POPULARITY
Categories
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler kritik bir aşamada. Cenevre görüşmeleri sonrası gözler Viyana'daki teknik toplantılara çevrilirken savaş ihtimali mi yoksa diplomasi mi öne çıkıyor? Dr. Gülriz Şen'e göre uranyum zenginleştirme, balistik füze programı ve yaptırımlar anlaşmanın önündeki en büyük engeller. Trump yönetiminin askeri yığınağı, İsrail faktörü ve ABD iç siyaseti gerilimi artırır mı? İran'ın kırmızı çizgileri neler, yaptırımlar kalkmazsa ne olur, bölgesel savaş ihtimali var mı? Ortadoğu'da savaş senaryosu ve nükleer pazarlıkta son durum ne? Toplum ve Siyaset'te Gülener Kırnalı soruyor, Gülriz Şen yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Rivayet Muhtelif'in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu'nun konuğu tarihçi Reha Çamuroğlu. ABD'nin İran'a olası saldırı senaryosu, İsrail'in güvenlik stratejisi, Rusya ve Çin'in pozisyonu ile Türkiye'nin jeopolitik tercihleri bu yayında tarihsel perspektifle ele alınıyor. Reha Çamuroğlu, Osmanlı–Safevi rekabetinden günümüze uzanan Türkiye–İran ilişkilerini, Ortadoğu'daki güç dengelerini, Avrupa Birliği seçeneğini ve büyük savaş ihtimalini değerlendirirken; İran'ın geri çekilip çekilmeyeceği, bölgesel ittifakların nasıl şekilleneceği ve Türkiye'nin olası bir çatışmadan nasıl etkileneceği sorularına yanıt veriyor. Küresel güç mücadelesi, enerji politikaları, NATO dengesi ve çok kutuplu dünya tartışmaları bu yayında masaya yarıtılıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Okyanus ötesinde Amerika kıtasında “saraydan başkan kaçırma” olayı yaşandı ya. Venezuela Başkanı Nicolas Maduro 3 Ocak'ta Amerikan emperyalizminin haydutlarınca kaçırıldı ya. Orada olan bu bölgede de sarsıntılar yaşanacağının işareti ya. Bizimkiler derhâl bir “iç cephe” tartışmasına başladılar.Erdoğan, halkı her türlü savaşı desteklemek zorunda bırakmak istiyor: “İç cepheyi sağlam tutacak, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız.”Bahçeli de kendine pay çıkarıyor: “Şimdi anlaşıldı mı iç cephemizi tahkim etmekteki samimi gayretimizin haklılığı?” diyor.Ama ne Erdoğan ne Bahçeli, “bu Amerika gangster, başındaki adam da Baba filmindeki heriften beter, biz NATO'dan ayrılalım” demiyor. Varsa yoksa “iç cephe”.Muhalefet de “iç cephe” zokasını bir güzel yuttu. Erdoğan'la Bahçeli lafı açtı ya, hepsi toptan topa girdi.Özgür Özel: “Erdoğan iç cepheyi güçlendirmek istiyorsa içerideki kimseye düşman hukuku uygulamayacak.”Ali Babacan: “İç cepheyi tahkim etmemiz gereken dönemlerden geçiyoruz, ancak ülkeyi kutuplaştırarak iç cepheyi tahkim edemezsiniz.”Müsavat Dervişoğlu: “İç cephenin güçlendirilmesi bu hükümetin güçlendirilmesi anlamına gelmemektedir. İç cephenin güçlendirilmesi” … şudur budur.Ahmet Davutoğlu: “Kutuplaştırmayacaksınız, şeytanlaştırmayacaksınız.”Ümit Özdağ: “İç cephe Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ile güçlenir.”Ocak ayının ilk 10 günü Türkiye para babaları düzeninin siyasetçileri iç cephe ile yattı kalktı yani.İşin tuhaf yanı ne biliyor musunuz? Bu son tartışma başlayana kadar Türkçede böyle bir laf yoktu! Savaşa giren bir ülkede askerin çarpıştığı cephenin dışında kalan alanlara Türkçede “cephe gerisi” denir!Bize inanmıyorsanız Google amcaya sorun. Ne çıktı?Cephe gerisiBaşka sözlüklere de bakın. Hepsi ama hepsi “cephe” dışındaki alanlara “cephe gerisi” der. Bir sürü kitap var, çeşitli savaşlarda “cephe gerisi”ni anlatan. İşte bazı kitap başlıkları: Cephe Gerisi, Cihan Harbi'nin Cephe Gerisi, Basına Göre Cephe Gerisi ve Cephedeki Faaliyetleriyle İstiklâlin Kadınları.“İç cephe”yi google'layın, karşınıza sayfalar boyu sadece her türden duvar boyası reklamı çıkacaktır!Eee, ne öyleyse bu “iç cephe”? Muhtemelen işini bilmeyen bir çevirmen NATO eğitim malzemesini çevirirken “home front” terimini “iç cephe” ile karşılamıştır. Askeriyede “iç cephe” denmeye başlanmıştır. Ama önemlisi bundan sonra.İktidarın bir danışmanı, “muhterem beyefendi, bu Amerikalılar iç cephe diyor, biz de öyle söyleyelim, böylece halkı her türlü savaşımızı desteklemek zorunda bırakmamız daha kolay olur” demiştir. “Eviniz de savaşın cephesidir” deriz.İktidar bunu güzel bulmuştur. Muhalefet de zokayı yutmuştur!Halkın her savaşı destekleme gibi bir sorumluluğu yoktur! Fetih savaşlarına, onun bunun topraklarına ve petrolüne el koymaya, başka halkları Osmanlı döneminde olduğu gibi köleleştirmeye yönelik savaşları halkın desteklemesini beklemeyin.NATO denen emperyalist savaş makinesinin içinde yer aldığınız için Trump'ın bu bölgedeki planlarına omuz verme çabalarınıza destek vermek zorunda değil kimse. Haklı savaş vardır, haksız savaş vardır.Trump ve benzerleri, Siyonist İsrail ile birlikte Batı Asya'yı (Ortadoğu'yu) hallaç pamuğu gibi atıyor. Türkiye'nin işçileri, emekçileri, gençleri, Trump'ın Ortadoğu hallacı olmayacaktır!İsterseniz bütün savaş terimlerini değiştirin. Haksız savaş, haksız savaş olarak kalacaktır.
Paradigma'nın yeni bölümünde bağımsız araştırmacı Dr. Emre Erdemir ile Third World Quarterly dergisinde yayımlanan, "Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da Çin Algısı: İsrail'in Gazze'ye Yönelik Savaşı Bağlamında Bir Analiz" başlıklı çalışması üzerine konuştuk.
İkili Görüş'te Emrullah Özdemir ve İlkan Dalkuç, Dr. Gökhan Çınkara ile Epstein dosyalarının açıklanmasının Ortadoğu'ya etkisini, İran'a olası ABD-İsrail müdahalesini ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilen ilişkilerin Türkiye'ye etkisini tartışıyor.Çınkara'nın önerdiği Anthropic CEO'sunun sitesi: https://www.darioamodei.com/00:00 Giriş00:50 Bu bölümde neleri konuşacağız?02:00 ABD'yi yöneten üçlüde (askeri-sanayi kompleks, iş insanları ve elitler) Epstein nereye düşer?08:50 Epstein şaibeli bir şekilde ortaya çıkıyor: Başlangıçta bu kadar parayı nasıl kazandı?10:00 2008'den sonra hala Epstein'la ilişkisini sürdürenler, yeni ilişki kuranlar default şaibeli (evet, o da)11:50 Epstein'ın illegal ilişkileri dışındaki legal ilişkileri de gerçekten çok "ilginç"14:10 Noam Chomsky'nin Epstein'le ne işi vardı? Fail mi mağdur mu? (Homo sum, humani...)18:15 ABD'de Trump'ın partisinden olup önemli iki Trump karşıtının Epstein dosyalarının açıklanmasındaki rolüne dair21:55 Elitlerin savaşı yaklaşıyor: Steve Bannon, Peter Thiel, J. D. Vance27:30 Tech bro'lar Bill Gates'i gözden çıkardı, daha da sert vuracaklar30:50 Palantir ve Anthropic'in politika, niyet farkı32:30 2026 ABD ara seçimi Cumhuriyetçiler için iç açıcı görünmüyor36:30 2026 ABD ara seçiminde Demokrat Parti ne yapacak (DP dalgalanmadan durulmaz)38:40 İran'da kitlesel öldürümler İran'ın güç gösterisi değil zafiyetidir46:30 Ekonomik kriz İran rejimine darbelerini sıklaştıracak49:00 Küba pamuk ipliğine bağlı50:30 Biden İran'a yaptırımlara göz yumuyordu ama Trump arka kapı, nefes alanı bırakmadı53:30 Trump Körfez ülkelerinin kamplaşmasında taraf tutmuyor58:30 Türkiye'nin Suudi Arabistan ile BAE meselesinde şu haklıdır deme lüksü yok01:01:10 İngiltere'nin Arap ülkeleriyle, Epstein ile ilişkisi 01:03:20 Beğenmesek de Netanyahu "akıllı" adam, usta bir spinner01:04:40 Türkiye Libya'ya F-16 yollamamıştı ama Somali'ye yolladı. Bu ne anlama geliyor?01:08:50 İsrail neden Somaliland'ın ayrılmasını istiyor?01:10:10 Türkiye'nin Afrika açılımında Somali ve Etiyopya'nın önemi01:12:40 Dış politika, "hariciyeci"lere bırakılamayacak denli farklı hale gelecek (güvenlik ticareti)Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Varsayılan Ekonomi'de Dr. Enes Özkan ve Eser Özdil, ABD'nin olası İran müdahalesini jeoekonomi ve enerji güvenliği bağlamında değerlendiriyor.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliği2 ve 7nci dakikada bahsedilen Ian Bremmer'ın yazısı: https://daktilo1984.com/project-syndicate/trumpin-iranda-rejim-degisikligi-kumari/00:00 Giriş01:00 bu bölümde Ortadoğu'nun fay hatlarından jeoekonomiye dair neleri konuşacağız?02:40 Trump'ın daha da şahinleşmesi piyasaları nasıl etkiler? İran, Venezuela değil09:20 ABD İran'a müdahale ederse Hürmüz Boğazı'nın geleceği18:40 Trump'ın tek korkusu: Saldırmak istediğim ülke bana askerî karşılık verir mi? (İran'a topyekün saldırmaz)24:20 Hürmüz Boğazı bir şekilde devre dışı kalırsa İran'ın ve bölge ülkelerin petrol trafik/ticareti ne olacak?29:10 ABD'nin olası İran müdahalesinin Türkiye-İran enerji ticaretine etkisi ne olur? Koç'a, SOCAR'a yaptırım riski var mı?40:10 İran'dan aldığımız doğalgaz aslında Türkmenistan'dan, İran kanalıyla alıyoruz45:50 İran'ın kozu enerji yatakları değil Hürmüz Boğazı'dır (1 füze=500 milyon dolar)Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATILın (IOS kullanan takipçilerimiz de artık kolayca KATILabilirler):https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
✅ ABD ve İran masada
CHP Dış Politika Koordinatörü Prof. Dr. İlhan Uzgel, İslam Özkan'ın sunduğu Dünya Alem programında Türkiye'nin dış politikasına ve Ortadoğu'da yaşanan son gelişmelere dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Uzgel, Suriye'de HTŞ öncülüğünde yaşanan rejim değişikliğini bir “istihbarat operasyonu” olarak tanımlarken, Türkiye'nin dış politikasının 2021'den itibaren giderek “Amerikancı” bir eksene kaydığını savundu. Trump yönetiminin Ortadoğu'yu doğrudan değil, Türkiye, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır gibi müttefikler eliyle yönetmek istediğini belirten Uzgel, Ankara'nın bu yeni denklemde aktif rol üstlendiğini ifade etti. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Trump yönetimi Amerika'yı nereye sürüklüyor? Toplum ve siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı, Doç. Dr. Efe Tokdemir ile ABD iç siyaseti, Trump'ın ikinci dönemi, ICE operasyonları, siyasal şiddet tartışmaları ve İran'a olası ABD müdahalesini değerlendiriyor. ABD'de iç savaş söylemleri, Ortadoğu'da yükselen gerilim ve küresel güç dengelerindeki kırılma; Türkiye, Avrupa ve dünya için ne anlama geliyor? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
ABD-İran gerilimi artarken Trump yönetimi devasa bir donanmayı Orta Doğu'ya gönderdi. Bu hamle, İran genelinde protestoların yayılması, milyonlarca kişinin internet erişiminin kesilmesi ve Washington ile Tahran arasında sosyal medyada ve diplomatik kanallarda keskin tehdit ve uyarıların karşılıklı olarak dile getirilmesi üzerine geldi.
ABD, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Ortadoğu'ya konuşlandığını açıkladı. İsrail, Gazze'de kalan son rehine cenazesini teslim aldığını duyurdu.Bu bölüm Türkiye İş Bankası hakkında reklam içermektedir. Türkiye İş Bankası, kişiye özel bankacılık anlayışını İş Black ile bir üst seviyeye taşıyor. Finansal çözümlerden yaşam tarzı ayrıcalıklarına kadar pek çok özel imkân, İş Black dünyasında sizi bekliyor. Ayrıntılı bilgiye buradan erişebilirsiniz.
Orta Doğu, ABD ve İran arasında giderek daralan diplomatik çemberin içinde yeni ve yıkıcı bir savaşa sürükleniyor. Washington'ın fiili bir çatışma hazırlığı içinde olduğunu açıkça gösteriyor. Özellikle ABD'nin bölgedeki stratejik hamleleri ve basına sızan sevkiyat raporları, Ürdün'ün İran'a yönelik olası bir harekatta «kilit fırlatma noktası» olarak seçildiğini ortaya koydu.
Geçen hafta Beyrut Amerikan Üniversitesi'nin BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'nin üniversite kampüsünde konuşma yapmasını engellediği yönünde bir haber yayıldı. Haber önemliydi zira adı geçen üniversite benzerleriyle birlikte “Ortadoğu” kavramının şekillenmesi de dâhil olmak üzere Doğu Akdeniz'in dönüşümünde büyük rol oynadı. Kolonyal dönem farklı bağlamlarda tekrar tekrar incelenecektir fakat “elit tabaka”yı yetiştiren bir kurumun kapılarını farklı fikirlere kapatması oldukça ilginçtir. Şimdiye kadar bu ve benzeri kurumlar yetiştirdikleri elit tabakanın Batı değerlerini temsil etmesiyle övünür ve üstün bir pozisyonda olmayı başarırdı. Bu değerlerin neler olduğu da aşağı yukarı herkes tarafından bilinir. Kuşkusuz “uygarlaştırma misyonu” bir dünya görüşünün yansımasıydı. Oryantalist araştırmalar da bu hâkim bakış açısına göre yapılırdı. Dolayısıyla “tarihsiz ve edilgen” bir pozisyonda olan Doğu'nun Batı değerlerine açılması ve bunun için de birçok ev ödevinin tamamlanması gerekiyordu. Elit tabaka kabahatin bizde olduğu yönündeki inancı benimsedi. Beyrut Amerikan Üniversitesi gibi özgürlükleri temsil eden kurumlara sahip olamadığımız için hayıflanmalıydık.
“Kurallara dayalı düzen' hikayesinin kısmen sahte olduğunu biliyorduk. En güçlülerin, işlerine geldiğinde kendilerini bu kurallardan muaf tuttuklarını biliyorduk. Ticaret kurallarının asimetrik biçimde uygulan-dığını ve uluslararası hukukun sanığın ya da mağdurun kimliğine bağlı olarak farklı işletildiğini de biliyorduk. Bu kurgu işe yarıyordu. Amerikan hegemonyası, açık deniz yolları, istikrarlı finansal sistem, kolektif güvenlik ve anlaşmazlıkların çözümü için katkıda bulunuyordu. Bu yüzden vitrindeki tabelayı yerinde tuttuk. Ritüellere katıldık. Ve söylem ile gerçeklik arasındaki uçurumu açıklıkla dile getirmekten kaçındık. Bu artık işlemiyor”…
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç Suriye'de SDG'nin gerilemesini, Rojava'daki gelişmelerin Terörsüz Türkiye sürecine etkilerini, Bahçeli'nin açıklamalarını ve Ortadoğu'daki durumu tartışıyor.Bizi Patreon'dan Destekleyin
2'li Görüş'te Bahadır Çelebi, konuğu Mehmet Akif Koç ile İran ve Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiriyor.00:00 Giriş00:30 Ortadoğu yine gergin (ne zaman değil ki)01:30 Ortadoğu'da bir kesiti alıp zamanlarüstü analizler yapmak örneği olarak SDG03:30 Dünya ve saha dinamik: 2025 ile 2026'nın farkı: Moda ikonu SDG nasıl demode oldu?10:55 SDG içindeki Arap unsurlar zaten çözülecekti; 13 ay gecikti sadece13:50 Rakka/Deyrizor dediğiniz yerin %90-80'i Arap; %10-15'le yönetemezsin16:30 İdlib'in tek komşusu Türkiye idi; sonra olaylar gelişiyor23:00 Kürtler Suriye'de aktör değil, yardımcının da yardımcısı rolünde (Suriye uluslararası sisteme tek parça lazım)25:00 Ahmet El-Şara IŞİDCİ imiş laflarını ciddiye almıyorum çünkü29:10 "Mıntıka temizliği yapıldı; çözüm daha yakınlaştık" söylemine itiraz31:50 Suriye nasıl ayakta duracak? Petrol handiyse yok, ekonomi, ticaret yolları, tarım, sanayi mahvolmuş...37:00 Samanoğulları'ndan itibaren İran'da Türkler ve dönüşümleri51:50 Bu arada Azerbaycan Türkleri ile ilgili de şu var:56:30 Hamaney ne kadar Türk hocam?01:01:20 Bir gün bir Tebrizli, Bir Bakülü bir Trabzonlu oturmuş... Tebrizli demiş ki: 01:03:00 Azerbaycan Türklerinin çok büyük oranda Şiî olması01:05:45 İran'da Selçuklu geçmişi, bakiyesi ve nefreti01:08:50 İran'da Afganların durumu01:11:50 İran'da Beluçların hikâyesi de şöyle:01:16:20 "Bu Lurlar/Lorlar kim hocam?"01:18:20 İran Kürtlerinin merkezî idare ile ilişkileri01:21:40 Şiîlikte bir ilmihal alıp hükme bakamazsınız, ayetullahınıza sormanız lazım01:25:50 Velayet-i Fakih kurumuna dair01:35:30 İran, Devrim Muhafızları'nı "besleyebiliyor" mu?01:39:50 13. yüzyıl Anadolu'su tarihinin otoritesi Mikail Bayram'ın son demleri ve eserlerine dair01:48:30 1243 Kösedağ Savaşı, Ahi Evran, Mevlana, Moğollar, Türkler01:56:00 Mevlana-Şems ve Mesnevi'nin neresini kim yazdı?01:57:50 Mesnevi'yi farklı/yeni bir metotla okumak02:03:50 Bilkent'in bilime verdiği değer: Mikail Bayram'ı almamakMikail Bayram'ın otoritelik kitabı: https://www.kitapyurdu.com/kitap/selcuklu-anadolusunda-devlettoplumekonomi-makaleler/669423.htmlBauman'ın sonlarda bahsedilen kitabı: https://www.kitapyurdu.com/kitap/sosyolojik-dusunmek/18044.html40. dakikada bahsedilen yazı: https://www.fokusplus.com/tarih-dosya/1925ten-ilginc-bir-sahne-ataturkten-iranda-cumhuriyet-kurma-cagrisi115. dakikadaki Mikail Bayram'ın vefatına dair yazı: https://www.karar.com/gorusler/bir-eski-zaman-aliminin-ardindan-hocam-prof-dr-mikail-bayrama-veda-1883171Bizi Patreon'dan Destekleyin
Dünya savaşının eşiğinde miyiz? Üçüncü dünya savaşı başladı mı? Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Evren Balta ile yeni dünya düzenini, küresel güç mücadelesini ve savaş ihtimalini masaya yatırıyor. ABD'nin gerileyen hegemonyası, Trump yönetiminin sert ve öngörülemez hamleleri, Orta Doğu'daki krizler, Rusya-Çin rekabeti ve çok kutuplu dünya tartışmaları bu bölümde tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Küresel savaş riski gerçek mi? Dünya bildiğimiz savaşların ötesinde yeni bir sistemik çatışma dönemine mi girdi? Türkiye'nin bu yeni düzende karşı karşıya olduğu riskler ve fırsatlar... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“Şu anki tablo” için uzun tartışmalara, tahlillere gerek yok… Basittir… Bir, PKK/YPG yenildi… İki, CENTCOM yenildi… Üç, İsrail yenildi… Dört, İster içeride ister tüm bölgede yüzümüze gülüp, arkadan “Terörsüz Türkiye”yi sabote edenler, Ankara'nın samimiyet ve toleransla kurduğu konjonktürü istismar edenler yenildi…
Ortadoğu ve Latin Amerika'nın kaderleri “Soğuk Savaş” döneminde olduğu gibi bugün de biribirine bağlanıyor. 1953'te ABD ve İngiltere'nin ortak darbesiyle İran'da oluşum halindeki parlamenter demokrasinin boynu vuruldu. İran'ın seçimle gelen Başbakanı Musaddık bu darbeyle tasfiye edildi. Tacını ABD ve İngiltere'ye borçlu olan Şah İran'ı despotça yönetti.
#HerkeseSanat
İsrail TV'sine konuşan Türkiye uzmanı Hay Eytan Cohen Yanarocak, Ankara'nın Orta Doğu'da güç dengelerini İsrail aleyhine değiştirecek yeni bir ittifakın eşiğinde olduğunu öne sürerken çarpıcı bir itirafta bulundu. ‘'İsrail merkezli i24NEWS kanalında canlı yayına çıkan Tel Aviv Üniversitesi'nden araştırmacı ve Türkiye uzmanı Yanarocak, Türkiye'nin Orta Doğu'da oyunun kurallarını yeniden yazmaya hazırlandığını öne süren stratejik bir hamle içinde olduğunu dile getirdi. Yanarocak, Ankara'nın İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne karşı (GKRY) bölgesel güç dengesindeki üstünlüğünü artırma hedefinin kanıtı olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan, Yemen'deki politikası nedeniyle BAE ile olan ittifakını bozdu. Suudi Arabistan ve BAE ayrışması nereye evrilir? Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM), Kuzey ve Doğu Afrika Çalışmaları Koordinatörü Dr. Kaan Devecioğlu ile konuştuk.
Geçtiğimiz yılın son günlerinde Yemen'in doğusunda yaşananlara karşılık Suudi Arabistan'ın (SA) verdiği beklenmedik tepki bir anda bütün Ortadoğu'da inceden inceye işlemekte olan bir büyük planı ifşa etti. İfşa edilen planın içinde bir ihanet, bir kuşatılma ve bir müttefikin uzun süre kendi adına çalışmasının ve diğer ortaklarına karşı kendi adına çalışmasının edişinin hikayesi vardı. Yemen'de SA'ın şimdiye kadar sessiz kalmak dolayısıyla herkesin şaşırdığı bu büyük planın aslında herkes farkındaydı.
Bindik Bir Alamete - Bölüm 27 (13 Ocak 2026)
Göksel Göksu sordu Sinan Ülgen, Zeynep Alemdar ve Can Ertuna cevapladı: Venezuela sonrası Dünya siyasetinde kartlar yeniden mi dağıtılıyor? 1945 sonrası küresel düzen fiilen sona mı erdi? NATO yolun sonuna mı geldi? ABD'nin Venezuela'da attığı adım, Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya uzanan zincirleme kırılmaların öncü gücü mü? Açık Oturumun bu bölümünde bu sorular ışığında ABD'nin asıl amacının ne olduğu tartışılıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap yeniden başlıyor. Bir süre verilen aranın ardından programa geri dönen Kemal Can, ilk bölümde Venezuela'da yaşanan son gelişmeleri ele alıyor. Venezuela'da yaşananlar ne anlama geliyor? Nicolas Maduro üzerinden yürüyen tartışmalar, ABD müdahalesi iddiaları, petrol, emperyalizm ve küresel güç dengeleri bu bölümde kapsamlı biçimde değerlendiriliyor. Venezuela krizi yalnızca Latin Amerika'yı değil; Orta Doğu'dan Türkiye'ye, Suriye'den İran'a kadar uzanan geniş bir jeopolitik hattı etkiliyor. Kuralsızlık mı, yoksa yeni bir küresel düzen mi inşa ediliyor? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Senfoni ve konçerto, Batı orkestral müziğin en bilinen iki modelidir. Bilenler bilir, ama kısaca hatırlatalım. Senfoni, bir şefin eşgüdümünde sâdece orkestranın eseri icrâ etmesini ifâde eder. Konçertoda ise, yine bir orkestra ve şef vardır. Lâkin husûsî bir saz (enstrüman) da devreye girer. Eğer konçerto bir piyano konçertosu ise piyano; eğer keman konçertosu ise keman sahneye çıkar. Konçertoda bu sazların virtuozları yer yer orkestranın önüne geçer Orkestra susar veyâ sâdece eşlik etmekle kifâyet eder. Hâsılı, konçertoda, senfoninin aksine, orkestra daha çok tamamlayıcı bir rol oynar.
Tam 71 bölüm olmuş... 3. Sezonun son final bölümünden herkese merhaba.. Bu bölümde bilgi vermekten çok, durup nefes alıyorum ve seninle sohbet ediyorum.2019 yılında New York'ta, Manhattan'da bir Best Buy mağazasından aldığım 100 dolarlık bir mikrofonla başlayan bu yolculuğun beni bugünlere nasıl getirdiğini anlatıyorum. O dönem podcast Türkiye'de neredeyse hiç konuşulmuyordu. Dinlenme sayıları, istatistikler, takipçi grafikleri yoktu. Sadece kaydediyor ve paylaşıyordun. Ben de öyle yaptım. Hatalı kelimelerle, nefes boşluklarıyla, hiç editlenmemiş kayıtlarla… Ama samimi.Bu podcast benim için hiçbir zaman sadece dinlenmek ya da popüler olmakla ilgili olmadı. Kendimi daha iyi ifade edebilmek, daha iyi konuşabilmek ve her bölümde bir önceki Faruk'tan biraz daha iyi bir Faruk olabilmekti derdim. Zamanla bunun beni ne kadar dönüştürdüğünü fark ettim. Konuştukça açıldım, anlattıkça netleştim, kayıt aldıkça geliştiğimi hissettim.2020'de Türkiye'ye dönüş, ardından pandemi, zorunlu duraklamalar, ara verilen bölümler… Hayatın kendi akışı podcast temposunu da etkiledi. 2021'de yavaş yavaş geri dönüşler oldu. Ayda bir bölüm, yılda birkaç kayıt… Derken 2024'te kendime şu soruyu sordum: Neden duruyorum?Bu noktada Ertan abinin desteği ve teşviki benim için çok kıymetliydi. Onun sözüyle tekrar düğmeye bastım. Ve 2025 Nisan ayından itibaren, bir hafta bile aksatmadan her hafta yeni bir bölüm paylaştım. Bu istikrar benim için çok şey ifade ediyor.Bu bölümde sadece podcastten değil, 2025'in bende bıraktıklarından da bahsediyorum. Hepimizin sınandığı, zorlandığı, bazen yorulduğu bir yıldı. Ama aynı zamanda çok şey öğretti. Sabretmeyi, yeniden denemeyi, vazgeçmemeyi…2024'te aldığım NLP eğitiminin hayatıma nasıl dokunduğunu, bakış açımı nasıl değiştirdiğini, başarı kavramıyla nasıl yüzleştiğimi samimi bir şekilde paylaşıyorum. Dibe düştüğümüzde aslında orada bir elmas olduğunu, önemli olanın onu fark edip yukarıya onunla çıkmak olduğunu anlatıyorum.2025'te yaptığım yolculuklar, Ürdün'de Petra, Mekke ve Medine deneyimi, Orta Doğu'yla kurduğum bağ ve 2026 hedeflerim de bu sohbetin bir parçası. Dubai'de Joykek'i büyütme hayali, videocast planları ve yeni bir düzene geçiş düşüncesi de bu bölümde yer alıyor.Bu bölüm, yılın son günü için. Bir veda olduğu kadar bir teşekkür. Uzun zamandır beni dinleyenlere, yeni tanışanlara, bu yolculukta bana dokunan herkese içten bir teşekkür.Eğer bu podcast sana bir noktada eşlik ettiyse, yalnız olmadığını hissettirdiyse ya da bir düşünceyi tetiklediyse, bu bölüm senin için.2025'e teşekkür etmeyi unutma.2026'ya umutla bakalım.
Gazze'deki soykırım, ateşkes, İran-İsrail savaşı, Ukrayna-Rusya savaşı ve ABD'de Başkan Trump'ın krizlere el atma biçimi, çıkardığı ticaret savaşları ve tehditleri 2025'i tarihe geçiren faktörler oldu. Anadolu Ajansı'nın Amerika, Avrupa ve Ortadoğu haber müdürleri Can Hasasu, Nazlı Yüzbaşıoğlu ve Turgut Alp Boyraz hem 2025'i değerlendirdi hem de yeni yıla dair beklentileri anlattı.
İsrail'in ateşkes ve bölgesel krizleri durdurmaya yönelik çabaların tam tersi bir tutum sergilemeyi tercih ettiğini görüyoruz. Oysa Trump tarafından Orta Doğu'da barışı muhafaza etme kararlılığı Mar-a-Lago'daki toplantıda bir kez daha ifade edildi. Yazan: Prof. Dr. Aylin Ünver Noi Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
İsrail'in 1982'de Güney Lübnan'ı işgal etmesi ve ardından Beyrut'u kuşatarak iç savaşa fiilen müdahil olması, yalnızca Lübnan'ın değil Ortadoğu yakın tarihinin de dönüm noktalarından biriydi. İsrail işgali, tamamen yıkılmış ve derin bir kaosa sürüklenmiş durumdaki Lübnan'ı belini doğrultamaz hale getirecekti. Filistinli direniş gruplarıyla mücadelelerinde Hristiyan müttefiklerine destek olmak için Lübnan'ı işgal eden İsrail, aynı ortak paydada buluştuğu bir başka yabancı işgalci güçle de paslaşıyordu: Hâfız Esed'in Suriye'si. İsrail işgali sonraki 18 yıl boyunca devam edecek ve 2000'de sona erecek;
Muhammed Onur Çöpoğlu, lisans eğitimini Gazi Üniversitesinde, yüksek lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde, doktora eğitimini ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamlamıştır. Çalışmaları çevresel güvenlik, eleştirel güvenlik çalışmaları ve vernaküler güvenlik yaklaşımı üzerine yoğunlaşmaktadır. Hâlihazırda Ordu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapmaktadır. E-Mail: mo.copoglu@gmail.com
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi ve İlkan Dalkuç Güvenlik Politikaları Araştırmacısı Burak Yıldırım ile Türkiye ekseninde Rusya-Ukrayna Savaşı'nı, Ortadoğu'daki gelişmeleri ve ABD/AB ayrımını tartışıyor.Bizi Patreon'dan Destekleyin
Dünya Alem'in bu bölümünde İslam Özkan, “Ortadoğu'da Barışı Aramak” sempozyumunun başkanı Zeki Kılıçaslan ve sempozyum düzenleyicilerinden Dr. Tarkan Tek ile bölgedeki çatışmaları, barışın nasıl mümkün olabileceğini ve sempozyumun amaçlarını konuşuyor. Programda Ortadoğu'nun küresel ve bölgesel krizleri, anti-emperyalist ve anti-siyonist duruşun neden güçlendiği ele alınıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Sağduyu'nun bu bölümünde Tarık Çelen'in konuğu siyaset bilimci Prof. Hamit Bozarslan oldu. Bozarslan, Çelenk'in soruları ile Doğu'nun tarihsel şiddet kültürünü, devlet ve toplumsal yapının rolünü, Kürt meselesini ve Türkiye'nin bölgedeki politikalarını değerlendiriyor. Bu videoda, Birinci Dünya Savaşı'ndan Lübnan İç Savaşı'na, Afganistan'daki cihadi hareketlerden Rojava'ya kadar geniş bir perspektifle bölgenin siyasi, kültürel ve tarihsel dinamikleri analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
ABD'nin güvenlik garantilerinin İsrail'e karşı yetersiz kalması ve hatta ABD'nin İsrail'in Orta Doğu'daki saldırgan politikalarını desteklemesi, Körfez ülkeleri açısından mevcut güvenlik ittifakının işlevselliğini tartışmalı hale getiriyor. Yazan: Doç. Dr. Necmettin Acar Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Ukrayna'da barışın tesis edilememesi, Orta Doğu'daki İsrail saldırganlığı, ABD-Çin rekabeti gibi unsurların yanı sıra askeri teknoloji ve özellikle füze ve otonom sistemlerdeki atılımlar nükleer silahları gündeme getirdi. Yazan: Rıfat Öncel Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Dünya Alem'in bu bölümünde İslam Özkan'ın konuğu Levent Baştürk, Gazze ateşkesi sonrası Orta Doğu dengeleri değişiyor! İsrail-Filistin çatışması, Hamas, İran ve Arap dünyasındaki gelişmeleri değerlendiriyor. ABD'de gençler arasında yükselen No King hareketi ve Trump-Biden politikalarının bölgeye etkileri detaylı şekilde analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazze'deki ateşkes ihlali devam eder ve işgal altında soykırım yeniden başlarsa, bundan sadece Gazze değil, aynı zamanda Orta Doğu, Körfez ve en önemlisi ABD-İsrail ilişkileri de etkilenecek Yazan: Dr. Ufuk Necat TaşçıSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
İki bin kadar Filistinli İsrail hapishanelerinden bırakılırken iki yıldır Gazze'de rehin tutulan 20 İsrailli de iade edildi. Saatler sonra da dünya liderleri Mısır'da düzenlenen zirvede tarihi bir Ortadoğu anlaşmasına imza attı.
İki yıl süren yıkıcı çatışmaların ardından Ortadoğu'da temkinli barış kutlamaları yapılıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında bir ateşkes anlaşmasına varıldı.
Uzun zamandır beklenen Ortadoğu barış girişimi ihtimali, Başkan Donald Trump'ın yönetiminin Gazze için kapsamlı bir plan açıklamaya hazır olduğunun sinyalini vermesiyle yeniden ortaya çıktı. ABD ve İsrail liderleri ihtiyatlı bir iyimserlik sergilerken, Gazze'deki insani kriz kötüleşmeye devam ediyor, on binlerce kişi hayatını kaybettiği bölgede mahalleler enkaz halinde.
Orta Doğu uzmanı Hüsnü Mahalli, Türkiye, İsrail ve bölgedeki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Dünya Alem'in bu bölümünde İsrail'in Gazze politikası, Trump-Erdoğan görüşmesi, Ahmet eş Şara ve Suriye'nin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yer alıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
"Bizleri gelecekte nasıl bir dünya bekliyor?” sorusundan yola çıkan Dönüm Noktası podcastimizde farklı sektörden farklı şirketleri konuk alarak çalıştıkları alanlardaki gelişmelerin hayatımıza nasıl etki edeceğini konuşuyoruz.Türkiye İş Bankası'nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı işbirliğiyle girişimleri ağırlıyoruz. En yeni bölümümüzdeki konuğumuz ise Workup'ın 13. Dönem girişimlerinden Rudiq'in kurucularından Mustafa Kemal Akıllıoğlu.Bu bölümde Rudiq'in kurucu ortağı Mustafa Kemal Akıllıoğlu ile blockchain tabanlı finansal teknolojilerin geleceğini konuştuk. Akıllıoğlu, Rudiq'in gayrimenkulden altına, sanat eserlerinden farklı finansal enstrümanlara kadar pek çok varlığı tokenizasyon yoluyla yatırımcılara açtığını, böylece yatırımın demokratikleşmesine, küresel ölçekte likiditeye erişime ve daha düşük maliyetlerle hızlı işlemlere olanak sağladığını anlattı. Sohbetimizde tokenizasyonun geleneksel finansla nasıl kesiştiği, Türkiye'de ve dünyada regülasyonların sektöre etkileri, Rudiq'in Workup yolculuğu ve bugün Orta Doğu'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Asya'ya uzanan büyüme stratejisi öne çıktı.
İsrail'in Doha'ya saldırısı, Orta Doğu bölgesinin güvenlik mimarisindeki derin boşluğu bir kez daha gözler önüne serdi. Yazan: Doç. Dr. NecmettinSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
İsrail'in Katar'a saldırısı sonrası oluşan ortak tepki, Orta Doğu'da yeni bir güvenlik mimarisinin gündeme geldiğini gösteriyor. Yazan: Dr. Mehmet Rakipoğlu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Selen Okay Akçalı ve Soli Özel bu bölümde Uzak Doğu, Orta Doğu ve Amerika'da şiddetini artıran cinsiyet savaşlarını ve toplumsal cinsiyet odaklı Türkiye gündemini mercek altına alıyor.
İkili Görüş'ün yeni bölümünde Dr. Bahadır Çelebi konuğu Dr. Mehmet Akif Koç ile Orta Doğu tarihi ve Arap uyanışı perspektifinden günümüz Orta Doğu siyaset dengelerini konuşuyor.Bizi Patreon'dan Destekleyin