POPULARITY
Categories
Size bu açık mektubu hiçbir ajandam olmadan yazıyorum. İlmimin gereğini yapıyorum.
Yaklaşan süper El Niño olasılığı, küresel sıcaklık artışları, kuraklık ve aşırı hava olaylarının yaratabileceği riskleri ele alırken; ayrıca Birleşmiş Milletler'in iklim adaleti kararı, yapay zekânın enerji tüketimi, fosil yakıt bağımlılığı ve iklim politikalarındaki güncel gelişmeleri de değerlendiriyoruz.
22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü vesilesiyle bu bölümde, parayla kurduğumuz ilişkiye ve finansal kararlarımızın hayatımızdaki yerine bakıyoruz. Allianz Türkiye, gençlerde finansal okuryazarlığı artırmak ve en temel finans bilgilerini toplum genelinde yaygınlaştırarak hem bireysel hem toplumsal refaha katkı sağlamak hedefiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile Finansla Gelecek projesini hayata geçirdi. Uzun soluklu tasarlanan Finansla Gelecek projesiyle ülke genelinde 10 bin gence ulaşılması hedefleniyor.İncelemek için tıklayınız.*Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com*“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl*Yeni kitabım "Hikayeni Yeniden Yaz!"ı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma*Bu bölüm "Allianz Türkiye, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Habitat Derneği" hakkında reklam içerir.
Suriye'nin başkenti Şam'ın simgesi konumundaki tarihî Emevî Camii'nde geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir tören, çok sayıda tartışmayı beraberinde getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) gelen resmî heyetin ağırlanması için, caminin geniş avlusu bir kabul soluna dönüştürülmüş, içeriye masalar konulmuş, led ekranlar kurulmuş, yiyecek-içecek ikramları eşliğinde misafirler kadınlı-erkekli görüntüler vermişti. Suriye Evkâf (Vakıflar) Bakanlığı'nın tertip ettiği merasimde, tepkilerin odağında elbette bakanlık yetkilileri ve bizzat Evkâf Bakanı Dr. Ebu'l-Hayr Şükrî vardı. Suriye kamuoyunda tanınmış çok sayıda isim, -tabii ki edep sınırlarına riayet ederek- kızgınlıklarını ve teessüflerini dile getirdiler.
Birleşmiş Milletler Barış Elçisi ve AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, dünyanın değişik ülkelerine resmi ziyaretlerde bulunarak, ‘Engellilik Bakanlığı' açılması için görüşmelerde bulunuyor.
ABD-İran hattında tansiyon yeniden yükseliyor. Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı'nın konuğu uluslararası ilişkiler uzmanı Ezgi Uzun Teker, Hürmüz Boğazı krizi, Trump yönetiminin İran politikası, İsrail'in Lübnan planı ve Körfez'de büyüyen jeopolitik kırılmayı değerlendirdi. Programda İran-ABD müzakerelerinin perde arkası, nükleer anlaşma ihtimali, savaş tazminatı talepleri, Hürmüz'de yeni deniz rejimi tartışmaları ve İsrail-Hizbullah geriliminin bölgesel etkileri ele alındı. Trump'ın İran karşısında neden geri adım aradığı, Körfez ülkelerinin ABD güvenlik şemsiyesine neden güven kaybettiği ve İran'ın savaş sonrası stratejisinin nasıl şekillendiği detaylı şekilde konuşuldu. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail ve İran arasındaki güç dengeleri ile enerji piyasalarına etkileri de masaya yatırıldı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Savunma sanayinde bir pilot projede %534 kapasite artışı nasıl sağlanır?Karel Üretim Direktörü Hasan Öztürk ile yalın yönetimin tek başına neden yetmediğini, Scrum metodolojisinin üretim hattına nasıl uyarlandığını ve "bu benim işim değil" kültürünün nasıl kırıldığını konuştuk.Bu videoda:Yüksek çeşitlilik, düşük adet ortamında yalın nasıl çalışır?Scrum üretimde nasıl çalışır? Yazılımdan farklı ne var?Matris organizasyon kurulurken en büyük direnç nereden geldi?Disiplin mi, esneklik mi? İkisi aynı anda nasıl yürütülür?%534 artışın arkasındaki gerçek hikaye nedir?Endüstri 5.0 ve insan faktörü neden hala belirleyici?Hasan Öztürk | Karel, Üretim DirektörüLinkedIn: https://www.linkedin.com/in/hasanozturkmba/Haftalık Bültenimize abone olun:https://preview.mailerlite.io/forms/2008516/179312918006859175/share00:00 Hasan Öztürk Kariyer Yolculuğu: Mühendisliğin Mutfağına Dönüş01:29 Savunma Sanayinde Yalın: Neden Toyota Yöntemi Yetmiyor?03:54 "Bu Benim İşim Değil" Duvarını Yıkmak05:10 Yönetimi İkna Etmek ve Pilot Proje Başarısı06:56 Scrum Üretim Hattına Nasıl Adapte Edilir?09:38 Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) Vizyonu ve Çeviklik11:25 %534 Kapasite Artışı: Sistem mi, Kültür mü?15:32 Disiplin vs. Esneklik: Navigasyon Metaforu19:38 Endüstri 5.0: İnsan Faktörü ve Aidiyet21:52 Yapay Zeka ve Standart Operasyonun GeleceğiLİNKLER=========Yeni Operasyonel Mükemmellik Danışmanlık programımız Nisan'da başlıyor. Detaylar:https://yalin-dunya.com/online-egitimler/operasyonel-mukemmellik-danismanligi-programi/E-kitabımızı almak isterseniz:https://yalin-dunya.com/urun/operasyonel-mukemmellik-danismani-olmak-icin-kilavuzunuz/Bize ulaşmak için:tulay.tek@yalin-dunya.combilgi@yalin-dunya.comWeb adresi: www.yalin-dunya.comDiğer sosyal medya hesapları:Instagram : https://instagram.com/yalindunya_yenidenLinkedin : https://www.linkedin.com/company/yalın-dünya/?viewAsMember=true#savunmasanayi #yalınüretim #çevikyönetim #scrum #operasyonelmükemmellik #kapasite #karel #yalındünya #opex #agile #üretimyönetimi #endüstri50 #kaizen #tülaytek #hasanöztürk
Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı, siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Evren Balta ile Trump'ın dış politikasını, İran Savaşı'nın küresel sonuçlarını, petrol şokunu, NATO krizini ve değişen dünya düzenini konuşuyor. Donald Trump'ın “maksimum hasar rejimi” dünyayı nereye sürüklüyor? İran Savaşı, Pax Americana'nın aşınmasını mı gösterdi? ABD hâlâ askeri bir süper güç olmasına rağmen caydırıcılığını kaybediyor mu? Hürmüz Boğazı krizi, petrol fiyatları ve enerji piyasaları küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor? Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılması Körfez'deki Suudi Arabistan-BAE rekabeti açısından ne anlama geliyor? İran Savaşı'nın büyüttüğü NATO krizi, ABD-Avrupa ittifakını kopma noktasına mı getirdi? Toplum ve Siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı ile Prof. Dr. Evren Balta değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Birleşik Arap Emirlikleri, Mayıs itibariyle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeliğinden çıkacağını duyurdu. Analistler, bu kararın Suudi Arabistan ile artan gerginliği ve ABD ile güçlenen bağları yansıttığını söylüyor. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle BAE'nin bu kararının, petrol fiyatları üzerindeki etkisinin hafif olması bekleniyor.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), OPEC ve içinde Rusya'nın da bulunduğu OPEC+ üyeliğinden ayrılması genellikle; petrol kotaları üzerinde daha özgür davranma arzusu ile, üzerinden 48 saat geçtikten sonra anlaşılan S. Arabistan'la ‘düşmanlık' boyutundaki rekabete dayandırıldı…
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, konukları Aydın Selcen, Enerji Uzmanı Eser Özdil ile Hürmüz Boğazı krizini ve küresel siyasetteki son gelişmeleri değerlendiriyor. https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiEd. Notu: Savunma ve Uluslararası Ticaret Hukuku Uzmanı Şafak Herdem'in de katılacağını duyurmuştuk ancak kendisi bir sağlık sorunu nedeniyle katılmadı.00:00 Giriş00:30 Mazeret beyanı, sohbet muhabbet, hastalık sağlık02:00 Türkiye'nin bu yıl çok yağış olması normal, ardından kurak bir dönem gelir02:30 Enerji uzmanı olarak yağış, kar alma durumlarını dikkate alıyor musunuz?06:10 Hürmüz Boğazı krizini fiziksek ve finansal piyasaların tepkisi (kabullenişi)13:10 Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten çıkması petrol fiyatlarını çok etkilemez (aşağı/yukarı) ama Suudi Arabistan çıkarsa sıkıntı15:10 BAE gerçekten OPEC kotasına tabi olmamak için mi OPEC'ten çıkmak istiyor?16:20 OPEC'in eski gücü var mı; OPEC+ ve OPEC++ nedir?17:40 Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederse İran'ın petrol ticareti için başka alternatifi var mı (Rusya vs.)?24:50 Son 72 saatte 51 İran gemisi Hürmmüz'deki ABD ablukasını nasıl deldi?28:40 Petrol 115 dolarken neden 170 dolara satın almaya razı olan var?30:40 Hürmüz Boğazı ablukasını aşmanın bildiğimiz iki yolu var32:40 Petrol fiyatı artıyor ama Ukrayna, Rusya'nın kritik rafinerilerini vuruyor36:40 Enerji uzmanı "SOCAR Star rafinerisi ne kadar kazanır" sorusuna neden cevap veremedi?37:40 Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan'ın alıp veremediği ne?46:00 Hürmüz'deki ABD ablukası "mantıklı" mı, İran'ı pes ettirir mi?54:00 Trump, Savaş Yetkileri Yasası'nın kendisine tanıdığı sürenin sonuna geldi. Ne olacak?59:00 ABD'nin deli gibi petrolü var ama kendi vatandaşını fiyat artışından koruyacak bir eşel mobili yok mu?01:06:00 Türkiye'de perakende petrol üreticileri01:07:40 "Türkiye, KKTC'ye doğal gaz boru hattı kuracak" ama niye?01:10:20 Türk hariciyesinin "şuur ve tasavvur"u var mı?01:17:00 Türk hariciyesinin "şuur ve tasavvur"u konusunda ben sizin kadar pesimist değilim01:19:20 Türk hariciyesinin "şuur ve tasavvur"u konusunda ben sizin kadar optimist değilim01:24:00 Hürmüz krizinin etkisini tedarikten çok fiyatta hissedeceğiz (o kadar da aslan kaplan değiliz)01:26:50 Vatandaş sana hukuk zaten adalet yok, yabancıya olacak: Dubai modeli01:27:40 Türkiye, İran/Hürmüz krizi, enerji tedarik güvenliği, Rusya'ya enerji açığımız01:32:00 Rasyonellik yok: İran'a savaş açılmamalıydı, Hark Adası'na da İran'a da kara herekatına şaşırmam01:33:00 Lübnan: Hizbullah'tan kurtulmanın bedeli İsrail işgali mi?01:37:40 Sahraaltı Afrika gündemi: Mali'den bize ne diye düşünmeyin.01:40:45 Arsenal-Madrid ve bir diğer maç üzerine muhabbet01:43:20 Komiklikler, şakalaşmalar, KATIL çağrısı⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Jack Birle LIVE on LI in the AM w/ Jay Oliver by JVC Broadcasting
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) OPEC'ten ayrılma kararını açıklaması, ABD'yle İsrail'in İran'la savaşının bölgesel ve küresel dengeleri değiştirmeye devam edeceğinin en yeni göstergesi oldu. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam ettiği ve petrol varil fiyatlarının 120 dolar seviyesine çıktığı bir ortamda açıklanan karar, BAE'nin savaş sonrasında petrol piyasaları üzerinde doğrudan etkisini artırmak istediğine işaret ediyor.
ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, krizin bitmediğini gösteriyor. Dünya Alem programında İslam Özkan'ın sorularını yanıtlayan gazeteci Hediye Levent, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü “yıpratma savaşı” stratejisini, enerji hatları üzerindeki büyük rekabeti ve değişen bölgesel dengeleri değerlendiriyor. Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı üzerinden sadece İran'a değil, NATO ve Avrupa'ya da mesaj verdiğini belirten Levent'e göre, mevcut ateşkes aslında “fırtına öncesi sessizlik” olabilir. Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılması, İsrail–Lübnan hattındaki gerilim, Hizbullah faktörü ve yeni enerji koridorları, Ortadoğu'da dengeleri kökten değiştiriyor. Küresel güçlerin hamleleriyle şekillenen bu süreçte, yeni ittifaklar kurulurken büyük bir kırılmanın eşiğine gelinmiş olabilir. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Birleşik Arap Emirlikleri, 60 yıllık üyeliğine son vererek OPEC'ten ayrılacağını duyurdu. İBB Davası'nda itirafçı Adem Soytekin, savcılık ifadesindeki ibarelerin kendisine ait olmadığını, şablon beyan olduğunu söyledi.Bu bölüm Castrol hakkında reklam içermektedir. Formula 1'de performansın yeni dinamikleri, Castrol'ün Audi Revolut F1 Team ile geliştirdiği teknolojiler üzerinden yeniden tanımlanıyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Gazeteciler Fehim Taştekin ve Hakkı Özdal ile Bindik Bir Alamete programının son bölümünde ABD-İran arasındaki ateşkesin son durumu değerlendirilirken, Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten neden ayrıldığı sorusuna yanıt arandı.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları; daha adil, daha dengeli ve daha yaşanabilir bir gelecek için ortak bir yol haritası sunuyor. 99 bölüm boyunca Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nde iş dünyasından akademiye, girişimcilikten sivil topluma uzanan çok sayıda konuğumuzla sürdürülebilir dönüşümün farklı boyutlarını ele aldık.100. bölümümüzde ise Yekta Kopan'nın konuğu, Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın oldu. Kopan ve Öztaşkın, sürdürülebilirliğin geleceğini konuştular.
24.04.2026 | Dijital Hayat Bölüm582 - TRT Radyo1 | "Dijitalleşmenin İklim Krizine Etkileri" Dr. Bilal Eren'in hazırlayıp, sunduğu Dijital Hayat programımızda bu hafta, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve İklim Bilimci Prof. Dr. Murat Türkeş ile; - Dijitalleşme ile İklim Krizi Arasındaki İlişki Nedir? - Dijitalleşmenin İklim Krizine Etkileri? - Dijitalleşme, İklim Krizi Sorununun mu, Çözümünün mü Parçası? - Karbon Ayak İzi, Sera Gazı, Elektronik Cihaz Kullanım Alışkanlıklarımız, E-Atık, Elektronik Cihaz Üretiminde Kullanılan Madenler gibi Hangi Başlıklar, İklim Krizinde Etkili? - Bireysel Dijital Kullanım Alışkanlıklarımız Nasıl Olmalı? - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP) Organizasyonu Konuyla İlgili Neler Yapıyor? - Türkiye'de Kasım 2026'de Düzenlenecek COP Organizasyonundan Neler Bekliyorsunuz? - Türkiye, İklim Krizi Mücadelesinde Fark Yaratabilir mi? Başlıklarını konuştuk. Dijital Hayat, her cuma saat 15:30'da TRT Radyo1 mikrofonlarında canlı yayında... Tüm geçmiş ve gelecek yayınlarımız için; Web: https://www.dijitalhayat.tv
COP31 süreci başlıyor! Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesi küresel iklim gündemi COP31 Yolu programında masaya yatırılıyor. Medyascope ve İklim Haber iş birliğiyle hazırlanan programın ilk bölümünde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) süreci ve küresel iklim müzakerelerinin tarihi ele alınıyor. Dr. Barış Doğru'nun moderatörlüğünü yaptığı programın konuğu Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum. Programda; Kyoto Protokolü, Paris Anlaşması, emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, yenilenebilir enerji dönüşümü ve iklim finansmanı gibi kritik başlıklar değerlendiriliyor. Ayrıca Türkiye'nin COP31 ev sahipliğiyle üstleneceği rol, iklim diplomasisi, enerji krizi ve küresel politik dengelerin zirveye etkisi analiz ediliyor. COP31 Yolu programı, Kasım ayında Antalya'da yapılacak COP31'e kadar 15 günlük periyotlarla yayınlanmaya devam edecek. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dünya sisteminin nasıl değiştiği ile ilgili ana yaklaşımlara bakıldığında belirli patika ve olay örgülerinin takip edildiği görülür. Ekonomik krizler, savaşlar ve teknolojik değişimler eliyle tedrici biçimde revize edilen sistem, radikal kopuşlardan ziyade tedrici biçimde değişir. Yakın tarih incelendiğinde büyük güçlerin nasıl yer değiştirdiği ve söz konusu değişkenlerin bu değişimde ne denli etkili olduğu çok açık biçimde görülmektedir.
Baskıcı ve keyfi yönetim olan istibdadın sermayeye sunduğu en büyük hizmetlerden biri grev yasakları olagelmiştir. AKP iktidarı darbe dönemleri dahil Cumhuriyet tarihinin grev yasaklama rekortmenidir. Grev yasaklarının keyfiliği ve hukuksuzluğu birçok örnekte Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da tescillenmiş durumda. Ne var ki bu kararlara rağmen grev yasakları devam etmiştir. Dolayısıyla istibdadın grev yasaklarını mahkemelerde aşmak mümkün olmadı. Mahkemeler grev yasaklarını mahkûm etti etmesine, ama grev yasağını aşmak, işçinin özellikle de grevleri en çok yasaklanan Birleşik Metal-İş'li metal işçilerinin bileğinin gücüyle oldu. Bekaert grev yasağını fiili grevle aşan ilk örnekti. Ardından Schneider (Green Transfo) geldi. Nihayet yasaklanmasına rağmen bilfiil 33 gün süren ve zafer kazanan Grid Solutions (General Electric) fabrikası işçileri grev yasaklarını fiilen hükümsüz kılan bir örnek yarattılar. Grev yasağının ilacı bulundu diyebiliriz. Bu ilacın adı Türkiye işçi sınıfına grev hakkını grev yaparak kazandıran Kavel'di!Ancak istibdadın grev düşmanlığı grev yasağı ile sınırlı değil. Yeni yöntem devletin grev kırıcılık rolünü üstlenmesi. Grev kırıcılığı, patronun tehditle, şantajla, rüşvetle bazı işçileri grevden vazgeçirmesiyle ya da greve çıkartmamasıyla tezahür edebildiği gibi, grevdeki işçiler yerine taşeron işçi istihdam etmek ya da grevdeki fabrikanın işini başka işyerlerinde fason olarak yaptırmak şeklinde de karşımıza çıkabiliyor. Bunlar hem gayrimeşru hem de yasa dışı yöntemler. Nihayet en son olarak Özel İtalyan Lisesi'ndeki grevde benzer bir grev kırıcılığını gördük. Milli Eğitim Müdürlüğü, kamudan öğretmenleri grevci öğretmenlerin yerine görevlendirerek grev kırıcılığına soyundu. Bu grev kırıcılığındaki en üst seviye. Açıkça 6356 sayılı sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanuna aykırı olan bu grev kırıcılığının “eğitim hakkı” ile gerekçelendirilmesi ona meşruiyet kazandırmıyor. Tam tersine bu eylemi daha da gayrimeşru hale getiriyor. Nedeni gayet açık. Derslerin normal düzen içinde yapılması öğretmenlerin taleplerinin bir toplu sözleşme ile karşılanmasına bağlıdır. Ve samimi olarak eğitim hakkından bahseden, bu toplu sözleşmenin imzalanması yönünde çaba gösterir. Eğitim hakkını, sendika ve grev hakkını gasbetmek için bahane ederek değil. Şunu da söyleyelim ki İtalyan Lisesi'nde eğitim ne durmuştur ne de aksamıştır. Hababam Sınıfı'nda Mahmut Hoca'nın dediği gibi okul dört duvar arasındaki yer değildir. Okul her yerdir. Ve şimdi Tomtom Mahallesi'ndeki İtalyan Lisesi önündeki çadırdır. Ve bu grev okulunda İtalyan Lisesi'nin öğretmenleri tüm Türkiye'ye hak ve hukuk, dayanışma ve insanlık dersi vermektedir. Ne mutlu böyle onurlu ve yüksek karakterli öğretmenlere sahip olan İtalyan Lisesi öğrencilerine!Nitekim grevin geldiği aşamada, toplu sözleşmenin imzalanması için belirli bir taslakta anlaşma sağlanmasına rağmen İtalyan Lisesi yönetiminin “biz hukuki bağlayıcılığı olan bir belge imzalamak istemiyoruz” gibi akıllara ziyan ifadelerle ayak diremesiyle dersler boş geçmeye (Görevlendirme gelmesine rağmen grev kırıcılığını reddeden öğretmenlerimize de selam olsun!) devam ediyor. Bu durumda kendine “devlet” diyenin öğretmene değil bu ülkenin sadece sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu değil Anayasası'nı dahi tanımama cüretini gösterenlere dönüp konuşması gerekir. Ve er geç öyle de olacaktır. Çünkü İtalyan Lisesi grevcileri de birliklerini bozmadan mücadeleye devam ettiğinde kırılacak olan grev kırıcılığıdır. Onlar hem ilk özel okul grevini gerçekleştirerek hem de grev kırıcılığını grevle kırarak işçi sınıfımızın tarihine geçecektir.
Birleşmiş Milletler 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Beyannamesi adı altında bir kararname çıkardı. Yani, medeni dünya (!) bu kadar yıldan sonra insanların eşit olduklarını, hayati ve medeni haklarda aynı düzeyde olduklarını hissetti ve böyle bir belgenin neşrine gerek görmüş oldu. Sözde bu belgenin gayesi, bütün insanların tam bir eşitlik, özgürlük ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmek, her ferdin insanlık ailesinde şerefli yerini alabilmesi ve korkusuz yaşamasını garanti altına almaktı. Acaba bu belgede söz konusu hususlar, az da olsa gayesine erişmiş midir? Buna imza koyan milletler dahi bunu uyguladılar mı? Dünyada cereyan eden olaylara baktığımız zaman, bu sorunun cevabı tabii ki “hayır”dır. Çünkü başta beyannameyi imza edenler dâhil, cemiyetlerin hiçbiri çıkarına ve politikasına uymadığı konuları asla uygulamamışlardır. Bu hallerde insanlık da unutulmuş ve insan hakları da. Gerçekten insan haklarını insanlara bahşeden ve uygulayan tek ve yegâne müessese yüce İslam'dır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in risaletiyle bunun öncülüğünü yapmış, İslam devletinin bütün hâkimiyeti devirlerinde fiilen uygulanmıştır. Bunun öncülüğü ve şerefi, ondört asırdan beri İslam idare anlayışının ve onun şerefli devlet adamlarının hakkıdır. Ayrıca İslam'da bu hakları insanlara veren yüce Allah (c.c.)'dur, insanoğlu değildir. Kaynağı semavi ve mukaddestir. Bu hak, bir tecrübe ve tekâmülün eseri değil, ezeli bir ilmin ve mutlak bir iradenin Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in şahsında tecellisidir. İnsan hakları, İslam dininin Hazreti Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e vahiy edildiği tarihten itibaren insanlara verilmiş ilahi bir haktır. Efendimiz (s.a.v) Arafat'ta ve Mina'da buyurduğu Veda Hutbesi'nde insan haklarını en mükemmel şekilde belirlemiştir. Müslümanlara düşen bunları tetkik ve tatbik etmektir. (Mehmet Çağlayan, İslam Hukuk Doktrini, s.198)
EGED Cast'in bu bölümünde Elif Kain'in konuğu Güler Koca. Fransa'da doğup büyüyen Güler; insan hakları, erişilebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık alanlarında çalışan bir hukukçu. Dünya Sağlık Örgütü'nde görev yapan konuğumuz, daha önce farklı Birleşmiş Milletler kuruluşları ve uluslararası sivil toplum örgütleriyle de çalıştı. Güler; Fransa'daki çocukluğunu, Costa Rica ve Cenevre'deki eğitim hayatını, uluslararası kuruluşlardaki çalışmalarını ve farklı ülkelerde yaşamanın kendisine kattıklarını paylaşıyor. Bölümde birlikte Fransa ve Türkiye arasındaki erişilebilirlik farklarından aidiyet duygusuna, çok dilli yaşamdan uluslararası kariyer yollarına kadar pek çok konuyu konuşuyoruz.
Türkiye'de muhalefet neden ortak hareket edemiyor? Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB davası siyaseti nasıl etkiliyor? Gazeteci Bakışı programında Alişer Delek'in konuğu siyaset bilimci Seren Selvin Korkmaz, Türkiye'de muhalefetin parçalanması, iktidarın stratejileri ve seçmen davranışlarını kapsamlı şekilde analiz ediyor. Bu yayında; CHP'nin karşı karşıya olduğu siyasi baskılar, muhalefet partilerinin farklı motivasyonları ve 2023 seçimleri sonrası değişen siyasi dengeler detaylı şekilde ele alınıyor. Programda ayrıca seçmenin demokrasi algısı, dış politika etkisi, güvenlik kaygıları ve güçlü lider arayışı gibi kritik başlıklar da tartışılıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İkili Görüş'te İlkan Dalkuç ve Aydın Selcen; İran savaşını, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı, savaşın Ortadoğu'ya yayılma ihtimalini ve Türkiye'de kurulması gündemde olan NATO Çok Uluslu Kolordu Komutanlığı ve Deniz Unsur Komutanlığını tartışıyor.00:00 Giriş00:35 NATO ve Çokuluslu Kolorduları neden bu kadar gündemde?05:00 En basitinden başlayalım: Türkiye bir NATO ülkesi, meyli de Batı'ya07:50 Kürecik ne işe yarar?09:50 Devir değişti: NATO'nun çokuluslu savaş grupları ve Türkiye'de de kurulması14:20 Adana'ya NATO kolordusu kurulacağını neden bizim yetkililerden duymadık?15:45 AB, Putin Rusyası, Trump ABD'si ve NATO24:10 Estonya, Litvanya, Romanya, Polonya'da NATO kolordusunun gerekçesi açık ama Adana?26:10 Türkiye ve Karadeniz, Boğazlar, Montrö'nün önemi34:30 Türkiye, NATO'nun dışında olacağına içinde olmalı41:10 Savunma sanayimizin imkan ve kapasitesine dair54:20 İran barış değil savaş istiyor; Hürmüz Boğazı tıkanınca porçözle açılmaz01:04:30 Dünya, petroldeki sıkıntıya 1 hafta dayanır da birkaç ay dayanamaz ve...01:07:30 Trump'ın küreselleşmeyle sorunu var ama...01:09:30 Birleşmiş Milletler de miadını doldurdu mu?01:10:20 Savaştan çok etkilenmemiş gibi davranıyoruz ama (Fidan'ın esrarengiz tebessümleri içerir)⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Coğrafyamızdaki iki önemli kolonyal proje en gelişmiş hâliyle İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'dir. Koloni hâlâ sömürge kavramıyla eş anlamlı olarak görüldüğü için bu iki projenin kendine özgü nitelikleri ve birbirine göre farkları üzerinde durulamıyor. Hatta iki ayrı devlet olduğu için bu iki devlet din eksenli kategorilere bile dâhil edilebiliyor. Bunun sonucunda iki ayrı kolonyal projenin ortaya çıkardığı sorunlar tam olarak tahlil edilemiyor. Bu sebeple BAE'nin merkezinde olduğu inanılmaz derecede kötü hadiseler, yöneticilerin Müslüman vasfından dolayı büyük bir şaşkınlığa sebep oluyor. Üstelik BAE merkezli göz kamaştırıcı zenginlik “sömürüyorlar” fiili ile de hiçbir şekilde örtüşmüyor.
Jerusalem Times (İsrail): “Küresel güç dengesi Ortadoğu ve Asya merkezli yeni bir kırılma yaşıyor. Türkiye ve Mısır'ın teknolojik ve siyasi hamlesi, Pakistan'ın nükleer gücü, Suudi Arabistan'ın finansal kapasitesiyle şekillenen yeni blok, İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri-Hindistan eksenine karşı yükseliyor”… ***
Körfez'de savaşın dengeleri hızla değişiyor. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan çatışmalar dördüncü haftasına girerken, Katar'ın başkenti Doha'da siren sesleri günlük hayatın bir parçası haline geldi. İslam Özkan'ın konuğu gazeteci Hişam Güney, Doha'dan canlı gözlemlerini aktararak Körfez'deki son durumu tüm boyutlarıyla Dünya Alem'de değerlendiriyor. Katar'da siren sesleri, füze saldırıları ve ABD üslerinin durumu ne? İran hangi hedefleri vuruyor? Körfez ülkeleri neden savaşa dahil olmuyor? ABD'nin askeri varlığı gerçekten koruma sağlıyor mu? Hürmüz Boğazı krizi Katar ekonomisini nasıl etkiler? İslam Özkan, Hişam Güney ile tüm bu soruların yanıtını arıyor. Ayrıca programda Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Bahreyn'in savaşa yaklaşımı, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) geleceği ve İran ile olası yeni dengeler de masaya yatırılıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12'nci sırasında “Sorumlu Üretim ve Tüketim” yer alıyor. SKA 12; doğal kaynakların daha verimli kullanılması, atığın azaltılması ve üretimden tüketime kadar tüm süreçlerin daha sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Daha bilinçli tüketim alışkanlıkları ve sorumlu üretim modelleriyle, çevresel etkinin azaltılmasını ve uzun vadeli değer yaratılmasını hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, Onarım Atölyesi ve Doughnut Türkiye Topluluğu Kurucusu Ekin Al ile sürdürülebilirlik yolculuğunda üretim ve tüketim alışkanlıklarının nasıl dönüşebileceğini, kurumların bu alandaki sorumluluklarını ve daha sürdürülebilir bir gelecek için atılması gereken adımları konuşuyor.
İsrail, tampon bölge oluşturmak için Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'ne kadar 30 kilometre ilerleyeceğini açıkladı. Bu açıklama, Hizbullah'ın her türlü ilerlemeye direneceğine söz vermesi ve Birleşmiş Milletler'in, çatışmanın zaten ciddi olan insani krizi daha da derinleştirdiğini ve her iki tarafta da sivillerin giderek daha fazla risk altında olduğunu uyarmasının ardından geldi.
Ramazan bayramınız mübarek olsun! Önceki yazımızda, Hâce Muhammed Lutfî (Alvarlı Efe) Hazretleri'nin (k.s.) “Bayram o bayram olur” adlı ilahisini paylaşmış ve kelime esaslı açıklamasını yaptık.
İkili Görüş'te İlkan Dalkuç, Dr. Bahadır Çelebi ve akademisyen Dr. Tuğba Özden Bayar; İsrail,-ABD ile İran savaşında son durumu, çatışmaların uluslararası hukuk açısından anlamını tartışıyor.00:00 Giriş01:15 Şimdiye kadarki savaşlardan farklı olarak ABD-İsrail; İran'a savaş için geleneksel meşruiyet kalıplarına ihtiyaç duymuyor da niye?05:50 Uluslararası hukuk, WW2 sonrası sistemin egemenlerinin kurduğu şeydi ve "bitmedi", kuranlarca revize ediliyor04:05 ABD-İsrail'in İran'a "müdahalesi" için savaş, güç kullanımı, agresyon, operasyon demenin anlamı yok, anlamı olan şey: hukuki mi değil mi?07:50 İran'ın Körfez Ülkeleri'ne misillemesinin meşruluğuna dair10:10 ABD-İsrail'in İran'a saldırısında Minab okulunun bombalanması savaş suçu mudur?12:20 Denizler hukuku açısından Hürmüz Boğazı'nın savaştaki durumu13:30 Diyelim ki ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki tankerin kaptanını arayıp korkma geç dedi, tanker vuruldu. Ne olacak?15:20 Savaştan öncesine dair bir şey söylemek isterim: Birkaç gün önce Hollandalı bakanların Starlink macerası16:40 ABD-İsrail hâlâ lideri saf dışı bırakırsak ülkeyi teslim alırız modundaki Vestalya öncesinde mi kaldı?22:35 Körfez Ülkeleri'nin önayaklığıyla Birleşmiş Milletler (BMGüKo) İran'ı kınayışında Çin ve Rusya çekimser oy kullandı: Ben kınamam, siz kınıyorsanız kınayın26:30 İranlılar ülkelerinden kaçmıyor, sahip çıkıyor (şu an; ileride değişebilir bu durum)30:05 Müçteba Hameney'in rehberlik makamına seçilmesine dair (itirazlar, taraflar, beklentiler...)34:50 İran petrolünün kalb Hark Adası'na saldırır mı, işgale kalkar mı? Kalkarsa nasıl?40:05 Hocam, "bu dönemde" uluslararası hukuk bitti diyorlar...44:50 İran İslam Cumhuriyeti'nde sokak eylemlerinin bir meşruiyeti var: Çünkü sokak eylemleriyle kuruldu46:40 İran'ın kendi halkına mezalimi ne kadar devam edebilir, İran için sırada ne var (halkın aktörlüğü açısından)48:40 İran'da ikili rejim var: Halk nihai, sonuç belirleyen bir güç değil, sadece güç paylaşımı değişir51:25 ABD-İsrail, İran'a saldırarak İran rejiminim ömrünü uzatmış olabilir mi?54:05 Hindistan'ın İran'a "ihaneti" ve İran'ın "cevap" verme ihtimali56:20 Hürmüz Boğazı'nın gübre açısından önemi01:03:00 Türkiye bu krizden maliyet olarak etkileniyor ama acil olarak değil01:05:05 Körfez Ülkeleri ciddi ithalat yapıyor-du ve diğer meseleler01:15:30 ABD nükleer silah kullanmaya karar verirse askerler reddedebilir mi? (Neden ABD uçak gemisinin tuvaletinin tıkandığını öğreniyoruz?)01:24:30 Nükleer silahların kullanılma ihtimali sürekli yükseliyor01:29:30 İlber Ortaylı'nın vefatının ardından01:32:20 ABD, İran'da rejimi düşürmeden nasıl çıkacak, çıkabilecek mi? (Savaşı başlatmak elinizde, bitirmek?)01:35:30 Trump, Netanyahu'nun isteklerini yaptı/yapıyor ama İsrail daha güvenli hale geldi mi?01:37:20 İran, Çin desteği olmadan ABD'nin uçak gemilerini vu-ra-maz01:40:00 Kuveyt'te düşen F-15 uçaklarına dair01:44:25 "Çok kırılgan rejimler"01:46:40 bender abbas limanı bölgesi ( hürmüz boğazı) kısmi bir kara operasyonu ile petrol sevkiyatının güvenliğinin sağlanması iddiaları için ne düşünüyorsunuz?01:56:40 ABD-İsrail'in İran savaşında tansiyon çıkar, iner ve yine çıkar02:00:20 Azerbaycan ve Aliyev "belli bir sınırı" geçmezler. Ama niye?02:03:55 Savaş ortada biterse ABD-İsrail'i ne bekliyor?02:14:50 20 yıl sonra bu savaşın tarihi yazılırken...02:16:00 "Şu açık: Savaş, bilinmezlik demektir; her şeye inanmayın, hele tam hoşunuza giden bir şey, kesin yalandır"02:17:05 Sıra gelmez ama bu gündemde Ukrayna'yı unutmasak02:18:00 Burada bahsedilen yazı için yıldızı takip ediniz** Birol Başkan'ın "Soğuk Bir Mevsimin Eşiğinde: İran'da Savaş ve Düşündürdükleri" yazısı: https://daktilo1984.com/daktilo2/soguk-bir-mevsimin-esiginde-iranda-savas-ve-dusundurdukleri/⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 17'nci sırasında “Amaçlar için Ortaklıklar” yer alıyor. SKA 17; sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca tek bir kurumun ya da sektörün çabasıyla değil; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguluyor. Bilgi paylaşımı, finansal kaynakların etkin kullanımı ve çok paydaşlı ortaklıklar aracılığıyla küresel sorunlara birlikte çözüm üretmeyi hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, Katalist Yönetici Ortağı Emre Gür ile sürdürülebilirlik yolculuğunda kurumlar, sivil toplum ve farklı paydaşlar arasında kurulan iş birliklerinin neden kritik olduğunu ve bu ortaklıkların nasıl daha güçlü hale getirilebileceğini konuşuyor.
Ediposis ve Cebirci, ilk İngiltere ziyaretlerinden Birleşik Krallık vatandaşlığına kadar geçen süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Serinin ikinci bölümünde, yemin töreninin detaylarını ve pasaport alma sürecini konuşuyoruz. "Vatandaş olduk ama gerçekten İngiliz mi olduk?" sorusuna yanıt arıyoruz.Konu hakkında yorum ve sorularınız olursa bizimle Instagram üzerinden iletişime geçebilirsiniz: https://www.instagram.com/sehir.hikayeleri.podcast/
AB'nin savaşın dördüncü yılında hayata geçirmek istediği Rusya'ya karşı yaptırım paketi, Macaristan'ın vetosuyla karşılaştı. CHP kurultay davasının Aziz İhsan Aktaş davasıyla birleştirilmesi talep edildi.Bu bölüm Sneaks Up hakkında reklam içermektedir. Türkiye Basketbol Federasyonu ile imzalanan anlaşmayla Sneaks Up, Basketbol Milli Takımlarının resmi sponsorları arasına katıldı. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Rusya, ticaret gemilerine el konulmasını "Batı korsanlığı" olarak tanımladı ve gerekirse donanma güçlerini devreye sokacağı uyarısında bulundu. Bahis operasyonunda Diyarbekirspor'a el konuldu.Bu bölüm Amazon Türkiye hakkında reklam içermektedir. Amazon, depremden etkilenen bölgedeki doğal ekosistemlerin yeniden onarılmasını desteklemek amacıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'na 1,5 milyon Avro destek sağladığını duyurdu. Amazon'un sürdürülebilirlik özelinde diğer projelerini burada bulabilirsiniz.
Ediposis ve Cebirci, ilk İngiltere ziyaretlerinden Birleşik Krallık vatandaşlığına kadar geçen süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Serinin ilk bölümünde, farklı vize türlerini, kalıcı yerleşim vizesini ve sonrasında yemin törenine giden adımları konuşuyoruz.Konu hakkında sorularınız olursa bizimle Instagram üzerinden iletişime geçebilirsiniz: / sehir.hikayeleri.podcast
Bugün Dünya Radyo Günü. Radyo kimi zaman haber alma, kimi zaman müzik dinleme,, kimi zaman da yalnızlığı unutturan bir ses. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, eğitimin, toplumsal tartışmanın ve düşünce özgürlüğünün taşıyıcısı olan radyoya hakettiği değeri hissetirmek için 2011 yılında 13 Şubat'ı Dünya Radyo Günü ilan etmişti. O günden bu yana her 13 Şubat, radyo ve radyocular için özel bir gün olarak kutlanıyor. Radyo, günümüzde dünya nüfusunun %95'ine ulaşabilme olanağı ile dünyada milyarlara ulaşan kitle iletişim araçlarından biri olarak kabul görüyor. Radyo sayesinde mesafelerin hükmü ortadan kalkıyor, dünyanın en ücra noktalarından bile haber almak hiç olmadığı kadar kolaylaşıyor. Bazıları için sosyal medya platformlarından bilgi daha ulaşılabilir olsa da yapay zeka içerikleri, doğruluğu konusunda kullanıcıları şüpheye düşürüyor. Bu noktada radyo diğer haber alma mecralarına göre daha güvenilir görülüyor. Kayıttayız'da bu hafta radyonun önemini ve Türkiye'deki radyoculuğu konuştuk.
İkili Görüş'te Emrullah Özdemir ve İlkan Dalkuç, Dr. Gökhan Çınkara ile Epstein dosyalarının açıklanmasının Ortadoğu'ya etkisini, İran'a olası ABD-İsrail müdahalesini ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerilen ilişkilerin Türkiye'ye etkisini tartışıyor.Çınkara'nın önerdiği Anthropic CEO'sunun sitesi: https://www.darioamodei.com/00:00 Giriş00:50 Bu bölümde neleri konuşacağız?02:00 ABD'yi yöneten üçlüde (askeri-sanayi kompleks, iş insanları ve elitler) Epstein nereye düşer?08:50 Epstein şaibeli bir şekilde ortaya çıkıyor: Başlangıçta bu kadar parayı nasıl kazandı?10:00 2008'den sonra hala Epstein'la ilişkisini sürdürenler, yeni ilişki kuranlar default şaibeli (evet, o da)11:50 Epstein'ın illegal ilişkileri dışındaki legal ilişkileri de gerçekten çok "ilginç"14:10 Noam Chomsky'nin Epstein'le ne işi vardı? Fail mi mağdur mu? (Homo sum, humani...)18:15 ABD'de Trump'ın partisinden olup önemli iki Trump karşıtının Epstein dosyalarının açıklanmasındaki rolüne dair21:55 Elitlerin savaşı yaklaşıyor: Steve Bannon, Peter Thiel, J. D. Vance27:30 Tech bro'lar Bill Gates'i gözden çıkardı, daha da sert vuracaklar30:50 Palantir ve Anthropic'in politika, niyet farkı32:30 2026 ABD ara seçimi Cumhuriyetçiler için iç açıcı görünmüyor36:30 2026 ABD ara seçiminde Demokrat Parti ne yapacak (DP dalgalanmadan durulmaz)38:40 İran'da kitlesel öldürümler İran'ın güç gösterisi değil zafiyetidir46:30 Ekonomik kriz İran rejimine darbelerini sıklaştıracak49:00 Küba pamuk ipliğine bağlı50:30 Biden İran'a yaptırımlara göz yumuyordu ama Trump arka kapı, nefes alanı bırakmadı53:30 Trump Körfez ülkelerinin kamplaşmasında taraf tutmuyor58:30 Türkiye'nin Suudi Arabistan ile BAE meselesinde şu haklıdır deme lüksü yok01:01:10 İngiltere'nin Arap ülkeleriyle, Epstein ile ilişkisi 01:03:20 Beğenmesek de Netanyahu "akıllı" adam, usta bir spinner01:04:40 Türkiye Libya'ya F-16 yollamamıştı ama Somali'ye yolladı. Bu ne anlama geliyor?01:08:50 İsrail neden Somaliland'ın ayrılmasını istiyor?01:10:10 Türkiye'nin Afrika açılımında Somali ve Etiyopya'nın önemi01:12:40 Dış politika, "hariciyeci"lere bırakılamayacak denli farklı hale gelecek (güvenlik ticareti)Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dünya liderlerini kendi kurduğu "Barış Kurulu'na katılmaya davet etti. Gazze'nin yönetimi ve yeniden inşasını denetlemek üzere tasarlanan plan, kısa sürede planlanan görev sınırlarının çok ötesine geçti.
Birleşmiş Milletler, ABD'nin hafta sonu Venezuela'da gerçekleştirdiği saldırıları BM sözleşmesinin doğrudan ihlali olarak niteleyerek kınadı. Venezuela eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro New York'ta bir sonraki mahkeme tarihini beklerken, Venezüella Başsavcısı Maduro'nun uluslararası hukuk kapsamında dokunulmazlığının tanınması çağrısında bulundu.
#SoraSora Sabahattin Ali'nin romanı Kürk Mantolu Madonna, Birleşik Krallık'ta çok satanlar arasına girerek yıla damgasını vurdu. Neden zamansız? Neden evrensel? @dkilislioglu yılın son programını bu konuya ayırdı. Neden zamansız? Neden evrensel? Neden tanıdık? Deniz Kilislioğlu soruyor, yazar Mehmet Cemil ve eleştirmen Selahattin Yusuf yorumluyor. Ve kızı Filiz Ali, babasını anlatıyor.
Birleşmiş Milletler Avustralya'nın göçmen göz altı sistemini mercek altına alıyor. BM Hukuksuz Gözaltı Çalışma Grubu, Avustralya'nın, insanları özgürlüklerinden nasıl mahrum bıraktığını inceliyor. Ve altı yıl tutuklu kalan sığınmacı Muhammed gibileri için, bu inceleme çok geç kalınmış bir adım.
Yeryüzündeki hava sıcaklığının artması ve bunun yarattığı iklim değişikliği yeryüzü için büyük bir tehlike. Sel felaketleri, kasırgalar, orman yangınları, kuraklıklar hayatımızın parçası haline geldi. Ancak pek çok ülke taahhütleri yerine getirmiyor. Bugünlerde 53 devlet ve hükümet başkanı Brezilya'da bir araya geldi. Birleşmiş Milletler Dünya İklim Konferansı'ndan (COP30) ne bekleniyor? İklim değişikliğinin yol açtığı felaketlerin önüne nasıl geçebiliriz? Yeşil Çember Direktörü Gülcan Nitsch, iklim politikalarının neden hala yetersiz kaldığını ve birey olarak bizim neler yapabileceğimizi anlattı. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Serap Doğan var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarına yönelik kısıtlamalarının hukuki sonuçlarını değerlendiren danışma görüşünde, İsrail'in UNRWA'ya yönelik eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu tespit etti. Yazan: Selman Aksünger Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Birleşmiş Milletler, Gazze ve bölgede yaklaşık iki yıldır devam eden savaşı sona erdirmek için ateşkes sağlanması amacıyla ABD öncülüğünde hazırlanan barış planını memnuniyetle karşıladı. Ancak Hamas ve Katar yetkilileri anlaşmayı gözden geçirirken herkes destek vermiyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap eden ABD Başkanı Donald Trump'ın dünyayı şoke ettiğini söyleyebiliriz. Diğer ülkelerin göç nedeniyle "cehenneme gideceğini" ima ettikten sonra bilimsel verileri inkâr ederek iklim değişikliğini bir kurmaca olarak niteledi. Sonra da BM'nin savaşları sona erdirmek için yeterli çaba göstermediğini söyledi.
“Üç Ayaklı Kedi” başlıklı 18. İstanbul Bienali'nin ilk ayağı, Beyoğlu-Karaköy hattında birbirine yürüyüş mesafesindeki 8 mekanda başladı. Londra, Brüksel ve Berlin havalimanlarındaki siber saldırı, uçuşlarda gecikmelere neden oldu.Bu bölüm Diageo Türkiye hakkında reklam içermektedir. Kültür sanata verdiği destekleri sürdüren Diageo Türkiye, çağdaş sanatın yeni yeteneklerine alan açıyor. “Birleşen Sular, Filizlenen Umutlar” sergisi, Diageo Türkiye'nin desteğiyle sanatseverlerle buluşuyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.