Bir kanala kaç kanal sığar? Tarih, bilim teknoloji, siyaset gibi çeşitli alanlarda dinlemeye değer içerikler.

Mahalle abisi, görünmeyen efsane abi, dergideki klikler ve yalnız kalma hissi… Emrah Abi'nin Karabük'ten başlayan çocukluk anıları; sapan yapmayı öğrenmekten “uçağı uçuracağım” diyen dâhi çocuğa, kuş avcılığından dergicilik kültürüne kadar uzanıyor.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “öğrenmeyi öğrenmek” meselesini didik didik ediyoruz; hafızaya bilgi yığmakla, gerçekten öğrenmek (yani hayata geçirebilmek) arasındaki fark nerede başlıyor, nerede bitiyor konuşuyoruz.

Rotasız Seyyah Mehmet Genç'le bu bölüm Amazon'un içine doğru uzanan tehlikeli bir yolculuğun perde arkasına giriyoruz.

Kokpit serimizin bu bölümünde kadın kaptan pilot Eser Aksan Erdoğan'la birlikte, yolcuların en çok merak ettiği (ve bazen de en çok korktuğu) konulara giriyoruz: Uçuş kazaları nasıl olur, “emergency” dediğimiz acil durumlar hangi senaryolarda ortaya çıkar ve kokpitte karar alma süreçleri gerçekte nasıl işler?

TatilBudur ile Gezgin Hikayeler'in bu bölümünde Rotasız Seyyah Mehmet Genç ile Sibirya, Tuva ve Amazon coğrafyalarındaki şamanları konuşuyor, Şamanizm'in peşine düşüyoruz!

Bölümde konuşulan bazı konular:• Kan şekeri yönetiminde ilk lokma neden bu kadar önemli; pilavla başlamak neyi değiştirir?• Fonksiyonel tıp neyi farklı yapar, klasik tıbbın alternatifi mi?• Besin takviyesi ile ilacın arasındaki “kalın çizgi” nerede başlar?• Sahte takviyeler nasıl anlaşılır; bakanlık onayı ve doğru satış kanalı neden kritik?• “Günde 4 saat uyku” ile takviye beklemek neden cilayla arabayı toparlamaya benziyor?• GLP-1 nedir; iğneler, tokluk mekanizması ve doğal yollarla tetikleme mümkün mü?• Probiyotik, prebiyotik, simbiyotik, postbiyotik; hangisi ne işe yarar?• Sağlıklı kilo kaybı kaç haftada kaç kilo olmalı; hızlı kaybın faturası kime kesilir?Takviyelere “kurtarıcı” gibi bakmadan; yaşam tarzı, doğru yönlendirme ve bilimsel sınırlar içinde düşünmek isteyen herkes için dolu dolu bir bölüm.

Bu keyifli ve bilgilendirici sohbette; dar gövdeli ve geniş gövdeli uçaklardan, kokpit tasarımlarının nasıl değiştiğine, yakıt sistemlerinden elektrikli uçak ihtimaline kadar birçok merak edilen konuya değiniyoruz.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “zaman yönetimi” diye bildiğimiz kavramın gerçekten ne anlama geldiğini sorguluyoruz. Zamanı kontrol etmenin mümkün olup olmadığından, aslında yönetilmesi gerekenin zaman değil dikkat ve davranışlarımız olduğuna uzanan derin bir sohbet yapıyoruz.

Bu sohbette; Pamir Dağları'nda Kırgız çadırlarına misafir olmaktan, Uygur bölgesinde Turfan'da Sattar amcayla yapılan o unutulmaz sohbete; bir selamla sofranın donatıldığı misafirperverlikten, Sovyet etkisiyle kopan dil ve kimlik bağlarına kadar pek çok sahneyi yerinden dinliyoruz. “Dinlemek” ile “yaşamak” arasındaki farkı; soydaşlık duygusunun, bir kelimede, bir gelenekte, bir bakışta nasıl yeniden kurulduğunu görüyoruz.

Uçuş okulundan başlayıp Boeing 737'den Airbus 320'ye, oradan geniş gövde Airbus 330'a uzanan 15 yıllık bir kariyerin içinden; pilot olmanın ne demek olduğunu, nasıl olunduğunu ve işin gerçek zorluklarını Kaptan Pilot Eser Aksan Erdoğan'dan dinliyoruz.

Bobcast'in bu bölümünde retro kültürün neden hâlâ bu kadar güçlü olduğunu, oyunlardan dergilere, müzikten teknolojik alışkanlıklara uzanan geniş bir sohbetle masaya yatırıyoruz. Disket Kutusu'nun kurucuları Sinan Akkol ve Faruk Akıncı ile birlikte; nostaljinin sadece geçmişe özlem mi yoksa bugünün hızına karşı bir savunma biçimi mi olduğunu konuşuyoruz.

Sapien'de bu bölümde Olcay Art'ın kurucusu Bekir Olcay ile Türkiye'de sanat piyasasını, koleksiyonerliğin geç kalmış hikâyesini ve bir sanat eserini gerçekten “değerli” kılan unsurları konuşuyoruz.

Bu sohbette; hedeflerin çoğu zaman neden tutmadığından, “yeni yıl, yeni ben” motivasyonunun neden dışarıdan gelmeyeceğine; günlük küçük ritüellerin büyük dönüşümleri nasıl mümkün kıldığına kadar pratik ve zihinsel bir yol haritası çiziyoruz. Kitap sayısı, para biriktirme, spor gibi hedeflerin aslında “sonuç” değil “alışkanlık” üzerinden kurulması gerektiğini; kaotik bir dünyada uzun vadeli planlar yerine sürdürülebilir rutinlerin nasıl işe yaradığını detaylandırıyoruz.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile dünyanın nereye gittiğini konuşuyoruz: İran'daki gerilim ne anlama geliyor, bölgesel çatışmalar gerçekten küresel bir savaşa mı evriliyor?Modern savaş nasıl bir şeye dönüşüyor? Drone'lar, fiber optik hatlar, yeni nesil silahlar ve değişen cepheler bize ne anlatıyor? İran, Suriye, Ukrayna ve Kafkasya hattında yaşananlar birer yerel kriz mi, yoksa yaklaşan büyük kırılmanın provası mı?Gündemi yüzeyden değil, derinlikten okumak isteyenler için Ahkam'ın bu bölümü, “büyük savaş” tartışmalarına soğukkanlı ama sert bir pencere açıyor.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la materyalizm kavramını tüm yönleriyle masaya yatırıyoruz. Materyalizm nedir, ne değildir; bir bilimsel yöntem mi, yoksa hayatın tamamını açıklamaya çalışan bir dünya görüşü mü?Bu derin sohbette; materyalizmin tarihsel kökenlerinden metodolojik natüralizme, bilimin sınırlarından metafizik ve inançla kurduğu ilişkiye kadar pek çok kritik başlığa değiniyoruz. Materyalizmin ne zaman faydalı bir araç olduğunu, ne zaman ideolojiye dönüşerek insanı dar bir çerçeveye hapsettiğini tartışıyoruz.Ayrıca insanın neden kendini her şeyin merkezine koyma eğiliminde olduğu, ideolojilerin ve “-izm”lerin neden zihinsel konfor alanları yarattığı, sosyal medyanın tüketim ve anlam algımızı nasıl şekillendirdiği gibi güncel ve düşündürücü sorulara da birlikte cevap arıyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz; tarihçi ve yazar Selim Erdoğan.Harp tarihi ve yakın Cumhuriyet dönemi üzerine çalışan Erdoğan; izleyicilerden gelen soruları doğaçlama yanıtlıyor ve “tarihe bakış” meselesini sadece bilgi değil, sorumluluk olarak da ele alıyor. Tartışmanın merkezinde; Lozan'la ilgili yanlış bilinenler, milli mücadelenin askeri kadar “lojistik” tarafı, arşivlerin unutmadığı gerçekler var.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “anti hedefler” kavramını, fazlalıkları hayatımızdan çıkarmanın neden gerçek başarı için bu kadar kritik olduğunu ve sadeleşmenin zihnimizi nasıl özgürleştirdiğini konuşuyoruz. Seçenek çokluğunun bizi nasıl felç ettiğinden, “yapmayacaklar listesi”nin hayat stratejisi olarak kullanılmasına kadar uzanan bir sohbet bu.Bu kapsamlı sohbette; insanın yokluklar devri için tasarlanmış bir canlı olup bugün çokluklar çağında yaşamasının yarattığı zihinsel yükten, karar verirken seçenek azaltmanın nörobilimsel temelinden, sadelik ile basitlik arasındaki kritik farktan, “otantik hedef” kavramına ve başarıyı başkalarının dayattığı kalıplardan kurtarıp kendi iç pusulamıza göre tanımlamaya kadar birçok konuya değiniyoruz. Sinan Canan, kendi hayatından örneklerle minimal donanımla seyahat etmekten askerlikte yaşadığı sade düzen deneyimine, oradan da yeni kitabı İnsanın Manevi Ayarları'na uzanan bir çerçevede “azaltma” ilkesini anlatıyor.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la insanın neden korktuğunu, korkunun beynimizde nasıl çalıştığını ve bu duyguyla sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını konuşuyoruz. Korkunun hayatta kalmamız için neden vazgeçilmez olduğunu ve onsuz bir yaşamın gerçekten mümkün olup olmadığını masaya yatırıyoruz.Ayrıca Andrew Huberman'ın ortaya koyduğu “cesaret devresi”nden yola çıkarak; talamus, amigdala ve ön beyin arasındaki o kritik karar anını, korkunun beyni nasıl iki farklı yola sokabildiğini ve küçük cesaret antrenmanlarının zamanla karakterimizi nasıl dönüştürebildiğini konuşuyoruz. Korku filmleri, roller coaster'lar ve “parayla psikoz satın almak” dediğimiz eğlence biçimlerinin aslında duygularımızı nasıl eğittiğini de sinirbilim perspektifinden ele alıyoruz.

Barış Okan Belovacıklı moderasyonuyla Sapien'in yeni videocast serisi BOBCAST'in bu bölümünde konuğumuz Prof. Dr. Sinan Canan ve konumuz: Popüler KültürKalabalığın sevdiği şeyin neden bu kadar cazip geldiğinden, popüler kültürün “filtre” gibi çalışıp insanı seçim yapma zahmetinden nasıl azade ettiğine; algoritmaların zevkimizi nasıl şekillendirdiğinden, kültürel beslenmenin de tıpkı beslenme gibi özen istediğine kadar uzanan bir sohbet bu.

Rotring mürekkebiyle göbeğine isim yazmaktan Fenerbahçe aşkına, arabesk kültürden ergen ruha kadar uzanan bu sohbette; hem kişisel aşk hikâyelerini, hem de aşkın toplumla, kültürle ve üretimle ilişkisini didikliyoruz. Aşkın insana neler yaptırdığını, ruhu nasıl büyüttüğünü ve bazen neden kaldıramadığımızı Emrah Ablak'ın mizahi ama bir o kadar da acıtıcı gözlemleriyle dinliyoruz.Bu bölümde, uhrevi aşk ile dünyevi aşkın farkını, “Tanrı sevgisi”ne giden yolun neden önce insana tutulmaktan geçtiğini, futbol ve takım tutkusunun, tribün kültürünün bile aslında nasıl paketlenmiş bir “ergen ruh” hâli olabildiğini konuşuyoruz. Aşkın bazen benzine, bazen deliliğe, bazen de iyi bir çizgiye dönüşmesini masaya yatırıyoruz.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la yapay zeka ve tanrı tasavvuru arasındaki ilişkiyi, insanın güç ve irade arayışını ve “her şeyi bilen” bir varlık yaratma dürtümüzü konuşuyoruz. Yapay zekayı sadece teknik bir araç değil, modern çağın “dijital âlimi” ve otorite figürü olarak görme eğilimimizi masaya yatırıyoruz.Yapay zekaya tapınan tarikatların ortaya çıkma ihtimalinden, otoriteyi güce devretme alışkanlığımıza; Asimov'un robot yasalarından, insanlığın ortak değer üretememesinin yapay zeka etiğine etkisine kadar pek çok çarpıcı örnek üzerinden ilerliyoruz. Hayatın anlamını teknolojiden “hazır almak” ile kendi anlamını kendin inşa etmek arasındaki farkı da bu bölümde ele alıyoruz.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile yetişkinlik, sorumluluk ve hayatla kurduğumuz ilişkiyi konuşuyoruz: Yetişkin olmak nedir, insan ne zaman gerçekten “büyüdüğünü” anlar?Çocukluk coşkusunu kaybetmeden yaşamak mümkün mü? Rutine kapılmadan farkındalığı nasıl koruruz? Genç kalmak bir yaş meselesi mi, yoksa dünyayla kurulan bağın biçimi mi? Emrah Ablak, kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak üretmek, sorumluluk almak ve toplumla ilişki kurmak üzerine samimi bir muhasebe yapıyor.Bu derin sohbette; askerlikte yaşanan unutulmaz bir anıdan güç ve aidiyet hissine, karikatürist olmanın getirdiği ergenlik–yetişkinlik geriliminden, idealize edilen baba figürüne ve “toplum için bir şey yapma” fikrine kadar pek çok konuya dokunuyoruz. Gençlere iş üretmenin ne anlama geldiğini, zamanla değişen öncelikleri ve üretimin neden bir meslekten fazlası olduğunu konuşuyoruz.Emrah Ablak'ın içten anlatımıyla; yetişkinliğin konfor değil sorumluluk, gençliğin ise bir ruh hali olduğunu yeniden düşünmek isteyenler için güçlü bir bölüm.

Büyük Sorular'in bu bölümünde Sinan Canan'la homeschooling yani evde eğitim konusunu masaya yatırıyor; okulun ne işe yaradığını, evin ne zaman “daha iyi” olduğunu ve çocuğun nasıl öğrendiğini konuşuyoruz.Bir yandan da özdisiplinin; içsel motivasyon, rutin ve rol modelle kurulduğunu konuşuyor; malumat obezliği, otomatik pilotta yaşam, ters yüz sınıf (flipped classroom) gibi kavramlar üzerinden eğitimin geleceğine bakıyoruz. Türkiye'de homeschooling'in hukuki zemini, regülasyon ihtiyacı ve sosyoekonomik eşitsizlikler de bölümün en kritik başlıklarından.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak'la çizginin peşine düşüyoruz: Bir çocuğun sık sık taşındığı şantiye hayatından, yalnızlığını kalemle eğlendiren bir karikatüriste dönüşme hikâyesini dinliyoruz. King Kong'lu bir dergi sayfasından, yasak odadaki tavan boyu çizgi roman arşivine uzanan o “kadersel” yolu adım adım konuşuyoruz.Emrah abi, tarama ucuyla şöhler kağıt arasında geçen ömrünü, neden hâlâ tablete tam olarak geçmediğini, iyi çizmek ile iyi anlatmak arasındaki farkı ve kendi kuşağının sokakta büyüyen karikatürist tavrını anlatıyor. Çizginin “hain” yanını, bırakınca nasıl elinin unuttuğunu, sürekli pratik yapmanın Karate Kid'le yarışacak kadar sıkı bir disiplin olduğunu örneklerle açıyoruz.Bir yandan da Bora ile beraber yaptıkları çizgi roman denemelerini, TÜBİTAK'la özdeşleşen Saklı Düşman serisini, ekonomik nedenlerle yarım kalan projeleri ve bir gün çizmek istediği Çanakkale hikâyesini konuşuyoruz. Çocuklara çizgi öğreten son karikatüristlerden biri olmanın ağırlığını, yeni neslin çok meslekli geleceğini ve yapay zekâ çağında “geleneksel” kalemin hâlâ neden cazip olduğunu tartışıyoruz.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “neden linç ediyoruz?” sorusunu masaya yatırıyoruz: linç kültürünün evrimsel köklerinden (şempanzelerde paylaşmayanın dışlanması) günümüzün dijital “cancel culture”ına, ayıp/ahlak normlarının kalıcılığından kalabalık psikolojisine ve algoritmaların linci nasıl büyüttüğüne uzanan geniş bir sohbet.

Nominal ve reel büyüme farkından enflasyonla şişen rakamlara, “paradan 6 sıfır atmak” tartışmasından Türkiye için doğal büyüme hızı (%5) ve “aşırı ısınma” eşiğine kadar temel kavramları açıklıyoruz

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile “çok okuyan mı, çok gezen mi?” sorusunu sert gerçekliklerle tartışıyoruz.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la modern hayatın görünmez salgını haline gelen tükenmişlik sendromunu konuşuyoruz. Beyaz yakalının hiç bitmeyen mesaisi, takdir görmeyen emekler, “neden hâlâ tatmin olamıyorum?” sorusu ve beynimizin buna verdiği tepkiyi enine boyuna masaya yatırıyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz, yoga ve pilatesi yalnızca “esneme hareketi” olmaktan çıkarıp bir yaşam pratiğine dönüştüren eğitmen Şebnem Hayırlı!

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “Aralıklı oruç gerçekten işe yarar mı?” sorusunu masaya yatırıyoruz. Açlığın bedenimizde ve beynimizde neleri değiştirdiğini, modern beslenme alışkanlıklarımızın bizi nasıl bağımlı hale getirdiğini ve fabrika ayarlarımıza daha yakın bir beslenme düzenine nasıl dönebileceğimizi konuşuyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz AkademikLink kanalı ile de tanınan Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara ve konumuz: Akademisyenlik

Bu bölümde Prof. Dr. Emre Alkin ile “Paranın Geleceği”ni masaya yatırıyoruz!Nakitin yerini kredi kartının aldığı dünyada para teorisinin özüne iniyor; itibar, kredi limiti, kripto, enflasyon ve devletin ekonomideki rolünü tartışıyoruz. Weimar'dan Arjantin'e tarihi örneklerle, korumacılık-serbest ticaret dengesiyle ve bireysel borçlanma alışkanlıklarımızla bugünü ve yarını okuyoruz. “Para devletin mi, milletin mi?” sorusundan “tek küresel ünite” ihtimaline uzanan ufuk açıcı bir sohbet.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile filmler, kitaplar ve hikâye anlatıcılığı üzerinden “etki”yi tartışıyoruz: Bir eser hayatımızı gerçekten değiştirir mi, yoksa sadece iyi bir şov mu izleriz?Emrah Ablak'ın keskin gözlemleri ve anlatıcılığıyla; bağlanma arzusu, etkilenme psikolojisi, okuma-izleme ritüelleri ve “seçici maruziyet” üzerine düşünürken, eğlence ile manipülasyon arasındaki ince çizgiyi yokluyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz, Türk Sinemasının usta yapımcılarından Zeynep Atakan!

Bu bölümde Prof. Dr. Emre Alkin ile “Yurtdışında mı, Türkiye'de mi üniversite?” sorusunu masaya yatırıyoruz!Özgür iradeden “hayat amacı”na, diplomanın ötesinde tecrübe ve hevesten staj–uygulama imkânlarına kadar gerçekçi bir yol haritası çıkarıyoruz. Bologna süreciyle program eşitlikleri, online/örgün eğitimin sınırları, lisans–yüksek lisans–doktora farkları ve güçlü bir network'ün nasıl kurulacağı üzerine somut öneriler paylaşıyoruz.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak'la “yol”u hem gerçek hem mecaz anlamıyla kazıyoruz: Karabük'ün bacalarından Taksim'in “Kemancı” efsanesine, İran–Suriye–Hindistan rotasında kırmızı asfaltlardan tuzlama kamyonlarına, Palmira'nın antik sütunlarından Bolivya'nın ölüm yollarına uzanan bir hikâye…Sanayi şehrinde yanan bir kıvılcımın nasıl İstanbul'un rock sahnesine sıçradığını, Tunay Akdeniz'in plak/kaset hattından “Child in Time”la değişen bir meyhaneyi, Kemancı'nın bir ekosisteme dönüşmesini ve oradan Duman, Şebnem Ferah, Özlem Tekin kuşağına giden yolu konuşuyoruz. Motosikletin üzerinde -30 derecede çalışan bir Transalp'in, sınırda uzatılan bir çayın, yolda karşılaşılan “tesadüf” yardımlarının insana ne öğrettiğini tartışıyoruz.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “hayatın sonu” temasını masaya yatırıyoruz: Ölüm gerçekten her şeyin sonu mu, yoksa hayatı anlamlı kılan bir çerçeve mi?Biyolojik pencereden homeostazisin kaybı olarak ölümü tanımlarken; insanın ölümlülük bilinci, ölümsüzlük arzusu ve “an”ın değeri üzerine derinleşiyoruz. Stoacılıktaki memento mori, İslami gelenekte “ölmeden önce ölünüz”, Mevlânâ'nın “ibret istersen ölüm yeter” sözü; hepsi günlük hayatta huzur–hazır bağlantısıyla birleşiyor. Beyaz yakalı rutinden çıkıp “şimdi ve burada” yaşamayı mümkün kılan pratikleri konuşuyoruz.Programda materyalizm–maneviyat tartışmasına, bilincin bedenle ilişkisine ve enformasyon kuramı/karadelik olay ufku analojilerine uzanıyoruz: “Televizyon bozuldu diye yayın biter mi?”, “Süre çok uzasa (100.000 yıl) bile sonuç değişir mi?” sorularının peşinden gidiyoruz. Ölümü konuşmanın panik değil, dinginlik ve işlevsellik ürettiği; “an ölümsüzdür” ilkesinin nasıl bir yaşam mühendisliğine dönüştüğü örneklerle ele alınıyor.

Satrancı “kazanmak”tan öte bir düşünme deneyimi olarak anlatan Hasgüleç; taşların anlamlarından ELO sistemine, kadınlar kategorisinden hile tartışmalarına, 4 kişilik satranç ve Chess960 gibi varyantlardan Türkiye'de yükselen genç ustalara kadar merak edilen her şeyi konuşuyor. Hem oyuna yeni başlayacaklara hem de yıllardır oynayanlara “neden bu kadar zevkli?” sorusunun samimi bir cevabını veriyor.Bu bölümde konuşulan bazı konular:

Ahkam'ın bu özel bölümünde Emrah Ablak'la Cumhuriyet'in bireylerin hayatını nasıl dönüştürdüğünü konuşuyoruz: Kars'a yerleştirilen Karapapakların hikâyesinden, “Emrah”ın bir meslek adı oluşuna; fener alaylarının ışığından, liyakatle kurulan bir hayatın taşlarına kadar…Bu sohbette; kimlik ve aidiyet, yurttaşlık kültürü, TRT'nin 70'ler kamu spotlarından bugüne toplumsal alışkanlıklar, spor kulüplerinin işçi sınıfı kökleri, liyakat tartışmaları ve Ulu Önder Atatürk'e duyulan minnet duygusu bir araya geliyor.

Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la dikkatimizi gerçekten toplamanın mümkün olup olmadığını konuşuyoruz.

Yönetmenliğin özünü “hikâye anlatmak”ta bulan Ezel Akay; mizanseni nasıl kurduğunu, yazıdan görüntüye geçişte denklem çözmeyi, setin görünmeyen emek düzenini ve “genel yönetmen” ile “yardımcı yönetmen” rollerinin gerçek işleyişini tüm açıklığıyla anlatıyor.

Tuğba Karadayı'nın yalın ve açıklayıcı anlatımıyla, astrolojinin ne yaptığı—ve en önemlisi ne yapmadığı—üzerine net bir çerçeve çiziyoruz. “Astrolog nasıl olunur?” sorusuna eğitim, gözlem ve etik üzerinden pratik bir yol haritası çıkıyoruz; terapiden yaşam koçluğuna kadar komşu alanlarla farkları da ayıklıyoruz.

Ahkam serisinin bu bölümünde Emrah Ablak ile “küfür, ayıp ve linç ”kültürünün kökenlerini ve toplum üzerindeki etkilerini tartışıyoruz: Küfür bir ifade biçimi mi, yoksa toplumsal bir savunma mekanizması mı?Gündelik dilin en sert köşelerine kadar uzanan bu sohbet; küfrünpsikolojik, sosyokültürel ve nöro-fizyolojik yönlerinden, ayıpkavramının hangi olgunluk seviyelerinde ortaya çıktığına; linç kültürünün sosyal medyayla nasıl mecralandığına kadar geniş biryelpazeyi kapsıyor. Emrah Ablak'ın samimi ve örneklerle dolu anlatımıyla, sevgiyle söylenen küfürden kolektif linçe, batıl inançlardan anlam inşa etme pratiklerine uzanan tartışmalar dinleyiciyi düşündürüyor ve sorgulatıyor.

Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak'la “taraftarlık” üzerinden aidiyeti, kalabalık psikolojisini ve şiddet kültürünü masaya yatırıyoruz: Futbol sadece futbol mu, yoksa modern çağın arenalarında kolektif bir ritüel mi?

13. Burç serisinin bu bölümünde Tuğba Karadayı ile astrolojide en çok merak edilen konulardan biri olan retroları ele alıyoruz: Retro nedir, gerçekten kötü müdür, yoksa bize ikinci bir şans mı verir?Tuğba Karadayı, retro dönemlerinin sadece “yanlış kararlar” değil, aynı zamanda “tamamlama ve gözden geçirme” fırsatları sunduğunu anlatıyor. Kişisel haritaların ve ülkelerin doğum haritalarının bu süreçlerde nasıl devreye girdiğini, retro sezonu kavramını ve retroda yapılabilecekleri de tek tek açıklıyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz influencer ve anne Merve Demirci!

Bu bölümde iktisat tarihçisi Emre Alkin ile “Dünya ekonomisi savaşa mı hazırlanıyor?” sorusunun izini sürüyoruz!Büyük buhranlardan ulusların yeniden şekillenmesine, borç-alacak ilişkilerinden savunma harcamalarının ekonomik etkilerine kadar güncel ve tarihsel verilerle tartışıyoruz. Ekonomik bloklaşma, Çin-ABD rekabeti, yatırımcıların nakde geçme eğilimi ve savunma sanayi ile sivil teknoloji etkileşiminin ticarete yansımalarını tüm boyutlarıyla ele alıyoruz.

13. Burç serisinin bu bölümünde Tuğba Karadayı ile astrolojide ilişkiler konusunu ele alıyoruz. Aşk uyumu gerçekten burçlardan mı ibaret? Karşıt burçların birbirini tamamlama enerjisi nasıl çalışıyor? Merkür retrosunda evlilik yapmak neden riskli?Tuğba Karadayı, ilişkilerde astrolojinin sunduğu ipuçlarını sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Ay burçlarının aile yapısını, Güneş'in karakteri, Venüs ve Mars'ın ise aşk ile cinselliği nasıl temsil ettiğini öğreniyoruz. İletişimin, inançların ve sorumlulukların ilişkilerdeki rolü üzerinden haritaların çiftlere nasıl bir rehberlik sunduğunu keşfediyoruz.Bu derin sohbet, yalnızca “hangi burç hangi burçla uyumlu?” sorusunu değil, aynı zamanda ilişkilerin hangi evlerden okunduğunu, Ay düğümlerinin kadersel bağlarda ne ifade ettiğini ve ilerletilmiş haritaların aşk hayatımıza nasıl yeni yönler kattığını gündeme getiriyor.

Tarihten günümüze devletlerin, şirketlerin ve bireylerin neden borçlandığını; borcun hangi noktada faydalı, hangi noktada ise yıkıcı hale geldiğini konuşuyoruz. Orta Çağ'daki savaş finansmanından modern bankacılığa, Sovyetler Birliği'nden günümüz ekonomilerine kadar borçlanmanın dönüşümünü tüm boyutlarıyla ele alıyoruz.

Ahkam serisinin bu bölümünde Emrah Ablak ile yapay zekânın geleceğini, insanlıkla olan ilişkisini ve evrimsel bir perspektiften nereye gidebileceğini konuşuyoruz.Yapay zekâ yalnızca bir araç mı, yoksa insanlığın yarattığı yeni bir “üst insan” mı? Bilinç kazanırsa bize dost mu olacak, yoksa tamamen kendi gerçekliğini mi inşa edecek?Emrah Ablak, mizahi ve düşündürücü anlatımıyla yapay zekânın sanat, bilinç, insani korkular ve toplumsal dönüşümle nasıl kesiştiğini tartışıyor. Radyonun köy kahvesine girdiği günlerden metaverse dünyasına, çam ormanlarından Nuh'un Gemisi'ne uzanan geniş bir perspektifte “üst insan” fikrini masaya yatırıyoruz.

Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz seri girişimci Erkut Çavuş!