POPULARITY
Categories
İkili Görüş'te İlkan Dalkuç ve Aydın Selcen BM Zirvesini, Erdoğan'ın temaslarını, Hürmüz krizini, Almanya, Fas, Rusya seçimleri, Etiyopya'da Tigrey güçleriyle alevlenen çatışmaları ve Fon Skandalından Mansur Yavaş'ın istifasına Türkiye gündemini konuşuyor.00:00 Giriş00:30 Bu yayında bütün dünyayı konuşacağız04:00 Afrika'nın merkez ülkesi Etiyopya'da neler oluyor06:00 İsveç seçimleri ve kurumsal altyapı07:30 Türkiye'nin sorun çözüldü söylemi ve Etiyopya'da patlayan savaş11:30 Macron, Zelenski BM'de boş sıralara konuşurken Erdoğan nasıl dolu sıralara konuşabildi13:10 BM Genel Kurulu mu Trump-Şi Cinping Zirvesi mi daha önemli17:30 Büyük güçlerin yapay zeka yarışında çimenlerin durumu19:00 COP31 ve Türkiye ve Mehdi Eker20:15 Dünya 5'ten büyüktür diyoruz da dünya 5'ten bile küçük hale geliyor32:25 Erdoğan'ın BM konuşmasında cinsel yönelim vurgusu38:30 Sayın Erdoğan'ın Etiyopya ile Somali'yi barıştırması hakkında ne düşünüyorsunuz39:10 Önemsiz seçimler geride kaldı, önemliler sırada ABD ve İsrail41:25 İran ve ABD arasında bir uzlaşı zemini cansiparane aranyor44:30 BMGK tarihinde liderlerden çok öne çıkan bir belediye Başkanı: Mamdani45:20 Etiyopya ve çoğulculuk-geç uluslaşma45:50 Dünya nasıl bir yer haline geldi: Meksika kartelinin Nijerya laboratuvarı47:05 İran'ı Hürmüz Boğazı iddiasından vazgeçirmenin tek yolu kaba kuvvet50:20 Mamdani ve politikası53:30 İklim ve gıda krizi, Hürmüz Boğazı, Daron Acemoğlu ve önümüzdeki kış01:04:00 Fon skandalında asıl mesele zaten bakılan yerdeymiş (SPK vs.)01:11:30 Arap ülkeleri kategorisine iliştirilmesinden memnun Türkiye01:14:20 Varlığı şüpheli ama 5. madde içeren Mekke Anlaşması01:16:00 Beğenip paylaşın'dan Fas seçimlerine uzun bir kapanış⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Konuyla ilgili haber önceki hafta çıkmıştı. Buna göre Trump İran'ı çevrelemeyi ve İsrail-Arap normalleşmesini (yani İbrahim Anlaşmalarını) hedefliyordu.
Suriye ziyaretimizi tamamlayıp Türkiye'ye dönmeden evvel, muhakkak uğramamız gereken bir yer daha kalmıştı. Cuma namazımızı Emevî Camii'nde kılıp, oraya doğru yola çıktık. (Cuma sırasında, Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Hanım'ın resmî ziyareti vesilesiyle, Türkiye'den gelen bir heyetle ve onlara eşlik eden diplomatlarımızla beraber mihrabın hemen ön tarafında namaza durduk. Ama ben “yerel kıyafete” büründüğüm için, heyette çok iyi tanıştığımız kimseler tarafından bile fark edilmedim. Arap sokaklarına indiğimde, bu şekilde anonimleşip arada kaybolabilmeyi çok seviyorum doğrusu.)
Batılı bilim insanları doğaya bakarak keşif yapmadılar; Müslümanların kitaplarına baktılar ve bir kısmını kendi adlarına kaydettiler. Newton bunun en çarpıcı örneğidir. Oxford'ta bulunan eski bir Arapça eserin kenarlarında el yazısıyla yapılmış İngilizce tercüme notları görülür. Avrupa Rönesansı'nın, Arapların Altın Çağı'ndaki başarıların alınmasıyla başladığını söylemek, o dönemde Arapça kitapların Avrupa şehirlerinde basılıp okutulmasını ve Arapçanın ilmin dili oluşunu düşününce şaşırtıcı değildir. Fakat bu kitaplar sadece kaynak olarak kalmadı; bazı Avrupalı bilginler, Arap âlimlerinin keşiflerini alıp, doğayı ayrıca incelemeden kendi adlarıyla yayımladılar. Küçük kan dolaşımının William Harvey'e nispeti buna bir misaldir; anlatılanların İbnü'n-Nefis'in “Şerhu Teşrîhi'lKânûn”undaki açıklamalara dayandığı ortaya konmuştur. Newton'un hareketin üç kanununa dair intihal iddiaları da böyledir. 1. yasa, İbn Sînâ'nın “İşârât ve Tenbîhât”ında ifadesini bulan “cisim dış etkiden arınınca hâlini korur” düşüncesiyle paraleldir. 2. ve 3. yasalar ise Fahreddin er-Râzî'nin “el-Mebâhisü'l-Meşrıkıyye”sinde kuvvet-ivme ilişkisi ve karşı kuvvet dengesi üzerinden tartışılmıştır: eşit güçle çekilen halkanın ortada kalması gibi. René Descartes'in, İmam Gazâlî'nin eserlerini andıran uzun dipnotlar kullanması da zikredilir. Tarih yeniden okunmalı; hak, gerçek sahiplerine teslim edilmelidir. Bu tablo, “bilimsel devrim”i tek başına Batı'nın müktesebatı gibi sunan anlatının eksik kaldığını açıkça göstermektedir. Arapların medeniyet mirası gizlenemez; aktarım zincirleri dürüstçe kayda geçirilmelidir. İlmî emanetin sahiplerine iadesi, yeni bir karşılıklı saygı köprüsü kuracaktır. İddialar tartışılabilir; fakat izler, metinler ve nüshalar açıktır, gözler önündedir aslında. (Basından Derleme)
Tam karşımda duruyor. İnce, zayıf yüzüyle o yüze tam tamına uygun ellerini gökyüzüne doğru açıp gülümsüyor. Ama nasıl bir gülümseme. Zannedersin sevgiliden haber gelmiş de “gel” diyor ona.
Türkiye'nin son yirmi yılda yaşadığı ve önümüzdeki yüzyıl hakkında kendisini iddia sahibi kılan gelişmeler kuşkusuz bütün dünya tarafından da izleniyor. Bilhassa Arap-İslam dünyası için Türkiye'nin kat ettiği mesafe her bakımdan sadece izlenmeye değer bulunmuyor büyük umutları da yeşertiyor.
Türkçe mealleriyle, Kur'an'dan, berceste ayetlere yer veriyoruz. Selections from Quran with Turkish translation. Ayet ve meal metinleri için: https://mbirgin.com/?c=HTML&ID=635&t=enlemveboylam216-bercesteayetler13arapcaturkce
İsrail, Suriye'deki taktiksel saldırıları ile Türkiye gibi devasa bir ülkeyi oyuna getiremez. Daha önce Arap devletlerine, İran'a karşı uyguladığı yol ve yöntemlerle, Türkiye'nin tarihsel yürüyüşünü, coğrafya ölçekli hesaplarını yolundan saptıramaz, bir “erken hareket”e mecbur bırakamaz.
Kısaca “çerçeve yasa” olarak takdim edilen, resmen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adıyla TBMM'ye sunulan, özünde bir “petrol açılımı” düzenlemesi olan kanun teklifi 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser oy ile kabul edildi. Bu büyük mutabakat tablosunun arka planında halkın barış ve çözüm beklentisi yer almıyor. Tam tersine sömürgeci burjuvazinin, kendi yayılmacı çıkarlarını “barış ve çözüm” kisvesine sokup dayatan hegemonyasını görüyoruz. Zira görüntüdeki tüm tartışmalar ne kadar sert biçimler alırsa alsın, eninde sonunda mevcut sürecin gerçek amacını ve sınıfsal karakterini gizlemektedir. Her şey hayali bir barış ve çözüm sürecinin eksikleri ve tutarsızlıkları başlığı altına sıkıştırılmaktadır. Devrimci İşçi Partisi sürecin en başından itibaren bu yaklaşımı reddetmiş ve süreci sömürgeci burjuvazinin sömürgeci ve yayılmacı çıkarlarına dayanan, İkinci Cumhuriyetçi projenin güncel bir sürümünü içeren, emperyalizmin ve Siyonizmin bölgesel planlarıyla uyumlu bir petrol açılımı olarak tanımlamıştır. “Terör”, “barış”, “çözüm” vb. kavramların havada uçuştuğu bir ortamda açılımı tanımlamak için adından hiç bahsedilmeyen “petrol” sözcüğünü kullanıyoruz. Çünkü süreci başlatan ve yürüten esas aktörler açıkça istibdadın unsurlarıdır. Bu aktörlerin geçmiş politikalarına ve pratiklerine baktığımızda, bilhassa da sürecin öne çıkan figürü Bahçeli açısından ele aldığımızda “Kürt sorununun çözümü” ve “barış” gibi bir motivasyon aramak, sadece politik gerçekliğe değil hayatın olağan akışına da aykırıdır. Ancak ilk defa “açılım” yapılmıyor. Daha önce de devletin savaş politikalarının önde gelen savunucuları ve yürütücüleri birden fazla defa bu tür girişimlerde bulunmuştu. Bu açılımların “çözüm” kisvesi adı altında Kerkük ve Musul'un enerji kaynaklarına ulaşmaya yönelik yayılmacı bir planı içerdiği çoğu zaman gizlenmedi. Turgut Özal 1991'de anneannesinin de Kürt olduğunu söyleyip, federasyon dahil farklı modellerin tartışılabileceğini söylerken aynı zamanda, ABD'nin Irak'a yönelik emperyalist savaşına ortak olarak Kürtlerin hamisi sıfatıyla Musul ve Kerkük'e ulaşmanın peşindeydi. Sloganı meşhur “bir koyup üç alacağız” idi! 2000'li yıllarda eli kanlı kontrgerilla şefi Mehmet Ağar, “dağda gezeceklerine düz ovada siyaset yapsınlar” dediğinde de bir barış elçisine dönüşmemişti elbette. Mehmet Ağar, milliyetçi çevrelerden gelen eleştirilere şöyle cevap veriyordu: “Ben Diyarbakır'ı vermeye değil Musul'u almaya çalışıyorum…” Dönem 10 yıl sonra yine ABD'nin Irak'a saldırdığı dönemdir. Bu sefer ABD Irak'ı işgal etmiş, Kuzey Irak'ta özerk bir Kürdistan kurulmuş, Kürtleri himaye ederek Musul'u alma planları yine depreşmiştir. Ve şimdi yine dönem, ABD'nin saldırdığı bir dönemdir. ABD ve İsrail'in yıllara yayılan saldırıları, işbirlikçi rejimlerin mezhepçi kışkırtmaları altında bölge, Suriye'den İran sınırına kadar hallaç pamuğu gibi atılırken, bir kez daha yayılmacı planlar depreşmiştir. Bu sefer parola Türk-Kürt-Arap ittifakıdır. Erdoğan bu ittifakın tarihte “kılıç şakırtıları ile” barış getirdiğini söylerken, Bahçeli ise “81 Düzce 82 Kerkük 83 Musul” sloganını dilinden düşürmemektedir. Tüm bunlara, bu sürecin Kürt tarafında yer alan Öcalan'ın da uzun yıllardır “Türkiye'yi Ortadoğu'da büyük güç yapma” perspektifiyle Türk-Kürt ittifakını savunması (zaman zaman Yavuz Sultan Selim'e referans yapacak kadar ileriye giderek!) da eklendiğinde, tablo netleşmektedir.
Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, NATO zirvesinin ardından, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik terörist saldırganlığının, kuşatma, yalıtma ve diz çöktürme girişimleriyle devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. ABD Başkanı Trump'ın, son NATO zirvesine de damga vuran, savaş harcamalarını üye ülkelere paylaştırma politikasının devamı ile karşı karşıyayız. NATO'nun resmi coğrafyası olan Kuzey Atlantik ve Avrupa dışında, emperyalist çıkarları savunmak ve yükü paylaştırmak üzere paralel örgütlenmeler kurmanın tarihi NATO kadar eskidir. 1955'te İngiliz emperyalizminin himayesinde Türkiye ve Irak'la birlikte İran ve Pakistan'ı da bir araya toplayan Bağdat Paktı'nın; Irak'ta Arap milliyetçisi 1958 darbesi (14 Temmuz devrimi) sonrasında Irak'ın çekilmesiyle CENTO adını alan işbirlikçi yapılanmanın yeni bir versiyonu ile yüz yüzeyiz. ABD'nin Japonya, Avustralya, Güney Kore, Filipinler gibi vekilleriyle Pasifik'te inşa ettiği ittifaklar sisteminin bir kardeşi ile karşı karşıyayız.Halkımız CENTO'nun adını 27 Mayıs darbesinde, Amerikancı Albay Alparslan Türkeş'in okuduğu bildirideki “NATO'ya CENTO'ya bağlıyız” cümlesinden hatırlar. Bu cümle Türkiye'de birbiriyle en sert iç çatışmalara giren hâkim sınıfların günün sonunda hep birlikte emperyalizme biat etmesinin bir tekerlemesidir. ABD'nin “bizim çocuklar” dediği generaller, işçi düşmanı 12 Eylül darbesini “Türkiye Cumhuriyeti, NATO dâhil tüm ittifak ve anlaşmalara bağlı kalarak” (bildirideki tam ifadesiyle) yapmıştır. 15 Temmuz'un Yurtta Sulh Konseyi de tanklar ve helikopterler ile sivil halkı vahşice katlederken, F-16'lar meclisi bombalarken, kanlı eylemlerini dünyaya “BM-NATO ve diğer tüm uluslararası kuruluşlarla oluşturulmuş yükümlülükleri yerine getirecek her türlü tedbiri almıştır” diye duyurmuştur. Devrimci İşçi Partisi NATO'ya, CENTO'ya ve bu kanlı ittifakların her türlü yeni sürümüne dün de bugün de karşıdır!Anlaşmada yer alan “bir ülkeye yapılan saldırı diğerlerine de yapılmış sayılacaktır” maddesi NATO'nun 5. maddesiyle aynı içeriğe sahip ve taraflara olası bir saldırıda ortak askerî cevap verme yükümlülüğü getiriyor. Taraflar bu maddenin “savunma” içerikli olduğunu ve bölgede hiçbir ülkeyi hedef almadığını söylüyor. Diplomatik açıdan aksi bir söylemin gelmesi şaşırtıcı olurdu. Öte yandan ABD yönetiminden özellikle de Cumhuriyetçi Parti kanadından, bu ittifakın Trump'ın bir zaferi olarak sunulması önemlidir. “Önce Amerika” politikasının bir parçası olarak, Ortadoğu'da Amerikan çıkarlarını bölgesel vekillere yükleme stratejisiyle uyumludur. Bu anlamda ittifakın İran'ı hedef aldığı dillendirilmeyen ama herkesin kabul ettiği bir gerçekliktir. Devrimci İşçi Partisi, İran'a yönelik emperyalist ve Siyonist terör saldırıları karşısındadır ve bu saldırganlığa dolaylı/dolaysız destek olan tüm girişimlerin de karşısında olacaktır. Emperyalist Siyonist saldırı altındaki İran'a karşı ittifaka hayır!
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
49W olarak 14-22 Şubat arasında Suriye'deydik. Şam'da valizlerimizi kaybettiğimiz ilk andan itibaren Sevgililer Günü gezdiğimiz Bab- Şarki civarı, Kitap Festivali, esnaflarla günlük ekonomiyi konuşma, akşam katıldığımız sürpriz Arap sohbet meclisi ile gördüklerimizi, yaşadıklarımızı ve öğrendiklerimizi anlatıyoruz.
Türkçe mealleriyle, Kur'an'dan, berceste ayetlere yer veriyoruz. Selections from Quran with Turkish translation. Ayet ve meal metinleri için: https://mbirgin.com/?c=HTML&ID=634&t=enlemveboylam215-bercesteayetler12arapcaturkce
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz Ceyhun Arslan ile Osmanlı Kanonu - Arap ve Türk Edebiyatlarının Oluşumu kitabı üzerine konuşuyoruz.
49w'nun yeni videosunda Ömer Gemalmaz 21. yüzyılın en büyük suçunu ele alıyor: Gazze soykırımı.Bu videoda şunları konuşuyoruz:– İsrail'in soykırım kastını– Soykırımı mümkün kılan yapısal faktörleri– ABD ve Batı'nın neden bu suça sessiz kaldığını– Arap ülkelerinin neden hiçbir şey yapamadığını– Trump'ın “barış planı”nın bu sürecin neresine oturduğunu– Ve iki devletli çözüm fikrinin neden İsrail tarafından desteklenmediğini
Liderler Serisi'nin bu bölümünde Ömer Gemalmaz, Filistin davasının en tartışmalı ve etkili figürlerinden biri olan Yaser Arafat'ın hayatını ve mirasını anlatıyor.Yaser Arafat kimdi? Nasıl bir mücadele yürüttü? FKÖ'nün kuruluşundan silahlı direnişe, Oslo Anlaşmaları'ndan Camp David sürecine, Hamas'ın yükselişinden Arafat'ın düşen halk desteğine kadar birçok kritik dönüm noktasını bu videoda bulacaksınız.Peki İsrail'le neden kalıcı bir barış sağlanamadı? Arafat neden hem Batı'da hem Arap dünyasında eleştirildi? Ve gerçekten zehirlendi mi?
Anadolu'da 1200'lü yıllarda hüküm süren Artuklu Beyliği'nde yaşamış bir bilim adamının su mühendisliğindeki ilginç mahâretleri, günümüz tarîhçilerini ve bilim insanlarını şaşkınlığa düşürmüş; dâhîce fikirlerle îcat ettiği orijinal, şık ve eğlenceli su âletleri, kendisinden sonraki mûcitlere de ilham kaynağı olmuştur. Artuklular savaşlar, kaybedilen ve kazanılan şehirler, güç kaybı ve güç kazanımı gibi med cezirli bir siyâsî hayâtın ortasında olmalarına rağmen sanat, bilim ve mîmarlıkta Anadolu'da zamânının ötesinde bir birikimin oluşmasına katkıda bulundular. Cezeri, Hasankeyf Artuklularından üç beye, Nureddin Muhammed ve onun oğulları Kutbûddin II. Sökmen ile Nâsırüddin Mahmud'a 1180 ve 1206 yılları arasında en az 26 yıl hizmet etti. Dolayısıyla beyliğin hem Hasankeyf (3 yıl) hem Diyarbakır (23 yıl) zamânında sarayın başmühendisiydi. Kendisi hakkında edindiğimiz bütün bilgiler, kendi yazdığı Kitâbü'l-Hiyel adlı ünlü mühendislik eserininin girişindeki açıklamalar ile sınırlıdır. Kitâbü'l-Hiyel dönemin bilim dili Arapça ile yazılmıştır. Kitapta 50 adet su ile çalışan saatler, robotlar, kan alma cihazları, mumlu saatler, kilit ve kapılar, fıskiyeler, sulama ve su yükseltme mekanizmalarından oluşan araç veya makinenin tasarımları görsellerle desteklenerek açıklanmaktadır. Cezerî, esâsen araçları sarayda kullanılmak üzere üretirken hükümdârın isteği üzerine ürettiği eserleri kendinden sonraki nesillere bırakabilmek için bir kitap yazmıştır. Dolayısıyla kitap hayal ürünü âletleri değil, gerçekten îmal edilip test edilmiş ve çalıştırılmış âletlerin îzâhını içeren bir mühendislik kitabıdır. (Mehmed Ali Çalışkan, Dâhî Bir Artuklu Mühendisi: Cezerî, Zdergi)
Türkçe ezan ve Türkçe ibadet fikri ilk kez Tanzimat döneminin sonlarında Ali Suavi, daha sonra Ziya Gökalp tarafından gündeme getirilmiş, ancak o zamanlar bu fikir rağbet görmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ise çeşitli çalışmalar ve denemeler olmuş, 1932 yılına gelindiğinde ise Türkçe ezan uygulmasına İstanbul'da Süleymaniye Cami'sinde Saadettin Kaynak'ın okuduğu Türkçe ezanla başlanmıştır. Bu uygulamaya ilk ciddi muhalefet 1 Şubat 1933'te Bursa'da yaşanmış Bursa Ulu Cami'de bir kısım cemaat ezanın Türkçe okunmasını protesto etmiş, ancak protestocuların sesleri şiddetli bir şekilde bastırılmıştır. Çeşitli yerlerde muhalefet edenler de cezalandırılmıştır. Mesela Çorum'da Bayram Namazı'ndan sonra Arapça ezan okuyan bir vatandaş “ağır cezada” yargılanmıştır. Bu tip olaylar üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı bir bildiri yayınlayarak camilerde ezan, hutbe ve salatın Türkçe okunacağını belirtmiştir. Benzer olaylar Kur'an eğitimi konusunda da yaşanmıştır. Bu dönemde harf devrimine muhalefet nedeniyle, sûre okutmak veya Arapça tedrisatta (öğretimde) bulunmak suçundan 1938 yılı içerisinde; Çankırı'da bir şahıs Kastamonu'da bir kadın, Isparta'da muhtelif şahıslar, Bursa'da bir şahıs, Rize'de, Erzurum'da ve Çorum'da bazı şahıslar hakkında ve daha pek çok yerde pek çok kimse hakkında işlem yapılmıştır. Bu uygulama 1950 yılına kadar sürmüştür 1950 yılına gelindiğinde ezanın orijinal haliyle okunması serbestliğini radyo ve gazeteden öğrenen halk o gün (17 Haziran) öğle namaz vaktini sabırsızlıkla beklemişlerdir. Müezzinler karşılıklı olarak ezana başladıklarında hocalar da halkla beraber duâ ederek hazırlanmış olan kurbanları kesmiştir. Halk ağlayarak birbirini tebrik edip kucaklaşmıştır. (Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya: 13217-3-15; 13219-133) (Derleme)
Bugün 1 Temmuz 2026 #DoğaTakvimi
İran Savaşı'nda son durum ne? ABD ve İran'dan gelen açıklamalar ne anlama geliyor? Son bir haftada İran ve ABD-İsrail taraflarının tekrar çatışması, savaşın devam edeceği anlamına mı geliyor? İran Savaşı'nda barışa ulaşılabilecek mi? Savaşla birlikte Orta Doğu nasıl değişiyor?İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, Araştırmacı Dr. Mehmet Akif Koç ile İran Savaşı ve Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeleri değerlendiriyor.00:00 Giriş00:30 Bahadır Hocam, başlamadan bir Dünya Kupası anısı anlatayım01:50 Mehmet Akif Hocam, bir de ben anlatayım (sonra duvar paslarıyla anılar)03:00 Ne savaş ne barış: ABD/İsrail ve İran04:15 ABD ve İran hangi 4 meselede anlaşamıyor?07:00 Bölgede Türkiye'nin de elinde nükleer silah olması lazım: işte iki neden12:20 Balistik füzeleri ya imha et ya da 300 km'de tut diyor Witkoff, İran'a16:00 Hizbullah, Lübnan içinde Lübnan devletinden daha etkili18:30 Eyy İran, pazarını ABD şirketlerine aç22:20 Hizbullah, direniş Direniş Ekseni'nin bileşeni değilse çağrı cihazlarını İsrail niye patlattı?26:30 Ahmedinejad dedikleri adam: Radikallerin bile rakikal bulduğu birisi. Hüccetiye Cemiyeti43:05 Trump'ın söylem analizi: Aynı gerçek dışı söylemi 30+ kez tekrarlamak47:50 ABD'liler ticaret kafasında, İran'la anlaşabilir ama İsrail?54:50 İsrail, Gazze'de yaptığının benzerini Lübnan'da da yapmak istiyor01:00:40 Devletin iyisi kötüsü olmaz01:01:50 T e r ö r i z m in teknik ve siyasi ayrımı01:03:40 Ama Hamas da şunu yapmadı mı hocam?01:05:00 İsrail çok şanslı: Araplar mücadele ediyor, Türkler, Yunanlar, Arnavutlar... ile değil01:12:10 Hamas, dünyanın en insani örgütü değil ammâ...01:15:00 Tamam, 67 sınırlarına dönülse Arap devletleri o zamanki topraklarını istemeyecek mi?01:20:05 Arap devletleri zamanında savaş yerine daha barışçıl olsaydı...01:21:30 İsrail, İran'da nükleer silah kullanacağı için ABD, İran'a saldırdı (13 gün savaşı)01:22:30 Türkiye ile İsrail arasında "gerçek" bir sorunun işareti01:25:00 Türkiye ile İsrail savaşır, savaşacak. Kaçınılmaz. Peki, nasıl, ne zaman savaşır?01:35:50 ABD siyaseti ve İsrail lobisi01:39:30 Daktilo1984'e destek olun, evet bunu hep diyoruz⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
İki seneden fazla oldu. Bir hocamız, Prof. Dr. Ali Abdurraûf'un 2014 yılında Kahire'de Arapça olarak yayınlanan “Min Mekke ilâ Lâs Vecâs-Utruhât Nakdiyye fi'l-İmâra ve'l-Kadâse” (Mekke'den Las Vegas'a-Mimarî ve Kutsallık Üzerine Eleştirel Tezler) adlı kitabının Türkçe tercümesini bana gönderdi ve Ketebe Yayınları etiketiyle yayınlanması konusunda ricacı oldu. Halihazırda Ketebe Yayınları'nın Tarih serisinin editörlük sorumluluğunu da yürüttüğüm için metni teslim aldım ve yayınevinin ilgili birimlerine ilettim.
Hicrî üçüncü yüzyılın ilk çeyreğinde Yunan felsefesi külliyatının Arapçaya tercüme edilmesiyle İslam'da filozoflar cemaati oluştu ve fiilen felsefe geleneği başladı. Bu geleneğin iki temel hususiyeti vardır.
Dünyanın kendi ekseninde döndüğüne inanan, Arapİslâm astronomlarından birisi Ebû Sa'îd Ahmed es-Siczî'dir. El-Bîrûnî'nin verdiği bilgiye göre, es Siczî ayrıca dünyanın döndüğü prensibine dayanarak kayık biçiminde bir usturlap (el-Usturlâb ez-Zevrakî) yapmıştır. Bizzat es-Siczî'nin bir planetaryum inşa edip etmediği bilinmemektedir. Bizim modelimiz, onun dünyanın kendi etrafında dönüşü tasavvurunu hatırlatmayı amaçlamaktadır. Abdurrahmân b. Ömer b. Muhammed es-Sûfî (903-986), modern araştırmalar tarafından Ptoleme ve Argelander (ö. 1875) ile birlikte sabit yıldızlar astronomisi alanının üç büyük bilgininden birisi olarak nitelendirilmektedir. Ptoleme'yle karşılaştırıldığında o, gök atlasını sadece Arap öncelleri tarafından yapılan katkılar ve kendi gözlemleri temelinde genişletmekle kalmamış, ayrıca yeni pozisyon verileriyle göstermiş ve yeni parlaklık ölçeklerine göre gruplandırmıştır. Bir çağdaşının bildirdiğine göre, es-Sûfî'nin devlet adamı Adudeddevle için yaptığı gümüşten bir gök küresi 435/1044 yılında Kahire'de bulunmaktaydı. Bizim modelimiz Oxford yazmasına dayanılarak yapılmıştır. Takımyıldızları da içeren bu yazma, yazarın oğullarından birisi olan Hüseyin tarafından 400/1010 yılında kopya edilmiştir. EsSûfî her bir takımyıldızı için iki şekil vermektedir. Bu şekillerden birisi takımyıldızını yatay düzlemden itibaren gösterirken, diğeri ise birinci şeklin kopya kağıdıyla elde edilen yansıma resmidir. Harita ve küre yapımcısı olarak ünlenen Fransisken ruhban Vincenzo Coronelli (1650-1718), XIV. Louis için çapı 3,85 m. olan bir gök küresi yapmıştır. Bu küre üzerine yerleştirilen yıldız atlası Abdurrahmân es-Sûfî (4./10. yüzyıl)'nin tasvirini temel almaktadır. Güney yarım küredeki 14 resim grubu, sonradan elde edilen bilgilere dayanmaktadır. Küre üzerinde yapılan çalışma 1681 ve 1683 yılları arasında Paris'te gerçekleştirilmiştir. Takımyıldızların adları Yunanca, Latince, Fransızca ve Arapça olarak verilmiştir. (Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslâm Uygarlığında Astronomi,
Modern zamanlarda dünyanın en zor anladığı hakikat hac ve kurban… Ömründe bir kez bile namaz kılmayanların, Arapça namaza, duaya itiraz edişi gibi, deniz canlılarını diri diri kaynar suya atıp pişirenler, ‘steak hause'da bir parça ete neredeyse küçük bir servet ödeyenler, her yıl Kurban Bayramı'nda sözde modernizm adına usanmadan itiraz ederler.
Bu bölümde "Yazarla Buluşma" serimiz kapsamında, "Nerden Geliyo?" kitabının yazarı Yiğit Hadi İrde'yi ağırladık. Yiğit Hadi İrde, on yıldır sürdürdüğü "Nerden Geliyo?" projesiyle Türkçe'deki kelimelerin etimolojik köklerini izleyen, son dönemde sosyal medyanın da yardımıyla geniş kitlelere ulaşan bir isim. Galatasaray Lisesi'nde Fransızca ile başlayan dil merakı, ardından İngilizce, İtalyanca ve Arapça köklerle genişlemiş. Reklam sektöründe metin yazarı olarak çalışan İrde, on yıl önce her gün bir kelimenin peşine düşme sözü vererek bu projeyi başlatmış. Kronik Kitap tarafından yayımlanan kitap bu kelimelerin ardındaki hikâyeleri, kavramların nasıl yolculuk ettiğini ve dillerin birbirleriyle nasıl konuştuğunu, tematik bölümler içinde okuyucuya sunuyor.Yiğit Bey beni şaşırtan ve düşündüren bir tespit yaptı; etimolojinin kelimelerin köklerine inerken ses değişimlerini, kaynakları çapraz okuyarak izlemenin sayısal, hatta matematiksel bir tarafı olduğunu söyledi. Metin yazarlığını da bir sanat değil zanaat olarak tanımlaması bu yüzden anlamlı geldi bize; kısıtlı bir alanda doğru mesajı doğru kelimelerle iletmek, kelimelerin matematiğine hâkim olmayı gerektiriyor.Konuşma boyunca pek çok başlığa değindik. Kitapta yer alan ve yer almayan kelimeleri konuştuk. Bir çoğumuz için atasözleri ve deyimler üzerine de bir çalışma yapılması bize anlamlı gelmişti, ama etimolojik olarak atasözleri ve deyimlerin izinin neden kelimeler kadar net sürülemediğini anlattığında ben ikna oldum.Toplantımızda kitabı genel olarak çok beğendiğimizi paylaştık. Akıcılığı, bölümlemesi, kelimeler arasındaki yaratıcı geçişleri özellikle takdir topladı. Bazılarımız kitabı baştan sona okumak yerine bir kelimeden diğerine merak ettikçe ilerlediğini, hatta aile içinde rastgele sayfalar açıp okuyarak kitabı bir oyuna dönüştürdüğünü paylaştı.Benim de bir çok ülkedeki yurtdışı deneyimimden ve yazarla olan benzer geçmişimizden kitabı hem sevdim hem de kelimelerle ilişkimizin aslında insanla ve kültürle ilişkimiz olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Yazarın güzel ifadesiyle, etimoloji hayatı daha "yüksek çözünürlüklü" görmenin bir yolu. Kelimelerin peşinden gitmek, aslında merakın peşinden gitmek; ve merak, hepimizi birbirimize ve kendimize daha çok yakınlaştıran bir kapı."Nerden Geliyo?" Amazon linkihttps://amzn.to/4czvusjInstagram hesabı:https://www.instagram.com/nerdengeliyo/Support the show
Birleşik Arap Emirlikleri, Mayıs itibariyle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeliğinden çıkacağını duyurdu. Analistler, bu kararın Suudi Arabistan ile artan gerginliği ve ABD ile güçlenen bağları yansıttığını söylüyor. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle BAE'nin bu kararının, petrol fiyatları üzerindeki etkisinin hafif olması bekleniyor.
Canlı yayında ilgimizi çeken haber ve videoları yorumluyoruz, boş yapmak için fırsat kolluyoruz. 00:00 | Giriş 04:25 | ODTÜ'deyiz05:30 | Zeynep'in Alternatif Hayatları09:45 | Basketbolda da Hüsran 11:48 | Apple'da Patron Değişti 14:20 | Milyarderlerden Kim Tutar? 22:12 | Ramy'nin Yeni Stand-up'ı 29:22 | Müjdat Gezen ve Seyirci Krizi 40:00 | Fırat Tanış'ı Aklama Operasyonları 47:00 | Korku Rejiminde Stand-up Yapmak49:55 | Anna Hathaway'in İnşallah Anı 50:35 | Sürekli Kullanılan Arapça Kelimeler 53:25 | En Kötü Hitaplar1:02:30 | Zeynep'in Lügatı 1:05:35 | Travmatik Kılıçdaroğlu Kelimleri 1:06:25 | Ali'nin Açıklaması1:09:10 | Ali, Kemal, Ahmet1:12:05 | Tanınmayan Bir Ülke: Liberland 1:20:00 | Britanya'da Yeni Sigara Yasağı 1:23:20 | Hızlı Soru-Cevap1:27:25 | Cannes 2026 Afişi1:31:00 | Bacanaklar 1:31:35 | Geçmişe Dönüş: Ricky Mertin Geliyor 1:34:00 | Konsere Gitmek1:40:40 | Maden İşçileri Hakkını Arıyor1:44:25 | Teşekkürler
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Yerden Yüksek'te Dr. Bahadır Çelebi, San Diego Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden Prof. Dr. Ahmet Kuru ile "İslam Otoriterlik ve Geri Kalmışlık: Küresel ve Tarihsel Bir Karşılaştırma" kitabı üzerine konuşuyor.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliği00:00 Giriş00:30 Neden bu kitabı konuşuyoruz?02:00 Hocam neden otoriterlik, geri kalmışlık çalıştınız; kişisel bir nedeni var mı?04:20 Ulema-devlet ittifakı nedir, ne işe yaramaz? İslam terakkiye mâni midir?09:45 Esere değil müellife saldırmak (evrensel bir olgu olarak)16:15 Nihayet: Ulema-devlet ittifakı nedir; güncel versiyonları neler?18:05 Tech bro'ları, askerleri, filozofları devletle ittifak yapmaktan nasıl alıkoyacağız?24:10 İslam'da din ve devlet birbirinden ayrılamaz mı? Tarihte ayrıldı mı?32:40 Batı'nın 11 Eylül sonrası İslamofibisi ve ılımlı İslam'ı birbirini dışlamaz: Islam is Peace*35:50 Anayasa gerekirse değişir; Kur'an-ı Kerim anayasa olursa ve gerekirse bile değişmez. Ne yapacağız?39:05 İslam'da muhalefet imkan ve ihtimali var mı?43:45 Ulemanın bertaraf olmamak için devlete yanlaması İslam ülkelerini geri bıraktı mı?46:35 Bazı ilahiyatçılar neden "siyasal İslam" tanımına karşı çıkıyor?48:45 İbn Haldun'un asabiye kavramına nispetle bugün İslam dünyasında zayıf olan ne? Kurumsal yapı? Toplumsal dayanışma?52:20 Hocam kitabınızda Arap kabileciliğini göremedim?55:40 Son 50 yılda İslamcılık güçlendi diyorsunuz da acaba öyle mi?01:01:05 Kendimizi kandırmayalım: Türkiye'de laiklik hiç olmadı01:02:05 Bektaşi-Yeniçeri-Devlet ilişkisi: Yeniçeri ulema değil sanki, ilmiye ile de rekabette değiller01:04:55 ABD'yi yeniden demokrasi yapacağız :)* https://georgewbush-whitehouse.archives.gov/news/releases/2001/09/20010917-11.html⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
İnsan Hakları Komisyonu'nun yeni raporu, 7 Ekim 2023 saldırılarından bu yana Avustralya'daki Yahudi, Müslüman, Filistinli, Arap ve İsrailli toplumları hedef alan ayrımcılığın yıkıcı etkilerini ortaya koydu.
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, konukları İlkan Dalkuç ve Dr. Mehmet Akif Koç (58. dk. dan it.) ile İran savaşında yapılan ateşkesi, savaşın kazananlarını ve kaybedenlerini konuşuyor.00:00 Giriş00:30 İlkan, Hindistan kanalına çıkmışsın, neler anlattın?04:05 Hindistan-İsrail ilişkilerine dair12:05 "ABD-İran ateşkesi İsrail'i bağlamaz gibi bence"14:30 ABD-İsrail'in hedefi İran'da rejimi değiştirmek vs. hedeflerinde son durum16:35 ABD-İsrail neden nükleer silah kullanamıyor? (nükleerin gücü kullanılmayıncadır)20:45 İran zafer kazandı denecek bir durum yok ama...21:20 ABD-İsrail'in gerçekleşmeyen taleplerinin sırasız ve eksik listesi22:00 İran'ın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bellisiz talepleri27:10 İsrail'in Lübnan'a bugünkü saldırıları: Bu Lübnan'ın çilesi bitmeyecek gibi32:25 ABD içinden Trump'a tepkiler; ABD'nin kamuoyu anlatısı yok; kamuoyunda büyük tepki yok36:25 Geniş İslami kesim İran'a karşı (Şiîliğinden dolayı) Gazze'ye olduğu kadar hatta Saddam'a olduğu kadar bile duyarlı değil)38:05 İran savaşı İran'ın değilse bile petrodolar sisteminin sonu mu?41:05 Ortada iki/üç taraf için de zafer, itibar yok; olanı kaybetmeyelim derdindeler43:40 Demokratlar'ın savaşa karşı tutumuna güvenmiyorum45:35 Maddelerde anlaşmadan ateşkes nasıl oluyor?47:40 Trump, tehditler, TACO48:25 Niye Türkiye değil de Pakistan ara buluculuk yaptı, yapıyor?49:00 Şimden gerü Körfez ülkelerini ne bekliyor? (Pirî Reis'ten Da Vinci'ye...)01:00:00 Erdoğan, Körfez'in yerine TR geçebilir dedi, peki nasıl?01:03:50 Demokrasi, hukuk olmazsa sermaye gelmez diyorlar (gelir, gelir)01:05:50 Hocam, savaş bitecek gibi değil; sizin Stalin tercümenizden bahsedelim01:17:00 Çok kırılgan, narin, nazenin, ürkek bir ateşkes: 5 fazın kaçıncısı01:25:50 Muharebe bitti, taraflardan biri düşene kadar harp sürecek (2'li senaryo)01:31:50 Karizması bu kadar çizilen ABD-İsrail, İran'la ba-rış-maz!01:35:15 Hiçbir İslam ülkesinin İran'a söyleyecek tek lafı yok; Lübnan'a bile İran sahip çıkmaya çalışıyor01:37:50 ABD kasım seçimlerinden önce ABD, İran'a yeniden saldırır mı?01:38:50 İran'ın vurulan bölgeleri, aldığı hasar01:44:00 İsrail'in 4 katmanlı hava savunması İran'da neden tek katmanlı bile kurulamaz?01:46:50 Isfahan nısf-ı cihandı, şimdi rub-ı cihan mı?01:47:10 İsrail'in İran'da sinagogların vurulması ve İran Yahudilerine dair01:53:15 Körfez ülkeleri ABD'ye bizi korumadınız deyip ABD'yi kovabilir mi?02:01:20 İsrail'in hava savunma sistemini neredeyse hiçbir ülke yapamaz çünkü02:02:55 İran liderliğinin sürdürülmesi meselesi (öldür öldür nereye kadar gider)02:10:40 Müçteba Hamaney de öldürülürse rejim karışır mı?02:23:30 İran Dışişleri Bakanı Arakçi çok Batılı görünüyor. Nasıl biri? Sertlik yanlısı mı?02:24:30 Muhammed Bakır Kalibaf nasıl biri?02:25:50 ABD'deki İran diasporasının bir kısmının "i am not Muslim, i am Persian" söylemine dair02:31:15 ABD NATO'dan çıktı çıkıyor söylemi; Trump isteyince oluyor mu?02:32:30 Arap Şiası ile Fars Şiası arasındaki farklar02:37:40 Barzan bölgesi Kürt Yahudilerine dair02:40:00 İran'da rejim değişikliği mümkün mü sorusu için ekopolitik.org.tr çarşamba yazılarımı takip edin02:42:05 Bahadır Çelebi'nin herkesi memnun ederek savaşları bitirme senaryoları :)02:46:00 Stalin'in övülecek bir yanını bulma çabaları; ya iktidarda Troçki olsaydı; şakalaşmalar, yazı vaadi02:49:05 Mehmet Akif Koç'tan iki kitap tavsiyesi*02:50:20 İnsanlar balistik füzeyi hafife alıyor: 13 milyarlık dolarlık gemiye karşı 20000 dolarlık füze02:51:00 Temenniler ve kapanış*Fawaz A. Gerges, "Hata Asıl Neredeydi? Orta Doğu'da Demokrasi Neden Başarısız Oldu?"*Allen James Fromherz, "Dünyanın Merkezi: Basra Körfezi'nin Küresel Tarihi"⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve Dr. Edgar Şar (dk 31'den it.) 3. haftasında ABD ve İsrail'in İran'a saldırısını, savaşta ülkelerin hedeflerini, Türkiye'ye savaşın siyasi etkilerini ve başlayan İBB davasını tartışıyor.00:00 Giriş01:30 AB'nin İran savaşına dahil olmama çabaları05:45 ABD'nin dış politikasını İsrail lobisi mi yönetiyor?10:30 Körfez Ülkeleri'nin "sıkıntı yok" kampanyaları medyada da çöktü15:25 Körfez Ülkeleri'nin durumu: Kendi takımının maçını rakip tribünden izlemek zorunda kalmak (küfürlü tezahürat bahsi içerir)17:45 İbrahim Anlaşmaları üzerinden gidersek Arap ülkeleri "yaralı" değil "ölü" bir İran istiyor23:15 Şunu biliyoruz: Hiç kimse bir iç savaş istemiyor27:40 İran da Türkiye ile savaşmak istemiyor31:50 Çevrede savaş, belirsizlik; "bayrak etrafında toplanmak"... Türkiye'yi ne bekliyor— seçimden başka?34:20 İktidarın seçim takvimi ve İran savaşının yarattığı belirsizlik39:50 Hava savunmasının güçlendirmek için S-400 alıp daha da güçsüzleştirmek41:40 Emekli diplomatlar dış politikayı değil dışişleri bakanlığını konuşuyor (kendi fikirleri yok, tekrarcı)43:55 Muhalefet, liyakatli birini işe alırsam işler düzelir modunda, düzelmiyor çünkü siyaset≠teknik51:05 Muhalefet için imkan: İktidar yıktığının yerine bir şey koyamadı 53:10 Bildiğimiz tarzda bir seçim olmayacak ama nasıl bir seçim olacak? (Venezuela tipi çok korkunç)56:10 Türkiye, Ortadoğu, Türk dizileri, Batılılaşma, seçim dönemi ihtiyaçları, Çin ticaret açığı, İsrail karşıtlığı01:03:20 Gazze'den Çözüm Süreci'ne Hakan Fidan politikası01:05:40 "Zaten Avrupa geriliyor, zaten Avrupa bitti" söylemine dair01:09:40 Daktilo1984 8 yaşında! Nice 8 yaşlar için nasıl destek olabilirsiniz?⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Sağduyu programında Sevan Nişanyan ve Tarık Çelenk, Türklerin tarih boyunca İran, Fars kültürü, Bizans ve Anadolu medeniyetleriyle ilişkisini tartışıyor. Programda özellikle Fars kültürünün Türk devlet geleneğine etkisi, İran'daki Türk kimliği, Azerbaycan'ın tarihsel dönüşümü ve Osmanlı'nın kültürel yapısı ele alınıyor. Sohbette ayrıca Osmanlı'da Farsça ve Arapça'nın rolü, İran'daki kültürel süreklilik, Osmanlı'nın çöküş nedenleri ve Cumhuriyet dönemindeki toplumsal dönüşüm gibi önemli başlıklar değerlendiriliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
00:00 Giriş00:53 Kur'an neden Arapça indirildi? 07:21 Arapça bilmeden Kur'an anlaşılır mı? 10:56 Mealler arasında neden fark var? 17:58 Kur'an'ı yanlış anlamanın riski nedir?
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi; konukları Dr. Reza Talebi, Prof. Dr. Evren Çelik Wiltse ve İlkan Dalkuç ile İran'dan Pakistan-Afganistan savaşına, Meksika'dan ABD ve Ukrayna'ya uzanan küresel siyaset gündeminin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyor.00:00 Giriş01:45 İran, Haziran 2025'ten itibaren hasarlarını ne kadar giderebildi?18:50 İran'da son dönemdeki öldürümleri sayılar üzerinden anlamaya çalışmaktaki hata21:58 İsrail İran'la barış istemiyor / ABD'nin şartları=İsrail'in şartları35:40 İran meselesinde Arap ülkelerinin perspektifi39:00 Pakistan-Afganistan çatışmalarında hangi aşamadayız?51:10 Hocam hep olumsuz konuştunuz...54:20 Meksika çok büyük bir ülke (büyük başın büyük dertleri)55:50 İran Trump'ı bir şeylere ikna etmeyi deniyor ama savaş hala ciddi bir ihtimal59:30 Kolombiya düştü; yasaklı madde ticaretinde Meksika'ya gün doğdu01:06:50 Meksika, yasaklı madde ile mücadeleyi etkisiz yöntemle yapıyor (kartel ile çatışma)01:10:40 Jalisco kartelinin simgesi haline gelen araba yakmanın anlamı: insan ölümlendirmek maliyetli, araba çok ucuz01:12:40 Meksika'da polis teşkilatı merkeziyetçi değil, 31 eyaletin müstakil teşkilatı var01:16:40 Meksika'nın en büyük paydası: rüşvet/yolsuzluk01:17:50 Meksika neden çeteleri temizleyemiyor (birden fazla neden)01:23:00 ABD yasaklı madde sorununu kaynağında, Meksika'da çözmeye çalışıyor01:27:50 Meksika'daki kadar güçlü kartel yapısı Kolombiya, Peru, Bolivya'da yok. Çünkü...01:32:10 Hocam, bu Minnesota'daki ICE faaliyetleri ne durumda?01:36:20 Liderini ölümlendirmek karteli çökertmiyor; 7 başlı ejderhanın kafasını kesmek01:39:40 Elon Musk'ın problemi Trump'la değil J. D. Vance ile01:40:50 Karteller ABD kurumlarından bağımsız değil01:41:50 Latin Amerika uçsuz bucaksız bir coğrafya yani suç için cennet, cennet01:53:00 Güney Amerika'da olanlara ABD-Çin mücadelesi açısından bakmak01:55:00 Haritaya bakın: Güney Amerika'nın en küçük ülkesi bile İtalya kadar büyük02:01:50 Güney Amerika'da bir-iki ülke Türkiye'ye vize uyguluyor02:03:50 Meksika'nın kaynağı çok ama kullanmakta başarılı değil (devamında konu Fransa'dan Epstein'a çok çeşitlendi)02:06:00 Kuzey-Güney Amerika arasında keskin ayrımın olmadığı alanlar02:07:20 Beklemediğiniz bir Uruguay anlatısı02:09:20 Türkiye gibi deprem ülkesi olan ama yıkım ülkesi olmayanlar: Meksika, Şili02:11:40 Avrupa'dan Latin Amerika'ya, ABD'ye göçenlerin cinsiyeti, sosyoekonomisi, dini ve sonuçları02:17:30 Afganistan'da Taliban iktidarı kuruldu, biliyorsun. Ama şunları?02:21:30 Çin, Pakistan'ın Hindistan'a karşı vazgeçemediği bir müttefik02:26:40 Pakistan bir nükleer güç. Türkiye'ye bir faydası olur mu? (ABD onaylamadan olmaz)02:28:40 ABD-Çin hattında Pakistan kendini ortada konumladı02:38:20 Olası Pakistan iç savaşı, ABD'nin İran'a saldırmasından daha KÖTÜ sonuçlar üretir02:39:00 Saatler mi kaldı, alışmadığımız silahlarla mı olur bilmiyorum ama İran'a ABD müdahalesi yakınDaktilo1984'e daha fazla destek olmak için KATIL üyesi ol:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
İkili Görüş'te Emrullah Özdemir ve İlkan Dalkuç, Dr. Gökhan Çınkara ile Epstein dosyalarının açıklanmasının Ortadoğu'ya etkisini, İran'a olası ABD-İsrail müdahalesini ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilen ilişkilerin Türkiye'ye etkisini tartışıyor.Çınkara'nın önerdiği Anthropic CEO'sunun sitesi: https://www.darioamodei.com/00:00 Giriş00:50 Bu bölümde neleri konuşacağız?02:00 ABD'yi yöneten üçlüde (askeri-sanayi kompleks, iş insanları ve elitler) Epstein nereye düşer?08:50 Epstein şaibeli bir şekilde ortaya çıkıyor: Başlangıçta bu kadar parayı nasıl kazandı?10:00 2008'den sonra hala Epstein'la ilişkisini sürdürenler, yeni ilişki kuranlar default şaibeli (evet, o da)11:50 Epstein'ın illegal ilişkileri dışındaki legal ilişkileri de gerçekten çok "ilginç"14:10 Noam Chomsky'nin Epstein'le ne işi vardı? Fail mi mağdur mu? (Homo sum, humani...)18:15 ABD'de Trump'ın partisinden olup önemli iki Trump karşıtının Epstein dosyalarının açıklanmasındaki rolüne dair21:55 Elitlerin savaşı yaklaşıyor: Steve Bannon, Peter Thiel, J. D. Vance27:30 Tech bro'lar Bill Gates'i gözden çıkardı, daha da sert vuracaklar30:50 Palantir ve Anthropic'in politika, niyet farkı32:30 2026 ABD ara seçimi Cumhuriyetçiler için iç açıcı görünmüyor36:30 2026 ABD ara seçiminde Demokrat Parti ne yapacak (DP dalgalanmadan durulmaz)38:40 İran'da kitlesel öldürümler İran'ın güç gösterisi değil zafiyetidir46:30 Ekonomik kriz İran rejimine darbelerini sıklaştıracak49:00 Küba pamuk ipliğine bağlı50:30 Biden İran'a yaptırımlara göz yumuyordu ama Trump arka kapı, nefes alanı bırakmadı53:30 Trump Körfez ülkelerinin kamplaşmasında taraf tutmuyor58:30 Türkiye'nin Suudi Arabistan ile BAE meselesinde şu haklıdır deme lüksü yok01:01:10 İngiltere'nin Arap ülkeleriyle, Epstein ile ilişkisi 01:03:20 Beğenmesek de Netanyahu "akıllı" adam, usta bir spinner01:04:40 Türkiye Libya'ya F-16 yollamamıştı ama Somali'ye yolladı. Bu ne anlama geliyor?01:08:50 İsrail neden Somaliland'ın ayrılmasını istiyor?01:10:10 Türkiye'nin Afrika açılımında Somali ve Etiyopya'nın önemi01:12:40 Dış politika, "hariciyeci"lere bırakılamayacak denli farklı hale gelecek (güvenlik ticareti)Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Bugün 10 Şubat 2026 #doğatakvimi
2'li Görüş'te Bahadır Çelebi, konuğu Mehmet Akif Koç ile İran ve Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiriyor.00:00 Giriş00:30 Ortadoğu yine gergin (ne zaman değil ki)01:30 Ortadoğu'da bir kesiti alıp zamanlarüstü analizler yapmak örneği olarak SDG03:30 Dünya ve saha dinamik: 2025 ile 2026'nın farkı: Moda ikonu SDG nasıl demode oldu?10:55 SDG içindeki Arap unsurlar zaten çözülecekti; 13 ay gecikti sadece13:50 Rakka/Deyrizor dediğiniz yerin %90-80'i Arap; %10-15'le yönetemezsin16:30 İdlib'in tek komşusu Türkiye idi; sonra olaylar gelişiyor23:00 Kürtler Suriye'de aktör değil, yardımcının da yardımcısı rolünde (Suriye uluslararası sisteme tek parça lazım)25:00 Ahmet El-Şara IŞİDCİ imiş laflarını ciddiye almıyorum çünkü29:10 "Mıntıka temizliği yapıldı; çözüm daha yakınlaştık" söylemine itiraz31:50 Suriye nasıl ayakta duracak? Petrol handiyse yok, ekonomi, ticaret yolları, tarım, sanayi mahvolmuş...37:00 Samanoğulları'ndan itibaren İran'da Türkler ve dönüşümleri51:50 Bu arada Azerbaycan Türkleri ile ilgili de şu var:56:30 Hamaney ne kadar Türk hocam?01:01:20 Bir gün bir Tebrizli, Bir Bakülü bir Trabzonlu oturmuş... Tebrizli demiş ki: 01:03:00 Azerbaycan Türklerinin çok büyük oranda Şiî olması01:05:45 İran'da Selçuklu geçmişi, bakiyesi ve nefreti01:08:50 İran'da Afganların durumu01:11:50 İran'da Beluçların hikâyesi de şöyle:01:16:20 "Bu Lurlar/Lorlar kim hocam?"01:18:20 İran Kürtlerinin merkezî idare ile ilişkileri01:21:40 Şiîlikte bir ilmihal alıp hükme bakamazsınız, ayetullahınıza sormanız lazım01:25:50 Velayet-i Fakih kurumuna dair01:35:30 İran, Devrim Muhafızları'nı "besleyebiliyor" mu?01:39:50 13. yüzyıl Anadolu'su tarihinin otoritesi Mikail Bayram'ın son demleri ve eserlerine dair01:48:30 1243 Kösedağ Savaşı, Ahi Evran, Mevlana, Moğollar, Türkler01:56:00 Mevlana-Şems ve Mesnevi'nin neresini kim yazdı?01:57:50 Mesnevi'yi farklı/yeni bir metotla okumak02:03:50 Bilkent'in bilime verdiği değer: Mikail Bayram'ı almamakMikail Bayram'ın otoritelik kitabı: https://www.kitapyurdu.com/kitap/selcuklu-anadolusunda-devlettoplumekonomi-makaleler/669423.htmlBauman'ın sonlarda bahsedilen kitabı: https://www.kitapyurdu.com/kitap/sosyolojik-dusunmek/18044.html40. dakikada bahsedilen yazı: https://www.fokusplus.com/tarih-dosya/1925ten-ilginc-bir-sahne-ataturkten-iranda-cumhuriyet-kurma-cagrisi115. dakikadaki Mikail Bayram'ın vefatına dair yazı: https://www.karar.com/gorusler/bir-eski-zaman-aliminin-ardindan-hocam-prof-dr-mikail-bayrama-veda-1883171Bizi Patreon'dan Destekleyin
Bugün 9 Ocak 2026 #doğatakvimi
Kalpten bir yakarış: “Dua-i Tercüman-ı İsm-i Âzam”ı Arapça ve Türkçe okunuşu birlikte, sade ve huzurlu bir tempoda dinliyorsunuz. Bu dua, namaz sonrası tesbihatlarda da geçer.“İsm-i Âzam” kavramı, Allah'ın en büyük ismiyle niyaz etmeyi ifade eder; Müslümanlar arasında “okunuşu, anlamı (meali), fazileti” başlıklarıyla sıkça merak edilir.
Visit our website for all the ways of communicating www.worldministries.org.
Bu bölümde Kenzul Arş Duası'nın tüm güzelliği ve bereketiyle buluşacaksınız. Dua'nın Arapça aslından okunuşunu dinlerken, aynı zamanda Türkçe mealini ve derin anlamını da dinleyebileceksiniz. Kenzul Arş Duası, kalplere şifa, ruhlara huzur veren bir hazinedir.
Dünya Alem'in bu bölümünde İslam Özkan'ın konuğu Levent Baştürk, Gazze ateşkesi sonrası Orta Doğu dengeleri değişiyor! İsrail-Filistin çatışması, Hamas, İran ve Arap dünyasındaki gelişmeleri değerlendiriyor. ABD'de gençler arasında yükselen No King hareketi ve Trump-Biden politikalarının bölgeye etkileri detaylı şekilde analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Edirne Selimiye Camii'deki restorasyon projesiyle ilgili açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verildi. Trump'ın Arap liderlere sunduğu Gazze planının detayları gün yüzüne çıktı.Bu bölüm Atelier Rebul hakkında reklam içermektedir. 3 kıtada 21 ülkeye yayılan 1000'in üzerinde satış noktasıyla büyümeye devam eden Atelier Rebul, Londra Marylebone'daki yeni mağazasıyla 130. yılını kutluyor. Atelier Rebul ile buraya tıklayarak tanışabilirsiniz.