POPULARITY
Categories
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Optima Veritas Kurucusu Stratejik Finansal Yönetim Danışmanı, Ekonomist Mehlika Hediye Yıldırım konuk oldu.
Bugün 17 Şubat 2026. Böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Çünkü bazı günlerin enerjisi farklıdır. Bugün spiritüel olarak yoğun bir gün. Güneş tutulması var ve gökyüzü bize şunu söylüyor: Plansız hareket eden değil, bilinçli adım atan kazanacak. Tam da bu yüzden bugün sert bir konu konuşuyoruz.Dijital pazarlama öğrenenlerin yüzde 90'ı neden asla para kazanamıyor?Bakın çok net konuşacağım. Öğreniyorsunuz ama kazanmıyorsunuz. Kurs alıyorsunuz, YouTube izliyorsunuz, Meta panelini kurcalıyorsunuz, Google Ads sertifikası alıyorsunuz. Terimleri biliyorsunuz. CTR nedir biliyorsunuz, CPC nedir biliyorsunuz. Ama ay sonunda cebinize para girmiyor.Neden?Çünkü dijital pazarlamayı öğrenmiyorsunuz, terimleri ezberliyorsunuz.Birinci büyük problem bu. İnsanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Reklam vermeyi öğreniyor ama gelir makinesi kurmayı öğrenmiyor. Oysa dijital pazarlama butona basmak değildir. Dijital pazarlama sıfırdan müşteri kazanma sistemi tasarlamaktır. Funnel kurgulamaktır. Retargeting planlamaktır. CRM entegrasyonu düşünmektir. Bilgi var ama yapı yok.İkinci sebep daha derin: Para psikolojisi yok. Ücret istemeye çekiniyorsunuz. Teklif gönderirken korkuyorsunuz. “Ya pahalı derlerse?” diyorsunuz. “Ya sonuç alamazsam?” diye düşünüyorsunuz. Bu enerjiyle kazanamazsınız. Çünkü siz bir markaya bütçeni bana ver diyorsunuz. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız o bütçe size gelmez. Dijital pazarlama teknik olduğu kadar özgüven işidir.Üçüncü sebep kurs bağımlılığı. Sürekli eğitim, sürekli sertifika ama uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum: 10 saat eğitim, 100 saat uygulama. Ama çoğu kişi 100 saat eğitim, sıfır saat uygulama yapıyor. Sonra “Bu işte para yok” diyor. Hayır, para var. Sen sahaya çıkmadın.Dördüncü sebep niş seçmemek. Herkese hizmet vermeye çalışıyorsunuz. E-ticaret de olur, emlak da olur, klinik de olur. Bu kafa ile derinleşemezsiniz. Para uzmanlaşmaya gider. Bir sektöre odaklandığınızda hızlanırsınız, özgüveniniz artar, fiyatınız yükselir.Beşinci sebep satış bilmemek. Satış konuşması yapamayan, teklif yazamayan, fiyat savunamayan dijital pazarlamacı para kazanamaz. Teknik bilgi tek başına yetmez. Kendinizi satamazsanız hizmetinizi de satamazsınız.Altıncı sebep sabırsızlık. Üç gün kötü giden kampanyada panik yapıyorsunuz. Oysa bu iş test, veri ve optimizasyon işidir. Dijital pazarlama sihir değil, matematik işidir.Yedinci sebep ise gerçek anlamda iş kurma niyeti olmaması. Özgürlük hayali var ama disiplin yok. CRM yok, sistem yok, takip yok. Bu iş freelancer romantizmi değil, girişimciliktir.Para kazanan yüzde 10 ne yapıyor? Sistem kuruyor. Niş seçiyor. Satışı öğreniyor. Uyguluyor. Psikolojisini yönetiyor. Net oluyor.Bugün kendinize şu soruyu sorun: Ben gerçekten bu işi gelir modeline dönüştürmek istiyor muyum, yoksa sadece öğrenmiş olmak mı istiyorum?Bilgi zengin yapmaz. Sistem kuran kazanır.Ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde bugün biraz sert konuştum ama gerçekleri konuştuk. Eğer bu bölüm sana dokunduysa paylaşmayı unutma. Çünkü bu sektörde öğrenen çok, kazanan az.00:21 Dijital pazarlama öğrenenlerin %90'ı neden kazanamıyor01:08 Taktik öğrenmek vs sistem kurmak02:30 Dijital pazarlama bir gelir makinesidir02:48 Para psikolojisi ve özgüven problemi03:23 Kurs bağımlılığı ve uygulama eksikliği03:47 Niş seçmemenin büyük hatası04:22 Satış bilmeyen dijital pazarlamacı neden kaybeder04:43 Sabırsızlık ve optimizasyon gerçeği05:17 Freelancer romantizmi vs girişimcilik05:39 Para kazanan %10 kim?05:53 2026'da yapay zeka ve strateji farkı06:19 Gelir modeline dönüşme kararı06:46 Para netliğe gelir07:15 Joy Akademi ve kapanış mesajı
Teknolojinin hızla geliştiği bir dönemde, dijital cihazların kullanım süresi kısalırken dijital atık kavramı da giderek daha önemli bir gündem maddesi haline geliyor. Bu durum, sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk başlıklarını da beraberinde gündeme taşıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yardımcısı Hasan Süel ile dijital atıkların çevresel etkilerini ve bu alandaki küresel çalışmaları konuşuyoruz.
3+3'ün 209. bölümünde konuğum Türkiye'de bir ilk, dostum Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan'ın dijital ikizi Dijital Serdar.
Dijital dünya artık hepimizin yaşam alanı. Düşünme biçimi, iletişim, alışkanlıklar ve ilişkiler orada şekilleniyor. Peki bu yeni medeniyet nasıl bir yer? Gençlere nasıl bir ışık tutmak gerek? Algoritmalara kültürel bir çerçeve çizmek mümkün mü? Nasıl olur? Toplumsal değerler dijital kültürle nasıl örtüştürülür? Pencere'de bu hafta Sosyolog Prof.Dr. Barış Erdoğan ve Yeni Medya Uzmanı Prof. Dr. Erkan Saka'yla konuşuyoruz. NEDEN PENCERE? Sinemadan müziğe, çizgi romandan dijital sanata, sokak oyunlarından uçurtma uçurmaya, gölge oyunlarından illüzyon gösterisine, tiyatrodan plastik sanatlara, romanlardan masallara, çocuk şarkılarından operaya, geçmişten bugüne, geleneklerden modern zamanlara kültür, sanat... Unutulmasınlar, kuşaktan kuşağa aktarılsınlar, diye... Zeynepgül Alp'le Pencere cumartesi 09.30, pazar 19.10'da NTVRadyo'da. Programın tüm bölümleri kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için NTVRadyo'nun arşivinde (ntvradyo.com.tr) ve podcast platformlarında.
Dijitalleşme çağında çocukların elinden bilgisayarlar ya da telefonlar alınabilinir mi? Artık bir “suç mahalli” olarak görülen bu alanda nasıl mücadele edilecek? Meclis komisyonunda dinlenen uzmanlar önemli bilgiler paylaştı: Dijital dünyayla suç dünyası arasındaki yol bir 'like' kadar kısa olabilir... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
289. bölümde; danışman, yazar ve konuşmacı Damla Ömür Tantekin'i ağırlıyorum. Baltık ülkelerinin dijitalleşme ve inovasyon yolculuğunu, toplulukların gücünü ve bu coğrafyadan çıkan büyük fikirleri konuşuyoruz.
QNB Dijital Köprü katkılarıyla hazırladığımız 288. bölümde Technical Product Leader Tuğçe Kızılçakar konuğum oldu. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopru Son yıllarda fark etmeden hepimiz cebimizde birer “mini banka” taşır hâle geldik. Dijital cüzdanlardan yapay zekâ destekli finans asistanlarına uzanan bu dönüşümde; para yönetimi, hız, güvenlik ve kullanıcı deneyimi yeniden tanımlanıyor. Dünya Trendleri'nde Tuğçe Kızılçakar ile FinTech'in yükselişini, bankalarla girişimler arasındaki farkları ve 2026 sonrası finans dünyasında bizi bekleyen yenilikleri konuşuyoruz. (00:00) – Açılış (00:50) – Tuğçe Kızılçakar'ı tanıyoruz. (02:00) - Son yıllarda hepimiz fark etmeden birer “mini banka” kullanıcısına dönüştük. Sizce para kullanma ve yönetme biçimimiz son 5 yılda nasıl değişti? (04:40) – FinTech'te ürün yönetimi neden bu kadar kritik hâle geldi? Hız mı, güvenlik mi, kullanıcı deneyimi mi yoksa üçünün birleşimi mi? (08:53) - Bankalar ile FinTech girişimleri arasında hız, inovasyon ve risk alma açısından en büyük farklar neler? Bu fark kullanıcıya nasıl yansıyor? (10:37) - Yapay zeka finans dünyasını nasıl değiştiriyor? Kullanıcıların finansal stresini azaltan mı, yoksa onları yönlendiren bir teknolojiye mi dönüşüyor? (12:20) – Yapay zekadan finans danışmanlığı almak… (12:50) – Süper App çağındayız… (13:50) - 2026 ve sonrasında bizi hangi finansal yenilikler şaşırtacak? Siz neyi öne çıkarırsınız? (14:26) – Fintech startupları güveni kazanmak için neler yapmalı? (15:50) – Yeni nesil için finans nasıl? (16:48) – Bugün bir fintech girişimi kursaydınız hangi soruna odaklanırdınız? (17:45) - Dijital cüzdanlar, kişisel finans asistanları, otomatik tasarruf sistemleri… (18:05) – Kitap önerisi Kancaya Takılınca: Alışkanlık Yaratan Ürünler Nasıl Geliştirilir? - https://www.goodreads.com/book/show/62123887-kancaya-takilinca?ac=1&from_search=true&qid=KPFUF9Z7E9&rank=1 Yalın Ürün El Kitabı: MVP'lerle Yenilik ve Girişimcilik - https://www.goodreads.com/book/show/35387928-yal-n-r-n-el-kitab?ac=1&from_search=true&qid=Of9y9EWjk0&rank=1 (19:07) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dijital kumar, artık karanlık salonlara saklanmış bir eylem değil; akıllı telefonlarımızla bir tık uzağımızda, hayatımızın olağan bir parçası. Bu erişim kolaylığının arkasında ise çoğu zaman sessizce ilerleyen, yıkıcı bir gerçeklik yatıyor. Enstitü Sosyal tarafından yayımlanan "Türkiye'de Dijital Kumar” raporu bu sorunun artık marjinal bir alışkanlık olmaktan çıktığını ve dijital çağın ortasında bir "toplumsal kırılma hattını" temsil ettiğini gözler önüne seriyor. Bir tuş kadar yakın, bir kayıp kadar sessiz, bir borç kadar ağır…
287. bölümde AlbarakaTech Global Proje, Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Nuh Çoşkun Yağmur konuğum oldu. (00:00) – Açılış (01:30) - Nuh Coskun Yağmur'u tanıyoruz. (03:07) – Önümüzdeki günlerde yapay zekada bizi neler bekliyor? https://www.2wai.ai/ https://www.imdb.com/de/title/tt2085059/ (09:47) - “Sorumlu yapay zekâ” sizin için ne anlama geliyor? Türkiye'de ve dünyada kurumlar bu konuya ne kadar hazır? (13:20) - Bir şirket YZ kullanırken etik riskleri nasıl yönetmeli? En büyük boşluk nerede? (15:23) - Regtech tarafında şu anda en çok konuşulan regulasyon trendi nedir? (18:00) - Bugün dijital kimlik tarafındaki en büyük kırılma noktası nedir? (22:22) - Bankacılık ve fintech rekabetinin önümüzdeki 3 yıldaki en kritik dönüşümü ne olacak? Bankalar ile fintech'ler artık rakip mi, yoksa daha çok iş birliği mi görüyoruz? (28:40) – Yasaların kolaylaştırıcı etkisini avantaja çevirmek (32:12) - YZ'nin kredi değerlendirme süreçlerine girmesi hakkındaki görüşünüz nedir? Adalet ve şeffaflık sağlanabiliyor mu? Bay Evet - https://www.imdb.com/title/tt1068680/ (35:15) - Dijital cüzdanlar ödeme alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek? Süper App'ler (38:40) - Günümüzde çalışanlar için veri okuryazarlığı neden bu kadar kritik? (44:27) - Kitap Önerileri Google Nasıl Yönetiliyor? - https://www.goodreads.com/book/show/27425097-google-nas-l-y-netiliyor?ref=113 Bilinç Altı Nasıl Yönetilir? - (45:30) - Son sözler ve kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon ve Buy Me A Coffee hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Yeni Medya 451'in bu bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, dijital casusluğun “telefonum beni mi dinliyor?” seviyesini çoktan geçtiğini, bugün cebimizdeki cihazların nasıl görünmez birer hedefe dönüştüğünü anlatıyor. Stuxnet'ten Pegasus'a, otel Wi-Fi'larından reklamlara kadar uzanan örneklerle; hiçbir şeye tıklamadan bile izlenmenin mümkün olduğu bu yeni dönemi, bunun insan psikolojisinde yarattığı etkiyi ve paranoyaya kapılmadan alınabilecek temel önlemleri birlikte masaya yatırıyorlar.
Yeni Medya 451'in bu bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, dijital casusluğun “telefonum beni mi dinliyor?” seviyesini çoktan geçtiğini, bugün cebimizdeki cihazların nasıl görünmez birer hedefe dönüştüğünü anlatıyor. Stuxnet'ten Pegasus'a, otel Wi-Fi'larından reklamlara kadar uzanan örneklerle; hiçbir şeye tıklamadan bile izlenmenin mümkün olduğu bu yeni dönemi, bunun insan psikolojisinde yarattığı etkiyi ve paranoyaya kapılmadan alınabilecek temel önlemleri birlikte masaya yatırıyorlar.
2026 yılına girerken dijital pazarlama artık bildiğimiz yerden konuşulmuyor. Algoritmalar değişti, kullanıcı değişti, rekabet sertleşti. Bu bölümde sana trend listesi değil, önümüzdeki dönemde pazarlamada ayakta kalanlarla silinenleri ayıracak gerçek kırılımları anlatıyorum.Bu bölümde 2026 yılında pazarlamayı baştan aşağıya değiştirecek 8 büyük kırılımı ele alıyoruz. Yapay zekanın sadece destekleyen bir araç olmaktan çıkıp karar veren sistemlere dönüşmesini, SEO ve arama davranışlarının linklerden cevaplara evrilmesini, privacy first dünyada veriyi doğru kullanan markaların nasıl öne çıkacağını detaylarıyla konuşuyoruz.Aynı zamanda içerik tarafında neden artık kusursuz metinlerin değil samimi ve gerçek anlatıların kazandığını, reklamların neden daha az reklam gibi olmak zorunda kaldığını, mikro toplulukların ve niş kitlelerin markalar için neden altın değerinde olduğunu bu bölümde net örneklerle aktarıyorum.Bu bölümde şunları duyacaksın:• Yapay zeka destekli otonom pazarlama sistemleri• Sesli ve zeki aramaların SEO'yu nasıl dönüştürdüğü• Çerezsiz dünyada akıllı veri kullanımı• Gerçek ve samimi içeriğin yükselişi• Yeni nesil reklam deneyimleri• Mikro toplulukların gücü• Davranışsal ölçümleme ve yeni performans metrikleri• Tüm bu sistemlerin ortasında insan faktörünün önemiEğer hâlâ 2023 refleksleriyle kampanya kuruyor, sadece tıklama ve dönüşüm sayarak ilerliyorsan bu bölüm senin için ciddi bir uyarı niteliğinde. Çünkü 2026'ya hazırlanmak yeni araçlar almak değil, zihniyeti değiştirmek demek.Bu bölümde amacım seni korkutmak değil, hazırlamak. Pazarlamayı otomasyonla ayakta tutan mı olacaksın, yoksa otomasyon sayesinde büyüyen marka mı, bu farkı net şekilde ortaya koyuyoruz.Dijital pazarlama, reklam, içerik, SEO, CRM ve büyüme stratejileriyle ilgileniyorsan bu bölümü mutlaka sonuna kadar dinle. Dinledikten sonra da kendine şu soruyu sor: Markan 2026'ya gerçekten hazır mı?Keyifli dinlemeler
Dijital platformların yapım şirketlerini satın alma girişimleri, Sinemanın yapay zekayla girdiği mücadele ve pandeminden sonra bir türlü toparlanamayan izleyicileri salona çekme çabaları... 2025 yılında beyaz perdenin gerisinde neler yaşandı? Dev satışlar gerçekleşirse Hollywood'un geleceği nasıl olur? Sinemanın dev isimlerinin dijitale tepkisi neden? Zeynepgül Alp sinema yazarı Olkan Özyurt'la sinemanın bir yılını konuşuyor.
Müzik dünyası 2025'te en çok yapay zekayı konuştu! Dijital platformlarda tespit edilen günlük AI şarkı sayısı 50.000'e yükseldi. Yıl sonu en çok dinlenen listeleri ne kadar gerçek derken, bu sene müziğin ne kadarı gerçek ne kadarı yapay sorusu soruldu. Peki bu nasıl ayırt edilecek? Eser sahiplerinin önlemi ya da tepkileri nasıl yankılanıyor? Yapay şarkılar zihnimizde nasıl yer ediyor, nasıl bir his bırakıyor? Müzik sektörünün yapay zeka planı ne olmalı? Yılbaşı sohbetlerinde Zeynepgül Alp sordu, kültür sanat platformu Bir Baba İndie'nin Genel Yayın Yönetmeni Cihad Satıroğlu ve Şef Editörü Pekcan Birinci yanıtladı.
26.12.2025 | Dijital Hayat Bölüm565 - TRT Radyo1 | "Teknolojik Gelişimin Türkçeye Etkisi" Dr. Bilal Eren'in hazırlayıp, sunduğu Dijital Hayat programımızda bu hafta; Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ile; - Dil Yaşayan, Etkilenen, Değişen Bir Şey mi? - Dijital Çağda Dil ve Özellikle Türkçe Nasıl Değişiyor? - Dijital Çağda Diller için Tektipleşme, Hatta Yozlaşma Tehdidi Mevcut mu? - Bilgi ve İletişim Teknolojileri Küreselleştirken, Dilde mi Küreselleşiyor? - Özellikle Bilgi ve İletişim Bağlamında, Online, Selfie, Trend, Emoji, Trol, Caps gibi Yabancı Kelimeleri Kullanmak Zorunluluk mu, Çaresizlik mi? - Türk Dil Kurumu Bu Durum Karşısında Neler Yapıyor? - Türk Dilini Koruma Kanunu Çalışmaları? - Dijital Çağda Diller, İngilizce Karşısında Çaresiz mi? - Kavramı Üreten, Keşfeden Dil Hakimiyeti mi Kuruyor? - Türk Dil Kurumu'nun 2025 Yılının Kelimesi Olarak Seçtiği Kelime Nedir? Başlıklarını konuştuk. Dijital Hayat, her cuma saat 15:30'da TRT Radyo1 mikrofonlarında canlı yayında... Tüm geçmiş ve gelecek yayınlarımız için; Web: https://www.dijitalhayat.tv
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Uzman Doktor Hale Sarıkaya konuk oldu.
Lale Zeynep Süsal'ın hazırlayıp sunduğu Dijital Dünyada Neler Oluyor programına Uzman Doktor Hale Sarıkaya konuk oldu.
İnternet bağlantısı olmayan bir insan düşünelim. Durun hemen isyan etmeyin, bunu gerçekten düşünebiliriz; her geçen gün sayıları azalsa da var hâlâ yeryüzünde öyle birileri. Onlardan birini gözümüzün önüne alalım. Dijital dünyayla hiçbir bağlantısı olmayan biri olsun o kişi. Teknolojik ağdan bu kadar uzak kalabildiğine göre, yüksek ihtimalle bir şehirde yaşamıyor olmalı. Bedenen şehirde olsa bile en azından ruhen şehirde olmadığını varsayabiliriz en azından.
Dijital platformların kataloglarında, afişine bakınca bile “Bunu kim, neden çeker?” dediğiniz film ve diziler var. Ne senaryosu belli ne de amacı. İzleyiciye hiçbir mesaj vermeyen, ünlü oyuncuların nasıl ikna edilip oynatıldığına şaşırdığınız, sektörde tabiri caizse “çöp” denilen işler...
Türkiye, düşük gecikme süresi, iyi kurgulanmış telekomünikasyon altyapısı ve enerji arz çeşitliliği olanaklarıyla uluslararası alanda veri akışının stratejik geçiş noktalarından biri olma potansiyeline sahip bir ülke konumundadır. Yazan: Prof. Dr. Oğuz Bayat Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Dijital çağda, sosyal medya mecraları ile izleme ve izlenme arzusu hayatımızı ele geçirdi. Yapay zekanın kabiliyetlerini de ekleyince dijital mecra, yeni kocaman bir dünya yarattı. Algıların olguların önüne geçtiği, bilinmezi çok, kocaman yapay bir dünya... Kendi doğruları, kendi kabulleri, kendi yazılı olmayan kuralları olan yeni bir âlem… Bu, aynı zamanda insanda bir yanılsama yaratıyor ve dijital dünyada var olma kaygısı ile gerçek hayatın doğruları da göz ardı ediliyor.
İspanya'da Meclis'e sunulan talepte, 16 yaşından küçük çocukların okul içi veya dışında cep telefonu kullanımına tamamen yasak getirilmesi isteniyor. Danimarka'nın aksine Japonya'da yasak yerine sınırlama modeli tartışılıyor.
Dijital emperyalizm, arkasındaki gizli el, dişini göstermeye başladı... Önce şunu bilelim: Adına ayartıcı bir şekilde “sosyal medya” denen ama gerçekte tastamam “a-sosyal medya” olarak işlev gören Twitter / X, Facebook, Instagram gibi mecralar, sosyal çatışmaları körüklemek, ekonomik ve siyasî kaos çıkarmak için icat edildi. Batı'da geliştirilen bütün bilimsel ve teknolojik araçlar, sadece çatışmaları ve savaşları körükleyen araçlar.
ABD eski başkanlarından Clinton'un da ifade ettiği gibi Soğuk Savaş sonrasında yeniden çizilen çatışma alanları içerisinde hiç kuşkusuz internet teknolojileri de yer alıyor. Özünde askeri ihtiyaçları karşılamak amacıyla geliştirilen internet, kısa bir süre sonra amacının dışında çok farklı işlevleri de yerine getirdi.
Dijital Dünyada Cinsiyet Farkı Neden Bu Kadar ÖnemliAynı internete bağlanıyoruz ama internette geçirdiğimiz zaman, izlediğimiz içerikler ve sosyal medyadaki davranışlarımız tamamen farklı. Özellikle kadınlar ve erkekler arasında oluşan bu dijital ayrım, bugün markanızın reklam performansından hedefleme stratejisine kadar her noktayı etkiliyor. Bu bölümde cinsiyete göre internet kullanım oranlarını, Instagram, TikTok, Facebook, YouTube, WhatsApp ve X gibi platformlardaki kadın erkek dağılımlarını, teknoloji kullanım alışkanlıklarını ve tüm bunların markanıza nasıl yansıdığını derinlemesine konuşuyoruz.Kadın ve Erkek İnterneti Nasıl Farklı KullanıyorDünya genelinde erkeklerin internet kullanım oranı biraz daha yüksek olsa da kadınlar dijitalde çok daha aktif. Daha fazla sosyal içerik tüketiyor, daha fazla etkileşim üretiyor ve mobilde çok daha yoğun zaman geçiriyorlar. Erkeklerde ise YouTube, oyun, finans ve teknoloji içerikleri ağırlıkta. Bu bile reklam tasarımından kreatif formatına kadar pek çok kararı etkiliyor.Platformlara Göre Cinsiyet DağılımıInstagram ve TikTok hafif kadın ağırlıklı bir yapıya sahipken YouTube ve X belirgin şekilde erkeklerin güçlü olduğu alanlar. Instagram ve TikTok keşif, estetik, ilham ve trend tüketiminin merkezi olurken YouTube daha çok bilgi, çözüm, inceleme ve uzun içerik odaklı bir platform olarak öne çıkıyor. WhatsApp ise günlük iletişim aracı olduğu için dengeli bir cinsiyet dağılımı sunuyor.Teknoloji Kullanımı Davranışı Nasıl DeğiştiriyorKadınlar internete en fazla mobil cihazdan bağlandığı için hız, tasarım ve görsel deneyim çok daha kritik hale geliyor. Erkekler ise cihaz kullanımında daha dengeli ve özellikle uzun videolarda bilgisayardan tüketim oranı yüksek. Bu fark reklam performansını doğrudan etkileyen güçlü bir içgörü.Markanız Bu Verilerle Ne YapmalıKadın odaklı reklamlar daha duygusal ve ilham veren içeriklerle başarıya ulaşırken erkek odaklı kampanyalar teknik anlatım ve problem çözme yaklaşımıyla daha iyi sonuç veriyor. Kadınlar keşfetmeye, erkekler çözüm bulmaya odaklanıyor. Dijital stratejinizi bu davranış kodlarına göre kurduğunuzda dönüşümler belirgin şekilde artıyor.Bu bölümde kısacası dijital dünyada cinsiyet farkının nasıl çalıştığını, markanıza nasıl yön verdiğini ve doğru hedeflemeyle nasıl yüksek performans elde edebileceğinizi tüm detaylarıyla anlattım. Dijital pazarlamada başarı artık bütçeden çok doğru içgörüye dayanıyor. Bu bölümü dinledikten sonra kampanyalarınıza farklı bir gözle bakacağınıza eminim. İyi dinlemeler.
Yeni Medya 451'in 63. bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, yapay zekânın işçileri yöneten görünmez bir patrona dönüştüğü yeni çalışma düzenini inceliyor. Çin'in sosyal kredi sisteminden Amazon depolarındaki Time Off Task uygulamalarına, Türkiye'deki motokuryelerin hız baskısına ve Afrika'daki içerik moderatörlerinin gizli emeğine uzanan küresel sömürü ağını ele alırken; “robo-firing”, bossware, veri hakkı, dijital direniş ve alternatif platform modelleri gibi kritik kavramlara da değiniyorlar. Teknolojinin konfor vadederken nasıl bir dijital kölelik rejimi yarattığı bu bölümde.
Yeni Medya 451'in 63. bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, yapay zekânın işçileri yöneten görünmez bir patrona dönüştüğü yeni çalışma düzenini inceliyor. Çin'in sosyal kredi sisteminden Amazon depolarındaki Time Off Task uygulamalarına, Türkiye'deki motokuryelerin hız baskısına ve Afrika'daki içerik moderatörlerinin gizli emeğine uzanan küresel sömürü ağını ele alırken; “robo-firing”, bossware, veri hakkı, dijital direniş ve alternatif platform modelleri gibi kritik kavramlara da değiniyorlar. Teknolojinin konfor vadederken nasıl bir dijital kölelik rejimi yarattığı bu bölümde.
Müzik Yolculuğu'nun bu bölümünde Prof. Dr. Michael Kuyucu, dijital medyayı sevmeyen oyuncunun kim olduğunu açıklıyor.
Bölümün Youtube videosu;https://www.youtube.com/watch?v=jx_wAYsCh2E&t=105sDestek vermek isterseniz;Youtube linki: www.youtube.com/@yasinacarpodcasttInstagram linki: www.instagram.com/yasinacarpodcasttInstagram linki: www.instagram.com/yasinacar50
Türkiye'de hane halkının en yerleşik tasarruf alışkanlığı altın biriktirmektir. Asırlardır güvenin sembolü olan altın, bugün de milyonların birinci yatırım aracı durumunda.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme, ticaretin geleceğini nasıl yeniden şekillendiriyor? Sürdürülebilirlik hedefleri, dijital rekabet, yeni iş modelleri ve etki yatırımı küresel ticarette neleri değiştirecek?Bu bölümde İzel Levi Coşkun ve İlkay Demirağ, Ceyhun Emre Doğru moderatörlüğünde iş dünyasını bekleyen dönüşümü masaya yatırıyor.
Kasım kampanyalarının neden her yıl markalar için adeta bir satış patlaması yarattığını hiç düşündün mü? Black Friday'in nasıl ortaya çıktığını, adının aslında nereden geldiğini ve yıllar içinde nasıl dev bir ticaret geleneğine dönüştüğünü merak eden herkesin çok ilgiyle dinleyeceği bir bölüm hazırladım. Bu bölümde hem Black Friday'in tarihine hem de doğru bilinen yanlışlara değiniyorum. Özellikle Türkiye'deki Kasım kampanyalarının nasıl evrim geçirdiğini, e-ticaretin yükselişiyle birlikte nasıl yılın en kritik satış dönemine dönüştüğünü adım adım anlatıyorum.Tüketiciyi Kasım ayında diğer aylardan tamamen farklı bir psikolojiye sokan mekanizmayı da ele alıyorum. Fırsat kaçırma korkusu, zaman baskısı, sosyal kanıt etkisi ve insanların satın alma dürtülerini tetikleyen görünmez motivasyonlar… Hepsi aslında iyi bir Kasım stratejisinin temelini oluşturuyor. Bölüm boyunca bu psikolojik tetikleyicilerin nasıl çalıştığını, markaların neden bu dönemde rekor kırdığını ve kullanıcıların neden bu kadar hızlı karar verdiğini detaylı bir şekilde açıklıyorum.E-ticaret yapan işletmeler için Kasım ayı sadece indirim dönemi değildir aynı zamanda iyi planlanmış bir satış makinesi kurma fırsatıdır. Bu yüzden sana kampanyaların arka planını oluşturan en etkili reklam, remarketing ve CRM stratejilerini de paylaşıyorum. WhatsApp yayın listeleri, dinamik yeniden hedefleme modelleri, sepet hatırlatma akışları, bundle set satış teknikleri ve Shopify performans optimizasyonlarının neden bu dönemde kritik olduğunu kendi deneyimlerime dayanarak somut örneklerle anlatıyorum.Dijital pazarlama dünyasında rekabet Kasım ayında en yüksek seviyeye çıkar. İşletmeler bu dönemde doğru konumlandırma dili, akıllı fiyatlama stratejileri ve dikkat çeken kampanya kurguları kullanarak müşteri davranışını yönlendirebilir. Bu bölümde tüm bu yaklaşımı hem teknik hem de davranışsal açıdan ele alıyorum. Tüketicinin satın alma eğilimini güçlendiren zaman sayacı kullanımları, sınırlı stok mesajları, sosyal kanıt artırıcı taktikler ve hızlı karar mekanizmasına doğrudan etki eden mikro dokunuşlar… Hepsi bölümün içinde seni bekliyor.Kasım kampanyalarında yüksek dönüşüm almak, satışları artırmak ve marka bilinirliğini güçlendirmek istiyorsan bu bölüm sana çok şey katacak. Hem büyük markaların başarı formüllerini hem de küçük işletmelerin bu dönemde uygulayabileceği pratik yöntemleri sade, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde paylaşıyorum. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldin şimdi gel birlikte Kasım kampanyalarının perde arkasına bakalım.
Demokratlar Epstein-Trump ilişkisine dair yeni e-postalar yayımladı, Beyaz Saray cevap verdi. Ekrem İmamoğlu, İBB iddianamesine tepki göstererek duruşmaların TRT'den yayınlanmasını istedi.Bu bölüm ON Dijital Bankacılık hakkında reklam içermektedir. Dijital bankacılık deneyiminiz hem zahmetsiz hem de masrafsız olsun isterseniz sizi Burgan Bank'ın dijital bankacılık platformu ON Dijital Bankacılık ile tanıştıralım. Dijital bankacılığı yeniden tanımlayan ON; masrafsızlık, avantajlı kampanyalar, sadakat programları ve rekabetçi faiz oranlarıyla öne çıkıyor. Buraya tıklayarak ON'lu olabilirsiniz.Bu bölüm KoçZer hakkında reklam içermektedir. KoçZer işbirliğiyle hazırladığımız Tedarik Masası podcastinde, küresel ticaretten teknolojik dönüşüme, demografik değişimlerden jeopolitik gelişmelere kadar iş dünyasını ve ekonomiyi şekillendiren dinamikleri ele alıyoruz. Tedarik Masası'nın ikinci bölümü Spotify, YouTube ve Apple Podcastsmecralarında yayında.
Yetkili Biri'nin bu bölümünde konuğumuz, Türk Sinemasının usta yapımcılarından Zeynep Atakan!
Çeşitli bir şeyler konuşuldu. Takip edelim. https://www.instagram.com/alper_celik_/https://x.com/lpercelik
Müşteri Deneyiminde Kişiselleştirme ve Yapay ZekaMüşteri deneyimi artık sadece bir hizmet kalitesi konusu değil, markaların rekabet avantajı yaratmak için en güçlü silahlarından biri. Dijital pazarlamanın hızla değişen dünyasında kişiselleştirme, müşteri ile marka arasındaki bağı güçlendirmenin en etkili yollarından biri haline geldi. Peki bu kişiselleştirmeyi mümkün kılan teknoloji ne? Tabii ki yapay zeka.Kişiselleştirme Neden Bu Kadar ÖnemliHer müşteri markalardan kendisini özel hissettirmesini bekliyor. Tek tip mesajlar, herkese aynı e-mail ya da reklam gönderimleri artık işe yaramıyor. Bunun yerine her bir müşterinin davranışlarını, tercihlerini ve ihtiyaçlarını analiz ederek ona en uygun içerikleri sunmak gerekiyor.Yapay Zeka ile Davranış AnaliziYapay zeka, müşterilerin bıraktığı dijital izleri analiz ederek hangi ürünlere ilgi gösterdiğini, hangi içeriklerde daha fazla vakit geçirdiğini ya da hangi dönemde alışveriş yapma ihtimalinin yüksek olduğunu tahmin edebiliyor. Bu sayede markalar, tam da doğru zamanda doğru tekliflerle müşterilerinin karşısına çıkabiliyor.Dinamik ve Kişiye Özel İçeriklerBugün e-postalar, web siteleri ve mobil uygulamalar, yapay zekanın desteğiyle kişiye özel hale getirilebiliyor. Amazon'un öneri motoru, Netflix'in içerik tavsiyeleri ya da Spotify'ın haftalık keşif listeleri bu teknolojinin en bilinen örnekleri. Her müşteri kendisine özel bir deneyim yaşadığı için markayla olan bağı güçleniyor.Chatbotlar ve 7/24 DestekMüşteri hizmetlerinde yapay zeka destekli chatbotlar, kişiselleştirmenin önemli bir parçası. Artık sadece hızlı cevap veren basit botlar değil, müşteriyi tanıyan, geçmiş konuşmaları hatırlayan ve ihtiyaca göre yönlendirme yapan akıllı asistanlardan bahsediyoruz. Bu hem maliyetleri düşürüyor hem de müşteri memnuniyetini artırıyor.Öngörüsel Pazarlama StratejileriYapay zekanın en güçlü özelliklerinden biri, sadece mevcut verileri değil, gelecekteki davranışları da tahmin etmesi. Bir bankanın hangi müşterisinin hangi dönemde krediye ihtiyaç duyacağını öngörmesi ya da bir e-ticaret sitesinin hangi bölgede hangi ürünün daha çok satılacağını önceden bilmesi mümkün hale geliyor.Gerçek Hayattan ÖrneklerStarbucks, mobil uygulaması üzerinden kişiye özel kampanyalar sunuyor ve bu sayede satışlarını ciddi oranda artırıyor. Sephora, yapay zeka destekli yüz analiziyle müşterilere uygun ürünler öneriyor. Netflix ise sadece içerik önerisi yapmakla kalmıyor, hangi saatte hangi içeriğin sunulması gerektiğini dahi belirliyor.Veri Güvenliği ve Etik KonularKişiselleştirme için toplanan verilerin güvenliği büyük önem taşıyor. Müşteriler, markaların şeffaf olmasını ve verilerinin etik kurallara uygun şekilde kullanılmasını bekliyor. Güven sağlanmadığı takdirde kişiselleştirme fayda yerine zarar verebilir.SonuçKişiselleştirme artık lüks değil, markaların ayakta kalabilmesi için zorunlu bir strateji. Yapay zeka ise bu stratejiyi daha ölçeklenebilir, daha verimli ve daha etkili hale getiriyor. Gelecekte müşteriler markalara değil, markalar müşterilere uyum sağlayacak ve bu dönüşümde yapay zekanın rolü çok daha kritik olacak.
2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendleri Neleri Değiştirecek?2025 sonbaharıyla birlikte dijital reklam dünyası yepyeni bir döneme giriyor. Yapay zeka destekli kampanya optimizasyonlarından çerezsiz dünyaya geçişe, dikey video içeriklerden mikro-influencer iş birliklerine kadar markaları bekleyen büyük bir dönüşüm var. Bu bölümde, sonbahar sezonuna hazırlanırken öne çıkacak dijital reklam trendlerini derinlemesine ele alıyorum.Yapay zekanın reklam metinlerini, görsellerini ve hedeflemeyi nasıl dönüştürdüğünü, dinamik ve kişiselleştirilmiş reklam deneyimlerinin satışlara nasıl katkı sağladığını, sesli arama ve podcast reklamlarının neden yükselişte olduğunu konuşuyoruz. Google'ın 3rd party çerezleri tamamen kaldırmasıyla birlikte markaların nasıl first-party data toplaması gerektiğine, CRM entegrasyonlarının önemine ve kullanıcı verisi yönetiminde şeffaflığın neden kritik hale geldiğine değiniyoruz.2025 sonbaharının en büyük sürprizlerinden biri de video reklamların geleceği. TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts'un yön verdiği 9:16 dikey video formatı artık tüm platformlarda ana akım haline geldi. Tüketicilerin samimi, hızlı ve gerçekçi içeriklere verdiği tepki, markaları daha doğal reklam stratejileri geliştirmeye zorluyor. Aynı zamanda etkileşimli ve alışverişe yönlendiren reklam modelleri — örneğin canlı yayın üzerinden alışveriş, AR ile ürün deneme deneyimleri veya QR kod entegreli kampanyalar — e-ticaret tarafında devrim yaratıyor.Mikro-influencer iş birlikleri de sonbaharın dikkat çeken trendlerinden biri. Büyük kitlelere ulaşan makro influencer'ların yerini, topluluklarıyla güçlü bağ kuran ve yüksek etkileşim sağlayan mikro influencer'lar alıyor. Özellikle moda, teknoloji, kozmetik ve yerel işletmeler için bu iş birlikleri daha organik ve sürdürülebilir sonuçlar doğuruyor.Bir diğer öne çıkan başlık ise artırılmış gerçeklik (AR) ve metaverse deneyimleri. Tüketiciler ürünleri satın almadan önce sanal ortamda deneyimlemek istiyor. Sonbaharda markaların, kullanıcıların evinden çıkmadan ürünleri test edebileceği AR çözümlerine daha fazla yatırım yapacağını göreceğiz.Performans pazarlamasında ölçümleme yöntemleri de ciddi bir dönüşüm içinde. Çerezsiz dünyada incrementality testleri, Marketing Mix Modeling (MMM) ve platform içi dönüşüm API'leri markaların reklam etkinliğini anlamasında kritik hale geliyor. Türkiye'deki markalar için Meta Conversion API ve Google Ads Enhanced Conversions geçişleri önümüzdeki aylarda gündemin üst sıralarında olacak.Ve son olarak sonbaharın ruhuna uygun bir trend: duygusal hikaye anlatımı. İnsanlar sadece indirim veya satış mesajı görmek istemiyor. Onlarla empati kuran, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerine yer veren markalar, daha güçlü bir marka bağlılığı oluşturacak. Bu, özellikle yıl sonuna doğru yapılacak kampanyalarda tüketici tercihlerini doğrudan etkileyecek.Kısacası 2025 sonbaharı dijital reklamlarda akıllı teknolojilerin, kişiselleştirilmiş deneyimlerin ve güvene dayalı pazarlamanın yılı olacak. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde öne çıkmak isteyen markaların bu trendlere hızla uyum sağlaması gerekiyor.Bu bölümde sizlere sadece trendleri anlatmıyorum, aynı zamanda bu değişimlere nasıl hazırlanabileceğinizi, markanızı geleceğe taşıyacak hangi stratejilere odaklanmanız gerektiğini de paylaşıyorum.Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcasti'nin bu bölümünü dinleyerek hem 2025 sonbaharındaki reklam dünyasına yön veren dinamikleri öğrenecek hem de kendi kampanyalarınızı daha güçlü kılacak fikirler bulacaksınız.Ben Faruk Toprak. Eğer bu bölümden ilham aldıysanız, podcasti takip etmeyi unutmayın. Görüş ve sorularınız için bana faruk@joykek.com üzerinden ya da Instagram'da @frktprk hesabımdan ulaşabilirsiniz.
Merkezi yapıya sahip ve algoritmalarla ifade özgürlüğünü kısıtlayan X ve Meta gibi şirketlerin bu konudaki tutumları sürdüğü sürece, Next Sosyal gibi merkeziyetsiz sosyal medyalar daha çok ilgi görecektir. Yazan: Ersin Çahmutoğlu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Dijital çağda savaşın ve egemenliğin derinliklerine iniyoruz. Carl Schmitt'in Partisan Teorisi'ni modern dijital alana uyarlayarak, Bitcoin ve kripto varlıkların neden açık birer askeri varlık ve asimetrik savunma teknolojisi olarak görülebileceğini inceliyoruz. Mahremiyetin devletler tarafından sistematik olarak yok edildiği, panoptikonun her yanı sardığı bir dünyada, "kripto-partisan" adında yeni bir tarihi figürün doğuşuna tanıklık ediyoruz.Bu devrimci figür, kimliğini ustaca gizleyerek ve kriptografi tekniklerini kullanarak devlete karşı şiddet içermeyen bir ekonomik savaş başlatıyor. Temel amaç, devletin fiat para ve seigniorage (para basma) yoluyla beslenen "Behemoth" yapısını ekonomik olarak aç bırakmaktır. Bitcoin'in ortaya koyduğu yeni ekonomik topografya, "cuius regio, eius economia" (Kimin hükümranlığıysa, onun ekonomisi) ilkesini "cuius economia, eius regio" (Kimin ekonomisiyse, onun hükümranlığı) şekline dönüştürüyor.Bu yeni savaşın temelinde, "Veritas, non auctoritas facit legem" (Gerçek, otoriteyi değil, meşruiyeti yaratır) prensibi yatıyor. Bu, Hobbes'un egemen güç tanımının doğrudan bir tersine çevrilmesidir ve yalanlarla yönetilen bir dünyada silahlı bir hakikat biçimi sunar. Kriptografi, bireyin kimliğini koruyarak devleti "dost" ya da "düşman" olarak sınıflandırma yeteneğinden mahrum bırakır ve total mahremiyet sağlar.Hükümetlerin, bireylerin mahremiyetini ve haklarını sürekli ihlal ederek "mutlak düşman" haline geldiği bu çağda, kripto-partisan, bu kâbus gibi gözetim rejimine karşı duran son devrimci figür olarak öne çıkıyor. Satoshi Nakamoto'nun başlattığı bu hareket, fiziksel sınırların ötesinde yeni bir sosyal düzenin kurulmasına zemin hazırlıyor. Bitcoin'in içerdiği radikal koruma ve ekonomik özgürlük araçlarıyla, her insanın bu güce sahip olma hakkı vurgulanmaktadır. Kripto çağının bu nihai safhasında, şifreli ağın her şeyi yutmaya başladığı bir dönemin eşiğindeyiz.Kaynak
QNB Dijital köprü katkılarıyla hazırladığımız bu bölümde Feedback&Beyond'un kurucu ortaklarından Beyza Gürsün konuğum oldu. Kendisiyle; yapay zekâ ve otomasyonun iş yapış şekillerine etkisinden çalışan deneyiminin teknolojik dönüşümüne, insanın sürdürülebilirliği kavramından geleceğin öne çıkan becerilerine kadar pek çok konuyu ele aldık. Aynı zamanda geri bildirimin neden bu kadar zor olduğu, dijital dönüşümün yönetim anlayışını nasıl etkilediği ve kurum kültürünü nasıl dönüştürdüğü üzerine de derin bir sohbet gerçekleştirdik. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopruutm_source=spotify&utm_medium=podcast&utm_campaign=dunyatrendleri (00:00) – Açılış (01:55) – Beyza Gürsun'u tanıyoruz. (04:21) – Yapay zeka ve otomasyonun iş ayrıntılarına nasıl bakıyorsunuz? (07:35) – İnsanın sürdürebilirliğinden neyi kast ediyorsun? (09:22) – Şirketlerin bakış açıları, çalışma hayatı, değişim hızı… (14:00) - Teknoloji çalışan deneyimi nasıl dönüştürülüyor? (Örneğin: kişiselleştirilmiş eğitimler, esnek çalışma saatleri) (19:44) - Çalışanların yeni teknolojilere uyum sağlamak için şirketler neler yapmalı? (24:18) - Gelecekte hangi beceriler öne çıkacak? Çalışanların etkileri nasıl iyileşir? (26:45) – Geri bildirim vermek neden zor? (31:10) - Dijital dönüşüm, iş yerinde yönetim anlayışını nasıl değiştiriyor? (33:57) – Teknolojinin yaygınlaşmasının çalışması ve kurum kültürü nasıl değişiyor? (36:34) – Kitap önerisi - Switch - Degistir! https://www.goodreads.com/book/show/94992492-switch---degistir?ref=nav_sb_ss_2_11 Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Konuğum bir akademisyen, yazar ve yas terapisti Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu.Hemen bazı konu başlıklarıyla konuya giriyorum… Neler konuştuk? • Yas nedir? Yas ne değildir?• Adaleti, şehirlerimizi, kurumları, doğayı, işlerimizi, mesleklerimizi kaybediyoruz… Bu da bir yas mıdır? Bu yaşadıklarımızın bir ismi var mıdır?• Yas yaşayanlara nasıl davranılmalı? Neler yapılmamalı?• Yasın süresi var mıdır?• Yas konuşan bir şey midir? Yas neleri talep eder?• Yas liderliği nedir?• Politik karakterler ve yası görme biçimleri…• Yas bir hak, sosyal adalet meselesi• Kadın, erkek ve yas yasama biçimleri• Toplumların yası yaşama biçimleri• Dijital yas… • Sosyal medya ve yas• Yasın koreografisi olur mu?• Kaybediş şekillerinin yasa etkisi• Kollektif etkili bireysel yaslar…• 6 Şubat depremi, Kartalkaya faciası, Çorlu Tren Kazası, yenidoğan bebek cinayetleri, artan kadın cinayetleri ve toplumsal olarak hissettiklerimiz. Adalet-duygusal adalet sağlanamayan durumlarda yas, öfke ve diğer duygular…• Öbür dünya inanışı ve yasın yaşanışı• Giden gençliğe yas duyulur mu?• Ve Şengül Hablemitoğlu'nun kendi yası; Necip Hablemitoğlu'nun ardından yaşananlar…Çok etkileyici bir yayın… Yaz-kış demeyin, yas hissedin hissetmeyin bence dinleyin… Gazeteci#Journalist ~ #Art- #Food- #Travel lover ~ #EnthusiastBooks:
Tarihe ve güce dair bildiklerinizi sorgulamaya hazır mısınız? Bu podcast, Walter Benjamin'in derinlemesine düşüncelerini kripto-anarşist bir lensle yeniden yorumlayarak, tarihin sadece bir olaylar zinciri değil, kesintisiz bir felaket yığını olduğunu öne sürüyor. Bu bölümde, otomatlar ve sihirbazlar aracılığıyla anlatılan egemen gücün aldatıcı doğasına dalıyoruz; tıpkı bir satranç otomatının ardındaki cüce ya da zümrüt kulesindeki sahte tanrı gibi. Gücün "sırrı" olan Arcanum Imperii'nin, şiddetle nasıl iç içe geçtiğini ve yaşam ile ölüm arasındaki nihai ayrımı nasıl yarattığını inceliyoruz.Ancak bu karanlık tablo içinde, başka bir gücün kıvılcımını keşfediyoruz: "İstemezdim" deme gücü, şiddetin yok edemediği mutlak bir karşı duruş. Dijital çağda, Bitcoin'in bir hakikat defteri olarak yükselişi, olayları büyük küçük demeden kaydederek hiçbir şeyin tarihe karışmamasını sağlıyor. Bu kaydedilen hakikatler, geçmişin yeniden dirilişi için birer gizli işaret taşıyor. "Olağanüstü halin" hayatımızın kuralı haline geldiği bu çağda, insanlığın sözde "ilerlemesi"nin aslında nasıl bir felakete dönüştüğünü sorguluyoruz.Podcast, kurtuluşun ve "Cennet Krallığı'nın bu yeryüzünde" kurulmasının ancak radikal bir karar ve eylemle mümkün olabileceğini öne sürüyor. Hukukun kapısı, sonsuz bir bekleyişin sembolü olabilir; ancak bu kapının, içeri girilmek için değil, nihayet kapatılmak için var olduğu anlatılıyor. İnsanın kendisini ve emeğini sömürüden arındırarak, "gerçek işine" dönmesi ve yeni bir yaşam biçimi yaratması çağrısı yapılıyor. Geçmişin "şok edici anları"nı yakalayarak, tarihi sürekliliği patlatma ve kendi kaderimizi belirleme fırsatı, her nesile verilmiş messianik bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Bu, hakikatin bizden asla kaçmayacağı bir dönem. Katılın ve bu dönüştürücü sohbetin bir parçası olun.Kaynak
Modern çağda egemenlik ne anlama geliyor? Dijital panoptikonun gölgesinde, haklarımız nasıl aşındırılıyor ve devletin 'istisna hali' ile nasıl sürekli bir savaşın parçası haline geliyoruz?Bugünün hukuku, yasallıktan ziyade otoriter gücün bir aracı olarak işliyor. Egemen, istediği herkesi 'acil durum' bahanesiyle yasa dışı ilan edebilir, kişisel hakları sürekli baltalayabilir. Devlet, 'barış' adı altında bile sürekli bir gözetim ve savaş hali sürdürüyor. Kimin 'dost', kimin 'düşman' olduğu devletin kararıyla belirleniyor ve bu kimliklendirme, hukukun ötesinde bir varoluş alanı yaratıyor. Herkes Homo Sacer, yani öldürülebilen ama kurban edilemeyen bir varlık haline gelebilir.Peki bu totaliter düzene karşı bir çıkış yolu var mı? Metin, kriptografiyi bir kurtuluş aracı olarak sunuyor. Kripto, bu 'herkesin herkese karşı savaşı'nda kendimizi korumamız için son bir güvence sağlıyor. Kriptografi, sadece matematik yasalarına tabi olarak çalışır, insanlara, kurumlara veya hükümetlere değil. Bu durum, dijital ifadelerin fiziksel olmayan bir ortamda matematiksel olarak var olmasından kaynaklanır ve bu alanda istisnaya yer bırakmaz.Egemenin gücünü fiziksel alandan çeken kriptografi, anonim bir dijital varoluş imkanı sunarak, devletin gözetim mekanizmasını etkisiz hale getiriyor. Bu, yeni bir 'ortak refah' ve dijital sosyal sözleşme vaat ediyor. Kripto, devletten bağımsız, özgür bir para ve yeni bir siyasi, sosyal ve ekonomik yaşam biçimi yaratma potansiyeli taşıyor. Bu, devletin gücünü zayıflatan ve insanlığın özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlayan bir son 'acil durum' olabilir.Fiat parayı ve devletin hukuku reddederek, hep birlikte yeni bir dünya inşa edebiliriz. Kriptografi, kişisel verilerimizi, servetimizi ve özgürlüğümüzü devletin müdahalesinden koruma imkanı sunuyor. Kripto, bize kendimize sahip olma gücünü iade ediyor ve modernitenin kamplarından kalıcı bir çıkış yolu sunuyor.Kaynak
Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la insanın en kadim meselelerinden birini ele alıyoruz: İnsan kendini gerçekten yönetebilir mi?Bilinç, irade, öz denetim… Günümüz dünyasında dikkatimiz dağılmış, sosyal medya bildirimleriyle kuşatılmış ve sürekli dış etkilerle şekillenen bir birey olarak, hâlâ kendimize yön verebilir miyiz? Yoksa fark etmeden dijital çağın zombilerine mi dönüşüyoruz?Bu bölümde; öz kontrol, öz saygı ve öz disiplin kavramlarını masaya yatırıyor; bireyin kendi gündemini oluşturmasının, dış etkilerden bağımsız kararlar verebilmesinin yollarını tartışıyoruz. Satrançtan Matrix'e, pandemiden WhatsApp gruplarına uzanan bu derin sohbette, Sinan Canan bireysel farkındalığın gücüne dikkat çekiyor.
Çin, para sisteminin dijitalleştirilmesi konusunda somut adımlar atan öncü ülke konumundadır. Bu çerçevede, kendi parasını uluslararasılaştırma yönündeki çabalarının bir parçası olarak, 2014 yılında dijital yuan (e-CNY) projesini yürürlüğe koydu. Yazan: Prof. Dr. Güven DeliceSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Bitcoin 14. yaşında ve hala tam anlaşılmıyor: Dijital para mı, elektronik altın mı, yoksa başka bir şey mi? Neden belirli özellikleri var ve neden 'mükemmel' özel değil? Bu yayın, Bitcoin'in neden şeffaf olduğunu ve bu şeffaflığın bir zorunluluk olup olmadığını derinlemesine inceliyor.Yazar, Bitcoin'in özünün ve varoluş nedeninin "bütünlük" (integrity) olduğunu vurguluyor. Satoshi'nin temel hedefi, sağlıklı paraya dönüş, yani paranın bütünlüğünü yeniden tesis etmekti. Kişisel bütünlük anonimlikle çelişse de, Bitcoin'deki bütünlük, verinin doğruluğu, tamlığı ve tutarlılığı anlamlarına gelir.Bitcoin'in getirdiği veri bütünlüğü, kullanıcıların özel anahtarlarının yanı sıra, kamusal bilgilerin tam, doğrulanabilir şekilde bozulmamış ve tamamen şeffaf olmasından kaynaklanır. Bu şeffaflık, doğrulanabilirliğin temelidir ve bu sayede başkalarına güvenmek zorunda kalmadan paraya sahip olabilir, sistemin bütünlüğünü kontrol edebiliriz. Örneğin, sistemde hile olup olmadığını, ne kadar Bitcoin olduğunu güven gerektirmeden doğrulayabiliriz. Güven gerektirmeyen bu kamusal veri bütünlüğü için enerji şarttır. Geleneksel bankacılık sistemleri veya yakında çıkacak CBDC'ler (Merkez Bankası Dijital Paraları) gibi diğer sistemler ise, veri bütünlüğünü sağlamak için güvenmek zorunda olduğumuz merkezi anahtarlara dayanır.Sistemin bütünlüğünü herkes için kolayca doğrulanabilir kılmak adına bir dereceye kadar şeffaflık şart olsa da, yazar net bir şekilde belirtiyor: Bitcoin daha özel olmalı ve olacak. Bunun en temel nedenlerinden biri, gözetimin özgürlüklerimizi kısıtlaması ve insan onuruna doğrudan bir saldırı olmasıdır. Gözetim, farkında olsak da olmasak da davranışlarımızı etkiler. İnternetteki HTTPS'ye geçiş gibi, Bitcoin için de mahremiyet katmanlarına acilen ihtiyacımız var. Lightning Network gibi üst katmanlar hız ve mahremiyet açısından şimdiden daha iyi ve gelecekteki sistemler (Hal Finney'nin bahsettiği Bitcoin destekli bankalar gibi) tasarımları gereği özel olacak.Özellikle, yakın zamanda hayatımıza girecek CBDC'ler total gözetim ve kontrol getirme potansiyeli taşıyor. Merkez bankaları, kimin ne zaman, ne kadar ve ne için harcama yapacağını merkezi ve otoriter bir şekilde belirleyebilecek. Bu dijital gözetim ve kontrol tehdidi karşısında Bitcoin bir sığınak sunuyor. Bu nedenle, otoriteler tarafından düzenleme ve yasaklama baskısı kaçınılmaz olacaktır; çünkü merkez bankacılarının bakış açısıyla, insanlar bu kontrollü sistemden kaçış yolu arayacaklardır ve otoriteler bu "kaçış kapılarını kapatmak" isteyecektir.Yazarın mesajı açık: Sağlıklı para tek başına yeterli değil, mahremiyet de şarttır. Özgür düşünce, özgür eylem, ifade özgürlüğü ve serbest ticaretin temelinde bu ikisi yatar. Bitcoin sistemi, işleyişinin temelinde çoğu insanın dürüst olduğuna dair bir güven barındırır. Bütünlük, takma adlar (pseudonymity) aracılığıyla sağlanır; bu, sistemin anahtarıdır. Bu bölüm, Bitcoin'in temel bütünlük prensibini, şeffaflığın gerekliliğini, mahremiyet arayışını ve dijital çağın getirdiği gözetim tehdidi karşısında Bitcoin'in konumunu derinlemesine ele alıyor.Kaynak
266. bölümde konuğum, Szeged Üniversitesi'nden Dr. Gizem Gültekin-Várkonyi ile birlikte yapay zeka okuryazarlığını tüm yönleriyle ele alıyoruz.
261. bölümde QNB Dijital Köprü'nün KOBİ'lere yönelik dijital dönüşüm çözümlerini mercek altına alıyoruz. Konuklarım, QNB Dijital Köprü Pazarlama, Ürün ve Marka Yönetimi Bölüm Müdürü Yasemin Akemlek ve Stratejik İş Birlikleri, Müşteri Kazanımı ve Kanal Yönetimi Bölüm Müdürü Gözde Engüzel. (00:00) – Açılış (01:33) – Yasemin Akemlek ve Gözde Engüzel'i tanıyoruz. (03:57) - 20'den fazla dijital çözümün olduğu Dijital Köprü Platformuyla ilgili bu yayında e-Ticaret , e-İhracat ve imalar sektörlerine değineceğiz. KOBİ'lere yönelik son yenilikler neler ve en çok KOBİ'ler hangi hizmetleri istiyor? (05:25) – Üretim tarafında Dijital Köprü neler yapıyor? - Skala Üretim ve Envanter Yönetimi çözümü (09:10) – Üreticilerin bu hizmeti (Skala) kullanırken izledikleri yol nasıl oluyor? Bir üretici bu hizmeti kullanmak istese nerden başlıyorsunuz, nasıl yönlendiriyorsunuz? (11:18) – KOBİ'ler geleneksel yöntemlerle çalışıyorlar, ikna etmek için nasıl ilerliyorsunuz? (12:26) – e- İhracat tarafında platform nasıl bir fayda yaratıyor? (19:30) – Pazaryerlerine ürün yükleme nasıl oluyor? - StockMount e-Ticaret Pazaryeri çözümü (21:30) – Web sitesi alt yapı hazırlamak için nasıl bir yol izleniyor - İkas e-ticaret altyapısı çözümü (22:55) – Pazar yerlerine ek olarak kendi web sitenizden satış yapmak güvenilirlik açısından ne kadar önemli? (25:14) – Yurt dışına nasıl satış yaparım? e- İhracat büyüme rakamları nasıl? Dijital Köprü bu alanda nasıl destek oluyor? Envoyo e-İhracata İlk Adım çözümü (29:37) – Finansal raporların hazırlanması konusunda Dijital Köprü nasıl destek veriyor? Fincheckup Finansal Durum Raporu çözümü Promete finansal danışmanlık çözümü (34:58) – Başarı örnekleri ve geri bildirimler… (36:07) – Son sözler (37:30) – Kitap önerileri Can Dündar – Abim Deniz Dale Carnegie - Dost Kazanma ve İnsanları Kazanma Sanatı (38:50) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? Twitter - https://twitter.com/dunyatrendleri Instagram - https://www.instagram.com/dunya.trendleri/ Linkedin - https://www.linkedin.com/company/dunyatrendleri/ Youtube - https://www.youtube.com/c/aykutbalcitv Goodreads - https://www.goodreads.com/user/show/28342227-aykut-balc aykut@dunyatrendleri.com Bize bağış yapıp destek olmak için Patreon hesabımız – https://www.patreon.com/dunyatrendleri Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices