Bağımsız İnternet Gazetesi T24'ün Podcast Kanalı www.t24.com.tr










Söyleşi: Faruk EkiciSinema ve tiyatro alanlarında üretim yapan disiplinlerarası sanatçı Özlem Çıngırlar, yazıp yönettiği ilk tiyatro oyunu Bir Saniye ile izleyici karşısına çıkıyor. Oyun, "görüntü var, müdahale yok" diyerek modern seyir kültürünü ve şiddetin görünmeyen yapılarını metaforik bir ring üzerinden sahneye taşıyor.Burcu Halaçoğlu, Sinan Başol ve Berker Enhoş'un sahnede bir araya geldiği, dramaturjisini usta yönetmen Ezel Akay'ın, müziklerini Gazapizm'in üstlendiği bağımsız yapım, klasik bir tiyatro deneyiminin dışına çıkıyor. Bir sporcunun çöküş hikâyesi, absürt ve kara mizah unsurlarıyla harmanlanırken; izleyiciyi konfor alanından çıkaran interaktif yapı ve ani ritim değişiklikleriyle günümüzün dijital tüketim atmosferini sahneye yansıtıyor.Özlem Çıngırlar; bağımsız sinemadan tiyatroya uzanan üretim sürecini, şiddeti estetize etmeden anlatmanın inceliklerini, müzik ve ses tasarımının oyundaki kuşatıcı rolünü ve günümüz seyircisinin "suskunluğun suç ortaklığı" ile yüzleşme hâlini T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan & Yöneten: Özlem Çıngırlar Dramaturji: Ezel Akay Oyuncular: Burcu Halaçoğlu, Reşit Berker Enhoş, Sinan Başol Sahne Tasarımı: Yusuf İnan Güneş Ses / Müzik Tasarımı: Dinçer Tuğmaner Kullanılan Şarkılar: Gazapizm Yapım Koordinatörü: İpek Elmas Şenol Yapım: 4iz Yapım


✅ CHP'de bütün köprüler atıldı mı?

Türkiye ile Almanya arasındaki iş gücü anlaşmasının 65. yıl dönümünde, Maxim Gorki Tiyatrosu ve Anadolu Kültür iş birliğiyle Depo İstanbul'da "Aşk, Mark ve Ölüm" sergisi açıldı. Küratörlüğünü Shermin Langhoff'un üstlendiği sergi, göçün alışıldık anlatılarının dışına çıkarak Almanya'da bir dönem Telefunken yurtlarında yaşayan ve kendilerine yaratıcı, özgür yaşam alanları açan kadınların kişisel arşivlerine odaklanıyor.Adını, Yeni Alman Dalgası'nın temsilcilerinden İdeal grubunun 1982 tarihli şarkısından alan serginin sözleri şair Aras Ören'e ait.T24 yazarı Gülay Kazancıoğlu, serginin araştırma ekibinden Hülya Karcı ve Erden Kosova ile küratöryel asistan Maral Müdok'la serginin ortaya çıkış sürecini, birinci kuşak göçmen kadın işçilerin hikâyelerini ve günümüz göç tartışmalarını konuştu.




✅ CHP fiili olarak bölündü

Sinema yazarları Melikşah Altuntaş ve Selin Gürel, T24'te Muammer Brav'la Ekşın'da, 79. Cannes Film Festivali'nde öne çıkanları değerlendirdi.

Söyleşi: Faruk EkiciKanadalı dünyaca ünlü kumpanya Cirque du Soleil, 10 yıllık aranın ardından dünya sahnelerinde 17. yılını dolduran 'OVO' gösterisiyle Türkiye'ye döndü. 21-24 Mayıs tarihlerindeki İstanbul temsilleriyle seyirci karşısına çıkan ve böceklerin dünyasını konu alan bu dev prodüksiyon, akrobasi ve performansı bir araya getiriyor.Topluluğun kıdemli basın sorumlusu Janie Mallet ve 53 kişilik uluslararası kadroda yer alan tek Türk sanatçı Emir Buhari, gösterinin detaylarını ve perde arkasını T24'e anlattı.


Söyleşi: Faruk EkiciDisiplinlerarası sanatçı Tuğçe Karaoğlan, yönetmen yardımcılığını da üstlendiği Halide Edip adlı müzikli oyunla izleyici karşısına çıkıyor. Oyun, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Halide Edip Adıvar'ın hayatını ve dönemindeki kadın mücadelesini sahneye taşıyor.Petek Kırboğa'nın yazdığı ve Muharrem Uğurlu'nun yönettiği Asmalı Sahne yapımı eser, klasik bir biyografi formatının dışına çıkıyor. Halide Edip'in hikâyesi; yazarın kendi kaleme aldığı Handan, Aliye ve Rabia karakterleri üzerinden anlatılırken, dönemin savaş atmosferi müzik ve mizah unsurlarıyla birlikte işleniyor.Oyunda yazarın kendisini canlandıran Tuğçe Karaoğlan; operadan tiyatroya uzanan kariyerini, cephede asker, evde anne ve edebiyatçı olan çok yönlü bir tarihi figüre hazırlanma sürecini ve yüzyıl öncesinden bugüne kadın sanatçıların karşılaştığı benzer sorunları T24'e anlattı.KÜNYE:Oyuncular: Tuğçe Karaoğlan, Deniz İnanç, Ayşe Köksal, Ayça Aydoğan, Han Ergin, Usame Varol Proje Tasarımı ve Yazar: Petek Kırboğa Yönetmen: Muharrem Uğurlu Yönetmen Yardımcısı: Tuğçe Karaoğlan Dramaturg: İpek Erdem Müzikler: Buse Özgel, Tuğçe Karaoğlan Işık Tasarımı: Osman Ataseven Reji Asistanları: Şule Türkoğlu, Ezgi Dinler Afiş Fotoğrafı: Doruk Seymen Afiş Tasarım: Merai Erdoğan Yapım: Asmalı Sahne

✅ CHP'nin 'mutlak butlan' sınavı

✅ CHP YOL AYRIMINDA!

Formula 1 yeniden Türkiye'de! Motor sporlarının zirve organizasyonu İstanbul'u beş yıllığına takvimine ekledi. İstanbul Grand Prix'si 2005-2011 yılları arasında düzenli olarak gerçekleşmiş fakat sonra yarış takviminden çıkarılmıştı.Aradan geçen onbeş yılda yüzlerce milyon dolar harcanarak inşa edilen İstanbulPark pisti âtıl halde kaderine terk edilmiş, hatta yarışlar için değil otopark olarak kullanılmaya başlanmıştı.Pistin yönetiminin el değiştirmesinden sonra FIA ile yapılan görüşmeler neticesinde 2027-2031 tarihleri arasında İstanbul'un F1 takvimine eklenmesi yönünde anlaşmaya varıldı.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer sezonun son programında, Gazozuna'da Formula 1'in İstanbul'a dönüşünü konuşuyor.


Hazırlayan: Emre ŞimşekTürkiye, Formula 1 takvimine geri döndü. Formula 1 izleyicilerini neler bekliyor?Uzun süre uluslararası yarışlara kapalı kalan İstanbulpark'a yapılması planlanan karting pisti ne zaman tamamlanacak?Türkiye neden Formula 1 yarışçısı çıkartamıyor?Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı (TOSFED) Eren Üçlertoprağı, 2027'deki büyük dönüşün perde arkasına kadar tüm detayları T24'e anlattı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu, bu yıl Nilbar Güreş'in "Gözlerinizden Öperim" adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Başak Doğa Temür'ün üstlendiği sergi, Venedik Bienali'nin Koyo Kouoh tarafından belirlenen "In Minor Keys" (Minör Tonlarda) teması ile paralellik taşıyor ve şefkat ile özenle birlikte var olmanın incelikli biçimlerine işaret ediyor.Sanatsal pratiğinde toplumsal cinsiyet, göç, aidiyet ve gündelik iktidar dinamiklerini ele alan Nilbar Güreş, sergide tekstil, giysi, ev içi nesneler ve doğadan formlar kullanarak kişisel ve kolektif hafızayı mekânsal ilişkiler üzerinden görünür kılıyor. Sanatçının farklı dönemlerinden yapıtları ile bu bienal için özel olarak üretilen heykellerini ve yerleştirmelerini bir araya getiren "Gözlerinizden Öperim"in kavramsal arka planını, serginin hazırlık sürecini ve eserlerin taşıdığı sosyopolitik anlamları; Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu küratörü Başak Doğa Temür, T24 yazarı Gülay Kazancıoğlu'na anlattı.


Oyuncu Berker Güven, kurucusu olduğu Tiyatro B23'ün ilk yapımı olan ve 2024 Pulitzer Drama Ödülü'ne layık görülen Çok Küçük Bir İhtimalin Hikâyesi ile modern insanın kökleşmiş yalnızlığının ve güvenli kozasını yırtma cesaretinin izini sürüyor.Eboni Booth'un kaleme aldığı metni Yelda Baskın rejisiyle Türkiye sahnesine taşıyan oyun; on beş yıllık sıradan bir rutinin kırılma anından yola çıkarak aidiyet, travma ve insanın kendi zihniyle girdiği çatışmayı tartışmaya açarken, sahnede ajitasyondan uzak dili ve komediyle kurduğu ince dengeyle umut barındıran bir evren inşa ediyor.Berker Güven, 8 yıllık aranın ardından sahneye dönme heyecanını, Kenneth karakteri üzerinden "temel güven" kavramının inşasını ve bir yapımcı olarak zekânın bile yapaylaştığı bir çağda "canlı" bir şeyler üretmenin kıymetini T24'e anlattı.KÜNYEYazar: Eboni Booth Yönetmen: Yelda Baskın Çevirmen: Fatih Gençkal Dramaturg: Yıldırım Türker Yapımcı: Berker Güven Reji Asistanları: Mehmet Kaan Şahin, Bahar Yurtsever Yapım Koordinatörü: İpek Turgay Tan Dekor Tasarım: Barış Dinçel Işık Tasarım: Utku Kara Ses Tasarım: Arın Kamiloğlu Kostüm Tasarım: Öykü Çakmak Afiş tasarım: Berkcan Okar Fotoğraf: Egemen Pırlant


Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu bölümde Amedspor'u konuşuyor.Diyarbakır'da bir şehir kulübü olarak Diyarbakırspor 1968'de kuruluyor. 1980'ler öncesi o takım da deplasmanda çeşitli hakaretlere, ırkçı saldırılara maruz kalıyor.1990'larla beraber bölgenin 1. Lig'de temsilcisinin olması bir devlet politikası olarak destekleniyor.2010'larda belediye takımı öne çıkıyor ve Diyarbakır Belediyespor isim değiştirerek Amedspor ismini alıyor.Yükselişini sürdüren Amedspor bu sezon Süper Lig'e yükselerek başarılarını başka bir seviyeye taşıyor.Fakat zorlu bir yolculuk oluyor bu. Her deplasmanda gösterilen tepkiler, saha içinde maruz kaldıkları haksızlıklar bitmek bilmiyor.Gazozuna'da bu hafta Amedspor'un hikayesi var.



Söyleşi: Faruk EkiciYazar, yönetmen, oyuncu ve müzisyen Özge Arslan, Karadenizli bir anlatıcı olan Nokta Ana'nın rehberliğinde hayata geçirdiği ‘Nokta' oyunuyla, 19. yüzyıl sömürgeciliğinden günümüze uzanan sistemli bir suistimalin izini sürüyor.Sarah Baartman'dan Afife Jale'ye uzanan tarihsel bir düzlemde, kadın bedeni, doğa ve hayvanlar üzerindeki tahakkümü, eril akıl ve ekofeminizm perspektifle tartışmaya açan Arslan sahnede, kullandığı kadim klikli dili, melodik anlatım yapısı ve "yorgan yüklüğü" dekoruyla çok katmanlı bir evren inşa ediyor.Özge Arslan, tek kişilik bir performansın fiziksel sınırlarını, müziğin dramaturjideki kurucu rolünü ve bir sanatçı olarak "Hayatı anlatıyoruz ama gün sonunda ne değişiyor?" sorusunun peşindeki dürüst arayışını T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan, Yöneten, Oynayan: Özge Arslan Yardımcı Yönetmen: Gülenay Çoruh Dramaturg: Caner Güler Koreograf: Ferhat Güneş Sahne ve Işık Tasarımı: Kerem Çetinel Kostüm Tasarım: Özgür Masur / Design Studio Müzik ve Ses Tasarımı: Özge Arslan Afiş Tasarım: Murat Acar Sahne Amiri: Ali Yılmaz Sahne Teknisyeni: Ömer Yılmaz Sahne Terzisi: Seyhan Erdoğan Teknik Masa: Vedat Tuğtekin - Doğukan Baran Asistan: Latifenur Yıldırım Reji Asistanları: Dilara Kavasoğlu, Buket Atalan, Cemre Saadet, Melisa Akuş, Yağmur Nur Bolcan Dış Sesler: Ferhat Güneş, Buket Atalan, Hasan Karakurt

✅ Gülistan Doku düğümünü ablası anlatıyor!


Avrupa'da kadın voleybolunun en büyük kupası VakıfBank'ın oldu.Şampiyonlar Ligi'nde Final Four mücadeleleri İstanbul'da oynandı, yarı finalde İtalyan rakiplerini eleyen VakıBank ve Eczacıbaşı finalde karşı karşıya geldi.Boskovic ve Markova'nın sayılarına Zehra ve Cansu'nun etkili oyunu eklenince VakıfBank şampiyonluğa çok zorlanmadan ulaştı.VakıfBank'ı çalıştıran Giovanni Guidetti de Türkiye'deki 18. yılında 7. Avrupa Şampiyonluğu'nu yakalayarak tarihe geçti.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le Gazozuna'da bu hafta voleybolun en büyük kupası konuşuluyor.





Söyleşi: Faruk EkiciTiyatroyu kolektif bir yaratım laboratuvarı olarak kurgulayan CoLab (Collaboration Laboratory) topluluğu, Argonautika mitinden yola çıkarak hayata geçirdikleri Hybris oyunuyla Medea ve Iason'un hikâyesini; kibir, ihanet ve kader temaları etrafında şekillenen yenilikçi bir yorumla sahneye taşıyor.18 Mayıs'ta Kadıköy Boa Sahne'de seyirciyle buluşacak olan oyunun yaratıcı ekibinden yazar ve yönetmen İpek Sarı, yardımcı yönetmen Aykut Sezgi Mengi, dramaturg Burcu Şişli ve hareket ve ses tasarımcısı Mehmet Seven; Antik Yunan'dan bugüne değişmeyen insan doğasını, iktidarın kırılganlığını ve Türkiye'de kalabalık bir ekiple bağımsız tiyatro yapma inadını T24'e anlattı.KÜNYE:Yapım: Tiyatro CoLab Yazan/Yöneten: İpek Sarı Yönetmen Yardımcısı: Aykut Sezgi Mengi Dramaturji: Burcu Şişli Hareket/Ses Tasarım: Mehmet Seven Işık Tasarım: Uğur Sönmez Işık Uygulama: Taha Erişgin Proje Tasarım: Neslihan Su Aydın Dekor: İpek Sarı Kostüm/Saç/Makyaj: Sima Nur Bitiş Fotoğraf: Mertcan Demir, Elif Kambur Afiş: Mertcan Demir Oyun Asistanı: Sima Nur Bitiş, Dilara Bayram Oyuncular (alfabetik sırayla): Aykut Sezgi Mengi, Burcu Şişli, Elif Gezgin, Ezgi Ortagün, İpek Sarı, Kaan Yıldız, Merve Karademir, Mehmet Seven, Oğuzhan Özdemir, Selin Yiğitkuş, Uğur Sönmez, Yağmur Yosun Gençer, Yiğit Temel, Zehra Erdem

✅ Okul saldırıları; aile, toplum ve sistem merceklerinden nasıl okunabilir?