POPULARITY
Categories
Bu ayın başlarında Beyaz Saray'da Evanjelik Hıristiyan rahipler ABD Başkanı Donald Trump'ı ve İran'a karşı açtığı savaşı kutsayan sözde bir dua seansı gerçekleştirdiler. Amerikan medyasında bazı komutanların ise askerlerine İran'a açılan savaşın Tanrı'nın ilahî plânının bir parçası olduğunu söyledikleri, “Armageddon”a (Kıyamet Savaşı) ve ‘İsa Mesih'in ikinci gelişine atıfta bulunan İncil metinlerinden alıntı yaptıklarına dair haberler yer aldı. Bir astsubay ise komutanının kendilerine Trump'ın Armageddon'u başlatmak ve İsa›nın dünyaya dönüşünü işaretlemek için İsa tarafından görevlendirildiğini söylediğini ifşa ediyordu.
Serinin üçüncü bölümünde İran tarihinde apayrı bir yeri olan bir ismin, Başbakan Muhammed Musaddık'ın İngiliz-Amerikan ortaklığında gerçekleşen bir darbeyle nasıl devrildiğini anlatıyorum.Çok şaşıracaksınız zira aslında darbe başta başarısız oluyor. Fakat sonra İngiliz ve Amerikalı gizli servis elemanları şeytanın aklına gelmeyen bir planla darbeyi amacına ulaştırmayı başarıyor.İran petrolünü millileştiren Musaddık gidiyor ve bizim "Şah Dönemi" diye bildiğimiz Baba Rıza Pehlevi'nin oğlu Muhammed Rıza Pehlevi'nin dönemi başlıyor.Tabii petrol kuyuları yeniden yabancıların emrine veriliyor.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Trump durmak bilmiyor. Hem politik nedenlerle hem doğal yaşı nedeniyle acelesi var. Şimdi ülkelere ikişer ikişer el atıyor. 3 Ocak'ta Venezuela Başkanı Nicolás Maduro'yu kaçırdıktan sonra yeniden İran'ın üzerine gitmeye başladı. Ama bir yandan da Küba'ya ambargo uygulayarak ada ülkesini petrolsüz, doğal gazsız, dolayısıyla elektriksiz, benzinsiz, mazotsuz bıraktı.Trump hükümeti bir hükümetle “görüşmeler”e başlarsa sevinmeyecek, tam tersine uzun uzun düşüneceksiniz. Venezuela başkanıyla pazarlıkları üç ayı aşkın süreye yayıldı. Karşılıklı tek telefon görüşmelerinde Maduro'ya “ne güçlü sesin varmış” diye takdirini bile ifade etmiş, sonradan Amerikan basını yazdı. Maduro da Trump'a barış gülücüğü olarak danslar etti, şarkılar söyledi. Sesi epeyce bet, ama Trump'ın müzikten anlamaması normal. Sonunda “saraydan başkan kaçırıp” adamı New York'un insan hakları ihlalleri açısından bizim 12 Eylül cezaevlerini aratmayacak bir hapishanesine tıktılar. Şimdi orada siyahi alt düzey uyuşturucu kaçakçıları ile siyahi düşmanı beyaz mafya bozuntusu orta kademe gangsterler arasında şarkı söylüyor mudur, bilinmez. Biz onun haklarını savunur, ülkesine ve görevine dönmesini talep ederiz ama şimdi ülkeyi yönetmekte olan eski yoldaşlarının bunu isteyip istemeyeceklerini bilemeyiz.
28 Şubat sabahı ABD ve İsrail birlikte İran'a tamamen gayrimeşru ve terörist nitelikte bir saldırı başlattı. Bu saldırıya karşı tutumumuz nettir: Katil ABD İran'dan elini çek! Batı Asya'dan defol! Bu savaş bizim savaşımız değil diyemeyiz. Bu savaş bizim savaşımızdır. Safımız Amerikan emperyalizminin, İsrail Siyonizminin, onlarla birlikte hareket eden İngiliz, Fransız, Alman Avrupalı emperyalistlerin, onlara hizmet eden işbirlikçilerin karşısındadır. İran'daki iktidarın ve kurulu düzenin de bir sermaye düzeni olduğunu biliyoruz. Ne oradaki iktidarı ne de düzeni savunuruz. Ama bu savaşta haklıyı ve haksızı da ayırırız. Bu savaşta haklı olan İran'dır. Haksız olanlar ABD'dir, İsrail'dir ve onlarla saf tutanlardır. Mücadelemiz haksız, yağmacı ve soykırımcı bu büyük şer cephesinin yenilgisi içindir.Ve yenilecekler! Er ya da geç yenilecekler. Saldırganlıkları emperyalist düzenin içine düştüğü ekonomik krizdendir. Emperyalistler artık kimseyi parayla kandıramıyor. Güç gösterisi yapıyorlar çünkü giderek zayıflıyorlar. Dünyayı biz yönetiriz diyorlar ama ABD'de de Avrupa'da da kendi devletlerini dahi yönetmekten, ülkelerini bir arada tutmaktan acizler. Trump da Netanyahu da bu çürümüşlüğün vücut bulmuş hallerinden başka bir şey değildir. Dünyaya demokrasi ve özgürlük getireceklerine dair yalanlarına da artık kimse kanmıyor. Emperyalizmin ve Siyonizmin misyonu dünyayı büyük bir Epstein adasına çevirmekten başka bir şey değildir. Gazze'deki gibi İran'da da çocukları hedef almaları bundandır! Asla bir yanlışlık değildir. Emperyalist/Siyonist terörün bir gereğidir! Vahşetleri ve barbarlıkları emperyalist düzenlerinin çürüyerek gebermekte oluşundandır!
ABD Başkanı Donald Trump İsrail'le birlikte İran'a açtıkları savaşın gerekçeleri konusunda her gün başka bir hikâye anlatıyor. Öte yandan bu anlatı yığılması Trump'ın Netanyahu'nun peşinden nasıl sürüklendiğine ışık tutuyor. Netanyahu “İran'la savaş” senaryosunun Neoconlar'la birlikte onlarca yıldır yazarıydı. Trump'tan önceki Amerikan başkanlarıysa bu senaryoyu oynamaktan kaçınmıştı. Netanyahu'nun yalanlarının gerçekle ilgisi olmuş olsaydı İran'ın şimdiye kadar yüzlerce nükleer silahı olacaktı. Böylece bu savaş da olmayacaktı.
İran'ın ABD-İsrail saldırısına ilk 48 saat içinde yaptığı misillemenin şiddeti, İsrail'in ve Körfez ülkelerinin büyük maliyetle karşı karşıya olduğuna işaret ediyordu. İran'ın İsrail'i vurması, Körfez'deki Amerikan üslerini hedef alması ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğini fiilen sona erdirmesi, savaşın bölgesel hale geleceğini gösteriyordu.
Nereden Edebiyat'ın bu bölümünde, 20. yy Amerikan edebiyatının en büyük ismi ve kendisinden sonra gelen yazarların ilham perisi olan Ernest Hemingway.
Nereden Edebiyat'ın bu bölümünde bıraktığı kültürel miras bugün bile halen Latin Amerika'nın büyük bir parçası olan usta isim Garbiel Garcia Marquez'in hikayesini dinliyoruz.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı Neoconlar'ın Amerikan dış politikası üzerinde hâlâ etkili olduğunu gösteriyor. Oysa Trump, seçmenlerine Neocon politikalara ve “sonsuz savaşlar”a son vereceği vaadinde bulunmuştu. Söylemek başka, yapmak başka. Nihayetinde Trump da İsrail'in işini yapmak için İran'a ikinci kez saldırı emri verdi. Trump, Haziran 2025'de olduğu gibi Tahran'la müzakereleri sürdürürken saldırıları başlattı. Müzakerelerin, diplomasinin sadece görüntüden ibaret kaldığı, Trump için bunların hiçbir öneminin olmadığı anlaşıldı.
Ekranlar, açılan haritalardan ve çekilen değneklerden geçilmiyor ama ABD-İran olası savaşı üzerine doğru askeri sorular soruluyor mu?.. Ama şu sabit; sürekli ve her adımda güncellenen Amerikan silahlı gücüne yönelik biteviye övgü, ayin gibi saatler boyu aynı silahların teknik özelliklerini tekrarlayan, şu kadar milyar dolar, bu kadar trilyon lira, bilmem kaç tane şu uçağı, bilmem kaç tane bu füzesi, fetişe dönmüş zırh yalamalar…
Eski CIA yetkilisi Kiriakou'nun İran'a yönelik “bugün-yarın saldırı olabilir” iddiası gündemi sarsarken, yönetim içinde siyasi ve operasyonel riskler nedeniyle kararın yönü konusunda görüş ayrılığı yaşandığı ifade ediliyor. ABD ve İran arasındaki gerilim, diplomatik süreçten sonuç çıkmadıkça her geçen gün artıyor ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a “10–15 gün içinde karar verin” mesajı vermesi bölgede alarm seviyesini yükseltti. Ortadoğu'daki Amerikan askeri varlığını arttıran ancak bu açıklamaya rağmen ABD'nin bugün ya da yarın sınırlı bir saldırı başlatabileceği iddiaları da uluslararası basında yer aldı.
Okyanus ötesinde Amerika kıtasında “saraydan başkan kaçırma” olayı yaşandı ya. Venezuela Başkanı Nicolas Maduro 3 Ocak'ta Amerikan emperyalizminin haydutlarınca kaçırıldı ya. Orada olan bu bölgede de sarsıntılar yaşanacağının işareti ya. Bizimkiler derhâl bir “iç cephe” tartışmasına başladılar.Erdoğan, halkı her türlü savaşı desteklemek zorunda bırakmak istiyor: “İç cepheyi sağlam tutacak, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız.”Bahçeli de kendine pay çıkarıyor: “Şimdi anlaşıldı mı iç cephemizi tahkim etmekteki samimi gayretimizin haklılığı?” diyor.Ama ne Erdoğan ne Bahçeli, “bu Amerika gangster, başındaki adam da Baba filmindeki heriften beter, biz NATO'dan ayrılalım” demiyor. Varsa yoksa “iç cephe”.Muhalefet de “iç cephe” zokasını bir güzel yuttu. Erdoğan'la Bahçeli lafı açtı ya, hepsi toptan topa girdi.Özgür Özel: “Erdoğan iç cepheyi güçlendirmek istiyorsa içerideki kimseye düşman hukuku uygulamayacak.”Ali Babacan: “İç cepheyi tahkim etmemiz gereken dönemlerden geçiyoruz, ancak ülkeyi kutuplaştırarak iç cepheyi tahkim edemezsiniz.”Müsavat Dervişoğlu: “İç cephenin güçlendirilmesi bu hükümetin güçlendirilmesi anlamına gelmemektedir. İç cephenin güçlendirilmesi” … şudur budur.Ahmet Davutoğlu: “Kutuplaştırmayacaksınız, şeytanlaştırmayacaksınız.”Ümit Özdağ: “İç cephe Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ile güçlenir.”Ocak ayının ilk 10 günü Türkiye para babaları düzeninin siyasetçileri iç cephe ile yattı kalktı yani.İşin tuhaf yanı ne biliyor musunuz? Bu son tartışma başlayana kadar Türkçede böyle bir laf yoktu! Savaşa giren bir ülkede askerin çarpıştığı cephenin dışında kalan alanlara Türkçede “cephe gerisi” denir!Bize inanmıyorsanız Google amcaya sorun. Ne çıktı?Cephe gerisiBaşka sözlüklere de bakın. Hepsi ama hepsi “cephe” dışındaki alanlara “cephe gerisi” der. Bir sürü kitap var, çeşitli savaşlarda “cephe gerisi”ni anlatan. İşte bazı kitap başlıkları: Cephe Gerisi, Cihan Harbi'nin Cephe Gerisi, Basına Göre Cephe Gerisi ve Cephedeki Faaliyetleriyle İstiklâlin Kadınları.“İç cephe”yi google'layın, karşınıza sayfalar boyu sadece her türden duvar boyası reklamı çıkacaktır!Eee, ne öyleyse bu “iç cephe”? Muhtemelen işini bilmeyen bir çevirmen NATO eğitim malzemesini çevirirken “home front” terimini “iç cephe” ile karşılamıştır. Askeriyede “iç cephe” denmeye başlanmıştır. Ama önemlisi bundan sonra.İktidarın bir danışmanı, “muhterem beyefendi, bu Amerikalılar iç cephe diyor, biz de öyle söyleyelim, böylece halkı her türlü savaşımızı desteklemek zorunda bırakmamız daha kolay olur” demiştir. “Eviniz de savaşın cephesidir” deriz.İktidar bunu güzel bulmuştur. Muhalefet de zokayı yutmuştur!Halkın her savaşı destekleme gibi bir sorumluluğu yoktur! Fetih savaşlarına, onun bunun topraklarına ve petrolüne el koymaya, başka halkları Osmanlı döneminde olduğu gibi köleleştirmeye yönelik savaşları halkın desteklemesini beklemeyin.NATO denen emperyalist savaş makinesinin içinde yer aldığınız için Trump'ın bu bölgedeki planlarına omuz verme çabalarınıza destek vermek zorunda değil kimse. Haklı savaş vardır, haksız savaş vardır.Trump ve benzerleri, Siyonist İsrail ile birlikte Batı Asya'yı (Ortadoğu'yu) hallaç pamuğu gibi atıyor. Türkiye'nin işçileri, emekçileri, gençleri, Trump'ın Ortadoğu hallacı olmayacaktır!İsterseniz bütün savaş terimlerini değiştirin. Haksız savaş, haksız savaş olarak kalacaktır.
Ukrayna'da barış arayışında dışlanan, Grönland konusunda ABD'ye karşı safları sıkılaştıran Avrupa devletleri, Münih Güvenlik Konferansı'nda sürprizle karşılaştı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun sözleri Transatlantik ittifakının sürdüğü izlenimini uyandırdı. Diğer yandan Trump'ın baskılarının NATO ve AB arasında yol açtığı görüş ayrılıkları Münih'te su yüzüne çıktı. Anadolu Ajansı Brüksel Muhabiri Selen Valente anlatıyor.
ABD Başkanı Trump, İsrail'den baskı için İran'a savaş açılmasını görüyor. Öte yandan, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin hizmetleri sayesinde müzakerelere daha fazla umut görünüyor. Epstein skandalında sansürlenen ve 'herkesi şoke edecek' adıyla mi var? Anadolu Ajansı Amerika Haberleri Müdürü Can Hasasu ile konuştuk.
Epstein dosyası uzun süredir dünya gündemindeydi. Ancak son haftalarda Amerikan kaynaklarından dosyanın erişime açılmasıyla birlikte, yoğun bir içerik bombardımanına maruz kaldık.
Jeffrey Epstein skandalı son aylarda Amerikan siyasetinin merkezine oturdu. Venezuela, Grönland ve İran gibi dış politika konularında son derece dramatik gelişmeler yaşanmasına rağmen Epstein dosyası gündemin ilk konusu olmaya devam ediyor. Kasım 2025'te Kongre'den geçen ‘Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası' Adalet Bakanlığı'nın Epstein'le ilgili gizli olmayan bütün belgelerin mağdurların kimliklerinin korunması kaydıyla açıklamasını gerektiriyor. Bu belgelerin açıklanmasına hem Başkan Trump'ın hem de Adalet Bakanlığı'nın direnmesi sonrasında yoğunlaşan baskı, belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını kaçınılmaz hale getirdi.
Politiikantoimittajien raati ruotii kotimaan politiikan ajankohtaisimmat aiheet. Mukana Antonia Berg MTV uutisista, Jari Hanska Iltalehdestä ja Linda Pelkonen Ylestä. Ukrainan, Venäjän ja Yhdysvaltain edustajat neuvottelevat vielä tänään sodan lopettamisesta Abu Dhabissa, Arabiemiraateissa. Venäjä puolestaan teki toissapäivänä tämän vuoden suurimman ilmahyökkäyksen Ukrainaan. Ukrainan Harkovasta raportoi ulkomaantoimittaja Antti Kuronen. Kansanedustaja Päivi Räsänen Kristillisdemokraattien kansanedustaja Päivi Räsänen (kd.) oli eilen todistajana Yhdysvalloissa kongressin oikeusvaliokunnan kuulemisessa. Siinä tarkasteltiin valiokunnan mukaan ”Euroopan uhkaa Amerikan sananvapaudelle ja innovaatioille”. Miten sananvapaus nähdään Euroopassa suhteessa Yhdysvaltoihin? Aiheesta raportoivat toimittaja Juri von Bonsdroff Washingtonista ja Eurooppa-kirjeenvaihtaja Anna Karismo Berliinistä. Studiossa vieraanamme on Julkisen sanan neuvoston puheejohtaja Eero Hyvönen. Isot länsimaat ovat leikanneet roimasti kehitysavustaan, Yhdysvallat etunenässä. Afrikassa tuntuvista vaikutuksista kertoo kirjeenvaihtaja Eeva Eronen Kenian Nairobista. Abiturientit juhlistavat tänään lukuloman alkua penkkareissa. Toimittaja Katri Tapola jututtaa Lempäälän lukion abeja Ville Kankaanrantaa, Viivi Komua ja Helmi Länsirinnettä. Juontaja Markus Liimatainen. Tuottaja Anna-Maria Haarala, toimittaja Anna Nevalainen.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Adalet Bakanlığı reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçuyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'le ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı paylaştıklarını bildirdi. Anadolu Ajansı Washington Muhabiri Hakan Çopur Amerikan kamuoyundaki yansımaları aktardı. Konuşan: Hakan ÇopurÜnvanı: AA Washington Muhabiri
ABD'nin en güncel nüfus sayımı verileri, Haziran 2025 sonu itibariyle nüfus artış hızının Amerikan tarihinin en düşük seviyesinde olduğunu gösteriyor. Özellikle 1990'lardan beri nüfus artış hızında net göçmenlerin önemli katkısı var ancak en son veriler net göçte büyük düşüş yaşandığını gösteriyor.
Geçen hafta Beyrut Amerikan Üniversitesi'nin BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'nin üniversite kampüsünde konuşma yapmasını engellediği yönünde bir haber yayıldı. Haber önemliydi zira adı geçen üniversite benzerleriyle birlikte “Ortadoğu” kavramının şekillenmesi de dâhil olmak üzere Doğu Akdeniz'in dönüşümünde büyük rol oynadı. Kolonyal dönem farklı bağlamlarda tekrar tekrar incelenecektir fakat “elit tabaka”yı yetiştiren bir kurumun kapılarını farklı fikirlere kapatması oldukça ilginçtir. Şimdiye kadar bu ve benzeri kurumlar yetiştirdikleri elit tabakanın Batı değerlerini temsil etmesiyle övünür ve üstün bir pozisyonda olmayı başarırdı. Bu değerlerin neler olduğu da aşağı yukarı herkes tarafından bilinir. Kuşkusuz “uygarlaştırma misyonu” bir dünya görüşünün yansımasıydı. Oryantalist araştırmalar da bu hâkim bakış açısına göre yapılırdı. Dolayısıyla “tarihsiz ve edilgen” bir pozisyonda olan Doğu'nun Batı değerlerine açılması ve bunun için de birçok ev ödevinin tamamlanması gerekiyordu. Elit tabaka kabahatin bizde olduğu yönündeki inancı benimsedi. Beyrut Amerikan Üniversitesi gibi özgürlükleri temsil eden kurumlara sahip olamadığımız için hayıflanmalıydık.
BROADCASTING FROM VALHALLA STUDIOS IN THE MOUNTAINS OF ARIZONA...THIS IS YOUR PIRATE RADIO SHOW "AMERIKA" AS WE DISCUSS NATIONAL POLITICS, CURRENT EVENTS, GEOPOLITICS AND BREAKING NEWS. WE ARE A RADIO VARIETY SHOW DISCUSSING WAR AND PEACE AND WE WILL HAVE GREAT CALLERS FROM ALL OVER THE LAND AND INTERNATIONAL EXPATS ARE ALWAYS WELCOME....SIT BACK AND ENJOY OR CALL IN AND JOIN THE SHOW. THE CHOICE IS ALWAYS YOURS AND ENTER THE RADIO OCTAGON AT YOUR OWN RISK....BROADCASTING FROM A GALAXY FAR FAR AWAY...
“Kurallara dayalı düzen' hikayesinin kısmen sahte olduğunu biliyorduk. En güçlülerin, işlerine geldiğinde kendilerini bu kurallardan muaf tuttuklarını biliyorduk. Ticaret kurallarının asimetrik biçimde uygulan-dığını ve uluslararası hukukun sanığın ya da mağdurun kimliğine bağlı olarak farklı işletildiğini de biliyorduk. Bu kurgu işe yarıyordu. Amerikan hegemonyası, açık deniz yolları, istikrarlı finansal sistem, kolektif güvenlik ve anlaşmazlıkların çözümü için katkıda bulunuyordu. Bu yüzden vitrindeki tabelayı yerinde tuttuk. Ritüellere katıldık. Ve söylem ile gerçeklik arasındaki uçurumu açıklıkla dile getirmekten kaçındık. Bu artık işlemiyor”…
Bir dönemin sonu: ABD'den "SDG'nin miadı doldu" açıklamasıTürk-Amerikan ilişkilerine SDG 'reset'i mi?Gazze'siz Gazze Barış Kurulu, BM'ye alternatif mi?Kanada Başbakanı'ndan Davos'ta soğuk duşBuse Söğütlü ve Prof. Evren Balta yorumladı.
Amerikan dış politika tarihi, dünyanın farklı bölgelerindeki çok farklı grupları kullanarak işi bittiğinde onları ya daha büyük bir pazarlıkta kullanan ya da ortada bırakan örneklerle doludur. Güneydoğu Asya'dan Latin Amerika'ya, Afganistan'dan Irak'a kadar geniş bir coğrafyada iktidar mücadelesine girişen devlet altı gruplar Amerikan desteğinin kalıcı olmadığını tecrübe etmişlerdir.
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland konusundaki baskıyı arttırsa da İran'a saldırma planlarını askıya almış görünüyor. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu'na (ICE) tepkiler artarken Trump hangi hamleye hazırlanıyor? Anadolu Ajansı Amerika Haberleri Müdürü Can Hasasu anlatıyor.
ABD'nin İran'a askerî müdahalede bulunacağına dair sinyaller artarken Tahran'ın hedefi olabilecek Katar'daki Amerikan üssü boşaltılıyor. Gazze'de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının başladığı açıklandı.Bu bölüm Stella hakkında reklam içermektedir. Paylaşmanın sıcaklığını ve aynı sofrada buluşmanın büyüsünü odağına alan “Bugün Daha Fazlasına Değer” kampanyası, Tersane İstanbul'un büyüleyici atmosferinde kutlandı.
Lajmet kryesore të ditës me datë 15 Janar.
Dün akşam ‘Akıl Odası'nda İran'ı konuştuk. Bugün ‘buzun altına' bakalım… Trump ABD'sinin mevcut ‘Grönland' politikası, ‘yeni dünyaya, yeni düzene' dair Amerikan tahayyülünü, ardındaki ‘metabolizmayı' en iyi anlatan örnektir…
Minnesota eyaletinde Renee Good'un bir ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) görevlisi tarafından öldürülmesi, Trump yönetiminin yasa dışı göçmenlikle mücadele söylemini boşa çıkaran bir etki yarattı. Amerikan vatandaşı üç çocuk annesi Good'un olay mahallinden uzaklaşmaya çalışırken vurularak öldürülmesi infial yaratarak ICE karşıtı protesto eylemlerini çok daha genişletti.
Dünya Venezuela'da Amerikan emperyalizminin eşi görülmemiş bir haydutluk gösterisine tanık oldu. Faşist Amerikan başkanı Trump Venezuela devlet başkanı Maduro'yu ve eşini kaçırıp mahkeme adını taktığı bir sirkte aşağıladı. Faşist Trump bu terör eylemiyle tüm dünyaya gözdağı verdi. Elbette bu olaydan çıkarılacak bir ders vardır. Ama o ders asla emperyalizmin karşısında korkmak ve sinmek olamaz. Tam tersine bu olan biten anti-emperyalist bilinci kuşanmak ve safları sıklaştırmak için bir son uyarı gibidir adeta. Amerikan teröristlerine karşı savaşarak şehit düşen Venezuelalı ve Kübalı askerlerin adları şimdiden zalimlere ve işgalcilere karşı direnen tüm kahramanların yanına yazılmıştır. Ve Venezuela'nın yoksul halkı henüz son sözünü söylememiştir. Tüm dünyanın işçileri ve ezilen halklar Venezuela halkının yanında olmalı, emperyalist terör ve haydutluğa karşı birleşmelidir!Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı da yaşananlardan ibret almalıdır. Uyanın! Amerikan haydutları 8 bin km uzakta değil! Yanı başımızda içimizde, Adana'da İncirlik üssünde, Malatya'da Kürecik üssünde yuvalanıyor, NATO bayrağı altında Ankara'da genelkurmay karargâhında bulunuyor, dolar olarak ekonominin damarlarında dolaşıyor! İlla ki ülkenin başındakileri helikopterle kaçırmaları gerekmiyor. Kaldı ki zaten ne isterlerse alıyorlar. Erdoğan, kardeşim dediği Maduro'ya yapılana ses çıkarmadı, hatta onun ülkenin başından alınıp Türkiye'de sürgüne gönderilmesi yolundaki Amerikan teklifine evet dedi diye niye şaşıralım? 15 Temmuz'da İncirlik'ten kalkan uçakların yardımıyla TBMM bombalandığında ses çıkardılar mı ki? Yıllarca Amerikancı darbeye adını koymadılar, kuklalara sövüp kukla oynatıcısının adını anmadılar. Üst akıl dediler, Okyanus ötesi dediler, Amerikan emperyalizmi diyemediler. Bu sene Amerikan emperyalist haydutlarının şefliğini yaptığı dünyanın en büyük terörist örgütü NATO Türkiye'de toplanacak. Tüm işçi sınıfı ve emekçi halk NATO'nun ne olduğunu iyi anlamalıdır. NATO bir savunma örgütü değildir. Türkiye'deki NATO üslerinin Kürecik başta olmak üzere mazlumlara karşı Siyonizme kalkan olduğunu görüyoruz! En büyük güvenlik tehdididir. Trump'ın topraklarına göz diktiği ve şimdi sırada orası mı var denen Grönland adası NATO üyesi Danimarka'nın sınırları içindedir! Venezuela'yı geçtik Trump'ın NATO üyesi Danimarka'yı “ya güzellikle verirsiniz ya da…” diyerek açıkça tehdit etmesine NATO'dan tek ses çıkmadı, çıkmayacak, çıkamaz! Bu NATO mu Türkiye'nin savunma kalkanı? İncirlik Kürecik kapatılsın! NATO'dan çık! NATO'yu yık!Amerikan haydutları ve Batılı hempaları madenlerimize çöktü, işçilerimizi sömürdü ama doymayacaklar. Memleketin gençlerini kendi savaşlarında asker yapmak istiyorlar. İşçiler emekçiler! Amerikan emperyalizminin suçlarına karşı susanlar, İsrail Siyonizminin katliamlarına karşı kılını kıpırdatmayanlar size tekrar Osmanlı'yı kuracağız, yine büyük olacağız diye geliyor… Onları iyi tanıyın. Onların Cihan harbinde padişaha cihat ilan ettiren Almanlardan, halifeye milli mücadele için katli vaciptir fetvası çıkartan İngilizlerden farkı yoktur… Onlar halkların kanını emperyalistlere peşkeş çekenlerdir. Onların gözünde Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, İranlı'nın kanının akmasının hiçbir önemi yoktur, tek istedikleri petrolün akmasıdır! Emperyalizme karşı Osmanlı'nın hayali safları dağıtır! Hürriyet mücadelesi safları sıklaştırır!Şimdi S-400'leri bırakıp F-35'lere geri dönmek için Trump'ın kapısında bekleyenler bu halka yeni bir zilleti yaşatmaktadırlar. Amerikan haydutları Venezuela'nın petrolüne çökerken Irak'ta Suriye'de petrol için ABD'ye el açanlar Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, İranlısıyla halkların başına çorap örmektedirler. İzzet sahibi hiçbir halk emperyalistlerin ve Siyonistlerin paylaşım masasından arta kalan kırıntıların peşine düşmez, bunun için kardeş halkların arkasından iş çevirmez! Asla kardeş kanı dökmez! Dökmemeli! Tek yol var o da emperyalizme karşı işçilerin birliği halkların kardeşliği!
Epstein süreci, geride bıraktığımız yılda Amerikan siyasetinde güven tartışmalarını beraberinde getirdi ancak sistemde ciddi bir reform ihtiyacı hasıl olmasına rağmen bunun uygulamaya geçirilmesi mevcut koşullarda zor görünüyor. Yazan: Bekir İlhan Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Amerikan anlatılarına zafiyetimiz nedir, neredendir acaba? O kadar da ‘tecrübemiz' var. Eskiler için Hollywood, ortalar için bilgisayar oyunları, Call of Duty, Delta Force vs, yeni yetmeler için de AI! Sorun çocukluğumuz demek ki. Venezuela ‘operasyonu' o kadar yamalı ki, o kadar hayatın akışına ters ki, Maduro'nun ‘take away', ‘paket servis-al götür' olduğuna hiç yüz vermedik… İnadına, ben de ‘3 dakikada girdiler, çıktılar'a yüz vermeyeceğim…
ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinin nedenleri incelendiğinde, olayın tarihsel, jeopolitik ve stratejik yönlerine de değinmek gerekmektedir. Amerikan iç politikasıyla küresel politikası arasındaki bağlantılar da değerlendirilmelidir. Yazan: Doç. Dr. Kürşat KorkmazSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Bu yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken Amerika'nın uluslararası sistemdeki rolünü tanımlama konusunda ciddi bir kriz yaşadığını söylemek abartı olmayacaktır. Dünyanın tartışılmaz tek süper gücü olarak girdiği 21. yüzyılın hemen başında uğradığı 11 Eylül terör saldırılarıyla derin bir şok yaşayan Amerikan müesses nizamı, o günden bu yana büyük stratejisini belirlemekte bocaladı. Bush döneminden beri farklı uç noktalar arasında gelgitlerden kurtulamayan Amerikan dış politikası, Trump'la birlikte küresel liderlik iddiasından vazgeçen ve iyice bölgesel bir güç olmaya doğru giden bir ulus devlet imajı çiziyor.
Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılı Amerikan dış politikasında oldukça köklü değişikliklere sahne oldu. Bu süreçte Amerika'nın artık kendi kurduğu uluslararası liberal düzene eski koşullarda liderlik etmek istemediğini gördük. Batı ittifakı içinde uzun yıllardır tartışılan ‘yük paylaşımı' tartışmasının Amerika'nın geleneksel müttefiklerine ‘yük devri' şeklinde tezahür etmesi kayda değerdi.
Age of Disclosure. Yani "İfşa Çağı".Dünya dışı yaşam hakkındaki bu belgesel benzerlerine göre daha farklı bir yerde duruyor. Çünkü ABD'nin dışişleri bakanı Marco Rubio'nun da aralarında olduğu üst düzey Amerikan bürokratları uzaylılar hakkında çok çarpıcı açıklamalar yapıyorlar.Uzay araçları nasıl çalışıyor?Dünyayı niçin ziyaret ediyorlar? Amaçları ne?İnsanlara zarar veriyorlar mı?Dünyada hangi ülkelerin elinde bu dünya dışı teknolojiye sahip uzay araçlarından var?Bu bölümde "Age of Disclosure" belgeselini ve orada uzaylılar hakkında dile getirilen çarpıcı bilgileri anlatıyorum.İyi dinlemeler!Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Amerikan mimarisinin en büyük ve özgün isimlerinden Frank O. Gehry, 96 yaşında hayatını kaybetti. Björk ve James Merry tarafından düzenlenen Echolalia sergisinde sanatçının yeni albümünden müziklerin eşlik edeceği duyuruldu.Bu bölüm ING Türkiye hakkında reklam içermektedir. Türkiye'nin en sevilen dijital bankası olmayı hedefleyen ING Türkiye, masrafsız bankacılık stratejisi kapsamında ING Mobil üzerinden yapılan bütün EFT, havale ve FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan sonsuza kadar ücretsiz sunuyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Sağduyu'nun bu bölümünde Tarık Çelenk, Amerika'daki New York seçimlerini ve gençlik hareketlerinin küresel etkilerini Siyasal iletişimci Dr. Türker Çelik ile değerlendiriyor. Türker Çelik, Amerika'daki Türk göçmen toplumunu ve Mamdani kampanyasının sosyo-politik etkilerini anlatıyor. Programda ayrıca Türkiye'deki gençlik, iş güvencesizliği, milliyetçilik ve siyasal bilinç gibi konulara dair kapsamlı analizler yapılıyor. Bu bölümde konuşulan konular: - New York seçimlerinin Amerikan siyasetine etkisi - Gençlik hareketleri ve sandığa katılım oranları - Mamdani kampanyası ve çok kültürlü seçmen dinamikleri - Türkiye'deki gençlik sosyolojisi, iş güvencesizliği ve milliyetçilik trendleri - Trumpizm, MAGA ve Amerikan siyasal yapısındaki dönüşümler Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Çavuşesku'nun Termometresi'nde, Ekin Keleş moderatörlüğünde, Burak Tekin, Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç; Amerikan seçimlerini, Türkiye'deki futbol taraftarlığı kültürünü ve gündemi tartışıyor.Bizi Patreon'dan Destekleyin
Të ftuar në “Live From Tirana” me Ronaldo Sharkën, kanë qenë Ervin Toro, një shqiptar i suksesshëm në Amerikë, si dhe Bruno Shemsho, për të folur për markën e veshjeve ‘Shq1pe', mjaft e njohur në SHBA por jo vetëm. Si lindi ideja e këtij biznesi me identitet shqiptar?
#acıtatlımayhoşAylin Öney Tan bu kez Amerikan simidi 'bagel'ı anlatıyor. Simit gibi yuvarlak, ortası delik, suda haşlanıp fırınlanan, susamlı, simitten daha tombul bir hamur. Çin ve Türki Cumhuriyetler'deki 'girde' ise biraz daha farklı.
#acıtatlımayhoş Aylin Öney Tan bu kez Amerikan simidi 'bagel'ı anlatıyor. Simit gibi yuvarlak, ortası delik, suda haşlanıp fırınlanan, susamlı, simitten daha tombul bir hamur. Çin ve Türki Cumhuriyetler'deki 'girde' ise biraz daha farklı.
Tämä jakso, joka on tehty Maarit Tastulan Köyhää väkeä pohjalta, vie meidät siirtolaisten unohdettujen kohtaloiden äärelle. Tämä jakso syventyy siihen, millainen ”Amerikan unelma” todella oli 1800-luvun lopun ja 1900-luvun alun siirtolaisille. Kuulet, miksi monet heistä radikalisoituivat ja mitä tapahtui niille, jotka päättivät lähteä kohti Neuvosto-Karjalaa. Jakso on toteutettu yhteistyössä Atena kustantamon kanssa. Köyhää väkeä: Suomalaisia Amerikan kultamailla nyt satavana.https://otava.kauppakv.fi/sivu/tuote/koyhaa-vakea/5333555
Siz de yatırıma başlamak için hemen İnfo Yatırım'ın Akıllı Yatırım Uygulaması infox'u indirin, görüntülü görüşme ile dakikalar içerisinde yatırım hesabınız olsun. Hem yurt içi borsalarda hem de Amerikan borsalarında ücretsiz anlık veri, düşük komisyon oranları, detaylı analizler ile yatırıma başlayın. Üstelik yurt içi borsalarda dijital şube ile hesap işletim ödemeden işlem yapma imkanı!
Kitap Kulübü'müzün 54.buluşmasında Tali Sharot'un “Başkalarının Aklı” adlı kitabını konuştuk.Tali Sharot İsrail, İngiliz ve Amerikan vatandaşı bir sinir bilimci. Ekonomi lisans eğitiminin üzerine psikoloji mastırı ve sinir bilim doktorası yapıyor. Duygu, karar verme ve iyimserlik üzerine çalışmaları var.Bu kitabının alt başlığı “Neden bazılarımız ikna etmekte daha başarılı“, sinir bilim perspektifinden bu konuyu işliyor.Birkaç alıntı yapıp bizim de kulüp olarak faydalandığımız, beğendiğimiz bu kitaba ilginizi çekmek istiyorum.Beyniniz size ait değildir, mirastır. Kodları milyonlarca yıl içinde tekrar tekrar yazılmıştır.Bu alıntı hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir söz. Çok beğendiğimiz beynimizi ilk günden biz işlemiyoruz. Doğuştan, farkında bile olmadığımız yollar, patikalar, kısa yollar var beynimizde, bir karar verirken bunları izliyoruz. Bunlar insanlığın ortak mirası hayatta kalma şemaları.Kayıtlı bilgi ise çok yeni bir olgu medeniyet için. Bilginin düzenlenmesi ve yayılması çok yeni insanlık tarihinde. Ekonomi teorisinde bile bize öğretilen insan, sahip olduğu bilgilere göre çıkarını maksimize eden bir varlık yok. Kararlarını kulaktan kulağa dolaşan hikayeler, duygular ve sahip olduğu inançlarla alan varlıklarız.Değişim yaratmak için tek akçe, ortak motivasyonları keşfetmektir.İnsan aklı mevcut inanışını, düşüncesini korumaya meyilli, sorgulamaktan çok savunmaya çalışıyor. O nedenle birisinin düşüncesini değiştirmek için savunmaya geçmesine engel olacak ortak motivasyonlar bulmak gerekiyor. Ancak o sayede yeni bilginin değerlendirilme şansı var. Bu küçük bilgi bile sosyal hayatımızı değiştirmeye yetebilir aslında, twitter'da veya diğer sosyal medya platformlarında insanların görüşlerini karşı tarafa kabul ettirmek isterken saflarını belli etmek için nasıl çırpındıklarını ve sonra nasıl hiçbir konuda anlaşamadıklarını bol bol görüyoruz.Bu buluşmada üyemiz Sezgin İldeş, yapay zekada oluşturduğu çok faydalı bir prompt paylaştı. Herhangi bir kitabı yapay zekaya önce okutup ardından interaktif bir kurs oluşturmasını isteyebiliyorsunuz. Açık ve kapalı uçlu sorularla bilginizi ölçüp geri bildirim alabiliyorsunuz. Bunu her kitap için yapmak mümkün. Prompt'u siz de kullanmak isterseniz meteyurtsever.com'da bu bölümün sayfasında bulabilirsiniz.Bu buluşmada görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım (03:00) Gözde Gülbaş, (05:44) İpek Altuner, (07:30) Murat Koca, (09:28) Uğur İyidoğan, (10:40) Suat Soy, (14:29) Mete Yurtsever, (15:20) Feyza Demir, (18:42) Dilek Geçit ve (19:27) Sezgin İldeşŞimdi sizi söyleşimizle baş başa bırakıyorum.Support the show
Amerikan ve Rus devlet başkanlarının bir araya gelmesinden günler önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, barış için Rusya'ya toprak verilmesi ihtimalini reddetti. Ayrıca e Ukrayna'nın katkısı olmadan kalıcı bir barış anlaşmasının sağlanamayacağını söyledi. Alaska'da gerçekleşecek Putin Trump toplantısı öncesinde Rusya, Ukrayna'nın Donetsk bölgesinin kontrolünü ele geçirmek için operasyonlarını yoğunlaştırdı ve Rus güçleri Pokrovsk şehri çevresindeki önemli bir bölgeyi ele geçirmek üzere.
Potacast'in yeni bölümünde Kaan Kural ve Orkun Çolakoğlu, NBA Finalleri'nde ilk dört maçın ardından 2-2 berabere durumda olan Indiana Pacers-Oklahoma City Thunder serisini değerlendiriyor. Bu sabaha karşı oynanan mücadelede avantajı elinden kaçıran Indiana Pacers'ın, finallerin kalan kısmını yeni bir üç maçlık seri olarak görmesi gerektiği, MVP Shai Gilgeous-Alexander'ın performansı karşısında Tyrese Haliburton ve Pascal Siakam'ın reaksiyonu, Thunder'da finallerde değişen oyuncu rollerinin seri üzerindeki etkisi gibi konular değerlendirilirken diğer bir yandan da NBA'in hakem standartı yorumlanıyor. Orkun Çolakoğlu'nun, Amerikan yayıncılık sistemine yeni bir soluk getireceğini umduğu NBA için hakem performansı değerlendirme formatına verdiği isim, NBA hakemlerinin memuriyet benzerliği gibi konulara kısa süreliğine değinildikten sonra tekrardan saha içini konuşmaya dönüyoruz. Oklahoma City Thunder'da Alex Caruso'nun övgüyü hak eden performansı, Cason Wallace'ın Play-Off'ların en iyi gelişme gösteren oyuncusu olmasına rağmen final serisinde adeta kaybolması, Indiana Pacers'ta gard odaklı skor eksikliği gibi konular bu bölümde sizlerle!
İki konuyu birleştirdim bu bölümde.Hem Harvard Üniversitesi'yle Trump yönetimi arasında yaşanan kavgayı hem de genel olarak üniversitelerin tarihini ve misyonunu anlatmak istedim.O yüzden hem çok geriye gittik hem de lafı fazla uzatmadan konuyu bir noktada Harvard'a bağladık.Bölümün iki sonu var bu defa üstelik. Zira kaydı yaptıktan sonra Amerikan yönetimi Harvard'ın yavancı öğrenci alımını yasaklamak istedi.Bu tuhaf kararın yürütmesi şimdilik mahkeme tarafından durduruldu.Yine de Harvard gibi bir üniversitenin pek çok şeyle birlikte "Çin Komünist Partisi"yle iş birliği yapmakla suçlanması akıllara ziyan bir vaziyet.Buyurun.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBölümde bahsi geçen Yeni Haller'in T24 Youtube kanalındaki özel içeriklerine şuradan ulaşabilirsiniz:T24 Youtube Yeni Haller ListesiBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com