Podcasts about Yani

  • 518PODCASTS
  • 2,401EPISODES
  • 21mAVG DURATION
  • 5WEEKLY NEW EPISODES
  • Jun 3, 2026LATEST

POPULARITY

20192020202120222023202420252026

Categories



Best podcasts about Yani

Show all podcasts related to yani

Latest podcast episodes about Yani

Kerem Önder
Rüya veren cinler? - Mektubat 174 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Jun 3, 2026 42:29


174. Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Bu yolun şaşkınları, uzaklık görünen yakınlık ve ayrılık sanılan vuslat ararlar. Yazılan rü'yânın cin te'sîri ile olduğu bildirilmekdedir: “Kıymetli kardeşimin güzel mektûbu geldi. Fakîrleri sevdiğinizi ve bu yüksek insanlara sığındığınızı bildirdiği için, bizleri çok sevindirdi. (Kişi sevdiği ile berâberdir) hadîs-i şerîfi, büyük müjdedir. Fekat, bu yolun âşıkları, bu kadarla doymazlar. Yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görünen bir kavuşmak ararlar. İşin gecikdirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tenbelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakîkaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. Ömür sermâyesini, sonu gelmez hayâller arkasında geçirmezler. Yüksekleri bırakıp, alçaklara bakmazlar. Beğenileni verip, gadab olunanı, kızılanı almazlar. Tatlı yağlı yemeklere aldanmazlar. İnce, süslü elbise için, Allahü teâlâya kulluk zevkıni vermezler. Hükümdârlık koltuğu gibi olan kulluğu, pislik gibi olan dünyâ bağlılığı ile kirletmekden utanırlar. Allahü teâlânın mülkünde, memleketinde, Lât ve Uzzâ putlarını Ona ortak yapmakdan hayâ ederler. Kardeşim! Bu makâmda, hâlis din isterler! Zümer sûresinin üçüncü âyetinde meâlen, (Biliniz ki, Allahü teâlâ, ancak hâlis dîni beğenir) buyuruldu. Ortaklık tozunu bile kondurmak istemezler. Zümer sûresinin altmışbeşinci âyetinde meâlen, (Eğer Allah'a ortak koşarsan bilmiş ol ki yaptıkların boşa gidecek ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın!) buyuruldu. Bir ân, kendinizi düşününüz! Eğer, ortak katılmamış bir dîniniz varsa, size müjdeler olsun! Eğer böyle değilse, başınıza belâ gelmeden önce çâresine başvurunuz! Yazdığınız rü'yâ, cin görünmesidir. Onun boş işleridir. Cinnin böyle, bozuk işleri, tâliblerde çok görülmekdedir. Buna hiç üzülmeyiniz! Nisâ sûresinin yetmişbeşinci âyetinde meâlen, (Şeytânın aldatması, elbette zayıftır) buyuruldu. Eğer yine gelirse, (Kelime-i temcîd) okuyunuz! Ya'nî, (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil'aliyyil'azîm) deyiniz! Bunu okumak, cinleri dağıtır, kovar. Doğru yolda bulunanlara ve Muhammed Mustafânın izinde gidenlere selâm olsun “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmâtü etemmühâ ve ekmelühâ” Yüce Allah, Kur'ânda, Hazret-i Nûh'un ağzından şöyle buyuruyor "Yâ Rabbî! Beni, ana-babamı, imân etmiş olarak evime girenleri mü'min erkek ve kadınları affeyle..." (Nûh sûresi, âyet: 28). Yine Yüce Allah, Hazret-i İbrahim'in ağzından şöyle buyurmuştur: "Ey Rabbimiz! Hesab görüleceği gün, beni, ana babamı ve mü'minleri affeyle." (Ibrahim sûresi, âyet: 41) Rabbenağfirlî duasını bellet çocuğuna… Öldükten sonra onun sırtından geçinirsin, kurnaz ol. Abdullah ibni Mesut'un karısı kocasını şikayete peygamberimize geldi. Bütün gece namaz kılıyor benim kocam dedi peygamberimiz aleyhisselam dedi ki ben onla konuşacağım. Abdullah gecenin üçte birinde ibadet yap üçte birinde dinlen üçte birinde ailenle ilgilen. İslam bir denge dinidir bütün aşılıcılıklardan bizi men eder iki aşırı kavim bize bir örnektir Yahudiler ve hristiyanlar. Örnek olarak bacaklarını acmazsan yürüyemezsin ama bacaklarını gereğinden fazla açarsan yine yürüyemezsin düşersin Allah her şeyi dengede yapmamızı istiyor. Tövbe yapacaksın ama nasuh tövbesi yapacaksın. Nasuh tövbesi mutlak butlan gibidir. Tam bir geriye dönüş temizliğe dönüş Yani siz bir dinsizden merhamet mi ararsınız ben size bir ateistim merhamet kapasitesini yaşanmış bir olayla anlatacağım: Bir kardeşim anlattı 11:12 yaşlarında okulda sınıfına girerken parmağını kapıya kaptırıyor ve parmak kesilince kanamaya başlıyor. Çocuğun da en sevdiği öğretmen ateist ve eşcinsel hem ateist hem eşcinsel. Yani zebaniler ellerindeki listeye baktığında kafaları karışacak ya hem ateist hem eşcinsel cehenneme atacağız da ya Rabbi hangisini atacağız kafaları karışacak. Öğretmene gidiyor diyor ki hocam parmağım kanıyor yardım eder misiniz? Öğretmeni şöyle cevap veriyor “ayy minik bir kedi miyav dedi, git bir bardak su iç geçer.

Kerem Önder
Okul k*tliamları? - Mâide 32 tefsiri / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later May 31, 2026 46:11


“…Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler. Ama bundan sonra da onların çoğu yeryüzünde taşkınlık göstermektedirler.” (Mâide 32)Medine yahudileri Hz. Peygamber'i ve sahâbeden bazılarını öldürmek için tuzak peşindelerdi. Bu sebeple yüce Allah onlara adam öldürmenin ne kadar büyük bir cinayet olduğunu göstermek için Hz. Âdem'in iki oğlunun kıssasını anlattıktan sonra onların kutsal kitaplarında da haksız yere bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek; bir canı kurtarmanın da bütün insanlığı kurtarmak gibi olduğunun yazılı bulunduğunu haber vermiştir.Bütün dinler, hukuk ve ahlâk sistemleri haksız yere adam öldürmenin, cana kıymanın büyük bir suç olduğunda birleşmişlerdir. Ancak bu suçu önlemek için alınan caydırıcı tedbirler farklıdır. İslâm, haksız yere adam öldürmeyi önlemek, toplumun can güvenliğini sağlamak, onları huzurlu ve mutlu yaşatmak için bu suçu işleyenlere dünyada kısas cezasını öngörmüştür.“Cenâb-ı Hak burada, tek bir canı öldürmenin, bütün insanları öldürme gibi olduğu hükmünü vermiştir. Şüphe yok ki bu sözden maksad, kasten ve haksız yere adam öldürmenin cezasını iyice anlatmaktır. Bunun bu şekilde anlatılmasındaki gaye de, yahudilerin böylesine bir tehdidin olduğunu bilmelerine rağmen peygamberlerini öldürmeye yeltenip, öldürdüklerini belirtmektir. İşte bu, onların kalplerinin son derece katı ve itaattan uzak olduklarını gösterir. Bu kıssaların anlatılmasından maksad, daha evvel de bahsettiğimiz gibi, yahudilerin Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile güzide sahabelerini öldürmeye niyetlendikleri hadise ile ilgili olarak, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i bir teselli.Müslümanlara karşı savaşan kâfirin küfrü ve imandan sonra küfre girip irtidad etmesi veya haydutluk yaparak yol kesmesidir. "Allah ve Resulüne harb açanların cezası ancak öldürülmeleridir" (Mâide.33) âyeti ile muradı budur.Tek bir insanın öldürülmesini, bütün insanların birden öldürülmesine benzetmek, bir kimseyi haksız yere kasten öldürme işinin ne kadar mühim bir suç ve büyük bir günah olduğunu iyice beyân etmek içindir. Yani nasıl bütün insanların öldürülmesi herkesçe çok büyük bir cürüm ve suç ise, aynı şekilde tek bir insanın öldürülmesinin de çok büyük ve korkunç bir suç olması gerekir. Binâenaleyh bu ifâde ile kastedilen, her ikisinin de büyüklük ve vahamet bakımından birbirine benzediğini ortaya koymak olup, büyüklüğün miktarı bakımından denk olduklarını beyân etmek değildir. Bu, nasıl çok büyük ve vahîm bir suç olmasın ki? Çünkü Cenâb-ı Hak, "Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalıcı olmak üzere cehennemdir..." (Nisa. 93) buyurmuştur.Bir kimse haksız yere kasten bir kimseyi öldürmeye teşebbüs ettiği zaman, şehvet ve gazap tarafını, taat tarafına tercih etmiş olur. Durum böyle olunca, bu tercih her bir insana nisbetle meydana gelmiş olur. Böylece onun kalbinde, kendisi ile arzu ettiği şeylerden herhangi biri hususunda çekişen her ferdi, gücü yettiği takdirde öldürme düşüncesi yer alır. Halbuki mü'minin hayırlar hususundaki niyetleri, amellerinden daha hayırlıdır. Bunun gibi, mü'minin şerler hususundaki niyet ve düşünceleri de, şer amellerinden daha şerlidir."Yahudilerin çoğu, bundan sonra, yani peygamberlerin gelişinden ve onlara öldürmeyi haram kılışımızdan sonra, yine de haddi aşmışlardır, yani adam öldürmenin büyük bir suç olduğuna aldırış etmemişlerdir."Âyette, "Kim de onu diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur..." buyruğundaki "onu diriltmekten" murad, o insanı yangın, boğulma, açlık, soğuk ve sıcak gibi öldürücü ve yok edici şeylerden kurtarmaktır.”

The Secret To Success with CJ, Karl, Jemal & Eric Thomas
She Said No: What To Do When Your Feelings Lie To You | S2S 542

The Secret To Success with CJ, Karl, Jemal & Eric Thomas

Play Episode Listen Later May 21, 2026 67:24


She said no. You got down on one knee, opened the box, asked the question, and she said no. Not "I need time." Not "maybe later." She said no. So now what? In Episode 542, the crew tackles one of the most vulnerable questions a man can face: what do you do when your feelings are telling you one thing, but the data is telling you something completely different? A brother writes in after proposing to his girlfriend of several years, only to hear her say she's not ready. He's confused, hurt, and stuck between staying or walking away. ET, Karl, CJ, and Jemal break down why feelings will lie to you every single time, and why the data never does. ET gets raw about the moment Dede told him she didn't feel safe, not physically, but emotionally and mentally. How his ego wanted to defend what he'd built, but the data told him something else entirely. He shares how he got off the road for four months, gave her predictability, and watched their marriage transform because he stopped going with his feelings and started going with the facts. Karl brings the "what by when" accountability framework that keeps you honest. Jemal drops the vision about getting in front of your future, how he started his daughters' 529 plans when they were toddlers, and why Yani just graduated from Michigan State debt free. CJ tells the Slim Thug story, the moment he reached out to a Houston legend to help an artist he was mentoring, got ghosted, and realized the most important lesson of his career: stop asking people to do for you what you need to learn how to do yourself. They also break down why Joe Jackson energy isn't just for parenting, it's for every area of life where you're trying to build something real. From book covers to corporate stages to marriage, this episode will challenge you to stop letting your feelings run your life and start letting the data lead. If you've ever been rejected, corrected, or redirected and didn't know what to do next, this conversation is for you. Because your feelings will tell you to quit. The data will tell you to adjust. And the difference between the two is the difference between staying stuck and leveling up. Timestamps:

Yeni Şafak Podcast
Ayşe Keşir - Çocuğun şahsiyetini babası inşa eder

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later May 21, 2026 6:32


Ebeveyn, bir çocuğun bakımında ve yetiştirilmesinde sorumlu olan anne ve babayı ifade eden bir kavramdır. Yani çocuk üzerinde iki kişinin sorumluluğunu tanımlar. Annenin sorumlulukları üzerine çokça yazılır, çizilir. Herkes bir annenin sorumluluklarını bir çırpıda hızlıca sayabilir. Daha gebelikte başlar annenin sorumluluğu… Bebeği sağlıkla taşıyıp, dünyaya getirmek, beslenmesi, bakımı...

Neustart 50plus
115 Warum Interim-Manager schnell Wirkung zeigen

Neustart 50plus

Play Episode Listen Later May 21, 2026 29:52


In diesem Podcast-Interview spricht Yani mit Kerstin, einer erfahrenen Interim-HR-Managerin aus Berlin. Kerstin ist seit 2002 selbstständig und seit 2008 im Interimsbereich tätig. Sie erläutert typische Mandate (Personalleitungsvertretung, Recruiting-Notfälle, Projektarbeit, Outsourcing, Elternzeitvertretungen) und hebt die Besonderheiten externer Interimskräfte hervor: Außenblick, Neutralität, schnelle Problemerkennung, Branchenvielfalt und die Fähigkeit, über die eigene Aufgabe hinaus Impulse zu geben. Kerstin berichtet von einem Einsatz, in dem ihr Alter zunächst skeptisch bewertet wurde, sie aber durch Kompetenz und Dynamik überzeugte — ein Plädoyer dafür, ältere Fachkräfte nicht auszuschließen. Sie betont Vorteile von 50+/60+ Fachkräften: umfangreiche Erfahrung, breite Perspektiven, Netzwerkwissen, schnelle Wirksamkeit im Projektmodus und geringe Bindungsrisiken für Unternehmen. Zum Schluss ermutigt sie erfahrene Experten, Mut zum Interimsweg zu haben, neugierig zu bleiben und Gelegenheiten auszuprobieren.    --- www.gz50plus.de Neugebauer GRÜNDUNGSZENTRUM 50+ EXPERTENPOOL 50+ Bismarckstr. 21 -61169 Friedberg Hessen

Tailgate : le podcast NFL de The Free Agent
Tailgate Europe - Week 1 2026: Les Musketeers au bout du suspens (invité Yani Gouadfel)

Tailgate : le podcast NFL de The Free Agent

Play Episode Listen Later May 18, 2026 74:47


Nouvel épisode de Tailgate Europe, votre émission 100% consacrée à l'actualité des ligues européennes de football américain en association avec WaickOne, Spring Football News et After Foot US.Ce week-end marquait le retour des matchs sur les terrains européens. Dans cette émission, retour donc sur la victoire des Paris Musketeers qui s'imposent sur le fil face au Francfort Galaxy. Pour nous accompagner dans le debriefing de cette rencontre et se projeter sur la suite de la saison la semaine prochaine, nous accueillons Yani Gouadfel, l'un des fers de lance de la défense parisienne qui fut si solide ce vendredi.Une émission pleine de bonne humeur et d'actualité du football américain en Europe.Hébergé par Ausha. Visitez ausha.co/politique-de-confidentialite pour plus d'informations.

Gerçek gazetesi
Ara seçim tartışması vesilesiyle memleketimden düzen muhalefeti manzaraları

Gerçek gazetesi

Play Episode Listen Later May 11, 2026 6:54


CHP, Türkiye'nin fiilen en büyük muhalefet partisi konumunda. Ayrıca son yerel seçimlerden de birinci parti olarak çıkarak bir iktidar alternatifi haline gelmiş durumda. Dolayısıyla da mevcut iktidarın değişmesini isteyenler için ilk başta ve en çok bakılan parti CHP. Biz CHP'yi bir düzen partisi olarak nitelendiriyoruz. Aynı zamanda onun bir sermaye partisi olduğunu söyleyerek sınıfsal karakterine işaret ediyoruz. Düzen muhalefetinin işi düzeni korumaktır! Sermaye muhalefetinin işi sermayenin istediğini iktidarda tutmaktır!Yani mevcut iktidarın ve düzenin değişmesini isteyen emekçi halka CHP'ye bakmayın, CHP'nin peşinden gitmeyin diyoruz. Çünkü bir düzen partisi muhalefette de olsa mevcut düzenin korunmasına öncelik verir. İktidar değişse bile düzen korunmalıdır. Tabii ki bu düzen sermaye düzenidir. Peki sermaye sınıfı mevcut iktidarın sürmesinden yana ise? İşte o zaman düzen muhalefeti, emekçi halk ne isterse istesin, kendi gücü ne olursa olsun o iktidarın değişmesinden de imtina eder.Mühürsüz seçimlerin sineye çekilmesinde, Ekmeleddin'den Kılıçdaroğlu'na Erdoğan'ın karşısına hep Erdoğan'ın istediği adaylarla çıkılmasında, 19 Mart sürecinde olduğu gibi halkın istibdada karşı tepkisinin soğurulup düzen içi pazarlıklarda koz olarak kullanılmasında hep bunu gördük. Her seferinde yeni ve daha büyük bir hayal kırıklığı. Ve CHP, düzen muhalefeti olarak görevine devam ediyor. Demirtaş'tan İmamoğlu'na istibdadın siyasi davalarının hâkim ve savcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasının ardından Özgür Özel son derece yüksek perdeden, yolsuzluk iddialarıyla ortaya çıktı. Bir hafta on gün ortalık çalkalandı. Sonra işin peşi bırakıldı. Tıpkı daha önce Kılıçdaroğlu'nun Man Adaları yolsuzluk belgeleriyle ortaya çıkıp sonra kulağının üstüne yatması gibi.Ara seçim tartışması iktidarı sıkıştırmadı tam tersine muhalefeti söndürdü Ardından Özgür Özel'in ara seçim çıkışı geldi. Nisan ayı boyunca ara seçim tartışıldı. Özgür Özel, Anayasa'nın 78. Maddesi'ne işaret ederek mecliste boşalan sekiz sandalye için ara seçime gidilmesini teklif etti. İlgili maddedeki “ara seçim yapılır” ifadesini CHP zorunluluk olarak yorumlarken AKP-MHP tersi görüşteydi. Özgür Özel tüm muhalefet partilerini gezdi. Anayasa'nın 78. Maddesi'nde “üye tam sayısının yüzde 5'i” ifadesine atıfta bulunarak gerekirse 22 milletvekilini istifa ettiririm dedi. Bu sefer de AKP kanadı Abdülkadir Selvi'ye bir köşe yazısı yazdırdı. AKP ve MHP bu istifaları mecliste kabul ettirmeyerek 30 sandalyenin boşalmasına engel olacaktı. Özgür Özel “Siz ara seçime gideceğinizi açıklayın, çeşitli çakallıklarla bunu engellemeyeceğinize söz verin, 50-55 milletvekilini istifa ettirmeyen namerttir” diye üst perdeden bir çıkış daha yaptı. Hem AKP hem de MHP en üst seviyeden ara seçim gündemde yok açıklaması yapınca bir kez daha, günlerce süren hararetli tartışma fısss diye sönüverdi. Özgür Özel'e sorular…Özgür Özel bu çıkışla iktidarı köşeye sıkıştıracağını düşünürken, milletvekilleri istifa etse dahi ara seçimi dayatamayacağını bilmiyor muydu? Ortalama akıllı bir insan ancak karşısındaki isterse gerçekleşebilecek bir senaryo üzerinden muhatabını köşeye sıkıştırabileceğini düşünür mü? Hadi diyelim AKP ve MHP tamam dedi ara seçim yapıldı. Sadece boşalan sandalyeler için seçim yapılacağına göre, (yani çoğunlukla istifa eden CHP'li milletvekillerinin yerine tekrar seçim yapılacak) meclis aritmetiğinin iktidar aleyhine değişmeyeceği hatta iktidarın bazı CHP'liler yerine kendi milletvekili sayısını arttırabileceği belli değil mi?Çok geç olmadan düzen muhalefetinden kopun!

Course Epique
[L'ÉLAN] Yani Khelaf : de l'équipe de France à réapprendre à courir

Course Epique

Play Episode Listen Later May 8, 2026 46:53


Il y a des histoires où la ligne d'arrivée n'est pas celle qu'on attendait. Yani Gagné en sait quelque chose.Vice-champion d'Europe de cross en relais mixte, plusieurs fois sélectionné en équipe de France, formé au pôle de Fontainebleau dès l'adolescence — Yani grandit dans la course à pied comme d'autres grandissent dans leur langue maternelle. Son père, ancien coureur de haut niveau avec l'équipe d'Algérie, lui transmet sans le chercher l'amour de l'effort et la sensation de la piste. Le talent est là, tôt, et presque trop facilement.Puis vient l'automne 2023. Ce qui ressemble à une douleur banale devient en quelques heures un calvaire médical : appendice gangréné, péritonite, septicémie. Quatre opérations. Une laparotomie de dix heures à la Pitié-Salpêtrière. Seize kilos perdus. Une poche iléale pendant trois mois. Un taux d'infection sanguine à 800 — quand la limite normale est cinq. À un moment, Yani demande à être placé dans le coma. On refuse.Dans cet épisode de L'Élan, Louise Serban-Penhoat reçoit un athlète qui n'a pas seulement survécu : il essaie, depuis, de se reconstruire. Et c'est là que l'histoire devient vraiment difficile — et vraiment honnête. Parce que la reprise de la course à pied après un tel trauma, ça ne ressemble pas à un retour triomphant. Ça ressemble à apprendre à remarcher, puis à courir quatre kilomètres à six minutes au kilo, puis à se forcer trop, puis à tout arrêter à nouveau. Ça ressemble à des antidépresseurs, à un entourage qui se disperse, à des contrats perdus, à une identité sportive à reconstruire de zéro.Yani parle sans filtre de la performance, du mental, du syndrome post-traumatique, de la compétition avec soi-même — et de ce que c'est de grandir dans le haut niveau quand votre seul repère social, c'est la vitesse à laquelle vous courez. Il parle aussi du trail, de la route, d'un concours de gardien de la paix, d'une copine qui l'a tenu debout. Et d'une phrase qui revient : se raccrocher à ce qui compte vraiment.Un épisode rare, sur ce qu'on ne montre jamais après la blessure.Avec l'Élan, on partage l'actualité des belles histoires de course à pied — des histoires vraies, simples et inspirantes. On part à la rencontre de celles et ceux qui trouvent, dans la course, l'énergie d'écrire leur propre histoire. Des récits sincères et positifs, dans lesquels chacun peut se reconnaître.Louise Penhoat, athlète de haut niveau, y partage avec vous ces moments qui donnent envie d'enfiler ses baskets… et d'aller de l'avant.Alors, vous êtes prêts à prendre votre élan avec eux ?***Course Épique, c'est le podcast running et trail qui vous fait vivre, dans chaque épisode, une histoire de course à pied hors du commun.

Fularsız Entellik
Foundation Dizisi: Nasıl Uyarlama Yapılmaz

Fularsız Entellik

Play Episode Listen Later May 5, 2026 37:34


Selam fularsızlar. Vakıf serimizin son iki bölümünü, 2021'de başlayan dizi uyarlamasına adıyorum. Hem çok iyi hem de çok kötü bir uyarlama. Çünkü birbiriyle pek alakası olmayan en az iki farklı diziden oluşuyor. İşin komik tarafı, Asimov'dan esinlendikleri kısımları zayıfken, kendi uydurdukları orjinal kısımları onun vizyonunu daha iyi yansıtıyor. Bugün dizinin "kötü" kısmını anlatacağım. Ama esas derdim, onu bahane olarak kullanıp, genel olarak hikaye anlatıcılığı üstüne atıp tutmak. Yani diziyi izlememiş ve belki hiç izlemeyecek olanların dahi işine yarayacak bir şeyler yapmak istiyorum. Konular: (00:00) Dizi uyarlamaları: Dune ve Vakıf (03:30) Seçilmiş kişi" klişesi (05:26) Kahramanın yolculuğu (07:15) Ölümsüz aktörler (08:30) Fikir enflasyonu (09:03) Anlatım aygıtları vs dünya inşası (11:52) Exposition dump (16:13) 138 yıl daha uyuyalım (17:40) Şiddet yanlısı Salvor Hardin (19:30) Seldon enflasyonu (20:34) Sihirli obje: Vault (23:09) Anti sürpriz: Katır (25:07) Zaman paradoksu (26:50) Lüzumsuz bir Pinokyo (28:31) Awake (30:20) Ve uzaylılar (31:13) Herkesi şaşırtmalıyız hastalığı (33:51) Öğrencinin öğretmenine dönüşümü (35:12) Dizinin iyi yarısı Kaynaklar:⁠ AppleTV'de yayınlanan Vakıf dizisi (2021) --- Bu bölüm reklam içermektedir

AntidietFoody w/Irem Wlazlo
103. Yeme Bozukluklarından İyileşmek İstiyorum, AMA…

AntidietFoody w/Irem Wlazlo

Play Episode Listen Later May 5, 2026 24:24


İyileşmek istiyorsun… ama…Bu bölümde biraz dürüst oluyoruz. Çünkü çoğumuz bir yandan özgürce yemek, kafamızın içindeki o sesi susturmak, daha enerjik ve rahat hissetmek isterken… diğer yandan kontrolü bırakmak, kilo almak ya da “güvenli alanımızdan” çıkmak istemiyoruz.Yani aslında aynı anda iki zıt şeyi istiyoruz.Bu bölümde:– İyileşmeden beklediğimiz o “sihirli” senaryoyu– Gerçek iyileşmenin neden çoğu zaman daha zor ve kaotik hissettirdiğini– Daha fazla yemeye başladığında neden her şeyin bir süre daha kötüleşebildiğini– Ve neden “biraz iyileşip biraz yeme bozukluğunu tutmak” diye bir ara yol olmadığını konuşuyoruz.Eğer sen de “Ben iyileşmek istiyorum ama…” diye başlayan cümleler kuruyorsan, bu bölüm tam sana göre.Belki de soru şu:Gerçekten iyileşmek mi istiyorsun… yoksa yeme bozukluğunun daha konforlu bir versiyonunu mu?

Yeni Şafak Podcast
Mustafa Kutlu-Alelâde ile fevkalâde

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later May 5, 2026 3:15


Eyüp'te sadece türbeler, mezarlar ve serviler yok. Yani yirmi beş otuz yıl öncesine kadar Eyüp'te başka şeyler de varmış. Ne acı... Neredeyse “bir varmış, bir yokmuş” diyeceğiz. İstanbul için sık sık bu tabiri kullanmak, her geçen gün onun bir köşesini nisyana terk etmek, ne acı. Hayıflanmak veya nostaljik duygulara kapılmak bir şey ifade etmiyor.

Yeni Şafak Podcast
Özgür Bayram Soylu - Boynu bükükler

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later May 1, 2026 5:36


Mart 2026 işgücü verileri izlenen ekonomi programının sahadaki yansımalarından sadece birini yansıtıyor. Kağıt üzerinde her şey İskandinav ülkeleri tadında. İşsizlik oranının %8,1 olarak açıklanması bir başarı hikayesine işaret etse de madalyonun diğer yüzündeki %31,5'luk atıl iş gücü oranı karamsar bir tabloyu gözler önüne seriyor. Yani sokaktaki her 10 kişiden sadece biri işsiz desek, kalan 9 kişinin evine her akşam huzur içinde dönerken birer kilo kıyma götürdüğüne inanmamız bekleniyor. Ama her üç kişiden biri ya işsiz, ya eksik istihdam edilmiş ya da çalışmak isteyip aramayı bırakmış.

Acı, tatlı, mayhoş
Sütün yolculuğu: Hindistan'dan Latin Amerika'ya

Acı, tatlı, mayhoş

Play Episode Listen Later Apr 22, 2026 4:17


New Books Network
Radha Lin Chaddah, "And the Ancestors Sing" (Rising Action, 2026)

New Books Network

Play Episode Listen Later Apr 21, 2026 22:11


Starting in the late 1970s, three women navigate post Cultural Revolution China: Lulu, who's forced to become a prostitute in Shanghai to save her mother and sister from starving, Lei who is sold in marriage for cigarettes and a few eggs, and Yan, Lei's smart, beautiful daughter, whose kindness to the farmer master's neurodivergent son allows her to get an education. Both Lei and Lulu must put aside their dreams and suffer indignity after indignity, Lei from her husband, and Lulu from her pimp, while Yan ultimately sacrifices her career to help her family. With a cast of unforgettable characters struggling through China's transition to modernity, and grappling with the impact of mental illness, prostitution, and Aids, And the Ancestors Sing is a stunning gripping historical novel. Radha Lin Chaddah was born in London to an East Indian father and a Malaysian Chinese mother, and grew up in Kenya, the UK and the US, graduating from New Trier High School in Winnetka, IL. She majored in Biology at the University of Chicago, earned medical and law degrees at the University of Illinois, and a Master of Public Health at Harvard University. She completed Internal Medicine residency training, and later practiced, at Massachusetts General Hospital/Harvard Medical School in Boston. Radha and her family moved, over the course of twenty years, from Boston to NYC to Taipei to Shanghai to Beijing to Princeton, and finally to Philadelphia. Radha worked as a primary care physician in Boston, NYC and Beijing; worked with the China CDC to co-write the book, HIV/ AIDS: Beyond the Numbers; and provided mental healthcare to patients in several states as a telemedicine doctor upon settling in Philadelphia. When not reading and writing, Radha enjoys learning new Mandarin characters, tackling novice knitting projects, painting with watercolors and acrylics, catching a live, stand-up comedy show with her husband, Avery, trying out new recipes with their young adult daughters, Yani and Ayo, and, of course, jotting down story notes for her next writing project. You can visit Radha online at radhalinchaddah.com. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices Support our show by becoming a premium member! https://newbooksnetwork.supportingcast.fm/new-books-network

New Books in Literature
Radha Lin Chaddah, "And the Ancestors Sing" (Rising Action, 2026)

New Books in Literature

Play Episode Listen Later Apr 21, 2026 22:11


Starting in the late 1970s, three women navigate post Cultural Revolution China: Lulu, who's forced to become a prostitute in Shanghai to save her mother and sister from starving, Lei who is sold in marriage for cigarettes and a few eggs, and Yan, Lei's smart, beautiful daughter, whose kindness to the farmer master's neurodivergent son allows her to get an education. Both Lei and Lulu must put aside their dreams and suffer indignity after indignity, Lei from her husband, and Lulu from her pimp, while Yan ultimately sacrifices her career to help her family. With a cast of unforgettable characters struggling through China's transition to modernity, and grappling with the impact of mental illness, prostitution, and Aids, And the Ancestors Sing is a stunning gripping historical novel. Radha Lin Chaddah was born in London to an East Indian father and a Malaysian Chinese mother, and grew up in Kenya, the UK and the US, graduating from New Trier High School in Winnetka, IL. She majored in Biology at the University of Chicago, earned medical and law degrees at the University of Illinois, and a Master of Public Health at Harvard University. She completed Internal Medicine residency training, and later practiced, at Massachusetts General Hospital/Harvard Medical School in Boston. Radha and her family moved, over the course of twenty years, from Boston to NYC to Taipei to Shanghai to Beijing to Princeton, and finally to Philadelphia. Radha worked as a primary care physician in Boston, NYC and Beijing; worked with the China CDC to co-write the book, HIV/ AIDS: Beyond the Numbers; and provided mental healthcare to patients in several states as a telemedicine doctor upon settling in Philadelphia. When not reading and writing, Radha enjoys learning new Mandarin characters, tackling novice knitting projects, painting with watercolors and acrylics, catching a live, stand-up comedy show with her husband, Avery, trying out new recipes with their young adult daughters, Yani and Ayo, and, of course, jotting down story notes for her next writing project. You can visit Radha online at radhalinchaddah.com. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices Support our show by becoming a premium member! https://newbooksnetwork.supportingcast.fm/literature

New Books in Historical Fiction
Radha Lin Chaddah, "And the Ancestors Sing" (Rising Action, 2026)

New Books in Historical Fiction

Play Episode Listen Later Apr 21, 2026 22:11


Starting in the late 1970s, three women navigate post Cultural Revolution China: Lulu, who's forced to become a prostitute in Shanghai to save her mother and sister from starving, Lei who is sold in marriage for cigarettes and a few eggs, and Yan, Lei's smart, beautiful daughter, whose kindness to the farmer master's neurodivergent son allows her to get an education. Both Lei and Lulu must put aside their dreams and suffer indignity after indignity, Lei from her husband, and Lulu from her pimp, while Yan ultimately sacrifices her career to help her family. With a cast of unforgettable characters struggling through China's transition to modernity, and grappling with the impact of mental illness, prostitution, and Aids, And the Ancestors Sing is a stunning gripping historical novel. Radha Lin Chaddah was born in London to an East Indian father and a Malaysian Chinese mother, and grew up in Kenya, the UK and the US, graduating from New Trier High School in Winnetka, IL. She majored in Biology at the University of Chicago, earned medical and law degrees at the University of Illinois, and a Master of Public Health at Harvard University. She completed Internal Medicine residency training, and later practiced, at Massachusetts General Hospital/Harvard Medical School in Boston. Radha and her family moved, over the course of twenty years, from Boston to NYC to Taipei to Shanghai to Beijing to Princeton, and finally to Philadelphia. Radha worked as a primary care physician in Boston, NYC and Beijing; worked with the China CDC to co-write the book, HIV/ AIDS: Beyond the Numbers; and provided mental healthcare to patients in several states as a telemedicine doctor upon settling in Philadelphia. When not reading and writing, Radha enjoys learning new Mandarin characters, tackling novice knitting projects, painting with watercolors and acrylics, catching a live, stand-up comedy show with her husband, Avery, trying out new recipes with their young adult daughters, Yani and Ayo, and, of course, jotting down story notes for her next writing project. You can visit Radha online at radhalinchaddah.com. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices Support our show by becoming a premium member! https://newbooksnetwork.supportingcast.fm/historical-fiction

Acı, tatlı, mayhoş
Süt meselesi

Acı, tatlı, mayhoş

Play Episode Listen Later Apr 20, 2026 4:36


#AcıTatlıMayhoş

Yeni Şafak Podcast
Yusuf Dinç - Cari açık martta şaşırtabilir mi?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 20, 2026 4:58


Ortam malum. Ortodoks politikaların dış açık artırıcı etkileri tüm gücüyle işliyor. Diğer taraftan aynı politikaların dış açık azaltıcı mekanizmaları tatmin edici bir performans göstermiyor. Yani tüketimin ithalatı artıyor, sıcak para girişleri ise yetersiz. Üstelik Mart ayı en büyük ithalat kalemimiz olan enerjide yüksek fiyat seviyelerinin görüldüğü bir ay oldu.

mart yani ortam ortodoks martta
Mor Alev MESAJLAR
2026 Koç Yeni Ayı ve Cesaret Meditasyonu

Mor Alev MESAJLAR

Play Episode Listen Later Apr 17, 2026 44:33


Koç yeni ayı size hazır olup olmadığınızı, ne başlatmak istediğinizi sormuyor. O çoktan harekete geçti bile! Asıl soru, bir şeye başlayıp başlamayacağınız değil. Önemli olan başlattığınız şeyin gerçekten inşa edilmeye değer olup olmadığı. Çünkü bu tür bir dinamik bir defa başladı mı durdurulması imkansız.Bu paylaşımda harika bir CESARET MEDİTASYONU, Sabian sembolleri ve AYIN KARTI var. Yani ayı en verimli, en neşe-keyif-coşkulu şekilde değerlendirmeniz için gerekli tüm araçlar burada!00:00:00 - Koç Yeni Ayı00:24:20 - Cesaret MeditasyonuSezon 4 Bölüm 175Dinlemek yerine okumak ya da enerjisi mesaja uygun, özenle seçilmiş görselleri görmek, bahsedilen bağlantılara ulaşmak için https://moralev.com/Meditasyonlar, yöntemler ve zamansız makaleler için https://moralev.com/Mor Alev'i Instagram'dan takip etmek için: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.instagram.com/moralev1111/

Acı, tatlı, mayhoş
Ricotta: Peynirin ikinci hayatı

Acı, tatlı, mayhoş

Play Episode Listen Later Apr 16, 2026 4:32


Gerçek gazetesi
Sungur Savran: Mossad'ın savaşı çıkmazda

Gerçek gazetesi

Play Episode Listen Later Apr 16, 2026 9:22


ABD ve İsrail'in birlikte komşumuz İran'a açtığı savaş, Trump'ın iktidara gelmesinden bu yana dış politikada en büyük sendelemesinin yolunu döşedi. Venezuela'da Devlet Başkanı Maduro'yu tereyağından kıl çeker gibi kolayca ele geçirip onun yönettiği hükümeti bütünüyle kendi yanına alması, tarihî ölçekte başarılı bir operasyon oldu. Tabii çok riskli bir operasyon, Venezuela'da bir süre sonra büyük patlamalara yol açabilir. Ama şimdilik işler tıkırında. O kaleyi düşürünce Küba'yı sıkıştırmak için en önemli kozu, Venezuela petrolü üzerindeki kontrolü de eline geçirdi. Ama İran'da bir ayı çoktan geçen bir savaşta ABD-İsrail korsanlar kampı tokat üstüne tokat yiyor. Hepimiz seviniyoruz ama bizim gördüğümüz kadarıyla kimse şu soruyu ciddi biçimde sormuyor: İran'ın kolay lokma olmadığını bizim kadar onlar da biliyordu. O zaman savaş neden?Devrimci İşçi Partisi, daha savaş çıkmadan kaleme alınan bir bildiriyle bu savaşa toptan karşı çıktı. Sonra ilk gün ABD İstanbul Başkonsolosluğu'nun önünde savaşı lanetledik. 22 Mart'ta o gün var olan bilgiler ışığında savaşın bütün önemli yanlarını ortaya koyan bir bildiri yayınladık. Ama şimdi ABD-İsrail savaşının dezenformasyon amaçlı açıklamalarla (“biz saldırmasak İran saldıracaktı”, “İsrail zaten saldıracaktı, o zaman daha da kötü bir durum doğacaktı” vb.) kasıtlı olarak karanlıkta bırakılmış olan gerçek nedenini biliyoruz.New York Times gazetesi, tam da bizim son bildirimizin yayınlandığı 22 Mart günü, en kıdemli muhabirlerinden birinin imzasını taşıyan, ama buna rağmen kimsenin çok dikkat etmediği, yaygın tartışmaya açılmayan bir haber yayınladı. Bu savaşın nedeni, daha sonra yeni belgeler ortaya çıkmadıkça kesin olarak biliniyor: İsrail'in dış istihbarat örgütü Mossad'ın önce Netanyahu hükümetini, ardından Ocak ayının ortasında Washington'u ziyaretinde ABD yetkililerini, savaş başladığında İran'da ayaklanma olacağına inandırması. Yani onların her dakika kullandığı deyimle “rejim değişikliği”. Bilimsel adıyla söylersek İran'da iktidarın çökertilmesi. Diyeceksiniz ki bu zaten biliniyor. Hayır, sadece kıyısından köşesinden sızan belirtileri biliniyor. Savaşın Mossad'ın savaşı olduğunu ve bütün varsayımının bu ayaklanma olduğu bilinmiyordu. Bir düzine Amerikan ve İsrail yetkilisinin demeçlerine yaslanan haber, ayaklanma beklentisinin savaşın gerçek nedeni olduğunu delilleriyle ortaya koyuyor. Bırakın ayaklanmayı, İran halkından hükümete karşı en ufak bir muhalefet belirtisi bile görülmeyince, önce Trump'ın, ardından Netanyahu'nun Mossad'a nasıl öfkelendiği, ama İsrail başbakanının ümidini en azından üçüncü hafta sonuna kadar tam olarak yitirmediğini kanıtlarıyla gösteriyor.Bu mesele bizi, Türkiye'nin emekçilerini ve ezilen kitlelerini yakıcı şekilde ilgilendiriyor. Zira bu ayaklanmanın iki ayrı biçimi planlanmış durumda. İlki Aralık sonu-Ocak başı yaşanan türden bir kitlesel kalkışmanın yeniden yaşanması beklentisi. Bunun neden gerçekleşmediğini Trump da, güya onun muhalifi olan New York Times gazetesi de halkın korkusuna yoruyor. Bunda bir gerçek payı olduğu, bir ülke savaştayken ayaklanma başlatmanın bir katliama yol açabileceği doğrudur ama işler bu kadar basit değil. En bilinen örnekleri hatırlatacak olursak 1917 Şubat ayında Petrograd'ın yoksul kadınları ve ardından bütün işçileri, 1918'in Kasım ayında ise Almanya'nın işçi sınıfı dünya savaşının orta yerinde ayağa kalkarak sırasıyla Çar'ı ve Kayzer'i devirdi. İranlılar bunu yapmıyorsa, bunun en azından bir nedeni, Çar ve Kayzer'den farklı olarak mollaların haklı bir savaşı yönetmekte olduğudur. İran halkı onurlu bir halktır, 1979'da yüzlerce binlerce ölü vererek Şah'ı devirmiştir. Ama şimdi, karşı olduğu hükümetin, ülkeyi emperyalistlere ve Siyonistlere karşı savunduğunu biliyor. Bu bize de ders olsun! Ama NATO üyesi Türkiye'nin kolay kolay kendini İran'la aynı durumda bulması düşük mü düşük bir olasılık. Meselenin bizi doğrudan ilgilendiren yanını savaşın birinci haftasında yapılan tartışmalardan dolayı herkesin bilmesi gerekir.

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Erkeklerin Tekelinden Kadınların Devrimine “Türkiye'nin E-Ticaret Haritası”

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Apr 14, 2026 15:40


Gözlerinizi kapatın ve 2005 yılına, o meşhur çevirmeli ağ cızırtılarının evlerimizde yankılandığı döneme gidin. Evdeki o devasa tüplü monitörün karşısında, "Kredi kartı numaramı internete yazdım, eve kargoyla dijital fotoğraf makinesi gelecek" diyen bir arkadaşınıza uzaylı görmüş gibi baktığınız o günleri hatırlıyor musunuz? "İnternete kart mı yazılır, ya parayı çekerlerse, kesin dolandırılacaksın!" korkusunun zirve yaptığı o yıllardan, bugün 65 yaşındaki annemizin TikTok canlı yayınında yüz tanıma sistemiyle saniyeler içinde kedi maması sipariş ettiği 2026 yılına nasıl geldik? Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu heyecan verici yeni bölümünde, e-ticaretin arka kapısından içeri giriyor ve dijital kasaların fişlerini tek tek inceliyoruz. İnterneti kimler çökertiyor? Cüzdanın gerçek sahibi 20 yılda nasıl el değiştirdi?Türkiye'nin e-ticaret serüveni aslında toplumumuzun geçirdiği değişimi anlatan muazzam bir sosyolojik dizi gibidir. 2000 ile 2010 yılları arasına, e-ticaretin o ilk emekleme dönemine baktığımızda sepetin mutlak hakiminin 25-35 yaş arası, teknolojiye meraklı ve "cesur" erkekler olduğunu görüyoruz. Cesur diyoruz çünkü 3D Secure gibi güvenlik altyapılarının olmadığı o yıllarda internetten alışveriş yapmak, gece yarısı ıssız bir sokakta yürümeye benziyordu. İnsanlar korkuyordu. O dönemin sepetlerinde sadece MP3 çalarlar, flash bellekler ve bilgisayar donanımları vardı. Kadınların e-ticaretteki payı ise yüzde yirmilerde sürünüyordu. "Denenmeden internetten ayakkabı mı alınır, ya ayağıma olmazsa?" cümlesinin değişmez bir kural olduğu, tamamen elektroniğin ve mantığın domine ettiği o yıllar artık çok geride kaldı.2010 yılından sonra cebimize giren dokunmatik akıllı telefonlar, hızlanan mobil internet altyapıları ve bankaların oturttuğu ödeme güvenlik sistemleriyle oyunun kuralları bir gecede tamamen değişti. O teknoloji sevdalısı erkekler e-ticaret tahtından indirildi ve yerini mutlak bir güçle kadınlara bıraktı! Trendyol, Morhipo gibi moda platformlarının hızlı yükselişiyle birlikte, o kargo poşetleriyle büyük bir aşk yaşamaya başladık. Duygu, moda ve hız e-ticaretin yeni adı oldu. Mobil alışverişin yüzde altmışından fazlasını kadınların yaptığı bu on yıllık dönemde karar verici mekanizma tamamen kadının eline geçerken, erkekler genellikle sadece kadınların seçtiği ürünlerin kredi kartı şifresini giren kişi konumuna geriledi.Ve geldik 2020 yılındaki o malum pandemi kırılmasına ve sonrasına, yani tam olarak günümüze. Şu an Türkiye e-ticaret pazarında öyle bir noktadayız ki, pazarlamacıların bildiği tüm eski ezberler ve hedef kitle kuralları çöpe gitmiş durumda. Bugün dijital sepeti iki yeni ana grup devraldı. Bir yanda Z kuşağı var; onlar Google'da uzun uzun ürün aramak yerine TikTok'ta kaydırırken bir fenomenin ayağında gördüğü ayakkabıyı videodan bile çıkmadan, tamamen dürtüsel bir şekilde saniyeler içinde satın alan o hızlı nesil. Diğer yanda ise e-ticaret sektörünün asıl büyük şoku: Gümüş Sörfçüler! Yani 65 yaş ve üzeri kitlemiz. Evet, şu an Türkiye'de e-ticaretin en hızlı büyüyen demografik grubu gençler değil, annelerimiz, babalarımız ve teyzelerimiz. Pandemi döneminde mecburen dijitalleşen bu kitle, internetten sipariş vermenin o eşsiz kolaylığını keşfetti. Artık uygulamalardan damacana su söyleyen, deterjan stoklayan, pazar arabasını dijitale taşıyan devasa bir kitle var.Pazarlamacılar ve marka yöneticileri olarak buradan çıkarmamız gereken çok net bir ders var: Hedef kitlenizi artık kalıplaşmış yaş sınırlarıyla veya ezberlenmiş cinsiyet kodlarıyla yönetemezsiniz. 20 yıl önce sadece teknoloji meraklılarına bilgisayar parçası satan o internet, bugün herkesin her an cebinde taşıdığı devasa bir alışveriş merkezine dönüştü. Doğru içeriği üretir, doğru platformda yer alır ve o güveni sağlarsanız, 70 yaşındaki dedenize bile dijitalden dron satabileceğiniz yepyeni bir çağdayız.

Mevlana Takvimi
ASIL İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-14 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Apr 14, 2026 3:01


Birleşmiş Milletler 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Beyannamesi adı altında bir kararname çıkardı. Yani, medeni dünya (!) bu kadar yıldan sonra insanların eşit olduklarını, hayati ve medeni haklarda aynı düzeyde olduklarını hissetti ve böyle bir belgenin neşrine gerek görmüş oldu. Sözde bu belgenin gayesi, bütün insanların tam bir eşitlik, özgürlük ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmek, her ferdin insanlık ailesinde şerefli yerini alabilmesi ve korkusuz yaşamasını garanti altına almaktı. Acaba bu belgede söz konusu hususlar, az da olsa gayesine erişmiş midir? Buna imza koyan milletler dahi bunu uyguladılar mı? Dünyada cereyan eden olaylara baktığımız zaman, bu sorunun cevabı tabii ki “hayır”dır. Çünkü başta beyannameyi imza edenler dâhil, cemiyetlerin hiçbiri çıkarına ve politikasına uymadığı konuları asla uygulamamışlardır. Bu hallerde insanlık da unutulmuş ve insan hakları da. Gerçekten insan haklarını insanlara bahşeden ve uygulayan tek ve yegâne müessese yüce İslam'dır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in risaletiyle bunun öncülüğünü yapmış, İslam devletinin bütün hâkimiyeti devirlerinde fiilen uygulanmıştır. Bunun öncülüğü ve şerefi, ondört asırdan beri İslam idare anlayışının ve onun şerefli devlet adamlarının hakkıdır. Ayrıca İslam'da bu hakları insanlara veren yüce Allah (c.c.)'dur, insanoğlu değildir. Kaynağı semavi ve mukaddestir. Bu hak, bir tecrübe ve tekâmülün eseri değil, ezeli bir ilmin ve mutlak bir iradenin Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in şahsında tecellisidir. İnsan hakları, İslam dininin Hazreti Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e vahiy edildiği tarihten itibaren insanlara verilmiş ilahi bir haktır. Efendimiz (s.a.v) Arafat'ta ve Mina'da buyurduğu Veda Hutbesi'nde insan haklarını en mükemmel şekilde belirlemiştir. Müslümanlara düşen bunları tetkik ve tatbik etmektir. (Mehmet Çağlayan, İslam Hukuk Doktrini, s.198)

Mevlana Takvimi
İSLAM'DA KARI - KOCA İLİŞKİSİ NASIL OLMALIDIR?-11 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Apr 11, 2026 3:03


Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.anha)'yı evlendirirken: “Kızım Fatıma sen Ali'ye cariye gibi ol. Ya Ali, sen de Fatıma'ya köle gibi ol” buyurmuşlardır. (Buhari) Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz: “köle gibi ol” buyururlarken bize: “Teslim almanın en iyi yolunun teslim olmak olduğunu” öğretmiş olmasıdır. Cariyeye ait bir örnek vermek gerekirse; bir hükümdarın birçok cariyeleri varmış. Onların içerisinde siyahi bir cariyeye çok ehemmiyet verir, onu çok takdir eder ve diğerlerine göre daha fazla hoş muamele edermiş. Bu cariyeyi diğer cariyeler kıskanırlarmış. Hükümdar birgün diğer cariyelere bu farkın nedenini öğretmek istemiş. Tüm cariyelerin eline çok kıymetli taşlarla işlenmiş mücevher bir vazo vermiş ve: “Emrimdir, hepiniz bunları yere vurun ve kırın” demiş. Hiçbir cariye kıymetli taşlarla işlenmiş o vazolarını kırıp parçalayamamış ve hepsi alıp göğüslerine basmışlar. Yalnızca o siyahi cariye vazoyu yere atıp paramparça etmiş. Hükümdar siyahi cariyeye: Diğer cariyeler ‘hükümdarımızın bize verdiği kıymetli hediyedir. Biz bunu yere çarpamayız' düşüncesiyle diğer tüm cariyelerim bağırlarına bastılar. Sen ise yere çarptın paramparça ettin vazoyu. Neden böyle yaptın?” diye sorunca siyahi cariye: “Önemli olan hükümdarımın emrinin yerine getirilip onun kalbinin kırılmamasıdır. Bu mücevherlerin ne önemi var. Ben sizin emrinizi yerine getirip kalbinizi kırmamak için bu vazoyu kırdım” cevabını vermiş ve herkes aradaki muhabbet farkını anlamış. Allâh Resûlü (s.a.v.)'in bize öğrettiği köle ve cariye kıstası budur. Yani eğer güzel ahlâklı, İslâm fıtratı üzere yetişmiş kadın ve erkekler evlendikleri zaman birbirlerine bu misallerdeki köle ve cariye gibi muamele ederlerse birbirlerine teslim olmuş ve dolayısıyla birbirlerini teslim almış olurlar. Böylece en güzel İslâmî yuvayı kurmuş olurlar. (Ömer Muhammed Öztürk, Sohbetler 2, s.141 )

Bu Mu Yani?
226 | Dr.Güleç X Bu Mu Yani

Bu Mu Yani?

Play Episode Listen Later Apr 8, 2026 48:08


Bu bölümümüzdeki konuğumuz okumuş Seda Sayan, diva doktor, ejderhaların kraliçesi, peri bacası fakültesi dekanı ve birçok farklı sıfata sahip olan Tuğba Nur Güleç. Bu bölümde hayattaki anlam arayışını, romantik ilikileri, çocuk yapmayı, narsizmi ve birçok farklı konuyu konuştuk. Hepsi ve daha fazlası için buyurunuz.Instagram: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠bumuyanipodcast⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Twitter: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://twitter.com/bumuyani.com ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠İletişim: bmy@bubbleworkscreators.comYoutube: ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠@BuMuYani⁠⁠⁠

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Sakın Reklam Çıkmayın! Dunning-Kruger Tuzağında Batmadan Dinleyin

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Mar 31, 2026 10:56


Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Herkesin hayatında “keşke o yaşta kalsaydım” dediği bir dönem vardır… Peki gerçekten en güzel yaş hangisi? Bu bölümde çocukluktan başlayıp 60 ve sonrasına kadar tüm yaşları tek tek konuşuyoruz. Hangi yaşta neyi yaşadık, neyi kaçırdık, neleri büyüttük? Ve en önemlisi: Bundan sonra bizi ne bekliyor? Belki de en güzel yaş tam da içinde olduğumuz yaştır… Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/turkish3 Use the code TURKISH3 for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin, iyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Koca bir ramazan ayını ve Ramazan Bayramı'nı geride bıraktık. Düşüncelerin neler? Ömer: [0:34] Düşüncelerim neler? Güzel. Bayramı da atlattık dediğin gibi. Ziyaretlerimizi yaptık. Güzel. Yani yetti ramazan otuz gün. Yetiyor insana. Emin: [0:43] Ramazan kırk beş gün olsa fazla olurmuş değil mi? Ömer: [0:45] Ramazan kırk beş gün olsa oldukça fazla olurmuş. Emin: [0:50] Teşekkürler Rabb'im. En güzel yaş kaç? Emin: [0:53] Evet, biliyorsun 30 oldum artık. Sen de 29'un sonlarındasın artık. İkimiz de 30'uz diyebiliriz bence. Ömer: [1:01] Evet. Emin: [1:02] Biraz da burada artık 30 yıllık hayatımızda değerlendireceğimiz bir konu olacak Ömer'le beraber: En güzel yaş. Bunu kararlaştıracağız Ömer'le beraber bugün. Ömer: [1:11] Evet, umuyorum ki daha deneyimleyeceğimiz yaş sayısı deneyimlediğimizden fazladır. Emin: [1:18] Evet, sağlıkla diyelim. O da önemli. Ömer: [1:22] Amin, amin, aynen öyle. Emin: [1:24] Evet, tabii ki şu ana kadar değerlendirebileceğimiz yaş sayısı bizim 30 adet. Hatta ilk üçünü saymazsak hatırlamadığımız için... 27 adet yaş deneyimleyeceğiz. Diğer yaşları birazcık daha tabii ki tahmin etmek zorundayız. Evet, şu zamana kadarki hayatında diyelim o zaman Ömer, en güzel yaşın hangisiydi? Ömer: [1:43] Ooo... Yani direkt böyle zor oldu. En güzel yaşım hangisiydi? Herhâlde üniversite zamanlarım. Yani böyle bir 19-20-21 yaşlar falan... Oralar güzeldi sanki. Emin: [1:56] Evet. Ömer: [1:57] Ama tabii geniş geniş konuşacağız. Çok dezavantajı da var bazı açılardan. İnsan yaş aldıkça görüyor bunları. Ama hani genel verdiği hissiyat bakımından güzeldi. Senin? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ
der ya Sinema Kulübü ile Geliş (Arrival)

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ

Play Episode Listen Later Mar 23, 2026 21:31


Sinema kulübümüzün 28inci buluşmasında yönetmenliğini Denis Villeneuve'nin yaptığı, başrollerinde Amy Adams ve Jeremy Renner'ın oynadığı 2016 yılı yapımı Arrival, Türkçe adıyla Geliş filmini konuştuk.Film, dünya genelinde 12 farklı noktaya inen gizemli uzay gemilerinin ardından askeri birimler tarafından göreve çağrılan dilbilimci Louise Banks'in hikâyesini anlatıyor. Louise, uzaylıların dilini çözmeye çalışırken hem insanlığın geleceğini hem de kendi varoluşuyla ilgili derin bir gerçeği keşfediyor. Dilin düşünce biçimimizi nasıl şekillendirdiği ve zamanın döngüsel algılanması üzerine kurulu bu bilim kurgu filmi, 2016'nın en çok konuşulan yapımlarından biri oldu.Bu tüm buluşmalarımız için geçerli ama yine de söyleyeyim, filmi henüz izlemediyseniz önce izleyip sonra bizi dinlemenizi öneriyorum, zira bu noktadan sonra ciddi spoiler içeriyor.Filmi etkileyici bulduk; özellikle görsel dil, uzaylı tasarımı ve alışılmış uzay istilası kalıplarını kıran bakış açısını beğendik.Konuşmamızın merkezinde “sonunu bildiğin bir yola girmeyi seçer miydin?” sorusu yer aldı, herkesi en çok bu etkilemiş. Louise kızını nadir bir hastalıktan kaybedeceğini bilmesine rağmen ona hamile kalmayı seçiyor. Gerçi bu bir seçim mi değil mi çok net söylenmiyor. Ancak filmin mesajı netleşti benim için tartışmalardan sonra; dil hayatı anlamak için kullandığımız bir araç. Bunu bir zihniyet olarak alırsak eğer, hayatta acı ve tatlı deneyimlerin olacak, bunu kabullenmelisin. Acıları ayıklayamazsın, buna kader de veya olumsuzluklar üzerinde bir etkinin olmaması de, bu hayatı yaşayacaksın. Ama tüm acılara rağmen sevmek ve sevilmek için yaşamaya değer.Film biraz karanlık atmosferi ve biraz elini kolunu bağlayan deterministik hali ile izlemesi zorlayıcı ama yine de üstünde düşünmeye değer. Özellikle de zamanı lineer değil, döngüsel olarak (yani geçmişi, bugünü ve geleceği) iç içe algılamak kolay değil. Gelecekte bir şey olması bugüne bir müdahale gerektiriyorsa, devreleri yakıyor, bu yabancı medeniyetin 3000 yıl sonra kendilerine yardım etmesi için bugün bu lisanı insanlığa öğretmesi gibi. Yani zaten geleceklerinden değil de, 3000 yıl sonra işlerine yarasın diye gelmeleri gerçekten anlamlandırması zor bir mantık benim için. Size film neler düşündürdü merak ediyorum. Bana yazın.Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla:(02:53) Zeynep Bilgin, (04:27) Feyza Demir, (07:43) Duygu Şahin, (09:44) Sedef Maşraf, (11:33) Zeynep Bilgin ve (13:38) Ebru Vural, (15:04) Mete Yurtsever, (16:10) Sedef Maşraf, (17:26) Duygu Şahin, (19:03) Sedef Maşraf.Support the show

NTVRadyo
Doğa Takvimi - 22 Mart 2026 - Bugün su günü

NTVRadyo

Play Episode Listen Later Mar 21, 2026 1:52


Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
İran'ı Anlamak 5: Humeyni-ABD ilişkisi, CIA'in sattığı silahlar

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Mar 20, 2026 25:49


Serinin sonuna geldik. Üç haftada beş bölümle epey hızlıydık aslında.Evet, bu son bölümde ABD'nin İslam Devrimi'yle sanıldığı kadar "mesafeli" olmadığını göreceksiniz.CIA-Kontra ilişkisi, İran'a verilen "solcu" infaz listeleri ve Humeyni'nin "Ben aslında ABD düşmanı değilim" açıklamaları...Yani anlayacağınız bu işler "karışık."İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com  

Fularsız Entellik
Epstein: Dünyanın En Kötü Pazarlığı

Fularsız Entellik

Play Episode Listen Later Mar 19, 2026 26:21


Önce biraz gündem (İran Savaşı) sonra da Epstein'in 2008-2019 arası dönemi. Yani aldığı akıl almaz federal dokunulmazlık, tatil gibi bir hapis cezası, bitmek bilmeyen tazminat davaları, İngiliz kraliyet ailesine uzanan mesele ve sonun başlangıcı. Haftasonu da düşüş kısmı geliyor (son dava, intihar, belgelerin yayınlanma macerası). Konular: (00:00) Kimse savaş ilan etmiyor (04:19) Özet (07:24) Federal dava (08:49) Dünyanın en kötü pazarlığı (15:05) Tatil gibi hapis (16:18) Tazminat davaları (18:46) Prens olmayan Andrew (22:20) Her şeyi değiştiren yazı dizisi - Bu bölüm reklam içermektedir

NTVRadyo
Doğa Takvimi - 17 Mart 2026 - Kırlangıçlar dönüyor

NTVRadyo

Play Episode Listen Later Mar 19, 2026 2:01


Sound Of Movement - The Unity Gym Podcast
Daily Unit: Yani's Warm-Up Injury

Sound Of Movement - The Unity Gym Podcast

Play Episode Listen Later Mar 16, 2026 5:18


Here's something most strong people don't expect.You don't get injured on your max lift.You get injured on the rep you thought was easy.Back in 2012, I was training hard. High volume. High intensity. Proper bodybuilding split.I was big. Strong. Confident.At a hypertrophy workshop, the first exercise was 20 reps on a 70kg squat.A warm-up.Not a max attempt. Not a grind.I completely blew my lower back out.Ambulance. Hospital. End of the workshop.That wasn't bad luck.This week, I want you to watch the full 4-part playlist. Because it shows the exact rule we use in UMS to fix this.Strength and flexibility in the same workout.No extra sessions. No extra time.▶️ ⁠Watch the playlist: The Strength–Flexibility Pairing Series⁠And, if you want to know what it's like to work with us, → ⁠Click here

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Ramazan ayı geride kalırken bu bölümde Emin ve Ömer, Ramazan'ın onlara neler öğrettiğini konuşuyor. Evlerde başlayan Ramazan süslerinden camilerdeki mahyalara, iftar sofralarından Ramazan pidesine kadar bu aya özgü gelenekleri ele alıyorlar. Bölümün sonunda ise bayram anılarına, bayram harçlıklarına ve eskisiyle bugünü kıyasladıkları bayram kültürüne değiniyorlar. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Bölümde bahsettiğimiz mahya örneklerinden bazıları

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Sanayi Firmaları LinkedIn ile Nasıl Müşteri Buluyor, B2B Satışın Gizli Kanalı

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Mar 10, 2026 20:15


LinkedIn uzun yıllar Türkiye'de daha çok CV güncelleme platformu veya işe alım ağı olarak görüldü. Ancak son yıllarda bu algı hızla değişiyor. Özellikle B2B ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler için LinkedIn artık sadece bir sosyal ağ değil, doğru kullanıldığında yeni müşterilere, distribütörlere ve iş ortaklarına ulaşılabilen güçlü bir ticari kanal haline geliyor.Türkiye'de LinkedIn kullanıcı sayısı 20 milyonun üzerine çıkmış durumda ve bu kitlenin önemli bir bölümü şirket yöneticileri, satın alma sorumluları, mühendisler, ihracat yöneticileri ve karar vericilerden oluşuyor. Yani klasik sosyal medya platformlarından farklı olarak LinkedIn'de karşınıza çıkan kitle çoğu zaman doğrudan iş dünyasının içinden geliyor. Bu da sanayi firmaları için çok büyük bir fırsat anlamına geliyor.Birçok üretici firma yıllardır yeni müşteri bulmak için fuarlara katılıyor, distribütör ağlarını genişletmeye çalışıyor veya ihracat kanallarını farklı yollarla büyütmeye çalışıyor. Ancak dijital dünyada çok daha görünür hale gelen LinkedIn, aslında bu süreçlerin dijital versiyonu gibi çalışıyor. Doğru bir stratejiyle kullanıldığında LinkedIn adeta sürekli açık bir fuar alanı gibi çalışabiliyor.Bu bölümde B2B sanayi firmalarının LinkedIn üzerinden nasıl müşteri bulabileceğini, bu platformu sadece kurumsal bir vitrin olarak kullanmanın neden yeterli olmadığını ve gerçekten satışa dönüşebilecek bir sistemin nasıl kurulabileceğini konuşuyoruz. Çünkü birçok şirket LinkedIn'de var olmasına rağmen platformu stratejik olarak kullanmıyor. Sayfalar açılıyor, zaman zaman fuar fotoğrafları paylaşılıyor ya da şirket içi duyurular yapılıyor. Ancak bu tarz paylaşımlar tek başına yeni müşteri kazandırmıyor.LinkedIn'de gerçekten müşteri bulabilmek için öncelikle güçlü bir şirket sayfası oluşturmak gerekiyor. Şirketin ne ürettiği, hangi sektörlere hizmet verdiği, hangi ülkelerle çalıştığı ve hangi problemleri çözdüğü çok net bir şekilde anlatılmalı. Bunun yanında yöneticilerin ve satış ekiplerinin kişisel profilleri de büyük önem taşıyor. B2B dünyasında insanlar çoğu zaman şirketlerden önce insanlara güveniyor. Bu nedenle yöneticilerin LinkedIn'de görünür olması, sektörle ilgili fikirlerini paylaşması ve uzmanlıklarını göstermesi ciddi bir güven oluşturuyor.İçerik stratejisi de burada kritik bir rol oynuyor. LinkedIn'de sürekli ürün paylaşmak çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmaz. Bunun yerine sektör içgörüleri, üretim süreçleri, teknik bilgiler, vaka analizleri ve gerçek uygulama örnekleri paylaşmak çok daha güçlü bir etki yaratır. Bu bölümde ayrıca LinkedIn'de en sık yapılan hataları, sanayi firmalarının içerik üretirken nelere dikkat etmesi gerektiğini ve LinkedIn'in neden günümüzde dijital bir ticari ağ haline geldiğini de detaylı şekilde ele alıyoruz. Eğer siz de üretim yapan bir şirkete sahipseniz ya da B2B pazarda büyümek istiyorsanız LinkedIn'i sadece bir profil alanı olarak değil, doğru stratejiyle yeni iş fırsatları yaratabileceğiniz güçlü bir pazarlama kanalı olarak değerlendirmeye başlamanız gerekiyor.Çünkü artık B2B satış çoğu zaman ilk telefon görüşmesiyle değil, ilk dijital izlenimle başlıyor. LinkedIn ise bu ilk izlenimin oluştuğu en önemli platformlardan biri haline gelmiş durumda. Bu bölümde tüm bu süreci gerçek örnekler ve uygulanabilir stratejilerle detaylı şekilde konuşuyoruz.00:25 - B2B nedir ve neden işletmeler için büyük fırsatlar sunar00:53 - LinkedIn gerçekten müşteri bulma platformu mu01:37 - Türkiye'de LinkedIn kullanıcı sayısı ve ihracat verileri02:28 - LinkedIn neden ihracat yapan firmalar için fırsat sunuyor05:24 - Sanayi firmalarının LinkedIn'de yaptığı en büyük hata06:03 - B2B satın alma süreci ve karar komitesi gerçeği08:42 - LinkedIn'de başarı için 5 katmanlı strateji16:30 - LinkedIn reklamları ve B2B satış için yeniden hedefleme stratejisi

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ
Özgür Bolat ile “Hepiniz” Nasıl Mutlu Olursunuz?

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ

Play Episode Listen Later Mar 9, 2026 27:17


Kitap kulübümüzün yazarla buluşmasında konuğumuz Doç. Dr. Özgür Bolat ve yeni çıkan kitabı "Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?"du.Boğaziçi, Harvard ve Cambridge gibi okullardan mezun bir eğitim bilimcisi olan Özgür Bolat, bu kitabında mutluluğun bir şans ya da dışarıda aranacak bir şey olmadığını, aksine öğrenilen bir beceri olduğunu savunuyor. Bilimsel araştırmaların rehberliğinde okuyucusunu yaşamın anlamını yeniden düşünmeye ve kendi mutluluğunu adım adım inşa etmeye davet ediyor.Buluşmamızda üyelerimizden Özgür Bolat'ın eğitimlerine katılmış kitaplarını okumuş sıkı takipçileri de vardı.Sohbetimizin ağırlıklı bölümünü çocuk yetiştirme konusu oluşturdu diyebilirim. Bizim anne babalarımız çocuk yetiştirme konusunda bu kadar kaygı sahibi değillerdi. Şimdi o kadar çok ses var ki etrafımızda neyi yapmamız, neyi yapmamamız gerektiğini söyleyen. Sosyal medya bunun parodileri ile yıkılıyor, yerli, yabancı, olması gerekenle olan arasındaki uçurum üzerine. Özgür Hoca da bu konudaki sorularımızı yanıtlarken çocuğun mizacıyla karakteri arasındaki farka, güçlü yanları geliştirmenin zayıf yanları telafi etmeye çalışmaktan çok daha verimli olduğuna dikkat çekti. Sahneye çıkmak istemeyen çocukla nasıl konuşulur, yargılanma korkusu nasıl ele alınır, kitap okuma alışkanlıklığı nasıl kazandırılır gibi somut örnekler üzerinden de bizim deneyimlerimizi ve onun önerilerini konuştuk.Benim için en çarpıcı olan sanırım şu cümleydi: "Çocuğu yetiştirmeye çalışırsanız siz çocuğun sınırı olursunuz; önünden çekilirseniz istediği kadar gider."Buna bir de kitapta okuduğum “Çocuğunuzu geleceğe hazırlamayın; çocuğunuz için bir gelecek hazırlayın” sözünü eklersek yaklaşımı tamamlamış oluruz. Yani çocuğa potansiyeli doğrultusunda destek vermek diye özetleyebiliriz sanırım. Bu iki söze bol bol atıfta bulunacağım sanırım ortamlarda. Çünkü tam tersini uygulamaya takan çok insan olduğuna inanıyorum.Support the show

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Petrol fiyatları yükseldi", "Endonezya'da sosyal medya için yaş sınırı" ve "Türkiye, Sierra Leone'de hastane yapacak" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. Petrol fiyatları yükseldi Emin: [0:53] Brent petrolün varil fiyatı uluslararası piyasalarda 90 doların üstüne çıktı. Bir gün önce fiyat yaklaşık 85 dolar civarındaydı. Yani kısa sürede belirgin bir artış oldu. Haberlerde bu yükselişin nedenleri olarak Orta Doğu'da artan gerginlik ve çatışmalar gösteriliyor. Bu tür durumlarda petrolün taşınması zorlaştığı için fiyatlar hızlıca artıyor. Emin: [1:29] Ayrıca Hürmüz Boğazı petrol taşımacılığı için çok önemli bir deniz geçididir. Eğer bu bölgede gemi trafiği azalır ya da gecikirse petrolün taşınması zorlaşır. Bu da fiyatları yükseltebilir. Bazı büyük deniz taşımacılığı şirketleri de güvenlik gerekçesiyle Orta Doğu'ya giden bazı hatlarını geçici olarak durdurduklarını açıklamış. Bu da doğal olarak petrol fiyatlarını doğrudan etkiledi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Emin ve Ömer bu bölümde, baba olmanın onları nasıl değiştirdiğini ve en çok neye şaşırdıklarını konuşuyor. Baba olmak düşündükleri gibi miydi? Yoksa onları hiç beklemedikleri bir şekilde mi dönüştürdü? Hazırsanız, iki taze babadan samimi ve içten bir bölüm sizi bekliyor. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/turkish2 Use the code EASYTURKISH2026 for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor ramazan? Ömer: [0:29] Çok şükür bir haftayı devirdik. %23'lere tekabül ediyor. Yaptığım hesaplamalar neticesinde bu sonuca ulaştım. Emin: [0:36] Evet. Ömer: [0:37] Güzel gidiyor. Geçen hafta konuşmuştuk. Kış ramazanı, yaz ramazanından sonra çıtır geliyor. Sadece son saatlerde bir böyle acıkma falan hissediyorum. Güzel. Ben memnunum ramazandan. Sen? Emin: [0:49] Evet ben de. Bundan önceki ramazanlar hep böyle baş ağrısı, açlık, susuzluk ekseninde geçerdi. Bu seneki ramazan çok daha rahat geçiyor. Tabii bunda ramazanın kışa denk gelmesinin de çok büyük bir payı var. Ömer: [1:02] Evet, evet. Tabii ki. Çünkü günler uzun olunca uzun oruç, kısa olunca kısa oruç tutuluyor. Ve dediğin gibi kışın çok daha rahat. Dışarıda olduğumuz zamansarf ettiğimiz efor daha az oluyor, soğuk havalarda. Sıcak havalarda daha bunaltıcı ve su kaybı meydana geliyor. Kış ramazanı iyidir abi. Ben şu an memnunum. Yıllar süren yaz ramazanından sonra şu an hâlimden memnunum. Emin: [1:25] Böyle emekli olacağımız zamana da böyle yaz ramazanı olur. Orada da bir emekli oluruz. Çok güzel sıyrılmış oluruz. Ömer: [1:32] Aynen ama öğrencilikte de geçen hafta konuştuk herhâlde bunu. Yaz ramazanı başkaydı şimdi o... Emin: [1:37] Evet evet. Ömer: [1:38] Sahura kadar çöplemeler falan başkaydı yani. Emin: [1:40] Aynen öyle. Evet. Taze babamız Ömer. Nasıl gidiyor? Baba olmak: Teoride her şeyi biliyorduk, ya pratikte? Ömer: [1:47] Valla nasıl gidiyor Emin'ciğim... İyi gidiyor çok şükür. Olağan. Yani en azından bir sağlık problemimiz yok çok şükür vesaire... Bunlar insanı çok rahatlatan şeyler. Çünkü kendini ifade edemeyen bir canlı ile karşı karşıyayız. Hani ağladığı zaman aç da olabilir, altı ıslak da olabilir. Gazı da olabilir, başka bir problemi de olabilir. Dolayısıyla şu an herhangi bir sağlık problemiyle vesaire karşılaşmadığımız için memnunuz. Ama, nasıl diyeyim? Çok olumlu duygular yaşatan bir şey insana. Bir yandan da gerginlik ve korku da veriyor bence. Çünkü o küçücük şey, yani onun sorumluluğu bazen psikolojik olarak insanın gerçekten dirayetli olmasını gerektiriyor ve gerektirecek gibi. Yani biz daha... Hani ben en azından yirmi gündür bunu yaşıyorum ama ileride de bu duygunun kaybolacağını çok zannetmiyorum. Onun için böyle bir korku, bir gerginlik de var üzerimde. Emin: [2:39] Evet ben de yaklaşık yüz yirmi gündür yaşıyorum bu hissi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

NTVRadyo
Neden - Uyku neden önemli?

NTVRadyo

Play Episode Listen Later Feb 27, 2026 5:07


Yorgunlukta, kan şekeri düzeninde, açlık-tokluk dengesinde, ruh hallerinin değişikliğinde, tansiyonda, kalpte, beyinde... Yani vücudumuz için önemli olan bir çok noktada uyku düzenin etkisi var. Buralarda sorunlar yaşandığında da doktorlar sağlıklı beslenme ve hareket etme kadaruyku düzenine de vurgu yapıyor. Peki uyku vücut için neden bu kadar önem taşıyor? Biz uykudayken vücudumuz nasıl bir düzende çalışıyor? Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Fırat'a sorduk.

Acı, tatlı, mayhoş
Çorba, yani banmak!

Acı, tatlı, mayhoş

Play Episode Listen Later Feb 19, 2026 3:53


#acıtatlımayhoşÇorba deyince içine bayat ekmek doğramak akla geliyor. Aslında çorba kelimesi, zaten tüm dillerde Latince "zuppare" kelimesinden geliyor, yani "banmak". Aylin Öney Tan örnekleri anlatıyor. This podcast is powered by Podcastics, the easiest platform to create and publish your podcast.

Small Talk! With Alec Cuenca - Motivation, Inspiration, Pinoy Podcast
The Most Dangerous Habit When You're Chasing A Dream

Small Talk! With Alec Cuenca - Motivation, Inspiration, Pinoy Podcast

Play Episode Listen Later Feb 14, 2026 36:35


Manifestation isn't just about wishing for something. It's about staying excited, happy, and inspired.When you stay in a high vibration, that's when everything starts aligning faster.In this episode, a very special guest, one who's very dear to my heart, my wife, Yani Moya-Cuenca. Yani and I sit down to talk about how to truly manifest your dreams and the importance of staying high vibrational, even when life doesn't go as planned. Come join us as we explore the power of staying positive, grateful, and excited, and how our love has evolved since we said "I do." We talked about:- How staying in a high vibration helps manifest your desires- The power of gratitude and excitement in challenging situations- Why what you speak about, you bring about- The evolution of love in marriage and how it impacts manifestationFollow Yani:Facebook: https://www.facebook.com/yanimcuencaInstagram: https://www.instagram.com/yanimcuencaYouTube: https://www.youtube.com/@YaniMoyaTiktok: https://www.tiktok.com/@yanimcuenca Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information.

Türkiye'de Dijital Pazarlama
İnsanlar Neden Tıklıyor Neden Kaçıyor Gestalt Psikolojisi ile Satışın Gizli Kodları

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Jan 27, 2026 20:22


03:17 Gestalt nedir beyin kararları nasıl verir04:07 Yakınlık ilkesi web sitesi ve mağaza örnekleri05:25 Benzerlik ilkesi güven ve marka algısı06:31 Tamamlama ilkesi beynin boşlukla ilişkisi07:31 Merak yaratan eksik mesajlar neden çalışır08:42 Billboard ve outdoor pazarlamada tamamlama örneği08:59 Süreklilik ilkesi göz yolu nasıl tasarlanır10:25 Şekil zemin ilişkisi CTA neden görünmez olur12:17 Psikoloji ve pazarlamada algı kısa yolları13:01 Semiha ile tasarım ve algı üzerine sohbet16:15 Gerçek projelerde Gestalt nasıl kullanılıyor17:18 Tasarımcıların en sık yaptığı Gestalt hatalarıBu bölümde sana çok temel ama çoğu markanın fark etmeden hata yaptığı bir konudan bahsediyorum: İnsanlar neden tıklıyor, neden kaçıyor?Bir web sitesine girdiğinde ya da bir reklam gördüğünde, bazen hiçbir şey yapmadan çıkarsın. Bazen de hiç planlamadığın halde tıklarsın, incelersin, hatta satın alırsın. İşte bu kararların büyük kısmı mantıkla değil, algı ile verilir. Ve bu algının arkasında Gestalt psikolojisi vardır.Gestalt İlkeleri bize şunu söyler: İnsan beyni dünyayı tek tek parçalar halinde değil, bir bütün olarak algılar. Yani kullanıcı senin sayfanda butonları, görselleri, metinleri ayrı ayrı incelemez. Beyni onları gruplayarak, tamamlayarak ve anlamlandırarak hızlıca karar verir.Bu bölümde Gestalt'ın temel prensiplerini pazarlama ve satış perspektifinden ele alıyorum. Yakınlık, benzerlik, tamamlama, süreklilik, şekil-zemin ve ortak kader gibi kavramların; web sitelerinde, reklamlarda, e-ticaret sayfalarında ve offline pazarlamada nasıl çalıştığını gerçek örneklerle anlatıyorum.Bir tasarım neden güzel olduğu halde satmaz?Bir reklam neden teknik olarak doğru ama etkisiz kalır?Neden bazı mağazalarda insanlar rahatça gezerken bazılarında hızlıca çıkmak ister?Bu soruların cevapları estetikte değil, algı yönetiminde gizlidir.Bölüm boyunca sadece dijital örneklerle sınırlı kalmıyoruz. Mağaza vitrinlerinden raf dizilimlerine, broşür tasarımlarından outdoor reklamlara kadar Gestalt İlkeleri'nin offline pazarlamada nasıl kullanılabileceğini de detaylı şekilde konuşuyoruz.Ayrıca insan psikolojisiyle pazarlamayı birleştirerek şuna odaklanıyoruz: Beyin neden düzeni sever, neden karmaşadan kaçar ve neden bazı markalara fark etmeden güvenir.Eğer web sitende dönüşümler düşükse, reklamların tıklanıyor ama satışa dönmüyorsa ya da mağazana giren müşteri karar vermekte zorlanıyorsa, sorun çoğu zaman fiyat değil, mesaj değil, ürün değil; algıdır.Bu bölüm sana şunu kazandıracak:Kullanıcıyı ikna etmeye çalışmadan nasıl yönlendirebileceğiniDaha az anlatarak nasıl daha çok sattırabileceğiniTasarımı sadece görsel değil, stratejik bir satış aracı olarak nasıl kullanacağınıBen Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde bu bölümde insan beyninin satın alma kararlarını nasıl verdiğini, Gestalt psikolojisi üzerinden sade, net ve uygulanabilir şekilde ele alıyoruz.Dinledikten sonra markana, web sitene ve reklamlarına bir daha aynı gözle bakamayacaksın.

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Gezmek sadece yer değiştirmek mi, yoksa dünyayı başka bir yerden anlamak mı? Bu bölümde seyahat ederken farklı dillerde konuşmanın bizde nasıl yeni bir alan açtığını, düşünme biçimimizi nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Peki bu yolculukların bir hedefi var mı, yoksa mesele yolda olmak mı? Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/easyturkish2026 Use the code EASYTURKISH for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Ocak ayının sonuna doğru geldik artık iyice. Nasıl gidiyor 2026'nın ilk ayı? Ömer: [0:33] Yani 2025'in son ayından çok farklı değil. Aynen devam ediyoruz. Güzel diyelim. Bugünümüze şükür. Emin: [0:44] Şunu da sormak lazım kendimize: Hani neyin bu kadar değişmesini bekliyorduk bir takvim gününün geçmesiyle? Ömer: [0:50] Aynen aynen. İşte bu tamamen bir aslında hissiyattan ibaret. Hani yeni bir dönem... Yeni kararlar alıyor insanlar. Hani o şeyde... Yeni yıl başlarken onu bir vesile kılıyor vesaire... Herhâlde öyle yerleşmiş bir gelenek gibi. Yoksa çok anlamı yok gerçekten. Zaman lineer akıyor. Emin: [1:08] Evet. Ya bu his güzel bir his. Onu inkâr edemeyeceğim. Yani ben de farklı hissediyorum gerçekten yeni yıla girdiğim zaman da. Ama bunun mesela hayvanlar ve bitkiler âlemindeki karşılığını düşündüğümde çok boş bir şey olduğunu düşünmeye başlıyorum. Yani biz de sonuçta bu dünyanın bir parçasıyız. Güneş'in doğmasıyla batması arasındaki süreyi bir gün dediğimizi varsayıyoruz. Sadece bizim için bir anlam ifade ediyor bazı şeyleri hesap edebilmemiz için. Aslında Dünya açısından yani 24 saat öncesiyle 24 saat sonrasının bir farkı yok gerçekten de. Ömer: [1:40] Muazzam bir düzen, muazzam bir hesap yöntemi diyebiliriz sadece buna. O açıdan etkileyici. Emin: [1:46] Evet evet kesinlikle öyle. Çok önemli ve gerekli bir şey tabii ki. Sonuçta beyni olan varlıklarız yani. İhtiyacımız var böyle bir şeye. Ama bir yandan da gerçekten aslında önemi yok yani ama... İnsan farklı hissetmeden de yapamıyor. Ömer: [2:01] Tabii tabii. Yani biraz da kendimize böyle yeni umutlar, yeni mutluluklar aramanın derdi içerisindeyiz tabii insanlar olarak. O yüzden böyle kendimiz ona anlam yüklemekten de memnun oluyoruz belki de. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Büyük şehirde yaşamak mı daha cazip, yoksa küçük şehirde hayat daha mı huzurlu? Bu bölümde İstanbul'daki deneyimlerimizden yola çıkarak büyük şehir ve küçük şehir yaşamını karşılaştırıyoruz. Kalabalık, tempo ve yaşam tarzı üzerine kendi düşüncelerimizi paylaşıyoruz

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "İsviçre'de facia", "Karadağ'daki yılbaşı gösterisinde yaklaşık 600 drone yere düştü" ve "Porsche 173.000'den fazla aracı geri çağırıyor" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:13] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. İsviçre'de facia Emin: [0:47] İsviçre'deki bir kayak merkezindeki barda yangın çıktı. Yılbaşını kutlamak için birçok insanın gittiği barda yangın çok hızlı büyüdü. Kırktan fazla insan hayatını kaybetti. Çoğu ağır, 119 kişi yaralandı. Yangının şampanya şişelerine takılı maytaplı mumlardan kaynaklandığı değerlendiriliyor. Bir başka önemli konu daha var. Bardaki duvarlarda veya tavanda köpük gibi bir malzeme varmış. Bu malzeme içerideki sesin dışarı çıkmasını önlüyor. Aynı zamanda binayı sıcak ve soğuktan korumak için kullanılıyor. Yani bir tür izolasyon malzemesi gibi düşünebiliriz. Araştırmacılar bu köpük benzeri malzemenin yanınca yangını daha hızlı büyütmüş olabileceğini de inceliyor. Soruşturma devam ediyor. Yani yetkililer kesin nedeni daha sonra açıklayacak. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
Uzaylılar sahiden aramızda olabilir mi?

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Dec 24, 2025 26:49


Age of Disclosure. Yani "İfşa Çağı".Dünya dışı yaşam hakkındaki bu belgesel benzerlerine göre daha farklı bir yerde duruyor. Çünkü ABD'nin dışişleri bakanı Marco Rubio'nun da aralarında olduğu üst düzey Amerikan bürokratları uzaylılar hakkında çok çarpıcı açıklamalar yapıyorlar.Uzay araçları nasıl çalışıyor?Dünyayı niçin ziyaret ediyorlar? Amaçları ne?İnsanlara zarar veriyorlar mı?Dünyada hangi ülkelerin elinde bu dünya dışı teknolojiye sahip uzay araçlarından var?Bu bölümde "Age of Disclosure" belgeselini ve orada uzaylılar hakkında dile getirilen çarpıcı bilgileri anlatıyorum.İyi dinlemeler!Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com  

Organik Beyinler Podcast
385-Barışmayı bilmiyorsan kavga etme

Organik Beyinler Podcast

Play Episode Listen Later Dec 22, 2025 50:40


Bu bölümde konuğumuz Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Dilek Turan Eroğlu bizlere eşlik ediyor. Kendisi sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda yazar ve İnsana İyi Gelen Şeyler adındaki televizyon programının sunucusu. Yani on parmağında on marifet :). Neler konuştuğumuzu merak ediyorsanız bu bölümü sakın kaçırmayın. Keyifli dinlemeler... https://share.google/vlIrNxVktS9avDVjh https://www.organikbeyinler.net/ https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/

Tip the Scales
TTS Rewind: 73. Yani Smith - An Expert's Guide to Intake Optimization

Tip the Scales

Play Episode Listen Later Dec 10, 2025 86:53


This episode was originally aired on 03/20/2024. “I believe you can teach someone empathy or at least to fake it or identify opportunities to be empathetic. The reason is because I think that often it's not that someone might not have empathy, they just may not have the tools to show it.” On this week's episode Maria chats with intake expert, Yani Smith. They discuss how to optimize your intake, when a lawyer needs to get involved, setting up a call path, showing empathy, creating a lead funnel and so much more. Highlights 14:02 How to reject leads 43:23 Answering the phone 53:34 Why lawyers shouldn't do intake Guest Yani Smith (@legalintakepros on Instagram) is the founder of Legal Intake Pros. She applies her intake optimization expertise to help law firms address core issues and gain clarity in intake conversions, adding intake solutions to the agency's services. Yani and her team collaborate exclusively with personal injury law firms committed to removing growth barriers. You can get in touch with Yani at https://www.legalintakepros.com Host Maria Monroy (@marialawrank on Instagram) is the Co-founder and President of LawRank, a leading SEO company for law firms since 2013. She has a knack for breaking down complex topics to make them more easily accessible and started Tip the Scales to share her knowledge with listeners like you. Podcast Mentions Software: Lead Docket Book: Never Split The Difference Person: Shawn Callaway _____ ⁠LawRank⁠ grows your law firm with SEO Our clients saw a 384% increase in first-time calls and a 603% growth in traffic in 12 months. Get your free competitor report at ⁠https://lawrank.com/report⁠. ⁠Subscribe to us on your favorite podcast app⁠ Rate us 5 stars on ⁠iTunes⁠ and ⁠Spotify⁠ ⁠Watch us on YouTube⁠ Follow us on ⁠Instagram⁠ and ⁠TikTok⁠

Tip the Scales
TTS Rewind: 73. Yani Smith - An Expert's Guide to Intake Optimization

Tip the Scales

Play Episode Listen Later Dec 10, 2025 86:53


This episode was originally aired on 03/20/2024. “I believe you can teach someone empathy or at least to fake it or identify opportunities to be empathetic. The reason is because I think that often it's not that someone might not have empathy, they just may not have the tools to show it.” On this week's episode Maria chats with intake expert, Yani Smith. They discuss how to optimize your intake, when a lawyer needs to get involved, setting up a call path, showing empathy, creating a lead funnel and so much more. Highlights 14:02 How to reject leads 43:23 Answering the phone 53:34 Why lawyers shouldn't do intake Guest Yani Smith (@legalintakepros on Instagram) is the founder of Legal Intake Pros. She applies her intake optimization expertise to help law firms address core issues and gain clarity in intake conversions, adding intake solutions to the agency's services. Yani and her team collaborate exclusively with personal injury law firms committed to removing growth barriers. You can get in touch with Yani at https://www.legalintakepros.com Host Maria Monroy (@marialawrank on Instagram) is the Co-founder and President of LawRank, a leading SEO company for law firms since 2013. She has a knack for breaking down complex topics to make them more easily accessible and started Tip the Scales to share her knowledge with listeners like you. Podcast Mentions Software: Lead Docket Book: Never Split The Difference Person: Shawn Callaway _____ ⁠LawRank⁠ grows your law firm with SEO Our clients saw a 384% increase in first-time calls and a 603% growth in traffic in 12 months. Get your free competitor report at ⁠https://lawrank.com/report⁠. ⁠Subscribe to us on your favorite podcast app⁠ Rate us 5 stars on ⁠iTunes⁠ and ⁠Spotify⁠ ⁠Watch us on YouTube⁠ Follow us on ⁠Instagram⁠ and ⁠TikTok⁠

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
Sakız Adası, Osmanlı ve hiç tartışılamayan bir tarih

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Oct 28, 2025 29:19


Yazın sonuna doğru Sakız Adası'na gittim.Orada Nea Moni Manastırı'nı gezerken Yunan halkının ve Sakız Adası sakinlerinin "Sakız Katliamı" dedikleri bir tarihsel olayla karşılaştım.Türklerin de içinde olduğu ve bu kadar kritik bir olayı hiç bilmememizi garipsedim ve "Tam da Yeni Haller'e yakışır bu hikaye" diyerek araştırdım.Yani başka hiçbir yerde bulamayacağınız bir hikayeyle karşınızdayım.Biraz adanın tarihinden bahsettim, biraz da Yunan milli kimliğinin oluşmasına -Osmanlı tam tersini arzu ederken- vesile olan bu olayı ve sonrasında yaşananları anlattım.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com