Turkish newspaper
POPULARITY
Refik Halid Karay'ın olgunluk döneminde yazdığı "Bugünün Saraylısı" romanı, yazarın en bilinen romanlarından biridir. "Sonuncu Kadeh" romanı ise Refik Halid'in yazdığı son roman olması ve otobiyografik özellikler taşıması nedeniyle önem arz eder.Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Refik Halid Karay'ın olgunluk dönemi romanlarından "Bugünün Saraylısı" ve "Sonuncu Kadeh" romanlarını, yazarın Türkiye'ye döndükten sonraki hayat hikâyesini ve edebiyat anlayışını konuşuyorlar.⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Haftalık programında Fatma İnce ve Mert Büyükkarabacak geçtiğimiz haftanın politik gelişmelerini değerlendiriyor:→ Arnavutluk'ta Gezi rüzgarları→ Bolivya'da isyan ve OHAL→ CHP'de Zombi Kemal ve maceraları→ Demokratik Cumhuriyet mümkün mü? → Finans kapital ve Anadolu sermayesi kaynaşıyor→ Altına ne oldu?→ 15-16 Haziran ve 1971 kopuşu nasıl ilişkilendirilebilir?
Böyle olmaz. Sosyalizmin adı ve itibarı böylesine harcanamaz. Her biri tarihî bir öncüle yaslandığını iddia eden, bir bölümü geçmişin partilerinin ve sosyalizmin önderlerinin adını bayrağı yapan birtakım sosyalist partiler, en azından Kılıçdaroğlu'nun 2017'de düzenlediği “Adalet Yürüyüşü” adı verilen gösteriden bu yana seçimlerde, en azından cumhurbaşkanı seçimlerinde CHP'yi halka umut olarak göstererek toplumun önünde sosyalizmin adını yerle yeksan ediyorlar! Devrimci İşçi Partisi, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu'nun yarıştığı 2023 cumhurbaşkanı seçimi öncesi ve sonrasında Altılı Masa'nın ve onun seçimdeki uzantısı olan Millet İttifakı'nın nasıl hem gerici hem de son derece kırılgan olduğunu ısrarla ortaya koydu. Kılıçdaroğlu'nun seçimi kazansa bile istibdad rejimine son vermeyeceğini, CHP'nin temsil ettiği TÜSİAD burjuvazisinin kurulan düzenin (büyük aşırılıklar olmadıkça) devamından yana olduğunu ifade etti. Ayrıca, Altılı Masa'nın seçim öncesinde ya da sonrasında dağılabileceğine de işaret etti.Biz de köşe yazılarımızda bunları dile getirdik. Ayrıca, Akşener'in Mart ayında masadan kalkıp gitmesinin ardından hem diğer partilerin başkanlarının, hem de İmamoğlu ve Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla Kılıçdaroğlu'nun başına gardiyan olarak dikildiğinin de altını çizdik. Bu konuyu işlediğimiz yazının başlığını da tiyatro tarihimizin en popüler oyunlarından biri olan “Yedi Kocalı Hürmüz”den ödünç aldık. Yedilinin her birine Kılıçdaroğlu'nun gardiyanı olarak yaklaştık.Kılıçdaroğlu şimdi sekizinci bir gardiyanın himayesi altında CHP'nin başına döndü. Bu seferki gardiyan öyle Babacan ya da Davutoğlu gibi arkasında herhangi bir güç olmayan türden değil. İstibdad rejiminin baş aktörü Tayyip Erdoğan. Tam anlamıyla sefil bir manzara! Çok sayıda sosyalist partinin Türkiye'yi istibdaddan ve onun baş aktöründen kurtarma gerekçesiyle halkı oy vermeye çağırdığı şahıs, Erdoğan'ın CHP içindeki kayyımı konumunda!Ama bundan en ufak bir ders çıkaran yok. Nerede başını elleri arasına alıp “Yahu biz ne yaptık? Bu adamı halka nasıl çözüm olarak sunduk?” demek? Nerede “yanılmışız” diye açıklama yapmak, halktan özür dilemek. Sosyalizmin geleneği, bırakın böyle devasa hataları, bireysel düzeyde bile yapılan politik, örgütsel ve kişisel hataların özeleştirisini davanın ilerletilmesi için önkoşul sayar. Oysa özeleştiri vermek bir yana yine aynen Adalet Yürüyüşü'nde yaptıkları gibi, yalnız bu sefer Kılıçdaroğlu'nun yanında değil karşısında aynı tutumu tekrarlıyor sosyalist partiler.Oysa perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Biz, seçimlerin hemen ertesinde Kılıçdaroğlu/İmamoğlu çekişmesinin büyük sorunlara yol açacağını yazdık. Birkaç ay sonrasında da “CHP'nin Geleceği (Var mı?)” başlığını taşıyan bir yazı yazdık. Kim bilir, o zaman Kılıçdaroğlu'na oy vermiş partilerin bazı kadroları dudak büküp yazıyı okumaktan sarfınazar etmişlerdir. Kısaca alıntılayalım:“Öyle görünüyor ki partinin önünde üç ihtimal var. İlki CHP'nin daha küçük partilere ayrışarak orta vadede sahneden silinmesidir. Cumhuriyet kuruculuğuyla övünen bu partinin cumhuriyetin 100. yıldönümünde ufalanmaya başlaması tarihin ilginç bir cilvesi olur.” Bu senaryoya şimdi “katiyen olmaz” diyebilecek yiğit var mı? İki kanadın dışında başka parçalanmalar da mayalanmaya başladı (Mansur Yavaş sadece ilk örnektir). Kılıçdaroğlu'nun nerelere kadar alçalabileceğini de üçüncü ihtimal olarak saymıştık. Seçimin iki turu arasında Ümit Özdağ'la imzaladığı, o an gizli tutulan ama sonradan bu faşist politikacıya İçişleri Bakanlığı'nı ve MİT Müsteşarlığı'nı vadeden anlaşmaya yaslanarak partiyi onunla birlikte yönetebileceğini yazmıştık. Şimdi “CHP ülkücüleri” diye andığı çeteler CHP Genel Merkezi'ni polisten önce tehdit edenler oldu.
Rivayet Muhtelif'in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu, Doç. Dr. Erol Ülker ile İttihat ve Terakki'nin kuruluşu, Osmanlı'nın son dönemindeki siyasi mücadeleler, işgal altındaki İstanbul, milli mücadelenin örgütlenme süreci, Karakol Cemiyeti, Mustafa Kemal ile İttihatçılar arasındaki ilişkiler ve Cumhuriyet'e giden yolda yaşanan gelişmeler ele alınıyor. İttihat ve Terakki'nin bir siyasi hareket olarak doğuşundan İstanbul'un işgal yıllarındaki direniş ağlarına kadar uzanan bu kapsamlı analiz, Türkiye siyasi tarihine ilgi duyanlar için önemli bilgiler sunuyor. İttihat ve Terakki nasıl ortaya çıktı? Mustafa Kemal ve İttihatçılar arasındaki ilişki neydi? Karakol Cemiyeti ne yaptı? Milli mücadelede İstanbul'un rolü neydi? İşgal yıllarında sol hareketler ve siyasi mücadeleler nasıl şekillendi? Tüm bu soruların yanıtları bu programda. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ekimde İsrail'de, kasımda ise ABD'de seçimler var. Cumhuriyetçiler halihazırda ABD Kongresi'nin az farkla da olsa iki kanadını kontrol ediyorlar. İran'la savaş ve Amerikan kamuoyunda İsrail aleyhinde kökleşen duygular Cumhuriyetçilere pahalıya mal olabilir. Cumhuriyetçilerin Kongre'nin iki kanadından birini bile kaybetmeleri Trump için ciddi zorluklara yol açacaktır. Üstüne üstlük Senato'yu da kaybetmek bu zorlukları katlayacaktır.
Rivayet Muhtelif'te Medyascope programcısı Hilmi Hacaloğlu'nun konuğu Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan oldu. Programda Cumhuriyet'in dönüşümü, AKP iktidarının Türkiye siyasetine etkileri, CHP'ye yönelik operasyonlar, Ekrem İmamoğlu süreci, mutlak butlan tartışmaları, NATO, sermaye düzeni ve Türkiye'nin geleceği kapsamlı şekilde ele alındı. Kemal Okuyan, Cumhuriyet'in kuruluş değerlerinden uzaklaşma sürecini değerlendirirken AKP iktidarını "karşı devrim" olarak tanımlıyor. CHP'nin mevcut durumunu, muhalefetin stratejisini, Türkiye'de sol siyasetin sorunlarını ve NATO eksenindeki dış politika tercihlerini analiz ediyor. CHP'ye yönelik yargı süreçleri ne anlama geliyor? Ekrem İmamoğlu neden hedefte? AKP'nin siyasi stratejisi ne? Türkiye NATO ile ilişkilerinde nereye gidiyor? Sol siyasetin çıkış yolu ne olabilir? Kemal Okuyan tüm bu sorulara dikkat çeken yanıtlar veriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ankara bir zamanlar bağlarıyla nefes alırdı; bugün ise o kadim kültürden geriye yalnızca tek bir sığınak kaldı: Gaziosmanpaşa'nın beton silüeti ortasında zamana direnen Papazın Bağı. Cumhuriyet'in ilanından Topal Osman olayına, Kuloğlu ailesinin 100 yıllık emeğinden Gazeteci Nihal Kemaloğlu'nun çocukluk ve gençlik hatıralarına uzanan bu asırlık vaha, üç yıldır kilitli kapılar ardında sessizliğe gömülmüş durumda. Kentin ortak hafızasına bir yolculuğa çıkıyoruz. Tezcan Karakuş Candan'ın anlatımı ve Mehmet Kemaloğlu'nun müzikleriyle; unutuşa karşı sessiz bir direnişin, geleceğe miras bırakılmayı bekleyen son bağın hikayesi Mekan Bellek , Hikaye'de
İkili Görüş'te İlkan Dalkuç ve Aydın Selcen tedbir, butlan ve kurultay tartışmaları arasında CHP eksenindeki tartışmaları, muhalefete artan baskının olası sonuçlarını, Özgür Özel'in PM, Delege ve CHP Üyeleriyle yapabileceklerini ve muhtemel gelecek senaryolarını tartışıyor.00:00 Giriş00:45 Bu yayında neyi konuşacağız — züccaciye dükkânında hasara neden olmadan02:25 Soruyu soran Dalkuç cevabı beklemeden konuşmaya başlıyor (kafam konuşunca çalışıyor)03:45 "birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde" Daktilo1984'e şimdi destek olun05:10 Neler oluyor? CHP'nin başına bunlar neden geliyor?07:45 Tehlike altında olan CHP değil Cumhuriyet'tir ama nedir Cumhuriyet?14:45 Buradan nasıl çıkılır? Seçimle. Peki seçimle nasıl çıkılır?16:30 Halkımızda "genel irade" var mı, varsa bunu "dirayetle" savunacak siyasetçiler var mı?27:20 Sol görüşlü insanların NATO'yu eleştirmesi tamam da sağ görüşlü insanların?28:50 AK Parti'nin yaptığı CHP'nin yapamadığı şey (ontolojik olarak)36:00 Derin devlet, devlet aklı... olmaz. 38:30 Başımıza bunlar neden geliyor'a getirenlerin perspektifinden bakalım52:15 Tom Barrack göz kamaştırıcı cehaletiyle ne derse desin, Türkiye'de "vatandaşlar" var01:03:00 İktidar gücüne çok güvendiği için rıza üretmeyi arka plana mı atıyor?01:08:50 CHP'nin oyunu 2 oradan 3 buradan çevirse iktidara yeter, niye rıza üretmeye çalışsın?01:10:05 (cevaben) ama 400 vekile ihtiyacı var01:14:30 Bir hayalim: Yayınların yorumlarında tanışıp evlenenler olsa keşke01:18:30 Sonraki yayına kadar planlanmış siyasi olaylar ve nasıl gidebileceği⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Refik Halid Karay'ın hayat hikayesi eşliğinde ilk iki romanı İstanbul'un Bir Yüzü ve Sürgün üzerine konuşuyorlar.⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Ankara Bölge Mahkemesi'nin dün, CHP'nin 38. Kurultayı'na yönelik verdiği “mutlak butlan” kararı, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir kırılmaya yol açtı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin yönetimi mahkeme kararıyla düşürüldü, eski genel başkan Kılıçdaroğlu göreve iade edildi. CHP lideri Özgür Özel mücadele mesajı verirken, dünkü mahkeme kararı kamuoyunda “yargı darbesi” olarak tanımlanıyor. Cosmo Türkçe, tarihi mutlak butlan kararı ve sonuçlarını gazeteci Murat Yetkin ile değerlendirdi. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Serap Doğan var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerinde Trump'ın çok aşağılarda seyreden popülaritesinin Cumhuriyetçilerin başına bela olması şaşırtıcı olmayacak. İran savaşının ekonomik etkisinden şikayetçi olan seçmen, ara seçimlerde faturayı Cumhuriyetçilere kesebilir. Bu faturanın ağırlığına göre, Kongre'nin hem üst kanadı Senato'nun hem de alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin Demokratlara geçmesi ihtimal dahilinde.
İsrail, Gazze'ye ablukayı delmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere müdahale etti. Bahçeli, Öcalan'ın sosyal statüsü için adım atılması çağrısını yineledi.Bu bölüm Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları hakkında reklam içermektedir. “1919 yılı Mayısı'nın 19. günü Samsun'a çıktım.” sözleriyle başlayan Nutuk, bağımsızlık mücadelesinin kararlılığını ve Cumhuriyet'in kuruluş iradesini bugüne taşımaya devam ediyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
ABD'nin altıncı başkanı ve Dışişleri Bakanlığını da yapmış olan John Quincy Adams'ın 1821 Bağımsızlık Günü konuşmasındaki “Amerika yok edilecek canavarlar aramak için yurt dışına gitmez” sözü Amerikan dış politika çevrelerinde sıklıkla alıntılanır. Adams bu ifadelerle, ABD'nin sürekli yurt dışına müdahale etmesi durumunda kendi cumhuriyetçi karakterini ve gücünü kaybedebileceği konusunda uyarılarda bulunur. Cumhuriyetçi izolasyonculuğun ve/veya gerçekçi pragmatizmin temeli sayılabilecek olan bu görüşün başlangıçta ABD'nin 47.'inci Başkanı Donald Trump'ta akis bulacağı düşünülmüştü.
Heybeliada Sanatoryumu'yla ilgili yıllardır süren tartışmalı süreçte yeni bir gelişme yaşandı: Cumhuriyet tarihinin ilk modern pandemi ve verem hastanesi olarak kabul edilen Heybeliada Sanatoryumu'nun yeniden amacı dışında Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmesi kararı çıktı. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tahsis için olumlu görüş verdi. Adalar Belediyesi'nin karşı oyuna rağmen karar oy çokluğuyla kabul edildi. Daha önce yargı tarafından iptal edilen tahsis süreci yeniden gündemdeyken, sivil toplum kuruluşları ve belediye, odalar yeni bir dava hazırlığında. 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulan Heybeliada Sanatoryumu; yalnızca bir sağlık kurumu değil, Cumhuriyet'in kamusal sağlık anlayışının, modern mimarlık mirasının ve toplumsal hafızasının simgelerinden biri olarak görülüyor. Peki süreç şimdi nereye gidiyor? Sanatoryumun geleceği ne olacak? Kamusal miras, sağlık hakkı ve ekolojik koruma açısından bu karar ne anlama geliyor? Konuğumuz TTB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Benan Koyuncu ile bir araya geliyoruz.
Mekân, Bellek, Hikâye'de bu bölümde, Ankara'nın kalbinde doğan bir Cumhuriyet hikâyesinin izini sürüyoruz. Atatürk Orman Çiftliği yalnızca bir üretim alanı değil; eşitliğin, özgürlüğün ve kolektif yaşamın kurulduğu bir mekândı. Bugün ise kayıplar, dönüşüm ve direniş arasında hâlâ aynı soruyu fısıldıyor: Bir yerin anlamı silinebilir mi?
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Yerden Yüksek'te Dr. Bahadır Çelebi, konuğu Siyaset Bilimci Dr. Birol Başkan ile erken Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra "cemaat ve tarikatlar ile bunların önde gelenlerine ne oldu" sorusu bağlamında Türkiye'de sekülerleşme tartışmalarını konuşuyor.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiBrett Wilson'un makalesi: https://www.cambridge.org/core/journals/new-perspectives-on-turkey/article/sufi-leaders-in-the-early-turkish-republic-profession-privilege-and-persecution-19251950/0AE3FDB4C227E6448670BEF84C638514Birol Başkan'ın makalesi: https://daktilo1984.com/forum/turk-sekulerlesmesine-tekrar-bir-bakis-diyanetin-orijini/Birol Başkan'ın kitabının bağlantısı: https://www.routledge.com/From-Religious-Empires-to-Secular-States-State-Secularization-in-Turkey-Iran-and-Russia/Baskan/p/book/978113869639600:00 Giriş00:30 Neden bu yayını yapmak ihtiyacı duyduk?03:30 Erken Cumhuriyet döneminde din görevlileri, öğrencilerine ne oldu sorusunun peşinde06:20 Erken Cumhuriyet ve din ilişkisine dair önemli isim ve eserler09:30 "Türkiye şeyler, müritler ülkesi olamaz"ın pratiği nasıldı?11:50 Cumhuriyet'in din anlayışı12:30 Cumhuriyet'in din politikasının "normalliği"15:05 Cumhuriyet ve Atatürk'ün din politikasını hiç anlayamamak: Niyazi Berkes ve Bernard Lewis17:50 "Sadece gerçeği söylediğim için akademi beni heteredoks ilan etti"19:45 Cumhuriyet'in din politikalarında Mustafa Sabri, Said Nursi, Mehmed Akif nereye düşer?23:50 Necib Fazıl ve "Son Devrin Din Mazlumları"27:45 Atatürk ve Voltaire'in din bakışındaki ortak nokta29:02 "fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir"34:20 Atatürk'ün Anadolu'ya gönderilmesini sağlayan üç özelliği35:10 Şapka İkstisası Hakkında Kanun, Atatürk ve Amasya Müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi41:30 Birer çarpıtmacı olarak Berkes ve Lewis47:20 Kurumlarımızı bir Batılı devlet kadar iyi yönetebiliriz hatta kanunları Şeriat'tan çıkarmayabiliriz51:45 Cumhuriyet'in din politikasından en çok zararı Sünni tarikatlar değil Aleviler ve Bektaşiler gördü01:06:00 Cumhuriyet'in dini: Sünni ol, Türk ol, ben sana "itikat, ibadet ve ahlak"ı söyleyeceğim01:13:00 Kıyas usülü ve "sigara, viski haram mu"01:15:10 Erenköy, İsmailağa, İskenderpaşa01:18:40 Diyanet İşleri Başkanlığı bir devrim kurumudur01:23:40 Cemevleri, ilmî münazara kazanmakla ibadethane statüsü kazanamaz01:26:00 Cumhuriyet köylüsünün dinle alakası yok, gerçi diğer ülkeler de farksız01:33:10 Bir bedevi anekdotu01:37:00 İslamcılık radikal bir akım olarak ortaya çıkmıştı ama01:40:00 Bahadır Hoca'm, İslamcılık senin tarif ettiğin kadar "basit" değil01:42:50 Atatürk dine karşı "o kadar" baskı kullanımını emretti mi?⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sonrası 1923 yılında doğurganlık oranı 5,6 olmasına rağmen Anadolu'da nüfus azalmış, üretim gücü daralmış, genç erkek nüfus ciddi kayıp vermişti. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ağır demografik yıkım vardı. Atatürk'ün talimatıyla 1920-1930'larda devletin temel yaklaşımı nüfusu artırmaktı.
Bir Binadan Fazlası: Haydar Apartmanı'na Erken Bir Veda "Mekan Bellek Hikaye"nin bu bölümünde, Ankara Ayrancı'nın Zeytindalı Caddesi'nde, yüzyıla merdiven dayamış bir çeyiz sandığının peşinden giderek bir devrin kapanışına tanıklık ediyoruz. 1963 yılında İTÜ mezunu bir grup idealist mühendisin kendi elleriyle kurduğu, ışığın ve eşitliğin mimariye dönüştüğü Haydar Apartmanı, bugün kentsel dönüşüm kıskacında yıkıma gün sayıyor. Tezcan Karakuş Candan, sadece bir binanın değil; 80 yıllık çam ağaçlarının, kolektif yaşam hayallerinin ve Cumhuriyet bürokratlarının o aydınlık sahanlıklarda bıraktığı izlerin nasıl "sermayeye" feda edildiğini anlatıyor. Özden Albayrak ve Fevziye Arzıtaş'ın tanıklıklarıyla; anıların kolilere tıkıştırıldığı, rızanın çaresizliğe dönüştüğü bu "mekansal yok oluşu" dinlerken, kentin yiten ruhuna bir kez daha dokunacaksınız.
İki partili ABD Kongresi'nde bir de üçüncü parti var: “Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi(AIPAC)” ya da “Önce İsrail Partisi”. İsrail Lobisi'nin en güçlü kuruluşu olan “AIPAC” son yıllarda siyasette daha fazla görünür hale geldi. Bu görünürlük Amerikan kamuoyunda İsrail'e desteğin çözülüşüyle ilgili. İlkin iki partili olarak çalışan “AIPAC” Barack Obama'nın başkanlığı döneminden itibaren ivmesini daha çok Cumhuriyetçiler'e doğru çevirmişti.
İsrail'in ABD'deki en bağnaz destekçileri “Hristiyan-Siyonist” olarak kendilerini etiketleyen “Beyaz Evanjelik Hristiyanlar”. ABD nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan Hristiyan Siyonistler 1980'lerden bu yana blok olarak Cumhuriyetçi Parti'yi destekliyorlar. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Başkanların Ortadoğu politikasında Hristiyan Siyonistler'in baskısı önemli rol oynuyor. İsrail de Amerikan Yahudilerinden daha çok Hristiyan Siyonistler'e güveniyor.
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Nahid Sırrı Örik'in Ankara şehrini konu alan romanları Tersine Giden Yol ve Her Şey Bitmeden Gece Olmadan üzerine konuşuyorlar.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiBağımsız yayıncılığa doğrudan katkı sunmak için bizi Patreon'dan destekleyin: https://www.patreon.com/Daktilo1984Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/daktilo1984--5970640/support.
Konuklarımız Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan ile “Bir Şehir Kurmak: Ankara (1923–1933)" sergisini konuşuyoruz. Ankara'nın ardından İstanbul'u ziyaret eden sergi, cumhuriyetin yeni başkentinin ilk on yılına ilişkin yeni bulunan belgeler, bugün var olmayan bölgelerin ilk kez yapılan üç boyutlu dijital modellemeleri, maketler, çeşitli görsel ve yazılı malzemelerle çok kapsamlı bir araştırma sunuyor.
Konuklarımız Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan ile “Bir Şehir Kurmak: Ankara (1923–1933)" sergisini konuşuyoruz. Ankara'nın ardından İstanbul'u ziyaret eden sergi, cumhuriyetin yeni başkentinin ilk on yılına ilişkin yeni bulunan belgeler, bugün var olmayan bölgelerin ilk kez yapılan üç boyutlu dijital modellemeleri, maketler, çeşitli görsel ve yazılı malzemelerle çok kapsamlı bir araştırma sunuyor.
Baskıcı ve keyfi yönetim olan istibdadın sermayeye sunduğu en büyük hizmetlerden biri grev yasakları olagelmiştir. AKP iktidarı darbe dönemleri dahil Cumhuriyet tarihinin grev yasaklama rekortmenidir. Grev yasaklarının keyfiliği ve hukuksuzluğu birçok örnekte Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da tescillenmiş durumda. Ne var ki bu kararlara rağmen grev yasakları devam etmiştir. Dolayısıyla istibdadın grev yasaklarını mahkemelerde aşmak mümkün olmadı. Mahkemeler grev yasaklarını mahkûm etti etmesine, ama grev yasağını aşmak, işçinin özellikle de grevleri en çok yasaklanan Birleşik Metal-İş'li metal işçilerinin bileğinin gücüyle oldu. Bekaert grev yasağını fiili grevle aşan ilk örnekti. Ardından Schneider (Green Transfo) geldi. Nihayet yasaklanmasına rağmen bilfiil 33 gün süren ve zafer kazanan Grid Solutions (General Electric) fabrikası işçileri grev yasaklarını fiilen hükümsüz kılan bir örnek yarattılar. Grev yasağının ilacı bulundu diyebiliriz. Bu ilacın adı Türkiye işçi sınıfına grev hakkını grev yaparak kazandıran Kavel'di!Ancak istibdadın grev düşmanlığı grev yasağı ile sınırlı değil. Yeni yöntem devletin grev kırıcılık rolünü üstlenmesi. Grev kırıcılığı, patronun tehditle, şantajla, rüşvetle bazı işçileri grevden vazgeçirmesiyle ya da greve çıkartmamasıyla tezahür edebildiği gibi, grevdeki işçiler yerine taşeron işçi istihdam etmek ya da grevdeki fabrikanın işini başka işyerlerinde fason olarak yaptırmak şeklinde de karşımıza çıkabiliyor. Bunlar hem gayrimeşru hem de yasa dışı yöntemler. Nihayet en son olarak Özel İtalyan Lisesi'ndeki grevde benzer bir grev kırıcılığını gördük. Milli Eğitim Müdürlüğü, kamudan öğretmenleri grevci öğretmenlerin yerine görevlendirerek grev kırıcılığına soyundu. Bu grev kırıcılığındaki en üst seviye. Açıkça 6356 sayılı sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanuna aykırı olan bu grev kırıcılığının “eğitim hakkı” ile gerekçelendirilmesi ona meşruiyet kazandırmıyor. Tam tersine bu eylemi daha da gayrimeşru hale getiriyor. Nedeni gayet açık. Derslerin normal düzen içinde yapılması öğretmenlerin taleplerinin bir toplu sözleşme ile karşılanmasına bağlıdır. Ve samimi olarak eğitim hakkından bahseden, bu toplu sözleşmenin imzalanması yönünde çaba gösterir. Eğitim hakkını, sendika ve grev hakkını gasbetmek için bahane ederek değil. Şunu da söyleyelim ki İtalyan Lisesi'nde eğitim ne durmuştur ne de aksamıştır. Hababam Sınıfı'nda Mahmut Hoca'nın dediği gibi okul dört duvar arasındaki yer değildir. Okul her yerdir. Ve şimdi Tomtom Mahallesi'ndeki İtalyan Lisesi önündeki çadırdır. Ve bu grev okulunda İtalyan Lisesi'nin öğretmenleri tüm Türkiye'ye hak ve hukuk, dayanışma ve insanlık dersi vermektedir. Ne mutlu böyle onurlu ve yüksek karakterli öğretmenlere sahip olan İtalyan Lisesi öğrencilerine!Nitekim grevin geldiği aşamada, toplu sözleşmenin imzalanması için belirli bir taslakta anlaşma sağlanmasına rağmen İtalyan Lisesi yönetiminin “biz hukuki bağlayıcılığı olan bir belge imzalamak istemiyoruz” gibi akıllara ziyan ifadelerle ayak diremesiyle dersler boş geçmeye (Görevlendirme gelmesine rağmen grev kırıcılığını reddeden öğretmenlerimize de selam olsun!) devam ediyor. Bu durumda kendine “devlet” diyenin öğretmene değil bu ülkenin sadece sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu değil Anayasası'nı dahi tanımama cüretini gösterenlere dönüp konuşması gerekir. Ve er geç öyle de olacaktır. Çünkü İtalyan Lisesi grevcileri de birliklerini bozmadan mücadeleye devam ettiğinde kırılacak olan grev kırıcılığıdır. Onlar hem ilk özel okul grevini gerçekleştirerek hem de grev kırıcılığını grevle kırarak işçi sınıfımızın tarihine geçecektir.
Le détroit d'Ormuz n'est pas le seul détroit indispensable au commerce maritime mondial : le Bosphore, à Istanbul, permet de relier la mer Noire à la Méditerranée. Dans « La Story », le podcast d'actualité des « Echos », Pierrick Fay et Kilian Cogan, correspondant en Turquie, reviennent sur l'ambition du président turc de creuser un canal parallèle pour désengorger ce détroit.A lire sur lesechos.fr : « Kanal Istanbul » : ce pharaonique projet d'Erdogan entre la mer Noire et la mer de Marmara« La Story » est un podcast des « Echos » présenté par Pierrick Fay. Cet épisode a été enregistré en avril 2026. Rédaction en chef : Clémence Lemaistre. Invité : Kilian Cogan (correspondant des « Echos » en Turquie). Réalisation : Willy Ganne. Chargée de production et d'édition : Clara Grouzis. Musique : Théo Boulenger. Identité graphique : Upian. Photo : Ozan Kose/AFP. Sons : RTS, NewsX Live, euronews, Cumhuriyet, RTBF.Retrouvez l'essentiel de l'actualité économique grâce à notre offre d'abonnement Access : abonnement.lesechos.fr Hébergé par Acast. Visitez acast.com/privacy pour plus d'informations.
Ankara için "memur şehri" derler, "gri şehir" derler. Oysa o gri katmanların altında, Kızılay ve Ulus'un kuytu pasajlarında, iğne deliğinden süzülüp gelen koskoca bir dünya saklı. Bu bölümde, Anadolu'nun çorak topraklarından kopup gelen yoksul köy çocuklarının, Cumhuriyet'in başkentinde nasıl birer "kumaş mimarına" dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Neler Dinleyeceksiniz? Bayram, Yusuf ve Cumhur Usta: 11 yaşında elinde valiziyle yola düşenlerin, terzi çıraklığına sığınarak kurdukları hayatlar. Kayıp Ustaların İzinde: Mişon Usta'dan Pierre Usta'ya; bu zanaatı ilmik ilmik işleyen Ermeni, Rum ve Yahudi ustaların mirası. Sümerbank Vakarı: Makasla buluştuğunda "tok" bir ses çıkaran o evladiyelik kumaşların, bir giysiden öte bir "karakter" inşa ettiği yıllar. Tersyüz Edilen Hayatlar: Sadece kumaşların değil, zamanın hırpaladığı umutların da sökülüp yeniden dikildiği o pasaj dükkanları. Bugün o dikiş makinelerinin sesi yavaş yavaş susuyor. Hazır giyimin naylon istilasına karşı direnen son makasların, son iliklerin ve Ankara'nın sökülen kent belleğinin izini sürmeye hazır mısınız? Hazırlayan ve Sunan: Tezcan Karakuş Candan
Ankara'nın kalbinde, Meşrutiyet Caddesi'nin gürültüsü içinde zamana direnen bir hafıza kalesi: Mutlu Apartmanı. Bu bölümümüzde, 1964 yılında temelleri çok kültürlü bir emekle atılan, koridorlarında bakanların, sanatçıların ve aydınların seslerinin yankılandığı bu özel yapının izini sürüyoruz. Kızılay binasının bir gecede yıkılışıyla örselenen kent hafızasına inat; komşuluk hukukunu, Cumhuriyet'in sanatla harmanlanmış nezaketini ve ofis istilasına rağmen yeniden evlerine dönen insanların umut dolu hikayesini dinliyoruz. Bir apartmandan çok daha fazlası olan bu mikrokozmosun, Ankara'nın geleceğine fısıldadığı demokratik ve mutlu yaşam modeline kulak verin. Tezcan Karakuş Candan hazırladı.
#tank #altay #oyak #bmc Kayıp 24 tank, OYAK'ın boynuna asılacak suç, 1.2 milyar ve 5 milyar dolarlık iki dilimlik vurgun. Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biri TSK'nın başına örülüyor, düğmeye basıldı. Vurgunu yapacak ekip BMC'den OYAK'a geçirildi. İkisi çok ünlü islamcıların çocukları. Milli güvenlik, vatana ihanet, yolsuzluk, TSK'nın ve subayların soyulması dahil aklınızı alacak bir dosya. KANALIMA KATILMAK İÇİN:https://www.youtube.com/channel/UCXER5YnRo8uLm8hwvBEmJVg/joinoinBENİ DESTEKLEYEBİLİRSİNİZ:Patreon: https://www.patreon.com/cevheriguvenPaypal: cevheriyeulas@gmail.comİLETİŞİM MAİL: cevheriyeulas@proton.meADS & SPONSORSHIPS: cevheriyeulas@gmail.comBENİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ:Telegram: https://t.me/cevheriguvenofficialBluesky: https://bsky.app/profile/cevheriguven.bsky.socialFacebook: https://www.facebook.com/CevheriGuvenTvTwitter: https://www.twitter.com/cevheritvInstagram: https://www.instagram.com/cevheriguvenofficial/
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Nahid Sırrı Örik'in ilk dönemlerini, Kıskanmak ve Sultan Hamid Düşerken romanları eşliğinde konuşuyorlar.https://groupglocal.com/contact/#reklam #işbirliğiAyrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/join Bizi Patreon'dan Destekleyin
Ankara Kalesi'nin kıvrımlı sokaklarında, Sarkis Margosyan'dan Ali Bozdağ'a, oradan da üçüncü kuşak Dilara'ya uzanan 67 yıllık bir zanaat direnişine konuk oluyoruz. Bu bölümde, sadece bir başlığı örten kumaşı değil; Kayseri'den İstanbul'a uzanan göç hikâyelerini, Ermeni ustaların kadim iş ahlakını ve Cumhuriyet'in modernleşme serüvenini kasketlerin ilmeklerinde takip ediyoruz. Erkek egemen bir zanaatı devralan bir kadının cesaretine ve kapitalizmin seri üretimine karşı "tek bir kasket için dökülen üç saatlik alın terine" tanıklık etmeye hazır mısınız? Eskimeyen bir ahilik geleneğinin, yanan evlere ve değişen mahallelere rağmen aynı dükkânda nasıl kök saldığını keşfedeceğimiz bu yolculukta, kentin suskun belleğine kulak veriyoruz.
#HerkeseSanat #Dârülbedâyi
Sağduyu programında Sevan Nişanyan ve Tarık Çelenk, Türklerin tarih boyunca İran, Fars kültürü, Bizans ve Anadolu medeniyetleriyle ilişkisini tartışıyor. Programda özellikle Fars kültürünün Türk devlet geleneğine etkisi, İran'daki Türk kimliği, Azerbaycan'ın tarihsel dönüşümü ve Osmanlı'nın kültürel yapısı ele alınıyor. Sohbette ayrıca Osmanlı'da Farsça ve Arapça'nın rolü, İran'daki kültürel süreklilik, Osmanlı'nın çöküş nedenleri ve Cumhuriyet dönemindeki toplumsal dönüşüm gibi önemli başlıklar değerlendiriliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Bir kentin ruhunu anlamanın en sahici yolu sokaklarında yürümektir. Bu bölümde Ankara'nın Küçükesat semtinde, Esat Caddesi üzerinde Cumhuriyet'in modernleşme hikâyesini taşıyan Mintrak Apartmanı'nın izini sürüyoruz. Türk Traktör Fabrikası yöneticilerinin kurduğu bir kooperatifin ürünü olan bu yapı yalnızca bir apartman değil; üretim kültürünün, dayanışmanın ve Cumhuriyet kuşağının yaşam ideallerinin mekâna dönüşmüş hâli. Deliller Tepesi'nden bugünün Ankara'sına uzanan bu hikâye, kentin belleğini ve kaybolan mimari mirasını hatırlatıyor.
Rivayet Muhtelif programının bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu, Doç. Dr. Behlül Özkan ile Türkiye'de Soğuk Savaş'ın etkilerini, NATO'ya giriş sürecini, 1945-65 arası anti-komünizm politikalarını ve dinin politik kullanımlarını konuşuyor. Hacaloğlu ve Özkan, Türkiye'nin erken Cumhuriyet dönemi ve 1965 sonrası siyasi ve dini dönüşümlerini, Batı ile ilişkiler bağlamında derinlemesine analiz ediyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ankara'nın Kavaklıdere semtinde, Bestekar Sokak'ta yükselen 71 yıllık Mavi Apartman bugün kentsel dönüşüm kıskacında. Bu bölümde sadece bir binanın olası yıkımını değil, bir kentin hafızasının nasıl silindiğini konuşuyoruz. Yüksek Mühendis Fuat Diriken imzasıyla 1955'te inşa edilen ve Cumhuriyet dönemi kent anlayışının zarif bir örneği olan Mavi Apartman üzerinden; rant, komşuluk, aidiyet ve “hafıza kırımı” meselesini ele alıyoruz. Bir bina yıkıldığında geriye sadece moloz mu kalır, yoksa belleğimiz mi enkazın altında kalır? Bu bölüm, Ankara'nın solan mavisine ve kentin belleksizleştirilmesine karşı bir tanıklık. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Peyami Safa'nın olgunluk dönemini, Bir Tereddüdün Romanı, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu ve Yalnızız romanları eşliğinde konuşuyorlar.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/daktilo1984--5970640/support.
Nereden Edebiyat'ın bu bölümünde konuğumuz Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en önemli yazarlarından, Server Bedi olarak da bildiğimiz, bu takma isimle pek çok roman kaleme almış olan Peyami Safa.
İkili Görüş'te Emrullah Özdemir ve İlkan Dalkuç, Dr. Gökhan Çınkara ile Epstein dosyalarının açıklanmasının Ortadoğu'ya etkisini, İran'a olası ABD-İsrail müdahalesini ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilen ilişkilerin Türkiye'ye etkisini tartışıyor.Çınkara'nın önerdiği Anthropic CEO'sunun sitesi: https://www.darioamodei.com/00:00 Giriş00:50 Bu bölümde neleri konuşacağız?02:00 ABD'yi yöneten üçlüde (askeri-sanayi kompleks, iş insanları ve elitler) Epstein nereye düşer?08:50 Epstein şaibeli bir şekilde ortaya çıkıyor: Başlangıçta bu kadar parayı nasıl kazandı?10:00 2008'den sonra hala Epstein'la ilişkisini sürdürenler, yeni ilişki kuranlar default şaibeli (evet, o da)11:50 Epstein'ın illegal ilişkileri dışındaki legal ilişkileri de gerçekten çok "ilginç"14:10 Noam Chomsky'nin Epstein'le ne işi vardı? Fail mi mağdur mu? (Homo sum, humani...)18:15 ABD'de Trump'ın partisinden olup önemli iki Trump karşıtının Epstein dosyalarının açıklanmasındaki rolüne dair21:55 Elitlerin savaşı yaklaşıyor: Steve Bannon, Peter Thiel, J. D. Vance27:30 Tech bro'lar Bill Gates'i gözden çıkardı, daha da sert vuracaklar30:50 Palantir ve Anthropic'in politika, niyet farkı32:30 2026 ABD ara seçimi Cumhuriyetçiler için iç açıcı görünmüyor36:30 2026 ABD ara seçiminde Demokrat Parti ne yapacak (DP dalgalanmadan durulmaz)38:40 İran'da kitlesel öldürümler İran'ın güç gösterisi değil zafiyetidir46:30 Ekonomik kriz İran rejimine darbelerini sıklaştıracak49:00 Küba pamuk ipliğine bağlı50:30 Biden İran'a yaptırımlara göz yumuyordu ama Trump arka kapı, nefes alanı bırakmadı53:30 Trump Körfez ülkelerinin kamplaşmasında taraf tutmuyor58:30 Türkiye'nin Suudi Arabistan ile BAE meselesinde şu haklıdır deme lüksü yok01:01:10 İngiltere'nin Arap ülkeleriyle, Epstein ile ilişkisi 01:03:20 Beğenmesek de Netanyahu "akıllı" adam, usta bir spinner01:04:40 Türkiye Libya'ya F-16 yollamamıştı ama Somali'ye yolladı. Bu ne anlama geliyor?01:08:50 İsrail neden Somaliland'ın ayrılmasını istiyor?01:10:10 Türkiye'nin Afrika açılımında Somali ve Etiyopya'nın önemi01:12:40 Dış politika, "hariciyeci"lere bırakılamayacak denli farklı hale gelecek (güvenlik ticareti)Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz; tarihçi ve yazar Selim Erdoğan.Harp tarihi ve yakın Cumhuriyet dönemi üzerine çalışan Erdoğan; izleyicilerden gelen soruları doğaçlama yanıtlıyor ve “tarihe bakış” meselesini sadece bilgi değil, sorumluluk olarak da ele alıyor. Tartışmanın merkezinde; Lozan'la ilgili yanlış bilinenler, milli mücadelenin askeri kadar “lojistik” tarafı, arşivlerin unutmadığı gerçekler var.
ABD'de son yaşanan hadiselere Cumhuriyetçi seçmen nasıl yaklaşıyor? Etrafımda tanıdığım iki kişiyle yaşadığım diyaloglar üzerinden bu sorunun cevabını bulmaya çalıştım.
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Peyami Safa'nın, Sözde Kızlar, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ve Fatih Harbiye romanlarını, yazarın hayat hikayesi ve dönemin siyasi gelişmeleri eşliğinde konuşuyorlar.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiBizi Patreon'dan Destekleyin
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini, Hakan Fidan-Bilal Erdoğan tartışmalarını ele alıyor.00:00 Giriş00:40 Bir hayatsızlık biçimi olarak cuma akşamı Post-Erdoğan dönemi konuşmak02:40 Erdoğan'ın tarzı rakiplerine doğrudan saldırmak (tutuklatmak) değil04:20 Erdoğan, muhalefeti bölmek yerine neden İmamoğlu'nu tutuklattı?05:20 Bilal Erdoğan sadece muhalefet topyekün yok edilirse seçim kazanabilir06:00 Bilal Erdoğan'a seçimde avantaj sağlayacak imkanların sırasız (eksik) listesi09:30 Güçlü muhalefetin varlığı-yokluğu12:50 Succession süreçleri çok netamelidir, hele bizimki gibi sistemlerde daha da 15:40 İktidarda çatışma alanları ve Hakan Fidan18:40 Neden "2 Savaş 1 Yazar" ve "Cumhuriyet'in Edebiyatı" programlarımızı izlemelisiniz?20:30 Putin İmparatorluğunu Sorgulama*23:05 Tarihimiz ve çevremizde iktidar değişimlerine dair24:57 Erdoğan'ın uzun bir iktidar süresi var; uzun iktidar süreleri çeşitli sorunları otomatik getirir26:30 15 Temmuz'dan sonra Erdoğan'ın güveni azaldı; sadakati Aile'de arıyor28:20 Bugün Bilal Erdoğan'dan konuşulsa da Erdoğan kolay kolay adaylıktan vazgeçmez30:50 Hakan Fidan "hâlâ" Dışişleri Bakanı ama...32:30 Ne kadar tek adam da olsanız sadece 24 saatiniz var; YT'den bir şey bile izleyemiyorsunuz35:30 İmamoğlu'nu tutukladılar diye düşünmeyin: "İmamoğlu, seni tutukluyorum, Mansur Yavaş, Özdağ, Erbakan... sen anla"40:40 Selçuk Bayraktar ya da Berat Albayrak'tan daha çok Bilal Erdoğan'ı konuşuyoruz?42:00 Bilal Erdoğan'ı seven çekirdek kitle ve Yenilenmiş Ahmet Davutoğlu olarak Bilal Erdoğan46:20 Tayyip Erdoğan neyi devredecek: İktidarı mı partiyi mi?52:40 Liyakatli, işbilir kimsenin sadakate tapmaya ihtiyacı olmaz57:40 Rus raporlarında Erdoğan sonrası için Hakan Fidan'dan bahsedilmesi01:00:10 Sorun Erdoğan'da değil; bir kesimi yok etmek istediğinde destek olan diğer kesim/ler01:02:10 Erdoğan kadar eleştirilebilen başka bir AKP'li yok (Hulusi Akar'a, Hakan Fidan'a bakın bir)* https://www.kitapyurdu.com/kitap/rus-iktidarinin-kalbinde-putin-imparatorlugunu-sorgulama/395378.html?Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan, Halide Edip'in "Sinekli Bakkal" ve Sonsuz "Panayır romanlarını, 1939 yılında Türkiye'ye dönüşünü, II. Dünya Savaşı ve Demokrat Parti dönemi Türkiye'sinin tarihsel ve toplumsal değişimleri çerçevesinde konuşuyorlar.https://groupglocal.com/contact/Bizi Patreon'dan Destekleyin
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın bu bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan, Halide Edip'in Vurun Kahpeye romanını, Atatürk ile ilişkilerini ve Halide Edip'e yöneltilen mandacılık suçlamalarını konuşuyorlar.https://groupglocal.com/Bizi Patreon'dan Destekleyin
Kadınlar, 25 Kasım'da Türkiye'de pek çok merkezde alanlara çıktı, şiddete karşı taleplerini haykırdı. ABD'de Cumhuriyetçi Kongre üyesi, "Venezuela'ya girmek üzere olduklarını" söyledi.Bu bölüm Odeabank hakkında reklam içermektedir. Odeabank'ın yatırım vizyonuyla hazırlanan Odea Yatırım Odaklı Bülten, uzman ekonomistler ve deneyimli bankacılar tarafından farklı mecralarda üretilen içerikleri tek bir çatı altında topluyor.
Cumhuriyet'in Edebiyatı'nın dördüncü bölümünde Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan; Halide Edip Adıvar'ın "Handan", "Yeni Turan" ve "Ateşten Gömlek" romanları üzerinden 2. Meşrutiyet döneminin siyasi akımlarını, Halide Edip Adıvar'ın hayat hikâyesini ve dönemin önemli siyasi ve toplumsal hadiselerini konuşuyorlar.Bizi Patreon'dan Destekleyin
Amazon'un kapısında düzenlenen COP30 Zirvesi'nin Başkanı Lago, tüm insanlığa "iklim için daha fazla mücadele" çağrısı yaptı. Trump'ın sözlerinin tahrif edilmesi üzerine başlayan eleştiriler, BBC'de iki üst düzey istifaya neden oldu.Bu bölüm Türkiye İş Bankası hakkında reklam içermektedir. Türkiye İş Bankası, Atatürk'ün fikirleriyle kurulmuş bir Cumhuriyet kurumu olarak ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve toplumsal gelişimine verdiği destekle, Atatürk'ün mirasını yaşatmaya devam ediyor. Türkiye İş Bankası'nın 10 Kasım için hazırladığı özel filmi buradan izleyebilirsiniz.
Cumhuriyet'in 102. yılında Senem Görür Yücel ve Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Siyasetname'de Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini, kadın haklarıyla başlayan dönüşümü, demokrasiye geçişin tarihsel köklerini ve bugünkü durumumuzu tartışıyor. Kalaycıoğlu, “Cumhuriyetin kitabıyla tekamül edeceği yer demokrasidir” diyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Cumhuriyet'in 102. kuruluş yıl dönümü tüm yurtta kutlanıyor. İsrail ordusu, Hamas'ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek Gazze'ye hava saldırıları düzenledi.Bu bölüm Türkiye İş Bankası hakkında reklam içermektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk millî bankası olarak önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1924'te kurulan Türkiye İş Bankası, Cumhuriyetimizin 102. yılını özel bir film ile kutluyor. Filmi buradan izleyebilirsiniz.