POPULARITY
Herkese merhaba! "Yapay Zeka'da Bu Hafta"nın yepyeni ve dopdolu bir bölümüyle daha karşınızdayız. Bu hafta biraz dertliyiz; yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırması harika ama beynimizi, özellikle de frontal lobumuzu nasıl tembelleştirdiğini ve bilişsel teslimiyet yaşayıp yaşamadığımızı masaya yatırıyoruz. Sadece bu kadar da değil! Kullanıcısından habersiz eski sevgiliye mesaj atan yapay zeka ajanlarından, teknoloji devlerinin ilk çeyrekte yaptığı 130 milyar dolarlık devasa yatırımlara kadar sektörde fırtınalar estiren gündem maddelerini değerlendirdik. Ayrıca Meta'nın Çin'e girme çabalarından aldığı ret cevabını, Apple'ın cihaz içi yapay zeka hamlesini ve Palantir CEO'sunun gelecekte kimlerin işsiz kalmayacağına dair çok tartışılacak açıklamalarını da bu videoda bulabilirsiniz. Adobe, Blender ve Autodesk gibi yazılımlara gelen Claude entegrasyonunun bizi bir anda "uzman" yapıp yapmayacağını da konuştuk. Siz yapay zekaya ne kadar bağımlı hale geldiniz? Kendi rotanızı çizmeyi unutup her şeyi asistanlara mı devrettiniz? Yorumlarda buluşalım ve tartışalım!Kanalımıza destek olmak, teknoloji ve yapay zeka dünyasındaki gelişmeleri kaçırmamak için videoyu beğenmeyi, arkadaşlarınızla paylaşmayı ve abone olmayı lütfen unutmayın. İyi seyirler! 00:00 - Giriş: Yapay Zeka Beynimizi ve Frontal Lobumuzu Nasıl Tembelleştiriyor? 00:04:10 - Hafızayı Canlı Tutmak İçin Neler Yapmalıyız? (Trekking ve Dijital Detoks) 00:05:42 - Yapay Zeka Ajanları Kontrolden Çıkıyor: Kendi Kendine Eski Sevgiliye Mesaj Atan Claude! 00:07:11 - Yapay Zekanın Manhattan Projesi: Teknoloji Devlerinden 130 Milyar Dolarlık Yatırım 00:10:00 - Çin'den Meta'nın Yapay Zeka Satın Alımına Veto 00:10:52 - Microsoft ve OpenAI Arasındaki Tuhaf "Açık İlişki" 00:12:00 - Alibaba'nın Yapay Zeka Video Aracı Neden Beklentiyi Karşılamadı? 00:12:54 - Yapay Zeka Donanım Duvarına Çarptı: Çip Kıtlığı, Maliyetler ve Intel'in Yükselişi 00:15:37 - Apple'ın Offline (Cihaz İçi) Yapay Zeka Hamlesi 00:16:24 - Mark Zuckerberg'in Çince Öğrenerek Çin'e Girme Çabaları Neden İşe Yaramadı? 00:17:46 - "Organik İçerik Ölmez": Ajansların Yapay Zeka Karşıtı Adımları ve Google Protestoları 00:19:22 - Palantir CEO'sundan Çarpıcı Analiz: Yapay Zeka Çağında Hangi Meslekler Ayakta Kalacak? 00:21:32 - Adobe, Blender ve Autodesk'ten Claude Entegrasyonu: İsteyen Herkes Tasarımcı Olabilir mi? 00:24:32 - Kapanış ve DeepSeek 4 Çıkışı#yapayzeka #haber #openclaw
Alıştığımız dünyânın yapı taşları yerinden çıkıyor. Bunu büyük ölçüde Trump'ın ikinci devrinde yaptıklarına borçluyuz. Çok değil , bir sene evveline kadar hiç kimse kolay kolay AB ile ABD'nin bir kopuş sürecine gireceğini tahmin edemezdi. Evet, Duvar yıkılıp Sovyetler çöktükten sonra bu iki dünyâyı birleştiren NATO, kendisini var eden düşman ortadan kalktığı için büyük bir boşluğa düşmüştü.
Bölümün Youtube videosu;https://www.youtube.com/watch?v=yQeAG4rMWl4&t=142sDestek vermek isterseniz;Youtube linki: www.youtube.com/@yasinacarpodcasttInstagram linki: www.instagram.com/yasinacarpodcasttInstagram linki: www.instagram.com/yasinacar50
Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi, Türkiye'nin bu örgüte katılıp-katıl(a)mayacağı zaviyesinden, bir tık üstte BRICS ve ŞİÖ'nün Batı'ya meydan okuyup okuyamayacağı, nihayetinde de Batı'nın onları döveceğine mutabakatla kanaat getirilen sığlıkta işlendi yine medyamızda…
Başımızdan geçen tuhaf olayları anlattığımız serimizin 11. bölümünde yine 3'er tane hikaye ile karşınızda olduk : )
Tuhaf bir dil oyunu var. Bâzı ilimî kavramlar, hattâ bâzı çetrefil olanları kendi mecrâsından koparılarak günlük dile yerleşiyor ve orada yeniden üretilerek (regeneration) ve bozularak (degeneration) yoğun bir sarfiyâtın konusu olabiliyor. Meselâ karizma kavramı bunlardan birisidir. Weber sosyolojisinde geçer. Weber bu kavramı eski, hayli unutulmuş kilise metinlerinde bulmuş, sıkı sıkıya elden geçirmiş ve bir kavram olgunluğuna ulaştırmıştır. Nasıl olduysa bu kavram akademik kozasından çıkartılarak x, y ve z nesillerinin günlük diline düşmüş, dikkat çeken, ilgi ve hayranlık uyandıran herkes için kullanılır olmuştur.
Trump'ın Gazze'ye çökme isteğini dile getirmiş olması sıradan bir hadise değildi. Sebepleri tam olarak anlaşılmasa da açıkça Gazze'nin ABD'ye ait olması gerektiği yönünde niyet beyanında bulundu. Bunun karşısında Siyonist İsrail'in savaş suçlusu başbakanı Netanyahu dahi şaşkınlığını gizleyemedi. Tuhaf olan ise Trump'ın bu isteğini tam da ateşkes anlaşmasının hükümleri gereğince esir takasının yapıldığı ve Gazze üzerindeki ablukanın kısmî olarak kaldırıldığı bir zamanda dile getirmesiydi. Diğer taraftan Netanyahu da ateşkes anlaşmasını hükümsüz kılacak çıkışlar yaptı. Trump'ın Gazze'yi Gazzelilerden temizleme ve burada yeni bir koloni yapı kurma istediğini ifade etmesinden sonra ateşkes anlaşmasının bozulacağı yönündeki korkular had safhaya ulaştı. Filistinliler bütün esirleri teslim etmezse Trump, Gazzelilere kıyameti yaşatmakla tehdit etti. Çok şükür böyle bir şey olmadı ve esirler takası devam etti. Abluka kısmî olarak kalktığı için de Gazze'ye insanî yardım malzemeleri girmeye devam etti.
"Barbekü mağazasında hissettiğim tek şey: Param var, derdim var."
Hemen herkesin fiziksel harekete odaklandığı bir devirde yaşıyoruz. Hepimizin tercihen ya da mecburi olarak sürdürdüğümüz meşguliyetlerimiz var. Geçim derdiyle koşuşturanlar, daha fazlasını istediği için gecesini gündüzüne katanlar, fit kalmak, kas yapmak, hava atmak için, spor olsun diye yerinde duramayanlar var. Büyük şehirlerde durmaya, durulmaya yer yok, hep bir hareket, hep bir itiş kakış, hep bir telaş… Tuhaf bir karıncalanma hissiyle yaşıyoruz sanki hepimiz. Öte taraftan, farkında olalım ya da olmayalım zihinsel bir donma halinden de malulüz bir çoğumuz. Sürekli fiziksel devinim zihinsel akışkanlığın önündeki büyük bir engel…
1 Aralık 1946 Pazar günü, 18 yaşındaki Paula Jean Weldon, Vermont - Bennington College'daki işini bitirdi. Yatakhanedeki odasına döndü, kıyafetlerini değiştirdi ve oda arkadaşına uzun bir yürüyüşe çıkacağını söyledi. Kendisinden bir daha haber alınamadı. Tuhaf olan şu ki, aynı bölgede pek çok kişi kaybolmuştu. Bennington Üçgeni'nin gizemi neydi?
1 Aralık 1946 Pazar günü, 18 yaşındaki Paula Jean Weldon, Vermont - Bennington College'daki işini bitirdi. Yatakhanedeki odasına döndü, kıyafetlerini değiştirdi ve oda arkadaşına uzun bir yürüyüşe çıkacağını söyledi. Kendisinden bir daha haber alınamadı. Tuhaf olan şu ki, aynı bölgede pek çok kişi kaybolmuştu. Bennington Üçgeni'nin gizemi neydi?
Yeni seneye, çok sık rastlandığı gibi terörle girdik. 2017'de terör haberi Türkiye'den gelmişti. Bu defâ zincirleme olarak ABD'den geldi. Tuhaf olan teröristlerin eski askerler olmasıydı. Eylemlerden ilkinde, benzerine daha evvel Almanya'da rastladığımız üzere, bir otomobil kalabalıkların üzerine sürüldü. Daha sonra aynı kişi insanların üzerine rastgele ateş açtı. Silâhlı çatışmalar çıktı. 15 kişi öldü. Onlarca kişi ise yaralandı. Müslüman-Arap kökenli olduğu daha sonra anlaşılan terörist öldürüldü. Aracından IŞİD bayrağı ve çok sayıda patlayıcı ve bomba çıktı.
Samsung BESPOKE AI hakkında detaylı bilgi almak için: Tıklayın * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com Farkındalık Defteri: https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi * Bu bölüm "Samsung" hakkında reklam içerir.
Sanat ve modanın buluştuğu özel kapsül koleksiyon, yılbaşı hediyesi arayışındaki stil sahipleri için mükemmel bir seçenek! Robin Yayla'nın yaratıcı dokunuşları ve SARAR'ın köklü moda yolculuğu ile hayat bulan özgün tasarımlar, yılbaşı ruhunu her detayı ile bizlere hissettiriyor. Detaylı bilgi almak için: Tıklayın * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com * *Bu bölüm "Sarar" hakkında reklam içerir*
Ödül sezonunun fitili, bağımsız sinema ödülleri ve eleştirmen birliklerinden gelen haberlerle ateşlendi, Yılın En Tuhaf Kitap Başlığı Ödülü açıklandı. Bu bölüm Reflect Studio hakkında reklam içermektedir. 2024'e veda ederken spor, doğa, film ve sanat tutkunuzu tarzınızla yansıtmak için Reflect Studio'nun sade, şık ve zamansız koleksiyonlarına göz atın. Yeni yılda kendinizin ve sevdiklerinizin tutkusunu modayla yansıtmak için burayı ve Reflect Studio mağazalarını ziyaret edebilirsiniz.
Güney Kore'nin cumhurbaşkanı dün gece sürpriz bir şekilde sıkıyönetim ilan ettikten saatler sonra geri adım attı. Cumhurbaşkanının yaptıkları ülkenin demokratik yapısına yönelik on yıllardır görülen en büyük tehdit olarak yorumlandı.
GezmekYetmez (30 Eylül 2024) - Dünyanın Tuhaf Müzeleri by Kafa Radyo
Bunca gündemin içinde kendisini insel olarak tanıtan 26 yaşındaki bir gencin videosu X'te 5 milyondan fazla kez görüntülendi. Bu bölümde gündeme biraz mola veriyoruz. Zoraki bekarları, inselleri konuşuyoruz.Trend Topic 372. Bölüm | Karabük Üniverstiesi: Erkeklik Krizinden Irkçılığa------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Garanti BBVA Mobil hakkında reklam içerir. Sen de hemen aşağıdaki linkten Garanti BBVA Mobil uygulamasını indir, GENC2024 promosyon koduyla sana özel fırsatlardan hemen faydalan, 8 bin TL'ye varan ödülü kap. Garanti BBVA Mobil'i indirin. Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir. Hiwell'in klinik psikologlarıyla ücretsiz tanışma görüşmeleri yapmak ve terapi seanslarınızda pod10 koduyla %10 indirimden faydalanmak için Hiwell'i indirin. See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
#tarihselpolisiye
Çok sıcak geçen yaz günlerini idrâk ediyoruz. Temmuz sıcakları bastırdı. İklim döngüleri itibârıyla bunun sonu elbette sonbahar. Sıcaklar yerini, asırlardır yaşandığı üzere daha serin havalara bırakacak. Kasım ayında ise mâlûm , ABD'de seçimler yapılacak. Neticesi tekmil dünyâyı alâkadar eden kritik bir seçim bu. Tuhaf bir şekilde, tabiî iklim döngülerinin tersine , siyâsal iklimin Temmuz'dan Kasım'a daha da ısınacağı anlaşılıyor. Kasım'a kadar geçecek olan zaman pek çok şeye gebe. Sonrası ise daha belirsiz. Şimdi ihtimâlleri bir gözden geçirelim. Trump'a karşı tertip edilen ve başarısız kalan sûikast teşebbüsü, bâzı çevrelerin beklediği bir şeydi. Suîkast teşebbüsü sonrasında, “Ben demiştim” diyen çok sayıda gazeteci, strateji yazarı çıktı. Bu da yetmedi; suîkast teşebbüsünün pornografisi bir kaç gün devâm etti. Kimileri bunu Trump'ın bizzat kendisinin kurguladığını, kimileri de bunun Trump'a karşı olan ABD müesses nizâmının eseri olduğunu iddia etti. Gerek konvansiyonel gerek sosyal medyada , görsel malzeme üzerinde İleri geri oynatmalar, dondurmalar üzerinden neler söylenmedi ki..(Aklıma futbol programlarındaki tartışmalı pozisyonlar,”Oynat Uğur'lu” sahneler gelmedi değil). Diğer taraftan bu hâdisenin Trump'ın seçilme şansını arttırdığı husûsunda hemen herkes ittifak etti. Doğrusu ben, Trump'ın zaferi mevzusunda o kadar emin olamayanlardanım. Orası ABD. Tuhaf ve bize göre hayli karmaşık bir seçim sistemi var. Meselâ daha evvelki seçimlerde Hillary Clinton sayısal olarak daha fazla oy almış olmasına rağmen Trump'a kaybetmişti. Bunu hatırda tutacak olursak, bugünlerde yapılan ve Trump'ı önde gösteren araştırmaların ve tahminlerin sâhadaki karşılığının ne olacağını kestirmek o kadar da kolay olmasa gerekir. Diğer taraftan Demokratların adayı olan Biden'ın ihtiyarlığından doğan defoların kendisini iyiden iyiye hissettirdiğini ve Demokratlar arasında Biden'a çekil diyen hatırı sayılır bir kamuoyunun ortaya çıktığını görüyoruz. Acaba Biden çekilecek, yerini Kamala Harris veyâ başka birine bırakacak mı? Eğer bu olursa dengeler nasıl değişir? Bilemiyoruz.. Nihâyet, iddia edildiği üzere Trump'tan kurtulmak isteyen ABD müesses nizâmında yuvalanmış güçler, başarısız sûikast sonrasında bu arzularından vazgeçmişler midir?
Rahmetli Alev Alatlı ile hem berâber yaptığımız programlarda, hem de kendi aramızda tatlı tatlı tartışırdık.(Doğrusu o günleri çok özlüyorum). Tuhaf olan, bu farklılıkların, pek çok insanın mesele etmediği mevzularda olmasıydı. Belki de tartışmalarımız ne kadar uzlaşmazlığa savrulsa da aramızdaki abla-kardeş hukûkunun bundan miskâl-i zerre zarar görmemesinin sebebi de buydu. Belki de onca zıtlıklara rağmen bizi seneler boyu dost kılan, başkalarının mesele etmediği bâzı meseleleri mesele edinmiş olmamızdı. Elbette üzerinde hemfikir olduğumuz mevzular da vardı. Bunlardan birisi de, ABD'nin katkısız cumhûriyetçi olduğu, buna mukâbil Amerikan demokrasisinin bir yanılsamadan ibâret kaldığı tespitiydi. Modern dünyâda cumhûriyetçilik bir burjuva tasarımıdır. Burjuvaların zihniyet iklimi bir sıkışmışlığı yansıtır. Bu sıkışmışlık modern toplumsal işbölümünde burjuvaların ortada yer almasından kaynaklanır... Bir tarafta târihsel-kültürel iddialarıyla donanımlı ve burjuvaları sonradan görmüşlükle (par venu) küçümseyen egemenler olarak aristokrasi vardır. Diğer tarafta ise burjuvaların bağrından çıktıkları geniş alt veyâ halk kesimleri (populus) yer almaktadır. Burjuva dünyâ, emek ve gayretleri istidatlarla birleştiren bireysel başarı hikâyelerine dayanır. Burjuvalar kendilerini gerçekleştirmiş başarmış, bilhassa meslekler dünyâsında tutunum sağlamış bireylerdir (selfmade man). Bu başarılar ve beceriler burjuvaların, atalarıyla müftehir olan aristokratlardan farklı olarak yeni bir şeref anlayışına sâhip olmalarına yol açmıştır. Bu yeni şeref anlayışından beslenen ve özgüven kazanan burjuvalar atavist aristokratlara karşı kültürel bir avantaj da sağlamış oluyorlardı. Burjuvanın târih görgüsü kaçınılmaz ve bilinçli olarak sığ ve yüzeyseldir. Her zaman günceli, tecrübî somutluğu vurgular. Dahası, geleceği kutsar. Aristokratların donmuş târihçi iddialarının aksine onlar çok daha dinamik bir boyut kazanmışlardır. Buradan fişeklenen burjuva entelektüalizminin kuvvetli bir kanadı olan farmasonikler, büyüleyici söylemler üzerinden kurgusal hikâyeler geliştirdi. Cumhûriyetçilik işte tam da bu iklimin meyvesiydi. Bu büyüleyici fikir ve söylemler, aşağıdakilere, Hristiyan kurtuluş müjdesinin yerini alan dünyevî yeni bir kurtuluş müjdesi sunuyordu.
Merhaba Arkadaşlar, Bugünkü podcastimizde Keyfe Keder konseptimizin bu bölümünde günümüzde müslüman olmanın ve İslami bir yaşama sahip olmanın zorluklarından bahsettik. Keyifli Dinlemeler...
Günün en sıcak ve çarpıcı gelişmelerini bulabileceğiniz; güvenilir, tarafsız ve kaliteli haberin adresi NOW Ana Haber; izleyicileriyle buluşuyor. Sıradanlaşmış bültenlerden çok daha farklı, interaktif bir sunum ile izleyiciye aktarılan Gülbin Tosun ile NOW Ana Haber 19.00'da NOW'da! Bizi sosyal medyadan takip edin: Facebook: https://www.facebook.com/nowhaber.tr Instagram: https://www.instagram.com/nowhaber.tr/ Podcast: https://anchor.fm/now-haber
Bayram değil seyran değil HKBU beni neden TOS'ladı diyebilirsiniz ancak elliyi aşkın bölümdür çekmediğimiz TOS dolu dolu (Bayram ile) geliyor ve hatta siz dinleyenler için bölümün içinde ufak bir sürpriz de bulunuyor! Yine kahkahaların havada uçuştuğu bir TOS ile karşınızda olmaktan kıvanç duyarız(!) Bize TOS'larınızı yollayın, ilerleyen bölümlerde yayınlayalım! Sevgiler :) Support the Show.Bize ulaşmak için: Twitter @hkbu_podcast İnstagram @hkbu.podcast Facebook hkbupodcast.com hkbu.podcast@gmail.com Bizimle yolculuğa devam ettiğin için teşekkürler!
Hiç kimsenin imgeselinde yer almak istemem, diyordu Castoriadis. Farkında olmadan, birbirimizi değil sadece imgeselleri görürüz aslında. İster politik, ister düşünsel, ister bireysel olsun, olgunlaşmamışlık, bir nevi en olağan hâlimizdir.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/daktilo1984--5970640/support.
Kibir fısıltılarda saklıdır, çünkü hem kibir hem de eşitsizlik en ağır ama en zavallı düzeyde fısıltılarda vuku bulur. Rancière bize eşitliğin en çok, onu vaat edenlerce katledildiğini söyler. Oysa eşitlik sadece eyleme konulduğu ölçüde vardır.
Her birimiz kafamızı çevirdiğimiz çağrının özetiyiz. İdeoloji, Althusser için bu çağrının deneyim odaklı bir yanıdır. Dahası, ideoloji öncesiz ve sonrasızdır. Tıpkı çağrılar gibi...
Adorno, pek sevilmez, hatta karikatürize edilir ama sevilmemesinin asli nedeni, o kibrimizin ötesinde bir nesne olduğumuzu açıkça söylemesidir. Onu akademik bir huysuzluktan ibaret görmek, kullandığı akıllı cihazın önemsizleştirdiği, hatta nesne kıldığı insanın, şımarık düşüncesizliğidir.
Deleuze'ü düşünmek ona hain olmaktır. Taklit kolaycısı Deleuzecülerin memleketinde arzu, basit çıkarlara indirgense de arzu, yaşamın bizatihi kendisidir. Bize dayatılan olgunluk fantezilerinin reddidir. Deleuze, zamanımızın doğrucu fantezilerine ve bu fantezilerin ardındaki zavallı çıkarlara karşı arzuya çağırıyor bizi.
Heidegger, zamanımızın en tuhaf yanını, hem zavallı bir düşkün olup hem de bu düşkünlükte bulduğumuz kibri gözlerimizin önüne seriyor. Moda haline gelmiş düşüncelere, dertlere kahkaha atarken bizi, Varlığın sesini duymaya çağırıyor.
Hannah Arendt, ısrarla "ne yaptığımızı düşünmekten daha önemli bir şey" olmadığını söylüyor bizlere. Kendisiyle diyaloğunu yitirmiş insanların düşünsel sıkışmışlığında, dünyasızlığa mahkûm olmuş dijital çağın tuhaflığını es geçmeden...
Barthes bizi kahraman olmaktan uzak durmaya çağırır. Ne aşkınızın ne de büyük davaların kahramanı olun, cansızlaşmış ve biçimsellikten ibaret kurgulardan uzak durun, amatör olun.
Dünya ve bölge çalkalanırken eş zamanlamayla yürüyen, ilintisiz görünen, ilk bakışta garip, bırakırsanız unutulan, kendi içinde gelişen, zamanla asıl jeopolitiğe eklemlenen, o andan itibaren, ‘bize ne' diyemeyeceğimiz ama küçümseyerek geç kaldığımız olaylar… Bir örnek; Ukrayna-Tayvan arasına sıkıştıkça sıkışan ‘kutuplar savaşı'nın anahtar ülkelerinden biri Hindistan. Bu bağlamdaki yeriyle birlikte, ülkesinde İslâmî, tarihî ve dinî dokuyu ezerek, en görkemli miraslardan camileri yıkıp, yerine Hindu tapınakları yapıyor. Bu, Yeni Delhi hükümetinin siyasi karakteriyle de uyumlu!.. Tapınak furyasının son örneği, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaşandı. Bizzat Hindistan Başbakanı Modi tarafından açılan yeni Hindu tapınağı iri ölçülere sahip; 55 bin metrekare… Bu ilginç ve ‘neye lazım' dedirten ‘mimaride' asıl iş, ucunun nereye dayandığında. Hindistan, Körfez-İran-Afganistan-Pakistan-Arap yarımadası ve yapışık denizlerin stratejik parçası ama aynı zamanda ABD-Çin rekabetinin de ana cephesi. Ortadoğu'ya da böyle giriyor… İsrail-Filistin-Gazze krizinde girmişliği de var. İşte tapınakları ‘tuhafmış' deyip geçince fiilen ucu size dokunana kadar unutuyorsunuz… O halde dokunduralım; Hindistan şimdi SİHA'larını İsrail'e gönderiyor. Haberi veren basın organı bunların Gazze'de kullanılacağını söylüyor. (‘War on Gaza: Indian-made Israeli ‘killer' drones set to make their Way to Gaza', 12/01, Middle East Eye.) Hindistan'ın İsrail yanlısı politikaları küresel denklemde nerede durduğuna ilişkin fikir de veriyor elbette. BRICS üyeliği akıl karıştırmasın. Gerçek bu… Modi'nin politikalarına ülke içinde de muhalefet var ama siyasi görünümü değiştirecek boyda değil. Tel Aviv, Hindistan'ı Gazze'ye çekmeyi başarıyor ama Yeni Delhi bunun vadeli sonuçlarını hesaplıyor mu acaba? Siz de çıkıp, ‘BAE'nin Mısır'da da büyük etkisi var, Türkiye-BAE ilişkileri de şu sıralar çok iyi, o nereye eklemleniyor' diye sorabilirsiniz… UZAYDAN GELEN BÜYÜK TEHDİT!..
Ludwig Wittgenstein zamanımızın tuhaflığını teorik, ideolojik ya da felsefi resimleri takıntı haline getirmemiz olarak işaretlerdi. Rüyasına sahip olmadığımız kelimelerle kurduğumuz o ayartıcı söylemlere hapsolmamız karşısında kahkaha atardı. Bir terapi, etkinlik olarak felsefeye, zihin bulanıklığına son vermek için ihtiyacımız var. Düşünsel takıntılardan özgürleşmek için de...
Düşünce, düşkün bir kumarbaz olmakla kendi çağının köpeği olmak arasında bir seçim yapacaktır artık. Yolculuğun tuhaflığı geçmişi, böylelikle bugünü de yeniden şekillendirecek düşüncenin ziyaretiyle başlıyor.
Aralık 2023'te NY civarında otoyolda başımızdan geçen tuhaf bir hadise. --- Send in a voice message: https://podcasters.spotify.com/pod/show/amerikadan/message
Hepiniz fark etmişsinizdir, bazen gözünüzü ovuşturduğunuzda ya da açık mavi renkte bir fona baktığınızda, gözünüzün önünde ufak şekiller belirir ve hatta bunları takip bile edebilirsiniz. Kimi zaman takip etmeye çalıştığınızda veya doğrudan bu şekillere odaklanmaya çalıştığınızda aynı hızla kaçarlar.… Seslendiren: Can Demirci
GezmekYetmez (01 Ocak 2024) - Seyehat Trendleri & Tuhaf Rötarlar by Kafa Radyo
Bir alana ikincisi yüzde 90 indirimli diye aldığımı bir ürünü iade ederken yaşadığım tuhaflık.
Orada Tuhaf Şeyler Oluyor, Farkında Mısınız? [Adem Yavuz Arslan] by Tr724
En uzun soluklu serimiz olan TOS'ta bu sefer sizi Atatürk Havalimanı Lounge'undan alıp İzlanda'ya, sonra üniversite anfisinden, market kasasına doğru götürüyoruz. Son kısmında ise voleybol turnuvasıyla birlikte Sacramento'daki festival evine gidiyoruz. Yani anlayacağınız birbiriyle alakasız toplamda 6 tuhaf olaylar ile yine yeniden karşınızdayız. Keyifli dinlemeler!HKBUPODCAST.COMSupport the showBize ulaşmak için: Twitter @hkbu_podcast İnstagram @hkbu.podcast Facebook hkbupodcast.com hkbu.podcast@gmail.com Bizimle yolculuğa devam ettiğin için teşekkürler!
Hemen hemen her gün kullandığımız deyimlerin ve atasözlerinin garip hikayelerini anlatıyorum. Cambly hakkında detaylı bilgi almak için: https://cambly.biz/ortam555 Kod: Ortam555 * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com Patreon'dan destek olmak için: www.patreon.com/osbpatreon *Bu bölüm Cambly hakkında reklam içerir*
Adem Yavuz Arslan | Reyhanlı-ABD-Ankara hattında tuhaf işler | 03.08.2022 by Tr724
Sevgili dinleyen! Bir TOS kolay yetişmiyor biliyorsun! Vakit geldi çattı: Bir tarafta Cihan'ın basketbol paradoksları, diğer tarafta Samet'in ailesel Skype/Şekspir krizi derken klasikleşmiş Tuhaf Olaylar Silsilesi serimizin 7. bölümüyle karşınızdayız. Bizim kaydederken gülme krizlerine girdiğimiz serinin bu bölümünden sizin de keyif almanız dileğiyle! HKBUPODCAST.COMSupport the show
Legendarium Türkiye'de Hobbit serisi devam ediyor. Bu bölümde Thorin'in kafilesi, Gandalf ve Bilbo Baggins Beorn'un evine misafir oluyor. Kuyutorman yolunda Beorn'un rehberliği fazlasıyla önemli:)
Tuhafiyeciye girdim ve giymekten bıktığım palto için değişik düğmeler aradığımı söyledim. O da hindistan cevizi kabuğundan üretilmiş olan düğmelerden bahsetti bana. ‘Bu,' dedi , sizinle paltonuz arasında kopmuş olan ilişkiyi yeniden…. O sırada havayı döver gibi yaptı. Sanırım sözcükler ya da aradığı sözcük o sırada aklına gelmemişti. Kasanın arkasındaki patron kılıklı adam hemen devreye girip ‘onarır onarır' diye tamamladı havada uçuşan hayali sözcüğü. Onarmak mı? Tuhaf tuhafiyecileri her zaman sevmiş biri olarak yol boyunca düşündüm ‘aslında neyi onarır bu düğmeler' diye… Eski siyah düğmelerin yerine diktiğim hindistan cevizli paltonun sefasını sürerken de geldi bu soru buldu beni. Geçtiğimiz yüzyılın ünlü tiyatro yönetmenlerinden biri olan Peter Brooke'un çağdaş tiyatro için sözünü ettiği cümleyi de düşünmek o sıralarda farz oldu.
Portekiz'den Japonya'ya efsane lezzet transferi: Tempura, Japon mutfağından kızartmalar ve “karaage”, General Tso'nun tavuğu, fasulye kızartması... Aylin Öney Tan bu hafta tuhaf yeni yıl geleneklerini anlattı, tarifler verdi. Hafta boyunca yayınlanan 5 bölüm, hepsini bir arada dinlemek isteyenler için burada. İyi dinlemeler.
Ağır Ekonomi'de bu hafta Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Prof. Dr. Haluk Levent, asgari ücret ve kurdaki aşırı dalgalanma üzerinden Türkiye ekonomisinin son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi