POPULARITY
Categories
Uzun bir süredir psikopatolojinin nüanslarıyla ilgileniyorum. Gölgede kalan bazı şeyleri kavramaya çalışıyorum. Aklıma şu soru geliyor: Psikopatoloji, sadece zihinsel uyumsuzlukların […]
Yüz yıl önce İskoç mucit John Logie Baird, Televisor adını verdiği ilk televizyonu dünyaya tanıttı. Bir kuklanın başının titrek görüntüleri olan bu ilk görüntüler, sosyal eğlence ve kültürde bir devrime yol açtı.
Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır.
Huzursuz insanlar huzursuzluklarını mümkünse herkese yaymak isterler, çünkü içine düştükleri bu bocalama halinin sebebi olarak kendilerini görmek istemezler. Herkesin huzursuz olduğu bir yerde huzursuzluk zamanın normali haline gelmiştir; bu durumda her huzursuz da bu şartlarda yaşayabileceği en muhtemel şeyi yaşadığına kendini inandırabilir. Günümüzde olan budur; huzursuzluğun zamanın normali olduğuna herkes inanmış ve bu hal hem toplumsal hem bireysel hayatımızda yerleşik hale gelmiş, tartışmadan, sorgulamadan, itirazdan adeta vareste kılınmıştır. Huzursuzluğun bir insanlık hali olarak bu kadar sorgusuz sualsiz kabullenildiği bir yerde elbet huzuru arayana, huzura götürecek adresi sorana da pek rastlanmaz.
İbn Mâce'nin rivâyet ettiği, Emîrü'l Mü'minîn Alî (r.a.) onun da Resûlullâh (s.a.v.)'den bildirdikleri hadîs-i şerîfte: “Şa'ban ayının onbeşinci gecesi gelince, gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz.” buyruldu. Allâhü Te‘âlâ, bu gecede mü'min kullarına kurtuluş berâti yazdırır. Hadîs-i şerîfte: “Ber'ât gecesi kâhinler, büyücüler, içkiye devam edenler, ana-babasına isyan edenler ve zinâya devam edenler hâriç, Allâhü Te‘âlâ bütün müslümanları mağfiret eder” buyuruldu. Ebûbekr-i Beyhakî, Şuab-ül İmân kitabında, Ebûbekir Sıddîk (r.a.)'in Resûlullâh (s.a.v.)'den bildirdiği Hadîs-i Şerîfte: “Şa'ban ayının on beşinci gecesi, Allâhü Te‘âlâ'nın râhmeti dünyâ göğüne iner. Herkesi afveder. Ancak, kalbinde haksız yere müslümanlara düşmanlık olanı ve Allâhü Te‘âlâ'ya ortak koşanı mağfiret etmez” buyuruldu. Ayrıca Ravdatü'l Ulemâ'da yazdığı üzere, faiz yiyen, canlı resmi, heykeli yapan ve söz taşıyıcıların da bu gecenin feyzinden mahrum kalacakları söylenmiştir. 1. Kıymetli yerleri ve kabirleri, bilhassa şehîdlerin, velîlerin kabirlerini ziyârette, Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) bu gece Bakî' kabristanına gitmiştir. 2. Ailesine, akrabalarına, diğer müslümanlara mü'min erkek ve kadınlar ve şehîdlere duâ etmek husûsunda da ona uymalıdır. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) öyle yapmıştır. 3. Ev halkına yumuşak, tatlılık göstererek, Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. Yâni ailesi varsa, bir yere gitmek istiyorsa, tatlılıkla onlardan ayrılmalı ve onları uzun zaman yalnız bırakmamalıdır. 4. Uzun namaz ve secde yaparak Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. 5. Bu namazda ağlama, yalvarma, yakarma, diğer namazlardakilerden daha çok olmalıdır. 6. Toprak üzerine secde etmelidir. Nebî (s.a.v.) böyle yapmıştır. 7. Birinci secdede üç şeyde O (s.a.v.)'e uyup, yakarmalı, kusurunu îtirâf etmeli ve büyük günâhlarından istiğfar etmelidir. (Muhammed Rebhami, Riyâdü'n-Nâsihîn, s.277)
QNB Dijital Köprü katkılarıyla hazırladığımız 290. bölümde Pirix Kurucusu Çiğdem Öztabak konuğum oldu. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopru 2026, geleceğin bir kavram olmaktan çıkıp gündelik hayata çarptığı yıl. Yapay zekadan uzay yarışına, robotlardan insan olmanın anlamına kadar; iş, devletler ve bireyler için geri dönüşü olmayan bir eşiği konuşuyoruz. Abartı ile gerçeklik arasındaki çizgide, AI balonunu, yeni güç dengelerini ve “insan sorusunu” masaya yatırıyoruz. Bu bölüm, geleceği anlatmıyor, gelecekle yüzleştiriyor. (00:00) – Açılış (01:00) – Çiğdem Öztabak'ı tanıyoruz. (03:30) – Gelecek gelmedi mi? Back to The Future - https://en.wikipedia.org/wiki/Back_to_the_Future Her - https://de.wikipedia.org/wiki/Her_(2013) (05:33) - 2026'nın, geleceğin bir kavram olmaktan çıkıp gündelik hayata çarptığı yıl olacağını, AI, uzay, eğitim, iş, danışmanlık şirketleri, robotlar ve insan ömrü üzerinden konuşuyoruz. https://de.wikipedia.org/wiki/Singularity_University Ilya Sutskever - https://de.wikipedia.org/wiki/Ilya_Sutskever (09:15) - 2026'da uzay yarışı kızışıyor. Jeff Bezos, Ay'a inişte Elon Musk'ı muhtemelen geçecek gözüyel bakılıyor. Aynı zamanda Elon Musk da, Mars'a Starship fırlatmaya hazırlanıyor. Uzay neden bu kadar önemli? (13:42) – Uzaydan gele ataklar ve uzayda savunma sanayii (15:35) - Herkesin merak ettiği Çin nerede dersek? (17:47) – Sam Altman İstanbul'a mı geldi? (21:48) - Ülkelerin yapay zeka sağlayıcılarına ve ABD'nin siyasi sistemine bağımlılıktan uzaklaşma çabalarıyla AI egemenliği bu yıl ciddi ivme kazanacak. Yapay Zeka egemenliği nedir? Pivot with Kara Swisher and Scott Galloway - https://www.youtube.com/channel/UCBHGZpDF2fsqPIPi0pNyuTg (24:30) – Yapay Zeka balonunun sönmesi (25:25) – LLM'e yapılacak yatırımlar bitti mi? https://huggingface.co/ (28:44) – Yapay Zeka yatırımları aynı hızla devam eder mi? (31:14) – Yapay Zeka ile ilgili startuplar tarafında çok fazla başarısızlık görebilir miyiz? Severance - https://www.imdb.com/title/tt11280740/ (34:24) – CES 2026 , Kod yazmak hala önemli mi? https://www.instagram.com/p/DSOEtzDDc-j/?hl=de (38:00) – İnsan ve yapay zeka etkileşimi nasıl olacak? Uzun vadeli faydaları ne olacak? Lazy Web (40:57) – Singularity nedir? https://www.su.org/team/ray-kurzweil (47:13) – Yapay zeka ajanları ile çalışırken burada insanlar hangi rollere kayacak? https://de.wikipedia.org/wiki/Geoffrey_Hinton https://www.youtube.com/watch?v=Rni7Fz7208c (48:00) – Üniversitelerde bazı bölümler ortadan mı kalkıyor? (50:00) – İşler değişiyor ve yapay zekaya devrediliyor. (56:00) – Hem bireyler, hem şirketler hem de Devletler için 2026'dan çıkarılması gereken stratejik sonuçlar neler? AI ile rekabet etmek yerine onu nasıl kullanabiliriz? (61:02) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Hafta içi Salı hariç her gün Avustralya doğu kıyıları saati ile 14:00 ile 15:00 arasında yayınlanan SBS Türkçe radyo programını artık reklamsız, müziksiz ve kesintisiz bir şekilde dinleyebilirsiniz.
İrem Berberoğlu, Londra'daki Türkler deyince akla gelen ilk isimlerden biri... Uzun zamandır Londra'da kendisine kurduğu hayatın yanı sıra eğitim danışmanlığı ve ajans işleri ile birçok kişinin göç sürecine şahitlik etti. Birbirinden farklı kimliklerinden biri de içerik üreticisi kimliği... Sosyal medyada ise içeriklerinin yanı sıra düşüncelerini direkt söylemesi, rahatsız olduğu konuların üstüne giderek konuşması ile de dikkat çekiyor! Eğlenceli ve dürüst bir bölüme bekleniyorsunuz!
Ölümsüzlük…İnsanın binlerce yıldır peşinden koştuğu o imkânsız rüya.Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang, sonsuz yaşam uğruna içtiği “hayat iksiriyle” kendi ölümünü hazırladı.Bugün bizler de farklı değiliz.Vitaminler, takviyeler, zayıflama iğneleri, gençlik vadeden kimyasallar…Peki ya gerçek şifa sandığımız şeyler aslında zehirse?Bu bölümde,
Uzun süredir gündeme getirdiğim ve olmaması için hiçbir neden olmayan yedi kritik konuyu açıklamaya çalışacağım. Normal şartlar altında bu konular toplu sözleşme masasında çözüme kavuşmalıydı ancak olumlu sonuç çıkmadı.
ohum toprağa düşer, bekler de bekler. Dışarıdan bakınca ne bir hareket vardır ne de bir iz. Derin bir uykuda gibidir tohum, filizlenmesi gereken yaşam yalnızca bir hayal gibidir. Oysa tohumun içinde, gözle görülmeyen ama durmaksızın ilerleyen bir dönüşüm yaşanır. Bunu yalnızca tohumdan anlayanlar bilir. Günün geleceğini, o sert kabuğun çatlayacağını ve yeşil bir sürgünün toprağın bağrını yararak göğe uzanacağını bilirler.İşte tohum o derin uykusundayken tepesinde rüzgâr eser, atlar çiğner toprağını, yağmur yağar, soğuk vurur, kar örter. Toprağın üstünde kargaşa sürerken altında sessizlik ve durgunluk hâkim gibidir. Ama o an gelir: kabuk çatlar. Filiz kendini dışarı atar ve artık geri dönüş yoktur.Sınıf mücadelesi de böyledir. Uzun sessizlikler, bastırılan talepler, biriken öfke ve görünmez örgütlenme süreçleriyle olgunlaşır. Ve günü geldiğinde biriken güç kabuğunu kırar.Ocak ayı, Türkiye işçi sınıfı tarihinde işçi mücadelesinin bu kabuğu kırdığı iki büyük mücadeleye tanıklık etmiştir. Bu yıl 1966 Paşabahçe Grevi'nin 60. ve 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 35. yıldönümünü yaşıyoruz.
Uzun yıllar boyunca Victoria Türk Spor Kulüpleri Federasyonu ikinci başkanı olarak topluma hizmet eden Yusuf Hazar, 90 yaşına bastığı bugünlerde Ahmet Çağın'a evini açıp hatırında kalan başarıları anlattı.
İklimler sadece yılın mevsimleri arasında dolaşmıyor. Bazen birkaç yıllık iklim dönüşleri oluyor. Birkaç yıl süren kuraklıklar veya birkaç yıl üst üste süren yoğun kışların, yağışların ardından karların birdenbire kesilmesi. Uzun süre hiç kar yağmaması.
Tam 71 bölüm olmuş... 3. Sezonun son final bölümünden herkese merhaba.. Bu bölümde bilgi vermekten çok, durup nefes alıyorum ve seninle sohbet ediyorum.2019 yılında New York'ta, Manhattan'da bir Best Buy mağazasından aldığım 100 dolarlık bir mikrofonla başlayan bu yolculuğun beni bugünlere nasıl getirdiğini anlatıyorum. O dönem podcast Türkiye'de neredeyse hiç konuşulmuyordu. Dinlenme sayıları, istatistikler, takipçi grafikleri yoktu. Sadece kaydediyor ve paylaşıyordun. Ben de öyle yaptım. Hatalı kelimelerle, nefes boşluklarıyla, hiç editlenmemiş kayıtlarla… Ama samimi.Bu podcast benim için hiçbir zaman sadece dinlenmek ya da popüler olmakla ilgili olmadı. Kendimi daha iyi ifade edebilmek, daha iyi konuşabilmek ve her bölümde bir önceki Faruk'tan biraz daha iyi bir Faruk olabilmekti derdim. Zamanla bunun beni ne kadar dönüştürdüğünü fark ettim. Konuştukça açıldım, anlattıkça netleştim, kayıt aldıkça geliştiğimi hissettim.2020'de Türkiye'ye dönüş, ardından pandemi, zorunlu duraklamalar, ara verilen bölümler… Hayatın kendi akışı podcast temposunu da etkiledi. 2021'de yavaş yavaş geri dönüşler oldu. Ayda bir bölüm, yılda birkaç kayıt… Derken 2024'te kendime şu soruyu sordum: Neden duruyorum?Bu noktada Ertan abinin desteği ve teşviki benim için çok kıymetliydi. Onun sözüyle tekrar düğmeye bastım. Ve 2025 Nisan ayından itibaren, bir hafta bile aksatmadan her hafta yeni bir bölüm paylaştım. Bu istikrar benim için çok şey ifade ediyor.Bu bölümde sadece podcastten değil, 2025'in bende bıraktıklarından da bahsediyorum. Hepimizin sınandığı, zorlandığı, bazen yorulduğu bir yıldı. Ama aynı zamanda çok şey öğretti. Sabretmeyi, yeniden denemeyi, vazgeçmemeyi…2024'te aldığım NLP eğitiminin hayatıma nasıl dokunduğunu, bakış açımı nasıl değiştirdiğini, başarı kavramıyla nasıl yüzleştiğimi samimi bir şekilde paylaşıyorum. Dibe düştüğümüzde aslında orada bir elmas olduğunu, önemli olanın onu fark edip yukarıya onunla çıkmak olduğunu anlatıyorum.2025'te yaptığım yolculuklar, Ürdün'de Petra, Mekke ve Medine deneyimi, Orta Doğu'yla kurduğum bağ ve 2026 hedeflerim de bu sohbetin bir parçası. Dubai'de Joykek'i büyütme hayali, videocast planları ve yeni bir düzene geçiş düşüncesi de bu bölümde yer alıyor.Bu bölüm, yılın son günü için. Bir veda olduğu kadar bir teşekkür. Uzun zamandır beni dinleyenlere, yeni tanışanlara, bu yolculukta bana dokunan herkese içten bir teşekkür.Eğer bu podcast sana bir noktada eşlik ettiyse, yalnız olmadığını hissettirdiyse ya da bir düşünceyi tetiklediyse, bu bölüm senin için.2025'e teşekkür etmeyi unutma.2026'ya umutla bakalım.
Aylin Öney Tan karanfilin izini sürüyor. Uzun pişen et yemeklerinden tatlılara, portakallı parfüme kadar biraz tarih biraz da tarif... This podcast is powered by Podcastics, the easiest platform to create and publish your podcast.
Uyuşturucu ve fuhuş düzeneğinde, küresel elitlerin “dokunulmazlık” zırhının nasıl örüldüğü, medya, siyaset ve bürokrasi ittifakının nasıl koruma kalkanına dönüştürüldüğü ve gerçeklerin örtbas edilme süreçleri ibretlik bir “yükseliş ve çöküş tablosu” olarak karşımızda duruyor. Şu günlerde taksit taksit deşifre edilen karanlık sistemin nasıl bu kadar uzun süre ayakta kalabildiği merak konusu olsa da siyaseti dizayn etmeye devam etme gücüne de odaklanmak gerekiyor. Uzun zamandır gündemde… İddiaları aşan bilgi ve belgeler ortaya çıktı. Kayda alınan isimlerin fotoğrafları düşüyor önümüze artık.
''Zafer Algöz uzun yaşamanın sırrını çözdü!” | 235.Bölüm by Zafer Algöz Can Yılmaz
Uzun bir yaşamın sırrı nedir? Sağlıklı bir şekilde yaşlanmak, sadece genetikle ilgili bir durum mu, yoksa bizler de yaşantımızı değiştirerek bu süreci uzatabilir miyiz? Bu bölümde, iki diyetisyen olarak sağlıklı beslenmenin, yaşam tarzı seçimlerinin ve bilinçli alışkanlıkların uzun ömür üzerindeki etkilerini tartışıyoruz.Diyet ve beslenme alışkanlıklarının ömrümüzü uzatmadaki rolünü bilimsel verilere dayalı olarak ele alırken, her yaşta uygulanabilir pratik öneriler de sunuyoruz. Zihinsel sağlık, stres yönetimi, fiziksel aktivite ve beslenme stratejileri gibi pek çok faktörü detaylı bir şekilde inceliyoruz.Eğer amacınız sadece daha uzun yaşamak değil, aynı zamanda bu süreyi kaliteli, sağlıklı ve enerjik bir şekilde geçirmekse, bu sohbeti kaçırmayın!
Almanya'da CDU/CSU ile SPD'den oluşan koalisyon hükümetinde krize yol açan emeklilik paketi Federal Meclis'te (Bundestag) onaylandı. Yeni uygulamaya göre emekli maaşı 2031'e kadar ortalama maaşın en az yüzde 48'ine sabitlenecek. Uzun süredir beklenen "Anne Emekliliği III" yasalaştı. Yeni emeklilik düzenlemesinin ayrıntılarını Erkan Aslan derledi. COSMO Türkçe'ye konuşan Sosyal Hizmet Uzmanı Şerif Issı, düzenlemenin mevcut emeklilere, aktif çalışanlara ve genç nesillere nasıl yansıyacağını, hangi alanlarda değişiklikler getireceğini anlattı. Mikrofonda Gökçe Göksu var. Von Gökçe Göksu und Erkan Aslan.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Emin ve Ömer'e harika bir konuk eşlik ediyor: Pınar Kiilerich! Danimarka'da yaşayan ve Danca öğreten Pınar Kiilerich, sosyal medya hesaplarında paylaştığı öğretici ve eğlenceli içeriklerle büyük ilgi görüyor. Birlikte Danimarka'daki kültür şoklarını, Danimarka ve Türkiye'nin arasındaki farkları, günlük yaşamın güzelliklerini ve yurt dışında yaşamın perde arkasını konuştuk. Hem kahkahalarla dolu hem de ufuk açan bir sohbet oldu. Bu keyifli bölümü sakın kaçırmayın! Dinledikten sonra Pınar Hanım'ın paylaşımlarına göz atmak için instagram.com/pinarkiilerich adresini ziyaret etmeyi unutmayın. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Pınar Kiilerich'in Instagram hesabını buradan ziyaret edebilirsiniz.
Herkese merhaba,Pluribus'un 5. bölümüyle karşınızdayız. Bu bölümde ilginç işler oluyor. Kolektif ilk defa Carol'a karşı mesafeli. Carol ise birleşme işini geriye çevirmeye kararlı ve korkunç bir keşfi var! Uzun uzadıya konuştuk, bekleriz.Eda & Mert
Uzun süredir devam eden müzakerelerin ardından hükümet Yeşiller ile anlaşarak Avustralya'nın çevre yasalarında son 26 yılın en büyük reformunu gerçekleştirdi. Bu reformlar arasında yeni çevre standartları, doğal ormanların korunması ve kömür ve gaz projeleri için hızlı onay sürecinin sona erdirilmesi yer alıyor. Bu kazanımlara rağmen, anlaşma çevre uzmanlarının eleştirileriyle karşı karşıya.
Ne Gezdin Be ! podcast serimizin 2. Sezon 5incibölümünden hepinize merhabalar
Uzun zamandır beklenen Yaşlı Bakım Yasası, Kraliyet Komisyonu'nun sektörde önemli reformlar önermesinden dört yıl sonra yürürlüğe girdi. Federal hükümet, yasanın yaşlı Avustralyalılara daha fazla seçenek ve evde bakıma erişim sağlayacağını söylüyor, ancak birçok kişinin bakım için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağı endişesi var.
Uzun bir süreden bu yana devam eden dezenflasyon programında artık sabırların zorlanmaya başladığı noktaya doğru geliyoruz. Bunun nedeni yüksek faiz ve finansal olarak sıkı koşullara rağmen enflasyonun bir türlü istenilen yere düşmemesi ve hatta dezenflasyonun yavaşlamasına ek olarak enflasyon beklentilerinin yeniden yönünü yukarı çevirmesi.
Konuk Umut Vural ile insan bedeninin üç katmanına dokunan, pazarlamaya farklı bir pencereden baktığımız bir bölümdesin. Bu kez panel ekranlarından, butonlardan ve metriklerden çıkıp bir reklamı izlerken aslında bedeninde, duygularında ve zihninde neler olduğunu konuşuyoruz.Bedenin üç katmanı üzerinden ilerliyoruz: fiziksel beden, duygusal beden, zihinsel beden.Fiziksel katmanda; mağazadaki koltuğun rahatlığından, ortam sıcaklığına, kokuya, renk paletine, web sitende kullandığın görsellere ve sayfa akışına kadar her detayın sürüngen beyni nasıl tetiklediğini konuşuyoruz. Bir evi gezerken kendini evinde gibi hissetmenin ya da bir ayakkabı mağazasından, ihtiyacın olmasına rağmen eli boş çıkmanın arkasındaki bedensel tepkileri örneklerle açıyoruz.Duygusal bedende markanın hikayesinin, kurucusunun duruşunun, ekip içi iletişimin ve kullandığın kelimelerin şirketin duygusal alanını nasıl doldurduğunu masaya yatırıyoruz. İnsan kaynakları yerine insan enerjisi diyerek, departmanlar arasındaki iletişimin müşteriyle kurulan iletişime nasıl bire bir yansıdığını, içeride çözülmeyen duygusal düğümlerin satış ve pazarlama süreçlerini nasıl sabote ettiğini konuşuyoruz.Zihinsel bedende ise hedefler, stratejiler ve kurgu devrede. Bir şirketin gelecek seneye dair sahnesi net mi, yoksa herkes sadece günü kurtarmaya mı çalışıyor, bunu tartışıyoruz. Konfor alanını sessiz bir ölüm alanı olarak ele alıp hedef üretmeyen şirketlerin zamanla piyasadan nasıl silinebildiğini konuşuyoruz.Umut Vural bu üç katmanı sadece teori olarak anlatmıyor. Uzun yıllara yayılan ihracat deneyimi, büyük markalarla yaptığı çalışmalar, NLP ve psikoloji birikimiyle sahadan örnekler paylaşıyor. Bir firmaya girdiğinde önce o şirketi bir beden gibi okuyor: Üretimdeki dalgalanmalar bedensel tıkanıklık, departmanlar arası çatışmalar duygusal tıkanıklık, hedef eksikliği ise zihinsel tıkanıklık olarak ele alınıyor. Sonra da bunların her biri için uygulanabilir çözümlerden bahsediyoruz.Bölümün bir diğer tarafı ise dijital çağ ve yapay zeka perspektifi. ChatGPT ve algoritmalar sayesinde deneyim ve tecrübenin büyük kısmının artık koda dönüştüğünü; buna rağmen yapay zekanın tek yapamadığı şeyin hissetmek olduğunu konuşuyoruz. Ama aynı zamanda duygularımızı içerik akışıyla yönlendirebildiğini, yani his üretemese de hislerimizi şekillendirebildiğini tartışıyoruz. Bu yüzden şirketlerin kendi bedenini, duygusunu ve zihnini tanımasının artık lüks değil, zorunluluk olduğuna vurgu yapıyoruz.Bu bölüm özellikle ihracat yapan ya da yapmayı planlayan üreticiler, pazarlama ve satış ekiplerini dönüştürmek isteyen yöneticiler, mağaza veya web sitesi deneyimini insan bedeninin üç katmanına göre yeniden tasarlamak isteyen marka sahipleri için güçlü içgörüler içeriyor. Reklam ve pazarlamaya sadece panel ekranlarından bakmaktan sıkıldıysan, insan tarafını daha derin anlamak istiyorsan bu sohbet sana iyi gelecek.Bölüm sonunda Umut abiye nasıl ulaşabileceğini de paylaşıyoruz. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için umutvural.com adresinden kendisiyle iletişime geçebilirsin.Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinde amacım; insanı, bedeni, duyguyu, zihni ve dijital araçları aynı masada buluşturmak. Bu bölümde sevgili dostum Umut Vural ile birlikte pazarlamayı sadece bir satış aracı değil, insanı ve şirketi bütün olarak dönüştüren bir alan olarak ele alıyoruz.Öneri ve reklam işbirlikleri için bana faruk@joykek.com adresinden ya da Instagram'da frktprk üzerinden ulaşabilirsin.
Weitere Informationen gibt es hier: www.calcio.berlin Für Anfragen zwecks Zusammenarbeit kontaktiert uns bitte hier: business@calcio.berlin Wir freuen uns über alle, die uns supporten wollen und das geht ab sofort auch bei Patreon: https://www.patreon.com/calcioberlin Twitch: https://www.twitch.tv/calcioberlin Spotify: https://tinyurl.com/calcioberlinspotify Insta: https://www.instagram.com/calcioberlin TikTok: https://www.tiktok.com/@calcioberlinofficial
Der FC Bayern steht vor der ultimativen Standortbestimmung gegen Paris. Die Frankfurter Eintracht muss ohne Fans und Youngster Can Uzun in Neapel ran und weil André nachts nicht schlafen konnte, spricht plötzlich ganz Deutschland über einen möglichen Winterwechsel von Niclas Füllkrug!
Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak'la “yol”u hem gerçek hem mecaz anlamıyla kazıyoruz: Karabük'ün bacalarından Taksim'in “Kemancı” efsanesine, İran–Suriye–Hindistan rotasında kırmızı asfaltlardan tuzlama kamyonlarına, Palmira'nın antik sütunlarından Bolivya'nın ölüm yollarına uzanan bir hikâye…Sanayi şehrinde yanan bir kıvılcımın nasıl İstanbul'un rock sahnesine sıçradığını, Tunay Akdeniz'in plak/kaset hattından “Child in Time”la değişen bir meyhaneyi, Kemancı'nın bir ekosisteme dönüşmesini ve oradan Duman, Şebnem Ferah, Özlem Tekin kuşağına giden yolu konuşuyoruz. Motosikletin üzerinde -30 derecede çalışan bir Transalp'in, sınırda uzatılan bir çayın, yolda karşılaşılan “tesadüf” yardımlarının insana ne öğrettiğini tartışıyoruz.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Emin ve Ömer, site ve mahalle yaşamı arasındaki farklar ile bunların avantaj ve dezavantajlarını masaya yatırıyorlar. Konu konuyu açıyor ve erkeklerin berberlerine olan sadakatine ilişkin anılarını anlatıyorlar. Ayrıca geçtiğimiz hafta yaşanan trajikomik bir olay da gündeme geliyor: Bir müşterinin balıkla dövülmesi. Son olarak yeme ve içmeye ilişkin bir şeyler söylemezlerse olmaz! Markette satılan yumurta çeşitlerini değerlendiriyorlar. Bu dolu dolu ve eğlenceli bölüm sizleri bekliyor! Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Bölümde bahsettiğimiz “çipurayla dövülen müşteri” haberi
Neue Marktwerte in der Bundesliga und vor allem Fans vom FC Bayern, Borussia Dortmund und Eintracht Frankfurt können sich über große Aufwertungen freuen. Nach unten geht es hingegen für prominente Neuzugänge von Werder Bremen und dem Hamburger SV – all das bespricht Host Lennart Gens mit Marktwert-Admin Tobias Kröger.
Sezon 5, Bölüm 8: Dertli gönüllere giren işte yeni bölümümüz tüm sıkı Lafolacılara gelsin. 17 Ekim Seçkin Yavaş Aylak Bar, 25 Ekim Kült Kavaklıdere Özer Uzun, Seçkin Yavaş gösterilerine bekleriz.
Can Uzun herjer så hardt for Eintracht Frankfurt i ellevill kamp at Gladbach sparker direktør og Rudi Völler begynner å gråte. Karl Heinz Rummenigge gratulerer Stuttgart med å finne klodens største idioter aka Newcastle. Sabrina Wittmann oppdro 9-åring for Ingolstadt, fikk betalt! 1860 München sparker trener og sportsjef, helt i henhold. Hertha fortsetter bortetriumfparaden, Bochum fortsetter elendigheten.See omnystudio.com/listener for privacy information.
Avustralya Sağlık ve Refah Enstitüsü, yaşam boyu kadın sağlığının anlık bir görüntüsünü yayınladı. Son 25 yılda kadınlarda kanser oranları düşerken, genç kadınlar daha yüksek oranda depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunları yaşamaya devam ediyor.
The Champions League is back — and Germany's four representatives are all in the spotlight.Harry Kane scored twice as Bayern beat Chelsea on Matchday 1, and now they head to Pafos looking to keep the momentum going. And why "boring" Bayern is a credit to Kompany...Dortmund's 4-4 chaos in Turin showed both their firepower and their fragility. Niko Kovač has them winning domestically, but can they find the balance in Europe when Athletic Bilbao come to town?Leverkusen rescued a late draw at Copenhagen thanks to Grimaldo. Now PSV visit the BayArena in what feels like Kasper Hjulmand's first real test on the continental stage.And then there's Eintracht Frankfurt. Burkardt, Uzun, and a new-look attack swept Galatasaray aside, but Simeone's Atlético in Madrid will be a very different challenge. With Atleti's defence already looking shaky this season, could Frankfurt be primed for another statement?We also touch on Freiburg and Stuttgart's Europa League assignments, plus Mainz's return to Europe in the Conference League.
La mejor previa de la jornada 2 de la fase liga de la UEFA Champions League, con Aritz Gabilondo, con especial atención a la figura de Can Uzun, una de las principales amenazas del Eintracht, rival del Atlético de Madrid. Ponemos la lupa en la segunda fecha de la Europa League con Fernando Rodríguez y analizamos lo mejor del fin de semana con Pakillo Mariscal.
Uzun zamandır beklenen Ortadoğu barış girişimi ihtimali, Başkan Donald Trump'ın yönetiminin Gazze için kapsamlı bir plan açıklamaya hazır olduğunun sinyalini vermesiyle yeniden ortaya çıktı. ABD ve İsrail liderleri ihtiyatlı bir iyimserlik sergilerken, Gazze'deki insani kriz kötüleşmeye devam ediyor, on binlerce kişi hayatını kaybettiği bölgede mahalleler enkaz halinde.
Elon Musk ve Kardashian gibi ünlülerin de teşvikiyle Ozempic ve benzeri zayıflama ilaçları aniden kıtalararası bir popülerliğe kavuştu. Peki bu ilaçlar ne kadar güvenli? İşe yaradıkları doğru mu? Uzun dönem yan etkileri ne olabilir? Bu bölümde, ABD ve Avrupa'yı kasıp kavuran, yakında da Türkiye'de piyasaya girmesini ön gördüğümüz zayıflama ilaçlarının önlenemez yükselişini anlattık!
Yeni sezona bu bölüme merhaba diyoruz! Metin yazarı, komedyen, podcast sunucusu ve kitap yazarı Özer Uzun'la, yeni yönetim biçimlerinden lotokrasiyi, akrep burcunun özelliklerini ve mizofoni ile baş etme yöntemlerini konuştuk. Çağla ve Caner'in yaz anılarını dinledik!
Join this channel to get access to our two bonus shows each week: https://www.youtube.com/channel/UCYO4pKCDPdqlsUfDOtuq-zQ/join Listen to the show for free: https://tinyurl.com/2e6brkh8 Listen to the show ad-free + two bonus shows a week: https://tinyurl.com/jh6up2ee Read our newsletter: https://tinyurl.com/2tac23p9 On Thursday, Eintracht Frankfurt demolished Galatasaray 5-1 in the Champions League. It was a fantastic performance, made possible by wonderkid Can Uzun, who was the focal point of Frankfurt's play. Pay attention, because Uzun might very well be the next player Frankfurt could sell for close to €100m to one of Europe's top clubs. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Emin ve Emine bu bölümde, Emine'nin İstanbul'dan Sivas'a doğru çıktığı yolculukta uğradığı şehirler, gördüğü yerler ve karşılaştığı insanlar hakkında konuşuyor. Divriği Ulu Camii'nin dünyadaki diğer ünlü yapılarla kıyaslanabilecek öneminden, Safranbolu'nun UNESCO mirasındaki yerinden ve Türkiye'de turizmin tanıtım eksikliklerinden bahsediyorlar. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Divriği Ulu Camii: Kapıdaki ışık oyunları ve silüetler (fotoğrafları) (https://drive.google.com/drive/folders/1zKExjepMvZJfQpQTo3xB9CiLdN3CVWdp?usp=share_link) Transcript Intro 1- Emin: [0:13] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Emine ablamla beraberiz. Nasılsın Emine abla? Gerçi yorgunsundur herhâlde biraz. 2- Emine: [0:26] Evet, biraz yol yorgunuyum. Ama aynı zamanda mental olarak da dinlenmiş... Yani fiziksel yorgun, mental olarak dinlenmiş bir hâldeyim. 1- Emin: [0:35] Evet, o güzel bir his ya... Güzel bir tatilden dönmüşsün, eve gelmişsin... İnsan bir yandan tabii o evdeki düzenini, rutinini de özlüyor. Ona kavuşmanın da bir mutluluğu oluyor değil mi? 2- Emine: [0:47] Aynen, kesinlikle. Özellikle ben bu yolculukta biraz evdeki rutinimi çok özledim nedense. Uzun bir yoldu benim için. O yüzden olabilir. 1- Emin: [0:56] Bence güzel bir rutine sahip olmak dünyanın en büyük lükslerinden biri. 2- Emine: [1:01] Kesinlikle. Arada o rutinden çıkmak ve sonra o rutinin kıymetini bilmek, bence asıl lüks bu. Hep o rutinin içinde kalmak biraz sıkıcı kesinlikle... Ama arada o rutinden çıkıp özleyip tekrar o rutine dönebilmek gerçekten dediğin gibi en büyük lükslerden biri. 1- Emin: [1:18] Evet ben de gezmeyi çok seven biriyim ama evimi de çok seviyorum. Evimdeki hayatımı, yaşantımı da çok seviyorum. Şükretmek için çok fazla sebebimiz var ve bu da onlardan biri diye düşünüyorum. 2- Emine: [1:31] Katılıyorum sana. Sen nasılsın bu arada? 1- Emin: [1:34] Ben de iyiyim teşekkür ederim. Ben tatil haklarımı önceden kullandım. Avans olarak kullandım. 2- Emine: [1:40] Sen yaz başında hallettin tatil olaylarını. Ben yeni başlıyorum. 1- Emin: [1:45] Aynen. Bende genel olarak öyle oluyor. Daha sakin sezonları tercih ediyorum ben seyahat etmek için. 2- Emine: [1:51] Ben de aynı şekilde. 1- Emin: [1:53] Belli. 2- Emine: [1:54] Yok yok bu biraz istisna oldu ama ben genelde okullar açıldıktan sonra, eylül sonrasını seviyorum. Açıkçası gerçekten herkes hevesini almış, kenara çekilmiş gibi oluyor. Yaz başını tercih ettiğinde gene bir daha kalabalık oluyor sanki. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Der erste Bundesliga-Samstag liegt hinter uns und hatte einige Überraschungen parat. Dortmund verzockt eine 3:1-Führung gegen St. Pauli. Can Uzun zaubert beim Eintrachts Kantersieg gegen Werder und Stuttgart und Leverkusen verpatzen den Auftakt.
Profesyonel uzun yol gidicisi Dr. Gülecinizden özel bir hizmet… Dünyanın en iyi uzun yol rehberiyle karşınızdayım. Yolda yanımıza neler alalım, sıkılmamak için ne yapalım, ne zaman ve nerelerde mola verelim, bu molaları nasıl değerlendirelim. Hepsi ve daha fazlası için bölüme bekleniyorsunuz! Bu bölüm, Opet Fasty hakkında reklam içermektedir.
Uzun zamandır istek alan bölümlerden biri olan İngiltere'ye doktor olarak taşınmayı en sıkı dinleyicilerimden biri olan Dr. Eylül Gün ile konuştuk.Eskişehir Anadolu lisesi ve Adnan Menderes Üniversitesi Tıp mezunu Eylül, Türkiye'de patolog olarak çalışıyor ama zamanla yönünü İngiltere'ye kırıyor. 2.5 sene önce İngiltere'de doktor olarak iş bulmasıyla ailesiyle Essex'e taşınıyor. Buradaki uzmanlık sınavlarını vermesi, denklik süreçleri gibi pek çok konuyu masaya yatırdık.Ayrıca taşınmak isteyen pek çok doktora da yardım eden ve Turkish Doctors in the UK isimli dernekleşme sürecindeki grubun da yönetim kurulunda. Hatta Mart ayında Londra'da ikinci kez gerçekleştirdikleri sempozyumda Eylül ile beraber aidiyet ve adaptasyon süreci üzerine bir panel söyleşisi gerçekleştirdik.Hadi! Pegasus'un 20. yılında 54 ülke ve 150'den fazla noktayı keşfetmek için hemen tıkla.
267.Bölümde Dünya Trendleri Podcast'ine Öykü Doğa Genç konuk oluyor ve günümüzün en çok konuşulan ama en az anlaşılan kuşaklarından biri olan Z kuşağını birlikte masaya yatırıyoruz. İş hayatından beklentiler, kariyer tercihleri, iş değiştirme nedenleri, sabırsızlık algısı, TikTok'ta var olma sorusu ve yapay zeka ile ilişkileri... Kısacası Z kuşağına dair merak edilen her şey bu sohbette! (00:00) – Açılış (00:50) – Çıkış noktamız ne oldu? Bizim Gibi - https://open.spotify.com/show/0FE3bIQLUTrCjbCVOI4Nvc (02:54) - Öykü Doğa Genç'i tanıyoruz. (03:40) – Tiktok'ta olmalı mıyız? (04:44) – Z Kuşağı olmak ne demek? (05:41) – Z Kuşağı ile çalışmak neden zor? (07:00) – Z Kuşağı nasıl iş yerlerini tercih ediyor? (09:00) – İlk iş deneyiminde en çok şaşırdığın şey ne oldu? (11:50) – Z Kuşağı sabırsız mı? (15:40) – İş görüşmelerinde Z Kuşağını en çok ne rahatsız ediyor? (20:33) – İş yerinde Z Kuşağı en çok neye değer veriyor? (22:15) – Z Kuşağı iş yerine bağlı mı? (23:25) – Hangi kuşak ile daha iyi anlaşıyor? (24:45) – Çatışma oluyor mu? (26:40) – Neden çok sık iş değiştiriyor Z Kuşağı? (27:54) – Uzun vadeli kariyer planlaması nasıl olmalı? Podcastinde neler konuşuyorsun? (29:50) – Yapay Zeka ve Z Kuşağı (30:33) – Sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik gibi konulara destek olan şirketler çalışmak için tercih sebebi olur mu? (31:30) – İşte anlam arayışı mı? Yoksa para mı? (33:45) – Kitap önerisi Z Kuşağını Anlamak https://www.goodreads.com/book/show/49001664-z---bir-ku-a-anlamak?ac=1&from_search=true&qid=ZulioxNJhe&rank=1 (34:25) – Patreon destekçileri (34:45) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? Twitter - https://twitter.com/dunyatrendleri Instagram - https://www.instagram.com/dunya.trendleri/ Linkedin - https://www.linkedin.com/company/dunyatrendleri/ Youtube - https://www.youtube.com/c/aykutbalcitv Goodreads - https://www.goodreads.com/user/show/28342227-aykut-balc aykut@dunyatrendleri.com Bize bağış yapıp destek olmak için Patreon hesabımız – https://www.patreon.com/dunyatrendleri Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Bu epizodda diqqətin gücü və onu necə inkişaf etdirə biləcəyimizdən danışıram.
Potacast'in sezon finalinde Kaan Kural ve Orkun Çolakoğlu, franchise tarihinin ilk NBA şampiyonluğuna ulaşan Oklahoma City Thunder'ın bu tarihi başarısını ve kıyasıya rekabet içinde geçerek yedinci maça uzayan Indiana Pacers final serisini değerlendiriyor. Uzun yıllar akıllardan çıkmayacak bu maçta Tyrese Haliburton'ın mücadelenin hemen başında sakatlanarak maça devam edememesi, Shai Gilgeous-Alexander'ın MVP ve Finaller MVP'si seçilmesi, Alex Caruso, Isaiah Hartenstein ve Jalen Williams ile birlikte baştan sonra harika bir maç geçiren Thunder'ın hanedanlık kurma ihtimali gibi konular değerlendiriliyor. Özellikle Tyrese Haliburton'un sakatlanarak maça devam edememesinin Indiana Pacers açısından her şeyi değiştirmesi, Pascal Siakam ve TJ McConnell gibi isimlerin sahanın her yerinde doğru oyunu oynayan Thunder karşısında elinden geleni yapması gibi konuların mercek altına alınmasından sonra sakatlıklar ekseninde Doğu Konferansı'nın Batı Konferansı ile arasındaki kalite farkının önümüzdeki sezon daha fazla hissedilip hissedilemeyeceği üzerinde yoğunlaşılıyor. Şampiyonluğun konuşulmasının ardından gerçekleşen takaslar ve gündemin diğer öne çıkan başlıklarına değinilerek sohbet devam ediyor. Orlando Magic'in Desmond Bane hamlesinin Magic için ne kadar doğru olduğu, Memphis Grizzlies'in Ja Morant'ten çıkamayacak durumda olması ile Morant'in yeteneklerinin sakatlıklar dolayısıyla erozyona uğramasının Memphis için etkileri ile başlayan sohbet, Houston Rockets'ın kadrosuna Kevin Durant'i katmasıyla devam ediyor. Rockets'ın, Durant için takasta verdiklerinin ne kadar akıllıca olduğu, Durant'in, Amen Thompson ve Alperen Şengün'ün takımda kalmasıyla hücum yönünde Rockets'a neler katabileceği gibi konular konuşulurken diğer yandan Phoenix Suns'ın son iki senedir kadro mühendisliği ve organizasyon içinde yaşanan problemler dolayısıyla deyim yerindeyse bir bataklığın içine sürüklenmesinin olası etkileri inceleniyor. Programın kapanışında Los Angeles Lakers'ın tarihin en pahalıya satılan spor kulübü olması konuşuluyor. Lakers'ın NBA bünyesindeki en değerli takımlardan biri olmasına rağmen kulübün eski sahiplerinin Lakers organizasyonunu yönetirken başarısız olduğu konuların yeni yönetimle ortadan kalkma ihtimalinin gelecekte ne gibi etkileri olabileceği üzerinde varsayımlarda bulunuluyor.
Potacast'in sezon finalinde Kaan Kural ve Orkun Çolakoğlu, franchise tarihinin ilk NBA şampiyonluğuna ulaşan Oklahoma City Thunder'ın bu tarihi başarısını ve kıyasıya rekabet içinde geçerek yedinci maça uzayan Indiana Pacers final serisini değerlendiriyor. Uzun yıllar akıllardan çıkmayacak bu maçta Tyrese Haliburton'ın mücadelenin hemen başında sakatlanarak maça devam edememesi, Shai Gilgeous-Alexander'ın MVP ve Finaller MVP'si seçilmesi, Alex Caruso, Isaiah Hartenstein ve Jalen Williams ile birlikte baştan sonra harika bir maç geçiren Thunder'ın hanedanlık kurma ihtimali gibi konular değerlendiriliyor. Özellikle Tyrese Haliburton'un sakatlanarak maça devam edememesinin Indiana Pacers açısından her şeyi değiştirmesi, Pascal Siakam ve TJ McConnell gibi isimlerin sahanın her yerinde doğru oyunu oynayan Thunder karşısında elinden geleni yapması gibi konuların mercek altına alınmasından sonra sakatlıklar ekseninde Doğu Konferansı'nın Batı Konferansı ile arasındaki kalite farkının önümüzdeki sezon daha fazla hissedilip hissedilemeyeceği üzerinde yoğunlaşılıyor.Şampiyonluğun konuşulmasının ardından gerçekleşen takaslar ve gündemin diğer öne çıkan başlıklarına değinilerek sohbet devam ediyor. Orlando Magic'in Desmond Bane hamlesinin Magic için ne kadar doğru olduğu, Memphis Grizzlies'in Ja Morant'ten çıkamayacak durumda olması ile Morant'in yeteneklerinin sakatlıklar dolayısıyla erozyona uğramasının Memphis için etkileri ile başlayan sohbet, Houston Rockets'ın kadrosuna Kevin Durant'i katmasıyla devam ediyor. Rockets'ın, Durant için takasta verdiklerinin ne kadar akıllıca olduğu, Durant'in, Amen Thompson ve Alperen Şengün'ün takımda kalmasıyla hücum yönünde Rockets'a neler katabileceği gibi konular konuşulurken diğer yandan Phoenix Suns'ın son iki senedir kadro mühendisliği ve organizasyon içinde yaşanan problemler dolayısıyla deyim yerindeyse bir bataklığın içine sürüklenmesinin olası etkileri inceleniyor. Programın kapanışında Los Angeles Lakers'ın tarihin en pahalıya satılan spor kulübü olması konuşuluyor. Lakers'ın NBA bünyesindeki en değerli takımlardan biri olmasına rağmen kulübün eski sahiplerinin Lakers organizasyonunu yönetirken başarısız olduğu konuların yeni yönetimle ortadan kalkma ihtimalinin gelecekte ne gibi etkileri olabileceği üzerinde varsayımlarda bulunuluyor.