POPULARITY
Türkiye'de oyunlara düzenleme mi geliyor? Sosyal medya için kimlik doğrulama zorunlu mu olacak? Bilişim hukukçusu Gülşah Deniz Atalar, oyun sektörüne yönelik temsilcilik şartı, yaş doğrulama, anonim hesap tartışması ve dijital gözetim risklerini Ali Deniz Çakır'la Konuşmazsak Olmaz'da anlatıyor. Roblox yasağı sonrası VPN gerçeği, GTA 6 gibi oyunların geleceği ve devletin veri toplama politikaları konuşuluyor. Oyunuma dokunma etiketi neden trend oldu? Kimlik doğrulama mı yoksa yaş doğrulama mı geliyor? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Prof. Dr. Can Kakışım, Ali Deniz Çakır'la Konuşmazsak Olmaz programında Türkiye'nin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyor. Programda, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifası ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gündeme oturan tartışması, Özel'in mesajlarına halkın tepkisi, Ekrem İmamoğlu'na yönelik hukuki süreçler ve CHP'nin önümüzdeki seçimlere giden yoldaki stratejileri ele alınıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile akademisyen Dr. Cihan Yurdaün'ün dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına'nın bu bölümünde Abi dizisi mercek altında.
Konuşmazsak Olmaz'ın yeni bölümünde Ali Deniz Çakır, siyaset bilimci Edgar Şar ile Türkiye siyasetinin en sıcak başlıklarını ele alıyor. Casusluk iddianamesi, Ekrem İmamoğlu dosyası, CHP'nin umut hakkı tartışmalarındaki pozisyonu, çözüm süreci iddiaları ve muhalefet seçmeninin yaşadığı psikolojik yorgunluk masaya yatırılıyor. CHP neden her koşulda en çok eleştirilen aktör oluyor? İktidar neden casusluk suçlamasını geri plana çekti, bu davalar kamuoyunu ikna edebildi mi? Türkiye'de muhalefetin stratejik açmazları ve siyasal denklem kapsamlı olarak tartışılıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Neymiş, İstanbul Havalimanı (İGA) inşa edilirken bir miktar ağacın kesilmesi zorunlu hâle gelmiş… Türkiye'nin tekâmülü, iyiliği adına getirilen her projeye, her yatırıma karşı çıkmayı refleks hâline getirmiş, kafayı kuma gömmüş bir şekilde Türkiye'nin lehine olan her türden yatırımı reddetmiş muhalif medya susmuyor… Yine kusmuş nefretini…
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Konuşmazsak Olmaz'da Ali Deniz Çakır'ın sorularını yanıtlıyor. Şık, programında Türkiye'nin en kritik gündem başlıklarını tüm açıklığıyla değerlendiriyor. Söyleşisinin ikinci bölümünde Ahmet Şık, iktidar içindeki taht savaşlarının sürüp sürmediğini, Türkiye'deki yolsuzlukların sebebini, 19 Mart sürecinde ve sonrasında muhalefetin verdiği sınavı, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi geleceğini ve Türkiye İşçi Partisi'nin 2023 seçimlerinden önce yaşadıklarını anlatıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Konuşmazsak Olmaz'da Ali Deniz Çakır'ın sorularını yanıtlıyor. Şık, programında Türkiye'nin en kritik gündem başlıklarını tüm açıklığıyla değerlendiriyor. Ahmet Şık, bu söyleşide Kürt meselesinde gelinen aşamayı, Devlet Bahçeli ve MHP'nin rolünü, Selahattin Demirtaş'ın neden serbest bırakılmadığını ve Ahmet Özer, Osman Kavala, Can Atalay ile Tayfun Kahraman dosyalarının siyasi arka planını anlatıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Konuşmazsak Olmaz'ın bu bölümünde Ali Deniz Çakır'ın konuğu Avukat Hüseyin Ersöz. Programda Türkiye'de son dönemin en tartışmalı başlıklarından olan kayyum uygulamaları, kent uzlaşısı davası, Ahmet Özer'in tutuklanması, Esenyurt ve Şişli belediyeleri, İBB soruşturması ve etkin pişmanlık ifadeleri tüm hukuki boyutlarıyla ele alınıyor. Av. Hüseyin Ersöz, hem mevzuat hem de Yargıtay ve AİHM içtihatları üzerinden değerlendirmeler yaparak, kayyum uygulamalarının ve tutuklama kararlarının neden tartışmalı olduğunu ayrıntılarıyla anlatıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Necip Bahadir | Arınç'tan, “Bilal olmaz, ben varım!” çıkışı! | 15.01.2026 by Tr724
Ekrem İmamoğlu'nun geleceği hakkında ne düşünüyor? Kemal Kılıçdaroğlu'nu neden eleştiriyor? İBB davasında neden yargılanıyor? Ali Deniz Çakır'ın ''Konuşmazsak Olmaz'' programında bu haftaki konuğu Gazeteci Şaban Sevinç. Sevinç, İBB iddianamesinde sanık olmasını “onur” olarak tanımlarken, suçlamaları iftira ve delilsiz iddialar olarak nitelendirdi. Gizli tanık iddialarının çöktüğünü, dosyada ciddi bir delil bulunmadığını söyledi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İç cephe söylemleri tutarlı mı? İYİ Parti çözüm sürecine destek veriyor mu? Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlamaları nasıl değerlendiriyor? İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Ali Deniz Çakır'ın "Konuşmazsak Olmaz" programında değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
#acıtatlımayhoşKremalı çorbalardan işkembe çorbasına... Aylin Öney Tan yılbaşı sofrasındaki çorba adetine değiniyor ve Antep'ten "öz çorba" öneriyor, tarifini veriyor. This podcast is powered by Podcastics, the easiest platform to create and publish your podcast.
Cezaevinde neler yaşadı? Ekrem İmamoğlu aday olabilecek mi? Çözüm sürecinin gidişatını nasıl değerlendiriyor? Akademisyen Dr. Emrah Gülsunar, Konuşmazsak Olmaz'da Ali Deniz Çakır'a anlatıyor. Programda medya operasyonları ve itibar suikastları ile Saadettin Saran ve Mehmet Akif Ersoy üzerinden yürüyen son süreçler ele alınıyor. Ayrıca CHP'nin tutumu, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ekseninde muhalefetin durumu, çözüm süreci, DEM Parti, İmralı tartışmaları ve Türkiye'de hukuk–siyaset ilişkisi değerlendiriliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'ın saç örneğinde yapılan incelemede “kokain pozitif” olduğu belirlendi. Konuyla ilgili açıklama yayımlayan Saran, hayatı boyunca kokain kullanmadığını söyledi. Saran, “Bırakın kullanmayı, söz konusu maddeyi yakından görmüşlüğüm dahi bulunmamaktadır” dedi. Sadettin Saran, uluslararası ve bağımsız kuruluşlarda yeniden test yaptıracağını duyurdu. Peki Saran'ı bundan sonra nasıl bir hukuki süreç bekliyor? Fenerbahçe Başkanlığı görevinden istifa edecek mi? İddiaların kulüp ve kamuoyu üzerindeki etkileri neler? Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, Ali Deniz Çakır'ın sunduğu “Konuşmazsak Olmaz” programında tüm bu soruları yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Yerli malı haftasını bu sene Kaynarca'da Şehit Ömer Akkuş Anadolu Lisesinde kutladık. Öğrenciler elma, ayva, armut, kuru incir, üzüm getirmemişlerdi. Pasta börek yapan da yoktu. Bizim bildiğimiz usul öyleydi ama artık başka türlü.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, çözüm sürecinin detaylarını, anayasa değişikliği tartışmalarını, 19 Mart sürecini ve önümüzdeki genel seçimlerde Zafer Partisi'nin yol haritasını Ali Deniz Çakır'a anlattı. Karamahmutoğlu, Özgür Özel'i neden eleştirdi? Neden Zafer Partisi'ni seçti? Bahçeli'nin Öcalan'ı meclise çağırdığında ne tepki verdi? Bu soruların cevapları ve daha fazlası Konuşmazsak Olmaz'da! Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Spor sektörü diye bir şey var… Bir de futbol sektörü… Ana kaynağı ticari gelirler, yayın gelirleri ve maç günü gelirleri olan koca bir ekosistem… Üstelik İtalya ile birlikte UEFA EURO 2032'ye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz… Bu arada olan bitenin haddi hesabı yok…
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 19 Mart'tan itibaren yaşanan süreci, İBB iddianamesini ve Türkiye'nin gündemiyle ilgili görüşlerini Ali Deniz Çakır'a anlattı. Gürsel Tekin'in İstanbul İl Başkanlığı binasına polis eşliğinde girdiği gün neler oldu? CHP Ekrem İmamoğlu için neler yapmayı planlıyor? CHP İstanbul İl Başkanlığı cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazır mı? Hepsi ve daha fazlası, Konuşmazsak Olmaz'da! Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
#acıtatlımayhoşAylin Öney Tan, nane gibi maydanoz ve dereotunu da kurutmayı öneriyor ve dereotunun olmazsa olmaz sayıldığı İskandinav mutfağından patates salatası tarifi veriyor. This podcast is powered by Podcastics, the easiest platform to create and publish your podcast.
#acıtatlımayhoş Aylin Öney Tan, nane gibi maydanoz ve dereotunu da kurutmayı öneriyor ve dereotunun olmazsa olmaz sayıldığı İskandinav mutfağından patates salatası tarifi veriyor.
Bu söze pek çoğumuz aşinayızdır… Hristiyan Batı değerleriyle yetişmiş, aşağılık kompleksiyle donanmış, ezik, Türkiye'yi küçümseyen bakış açısının sembolü hâline gelmiştir…
Geçtiğimiz ay yaşanan bazı gelişmeler emperyalizmin Filistin meselesine bakışına dair kafa karışıklığına neden oluyor. Eylül ayının sonlarında Birleşik Krallık (Kanada ve Avustralya ile birlikte) ve Fransa Filistin Devleti'ni tanıma kararı aldı. İsrail tarafından öfkeyle karşılanan bu gelişme, aslında Filistin halkının mücadelesine ya da topraklarına geri dönüş başta olmak üzere haklarını kazanmasına yönelik bir destek içermiyor. Tam tersine geçmişten bugüne emperyalizmin dayatmasıyla Filistin hareketinin gündemine sokulan sözde “iki devletli çözüm”, bölünmüş ve tamamen İsrail'e tabi kılınmış bir Filistin sözde devletini tanıma adı altında, İsrail'in Siyonist projesine ilelebet meşruiyet sağlamayı amaçlamaktadır.Filistin devletinin tanınmasıyla ilgili Batı dünyasında tartışma yaratan mesele, ABD emperyalizmi ile Avrupa emperyalizmi arasında Batı Asya'daki egemenlik mücadelesinin bir uzantısı. ABD'nin İsrail ile kurduğu neredeyse organik ilişki, Trump'ın hamleleri ile daha da ileri taşınıyor. Netanyahu, sadece Gazze'yi değil, Batı Şeria'yı da ilhak edeceğini söylüyor. Böyle bir durum, 1990'lardaki Oslo süreci sonrasında ortaya çıkan ve ABD'den ziyade Avrupalı emperyalistlerle daha iyi ilişkileri olan Filistin Özerk Yönetimi'ni, dolayısıyla Avrupa'nın bölgedeki etki kanallarından birini tehdit ediyor. İngiltere ve Fransa da buna tepki veriyor. Olan biten bu.
İşaret dili olmazsa olmaz! #DünyaHali
İşaret dili olmazsa olmaz! #DünyaHali
Yeni tədris ilindən gözləntilər nələrdir?“Həyatın hər sahəsində riyaziyyatın rolu var”Təhsilə marağı necə artırmaq olar?“Öyrənmə dövrü bitib, indi öyrənməyi öyrətmək dövrüdür”“Uşaqları öyrədici platformalara yönləndirmək vacibdir”“Xüsusi istedadlı uşaqları aşkar etmək üçün ən dəqiq yol fənn olimpiadalarıdır”Olimpiadaların etibarlılığını necə müəyyən etmək olar?Qonağımız Azərbaycan Respublikasının Təhsil İnstitutunun direktor muavini Fuad Qarayev oldu.
Türkiye'de vergi konusu geçen yaz başında yazdığım vergi cennette olmaz başlıklı yazımdan bu yana sürekli gündemde. Stopaj iniyor, ÖTV gündeme çıkıyor, ÖTV iniyor emlak vergisi gündeme çıkıyor. Bu böyle de sürüp gidecek gibi duruyor. Çünkü vergi tasarımında sorun var. Vergi reformu beni yap diye bağırıyor.
Türkiye, bin yılın ötesine uzanan bir millet olma iradesinin en son halkası. Bu irade, tarih sahnesine çıktığı günden beri yalnızca savaş meydanlarında değil; medeniyet inşasında, adalet dağıtımında ve ortak yaşam kültürünün yoğrulmasında da kendini göstermiştir. Selçuklu otağının gölgesinden yükselen devlet aklı, Osmanlı payitahtının mermer koridorlarında şekillenen hukuk anlayışı, Sakarya'nın cephesinde toprağa düşen canların fedakârlığı ve 15 Temmuz gecesi darbe tanklarının önünde duran çıplak ellerin cesareti… Tüm bunlar, aynı zincirin farklı halkaları aslında. Ve o zincirin en sağlam, en kapsayıcı halkası bin yılın ötesinden bugüne taşınan Türklük mührüdür.
"Qaydaları pozma" verilişində qonağımız olan Qəza əleyhinə kursların məşqçisi Aqil Rəhimov ilə dayanma və durmanın nə olduğundan danışdıq.
Bir iddiayı dinledim; iddia sahibi, “faiz ancak mal değişiminde olur, para alım satımında veya borçlanmalarında faiz olmaz; çünkü Bakara suresinin 279. Allah Teâlâ ‘faizden vazgeçer tevbe ederseniz mallarınızın aslını alabilirsiniz' buyuruyor” diyordu. İddia sahibi şunu da diyordu: “faizle ilgili âyette mal kelimesi geçiyor, para geçmiyor, bankalar da para/kredi verdikleri kimselerden zaten faiz almıyorlar, enflasyon farkı ve biraz hizmet bedeli alıyorlar…” Bu iddia şuna benziyor:
Hayvanlar neden insanlar kadar nezle olmaz? İnsan diyetinin çeşitlilik arz etmesi bir kusur mu? DNA'mız kopyalanırken ne kadarı işlevsizdir? Eksik Olan'da bu hafta Alp Y. Kozanoğlu ve Ömer Çeşit yazar Nathan Lents'in Metis kitabevinden çıkan “İnsanın Kusurları” adlı kitabın ilk bölümünü yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dünyanın yaşadığı son pandemi olan COVID-19 pandemisinin resmî ilanının üzerinden beş yıldan fazla zaman geçti. Bu tür kriz dönemleri, sistemin bağrında taşıdığı çelişkileri tüm çıplaklığıyla görmemize olanak sağlar. COVID-19 pandemisi de sağlık sisteminin çelişkilerini görünür kıldı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), pandemi döneminde zengin ülkelerin aldıkları yüz kızartıcı tutumların olası yeni bir pandemi durumunda tekrar yaşanmaması için yaklaşık dört yıldır bir Pandemi Anlaşması üzerinde çalışıyordu. Geçtiğimiz günlerde DSÖ, Pandemi Anlaşması taslağının üye ülkelerce kabul edildiğini müjde olarak duyurdu. Oysa zengin ülkelerin tutumunda bir değişiklik yok, hâlâ ellerindeki olanakları kârlarını sürdürmek için dünyayla paylaşmak istemiyorlar.COVID-19'a karşı herhangi bir etkili ilacın olmadığı, vakaları tespit etmek için yaygın testin yapılmadığı, izolasyon ve karantina tedbirlerinin alınmadığı, hastane servis ve yoğun bakım yataklarının yetmediği bir anda aşı, çok kritik bir yerde duruyordu. Ancak aşı üretimi, aynı ilaç üretimi gibi ne yazık ki dev ilaç şirketlerinin tekelindeydi ve fikrî mülkiyete (patente) tabiydi. DSÖ, Mayıs 2020'de ilaç şirketlerine aşının daha erken sürede bulunabilmesi ve yaygın şekilde üretilebilmesi için COVID-19 virüsü hakkında elde ettikleri bilgileri tüm dünyanın kullanımına açma çağrısı yapmış ancak tek bir ilaç şirketi bile bilgi paylaşmamıştı. Ayrıca COVID-19 aşıları üzerindeki patentin kaldırılması girişimleri de sonuçsuz kalmıştı.Aşılar daha bulunmadan önce zengin ülkeler nüfuslarından katbekat fazla aşıyı sipariş etmiş, aşı bulunduktan sonra da aşı milliyetçiliği yaparak aşıları depolamıştı. İlaç şirketleri aşı almak isteyen ülkelerden fahiş fiyatlar talep etti. Böylece yoksul ülkeler çok geç bir zamanda aşıya ulaşabildi. Resmî rakamlara göre dünya çapında toplam 7 milyondan fazla insan COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Bunların yaklaşık 5 milyonu, ölümden korumada yüksek başarıya sahip aşılar uygulanmaya başladıktan sonraki dönemde gerçekleşti. Ne yazık ki milyonlarca insanı, aşı ile önlenebilir bir hastalıktan kaybetmiş olduk.Mevcut Pandemi Anlaşması taslağı üzerinde uzlaşılamayan maddeler, COVID-19 pandemisinde uzlaşılamayan kritik başlıklarla aynı içerikte. Zengin ülkeler, olası bir pandemi durumunda hastalık kaynağına ve ilaç/aşı geliştirme teknolojisine dair bilgileri dünya ile paylaşmak, DSÖ'ye üye ülkelere yaptırım uygulamasına olanak tanıyacak yetkiler vermek, yoksul ülkelerin ihtiyacı olan ilaçları ve aşıları tedarik etmek ve oluşturulacak pandemi fonuna katkı sunmak istemiyorlar. Peki, bunları neden istemiyorlar? Çünkü kârlarından olmak istemiyorlar. Dünyanın sağlığını ve insanların ölmesini umursamıyorlar.COVID-19 pandemisinde dünya çapında sermaye sınıfının tutumu insan sağlığını korumak yönünde değil, kârlarını korumak yönünde olmuştu. Üretimi, pandeminin ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürmemekte ısrar ettiler. Özel hastaneler tamamen ücretsiz sunmaları gereken hizmetlerden fahiş ücretler talep etti. Sermaye dostu hükümetler de virüsün yayılmasını engelleyecek halk sağlığı tedbirlerini ciddiyetle uygulamadı ve sürdürmedi. İşçileri, emekçileri hiçbir önlem almadan çalışmaya yolladılar.Pandemiye karşı hazır olmayı, sağlık alanında alınacak tedbirlerle sınırlı görmek yanlış bir tespit olur. Çünkü pandemiyle mücadelede halk sağlığı tedbirlerinin uygulanmamasının esas nedeni, amacı yalnızca kâr etmek olan kapitalist üretim ilişkileridir. Üretimi, kâr için değil, insanlığın ihtiyaçları için yapmak gerekiyor. Dolayısıyla bunu gerçekleştirmek için işçi sınıfı ve onun müttefikleri mevzilerini bugünden güçlendirmeye başlamalıdır. Özelleşen sağlık sistemini kamulaştırmayı, üretimden gelen gücümüzü kullanarak üretimi dönüştürmek için işyerlerimizde sınıf mücadeleci sendikalarda örgütlenmeyi önümüze bir hedef olarak koymalıyız. Ancak böyle bir hedefle yürüteceğimiz mücadeleyle bir sonraki pandemiye hazır girmemiz mümkün olacaktır.
Yaklaşık bir haftadır medyanın gündemini Yeni Şafak ve Tvnet belirliyor… Yorumların bini bir para!.. Çoğu da spekülatif, yakıştırmacı, abartılı ifadeler… Oysa, durum çok basit… Yeni Şafak her zaman yaptığını yapıyor. Halkın nabzını tutuyor. Gördüğü yanlışlıkları dile getirerek çözüme katkı sunmaya çalışıyor. “Aman ne şiş yansın ne kebap” demiyor… Çelişkilerin üzerine gidiyor… Muhafazakâr entelektüel şeklindeki tanımlamayı hak etmesi de bundan zaten...
Beşir Atalay'ın tam da yaşadığımız dünyayı daha iyi hale getirmek üzere İslamcı bir temelde siyasal mecrada yol almış bir insan olarak anıları üzerine düşünürken Taha Abdurrahman'ın “Ahlakın Birliği İlkesi ve Siyasetin Ahlakı” isimli konferansının davetiyesi düştü mesaj kutuma. Prof. Dr. Mehmet görmez Hoca'nın başkanlığını yaptığı İslam Düşünce Enstitüsü geçtiğimiz Temmuz ayında seri konferans ve toplantılarla ağırladığı Fas'lı ünlü İslam düşünürü Taha Abdurrahman'ı bir kez daha ağırlıyor. Üstelik bu sefer Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ve konu Siyaset ve ahlak ilişkisi.
#acıtatlımayhoş #ramazanmenüsü
#acıtatlımayhoş #ramazanmenüsü
#acıtatlımayhoş #ramazanmenüsü
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği ve Hollanda Helsinki Komitesi tarafından yürütülen, Avrupa Birliği tarafından desteklenen "Ayrımcılığa Karşı Birlikte Projesi" kapsamında hazırlanan Gündem Eşitlik'in bu bölümünde Somalili Muhammed İsa konuğumuz oldu. Somalili Muhammed İsa dükkânının ismi yüzünden baskı gördü. Ankara Kızılay'da açtığı mekânının kapısından ayrılmayan kolluk kuvvetleri yüzünden kapattı. Türkiye'de tanıştığı Somalili eşini ve yine Türkiye'de doğan çocuklarını aldı Somali'ye kendi rızasıyla döndü. Elbette zorunda bırakılan bir gidişti, çünkü “başına bir şey gelmesinden” endişe etti. Muhammed Gündem Eşitlik'e Somali'den katıldı. Başına gelenleri akıcı Türkçesi'yle anlattı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Olmaz oldu Devlet Bahçeli ile Kandil arası mesajlaşmalar başladı. Kandil ile Bahçeli arasındaki mesajlaşmaların tüm detayları ve analizi. Erdoğan ile Bahçeli arasında ayrılık olduğuna ilişkin iddialar ne durumda? Saray'ın gayriresmi sözcüsü Selvi neden "Abdullah Öcalan diri diri gömüldü" diye karalar bağladı?
Çeşitli bir şeyler konuşuldu. Takip edelim. https://www.instagram.com/alper_celik_/ https://x.com/lpercelik
Turizm Kafası (26 Ekim 2024) - Reklamın İyisi Kötüsü Olur Mu Olmaz Mı ? by Kafa Radyo
Gazeteci Yavuz Oğhan, Türkiye'deki son bir haftanın gündemini değerlendirdi.
Pusula'nın yeni bölümünde Ömer Rıfat Gencal Kerim Rota ve Ali Çuhadar Türkiye'nin enflasyona mücadele sürecini ve Merkez Bankası'nın para politikasını tüm boyutlarıyla masaya yatırıyor. Merkez Bankası bundan sonra ne yapacak? Enflasyon hedefleri nasıl tutar? Asgari ücrete ne kadar zam gelir? Gencal, Rota ve Çufadar tartışıyor.
Turizmci Murat Serim ile turizmdeki kötüleşmeyi, Türklerin Yunan adalarını tercih etme nedenlerini ve otel ve restaurantlardaki ücretlerin fahiş olup olmadığını konuştuk.
ChatGPT ‘deki son gelişmeleri ve yapay zekanın yaklaşmakta olan dünya hakimiyetini konuştuğumuz bu bölümün konuğu bilim kurgu yazarı Murat Beşiroğlu oldu. Kendisiyle yapay zekaya kaptırmayacağımız işleri, robotların cezai ehliyetini ve genel olarak insanlığın geleceğini konuştuk.
Hiçbir şey kendine kendine olmaz. Allah nasıl meydana gelmiştir? | Fethullah Gülen Hocaefendi by