Podcasts about oysa

  • 148PODCASTS
  • 833EPISODES
  • 12mAVG DURATION
  • 5WEEKLY NEW EPISODES
  • Jun 8, 2026LATEST

POPULARITY

20192020202120222023202420252026


Best podcasts about oysa

Show all podcasts related to oysa

Latest podcast episodes about oysa

Yeni Şafak Podcast
Fatma Barbarosoğlu-“Ustam ölmüş...”

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jun 8, 2026 8:03


Bayram tebriği için aramıştı. Onu tanıdığım günden beri daima her bayram yere düşmeyen bir vefa ile arar. Oysa üzerinde bir emeğim, birlikte uzunca yürünmüş bir yolumuz yok. Zamanın birinde, bir mekânda, yirmi otuz kişinin arasında birlikte birkaç adım attık. Diğerlerinden tek bir ses, tek bir seda kalmadı.

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Spotify'ın Hayalet Sanatçıları Kimler? Dinlediğiniz O Hit Şarkıyı Aslında Kim Söylüyor?

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Jun 3, 2026 9:41


Spotify'ın karanlık odaları, hayalet sanatçılar ve yapay zeka (AI) ile üretilen sentetik müziklerin ürkütücü yükselişi. Müzik zevkimiz ve en derin duygularımız algoritmalar tarafından nasıl hackleniyor?Geçen cuma akşamı İstanbul trafiğinde, Spotify "Haftalık Keşif" listemde inanılmaz bir altyapıya sahip, 90'lar Türkçe pop ve günümüz trap ritimlerini harmanlayan kusursuz bir şarkıya denk geldim. Nakaratı o kadar vurucuydu ki hemen sanatçının profiline girdim. Ancak karşılaştığım manzara şok ediciydi: Fotoğraf yok, biyografi yok, sosyal medya hesabı yok ama dinlenme sayısı 4 milyonu geçmiş! O an anladım ki, ruhuma dokunan ve bana anılarımı hatırlatan o şarkıyı söyleyen kişi aslında hiç yaşamamıştı. Amerika'daki soğuk bir sunucu odasında, birkaç satır kod ve yapay zeka komutuyla saniyeler içinde üretilmiş sentetik bir "hayalet sanatçı"ydı.Bugün Spotify'a günde 100 binin üzerinde yeni şarkı yükleniyor. Chill, lo-fi, odaklanma ve özellikle "Spotify Türkiye Viral 50" listelerinde dinlediğiniz o "gizli hit" olmuş şarkıların çok ciddi bir kısmı tamamen insan eli değmeden, algoritmalar tarafından üretiliyor. Peki ama nasıl oluyor da bir makine bize "Vay be, adam ne acı çekmiş" dedirtebiliyor?İşin sırrı nöropazarlama ve tüketici psikolojisinde yatıyor. İnsanlık tarihindeki milyarlarca saatlik müzik verisiyle eğitilen yeni nesil yapay zeka modelleri, beynimizin hangi frekanslara, hangi bas vuruşlarına ve BPM'lere dopamin salgıladığını bizden çok daha iyi biliyor. Yapay zeka sanat yapmıyor, tam bir mühendislik yapıyor! Duygularımızı matematiksel bir formüle döküyor. Sizin duymak istediğiniz acıyı, beyninizin onaylayacağı frekansta size geri satıyor.Bizler Sezen Aksu'yu veya Müslüm Gürses'i dinlerken sadece ses dalgalarını değil; onların yaşanmışlıklarını, travmalarını ve kırılganlıklarını dinleriz. Bir sanatçının sesi titrediğinde veya detone olduğunda o kusur bizi ona bağlar. Çünkü insan kusurludur ve gerçek sanat bu kusurlardan beslenir. Oysa müzik endüstrisinin "demokratikleşmesi" adı altında sunulan bu yeni dünyada, sanatçılar stüdyoya girmekten korkuyor. Çünkü karşılarında hiç yorulmayan, kapris yapmayan, 10 saniyede bir hit parça üreten ve telif istemeyen sentetik bir rakip var.Tıpkı sosyal medyadaki o güzellik filtrelerine ve estetik operasyonlara alışıp gerçek, doğal ve "kusurlu" insan yüzünü yadırgamaya başladığımız gibi; müzikte de aynı tehlikeyle karşı karşıyayız. Zihnimiz bu "aşırı lezzetli ama besin değeri sıfır" sentetik pop şarkılarına alıştıkça, gerçek bir insanın ufak pürüzlerle söylediği gerçek şarkılar bize "hatalı" veya "sıkıcı" gelmeye başlayacak. Filtreler artık sadece fotoğraflarımızda değil; kulaklarımızda, hislerimizde ve ruhumuzda.Siz de bu podcast bölümünü dinledikten sonra Spotify çalma listelerinizi yeniden gözden geçirin. Kulaklığınızda çınlayan o sesin bir hikayesi, bir yaşanmışlığı var mı? Yoksa o sadece sizin dopamin reseptörlerinizi gıdıklamak için tasarlanmış bir kod parçası mı?Tüm video podcast bölümlerimiz, dijital pazarlama sektörü analizlerimiz ve e-ticaret stratejilerimiz için YouTube, Instagram, TikTok platformlarında arama çubuğuna "filtresizdijital" yazarak bize ulaşabilirsiniz. Tüm kaynaklara ve detaylı sektör okumalarına filtresizdijital.com web sitemizden erişebilirsiniz. İyi dinlemeler!00:00 - 01:52 - 4 milyon dinlenen hayalet sanatçı01:53 - 03:12 - Metrikleri bırakıp ruhumuza dönüyoruz: Spotify'a günde yüklenen 100 bin şarkı03:13 - 04:14 - Viral listelerdeki gizli tehlike ve yapay zekanın 15. saniye kancası04:15 - 05:36 - Nöropazarlama ve Müzik: Algoritmalar beynimizin dopamin sistemini nasıl hackliyor?05:37 - 06:49 - Sezen Aksu ve Müslüm Gürses gerçeği: İnsan kusurludur, yapay zeka ise mühendisliktir06:50 - 08:00 - Stüdyoların sentetik rakibi ve müzikteki "Güzellik Filtresi" sendromu08:01 - 09:42 - Çalma listenizdeki kod parçaları: Gerçek bağlara dönme çağrısı ve kapanış

Yeni Şafak Podcast
İbrahim Karagül - Bütün Batı'nın İsrailleştiğini göreceksiniz. Büyük savaşlar çıkaracaklar: Ukrayna-Rusya gibi, Yunanistan-Türkiye, Japonya-Çin savaşı gibi. Türkiye'nin akıllı insanları biraz daha öne çıkmalı.

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later May 21, 2026 12:34


Avrupa ve ABD'nin küresel iktidar alanındaki tekeli sonsuza dek kırıldı. Artık dünyayı onlar yönetmiyor, onların dışında bir dünya hızla yükseliyor. Sömürgeciliğin başlangıcından bu yana, yüzyıllar sonra, insan tarihinde en olağanüstü bir değişim geliyor. Birinci Dünya Savaşı'nı, İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan, en son Soğuk Savaş'ı kazanan Batı'nın yeni bir dünya inşa etmeye dönük planları paramparça oldu. Oysa iki dünya savaşında sonra kurdukları gibi, yeni düzeni de kendilerinin kuracağından çok eminlerdi.

Hasan Basri Budak İle Kendine Gel
Neden Bazı İnsanlar Sessiz Kalır? | Kendine Gel Podcast | 4. Sezon Bölüm 23

Hasan Basri Budak İle Kendine Gel

Play Episode Listen Later May 11, 2026 2:31


"Neden Bazı İnsanlar Sessiz Kalır?” İnsan çoğu zaman susmayı zayıflık sanır. Oysa bazı insanlar bilmediği için değil bildiği için susar. Bu bölüm, suskunluğun arkasındaki gücü anlatıyor. Yeni bölüm yayında, keyifli dinlemeler.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.

Gerçek gazetesi
Sungur Savran: Heykel

Gerçek gazetesi

Play Episode Listen Later May 11, 2026 5:55


Heykeltraş olsaydım, yukarıdaki fotoğraftaki iki insanı aynen bu pozisyonda gösteren Rodin tarzı bir heykel yapar, kaidesine de “sol liberalizmin Türkiye'ye 1 Mayıs hediyesi” yazardım. 12 Eylül'ün hemen ardından1984'ten itibaren, daha bütün sosyalist örgütler zindanlarda işkence görürken pompalanan sol liberalizmin, nasıl bugüne kadar 40 yıldır solu tutsak aldığını, yanlış yola sürüklediğini gösteriyor.Bugün kendisine solcu diyen aydınların ve gençlerin çok büyük bir bölümünün ülkenin en önemli sosyalist dergilerinden biri olarak kabul ettiği, eli kalem tutanların çoğunun yazısını sayfalarında yayınlatmaktan gurur duyduğu Birikim dergisi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde AKP'nin hükümet kuracak çoğunluğa erişmesini “muhafazakâr demokratik devrim” olarak alkışladı ve Türkiye'nin bu yoldan Avrupa Birliği'ne girebileceğini ve nihayet demokrasiye kavuşabileceğini savunmaya başladı. Bu safsata, en azından 2013 Gezi halk isyanına kadar devam etti. Solda insanlar bunu yalnızca 12 Eylül 2010 referandumunda, başta Birikim'in liberalleri olmak üzere sözde solda bulunan bir dizi çevre ve partinin “Yetmez ama evet!” sloganı ile anıyor. Oysa mesele çok daha köklüdür. Bir anlık bir “taktik hatası” değildir. O slogan ne kadar yüz kızartıcı olsa da, özellikle yargının AKP tarafından sulta altına alınmasında ne kadar önemli bir rol oynamış olsa da, koca bir on yıllık destek aslında çok daha derin bir harabiyet yaratmıştır. 2008 1 Mayıs'ında AKP, polisi Taksim'e çıkmak isteyenlerin üzerine yolladı. DİSK'in (henüz Ankara'ya hicret etmeden önce) Şişli'de bulunan binasından sendikalarla birlikte Taksim'e yürümek için toplananlar, aralarında DİP Girişimi yöneticisi olarak şahsen biz de bulunmak üzere, polisin defalarca üzerimize sıktığı gazın acısıyla yerlerde kıvrandık. Olayın hemen ardından artık yayınlanmayan Radikal gazetesinin Pazar Eki'ne 11 Mayıs günü yayınlanmak üzere “Marksizmle Tartışma Çağrısı” başlıklı bir yazı yolladık. Radikal İki olarak bilinen bu eke her hafta yazılar yazan sol liberallere meydan okuduk, 1 Mayıs kutlamak isteyen işçilere, sendikacılara ve sosyalistlere eziyet eden bir iktidarı “demokrasi havarisi” olarak göstermekten nasıl utanmadıklarını sorduk, onları tartışmaya çağırdık. Tarihin sol liberalizme armağanı olarak Radikal'in internette bir arşivi yok. Ama arayan muhtemelen bulur. Kendine Marksist pozu veren bir dizi liberal yanıt vermeye kalktı. Sorulan sorulara cevap ver(e)meyen, incir çekirdeğini doldurmaz yanıtlar.2010'da Taksim Meydanı 1 Mayıs'a açıldı. O yıl (ve onu izleyen iki yıl) Taksim'in kutlamalara açık olmasının anlamını tartışan yok. 2010 referandumuna dört ay kala meydanın açılması solun büyük bölümünü AKP'ye destek vermeye ikna etmeye dönüktü elbette. Politikanın p'sini anlayan bunu kavrar. Solun (Fransızların deyimiyle) “kullanışlı budala”larını arkasına alan ve referandumda tarihinin en yüksek oy oranına ulaşan AKP (yüzde 58) işi bitince biraz bekledi, 2013'te Taksim Meydanı'nı “yayalaştırma” bahanesiyle gösterilere kapattı.2013'te DİP artık kurulmuştu. Beşiktaş'a inen bulvarda en önde “Taksim Tahrir olacak” pankartı ile yürüyen DİP, polisin gazlı saldırısıyla bütün kortejle birlikte durduruldu. Bütün gün sokak kapmaca ile geçti. Ama kitle Taksim'e çıkamadı. Ama 1 Haziran günü Taksim Tahrir olmuştu. Gezi halk isyanı, meydanı fethetmişti!Ey liberaller! Solu, işçiye, emekçiye ve kendisine karşı kurulan istibdada destek verme sefaletinin içine ittiniz. Ama en ufak bir özeleştiri yapmadınız. Biz ise hiç bıkmadan sizin işçi sınıfına ve emekçi halka karşı işlediğiniz politik suçları teşhir ettik ve etmeye devam edeceğiz. Şimdi hava dönüyor. Dünya ve Türkiye, sınıf politikasından başka hiçbir şeyin anlamının kalmayacağı bir döneme giriyor. Tarih peşinizi bırakmayacak. Suçumuz, insan hafızasının nisyanı sayesinde sonsuza kadar gizli kalacak diye umutlanmayın hiç. Tarih sizi daima suçunuzla anacak.Sizin heykeliniz bir utanç abidesi olacak.

Mitolojik Hikayeler
Asıl Şeytan Biz miyiz? | Kötülüğün Tarihi: İnsan Doğası

Mitolojik Hikayeler

Play Episode Listen Later Apr 30, 2026 19:44


#kötülük #insandoğası #felsefe Kötülüğü hep dışarıda arıyoruz… Oysa asıl şeytan aynanın içinde gizleniyor.Bu serinin ilk bölümünde kötülüğün tarihini, insan doğasını ve “gölge benliğimizi” derinlemesine ele alıyoruz. Atalarımızın ateş başında anlattığı korku hikâyelerinden Dante'nin Cehennem'ine, Star Wars'taki Luke'un karanlık ormanına kadar uzanan bir yolculuk.Tim Burton'dan alıntıyla başlıyoruz: “Kötülük pek çok maske giyebilir. Ama hiçbiri iyilik maskesi kadar tehlikeli değildir.”

Yeni Şafak Podcast
Ersin Çelik - Maskeli balonun sonu

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 22, 2026 6:42


Bizim kuşak, 80'li yıllar ve öncesi doğumlular, internetsiz zamanları bilen son nesil. Sarı kulübelerdeki jetonlu telefonların önünde sıra beklediğimiz günleri, çevirmeli ev telefonlarının başında çalmasını beklediğimiz akşamları hatırlıyoruz. Haber almak için gazete bayisine gitmek, birine ulaşmak için sabretmek zorundaydık. Sonra bir anda dünya hızlandı. Tuşlu telefonlar çıktı, internet evlere girdi, gazeteler ekranlara taşındı. Hayat kolaylaştı sandık. Oysa fark etmeden başka bir şey oldu: Sabır gitti, mesafeler kalktı, sınırlar silindi. Farkına varmadan, kimliğin saklanabildiği, sorumluluğun ortadan kalkabildiği yeni bir dünyanın kapısını araladık.

Yeni Şafak Podcast
Ömer Lekesiz-Hayalin edebiyatı kurduğu yer

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 11, 2026 5:18


“Hayal” dediğimizde çoğu zaman akla, aslı olmayan şeylerin zihinde kurulması gelir. Oysa bu kelimenin taşıdığı anlam alanı, basit bir düş kurma eyleminin çok ötesindedir. Hayal; hatırlama, tasavvur etme, olmayanı var gibi kurma, görüleni dönüştürme ve nihayet görünmeyene suret kazandırma gücüdür. Bu yüzden hayal, yalnızca zihnin bir oyunu değil; ruhun kurucu bir faaliyetidir. Aynı zamanda insanın varlıkla kurduğu ilişkinin en ince ve en derin damarlarından biridir.

Yeni Şafak Podcast
Mehmet Akif Soysal-İstanbul Finans Merkezi: Türkiye ekonomisi için stratejik sıçrama aracı

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 10, 2026 5:33


İstanbul Finans Merkezi (İFM) uzun süre dar bir bakış açısıyla değerlendirildi; çoğu zaman bir gayrimenkul projesi gibi ele alındı. Oysa mesele bir bina değil, sermayenin yönünü değiştirme meselesidir. Doğru kurgulandığında İFM; finans, ticaret, teknoloji ve jeopolitik güç açısından Türkiye'ye çarpan etkisi yaratabilecek stratejik bir hamledir.

Mevlana Takvimi
DEĞERLERİNDEN BÎHABER BİR NESİL!-10 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Apr 10, 2026 3:02


Kimya sahasında dünyaca ünlü bir bilim adamı olan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu ile yapılan bir röportajda şunlar kaydedilmiştir: “Bize zamanında öğretmemişler. Ama Amerika'da iken, Gazali'nin eserlerini bulup okuyunca dünyam değişti, hayretler içinde kaldım. Kimya-ı Saadet'i okurken gördüm ki, Gazali, bugünkü batı dünyasından beş yüz yıl ilerideymiş. Davos'ta milletlerarası bir toplantıda, Gazali'den, Mesnevi'den biraz bahsettim. Çeşitli ülke başbakanlarının, dünyaca ünlü işadamlarının katıldığı toplantıda dünyanın meseleleri tartışılıyordu. Onların düşünce ve tekliflerini dinleyince dayanamadım ve Mesnevi'den, Gazali'den bir-iki şey anlattım. Maddi ve manevi dünyanın iç içe olması gerektiğini aktardım. Başlangıçta bende bir çekingenlik, hatta korku vardı. Adamlar öyle bir meraklandılar ki, ondan sonra bana dört tane konferans verdirdiler. İşadamları, birinci mevki uçak biletleri gönderip, beni ülkelerine davet ediyorlardı.” Selçuklu Devleti döneminin büyük âlimi İmam-ı Gazali'yi, Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi, Yunus Emre'yi, Molla Gürani, Molla Hüsrev, Kemalpaşazade ve Ebussuud Efendi'yi öncelikle bu millete kimler anlatacak diye düşündüğümüzde herhalde İlahiyat fakülteleri ve hocaları gelecektir. Oysa onlar Türk ve Osmanlı düşmanı Cemaleddin Afgani, Abduh, Seyit Kutup, Reşid Rıza, Mevdudi ve Hamidullah'ı anlatmaktan bunlara sıra bulamadılar. (İstisnalar kaideyi bozmaz). Biz Tarihimize sırt çevirdiğimizde nice bin yıllık kültürümüze, medeniyetimize, ilim adamlarımıza, yazılı eserlerimize yabancılaştığımızı da görmüyor muyuz? Türk bilim adamlarının bin yıllık bir dönem içinde bırakmış olduğu eserlere, yabancı yazarların eserleri gibi bakmak herhalde bu neslin en büyük kaybıdır. Ya onları düşman eseri gibi görmeye ne söylenebilir? (Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Devr-i Gül Sohbetleri, s.92-93)

Kısa Dalga Podcast
Kumaşın mimarları: Ankara pasajlarında terzilerin suskun makasları

Kısa Dalga Podcast

Play Episode Listen Later Apr 8, 2026 15:45


Ankara için "memur şehri" derler, "gri şehir" derler. Oysa o gri katmanların altında, Kızılay ve Ulus'un kuytu pasajlarında, iğne deliğinden süzülüp gelen koskoca bir dünya saklı. Bu bölümde, Anadolu'nun çorak topraklarından kopup gelen yoksul köy çocuklarının, Cumhuriyet'in başkentinde nasıl birer "kumaş mimarına" dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Neler Dinleyeceksiniz? Bayram, Yusuf ve Cumhur Usta: 11 yaşında elinde valiziyle yola düşenlerin, terzi çıraklığına sığınarak kurdukları hayatlar. Kayıp Ustaların İzinde: Mişon Usta'dan Pierre Usta'ya; bu zanaatı ilmik ilmik işleyen Ermeni, Rum ve Yahudi ustaların mirası. Sümerbank Vakarı: Makasla buluştuğunda "tok" bir ses çıkaran o evladiyelik kumaşların, bir giysiden öte bir "karakter" inşa ettiği yıllar. Tersyüz Edilen Hayatlar: Sadece kumaşların değil, zamanın hırpaladığı umutların da sökülüp yeniden dikildiği o pasaj dükkanları. Bugün o dikiş makinelerinin sesi yavaş yavaş susuyor. Hazır giyimin naylon istilasına karşı direnen son makasların, son iliklerin ve Ankara'nın sökülen kent belleğinin izini sürmeye hazır mısınız? Hazırlayan ve Sunan: Tezcan Karakuş Candan

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Güven mi, Trend mi? Finans Markalarının Sosyal Medyadaki İletişim Tonu Ne Olmalı?

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Apr 8, 2026 9:33


Geçenlerde Maslak'taki devasa plazalardan birinde, çok büyük bir portföy yönetim şirketinin toplantı odasındaydım. İçerideki yöneticilerin hepsi jilet gibi takım elbiseli, herkes inanılmaz ciddi. Masaya 60 sayfalık, içinde grafiklerin, enflasyon endekslerinin uçuştuğu detaylı bir PDF raporu koydular. Hazırlamak için üç hafta boyunca sabahlamışlar. Sonuç? Okunma sayısı sadece 42! Aynı günün akşamı 22 yaşındaki yeğenimle otururken bana telefonunu uzattı ve "Dayı bak, şu fona yatırım yapmayı düşünüyorum" dedi. Ekrandaki videoya bir baktım; TikTok'ta bir genç, elindeki pizza dilimlerini bölerek bileşik getirinin ne olduğunu 30 saniyede anlatıyor! Video bir buçuk milyon izlenmiş, altındaki yorumlarda binlerce genç fona nasıl gireceğini soruyor.Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde, finans sektörünün şu an içinde bulunduğu devasa krizi ve fırsatı konuşuyoruz. Bu harika konuyu bana öneren, "Portföy şirketi TikTok'a katılmalı mı, maaş günleri reklam stratejileri nasıl olmalı?" diye soran sevgili arkadaşım Sevgi'ye buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum. Onun açtığı yoldan ilerleyerek finansın kalın duvarlarını yıkıyoruz.Finans şirketlerinin ve bankaların sosyal medya hesaplarına bir bakın. Sürekli yukarı doğru giden yeşil oklar, "Geçen çeyrekte yüzde kırk kâr ettirdik" diye bağıran soğuk afişler... Portföy şirketleri, yatırımcıların sadece rakamlara bakarak karar verdiğini sanıyor. Oysa insanlar kararlarını duygularıyla alır, rakamlarla meşrulaştırırlar. Türkiye gibi paranın değerini korumanın savaşa dönüştüğü bir ortamda yatırımcı "Bana sadece oran verme, bana güven ver ve korkumu dindir" diyor. Finans markaları ciddi olmakla sıkıcı olmayı birbirine karıştırıyor. Siz asık suratlı bir uzmanı kameranın karşısına geçirip anlaşılmaz terimlerle konuşursanız, o videoyu saniyesinde kaydırırlar. Güven vermek somurtmak değil; müşterinin derdini en samimi dille çözmektir.Peki ne yapmalıyız? Portföy şirketleri TikTok'ta dans mı edecek? Hayır! Ama şu an dünyada "FinTok" yani finansal TikTok diye bir gerçek var. Yeni nesil finansal okuryazarlığı bu kısa videolardan öğreniyor. Yapmanız gereken o uzmana, enflasyon döneminde neden fon alınması gerektiğini komşunuza anlatır gibi 45 saniyede anlattırmaktır. İşte o zaman trendleri kullanarak güven inşa edersiniz. Sevgi'nin harika içgörüleriyle iki altın taktiği de detaylandırıyoruz. Birincisi: Maaş Günü Pazarlaması. Reklam bütçelerinizi rastgele yakmak yerine, insanların cebine paranın girdiği ayın 1'i ve 15'i gibi günlerde zirveye çıkarın. İhtiyaç anı değil, kaynak anı pazarlaması yapın! İkincisi: Sıkıcı Seminerlerin Geri Dönüşümü. Devasa otellerde yapılan seminerleri Youtube'a atıp izlenmemesine şaşırmayın. O uzun videoların en can alıcı 30 saniyesini kesip sosyal medyada çerezlik içerik (Snackable Content) haline getirin.Finans sektörü için iletişim tonu "Trendleri kullanarak samimiyetle inşa edilmiş güven" olmalıdır. Takım elbisenizi çıkarmak zorunda değilsiniz ama o soğuk dili bırakmak zorundasınız. Yatırımcınız makine değil; kredi kartı ekstresini düşünüp strese giren bir insandır. Ona finans dünyasını basitleştiren markalar, önümüzdeki dönemin asıl kazananları olacak.

Yeşim'in ŞifaEvi
GÖLGE YAN MEDİTASYONU : Karanlık Tarafın Keşfedilmemiş Hazinendir! - Carl Jung

Yeşim'in ŞifaEvi

Play Episode Listen Later Apr 5, 2026 10:14


Carl Jung'un gölge diye nitelendirdiği; kabul etmediğimiz, görmezden geldiğimiz, bastırdığımız her yönümüz başkalarında karşımıza çıkar. Ben asla böyle değilim diye yargıladığımız ya da küçümsediğimiz biri aslında bize aynalık yapıyordur. Yalancıları hiç sevmem diyorsanız hayatınıza hep yalancı insanlar gelecektir. Oysa hepimizin yalancı bir yanı vardır bu yanımızı kabul edip dürüstlüğü seçtiğimiz için kendimizi onurlandırdığımızda kendi bütünlüğümüze ulaşabiliriz. Mevlana'nın çok güzel bir sözü vardır : Sen anca sende olanı görürsün…. Sizi zorlayan ilişkilerinizin size yansıttığı gölge yanınızı bulup onunla yüzleşmek, ilişkilerinizin iyileşmesini sağlayacaktır. Bu konuda kendinizle çalışmak isterseniz DEBBİE FORD'un IŞIĞI ARAYANLARIN KARANLIK YANI kitabını kesinlikle tavsiye ederim. Araba kullanırken ya da dikkat gerektiren bir işle uğraşırken dinlemeyiniz.Kulaklıkla dinlemeniz önerilir. Meditasyon serisinden ilk siz haberdar olmak ve kanalımı desteklemek için YOUTUBE'da abone olup,

Yeni Şafak Podcast
YUSUF KAPLAN-Oyunun yeniden kurulan sahnesi

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 5, 2026 8:39


Doğduğum yıl, 1982. Darbe sonrası sessizliğin, herkesin birbirine fısıltıyla konuştuğu, siyasetin adeta yasak bir meyve olduğu yıllar. Oysa sessizliğin içinde, bir önceki kuşağın hâlâ kanayan bir yarası vardı: 27 Mayıs. Babalarımızın anlatmadığı, gazetelerde yazılmayan, ama evlerin duvarlarına, sokakların taşlarına, toprağın altına işlemiş bir hikâye. Ben bu hikâyeyi, çocukluğumda dedelerimin köy odalarındaki fısıltılı sohbetlerinden, kenarı yanmış gazete kupürlerinden, radyolardan gelen resmî ve soğuk sesin yankılarından duyarak büyüdüm. Ama asıl öğrendiğim, 27 Mayıs'ın sadece bir tarih olmadığıydı. Bir oyundu. Bir kumpastı. Ve o oyun, yıllar sonra, benim yetişkin olduğum yıllarda, aynı sahnenin üzerinde, aynı dekorlarla, sadece oyuncular değişerek yeniden sahneleniyordu.

Yeni Şafak Podcast
ömer lekesiz-Hayal, rüya ve edebiyat: İbn Arabî'nin Yûsuf fassından insan sözüne dair bir okuma

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Apr 4, 2026 5:19


İbn Arabî'nin (k.s.) Füsûsu'l-Hikem'de Yûsuf kelimesi altında açtığı “nûriyye hikmeti”, ilk bakışta rüya, vahiy, hayal ve te'vil üzerine kurulmuş bir metafizik bahis gibi görünür. Oysa dikkatle bakıldığında bu bahis, aynı zamanda insanın dünyayı nasıl gördüğünü, gördüğünü nasıl anlamlandırdığını ve anlamlandırdığı şeyi nasıl dile getirdiğini de açıklayan son derece derin bir idrak teorisidir. Bu bakımdan söz konusu fass, yalnızca tasavvufî düşünce için değil; şiir, hikâye, mecaz, temsil ve sembol gibi meseleler etrafında düşünen bir edebiyat anlayışı için de son derece kurucu bir ufuk taşır.

Cevheri Güven
RAID ON DALTON TEAM IN ITALY

Cevheri Güven

Play Episode Listen Later Mar 31, 2026 11:48


#daltonlar #casperlar #italya İtalya'da iki Türk uzun namlulu silahlar ve susturucularla baskın yedi. Büyük bir dini festivale saldırı zannedildi, BBC dahil tüm medya böyle haber yaptı. Oysa gerçek: Mafya hesaplaşması. Daltonlar Grubunun Suikastçileri Casperlar grubunun lideri Hamuş Atız için oradaydılar. İki tetikçinin ismi, görüntüler, eylem hazırlığının arka planındaki hesaplaşmaya ait tüm detaylar...KANALIMA KATILMAK İÇİN:https://www.youtube.com/channel/UCXER5YnRo8uLm8hwvBEmJVg/joinoinBENİ DESTEKLEYEBİLİRSİNİZ:Patreon: https://www.patreon.com/cevheriguvenPaypal: cevheriyeulas@gmail.comİLETİŞİM MAİL: cevheriyeulas@proton.meADS & SPONSORSHIPS: cevheriyeulas@gmail.comBENİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ:Telegram: https://t.me/cevheriguvenofficialBluesky: https://bsky.app/profile/cevheriguven.bsky.socialFacebook: https://www.facebook.com/CevheriGuvenTvTwitter: https://www.twitter.com/cevheritvInstagram: https://www.instagram.com/cevheriguvenofficial/

Yeni Şafak Podcast
Ömer Lekesiz - Edebiyatın dibacesi: İnsan nedir

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 26, 2026 5:23


Edebiyat ilmi çoğu zaman lisan/dil, üslup, tür ve teknik üzerinden; edebiyat yapmak ise heva ve heves üzerinden tarif edilir. Oysa bu tariflerin her biri, kendisinden önce gelen bir soruya borçludur: İnsan nedir? Bu soruya cevap vermeden kurulan her edebiyat teorisi eksik, bu cevaptan habersiz üretilen her eser kaynağını unutan bir söz olarak kalır. Çünkü edebiyat, nihayetinde insanın kendisi hakkında söylediği sözden başka bir şey değildir; insanı bilmeden söylenen söz ise, ne kadar güzel olursa olsun, hakikatle temasını kaybetmiş bir yankıdır.

T24 Podcast
Fenerbahçe neden hedefe ulaşamadı? | Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le Gazozuna

T24 Podcast

Play Episode Listen Later Mar 24, 2026 25:43


Kadınlar Şampiyonlar Ligi'nde Dörtlü Finali İstanbul'a almak için CEV'e 600 bin Euro ödeyen Fenerbahçe neden hedefe ulaşamadı?Oysa sezon başında hedefler büyüktü. Alessia Orro gibi dünya çapında bir isim ve Milli Takım'ın yıldızlarından Hande Baladın transfer edilmişti.Fenerbahçe, Vargas-Orro-Fedorovtseva üçlüsüyle Avrupa'nın en güçlü hücum hattına sahip takımlarından biri haline gelmişti.Buna rağmen Sarı-Lacivertliler ligde ikincilikle yetinmek, Avrupa'ya ise Scandicci'ye elenerek çeyrek finalde veda etmek zorunda kaldı.Fenerbahçe'nin vedasına karşın 2 Mayıs'ta İstanbul'da oynanacak Dörtlü Final'de Vakıfbank ve Eczacıbaşı İtalyan rakiplerine karşı kupa mücadelesi verecek.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu hafta Gazozuna'da voleybol konuşuyor.

Yeni Şafak Podcast
Gökhan Özcan-Anlam anlatandan büyüktür!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 23, 2026 4:21


Zihnimiz, biz bu yönde özel bir gayret göstermesek bile bir şeyleri sürekli kendi içinde kurgular durur. Bunlar bize daha çok gözlem gibi gelir. Oysa içinde ihmal edilmeyecek ölçüde anlamlandırma mesaisi vardır.

Karanlık Dosyalar
198 - Gülümse Kameradasın! : Cassie Jo Stoddart | Tekrar Dosyası

Karanlık Dosyalar

Play Episode Listen Later Mar 11, 2026 28:00


Seri katillere olan hayranlık ve şöhret olma arzusu, iki lise öğrencisini sadistçe bir cinayete sürükleyebilir mi? Karanlık Dosyalar'ın tekrar yayınlanan bu bölümünde; 16 yaşındaki Cassie Jo Stoddart, sınıf arkadaşları Brian ve Torey'nin dostları olduğunu sanıyordu. Oysa ikili, derslerden arta kalan zamanlarda kanlı bir planı hayata geçirme hazırlığındaydı. Sunan: Sezgi Aksu Hazırlayan: Gülşah Dim Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca Yapımcı: Podbee Media Canlandıranlar: Brian: Kadir Can Değer Torey: Umut Güloğlu Cassie: Dila Zeynep Dereli Matt: Tolgacan Bozca Polis: Hazal Beril Çam Tüm bölümler ve daha fazlasına Podbee app ve podbeemedia.com'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. ------ Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içerir.

Yeni Şafak Podcast
Abdullah Muradoğlu-Batı cephesinde aynı tas, aynı hamam..

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 3, 2026 5:27


ABD'nin Körfez'de yaptığı yığınağın İran'la müzakerelerde bir baskı aracı olarak kullanılacağı yönünde görüşler vardı. Oysa yığınağın niteliği İran'a karşı bir saldırının plânlandığının bariz bir işaretiydi. “Çehov'un Tüfeği” başlıklı yazımda “Tiyatronun birinci sahnesinde duvarda bir silah asılıysa o silah o oyunda mutlaka patlar!” sözüne yer vermiştim. O tüfek patladı. “USS Gerald Ford” uçak gemisinin İsrail'e ulaşmasının hemen ardından ABD ve İsrail İran'a saldırdı.

abd oysa hamam uss gerald ford
Yeni Şafak Podcast
Ersin Çelik-İran'ı içeriden çalıyorlar: “Bin Hamaney…”

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 1, 2026 5:04


Amerika ile İran arasındaki gerilim aylardır müzakere masasında “konuşuluyor gibi” yapılıyordu. Oysa herkes biliyordu: Bu savaş bağıra çağıra geliyordu. Başladığı anda da hızla “bölgesel savaşa” dönüştü.

Yeni Şafak Podcast
Mehmet Akif Soysal-Bir üretim organizması: Çin'in endüstriyel ekosistem modeli

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 27, 2026 5:10


Çin'in “dünyanın fabrikası” haline gelmesi ne yalnızca nüfus büyüklüğünün ne de düşük ücretlerin sonucudur. 2026 itibarıyla Türkiye'de net asgari ücret yaklaşık 640 dolar seviyesindedir. Çin'in büyük sanayi merkezlerinde bu rakam 370–400 dolar bandında, Hindistan'da ise yaklaşık 200 dolar civarındadır. Eğer küresel üretim yalnızca ücret üzerinden şekillenseydi, üretimin büyük kısmının Hindistan'a kaymış olması gerekirdi. Oysa Çin hâlâ küresel üretim zincirlerinin merkezindedir.

Psikiyatri ve Duvarın Ardı
DEHB ve Ekolojik Testler

Psikiyatri ve Duvarın Ardı

Play Episode Listen Later Feb 24, 2026 21:18


Birçoğumuz için DEHB, sadece okulda başarısız olan veya yerinde duramayan çocuklarla özdeşleştiriliyor. Oysa bazı DEHB'li bireyler; kariyerlerinde yükselirken, akademik unvanlar […]

bir oysa ekolojik
Türkiye'de Dijital Pazarlama
Dijital Pazarlama Öğrenenlerin %90'ı Neden Asla Para Kazanamıyor

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Feb 17, 2026 8:50


Bugün 17 Şubat 2026. Böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Çünkü bazı günlerin enerjisi farklıdır. Bugün spiritüel olarak yoğun bir gün. Güneş tutulması var ve gökyüzü bize şunu söylüyor: Plansız hareket eden değil, bilinçli adım atan kazanacak. Tam da bu yüzden bugün sert bir konu konuşuyoruz.Dijital pazarlama öğrenenlerin yüzde 90'ı neden asla para kazanamıyor?Bakın çok net konuşacağım. Öğreniyorsunuz ama kazanmıyorsunuz. Kurs alıyorsunuz, YouTube izliyorsunuz, Meta panelini kurcalıyorsunuz, Google Ads sertifikası alıyorsunuz. Terimleri biliyorsunuz. CTR nedir biliyorsunuz, CPC nedir biliyorsunuz. Ama ay sonunda cebinize para girmiyor.Neden?Çünkü dijital pazarlamayı öğrenmiyorsunuz, terimleri ezberliyorsunuz.Birinci büyük problem bu. İnsanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Reklam vermeyi öğreniyor ama gelir makinesi kurmayı öğrenmiyor. Oysa dijital pazarlama butona basmak değildir. Dijital pazarlama sıfırdan müşteri kazanma sistemi tasarlamaktır. Funnel kurgulamaktır. Retargeting planlamaktır. CRM entegrasyonu düşünmektir. Bilgi var ama yapı yok.İkinci sebep daha derin: Para psikolojisi yok. Ücret istemeye çekiniyorsunuz. Teklif gönderirken korkuyorsunuz. “Ya pahalı derlerse?” diyorsunuz. “Ya sonuç alamazsam?” diye düşünüyorsunuz. Bu enerjiyle kazanamazsınız. Çünkü siz bir markaya bütçeni bana ver diyorsunuz. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız o bütçe size gelmez. Dijital pazarlama teknik olduğu kadar özgüven işidir.Üçüncü sebep kurs bağımlılığı. Sürekli eğitim, sürekli sertifika ama uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum: 10 saat eğitim, 100 saat uygulama. Ama çoğu kişi 100 saat eğitim, sıfır saat uygulama yapıyor. Sonra “Bu işte para yok” diyor. Hayır, para var. Sen sahaya çıkmadın.Dördüncü sebep niş seçmemek. Herkese hizmet vermeye çalışıyorsunuz. E-ticaret de olur, emlak da olur, klinik de olur. Bu kafa ile derinleşemezsiniz. Para uzmanlaşmaya gider. Bir sektöre odaklandığınızda hızlanırsınız, özgüveniniz artar, fiyatınız yükselir.Beşinci sebep satış bilmemek. Satış konuşması yapamayan, teklif yazamayan, fiyat savunamayan dijital pazarlamacı para kazanamaz. Teknik bilgi tek başına yetmez. Kendinizi satamazsanız hizmetinizi de satamazsınız.Altıncı sebep sabırsızlık. Üç gün kötü giden kampanyada panik yapıyorsunuz. Oysa bu iş test, veri ve optimizasyon işidir. Dijital pazarlama sihir değil, matematik işidir.Yedinci sebep ise gerçek anlamda iş kurma niyeti olmaması. Özgürlük hayali var ama disiplin yok. CRM yok, sistem yok, takip yok. Bu iş freelancer romantizmi değil, girişimciliktir.Para kazanan yüzde 10 ne yapıyor? Sistem kuruyor. Niş seçiyor. Satışı öğreniyor. Uyguluyor. Psikolojisini yönetiyor. Net oluyor.Bugün kendinize şu soruyu sorun: Ben gerçekten bu işi gelir modeline dönüştürmek istiyor muyum, yoksa sadece öğrenmiş olmak mı istiyorum?Bilgi zengin yapmaz. Sistem kuran kazanır.Ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde bugün biraz sert konuştum ama gerçekleri konuştuk. Eğer bu bölüm sana dokunduysa paylaşmayı unutma. Çünkü bu sektörde öğrenen çok, kazanan az.00:21 Dijital pazarlama öğrenenlerin %90'ı neden kazanamıyor01:08 Taktik öğrenmek vs sistem kurmak02:30 Dijital pazarlama bir gelir makinesidir02:48 Para psikolojisi ve özgüven problemi03:23 Kurs bağımlılığı ve uygulama eksikliği03:47 Niş seçmemenin büyük hatası04:22 Satış bilmeyen dijital pazarlamacı neden kaybeder04:43 Sabırsızlık ve optimizasyon gerçeği05:17 Freelancer romantizmi vs girişimcilik05:39 Para kazanan %10 kim?05:53 2026'da yapay zeka ve strateji farkı06:19 Gelir modeline dönüşme kararı06:46 Para netliğe gelir07:15 Joy Akademi ve kapanış mesajı

Yeni Şafak Podcast
Özgür Bayram Soylu - Uzun vadede hepimiz ölüyüz

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 4, 2026 6:09


Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır.

Kerem Önder
Bunlarla hemen arkadaş ol? - Nisa 69 tefsiri / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Feb 3, 2026 46:15


"Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır." (Nisa 69)“Bu lütuf Allah'tandır; bilen olarak Allah yeter.” 70Bir grup müfessirin riyayet ettiğine göre, Hazret-i Peygamberin kölesi (mevlâ) olan Sevban, Hazret-i Peygamber'i çok seviyor ve O'ndan ayrılmaya hiç dayanamıyordu. Bir gün, yüzü değişmiş, bedeni incelmiş, zayıflamış ve yüzünü hüzün bürümüş olduğu halde Hazret-i Peygamberin yanına gelir. Bununüzerine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona halini sorunca, o şöyle der: "Ey Allah'ın Resulü, benim şundan başka hiçbir derdim yok: Seni görmediğim zaman özlüyor, seninle karşılaşıncaya kadar büyük bir yalnızlık duyuyorum... Derken âhireti hatırlıyor, bu sefer de seni orada görememekten korkuyorum...Çünkü ben, cennete girdirilsem bile, sen peygamberlerin derece ve makamlarında olacaksın, bense kulların derece ve makamlarında; binaenaleyh, seni göremiyeceğim. Eğer cennete girdirilmezsim, o zaman da seni asla göremiyeceğim..." Bunun üzerine, bu âyet-i kerime nazil oldu."Biz hiçbir peygamberi, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle göndermedik" (Nisa. 63)Sıddîk, sıdkı (doğruluğu) âdet edinmiş olan kimsenin ismidir. Bir fiil bir insanın âdeti olur ve o insan bu fiili ifade eden kelimeyle tavsif edilir ise, o vasıf fiîl vezni üzere gelir. Mesela hımmîr (çok şarap içen) denilir. Her kim, şekke düşmeksizin herhangibir dini tasdik eder (doğrular) ise, o sıddîktir. Bunun delili, "Allah'a ve peyamberlerine iman edenler (yok mu!), onlar sıddîklerdir" (Hadîd, 19) âyetidir.Sıddîk, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i ilk önce tasdik etmiş ve böylece, bu hususta diğer insanlara öncü olmuş kimsenin ismidir.O, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i tasdikte öncüdür. Çünkü Hazret-i Peygamber'in, "İslâm'ı her kime arzettiysem, mutlaka o duraklamıştır; Ebu Bekir müstesna, çünkü o, hiçtereddüt etmedi" dediği meşhurdur.Alimlerimiz, Hazret-i Ebu Bekir (radıyallahü anh)'in iman etmesinden kısa bir zaman sonra, Hazret-iOsman (radıyallahü anh), Talha, Zübeyr, Sa'd İbn Ebî Vakkas ve Osman İbn Maz'ûn (radıyallahü anhnhüm)'u da İslâm'a getirdiği ve onların böylece müslüman oldukları hususunda ittifak etmişlerdir. Binaenaleyh, Hazret-i Ebu Bekir'in müslüman olması, bu büyük zatların ona uymasına vesile olmuştur.Allahü teâlâ en hayırlı ümmet olarak vasfedilmiş olan bu ümmeti, Hazret-i Peygamber'den sonra Hazret-i Ebu Bekir'i icmâ ile halife seçmeye; O (radıyallahü anh) vefat ettiği zaman, onu Hazret-i Peygamber'inhemen yanına defnetmeye muvaffak kılmıştır.Şehâdetin, insanın kâfir bir kimse tarafından öldürülmesi şeklinde tarif edilmesi caiz değildir.Mü'minler bazan, "Allah'ım, bize şehâdeti nasib et!" diye dua ederler. Eğer şehâdet, sadece kâfir tarafından öldürülmekten ibaret olsaydı, onlar, Allah'tan bu öldürülmeyi istemiş olurlardı. Oysa ki bu caiz değildir.Çünkü, kâfirin onu öldürmesini istemek küfürdür.Hazret-i Peygamber, "Karın ağrısından ölen şehiddir; boğularak ölen şehiddir" Müslim, İmare, 164,Salih, itikadında ve amelinde iyi, dürüst olan kimsedir. Çünkü, cehalet itikadda bir bozukluk, günah ise amelde bir bozukluktur. Bu böyledir, çünkü itikadı doğru, işi de mâsiyet değil taat olan herkes sâlihtir.Bil ki Cenâb-ı Hak, Allah'a ve Resulüne itaat eden kimsenin peygamberler, sıddîklar, şehidler ve salihlerleberaber olduğunu açıklamış, sonra bunlardan hangisi olduğuna pek önem vermeyip, sadece onlarla beraber refîk bir arkadaş olmanın kâfi geldiğini bildirmiştir, Biz daha önce, "refik" kelimesinin, hazarda ve seferde kendisinden istifade edilen kimse manasına olduğunu zikretmiştik. Böylece Cenâb-ı Hak, bu itaatkâr kullardan fayda sağlanacağını açıklamıştır.” Razi

Yeni Şafak Podcast
Aydın Ünal-Suriye'de din savaşı ve CHP

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 29, 2026 7:01


Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşı bütün süreç boyunca hiçbir zaman dinî ya da mezhebi kavramlarla ele almadı. Oysa bütün süreç boyunca biliyorduk, bugün de biliyoruz ki, Suriye'de ne yaşandıysa ve ne yaşanıyorsa, din ve mezhep ayrışmaları üzerinden yaşanıyor.

Açık Mimarlık
Mimarlık eğitimi nereye?

Açık Mimarlık

Play Episode Listen Later Jan 22, 2026 51:20


Mimarlık eğitimini de etkileyecek kökten değişiklikler hem Türkiye'de hem dünyada gündemde. ABD'de Trump yönetiminin "Big Beautiful Bill" torba yasa tasarısı, aralarında mimarlığın da olduğu kimi üniversite bölümlerinin profesyonel derece olmaktan çıkarılmasını öneriyor. Bu değişiklikle mimarlık bölümlerinin öğrenci kredi sistemleri değişecek ve mevcut vize güçlükleri ile öğrenci kaybeden mimarlık okullarında okumak daha da "masraflı" hale gelecek. Türkiye'de ise üniversitelerin üç yıla düşürülmesi planlanıyor. Oysa mimarlık eğitiminin 5 yıl olması gerektiğine dair UIA (Uluslararası Mimarlık Birliği) 2017 yılında görüş sunmuştu. Bu gelişmeleri yapay zekanın mesleki demografiye etkisi, ekonomik şartlar, sektör güdümlü eğitim, beşeri bilimlerin yaşadığı küresel sorunlarla beraber konuşuyoruz, Evren Uzer ve Cenk Dereli stüdyoda.

Açık Mimarlık
Mimarlık eğitimi nereye?

Açık Mimarlık

Play Episode Listen Later Jan 22, 2026 51:20


Mimarlık eğitimini de etkileyecek kökten değişiklikler hem Türkiye'de hem dünyada gündemde. ABD'de Trump yönetiminin "Big Beautiful Bill" torba yasa tasarısı, aralarında mimarlığın da olduğu kimi üniversite bölümlerinin profesyonel derece olmaktan çıkarılmasını öneriyor. Bu değişiklikle mimarlık bölümlerinin öğrenci kredi sistemleri değişecek ve mevcut vize güçlükleri ile öğrenci kaybeden mimarlık okullarında okumak daha da "masraflı" hale gelecek. Türkiye'de ise üniversitelerin üç yıla düşürülmesi planlanıyor. Oysa mimarlık eğitiminin 5 yıl olması gerektiğine dair UIA (Uluslararası Mimarlık Birliği) 2017 yılında görüş sunmuştu. Bu gelişmeleri yapay zekanın mesleki demografiye etkisi, ekonomik şartlar, sektör güdümlü eğitim, beşeri bilimlerin yaşadığı küresel sorunlarla beraber konuşuyoruz, Evren Uzer ve Cenk Dereli stüdyoda.

Yeni Şafak Podcast
Gökhan Özcan-Köleleşme özgürlüğü

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 19, 2026 4:14


“Bugün Allah için ne yaptın?” muhasebesinden, “Bugün kendin için ne aldın?” muhasebesine geçtik. İlki manevi bir muhasebeydi, ikincisi dibine kadar maddi! Tüketim bir güdü, bir saldırgan salgı, bir histerik kriz, ateşi sönmeyen bir ihtiras olarak gelip içimize yerleşti. Bir şeyler satın almadan duramıyoruz, para harcamadığımız gün bize yaşanmadan geçmiş gibi geliyor. Oysa her gün bir şeyler satın almaya, bir deli atın üstünde sürekli tüketim rodeosunda performans vermeye yetecek ne gücümüz ne paramız ne de imkânımız var!

Herkes Farklı ve Özeldir
Asude Duran ile Yetişkin Otizm Spektrum ile Yaşamak : OtizmTV 3 Aralık Söyleşiler

Herkes Farklı ve Özeldir

Play Episode Listen Later Jan 17, 2026 35:51


3 Aralık Dünya Engelliler Günü | Yetişkin Otizmle Yaşamak Asude Duran Hanım ile Söyleşi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında gerçekleştirdiğimiz söyleşilere devam ediyoruz. Bu söyleşide, 23 yaşında yetişkin bir otistik bireyin annesi olan Asude Hanım ile bir araya geldik. Otizm çoğu zaman yalnızca çocuklukla anılıyor. Oysa gerçek hayat burada başlıyor: Okul bittiğinde, çocuk büyüdüğünde, sistem desteğini çektiğinde. Asude Hanım bu söyleşide bize; • Otizmin yetişkinlikte nasıl görünmezleştiğini, • Ailelerin yıllar içinde nasıl yalnız bırakıldığını, • “Çocuk büyüdü” denilerek sorumluluğun nasıl ailenin omzuna yıkıldığını, • En yakıcı soruyu: “Ben öldükten sonra ona ne olacak?” kaygısını tüm açıklığıyla anlatıyor. Bu bir “fedakâr anne” hikâyesi değil. Bu, kamusal sorumluluğun eksikliğinin açık bir kaydıdır. İstihdamdan bağımsız yaşama, sosyal hayattan bakım politikalarına kadar pek çok başlıkta, yetişkin otistik bireylerin neden sistem dışına itildiğini bu söyleşide net biçimde göreceksiniz.

Gerçek gazetesi
Sınıf Belleği: Şaltere uzanan eller, asfaltı döven ayaklar: Paşabahçe Grevi ve Zonguldak Büyük Madenci Yürüyüşü

Gerçek gazetesi

Play Episode Listen Later Jan 14, 2026 7:54


ohum toprağa düşer, bekler de bekler. Dışarıdan bakınca ne bir hareket vardır ne de bir iz. Derin bir uykuda gibidir tohum, filizlenmesi gereken yaşam yalnızca bir hayal gibidir. Oysa tohumun içinde, gözle görülmeyen ama durmaksızın ilerleyen bir dönüşüm yaşanır. Bunu yalnızca tohumdan anlayanlar bilir. Günün geleceğini, o sert kabuğun çatlayacağını ve yeşil bir sürgünün toprağın bağrını yararak göğe uzanacağını bilirler.İşte tohum o derin uykusundayken tepesinde rüzgâr eser, atlar çiğner toprağını, yağmur yağar, soğuk vurur, kar örter. Toprağın üstünde kargaşa sürerken altında sessizlik ve durgunluk hâkim gibidir. Ama o an gelir: kabuk çatlar. Filiz kendini dışarı atar ve artık geri dönüş yoktur.Sınıf mücadelesi de böyledir. Uzun sessizlikler, bastırılan talepler, biriken öfke ve görünmez örgütlenme süreçleriyle olgunlaşır. Ve günü geldiğinde biriken güç kabuğunu kırar.Ocak ayı, Türkiye işçi sınıfı tarihinde işçi mücadelesinin bu kabuğu kırdığı iki büyük mücadeleye tanıklık etmiştir. Bu yıl 1966 Paşabahçe Grevi'nin 60. ve 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 35. yıldönümünü yaşıyoruz. 

Zeynep Aksoy Reset
Bölüm 116: Dr. Gabor Mate Bağımlılık - 2

Zeynep Aksoy Reset

Play Episode Listen Later Jan 11, 2026 56:32


Dr. Gabor Mate Bağımlılık - 2 00:00 – Bağımlılık konusuna giriş 00:30 – Davranış değil, kişiyle ilişki 01:30 – Disiplin ve davranış odaklı yaklaşım 03:00 – Stres ve çocuğun bedeni 07:00 – Beyin sosyal bir organ 09:30 – Dopamin, serotonin ve kendini yatıştırma 12:30 – Bağımlılık bir çözüm gibi çalışır 16:30 – Madde değil, alttaki acı 20:00 – Meditasyon: onarım ve dayanıklılık 23:00 – Farkındalık Çarkı pratiği Bağımlılığa genellikle “bıraktırılması gereken bir davranış” olarak bakıyoruz. Oysa bu yaklaşım, hem çocuklarda hem yetişkinlerde çoğu zaman işe yaramıyor. Bu bölümde bağımlılık; bir zayıflık ya da ahlaki sorun olarak değil, kişinin stresle, duygusal acıyla ve haz eksikliğiyle baş etme yolu olarak ele alınıyor. Dopamin ve serotonin üzerinden “self-medication” kavramı, sosyal çevrenin beyin ve fizyoloji üzerindeki etkisi ve “madde mi, alttaki acı mı?” sorusu etrafında Gabor Maté serisi derinleşiyor. Bölümün ikinci yarısında ise Dan Siegel'in Farkındalık Çarkı pratiğiyle, duyulardan iç beden duyumlarına, zihnin hareketlerinden ilişkisel alana uzanan bir onarım ve dayanıklılık çalışması yer alıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com

Oradan Buradan Bilgi
Taşımayı Bıraktığında Hafifleyeceğin Şeyler

Oradan Buradan Bilgi

Play Episode Listen Later Jan 10, 2026 13:50


Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
Yılbaşı özel: Kokinanın hikayesi

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Dec 30, 2025 23:27


Kokinayı bilirsiniz.Hani yılbaşlarında eve alınan veya eşe dosta hediye edilen o meşhur bitki.Dikenli yaprakları ve kırmızı yemişleriyle biliriz kokinayı.Oysa yemişler başka bir bitkiden alınıp dikilir. Yaprakları da yaprak değildir aslında. Şimdi bir de yemişleri de sprey boyayla kırmızıya boyamaya başlamışlar.Kokinanın isminin kökeninden başlayıp Noel Baba'ya ve tarihteki ilk Noel Baba çizimine uzanan bir hikaye anlatıyorum bu bölümde.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com  

Sade Kahve☕️
~Kalbini Açabilmek~

Sade Kahve☕️

Play Episode Listen Later Dec 27, 2025 10:38


Ait hissetmediğimiz anlarda,Çoğu zaman dünyayı suçlarız.Oysa bazen kapalı olan, kalbimizin kendisidir.Ait hissetmek bazen bir yere değil, bir hâle denk gelmek.Ama fark ettik ki…Bazı kapılar içeriden açılmadan hiçbir yere ait hissedemiyoruz.''Bilmediğin Bir Duygunun Eksikliğini Hissetmezsin'' bölümünün devamı niteliğinde olan bu bölümündekalbimizi neden kapattığımızı, neye karşı koruduğumuzuve açmanın neden bu kadar cesaret istediğini konuştuk.Belki de mesele ait olmak değil.Belki mesele,kalbinle orada olabilmek.

Yeni Şafak Podcast
Yasin Aktay-Kod adı İrtica-906: İstiklal şairimizin kendi vatanındaki gurbeti

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 24, 2025 5:54


Milli şairimizi kendi vatanında muhacirâne bir ruh haline sokan gelişmeler çok kısa bir süre içinde yaşanmıştı. Neticede 1925'te peşine takılan hafiyelerin ruh dünyasında yarattığı müthiş daralmadan çıkabilmek için 11 yıl sürecek bir memleket hasretine katlanmak üzere Mısır'a gidecekti. Oysa bizzat kendisi daha birkaç sene önce bu millete hediye ettiği İstiklal Marşı'na “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak!” vaadiyle başlamıştı.

Zeynep Aksoy Reset
Bölüm 101: Çocuk Yaramaz mı Hissedemiyor mu?

Zeynep Aksoy Reset

Play Episode Listen Later Nov 11, 2025 67:06


Çocuk Yaramaz mı Hissedemiyor mu? 00:00 — İnterosepsiyon Nedir ve Neden Bu Kadar Önemli? 04:00 — Günlük Hayatta Bedenin Sinyallerini Okumak 09:00 — Çocukluk, Ebeveynlik ve Bedensel Farkındalık 14:00 — Travma, Stres ve İç Alanın Kapanışı 20:00 — Yoganın Bilimsel Yüzü: İnsula ve Farkındalık 26:00 — Panik, Nefes ve Kendini Şifalandırma 33:00 — Çocuklarda ve Yetişkinlerde Duyusal Algı 40:00 — Duygular, Beden ve “Ben” Hissi İnterosepsiyon, yani bedeni içeriden hissetme kapasitemiz, modern yaşamın gürültüsü içinde en çok unuttuğumuz farkındalıklardan biri. Oysa bu içsel duyarlılık, duygusal denge, öz-regülasyon ve hatta ilişkilerdeki derinlik açısından belirleyici bir rol oynar. Bu bölümde Zeynep Aksoy, nörobilim, travma çalışmaları ve yoga felsefesinin kesişiminde interosepsiyonu ele alıyor. Bedensel farkındalığın kaybının modern insanın en sessiz krizlerinden biri olduğunu; bedenle yeniden temas kurmanın ise bir tür içsel uyanış, hatta şifa süreci olduğunu gösteriyor. Sessizlik, nefes, duyum ve farkındalık aracılığıyla, yalnızca bedeni değil, “ben” hissini de yeniden tanımanın yollarını araştırıyoruz. Bu sohbet, spiritüel pratikle bilimsel anlayış arasında bir köprü kurarken, insan olmanın en ince dokusuna — hissetme kapasitemize — dokunuyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com

Merdiven Altı Terapi
Sahip Olduklarımı Sevebilir Miyim?

Merdiven Altı Terapi

Play Episode Listen Later Oct 22, 2025 39:55


*Bu bölüm Nivea Derma Control Defend hakkında reklam içerir.Nivea Derma Control Defend serisini incelemek için tıklayın.Sistem bizi hep "Daha fazlasına sahip olabilirsin" diye pompaladığı için eksiklerimize odaklanmayı öğrendik. Oysa kimin her şeyi tamam ki? Ben artık durup sahip olduklarımı sevmeye karar verdim. Nasıl yaptığımı bu bölümde anlatıyorum.

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ
Burak Akusta ile Yapay Zeka Çağında Düşünme Sanatı

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ

Play Episode Listen Later Oct 20, 2025 44:17


Bu bölümde konuğum Global IT Genel Müdür Yardımcısı Burak Akusta.Karşımda bilgi teknolojileri alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip ODTÜ'lü bir bilgisayar mühendisi olunca yapay zeka hakkında aklıma takılanları sordum.Örneğin yapay zekayı geliştirenlerin de onun nasıl çalıştığını anlamadıkları konusu. Burak, yapay zeka geliştiricilerinin sistemin algoritmalarını bilmelerine rağmen, belirli çıktıları neden ürettiğini anlamakta zorlandıklarını açıkladı. En merak ettiğim konulardan biri de hangi yapay zeka modelini hangi iş için kullanmam gerektiği. Ücretli versiyonlarını kullandığım ChatGPT, Gemini ve Claude ile aynı görevler için çalıştırıp bunu anlamaya çalışıyorum. Burak bu sistemlerin geliştirilme amaçlarını ve birbirlerinden farklarını anlattı.Yapay zeka ile çözümler üreten bir firmanın üst düzey yöneticisi olarak gerek şirketlerin, gerekse bireylerin neyi gözardı ettiklerini, hangi fırsatları kaçırdıklarını, yapay zekayı nasıl değerlendirmeleri gerektiğini sordum. Yine karşımıza sığ, “ürün” bakış açısı çıktı. Oysa yapay zeka bir ürün değil, kültürel dönüşüm gerektiren bir yaklaşım. Burak'a göre şirketlerin önce verilerini düzene koyması, sonra süreçlerini yeniden tasarlaması gerekiyor. Bireyler ise yapay zekayı sadece soru-cevap aracı olarak değil, fikir geliştirme, kariyer planlama, öğrenme stratejisi oluşturma gibi daha derin amaçlar için kullanmamız gerektiğini vurguladı.Burak yapay zeka konusundaki en olası tehlikeye de değindi; yapay zeka çağında bilgiye hızlı erişim artarken, onu sindirme ve sorgulama yeteneğimiz zayıflıyor. O nedenle, kitap okumayı ve araştırma yapmayı "zihinsel kaslarımızı" güçlü tutmak için kritik görüyor. Aksi takdirde, her söyleneni sorgulamadan kabul eden bireyler haline gelmemiz işten değil.(03:05) Yapay zeka nasıl çalışıyor (05:47) Kaç tip yapay zeka var (15:30) Yapay zeka büyük sorunları çözmenin neresinde (18:57) Aralarındaki fark nereden geliyor (21:49) Şirketler YZ konusunda neyi kaçırıyorlar (27:33) Bireyler neyi kaçırıyorlar (32:00) Neden daha fazla kitap okumamız lazım? (35:15) Burak'ın değer yaratma formülüSupport the show

Yıldız Tozu
Yıldız Tozu - Kendime Not #1 – Sıradan Anları Kaçırma

Yıldız Tozu

Play Episode Listen Later Sep 29, 2025 10:14


“Mutluluğu hep büyük anlarda arıyoruz; tatillerde, kutlamalarda, özel günlerde… Oysa hayatın çoğu sıradan günlerden oluşuyor. Bu bölüm sıradan günleri neden boşa harcamamamız gerektiği hakkında.  @gizemdemirel

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
Hızlanan hayatlarımız, dağılan dikkatlerimiz: N'olacak bu odaklanamama sorunumuz? - 1

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Sep 23, 2025 23:17


Bölümümüzün sponsoru Tıkla Gelsin®️'e özel avantajlardan faydalanmak için buraya tıklayarak uygulamayı indirebilirsiniz.Tüm zamanların en iyi üç bölümü geliyor olabilir! Evet, üç bölümlük serinin ilk iki bölümünde yaşamın hızlanmasından, giderek bir konuya odaklanmada yaşadığımız sorunlardan bahsediyoruz.Bugün dikkat eşiğimiz 47 saniyeye düşmüş durumda ve bu sayı giderek azalıyor!Oysa dikkat çok kıymetli bir şey. O kadar ki, İngilizcede ona "ödemek/pay" fiilini kullanıyoruz. Hatta bugün tüm teknoloji devleri dikkatimizin peşinde.Ve ayrıca hep meşgulüz ama hiçbir işi de tam bitieremiyoruz.İlk iki bölümde tüm bunları ve bunlardan kurtulmak için neler yapılabileceğini konuşacağız.Üçüncü bölüm ise tam bir bomba: Yüzyıllardır dikkat kesilmeyi hedefleyen gizli bir örgütü anlatacağım. Şimdiden heyecanlıyım!İyi dinlemeler!

NTVRadyo
Doğa Takvimi - 25 Temmuz 2025 - Bu ölüm önlenebilir

NTVRadyo

Play Episode Listen Later Jul 25, 2025 1:20


Bugün 25 Temmuz 2025 #doğatakvimi

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Yeni Müşteri Kazanımı Yerine Var Olanı Tutmak ve Retention Odaklı Pazarlama Stratejileri

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Jul 15, 2025 12:04


Yeni müşteri kazanmak mı, yoksa mevcut müşteriyi elde tutmak mı daha değerli?Bugünkü bölümümüzde dijital pazarlama dünyasında sıkça gözden kaçan ama aslında en yüksek yatırım geri dönüşünü (ROI) sağlayan bir stratejiyi masaya yatırıyoruz: Retention Marketing, yani müşteri tutundurma stratejileri. Reklam bütçenizin büyük bir kısmını yeni müşteri çekmeye harcıyorsanız, belki de en büyük kazanç fırsatınızı göz ardı ediyor olabilirsiniz.Retention neden bu kadar kritik?Yeni bir müşteri kazanmanın maliyeti, mevcut müşteriyi elde tutmaktan ortalama 5 ila 25 kat daha fazladır. Buna rağmen pek çok marka, sadık müşterilerine ikinci, üçüncü hatta dördüncü alışverişi yaptıracak sistemleri kurmakta geç kalıyor. Oysa küçük bir e-posta otomasyonu, bir kişisel kampanya önerisi ya da satış sonrası destek, müşteri memnuniyetini zirveye çıkarabilir.Sadık müşteri, en büyük reklamcınız olabilirBugün konuşacağımız stratejiler sadece tekrar satış oranlarını artırmakla kalmaz, aynı zamanda markanızın çevresinde bir topluluk oluşturur. Sadık müşteriler size sadece tekrar satış getirmez, aynı zamanda sizi arkadaş çevrelerine tavsiye eder, sosyal medyada markanızı savunur ve kriz anlarında bile sizi terk etmezler.Pazarlama stratejinizi tersine çevirinBu bölümde yeni müşteri kazanımına değil, elinizdekini elde tutmaya odaklanacağız. Özellikle dijital platformlar, CRM sistemleri, e-posta ve WhatsApp otomasyonları, sadakat kampanyaları gibi taktiklerle müşteriyi nasıl markaya bağlı kılabileceğinizi örneklerle açıklıyorum.İşletmeniz için örnek senaryolarBir doğal taş mağazası için hazırladığımız müşteri segmentasyon sisteminin 3 ayda nasıl %37 daha fazla sipariş getirdiğiniShopify'da kurulan bir sadakat programının geri dönüşüm oranlarını nasıl 2 katına çıkardığınıKommo CRM'de otomatikleştirilen satış sonrası destek süreçlerinin müşteri puanlamalarını nasıl yükselttiğiniVe en önemlisi, bu adımları nasıl siz de kurabilirsiniz… hepsini detaylıca anlattım.Kullanacağımız stratejiler arasında neler var?Kişiselleştirme ve segmentasyonun gücüOtomatik e-posta serileri ve hatırlatma sistemleriSatış sonrası müşteri desteğiSadakat ve ödül programlarıMüşteri yaşam boyu değeri (CLV) analizleriChurn rate'i düşürmenin yollarıKendi retention sistemini kurmak isteyenler için rehberBu bölümde teoriden çok pratiğe odaklanıyorum. Anlattığım yöntemleri Kommo CRM, HubSpot, Shopify veya diğer platformlarda birebir uygulayabilir, hemen sonuç almaya başlayabilirsiniz. Ayrıca kendi stratejisini kurmak isteyenlere özel ipuçları da bölümün sonunda yer alıyor.Sonuç: Sürdürülebilirlik yeni müşteride değil, mevcutta saklıKısa vadeli kazançlar için müşteri çekmek elbette önemli. Ancak gerçek büyüme, sadık müşteri ile gelir yaratmakta. Bu podcast bölümü, uzun vadeli marka inşası ve kârlılık için size sağlam bir yol haritası sunacak.En güncel bölüm ve paylaşımlar için podcastimi Spotify ve YouTube'da takip etmeyi unutmayın.

COSMO Köln Radyosu
Bizden Biri: Ressam Aslı Filiz ile "Kadın Hafızası" üzerine

COSMO Köln Radyosu

Play Episode Listen Later Jul 10, 2025 21:42


Türkiye'de tarih, ne kadınların gözünden ne de kadınların elinden yazıldı. Anlatılar, kitaplar, belgeler erkek egemen toplumsal yapı temelinde kayda geçti. Oysa nüfusun yarısının kadın olduğu ve kadınların tarih boyunca hem toplumsal hem de bireysel açıdan gidişata yön verdiği dikkate alınırsa, kadınların algısının ve hafızasının bir yerde kayda geçmiş olması gerekiyor. İşte sanatçı Aslı Filiz tam da bunu yapıyor. 24 Haziran'da Hamburg Üniversitesi Konukevi'nde açılan ve "Kadın Hafızası" adını verdiği sergisi, 24 Eylül 2025'e kadar ziyaret edilebilir. Aslı Filiz, yeni köşemiz Bizden Biri'nde sunucumuz Gökçe Göksu'nun sorularını yanıtladı. Von Gökçe Göksu und Elmas Topcu.

Yirmibir, Bitcoin Podcasti
038 - Bitcoinler Madenlenmez, Zamanla İhraç Edilirler

Yirmibir, Bitcoin Podcasti

Play Episode Listen Later Jul 7, 2025 5:26


Bitcoin'in enerji kullanımı hakkındaki tartışmalar sık sık gündemde. Ancak ya bu tartışmanın temelinde yaygın bir yanılgı yatıyorsa? Çoğu kişi "madencilerin" enerji harcayarak "bitcoin ürettiğini" düşünüyor olabilir. Oysa gerçek şu ki, madenciler bitcoin yaratmazlar. Onlar, ağ üzerinde geçerli bloklar oluşturmak için çalışır ve bu süreçte başarılı olduklarında, ağın başlangıç aşamasında belirlenmiş yeni satoshi'lerle ödüllendirilirler. Bitcoin'in piyasaya sürülme programı, harcanan enerji miktarıyla tamamen ilgisizdir. Bu program sadece ve sadece zamana bağlıdır. Kaç tane makinenin "madencilik" yaptığı veya ne kadar enerji harcandığı önemli değil; toplam 21 milyon adetle sınırlı olan Bitcoin, yaklaşık 131 yıllık bir süre zarfında ve her 10 dakikada bir sabit bir hızda piyasaya sürülecektir. Bitcoin'in enerji kullanımı, daha fazla coin "üretmekle" ilgili değildir. Bunun yerine, ağın güvenliği ve coin'lerin tüm katılımcılar arasında adil bir şekilde dağıtılmasıyla ilişkilidir. Hatta, Bitcoin'in enerji kullanımı ne kadar yüksek olursa, coin'lerin ilk dağıtımı o kadar adil olur. Enerji kullanımındaki bir azalma, güvenliğin ve adil dağıtımın azalması, ağın merkezileşmesi ve dış müdahalelere karşı direncinin düşmesi anlamına gelir. Eğer Bitcoin'i faydasız olarak görüyorsanız, harcadığı herhangi bir enerji size israf gibi görünebilir. Ancak İş İspatı mekanizmasının gerekliliğini ve zorluk ayarlamasının arkasındaki deha gibi konuları anlamak, bu konuya farklı bir perspektif getirir. Bu bölümde, Bitcoin'in enerji tüketiminin gerçek nedenlerini, coin'lerin nasıl piyasaya sürüldüğünü ve "madencilik" teriminin neden yanıltıcı olduğunu derinlemesine inceleyeceğiz.Kaynak

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Yaz Geldi Dönüşümler Durdu! Tatil Döneminde Pazarlama Planı Nasıl Olmalı?

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later Jul 1, 2025 9:51


Yaz Geldi, Dönüşümler Durdu mu? Tatil Sezonunda İşler Durmaz, Strateji Değişir!Yaz ayları birçok marka için kabus gibi geçebilir. Reklamlara harcanan bütçeler aynı kalır ama tıklamalar düşer, dönüşümler yavaşlar. Tatil sezonu insanların modunu değiştirirken, iş dünyasının ritmini de etkiler. Bu bölümde seninle birlikte bu süreci fırsata dönüştürmenin yollarını keşfedeceğiz.Tatil Modu ve Tüketici PsikolojisiTüketicilerin yaz aylarında davranışları değişir. Alışveriş kararları ertelenir, ilgi dağılır, dikkat süresi kısalır. Ancak bu, alışveriş yapılmadığı anlamına gelmez. Sadece karar süreci uzar ve temas sayısı artar. Bu yüzden yaz döneminde pazarlama stratejilerinde “sabır” ve “esneklik” çok önemlidir.Yaz Aylarının En Büyük Tehlikesi: Görünmez OlmakMarkalar bu dönemde ya bütçesini kısmaya ya da tamamen sessizliğe gömülmeye meyilli olur. Oysa bu dönemde reklam vermeyi bırakmak, görünürlüğünüzü kaybetmek anlamına gelir. Kullanıcılar yaz sonrasında markanızı hatırlamayabilir. Bu yüzden az ama sürekli bir görünürlük şart.Veri ile Sezonu Okumak: Dönüşümün KodlarıYaz dönemini doğru okumak için geçmiş yıl verilerine bakın:En çok hangi ürünler ilgi görmüş?Mobil mi desktop mı daha baskın?Hangi yaş grubu daha aktif?Bu verilerle yeni kampanyalarınızı daha verimli bir şekilde planlayabilirsiniz.Yazın En Etkili Kampanyaları Nasıl Olmalı?Tatildeki kullanıcıları yakalamak istiyorsan, içeriklerin ve kampanyaların da “tatil modunda” olmalı:Görsel ağırlıklı içeriklerEsprili, hafif mesajlarYaz temalı kreatiflerMobil uyumlu kampanyalarMini hediye çekilişleri ya da sezonluk indirimlerKanal Bazlı Stratejiler: Meta, Google Ads ve E-PostaMeta Reklamları:Story ve Reels içeriklerle kullanıcıları eğlendirirken markanı da göster. Yüksek kaliteli kısa videolar, anketler, hızlı aksiyon çağrısı içeren reklamlar yazın en çok iş gören formatlar arasında.Google Ads:Search hacimleri düşebilir ama Display Network ve YouTube reklamları bu dönemde çok daha etkili. Marka bilinirliğini artırmak için mükemmel bir zaman.E-posta & SMS:Tatil temalı e-postalar, mobilde kolay okunabilir sade içerikler kullan. “Yaz indirimi seni bekliyor” gibi çağrılarla dönüşüm oranlarını artırabilirsin.Retargeting & CRM Odaklı OtomasyonlarZiyaret eden ama satın almayanlara yönelik özel kampanyalar oluştur. Tatil sonrası alışverişe yönlendirecek otomasyonlar kur. CRM verilerinizi segmentleyerek yaz tatilinde farklı kitlelere farklı mesajlar gönderebilirsiniz.Yazı Geçiş Değil, Hazırlık Süreci Olarak GörmekYazın sessizliğini fırsat bilip Eylül ve dördüncü çeyrek için hazırlıklarını yap. Kitle topla, veri biriktir, test kampanyalarıyla A/B denemeleri yap. Tatil dönüşünde güçlü başlangıç yapmanın yolu yazın temelleri atmaktan geçer.Sonuç: Yazın Sessizliğini Avantaja ÇevirBu dönemi sadece “dönüşüm düştü” diye değerlendirmek yerine, stratejik bir hazırlık ve marka bilinirliği dönemi olarak konumlandır. Yazın kampanya yapan markalar, Eylül'de çok daha güçlü performans sergiliyor.Beni Instagram'dan takip etmek için tıklayın @frktprk

Enlem ve Boylam
Aforizmalar 4: Ölüm (Caner Taslaman) [EB-202]

Enlem ve Boylam

Play Episode Listen Later Jun 30, 2025 6:36


Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz. - İnsan ne mazlum ne de zalim olmalı! Fakat ahiret hesabını bilenler için mazlum olmak, zalim olmaktan iyidir. - İnsanlar bu dünyadan mahrum kalmamak için ölümü düşünmüyorlar ama ölümü düşünmeyerek ahiretten mahrum kalıyorlar. - Evrenin sonlu olması bazı insanlar için varoluşsal bir krizin kaynağı olmuştur. Birçok insan kendi ölümünün tesellisini evrende bıraktığı eserlerin, namın ve neslin devam etmesinde bulmuştur. Dünyada dev eserler bırakma isteği ölümsüzleşme arzusunun bir tezahürü değil midir? - Varlığını yok olanların üstüne inşa etmek ne büyük bir ahmaklıktır! - Ölümü öldürüp ölümsüzleşemezsin Ölümün Sahibi'ne yönelmeden. - Şu an öldüğünü düşün; geçmişte nasıl bir hayat yaşamış olmak isterdin? Geçmişte nasıl bir hayat yaşamış olmak istiyorsan şu an hayatını öyle yaşa! - Hepimiz mantıken bir gün öleceğimizi biliyoruz ama yaşarken sanki hiç ölmeyecekmiş gibi, ölmek bir yalanmış gibi yaşıyoruz. Biz ölümü görmezden gelirsek ölüm de bizi görmez sanıyoruz. Oysa ölümün gözleri hepimizden daha keskin, adımları hepimizden daha hızlı, kararlılığı hepimizden daha fazladır. Dünya işlerinde öndekilere bakıp imrenen, ahiret işlerinde geridekilere bakıp tembellik edenlerin; dünya işlerinde geridekilere bakıp şükretmeleri, ahiret işlerinde öndekilere bakıp gayret etmeleri gerekmez mi? - Ancak verdiklerinin sahibisin. - Evrendeki muazzam ihtişamla beraber hayatın orantısız kısalığı, sadece bu dünya için yaratılmadığımızı ve ahiretin var olduğunu desteklemektedir. - Var olmanın olağanüstülüğünü, kainatın ihtişamını, yaratılmışların güzelliğini hissedip de coşamıyorsak utanç duymamız lazım! Göğün, denizlerin, ağaçların, kuşların, karıncaların seslerini işitemiyorsak sağır değil miyiz?

SOTE
S2E17 / Karadağ'da Bir Biranın Durdurulamaz Bedeli

SOTE

Play Episode Listen Later May 23, 2025 26:26


Niçin hala bizimle bu zevk? Oysa çok geçmedi mi üstünden? Üstelik çok daha fazlasını görmedik mi? O tada mı aşığız yoksa onu tadarken ki küçüklüğümüze mi? Ve hayatta kalmaya dair ince tüyolar içeren mesajlarla çicek gibi bir bölüm.------- Podbee Sunar -------Bu podcast, getirfinans hakkında reklam içerir. getirfinans iyi faizi vade beklemeden günlük kazandırır. Kredi faiz oranı düşüktür. Aidatsız kredi kartı sunar. Para transferinden ücret almaz. Sen de getirfinanslı ol. Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir. Bonus Platinum Dinamik'le tanışın!Kendiliğinden saatte bir değişen güvenlik koduyla internet alışverişlerinin en yeni ve daha da güvenli ödeme yöntemi!See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.