konuşmak, görüşmekde, onlara kıymet vermek olur. İslâm düşmanlarından, İslâmiyyete saldıranlardan, köpekden kaçar gibikaçmak, onların pis ve alçak olduklarını bilmek lâzımdır. İslâm dînine saldıran, bir mevkı', makâm sâhibi iseve bir müslimânın bu kimseye bir işi düşerse ve bu işi muhakkak onun yapması îcâb ederse, abdesthâneyegider gibi, işi bitirinciye kadar yanına gidilir. Fekat, yine o alçağa kıymet verecek birşey söylenmez ve böylebir hareket yapılmaz. Olgun bir müslimân, onun yüzünü görmemek için, o işinden bile vaz geçer. Onunzehrli, zararlı sözlerini işitmekden, Cehennemlik yüzünü görmekden kurtulur. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmdeböyle kâfirlerin kendisine ve sevgili Peygamberine düşmân olduklarını bildiriyor. Allahü teâlânın ve OnunResûlünün düşmânları ile [Müslimânlara gerici diyenler ile] düşüp kalkmak, o alçaklarla arkadaşlık etmekbüyük cinâyet, çok çirkin bir suç olur. Bu kimselerle görüşmek, arkadaşlık etmek, çeşidli zararlara sebeb olur.Bu zararların en küçüğü, insan onların arasında Allahın emrlerini yapamaz. Küfre sebeb olan şeylerdenkaçınamaz. Bu vazîfeleri yapmağa sıkılır. Arkadaşlarından utanır, çok küçük görünen bu zarar, dikkat edilirse,pek büyükdür. Allahü teâlânın dînine saldıranlar ile arkadaşlık etmek, onlarla görüşmek, insanı Allahüteâlâya ve Onun Peygamberine “aleyhissalâtü vesselâm” düşman olmağa kadar sürükler. Bir kimse, kendinimüslimân sanır. Kelime-i tevhîd okur. İnanıyorum der. Müslimân olduğunu söyler. Hâlbuki kâfirlerle,münâfıklarla görüşerek, konuşarak onun müslimânlığı, îmânı saf ve temiz kalmaz. Hattâ, büsbütün gider de,farkında bile olmaz. Allahü teâlâ, hepimizi, nefslerimizin kötülüğünden ve amellerimizin bozuk olmasındankorusun!Fârisî beyt tercemesi: Zavallı câhil, sanır ki, din adamıdır; din ile ilgisi, yalnız böyle sanmasıdır.Hindistândaki islâm düşmânlarının azgınlarını görüyoruz. Müslimânlarla alay ediyorlar. Müslimânlarıkötülüyorlar. Ellerine fırsat geçerse, güçleri yeterse, müslimânlara her işkenceyi yaparlar. Hattâ hepsiniöldürürler. Yâhud onları dinden, îmândan ayırırlar. İslâm terbiyesini, ahlâkını, hayâsını, şerefini yok ederler.Web / https://keremonder.com

ERKAM RADYO
Altınoluk-Her Kalbe Dokunan Peygamber

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 9, 2025


SESLİ DERGİ

SESLİ DERGİ
Altınoluk-Her Kalbe Dokunan Peygamber

SESLİ DERGİ

Play Episode Listen Later Oct 9, 2025


ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 9, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Mevlana Takvimi
HURMA KÜTÜĞÜNÜN NEBİ (S.A.V.)'E GÖSTERDİĞİ SEVGİ VE HASRET DUYGUSU-07 EYLÜL 2025-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Oct 7, 2025 2:05


Cabir (r.a.) dedi ki: “Mescid hurma kökleri, kütükleri üzerinde kurulmuştu. Peygamber (s.a.v.) hutbe irad edecekleri zaman kütüklerden birine çıkardı. Sonra ona minber yapılınca, mezkûr kütüğün deve sesine benzeyen bir sesle hasretten ve iştiyaktan inlediğini duyduk.” Enes (r.a.)'in rivayeti: “Mescid bile onun sesinden sarsıldı.” Sehl b. Sa'd (r.a.)'in rivayeti: “Onu gören insanların ağlaması da çoğaldı.” El-Muttalip ile Ubey (r.a.e.)'in rivayetleri ise: “Çatlayıp yerinden oynadı. Nihayet Resûlullâh (s.a.v.) geldi, mübarek elini üzerine koydu da ancak ondan sonra sustu.” şeklindedir. Büreyde (r.a.)'den şöyle rivayet olunmuştur: “Peygamber (s.a.v.) hurma kütüğüne dedi ki: “İstersen seni bulunduğun bahçeye vereyim, tekrar dal budak sal ve eski haline gel! Tekrar yaprakların ve meyven olsun. İstersen seni cennete dikeyim de Allâh (c.c.) dostları meyvenden yesin.” Bunu dedikten sonra Resûlullâh (s.a.v.) ona kulak verdi ve onun şöyle dediğini duydu: “Beni cennete dik ve benden Allâh (c.c.) dostları yesin ve eskiyip çürümeyeceğim bir yerde olayım!” Bu hadîs bizatihi meşhurdur ve yaygındır. Onun hakkında haber mütevatirdir. Sahabeden bu hadisi bir çok kişi rivayet etmiştir. Onlardan bazıları şunlardır: Ubey b. Ka'b, Cabir b. Abdullah, Enes b. Malik, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Sehl b. Sa'd, Ebu Said el- Hudrî, Bureyde, Ümmi Seleme… (r.a.e.). İşte bunların hepsi aynı anlama gelen hadîsler rivayet etmişlerdir.(Kadı İyaz, Şifâ-i Şerîf, s.300-302)

ERKAM RADYO
Peygamber (SAV) Akrabaları

ERKAM RADYO

Play Episode Listen Later Oct 2, 2025


GÜL SOHBETLERİ

Kuran Time
Akika Kurbanı ve Cinsiyet Ayrımcılığı | bi' din'leyelim 6

Kuran Time

Play Episode Listen Later Jun 13, 2025 7:36


Akika kurbanı nedir?Akika kurbanı, bir çocuğun doğumu vesilesiyle Allah'a şükür ve çocuğu koruma niyetiyle kesilen bir kurbandır. Temel olarak bir Arap geleneğidir ve içinde günah barındırmadığı, aksine sadaka manası içerdiği için Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bu geleneğe müdahale etmemiş, kendisi de uygulamıştır.

Vaize Fatma Bayram Esma-i Hüsna Dersleri
Hz. Peygamber'in Ailesinde Kadınlar

Vaize Fatma Bayram Esma-i Hüsna Dersleri

Play Episode Listen Later May 21, 2025 88:11


Emekli vaiz Fatma Bayram'ın 20 Mayıs 2025 Salı günü Teşvikiye Camii'nde yaptığı sohbet. Görüş, öneri ve elinizde olan ders kayıtları için fatmabayrampodcast@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.