POPULARITY
Sevgili dinleyenler, bu bir orijinal Anlat Eren masalıdır. İyi dinlemeler...Çerçi Hasan, kasabada yaşarmış. Kınalı ve Benekli diye iki atının çektiği arabasıyla köy köy dolaşır, kasabadan aldığı ürünleri satarmış. Yalnız bir köy varmış ki, oraya gitmek onu çok hüzünlendirmiş. O köyde 7 yaşında Zehra adında gözleri görmeyen bir kız yaşarmış. Zehra bu hali yüzünden evden pek çıkmazmış ama Çerçi Hasan onu her gidişinde ziyaret eder, O'na hediyeler götürürmüş.Yine günlerden bir gün Zehra'nın köyüne doğru giderken Kınalı ile Benekli bir anda duruvermiş. Çalılardan bir hayvan çığlığı sesı geliyormuş. Çalıları aralayan Çerçi Hasan dikenlere takılmış bembeyaz bir tavuk görmüş...
Siyasette gerilimli günler sürerken bir kaçırılma haberi geldi: İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal kaçırıldı... Özgür Özel yeni parti konusunda tarih verirken, anketlerde olası yeni partinin oy oranı yüksek çıkıyor. Beyaz et şirketlerine kayyım kararı kaldırıldı. ABD ve İran arasındaki mutabakat metni ortaya çıktı. Ukrayna - Rusya hattında da gerilim yükseliyor... ✍️ Günün öne çıkan gelişmelerini özetledik.
Dünya, Orta Doğu'daki barış anlaşmasını temkinli gözlerle izlerken, Türkiye'de siyasi gündem epey hareketli. MHP lideri Bahçeli'nin seçim çıkışı, Özgür Özel'in yeni parti kuracağı iddiaları ve çözüm süreciyle ilgili kritik bir görüşme... Gazeteci Timur Soykan'ın 9.5 yıla kadar hapsi istendi, özel okul öğretmenleri açlık grevine başladı. Beyaz et sektöründe operasyondan sonra marketlere cezalar verildi. Sıfır araba alan 4 milyon araç sahibine inceleme başlatıldı.
Bir hafta daha CHP gündemiyle kapanıyor. Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK'dan yeni ihraç kararları çıktı. CHP'li belediyelere operasyon sürüyor son olarak Silivri Belediye Başkanı ve yöneticileri gözaltına alındı. Yargıda kritik bir atama yapıldı. 'Çıplak arama' iddialarına İçişleri Bakanlığı'ndan inceleme başlatıldı. Beyaz et sektörüne büyük operasyon yapıldı, 13 şirkete kayyım atandı, yöneticiler gözaltında. ABD - İran hattında anlaşma emareleri çoğaldı, taslak metin sızdı.
İsrail, geçen hafta varılan ateşkesten bu yana ilk kez Beyrut'un güneyini hedef aldı; İran'dan karşılık geldi. CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden partinin TBMM'deki grup kürsüsüne başkanlık edeceği açıklandı.Bu bölüm Oliz Plus hakkında reklam içermektedir. Beyaz eşya alışverişlerinde, cihazlarının satış sonrası hizmetlerinde ve seçili markalarda bildiğin gibi olmayan ayrıcalıklar Oliz Plus'ta. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Ramazanlarda, orucu açıp birkaç lokma aldıktan sonra akşam namazı cemaatle eda edilir, ondan sonra yemek yenir. İstanbullu edebî, yazılı, zengin Türkçe bilir. Konuşurken ve yazarken yanlış yapmaz. İstanbullu faydasız, boş, mâlâyâni konuşmaz. Söylerse hikmetli ve lüzumlu şeyler konuşur ve söyler. Asla zevzeklik ve gevezelik yapmaz. Kibar İstanbullu "ulan, yuh, be, aha oha, kral" gibi kaba kelimeleri ve ünlemleri kullanmaz. İstanbullu lâf olsun diye saçma sapan, dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı cinsinden aptalca sorular sormaz. Soruları incelik doludur. Bana bir soru yönelt senin kim olduğunu söyleyeyim... Bir adamda veya kadında İstanbul terbiye ve kültürünün olup olmadığı, konuşmasından ve yönelttiği sorulardan anlaşılır. Bazı soruları sormak çok ayıptır. İstanbullular Mekke demezler Mekke-i mükerreme, Medine demezler Medine-i münevvere, Şam-ı şerif, Kuds-i şerif, Haleb-i Şehba derler. Beyazıt camiine gittim demezler, Beyazıt Cami-i Şerifine gittim derlerdi. Merhum Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil üstadımız ziyaretine giden yirmi küsur yaşındaki gençlere beyefendi diye hitab ederdi. İstanbullu Allahü Teala, Peygamber-i Zişan, Kuran-ı azimüşşan, evrad-ı şerif diyerek saygılı konuşur. Gerçek bir İstanbullu, kendi şeyhine ettiği hürmeti öteki şeyhlere de eder. Ulemadan, fukahadan, meşayihten hiçbirine saygısızlık etmez. İstanbul kültüründe paylaşma ve infak fazilet ve hasleti vardır. Eski Ramazanlarda konakların kapıları herkese açık olurmuş İstanbullu bir Müslümanın evinde, zenginse orijinal hatlı ve tezhipli, bütçesi darsa matbaa baskısı bir Hilye-i Şerif levhası, başka hatlar (ayetler, hadisler, kelam-ı kibar, hikmetli mısra, beyit ve kıtalar) bulunur. Bir tarikata girmiş, bir şeyhten el almış İstanbullu büyük lüzum olmadıkça söylemez, reklam yapmaz. (Mehmet Şevket Eygi)
Necip Fazıl Kısakürek şiiriyle, tefekkürüyle, ızdırabıyla, vecd ve aksiyonuyla, eseri ve çilesiyle, divaneliği ve uğruna ödediği bedel ile nevi şahsına münhasır bir büyük adamdır. Bütün büyük adamlar gibi anlaşılamamaktan, yanlış anlaşılmaktan, eksik anlaşılmaktan, inadına anlamazdan gelinmekten payına düşeni ziyadesi ile almıştır.
Ateşkes uzatılmıyor, müzakere yok. ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları yarından itibaren yeniden başlar mı? Tarafların pozisyonları birbirinden hala çok mu uzak? Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuri Salık'a sorduk.
Söyleşi: Faruk EkiciGündüzleri bir insan kaynakları profesyoneli, geceleri ise tiyatro yazarı olan Elif Doğanay, kaleme aldığı ilk oyunu Kendi ile beyaz yakalıların bu sıkışmışlığını çarpıcı bir şekilde sahneye taşıyor.Sistemin hem mağduru hem de faili olmanın yarattığı çelişkileri tam da "içeriden" bir gözle anlatan Doğanay, Kendi'nin ortaya çıkış hikâyesini, Michel Foucault ve Byung-Chul Han'ın fikirlerinden beslenen yenilikçi oyununu, iş dünyasındaki tükenmişliği ve bağımsız tiyatro yapmanın zorluklarını T24 anlattı.KÜNYE:Yazan: Elif DoğanayYöneten: Furkan GüderOynayan: Nihal TemelDramaturji: Deniz BaylanIşık Tasarımı: Umut RışvanlıYardımcı Yönetmen: Merve DemirelIşık Operatörü: Ekrem Kelebek, Emirhan UzunYürütücü Yapımcı: Algın Gediz KarcıDekor Tasarımı: Furkan GüderReji Asistanı: Safa Merve Sönmez, Nazmi Emre KarakayaOyun Asistanı: Ayşenur Avcılar, Ezgi Gönen, Eylül Karyelioğlu, Güney YılmazVideo Çekim: Elmas Eliçe ÇetinözVideo Tasarım: Aleyna Çolak / Elmas Eliçe ÇetinözAfiş Tasarım: Aleyna Çolak / Elif YardımcıFotoğraf: Aslı Çakmak, Murat Çetinkaya, Aleyna ÇolakSosyal Medya: Asya Yiğit, Murat Çetinkaya, Aleyna Çolak
Peygamberimiz (s.a.v.) Hicrette Medine-i Münevvere'ye gelince bu şehrin halkının senede iki bayramları olduğunu gördü. Onlara, “Allâhü Teâlâ size bu iki bayramın yerine onlardan daha hayırlı iki bayram ihsân etti” (Buhari) diye müjdeleyip o günlerin ramazan ve kurban bayramları olduğunu haber verdi. Kurban Bayramı'nın birinci gününden önceki güne arefe günü denilir. Ramazan Bayramı'nda da arefe denmesi âdettendir. Bayram günlerinde Müslümanların birbirlerini tebrik etmeleri, birbirleriyle müsafaha etmeleri ve birbirleri için duâ etmeleri mendub (yapılması uygun olan şey)'tur. Cuma Namazı için aranan şartlar bayram namazları için de geçerlidir. Hutbenin dışında, Cuma Namazı'nın şartlarını taşıyan kimseye bayram namazları vâcibtir. Bayram Namazı hutbesi sünnet olup namazdan sonra okunur. Ramazan Bayramı günü tatlı bir şey yemek ve yenilen şeyin tek olması mendubtur. Bulunabilirse, en güzeli hurma yemektir. Tatlı bir şeyi, fecirden (tan yeri ağardıktan) sonra, evden çıkmadan önce yemelidir. Bundaki hikmet, bununla ilgili emri bir an önce yerine getirmektir. “Resûlullah (s.a.v.) Ramazan bayramı günü birkaç hurma yemeden yemek yemezdi. Ve hurmaları tek adet yerdi.” (Buhari) Bayramla ilgili olarak şunları yapmak mendubtur: Sabah Namazı'nın ilk vaktinde veya daha önceden uyanmak. Dişlerini misvâklamak. Gusül abdesti almak. Güzel koku sürünmek. Beyaz olmasa da en güzel elbisesini giymek. Namaz kı lı n a c a k y e r e y ü r ü y e r e k git m e k. Gid e r k e n hı zlı y ü r ü m e k. (Daha önce vermemişse) yolda fitresini vermek. Bayram Namazı'ndan önce, Sabah Namazı'nı mahallesinin mescidinde kılmak. Bayram günlerinde sevinçli ve güler yüzlü olmak. Gücü yettiği kadar sadaka vermek. Namazdan dönerken başka bir yoldan dönmek. Peygamberimiz (s.a.v) böyle yaptığından, hem O (s.a.v.)'e uymak hem de hakkımızdaki şahitlerin çok olması için böyle yapılır. Çünkü, üzerinde sevâp işlenen yerler kıyamet günü sahibi hakkında şahitlik yapacaktır. (İbn-i Abidinzâde Muhammed Alaaddin, Üç Boyutuyla İslâm İlmihâli, s.349- 350)
On 16 March 1978 the Beyazıt massacre took place in Istanbul when seven students were killed and 41 injured at the University of Istanbul. The bomb attack targeted left-wing students. The police had been informed in advance by an intelligence officer that a bomb attack on students exiting the university was planned by right-wing nationalists, but they failed to act.An investigation into the killings was opened but later closed due to lack of evidence. The case was reopened in 1995 but dropped after prosecutors claimed the statute of limitations had passed. However, this decision was criticised by Turkey's justice minister in 2010 who stated that the prosecutors and judges responsible would be punished. More: https://stories.workingclasshistory.com/article/7778/beyaz%C4%B1t-massacreOur work is only possible because of support from you, our listeners on patreon. If you appreciate our work, please join us and access exclusive content and benefits at patreon.com/workingclasshistory.See all of our anniversaries each day, alongside sources and maps on the On This Day section of our Stories app: stories.workingclasshistory.com/date/todayBrowse all Stories by Date here on the Date index: https://stories.workingclasshistory.com/dateCheck out our Map of historical Stories: https://map.workingclasshistory.comCheck out books, posters, clothing and more in our online store, here: https://shop.workingclasshistory.comIf you enjoy this podcast, make sure to check out our flagship longform podcast, Working Class History
Devletin “derinliğini” bilenler, kendi seslerinden anlatıyor… Beyaz Toros, neden bir simge, Abdullah Çatlı filmlere konu olabilecek bir kahraman mı, Yeşil yaşıyor mu, faili meçhul cinayetleri işleyenler kimler? Gökçer Tahincioğlu ile Uraz Kaspar'ın hazırladığı “Beyaz Toros” podcastinin açılışında, MİT Kontrterör Daire Başkanlığı da yapan, 70'lerden bugüne Türkiye'nin “derin” tarihini en iyi bilen isimlerden olan Mehmet Eymür ile JİTEM'in varlığını açıklayan ilk isimlerden olan eski Emniyet Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hanefi Avcı'nın verdikleri tarihe geçebilecek bilgiler yer alıyor. Eymür'ün ölümünden kısa bir süre önce Tahincioğlu ile yaptığı söyleşi ile yine Tahincioğlu'nun Avcı ile gerçekleştirdiği söyleşinin kayıtları, karanlık tarihe ışık tutuyor.Kapak: Berfin Deniz
Podcastin birinci bölümünde Uraz Kaspar'ın sorularını yanıtlayan Gökçer Tahincioğlu, tribünlerde, afişlerde, pankartlarda “kahramanlık simgesi” olarak sunulmaya başlanan Beyaz Toros'un gerçek anlamını ve Türkiye'ye neler kaybettirdiğini anlatıyor. Tahincioğlu, 70'lerden bugüne işlenen devlet cinayetlerinin nedenleri, Diyarbakır Cezaevi'nde uygulanan politikalar ve sonuçları, cezasızlık politikaları, 90'ların karanlık yüzü ve yol açtıkları, politika değişiklikleri başlıklarında Kaspar'ın yönelttiği soruları yanıtlıyor. Tahincioğlu'nun İletişim Yayınları'ndan çıkan, kısa süre önce raflarda yerini alan Beyaz Toros kitabında da yer alan insan hikayeleri, karanlık tarihin anlaşılmasına kılavuzluk ediyor.Kapak: Berfin Deniz
Podcastin ikinci bölümünde, 2000'li yıllar ve AKP ile değişen politikalar, sonradan yaşanan makas değişikleri, OHAL dönemi, öncesi ve sonrası ile Türkiye'nin bugün bulunduğu nokta anlatılıyor. Öldürülen çocuklar, cezasız kalan cinayetler, mücadele edildiği söylenen 90'lar karanlığının “affedilmesi”, bir neslin travmasına dönüşen isimlerin ve sembollerin pop kültür haline getirilmesi, aynı isim ve sembollerin kutuplaşmanın aracına dönüştürülmesi aktarılıyor. Tahincioğlu ve Kaspar, tribünlerdeki Yeşil ve Beyaz Toros afişlerini, Çatlı'nın, Yeşil'in yeni nesle nasıl kahraman gibi gösterildiğini, hakikati, bugünü ve yarını yorumluyor.Kapak: Berfin Deniz
Sekiz yaşındaki Lucie Berlin, 11 Haziran 1904 günü evinden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Kayıkçı Tornow ise 11 Haziran 1904 sabahı Berlin'de Spree Nehri'nden çıkardığı şeyin bir gün kriminoloji tarihine geçeceğini asla tahmin edemezdi. Beyaz bir sepetin içinde bulunan ceset parçaları vahşi bir cinayetin sinyallerini veriyordu. Gelişmekte olan Berlin'in karanlık tarihinin ışığında küçük bir kızın hazin öyküsüne bakıyoruz.
Sekiz yaşındaki Lucie Berlin, 11 Haziran 1904 günü evinden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Kayıkçı Tornow ise 11 Haziran 1904 sabahı Berlin'de Spree Nehri'nden çıkardığı şeyin bir gün kriminoloji tarihine geçeceğini asla tahmin edemezdi. Beyaz bir sepetin içinde bulunan ceset parçaları vahşi bir cinayetin sinyallerini veriyordu. Gelişmekte olan Berlin'in karanlık tarihinin ışığında küçük bir kızın hazin öyküsüne bakıyoruz.
Kadınların ekonomik ve sosyal hayata tutunmalarını sağlamaya yönelik girişimcilik, finansal ve dijital okuryazarlık ile kooperatifçilik programlarının yaygınlaştırılması artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk hâline gelmiş durumda. Türkiye'de kadın âtıl işgücü oranı %38,3 seviyesinde; küresel ölçekte kadınlar her gün ortalama 4,7 saatlerini ücretsiz bakım ve ev işlerine ayırıyor. Çalışma hayatında yer alan kadınlar ise başka bir yükle karşı karşıya. Wellbees'in 2025 Esenlik Haritası, evlilik ve ilişki sorunlarının çalışan performansında %30'a varan kayıplara yol açtığını; kaygı, stres ve iletişim problemlerine yönelik başvuruların toplamının %56,5'e ulaştığını ortaya koyuyor. TEDÜ, XSIGHTS ve TurkishWIN iş birliğiyle yürütülen 2025 Kadın ve İstihdam Araştırması'na göre toplumun %83,4'ü “bir çocuğa en iyi annesi bakar” derken, kadınların %40'ı çocuk sahibi olmanın kariyerleri önünde engel oluşturduğunu düşünüyor. Beyaz yaka annelerin yalnızca %17'si bakıcı desteğine sahip; her üç anneden ikisi bakım yükünü tek başına üstleniyor ve kadınların %68'i “yalnızca kendime güvenebilirim” diyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ikili görüşme kapsamında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi için Türkiye'de. Müzakerelerle başlayan ancak akamete uğrayan ilişkileri Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve CB Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Yücel Acer ile konuştuk.
Şam yönetimi ve YPG arasındaki 30 Ocak anlaşması ülkenin toprak bütünlüğünün önündeki engelleri ortadan kaldırıyor mu? Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuri Salık ile konuştuk.
Açık Dergi'de İranlı yazar Nassim Soleimanpour'un İstanbul'da sahnelenmeye başlanan oyununu Nisan Ceren Özerten ile konuşuyoruz. Oyun, 40 gün boyunca, her seferinde başka bir oyuncu tarafından ve yönetmensiz sahneleniyor.
Eski dönemlerde 'Beyaz Altın' da denen tuzun hikayesini konuşuyoruz.
Amerika'daki “Beyaz, Evanjelik Hıristiyan –Siyonistler” İsrail'in Batı Şeria dahil tüm Filistin topraklarını ilhak etmesini istiyorlar. ABD Başkanı Donald Trump ise 15 Ekim'de “Time” dergisine verdiği röportajda İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesi halinde ABD'den aldığı tüm desteği kaybedeceğini söylemişti. Hıristiyan-Siyonistler bu açıklamadan rahatsız olmuşlardı.
Eski dönemlerde 'Beyaz Altın' da denen tuzun hikayesini konuşuyoruz.
#KöşedekiKitapçı'da
Gerçekten İstanbul artık bir “ikametgâh” olmaktan çıktı. Bilhassa İstanbul, yani Kadıköy ve Beyoğlu yakaları değil de asıl İstanbul. Yani “Sur içi”. Eminönü, Çemberlitaş, Sultanahmet, Çarşıkapı, Gedikpaşa, Cağaloğlu, Beyazıt, Laleli vb. gibi saymaya gerek görmediğimiz semtleri; ardından Kumkapı, Yenikapı, Haseki, Fındıkzade, Kocamustafapaşa, öbür yanda Süleymaniye, Şehzadebaşı, Fatih... Her neyse... Bütün bu semtler sakinlerinin oturdukları evleri gözyaşları arasında terk etmelerinden sonra birer birer atölye, iş hanı, çarşı, pasaj, dükkân vb. ile doldu.
Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la modern hayatın görünmez salgını haline gelen tükenmişlik sendromunu konuşuyoruz. Beyaz yakalının hiç bitmeyen mesaisi, takdir görmeyen emekler, “neden hâlâ tatmin olamıyorum?” sorusu ve beynimizin buna verdiği tepkiyi enine boyuna masaya yatırıyoruz.
OMG Capital YKB Murat Gülkan ile 2026 tahminlerini, siyasi riskleri, dezenflasyon sürecini ve vergi sisteminde bir türlü bitmeyen adaletsizliği konuştuk.
UMUTSUZLUK BİR KADER MİDİR? Hayır. Grigori Petrov'un efsanevi eseri Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bir bataklığın nasıl cennete dönüştüğünü kanıtlıyor. Bu bölümde, Atatürk'ün de başucu kitabı olan, imkansızı başarma sanatının ve kendi hayatınızdaki bataklığı kurutmanın 100 yıllık formülünü açıklıyoruz. Finlandiya'nın soğuk ve karanlık coğrafyasında Johan Wilhelm Snellman'ın yaktığı o ateş, sadece bir tarih dersi değil; bugün sizin için bir uyanış çağrısıdır. Kılıçların yapamadığını kalemlerin nasıl yaptığını, bir halk doktorunun cenazesinde çiçek yerine neden insan seli olduğunu dinleyeceksiniz.Bu hikaye size şunu soruyor: Sizin mazeretiniz ne?Eğer bir ulus küllerinden doğabiliyorsa, siz de kendi hayatınızı değiştirebilirsiniz. ABONE OLMAYI UNUTMAYIN! Dinlediğiniz için teşekkürler!Support the show İnstagram
Zamanın birinde, ülke padişahının kömür gözlü, gece karanlığı gibi uzun saçları, dolunay kadar güzel yüzlü ve sülün gibi uzun boylu güzeller güzeli bir kızı varmış. Padişah kızının üzerine titrer onu çok ama çok severmiş. Prenses güzel olduğu kadar becerekiliymiş de. Elinden dikiş, nakış gibi ince bir çok iş de gelirmiş. Bir gün bahçede dikiş dikerken parmağındanki dikiş yüzüğünü dikiş tablasına bırakmış. Bir anda gökten beyaz bir güvercin uçuverip dikiş yüzüğünü kapmış ve uçup gitmiş. Bu olay takip eden birkaç günde de beyaz güvercinin bir anda gökten bitip Prenses'in çeşitli eşyalarını alıp götürmesiyle devam etmiş. Beyaz güvercin o kadar güzelmiş ki, Prenses ona aşık olmuş ve aşkından yataklara düşmüş. Dadısına her şeyi anlatmış. Lakin padişah babasına söylememesi için ondan söz almış. Ülkedeki en iyi hekimleri tutan padişah ne yaptıysa kızını iyileştirememiş. Çaresiz padişah'ın huzuruna bir gün bir alim çıkmış ve ondan şehrin ortasına şifalı suları olan bir hamam yaptırmasını tavsiye etmiş…
Trump, “Suriye'nin anahtarı Türkiye'nin elinde” demişti. İsrail, Washington'ın Suriye dosyasını Ankara ile çalışmasından rahatsızdı. O dosyayı almak için çok uğraştılar.
Donald Trump'la görüşen Ahmed Şara, Beyaz Saray'da ağırlanan ilk Suriye lideri oldu. Bahis operasyonunda aralarında Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya'nın da olduğu 8 kişi tutuklandı.Bu bölüm Boyner hakkında reklam içermektedir. Yılın o zamanı geldi, Boyner'de 11.11 indirimleri başlıyor. Alışverişe başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.
Büyük Sorular'ın bu bölümünde Sinan Canan'la “hayatın sonu” temasını masaya yatırıyoruz: Ölüm gerçekten her şeyin sonu mu, yoksa hayatı anlamlı kılan bir çerçeve mi?Biyolojik pencereden homeostazisin kaybı olarak ölümü tanımlarken; insanın ölümlülük bilinci, ölümsüzlük arzusu ve “an”ın değeri üzerine derinleşiyoruz. Stoacılıktaki memento mori, İslami gelenekte “ölmeden önce ölünüz”, Mevlânâ'nın “ibret istersen ölüm yeter” sözü; hepsi günlük hayatta huzur–hazır bağlantısıyla birleşiyor. Beyaz yakalı rutinden çıkıp “şimdi ve burada” yaşamayı mümkün kılan pratikleri konuşuyoruz.Programda materyalizm–maneviyat tartışmasına, bilincin bedenle ilişkisine ve enformasyon kuramı/karadelik olay ufku analojilerine uzanıyoruz: “Televizyon bozuldu diye yayın biter mi?”, “Süre çok uzasa (100.000 yıl) bile sonuç değişir mi?” sorularının peşinden gidiyoruz. Ölümü konuşmanın panik değil, dinginlik ve işlevsellik ürettiği; “an ölümsüzdür” ilkesinin nasıl bir yaşam mühendisliğine dönüştüğü örneklerle ele alınıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 6 yıl sonra Beyaz Saray'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştü. Rekabet Kurumu, ayrımcılık ve yıkıcı fiyatlama suçlamalarının doğruluğunu incelemek için dijital müzik platformu Spotify hakkında soruşturma başlattı.Bu bölüm Paribu hakkında reklam içermektedir. Paribu, 1-2 Ekim'de Singapur'da gerçekleştirilecek dünyanın en büyük kripto etkinliği TOKEN2049 Singapore'un Platinum sponsorları arasında yer alıyor, küresel ölçekteki görünürlüğünü bir adım ileri taşıyor. Paribu ile buradan tanışabilirsiniz.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başkan Donald Trump arasındaki görüşmede F-35 savaş uçakları, Ruhban Okulu, Türkiye'nin Rusya'dan aldığı petrol ve doğal gaz konuşuldu.
Ukrayna'da savaşın sona erdirilmesi için Rusya Devlet Başkanı Putin ve Amerikan Başkanı Trump arasında yapılan sonuçsuz Alaska zirvesi sonrası bugün, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Beyz Saray'da Başkan Trump ile bir araya geliyor.
ÇİKOLATA Aşağıdaki metni okuyunuz. Bu yazıyı okurken canınız nefis bir çikolata çekebilir. Okumaya başlamadan önce, çikolatanızı yanınıza hazır edin. Yalnızca çikolatanın tadına varmakla yetinmeyin, o tadın nereden geldiğini de keşfedin. Çikolata, kakao ağacının çekirdeklerinden yapılmaktadır. Çikolatanın ilk olarak Orta Amerika Bölgesi'nde yaşayan Mayalar zamanında üretildiği sanılmaktadır. Kristof Kolomb ve Hernando Cortes gibi kâşifler 1500'lü yıllarda Amerika kıtasını keşfettikleri zaman burada olan birçok şeyi ülkeleri İspanya'ya götürmüşlerdi. Bunların arasında kakao çekirdekleri de vardı. Çikolatanın ana maddesi olan kakao çekirdekleri o zamanlar Avrupa'da yeniymiştir ve bilinmiyordu. Avrupalılar, önceleri kakao çekirdeklerini ne yapacaklarını bilememişler. Çünkü elde edilen içeceğin tadı çok acıymış. Sonunda çok parlak bir fikir bulunmuş: kakaonun içine şeker eklemek! Şeker eklendikten sonra bu karışım saraylarda içilmeye başlar hâline gelmiş. O dönemlerde kakao ve şeker kolay bulunamadığından çikolata yalnızca zenginlerin içebileceği bir içecekmiş. Daha sonra şeker üretiminin artması, çikolatanın tüketimini çok açmış. Fakat kakao üretimi arttıkça daha da ucuzlayarak yaygınlaşmaya başlamış. Çikolata, 1800'lü yıllara kadar sıvı olarak tüketilmiş. Daha sonra bugün tadına doyamadığımız şekilleri ortaya çıkmış. Çikolatanın tadı yıllar geçtikçe çeşitlenmiş. Ancak ham maddesinin elde ediliş yöntemi hiç değişmemiş. Çikolata yapmak için ilk olarak kakao çekirdekleri ayıklanır ve acılığının azalması için mayalanır. Ardından da kurutulur. Kurutulan çekirdekler fabrikalarda kavrulur. Kavurma işleminden sonra çekirdekler ezilir. Bunun sonucunda üç ayrı madde elde edilir: acı sıvı, kakao yağı ve kakao tozu. Biliyorsunuz, çikolataların birçok çeşidi var. Siyah çikolatada acı sıvı, kakao yağı ve şeker bulunur. Sütlü çikolataya bunların yanında bir de süt eklenir. Beyaz çikolata ise yalnızca şeker, süt ve kakao yağından yapılır. Bunun içine acı sıvı konulmaz. İşte, çok sevdiğiniz çikolata böyle yapılır. Fakat çok fazla çikolata yemek sağlık sorunlarına yol açabilir. Örneğin, çikolata diş çürüklerine yol açabilir. Çikolatanın doğrudan dişte çürüklerle neden olduğuna dair kesin bir kanıt yoktur ama çikolatanın içine konulan şeker, dişlerde çürümeye yol açabilir. Tıpkı içinde şeker bulunan diğer yiyecekler gibi. Aynı zamanda enerji deposu olan kakao, kalorisi yüksek olan bir yiyecektir. Bunun için sporcular genellikle enerji almak için çikolata yerler. Siz de sınavlardan ya da yapacağınız spor faaliyetlerinden önce çikolata yiyebilirsiniz. Ama çikolata yerken aşırıya kaçmamalısınız. Başka yiyeceklerden de enerji elde edebileceğinizi unutmamalısınız. Banu BİNBAŞARAN (Düzenlenmiştir.)
Necip Bahadir | Kod adı; Beyaz Toros! | 07.18.2025 by Tr724
Yapay zekâ destekli Samsung BESPOKE AI beyaz eşyalarla tanışın!Akıllı cihazlar sayesinde eviniz daha zeki, hayatınız daha kolay.Tüm beyaz eşyaları tek yerden yöneten SmartThings* uygulaması ile hem evde hem dışarıda kontrol sizde. Beyaz eşyalarınız birbiriyle haberleşir, sizi tanır ve alışkanlıklarınıza göre senaryoları otomatik olarak devreye alır. Uzaktan kontrol ve Knox güvenliği sayesinde verileriniz daima korunur.https://www.samsung.com/tr/home-appliances/bespoke-home/*Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB* Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.comYeni çıkan kitabım “Kendimi Nasıl İyileştiririm?”i almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl*Bu bölüm "Samsung" hakkında reklam içerir
Beyazıt Meydanı'ndaki anıt üzerinden anıtların olumlu ya da olumsuz anlamda tercih veya reddediş nedenine dönüşebilen anıtlar üzerine konuşuyoruz.
Kobraların gündeminde bu hafta; kaybettiğimiz Sırrı Süreyya Önder, AKM'de düzenlenen anma töreni çıkışında Özgür Özel'e atılan yumruk, saldırganın hızla ortaya dökülen enteresan geçmişi, "tokat hepimize atıldı" diyen Özgür Özel ve Beyazıt mitingi, 99 gün sonra ilk kez meclise giden Bahçeli, X hesabı Türkiye üzerinden erişime kapatılan, diploması üniversitenin veri tabanından silinen Ekrem İmamoğlu, başlayan "hepimiz İmamoğlu" kampanyası, ilginç tavsiyesiyle Şamil Tayyar, Avrupa Birliği üyelik sürecimizi süresiz donduran Avrupa Parlamentosu, tutuklanan Lvbel C5, hayvan hakları yasasını iptal etmeyen Anayasa Mahkemesi, 2 yıla kadar hapsi istenen Ece Üner, duruşma tarihi belli olan Ayşe Barım, düşündüren istatistiği ile Adalet Bakanlığı, tahliye edilen İlker Canıklıgil, sokak röportajlarına açılan savaş ve tutuklanan Arif Kocabıyık, Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasındaki yerimiz, görev tanımı ve Aybüke Pusat hakkındaki açıklamalarıyla TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, hafta boyunca övülen Bilal Erdoğan ve en çok öven Ahmet Hakan, Kanal İstanbul yapılacak diyen Ulaştırma Bakanı, kendisini papa olarak paylaşan ve bazı liderlere diktatör diyen Trump var. Cumhurbaşkanı köşesinde ise; gözlerine bant çeken muhalefet, yılın habercilik ödülü kazananları ve Kızılay Genel Kurul gecesi var. Haftanın bütün gündemini konuştuğumuz yepyeni bölüm yayında! Kobralara destek olmak için: http://kreosus.com/kobrakobrapodcastTwitter: http://twitter.com/kobrapodInstagram: http://instagram.com/kobrakobrapodcast
Mini-podcast about an event on this day in working class history.Our work is only possible because of support from you, our listeners on patreon. If you appreciate our work, please join us and access exclusive content and benefits at patreon.com/workingclasshistory.See all of our anniversaries each day, alongside sources and maps on the On This Day section of our Stories app: stories.workingclasshistory.com/date/todayBrowse all Stories by Date here on the Date index: https://stories.workingclasshistory.com/dateCheck out our Map of historical Stories: https://map.workingclasshistory.comCheck out books, posters, clothing and more in our online store, here: https://shop.workingclasshistory.comIf you enjoy this podcast, make sure to check out our flagship longform podcast, Working Class History. AcknowledgementsWritten and edited by Working Class History.Theme music by Ricardo Araya. Check out his YouTube channel at youtube.com/@peptoattack
Bu bölümde konuğum yönetim ve kariyer danışmanı Deniz Günaydın.Deniz, 2008 yılında kurduğu Collective Minds'da koçluk ve deneyim yoluyla organizasyonel kolektif güç ve değer zinciri oluşturma üzerinde çalışıyor. Yine kariyer ve iş modeline etkili bir şekilde yön vermek isteyen bireylere, kendilerini keşfetmeleri, gelişme, dönüşüm yolculuklarında rehberlik etmeye çalışıyor.Deniz kurumsal iş hayatını önce içeriden sonra dışarıdan yaptığı gözlemler sayesinde çok güzel analiz ediyor bence.Sohbetimizde önce beyaz yakalıları masaya yatırdık. Deniz, beyaz yakalıların temelde gelir elde etmek, tatmin edici bir kariyere sahip olmak ve güç/itibar kazanmak gibi üç temel amaç güttüğünü, ancak bu amaçlara ulaşmada yaşadıkları zorlukların onları tükenmişliğe ve mutsuzluğa sürüklediğini anlattı. Burada şirketlerin de, iç iletişim kopukluğu, sürekli değişen gündemleri ve eksik kadroyla çalışma gibi uygulamalarıyla çalışanların iş yükünü artırıp bu duruma katkıda bulunduğuna inanıyor.Deniz bu tabloda beyaz yakalının kurtuluşunun yolunun ise özgür yakalı olmaktan geçtiğini söylüyor. Deniz'e göre özgür yakalı olmak, sistemin dayattığı kalıplardan sıyrılıp kendi özgün değerlerini, yeteneklerini ve karakterini kullanarak iş hayatında değer yaratmak anlamına geliyor. Bu konuda da masterclass veya danışmanlık yollarıyla tavsiyelerini paylaşıyor.Deniz, Barış Müstecaplıoğlu'nun yeni kurduğu Türkiye Yaratıcılık Hareketi'nin de yöneticilerinden. Türkiye'de yaratıcı düşüncenin gelişmesini ve yaygınlaşmasını amaçladıklarını ve bu konuda atacakları ilk adımları aktardı.Beyaz yakalıların kaçırmaması gereken bir sohbet olduğuna inanıyorum.Deniz Günaydın'ın LinkedIn profili:https://www.linkedin.com/in/deniz-ince-günaydınDeniz Günaydın'ın Masterclass'larına erişebileceğiniz Web sitesi:https://hellodeniz.com/Deniz Günaydın'ın Instagram hesabı:https://www.instagram.com/hellodenizgunaydin/Support the show
Hizbullah, İsrail tarafından öldürülen Hasan Nasrallah'ın yerine beyaz sarığı ile tanınan Naim Kasım'ın örgütün liderliğine atandığını duyurdu. İsrail meclisi, UNRWA'nın faaliyetlerini yasaklayan yasayı onayladı. Bu bölüm Odeabank hakkında reklam içermektedir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusu hâlâ taze. Cumhuriyetimizin 101. yılında Odeabank'a katılın, Türkiye'nin son yüzyılını anlamak ve geleceğine dair derin bir farkındalık kazanmak için tarihte bir yolculuğa çıkın. “İlber Ortaylı ile Cumhuriyetin 100 Yılı” podcast serisini buradan, Karnaval uygulamasından ve tüm podcast mecralarından dinleyebilirsiniz. Aposto Gündem'e ise buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye, 2 Ağustos Sabahına Instagram'ın kapatılması haberiyle uyandı. Aradan günler geçti ama henüz 50 milyonu aşkın Instagram kullanıcısına tatmin edici bir açıklama yapılmadı. Üstüne bir de Ev Zencisi olduk.------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.Hiwell'in klinik psikologlarıyla ücretsiz tanışma görüşmeleri yapmak ve terapi seanslarınızda pod10 koduyla %10 indirimden faydalanmak için linkten Hiwell indirin. Bu podcast, ON Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir.ON Dijital Bankacılık ile her zaman avantajlı faiz oranları ve farklı bir çok avantaj seni bekliyor! Hemen tıkla, "ONBEE" kodunu davet kodu alanına girerek ON'lu ol, rahat bankacılığın avantajlarla dolu dünyasıyla tanış!See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.