POPULARITY
Categories
Dijital dünyada hatıralar gerçekten ölümsüz olabilir mi? Netizen programında Atıf Ünaldı'nın konuğu olan Simmortals kurucu ortağı Rahel Saranga, dijital miras kavramını ve hatıraların teknoloji ile nasıl korunabileceğini anlatıyor. Simmortals projesi, vefat eden kişilerin fotoğraflarını, videolarını, ses kayıtlarını ve hayat hikâyelerini dijital bir platformda saklayarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bir dijital miras ve anı arşivleme platformu. Yapay zekâ destekli bu sistem sayesinde insanlar sevdiklerinin anılarını saklayabiliyor ve dijital bir hatıra sayfası oluşturabiliyor. Programda ayrıca QR kodlu mezar taşı sistemi (SIMTEK), yapay zekâ destekli hatıra teknolojileri ve dijital mirasın geleceği de ele alınıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Savaşın Gölgesinde Kalanlar, ChatGPT'den Kaçış ve Dijital Ölümsüzlük!Herkese merhaba! Harika bir havada, dışarıdan keyifli ama bir o kadar da gergin bir gündemle karşınızdayız. Bu hafta yapay zeka dünyası adeta savaşın gölgesinde kaldı; İsrail, İran ve Amerika arasındaki gerilimin körfezdeki devasa veri merkezlerini ve fiber alt yapıları nasıl tehdit ettiğini detaylıca masaya yatırdık.Trump'ın yapay zeka devlerini (Meta, OpenAI, Google) toplayıp devasa elektrik faturaları için yaptığı anlaşmadan , Anthropic'in (Claude) askeri operasyonlardaki rolüne ve insanların "Biz her şeyi veririz" diyen ChatGPT'yi silip (%285 uninstall oranı!) Claude'a başlattığı dijital göçe kadar her şeyi konuştuk. Sadece bu kadar mı? Tabii ki hayır!- 184 yıllık bir gazetede işe başlayan yapay zeka muhabiri gazeteciliği bitirir mi? - Ocak ayında hayatını kaybeden bir profesörün dijital olarak diriltilip akademik makale incelemesi ne kadar etik? - Sadece prompt yazarak ("vibe coder") uygulama geliştirenlerin kabusu olacak, açıkları saniyeler içinde bulan otonom AI hacker "Shannon Web" nasıl çalışıyor? Ayrıca Krea AI ile canlı tasarım şovumuz , Google Translate'in DeepL'i tahtından eden inanılmaz gelişimi ve devasa tıbbi veri setleri gibi dumanı tüten güncellemeler de videomuzda!Eğer siz de teknolojiyi ve yapay zekayı sadece kullanmakla kalmayıp perde arkasını da merak ediyorsanız, TeknoSafari.com'u günde üç kez ziyaret etmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın!. Yorumlarda buluşalım, iyi seyirler!Zaman Çizelgesi (Timestamps)00:00 - Giriş ve Körfez'deki Veri Merkezleri Tehlikesi 00:02:13 - Trump'ın Yapay Zeka Liderleriyle Zirvesi ve Enerji Faturaları 00:03:30 - Anthropic (Claude) Savaşta Kullanıldı mı? ChatGPT'den Kaçış! 00:06:00 - Claude'dan Tarihi Çalım: İçerik Taşıma Aracı ve Dijital Göç 00:07:24 - Yapay Zeka Balonu Patlıyor mu? Savaşın Ekonomik Etkisi 00:08:26 - Çin'den Beklenen Hamle: DeepSeek v4 ve Qwen 3.5 00:09:43 - 184 Yıllık Gazetede Yapay Zeka Muhabir Dönemi 00:12:08 - Etik Tartışma: Ölen Profesörün Dijital Olarak Diriltilmesi 00:14:18 - Vibe Coder'ların Kabusu: Otonom AI Hacker "Shannon Web" 00:16:25 - Çinli Aileler Ödevleri Tamamen Yapay Zekaya Bıraktı 00:17:55 - Krea AI ile Canlı Tasarım 00:18:43 - Google Gemini Güncellemeleri ve NotebookLM Yenilikleri 00:20:30 - DeepL'i Sildiren Google Translate Devrimi 00:22:12 - Devasa Tıbbi Yapay Zeka Veri Seti Yayınlandı 00:24:45 - Google Flow Ara Yüzü ve Yeni Araçlar 00:26:35 - Grok'un Yükselişi, Meta ve Midjourney Ortaklığı 00:27:42 - Kapanış, TeknoSafari ve Canlı Yayın Duyuruları #verigöçü #savaş #yapayzeka
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Sibernetik Benlikler: İnsan-Makine Entegrasyonu Çağında Kimliğin Nörobilimi”Konuşmacı: Dicle YurdakulModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 13 Mart 2025 Bu seminerde, teknolojinin bedenlerimize, zihinlerimize ve ortamlarımıza giderek daha fazla entegre olmasıyla birlikte, kimliğimizin ve benlik algımızın nasıl yeniden şekillendiği üzerinde durulacaktır. Beyin-makine arayüzleri, protezler, giyilebilir cihazlar ve sanal dünyalar gibi teknolojiler ilerledikçe, insan ile makine ve sanal ile gerçek arasındaki sınırlar bulanıklaşır ve “sibernetik” kimlikler ortaya çıkar. Seminer dahilinde bu dönüşümü yönlendiren nörobilimsel mekanizmalar ele alınarak, bu teknolojilerin beyin fonksiyonlarını, bilişsel süreçleri, benlik algısını ve hem fiziksel hem de sanal alemlerdeki kimlik inşasını nasıl etkilediği incelenecektir. İnsan-makine simbiyozunun ve sanal deneyimlerin giderek yaygınlaştığı bir dünyada benlik kavramını çevreleyen etik ve felsefi sorular irdelenerek, fiziksel ve sanal dünyalar arasında var olan kimliklerle insan olmanın ne anlama geleceği tartışılacaktır.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Dijital Sanatın Derdi Ne? Simondoncu Bir Öneri”Konuşmacı: Emre SünterModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 8 Mayıs 2025Dijitalliğin toplumun her alanına hızla nüfuz ettiği bir çağda, dijital ortamın kendisini sorunsal olarak ele alan bir sanat biçimi uzunca bir süredir sanatçıları meşgul ediyor. Dijital resim, 3D modelleme, animasyon, sanal gerçeklik ve jeneratif sanat gibi teknikleri kapsayan dijital sanat, geleneksel özgünlük kavramlarına meydan okuyor ve NFT'ler gibi diğer teknolojilerle entegre bir halde yeni katılım ve mülkiyet biçimleri sunuyor. Bu konuşmada, dijital sanatın belirli bir üslup ya da estetikle sınırlı kalmak yerine, teknolojik gelişmelerin, kültürel değişimlerin ve sanatsal pratiklerin kesiştiği dinamik bir potansiyeller alanı açtığını öne süreceğim. Bu bakış açısı, dijital sanatın ne olduğunu değil ne yapabileceğini, nasıl evrilebileceğini ve ne tür yeni etkileşim biçimleri yaratabileceğini vurgular.Bu perspektifi ortaya koymak için Gilbert Simondon'un felsefesinden yararlanacağım. Simondon'a göre şeyler bir seferde baştan aşağı hazır halde verili nesneler değildir ve hiç bitmeyen, çoğul ve beklenmedik potansiyellerle dolu oluş süreçleri üzerinden açığa çıkarlar. Bunun bir yansıması olarak da Simondon'un ‘teknoestetik' olarak adlandırdığı tutum teknokratik yaklaşımla keskin bir tezat oluşturur ve öngörülebilir olan karşısında beklenmedik olanı ön plana çıkarır. Sanat ve estetik pratikler, teknik araçları işlevsel ve faydacı mantıklarının ötesinde yeniden düşünmek için ayrıcalıklı bir açı sunar ve düşünceyi teknolojinin yaratıcı güçleriyle aynı düzleme getirir. Teknik nesnelerin kolektif güçlere aktardığı belirlenimsizlik payı gelecekteki bireyleşmelerin tohumları olarak işlev görür. Mevcut çerçevelerin veya düzenleyici ilkelerin sınırlarının ötesine uzanarak, mevcut durumların belirsiz ama ilişkisel olarak yüklü sınırlarına doğru ilerler.Bu mercek aracılığıyla, dijital medyanın etkileşim, algoritmik üretim ve akışkanlık gibi özelliklerinin yalnızca sanatın yaratılmasını değil, aynı zamanda alımlanmasını ve yorumlanmasını da nasıl yeniden tanımladığını irdeleyeceğim. Nihayetinde bu yaklaşım bizi dijital sanatı teknolojik, kültürel ve sanatsal güçlerin süregelen etkileşimiyle şekillenen, sürekli gelişen bir potansiyel olarak yeniden düşünmeye sevk eder.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Cehalet Epistemolojisi ve Kayıtsızlaşmanın Ardında”Konuşmacı: Ebru YetişkinModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 14 Kasım 2024Çağdaş cehalet epistemologları, cehaletin ve kayıtsızlığın artık sadece bilgisizlik ve bir bilgi eksikliği sorunu olarak tanımlanamayacağını, toplumsal olarak inşa edildiğini ve öğrenildiğini ikna edici bir şekilde ortaya koydular. Böylelikle cahilliğin ve kayıtsızlığın benimsenmesi ve değer sayılmasının ardında felsefi, siyasi ve ekonomi-psikolojik bir kültürel üretim hattı ortaya çıktı. Bu kültürel hattın içinde kakofoni, bitkinlik tasarımı, aptallık, ırkçılık, sistematik yok sayma ve yıkıcılık gibi nekropolitik unsurlar da yer almakta. Dijital teknolojilere eleştirel bir perspektif sunan bu seminerde, cehalet epistemolojisi üzerine yapılan son çalışmalardan yararlanarak, günümüz toplumsallığına dair çok disiplinli bir okuma yapılacak. Günümüzde tekno-feodalizmin yarattığı yaşam ve ölüm süreçleri içinde cehaleti ve kayıtsızlığı benimsemekte acaba nasıl bir güç bulmaktayız?
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Platon'un Mağarasına Dönüş: Yapay Zeka, Büyük Veri ve Siyasal Sistemlerin Geleceği”Konuşmacı: H. Akın ÜnverModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 3 Şubat 2025Bu konuşma, yapay zeka (YZ) ve büyük verinin siyasal sistemler üzerindeki etkilerini, Platon'un Mağara Alegorisi ışığında değerlendirecek ve bu teknolojilerin siyasi sistemleri tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı veya köklü bir dönüşüm geçirip geçirmeyeceği sorusuna odaklanacaktır. Platon'un Mağara Alegorisi, insanların gerçekliği yalnızca gölgeler aracılığıyla algıladığı bir dünyayı betimler. Günümüzde YZ ve büyük veri, siyasal gerçeklikleri yeniden tanımlarken, bireylerin siyasi hayata katılımını ve bu katılımın anlamını radikal biçimde değiştirme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, Thomas Hobbes'un Leviathan kavramı, merkezi otoritenin toplumsal düzeni sağlama rolü ve YZ'nın bu modern Leviathan'ın yeni yüzü olarak nasıl işlev gördüğünü anlamak için ele alınacaktır. YZ, siyasal sistemlerin merkezi kontrolünü pekiştirirken, bu sistemlerin varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan toplumsal sözleşmeyi nasıl dönüştürüyor? Yoksa, bu yeni Leviathan, siyasal sistemlerin işlevselliğini aşındırarak onları gereksiz mi kılıyor? Bu sorular, Michel Foucault'nun biyopolitika ve gözetim kavramları çerçevesinde daha da derinleştirilecektir. Foucault, gücün disiplinci mekanizmalarla bireyler üzerinde nasıl işlediğini ve yaşamların yönetildiğini incelerken, YZ ve büyük veri tarafından oluşturulan yeni gözetim rejimlerinin siyasal sistemleri nasıl etkilediğini tartışacağız. Bu teknolojilerin, vatandaşların davranışlarını ve kararlarını denetleme kapasiteleri, siyasal sistemlerin varlığını sorgulamaya açıyor. Bu bağlamda, siyasal sistemler YZ sayesinde daha etkili hale mi geliyor, yoksa bu denetim mekanizmaları onların gerekliliğini ortadan mı kaldırıyor? Son olarak, Hannah Arendt'in kamusal alan ve eylem anlayışı, YZ ve büyük verinin siyasal katılım üzerindeki etkilerini değerlendirmek için kritik bir çerçeve sunacaktır. Arendt'in, eylemin siyasi yaşamın temeli olduğu vurgusuyla, YZ'nın kamusal alanı ve bireylerin siyasi eylemlerini nasıl dönüştürdüğünü sorgulayacağız. YZ, bireylerin kamusal alandaki etkinliğini zayıflatarak siyasal sistemleri anlamsız hale mi getiriyor, yoksa bu teknolojilerle siyasi katılım yeni bir boyut mu kazanıyor? Bu konuşma, Platon'un Mağara Alegorisi'nden yola çıkarak, Hobbes, Foucault ve Arendt'in felsefi perspektifleriyle siyasal sistemlerin YZ ve büyük veri karşısında nasıl bir evrim geçireceğini sorgulayacak; siyasal sistemlerin gerçekten gereksiz hale gelip gelmediğini veya köklü bir dönüşümle yeniden şekilleneceğini irdeleyecektir.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Dijital Teknolojiler ve Aklın Kamusal Kullanımı”Konuşmacı: Emre ŞanSeminer Tarihi: 12 Aralık 2024Dijital teknolojilerin gerçekliği düzenleme, adlandırma, ölçme, hesaplama, kodlama işlemlerinin hızı karşısında insanın sembolik alışveriş akışı boy ölçüşemez. Gündelik yaşam biçimlerinin hızlanmasıyla kişiler arası toplumsal bağlantılar yerlerini teknik araçlar arasındaki iletişime bırakır. Diğer yandan, kamusal alan şirketleşmiş teknoloji kültürü içerisinde yeniden programlanmakta ve kullanıcıların ilgileri ve alışkanlıkları demografik, ekonomik, siyasal ve kültürel sınıflandırmalarla verileştirilerek potansiyel davranışlarımız üzerine öngörüler pazarlanmaktadır. Seminerimizde bu iki güncel durum karşısında aydınlanma düşüncesinden miras kalan aklın kamusallığı tartışmasını ve aklın kamusal kullanımının yapay zekanın gelişimi, akıllı makinelerin toplumsal kullanımı ve otomasyon teknolojileri içindeki risklerini ve fırsatlarını ele alacağız. Aklın kamusallığı davranışsal modellerin hesaplama yöntemiyle ya da dijital platformların dikkat ölçme kriterleriyle tanımlanamaz. Onun doğru kullanımı yetilerimizi vesayet altına alacak teknik sistemleri eleştirmeyi gerektirir. İletişimsel ve zeki makineleri kullanmak, sonlu belleklere sahip zihinleri, yapay kanatları sayesinde labirentten kurtulan İkarus gibi özgürleştirir. Ancak, Daidalos'un uyarılarına rağmen İkarus'un balmumundan yapılan kanatlarını unutması gibi, makinelerin sınırlarını unutursak biz de yetilerimizi kaybedebiliriz.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Yanlış Bilgi Karşısında (Şüpheci) Atalet ve Yılmazlık”Konuşmacı: Suncem KoçerModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 17 Nisan 2025 Bu seminerde yanlış bilgi bağlamında yılmazlık (“resilience”) kavramını ele alacağız. Neden “resilience” için ilk akla gelen “dayanıklılık” sözcüğü yerine “yılmazlık” diyoruz sorusuna yanıt vererek başlayacağız. Bireylerin çevreleriyle olan etkileşimini merkeze alarak, karşısında yılmazlık geliştirmemiz gereken zorluğu “hakikat sonrası” başlığı altında inceleyeceğiz. Boylamsal olarak tekrarlanan küresel medya araştırmaları bireylerin doğru olmayan haberler ve yanlış bilgilerle ilgili farkındalıklarını ortaya koyuyor. Pek çok haber kullanıcısı tükettikleri mecralarda yanlış bilgilere maruz kaldıklarını şikâyet ederek not ediyorlar. O halde neden hem doğru olmayan haberlerden yakınıyor hem de kendi haber tüketim alışkanlığını değiştirmeye yanaşmıyorlar? Öyle ki kullanıcılar parçası oldukları kutuplu siyasal iklimin ve ayrışmış haber tüketiminin çoğu zaman gayet farkındalar. Buna rağmen kayıtsızlık hali haberle kurulan gündelik ve doğrudan ilişkiyi belirlemekte. Şüpheci atalet kavramıyla açıklayacağımız bu duruma içkin ümit duygusunu konuşmak yanlış bilgiye yılmazlık penceresinden bakmak için bizi cesaretlendirecek. Cesaretimizi topladıktan sonra sistemsel bir mesele olarak yanlış bilgi karşısında yılmazlığı literatür ışığında konuşacağız, noktayı kendi medya eko-sistemimizin yılmazlığı ve marazlarını tartışarak koyacağız.
SALGINTR, hekimlerin kendi semptomlarını haftalık olarak paylaştıkları yenilikçi bir dijital kohort modeli üzerinden toplum sağlığına farklı bir bakış sunuyor. Bu podcast'te, sağlık çalışanlarının deneyimlerinden yola çıkarak grip benzeri hastalıkların izlenmesi, erken uyarı sistemleri ve dijital epidemiyolojinin geleceği ele alınıyor. Konuğumuz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'ndan Dr. Eray Öntaş, SALGINTR'nin ortaya çıkış hikâyesini, bilimsel altyapısını ve sahadaki potansiyel etkisini anlatıyor. ‘Hekim temelli sürveyans neden önemli? Dijital kohortlar salgın yönetiminde nasıl bir rol oynayabilir? Türkiye için bu model ne vadediyor?' sorularına yanıtlar veriyor. Bilim, saha deneyimi ve dijital yeniliğin kesiştiği bu bölüm; epidemiyolojiye ilgi duyan hekimler, halk sağlığı profesyonelleri ve sağlık politikasıyla ilgilenen herkes için. SALGINTR ile sürveyansın geleceğine kulak verin.
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Şifa Köyü Kurucusu, Girişimci, Holistik Yaşam Danışmanı Merve Tüfekçi Emre konuk oldu.
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Şifa Köyü Kurucusu, Girişimci, Holistik Yaşam Danışmanı Merve Tüfekçi Emre konuk oldu.
Google Gemini ile Günde 100 Dolar Kazanmanın 5 Kolay YoluGoogle Gemini ile para kazanmanın en etkili 5 yöntemini keşfedin! Bu kapsamlı rehberde, Google'ın yapay zeka teknolojisi Gemini kullanarak günlük 100 dolar kazanmanın kanıtlanmış stratejilerini adım adım öğreneceksiniz. Hiçbir teknik bilgi gerekmeden bugün başlayabilirsiniz!## Google Gemini İle Para Kazanma Yöntemleri**Videoda Öğrenecekleriniz:**✅ Google Gemini kullanarak freelance içerik yazarlığı ile para kazanma (Fiverr, Upwork)✅ Google AI Studio ile mobil ve web uygulama geliştirme stratejileri✅ E-ticaret için yapay zeka destekli ürün açıklamaları ve SEO optimizasyonu teknikleri✅ YouTube için otomatik video script yazımı ve içerik üretimi✅ Dijital ürün oluşturma ve online satış yöntemleri (ebook, online kurs, şablonlar)✅ Gerçek kazanç örnekleri ve ekran görüntüleriyle kanıtlar✅ Ücretsiz Gemini vs Gemini Advanced karşılaştırması✅ Yapay zeka ile para kazanırken yapılan en büyük 3 hata ve çözümleri
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Optima Veritas Kurucusu Stratejik Finansal Yönetim Danışmanı, Ekonomist Mehlika Hediye Yıldırım konuk oldu.
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Optima Veritas Kurucusu Stratejik Finansal Yönetim Danışmanı, Ekonomist Mehlika Hediye Yıldırım konuk oldu.
Bugün 17 Şubat 2026. Böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Çünkü bazı günlerin enerjisi farklıdır. Bugün spiritüel olarak yoğun bir gün. Güneş tutulması var ve gökyüzü bize şunu söylüyor: Plansız hareket eden değil, bilinçli adım atan kazanacak. Tam da bu yüzden bugün sert bir konu konuşuyoruz.Dijital pazarlama öğrenenlerin yüzde 90'ı neden asla para kazanamıyor?Bakın çok net konuşacağım. Öğreniyorsunuz ama kazanmıyorsunuz. Kurs alıyorsunuz, YouTube izliyorsunuz, Meta panelini kurcalıyorsunuz, Google Ads sertifikası alıyorsunuz. Terimleri biliyorsunuz. CTR nedir biliyorsunuz, CPC nedir biliyorsunuz. Ama ay sonunda cebinize para girmiyor.Neden?Çünkü dijital pazarlamayı öğrenmiyorsunuz, terimleri ezberliyorsunuz.Birinci büyük problem bu. İnsanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Reklam vermeyi öğreniyor ama gelir makinesi kurmayı öğrenmiyor. Oysa dijital pazarlama butona basmak değildir. Dijital pazarlama sıfırdan müşteri kazanma sistemi tasarlamaktır. Funnel kurgulamaktır. Retargeting planlamaktır. CRM entegrasyonu düşünmektir. Bilgi var ama yapı yok.İkinci sebep daha derin: Para psikolojisi yok. Ücret istemeye çekiniyorsunuz. Teklif gönderirken korkuyorsunuz. “Ya pahalı derlerse?” diyorsunuz. “Ya sonuç alamazsam?” diye düşünüyorsunuz. Bu enerjiyle kazanamazsınız. Çünkü siz bir markaya bütçeni bana ver diyorsunuz. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız o bütçe size gelmez. Dijital pazarlama teknik olduğu kadar özgüven işidir.Üçüncü sebep kurs bağımlılığı. Sürekli eğitim, sürekli sertifika ama uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum: 10 saat eğitim, 100 saat uygulama. Ama çoğu kişi 100 saat eğitim, sıfır saat uygulama yapıyor. Sonra “Bu işte para yok” diyor. Hayır, para var. Sen sahaya çıkmadın.Dördüncü sebep niş seçmemek. Herkese hizmet vermeye çalışıyorsunuz. E-ticaret de olur, emlak da olur, klinik de olur. Bu kafa ile derinleşemezsiniz. Para uzmanlaşmaya gider. Bir sektöre odaklandığınızda hızlanırsınız, özgüveniniz artar, fiyatınız yükselir.Beşinci sebep satış bilmemek. Satış konuşması yapamayan, teklif yazamayan, fiyat savunamayan dijital pazarlamacı para kazanamaz. Teknik bilgi tek başına yetmez. Kendinizi satamazsanız hizmetinizi de satamazsınız.Altıncı sebep sabırsızlık. Üç gün kötü giden kampanyada panik yapıyorsunuz. Oysa bu iş test, veri ve optimizasyon işidir. Dijital pazarlama sihir değil, matematik işidir.Yedinci sebep ise gerçek anlamda iş kurma niyeti olmaması. Özgürlük hayali var ama disiplin yok. CRM yok, sistem yok, takip yok. Bu iş freelancer romantizmi değil, girişimciliktir.Para kazanan yüzde 10 ne yapıyor? Sistem kuruyor. Niş seçiyor. Satışı öğreniyor. Uyguluyor. Psikolojisini yönetiyor. Net oluyor.Bugün kendinize şu soruyu sorun: Ben gerçekten bu işi gelir modeline dönüştürmek istiyor muyum, yoksa sadece öğrenmiş olmak mı istiyorum?Bilgi zengin yapmaz. Sistem kuran kazanır.Ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde bugün biraz sert konuştum ama gerçekleri konuştuk. Eğer bu bölüm sana dokunduysa paylaşmayı unutma. Çünkü bu sektörde öğrenen çok, kazanan az.00:21 Dijital pazarlama öğrenenlerin %90'ı neden kazanamıyor01:08 Taktik öğrenmek vs sistem kurmak02:30 Dijital pazarlama bir gelir makinesidir02:48 Para psikolojisi ve özgüven problemi03:23 Kurs bağımlılığı ve uygulama eksikliği03:47 Niş seçmemenin büyük hatası04:22 Satış bilmeyen dijital pazarlamacı neden kaybeder04:43 Sabırsızlık ve optimizasyon gerçeği05:17 Freelancer romantizmi vs girişimcilik05:39 Para kazanan %10 kim?05:53 2026'da yapay zeka ve strateji farkı06:19 Gelir modeline dönüşme kararı06:46 Para netliğe gelir07:15 Joy Akademi ve kapanış mesajı
Teknolojinin hızla geliştiği bir dönemde, dijital cihazların kullanım süresi kısalırken dijital atık kavramı da giderek daha önemli bir gündem maddesi haline geliyor. Bu durum, sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk başlıklarını da beraberinde gündeme taşıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yardımcısı Hasan Süel ile dijital atıkların çevresel etkilerini ve bu alandaki küresel çalışmaları konuşuyoruz.
3+3'ün 209. bölümünde konuğum Türkiye'de bir ilk, dostum Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan'ın dijital ikizi Dijital Serdar.
Dijital dünya artık hepimizin yaşam alanı. Düşünme biçimi, iletişim, alışkanlıklar ve ilişkiler orada şekilleniyor. Peki bu yeni medeniyet nasıl bir yer? Gençlere nasıl bir ışık tutmak gerek? Algoritmalara kültürel bir çerçeve çizmek mümkün mü? Nasıl olur? Toplumsal değerler dijital kültürle nasıl örtüştürülür? Pencere'de bu hafta Sosyolog Prof.Dr. Barış Erdoğan ve Yeni Medya Uzmanı Prof. Dr. Erkan Saka'yla konuşuyoruz. NEDEN PENCERE? Sinemadan müziğe, çizgi romandan dijital sanata, sokak oyunlarından uçurtma uçurmaya, gölge oyunlarından illüzyon gösterisine, tiyatrodan plastik sanatlara, romanlardan masallara, çocuk şarkılarından operaya, geçmişten bugüne, geleneklerden modern zamanlara kültür, sanat... Unutulmasınlar, kuşaktan kuşağa aktarılsınlar, diye... Zeynepgül Alp'le Pencere cumartesi 09.30, pazar 19.10'da NTVRadyo'da. Programın tüm bölümleri kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için NTVRadyo'nun arşivinde (ntvradyo.com.tr) ve podcast platformlarında.
Dijitalleşme çağında çocukların elinden bilgisayarlar ya da telefonlar alınabilinir mi? Artık bir “suç mahalli” olarak görülen bu alanda nasıl mücadele edilecek? Meclis komisyonunda dinlenen uzmanlar önemli bilgiler paylaştı: Dijital dünyayla suç dünyası arasındaki yol bir 'like' kadar kısa olabilir... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
289. bölümde; danışman, yazar ve konuşmacı Damla Ömür Tantekin'i ağırlıyorum. Baltık ülkelerinin dijitalleşme ve inovasyon yolculuğunu, toplulukların gücünü ve bu coğrafyadan çıkan büyük fikirleri konuşuyoruz.
QNB Dijital Köprü katkılarıyla hazırladığımız 288. bölümde Technical Product Leader Tuğçe Kızılçakar konuğum oldu. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopru Son yıllarda fark etmeden hepimiz cebimizde birer “mini banka” taşır hâle geldik. Dijital cüzdanlardan yapay zekâ destekli finans asistanlarına uzanan bu dönüşümde; para yönetimi, hız, güvenlik ve kullanıcı deneyimi yeniden tanımlanıyor. Dünya Trendleri'nde Tuğçe Kızılçakar ile FinTech'in yükselişini, bankalarla girişimler arasındaki farkları ve 2026 sonrası finans dünyasında bizi bekleyen yenilikleri konuşuyoruz. (00:00) – Açılış (00:50) – Tuğçe Kızılçakar'ı tanıyoruz. (02:00) - Son yıllarda hepimiz fark etmeden birer “mini banka” kullanıcısına dönüştük. Sizce para kullanma ve yönetme biçimimiz son 5 yılda nasıl değişti? (04:40) – FinTech'te ürün yönetimi neden bu kadar kritik hâle geldi? Hız mı, güvenlik mi, kullanıcı deneyimi mi yoksa üçünün birleşimi mi? (08:53) - Bankalar ile FinTech girişimleri arasında hız, inovasyon ve risk alma açısından en büyük farklar neler? Bu fark kullanıcıya nasıl yansıyor? (10:37) - Yapay zeka finans dünyasını nasıl değiştiriyor? Kullanıcıların finansal stresini azaltan mı, yoksa onları yönlendiren bir teknolojiye mi dönüşüyor? (12:20) – Yapay zekadan finans danışmanlığı almak… (12:50) – Süper App çağındayız… (13:50) - 2026 ve sonrasında bizi hangi finansal yenilikler şaşırtacak? Siz neyi öne çıkarırsınız? (14:26) – Fintech startupları güveni kazanmak için neler yapmalı? (15:50) – Yeni nesil için finans nasıl? (16:48) – Bugün bir fintech girişimi kursaydınız hangi soruna odaklanırdınız? (17:45) - Dijital cüzdanlar, kişisel finans asistanları, otomatik tasarruf sistemleri… (18:05) – Kitap önerisi Kancaya Takılınca: Alışkanlık Yaratan Ürünler Nasıl Geliştirilir? - https://www.goodreads.com/book/show/62123887-kancaya-takilinca?ac=1&from_search=true&qid=KPFUF9Z7E9&rank=1 Yalın Ürün El Kitabı: MVP'lerle Yenilik ve Girişimcilik - https://www.goodreads.com/book/show/35387928-yal-n-r-n-el-kitab?ac=1&from_search=true&qid=Of9y9EWjk0&rank=1 (19:07) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dijital kumar, artık karanlık salonlara saklanmış bir eylem değil; akıllı telefonlarımızla bir tık uzağımızda, hayatımızın olağan bir parçası. Bu erişim kolaylığının arkasında ise çoğu zaman sessizce ilerleyen, yıkıcı bir gerçeklik yatıyor. Enstitü Sosyal tarafından yayımlanan "Türkiye'de Dijital Kumar” raporu bu sorunun artık marjinal bir alışkanlık olmaktan çıktığını ve dijital çağın ortasında bir "toplumsal kırılma hattını" temsil ettiğini gözler önüne seriyor. Bir tuş kadar yakın, bir kayıp kadar sessiz, bir borç kadar ağır…
287. bölümde AlbarakaTech Global Proje, Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Nuh Çoşkun Yağmur konuğum oldu. (00:00) – Açılış (01:30) - Nuh Coskun Yağmur'u tanıyoruz. (03:07) – Önümüzdeki günlerde yapay zekada bizi neler bekliyor? https://www.2wai.ai/ https://www.imdb.com/de/title/tt2085059/ (09:47) - “Sorumlu yapay zekâ” sizin için ne anlama geliyor? Türkiye'de ve dünyada kurumlar bu konuya ne kadar hazır? (13:20) - Bir şirket YZ kullanırken etik riskleri nasıl yönetmeli? En büyük boşluk nerede? (15:23) - Regtech tarafında şu anda en çok konuşulan regulasyon trendi nedir? (18:00) - Bugün dijital kimlik tarafındaki en büyük kırılma noktası nedir? (22:22) - Bankacılık ve fintech rekabetinin önümüzdeki 3 yıldaki en kritik dönüşümü ne olacak? Bankalar ile fintech'ler artık rakip mi, yoksa daha çok iş birliği mi görüyoruz? (28:40) – Yasaların kolaylaştırıcı etkisini avantaja çevirmek (32:12) - YZ'nin kredi değerlendirme süreçlerine girmesi hakkındaki görüşünüz nedir? Adalet ve şeffaflık sağlanabiliyor mu? Bay Evet - https://www.imdb.com/title/tt1068680/ (35:15) - Dijital cüzdanlar ödeme alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek? Süper App'ler (38:40) - Günümüzde çalışanlar için veri okuryazarlığı neden bu kadar kritik? (44:27) - Kitap Önerileri Google Nasıl Yönetiliyor? - https://www.goodreads.com/book/show/27425097-google-nas-l-y-netiliyor?ref=113 Bilinç Altı Nasıl Yönetilir? - (45:30) - Son sözler ve kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Yeni Medya 451'in bu bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, dijital casusluğun “telefonum beni mi dinliyor?” seviyesini çoktan geçtiğini, bugün cebimizdeki cihazların nasıl görünmez birer hedefe dönüştüğünü anlatıyor. Stuxnet'ten Pegasus'a, otel Wi-Fi'larından reklamlara kadar uzanan örneklerle; hiçbir şeye tıklamadan bile izlenmenin mümkün olduğu bu yeni dönemi, bunun insan psikolojisinde yarattığı etkiyi ve paranoyaya kapılmadan alınabilecek temel önlemleri birlikte masaya yatırıyorlar.
Yeni Medya 451'in bu bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, dijital casusluğun “telefonum beni mi dinliyor?” seviyesini çoktan geçtiğini, bugün cebimizdeki cihazların nasıl görünmez birer hedefe dönüştüğünü anlatıyor. Stuxnet'ten Pegasus'a, otel Wi-Fi'larından reklamlara kadar uzanan örneklerle; hiçbir şeye tıklamadan bile izlenmenin mümkün olduğu bu yeni dönemi, bunun insan psikolojisinde yarattığı etkiyi ve paranoyaya kapılmadan alınabilecek temel önlemleri birlikte masaya yatırıyorlar.
2026 yılına girerken dijital pazarlama artık bildiğimiz yerden konuşulmuyor. Algoritmalar değişti, kullanıcı değişti, rekabet sertleşti. Bu bölümde sana trend listesi değil, önümüzdeki dönemde pazarlamada ayakta kalanlarla silinenleri ayıracak gerçek kırılımları anlatıyorum.Bu bölümde 2026 yılında pazarlamayı baştan aşağıya değiştirecek 8 büyük kırılımı ele alıyoruz. Yapay zekanın sadece destekleyen bir araç olmaktan çıkıp karar veren sistemlere dönüşmesini, SEO ve arama davranışlarının linklerden cevaplara evrilmesini, privacy first dünyada veriyi doğru kullanan markaların nasıl öne çıkacağını detaylarıyla konuşuyoruz.Aynı zamanda içerik tarafında neden artık kusursuz metinlerin değil samimi ve gerçek anlatıların kazandığını, reklamların neden daha az reklam gibi olmak zorunda kaldığını, mikro toplulukların ve niş kitlelerin markalar için neden altın değerinde olduğunu bu bölümde net örneklerle aktarıyorum.Bu bölümde şunları duyacaksın:• Yapay zeka destekli otonom pazarlama sistemleri• Sesli ve zeki aramaların SEO'yu nasıl dönüştürdüğü• Çerezsiz dünyada akıllı veri kullanımı• Gerçek ve samimi içeriğin yükselişi• Yeni nesil reklam deneyimleri• Mikro toplulukların gücü• Davranışsal ölçümleme ve yeni performans metrikleri• Tüm bu sistemlerin ortasında insan faktörünün önemiEğer hâlâ 2023 refleksleriyle kampanya kuruyor, sadece tıklama ve dönüşüm sayarak ilerliyorsan bu bölüm senin için ciddi bir uyarı niteliğinde. Çünkü 2026'ya hazırlanmak yeni araçlar almak değil, zihniyeti değiştirmek demek.Bu bölümde amacım seni korkutmak değil, hazırlamak. Pazarlamayı otomasyonla ayakta tutan mı olacaksın, yoksa otomasyon sayesinde büyüyen marka mı, bu farkı net şekilde ortaya koyuyoruz.Dijital pazarlama, reklam, içerik, SEO, CRM ve büyüme stratejileriyle ilgileniyorsan bu bölümü mutlaka sonuna kadar dinle. Dinledikten sonra da kendine şu soruyu sor: Markan 2026'ya gerçekten hazır mı?Keyifli dinlemeler
Müzik dünyası 2025'te en çok yapay zekayı konuştu! Dijital platformlarda tespit edilen günlük AI şarkı sayısı 50.000'e yükseldi. Yıl sonu en çok dinlenen listeleri ne kadar gerçek derken, bu sene müziğin ne kadarı gerçek ne kadarı yapay sorusu soruldu. Peki bu nasıl ayırt edilecek? Eser sahiplerinin önlemi ya da tepkileri nasıl yankılanıyor? Yapay şarkılar zihnimizde nasıl yer ediyor, nasıl bir his bırakıyor? Müzik sektörünün yapay zeka planı ne olmalı? Yılbaşı sohbetlerinde Zeynepgül Alp sordu, kültür sanat platformu Bir Baba İndie'nin Genel Yayın Yönetmeni Cihad Satıroğlu ve Şef Editörü Pekcan Birinci yanıtladı.
Dijital platformların yapım şirketlerini satın alma girişimleri, Sinemanın yapay zekayla girdiği mücadele ve pandeminden sonra bir türlü toparlanamayan izleyicileri salona çekme çabaları... 2025 yılında beyaz perdenin gerisinde neler yaşandı? Dev satışlar gerçekleşirse Hollywood'un geleceği nasıl olur? Sinemanın dev isimlerinin dijitale tepkisi neden? Zeynepgül Alp sinema yazarı Olkan Özyurt'la sinemanın bir yılını konuşuyor.
26.12.2025 | Dijital Hayat Bölüm565 - TRT Radyo1 | "Teknolojik Gelişimin Türkçeye Etkisi" Dr. Bilal Eren'in hazırlayıp, sunduğu Dijital Hayat programımızda bu hafta; Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ile; - Dil Yaşayan, Etkilenen, Değişen Bir Şey mi? - Dijital Çağda Dil ve Özellikle Türkçe Nasıl Değişiyor? - Dijital Çağda Diller için Tektipleşme, Hatta Yozlaşma Tehdidi Mevcut mu? - Bilgi ve İletişim Teknolojileri Küreselleştirken, Dilde mi Küreselleşiyor? - Özellikle Bilgi ve İletişim Bağlamında, Online, Selfie, Trend, Emoji, Trol, Caps gibi Yabancı Kelimeleri Kullanmak Zorunluluk mu, Çaresizlik mi? - Türk Dil Kurumu Bu Durum Karşısında Neler Yapıyor? - Türk Dilini Koruma Kanunu Çalışmaları? - Dijital Çağda Diller, İngilizce Karşısında Çaresiz mi? - Kavramı Üreten, Keşfeden Dil Hakimiyeti mi Kuruyor? - Türk Dil Kurumu'nun 2025 Yılının Kelimesi Olarak Seçtiği Kelime Nedir? Başlıklarını konuştuk. Dijital Hayat, her cuma saat 15:30'da TRT Radyo1 mikrofonlarında canlı yayında... Tüm geçmiş ve gelecek yayınlarımız için; Web: https://www.dijitalhayat.tv
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Uzman Doktor Hale Sarıkaya konuk oldu.
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Uzman Doktor Hale Sarıkaya konuk oldu.
İnternet bağlantısı olmayan bir insan düşünelim. Durun hemen isyan etmeyin, bunu gerçekten düşünebiliriz; her geçen gün sayıları azalsa da var hâlâ yeryüzünde öyle birileri. Onlardan birini gözümüzün önüne alalım. Dijital dünyayla hiçbir bağlantısı olmayan biri olsun o kişi. Teknolojik ağdan bu kadar uzak kalabildiğine göre, yüksek ihtimalle bir şehirde yaşamıyor olmalı. Bedenen şehirde olsa bile en azından ruhen şehirde olmadığını varsayabiliriz en azından.
Dijital platformların kataloglarında, afişine bakınca bile “Bunu kim, neden çeker?” dediğiniz film ve diziler var. Ne senaryosu belli ne de amacı. İzleyiciye hiçbir mesaj vermeyen, ünlü oyuncuların nasıl ikna edilip oynatıldığına şaşırdığınız, sektörde tabiri caizse “çöp” denilen işler...
Türkiye, düşük gecikme süresi, iyi kurgulanmış telekomünikasyon altyapısı ve enerji arz çeşitliliği olanaklarıyla uluslararası alanda veri akışının stratejik geçiş noktalarından biri olma potansiyeline sahip bir ülke konumundadır. Yazan: Prof. Dr. Oğuz Bayat Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Dijital çağda, sosyal medya mecraları ile izleme ve izlenme arzusu hayatımızı ele geçirdi. Yapay zekanın kabiliyetlerini de ekleyince dijital mecra, yeni kocaman bir dünya yarattı. Algıların olguların önüne geçtiği, bilinmezi çok, kocaman yapay bir dünya... Kendi doğruları, kendi kabulleri, kendi yazılı olmayan kuralları olan yeni bir âlem… Bu, aynı zamanda insanda bir yanılsama yaratıyor ve dijital dünyada var olma kaygısı ile gerçek hayatın doğruları da göz ardı ediliyor.
Dijital Dünyada Cinsiyet Farkı Neden Bu Kadar ÖnemliAynı internete bağlanıyoruz ama internette geçirdiğimiz zaman, izlediğimiz içerikler ve sosyal medyadaki davranışlarımız tamamen farklı. Özellikle kadınlar ve erkekler arasında oluşan bu dijital ayrım, bugün markanızın reklam performansından hedefleme stratejisine kadar her noktayı etkiliyor. Bu bölümde cinsiyete göre internet kullanım oranlarını, Instagram, TikTok, Facebook, YouTube, WhatsApp ve X gibi platformlardaki kadın erkek dağılımlarını, teknoloji kullanım alışkanlıklarını ve tüm bunların markanıza nasıl yansıdığını derinlemesine konuşuyoruz.Kadın ve Erkek İnterneti Nasıl Farklı KullanıyorDünya genelinde erkeklerin internet kullanım oranı biraz daha yüksek olsa da kadınlar dijitalde çok daha aktif. Daha fazla sosyal içerik tüketiyor, daha fazla etkileşim üretiyor ve mobilde çok daha yoğun zaman geçiriyorlar. Erkeklerde ise YouTube, oyun, finans ve teknoloji içerikleri ağırlıkta. Bu bile reklam tasarımından kreatif formatına kadar pek çok kararı etkiliyor.Platformlara Göre Cinsiyet DağılımıInstagram ve TikTok hafif kadın ağırlıklı bir yapıya sahipken YouTube ve X belirgin şekilde erkeklerin güçlü olduğu alanlar. Instagram ve TikTok keşif, estetik, ilham ve trend tüketiminin merkezi olurken YouTube daha çok bilgi, çözüm, inceleme ve uzun içerik odaklı bir platform olarak öne çıkıyor. WhatsApp ise günlük iletişim aracı olduğu için dengeli bir cinsiyet dağılımı sunuyor.Teknoloji Kullanımı Davranışı Nasıl DeğiştiriyorKadınlar internete en fazla mobil cihazdan bağlandığı için hız, tasarım ve görsel deneyim çok daha kritik hale geliyor. Erkekler ise cihaz kullanımında daha dengeli ve özellikle uzun videolarda bilgisayardan tüketim oranı yüksek. Bu fark reklam performansını doğrudan etkileyen güçlü bir içgörü.Markanız Bu Verilerle Ne YapmalıKadın odaklı reklamlar daha duygusal ve ilham veren içeriklerle başarıya ulaşırken erkek odaklı kampanyalar teknik anlatım ve problem çözme yaklaşımıyla daha iyi sonuç veriyor. Kadınlar keşfetmeye, erkekler çözüm bulmaya odaklanıyor. Dijital stratejinizi bu davranış kodlarına göre kurduğunuzda dönüşümler belirgin şekilde artıyor.Bu bölümde kısacası dijital dünyada cinsiyet farkının nasıl çalıştığını, markanıza nasıl yön verdiğini ve doğru hedeflemeyle nasıl yüksek performans elde edebileceğinizi tüm detaylarıyla anlattım. Dijital pazarlamada başarı artık bütçeden çok doğru içgörüye dayanıyor. Bu bölümü dinledikten sonra kampanyalarınıza farklı bir gözle bakacağınıza eminim. İyi dinlemeler.
Yeni Medya 451'in 63. bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, yapay zekânın işçileri yöneten görünmez bir patrona dönüştüğü yeni çalışma düzenini inceliyor. Çin'in sosyal kredi sisteminden Amazon depolarındaki Time Off Task uygulamalarına, Türkiye'deki motokuryelerin hız baskısına ve Afrika'daki içerik moderatörlerinin gizli emeğine uzanan küresel sömürü ağını ele alırken; “robo-firing”, bossware, veri hakkı, dijital direniş ve alternatif platform modelleri gibi kritik kavramlara da değiniyorlar. Teknolojinin konfor vadederken nasıl bir dijital kölelik rejimi yarattığı bu bölümde.
Yeni Medya 451'in 63. bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, yapay zekânın işçileri yöneten görünmez bir patrona dönüştüğü yeni çalışma düzenini inceliyor. Çin'in sosyal kredi sisteminden Amazon depolarındaki Time Off Task uygulamalarına, Türkiye'deki motokuryelerin hız baskısına ve Afrika'daki içerik moderatörlerinin gizli emeğine uzanan küresel sömürü ağını ele alırken; “robo-firing”, bossware, veri hakkı, dijital direniş ve alternatif platform modelleri gibi kritik kavramlara da değiniyorlar. Teknolojinin konfor vadederken nasıl bir dijital kölelik rejimi yarattığı bu bölümde.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme, ticaretin geleceğini nasıl yeniden şekillendiriyor? Sürdürülebilirlik hedefleri, dijital rekabet, yeni iş modelleri ve etki yatırımı küresel ticarette neleri değiştirecek?Bu bölümde İzel Levi Coşkun ve İlkay Demirağ, Ceyhun Emre Doğru moderatörlüğünde iş dünyasını bekleyen dönüşümü masaya yatırıyor.
Kasım kampanyalarının neden her yıl markalar için adeta bir satış patlaması yarattığını hiç düşündün mü? Black Friday'in nasıl ortaya çıktığını, adının aslında nereden geldiğini ve yıllar içinde nasıl dev bir ticaret geleneğine dönüştüğünü merak eden herkesin çok ilgiyle dinleyeceği bir bölüm hazırladım. Bu bölümde hem Black Friday'in tarihine hem de doğru bilinen yanlışlara değiniyorum. Özellikle Türkiye'deki Kasım kampanyalarının nasıl evrim geçirdiğini, e-ticaretin yükselişiyle birlikte nasıl yılın en kritik satış dönemine dönüştüğünü adım adım anlatıyorum.Tüketiciyi Kasım ayında diğer aylardan tamamen farklı bir psikolojiye sokan mekanizmayı da ele alıyorum. Fırsat kaçırma korkusu, zaman baskısı, sosyal kanıt etkisi ve insanların satın alma dürtülerini tetikleyen görünmez motivasyonlar… Hepsi aslında iyi bir Kasım stratejisinin temelini oluşturuyor. Bölüm boyunca bu psikolojik tetikleyicilerin nasıl çalıştığını, markaların neden bu dönemde rekor kırdığını ve kullanıcıların neden bu kadar hızlı karar verdiğini detaylı bir şekilde açıklıyorum.E-ticaret yapan işletmeler için Kasım ayı sadece indirim dönemi değildir aynı zamanda iyi planlanmış bir satış makinesi kurma fırsatıdır. Bu yüzden sana kampanyaların arka planını oluşturan en etkili reklam, remarketing ve CRM stratejilerini de paylaşıyorum. WhatsApp yayın listeleri, dinamik yeniden hedefleme modelleri, sepet hatırlatma akışları, bundle set satış teknikleri ve Shopify performans optimizasyonlarının neden bu dönemde kritik olduğunu kendi deneyimlerime dayanarak somut örneklerle anlatıyorum.Dijital pazarlama dünyasında rekabet Kasım ayında en yüksek seviyeye çıkar. İşletmeler bu dönemde doğru konumlandırma dili, akıllı fiyatlama stratejileri ve dikkat çeken kampanya kurguları kullanarak müşteri davranışını yönlendirebilir. Bu bölümde tüm bu yaklaşımı hem teknik hem de davranışsal açıdan ele alıyorum. Tüketicinin satın alma eğilimini güçlendiren zaman sayacı kullanımları, sınırlı stok mesajları, sosyal kanıt artırıcı taktikler ve hızlı karar mekanizmasına doğrudan etki eden mikro dokunuşlar… Hepsi bölümün içinde seni bekliyor.Kasım kampanyalarında yüksek dönüşüm almak, satışları artırmak ve marka bilinirliğini güçlendirmek istiyorsan bu bölüm sana çok şey katacak. Hem büyük markaların başarı formüllerini hem de küçük işletmelerin bu dönemde uygulayabileceği pratik yöntemleri sade, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde paylaşıyorum. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldin şimdi gel birlikte Kasım kampanyalarının perde arkasına bakalım.
Demokratlar Epstein-Trump ilişkisine dair yeni e-postalar yayımladı, Beyaz Saray cevap verdi. Ekrem İmamoğlu, İBB iddianamesine tepki göstererek duruşmaların TRT'den yayınlanmasını istedi.Bu bölüm ON Dijital Bankacılık hakkında reklam içermektedir. Dijital bankacılık deneyiminiz hem zahmetsiz hem de masrafsız olsun isterseniz sizi Burgan Bank'ın dijital bankacılık platformu ON Dijital Bankacılık ile tanıştıralım. Dijital bankacılığı yeniden tanımlayan ON; masrafsızlık, avantajlı kampanyalar, sadakat programları ve rekabetçi faiz oranlarıyla öne çıkıyor. Buraya tıklayarak ON'lu olabilirsiniz.Bu bölüm KoçZer hakkında reklam içermektedir. KoçZer işbirliğiyle hazırladığımız Tedarik Masası podcastinde, küresel ticaretten teknolojik dönüşüme, demografik değişimlerden jeopolitik gelişmelere kadar iş dünyasını ve ekonomiyi şekillendiren dinamikleri ele alıyoruz. Tedarik Masası'nın ikinci bölümü Spotify, YouTube ve Apple Podcastsmecralarında yayında.
Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz, Türk Sinemasının usta yapımcılarından Zeynep Atakan!
Çeşitli bir şeyler konuşuldu. Takip edelim. https://www.instagram.com/alper_celik_/https://x.com/lpercelik
Müşteri Deneyiminde Kişiselleştirme ve Yapay ZekaMüşteri deneyimi artık sadece bir hizmet kalitesi konusu değil, markaların rekabet avantajı yaratmak için en güçlü silahlarından biri. Dijital pazarlamanın hızla değişen dünyasında kişiselleştirme, müşteri ile marka arasındaki bağı güçlendirmenin en etkili yollarından biri haline geldi. Peki bu kişiselleştirmeyi mümkün kılan teknoloji ne? Tabii ki yapay zeka.Kişiselleştirme Neden Bu Kadar ÖnemliHer müşteri markalardan kendisini özel hissettirmesini bekliyor. Tek tip mesajlar, herkese aynı e-mail ya da reklam gönderimleri artık işe yaramıyor. Bunun yerine her bir müşterinin davranışlarını, tercihlerini ve ihtiyaçlarını analiz ederek ona en uygun içerikleri sunmak gerekiyor.Yapay Zeka ile Davranış AnaliziYapay zeka, müşterilerin bıraktığı dijital izleri analiz ederek hangi ürünlere ilgi gösterdiğini, hangi içeriklerde daha fazla vakit geçirdiğini ya da hangi dönemde alışveriş yapma ihtimalinin yüksek olduğunu tahmin edebiliyor. Bu sayede markalar, tam da doğru zamanda doğru tekliflerle müşterilerinin karşısına çıkabiliyor.Dinamik ve Kişiye Özel İçeriklerBugün e-postalar, web siteleri ve mobil uygulamalar, yapay zekanın desteğiyle kişiye özel hale getirilebiliyor. Amazon'un öneri motoru, Netflix'in içerik tavsiyeleri ya da Spotify'ın haftalık keşif listeleri bu teknolojinin en bilinen örnekleri. Her müşteri kendisine özel bir deneyim yaşadığı için markayla olan bağı güçleniyor.Chatbotlar ve 7/24 DestekMüşteri hizmetlerinde yapay zeka destekli chatbotlar, kişiselleştirmenin önemli bir parçası. Artık sadece hızlı cevap veren basit botlar değil, müşteriyi tanıyan, geçmiş konuşmaları hatırlayan ve ihtiyaca göre yönlendirme yapan akıllı asistanlardan bahsediyoruz. Bu hem maliyetleri düşürüyor hem de müşteri memnuniyetini artırıyor.Öngörüsel Pazarlama StratejileriYapay zekanın en güçlü özelliklerinden biri, sadece mevcut verileri değil, gelecekteki davranışları da tahmin etmesi. Bir bankanın hangi müşterisinin hangi dönemde krediye ihtiyaç duyacağını öngörmesi ya da bir e-ticaret sitesinin hangi bölgede hangi ürünün daha çok satılacağını önceden bilmesi mümkün hale geliyor.Gerçek Hayattan ÖrneklerStarbucks, mobil uygulaması üzerinden kişiye özel kampanyalar sunuyor ve bu sayede satışlarını ciddi oranda artırıyor. Sephora, yapay zeka destekli yüz analiziyle müşterilere uygun ürünler öneriyor. Netflix ise sadece içerik önerisi yapmakla kalmıyor, hangi saatte hangi içeriğin sunulması gerektiğini dahi belirliyor.Veri Güvenliği ve Etik KonularKişiselleştirme için toplanan verilerin güvenliği büyük önem taşıyor. Müşteriler, markaların şeffaf olmasını ve verilerinin etik kurallara uygun şekilde kullanılmasını bekliyor. Güven sağlanmadığı takdirde kişiselleştirme fayda yerine zarar verebilir.SonuçKişiselleştirme artık lüks değil, markaların ayakta kalabilmesi için zorunlu bir strateji. Yapay zeka ise bu stratejiyi daha ölçeklenebilir, daha verimli ve daha etkili hale getiriyor. Gelecekte müşteriler markalara değil, markalar müşterilere uyum sağlayacak ve bu dönüşümde yapay zekanın rolü çok daha kritik olacak.
2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendleri Neleri Değiştirecek?2025 sonbaharıyla birlikte dijital reklam dünyası yepyeni bir döneme giriyor. Yapay zeka destekli kampanya optimizasyonlarından çerezsiz dünyaya geçişe, dikey video içeriklerden mikro-influencer iş birliklerine kadar markaları bekleyen büyük bir dönüşüm var. Bu bölümde, sonbahar sezonuna hazırlanırken öne çıkacak dijital reklam trendlerini derinlemesine ele alıyorum.Yapay zekanın reklam metinlerini, görsellerini ve hedeflemeyi nasıl dönüştürdüğünü, dinamik ve kişiselleştirilmiş reklam deneyimlerinin satışlara nasıl katkı sağladığını, sesli arama ve podcast reklamlarının neden yükselişte olduğunu konuşuyoruz. Google'ın 3rd party çerezleri tamamen kaldırmasıyla birlikte markaların nasıl first-party data toplaması gerektiğine, CRM entegrasyonlarının önemine ve kullanıcı verisi yönetiminde şeffaflığın neden kritik hale geldiğine değiniyoruz.2025 sonbaharının en büyük sürprizlerinden biri de video reklamların geleceği. TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts'un yön verdiği 9:16 dikey video formatı artık tüm platformlarda ana akım haline geldi. Tüketicilerin samimi, hızlı ve gerçekçi içeriklere verdiği tepki, markaları daha doğal reklam stratejileri geliştirmeye zorluyor. Aynı zamanda etkileşimli ve alışverişe yönlendiren reklam modelleri — örneğin canlı yayın üzerinden alışveriş, AR ile ürün deneme deneyimleri veya QR kod entegreli kampanyalar — e-ticaret tarafında devrim yaratıyor.Mikro-influencer iş birlikleri de sonbaharın dikkat çeken trendlerinden biri. Büyük kitlelere ulaşan makro influencer'ların yerini, topluluklarıyla güçlü bağ kuran ve yüksek etkileşim sağlayan mikro influencer'lar alıyor. Özellikle moda, teknoloji, kozmetik ve yerel işletmeler için bu iş birlikleri daha organik ve sürdürülebilir sonuçlar doğuruyor.Bir diğer öne çıkan başlık ise artırılmış gerçeklik (AR) ve metaverse deneyimleri. Tüketiciler ürünleri satın almadan önce sanal ortamda deneyimlemek istiyor. Sonbaharda markaların, kullanıcıların evinden çıkmadan ürünleri test edebileceği AR çözümlerine daha fazla yatırım yapacağını göreceğiz.Performans pazarlamasında ölçümleme yöntemleri de ciddi bir dönüşüm içinde. Çerezsiz dünyada incrementality testleri, Marketing Mix Modeling (MMM) ve platform içi dönüşüm API'leri markaların reklam etkinliğini anlamasında kritik hale geliyor. Türkiye'deki markalar için Meta Conversion API ve Google Ads Enhanced Conversions geçişleri önümüzdeki aylarda gündemin üst sıralarında olacak.Ve son olarak sonbaharın ruhuna uygun bir trend: duygusal hikaye anlatımı. İnsanlar sadece indirim veya satış mesajı görmek istemiyor. Onlarla empati kuran, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerine yer veren markalar, daha güçlü bir marka bağlılığı oluşturacak. Bu, özellikle yıl sonuna doğru yapılacak kampanyalarda tüketici tercihlerini doğrudan etkileyecek.Kısacası 2025 sonbaharı dijital reklamlarda akıllı teknolojilerin, kişiselleştirilmiş deneyimlerin ve güvene dayalı pazarlamanın yılı olacak. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde öne çıkmak isteyen markaların bu trendlere hızla uyum sağlaması gerekiyor.Bu bölümde sizlere sadece trendleri anlatmıyorum, aynı zamanda bu değişimlere nasıl hazırlanabileceğinizi, markanızı geleceğe taşıyacak hangi stratejilere odaklanmanız gerektiğini de paylaşıyorum.Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcasti'nin bu bölümünü dinleyerek hem 2025 sonbaharındaki reklam dünyasına yön veren dinamikleri öğrenecek hem de kendi kampanyalarınızı daha güçlü kılacak fikirler bulacaksınız.Ben Faruk Toprak. Eğer bu bölümden ilham aldıysanız, podcasti takip etmeyi unutmayın. Görüş ve sorularınız için bana faruk@joykek.com üzerinden ya da Instagram'da @frktprk hesabımdan ulaşabilirsiniz.
Merkezi yapıya sahip ve algoritmalarla ifade özgürlüğünü kısıtlayan X ve Meta gibi şirketlerin bu konudaki tutumları sürdüğü sürece, Next Sosyal gibi merkeziyetsiz sosyal medyalar daha çok ilgi görecektir. Yazan: Ersin Çahmutoğlu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
QNB Dijital köprü katkılarıyla hazırladığımız bu bölümde Feedback&Beyond'un kurucu ortaklarından Beyza Gürsün konuğum oldu. Kendisiyle; yapay zekâ ve otomasyonun iş yapış şekillerine etkisinden çalışan deneyiminin teknolojik dönüşümüne, insanın sürdürülebilirliği kavramından geleceğin öne çıkan becerilerine kadar pek çok konuyu ele aldık. Aynı zamanda geri bildirimin neden bu kadar zor olduğu, dijital dönüşümün yönetim anlayışını nasıl etkilediği ve kurum kültürünü nasıl dönüştürdüğü üzerine de derin bir sohbet gerçekleştirdik. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopruutm_source=spotify&utm_medium=podcast&utm_campaign=dunyatrendleri (00:00) – Açılış (01:55) – Beyza Gürsun'u tanıyoruz. (04:21) – Yapay zeka ve otomasyonun iş ayrıntılarına nasıl bakıyorsunuz? (07:35) – İnsanın sürdürebilirliğinden neyi kast ediyorsun? (09:22) – Şirketlerin bakış açıları, çalışma hayatı, değişim hızı… (14:00) - Teknoloji çalışan deneyimi nasıl dönüştürülüyor? (Örneğin: kişiselleştirilmiş eğitimler, esnek çalışma saatleri) (19:44) - Çalışanların yeni teknolojilere uyum sağlamak için şirketler neler yapmalı? (24:18) - Gelecekte hangi beceriler öne çıkacak? Çalışanların etkileri nasıl iyileşir? (26:45) – Geri bildirim vermek neden zor? (31:10) - Dijital dönüşüm, iş yerinde yönetim anlayışını nasıl değiştiriyor? (33:57) – Teknolojinin yaygınlaşmasının çalışması ve kurum kültürü nasıl değişiyor? (36:34) – Kitap önerisi - Switch - Degistir! https://www.goodreads.com/book/show/94992492-switch---degistir?ref=nav_sb_ss_2_11 Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Konuğum bir akademisyen, yazar ve yas terapisti Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu.Hemen bazı konu başlıklarıyla konuya giriyorum… Neler konuştuk? • Yas nedir? Yas ne değildir?• Adaleti, şehirlerimizi, kurumları, doğayı, işlerimizi, mesleklerimizi kaybediyoruz… Bu da bir yas mıdır? Bu yaşadıklarımızın bir ismi var mıdır?• Yas yaşayanlara nasıl davranılmalı? Neler yapılmamalı?• Yasın süresi var mıdır?• Yas konuşan bir şey midir? Yas neleri talep eder?• Yas liderliği nedir?• Politik karakterler ve yası görme biçimleri…• Yas bir hak, sosyal adalet meselesi• Kadın, erkek ve yas yasama biçimleri• Toplumların yası yaşama biçimleri• Dijital yas… • Sosyal medya ve yas• Yasın koreografisi olur mu?• Kaybediş şekillerinin yasa etkisi• Kollektif etkili bireysel yaslar…• 6 Şubat depremi, Kartalkaya faciası, Çorlu Tren Kazası, yenidoğan bebek cinayetleri, artan kadın cinayetleri ve toplumsal olarak hissettiklerimiz. Adalet-duygusal adalet sağlanamayan durumlarda yas, öfke ve diğer duygular…• Öbür dünya inanışı ve yasın yaşanışı• Giden gençliğe yas duyulur mu?• Ve Şengül Hablemitoğlu'nun kendi yası; Necip Hablemitoğlu'nun ardından yaşananlar…Çok etkileyici bir yayın… Yaz-kış demeyin, yas hissedin hissetmeyin bence dinleyin… Gazeteci#Journalist ~ #Art- #Food- #Travel lover ~ #EnthusiastBooks:
266. bölümde konuğum, Szeged Üniversitesi'nden Dr. Gizem Gültekin-Várkonyi ile birlikte yapay zeka okuryazarlığını tüm yönleriyle ele alıyoruz.