POPULARITY
Categories
Bir an, bir koltuk, bir felsefe… Sofalogy; koltukta geçirilen küçük anların değerini hatırlatan bir yaşam yaklaşımı ve bir koltuk felsefesi.Sofalogy felsefesini daha yakından tanımak istersen @Cartedorturkiye sosyal medya hesaplarına göz atabilirsin.*Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com*“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl*Yeni kitabım "Hikayeni Yeniden Yaz!"ı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma*Bu bölüm "Carte d'Or" hakkında reklam içerir.
"Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet." (Fatiha s. 6) sözünden maksad, Allâh (c.c.) rızası için büyük meşakkatleri sırtlanan öncülerin yoludur. Anlatıldığına göre Hz. Nûh (a.s.) her gün bayılıncaya kadar dövülürdü. O buna rağmen, yine her vurulduğunda, "Allâh'ım kavmime hidayet et, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" derdi. Bizim Peygamberimiz (s.a.v.) bu cümleyi sadece bir kere söylemiştir. Halbuki Hz. Nuh (a.s.) bir günde aynı cümleyi defalarca söylemiştir. Bu nedenle, Hz. Nûh (a.s.)'ın Peygamberimiz (s.a.v.)'den üstün olduğunu söylemek gerekir?" denilirse, buna bizim cevabımız şu olur: Cenâb-ı Hakk'ın "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünden maksadı, kendisinden bu üstün ahlâkın istenmesi olup, Hz. Peygamber (s.a.v.)'de Fatiha'yı her gün şu kadar defa okuduğuna göre, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bu kelimeyi söylemesi, Nûh (a.s.)'ın söylemesinden daha çok olur. Mümin Allâh (c.c.)'u tek bir delille tanıyınca, bütün varlıklarda O (c.c.)'un varlığına, ilmine, kudretine, cömertliğine, rahmetine ve hikmetine delâlet eden nice deliller olduğunu anlar. Buna göre kulun, "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünün manası: "Ey Râbbimiz! Her şeyde, Senin zâtına, sıfatlarına, kudretine ve ilmine delâlet eden nice deliller bulduk" olur. Bu takdire göre, söz konusu olan sual kendiliğinden bertaraf edilmiş olur. Cenâb-ı Hakk "Muhakkak ki sen, doğru bir yola hidayet ediyorsun, göklerde ve yerde bulunan her şeyin kendisine ait olduğu Allâh'ın yoluna" (Şûra s. 5253) "Bu, benim dosdoğru olan yolumdur, öyleyse ona uyunuz!" (En'âm s. 153) buyurmuştur. "Sırât-ı müstakim" insanın, Allâh (c.c.)'dan başka her şeyden yüz çevirmiş: bütün kalbi, fikri ve zikriyle Allâh (c.c.)'a yönelmiş olmasıdır. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.354-355)
13. yüzyılda, herkesin kiliseden korktuğu ve düşünce özgürlüğünün neredeyse sıfır olduğu bir çağda, bir adam kalktı ve dedi ki: 'Gözlemleyin, deney yapın, ölçün ve doğrulamadan hiçbir şeyi kabul etmeyin.' Bu adam Roger Bacon'dı. Oxford ve Paris'te eğitim gören, 840 sayfalık devasa ansiklopedisi Opus Majus'u kaleme alan ve barutun formülünden teleskopa, otomobilden uçan makinelere kadar yüzyıllar ötesini öngören Orta Çağ'ın unutulmuş dahisiydi. Sihirbaz olmakla suçlandı, yıllarını hapishanede geçirdi; ama fikirleri tarihin akışını değiştirdi.
5 sene önce Londra'ya taşınan ve iki senedir Legal 500'da listelenen bir avukat olan Gülmin Coşar konuğum.Robert ve Koç Hukuk mezunu Gülmin, İstanbul'da bankacılık ve finans alanında dört sene çalıştıktan sonra Queen Mary Üniversitesi'nde LLM yani hukuk yüksek lisansı için Londra'ya taşınıyor.Hem Londra'da hayatı hem de İngiltere'de avukat olarak çalışmayı konuştuğumuz dolu dolu bir bölüm sizi bekliyor.Bu bölüm, İngiltere ve İrlanda'da öğrenci konaklaması için en iyi imkanları sunan GoBritanya'nın katkılarıyla sizlere buluşuyor. 2013'ten beri öğrencilere konaklama çözümleri sunan GoBritanya, özellikle uluslararası öğrencilerin ilk tercihi olmaya devam ediyor. Daha fazla bilgi için www.gobritanya.com'u ziyaret edebilirsiniz.
İlişki içindeyken başkasına ilgi duyarsak ne olur? Aldatmış sayılır mıyız? Bir başkasına karşı çekim hissetmek, partnerimize aslında aşık olmadığımız anlamına mı gelir? Yakın İlişkiler'in bu bölümünde bir başkasından hoşlanma duygusunu irdeliyoruz. Tüm bölümler ve daha fazlasına Podbee app ve podbeemedia.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. ----- Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.
Bu bölümde konuğum gazeteci, iletişim ve sivil toplum uzmanı, aktivist ve feminist Derya Kap.Derya ile feminizmin önyargılarla yüklü tanımından, erkekliğin neden bugün konuşulması gereken bir mesele olduğuna uzanan geniş bir çerçevede konuştuk. Derya, "daha iyi bir feminist olmak için erkekleri anlamam gerek" diyerek başladığı erkeklik çalışmalarının onu nasıl dönüştürdüğünü ve neden erkek müttefikler kazanmanın bu mücadelenin vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlattı. Feminizmin aslında hayatın her alanında eşitlik talebi olduğu ve Türkiye'deki farklı feminist hareketlerin çeşitliliği üzerinde durduk. Ama ikimizin de kavramaya çalıştığımız soru erkekliği konuşmak neden bu kadar zor? Benim Ergün Güler ve Evren Diker ile yaptığımız söyleşide farkına vardığım "kırılgan erkeklik" kavramını Derya da destekledi. Kadınların kız kardeşlik kültürüne karşılık erkeklerin yalnızlığı sanırım erkekler olarak aşmamız gereken en ciddi engel. İş dünyası tarafına geçtiğimizde söylem ve politika arasındaki uçurumu konuştuk. Derya, kurum kültürünün ve yönetici tavrının olmadığı yerde söylemin ne kadar boş kaldığını örneklerle anlattı. Derya bütün zorluklara rağmen ümidini yitirmeyen bir aktivist ve herkese de kendi çevresinde yaratabileceği etkiye odaklanmasını tavsiye ediyor. Bir de bizi dinleyen erkeklere bir çağrısı var: Erkekliğe dair konuşmak isteyen erkeklerden yeni hikâyeler dinlemek istiyor.(01:18) Feminizm hâlâ neden yanlış anlaşılıyor? (06:58) Küresel bir geriye gidiş (09:06) Erkekleri anlamak (17:55) Bir tane erkeklik yok (24:06) İletişimle farkındalığı sağlamak mümkün mü? (30:53) İş dünyasında eşitlik: söylem mi, politika mı? (33:57) Derya Kap'ın değer yaratma formülüDerya Kap'ın YouTube kanalıhttps://www.youtube.com/@DeryaKapSupport the show
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleminden "Mümin Ölçülü Olmak Zorundadır". Bu yazı Genç Dergisi'nin Nisan 2026 sayısında yayınlanmıştır. Seslendiren: M. Abdurrahman IŞIK Şimdi Youtube, SoundCloud ve Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz. #pod #gençpodcast #podcasts #podcasting #seslidergi #gençdergi
Hata yaptığında kendine nasıl konuşuyorsun?Sadece bir davranışı mı sorguluyorsun, yoksa kendini mi?Bu bölümde hatalara bakışımızı değiştiriyoruz.Hata yapmanın psikolojik tarafını, utanç duygusunu ve neden kendimize bu kadar sert davrandığımızı konuşuyoruz. Aynı zamanda stoik felsefeden yola çıkarak kontrol edemediklerimizle barışmayı ve hatalara yüklediğimiz anlamın bizi nasıl etkilediğini ele alıyoruz.
Zihinsel ve bedensel iyi oluş yolculuğunda, anlaşıldığını hissettiğin alan Terappin yanında ve tüm tekli seanslarında geçerli POD750 kodu ile dilediğin konuda aradığın destek 750TL, POD2000 kodu ile tüm paket seans satın alımların 2000TL indirimli! #AnlaşılmakİyiGelecek@terappin.onlinehttps://www.terappin.com ---Bu bölüm "Terappin" hakkında reklam içerir.Bir sabah uyandığında her şeyin aynı olduğunu düşünürsün. Ama insanlar artık seni görmüyor, sesin artık anlaşılmıyor. Kafka'nın Dönüşüm'ündeki Gregor Samsa tam da bunu yaşar — yararlı olmayı bıraktığı gün, görünmez olmaya başlar. Diğerlerinin hayatında bir "işlev" olmak, koşullu sevgi ve kendin olmayı göze almanın bedeli üzerine düşündüklerim burada.
Beton ormanının içinden geçiyoruz. Daha doğrusu geçemiyoruz, çünkü trafik felç. Beton ormanının dairelerinin ancak yüzde ikisi dolu. Diğerleri boş. Dolduğunda ne olacak? Bütün bu boş binalar bana Bolu'da “Araplara satarız” diye yapılan, kimsenin satın almadığı korku şatolarını hatırlatıyor. İçinde beklemekte olduğumuz taksinin şoförü “Şurayı görüyor musunuz, eskiden burada Singer fabrikası vardı. Bahçesi yemyeşildi. Öğlen tatilinde işçiler top oynardı” diyor, özlemle.
Zihinsel ve bedensel iyi oluş yolculuğunda, anlaşıldığını hissettiğin alan Terappin yanında ve tüm tekli seanslarında geçerli POD750 kodu ile dilediğin konuda aradığın destek 750TL, POD2000 kodu ile tüm paket seans satın alımların 2000TL indirimli! #AnlaşılmakİyiGelecek@terappin.onlinehttps://www.terappin.com ---Bu bölüm "Terappin" hakkında reklam içerir.Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın kendi sözleri ve kitaplarından alıntılarla hazırlanmış bir anma bölümü. 13 Mart 2026'da, 78 yaşında aramızdan ayrıldı. Sesi hâlâ aramızda."
Bu bölümde sevgili eşkıdemim Psikiyatrist Dr. Ertuğ Baki ile serbest çağrışım şeklinde aklımıza gelenleri konuşuyoruz. Hedef koymaksızın bir hayat yaşamanın […]
Bu podcast bölümü, Türk tiyatrosu ve sinemasının önemli figürlerinden Adile Naşit'in hayatını ve kariyerini detaylı şekilde ele almaktadır. 1930 doğumlu Adile Naşit, tiyatro geleneğine sahip bir aileden gelmiş, özellikle çocuklar için sıcak ve samimi anne rolleriyle tanınmıştır. Vefatının üzerinden yaklaşık 39 yıl geçmesine rağmen hâlâ hatırlanmakta ve anılmaktadır.
Dünya, modern tarihin en tedirgin edici gecelerinden birini 7 Nisan'da yaşadı. Şimdiyse kırılgan bir ateşkesi takip ediyor. Meta'ya yine büyük ceza verildi, sosyal medya devlerini zor günler bekliyor. Ay'a seyahat başarılı ilerliyor, peki sıra Mars mı var? Avrupa'ya seyahatin kuralları değişti, havalimanınlarında kaos olabilir uyarısı yapıldı. Dünya yeni bir trendi konuşuyor; öldükten sonra kompost olmak... Ve dünyada ilk kez bir farenin anıtı dikildi... Hazırsanız dünya turumuz başlasın...
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Doğangün, klinik deneyimlerini ve toplumsal gözlemlerini derinlemesine paylaşıyor. "Rezilyans" kavramından akran zorbalığının bilinmeyenlerine, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki manipülatif etkisinden ceza sistemindeki eksikliklere kadar pek çok kritik başlığı konuşuyoruz. Bu bölümde neler var?
Söyleşi: Faruk EkiciGündüzleri bir insan kaynakları profesyoneli, geceleri ise tiyatro yazarı olan Elif Doğanay, kaleme aldığı ilk oyunu Kendi ile beyaz yakalıların bu sıkışmışlığını çarpıcı bir şekilde sahneye taşıyor.Sistemin hem mağduru hem de faili olmanın yarattığı çelişkileri tam da "içeriden" bir gözle anlatan Doğanay, Kendi'nin ortaya çıkış hikâyesini, Michel Foucault ve Byung-Chul Han'ın fikirlerinden beslenen yenilikçi oyununu, iş dünyasındaki tükenmişliği ve bağımsız tiyatro yapmanın zorluklarını T24 anlattı.KÜNYE:Yazan: Elif DoğanayYöneten: Furkan GüderOynayan: Nihal TemelDramaturji: Deniz BaylanIşık Tasarımı: Umut RışvanlıYardımcı Yönetmen: Merve DemirelIşık Operatörü: Ekrem Kelebek, Emirhan UzunYürütücü Yapımcı: Algın Gediz KarcıDekor Tasarımı: Furkan GüderReji Asistanı: Safa Merve Sönmez, Nazmi Emre KarakayaOyun Asistanı: Ayşenur Avcılar, Ezgi Gönen, Eylül Karyelioğlu, Güney YılmazVideo Çekim: Elmas Eliçe ÇetinözVideo Tasarım: Aleyna Çolak / Elmas Eliçe ÇetinözAfiş Tasarım: Aleyna Çolak / Elif YardımcıFotoğraf: Aslı Çakmak, Murat Çetinkaya, Aleyna ÇolakSosyal Medya: Asya Yiğit, Murat Çetinkaya, Aleyna Çolak
Bazı kitaplar vardır; onları okurken yalnızca bir hayat hikayesine değil, aynı zamanda bir coğrafyanın hafızasına temas ettiğinizi hissedersiniz. Sharjah'da bulunan The Africa Institute ve Skira'nın ortak yayını olan At Home in the World: A Memoir tam da böyle bir kitap. Yazarı İbrahim El-Salahi ise yalnızca bir sanatçı değil; modern Afrika sanatının kurucu figürlerinden biri, aynı zamanda sürgünün, parçalanmış aidiyetlerin ve yeniden kurulan benliğin tanığı.
https://www.corny.com.tr/urunler/corny-tahil-bar-ailesi/kakao-kirmizi-meyve
Bu kez çağımızda artık bir norm haline gelen mutluluk baskısı tartışılıyor “ben okurum”da. Alman filozof Wilhelm Schmid'in Mutsuz Olmak, Bir Yüreklendirme adlı kitabından yola çıkarak “Yaşam Sanatı” kavramını sorgulayan bölüme araştırmacı, danışman, podcast yayıncısı ve yazar Evrim Kuran konuk oluyor. Deniz Yüce Başarır'ın son kitabı Cetvel'e de göndermeler yaparak sorduğu soruları yanıtlayan Kuran, Schmid'in mutluluğu bir “hal” olarak kabul ettiğini, bu anlamda tasavvufa da yakın durduğunu söyleyerek Batı ve Doğu felsefelerini bir araya getiriyor. Bu derin sohbete, elbette her zaman olduğu gibi, kitabın Başarır tarafından seslendirmiş bölümleri de eşlik ediyor.
Konuklarımız Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz ile Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak'ı konuşmaya devam ediyor ve bu son bölümde yapay zeka çağında editörlüğü ele alıyoruz.
#Engelsiz “Engelli olmak başarmaya engel olmamalı.” Milli para kürek sporcusu Nurcan Kocaman'ın Dünya Salon Kürek Şampiyonası'nda kazandığı iki altın madalyanın hikâyesini anlatıyor.
Dr. Atul Gawande Bakım evlerinde son bulmak... 0:08 - Giriş ve Bakım Evi Süreci 1:07 - Yaşlanmanın Medikal Bir Soruna Dönüşmesi 2:06 - Sağlık Sisteminin Sınırları 3:23 - Makineye Bağlı Ölüm ve Yaşam Kalitesi 5:48 - Ölümcül Hastaların Gerçek Öncelikleri 8:06 - Palyatif Bakımın Etkisi 10:07 - Doktor-Hasta İletişimi 14:18 - Doktor-Hasta İlişki Modelleri 17:09 - Yorumlayıcı Doktor Yaklaşımı 19:46 - Görünen İstekler ve Derin İhtiyaçlar 22:23 - Zamanı Hediye Olarak Yaşamak 23:03 - Meditasyon Pratiği Bu bölümde Zeynep Aksoy, Atul Gawande'nin Ölümlü Olmak kitabı üzerinden bakım evleri, ölüm süreci ve sağlık sisteminin sınırlarını ele alıyor. Modern tıbbın hayatı uzatabildiğini ama her zaman anlamlı bir yaşam sonu sunamadığını; makineye bağlı tedavilerin yaşam kalitesini düşürebildiğini ve ölümcül hastaların aslında daha çok ilişkilerini güçlendirmek, yük olmamak, zihinsel olarak açık kalmak ve hayatlarını tamamlanmış hissetmek istediklerini anlatıyor. Palyatif bakımın önemini, doktor-hasta iletişiminde kelime seçiminin etkisini ve en iyi modelin sadece bilgi veren değil, hastanın değerlerini anlayıp ona göre yönlendiren “yorumlayıcı doktor” yaklaşımı olduğunu vurguluyor. Bölüm, kalan zamanı bir hediye gibi yaşama fikri ve meditasyona geçişle kapanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Bakım Evleri Dr. Atul Gawande 2 0:41 - Atul Gawande ve Ölümlü Olmak 1:13 - Yaşam ve Ölüm Sürecinin Değişimi 3:01 - Yaşlanmanın Biyolojik Süreci 8:55 - Bedenin Parça Parça Bozulması 11:11 - Yaşlılığın Asıl Korkuları 11:22 - Hindistan'daki Bakım Evi Örneği 14:42 - Bill Thomas ve Bakım Evi Deneyi 19:20 - Anlam, Ait Olma ve Yaşlılık 21:42 - Meditasyon ve Bolluk Bilinci 23:09 - Meditasyon Pratiği Bu bölümde Zeynep Aksoy, Atul Gawande'nin Ölümlü Olmak kitabı üzerinden yaşlanma ve ölümün modern tıpla nasıl değiştiğini anlatıyor. Eskiden daha ani yaşanan ölümün bugün uzun, inişli çıkışlı ve medikal kurumlara taşınmış bir sürece dönüştüğünü; yaşlanmanın biyolojik etkilerini, yaşlıların ölümden çok bağımsızlık ve anlam kaybından korktuğunu ele alıyor. Hindistan'daki bakım evi örneği ve Bill Thomas'ın bakım evlerine hayvan getirerek yarattığı dönüşüm üzerinden, yaşlılıkta asıl ihtiyacın sadece tedavi değil; anlam, bağ ve aidiyet olduğunu vurguluyor. Bölüm, meditasyonun da insanı daha büyük bir iyilik ve verme bilincine hazırlayan bir araç olduğu fikriyle kapanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Konuklarımız Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz ile Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak üzerine konuşmaya devam ediyor ve editörlerimizin masalarında neler olduğuna değiniyoruz.
Bu bölümde 63 yaşındaki emekli Zehra Ulusoy'un gözünden Türkiye'de emekli olmanın ne anlama geldiğini dinliyoruz. Artan hayat pahalılığı, geçim hesapları ve kaybolan hayaller arasında bir emeklinin bir günü… Müzeyyen Yüce emekli Zehra Ulusoy ile bir gün geçirdi ve onun anlattıklarını Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Emin ve Ömer bu bölümde, baba olmanın onları nasıl değiştirdiğini ve en çok neye şaşırdıklarını konuşuyor. Baba olmak düşündükleri gibi miydi? Yoksa onları hiç beklemedikleri bir şekilde mi dönüştürdü? Hazırsanız, iki taze babadan samimi ve içten bir bölüm sizi bekliyor. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/turkish2 Use the code EASYTURKISH2026 for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor ramazan? Ömer: [0:29] Çok şükür bir haftayı devirdik. %23'lere tekabül ediyor. Yaptığım hesaplamalar neticesinde bu sonuca ulaştım. Emin: [0:36] Evet. Ömer: [0:37] Güzel gidiyor. Geçen hafta konuşmuştuk. Kış ramazanı, yaz ramazanından sonra çıtır geliyor. Sadece son saatlerde bir böyle acıkma falan hissediyorum. Güzel. Ben memnunum ramazandan. Sen? Emin: [0:49] Evet ben de. Bundan önceki ramazanlar hep böyle baş ağrısı, açlık, susuzluk ekseninde geçerdi. Bu seneki ramazan çok daha rahat geçiyor. Tabii bunda ramazanın kışa denk gelmesinin de çok büyük bir payı var. Ömer: [1:02] Evet, evet. Tabii ki. Çünkü günler uzun olunca uzun oruç, kısa olunca kısa oruç tutuluyor. Ve dediğin gibi kışın çok daha rahat. Dışarıda olduğumuz zamansarf ettiğimiz efor daha az oluyor, soğuk havalarda. Sıcak havalarda daha bunaltıcı ve su kaybı meydana geliyor. Kış ramazanı iyidir abi. Ben şu an memnunum. Yıllar süren yaz ramazanından sonra şu an hâlimden memnunum. Emin: [1:25] Böyle emekli olacağımız zamana da böyle yaz ramazanı olur. Orada da bir emekli oluruz. Çok güzel sıyrılmış oluruz. Ömer: [1:32] Aynen ama öğrencilikte de geçen hafta konuştuk herhâlde bunu. Yaz ramazanı başkaydı şimdi o... Emin: [1:37] Evet evet. Ömer: [1:38] Sahura kadar çöplemeler falan başkaydı yani. Emin: [1:40] Aynen öyle. Evet. Taze babamız Ömer. Nasıl gidiyor? Baba olmak: Teoride her şeyi biliyorduk, ya pratikte? Ömer: [1:47] Valla nasıl gidiyor Emin'ciğim... İyi gidiyor çok şükür. Olağan. Yani en azından bir sağlık problemimiz yok çok şükür vesaire... Bunlar insanı çok rahatlatan şeyler. Çünkü kendini ifade edemeyen bir canlı ile karşı karşıyayız. Hani ağladığı zaman aç da olabilir, altı ıslak da olabilir. Gazı da olabilir, başka bir problemi de olabilir. Dolayısıyla şu an herhangi bir sağlık problemiyle vesaire karşılaşmadığımız için memnunuz. Ama, nasıl diyeyim? Çok olumlu duygular yaşatan bir şey insana. Bir yandan da gerginlik ve korku da veriyor bence. Çünkü o küçücük şey, yani onun sorumluluğu bazen psikolojik olarak insanın gerçekten dirayetli olmasını gerektiriyor ve gerektirecek gibi. Yani biz daha... Hani ben en azından yirmi gündür bunu yaşıyorum ama ileride de bu duygunun kaybolacağını çok zannetmiyorum. Onun için böyle bir korku, bir gerginlik de var üzerimde. Emin: [2:39] Evet ben de yaklaşık yüz yirmi gündür yaşıyorum bu hissi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Konuklarımız Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz ile Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak adlı ilk kitapları üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Uçuş okulundan başlayıp Boeing 737'den Airbus 320'ye, oradan geniş gövde Airbus 330'a uzanan 15 yıllık bir kariyerin içinden; pilot olmanın ne demek olduğunu, nasıl olunduğunu ve işin gerçek zorluklarını Kaptan Pilot Eser Aksan Erdoğan'dan dinliyoruz.
Kurtlar Sofrasında Kadınlar'ın 38. bölümünde Göksel Göksu'nun konuğu Ayşe Ateş. Sinan Ateş suikastının ardından yas, tehditler ve kamuoyu baskısıyla yüzleşen Ayşe Ateş, adalet mücadelesinin kendisini nasıl siyasetin merkezine taşıdığını anlatıyor. 2023 seçimleri öncesi gelen milletvekilliği teklifini reddettiği için pişman olduğunu söyleyen Ateş, önümüzdeki seçimlerde aday olacağını ilk kez Medyascope'ta açıklıyor. Siyaseti bir kariyer planı değil, adalet arayışının devamı olarak gördüğünü vurgulayan Ayşe Ateş; hangi partiye yakın durduğunu, kriterlerinin ne olduğunu ve neden geri çekilmek yerine konuşmayı seçtiğini bu programda paylaşıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Konuklarımız Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz ile Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak üzerine konuşuyoruz.
Her süreç kusursuz şekilde ilerlemeyebilir ama önemli olan aynı hedefte buluşabilmektir. Birlikte hareket edenler için mutluluk bir sonuç değil, bir yolculuktur.Toyota Türkiye'nin öncelikle müşterilerinin mutluluğunu anlatan reklam filmiyle başlayan “Mutluluk Toyota'da” kampanyası çalışanların deneyimleriyle devam ediyor. Çalışanların rol aldığı yeni filmde, şirketin insan odaklı yaklaşımı, yüksek enerjiye sahip coşkulu bir anlatımla yansıtılıyor. Tüm çalışanların dans ederek yer aldığı, koreografik kurgusuyla dikkat çeken film, birlikte başarmanın, paylaşmanın ve aidiyet duygusunun altını çiziyor.Reklam filmi için tıklayınız.*Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com*“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl*Yeni kitabım "Hikayeni Yeniden Yaz!"ı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma*Bu bölüm " Toyota" hakkında reklam içerir.
Dünyada ol ama dünyadan olma 00:00 – Giriş ve Gnostik Bilgi 00:46 – Değişen ve Değişmeyen Gerçeklik 02:15 – Şartlanmış Kişilikten Alan Açmaya 03:34 – Gündelik Hayatta Mevcudiyet 04:59 – Dünyada Olmak, Dünyadan Olmamak 06:26 – Bağlanma ve Gerçek Sevgi 10:41 – Bilinç ve Maddenin Katmanları 15:36 – Arayışın Kendisi 19:36 – Meditasyon pratiği Bu bölümde Eckhart Tolle'un, Yunan felsefesi üzerinden anlattığı değişen dünya ile değişmeyen öz ayrımı ele alınıyor. Gündelik hayatta küçük eylemlerle mevcudiyet pratiği yapmanın, egonun dramalarından çıkmanın ve bağlanmadan sevebilmenin altı çiziliyor. Bilincin maddenin farklı titreşimlerinde ortaya çıktığı fikriyle, arayışın aslında aranan şeyin kendisi olduğu vurgulanıyor. Bölüm, nefes farkındalığına dayalı meditasyonla kapanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Bazen insanlar sana “ne kadar güçlüsün” der, seninse içinden sadece “güçlü değilim, güçlü olmak zorundayım” demek gelir. Bu bölümde güçlü görünmenin arkasındaki görünmeyen yorgunluğu ve dinlenmeye izin verememeyi konuşuyoruz. Bana ulaşın @gizemdemirel
Venezuela, İran ve Suriye'de yaşananlar “Yanlışlardan birini seçmek zorunda mıyız?” sorusunu gündeme getirdi. Kemal Can, 5 Soru 10 Cevap'ta Venezuela krizi, İran protestoları, Suriye-Halep gerilimi ve Trump'ın iktidar tarzını; barış, adalet ve taraflaşma tartışmalarıyla ele alıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Bob Ross'un “mutlu küçük ağaçlar” evreni hepimize huzur gibi gelir… ama perde arkasında bambaşka bir hikâye var. Bu bölümde, The Joy of Painting ile dünyanın “en sakin adamı”na dönüşen Bob Ross'un askerlik geçmişinden Alaska yıllarına, wet-on-wet tekniğinin arkasındaki sırdan televizyon personası meselesine kadar her şeyi konuşuyoruz.Ve sonra… karanlık tarafa geçiyoruz:Bob Ross'un başarısının arkasındaki Kowalski ailesi...
Beyin sarsıntısı tedavisi için yeni ulusal klinik kılavuzlar yayınlandı. Bu kılavuzlar, doğru bakımı sağlamanın hâlâ bir kör nokta olabileceği endişesiyle, sağlık çalışanlarının hastaları daha tutarlı bir şekilde tedavi etmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.
Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile yetişkinlik, sorumluluk ve hayatla kurduğumuz ilişkiyi konuşuyoruz: Yetişkin olmak nedir, insan ne zaman gerçekten “büyüdüğünü” anlar?Çocukluk coşkusunu kaybetmeden yaşamak mümkün mü? Rutine kapılmadan farkındalığı nasıl koruruz? Genç kalmak bir yaş meselesi mi, yoksa dünyayla kurulan bağın biçimi mi? Emrah Ablak, kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak üretmek, sorumluluk almak ve toplumla ilişki kurmak üzerine samimi bir muhasebe yapıyor.Bu derin sohbette; askerlikte yaşanan unutulmaz bir anıdan güç ve aidiyet hissine, karikatürist olmanın getirdiği ergenlik–yetişkinlik geriliminden, idealize edilen baba figürüne ve “toplum için bir şey yapma” fikrine kadar pek çok konuya dokunuyoruz. Gençlere iş üretmenin ne anlama geldiğini, zamanla değişen öncelikleri ve üretimin neden bir meslekten fazlası olduğunu konuşuyoruz.Emrah Ablak'ın içten anlatımıyla; yetişkinliğin konfor değil sorumluluk, gençliğin ise bir ruh hali olduğunu yeniden düşünmek isteyenler için güçlü bir bölüm.
Bu bölümde, kendini daha iyi ifade edebilmek, yeteneklerini kullanmak ve hayatın hakkını vermek için özgüven kazanmana yardımcı olacak 5 teknikten bahsediyorum.Bölümde bahsettiğim uygulamaya erişmek için: https://plakcheck.com/
BAYETAV'ın Güz 2025 raporu, İzmir'in uluslararası ölçütlere göre tam bir “kadın dostu kent” olmasa da Türkiye'de öne çıktığını gösteriyor. Raporda kadınların en büyük sorunu ekonomik fırsatlara eşit erişim. Sevda Alankuş ve Sevgi Artuç Kutlu ise İzmir'de kadınların kamusal alanda daha özgür hissettiğini, ancak ekonomik eşitsizliğin güvenlik algısını etkilediğini vurguluyor. İzmir kadınlar için gerçekten ne kadar güvenli? Şiddet, ayrımcılık, ekonomik bağımsızlık ve kent politikalarının etkisini Gamze Elvan moderatörlüğünde Alankuş ve Artuç Kutlu değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Araamızda'nın bu bölümü daldan dala ya da şifa çorbası. Neyse ki her şey, kendi olduğu için cool olmamakla suçlanan Teoman olmaktan iyidir.Bölümde marka isimleri geçiyor ama hiçbir reklam anlaşmam bulunmamaktadırKeyifli dinlemeler!
İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi ve Medyascope işbirliğiyle hazırlanan “Nasıl bir Dünya? Nasıl bir Türkiye?” programının bu bölümünde yapay zekâ ve yapay zekânın etkileri konuşuluyor. Emrehan Aktuğ ve Zeynep Ayata, Cenk Narin'in sorularıyla yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz AkademikLink kanalı ile de tanınan Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara ve konumuz: Akademisyenlik
111 Hz'in bu bölümünde, hepimizin zaman zaman içine düştüğü o tanıdık hissi inceliyoruz: Bir yere, bir topluluğa ve hatta kendimize bile ait hissedememe hali. Antik kabilelerden modern şehirlere, dijital kalabalıklardan kendi iç dünyamıza uzanan bu yolculukta, aidiyet duygusunun nasıl değiştiğine ve kendine ait olmanın ne demek olduğuna bakıyoruz. Sunan: Barış Özcan Hazırlayan: Aslı Candaş Ses Tasarım ve Kurgu: Metin Bozkurt Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.
Adem Yavuz Arslan | ‘Turan' için çıkıp, Çin ve Rusya'ya ‘yancı' olmak! | 18.09.2025 by Tr724