Bağımsız İnternet Gazetesi T24'ün Podcast Kanalı www.t24.com.tr

Formula 1 yeniden Türkiye'de! Motor sporlarının zirve organizasyonu İstanbul'u beş yıllığına takvimine ekledi. İstanbul Grand Prix'si 2005-2011 yılları arasında düzenli olarak gerçekleşmiş fakat sonra yarış takviminden çıkarılmıştı.Aradan geçen onbeş yılda yüzlerce milyon dolar harcanarak inşa edilen İstanbulPark pisti âtıl halde kaderine terk edilmiş, hatta yarışlar için değil otopark olarak kullanılmaya başlanmıştı.Pistin yönetiminin el değiştirmesinden sonra FIA ile yapılan görüşmeler neticesinde 2027-2031 tarihleri arasında İstanbul'un F1 takvimine eklenmesi yönünde anlaşmaya varıldı.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer sezonun son programında, Gazozuna'da Formula 1'in İstanbul'a dönüşünü konuşuyor.


Hazırlayan: Emre ŞimşekTürkiye, Formula 1 takvimine geri döndü. Formula 1 izleyicilerini neler bekliyor?Uzun süre uluslararası yarışlara kapalı kalan İstanbulpark'a yapılması planlanan karting pisti ne zaman tamamlanacak?Türkiye neden Formula 1 yarışçısı çıkartamıyor?Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı (TOSFED) Eren Üçlertoprağı, 2027'deki büyük dönüşün perde arkasına kadar tüm detayları T24'e anlattı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu, bu yıl Nilbar Güreş'in "Gözlerinizden Öperim" adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Başak Doğa Temür'ün üstlendiği sergi, Venedik Bienali'nin Koyo Kouoh tarafından belirlenen "In Minor Keys" (Minör Tonlarda) teması ile paralellik taşıyor ve şefkat ile özenle birlikte var olmanın incelikli biçimlerine işaret ediyor.Sanatsal pratiğinde toplumsal cinsiyet, göç, aidiyet ve gündelik iktidar dinamiklerini ele alan Nilbar Güreş, sergide tekstil, giysi, ev içi nesneler ve doğadan formlar kullanarak kişisel ve kolektif hafızayı mekânsal ilişkiler üzerinden görünür kılıyor. Sanatçının farklı dönemlerinden yapıtları ile bu bienal için özel olarak üretilen heykellerini ve yerleştirmelerini bir araya getiren "Gözlerinizden Öperim"in kavramsal arka planını, serginin hazırlık sürecini ve eserlerin taşıdığı sosyopolitik anlamları; Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu küratörü Başak Doğa Temür, T24 yazarı Gülay Kazancıoğlu'na anlattı.


Oyuncu Berker Güven, kurucusu olduğu Tiyatro B23'ün ilk yapımı olan ve 2024 Pulitzer Drama Ödülü'ne layık görülen Çok Küçük Bir İhtimalin Hikâyesi ile modern insanın kökleşmiş yalnızlığının ve güvenli kozasını yırtma cesaretinin izini sürüyor.Eboni Booth'un kaleme aldığı metni Yelda Baskın rejisiyle Türkiye sahnesine taşıyan oyun; on beş yıllık sıradan bir rutinin kırılma anından yola çıkarak aidiyet, travma ve insanın kendi zihniyle girdiği çatışmayı tartışmaya açarken, sahnede ajitasyondan uzak dili ve komediyle kurduğu ince dengeyle umut barındıran bir evren inşa ediyor.Berker Güven, 8 yıllık aranın ardından sahneye dönme heyecanını, Kenneth karakteri üzerinden "temel güven" kavramının inşasını ve bir yapımcı olarak zekânın bile yapaylaştığı bir çağda "canlı" bir şeyler üretmenin kıymetini T24'e anlattı.KÜNYEYazar: Eboni Booth Yönetmen: Yelda Baskın Çevirmen: Fatih Gençkal Dramaturg: Yıldırım Türker Yapımcı: Berker Güven Reji Asistanları: Mehmet Kaan Şahin, Bahar Yurtsever Yapım Koordinatörü: İpek Turgay Tan Dekor Tasarım: Barış Dinçel Işık Tasarım: Utku Kara Ses Tasarım: Arın Kamiloğlu Kostüm Tasarım: Öykü Çakmak Afiş tasarım: Berkcan Okar Fotoğraf: Egemen Pırlant


Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu bölümde Amedspor'u konuşuyor.Diyarbakır'da bir şehir kulübü olarak Diyarbakırspor 1968'de kuruluyor. 1980'ler öncesi o takım da deplasmanda çeşitli hakaretlere, ırkçı saldırılara maruz kalıyor.1990'larla beraber bölgenin 1. Lig'de temsilcisinin olması bir devlet politikası olarak destekleniyor.2010'larda belediye takımı öne çıkıyor ve Diyarbakır Belediyespor isim değiştirerek Amedspor ismini alıyor.Yükselişini sürdüren Amedspor bu sezon Süper Lig'e yükselerek başarılarını başka bir seviyeye taşıyor.Fakat zorlu bir yolculuk oluyor bu. Her deplasmanda gösterilen tepkiler, saha içinde maruz kaldıkları haksızlıklar bitmek bilmiyor.Gazozuna'da bu hafta Amedspor'un hikayesi var.



Söyleşi: Faruk EkiciYazar, yönetmen, oyuncu ve müzisyen Özge Arslan, Karadenizli bir anlatıcı olan Nokta Ana'nın rehberliğinde hayata geçirdiği ‘Nokta' oyunuyla, 19. yüzyıl sömürgeciliğinden günümüze uzanan sistemli bir suistimalin izini sürüyor.Sarah Baartman'dan Afife Jale'ye uzanan tarihsel bir düzlemde, kadın bedeni, doğa ve hayvanlar üzerindeki tahakkümü, eril akıl ve ekofeminizm perspektifle tartışmaya açan Arslan sahnede, kullandığı kadim klikli dili, melodik anlatım yapısı ve "yorgan yüklüğü" dekoruyla çok katmanlı bir evren inşa ediyor.Özge Arslan, tek kişilik bir performansın fiziksel sınırlarını, müziğin dramaturjideki kurucu rolünü ve bir sanatçı olarak "Hayatı anlatıyoruz ama gün sonunda ne değişiyor?" sorusunun peşindeki dürüst arayışını T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan, Yöneten, Oynayan: Özge Arslan Yardımcı Yönetmen: Gülenay Çoruh Dramaturg: Caner Güler Koreograf: Ferhat Güneş Sahne ve Işık Tasarımı: Kerem Çetinel Kostüm Tasarım: Özgür Masur / Design Studio Müzik ve Ses Tasarımı: Özge Arslan Afiş Tasarım: Murat Acar Sahne Amiri: Ali Yılmaz Sahne Teknisyeni: Ömer Yılmaz Sahne Terzisi: Seyhan Erdoğan Teknik Masa: Vedat Tuğtekin - Doğukan Baran Asistan: Latifenur Yıldırım Reji Asistanları: Dilara Kavasoğlu, Buket Atalan, Cemre Saadet, Melisa Akuş, Yağmur Nur Bolcan Dış Sesler: Ferhat Güneş, Buket Atalan, Hasan Karakurt

✅ Gülistan Doku düğümünü ablası anlatıyor!


Avrupa'da kadın voleybolunun en büyük kupası VakıfBank'ın oldu.Şampiyonlar Ligi'nde Final Four mücadeleleri İstanbul'da oynandı, yarı finalde İtalyan rakiplerini eleyen VakıBank ve Eczacıbaşı finalde karşı karşıya geldi.Boskovic ve Markova'nın sayılarına Zehra ve Cansu'nun etkili oyunu eklenince VakıfBank şampiyonluğa çok zorlanmadan ulaştı.VakıfBank'ı çalıştıran Giovanni Guidetti de Türkiye'deki 18. yılında 7. Avrupa Şampiyonluğu'nu yakalayarak tarihe geçti.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le Gazozuna'da bu hafta voleybolun en büyük kupası konuşuluyor.





Söyleşi: Faruk EkiciTiyatroyu kolektif bir yaratım laboratuvarı olarak kurgulayan CoLab (Collaboration Laboratory) topluluğu, Argonautika mitinden yola çıkarak hayata geçirdikleri Hybris oyunuyla Medea ve Iason'un hikâyesini; kibir, ihanet ve kader temaları etrafında şekillenen yenilikçi bir yorumla sahneye taşıyor.18 Mayıs'ta Kadıköy Boa Sahne'de seyirciyle buluşacak olan oyunun yaratıcı ekibinden yazar ve yönetmen İpek Sarı, yardımcı yönetmen Aykut Sezgi Mengi, dramaturg Burcu Şişli ve hareket ve ses tasarımcısı Mehmet Seven; Antik Yunan'dan bugüne değişmeyen insan doğasını, iktidarın kırılganlığını ve Türkiye'de kalabalık bir ekiple bağımsız tiyatro yapma inadını T24'e anlattı.KÜNYE:Yapım: Tiyatro CoLab Yazan/Yöneten: İpek Sarı Yönetmen Yardımcısı: Aykut Sezgi Mengi Dramaturji: Burcu Şişli Hareket/Ses Tasarım: Mehmet Seven Işık Tasarım: Uğur Sönmez Işık Uygulama: Taha Erişgin Proje Tasarım: Neslihan Su Aydın Dekor: İpek Sarı Kostüm/Saç/Makyaj: Sima Nur Bitiş Fotoğraf: Mertcan Demir, Elif Kambur Afiş: Mertcan Demir Oyun Asistanı: Sima Nur Bitiş, Dilara Bayram Oyuncular (alfabetik sırayla): Aykut Sezgi Mengi, Burcu Şişli, Elif Gezgin, Ezgi Ortagün, İpek Sarı, Kaan Yıldız, Merve Karademir, Mehmet Seven, Oğuzhan Özdemir, Selin Yiğitkuş, Uğur Sönmez, Yağmur Yosun Gençer, Yiğit Temel, Zehra Erdem

✅ Okul saldırıları; aile, toplum ve sistem merceklerinden nasıl okunabilir?

'Yaşamaya Mecbursun!' belgeselinin yapımcısı Aslı Filiz ve yönetmeni Caner Kaya ile müzisyen Nejat Yavaşoğulları, T24'te Muammer Brav'la Ekşın'ın konuğu oldu.


Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu başladı. Bu yıl 61'incisi düzenlenen bu organizasyon Türkiye'nin doğal güzelliklerini, kültürünü, geleneklerini ve tarihini anlatmak için bulunmaz bir fırsat.Önümüzde harika örnekler var: Fransa Bisiklet Turu, İtalya'nın Giro'su, İspanya'nın Vuelta'sı…Peki Türkiye bu fırsatı ne kadar iyi kullanıyor?Tur'un zamanla “klasik” bir yarışa dönüşmesi için gerekenler yapıyor mu?Ayrıca Türkiye neden burada ve diğer büyük bisiklet organizasyonlarında yarışacak elit bir takıma sahip değil?Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu hafta Gazozuna'da bisiklet konuşuyor.

Türkiye'nin 30 yılı aşkın Formula 1 serüveni, Turgut Özal dönemindeki ilk girişimlerden günümüze uzanan inişli çıkışlı bir süreci kapsıyor. Macaristan'ın Hungaroring pistiyle öne geçmesiyle bir dönem akamete uğrayan proje; Bülent Ecevit dönemindeki arazi tahsisi ve ardından gelen kamu desteğiyle, AKP'nin iktidarında 2005 yılında İstanbul Park'ın inşasıyla hayata geçti.2005-2011 yılları arasında takvimde yer alan pist, işletme sorunları ve düşük seyirci ilgisi nedeniyle bir süre Formula 1'den uzak kalsa da pandemi dönemindeki (2020-2021) başarılı organizasyonlarla kapasitesini yeniden kanıtladı. Tesisin uzun süre uluslararası yarışlara kapalı kalmasına neden olan işletme ve tahliye süreçlerinin çözüme kavuşmasıyla birlikte, pistin yönetimi kamu adına Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'na (TOSFED) devredildi.Eski FIA Pist Komisyonu Üyesi ve F1 Yarış Komiseri gazeteci Fatih Altaylı, projenin tarihsel gelişiminden 2027'deki büyük dönüşün perde arkasına kadar tüm detayları T24'e anlattı.


Ankara Film Festivali'nden ödülle dönen 'Aldığımız Nefes' filminin ekibi, T24'te Muammer Brav'la Ekşın'ın konuğu oldu. 1 Mayıs'ta vizyona girecek olan 'Aldığımız Nefes' filminin yönetmeni ve senaristi Şeyhmus Altun, oyuncuları Defne Zeynep Enci, Aras Kavak ile Deniz Kavak; filmin perde arkasını T24'e anlattı.


✅ Gülistan Doku cinayeti

Söyleşi: Faruk EkiciBağımsız tiyatro sahnesinin genç ekiplerinden Ga Kolektif, ortaklaşa yaratım süreciyle hayata geçirdikleri Köprüden Önce Son Çıkış oyunuyla sanatla var olmaya çalışan genç kadınların ekonomik ve mesleki gerçekliklerini sahneye taşıyor.17 Mayıs'ta Eksi On Altı Mekan'da tiyatroseverlerle yeniden buluşacak olan Köprüden Önce Son Çıkış ekibi Mine Yıldız, Yağmur Güçlü ve Yaren Özkoca; oyunun kurguyla gerçeğin iç içe geçtiği yaratım sürecini ve Türkiye'de bağımsız tiyatro yaparak ayakta kalmanın zorluklarını T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan, yöneten, oynayan: Mine Yıldız, Yağmur Güçlü, Yaren ÖzkocaSahne amiri: Yunus Emre YeşilReji asistanları: Efe Çapar, Tan TopaloğluDekor tasarımı: Semih BaşarıSes tasarımı: Alper ŞimşekFotoğraf: Ayten ÇelikAfiş fotoğrafı: aeterna creativeAfiş tasarımı: Tuana OlcayBroşür tasarımı: Selin YurtYapım: ga kolektif






Söyleşi: Faruk EkiciTiyatrocu Orkun Genç, kendi hayatındaki sarsıcı yüzleşmeyi Gezici Kumpanya'nın yeni yapımı Refik: Açılın Ben de Oyuncuyum ile sahneye taşıyor. Hayattaki yarım kalmışlıklarına rağmen pes etmeyen, denemekten ve mücadeleden asla vazgeçmeyen bir karakterin evrensel hikâyesini merkeze alan bu interaktif oyun; yapboz gibi sökülüp takılabilen dekoru ve dördüncü duvarı yıkan rejisiyle kendi gerçeğinden kaçmayan bir insanın direnişini anlatıyor.Kendi gerçeğini yazıp oynayan Orkun Genç, yönetmen Sercan Şekerci ve yardımcı yönetmen Alara Türkü Aktaş; ajitasyonu tümüyle reddeden bu yüzleşme sürecini, 'kambur adam' metaforunu ve seyirciyi kendi görünmez travmalarıyla baş başa bırakan yenilikçi oyunlarını T24'e anlattı.KÜNYE:Oynayanlar: Ahu Genç, Demir Berber, Ecem Timur, Elif Canıöz, Hüseyin Dönmez, Orkun Genç, Ömer Denizci, Samed Çetinkaya, Yavuz KöseYazan: Orkun GençYöneten: Sercan ŞekerciYardımcı Yönetmen: Alara Türkü AktaşMüzik: Ecem Timur, Emine GençKoreograf: Abdullah Aybars EkimDekor Tasarımı: Eyüp ŞekerciAfiş Tasarımı: Emre KaracanReji Asistanları: Büşra Selimoğlu, Cansu Tunç, Zeynep DemirciSaç ve Makyaj: Nuri Şekerci

✅ Okul baskınları ne söylüyor?



Söyleşi: Faruk Ekici |Geleneksel desen disiplinini dijital katmanlarla birleştiren Royal Academy of Arts ödüllü sanatçı Sait Mingü; kâğıt üzerindeki çizimlerini, sokaktan topladığı fiziksel materyalleri ve fotoğrafik dokuları bilgisayar ortamında harmanlıyor. Bu süreç sonunda ortaya çıkan eserler, özel sanat baskısı yöntemleriyle kâğıda aktarıldıktan sonra pleksi yüzeylerle kaplanarak nihai formuna kavuşuyor.Üretim sürecini "kendi içimde verdiğim bir savaş" sözleriyle tanımlayan Mingü; desen gücünü teknolojiyle nasıl harmanladığını, yapay zekânın insanın yaşanmışlığını neden kopyalayamayacağını ve karanlık duyguların üretim sürecinde nasıl aydınlığa dönüştüğünü T24'e anlattı.


✅Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında 6. hafta

Dünya Kupası elemelerinde İtalyan kaleci Donnarumma'nın notlarını “araklayan” Bosnalı top toplayıcı çocuk bir ülkenin kaderini değiştirdi.Kazananın penaltılarla belli olduğu ilk maç 1970'te oynandı ve ilk penaltıyı gole çeviren efsane George Best'ten başkası değildi.Roberto Baggio'nun 1994 Dünya Kupası finalinde kaçırdığı penaltı hayatını altüst etti.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu hafta Gazozuna'da penaltıların kaybedenleri ve kazananlarını konuşuyor.
