POPULARITY
Categories
Midas Podcast'in bu bölümünde, iflasın eşiğinden dönerek yapay zekâ devriminin altyapısını kuran trilyon dolarlık bir devin, Nvidia'nın sıra dışı hikayesini masaya yatırıyoruz. Sadece bir teknoloji ürünü satmanın ötesine geçip rakiplerin kolayca taklit edemeyeceği küresel bir standart ve ekosistem inşa etmenin iş dünyasındaki gerçek gücünü inceliyoruz. Risk almanın, kriz anlarında sarsılmaz bir vizyona sadık kalmanın ve geleceği herkesten önce görmenin stratejilerini keşfetmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. İyi dinlemeler. Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu X (Twitter): https://twitter.com/getmidas Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/ YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Türkiye bizim canımız. Sadece bizim değil, büyük coğrafyanın da vatanı. Ona yönelik dostluklardan büyük sevinç duyarız. Ona yönelik düşmanlıklara korkunç öfke duyarız. Dostlarımızı başımızın üstünde tutarız. Düşmanlığımız da sınırsızdır. Bu temel eksenimiz hiçbir zaman esnemez, değişmez. Tarih buna tanıktır. İnsan tarihinin en keskin güç kırılmalarının yaşandığı, dostlukların ve düşmanlıkların birbirine karıştığı bu dönemde, kimler Türkiye'nin yanında kimler değil, çok ince detaylara kadar sorgulayacağız. Çünkü yeni bir tarih yolculuğu başlarken, biz yeniden yola çıkmışken, kimlerle yol yürüyeceğimize çok dikkatli bakacağız.
Yürümeyi öğrenirken birilerini örnek alırız, mesela annemin ayağı her zaman yere yakındı ve küçük adımlarla yürürdü. Babamsa tam tersi adımları geniş ve asker adımı atar gibi ayaklarını yerden ayırır ve tekrar indirirdi. Ben yürüme konusunda babamı örnek almışım. Bir kez yürümekle ilgili tersine mühendislik yapmak istedim, adımlarımı yavaşlattım, ağır çekim film gibi. Bir ayağımı yere yerleştirirken diğerini yukarı doğru çekiyordum ki üçüncü adımımı atamadan yürümeyi unuttum.Yeni seri #SadeceYürürkenOlanŞeyler dinliyorsunuz ❤️
Geçtiğimiz bayram sevindirici bir haber aldık; ODTÜ Kampüsü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabul edilmiş! Sadece modern mimarisi ile öne çıkması bakımından değil, aynı zamanda doğal çevresinin geliştirilmesine yönelik ekolojik yaklaşımı ve yerleşimin arkeolojik katmanlarının müzeleştirilerek kamuya mal edilmesi çalışmaları ile bütüncül bir eğitim kampüsü vizyonunu hayata geçiren ODTÜ'nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmasını konuşuyoruz. Konuğumuz UNESCO başvuru dosyasının hazırlık çalışmalarını bizzat yürüten ekipten ve kendisi de ODTÜ'lü olan Prof.Dr. Güliz Bilgin Altınöz. "ODTÜ Kampüsü: Yaşayan Modern Kültürel Peyzaj" başlığıyla yapılan UNESCO başvuru dosyasının hazırlık sürecini, Dünya Mirası olarak kampüsün üstün evrensel değerlerinin neler olduğunu ve UNESCO Listesine girmek suretiyle bu değerlerin korunmasının etkin bir şekilde nasıl sağlanacağını ele alıyoruz.
Geçtiğimiz bayram sevindirici bir haber aldık; ODTÜ Kampüsü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabul edilmiş! Sadece modern mimarisi ile öne çıkması bakımından değil, aynı zamanda doğal çevresinin geliştirilmesine yönelik ekolojik yaklaşımı ve yerleşimin arkeolojik katmanlarının müzeleştirilerek kamuya mal edilmesi çalışmaları ile bütüncül bir eğitim kampüsü vizyonunu hayata geçiren ODTÜ'nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmasını konuşuyoruz. Konuğumuz UNESCO başvuru dosyasının hazırlık çalışmalarını bizzat yürüten ekipten ve kendisi de ODTÜ'lü olan Prof.Dr. Güliz Bilgin Altınöz. "ODTÜ Kampüsü: Yaşayan Modern Kültürel Peyzaj" başlığıyla yapılan UNESCO başvuru dosyasının hazırlık sürecini, Dünya Mirası olarak kampüsün üstün evrensel değerlerinin neler olduğunu ve UNESCO Listesine girmek suretiyle bu değerlerin korunmasının etkin bir şekilde nasıl sağlanacağını ele alıyoruz.
İlk uygulaması Hz. Adem'in çocuklarıyla başlamış olan kurban ritüelinin tarih boyunca aldığı şekiller insan zihninin gelgitlerini izlemek açısından çok önemli bir olaydır. Sadece dinî bir uygulama değil, aynı zamanda insanın Allah tasavvurunun tarih boyunca geçirdiği dönüşümlerin de aynasıdır. Çünkü kurbanın aldığı her biçim, aslında insanın Allah'ı nasıl anladığını, O'nunla nasıl bir ilişki kurduğunu gösterir.
Sadece daha fazla çalışarak finansal özgürlüğe ulaşabileceğimizi sanmak, günümüz ekonomik dünyasının en büyük yanılgılarından biridir. Midas Podcast'in bu bölümünde, parayı sadece çalışarak kazanmanın ötesine geçiyor; onu doğru yönetmenin ve yatırımla büyütmenin şifrelerini çözüyoruz. Amatörler ile profesyonelleri ayıran bu sırları öğrendikten sonra, finansal geleceğinize ve portföyünüze çok daha farklı bir gözle bakacaksınız. İyi dinlemeler. İyi dinlemeler. Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu X (Twitter): https://twitter.com/getmidas Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/ YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari
KeyfeKeder'in 19. bölümünde hayatımızın her anını esir alan "müzik" konusunu ele alıyoruz. Eğlenceli tespitlerimiz bir yana, asıl sormamız gereken o büyük soruyu soruyoruz: Kulağımızdan giren sesler ruhumuzu nasıl şekillendiriyor ve en önemlisi İslam alimlerine göre müziğin helal-haram ölçüsü nedir? Sadece kulağa hoş geldiği için dinlediğimiz şarkıların içindeki gizli tehlikeleri, şükrümüzü nasıl elimizden aldığını ve toplumsal olarak müziğe nasıl maruz kaldığımızı konuşuyoruz.
Hafıza kaybı hem toplumların hem de bireylerin en büyük sıkıntısı. Kim neyi ne kadar hatırlar, kim neyi ne kadar unutur sorusu üzerinden disiplinler arası çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Alzheimer hastalarının kendisini, geçmişini, zamanla insan olduğunu unutuşunu önce filmlerde gördük, sonra yakın çevremizde dahi aşina olmaya başladık.
15-21 Mayıs aile haftası malum. Aile konusuna, çocuğa yüklenen anlamın değişmesi üzerinden bakalım…
Geçen ay, gece saat 3'te ofiste tek başıma otururken ekranda bugüne kadar yayınladığım 89 bölümün listesine bakıyordum. Yüz binlerce dinlenme, gelen binlerce mesaj ve büyüyen kocaman bir aile... Ancak içimde anlam veremediğim tuhaf bir sıkıntı vardı. "Türkiye'de Dijital Pazarlama" ismini bugüne kadar gururla taşıdık ama artık omuzlarıma dar gelmeye başlamıştı. Çünkü biz aslında çok uzun zamandır sadece dijital pazarlamanın "kitabını" değil; gece yarısı yapılan dürtüsel alışverişlerin psikolojisini, ajansların şatafatlı yalanlarını ve %50 indirim tabelalarının arkasındaki o manipülasyonları, yani dijitalin "sokağını" konuşuyorduk.İşte o gece, 90. bölüm itibarıyla büyük bir karar aldım. Bu sıradan bir isim değişikliği değil; bu bir kabuk değiştirme, bir isyan ve tamamen özüne dönme manifestosudur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sektörün en şeffaf, en sarsıcı arenasına, Filtresiz Dijital dünyasına hoş geldiniz!Neden "Filtresiz" biliyor musunuz? Sosyal medyayı açtığınızda herkesin cildi kusursuz, herkes CEO, ajanslar harikalar yaratıyor, e-ticaret panelleri yemyeşil. Ancak sahnede dönen bu "sahte başarı tiyatrosunun" perde arkasında, kârsızlıktan kan ağlayan markalar ve yaktığı yüz binlerce liralık reklam bütçesi yüzünden uyuyamayan işletme sahipleri var. Biz bu tiyatronun bir parçası olmayı reddediyoruz! Sektörün üzerine çekilmiş o pespembe filtreyi yırtıp atıyoruz. Artık o süslü yalanları değil; tutmayan kampanyaları, çöpe giden milyonları ve can yakan gerçekleri konuşacağız. Artık kral çıplak!Bu dijital yolculuk aslında 2007 yılında PHP Nuke ve Flash Player altyapılarıyla kurduğum ilk web sitemle başladı. Podcast serüvenimiz ise 2019'da Amerika'da bir trende, insanların müzik yerine kulaklıklarıyla harıl harıl bir şeyler öğrendiğini fark etmemle ateşlendi. 89 hafta boyunca metroda, ofiste, gece kargo paketi yaparken beni dinlediniz. Bana attığınız "Sayende markamı kurtardım" mesajları benim bu hayattaki en büyük madalyam oldu.Şimdi bu madalyayı devasa bir ekosisteme taşıyoruz. Sadece bir ses değil; YouTube, Instagram ve TikTok'ta görsel bir güç olarak geliyoruz. Tüm bu dönüşümün kalbi, yeni dijital karargahımız filtresizdijital.com olacak. Hayatımız Matrix'e dönüşürken, artık sadece dijital pazarlamayı değil, tüm dijital dünyayı filtresiz konuşacağız.Ayrıca aylardır beklediğiniz Joy Akademi eğitim platformumuz nihayet açıldı! Google ve Meta panellerinin sırlarını paylaştığım bu platformda, 90. bölümün şerefine son kez %50 indirim yapıyorum. Sepet sayfasında PODCAST kodunu kullanarak fiyatı anında yarı yarıya düşürebilirsiniz. Bir daha bu kadar büyük bir fırsat olmayacak.Yeni döneme ve yeni adımıza destek olmak için bizi Spotify ve Apple Podcasts üzerinden 5 yıldızla oylamayı, zili açmayı unutmayın!00:00 - 01:28 - Gece Yarısı Gelen Uyanış: Neden İsim Değiştiriyoruz?01:28 - 02:44 - Yeni İsmimiz Belli Oldu: Filtresiz Dijital Manifestosu02:44 - 03:44 - Sahte Başarı Tiyatrosu ve Ajans Yalanlarına İsyan03:44 - 05:10 - Dinleyicilerle Kurulan Bağ ve Hayatımdaki En Büyük Madalya05:10 - 06:47 - Yeni Ekosistem: filtresizdijital.com ve Video Formatı06:47 - 08:37 - 2019 Amerika Tren Yolculuğu ve Podcast'in Doğuş Hikayesi08:37 - 10:32 - 2007 Yılından Bugüne Dijital Serüvenim ve İşitsel/Görsel Ayrımı10:32 - 11:16 - Joy Akademi Açıldı: Son Hafta Özel %50 İndirim Kodu11:16 - 11:51 - Matrix'e Dönüşen Dijital Dünya ve Kapanış
CHP, Türkiye'nin fiilen en büyük muhalefet partisi konumunda. Ayrıca son yerel seçimlerden de birinci parti olarak çıkarak bir iktidar alternatifi haline gelmiş durumda. Dolayısıyla da mevcut iktidarın değişmesini isteyenler için ilk başta ve en çok bakılan parti CHP. Biz CHP'yi bir düzen partisi olarak nitelendiriyoruz. Aynı zamanda onun bir sermaye partisi olduğunu söyleyerek sınıfsal karakterine işaret ediyoruz. Düzen muhalefetinin işi düzeni korumaktır! Sermaye muhalefetinin işi sermayenin istediğini iktidarda tutmaktır!Yani mevcut iktidarın ve düzenin değişmesini isteyen emekçi halka CHP'ye bakmayın, CHP'nin peşinden gitmeyin diyoruz. Çünkü bir düzen partisi muhalefette de olsa mevcut düzenin korunmasına öncelik verir. İktidar değişse bile düzen korunmalıdır. Tabii ki bu düzen sermaye düzenidir. Peki sermaye sınıfı mevcut iktidarın sürmesinden yana ise? İşte o zaman düzen muhalefeti, emekçi halk ne isterse istesin, kendi gücü ne olursa olsun o iktidarın değişmesinden de imtina eder.Mühürsüz seçimlerin sineye çekilmesinde, Ekmeleddin'den Kılıçdaroğlu'na Erdoğan'ın karşısına hep Erdoğan'ın istediği adaylarla çıkılmasında, 19 Mart sürecinde olduğu gibi halkın istibdada karşı tepkisinin soğurulup düzen içi pazarlıklarda koz olarak kullanılmasında hep bunu gördük. Her seferinde yeni ve daha büyük bir hayal kırıklığı. Ve CHP, düzen muhalefeti olarak görevine devam ediyor. Demirtaş'tan İmamoğlu'na istibdadın siyasi davalarının hâkim ve savcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasının ardından Özgür Özel son derece yüksek perdeden, yolsuzluk iddialarıyla ortaya çıktı. Bir hafta on gün ortalık çalkalandı. Sonra işin peşi bırakıldı. Tıpkı daha önce Kılıçdaroğlu'nun Man Adaları yolsuzluk belgeleriyle ortaya çıkıp sonra kulağının üstüne yatması gibi.Ara seçim tartışması iktidarı sıkıştırmadı tam tersine muhalefeti söndürdü Ardından Özgür Özel'in ara seçim çıkışı geldi. Nisan ayı boyunca ara seçim tartışıldı. Özgür Özel, Anayasa'nın 78. Maddesi'ne işaret ederek mecliste boşalan sekiz sandalye için ara seçime gidilmesini teklif etti. İlgili maddedeki “ara seçim yapılır” ifadesini CHP zorunluluk olarak yorumlarken AKP-MHP tersi görüşteydi. Özgür Özel tüm muhalefet partilerini gezdi. Anayasa'nın 78. Maddesi'nde “üye tam sayısının yüzde 5'i” ifadesine atıfta bulunarak gerekirse 22 milletvekilini istifa ettiririm dedi. Bu sefer de AKP kanadı Abdülkadir Selvi'ye bir köşe yazısı yazdırdı. AKP ve MHP bu istifaları mecliste kabul ettirmeyerek 30 sandalyenin boşalmasına engel olacaktı. Özgür Özel “Siz ara seçime gideceğinizi açıklayın, çeşitli çakallıklarla bunu engellemeyeceğinize söz verin, 50-55 milletvekilini istifa ettirmeyen namerttir” diye üst perdeden bir çıkış daha yaptı. Hem AKP hem de MHP en üst seviyeden ara seçim gündemde yok açıklaması yapınca bir kez daha, günlerce süren hararetli tartışma fısss diye sönüverdi. Özgür Özel'e sorular…Özgür Özel bu çıkışla iktidarı köşeye sıkıştıracağını düşünürken, milletvekilleri istifa etse dahi ara seçimi dayatamayacağını bilmiyor muydu? Ortalama akıllı bir insan ancak karşısındaki isterse gerçekleşebilecek bir senaryo üzerinden muhatabını köşeye sıkıştırabileceğini düşünür mü? Hadi diyelim AKP ve MHP tamam dedi ara seçim yapıldı. Sadece boşalan sandalyeler için seçim yapılacağına göre, (yani çoğunlukla istifa eden CHP'li milletvekillerinin yerine tekrar seçim yapılacak) meclis aritmetiğinin iktidar aleyhine değişmeyeceği hatta iktidarın bazı CHP'liler yerine kendi milletvekili sayısını arttırabileceği belli değil mi?Çok geç olmadan düzen muhalefetinden kopun!
1867'den günümüze uzanan karanlık bir tarih: Nestle, bebek mamasını gelişmekte olan ülkelerde nasıl pazarladı ve bu süreçte 11 milyonu aşkın çocuğun hayatını kaybetmesine nasıl zemin hazırladı? The Baby Killer raporundan Senato duruşmalarına, süt hemşirelerinin kapı kapı dolaşmasından Afrika'daki kirli su trajedisine kadar Nestle'nin etik dışı pazarlama pratiklerinin tüm boyutlarını bu bölümde ele alıyoruz. Sadece bebek mamasıyla sınırlı kalmayan bir skandal bu. Nestle'nin dünyanın dört bir yanındaki su kaynaklarını nasıl ele geçirdiği, kakao üretiminde çocuk işçiliğine göz yumduğu iddiaları ve tüm bu ihlallere rağmen milyarlarca dolarlık cirosuyla büyümeye devam etmesi, tüketim toplumunun en çarpıcı çelişkilerinden birini gözler önüne seriyor. Boykotlar geldi geçti, para cezaları ödendi; ama kökten değişen bir şey var mı?
Sadece bir günlüğüne de olsa gezebilme fırsatı bulduğum ve beni kendine hayran bırakan Viyana'ya dair izlenimlerim.
Sadece dergilerin değil, bazı kitapların da özel sayı görünümüyle hazırlandığını biliyoruz. Ne demek istediğimin daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim. Bu memlekette bir Hilmi Yücebaş vardı. “Bütün Cepheleriyle” başlığı altında bir hayli kitap yayınlamıştı. Bunların hepsi derlemelerdi. Ne yazık ki bu eserler o zamanlar hafife alınmıştı. Halbuki bunlar son derece önemliydi ve araştırmacılar için büyük bir kolaylık sağlıyordu.
Herkese merhaba! Bu hafta yapay zekanın hayatımıza getirdiği kolaylıkların ötesine geçip, biraz can sıkıcı ama bir o kadar da konuşulması gereken gerçekçi yüzünü masaya yatırdık. Gartner ve MIT'nin araştırmalarına göre yapay zeka, eleştirel düşünme yeteneğimizi köreltiyor ve beynimizdeki nöral bağlantıları fiziksel olarak zayıflatıyor. Gençlerin sosyalleşmek yerine sadece yapay zeka ile dertleştiği, sahte dopamin döngülerine girdiği yeni bir "hikikomori" dönemine mi giriyoruz? Sadece bu da değil; iş dünyasında kendi adımıza pazarlık yapması için tuttuğumuz yapay zeka ajanlarının, dev şirketlerin ajanlarıyla nasıl çatışacağını konuştuk. İş ararken CV'lere beyaz fontlarla gizli mesajlar yazarak yapay zeka sistemlerini hackleyenlerden , sağlık verilerimizi ve ChatGPT sohbetlerimizi satın alıp aleyhimize kullanabilecek sigorta devlerine kadar pek çok distopik ama gerçek ihtimali değerlendirdik. Ayrıca sinema dünyasındaki Oscar yasakları ve "%100 İnsan Yapımı" tasarımların nasıl değerlenmeye başladığına dair harika örnekler de bu bölümde. Eğer siz de beyninizi kullanmaya devam etmenin ve organik kalmanın önemine inanıyorsanız, lütfen videoyu beğenmeyi ve yorumlarda benimle fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın. Kanala abone olarak ailemize katılabilirsiniz. İyi seyirler! 00:00 - Giriş: Yapay Zekanın Gerçek Yüzü 00:58 - Araştırmalar: Yapay Zeka Beynimizi Nasıl Köreltiyor? 05:30 - Star Trek Borg Evreni ve Kolektif Bilgi Kaybı 07:29 - İş Dünyasının Gizli Yapay Zeka Kullanımı ve Çin'in İşten Çıkarma Yasağı 08:36 - Gençlerde Asosyallik ve Chatbot Manipülasyonları 10:30 - Yapay Zeka Ajanları Geliyor: Ajanlar Arası Savaşlar Başlıyor 12:56 - İş Görüşmelerinde Yapay Zekayı Hacklemek (Beyaz Font Taktiği) 17:03 - Sigorta Şirketleri Yapay Zeka Sohbet Verilerimizin Peşinde mi? 17:56 - OpenAI'nin Avuç İçi Okuma Özelliği Ne Anlama Geliyor? 20:19 - Oscar Ödüllerinde Yapay Zeka Yasağı 21:37 - %100 İnsan Yapımı Tasarımların Değeri Neden Artıyor? 23:00 - Kısa Haberler: Grok, Magnific, Beyaz Saray Kararları ve 3D Tasarım 25:14 - Kapanış ve Gelecek Hafta Duyurusu
Politi-Cast'in bu bölümünde gazeteciler Kemal Göktaş ve Sedat Bozkurt, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan için önerdiği radikal "koordinatörlük" statüsünü ve bu hamlenin Cumhur İttifakı içindeki yansımalarını analiz ediyor. Sadece bu da değil; CHP üzerinde bir gölge gibi dolaşan "Mutlak Butlan" davası ne anlama geliyor? Ana muhalefet partisine bir kayyum müdahalesi kapıda mı? Yavuz Ağıralioğlu'nun yeni partisi hangi seçmeni hedefliyor ve muhafazakar blokta üçüncü bir yol mümkün mü?
Bu videomuzda; insanın mutluluğunu çalan en sinsi düşmanı, yani kıyas hastalığını ve kalbini kurutan şekva (şikayet)durumunu ele alıyoruz. Sadece başkalarının hayatına bakarak kendi sahip olduğumuz eşsiz nimetleri nasıl görünmez kıldığımızı, zihnimizin bu kıyas tuzağına nasıl düştüğünü ve bu manevi sarmaldan kurtulup "şükür fabrikamızı" nasıl yeniden inşa edebileceğimizi keşfediyoruz.00:47 – Giriş ve Mutsuzluk Virüsü05:10 – Kıyasın Kökeni05:25 – Sosyal Medya ve Teknoloji Baskısı 05:58 – Ailevi Koşullanmalar06:54 – Ego Savaşları07:34 – İman Zayıflığı ve Kadere Rıza Göstermemek09:48 – Hırs ve Acelecilik12:00 – Kıyasın Temeli20:20 – Kıyas ve Hırs Bataklığından Kurtuluş Reçetesi
Başarılı olmak sadece öylece "gerçekleşiveren" bir durum değildir; piyasanın arka planındaki profesyonel dinamikleri okumayı gerektirir. Midas Podcast'in bu bölümünde, savaş çığlıklarına rağmen Bitcoin'i 82 bin doların üzerine taşıyan opsiyon masası stratejilerini, güçlü ETF girişlerini ve makroekonomik rüzgarları detaylıca inceliyoruz. Sadece fiyat hareketlerine değil, likiditenin yönüne odaklanarak kripto piyasasındaki yeni fırsatları ve potansiyel riskleri masaya yatırıyoruz. İyi dinlemeler. Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu X (Twitter): https://twitter.com/getmidas Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/ YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
E-ticaret ekosisteminde herkesin aynı ezberlerle hareket ettiği, reklam bütçelerinin adeta kan gölüne döndüğü Mayıs ayına hoş geldiniz. Filtresiz Dijital'in bu sarsıcı bölümünde, ajansların size her toplantıda sunduğu o süslü Excel tablolarının arkasındaki acı gerçeği konuşuyoruz. Sadece geçen yıl Mayıs ayında Türkiye'de e-ticaret hacmi tam 210 Milyar TL seviyesine ulaştı. Peki bu devasa pastadaki en büyük dilimleri kimler yedi dersiniz? Sürekli yüzde 50 indirim diye bağıran ve ekranı kırmızı etiketlerle dolduran o klasik markalar mı? Hayır. Veriler yalan söylemez. Parayı kazananlar, indirimi değil "duyguyu ve paniği" satanlar oldu.Eğer şu an ofiste kara kara bu ay ne satacağız diye düşünüyorsanız, aradığınız o uyanış tam olarak bu bölümde gizli. Mayıs sıradan bir takvim yaprağı değildir. İnsanların kışlık depresyon hırkasını çıkarıp yaza, umuda ve dışa dönüklüğe hazırlandığı o büyük spiritüel geçiş kapısıdır. Tüketici psikolojisini hacklemek için önce bu ruh halini anlamanız gerekiyor. Hıdırellez haftasında insanların içindeki o "yeni bir ben" arzusuna nasıl dokunacağınızı, sıradan bir indirimi nasıl büyük bir dönüşüm hikayesine çevireceğinizi adım adım anlatıyorum. Müşterileriniz sizden sadece bir kargo kutusu beklemiyor, onlar yeni versiyonlarını satın almak istiyor.Hemen ardından o büyük kaosa, yani Anneler Günü rekabetine giriyoruz. Facebook ve Instagram panellerinin milyonlarca liralık pembe kalpli "Canım Annem" reklamlarıyla dolup taştığı o günlerde, tüketicinin beyni bu sıradanlığı saniyeler içinde silip atıyor. Buna nöropazarlama dilinde reklam körlüğü diyoruz. Bu körlüğü aşmanın yolu ise kusursuz stüdyo çekimlerinden değil, gerçeklikten ve insanın o ince vicdan azabından geçiyor. Davranışsal pazarlama kurallarını kullanarak, ürünü değil "hayırlı evlat olma" hissini nasıl satacağınızı, o yoğun beyaz yakalı müşterinin kalbini nasıl fethedeceğinizi sahadan örneklerle paylaşıyorum. Ezber bozan metinlerle rakiplerinizi nasıl geride bırakacağınızı göreceksiniz.Mayıs ayının asıl gizli silahı ise ay sonuna doğru başlayan o büyük yaza hazırlık paniğidir. Havalar ısındıkça, düğün sezonu yaklaştıkça insanların içine düşen o "eyvah hazır değilim" korkusu, dijital pazarlama dünyasında FOMO, yani fırsatı kaçırma korkusu olarak bilinir. Yeni sezon koleksiyonunuzu dümdüz duyurmak yerine, müşterinin bu panik duygusunu nasıl yöneteceğinizi ve o sepete ekle butonunu onlar için nasıl tek kurtuluş yolu haline getireceğinizi detaylarıyla masaya yatırıyoruz. İndirim çığlıkları atmadan, sadece zamanın daraldığını hissettirerek satışları nasıl patlatabileceğinizin matematiğini veriyorum.Eğer siz de e-ticaret satrancında sürekli piyon olup reklam bütçesi yakan taraftan çıkmak, oyunu kuran ve algoritmaları dize getiren tarafa geçmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Dijitalin sahte filtrelerini kaldırdığımız bu yeni dönemde, sıfırdan marka yaratmanın ve tüketici zihnine girmenin tüm sırlarını joyakademi.com adresinde uygulamalı olarak gösteriyorum. Sadece bu ailenin vizyoner üyelerine özel, sepet sayfasında kullanabileceğiniz PODCAST kodu ile anında yüzde 50 indirimi yakalayabilirsiniz. Rakipleriniz ezberden giderken siz sistemi kurun.Bölümü dinledikten sonra o sürekli indirim yapıp batan arkadaşınıza göndermeyi, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bizi 5 yıldızla desteklemeyi unutmayın. Filtresiz Dijital ailesi büyümeye devam ediyor, haftaya yepyeni bir gerçekle görüşmek üzere!Bu bölüm sana başka hangi taktikleri düşündürdü? Müşterilerinin hangi paniğini satışa çevirebilirsin?01:53 - E-ticaret satrancında indirim değil duygu satma psikolojisine giriş03:19 - Tüketici psikolojisinde Hıdırellez etkisi06:19 - Anneler Gününde artan reklam maliyetleri (CPM) gerçeği 08:20 - NLP teknikleriyle vicdan rahatlaması hissi satmak 10:16 - Yaza hazırlık paniği ve FOMO sendromunu 11:45 - E-ticarette oyun kurucu olmak isteyenler için Joy Akademi13:19 - İnsan mühendisliği olarak e-ticaret felsefesi14:31 - 90. bölüm büyük sürpriz duyurusu
Sanat tarihinde bazı isimler büyük harflerle yazılır, bazıları ise dipnotlarda kalır.Bu bölümde Eren Eyüboğlu ve Melehat Üren gibi üretmeye devam eden ama yeterince hatırlanmayan kadın sanatçıların hikâyelerine yakından bakıyoruz.Görünmeyen emek, hatırlanmayan isimler ve sorgulanması gereken bir düzen…Bahsettiğim sergileri buradan görebilirsiniz:https://youtu.be/SK6x-8QoRCk?si=uQjmssjDGfIk9znchttps://youtu.be/WfpAhqGjlRI?si=jLMhq3ipMUS-9Sxv
Hata yaptığında kendine nasıl konuşuyorsun?Sadece bir davranışı mı sorguluyorsun, yoksa kendini mi?Bu bölümde hatalara bakışımızı değiştiriyoruz.Hata yapmanın psikolojik tarafını, utanç duygusunu ve neden kendimize bu kadar sert davrandığımızı konuşuyoruz. Aynı zamanda stoik felsefeden yola çıkarak kontrol edemediklerimizle barışmayı ve hatalara yüklediğimiz anlamın bizi nasıl etkilediğini ele alıyoruz.
Duygular nasıl oluşur? Hayatın normal akışı içinde bizzat yaşadığımız, işittiğimiz, şahit olduğumuz hadiselerin, küçük ayrıntıların, sözlerin, seslerin ve hayata dahil başka şeylerin üzerimizde bıraktığı etkilerle belli bir zaman içinde herhalde. Uzun bir zaman ya da çok kısa bir zaman, hatta an içinde… Onları hazır almayız, yaşayarak içlerine gireriz. Sadece yaşamayız, onlardan öğreniriz de. Neyi? İnsan olmayı! Hayatın sığ sularında dolaşmaktan; derinliğine kavrayabilen ve genişliğine bakabilen, hissedebilen, düşünebilen ve anlayabilen olmaya geçmenin yolu demini alabilen o duygularla döşenir zira!
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Yerden Yüksek'te Dr. Bahadır Çelebi, konuğu Siyaset Bilimci Dr. Birol Başkan ile erken Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra "cemaat ve tarikatlar ile bunların önde gelenlerine ne oldu" sorusu bağlamında Türkiye'de sekülerleşme tartışmalarını konuşuyor.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiBrett Wilson'un makalesi: https://www.cambridge.org/core/journals/new-perspectives-on-turkey/article/sufi-leaders-in-the-early-turkish-republic-profession-privilege-and-persecution-19251950/0AE3FDB4C227E6448670BEF84C638514Birol Başkan'ın makalesi: https://daktilo1984.com/forum/turk-sekulerlesmesine-tekrar-bir-bakis-diyanetin-orijini/Birol Başkan'ın kitabının bağlantısı: https://www.routledge.com/From-Religious-Empires-to-Secular-States-State-Secularization-in-Turkey-Iran-and-Russia/Baskan/p/book/978113869639600:00 Giriş00:30 Neden bu yayını yapmak ihtiyacı duyduk?03:30 Erken Cumhuriyet döneminde din görevlileri, öğrencilerine ne oldu sorusunun peşinde06:20 Erken Cumhuriyet ve din ilişkisine dair önemli isim ve eserler09:30 "Türkiye şeyler, müritler ülkesi olamaz"ın pratiği nasıldı?11:50 Cumhuriyet'in din anlayışı12:30 Cumhuriyet'in din politikasının "normalliği"15:05 Cumhuriyet ve Atatürk'ün din politikasını hiç anlayamamak: Niyazi Berkes ve Bernard Lewis17:50 "Sadece gerçeği söylediğim için akademi beni heteredoks ilan etti"19:45 Cumhuriyet'in din politikalarında Mustafa Sabri, Said Nursi, Mehmed Akif nereye düşer?23:50 Necib Fazıl ve "Son Devrin Din Mazlumları"27:45 Atatürk ve Voltaire'in din bakışındaki ortak nokta29:02 "fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir"34:20 Atatürk'ün Anadolu'ya gönderilmesini sağlayan üç özelliği35:10 Şapka İkstisası Hakkında Kanun, Atatürk ve Amasya Müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi41:30 Birer çarpıtmacı olarak Berkes ve Lewis47:20 Kurumlarımızı bir Batılı devlet kadar iyi yönetebiliriz hatta kanunları Şeriat'tan çıkarmayabiliriz51:45 Cumhuriyet'in din politikasından en çok zararı Sünni tarikatlar değil Aleviler ve Bektaşiler gördü01:06:00 Cumhuriyet'in dini: Sünni ol, Türk ol, ben sana "itikat, ibadet ve ahlak"ı söyleyeceğim01:13:00 Kıyas usülü ve "sigara, viski haram mu"01:15:10 Erenköy, İsmailağa, İskenderpaşa01:18:40 Diyanet İşleri Başkanlığı bir devrim kurumudur01:23:40 Cemevleri, ilmî münazara kazanmakla ibadethane statüsü kazanamaz01:26:00 Cumhuriyet köylüsünün dinle alakası yok, gerçi diğer ülkeler de farksız01:33:10 Bir bedevi anekdotu01:37:00 İslamcılık radikal bir akım olarak ortaya çıkmıştı ama01:40:00 Bahadır Hoca'm, İslamcılık senin tarif ettiğin kadar "basit" değil01:42:50 Atatürk dine karşı "o kadar" baskı kullanımını emretti mi?⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
21 gün boyunca şekeri tamamen hayatımızdan çıkarırsak ne olur?Bu bölümde “şekersiz beslenme” trendinin arkasındaki gerçeği konuşuyoruz.✨ Şekeri bırakınca vücutta neler oluyor?✨ Tatlı isteği gerçekten azalıyor mu?✨ Herkes için gerekli mi, yoksa abartılıyor mu?✨ Sağlıklı alternatifler işe yarıyor mu?Sadece deneyim değil, işin bilimsel tarafını da konuşuyoruz. Çünkü mesele “şekeri kesmek” değil, sürdürülebilir bir beslenme düzeni kurmak.Eğer sen de şekeri azaltmayı düşünüyorsan ya da bu akım gerçekten işe yarıyor mu merak ediyorsan, bu bölüm sana net bir bakış açısı verecek.Yorumlara yaz: Sen hiç şekersiz beslenmeyi denedin mi? Denemek ister misin?
Hem yürüyelim hem de konuşalım; çünkü zihnimde yine bir noktadan diğerine ulaşmak istiyorum. Sizinle yürümek ve yazmak arasında bir paralellik gördüğümü paylaşmak isterim. Yazmak sistemli eylemlerden birisidir; kayıt altına almak, toparlamak, birleştirmek, çıkarmak gibi matematiksel işlemlerin de yapıldığı bilgi kümelerini, anlatımları, tarifleri içerir. Sözel dille de yakınlığı vardır, kendi kendine konuşmanın da kapısını aralar. İyi niyet dileklerini içerir, bir fotoğrafın arkasına ilk ayımız yazdığında, peçeteye şarkı isteği yazıldığında da hala yazma eyleminin içinde hareket ediyoruz. Atalarımızın duvarlara notlar aldığını düşünürsek, her yere her zaman yazmak mümkün. Yeni seri #SadeceYürürkenOlanŞeyler dinliyorsunuz. ❤️
Herkese merhaba! "Yapay Zeka'da Bu Hafta"nın yepyeni ve dopdolu bir bölümüyle daha karşınızdayız. Bu hafta biraz dertliyiz; yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırması harika ama beynimizi, özellikle de frontal lobumuzu nasıl tembelleştirdiğini ve bilişsel teslimiyet yaşayıp yaşamadığımızı masaya yatırıyoruz. Sadece bu kadar da değil! Kullanıcısından habersiz eski sevgiliye mesaj atan yapay zeka ajanlarından, teknoloji devlerinin ilk çeyrekte yaptığı 130 milyar dolarlık devasa yatırımlara kadar sektörde fırtınalar estiren gündem maddelerini değerlendirdik. Ayrıca Meta'nın Çin'e girme çabalarından aldığı ret cevabını, Apple'ın cihaz içi yapay zeka hamlesini ve Palantir CEO'sunun gelecekte kimlerin işsiz kalmayacağına dair çok tartışılacak açıklamalarını da bu videoda bulabilirsiniz. Adobe, Blender ve Autodesk gibi yazılımlara gelen Claude entegrasyonunun bizi bir anda "uzman" yapıp yapmayacağını da konuştuk. Siz yapay zekaya ne kadar bağımlı hale geldiniz? Kendi rotanızı çizmeyi unutup her şeyi asistanlara mı devrettiniz? Yorumlarda buluşalım ve tartışalım!Kanalımıza destek olmak, teknoloji ve yapay zeka dünyasındaki gelişmeleri kaçırmamak için videoyu beğenmeyi, arkadaşlarınızla paylaşmayı ve abone olmayı lütfen unutmayın. İyi seyirler! 00:00 - Giriş: Yapay Zeka Beynimizi ve Frontal Lobumuzu Nasıl Tembelleştiriyor? 00:04:10 - Hafızayı Canlı Tutmak İçin Neler Yapmalıyız? (Trekking ve Dijital Detoks) 00:05:42 - Yapay Zeka Ajanları Kontrolden Çıkıyor: Kendi Kendine Eski Sevgiliye Mesaj Atan Claude! 00:07:11 - Yapay Zekanın Manhattan Projesi: Teknoloji Devlerinden 130 Milyar Dolarlık Yatırım 00:10:00 - Çin'den Meta'nın Yapay Zeka Satın Alımına Veto 00:10:52 - Microsoft ve OpenAI Arasındaki Tuhaf "Açık İlişki" 00:12:00 - Alibaba'nın Yapay Zeka Video Aracı Neden Beklentiyi Karşılamadı? 00:12:54 - Yapay Zeka Donanım Duvarına Çarptı: Çip Kıtlığı, Maliyetler ve Intel'in Yükselişi 00:15:37 - Apple'ın Offline (Cihaz İçi) Yapay Zeka Hamlesi 00:16:24 - Mark Zuckerberg'in Çince Öğrenerek Çin'e Girme Çabaları Neden İşe Yaramadı? 00:17:46 - "Organik İçerik Ölmez": Ajansların Yapay Zeka Karşıtı Adımları ve Google Protestoları 00:19:22 - Palantir CEO'sundan Çarpıcı Analiz: Yapay Zeka Çağında Hangi Meslekler Ayakta Kalacak? 00:21:32 - Adobe, Blender ve Autodesk'ten Claude Entegrasyonu: İsteyen Herkes Tasarımcı Olabilir mi? 00:24:32 - Kapanış ve DeepSeek 4 Çıkışı#yapayzeka #haber #openclaw
✅ Okul saldırıları; aile, toplum ve sistem merceklerinden nasıl okunabilir?
Sadece retinal görmenin değil; duyularla, idrakî güçlerle ve anlayışlarla “görme”nin temeli nûrdur/ışıktır. Böylece göz —kamera olarak— ışıkla görmenin ilk unsuru olduğu kadar, diğer duyular da kendi hakikatlerince birer görme unsurudur. Öte yandan idrakî güçlerden akıl, tefekkür, sezgi, basiret… de aydınlanma esasında birer içgörü olarak yine ışıkla birlikte düşünülür.
Gecenin saat 2 buçuğu... Asla ihtiyacınız olmayan, hayatınız boyunca belki de bir kez bile kullanmayacağınız o plastik ürünü neden tek bir tıklamayla, hem de hiç düşünmeden satın aldığınızı hiç düşündünüz mü? Filtresiz Dijital'in bu sarsıcı ve ufuk açıcı yeni bölümünde, e-ticaret dünyasının kurallarını baştan yazan, dev markaların bile hala tam olarak çözemediği o büyük fenomeni, "#TikTokMadeMeBuyIt" (Bunu Bana TikTok Aldırdı) psikolojisini masaya yatırıyoruz. Sadece çoluk çocuğun dans ettiği bir eğlence platformu sanılan TikTok'un, aslında insan beyninin en zayıf noktalarını nasıl hacklediğini ve saniyeler içinde devasa bir satış makinesine nasıl dönüştüğünü tüm şeffaflığıyla, filtresiz bir şekilde anlatıyorum.Bölüme çok gerçek ve eminim birçoğunuza tanıdık gelecek bir hikayeyle başlıyoruz. Koskoca bir holdingde finans müdürü olan, analitik düşünen 40 yaşındaki bir adamın, gece yarısı karşısına çıkan 15 saniyelik bir video yüzünden nasıl pille çalışan mini bir masaüstü süpürgesi aldığını konuşuyoruz. Peki bu sadece bir algoritma tesadüfü mü? Kesinlikle hayır! Burada devreye nöropazarlama ve amansız bir dopamin döngüsü giriyor. TikTok algoritması, tıpkı bir slot makinesi gibi beyninize her kaydırmada küçük ödüller sunarak sizi nasıl bir trans haline (Alfa beyin dalgalarına) geçiriyor? O trans anında rasyonel düşünme yeteneğimizi nasıl kaybedip tamamen duygularımızla satın alma kararı veriyoruz? Tüm bu kimyasal süreci adım adım çözümlüyoruz.Tabii ki işin sadece teknik ve algoritmik bir tarafı yok; olayın çok derin bir ruhsal ve spiritüel boyutu da var. Pazarlamanın en karanlık ama en gerçek sırrı şudur: İnsanlar her zaman kendilerini eksik hissederler. Modern çağın o büyük koşturmacası ve mükemmeliyetçilik baskısı içinde hepimiz içimizde kozmik bir boşluk taşıyoruz. İşte o videolarda satılan şey aslında ürünün teknik özellikleri, kalitesi veya içindeki materyaller değil; videodaki o kusursuz, rahatlamış ve "sorunsuz" insanın hayatıdır. Filtresiz, makyajsız, pijamasıyla kameranın karşısına geçip "hayatımı kurtaran o şeyi buldum" diyen içerik üreticileri (UGC), o milyonluk sahte stüdyo çekimlerini işte tam da bu yüzden ezip geçiyor. İnsanlar artık plastiği değil, samimiyeti ve kendi yaralarına merhem olacak o "hissi" satın alıyorlar.Peki, e-ticaret yapıyorsanız veya bir markanız varsa bu devasa gücü kendi lehinize nasıl kullanabilirsiniz? Bu bölümde ajansların sizden on binlerce lira karşılığında sakladığı saha taktiklerini de ücretsiz olarak veriyorum. İzleyiciyi o ilk 3 saniyede nasıl kancaya takarsınız (Hook stratejisi)? Ses tasarımının (ASMR) ve o "tatmin edici" seslerin beynin dokunma duyusunu nasıl tetiklediğini, "Bunu sakın almayın!" şeklindeki ters psikolojinin satışları neden bir anda patlattığını çok net örneklerle öğreneceksiniz.Eğer e-ticarette sürekli para harcayan, cüzdanını boşaltan ve videoları kaydıran taraftan çıkıp; sistemi kuran, insan psikolojisini yöneten ve parayı kazanan o zeki tarafa geçmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Dijital pazarlamanın tüm bu görünmeyen kurallarını, algoritmaları hackleme stratejilerini ve sıfırdan marka yaratma süreçlerini ekran paylaşımıyla anlattığım Joy Akademi nihayet yayında. Sadece bu podcasti dinleyen gerçek e-ticaret savaşçılarına özel bir hediyem var: joyakademi.com adresine girip sepet sayfasında "PODCAST" kodunu kullanarak anında %50 indirim kazanabilirsiniz.Bu bölümü dinledikten sonra hemen gece yarısı saçma sapan alışverişler yapan o arkadaşınıza göndermeyi unutmayın! Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bize 5 yıldız bırakarak algoritmadaki gücümüze güç katabilir, yeni bölümleri kaçırmamak için takip edip zili açabilirsiniz. 01:25 - 02:34 Bölüm Girişi ve Amacımız02:34 - 03:16 TikTok'u Küçümseyen Markalar03:16 - 04:42 Dopamin Döngüsü ve Nöropazarlama04:42 - 06:55 Satın Alma Psikolojisi ve Boşluk06:55 - 09:18 Satışları Patlatan 3 Taktik09:18 - 10:44 Joy Akademi ve İndirim Kodu10:44 - 12:05 Kapanış ve Ana Fikir
Orta Doğu'da tırmanan gerilim enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sadece uçak biletleri değil, arabayla yola çıkacaklar için de benzin fiyatları büyük sorun. Uluslararası Enerji Ajansı Nisan ayı ortasında Avrupa'nın sadece 6 haftalık uçak yakıtının kaldığını söylemişti. Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa Ekim ayına kadar 20 bin kısa mesafe uçuşunu iptal etti. Bilet fiyatları fırladı. Peki bu koşullarda uygun fiyatlı ve güvenli tatil nerede yapılabilir? Avrupa Türk Seyahat Acentaları Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Şenel sorularımızı yanıtladı. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Erkan Aslan var. Von Gökçe Göksu und Erkan Aslan.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Fıstık fiyatları hızla yükseliyor", "Kamu çalışanlarının Whatsapp kullanmasına sınırlama" ve "İtalya'nın Napoli kentinde nefes kesen soygun" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:13] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. Avrupa Birliği için gelecekte nüfus konusunda ciddi bir uyarı yapıldı Emin: [0:52] Avrupa İstatistik Ofisi'ne göre AB (Avrupa Birliği) nüfusu 2100 yılına kadar en az %11 azalabilir. Bu da yaklaşık elli üç milyon kişi demek. Bugün Avrupa Birliği'nin nüfusu yaklaşık dört yüz elli iki milyon. Tahminlere göre nüfus 2029 yılında dört yüz elli üç milyon ile en yüksek noktaya ulaşacak. Ama bu tarihten sonra yavaş yavaş düşmeye başlayacak. 2100 yılında toplam nüfusun üç yüz doksan sekiz milyona kadar gerilemesi bekleniyor. Sadece toplam nüfus değil, yaş gruplarının dağılımı da değişecek. Çocukların, gençlerin ve çalışma çağındaki insanların oranı azalacak. Buna karşılık yaşlı nüfusun oranı artacak. Özellikle seksen yaş ve üzerindeki insanların payının çok daha yüksek olması bekleniyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Savaş başladıktan sonra artan enflasyon beklentilerinin ardından yapılan ilk Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi %37'de sabit bırakıldı. Kurul'un pas kararı verdiği toplantı metnin özeti kısaca şu şekilde;
Dijital dünyada herkesin ezbere "ChatGPT" dediği, kopyala-yapıştır yapay zeka metinlerinin interneti büyük bir çöplüğe çevirdiği o ilk perde kapandı. Şimdi, oyunu tamamen değiştiren ve sadece işin ehli profesyonellerin kulislerde fısıldadığı 2. perde açılıyor! Filtresiz Dijital podcastinin bu heyecan verici yeni bölümünde, e-ticaret ve dijital pazarlama dünyasının gizli silahı Anthropic'i (ve onun efsanevi modeli Claude'u) tüm şeffaflığıyla masaya yatırıyoruz. Eğer siz de "Hızla değişen dijital dünyada..." diye başlayan o ruhsuz, plastik ve robotik metinlerden sıkıldıysanız, kravatları çözün; bu bölüm vizyonunuzu baştan aşağı yenileyecek.2026 yılına geldiğimizde çok acı bir gerçekle yüzleşiyoruz: Ajanslar ve dev markalar artık giriş seviyesi (junior) personel alımlarını durdurma noktasına getirdi. Çünkü o standart blog yazılarını, çevirileri ve ürün açıklamalarını yapay zeka sıfır maliyetle saniyeler içinde kusursuzca yapıyor. Peki ticaret sistemi kendini mi yutuyor? Hayır! Sistem sadece evrim geçiriyor. Artık yalnızca "görev yapan" değil, yapay zekayı dev bir orkestra şefi gibi "yöneten" stratejist profesyonellere ihtiyaç var. İşte tam bu kırılma noktasında, OpenAI'ın sadece hıza ve ticarete odaklanan yapısına isyan edip şirketten ayrılan bir grup dahi mühendisin kurduğu Anthropic devreye giriyor. ChatGPT size robotik bir çığırtkan gibi satış yapmaya çalışırken, Anthropic'in modeli Claude, müşterinizin duygusal travmalarını ve bağlamını anlayan "empatik" bir stratejist gibi çalışıyor.Bu bölümde, e-ticaret ve e-ihracat operasyonlarınızı anında uçuracak, dinlerken ufkunuzu açacak o özel kullanım alanlarını tek tek, vaka analizleriyle anlattım. Örneğin, Türkiye'de ürettiğiniz bir havluyu yurt dışına e-ihracat ile satarken sadece dili çevirmek yetmez. Claude ile bir Alman tüketicisinin fonksiyonellik ve sertifika takıntısına hitap eden güven verici bir metni nasıl yazacağınızı, aynı ürünü İngiltere'ye satarken ise lüks banyo deneyimi beklentisine göre o derin kültürel yerelleştirmeyi nasıl yapacağınızı paylaştım. Üstelik rakiplerinizin Amazon veya Trendyol'daki 5.000 adet müşteri yorumunu saniyeler içinde analiz ettirip, o ürünün en zayıf noktasını bularak kendi markanız için nasıl vurucu bir reklam senaryosu çıkarabileceğinizi tüm detaylarıyla aktardım.Ancak unutmamamız gereken çok önemli felsefi ve insani bir gerçek var: Yapay zeka hiçbir zaman aşık olmadı, ay sonu kredi kartı ekstresini düşünürken uykusuz kalmadı veya yağmurda ıslanmadı. Ticaret insan psikolojisiyle yapılır ve satın alma kararı tamamen duygusal bir süreçtir. Yapay zeka sizin sadece operasyonel asistanınızdır, o insani bağı kuracak olan gerçek zeka ise sizsiniz. İşte tam da bu yüzden, yeni çağın "durdurulamaz" pazarlamacıları arasına katılmanız için aylardır üzerinde çalıştığımız Joy Akademi Eğitim Paneli nihayet açıldı! Dijital pazarlamanın orkestra şefi olmayı öğrettiğimiz, ekran paylaşımlı ve tamamen sahaya yönelik eğitimlerimize hemen joyakademi.com adresinden ulaşabilirsiniz. Tren kalkıyor, bu devrimin gerisinde kalmayın!Sektördeki ezberleri bozduğumuz ve yapay zekanın gerçek gücünü keşfettiğimiz bu bölümü dinledikten sonra, işsizlik stresi yaşayan yeni mezun arkadaşlarınıza veya satışlarını katlamak isteyen o girişimci dostlarınıza göndermeyi unutmayın. Filtresiz Dijital'e Spotify ve Apple Podcasts üzerinden 5 yıldız bırakmayı ve yeni bölümleri kaçırmamak için zili açmayı unutmayın. Keyifli dinlemeler!(00:00) Yeni Mezunların İş Bulma Krizi(02:25) Anthropic Nedir ve Farkı Ne(04:25) İhracatta Kültürel Yerelleştirme(08:04) Rakip Analizi ve Reklam Senaryosu(10:21) İnsan Temelli Bakış(11:25) Joy Akademi ve İndirim Kodu(13:43) Kapanış
Konuğumuz Çanakkale'de yaşayan sanatçı Merve Şendil ile kendisinin Troya Müzesi'nde açılan 'Sadece Bir Rüyaydı' başlıklı kişisel sergisini konuşuyoruz. 11 Nisan - 22 Mayıs tarihlerinde Troya Müzesi'nde resim, çizim, fotoğraf, video ve metin temelli işlerden oluşan sergi, Troya'nın mitolojik ve tarihsel katmanlarından yola çıkarak rüya, hafıza ve zaman arasındaki geçirgen ilişkileri araştırıyor, serginin küratörlüğünü Ceren Erdem üstleniyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran'a yönelik saldırıların ardından bölgeyi ateş topuna çeviren savaş… Sadece binaları değil, küresel dengeleri, ekonomiyi ve en önemlisi de insanlığın geleceğine dair umutlarını kökünden sarsan bombalar… Hırsın, intikamın ve kontrolsüz gücün yarattığı yıkımla masadan kalkılan, sonuç çıkmayan ateşkes görüşmeleri… Anlaşmayla sonuçlanması umutla beklenen ‘müzakere masası'nın sandalyelerinden birinde, sadece teknik veriyle değil, insanlık ve hikmet pusulasıyla hareket eden bir akıl otursaydı ne olurdu acaba? Başka bir deyişle vicdana da yer açılsaydı…
Herkese merhaba! Bu hafta yapay zeka dünyasında yine yer yerinden oynadı, bazıları komik bazıları ise trajıkomik olan gelişmeleri sizler için toparladık. Google'ın maliyetleri düşüren yeni video modeli Veo 3.1 Light'tan , Meta'nın beynimizin görüntü ve seslere nasıl tepki verdiğini tahmin eden yeni korkutucu yapay zekasına kadar her şeyi konuştuk.Sadece bu kadarla kalmadık; Suno 5.5 ile kendi sesimizi yükleyip nasıl şarkı yaptığımızı test ettik (benim rap performansımı kaçırmayın!). Ayrıca yapay zeka ekosistemindeki 410 milyar dolarlık devasa yatırıma rağmen büyümenin neden "sıfır" olduğunu ve bunun bir balon olup olmadığını tartıştık. Amerika ve Çin arasındaki beyin göçü savaşları , bir adamın yapay zeka botuyla yaşadığı 3 yıllık ilişki ve CapCut'ın ezber bozan yeni kurgu mantığı da bu bölümün öne çıkanları arasında.Önümüzdeki hafta Atamızın evini ziyaret etmek üzere Selanik'te olacağım için kısa bir ara veriyoruz, ancak döndüğümde 15 günlük devasa bir özetle karşınızda olacağım! Videoyu beğenmeyi, paylaşmayı ve düşüncelerinizi yorumlarda belirtmeyi lütfen unutmayın. İyi seyirler!00:00 - Giriş ve Haftanın Özeti 00:18 - Google Veo 3.1 Light Çıktı 01:22 - Kling 2.7 ve Türkçe Karakter Sıvaması 01:33 - Sosyal Medya Yasakları ve Çocukların Yapay Zeka Kullanımı 05:26 - Recraft ile Tek Komutta 8 Farklı Görsel 06:51 - Bluetooth Kulaklık ile Google Translate Canlı Çeviri Deneyimi 09:52 - Yapay Zeka (Replika) ile 3 Yıllık İlişki Yaşayan Adam 11:41 - Krea AI'dan Bölgesel Düzenleme (Annotations) Özelliği 12:33 - Yapay Zekada Beyin Göçü ve Çin'in Yükselişi 15:58 - Suno 5.5 ile Kendi Sesinden Şarkı Üretme 18:12 - 410 Milyar Dolarlık Yatırım: Yapay Zeka Balonu mu? 20:06 - Apple'ın Zekice Pazarlama ve Yapay Zeka Stratejisi 22:26 - Gemini'ın OpenAI'dan Veri Taşıma Rehberi 23:25 - Runway Multi-Shot ile Kesintisiz Video Üretimi 24:21 - Meta'dan İnsan Beyni Tepkilerini Analiz Eden Yapay Zeka 26:27 - CapCut Video Studio'nun Yeni Canvas Kurgu Arayüzü 28:26 - Claude Kod Sızıntısı: Anthropic'in Sırları Açığa mı Çıktı? 30:04 - Gemini Agent (Şu an Sadece Amerika'da) 30:50 - Kapanış, Gelecek Haftanın Planı ve Yorumlar #replika #yapayzeka #haber
Savaşın Gölgesinde Kalanlar, ChatGPT'den Kaçış ve Dijital Ölümsüzlük!Herkese merhaba! Harika bir havada, dışarıdan keyifli ama bir o kadar da gergin bir gündemle karşınızdayız. Bu hafta yapay zeka dünyası adeta savaşın gölgesinde kaldı; İsrail, İran ve Amerika arasındaki gerilimin körfezdeki devasa veri merkezlerini ve fiber alt yapıları nasıl tehdit ettiğini detaylıca masaya yatırdık.Trump'ın yapay zeka devlerini (Meta, OpenAI, Google) toplayıp devasa elektrik faturaları için yaptığı anlaşmadan , Anthropic'in (Claude) askeri operasyonlardaki rolüne ve insanların "Biz her şeyi veririz" diyen ChatGPT'yi silip (%285 uninstall oranı!) Claude'a başlattığı dijital göçe kadar her şeyi konuştuk. Sadece bu kadar mı? Tabii ki hayır!- 184 yıllık bir gazetede işe başlayan yapay zeka muhabiri gazeteciliği bitirir mi? - Ocak ayında hayatını kaybeden bir profesörün dijital olarak diriltilip akademik makale incelemesi ne kadar etik? - Sadece prompt yazarak ("vibe coder") uygulama geliştirenlerin kabusu olacak, açıkları saniyeler içinde bulan otonom AI hacker "Shannon Web" nasıl çalışıyor? Ayrıca Krea AI ile canlı tasarım şovumuz , Google Translate'in DeepL'i tahtından eden inanılmaz gelişimi ve devasa tıbbi veri setleri gibi dumanı tüten güncellemeler de videomuzda!Eğer siz de teknolojiyi ve yapay zekayı sadece kullanmakla kalmayıp perde arkasını da merak ediyorsanız, TeknoSafari.com'u günde üç kez ziyaret etmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın!. Yorumlarda buluşalım, iyi seyirler!Zaman Çizelgesi (Timestamps)00:00 - Giriş ve Körfez'deki Veri Merkezleri Tehlikesi 00:02:13 - Trump'ın Yapay Zeka Liderleriyle Zirvesi ve Enerji Faturaları 00:03:30 - Anthropic (Claude) Savaşta Kullanıldı mı? ChatGPT'den Kaçış! 00:06:00 - Claude'dan Tarihi Çalım: İçerik Taşıma Aracı ve Dijital Göç 00:07:24 - Yapay Zeka Balonu Patlıyor mu? Savaşın Ekonomik Etkisi 00:08:26 - Çin'den Beklenen Hamle: DeepSeek v4 ve Qwen 3.5 00:09:43 - 184 Yıllık Gazetede Yapay Zeka Muhabir Dönemi 00:12:08 - Etik Tartışma: Ölen Profesörün Dijital Olarak Diriltilmesi 00:14:18 - Vibe Coder'ların Kabusu: Otonom AI Hacker "Shannon Web" 00:16:25 - Çinli Aileler Ödevleri Tamamen Yapay Zekaya Bıraktı 00:17:55 - Krea AI ile Canlı Tasarım 00:18:43 - Google Gemini Güncellemeleri ve NotebookLM Yenilikleri 00:20:30 - DeepL'i Sildiren Google Translate Devrimi 00:22:12 - Devasa Tıbbi Yapay Zeka Veri Seti Yayınlandı 00:24:45 - Google Flow Ara Yüzü ve Yeni Araçlar 00:26:35 - Grok'un Yükselişi, Meta ve Midjourney Ortaklığı 00:27:42 - Kapanış, TeknoSafari ve Canlı Yayın Duyuruları #verigöçü #savaş #yapayzeka
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Emin ve Ömer bu bölümde, baba olmanın onları nasıl değiştirdiğini ve en çok neye şaşırdıklarını konuşuyor. Baba olmak düşündükleri gibi miydi? Yoksa onları hiç beklemedikleri bir şekilde mi dönüştürdü? Hazırsanız, iki taze babadan samimi ve içten bir bölüm sizi bekliyor. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/turkish2 Use the code EASYTURKISH2026 for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor ramazan? Ömer: [0:29] Çok şükür bir haftayı devirdik. %23'lere tekabül ediyor. Yaptığım hesaplamalar neticesinde bu sonuca ulaştım. Emin: [0:36] Evet. Ömer: [0:37] Güzel gidiyor. Geçen hafta konuşmuştuk. Kış ramazanı, yaz ramazanından sonra çıtır geliyor. Sadece son saatlerde bir böyle acıkma falan hissediyorum. Güzel. Ben memnunum ramazandan. Sen? Emin: [0:49] Evet ben de. Bundan önceki ramazanlar hep böyle baş ağrısı, açlık, susuzluk ekseninde geçerdi. Bu seneki ramazan çok daha rahat geçiyor. Tabii bunda ramazanın kışa denk gelmesinin de çok büyük bir payı var. Ömer: [1:02] Evet, evet. Tabii ki. Çünkü günler uzun olunca uzun oruç, kısa olunca kısa oruç tutuluyor. Ve dediğin gibi kışın çok daha rahat. Dışarıda olduğumuz zamansarf ettiğimiz efor daha az oluyor, soğuk havalarda. Sıcak havalarda daha bunaltıcı ve su kaybı meydana geliyor. Kış ramazanı iyidir abi. Ben şu an memnunum. Yıllar süren yaz ramazanından sonra şu an hâlimden memnunum. Emin: [1:25] Böyle emekli olacağımız zamana da böyle yaz ramazanı olur. Orada da bir emekli oluruz. Çok güzel sıyrılmış oluruz. Ömer: [1:32] Aynen ama öğrencilikte de geçen hafta konuştuk herhâlde bunu. Yaz ramazanı başkaydı şimdi o... Emin: [1:37] Evet evet. Ömer: [1:38] Sahura kadar çöplemeler falan başkaydı yani. Emin: [1:40] Aynen öyle. Evet. Taze babamız Ömer. Nasıl gidiyor? Baba olmak: Teoride her şeyi biliyorduk, ya pratikte? Ömer: [1:47] Valla nasıl gidiyor Emin'ciğim... İyi gidiyor çok şükür. Olağan. Yani en azından bir sağlık problemimiz yok çok şükür vesaire... Bunlar insanı çok rahatlatan şeyler. Çünkü kendini ifade edemeyen bir canlı ile karşı karşıyayız. Hani ağladığı zaman aç da olabilir, altı ıslak da olabilir. Gazı da olabilir, başka bir problemi de olabilir. Dolayısıyla şu an herhangi bir sağlık problemiyle vesaire karşılaşmadığımız için memnunuz. Ama, nasıl diyeyim? Çok olumlu duygular yaşatan bir şey insana. Bir yandan da gerginlik ve korku da veriyor bence. Çünkü o küçücük şey, yani onun sorumluluğu bazen psikolojik olarak insanın gerçekten dirayetli olmasını gerektiriyor ve gerektirecek gibi. Yani biz daha... Hani ben en azından yirmi gündür bunu yaşıyorum ama ileride de bu duygunun kaybolacağını çok zannetmiyorum. Onun için böyle bir korku, bir gerginlik de var üzerimde. Emin: [2:39] Evet ben de yaklaşık yüz yirmi gündür yaşıyorum bu hissi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu sohbette; Pamir Dağları'nda Kırgız çadırlarına misafir olmaktan, Uygur bölgesinde Turfan'da Sattar amcayla yapılan o unutulmaz sohbete; bir selamla sofranın donatıldığı misafirperverlikten, Sovyet etkisiyle kopan dil ve kimlik bağlarına kadar pek çok sahneyi yerinden dinliyoruz. “Dinlemek” ile “yaşamak” arasındaki farkı; soydaşlık duygusunun, bir kelimede, bir gelenekte, bir bakışta nasıl yeniden kurulduğunu görüyoruz.
8 Mart yaklaşırken markalar yine hazır.Pembe banner'lar, yüzde 30 indirimler, “Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun” mesajları…Peki gerçekten soruyorum:Kadınlar Günü kampanyaları satışları artırıyor mu?Yoksa biz sadece takvim pazarlamasının yarattığı bir algının içinde mi yaşıyoruz?Bu bölümde 8 Mart'ın tarihsel arka planından başlayarak bugünkü e-ticaret gerçekliğine kadar uzanan net ve veri odaklı bir analiz yapıyorum.• Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı?• 8 Mart haftasında e-ticaret hacmi gerçekten artıyor mu?• En çok hangi yaş aralığı alışveriş yapıyor?• En çok alışveriş yapan cinsiyet kim?• Hangi ürün kategorileri zirve yapıyor?• Kozmetik mi, takı mı, çiçek mi, küçük ev aletleri mi?• “Kendine hediye alan kadın” psikolojisi mi daha güçlü, yoksa “hediye alan erkek” mi?Bu bölümde çok net bir gerçeği konuşuyoruz:En çok kazanan marka en çok indirim yapan değil, en doğru psikolojiyi okuyan markadır.Kadınlar Günü döneminde en büyük 5 hatayı açıklıyorum:Sadece indirim yapmak, segmentasyon yapmamak, CRM listesini kullanmamak, remarketing'i son güne bırakmak ve herkese aynı mesajı göstermek…Ayrıca şunu da detaylıca anlatıyorum:Yapay zeka bu kampanya döneminde nasıl kullanılmalı?• Segment tahmini ve davranış analizi• Erkek ve kadın hedef kitleye ayrı reklam mesajı üretme• Aynı ürün için 10 farklı duygu temelli kreatif oluşturma• ROAS'a göre otomatik bütçe artırma modelleri• Chatbot ve yapay zeka destekli satış asistanı ile dönüşüm oranını artırma• Son 72 saatte FOMO etkisi yaratma stratejisiEğer markanıza 8 Mart kampanyası planlıyorsanız bu bölüm sizin için net bir yol haritası olacak.Bu bölüm sadece “kampanya yapın” demiyor.“Doğru kampanyayı doğru psikolojiyle yapın” diyor.Kadınlar Günü bir indirim günü mü?Yoksa marka konumlandırma fırsatı mı?Satış mı kazanacaksınız, marka değeri mi inşa edeceksiniz, yoksa ikisini birden mi?Cevap stratejide.Bu bölümü dinledikten sonra kampanyanıza farklı gözle bakacağınıza eminim.Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ini takip etmeyi unutmayın.Bölümle ilgili görüşlerinizi benimle paylaşabilirsiniz.Reklam ve iş birlikleri için faruk@joykek.comInstagram: @frktprkŞimdi soruyorum…Takvimi mi yönetiyorsunuz, yoksa takvim mi sizi yönetiyor?
Vampirler... Kurt adamlar, cadılar gibi başka doğa üstü canlılar... Gerçek değiller değil mi? Her ne kadar modern hikayelerde karanlık bir çekiciliğe sahip olsalar da vampirler, tarih boyunca hep böyle değerlendirilmemişti. Tarihin farklı dönemlerinde korkulara, toplumsal değişimlere ya da varoluşsal sorulara ışık tutan bu doğaüstü ve kurgusal yaratık, insanın ölümsüzlük arzusunun da bir simgesi haline geldi. 111 Hz'in daha öncede yayınladığımız bu bölümünde, bu gizemli yaratıkları daha yakından tanıyor, onların karanlık dünyasına yolculuk yapıyoruz. Sunan: Barış Özcan Hazırlayan: Gülşah Dim Ses Tasarım ve Kurgu: Metin Bozkurt Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.
Anlatacağım kişi bir tenisçi. Novak Djokovic. Ama anlatacağım şey tenis değil.Bir motivasyon hikayesi.Hem de ne motivasyon. Dile kolay, tam 18 yıl boyunca bir gün bile kaytarmadan tek bir hedefe odaklanarak tüm rekorları paramparça etti.39 yaşında ama 33 yıldır aynı hedefin peşinde koşuyor.Ama nasıl?Motivasyonu neydi? O gücü nereden alıyordu?Öyle mutluluklarla bezeli bir hikaye değil bu.Travmalarından gücünü alan, kan, ter ve gözyaşıyla kazanılan zaferler için nasıl bir irade gerektiğini anlatıyorum bu bölümde.Son kısımda bir de diyet var, benim de uygulamaya başladığım.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Eckhart Tolle - Sadece mevcut ol yeter, eylem de buradan gelir. 00:08 – Kaosun Büyümesi: “Changing Lanes” ve Şiddete Giden Yol 01:59 – Hayat = Olaylar Değil, Tepkimiz 04:38 – Zorluklar Mevcudiyeti Uyandırır 05:42 – “Uyandım” Demek Kolay Hayat Demek Değil 09:25 – Zihnin Paterni: “Bir Sonraki An” ve Sokrates 10:50 – Taraf Tutmadan Mevcut Olmak 13:03 – Tartışma Kültürü ve Kavramlara Yapışma 15:10 – Çocuklarla İlişki: Zihin/Duygu Ötesi Presence 20:41 – Bilmemek ve Fikirsizlik: Özgürlük Alanı 22:17 – Nisargadatta Örneği: Uyanış Mükemmellik Değil 26:26 – Meditasyona Geçiş: Dinginlik ve Tanıklık Bu bölümde Eckhart Tolle'un kaos, ızdırap ve bilinç ilişkisine dair söyledikleri üzerinden, hayatı belirleyen şeyin yaşananlar değil onlara verdiğimiz tepkiler olduğu ele alınıyor. Bilinçsiz tepkilerin küçük olayları büyütebildiği, mevcudiyetin ise hem içsel hem ilişkisel alanı dönüştürebildiği vurgulanıyor. Uyanmış olmanın hayatı kolaylaştırmadığı; zorlukların devam ettiği ama onlarla kurulan ilişkinin değiştiği anlatılıyor. Bölüm, düşüncelere tutunmadan bu anda kalmayı destekleyen bir meditasyonla tamamlanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Arkadaşlar nerdesiniz? Peribacası fakültesinde ders başladı. Bir ortama girdiğinizde çok dil dökmeden ayırt edilmenizi sağlayacak, bazı İngilizce kelimeler ve bazı genel kültür terimleri var. Sadece gurmelerin bileceği ve kullanacağı türden... Bu bölümü dinleyen ortamlarda parlar benden söylemesi "Yakın Arkadaş Olsaydık" imzalı kitap linki: https://www.amazon.com.tr/dp/B0GJDXFVPZ?fbclid=PAdGRleAPpE0xleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAafdMepQJ_kkrMTKr3zzD9gTW7MpVuEXEevVSmnewsDRCD0V_nO5cI-VcMRarg_aem_lYX4uu6DIO00Y1zF5zd8jw Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------ Bu podcast reklam içermektedir.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Gezmek sadece yer değiştirmek mi, yoksa dünyayı başka bir yerden anlamak mı? Bu bölümde seyahat ederken farklı dillerde konuşmanın bizde nasıl yeni bir alan açtığını, düşünme biçimimizi nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Peki bu yolculukların bir hedefi var mı, yoksa mesele yolda olmak mı? Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/easyturkish2026 Use the code EASYTURKISH for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Ocak ayının sonuna doğru geldik artık iyice. Nasıl gidiyor 2026'nın ilk ayı? Ömer: [0:33] Yani 2025'in son ayından çok farklı değil. Aynen devam ediyoruz. Güzel diyelim. Bugünümüze şükür. Emin: [0:44] Şunu da sormak lazım kendimize: Hani neyin bu kadar değişmesini bekliyorduk bir takvim gününün geçmesiyle? Ömer: [0:50] Aynen aynen. İşte bu tamamen bir aslında hissiyattan ibaret. Hani yeni bir dönem... Yeni kararlar alıyor insanlar. Hani o şeyde... Yeni yıl başlarken onu bir vesile kılıyor vesaire... Herhâlde öyle yerleşmiş bir gelenek gibi. Yoksa çok anlamı yok gerçekten. Zaman lineer akıyor. Emin: [1:08] Evet. Ya bu his güzel bir his. Onu inkâr edemeyeceğim. Yani ben de farklı hissediyorum gerçekten yeni yıla girdiğim zaman da. Ama bunun mesela hayvanlar ve bitkiler âlemindeki karşılığını düşündüğümde çok boş bir şey olduğunu düşünmeye başlıyorum. Yani biz de sonuçta bu dünyanın bir parçasıyız. Güneş'in doğmasıyla batması arasındaki süreyi bir gün dediğimizi varsayıyoruz. Sadece bizim için bir anlam ifade ediyor bazı şeyleri hesap edebilmemiz için. Aslında Dünya açısından yani 24 saat öncesiyle 24 saat sonrasının bir farkı yok gerçekten de. Ömer: [1:40] Muazzam bir düzen, muazzam bir hesap yöntemi diyebiliriz sadece buna. O açıdan etkileyici. Emin: [1:46] Evet evet kesinlikle öyle. Çok önemli ve gerekli bir şey tabii ki. Sonuçta beyni olan varlıklarız yani. İhtiyacımız var böyle bir şeye. Ama bir yandan da gerçekten aslında önemi yok yani ama... İnsan farklı hissetmeden de yapamıyor. Ömer: [2:01] Tabii tabii. Yani biraz da kendimize böyle yeni umutlar, yeni mutluluklar aramanın derdi içerisindeyiz tabii insanlar olarak. O yüzden böyle kendimiz ona anlam yüklemekten de memnun oluyoruz belki de. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
00:12 QR kodla başlayan gerçek AR deneyimi01:11 AR ve VR nedir temel farklar01:59 Pazarlamada AR mı VR mı ne zaman hangisi03:35 Gerçek kampanya örnekleri ve kullanım senaryoları03:48 Ürünü denet iade oranını düşür05:07 AR ile oyunlaştırılmış kampanyalar06:53 En çok kullanılan sektörler09:49 Offline pazarlamada AR ve VR farkı11:18 Markalar AR ve VR'a nasıl başlamalı12:45 Ölçümleme ve dönüşüm takibi13:54 En sık yapılan hatalar15:02 Markalar için net aksiyon planıArtık reklamlar izlenmiyor, yaşanıyor.Bu bölümde artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojilerinin pazarlamayı nasıl kökten değiştirdiğini, markanıza nasıl gerçek bir deneyim alanı açtığını tüm detaylarıyla konuşuyoruz.Bugüne kadar pazarlama çoğunlukla şuna dayanıyordu:Mesajı göster, dikkat çek, tıklat, sat.Ama AR ve VR ile birlikte bu denklem değişti. Artık kullanıcı sadece reklamı görmüyor; ürünle etkileşime giriyor, deniyor, keşfediyor ve kararını çok daha hızlı veriyor. İşte bu bölüm tam olarak bu dönüşümün ne anlama geldiğini anlatıyor.Bölümün ilk kısmında şunu netleştiriyoruz:AR nedir, VR nedir, aralarındaki fark ne ve pazarlama tarafında hangisi ne zaman kullanılmalı?AR'ın günlük hayata neden daha hızlı girdiğini, VR'ın neden daha yüksek “wow etkisi” yarattığını ve bu iki teknolojinin markalar için hangi hedeflere hizmet ettiğini sade bir dille ele alıyoruz.Devamında gerçek kampanya mantıkları ve örnek kurgulara giriyoruz.Bir ürünün AR ile denetilmesi iade oranlarını nasıl düşürüyor?Ambalajlar, afişler ve mağaza içi materyaller nasıl “konuşur” hale geliyor?Offline bir temas noktası, doğru bir AR deneyimiyle nasıl ölçülebilir bir satış kanalına dönüşüyor?Bu soruların tamamını somut örnekler üzerinden açıklıyorum.Bölümde özellikle şu konulara detaylıca değiniyoruz:• AR ve VR'ın pazarlamada neden klasik reklamlardan çok daha güçlü olduğu• E-ticaret, kozmetik, moda, mobilya, otomotiv, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde nasıl kullanıldığı• Sosyal medya filtrelerinin sadece eğlence değil, satış ve marka hatırlanması için nasıl kurgulanması gerektiği• VR showroom ve deneyim alanlarının etkinliklerde ve fuarlarda nasıl fark yarattığı• Offline pazarlamada QR, NFC ve görsel tanıma ile AR entegrasyonunun nasıl yapılacağıAyrıca bu teknolojilere nereden ve nasıl başlanması gerektiğini de adım adım ele alıyoruz.Hangi hedef için hangi format daha doğru?WebAR mı, sosyal AR mı, VR deneyimi mi?Bu işin ölçümlemesi nasıl yapılmalı, CRM ve remarketing tarafına nasıl bağlanmalı?Sadece “havalı” değil, gerçekten sonuç üreten AR ve VR kurguları nasıl oluşturulur?Bölümün sonunda ise en sık yapılan hataları ve markaların neden bu alanda başarısız olabildiğini açıkça konuşuyorum. Çünkü AR ve VR doğru stratejiyle birleşmediğinde sadece kısa süreli bir eğlence olarak kalıyor. Doğru kurgulandığında ise pazarlama funnel'ının çok güçlü bir parçasına dönüşüyor.Eğer markanız için yeni nesil, deneyim odaklı ve gerçekten fark yaratan pazarlama yöntemlerini merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre.Ben Faruk Toprak.Türkiye'de dijital pazarlamanın bugününü ve yarınını birlikte konuşmaya devam ediyoruz.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Büyük şehirde yaşamak mı daha cazip, yoksa küçük şehirde hayat daha mı huzurlu? Bu bölümde İstanbul'daki deneyimlerimizden yola çıkarak büyük şehir ve küçük şehir yaşamını karşılaştırıyoruz. Kalabalık, tempo ve yaşam tarzı üzerine kendi düşüncelerimizi paylaşıyoruz
Venezuela'dan bir hikayeyle karşınızdayım. Lakin asıl derdim şunu anlatabilmek: Geçek hayatta iyilerle kötüler değil kötülerle daha kötüler kavga ediyor.Ve bizden bu kavgada taraf olmamız isteniyor. Niye olalım?Malum Nobel Barış Ödülü, Venezuela'dan iktidar muhalifi bir isme gitti.Toplumun bir kısmı bu ismi eleştirdi, diğer kısmı ise tebrik etti.Peki, Venezuela'da gerçek durum ne? Bununla ilgilenen yok.Bölümün sonunda bir de Tibet örneği verdim, kısaca.Bu iki örnek bize şunu anlatıyor: Basmakalıp bilgilerle taraf olmanın faydası da yok, gereği de.Sadece bilgiye sığınmak lazım. Ve belki de sadece teşhis etmek, uzmanı olmadan tedaviye kalkışmak değil.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com