POPULARITY
Categories
Nedim Hazar | Bir devletin Devlet'i! | 18.02.2026 by Tr724
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, konuğu Aydın Selcen ile Münih Güvenlik Konferansı'ndan çıkan mesajları, ABD-İran gerilimindeki son gelişmeleri ve küresel siyasetin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyor.Dk 10'da bahsedilen "62. Münih Güvenlik Konferansından Ne Sonuçlar Çıktı?" adlı yazı:https://daktilo1984.com/bultenler/dunya-gundemi-62-munih-guvenlik-konferansindan-ne-sonuclar-cikti/Yayın sonunda bahsedilen Devrim Muhafızları'nın gücüne dair Reza Talebi'nin yazısı (ENG):https://daktilo1984.com/d84intelligence/beyond-the-budget-how-irans-revolutionary-guards-built-an-economic-power-of-their-own/00:00 Giriş00:35 Galatasaray'ın Juventus'u 5-2 yenmesinin düşündürdükleri (futbol dışında her şey)09:00 Demokrasi ve hukuka tecdid-i iman10:10 2007'den bugüne Münih Güvenlik Konferansı'nın içerik değişimi12:00 Seçmeni Trump'ı Beyaz Saray'a bir nthr bom*cısı olarak gönderdi, tabir caizse17:30 İyi bir taktisyen ama kötü bir stratejist: Putin18:20 Münih Güvenlik Konferansı'nda Rubio'nun alkışlanması: Avrupa'nın trajedisi19:30 ABD Yudeo-Christian'lıktan Yudeo'yu düşürme peşinde: yeni sömürgecilik kapıda22:30 AfD Türkiye'de şubesini ne zaman açacak?26:00 Münih Güvenlik Konferansı: Düzen yıkılıyor değil, yıkıldı.27:40 Trump ara seçimde (Kasım 2026) hem Senato'yu hem Meclis'i kaybedecek gibi28:50 Sen Kübalı bir Marco Rubio'sun, Avrupa'nın çocuğuyum deme31:50 ABD'de dindarlaşma ve dinden uzaklaşma paralel olarak yoğunlaşıyor33:50 Devlet-altı aktörlerin devri kapanıyor ama mevcut çatışmalar "devlet"in azarıyla bitmez51:50 ABD, İran'la görüşmelerdeki heyecanını yeni uçak gemileri sevk ederek gösteriyor(!)01:01:01 MOSSAD'ın derin düşüncesi: İran rejimini yıkınca başa kimi koyacağız?01:04:20 Münih Güvenlik Kaonfrası'nda Mazlum Abdi vardı, Suriye Dışişleri Bakanı'nın yanında 01:07:20 Epstein dosyalarının gösterdiği: Avrupalı "beni, oy verdiğim kişi yönetmiyormuş" diye düşünüyor01:12:50 Almanya'nın silahlanması kötü. Japonya'nın silahlanması kötü. İkisinin aynı zamanda silahlanması...Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
BORA KAPLAN DEVLETİ DİZE GETİRDİ
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Danimarka'da ciddi suç işleyen yabancılar sınır dışı edilebilir", "Venezuela'da siyasi tutuklular için genel af hazırlığı" ve "Türkiye'de açlık sınırı" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:16] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. Danimarka'da ciddi suç işleyen yabancılar sınır dışı edilebilir Emin: [0:45] İlk haberimizle başlayalım. Danimarka'da ciddi suç işleyen yabancılar sınır dışı edilebilir. Danimarka hükûmeti yeni bir plan açıkladı. Bu plana göre Danimarka vatandaşı olmayan biri çok ciddi bir suç işlerse ve en az bir yıl hapis cezası alırsa, Danimarka o kişiyi sınır dışı edebilir. Bu plan kabul edilirse 1 Mayıs tarihinde başlayacak. Ayrıca ülkede yasal izni olmayan kişiler daha sık kontrol edilecek. Bildirim yapmayanlara elektronik kelepçe de gelebilir. Başbakan bazı durumlarda mahkeme kararını beklemeden alışılmışın dışında davrandıklarını söyledi. Devlet verisine göre bir yıl veya daha fazla ceza alan yabancıların yaklaşık %70'i zaten sınır dışı edilmiş. Yine de son 5 yılda bu gruptan 315 kişi sınır dışı edilmemiş. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Kamu personelinin yaşadığı sorunları çözmek için bazen çok basit adımlar atılması yeterli olabilmektedir. Bu yazımızda, Devlet memurlarının becayiş hakkında bilmesi gerekenler ile becayişin genişletilmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağız.
Bende olaylara ve olgulara dört boyutta bakmak, ‘zihinsel refleks' hâline geldiğinden bu yana, tabir yerindeyse ‘kendimi kaptırmak' giderek zorlaştı…
Önceki yazımı şöyle bitirmiştim: “Uygulamadaki önemli yanlışlara ve tehlikeli davranışlara da bir başka yazımda yer vereceğim, inşallah.”
Söyleşi: Faruk Ekici | İstanbul Teknik Üniversitesi'nde başladığı peyzaj mimarlığı eğitimini yarıda bırakarak tiyatroya yönelen; İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji lisans ve Kadir Has Üniversitesi'ndeki yüksek lisans eğitimleriyle akademik altyapısını güçlendiren yazar ve yönetmen Fulden Aytaç, altı yıllık bir aranın ardından yeni projesiyle sahneye döndü. Aytaç, yazım süreci iki yıla yayılan ve Kadıköy Emek Tiyatrosu'nun okuma tiyatrosu seçkisinden sahneye taşınan Sanki Yaşamışız Gibi oyunuyla, Türkiye'nin sosyopolitik gerçekliğini bir nalbur dükkanındaki iki kadın karakter üzerinden inceliyor.Sokaktaki gözlemlerinden yola çıkarak kurguladığı metinde 'erkek-devlet-mafya' sarmalını odağına alan sanatçı, bireysel öfkelerin toplumsal sistemle olan bağını kara komedi türünde izleyiciye sunuyor. Aytaç; dükkanın dar sınırları içerisinde gelişen kadın dayanışmasını, toplumsal hafızada yer eden olayların metindeki izdüşümlerini ve günümüz ekonomik-sosyal koşullarında 'yaşama' kavramının dönüşümünü T24'e anlattı.KÜNYE:Yazan-Yöneten: Fulden AytaçOyuncular: Şirin Öten - Pelin FahracıYardımcı Yönetmen: Yusufcan PiyadeSahne Asistanı: Türker ÖzbuğutuSanat Asistanı: Dilara Deniz DoğanIşık Tasarımı: Ayşe Sedef AyterSes Tasarımı: Alihan SelçukSahne - Kostüm - Afiş Tasarımı: Şizen SabahyıldızıHareket Düzeni: Salih Ustaİletişim-Medya: Nazlı Eda PiyadeYapım Sorumlusu: Gamze BayraktaroğluSosyal Medya Tasarımı: Asya Yiğit - Murat Çetinkaya
Siyaset kavramı bugün, bazı metinlerde şöyle açıklanıyor: “Birden fazla kişiyi etkileyen kararlar almak ve uygulamak siyasetin temelidir. Hükümet etme sanatı olarak da tanımlanır; kamu otoritesinin, genel kurallar çerçevesinde (özellikle kamu hukuku ve toplumsal değerler doğrultusunda) yönetimi sağlama sürecidir. Siyaset, yalnızca devletle ilgili değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın her alanında görülebilir.”
Gazeteci Canan Coşkun soruyor, Hrant Dink cinayetini ve arkasındaki karanlık ağları 2009 yılında yazdığı kitapla deşifre eden gazeteci Kemal Göktaş yanıtlıyor. Cinayetin üzerinden geçen 19 yıla rağmen adaletin neden tam olarak sağlanamadığının tartışıldığı programda; medyanın hedef gösterme süreçleri, "yol verme" kavramının hukuki arka planı ve cinayetin AKP-Cemaat-Ergenekon üçgenindeki yeri mercek altına alınıyor. Göktaş, Hrant Dink dosyasını bir "derin devlet cinayeti" olarak tanımlarken; bugün hala cevabını bekleyen o kritik sorunun altını çiziyor: "Hrant Dink cinayetinin emrini aslında kim verdi?" Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Uluslararası sistem, Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilmeye çalışılan liberal düzenin çözülmesiyle birlikte, giderek daha belirsiz, daha güvensiz ve daha öngörülemez bir yapıya evrilmektedir. Bugün dünya siyaseti, ortak değerler ve kurallardan ziyade güç dengeleri, caydırıcılık ve zorlayıcı kapasite üzerinden şekillenmektedir. Bu tablo, düzen kurucu aktörlerin zayıfladığı; buna karşılık kriz üreten, hukuku askıya alan ve güç kullanımını meşrulaştıran aktörlerin öne çıktığı çok katmanlı bir küresel kriz ortamı üretmektedir. Mevcut durum, birçok yönüyle Birinci Dünya Savaşı öncesi dönemin kırılgan jeopolitiğini hatırlatmaktadır.
İşçi sınıfından. Solcu bir ailede doğdu. İş hayatına otobüs şoförü olarak başladı. Babası gibi sendika lideri oldu. 2000'de Ulusal Meclise seçildi. Önce Meclis Başkanı, ardından Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkan Yardımcısı oldu. 5 Mart 2013'te Chavez'in ölümünün ardından geçici olarak Başkanlığı devraldı. 2014 Nisan'ında yapılan özel seçimde Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi adayı olarak kazandı ve Venezuela Devlet Başkanı oldu. Biraz sosyalist, biraz diktatör, biraz devrimci, çokça ABD karşıtı, farklı bir adamdı. Diriliş Ertuğrul izler, Gazze'yi destekler, Trump'a kafa tutar, dans ederdi. 3 Ocak 2026 gecesi yapılan saldırıda üstünde eşofmanları, yanında eşiyle kelepçelenip ABD'ye götürüldü.
Devlet kendi kiracılarını korurken lojmanda oturmayan devlet memurlarının işleri oldukça zor. Maalesef lojmanlar dışındaki kiralar bu şekilde artmıyor. Bu yazımızda belki birileri duyar diye lojmanlarla ilgili sorunlara yer vererek 2026 yılında lojman kira bedellerini açıklamaya çalışacağız.
Söyleşi: Ebru D. DedeoğluUzun yıllardır kamu ihaleleri, kamu-özel işbirliği projeleri ve bütçe politikaları üzerine çalışan gazeteci Çiğdem Toker'in Devletin Cebinden: Büyük Simbiyoz adlı kitabı, ihale sisteminin araçsallaştırılması yoluyla kamu kaynakları üzerinde kurulan yapıyı mercek altına alıyor. Tekin Yayınevi tarafından yayımlanan kitap, özellikle ulaştırma alanında kamu-özel işbirliği modeliyle hayata geçirilen otoyol, köprü, tünel ve havalimanı projelerine odaklanıyor.Çalışma, yıllardır “ticari sır” gerekçesiyle TBMM'den ve kamusal denetimden uzak tutulan Yap-İşlet-Devret sözleşmelerini görünür kılmayı amaçlıyor. Otoyollar, köprüler ve havalimanları üzerinden; bütçede ilk bakışta görünmeyen uzun vadeli yükümlülükleri, döviz cinsinden verilen garantileri ve kamuoyundan saklanan sözleşme hükümlerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Kitapta, bugüne kadar TBMM ve Sayıştay denetiminin büyük ölçüde dışında bırakılmış bazı Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinin metinlerine de yer veriliyor.Toker, polemikçi bir yaklaşımdan ziyade, gazeteciliğin temel ilkeleri doğrultusunda sorguluyor ve sorular soruyor: Devlet, gelecekte toplayacağı vergilere güvenmeden bu tür uzun vadeli garantileri verebilir mi? Eğer bu sözleşmelerin bedeli bugünün değil, yarının bütçelerinden karşılanacaksa, vatandaşın bu sözleşmeleri bilme hakkı yok mu?Hakkında açılan davalar ve baskılara rağmen araştırmacı gazetecilikte ısrar eden Çiğdem Toker, T24 yazarı Ebru Dedeoğlu ile bir araya geldi; “Büyük Simbiyoz” olarak tarif ettiği sermaye-iktidar ilişkisini konuştu.
2000'li yılların başından itibaren yetişen nesil, ülkeyi terk ediyor! 2020'li yıllardan itibaren yetişen nesilse İslâm'ı terk ediyor! Bunun en ürpertici göstergelerinden biri ülkenin Batı-Hristiyan ülkelerine rahmet okutmaya başlayacak kadar Hristiyânî-pagan sembollerin ülkede her tarafı hızla kaplamış olması! Türkiye, Müslüman bir ülke mi? Halktan bahsediyorum, devletten değil. Devlet laik zaten. Ama halk Müslüman özelliklerini hızla kaybediyor.
Sosyal çürüme empati yoksunluğudur. 2025 yılında dünyada en çok eksilen, aranılan acil ihtiyaç haline gelen duygu nedir diye sorsalar muhtemelen bunun en doğru cevabı empati olacaktır.
Hardware Plus - HWP - Türkiye'nin Teknoloji Satın Alma Rehberi
Cuma Raporu #394 podcastimizde, geçtiğimiz haftanın öne çıkan haberlerini derledik. Bakalım neler olmuş?Cuma Raporu #394 zaman çizelgesi:00:00 Giriş, Türkiye ve Dünya Gündemi34:04 Xiaomi 17 Ultra Geliyor!46:39 Dreame Şimdi de Telefon İşine Girdi57:57 Cep Telefonlarında Kültür Bakanlığı Farkı Artıyor01:04:11 RTÜK'ten Jasmine'e yaptırım kararı: Para cezası ve katalogdan çıkarma01:17:12 Samsung Geri Mi Dönüyor: 2nm Exynos 2600 tanıtıldı01:24:44 Sahte RAM'lere Dikkat!01:32:35 Intel Core Ultra 9 290K Plus ve Core Ultra 7 270K Plus Ortaya Çıktı01:39:08 Şarj İstasyonları e-Devlet'e geldi01:45:21 Google AI Modu Türkiye'de Açıldı01:56:47 Meta AI'da durmuyor. Sıra SAM Audio'da02:02:25 FIFA Bu Yaz Geri Dönüyor
Onca özel lise varken, üç devlet lisesi her konuda ipi göğüslemekte: İstanbul Erkek, Galatasaray ve Kabataş… Bu okulların neredeyse tamamı, her sene sıfır hatayla 500 tam puanı alan öğrencilerle doluyor… Devlet kurumu oldukları için de ücretsizler…
Sağduyu'da bu hafta Tarık Çelenk, Ahmet Altan ile "O Yıl" kitabından yola çıkarak Türkiye'nin değişmeyen devlet geleneğini, İttihatçı zihniyetin bugüne uzanan etkilerini ve 1915'in yarattığı tarihsel kırılmayı konuşuyor. Devlet-toplum ilişkisi, bürokrasi, hırsızlık, zorbalık ve değişimin neden mümkün olmadığını tartışan Altan, “Türkiye hep aynı günü yaşıyor” diyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Müzik Yolculuğu'nun bu bölümünde Prof. Dr. Michael Kuyucu, dizi oyuncularının maaşlarına isyan eden devlet sanatçısını açıklıyor.
#HerkeseSanat
Soru Cevap'ın yeni bölümünde Ekin Keleş moderatörlüğünde, Burak Bilgehan Özpek; Patreon destekçilerimizden ve Youtube Katıl üyelerimizden gelen soruları cevaplandırıyor.00:00 Giriş01:00 Kürtlerin Öcalan ile ilişkisine dair05:50 CHP'nin parti programına dair10:10 BBÖ DEM Parti için yaptığı bibi sağ partiler için de değerlendirme yapar mı?14:20 Yapay zekanın sosyal ve siyasal düzene olası etkilerine dair19:30 Sosyal bilimler özelinde akademinin geleceği (yapmayın)25:40 Hukuksuzluktan ölen ülke olmuş mu?28:30 "Türk Devleti/AKP Youtube, X gibi mecraları kaybetmeyeceğini bildiği için mi yasaklamıyor? Kaybedeceğini hissederse kapatabilir mi?"31:30 "Ekonomik anlamda 80'lerin yokluk ve yoksunluğunun ötesine geçtiğimiz 2025 yılında; Beşiktaş futbolun Kerbelası mıdır Hocam?"36:40 "Hocam Fenerbahçe-Galatasaray derbisi ne olur?"37:10 "Kendisini liberal düşünce hareketinin (yoksa "sosyal liberal" mi demeli?) bir parçası olarak gören Daktilo1984'ün takip ettiği düşünce insanları kimler?"41:50 Devlet yarın ortadan kalkarsa libertertenyeler kimi "düşman" belleyecek?43:20 Altan Tan'ın Süreç'e destek açıklaması bir gerçeğin ifadesi mi CHP'ye düşmanlığının ifadesi mi?48:20 Papa'nın Patrikhane ziyareti; Türkiye Batı ile ilişkilerinde "rasyonel ve duygusuz" kalmalı mı?49:50 Demokrasi getirmek için seçim kazanmak gerekirken muhalefet bunu neden göz ardı ediyor?53:20 2026'da bir seçim öngörüyor musunuz?54:10 İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrasında BİST, verdiği sert tepkiyi sonrasında nasıl "toparladı?"56:40 D84 Yayınevinin yayımlamayı düşündüğü hangi kitaplar var?58:20 11. Yargı Paketi ve medyaya yasaklar ve "aflar"Bizi Patreon'dan Destekleyin
Gücünü milletlerinden almayan liderler, kendi ülkeleri için en büyük tehdittir. Ülkeyi satarlar, milleti satarlar, kaynakları satarlar. Gelenekleri satarlar değerleri hatta dinleri bile satarlar. Sömürge yönetimlerinin ya da gücünün yetiştirdiği devşirme zihne sahip olan, özgürlük yerine itaati, onur yerine teslimiyeti önceleyen, kişilik zaaflarıyla, eziklikle, kompleksle donatılmış, arkasında iyi bir pazarlama gücü olan bu isimler, Batı'nın yüzyıllar boyunca dünyayı yönettiği en önemli silahları oldu.
Suriye'nin bağımsızlığını kazanmasının ardından ilk defa bir Suriye Devlet Başkanı'nın Beyaz Saray'da ağırlanması, beraberinde yeni tartışmaları da getirdi. Henüz birkaç sene önce başına on milyon dolarlık bir ödül konulan ve terörist olarak kabul edilen Şara'nın, 8 Aralık Devrimi sonrasında hızlıca yükselişi ve özellikle Batı kamuoyuna açılması sadece onun talihi/kaderi (fortune) ile ilgili mi yoksa hem iç savaş sürecini yönetme hem de elindeki imkan ve kapasiteyi stratejik düzeyde kullanma becerisi/yeteneğiyle mi(virtù)?
Çok acayip bir Türkçeye meylettik son zamanlarda.Biz ağır hasta olsak bile ambulans komşularımızın "ihbarı" üzerine olay yerine "intikal" ediyor.Dayak yemiyoruz da, "darp" ediliyoruz.Hırsızı yakalamıyoruz da, "etkisiz hale" getiriyoruz.Giderek bir mahkeme celbi, bir polis tutanağı gibi konuşur olduk. Dilimiz militarize oldu ve olmaya da devam ediyor.Nasıl olmasın? Bakın Avrupa'ya... Havada sahipsiz drone'lar uçuşuyor. Devlet başkanları "hibrid savaş başladı" diyor.Dünya bambaşka bir dönem yaşıyor.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Bu bölümde Prof. Dr. Emre Alkin ile “Paranın Geleceği”ni masaya yatırıyoruz!Nakitin yerini kredi kartının aldığı dünyada para teorisinin özüne iniyor; itibar, kredi limiti, kripto, enflasyon ve devletin ekonomideki rolünü tartışıyoruz. Weimar'dan Arjantin'e tarihi örneklerle, korumacılık-serbest ticaret dengesiyle ve bireysel borçlanma alışkanlıklarımızla bugünü ve yarını okuyoruz. “Para devletin mi, milletin mi?” sorusundan “tek küresel ünite” ihtimaline uzanan ufuk açıcı bir sohbet.
SERDAR ÖKTEM SUİKASTİ DEVLET İŞİ Mİ
Avustralya Filistin'i devlet olarak tanıyan 150'den fazla ülke arasına katıldı... Ancak Gazze'de çatışmaların iki senedir sürmesinin ve ölü sayısının 65 bini aşmasının ardından, bir Filistin Devleti ne anlama gelecek? Filistin'i devlet olarak tanıma, tamamen sembolik bir anlam mı taşıyor yoksa gerçek hayatta bir karşılığı olacak mı? En önemlisi de çatışmayı sona erdirebilecek mi?
İngiltere, Kanada, Avustralya ve Portekiz dün Filistin'i tanımış, Fransa'nın ise bugün BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda Filistin'i tanıması beklenmektedir. Bu kararlar, Avrupalı devletlerin artık bu hususta ABD'den farklılaştığını göstermektedir. Yazan: Dr. Hasan Basri BülbülSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Almanya'yı tanımlayan en önemli sıfatlardan biri "sosyal devlet" ilkesi. Ancak Başbakan Friedrich Merz'e göre sosyal devletin reforme edilmesi gerekiyor. Hedefte "Bürgergeld" (Vatandaşlık Parası) var. Bunun yanı sıra kira yardımları, çocuk ve işsizlik paraları, sağlık ve bakım sigortası gibi yardımlar da kısıtlanabilir. SPD ve CDU/CSU'dan oluşan koalisyon ne istiyor? Almanya'da bilinen haliyle sosyal devlet bitiyor mu? Ekibimizden Elmas Topcu tartışmaları derledi. Almanya için sosyal devletin neden önemli olduğunu Alman Bilim ve Politika Vakfı'dan göç üzmanı Dr. Yaşar Aydın değerlendirdi. Bu bölümü Gökçe Göksu sunuyor. Von Gökçe Göksu und Elmas Topcu.
Devlet kurumlarında resmi yazışmalarda kullanım için WhatsApp, Telegram gibi uygulamaların aksine, merkeziyetsiz yapıya sahip, veri merkezleri farklı ülkelere dağılmayan ve bağımsız sunucuların kurulabildiği bir mesajlaşma uygulaması kritik önemde. Yazan: Ersin Çahmutoğlu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
PEKER & KILIÇDAROĞLU DEVLETİN MESAJI
KILIÇDAROĞLU'NA SON BİR DEVLET GÖREVİ
Tarihten günümüze devletlerin, şirketlerin ve bireylerin neden borçlandığını; borcun hangi noktada faydalı, hangi noktada ise yıkıcı hale geldiğini konuşuyoruz. Orta Çağ'daki savaş finansmanından modern bankacılığa, Sovyetler Birliği'nden günümüz ekonomilerine kadar borçlanmanın dönüşümünü tüm boyutlarıyla ele alıyoruz.
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Hessen teşkilatı, devlet tarafından verilen İslam din derslerinin kendi derslerine "haksız rekabet" oluşturduğu gerekçesiyle dava açtı ve bu derslerin durdurulmasını istedi. Ancak bu istek Wiesbaden İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Karar tepki gösteren DİTİB temyiz mahkemesie gidecek. Almanya gibi çok kültürlü bir toplumda ideal bir din eğitimi nasıl olmalı? Din dersleri devlet tarafından mı organize edilmeli? Konuyu Hessen SPD Eyalet Milletvekili Turgut Yüksel ile konuştuk. Mikrofonda Eren M. Gençer ve Serap Doğan var. Von Serap Doğan und Eren Mahir Gençer.
SAHTE DİPLOMA ÇETESİNİN DEVLET AYAĞI
İsrail ordusunda, hem Gazze savaşını reddeden gençlerin hem de "Gazze'yi boşaltın" diyen yerleşimci askerlerin bulunması, ordunun sadece askeri değil, ahlaki ve politik meşruiyetinin de ciddi biçimde erozyona uğradığını gösteriyor. Yazan: Doç. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Siyasetin Ötesinde: Bitcoin ve Gerçek Siyasal GüçGünümüz dünyasında "siyaset" olarak bildiğimiz şey, yolsuzluğun ve istismarın bir gösterisi, oysa gerçek "Siyasal" olanın potansiyelini kaybetmiş durumda. Carl Schmitt'in de işaret ettiği gibi, modern teknik ve ekonomik düşünce, siyasal bir fikri algılama yeteneğini yitirdi. Mevcut siyaset, savaşları bitirme, askeri harcamaları azaltma veya yeni sistemler kurma imkanı sunmuyor; sadece bir oyalama, değişimin önündeki engel. Peki ya radikal bir değişim mümkünse?Bu bölümde, siyasetin ötesine geçerek "Siyasal"ı yeniden diriltmenin gizli ritüelini keşfediyoruz. Bu ritüel, ne geçmişin partileriyle ne de devlet bürokrasisinin ideolojileriyle ilgili. Bitcoin, tam da bu "Siyasal" olanı aktive eden en politik fikir olarak karşımıza çıkıyor.Bitcoin neden "Siyasal"dır? Devletlerin gücünün dışında var olur. Seçim siyasetini veya bürokratik sistemleri aşan bir örgütlenme biçimi yaratır. Lider seçmeye, yasalar geçirmeye veya çoğunluk tarafından anlaşılmaya ihtiyaç duymaz; sadece varlığıyla siyasal hedefini ortaya koyar. On yıldan kısa sürede, hiçbir kişi, kurum veya devrimci hareketin başaramadığı şeyi başardı: bağımsız, kendi kendine egemen, kimseye bağlı olmayan bir para yaratmak.Paranın kendisi, özellikle de fiat paranın siyasi doğası, çoğu zaman göz ardı edilir. Fiat para, devleti var eden ve sürdüren bir "siyasal nesne"dir; halkın kontrolünün dışındadır. Devlet, adil bir para yaratamaz, çünkü kendisi taraflıdır.Podcastımızda, bireysel seçimin gücünü ve Bitcoin'i kullanarak bu eski, borca dayalı kölelik sisteminden nasıl kurtulabileceğimizi ele alacağız. Bitcoin, zenginliğimiz üzerindeki "efendi" ihtiyacını ortadan kaldırarak demokrasiyi en uç noktasına taşıyor. Parayı düzeltmek, dünyayı düzeltmektir, çünkü paranın ne olduğuna dair yanlış anlama, kötülüğün köküdür. "Yasaya Erişmek" meselinde olduğu gibi, siyasal olana erişim, size özel bir anahtarla açılan kişisel bir kapıdır. Kendi anahtarınızla kendi servetinizi koruyun. "Siyasal"ı yeniden etkinleştirmek için seçim sizin.Kaynak
Bitcoin, basit bir devrimden öte, mesihvari bir güç olarak ortaya çıkıyor. Hiçbir yasanın başaramadığını başararak, aracısız, gerçekten özgür bir zenginlik biçimi yarattı. Bu, devletin sonsuz şiddetinin bile ötesine geçen bir güçtür. İtibari paranın teolojik fethi ve devletin parasal sisteminin yok oluşuyla, Bitcoin, şiddet olmadan hukukun yerini alabilecek bir ortak refah biçimi olduğunu kanıtlıyor. Devlet ile para arasındaki ilişkiyi kökten koparıyor.Bitcoin, insanlığı köleleştiren yozlaşmış devlet ve itibari para düzenini yıkma gücüne sahip. Kriptografinin sunduğu sarsılmaz egemenlik sayesinde, yeni bir tür dijital ortak hukuk ve ekonomik örgütlenme mümkün hale geliyor. Bu, hiçbir ulus devlete bağlı olmayan, etik bir zenginlik ortaklığına dayalı küresel bir hareketi tetikledi.Satoshi'nin dehası, Bitcoin'i yalnızca koda olan mutlak bağlılığıyla, gerçek ve adil bir ekonomik sistem olarak inşa etti. İş kanıtı mekanizması, sistemin egemenliğini ve güvenliğini sürekli olarak garanti eder. Bu teknoloji, insanlığın tarihteki en büyük sorunlarından biri olan yasalara olan bağlılığın sürdürülemezliğini makine aracılığıyla aşıyor.Thomas Hobbes'un dediği gibi, bireylerin kendini koruma hakkı devlete devredilemez. Bitcoin, bu doğal hakkı koruyarak, paranın tam özgürlüğünü ve devletten ayrılmasını savunan yeni bir teolojik dava sunuyor. Satoshi Nakamoto, sistemini yarattıktan sonra geri çekilerek, yıkıcı bir güç sergiledi ve yasanın siber uzaya girişini engelledi. Bu eylemle, paranın ve devlet kapitalizminin sahte tanrısının iktidar makinesini bozdu ve yasasız bir dünyanın mesihvari olasılığını açtı.Bu podcast serisi, Bitcoin'in devletin ekonomik kontrolünü kırma potansiyelini ve insanlığı borç zincirlerinden ve devletin panoptik aygıtından kurtarma yolunu derinlemesine inceliyor. "Tanrı Yok, Efendi Yok" felsefesiyle, Bitcoin bize özgürlüğümüzü geri kazanma aracı ve yeni bir dünya düzeni ("novus ordo seclorum") inşa etme vaadi sunuyor. Kriptografi teolojisiyle egemenliğini kanıtlayan Bitcoin, yalnızca matematiksel kanıtlara dayanan bir Spinoza Tanrısı dışında hiçbir otoritenin boyunduruğunu reddediyor. Bu bir savaş, zenginliğin kimin kontrolünde olacağına dair bir mücadele, ve Bitcoin bu mücadelede bize nihai özgürlük silahını veriyor.Kaynak
Modern çağda egemenlik ne anlama geliyor? Dijital panoptikonun gölgesinde, haklarımız nasıl aşındırılıyor ve devletin 'istisna hali' ile nasıl sürekli bir savaşın parçası haline geliyoruz?Bugünün hukuku, yasallıktan ziyade otoriter gücün bir aracı olarak işliyor. Egemen, istediği herkesi 'acil durum' bahanesiyle yasa dışı ilan edebilir, kişisel hakları sürekli baltalayabilir. Devlet, 'barış' adı altında bile sürekli bir gözetim ve savaş hali sürdürüyor. Kimin 'dost', kimin 'düşman' olduğu devletin kararıyla belirleniyor ve bu kimliklendirme, hukukun ötesinde bir varoluş alanı yaratıyor. Herkes Homo Sacer, yani öldürülebilen ama kurban edilemeyen bir varlık haline gelebilir.Peki bu totaliter düzene karşı bir çıkış yolu var mı? Metin, kriptografiyi bir kurtuluş aracı olarak sunuyor. Kripto, bu 'herkesin herkese karşı savaşı'nda kendimizi korumamız için son bir güvence sağlıyor. Kriptografi, sadece matematik yasalarına tabi olarak çalışır, insanlara, kurumlara veya hükümetlere değil. Bu durum, dijital ifadelerin fiziksel olmayan bir ortamda matematiksel olarak var olmasından kaynaklanır ve bu alanda istisnaya yer bırakmaz.Egemenin gücünü fiziksel alandan çeken kriptografi, anonim bir dijital varoluş imkanı sunarak, devletin gözetim mekanizmasını etkisiz hale getiriyor. Bu, yeni bir 'ortak refah' ve dijital sosyal sözleşme vaat ediyor. Kripto, devletten bağımsız, özgür bir para ve yeni bir siyasi, sosyal ve ekonomik yaşam biçimi yaratma potansiyeli taşıyor. Bu, devletin gücünü zayıflatan ve insanlığın özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlayan bir son 'acil durum' olabilir.Fiat parayı ve devletin hukuku reddederek, hep birlikte yeni bir dünya inşa edebiliriz. Kriptografi, kişisel verilerimizi, servetimizi ve özgürlüğümüzü devletin müdahalesinden koruma imkanı sunuyor. Kripto, bize kendimize sahip olma gücünü iade ediyor ve modernitenin kamplarından kalıcı bir çıkış yolu sunuyor.Kaynak
Ermenistan'daki kilise yönetiminin bazı unsurları artık Eçmiadzin'in çizgisine uymamaya başlarken, kilise içinde belirgin bir bölünme ortaya çıkmış görünüyor. Yazan: Dr. Keisuke Wakizaka Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Mahmut Akpinar | Kutsal devlet! by Tr724
DEVLET DAİRESİNE KERHANE AÇTI
Yaşlandı ve tükendi; devlet içeriden el değiştiriyor Tarık Toros Manşet 30 Mayıs 2025
Adem Yavuz Arslan | ‘Derin Devlet' Patrikhane'de ne arıyordu? | 23.04.2025 by Tr724
Elektrik üretiminin yüzde 54'ünü kömür ve gaz gibi fosil yakıtlardan sağlayan Türkiye, iklim krizinin en büyük nedeni olan bu enerji kaynaklarına devlet desteği vermeye devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevil Acar, 2022 yılında mu miktarın 2,3 milyar doları bulduğunu belirtiyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Almanya'daki seçimler, Avrupa'daki siyasi kırılmalar ve Türkiye'de İmamoğlu'na yönelik soruşturmalar… Devlet ve hükümet arasındaki farkın artık silikleştiği, devlet kurumlarına duyulan güvenin dibe vurduğu bir dönemde, “devlet ayrı, hükümet ayrı” söylemi ne kadar geçerli?Bu bölümde, devletin kutsallığına duyulan inanç ile siyasetin gerçekleri arasındaki gerilimi ele alıyoruz. İmamoğlu'nun diploması, muhalefetin bölünme riski, futbolun yabancı hakem kararı, TÜİK verilerine duyulan güvensizlik ve Türkiye'deki yönetim anlayışının geldiği noktayı tartışıyoruz.Hazırsanız başlayalım.------- Podbee Sunar -------Bu podcast Garanti BBVA BonusFlaş hakkında reklam içerir.Ramazan alışverişlerine 1.200 TL bonus!Ramazan'da Bonus üye işyerinde yapacağınız 2000 TL ve üzeri market alışverişlerinize toplam 1.200 TL bonus!Ramazan avantajlarını kaçırmamak için BonusFlaş'ı şimdi indirin.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.