Unit prefix for multiples of units in digital information, notably the bit and the byte, to indicate multiplication by a power of 2
POPULARITY
Categories
Bu bölümde, “don't look at the clock, do what it does” cümlesini merkeze alarak hayata ve kendimize dair kafamızı karıştıran, bizi yanılsamalara sürükleyen meseleler üzerine konuşuyorum. Zamanı sürekli kontrol etmeye çalışmanın, kendimizi başkalarıyla kıyaslamanın ve hemen sonuç beklemenin bizi nasıl tükettiği; buna karşılık saatin yaptığı gibi, sessiz ve istikrarlı bir şekilde “devam etme” halini nasıl hayatımıza taşıyabileceğimiz üzerine birkaç farklı örnekle düşünmeye çalıştım. Genel hayata odaklanarak, iş/üretkenlik, ilişkiler ve kendimizle kurduğumuz ilişki üzerinden, bu sözü bir mottoya değil, daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir düşünce yapısına dönüştürmeyi deniyorum. Büyüme odaklı bir bakış açısı, sabır, tekrar ve emekle kurulan bir hayatın ne anlama gelebileceği; başarı ve “yetişme” baskısının ardındaki psikolojiyi de işin içine katarak cesaretlendirici ama ayakları yere basan bir tonda tartışmaya çalıştım. Keyifli dinlemeler…
Gibi pós apocalíptico de Antonio Segura e José Ortiz! Se voceê quiser acompanhar essa história da editora Figura, Clique aqui !
Sağlığın piyasaya açılması ve özelleştirilmesi yalnızca sağlık hizmetlerini paralı hale getirmez; aynı zamanda devletin sunduğu sağlık hizmetlerinin her geçen gün niteliğini yıpratan bir işlev de görür. Özel sağlık sigortaları, sağlık hizmetlerinin özelleşmesine aktif biçimde katkı sunarak kamu sağlık sistemini adım adım aşındıran ve sağlığı bir hak olmaktan çıkarıp kasko mantığına indirgeyen bir düzenek yaratır.Özel sağlık sigortası şirketleri sigortalarını, araç kaskolarına çok benzer bir mantıkla pazarlar. “Her an hasta olabilirsiniz, devlet hastanelerinde çare bulamayabilirsiniz; gelin, sizi şimdiden sigortalayalım.”Bugün Türkiye'de özel sağlık sigortası sistemine dâhil olan kişi sayısı yaklaşık 8 milyondur. 2024 yılı itibarıyla bu alanda dönen toplam para miktarı 136 milyar liraya ulaşmıştır. Bu rakamlar, özel sağlık sigortacılığının Türkiye'de uzun süredir yaygın olduğu izlenimi yaratabilir; ancak bu yaygınlaşma görece yenidir.Özel sağlık sigortalarının Türkiye'deki serüveni 1980'li yıllarda başlasa da, sağlık sistemi içine gerçek anlamda yerleşmesi Türkiye tarihinin sağlık alanındaki en güçlü piyasacı müdahalesi olan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile mümkün olmuştur. Özellikle 2010'lu yıllardan itibaren yaşanan hızlı büyüme, özel sağlık sigortalarının sağlıkta özelleştirme politikalarıyla olan bağını açık biçimde göstermektedir.İşçi sendikaları, geçmişten bu yana yaptıkları Toplu İş Sözleşmeleri'nde (TİS) sağlık alanına dair maddelere yer vermiştir. Ancak işçilere bir hak olarak özel sağlık sigortası yaptırılması yönündeki talepler, kamu sağlık hizmetlerinde yaşanan yıpranmanın giderek daha hissedilir hale geldiği 2010'lu yıllardan sonra yaygınlaşmıştır.Aile hekimliklerinin zayıflatılmasıyla sağlık sisteminin hastanelere bağımlı kılınması; randevu bulunamaması, muayene sürelerinin kısalması ve tetkiklerin gecikmesi bu yıpranmanın somut göstergeleridir. Kamu sağlık hizmetlerindeki bu aksaklıklar, işçiler için yalnızca bir sağlık sorunu değil, ücret kaybı ve işinden olma riski anlamına da gelmektedir. Buna karşılık özel hastanelere başvuru, işçiler ve emekçi halk açısından karşılanamayacak düzeyde maliyetler yaratmaktadır. Bu koşullarda özel sağlık sigortası, bir tercih olmaktan çıkarak üretim sürecinin dayattığı bir zorunluluk haline gelmektedir.Bu durumun mekânsal karşılığı da dikkat çekicidir. Örneğin, işçilerin başkenti olan Gebze ve Darıca–Çayırova hattında, 2010'dan günümüze özel hastanelerin yatak ve hizmet kapasitesi yaklaşık %40 artarken, devlet hastanelerindeki artış %10'lar düzeyinde kalmıştır. Aynı dönemde çevre ilçelerde benzer bir özel hastane kapasite büyümesi görülmemektedir. Bu bize, özel sağlık hizmetlerinin sağlık ihtiyacından ziyade ödeme güvencesi ve sigortalılık temelinde yoğunlaştığını; bu yönelimin ise kamu sağlık hizmetlerinin aynı bölgelerde gelişmesini sınırlandırdığını güçlü şekilde düşündürmektedir.Bugün sendikaların işçiler için özel sağlık sigortası talep etmesi, kamu sağlık hizmetlerinin geri çekilmesinin dayattığı bir sonuçtur. Bu talep, devletin sağlık alanındaki sorumluluğunu yerine getirmemesinin sendikal alana yansımasıdır. Sağlığı kasko gibi satan özel sağlık sigortaları, işçilerin sağlık hakkını güvence altına alan bir çözüm değil; kamu sağlık sisteminin altını oyan bir mekanizmadır. Bu nedenle özel sağlık sigortaları, kapsam dışı bırakılan hastalıklar ve ek ücretlerle sağlık riskini ortadan kaldırmak yerine riskin kendisi haline gelmektedir.Sağlık hakkı, TİS maddeleriyle telafi edilecek bir eksiklik değil; devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel bir sorumluluktur. Bu nedenle mücadele, sağlık alanı dışındaki işçilerle sağlık emekçilerinin birlikte yürüteceği ücretsiz, genel bütçeden karşılanan, nitelikli, eşit ve kamu eliyle sunulacak sağlık hizmeti talebinde somutlaşmak zorundadır.
Talebeyiz Biz Derneği'nin Bor Sanat desteğiyle düzenlediği “Cam Gibi Değil, Kum Gibi” başlıklı paneli derneğin kurucuları eğitimci Sonel Balkan ve antropolog Müge Ayan'la konuşuyoruz. Etkinlik “Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden üç yıl geçmişken inatla ve sanatla, yaratıcı eylemlilikten güç alarak insanlığı hatırlamaya” bir çağrı.
✅ ABD ve İran masada
Söyleşi: Faruk Ekici | Uluslararası yayınlardaki çalışmalarıyla da tanınan çizer M. Kutlukhan Perker, Pilot Galeri'de devam eden LIVE projesiyle üretim sürecini kamusal bir performansa dönüştürüyor. Perker, beş hafta boyunca haftada beş gün, günde sekiz saat izleyici tanıklığında çalışarak atölye mahremiyetini galeri mekânına taşıyor.Mizah dergileri geleneğinden gelen kolektif çalışma disiplini ile bireysel yaratım sürecini harmanlayan sanatçı; bu projeyi yalnızca bir sergi değil, performansın kendisini de kapsayan bütüncül bir eser olarak tanımlıyor. Perker; geri dönüşü olmayan mürekkep tekniğiyle hataya yer bırakmayan izleyicilerin galeride kurulan ekranda yaratım sürecini anlık takip edebildiği bu şeffaf maratonu, geçmiş birikimini, genç çizerlere yönelik motivasyon arayışını ve ifade özgürlüğünün evrensel sınırlarını T24'e anlattı.
Aylardır bizden beklediğiniz o 2026 astroloji bölümünü sonunda sevgili dostum Alara Akkamış ile kaydettik! Başlık sizi korkutmasın evet artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ama zaten biz bunu hepimiz artık görüyoruz, hissediyoruz değil mi?Bu bölümde bireysel olarak hem 2026'da hem de sonraki yıllarda nasıl bir yol izleyeceğimizi konuştuk ama daha önemlisi hepimizi etkilemekte olan dünyaya ve toplumumuza dair olayların, olacak değişimlerin ne olabileceğini konuştuk.Uzaylılardan analog yaşama neden geçmemiz gerektiğine, girişimciliğin artacak olmasından kapitalizmin yıkılma ihtimaline aklınıza gelebilecek her şeyi konuştuk. Sosyolojiyle astroloji birleşti; üstüne bir de bireysel hangi adımı atabilirim sorusunun cevapları geldi. :)Tabii ki hangi ayda retro var, hangi dönem tutulma bunlardan da bahsettik. :)Bölümü beğenirseniz paylaşmayı unutmayın
Mavi Dalga'nın başrolü olarak tanıştığımız; Yurt, Kar, Hayaletler, Beni Sevenler Listesi gibi filmlerin ödüllü kurgucusu, rejisini üstlendiği kısa filmlerle yoluna devam eden Ayris Alptekin'in gezegenindeyiz. *O Gezegen, bir Okan Urun ve Ekin Sanaç ortak yapımıdır. İllüstrasyon: Sadi Güran.
Söyleşi: Faruk Ekici | İstanbul Teknik Üniversitesi'nde başladığı peyzaj mimarlığı eğitimini yarıda bırakarak tiyatroya yönelen; İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji lisans ve Kadir Has Üniversitesi'ndeki yüksek lisans eğitimleriyle akademik altyapısını güçlendiren yazar ve yönetmen Fulden Aytaç, altı yıllık bir aranın ardından yeni projesiyle sahneye döndü. Aytaç, yazım süreci iki yıla yayılan ve Kadıköy Emek Tiyatrosu'nun okuma tiyatrosu seçkisinden sahneye taşınan Sanki Yaşamışız Gibi oyunuyla, Türkiye'nin sosyopolitik gerçekliğini bir nalbur dükkanındaki iki kadın karakter üzerinden inceliyor.Sokaktaki gözlemlerinden yola çıkarak kurguladığı metinde 'erkek-devlet-mafya' sarmalını odağına alan sanatçı, bireysel öfkelerin toplumsal sistemle olan bağını kara komedi türünde izleyiciye sunuyor. Aytaç; dükkanın dar sınırları içerisinde gelişen kadın dayanışmasını, toplumsal hafızada yer eden olayların metindeki izdüşümlerini ve günümüz ekonomik-sosyal koşullarında 'yaşama' kavramının dönüşümünü T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan-Yöneten: Fulden AytaçOyuncular: Şirin Öten - Pelin FahracıYardımcı Yönetmen: Yusufcan PiyadeSahne Asistanı: Türker ÖzbuğutuSanat Asistanı: Dilara Deniz DoğanIşık Tasarımı: Ayşe Sedef AyterSes Tasarımı: Alihan SelçukSahne - Kostüm - Afiş Tasarımı: Şizen SabahyıldızıHareket Düzeni: Salih Ustaİletişim-Medya: Nazlı Eda PiyadeYapım Sorumlusu: Gamze BayraktaroğluSosyal Medya Tasarımı: Asya Yiğit - Murat Çetinkaya
Dünya yine hareketli, gündem yine karmaşık. Krizler, kurulan masalar, devrilen masalar, arka kapı diplomasisi, savaşlar, barışlar... Ya da barış adımları... Bu başlıkları Kısa Dalga'da hem günlük bültenlerimizde hem de kisadalga.net'te yakından izliyoruz. Ama hızla akan haber trafiğinde, pek çok önemli gelişme ve kritik detay satır aralarında kaybolup gidiyor. Bu bültende, gözden kaçmaması gereken o başlıkları kısa ama net bir çerçeveyle bir araya getirdik. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
In der heutigen Folge von pink spirit talk bringt der Geistführer von Annette über Sie als Kanal zu Euch, was energetisch gerade los ist, und worum es gerade geht. Mehr Informationen über Annette und pink spirit findet ihr unter: www.pink-spirit.de.
İyi Ki Podcast'in yeni bölümünde yepyeni bir yılda, suyun izini sürüyoruz. Unutuşun ve hatırlayışın sularında, denizin ortasında, göllerin kıyısında, akarsuyun sabrında…Yunan mitolojisinde ruhların yeraltına geçerken su içtiği 2 nehir var. Biri Lethe, unutmayı sağlıyor. Diğeri ise Mnemosyne, o da hatırlamaya olanak tanıyor. Bir yanda acıyı silen su, diğer yanda ruhların hafızayı koruyan su…Biz de modern dünyada bu iki nehrin arasında gibiyiz ve su akıp yolunu buluyor mu gerçekten? Herakleitos'un akışında değişimi, Sufi geleneğin “Su gibi aziz ol” deyişindeki esnekliği ve istikrarı, Gılgamış'ın “ölümün sularından” geçerek vardığı eşiği masaya yatırıyoruz bu bölümde birlikte.Hepsi aynı soruya bağlanıyor: Kendi yolumuzu bulmak için suyun hangi halini seçiyoruz? Hangisinden daha çok besleniyoruz?
Bugünkü İstifade Ettiren Fikirler bölümünde, Erkut Bey'in “belgesel tadında” girişimcilik yolculuğunu konuşuyoruz. Hikâye; Balıkesir Edremit'ten başlayıp baba mesleğini devralarak e-ticarete taşınan, hem duygusal hem de stratejik derslerle dolu bir süreç. Podcastte özellikle Trendyol satış tarafında yaşanan gerçekleri, rakamların arkasındaki maliyetleri ve satıcının neden bazen “çok satış yapmasına rağmen” para kazanamadığını tüm çıplaklığıyla duyacaksınız.
Açık Dergi'de İranlı yazar Nassim Soleimanpour'un İstanbul'da sahnelenmeye başlanan oyununu Nisan Ceren Özerten ile konuşuyoruz. Oyun, 40 gün boyunca, her seferinde başka bir oyuncu tarafından ve yönetmensiz sahneleniyor.
#KöşedekiKitapçı'da
Siyasette bazı sorular vardır; cevap üretmek için değil, zihniyetleri teşhir etmek için sorulur. “Türkiye son 20 yıldır İzmir'i yöneten bir anlayışla yönetilseydi bugün hangi ülkeden söz ediyor olurduk?” sorusu da tam olarak böyledir.
Başlıktaki ‘klişe' sayılabilecek tespiti, benim gibi yaşı ‘müsait' olanlar hayatlarında birkaç kez duymuş, dile getirmiş olmalılar… Mesela 1950… CHP tek başına yıllarca oturduğu iktidar koltuğundan çok dramatik bir seçimle düşürüldü. Öyle ki, ondan sonra geçen 75 yıl boyunca tek başına iktidar olma şansını bir daha elde edemedi…
Arz Allah'ındır bilirim. Ama vatanımdan ve Haremeyn'den sonra sokaklarında dolaşırken gurbet hissi taşımadığım birkaç diyar var ve şimdi onlardan birisindeyim. Kudüs-ü Şerif, omzumuzda vebalden bir yük, alnımızda mahcubiyetten bir yazı. Buhara-i Şerif, bir köşe başında her an bir azizle karşılaşı-verecekmişsiniz hissi veren koca bir dergah. Viyana, çocuklukta aşık olup da alamadığımız, gördükçe burnumuzun direğini sızlatan eski sevgili. Bosna, şartların icbarı ile terk edip geride bırakmak zorunda kaldığımız Rumelili evlatlarımızın en yakışıklısı. Ayvaz Dede'nin, ak zambakların ve ‘Allah'a emanet!' sözünün diyarı.
Gelenekselleşen Altın Yoğurt Ödülleri 4. Yılında karşınızda! Kurgu: Özgür ŞamlıoğluOnline platformlarda yayınlanan yerli dizileri ödüllendirdiğimiz gecede yılın en iyi performanslarını bir kez daha hatırlamış olduk.00:00 | Giriş02:29 | En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu03:35 | En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu04:29 | En İyi Bölüm06:15 | En İyi Senaryo07:30 | En İyi Kadın Oyuncu08:25 | En İyi Erkek Oyuncu09:30 | En İyi Yönetmen10:45 | En İyi Dizi12:55 | Altın Yoğurt
Bu bölümde ilk kez bir soru–cevap formatı deniyoruz ama klasik anlamda bir Q&A değil.Birkaç hafta önce Instagram'daki @instagraslis hesabımda sizden sorular istemiştim. Gelen sorular; evrimden uzaya, bilimsel meraktan gündelik “neden”lere kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayıldı.Bu bölümde yalnızca kişisel görüşlerimi paylaşmakla kalmadım; her soruyu mümkün olduğunca bilimsel arka planıyla, bağlamı ve temel kavramlarıyla ele almaya çalıştım. Yani bu yayın, hem sohbet havasında hem de “bir şey öğrenerek çıkmalık” bir bölüm oldu.Merak eden, sorgulayan, “bunu daha önce hiç böyle düşünmemiştim” demeyi seven herkes için.Sorular sizden, düşünmek birlikte.
“Okul yöneticileri; okulun iklimini, öğrenme kültürünü ve öğrenci deneyimini belirleyen kilit aktörlerdir. Ancak Türkiye'de okul yöneticiliği, uzmanlık gerektirmesine rağmen hâlâ güçlü ve ortak bir mesleki profil üzerinden kurumsallaşabilmiş değildir.”
#acıtatlımayhoşAylin Öney Tan bu hafta baharat olarak karanfili anlatıyor. Hem tadını, hem Anadolu'da sandıklarda , Antik Mısır'da ölenlerin mumyalanmasında koruyucu özelliği ve kokusu için kullanılmasını dinleyin. Bu arada batı dillerindeki adı "çivi" kelimesinden geliyor. This podcast is powered by Podcastics, the easiest platform to create and publish your podcast.
#acıtatlımayhoş Aylin Öney Tan bu hafta baharat olarak karanfili anlatıyor. Hem tadını, hem Anadolu'da sandıklarda , Antik Mısır'da ölenlerin mumyalanmasında koruyucu özelliği ve kokusu için kullanılmasını dinleyin. Bu arada batı dillerindeki adı "çivi" kelimesinden geliyor.
1. Bill Gates: Haftada 2 Gün Çalışma Devri Geliyor2. Meta ve ElevenLabs Ortaklığı: Küresel Ses Deneyimi3. GPT 5.2 Sahnede (Ama Heyecan Düşük)4. Google'dan İnternet Devrimi: "Disco" ve Gemini 35. El Salvador ve xAI'dan Dünyada Bir İlk6. Tarihsel Bir Deney: 19. Yüzyıl Londra LLM'i7. İsviçre'den Palantir'e "Veri Egemenliği" Resti8. Üniversitelerde"Sözlü Sınav" Dönemi Geri Geliyor9. Meta'dan Ses Devrimi: SAM Audio10. Microsoft Trellis 211. Bir günde tüm modeller güncelleme yayınladı;
Güneş gibi doğan sensinGönlümüze dolan sensin Ruhumuzu hep kaplayıpOrda daim kalan sensin.Gönlümüz hep nurla dolduGizli gizli sırla dolduRuhumuzu sen kaplayıpMehmet Baba Pirle dolduBu meydana koyan sensin Gizli âyân bilen sensinÂtimizi hep kaplayıpBizi Âdem sayan sensinGönlümün tek sahibi senBu fakirin terkibi senBaştan başa sen kaplayıpYaptın beni sen gibi sen
Hukukçular bir konuda mutabık… ‘Ekrem İmamoğlu İddianamesi', tüm diğer iddianamelerde olduğu gibi, Mahkeme kabul edip etmeme konusunda bir karar verene kadar gizli tutulmalıydı… Ne yazık ki öyle olmadı basılı, dijital falan elden ele dolaşıyor… Rus klasik romanlarını, bir de bizim Yaşar Kemal'in eserlerini mumla aratacak uzunluktaki İddianame'yi okuyan okumayan, anlayan anlamayan, bilen bilmeyen tartışmaya başladı mı?...
Belki de sorun insanlarda değil, Abilen Paradoksu'nda. Bu bölümde, kimsenin aslında istemediği ama herkesin “diğerleri istiyor” sandığı kararların psikolojisini konuşuyoruz.İlişkilerde, arkadaşlıklarda, iş yerlerinde bazen uyum sağlamak isterken, aslında hep birlikte yanlış yöne gitmeye nasıl karar veriyoruz?Bölüm akışı:00:00 Giriş01:30 300 bin dolar parayı boşa harcayan şirket04:40 Abilene Paradoksu nedir?06:30 Abilene Paradoksu'nun psikolojik 4 nedeni09:20 Bu paradokstan nasıl çıkabiliriz?
Açık Dergi'de yönetmen Tayfun Belet ve yapımcı Nur Deriş ile ödüllü belgesel Roman Gibi üzerine konuşuyor; Türkiye basın tarihinin en karanlık olaylarından biri olan Tan Matbaası Baskını'yla hafızalara kazınan Serteller'in yaşam mücadelesini ve bağımsızlık davasına tutkularını ele alıyoruz.
Dönüm Noktası'nın bu bölümünde Umutcan Savcı Türkiye'nin göründüğü gibi olan pizza'sı Pizza V kurucu ortağı Celal Furkan Soysal ile tartışıyor. Pizza V'nin hikayesini, Türkiye'de üretim zinciri, gastronominin tüketici ile ilişkisi ve hem sürdürülebilir hem kaliteli ürün için gerekenleri konuşuyor.
Televizyon ve medya araçlarının ‘sosyal öğrenme etkisi' 60'lı yıllardan itibaren sosyal bilimlerin çalışma alanı oldu. Fransız bilim adam A. Bandura çocukların, şiddet davranışını televizyon içerikleri ile öğrendiğini ispatlamıştır. Bandura'nın sosyal öğrenme kuramı, özellikle gözlem ve taklit yoluyla gerçekleşir.
Yahudilere yaptıkları yüzünden normalde Hitler'i sevmeyiz. Formaldehitleri sevmediğimiz gibi. Holokost ile ilgili sayısız film izlemişizdir. Piyanist'inden Şindler'in Listesi'ne, Hayat Güzeldir'den Çöküş'üne kadar, kim bilir kaç tane ‘acıklı' film yaptı.
Yeni vizyona giren Bildiğin Gibi Değil filminin yönetmeni Vuslat Saraçoğlu ile bir araya gelirken, ayrıca Filmekimi'nde öne çıkan Hind Rajab'ın Sesi ve Gizli Ajan gibi iddialı filmleri değerlendiriyoruz.
In der heutigen Folge von pink spirit talk gibt Euch Annette die Info der Geistigen Welt über ihren Geistführer Gibi, warum der innere Frieden aktuell so wichtig ist. Mehr Informationen über Annette und pink spirit findet ihr unter: www.pink-spirit.de.000C058 00000000
Yapay Zeka ile İlgili Tüm Gelişmeler00:00 - Timur Akkurt ve Osman Akın, yapay zeka dünyasındaki yenilikler hakkında konuşuyor.02:43 - The Economist'te çıkan yeni bir makale, 3 trilyon dolarlık yapay zeka yatırımının yanlış gitmesi halinde en büyük teknoloji oyuncularının bile iflas edeceğini belirtiyor.12:25 - Konuşmacılar, The Economist'teki bir önceki makaleyi tartışmaya devam ediyor ve bu sefer Reddit ile Wikipedia'nın yapay zeka için en çok kullanılan kaynaklar olduğunu ve bunun nasıl bir geri bildirim döngüsüne neden olabileceğini anlatıyor.19:07 - Meta, ekran ve yapay zeka entegrasyonu olan yeni akıllı gözlükler geliştiriyor.22:20 - Meta, yeni akıllı gözlüklerini kontrol etmek için sinir sinyallerini okuyan bir bileklik geliştiriyor.27:52 - Apple, en son telefonunu ve birçok özelliğini tanıttı ancak bunlardan hiçbiri yapay zeka ile ilgili değil.34:34 - Bu videoda Huawei'nin Nvidia'ya nasıl meydan okuduğu anlatılıyor.36:35 - Arnavutluk, dünyada yapay zeka bakanı atayan ilk ülke oldu.42:43 - OpenAI, LinkedIn'e rakip olacak yeni bir iş arama platformu geliştiriyor.42:52 - Suudi Arabistan merkezli bir şirket olan Humain, İslami değerlere odaklanan bir ChatGPT rakibi geliştirdi.43:21 - Videoda yeni bir yapay zeka görsel düzenleme programı gösteriliyor.45:00 - Bu videoda Timur Akkurt ve Osman Akın, yapay zeka dünyasındaki yenilikler hakkında konuşuyor.#appleiphone #metarayban #huawei
ASMR Cooking with Gibi Making Your Pasta FancyAdvertising Inquiries: https://redcircle.com/brandsPrivacy & Opt-Out: https://redcircle.com/privacy
Bu bölümde Prof. Dr. Emre Alkin ile “Zengin Gibi Düşünmek Mümkün mü?” sorusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz!Finansal zekadan tasarrufa, sınıfsal engellerden kuşaklar arası servet yönetimine kadar geniş bir çerçevede zenginleşmenin gerçek anlamını tartışıyoruz. Emre Hoca, zenginliğin sadece çok paraya sahip olmak olmadığını, aslında kendi kendine yetebilme, ihtirasla ihtiyacı ayırt edebilme ve doğru zamanda doğru kararı verebilme kabiliyeti olduğunu vurguluyor.
Nuri Çetin, Alper Çelik ve Ömür Okumuş ile varyantlı hususlara yolculuk.
Bize hep sevdiğiniz kişileri olduğu gibi kabullenin diye öğretildi. Bu yaklaşım doğru mu acaba? Keyifli dinlemeler...
Welcome back! After recently watching Oceans ASMR and some of Gibi's mall, I really wanted to make this video, because I'm as always loving the simplicity of old school ASMR. I hope you enjoy! Many blessings and the sweetest of dreams!
ASMR Cooking with Gibi Mexican Beef BowlsAdvertising Inquiries: https://redcircle.com/brandsPrivacy & Opt-Out: https://redcircle.com/privacy
No VACILO NEWS dessa semana: Daniel Bayer e João Carvalho trazem a maior novidade em joias, narram um crime que não está no gibi e disparam o ALERTA DE MACACO!CLIQUE AQUI E COMPRE NOSSO BONÉ!Assine o plano BOGA VIVA e participe do nosso GRUPO SECRETO NO TELEGRAM! FINANCIE ESTE VACILO:apoia.se/decrepitosMANDA PIX:livepix.gg/decrepitosPARTICIPE PELO E-MAIL:ouvinte@decrepitos.comANUNCIE COM A GENTE:comercial@decrepitos.com
The Best of Gibi ASMR Vol. 2 1 Hour of Your Favorite ASMR MomentsAdvertising Inquiries: https://redcircle.com/brandsPrivacy & Opt-Out: https://redcircle.com/privacy
ASMR Gibi Can't Be Here TodayAdvertising Inquiries: https://redcircle.com/brandsPrivacy & Opt-Out: https://redcircle.com/privacy
(Mevsimsel hastalıklar sebebiyle bu haftaki bölümümüzü kaydedemedik. Dinlememiş olanlar için 66.bölümü yeniden yayına aldık.) “Çok mu kalender sandınız dert anlatmayınca” diyor Candan Erçetin şarkısında. Bazen karşımızdaki insanı anlamadan, onunla konuşmadan direkt yargılayıp, sadece sanıyoruz. Aslında hayatınızdaki birçok şey sandığımız gibi değil. Bu bölümde işte bu konuyu tartışıyoruz… organikbeyinlerpodcast@gmail.com https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/