POPULARITY
Emre uy, yasaklardan kaçın. Şu belalara sabırla karşı koy. Nafile sünnet ibadetleri yapmaya çalış; sünnet olan işleri yapmaya gayretli ol, ismin “Uyanıklar” defterine yazılır. Yaratıcı'dan sana başarı gelir. Yaptığın çalışma boşa gitmez. Zorla huzur bulunmaz; bu sevdayı bırak. Amel kapısına yapışırsan o da senin için sonuna kadar açık kalır. Yanımda akıllı durunuz. Bana sebatla bağlanınız. Niyetinizi tam tutunuz. Azimet sahibi olunuz. Beni töhmetle yâd etmeyiniz. Hakkımda iyi düşününüz. Böyle yaparsanız sözlerimin yararını bulursunuz; dediklerimin mânasını anlarsınız. Ey beni töhmet altına almak isteyen, yarın her şey açığa çıkar. Hâlimi olduğu gibi anlarsın. Aman, beni zahmete sokmayınız. Hâlime bırakınız beni. Kalp hâlin beni kahra uğratmak istiyor. Beni mağlûp etmek istiyor. Hâlbuki dünya işleri başımı aştı. Âhiret işleri kalbimi sardı. Allah Teâlâ'nın büyük tecellisi, sır âlemini kapladı. Sizlerle uğraşacak hâlim mi var? Bana yardımcı yok mu? Bana iyilikle yanaşacak kişi nerede? Kendi öz düşüncesi ile hâlimi soracak kimse yok mu? Yardımcım olduğu için kim Allah'a hamd eder? Herkes gibi benim de yardımcıya ihtiyacım olur. Hak Teâlâ'dan gayrı herkesin yardıma ihtiyacı vardır. Akıllı olunuz. Allah yoluna girenlere karşı iyi edep tavrı takınınız. Onlar, aşiretlerin bölüşmesi imkânsız olan kişilerdir. Beldeler onların hürmetine durur. Kullar onlar için esirgenir. Yeryüzü onların şerefine muhafaza edilir. Onlar olmasa sizin gösterişli hâlinizi kim neyler? Nifak ve şer hâliniz bir günde bu ülkeyi yıkar, batırır. Ey Allah'ın düşmanı münafıklar, Peygamber'in (s.a.v) sevmediği kimseler ve ateşe yanacak odunlar, sizin ne kıymetiniz var? Allah'ım, tevbemi kabul et. Onlara da tevbe nasib eyle. Beni ve onları ayıktır. Hem bana hem de onlara acı; rahmet nazarınla bak. Nefse verilen şeyde senin dahlin yoktur. Kadere senin hükmün geçmez. Sana düşen, duyguların kontrolüdür. Niyetin temiz tutulması, sana düşen vazifeler arasındadır. Bunu yaparsan, Hak tarafından iyi kimseler arasına yazılırsın. Kısmetler kaybolmaz. Gücüne, kuvvetine ve elinde bulunan fâni mala güvendiğin zaman gayb âleminden bir şey bekleme. * Allah'ım, sebeplere dayanmaktan sana sığınırız. Heveslere dalmaktan bizi koru. Boş alışkanlıkla olmayı bize nasib etme. Bütün, hâllerde Sen'den Sana sığınırız. “Rabb'imiz, bize dünyada iyilik ver. Âhirette iyiliğini esirgeme. Bizi ateşe atılmaktan koru.” (Bakara 201) “Allah'ın mahlukları arasında üç yüz Ebdal denilen has veli kulları vardır. Allah onların vesilesiyle hayat verir, öldürür. Onların yüzü suyu hürmetine yağmur yağdırır, belaları def eder.” (Aclunî, Keşful-hafa,1/33) Hz. Ömerin yağmur duasında hz. Abbas ile tevessülü. Müslüman olan insan baklava gibi tatlı olur ama cahil kalırsa turşulu baklava kadar ekşi olur. Tasavvuf ince insan yetiştirme sanatıdır. İnsanlar kaba insanlar odunlaşırlar. Cahillerle beraber oldukça cahilleşirler. Kelime hazneleri gittikçe daralır toplamlarına geçirmek zorunda kalırlar. Herhangi bir şeyi örneklendirmek istedikleri ellerinde bir çok düzgün seçenek olmasına rağmen en kötüyü ve en dip seçeneği tercih ederler en kötü kelimeyi tercih ederler. Kaliteli Müslümanlar örnek vereceği zaman mesela derler misali derler faraza derler diyelim ki derler bir şeyi örneklendirme on kelimesi vardır. Ama cahiller örneklendirmek istedikleri zaman sözde şöyle başlarlar atıyorum atıyorum ne ya ne atıyorsun oğlum sen. Başka bir cahil şöyle der sallıyorum ya ne sallama adamsın sen ya sallamak ne demek örneğinde mesela de farz de.
Ateizm tüm Dünya'da git gide yayılıyorken, içinde gizlenen ve konuşulmayan ve halka anlatılmayan bir çok konu da var. Bilim ise Ateizm Felsefesi tarafından suistimal edilen en büyük alanlardan birisi. İşte Bize Yalan Söylediler serimizde 7 ayrı bölüm ile Ateizmin neden çelişkilerle dolu olduğunu, bir Yaratıcı'nın varlığının neden kesin olduğunu, Allah'ın varlığının ispatlarını işleyeceğiz. Bilim Felsefesi ile olayın iç yüzünü derinden sorgulayıp, Madde ve Doğa ile sınırlandırılmış hakikat arayışının sınırlarını aşacak, kutunun dışında düşünerek akıl ve mantık ile en kesin delilleri bir bir açığa çıkaracağız. 7 Bölümlük Serimizin Sonunda Akıllarda Hiçbir Soru Kalmamış Olacak. Objektif ve önyargılardan arınmış bir bakış ile izleyen samimi Ateistlerin bu gerçeklere kayıtsız kalamayacağını umuyoruz. Ateizm, Agnostisizm, Deizm gibi birçok felsefenin argümanlarına cevaplar içeren, İslamiyet'in Tevhid İnancının nasıl aklen doğru olduğunun delillerle sunulduğu serimiz yayında.
318. bölümde İngiltere merkezli Hashtag Collabz'ın kurucuları Ela Ceren Diker ve Hüseyin Kaplan'ı konuk ettim. Prada ve Miu Miu, yeni lansmanlarını neden büyük influencer'lar yerine UGC'ye emanet etti? Bu bölümde, İngiltere merkezli Hashtag Collabz'ın kurucuları Ela Ceren Diker ve Hüseyin Kaplan ile creator economy'nin bugününü konuşuyoruz: makro influencer'dan mikro/UGC'ye geçişteki güven krizini, yapay zekâ içeriklerine artan şüpheyi, büyük ve küçük markaların farklı beklentilerini, ve İngiltere'de yatırımsız şirket kurmanın gerçek zorluklarını. (00:00) Açılış (01:20) Hikaye nasıl başladı? (08:54) Yatırımsız büyüme ve creator economy sahada nasıl işliyor? (17:40) Markaların sponsorluk taleplerindeki değişim (21:29) Mikro içerik trend mi, kalıcı mı? (23:08) İlginç niş içerik üretici örnekleri (28:55) İngiltere'de şirket kurmak: gerçek süreç (33:04) Yatırım almadan büyümenin bedeli (37:52) İngiltere'de iş kurmak isteyenlere tavsiyeler (39:44) Büyük markalar vs küçük markalar: fark ne? (43:50) Yapay zekâ içerik üretimini nasıl değiştirdi? (46:12) UGC nedir? (48:54) Kapanış ve kitap önerileri Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İş-Özel Hayat Dengesini Kurmak | Başarı ve Mutluluk Arasındaki Denge Başarı yalnızca kariyerde yükselmekten ibaret değildir. Gerçek başarı; iş hayatı, aile, sağlık, kişisel gelişim, ilişkiler ve mutluluk arasında sağlıklı bir denge kurabilmektir. Bu videoda iş-özel hayat dengesinin neden bu kadar önemli olduğunu, sınırlar koymanın gücünü, bilinçli dinlenmenin faydalarını ve daha dengeli bir yaşam oluşturmak için uygulanabilecek yöntemleri öğreneceksiniz. Ayrıca çalışma saatlerini yönetme, mola verme alışkanlığı geliştirme, hobilerin verimlilik üzerindeki etkileri, hayır diyebilme becerisi ve kendi önceliklerinizi koruma konularını detaylı şekilde inceleyeceğiz. Bu bölümde öğrenecekleriniz: • İş ve özel hayat arasında sağlıklı sınırlar oluşturma • Bilinçli dinlenmenin performansa etkisi • Düzenli molaların verimlilik üzerindeki katkısı • Hobilerin stres yönetimindeki rolü • Hayır diyebilme becerisi geliştirme • Kendi önceliklerini koruma yöntemleri • Teknoloji kullanımında denge kurma • Tükenmişlik riskini azaltma yolları • Daha mutlu ve daha sürdürülebilir bir yaşam oluşturma • Uzun vadeli başarı için yaşam dengesi kurma Dengeli bir yaşam daha yüksek enerji sağlar. Daha güçlü ilişkiler kurulmasına destek olur. Daha kaliteli kararlar alınmasına yardımcı olur. Daha sürdürülebilir bir başarı oluşturur. Başarı bir maratondur. Bu maratonu güçlü şekilde sürdürebilmek için kariyer, sağlık, aile ve kişisel gelişim alanlarının birlikte ilerlemesi önemlidir. Videoyu izledikten sonra kendinize şu soruyu sorun: Hayatımda iş, aile, sağlık ve kişisel gelişim arasında nasıl bir denge var? Bu sorunun cevabı gelecekteki mutluluğunuz ve başarınız için değerli ipuçları sunabilir. #İşÖzelHayatDengesi #KişiselGelişim #Başarı #Mutluluk #ZamanYönetimi #Verimlilik #YaşamDengesi #kariyergelişimi 00:00 İş-Özel Hayat Dengesini Kurmak 01:30 İş ve Özel Hayat Arasındaki Sınırları Belirlemek 02:25 Daha Üretken Olmak için Mola Vermek Şart 03:23 Bilinçli Dinlenme Üretkenliği Artırır 04:15 Hobiler Stresi Azaltır ve Yaratıcılığı Artırır 05:09 Gereksiz İşler için "Hayır" Diyebilmek 06:03 Önceliklerini Belirle ve Onlara Odaklan 06:51 Daha Dengeli Bir Yaşam İçin Neler Yapılabilir? 07:41 Daha Mutlu ve Üretken Bir Hayat için Dengeli Çalış 08:35 Dengeli Yaşam, Başarıyı Destekler E-Kitap Satın Al: https://www.shopier.com/gokremtekir/48558601 Udemy Eğitimi: https://www.udemy.com/course/hayatta-basarili-olmanin-formulu/?referralCode=FADEDFFA690D42180B71 Danışmanlık Takvimim: calendar.app.google/aBzjeuTMpjjhBJqr6
Uzun ilişkinin getirisi tatlı bir dinginlik mi, yoksa alışkanlık mı? Hangisi normal, hangisi değil? Yakın İlişkiler'in bu tekrar bölümünde dinleyicilerden gelen "Uzun ilişkine getirdiği monotonluk aşkın sevgiye dönüşmesi mi yoksa gerçekten tatmin etmemesi mi?" sorusunu yeniden hatırlıyoruz. Bu bölümde: (00:00) Monotonluk ve Rutin Ne Anlama Gelir? (02:34) Aşkın İki Boyutu (Tutulma ve Bağlanma) (04:00) Tutulma Dönemi Dinamikleri: Belirsizlik ve İdealizasyon (10:54) Güven, Huzur ve Bağlanmanın Biyolojisi (13:31) Popüler Kültürün Bağlanma Algısı (17:34) Bağlanma Evresinde Cinsellik, Date'ler ve Monotonluğu Kırma Yolları (21:19) İlişkide Kopukluk, Tatminsizlik ve Çift Terapisi Desteği (23:16) Test: Gerçek Bir Bağlanma İçinde Misiniz? Yaratıcı: Gizem Sürenkök Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.
Mimarlıkta Rahatsız Edici Sorular bu ay Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde gerçekleştirdikleri lisansüstü atölyeleri konu ediniyor. "Yaratıcılığın Ötesinde Mimarlık" üst başlığı altında mimarlıkta bilgi üretimi, epistemoloji, entelektüel emek, lisansüstü eğitim ve akademik koşullar hakkında tartışmaları gündeme getiriyor. Elif Bek'in moderatörlüğünde Şafak Cudi İnce, Önder Aras ve Nihal Evirgen aynı zamanda güç haritalama yöntemiyle ele aldıkları "yaratıcı" mimari üretimlerin arkasındaki güç ilişkilerini açığa çıkarıyor.
Mimarlıkta Rahatsız Edici Sorular bu ay Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde gerçekleştirdikleri lisansüstü atölyeleri konu ediniyor. "Yaratıcılığın Ötesinde Mimarlık" üst başlığı altında mimarlıkta bilgi üretimi, epistemoloji, entelektüel emek, lisansüstü eğitim ve akademik koşullar hakkında tartışmaları gündeme getiriyor. Elif Bek'in moderatörlüğünde Şafak Cudi İnce, Önder Aras ve Nihal Evirgen aynı zamanda güç haritalama yöntemiyle ele aldıkları "yaratıcı" mimari üretimlerin arkasındaki güç ilişkilerini açığa çıkarıyor.
Hatırladığınız her şeyin beş saniye önce yoktan var olmadığından nasıl emin olabilirsiniz? Boltzmann'ın 19. yüzyılda yaptığı basit bir hesap, fizik tarihinin belki de en rahatsız edici sorusunu doğurdu. Evrenin boşluğunda kendiliğinden oluşan, sahte anılarla dolu bir bilinç, sizden çok daha olası olabilir. Bu bölümde: (00:00) Intro (01:21) Atomlara İnanmayan Bir Çağda Boltzmann (06:55) Boşlukta Doğan Beyin (08:53) Anılarınız Gerçek mi? Yaratıcı: Bebar Bilim | Cengiz Çalışkan Yapımcı: Podbee Media Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir. Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.
İlişkiyi bitirmek için illa karşımızdaki insanın kötü bir şey yapmış olması mı gerekiyor? Ayrılığın gerekçesi yoksa biz nankörlük etmiş mi sayılırız? Yakın İlişkiler'in bu bölümünde "iyi insan" ile "doğru ilişki" arasındaki farkı irdeliyoruz. Bu bölümde: (00:00) Kötü Birinin Olmadığı Ayrılıklar (03:07) İyi Bir İnsan ile Doğru İlişki Arasındaki Fark (05:03) Neden Suçlu Hissediyoruz? (09:48) "Ya Bir Daha Böyle Sevilmezsem?" (11:12) Suçluluk ile Sorumluluğu Ayırmak (15:03) Sevmek mi, Sevilmek mi? Yaratıcı: Gizem Sürenkök Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.
Bir sonraki büyük yönetmen şu an kimsenin izlemeyeceği bir video yapmakla mı meşgul? Bu bölümde üç genç YouTuber'ın nasıl büyük bütçeli yönetmenlere dönüştüğünü ve algoritmik keşfin yaratıcılığı nasıl yeniden şekillendirdiğine bakıyoruz.Bu bölümde:(00:00) 16 Yaşında Bir Fenomen(06:42) Dashboard Çağı(10:15) Sıfır Stüdyo, Sıfır Reklam(14:20) Mevcut Talebin Gücü(16:11) Obsession(20:32) Parasosyal İlişki ve Yeni Yaratıcılar Sunan: Barış Özcan Yapımcı: Podbee Media Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir. Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.
Bir şeyi sırf yapabildiğin için yapmak zorunda mısın? Tanrı gibi yaratma arzusu neden hepimizin bilinçaltında saklı? Frankenstein'ın canavarı bugün bir laboratuvarda değil de ekranlarımızın içinde mi yaşıyor? Guillermo del Toro'nun Frankenstein uyarlamasının dijital platformlarda yayınlanmasından yola çıkan bu bölümde, Mary Shelley'nin 1818'de yazdığı “Modern Prometheus”un çok katmanlı dünyasına dalıyoruz. Bu bölümde: (00:00) Frankenstein'ın Uyanışı ve del Toro Uyarlaması (04:12) Mary Shelley ve Modern Prometheus (06:32) Yaratmanın Sorumluluğu (08:31) Carl Jung: Gölge ve Yaratıcı Arketipi (15:10) Mesih–Tanrı Kompleksi ve Narsisizm (16:59) Beynin Anlatı Ağı: Default Mode Network (18:52) Jim Jones ve Jonestown Trajedisi (23:19) Dijital Mesihler ve Gözetleme Kapitalizmi (25:23) Blade Runner: Yağmurdaki Gözyaşları (26:36) Kendi Canavarınla Barışmak Sunan: Barış ÖzcanYapımcı: Podbee Media Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir. Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.
Hiç, hem gündelik hayatımızda hem de sosyal medyada sürekli gaslighting'e uğradığınızı farkettiniz mi? Sürekli bir şekilde algılarımız manipüle ediliyor ve bazı bir şeylerin gerçek olduğuna inandırılıyoruz. Bunu fark ettiğimiz zaman kontrol algımız biraz yitiyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu sürekli sorgulamaya başlıyoruz. Peki neye güvenebiliriz ve bunun nasıl üstesinden geliriz? Yakın İlişkiler'in bu tekrar bölümünde hayatımızın farklı alanlarında gerçekleşen "gaslighting" üzerine konuşuyoruz. Bu bölümde: (00:00) Toplumsal Boyutta Gaslighting (02:25) Sosyal Medya Vitrini ve Gerçekliğin Çarpıtılması (05:34) Bilgi Kirliliği, Yalan Haberler ve Yankı Odaları (10:22) Gaslighting'in Psikolojik Etkileri (11:18) Kendimizi Nasıl Koruruz? Yaratıcı: Gizem Sürenkök Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.
Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek mi, yoksa geliştirilebilen bir beceri mi? Spekülatif'te Emre Dündar, yaratıcı düşüncenin nasıl geliştiğini; sanat, edebiyat, felsefe ve günlük yaşamdan örneklerle anlatıyor. Emre Dündar bu bölümde, yaratıcı düşüncenin nasıl geliştirilebileceğini, klişelerin nasıl aşılacağını ve ilham ile disiplinli çalışma arasındaki ilişkiyi değerlendiriyor. Ayrıca yaratıcı egzersizlerden hikâye anlatıcılığına, yapay zekânın yaratıcılık konusundaki sınırlarından büyük sanatçıların üretim yöntemlerine kadar pek çok başlıkta kendi gözlemlerini ve önerilerini paylaşıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ruh eşi nedir, kime denir? Ruh eşimizi bulabilmemiz mümkün mü? Yoksa ruh eşini aramak hayal kırıklığı mı yaratıyor? Yakın İlişkiler'in tekrar bölümünde ruh eşi kavramını, bu kavram hakkındaki kabullerimizi, yanılgılarımızı ve sağlıklı olanı yeniden hatırlıyoruz. Yaratıcı: Gizem Sürenkök Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.
Söyleşi: Faruk EkiciBağımsız tiyatro sahnesinin üretken ekiplerinden Fact Tiyatro, Ali Haydar Çataltepe'nin yazıp yönettiği ve Dilara Vural'ın sahnelediği Sendrom ile sınırları aşıyor. Fransa'da düzenlenen dünyanın en prestijli festivallerinden olan Avignon Tiyatro Festivali'nin OFF bölümünde 100. gösterimini gerçekleştirmeye hazırlanan oyun; çocuk yaşta başlanan antidepresanların yarattığı tahribatı, ebeveynlik bağlarını ve derin bir kayıp hissinin ortasındaki bir kadının uçlardaki savruluş hikâyesini merkeze alıyor.Sahnede tek kişilik performansıyla Dilara Vural'ın devleştiği, 75 dakikalık kesintisiz bir hikâye anlatıcılığı üzerine kurulan minimalist yapım, alışılageldik seyir konforunu yerle bir ediyor. Karakterin cesur eylemleri ve ofansif mizahıyla izleyiciyi kendi iç sesiyle, saklamaya çalıştığı karanlık düşünceleriyle ve politik doğruculuğuyla yüzleştiren oyun; günümüz insanının yalnızlığına ve çaresizliğine dair çarpıcı bir ayna tutuyor.10-14 Temmuz tarihleri arasında Avignon'da Theatre de l'Ange'da sahne alacak olan Ali Haydar Çataltepe ve Dilara Vural; bağımsız tiyatro yapmanın sektörel zorluklarına rağmen sahnede kalma inatlarını, bir erkeğin kaleminden gerçekçi bir kadın karakter inşa etmenin inceliklerini, tek kişilik performansın oyuncu üzerindeki psikolojik ağırlığını, uluslararası arenaya uzanan serüvenlerini ve ufuktaki yeni projelerini T24'e anlattı.Künye:Yazan-Yöneten: Ali Haydar ÇataltepeOynayan: Dilara VuralYardımcı Yönetmen: Veysel FezailIşık Tasarımı: Eren Uğurhan, Uğur YıldızMüzik ve Efektler: Can Birben, Tunç OğuzAfiş Fotoğrafları: İdil SezginYönetmen Yardımcıları: Dilek Sağır, Arya Akkutlu, Şeyma Nur ÖzbakırSahne Tasarımı: Dilara Vural, Ali Haydar Çataltepe
Söyleşi: Faruk EkiciSertaç Sayın'ın kaleme alıp yönettiği, Payidar Muhtar karakterine Doğukan Polat'ın hayat verdiği, Orta Anadolu'nun bozkırından Ankara pavyonlarına uzanan bu tek kişilik bağımsız yapım Bozkır; iktidar hırsını, aidiyet arayışını ve bir muhtar adayının absürt çöküşünü kara mizahın diliyle sahneye taşıyor.Sertaç Sayın ve Doğukan Polat; politik tarih ile yerel hikâyelerin sahnede buluştuğu bu süreci, mülteci meselesinin insanı nasıl dönüştürdüğünü, bağımsız tiyatronun günümüzdeki "özgürlük alanı" olma vasfını ve "görkemli bir kaybeden" üzerinden kutuplaşmaya dair söylediklerini T24'e anlattı.Künye:Yazan ve Yöneten: Sertaç Sayın Oynayan: Doğukan Polat Yapımcı: Mehmet Küçükgünaydın Afiş ve Dekor Tasarım: Rabia Kip Telek Kostüm Tasarım: R. Dilara Akalın Işık Tasarım: Eren Uğurhan Hareket Tasarım: Seda Özgiş Repetitör: Ozan Demir Müzik Danışmanı: Cem Erdost Yönetmen Yardımcıları: Fatih Sevdi ve Tanıl Yöntem Dekor Uygulama: Serkan Kavurt Afiş Fotoğrafı: Mürsel Çoban Video Çekim & Kurgu: Berkan Karadede ve Renas Gültekin Reji Asistanı: Seçil Aras ve Özlem Göksu Dura Yapım Ekibi: Salih Ronayi Gültekin Yapım Koordinatörleri: Ece Şahin ve R.Dilara Akalın
Evli kalmak veya evliliği bitirmek bir başarı mı? Boşanan bir kadın hayatı boyunca "boşanmış kadın" kimliğine mi sıkışır?Yakın İlişkiler'in bu bölümünde konuğumuz Nursena Yılmaz'ın deneyimlerinden yola çıkarak boşanma sürecini, toplum baskısını ve özellikle kadınların boşanma sonrası yaşadıkları kimlik sorgulamasını konuşuyoruz.Yaratıcı: Gizem SürenkökKonuk: Nursena YılmazYapımcı: Podbee Media Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.
Newton'dan beri herkesin varolduğunu sandığı bir maddenin yokluğunu Einstein nasıl açıkladı? Fizikçiler, yüzyıllar boyunca ışığın yayılmasını sağlayan esir adlı bir maddenin varlığını varsaydılar. Halbuki böyle bir maddeye gerek yoktu. Bu bölümde, esir teorisinin doğuşunu ve çöküşünü inceliyoruz. Bu bölümde: (00:00) Intro (01:44) Esir Nedir? (04:22) Mitchelson-Morley Deneyi (08:13) Yokluğun Kanıtı Yaratıcı: Bebar Bilim | Cengiz Çalışkan Yapımcı: Podbee Media Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir. Tüm bölümler, videolar ve daha fazlasına Podbee App ve podbee.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.
Söyleşi: Faruk EkiciSinema ve tiyatro alanlarında üretim yapan disiplinlerarası sanatçı Özlem Çıngırlar, yazıp yönettiği ilk tiyatro oyunu Bir Saniye ile izleyici karşısına çıkıyor. Oyun, "görüntü var, müdahale yok" diyerek modern seyir kültürünü ve şiddetin görünmeyen yapılarını metaforik bir ring üzerinden sahneye taşıyor.Burcu Halaçoğlu, Sinan Başol ve Berker Enhoş'un sahnede bir araya geldiği, dramaturjisini usta yönetmen Ezel Akay'ın, müziklerini Gazapizm'in üstlendiği bağımsız yapım, klasik bir tiyatro deneyiminin dışına çıkıyor. Bir sporcunun çöküş hikâyesi, absürt ve kara mizah unsurlarıyla harmanlanırken; izleyiciyi konfor alanından çıkaran interaktif yapı ve ani ritim değişiklikleriyle günümüzün dijital tüketim atmosferini sahneye yansıtıyor.Özlem Çıngırlar; bağımsız sinemadan tiyatroya uzanan üretim sürecini, şiddeti estetize etmeden anlatmanın inceliklerini, müzik ve ses tasarımının oyundaki kuşatıcı rolünü ve günümüz seyircisinin "suskunluğun suç ortaklığı" ile yüzleşme hâlini T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan & Yöneten: Özlem Çıngırlar Dramaturji: Ezel Akay Oyuncular: Burcu Halaçoğlu, Reşit Berker Enhoş, Sinan Başol Sahne Tasarımı: Yusuf İnan Güneş Ses / Müzik Tasarımı: Dinçer Tuğmaner Kullanılan Şarkılar: Gazapizm Yapım Koordinatörü: İpek Elmas Şenol Yapım: 4iz Yapım
Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu İşte Bunu Konuşalım programına Yaratıcı Proje Direktörü, Gayrimenkul Danışmanı, Yazar Cansen Yelesen ile Ekoteknoloji ve Biyoinovasyon Enstitüsü Derneği Genel Sekreteri Altuğ Revnak Eti konuk oldu.
Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu İşte Bunu Konuşalım programına Yaratıcı Proje Direktörü, Gayrimenkul Danışmanı, Yazar Cansen Yelesen ile Ekoteknoloji ve Biyoinovasyon Enstitüsü Derneği Genel Sekreteri Altuğ Revnak Eti konuk oldu.
Serkan Kılıç'ın sunumuyla Raw TV'de konuk olduğum bu özel bölümde, prodüksiyon dünyasının en çok göz ardı edilen ama en hayati konusu olan "ses" üzerine tam detaylı bir sohbet gerçekleştirdik. Bu kaydı kendi kanalımda kesintisiz olarak paylaşmama izin verdiği için sevgili Serkan Kılıç'a ve tüm Raw TV ekibine teşekkür ederim. İyi duyum için servet değerinde ekipmanlara mı ihtiyacımız var, yoksa elimizdeki teçhizatı doğru konumlandırmayı bilmek mi daha önemli? Sinemada ses tasarımının izleyici psikolojisine etkisinden, oyun sektöründeki foley (ses efekti) çözümlerine ve doğru mikrofon seçimine kadar sektörde edindiğim tecrübeleri masaya yatırdık. Videonun tamamını kesintisiz izleyebilir veya aşağıdaki zaman damgalarından ilgilendiğiniz konuya direkt geçiş yapabilirsiniz. Sorularınızı ve bir sonraki bölümde değinmemizi istediğiniz konuları yorumlarda bekliyorum!00:00 - Giriş ve Sohbetin Amacı 01:47 - "Daha İyi Ekipman = Daha İyi Ses" Yanılgısı 03:38 - Türkiye'de Prodüksiyonlarda Ses Neden Hep İkinci Planda? 06:08 - İşitmenin Evrimi ve Sesin Yönü 10:08 - 1800'lerden Günümüze Fonograftan Stereo'ya Sesin Tarihi 11:45 - Sinemada Ses Tasarımı Nedir? (Nolan ve Star Wars Örnekleri) 16:30 - Kısıtlı Bütçeyle Doğru Ses Nasıl Alınır? (Saha Anıları) 22:22 - Kriz Çözme Taktikleri: Telefonla Gitar ve Dublaj Kaydı 32:11 - Sektörel Bir Hastalık: "Reçete Bağımlılığı" ve Desibel Ayarları 33:32 - Dinamik, Condenser ve Shotgun Mikrofonlar Nerede Kullanılır? 41:26 - Oyun Sektöründe Yaratıcı Ses Efekti (Foley) Süreçleri 49:52 - Hans Zimmer, Walter Murch ve Sinematik Sound Mimarisi 54:56 - Yönetmen ve Ses Tasarımcısı Arasındaki İletişimin Önemi 57:44 - Kapanış ve İkinci Bölüm (Part 2) İçin Soru-Cevap Sinyali
"Eğer Allah mutlak merhamet ve şefkat sahibiyse, şeytanların varlığına, insanların yoldan çıkıp cehenneme gitmesine neden müsaade ediyor?" Çoğu insanın aklına gelen bu zorlu ve müthiş soruya hiç bu açıdan bakmış mıydınız?Bu videoda, Risale-i Nur Külliyatı'ndan 13. Lem'a ışığında şeytanın ve kötülüklerin yaratılış hikmetini inceliyoruz. İnsan ruhunun bir zerreden güneşe kadar yükselen mertelebelerine ulaşabilmek, neden bir "mücadeleye" (mücahede) ihtiyacı olduğunu ve "Şeytan olmasaydı, ne olurdu??" gibi soruları ele alıyoruz.0:00 Giriş0:49 On Üçüncü Lem'a - İkinci İşaret2:21 Bir şeyin iyi veya kötü olduğuna neye göre karar verilmeli?7:56 Şeytanın yaratılması her yönüyle kötü mü?10:39 "Şeytan iyi ki var!"12:20 Soruyu çözemeyen kişinin, soruya "yanlış" demesi15:14 Melekler de insanın yaratılışını "şer" görmüştü16:40 Yaratılışta asıl amaç güzellikler ve hayırlar17:52 Sosyal medyanın iyi/kötü algısına etkisi19:44 Elcevap: (On Üçüncü Lem'a - İkinci İşaret)22:28 Kabiliyetlerin ortaya çıkması mücadele ile olur27:27 Büyük hayır için küçük şerri kabul etmek30.42 Mücadele etmek işimize gelmiyor32:52 Önemli olan çokluk değil, kıymet37:07 Şeytanlara karşı mücahedede nasıl galip geliriz?39:23 SON
Söyleşi: Faruk EkiciBağımsız tiyatro sahnesinin genç ekiplerinden Ga Kolektif, ortaklaşa yaratım süreciyle hayata geçirdikleri Köprüden Önce Son Çıkış oyunuyla sanatla var olmaya çalışan genç kadınların ekonomik ve mesleki gerçekliklerini sahneye taşıyor.17 Mayıs'ta Eksi On Altı Mekan'da tiyatroseverlerle yeniden buluşacak olan Köprüden Önce Son Çıkış ekibi Mine Yıldız, Yağmur Güçlü ve Yaren Özkoca; oyunun kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği yaratım sürecini ve Türkiye'de bağımsız tiyatro yaparak ayakta kalmanın zorluklarını T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan, yöneten, oynayan: Mine Yıldız, Yağmur Güçlü, Yaren ÖzkocaSahne amiri: Yunus Emre YeşilReji asistanları: Efe Çapar, Tan TopaloğluDekor tasarımı: Semih BaşarıSes tasarımı: Alper ŞimşekFotoğraf: Ayten ÇelikAfiş fotoğrafı: aeterna creativeAfiş tasarımı: Tuana OlcayBroşür tasarımı: Selin YurtYapım: ga kolektif
#herkesesanat
Teselligah - Dervişin teselli Koleksiyonu - 100 soru ve cevap
Mizan Risalesi 5. Ders Şerrin Yaratılma Hikmetleri - Mecit Ömür Öztürk by Mecit Ömür Öztürk
Teselligah - Dervişin teselli Koleksiyonu - 100 soru ve cevap
Mizan Risalesi 5. Ders Şerrin Yaratılma Hikmetleri - Mecit Ömür Öztürk by Mecit Ömür Öztürk
Eksik Olan'nın bu bölümünde Ömer Çeşit ve Alp Kozanoğlu, JM Coetzee ve psikanalist Annabella Kurtz'un birlikte yazdığı "İyi Hikaye" kitabı üzerinden kurmaca, hakikat ve psikoterapi arasındaki ilişkiyi ve edebiyat ile psikanalizin kesiştiği noktaları derinlemesine tartışıyor. Kurmaca gerçekten uzak mı yoksa hakikate giden başka bir yol mu? Psikoterapinin amacı bireyi gerçek hikayesiyle yüzleştirmek mi yoksa daha yaşanabilir bir anlatı kurmasını sağlamak mı? Bu bölümde, bireysel hafıza, bastırma mekanizmaları, kimlik oluşumu ve toplumsal aidiyet gibi konular çarpıcı örneklerle ele alınıyor. Ayrıca Coetzee'nin edebiyat anlayışı, psikanalizin karakter çözümlemelerine etkisi ve insanların kendi hayatlarını nasıl bir “kurgu” olarak inşa ettiği tartışılıyor. Hakikat, kurmaca ve özgürlük arasındaki bu zihin açıcı diyalog, hem edebiyat severler hem de psikolojiye ilgi duyanlar için önemli içgörüler sunuyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
294.bölümde eğitim sistemi, iş dünyasının beklentilerine yetişebiliyor mu? Yapay zekanın hız kazandığı bu dönemde üniversiteler, şirketler ve bireyler farklı sorularla boğuşuyor ama belki de aynı krizi yaşıyor. Bu bölümde Future Talent Council Başkanı Emir Çetinel ile geleceğin yeteneklerini, kopukluğun nedenlerini ve çözüm yollarını masaya yatırdık. (00:00) – Açılış (01:00) – Emir Çetinel ve Future Talent Council neler yapıyor? (03:57) - Talent Council olarak yapay zekânın eğitim sistemleri üzerindeki en radikal etkilerinin neler olacağını öngörüyorsunuz? Çin'de çocukluğun dönüşümü - https://www.dunyatrendleri.com/cinde-cocuklugun-donusumu/ https://squirrelai.com/ (11:45) – Üniversiteler çok hızlı değişecek! Üniversiteler yetersiz mi kalıyor? Geleceğin profesyonellerini nasıl yetiştirecekler? (14:21) - Sizce iş dünyası ile akademi arasında hâlâ büyük bir kopukluk var mı? Aynı problemi farklı bakış açılarından ele alan bu iki taraf nasıl bir araya getirilebilir? (17:57) – Shazam'ın kuruluş hikayesi. https://www.aykutbalci.net/shazam-nasil-kuruldu/ (20:46) – Şirketler mezunlardan ne bekliyor? (22:57) - Gelecekte hangi yetkinlikler 'demode' olacak, hangileri yükselişe geçecek? (25:00) – Yapay Zeka nereye gidecek? (30:28) - Gelecekte hangi yetkinlikler 'demode' olacak, hangileri yükselişe geçecek? (33:00) – Türkiye'de neler yapıyorsunuz? İş birliği yaptığınız üniversiteler ve akademisyenler var mı? (34:34) – Kitap önerisi Yaratıcılık Aklın Sınırlarını Aşmak Yaratıcı Öğrenciler: Çocukların Geleceğini Düşünenler İçin Eğitimde Yaratıcılık Devrimi (35:24) – Son sözler ve kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Nereden Edebiyat'ın bu bölümünde konuğumuz, dedektiflerin can yoldaşı ve Sherlock Holmes'un yaratıcısı Arthur Conan Doyle.
İçerik değil düşünce ile ilişki asıl mutluluk ya da depresyon yaratıyor 00:00 – Depresyonu Anlamak Ve MBCT00:36 – İçeriği Değil İlişkiyi Değiştirmek03:22 – Decentralizing: Düşünceden Ayrışmak08:56 – Yoga, İnançlar Ve Sorgulama14:43 – Byron Katie: “Bu Gerçek Mi?”17:31 – İç Kavga Ve Merkezde Kalmak20:48 – Ruminasyondan Çıkış Becerisi23:32 – Kabat-Zinn: Açık, Yargısız, Arkadaşça Dikkat29:25 – Meditasyon Pratiği Zeynep Aksoy bu bölümde bilişsel terapinin depresyonu önlemedeki asıl gücünün düşünce içeriğini değiştirmek değil, düşüncelerle kurulan ilişkiyi dönüştürmek olduğunu anlatıyor. “Decentralizing” kavramıyla düşünce ve duyguları benliğin merkezi olmaktan çıkarıp gelip geçen olaylar olarak görmenin önemini vurguluyor. Yoga, Byron Katie'nin sorgulama yöntemi ve mindfulness pratiği üzerinden, ruminasyondan çıkmanın ve açık, yargısız, arkadaşça bir dikkat geliştirmenin depresyon döngüsünü nasıl zayıflattığını açıklıyor. Bölüm meditasyon pratiğiyle tamamlanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Kutlukhan Kutlu ile Hayal Mahmuru artık canlı! Güncel film ve dizilerden sinema tarihine uzanan, birbirine bağlanan onlarca konu… Zihin açan yolculuk yeniden başlıyor...
Evrim Altuğ'un Lübnanlı sanatçı Akram Zaatari ile söyleşisi Açık Dergi'de! Tarih, arkeoloji ve güncel sanatın kesişimindeki bu sohbetin deşifresi ise Artdog İstanbul'un internet sitesinden okunabilir.
Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz. - İman için aklı reddedenler, imanı en büyük dostundan mahrum ederler. - İnsan aklını sürekli anlamaya davet eden Kuran, aklı kullanmayı ibadet seviyesine yerleştirir. Bu, bilgeliğe en üst seviyede bir değer kazandırır ve Allah'tan dolayı bilgiyi sevmeyle, bilmekten dolayı Allah'ı sevmeyi kaynaştırır. Bildikçe sever, sevdikçe Allah'ın davetinden dolayı daha çok bilmek istersiniz. Bu, felsefenin şükürle birleşmesidir. - İçimizde fıtratın delilleri, evrende muhteşem sanatın ve kudretin tezahürleri, elimizde Kuran'ın ayetleri varken Allah'tan nasıl şüphe edilir? - Bilimin ayrı, felsefenin ayrı, dinin ayrı hakikatleri olamaz. Fakat yanlış bilim, yanlış felsefe ve yanlış din anlayışları olabilir. - Akıl temelli deliller, bir yandan Kuran'a inanıp da inancını temellendirmek isteyenlere istediklerini sunarken; bir yandan da Kuran'ın otoritesini kabul etmeyenlerle insanlığın ortak zemini olan akıl üzerinden irtibat kurmak için aracı görevi görürler. - Ne mutlu Allah'ın yarattığı evrenin, verdiği aklın, biçimlendirdiği benliğin ve gönderdiği Kitap'ın çelişmediğini bilenlere! - Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz. - Temel soru atomu nasıl gördüğümüz değil, görmenin nasıl var olduğudur. - Eğer evren düzensiz, kaotik bir yer olsaydı, insan hiçbir zaman bebeklikteki şaşkınlığından çıkamazdı. - Akılla alevlenen duyguya, duyguyla beslenen akla ihtiyacımız var. - “Rabbim kim?” diye sorarak Yaratıcısı ile irtibat isteyen bir fıtrat yaratan Allah'ın, bu soruya cevap vermemesi düşünülemez.
Sinema yazarı ve çevirmen Fatma Cihan Akkartal ve yazar Hakan Bıçakcı ile Gece Vardiyası, ayda 2 defa Pazartesi akşamları karşınızda...
Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak'la çizginin peşine düşüyoruz: Bir çocuğun sık sık taşındığı şantiye hayatından, yalnızlığını kalemle eğlendiren bir karikatüriste dönüşme hikâyesini dinliyoruz. King Kong'lu bir dergi sayfasından, yasak odadaki tavan boyu çizgi roman arşivine uzanan o “kadersel” yolu adım adım konuşuyoruz.Emrah abi, tarama ucuyla şöhler kağıt arasında geçen ömrünü, neden hâlâ tablete tam olarak geçmediğini, iyi çizmek ile iyi anlatmak arasındaki farkı ve kendi kuşağının sokakta büyüyen karikatürist tavrını anlatıyor. Çizginin “hain” yanını, bırakınca nasıl elinin unuttuğunu, sürekli pratik yapmanın Karate Kid'le yarışacak kadar sıkı bir disiplin olduğunu örneklerle açıyoruz.Bir yandan da Bora ile beraber yaptıkları çizgi roman denemelerini, TÜBİTAK'la özdeşleşen Saklı Düşman serisini, ekonomik nedenlerle yarım kalan projeleri ve bir gün çizmek istediği Çanakkale hikâyesini konuşuyoruz. Çocuklara çizgi öğreten son karikatüristlerden biri olmanın ağırlığını, yeni neslin çok meslekli geleceğini ve yapay zekâ çağında “geleneksel” kalemin hâlâ neden cazip olduğunu tartışıyoruz.
Gazetecilerin gözaltına alınmasını, ekonomideki gidişatı, Merkez Bankası'nın dolarizasyon makalesini ve Trump'ın vergilerinin mahkemeye engeli ile karşılaşmasını konuştuk. Semih Sakallı sordu, Atilla Yeşilada anlattı.
Bu bölümde konuğum öğrenme tasarımcısı ve eğitmen Ömür Doğan.Sevgili Ömür bundan iki buçuk yıl kadar önce 124. bölümde konuğum olmuştu ve onunla “Bir Ömür Yaratıcılık” adlı kitabı çerçevesinde yaratıcılıktan bahsetmiştik.Bu kez “Öğrenmeyi Öğren” adlı kitabını kitap kulübü üyelerimizle birlikte konuştuk. Normalde 75 dakikayı geçirmediğimiz toplantı bu kez 100 dakikayı buldu. Bölümleri dinlenebilir bir uzunlukta tutmaya çalıştığım için sohbetin büyük bir kısmına yer veremedim.Kitap öğrenme konusunda bir başucu kaynağı niteliğinde. Konuya her açıdan yaklaşıyor, hatta beynimizin nasıl çalıştığına, öğrendiğine ilişkin sinirbiliminden referanslarla verdiği pratik bilgileri temellendiriyor. Benim yıllar içinde çeşitli kaynaklardan öğrendiklerimi daha bütünsel görmeme ve kavramama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.Ömür yeni girişiminden de söz etti; Türkiye'nin en kapsamlı ebeveyn okulu olma iddiasıyla yola çıktığı Süper Güç Akademisi. Bölüm notlarındaki linkten detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.Konuştuklarımız Ömür'ün şu cümlesi ile belki özetlenebilir; “öğrenmek için zora talip olmak gerekiyor”. Öğrenme yavaş gerçekleşen zorlu bir çaba. Bu kulağa hiç sevimli gelmiyor, hem beklemeye tahammülümüzün kalmadığı, hem de öğrenmemiz gerekenlerin arttığı ve değiştiği bir çağda. Ama kitapta ve söyleşimizde buna yanıt veya çare olabilecek ifadeler bulabilirsiniz.Süper Güç Akademi web sitesi:https://superguc.net/(01:50) Yaratıcılık ve Öğrenme (05:49) Öğrenmenin matematiği (12:20) Bu kitabı neden yazdı (Yasemin Karakaya Arslan'ın sorusu) (16:52) Öğrenme sorumluluğu kollektif bir iş (21:50) Yapay zeka çağında öğrenme (24:58) Yapay zeka-öğrenme ilişkisi hakkında (Suat Soy) (26:22) Ömür'ün değer yaratma formülüSupport the show
#acıtatlımayhoş Aylin Öney Tan, Türkiye'de tostlarda domates sosunun kullanılmasının umami tadını patlattığını söylüyor, kendi uydurduğu "paçanga tostu" ve Korelilerin "kimchi tostu" tariflerini veriyor.
#acıtatlımayhoş Aylin Öney Tan, Türkiye'de tostlarda domates sosunun kullanılmasının umami tadını patlattığını söylüyor, kendi uydurduğu "paçanga tostu" ve Korelilerin "kimchi tostu" tariflerini veriyor.
#KöşedekiKitapçı'da
Ulusal Engellilik Sigortası Programı'na (NDIS) erişimi sınırlamayı amaçlayan yeni bir sistem yüzünden otizmli veya öğrenme güçlüğü çeken birçok çocuğun gereken desteği alamayacağından endişe ediliyor.
Durex'in katkılarıyla hazırlanan Socrates FC'nin yeni bölümünde İlhan Özgen, Atahan Altınordu ve İnan Özdemir; Porto'nun sezon başlangıcını, hafta sonu oynanacak Porto-Benfica derbisini, San Siro'ya yıkım kararının alınmasını, Pedri'nin muhteşem formunu ve yaratıcı oyuncuları konuşuyor.
Durex'in katkılarıyla hazırlanan Socrates FC'nin yeni bölümünde İlhan Özgen, Atahan Altınordu ve İnan Özdemir; Porto'nun sezon başlangıcını, hafta sonu oynanacak Porto-Benfica derbisini, San Siro'ya yıkım kararının alınmasını, Pedri'nin muhteşem formunu ve yaratıcı oyuncuları konuşuyor.
Bu bölümde, mevcut para sisteminin temel işleyişini ve faizin (Riba) tüm fiat sisteminin işleyişine nasıl derinlemesine nüfuz ettiğini inceliyoruz. Birçok Müslümanın, hatta İslami finans sektöründekilerin bile gözden kaçırdığı bu kritik yönü anlamak, paranın nasıl işlediğini kavramak için elzemdir.Ana Temalar:• Paranın Yaratılışı ve Riba: Fiat paranın yaratılma sürecinin her adımının faiz (Riba) içerdiğini vurguluyoruz. ◦ Kısmi Rezerv Bankacılığı: Bu süreç, ticari bankalar aracılığıyla paranın en yaygın yaratılma şeklidir. Yatırılan paranın sadece küçük bir kısmı rezerv olarak tutulurken, geri kalanı borç olarak verilir ve bu sayede orijinal miktarın kat kat fazlası yaratılır. Aslında, bir mevduat sahibi, bankaya düşük faizli bir borç vermektedir. ◦ Federal Rezerv'in Rolü: ABD Merkez Bankası (Fed), açık piyasa işlemleri (devlet tahvili alım satımı), İskonto Penceresi (ticari bankalara kısa vadeli kredi verme) ve rezerv gerekliliklerini ayarlama gibi araçlarla baz para arzını ve dolayısıyla genel para arzını etkiler. Bu mekanizmaların hepsi faizle iç içedir. Özellikle 2008 ve 2020 krizlerinden sonra Fed, varlık alımlarını konut, öğrenci, oto ve kredi kartı kredileri gibi özel sektör borçlarını da içerecek şekilde genişleterek, borca dayalı para sisteminin işleyişini sürdürmüştür.• Gölge Bankacılık Sektörü: Geleneksel bankacılığın dışında faaliyet gösteren bu sektör de faizli para yaratma sürecine önemli katkıda bulunur. ◦ Birincil Satıcılar (Primary Dealers): Fed'den yeni yaratılan parayı ilk alan kurumlardır. Bu durum, yeni paraya ilk erişenlerin, "Cantillon Etkisi" sayesinde fiyatlar yükselmeden önce satın alma gücünden faydalandığı, diğerlerinin ise zarara uğradığı bir eşitsizlik yaratır. ◦ Para Piyasası Fonları (MMF'ler), Mortgage GYO'ları (mREIT'ler) ve Hazine Repo Piyasası: Bu finansal araçlar, yatırımcılara yüksek getiri sağlamak için faizli menkul kıymetlere yatırım yapar ve genellikle yüksek kaldıraç kullanır. 2008 krizinde MMF'lerin "doları kırması" ile güvensizlikleri ortaya çıkmıştır. ◦ Eurodolar Piyasası: ABD dışındaki bankalarda tutulan ABD doları mevduatlarıdır ve ABD düzenlemelerine tabi değildir. Bu pazar, Fed'in gözetimi dışında dolar yaratılmasını sağlar ve Fed'in dolar arzını kontrol etme yeteneğini kaybetmesine yol açmıştır.• Riba Hegemonyası: Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, ABD'nin Riba hegemonyasını küresel ölçekte dayatır. Bu kurumlar, gelişmekte olan ülkeleri borca batırarak ve faizli kredilerle sömürerek, Batı'nın çıkarlarına hizmet eden yapısal reformlar dayatır. ABD, bu kurumlar üzerinde büyük bir etki gücüne sahiptir.• Fiat Para, Faizle Desteklenir: Fiat paranın temelinde ABD Hazine tahvilleri gibi faiz getiren borçlar yer alır, bu da tüm küresel finans sistemini doğası gereği İslami olmayan kılar. Sistem, Lyn Alden'in de belirttiği gibi, "Sorumluluklar aşağı doğru" (Liabilities all the way down) bir yapıya sahiptir; yani her şey borç üzerine kuruludur ve sürekli büyüme gerektiren kırılgan bir döngüdür.• "Riba Kanıtı" Algoritması: Yeni fiat para, "Riba Kanıtı" algoritmasıyla, yani bir kurumun faiz ödemeyi taahhüt ederek borç almasıyla "oluşturulur". Faizin fiat paradan ayrılması sistemi çökertir. Bu durum, Peygamberimiz Muhammed'in (sav) "İnsanların faiz tüketeceği bir zaman gelecek" hadisiyle önceden haber verildiği gibi, günümüzdeki durumu açıkça yansıtmaktadır.• Bitcoin Majlis Misyonu: Bitcoin Majlis, Müslümanlara Riba tabanlı bankacılık ve fiat para sistemlerinden kaçmak için Bitcoin'i benimseme konusunda eğitim kaynakları sağlamayı hedefler.Bu bölüm, Riba'nın modern finans sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve küresel ekonomiyi nasıl şekillendirdiğini derinlemesine anlamanıza yardımcı olacaktır.Kaynak
Türkiye'den Melbourne Konservatuarı'nda araştırma yapmaya gelen akademisyen Senem Acay Sözbir, Avustralya ilkokullarındaki müzik eğitiminin, Türkiye'deki müzik eğitimiyle karşılaştırmasını yapan bir çalışmaya imza attı.
Ahkam serisinin bu bölümünde Emrah Ablak ile yapay zekânın geleceğini, insanlıkla olan ilişkisini ve evrimsel bir perspektiften nereye gidebileceğini konuşuyoruz.Yapay zekâ yalnızca bir araç mı, yoksa insanlığın yarattığı yeni bir “üst insan” mı? Bilinç kazanırsa bize dost mu olacak, yoksa tamamen kendi gerçekliğini mi inşa edecek?Emrah Ablak, mizahi ve düşündürücü anlatımıyla yapay zekânın sanat, bilinç, insani korkular ve toplumsal dönüşümle nasıl kesiştiğini tartışıyor. Radyonun köy kahvesine girdiği günlerden metaverse dünyasına, çam ormanlarından Nuh'un Gemisi'ne uzanan geniş bir perspektifte “üst insan” fikrini masaya yatırıyoruz.
Yirmibir Bitcoin Podcast'in "Bitcoin ve İslam" serisindeki 4 bölümlük tarih serisinin dördüncü ve son bölümüne hoş geldiniz! Bu bölümde, altın destekli paradan günümüzdeki borç tabanlı fiat sisteme geçişin perde arkasını aralıyoruz. Telekomünikasyonun, özellikle 1830'lardaki telgrafın, hızlı işlemleri mümkün kılarak altının para olarak soyutlanmasına yol açtığını keşfedin. Bu durum, tam rezerv bankalarının kaçınılmaz olarak doğal yollarla istikrarsız kısmi rezerv bankalarına dönüşmesine katkıda bulundu.1910'da Jekyll Adası'nda, gelecekteki bir merkez bankasının kurulmasına yönelik gizli bir toplantı düzenlendi. Bu toplantıda, Rockefellerlar, Morganlar ve Rothschildler gibi dönemin en güçlü finansal çıkarlarını temsil eden altı etkili adam vardı. Asıl amaç, bankacılığı merkezileştirmek, rekabeti ortadan kaldırmak ve Kongre onayını güvence altına almaktı. Bu çabalar sonucunda ortaya çıkan Aldrich Planı, daha sonra Federal Rezerv Yasası'na dönüştü; her iki plan, isimleri dışında hükümler açısından neredeyse aynıydı.Paul Warburg ve Albay Edward Mandell House gibi kilit figürlerin, bu yasanın geçmesinde oynadıkları rolleri derinlemesine inceliyoruz. Warburg, yayımlanan muhafazakar görünümün ötesinde, kontrolü finansal elitlere geçirmeyi hedefliyordu. House ise, Başkan Wilson'ın danışmanı olarak, sosyalist vizyonuyla (örneğin "Phillip Dru, Yönetici" adlı eseri) merkez bankacılığını destekledi.Federal Rezerv Yasası 22 Aralık 1913'te hızla kabul edildi. Birinci Dünya Savaşı sırasında, birçok ulus altın standardını terk etti; ABD ise altın rezervlerini faiz getiren hazinelerle değiştirerek para arzını genişletti. Bu durum, 1920'lerdeki yapay olarak düşük faiz oranları ve genişleyen para arzıyla körüklenen spekülatif patlamayı tetikledi. Faiz getiren vadeli mevduatların yaygınlaşması, bankaların daha az rezervle daha fazla kredi genişletmesine izin verdi. Bu da kaçınılmaz olarak 1929 borsa çöküşüne ve Büyük Buhran'ın başlamasına yol açtı.1933'te Başkan Roosevelt, Amerikalıların altın sahibi olmasını yasaklayan ve altının devlete teslim edilmesini zorunlu kılan bir emir imzaladı. 1934'te dolar altına karşı devalüe edildi, bu da halkın dolar birikimlerinin değerini düşürdü. İkinci Dünya Savaşı sonrası Bretton Woods Konferansı'nda (1944), ABD doları altına sabitlenmiş ($35/ons) dünya rezerv para birimi ilan edildi. Ancak ekonomist Robert Triffin'in uyardığı gibi, bu sistem ABD altın rezervlerini tüketecekti. Nihayetinde, 1971'de Başkan Richard Nixon, doların altınla olan bağlantısını kalıcı olarak kopardı ve dolar tamamen fiat bir para birimi haline geldi.Bu bölüm, paranın organik gelişiminden, faizin sisteme sızmasına, kısmi rezerv bankacılığının yükselişine ve merkez bankasının oluşumuyla altının dolardan ayrılmasına uzanan dönüşümü aydınlatıyor. Bu dönüşüm, insanlığı borca dayalı, yüksek zaman tercihli bir "Riba çağına" sokan, günümüz parasal sisteminin temelini oluşturdu. Bugün hayatımızı derinden etkileyen bu finansal yapının kökenlerini anlamak için bu son bölümü kaçırmayın!Kaynak