POPULARITY
Categories
Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı'nın konuğu siyaset bilimci İsmet Akça. Bu bölümde İsmet Akça'nın Ayrım'da yayımlanan üç yazılık “Küresel Düzen Nereye?” serisi üzerinden, küresel düzende yaşanan büyük dönüşüm ele alınıyor. Küresel düzen nereye gidiyor? Pax Americana'nın sonuna mı geldik? ABD'nin hegemonik kapasitesi gerçekten aşınıyor mu? Trump ABD'sinin dış politikası bir kopuş mu, yoksa Obama ve Biden dönemlerinde şekillenen eğilimlerin daha açık, daha çıplak ve daha saldırgan bir devamı mı? Kapitalizmin ve emperyalizmin krizi, dünyada otoriterleşme, militarizm ve yeni faşistleşme eğilimlerini nasıl güçlendiriyor? Türkiye bu yeni küresel denklemde nasıl bir rol üstleniyor? İsmet Akça; emperyalizmin krizi, kapitalizmin yapısal tıkanıklıkları, ABD hegemonyasının gerileyişi, Trump'ın Ulusal Güvenlik Stratejisi, Çin'i çevreleme politikası, Avrupa'nın yeniden silahlanması, Ortadoğu'da yeni güvenlik mimarisi, otoriterleşme, yeni faşistleşme ve Türkiye'nin alt-emperyalist rolü üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İran, ABD'den gelecek ve sivil altyapıyı hedef alacak bir ikinci dalgadan kaçınmak isterken ABD ise savaşı daha maliyetli kılmadan Hürmüz ve nükleer meseleyi çözmek istemektedir.Yazan: Oral ToğaSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Filtresiz Dijital'in 94. bölümünde e-ticaret ve B2B dünyasının üzerine çöken o devasa gölgeyle yüzleşiyoruz: Google'ın Yapay Zeka Duvarı (SGE) ve organik trafiğin bıçak gibi kesilmesi! Haziran ayının sıcak ilk günlerinde Google Analytics panelinizi açıp SEO verilerinizde kıpkırmızı aşağı yönlü oklar gördüyseniz, bu bölüm sizin için bir dijital uyanış rehberi olacak. Ajansların "Yaz geldi, insanlar tatile çıktı, trafik düştü" savunmalarını çöpe atıyoruz. Bu, 2026'nın en büyük yalanıdır. Trafiğiniz tatile çıkmadı; milyonlarca lira döküp birinci sıraya çıkardığınız o organik trafiğinizi bizzat Google'ın yapay zekası çaldı. Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemine hoş geldiniz!10 Haziran 2026 tarihli bu özel yayında, Türkiye pazarında bilgi arayışına dayalı sorgularda trafiğin neden %40 eridiğini konuşuyoruz. Google artık kullanıcılara klasik link listesini sunmak istemiyor. Büyük emeklerle yazdırdığınız blog içeriklerini tarıyor ve kullanıcıya doğrudan hap gibi bir özet sunuyor. Kullanıcı sitenize tıklamadan sayfayı kapatıyor. Sistem, ürettiğiniz içerikleri kendi yapay zekasıyla işleyerek sizi kendi silahınızla vuruyor.İşin psikolojik ve nöropazarlama tarafına indiğimizde karşımıza temel bir gerçek çıkıyor: Bilişsel Kolaylık (Cognitive Ease). İnsan beyni evrimsel olarak enerjiyi korumak üzere programlanmıştır. Bir soru sorulduğunda amigdala anında belirsizliği gidermek ister. Eskiden farklı sitelere girer, yazılar içinde bilgi arardık ve bu durum Bilişsel Yük (Cognitive Load) yaratırdı. Şimdi Google AI "Sen yorulma, cevabı buraya koydum" diyor. İşte tam bu an beynin ödül merkezi Striatum devreye giriyor ve Anında Tatmin (Instant Gratification) mekanizması tetikleniyor.Değerli yöneticiler, e-ticaret direktörleri ve CEO'lar için acı reçete çok açık: Oyun değişti. Hala toplantılarda "Hangi kelimede kaçıncı sıradayız?" diyorsanız yanlış oyundasınız. Birinci sırada olmanın önemi kalmadı; çünkü yapay zeka sıfırıncı sırada oturuyor. Eğer ajansınız "%100 organik trafik artışı" garantisi veriyorsa o toplantıyı hemen sonlandırın.Peki bu duvarı nasıl aşacağız? İşte 3 altın strateji:Marka Arama Hacmi (Brand Demand): Yapay zeka jenerik aramaları özetleyebilir ama markanıza özel yapılan aramayı özetleyemez, kullanıcıyı size gönderir.Sıfırıncı Taraf Veri (Zero-Party Data): Google'da sadece kiracıyız. Müşteriyi sitenize çektiğinizde telefon, e-posta verilerini CRM sisteminizde toplayın veya uygulamanızı yükletin.Deneyim Satın (EEAT): Bilgi içerikleri erimeye mahkum. AI bir ürünü deneyemez. İnsanlar bilgi için AI'a, deneyim ve onaylanmak için size gelecek.Google algoritmalarına karşı markanızı koruyacak kârlılık odaklı reklam yönetimi arıyorsanız, faruk@joykek.com üzerinden ulaşabilir veya joykek.com'u inceleyebilirsiniz. Tüm video podcastlerimiz için platformlarda "filtresizdijital" aratın, Instagram @faruktoprakx hesabımdan yorumlarınızı iletin.0:00 - 1:18 - Yaz rehaveti yalanı ve organik trafik düşüşü1:19 - 2:19 - Google Yapay Zeka Duvarı (SGE) nedir?2:20 - 3:10 - Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemi3:11 - 5:11 - Nöropazarlama: Bilişsel Kolaylık ve Anında Tatmin5:12 - 6:05 - CEO'lara acı reçete: Sıfırıncı sıradaki AI6:06 - 7:01 - Strateji 1: Marka Arama Hacmi Yaratmak7:02 - 7:46 - Strateji 2: Zero-Party Data ve CRM7:47 - 8:31 - Strateji 3: Deneyim satmak ve EEAT8:32 - 9:34 - Kendi kalesini kuranlar9:35 - 10:41 - Joykek ile ortaklık ve kapanış
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları uzun yıllardan beri Afrika'da su kuyusu açıyor. Binlerce insan da geçmişlerinin ruhu için bu hayra ortak oluyor. Hatta birçok kuruluş ve insan, su kuyuları vesilesiyle kara kıtaya gidip sahada doğrudan gözlem yapma imkanı buldu. Bir bardak temiz su için güneşin alnında kilometrelerce yol yürüyen insanları yerinde görerek ve zamanla, meselenin sadece anlık yaraları sarmakla çözülemeyeceğini, daha köklü bir kalkınma modeline ihtiyaç duyulduğunu da idrak ettiler.
Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı, Ahmet İnsel ile Türkiye'nin ve dünyanın gidişatını konuşuyor. Türkiye'de mutlak butlan tartışması, CHP'ye yönelik yargı süreçleri, belediyelere ve muhalefete dönük baskılar ne anlama geliyor? Türkiye'de otoriter rejim yeni bir aşamaya mı geçti? Türkiye nereye gidiyor? Söyleşide ayrıca Türkiye'deki bu gidişatın küresel konjonktürle ilişkisi; Avrupa'nın Rusya tehdidi karşısında güvenlikçi bir hatta geçmesi, ABD ile transatlantik ittifakın sarsılması ve Türkiye'nin Batı nezdinde yeniden stratejik bir aktör haline gelmesinin demokrasi meselesini nasıl geri plana ittiği ele alınıyor. Programın ikinci bölümünde Avrupa'nın geleceği, aşırı sağın yükselişi, Macaristan seçimleri, Fransa'daki siyasal kriz ve demokrasinin kapitalizmle ilişkisi tartışılıyor. Ahmet İnsel, yeni kapitalizm biçimlerinin artık demokrasiye ihtiyaç duymadan, hatta antidemokratik siyasetlerle birlikte gelişebildiğine dikkat çekiyor. Türkiye nereye gidiyor? Avrupa nereye gidiyor? Dünya nereye gidiyor? Gülener Kırnalı sordu, Ahmet İnsel yanıtladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dünyada ekonomi güç dengesi değişiyor. Dünya ekonomisinin artık yalnızca IMF ve Dünya Bankası gibi finansal kurumlar tarafından değil, enerji arz güvenliği, lojistik rotalar ve kritik madenler tarafından belirlendiği bir ekonomik düzene geçiyoruz.
Adabımuaşeret insan ilişkilerinde nasıl bir rehber? Çocuklara görgü kurallarını kazandırmanın yolları neler? Bayramlaşma ve misafirlik adabı nasıl olmalı? Görgü kurallarına dair detayları ve modern hayatta değişen usulleri Eğitimci Yazar Seher Aydın Yıldız ile konuştuk.
Atilla Yeşilada ve Semih Sakallı, bu bölümde yüksek gelen enflasyon verisini, stagflasyonu, faiz senaryolarını, seçim senaryolarını ve reel sektörün durumunu konuştular. İyi seyirler...
Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı, siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Evren Balta ile Trump'ın dış politikasını, İran Savaşı'nın küresel sonuçlarını, petrol şokunu, NATO krizini ve değişen dünya düzenini konuşuyor. Donald Trump'ın “maksimum hasar rejimi” dünyayı nereye sürüklüyor? İran Savaşı, Pax Americana'nın aşınmasını mı gösterdi? ABD hâlâ askeri bir süper güç olmasına rağmen caydırıcılığını kaybediyor mu? Hürmüz Boğazı krizi, petrol fiyatları ve enerji piyasaları küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor? Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılması Körfez'deki Suudi Arabistan-BAE rekabeti açısından ne anlama geliyor? İran Savaşı'nın büyüttüğü NATO krizi, ABD-Avrupa ittifakını kopma noktasına mı getirdi? Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı ile Prof. Dr. Evren Balta değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Özge Öner, Berk Esen ve Semih Sakallı, ekonomideki gidişatı, siyasi krizleri ve global ekonomiyideki çalkantıları tartıştı. İyi seyirler...
Kriz Notları'nda bu hafta Doç. Dr. Ümit Akçay ve Dr. Ali Rıza Güngen, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından savaşın gidişatının dünya ekonomisini nasıl etkilediğini ve ABD'de borsadaki düşüşü konuşuyor.
İsrâil -ABD ittifâkı ile İran arasındaki savaş tırmanıyor. Bu tırmanma her nev'i kâideyi de berhava ediyor. Sokak dövüşlerinin diliyle ifâde edecek olursak belaltı vuruşlara evriliyor.
Önce 18 Mart 2025'de o zamanki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal haberi yayıldı. Ertesi gün İmamoğlu sabahın erken saatlarinde evinin önüne yığılan polisler tarafından gözaltına alındı. Bir kaç gün sonra ise tutuklandı. Bir yıldan beri Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuluyor. Hakkındaki dava yaklaşık bir yıl sonra olaylı bir şekilde başladı. İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardında Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı Erdoğan'ın siyasi bir hamlesini gören CHP, hukuk mücadelesini sürdürüyor, bütün ülkede protesto gösterileri düzenliyor. İmamoğlu davası daha ne kadar sürecek? Serbest bırakılma ihtimali var mı? Türkiye'de demokrasinin geleceği nasıl görünüyor? Bu soruları siyaset dünyasını yakından takip eden gazeteci Sezin Öney ile konuştuk. Mikrofonda Aydın Işık ve Serap Doğan var. Von Aydın Işık und Serap Doğan.
Merkez Bankası faiz kararı piyasaları nasıl etkiledi? İran savaşı ve yükselen enerji fiyatları dolar, altın ve borsa üzerinde ne anlama geliyor? Bu bölümde TCMB politikası, enflasyon beklentileri, faiz ihtimali ve yatırım araçlarının yönü konuşuluyor. Altın mı, dolar mı, mevduat faizi mi? Küresel riskler ve Türkiye ekonomisi ışığında piyasaların nereye gittiğini analiz ediyoruz.
GezmekYetmez (16 Mart 2026) - Akan Abdula - Algoritma Bizi Nereye Götürüyor by Kafa Radyo
Modern dönemin en yıkıcı ve vahşi savaşlarından birine şahitlik eden, şehirleri harabeye dönüşen, bir milyondan fazla evladını kurban veren, milyonlarcasını da dünyanın dört bir yanına dağıtmak durumunda kalan Suriye, şimdilerde Ortadoğu'yu etkisi altına alan mevcut çatışmaların uzağında, kendi kendini bina etmeyi sürdürüyor. Suriye'nin dünü ve bugünü kıyaslandığında, yaşanan manzara şaşırtıcı ve sevindirici.
Mahalle abisi, görünmeyen efsane abi, dergideki klikler ve yalnız kalma hissi… Emrah Abi'nin Karabük'ten başlayan çocukluk anıları; sapan yapmayı öğrenmekten “uçağı uçuracağım” diyen dâhi çocuğa, kuş avcılığından dergicilik kültürüne kadar uzanıyor.
Netizen'in bu bölümünde Atıf Ünaldı'nın konuğu, otomotiv ve ekonomi alanında uzman gazeteci Emre Özpeynirci oldu. Programda elektrikli araçların yükselişi, hibrit teknolojiler, emisyon politikaları ve Çin'in otomotiv sektöründeki artan hakimiyeti ele alınıyor. Özpeynirci, Paris Anlaşması sonrası emisyon sınırlamalarının markaları nasıl elektrikli araçlara yönelttiğini, Avrupa ve ABD'li üreticilerin Çin karşısında neden zorlandığını ve otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün tüketiciye nasıl yansıdığını değerlendiriyor. Elektrikli araç almak için doğru zaman mı, hibrit mi elektrikli mi daha mantıklı sorularına da net yanıt veriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Kendimizi yeniden yaratıp hayallerimizi yeniden şekillendirirken Neptün etkisiyle ilerlemenin yolu bu paylaşımda. 00:00:00 - Oğlak Yeni Ayı00:07:34 - Yeni Neptün Döngüsü00:09:00 - Balık ve Koç Farkı - Yeni Trendler00:18:59 - Sahte Putlara Dikkat00:23:53 - Kaçış ve Dışarı Kaydırılmış Ahlak Pusulası00:26:57 - Kusurlu İnsanlığımıza Şefkat00:28:18 - Doğum Haritanıza EtkileriSezon 4 Bölüm 163Dinlemek yerine okumak ya da enerjisi mesaja uygun, özenle seçilmiş görselleri görmek, bahsedilen bağlantılara ulaşmak için https://moralev.com/Meditasyonlar, yöntemler ve zamansız makaleler için https://moralev.com/Mor Alev'i Instagram'dan takip etmek için: https://www.instagram.com/moralev1111/
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Gezmek sadece yer değiştirmek mi, yoksa dünyayı başka bir yerden anlamak mı? Bu bölümde seyahat ederken farklı dillerde konuşmanın bizde nasıl yeni bir alan açtığını, düşünme biçimimizi nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Peki bu yolculukların bir hedefi var mı, yoksa mesele yolda olmak mı? Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/easyturkish2026 Use the code EASYTURKISH for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Ocak ayının sonuna doğru geldik artık iyice. Nasıl gidiyor 2026'nın ilk ayı? Ömer: [0:33] Yani 2025'in son ayından çok farklı değil. Aynen devam ediyoruz. Güzel diyelim. Bugünümüze şükür. Emin: [0:44] Şunu da sormak lazım kendimize: Hani neyin bu kadar değişmesini bekliyorduk bir takvim gününün geçmesiyle? Ömer: [0:50] Aynen aynen. İşte bu tamamen bir aslında hissiyattan ibaret. Hani yeni bir dönem... Yeni kararlar alıyor insanlar. Hani o şeyde... Yeni yıl başlarken onu bir vesile kılıyor vesaire... Herhâlde öyle yerleşmiş bir gelenek gibi. Yoksa çok anlamı yok gerçekten. Zaman lineer akıyor. Emin: [1:08] Evet. Ya bu his güzel bir his. Onu inkâr edemeyeceğim. Yani ben de farklı hissediyorum gerçekten yeni yıla girdiğim zaman da. Ama bunun mesela hayvanlar ve bitkiler âlemindeki karşılığını düşündüğümde çok boş bir şey olduğunu düşünmeye başlıyorum. Yani biz de sonuçta bu dünyanın bir parçasıyız. Güneş'in doğmasıyla batması arasındaki süreyi bir gün dediğimizi varsayıyoruz. Sadece bizim için bir anlam ifade ediyor bazı şeyleri hesap edebilmemiz için. Aslında Dünya açısından yani 24 saat öncesiyle 24 saat sonrasının bir farkı yok gerçekten de. Ömer: [1:40] Muazzam bir düzen, muazzam bir hesap yöntemi diyebiliriz sadece buna. O açıdan etkileyici. Emin: [1:46] Evet evet kesinlikle öyle. Çok önemli ve gerekli bir şey tabii ki. Sonuçta beyni olan varlıklarız yani. İhtiyacımız var böyle bir şeye. Ama bir yandan da gerçekten aslında önemi yok yani ama... İnsan farklı hissetmeden de yapamıyor. Ömer: [2:01] Tabii tabii. Yani biraz da kendimize böyle yeni umutlar, yeni mutluluklar aramanın derdi içerisindeyiz tabii insanlar olarak. O yüzden böyle kendimiz ona anlam yüklemekten de memnun oluyoruz belki de. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Davos Zirvesi bu yıl her zamankinden daha dikkat çekici bir tablo sunuyor. ABD Başkanı Trump'ın küresel dengeleri sarsan açıklamalarının öne çıktığı zirvede, tartışmalar yalnızca söylemler etrafında değil, devletlerin son yıllarda attığı somut ekonomik ve siyasi adımlar üzerinden şekilleniyor. Tam da bu noktada Oxfam'ın yayımladığı rapor, küresel manzarayı berraklaştıran bir çerçeve sunuyor. Siyasetin geldiği nokta ile toplumların içine sürüklendiği ekonomik gerçekliği karşılaştırmak açısından rapor, tek tek ülkelerden ziyade sistemin bütünü hakkında düşündürücü bir özet niteliği taşıyor.
Mimarlık eğitimini de etkileyecek kökten değişiklikler hem Türkiye'de hem dünyada gündemde. ABD'de Trump yönetiminin "Big Beautiful Bill" torba yasa tasarısı, aralarında mimarlığın da olduğu kimi üniversite bölümlerinin profesyonel derece olmaktan çıkarılmasını öneriyor. Bu değişiklikle mimarlık bölümlerinin öğrenci kredi sistemleri değişecek ve mevcut vize güçlükleri ile öğrenci kaybeden mimarlık okullarında okumak daha da "masraflı" hale gelecek. Türkiye'de ise üniversitelerin üç yıla düşürülmesi planlanıyor. Oysa mimarlık eğitiminin 5 yıl olması gerektiğine dair UIA (Uluslararası Mimarlık Birliği) 2017 yılında görüş sunmuştu. Bu gelişmeleri yapay zekanın mesleki demografiye etkisi, ekonomik şartlar, sektör güdümlü eğitim, beşeri bilimlerin yaşadığı küresel sorunlarla beraber konuşuyoruz, Evren Uzer ve Cenk Dereli stüdyoda.
Mimarlık eğitimini de etkileyecek kökten değişiklikler hem Türkiye'de hem dünyada gündemde. ABD'de Trump yönetiminin "Big Beautiful Bill" torba yasa tasarısı, aralarında mimarlığın da olduğu kimi üniversite bölümlerinin profesyonel derece olmaktan çıkarılmasını öneriyor. Bu değişiklikle mimarlık bölümlerinin öğrenci kredi sistemleri değişecek ve mevcut vize güçlükleri ile öğrenci kaybeden mimarlık okullarında okumak daha da "masraflı" hale gelecek. Türkiye'de ise üniversitelerin üç yıla düşürülmesi planlanıyor. Oysa mimarlık eğitiminin 5 yıl olması gerektiğine dair UIA (Uluslararası Mimarlık Birliği) 2017 yılında görüş sunmuştu. Bu gelişmeleri yapay zekanın mesleki demografiye etkisi, ekonomik şartlar, sektör güdümlü eğitim, beşeri bilimlerin yaşadığı küresel sorunlarla beraber konuşuyoruz, Evren Uzer ve Cenk Dereli stüdyoda.
Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye'nin ve dünyanın gündemindeki önemli meseleleri masaya yatırmaya devam ediyor. Bu bölümün odağında, son günlerde küresel siyasetin en sıcak başlıklarından biri hâline gelen ABD'nin Venezuela operasyonu, bu hamlenin Latin Amerika'daki yankıları ve Donald Trump yönetiminin bundan sonraki olası adımları yer alıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazeteci ve yazar Tuğçe Tatari, “Gençler Nereye: Bir Kuşağın Peşinde” kitabını Özge Elvan'a anlatıyor. Bu videoda gençlerin neden yurtdışına gitmek istediği, Türkiye'de genç olmanın ne anlama geldiği ve siyasete neden güvenmedikleri tartışılıyor. Ayrıca ekonomik krizin gençleri nasıl etkilediği, “ev genci” gerçeği, fırsat eşitsizliği ve gençlerin umut mu yoksa umutsuzluk mu yaşadığı ele alınıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Yapay zekayla nereye gidiyoruz? Ege Berk Kiraz, 2025 yılında çok konuşulan ve gelecek herkesin hayatını etkileyecek gibi görünen yapay zekayla ilgili merak edilenleri, yeni yılda beklenenleri bilenlere sordu: Yapay zeka alanında yeni trendleri izleyen içerik üreticisi Alper Attias bu yılı değerlendirdi, yolda olanları anlattı. Bilim dünyasındaki gelişmeleri değerlendiren Prof.Dr. Derya Unutmaz'a göre, "10 yıl sonra insanlığın altın çağı başlayacak. Doktorların yüzde 90'ının iş bulması çok zorlaşacak. Yapay zekayla rekabet mümkün değil, birlikte çalışmalı." Sosyolog Prof.Dr. Nilüfer Narlı ise insanlık tarihinde yeni bir boyuta geçtiğimizi belirterek, bireysel ve toplumsal alanda neleri etkilediğini anlattı.
Müzik dünyası 2025'te en çok yapay zekayı konuştu! Dijital platformlarda tespit edilen günlük AI şarkı sayısı 50.000'e yükseldi. Yıl sonu en çok dinlenen listeleri ne kadar gerçek derken, bu sene müziğin ne kadarı gerçek ne kadarı yapay sorusu soruldu. Peki bu nasıl ayırt edilecek? Eser sahiplerinin önlemi ya da tepkileri nasıl yankılanıyor? Yapay şarkılar zihnimizde nasıl yer ediyor, nasıl bir his bırakıyor? Müzik sektörünün yapay zeka planı ne olmalı? Yılbaşı sohbetlerinde Zeynepgül Alp sordu, kültür sanat platformu Bir Baba İndie'nin Genel Yayın Yönetmeni Cihad Satıroğlu ve Şef Editörü Pekcan Birinci yanıtladı.
Dünyada terör örgütleriyle devletler arasında çözüm süreçleri nasıl ilerledi? Hangi ülkeler süreçten başarılı çıktı? Türkiye'deki süreç nereye gidiyor? Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Siyasetname'de anlattı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Demokrasi, insanların özgürce konuşabildiği, hakkını arayabildiği, yönetime katılabildiği bir düzen. Demokrasinin beşiği olarak gösterilen Avrupa'da durum gerçekten böyle mi? Almanya'da yapılan son araştırmalar toplumun demokrasiye olan güveninin giderek sarsıldığını ortaya koyuyor. Friedrich Ebert Vakfı'nın araştırmasına göre, vatandaşların sadece yüzde 52'si demokrasinin iyi işlediğini düşünüyor. Özellikle siyasi partilere güven giderek azalıyor. Bunun sebepleri neler? Bu durum toplumu nereye sürükleyebilir? Siyaset bilimci Dr. Yaşar Aydın ve eski federal milletvekili Dr. Lale Akgün'ün görüşlerine başvurduk. Mikrofonda Aydın Işık ve Eren M. Gençer var. Von Aydın Işık und Eren Mahir Gençer.
Son gelişmeler bir kez daha Ukrayna'da barışın sağlanmasında Rusya ile ABD arasındaki görüşmelerin belirleyici olduğunu gösteriyor. Yazan: Prof. Dr. İlyas KemaloğluSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz. - Anlam da, iyi de, doğru da, güzel de bizi çeker: Neden? Nereye? - Her şey anlamsızsa ruh neden “anlam” diye haykırır? - Eğer her şey anlamsız olsaydı “anlam” diye bir kavram olur muydu? - Haz peşinde koşan anlamı kaybeder, anlam peşinde koşan hazzı yakalar. - Allah'ın varlığını anlamayla oluşan farklılık, doğuştan göremeyen birinin görmeye başlamasıyla oluşan farklılıktan daha büyüktür. - Allah'ın bizi anlamı isteyeceğimiz şekilde yaratması ve İslam'ın anlamla ilgili bu varoluşumuza içkin talebe en güzel şekilde cevap vermesi, İslam'ın Allah'tan olduğunun bir delilidir. Varlığımıza içkin anlam arayışıyla ilgili kilidi açacak anahtar İslam'dır. - Dikkat edin; “Anlamsızlıktan kurtulmak için Müslüman olalım” demiyorum. Fakat “Allah bizi anlama muhtaç yaratmış, İslam ise anlam arayışına tatmin edici cevap vermektedir, demek ki Allah bizi anlam arayışı üzerinden İslam'a yöneltmektedir; bu da İslam'ın Allah'ın uymamızı istediği din olduğuna bir delildir” diyorum. - İnsan, diğer canlı türlerinden farklı bir şekilde, çok uzun bir geçmiş ve çok uzun bir gelecekle ilişki kurabilir. İçindeki “yaşam arzusu” ile gelecek üzerine düşünen insanın, ahiret yaşamına karşı arzu duyması kaçınılmazdır. - Bizi bizden daha iyi bilen, kendimiz dahil herkes bizi yanlış anlayacak olsa bile bizi yanlış anlaması söz konusu olmayan, kudreti yüksek bir Yaratıcımızın olması kadar varoluşu ne zenginleştirebilir? - İnsanın gönlünden kopan feryatlarının ve dualarının farkında olan bir Yaratıcısının var olduğunu idrak etmesinden daha değerli ne olabilir?
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bugünün temposu kimseye nefes aldırmıyor. Her şey hızla değişiyor, yetişmemiz gereken işler, mesajlar, hedefler bitmiyor. Ama bazıları bu hıza direnmeyi seçiyor. Yavaş yaşam gerçekten mümkün mü? Yavaşlamak bir lüks mü, yoksa ihtiyaç mı? Bu bölümde Emin ve Emine hızlı yaşam kültürünü, dijital dünyayı, kıyas baskısını ve sadeleşmenin yollarını konuşuyoruz. Belki de hayatın ritmini yeniden bulmanın zamanı gelmiştir. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro 1- Emin: [0:00] Sabah gözümüzü açar açmaz başlayan o koşuşturma. Mesajlar, toplantılar, sorumluluklar, yapılacaklar listeleri, hayaller... Üstüne üstlük her şeyin arasında durmak suç gibi hissettiriyor. Ne zaman gerçekten nefes aldık? Ne zaman hiçbir şey yapmadan sadece var olmanın tadını çıkardık? Bu bölümde yavaş yaşam kavramını konuşacağız. Bu hız çağında yavaşlamak mümkün mü? Yavaş yaşamak tembellik mi? Yoksa bilinçli bir tercih mi? Ve asıl soru, bu kadar koştururken nereye gidiyoruz? Eğer siz de zamanın nasıl geçtiğini anlamadan günleri tüketiyorsanız, belki bu bölüm size biraz durmak, düşünmek ve kendi ritminizi hatırlamak için bir fırsat sunabilir. Hazırsanız önce derin bir nefes alalım. Çünkü bu kez acelemiz yok. O zaman başlayalım. 1- Emin: [1:06] Nasılsın Emine abla? Nereye yetişmeye çalışıyoruz? 2- Emine: [1:07] İyiyim Emin. Konuşmanı dinledikten sonra daha iyi oldum. Sanki böyle bir meditasyona başlayacakmışız gibi hissettim. İyi geldi söylediklerin. Sen nasılsın? 1- Emin: [1:17] Ben de iyiyim. Bugün acelemiz yok. Sakin ve rahat bir bölüm çekeceğiz beraber. Biraz hayatın koşuşturmacasından uzaklaşıp kendimizi dinleyelim. Neden bu kadar hızlıyız? Ne yapıyoruz? Nereye gidiyoruz? Nereye yetişmeye çalışıyoruz? 2- Emine: [1:32] Evet İstanbul gibi bir şehirde yaşarken bu biraz gerçekten çok zor ama umarım başarabiliriz. 1- Emin: [1:38] Evet. Sen kendi hayatını değerlendirdiğinde sürekli bir şeylere yetişememe hâlinde mi hissediyorsun kendini? 2- Emine: [1:46] Ya ben kendimi aslında topluma kıyasla çok hızlı yaşıyor olarak görmüyorum. Genel olarak yapısal olarak daha sakin bir insanımdır ve yavaş hareket ederim bence. Çevreme ve aileme kıyasla diyeyim. Ama İstanbul'da yaşadığım için bu yavaşlık da gerçekten bana bir şeyleri kaçırıyormuşum hissiyatı veriyor. Yani hani herkes sürekli bir sürü bir şey yapıyor ama sen daha az şey yapıyorsun vesaire... Bu tarz şeyler biraz bana bir şeyleri kaçırıyormuşum hissiyatı veriyor. Sende durum nedir? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Yeni nesil çok saygısız! Peki eski nesil yeterince saygılı mı? Yoksa saygı anlayışı mı değişti? Belki de sorun saygıyı nasıl öğrettiğimizle ilgilidir. Emin ve Onur'un saygı meselesi hakkındaki değerlendirmelerini bu bölümümüzde dinliyoruz. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:24] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Onur'la beraberiz. Nasılsın Onur? Onur: [0:34] İyiyim Emin, teşekkür ederim. Sen nasılsın? Emin: [0:36] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor, ne yapıyorsun? Kurban Bayramı nasıl geçti? Onur: [0:39] İyidir. Bu podcasti kaydettiğimiz dönemde bayramdayız, biliyorsun. Güzel geçiyor bayram. Hareketli geçiyor yani. Ziyaretler miyaretler olsun falan... Güzel. Senin bayramın nasıl geçiyor? Emin: [0:51] Benim de aynı şekilde. Buradan tüm Easy Turkish dinleyicilerinin, İslam âleminin bayramını kutlayalım. Tabii siz bu bölümü dinlediğinizde bayramın üzerinden bir hafta geçmiş olacak ama gecikmeli de olsa bayramınızı kutlayalım. Onur: [1:06] Herkese hayırlı bayramlar diyelim. Emin: [1:08] Evet. Ne yaptın? Bir yere gittin mi Onur? Onur: [1:11] Yani Mudanya'ya gittim öyle... Çok şehir dışına falan çıkmadım. Sadece bir dedemleri ziyarete gittim. Onun dışında buradaydım genelde ama gelen giden çok oldu. Onun dışında yani ben genel olarak sabittim bu bayramda. Emin: [1:25] Seviyor musun kalabalık bayramları? Onur: [1:27] Seviyorum da hani kalabalığın da bir şeyi var sonuçta... Bir yerden sonra usandırma durumu var ya... Emin: [1:34] Bir yoruculuğu var. Onur: [1:36] Tabii. Emin: [1:36] Aynen doğru. Evet. Tabii bu bayram ziyaretleri aslında içinde büyüklere saygıyı da barındırıyor. (Evet.) Bugünkü konumuz da biraz da saygı kavramıyla alakalı. (Evet.) Türkiye'de saygının bence günümüzde hâlâ çok önemli bir yeri var. Giderek Türkiye'de de, özellikle dünyada da önemini sanki yitiren bir kavram gibi geliyor bana saygı. Bununla ilgili yorumun nedir, ne düşünüyorsun? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde Bediüzzaman Said Nursî'nin Gençlik Rehberi'nde ortaya koyduğu hakikat merkezli hayat anlayışı ile Oscar Wilde'ın meşhur eseri Dorian Gray'in Portresinde yer alan Lord Henry karakterinin haz odaklı, bireyci fikirlerini karşılaştırıyoruz. İki farklı dünyanın temsilcileri, gençliğe ve hayata dair derin meselelerde nasıl konumlanıyor?
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu ciddi ve derin bölümümüzde iki erkek olarak Emin ve Onur, kendi bakış açılarından ataerkil (erkek egemen) düzeni ele alıyorlar. Atarerkillik kavramının dünden bugüne büründüğü şekli ve toplum üzerindeki etkilerini biz nasıl değerlendiriyoruz? Dinleyip öğrenelim... Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:22] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Onur'la beraberiz. Nasılsın Onur? Onur: [0:31] İyiyim Emin, teşekkür ederim. Sen nasılsın? Emin: [0:34] Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Günümüz dünyasında çok sıklıkla konuşulan ve tartışılan bir bölüm hakkında biz de biraz düşüncelerimizi dile getirmek istedik. Neler düşünüyoruz, bir erkek olarak özellikle neler hissediyoruz? Biraz "Ataerkil düzen nedir? Erkeğin rolü neydi? Nereye gidiyor?" vesaire... Bunlar hakkında bahsetmek istiyoruz. Biraz tabii tartışmalı bir konu ama... Belli başlı mayınlara basmadan konuşmaya çalışmayı deneyeceğiz. Ataerkil düzende erkek olmak Onur: [1:02] Çuvaldızı kendimize batırarak... Yani iki erkek olarak belki bu konuda kendi perspektifimizi de ifade ederek sağlıklı bir sohbet edeceğiz diye düşünüyorum. Emin: [1:13] Evet. Öncelikle istersen biraz tanımlardan gidelim. Ataerkil ne demek? Onur: [1:18] Yani ataerkil kelime anlamı olarak erkek egemenliği anlamına geliyor. Yani bu şeyden geliyor birazcık... Eskiden soyadı mesela babadan oğula geçiyor, mal babadan oğula geçiyor, mülk babadan oğula geçiyor. Yani bu erkekliği ön plana çıkaran, erkeklerin bir şeyleri devralmasını, bir miras almasını ön plana çıkaran bir durum. Ve bu erkeklerin güç sahibi olmasına ve kadınların dışlanmasına, ikinci sınıf vatandaşı olarak görülmesine sebep olan geleneksel bir düzen diyeyim. Geçmişte bir norm olarak ve bugün de içinden çıkmaya çalıştığımız bir düzen diyeyim. Erkek egemenliği, erkeğin güç sahibi olduğu bir düzen. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Ünlü ekonomist Richard Wolff'un Amerikan İmparatorluğunun çöküşü teorisi üzerine bir değerlendirme.
Bu hafta Sınır Ötesi'nde Türkiye'nin siyaset gündemini sarsan 19 Mart operasyonunu ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasını konuştuk. CHP'nin bu sürece verdiği tepkiyi, toplumsal muhalefetin gücünü ve üniversite öğrencilerinin öncülüğünde başlayan eylemleri ele aldık. Programda ayrıca, Trump döneminin yeniden şekillenen Amerika'sını, SignalGate skandalının ulusal güvenliğe etkilerini ve Ortadoğu'da tırmanan gerilimi değerlendirdik. Türkiye'nin içerideki dönüşümü dış politikadaki yalnızlıkla nasıl birleşiyor? Gençler gerçekten apolitik mi? Ve CHP bu kez farklı bir yol mu izliyor? Hepsi ve daha fazlası Sınır Ötesi'nde! Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Sınır Ötesi'nin bu haftaki bölümünde Suriye'deki Alevi katliamını ve SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmayı masaya yatırıyoruz. Elon Musk, Donald Trump ve Ukrayna savaşı da konuştuğumuz konular arasında. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, ülkemizde ve dünyada feminizm ve kadın hareketi hakkında konuğumuz yazar ve akademisyen Aksu Bora ile konuşuyoruz.