POPULARITY
Categories
Dünyaca ünlü Fransız siyaset bilimci ve Orta Doğu uzmanı Gilles Kepel, Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı'nın sorularını yanıtlıyor. Bu özel röportajda son iki haftadır yakından izlediğimiz İran Savaşı ve bu savaşın bölgesel ve küresel etkileri ele alınıyor. Gilles Kepel; İran, İsrail ve ABD'nin rolünü, savaşın Ortadoğu'daki güç dengelerini nasıl değiştirdiğini, bölgedeki ve dünyadaki jeopolitik sonuçlarını ve Türkiye'nin bu yeni denklemdeki yerini değerlendiriyor.
İranlı ünlü sosyolog ve antropolog Fariba Adelkhah, Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı'nın sorularını yanıtlıyor. Bu özel röportajda Fariba Adelkhah, savaşın gölgesinde görece daha az konuşulan bir boyutu; İran toplumunun savaşı nasıl yaşadığını ve nasıl gördüğünü kapsamlı biçimde analiz ediyor. Hem İranlı hem de uzun yıllardır Fransa'da çalışan Fransa vatandaşı bir araştırmacı olan Adelkhah, aynı zamanda Batı medyasının ve kamuoyunun İran'ı ve İran toplumunu nasıl gördüğünü; neleri görüp neleri görmediğini anlatıyor.
Kadın her zaman çalıştı; kırsalda tarlada, şehirde ev içi üretimde önemli bir emeği vardı. Ancak kapitalizm ve kentleşme ile evdeki üretim fabrikalara taşındı, kadın emeği görünmezleşti. Artık evde üretilen her şey fabrikalarda üretilip marketlerde satılıyor. Kadın evde sıkılıyor. O da ev dışı kapitalist iş hayatına katılmak zorunda. Hatta kalkınmacı yaklaşım buna “kadınların üretime katkısı” diyor. Rakamları veriyorlar. Milyarlarca kârdan bahsediyorlar. Kadınlarımız artık bunlarla taltif ediliyor. İş hayatına katılmakla, üretime katkı vermekle ne kadar sevinseler azdır! Kadının yeni tarihinde “kendi hayatını yaşama” mottosu hâkim. “Kocan için ve çocuğun için değil, kendin için yaşa! Birey ol!” Bencilliğe, tüketime ve maddi hazza yönelmiş bir benlik kışkırtıcılığı var. Artık anne olmak da anlamsızlaşıyor. Elbette anne olmayacaksan evli olmak bile anlamsız hâle gelebiliyor. O nedenle kadın artık ya geç evlenir ya da boşanır. Hele ki 40'lardan sonra kendini keşfetmeye uyanan kadınlarda bu durum daha da trajik bir hâle döner. Bu arada en fazla boşanma talebinde bulunanların kadınlar olduğunu da hatırlayalım! Bu tablo, sadece kadının değil, toplumun ve ailenin derin bir kriz içinde olduğunun ve bu yozlaşmanın hepimizi nasıl etkilediğinin açık bir işaretidir. Geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmek istiyorsak, aileyi ve toplumsal bağları yeniden güçlendirmek zorundayız.
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler kritik bir aşamada. Cenevre görüşmeleri sonrası gözler Viyana'daki teknik toplantılara çevrilirken savaş ihtimali mi yoksa diplomasi mi öne çıkıyor? Dr. Gülriz Şen'e göre uranyum zenginleştirme, balistik füze programı ve yaptırımlar anlaşmanın önündeki en büyük engeller. Trump yönetiminin askeri yığınağı, İsrail faktörü ve ABD iç siyaseti gerilimi artırır mı? İran'ın kırmızı çizgileri neler, yaptırımlar kalkmazsa ne olur, bölgesel savaş ihtimali var mı? Ortadoğu'da savaş senaryosu ve nükleer pazarlıkta son durum ne? Toplum ve Siyaset'te Gülener Kırnalı soruyor, Gülriz Şen yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dünya genelinde rekor sayıda yerinden edilmiş insana rağmen, yeniden yerleşim seçenekleri ciddi bir düşüşle karşı karşıya; bu durum, yasal yolların daralması, kabul sayılarının düşürülmesi ve kuruluşlara yapılan fon kesintileri gibi küresel etkiler yaratıyor. Ancak ilk kez, yeni bir toplum öncülüğündeki girişim, LGBTIQ+ mültecilerin Avustralya'nın insani vize programına başvurmalarını destekleyecek ve öncelikli işlem için özel destek sunacak.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Platon'un Mağarasına Dönüş: Yapay Zeka, Büyük Veri ve Siyasal Sistemlerin Geleceği”Konuşmacı: H. Akın ÜnverModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 3 Şubat 2025Bu konuşma, yapay zeka (YZ) ve büyük verinin siyasal sistemler üzerindeki etkilerini, Platon'un Mağara Alegorisi ışığında değerlendirecek ve bu teknolojilerin siyasi sistemleri tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı veya köklü bir dönüşüm geçirip geçirmeyeceği sorusuna odaklanacaktır. Platon'un Mağara Alegorisi, insanların gerçekliği yalnızca gölgeler aracılığıyla algıladığı bir dünyayı betimler. Günümüzde YZ ve büyük veri, siyasal gerçeklikleri yeniden tanımlarken, bireylerin siyasi hayata katılımını ve bu katılımın anlamını radikal biçimde değiştirme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, Thomas Hobbes'un Leviathan kavramı, merkezi otoritenin toplumsal düzeni sağlama rolü ve YZ'nın bu modern Leviathan'ın yeni yüzü olarak nasıl işlev gördüğünü anlamak için ele alınacaktır. YZ, siyasal sistemlerin merkezi kontrolünü pekiştirirken, bu sistemlerin varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan toplumsal sözleşmeyi nasıl dönüştürüyor? Yoksa, bu yeni Leviathan, siyasal sistemlerin işlevselliğini aşındırarak onları gereksiz mi kılıyor? Bu sorular, Michel Foucault'nun biyopolitika ve gözetim kavramları çerçevesinde daha da derinleştirilecektir. Foucault, gücün disiplinci mekanizmalarla bireyler üzerinde nasıl işlediğini ve yaşamların yönetildiğini incelerken, YZ ve büyük veri tarafından oluşturulan yeni gözetim rejimlerinin siyasal sistemleri nasıl etkilediğini tartışacağız. Bu teknolojilerin, vatandaşların davranışlarını ve kararlarını denetleme kapasiteleri, siyasal sistemlerin varlığını sorgulamaya açıyor. Bu bağlamda, siyasal sistemler YZ sayesinde daha etkili hale mi geliyor, yoksa bu denetim mekanizmaları onların gerekliliğini ortadan mı kaldırıyor? Son olarak, Hannah Arendt'in kamusal alan ve eylem anlayışı, YZ ve büyük verinin siyasal katılım üzerindeki etkilerini değerlendirmek için kritik bir çerçeve sunacaktır. Arendt'in, eylemin siyasi yaşamın temeli olduğu vurgusuyla, YZ'nın kamusal alanı ve bireylerin siyasi eylemlerini nasıl dönüştürdüğünü sorgulayacağız. YZ, bireylerin kamusal alandaki etkinliğini zayıflatarak siyasal sistemleri anlamsız hale mi getiriyor, yoksa bu teknolojilerle siyasi katılım yeni bir boyut mu kazanıyor? Bu konuşma, Platon'un Mağara Alegorisi'nden yola çıkarak, Hobbes, Foucault ve Arendt'in felsefi perspektifleriyle siyasal sistemlerin YZ ve büyük veri karşısında nasıl bir evrim geçireceğini sorgulayacak; siyasal sistemlerin gerçekten gereksiz hale gelip gelmediğini veya köklü bir dönüşümle yeniden şekilleneceğini irdeleyecektir.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Dijital Teknolojiler ve Aklın Kamusal Kullanımı”Konuşmacı: Emre ŞanSeminer Tarihi: 12 Aralık 2024Dijital teknolojilerin gerçekliği düzenleme, adlandırma, ölçme, hesaplama, kodlama işlemlerinin hızı karşısında insanın sembolik alışveriş akışı boy ölçüşemez. Gündelik yaşam biçimlerinin hızlanmasıyla kişiler arası toplumsal bağlantılar yerlerini teknik araçlar arasındaki iletişime bırakır. Diğer yandan, kamusal alan şirketleşmiş teknoloji kültürü içerisinde yeniden programlanmakta ve kullanıcıların ilgileri ve alışkanlıkları demografik, ekonomik, siyasal ve kültürel sınıflandırmalarla verileştirilerek potansiyel davranışlarımız üzerine öngörüler pazarlanmaktadır. Seminerimizde bu iki güncel durum karşısında aydınlanma düşüncesinden miras kalan aklın kamusallığı tartışmasını ve aklın kamusal kullanımının yapay zekanın gelişimi, akıllı makinelerin toplumsal kullanımı ve otomasyon teknolojileri içindeki risklerini ve fırsatlarını ele alacağız. Aklın kamusallığı davranışsal modellerin hesaplama yöntemiyle ya da dijital platformların dikkat ölçme kriterleriyle tanımlanamaz. Onun doğru kullanımı yetilerimizi vesayet altına alacak teknik sistemleri eleştirmeyi gerektirir. İletişimsel ve zeki makineleri kullanmak, sonlu belleklere sahip zihinleri, yapay kanatları sayesinde labirentten kurtulan İkarus gibi özgürleştirir. Ancak, Daidalos'un uyarılarına rağmen İkarus'un balmumundan yapılan kanatlarını unutması gibi, makinelerin sınırlarını unutursak biz de yetilerimizi kaybedebiliriz.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Cehalet Epistemolojisi ve Kayıtsızlaşmanın Ardında”Konuşmacı: Ebru YetişkinModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 14 Kasım 2024Çağdaş cehalet epistemologları, cehaletin ve kayıtsızlığın artık sadece bilgisizlik ve bir bilgi eksikliği sorunu olarak tanımlanamayacağını, toplumsal olarak inşa edildiğini ve öğrenildiğini ikna edici bir şekilde ortaya koydular. Böylelikle cahilliğin ve kayıtsızlığın benimsenmesi ve değer sayılmasının ardında felsefi, siyasi ve ekonomi-psikolojik bir kültürel üretim hattı ortaya çıktı. Bu kültürel hattın içinde kakofoni, bitkinlik tasarımı, aptallık, ırkçılık, sistematik yok sayma ve yıkıcılık gibi nekropolitik unsurlar da yer almakta. Dijital teknolojilere eleştirel bir perspektif sunan bu seminerde, cehalet epistemolojisi üzerine yapılan son çalışmalardan yararlanarak, günümüz toplumsallığına dair çok disiplinli bir okuma yapılacak. Günümüzde tekno-feodalizmin yarattığı yaşam ve ölüm süreçleri içinde cehaleti ve kayıtsızlığı benimsemekte acaba nasıl bir güç bulmaktayız?
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Dijital Sanatın Derdi Ne? Simondoncu Bir Öneri”Konuşmacı: Emre SünterModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 8 Mayıs 2025Dijitalliğin toplumun her alanına hızla nüfuz ettiği bir çağda, dijital ortamın kendisini sorunsal olarak ele alan bir sanat biçimi uzunca bir süredir sanatçıları meşgul ediyor. Dijital resim, 3D modelleme, animasyon, sanal gerçeklik ve jeneratif sanat gibi teknikleri kapsayan dijital sanat, geleneksel özgünlük kavramlarına meydan okuyor ve NFT'ler gibi diğer teknolojilerle entegre bir halde yeni katılım ve mülkiyet biçimleri sunuyor. Bu konuşmada, dijital sanatın belirli bir üslup ya da estetikle sınırlı kalmak yerine, teknolojik gelişmelerin, kültürel değişimlerin ve sanatsal pratiklerin kesiştiği dinamik bir potansiyeller alanı açtığını öne süreceğim. Bu bakış açısı, dijital sanatın ne olduğunu değil ne yapabileceğini, nasıl evrilebileceğini ve ne tür yeni etkileşim biçimleri yaratabileceğini vurgular.Bu perspektifi ortaya koymak için Gilbert Simondon'un felsefesinden yararlanacağım. Simondon'a göre şeyler bir seferde baştan aşağı hazır halde verili nesneler değildir ve hiç bitmeyen, çoğul ve beklenmedik potansiyellerle dolu oluş süreçleri üzerinden açığa çıkarlar. Bunun bir yansıması olarak da Simondon'un ‘teknoestetik' olarak adlandırdığı tutum teknokratik yaklaşımla keskin bir tezat oluşturur ve öngörülebilir olan karşısında beklenmedik olanı ön plana çıkarır. Sanat ve estetik pratikler, teknik araçları işlevsel ve faydacı mantıklarının ötesinde yeniden düşünmek için ayrıcalıklı bir açı sunar ve düşünceyi teknolojinin yaratıcı güçleriyle aynı düzleme getirir. Teknik nesnelerin kolektif güçlere aktardığı belirlenimsizlik payı gelecekteki bireyleşmelerin tohumları olarak işlev görür. Mevcut çerçevelerin veya düzenleyici ilkelerin sınırlarının ötesine uzanarak, mevcut durumların belirsiz ama ilişkisel olarak yüklü sınırlarına doğru ilerler.Bu mercek aracılığıyla, dijital medyanın etkileşim, algoritmik üretim ve akışkanlık gibi özelliklerinin yalnızca sanatın yaratılmasını değil, aynı zamanda alımlanmasını ve yorumlanmasını da nasıl yeniden tanımladığını irdeleyeceğim. Nihayetinde bu yaklaşım bizi dijital sanatı teknolojik, kültürel ve sanatsal güçlerin süregelen etkileşimiyle şekillenen, sürekli gelişen bir potansiyel olarak yeniden düşünmeye sevk eder.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Sibernetik Benlikler: İnsan-Makine Entegrasyonu Çağında Kimliğin Nörobilimi”Konuşmacı: Dicle YurdakulModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 13 Mart 2025 Bu seminerde, teknolojinin bedenlerimize, zihinlerimize ve ortamlarımıza giderek daha fazla entegre olmasıyla birlikte, kimliğimizin ve benlik algımızın nasıl yeniden şekillendiği üzerinde durulacaktır. Beyin-makine arayüzleri, protezler, giyilebilir cihazlar ve sanal dünyalar gibi teknolojiler ilerledikçe, insan ile makine ve sanal ile gerçek arasındaki sınırlar bulanıklaşır ve “sibernetik” kimlikler ortaya çıkar. Seminer dahilinde bu dönüşümü yönlendiren nörobilimsel mekanizmalar ele alınarak, bu teknolojilerin beyin fonksiyonlarını, bilişsel süreçleri, benlik algısını ve hem fiziksel hem de sanal alemlerdeki kimlik inşasını nasıl etkilediği incelenecektir. İnsan-makine simbiyozunun ve sanal deneyimlerin giderek yaygınlaştığı bir dünyada benlik kavramını çevreleyen etik ve felsefi sorular irdelenerek, fiziksel ve sanal dünyalar arasında var olan kimliklerle insan olmanın ne anlama geleceği tartışılacaktır.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Yanlış Bilgi Karşısında (Şüpheci) Atalet ve Yılmazlık”Konuşmacı: Suncem KoçerModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 17 Nisan 2025 Bu seminerde yanlış bilgi bağlamında yılmazlık (“resilience”) kavramını ele alacağız. Neden “resilience” için ilk akla gelen “dayanıklılık” sözcüğü yerine “yılmazlık” diyoruz sorusuna yanıt vererek başlayacağız. Bireylerin çevreleriyle olan etkileşimini merkeze alarak, karşısında yılmazlık geliştirmemiz gereken zorluğu “hakikat sonrası” başlığı altında inceleyeceğiz. Boylamsal olarak tekrarlanan küresel medya araştırmaları bireylerin doğru olmayan haberler ve yanlış bilgilerle ilgili farkındalıklarını ortaya koyuyor. Pek çok haber kullanıcısı tükettikleri mecralarda yanlış bilgilere maruz kaldıklarını şikâyet ederek not ediyorlar. O halde neden hem doğru olmayan haberlerden yakınıyor hem de kendi haber tüketim alışkanlığını değiştirmeye yanaşmıyorlar? Öyle ki kullanıcılar parçası oldukları kutuplu siyasal iklimin ve ayrışmış haber tüketiminin çoğu zaman gayet farkındalar. Buna rağmen kayıtsızlık hali haberle kurulan gündelik ve doğrudan ilişkiyi belirlemekte. Şüpheci atalet kavramıyla açıklayacağımız bu duruma içkin ümit duygusunu konuşmak yanlış bilgiye yılmazlık penceresinden bakmak için bizi cesaretlendirecek. Cesaretimizi topladıktan sonra sistemsel bir mesele olarak yanlış bilgi karşısında yılmazlığı literatür ışığında konuşacağız, noktayı kendi medya eko-sistemimizin yılmazlığı ve marazlarını tartışarak koyacağız.
“İnsanları Nasıl Tanırız?” İnsan çoğu zaman davranışa bakar, niyeti kaçırır.Bu hafta ki bölüm, aldanmanın tasavvufi boyutunu ve insanın kendi bakışını arındırma sürecini anlatıyor. Yeni bölüm yayında, keyifli dinlemeler.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler kritik bir aşamada. Cenevre görüşmeleri sonrası gözler Viyana'daki teknik toplantılara çevrilirken savaş ihtimali mi yoksa diplomasi mi öne çıkıyor? Dr. Gülriz Şen'e göre uranyum zenginleştirme, balistik füze programı ve yaptırımlar anlaşmanın önündeki en büyük engeller. Trump yönetiminin askeri yığınağı, İsrail faktörü ve ABD iç siyaseti gerilimi artırır mı? İran'ın kırmızı çizgileri neler, yaptırımlar kalkmazsa ne olur, bölgesel savaş ihtimali var mı? Ortadoğu'da savaş senaryosu ve nükleer pazarlıkta son durum ne? Toplum ve Siyaset'te Gülener Kırnalı soruyor, Gülriz Şen yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
"Ayrılık Neden Bu Kadar Acıtır?"Ayrılık, insanın en derin yarasıdır, ama çoğu zaman bizi başkasından değil, kendimizden ayırdığı için acıtır. Bu hafta ki bölüm, gidişlerin ardındaki hakikati,boşluğun gerçek anlamınıve insanın en değerli buluşmasınınkendi iç sesiyle olduğunu anlatıyor.Keyifli dinlemeler...Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
NSW Anti-Discrimination Kurulu üyesi Doç. Derya İner, Ramazan ayı boyunca topluca kılınan kalabalık teravih namazları, toplu iftar ve sahurlarla birlikte Müslümanların görünürlüğünün artmasının nefret söylemini artırabildiğini söylüyor.
“Görmezden Gelmek Neden Güçtür?” Her söz sana ait değildir. Ve insan, bazen konuşarak değil, susarak kendini korur.Bu bölümde görmezden gelmenin kaçmak değil; kendini seçmek olduğunu konuşuyoruz. Yeni bölüm yayında, keyifli dinlemeler.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
İran'da protestolar sonrası rejim kazandı mı yoksa sadece zaman mı satın aldı? Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı'nın konuğu İran Araştırmaları uzmanı Gözde Toprak, İran'daki son toplumsal hareketleri, rejimin sert müdahalesini, muhalefetin örgütsüzlüğünü ve kültürel dönüşümü tüm detaylarıyla değerlendiriyor. ABD–İran nükleer görüşmeleri, balistik füze krizi, Trump'ın askeri yığınağı ve İsrail'in baskısı bölgedeki çatışma ihtimalini artırırken Türkiye'nin diplomasi trafiği ve güvenlik kaygıları da konuşuluyor. İran'da rejim değişikliği mümkün mü, yoksa statüko devam mı edecek? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Necip Bahadir | Arınç bombası: “Toplum ‘aziz millet' olmaktan çıktı!” | 12.02.2026 by Tr724
“İnsanlar Neden Kırıcı Konuşur?” Bir söz seni anlatmaz sevgili dostum, söyleyeni anlatır.Bu bölüm, kırıcı üslubun neden kişisel alınmaması gerektiğini ve insanın kendi değerini başkasının diliyle tartmaması gerektiğini anlatıyor.Keyifli dinlemelerBecome a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması, yeni dünya düzeninde küresel güç dengelerini nasıl değiştiriyor? Toplum ve Siyaset programında Güler Kırnalı'nın konuğu Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Senem Aydın Düzgit, Trump'ın korumacı politikalarının Avrupa'yı yeni ittifaklara nasıl yönelttiğini anlatıyor. Çin, ABD, Rusya ve Türkiye ekseninde küresel siyaset, ticaret ve güvenlik başlıkları akademik bir çerçevede analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Varsayılan Ekonomi'nin bu bölümünde Enes Özkan, Toplum Çalışmaları Enstitüsü Dijital Dönüşüm ve Girişimcilik Direktörü İmran Gürakan ile küresel riskleri ve girişimcilik ortamını konuşuyor.Başlangıçta bahsedilen "Abartılı Beklentilerden Arınan Modeller ve Netleşen Öncelikler: 2025'ten 2026'ya Girişimcilik Ekosistemi" yazısı: https://www.toplum.org.tr/abartili-beklentilerden-arinan-modeller-ve-netlesen-oncelikler-2025ten-2026ya-girisimcilik-ekosistemi/Sonda bahsedilen "2026 belirsizlikten karar eşiğine: Yapay zeka ile yeniden inşa" yazısı: https://webrazzi.com/2026/01/30/2026-belirsizlikten-karar-esigine-yapay-zeka-ile-yeniden-insa/00:00 Giriş00:35 Bu programda neleri konuşacağız?02:00 2025'te girişim yatırımları hangi sektörden kısılıp hangi sektöre neden yöneldi?05:50 Yükselen piyasaların (Türkiye dahil) start-up'lara ne kadar yatırım yaptığı07:15 2026'da girişim yatırımları nereye yöneliyor? (Yapay zekâ cepte, başka?)12:40 Non-TL milyarderleri 2026'da yatırımlarını nereye yönlendirecek?14:30 Girişimciler 2026'da neden daha "dikkatli" olmak zorunda?18:30 Sermayenin daha seçici hale gelmesi yatırımcı-girişimci ilişkisini nasıl etkileyecek?24:10 2026'da -olası krizlerin, belirsizliklerin, kaosların yılında- bir girişimci nasıl uzun vadeli plan yapabilir?30:20 Türkiye'nin fintech'te yatırım yapmaktan önce yapması gereken: mevcudun önünü tıkamamak31:30 Girişimcilik ortamı teknik sorunlara yeniliyor mu?35:40 Daktilo1984 sponsorları kazanıyor. Nasıl mı? :)37:40 Girişimcilerimiz çok dayanıklı, orada sorun yok ama riskleri öngörmek konusunda...Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATILın (IOS kullanan takipçilerimiz de artık kolayca KATILabilirler):https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
"Sıkıntılar Neden Peşimizi Bırakmıyor?"Sıkıntı insana ceza olarak gelmez; insanı açığa çıkarmak için gelir.Bu bölümde darlığın, yontulmanın ve içsel arınmanın kadim yolda karşılığını konuşuyoruz.Hak kulunu dövmez sadece üzerindeki tozu alır.Keyifli dinlemeler.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Trump yönetimi Amerika'yı nereye sürüklüyor? Toplum ve siyaset'in bu bölümünde Gülener Kırnalı, Doç. Dr. Efe Tokdemir ile ABD iç siyaseti, Trump'ın ikinci dönemi, ICE operasyonları, siyasal şiddet tartışmaları ve İran'a olası ABD müdahalesini değerlendiriyor. ABD'de iç savaş söylemleri, Ortadoğu'da yükselen gerilim ve küresel güç dengelerindeki kırılma; Türkiye, Avrupa ve dünya için ne anlama geliyor? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“Neden Hiçbir Şey Kalıcı Değil?” Her şey geçicidir sevgili dostum…Mutluluk da kalmaz, acı da kalmaz.Bu bölüm, geçiciliğin insana nasıl denge öğrettiğini ve tasavvufta neden bir “salıncak hali” olarak anlatıldığını ele alıyor.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
26 Ocak Avustralya Günü kutlansın mı kutlanmasın mı tartışmaları sürerken, Sydney'de "birleşme ve kutlama - saygı ve kucaklama" mottosuyla çok kültürlü toplumların katıldığı bir festival düzenleniyor.
Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye'nin ve dünyanın gündemindeki önemli meseleleri masaya yatırmaya devam ediyor. Bu bölümün odağında, son günlerde küresel siyasetin en sıcak başlıklarından biri hâline gelen ABD'nin Venezuela operasyonu, bu hamlenin Latin Amerika'daki yankıları ve Donald Trump yönetiminin bundan sonraki olası adımları yer alıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Dünya savaşının eşiğinde miyiz? Üçüncü dünya savaşı başladı mı? Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Evren Balta ile yeni dünya düzenini, küresel güç mücadelesini ve savaş ihtimalini masaya yatırıyor. ABD'nin gerileyen hegemonyası, Trump yönetiminin sert ve öngörülemez hamleleri, Orta Doğu'daki krizler, Rusya-Çin rekabeti ve çok kutuplu dünya tartışmaları bu bölümde tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Küresel savaş riski gerçek mi? Dünya bildiğimiz savaşların ötesinde yeni bir sistemik çatışma dönemine mi girdi? Türkiye'nin bu yeni düzende karşı karşıya olduğu riskler ve fırsatlar... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
"Neden Hep Aynı Şeyi Yaşıyorum?"Hayat sana ceza vermez; seni görünür kılar.Bu bölüm, tekrar eden hikâyelerin aslında kendi iç halimizin aynası olduğunu anlatıyor.Karmanın ceza değil, farkındalık olduğunu…Ve hal değişmeden kaderin değişmeyeceğini.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
İran'da 17 gündür süren protestolar ne anlama geliyor? Rejim gerçekten tehlikede mi? Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, Doç. Dr. Tuğba Bayar ile İran'daki son gelişmeleri, halk hareketini, rejimin gücünü, Devrim Muhafızları'nı ve kadın hareketinin etkisini konuşuyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“Kaybetme Korkusu Neden Olur?” Kaybetme korkusu, çoğu zaman kaybetmekten değil; ilişkide kendini kaybetmekten doğar. Bu bölümde bağlanma kaygısını, kalbin “alarm” dediği ince uyarıları ve insanın sevgide kendinden nasıl uzaklaşabildiğini konuşuyoruz. İbn Arabî'nin derinliği, Mevlana'nın denge çağrısı ve Yunus Emre'nin “kendine ayna” öğüdü eşliğinde korkunun hakiki anlamını aralıyoruz. Kendi merkezine dönebilmek isteyenler için…Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Medyascope'un Toplum ve Siyaset programı, uzun bir aradan sonra yeniden başlıyor. Gülener Kırnalı'nın sunduğu programın bu bölümde ABD'nin Venezuela operasyonu masaya yatırılıyor. Doç. Dr. Esra Akgemci, operasyonun Latin Amerika'ya etkilerini, bölgedeki siyasi dinamikleri ve ABD‑Çin rekabetinin sonuçlarını değerlendiriyor. Söyleşide Küba, Meksika ve Kolombiya'nın durumu, Latin Amerika'daki halk hareketleri ve anti‑emperyalist tepkiler ile Orta Vadeli senaryolar detaylı şekilde analiz ediliyor Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“Yükünü Bırak!” Yenilenmek, yeni bir takvim değil; yeni bir hal ister. Hal ise, içindeki yükleri bıraktığında değişir. Bu bölümde kadim yolun “yük = iddia” dediği ağırlıkları, insanın kendi içindeki fazlalıkları ve kalbin nasıl hafiflediğinde yön bulduğunu konuşuyoruz. Yunus Emre'nin “Her dem yeniden doğarız” sözüyle hakiki yenilenmenin kapısını aralıyoruz.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Ahkam'ın bu bölümünde Emrah Ablak ile yetişkinlik, sorumluluk ve hayatla kurduğumuz ilişkiyi konuşuyoruz: Yetişkin olmak nedir, insan ne zaman gerçekten “büyüdüğünü” anlar?Çocukluk coşkusunu kaybetmeden yaşamak mümkün mü? Rutine kapılmadan farkındalığı nasıl koruruz? Genç kalmak bir yaş meselesi mi, yoksa dünyayla kurulan bağın biçimi mi? Emrah Ablak, kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak üretmek, sorumluluk almak ve toplumla ilişki kurmak üzerine samimi bir muhasebe yapıyor.Bu derin sohbette; askerlikte yaşanan unutulmaz bir anıdan güç ve aidiyet hissine, karikatürist olmanın getirdiği ergenlik–yetişkinlik geriliminden, idealize edilen baba figürüne ve “toplum için bir şey yapma” fikrine kadar pek çok konuya dokunuyoruz. Gençlere iş üretmenin ne anlama geldiğini, zamanla değişen öncelikleri ve üretimin neden bir meslekten fazlası olduğunu konuşuyoruz.Emrah Ablak'ın içten anlatımıyla; yetişkinliğin konfor değil sorumluluk, gençliğin ise bir ruh hali olduğunu yeniden düşünmek isteyenler için güçlü bir bölüm.
"İnsanlar Neden Değişir?"Dost görünenin bir gün düşman oluşunu, sadık sandığının en büyük yarayı açabilmesini ve tüm bu karşılaşmaların seni nasıl olgunlaştırdığını konuşuyoruz. Kim hayatımıza neden girer? Roller neden biter? Maskeler neden düşer? Ve Yunus Emre'nin dediği gibi: “Kimde ne görürsen, kendi özündür.” Kendi hakikatine yaklaşmak isteyenlere…Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Bu bölümde James Marriott'un Ekran Devrimi yazısı üzerine konuşuyorum.Yazı Erişim Bağlantısı: https://corpusdergi.com/2025/ekran-devrimi/Hakkımda:https://harunaksaya.github.ioKullandığım Ekipmanlar:Mikrofon: EV-RE20 | Focusrite Vocaster Kayıt ve mix: GarageBand
Uyuşturucu, hırsızlık, tefecilik, mahalle terörü, liselerde hatta ortaokullarda çığ gibi büyüyen ve kontrolden çıkma emareleri gösteren akran terörü, 14 yaşa kadar düşen cinsel ilişki yaşı ve o yaşta “senin kızın benim oğlan terörü” her tür suça bulaşan ve bundan da haz alan gangster, çete grupları ve dünyada sadece Çekoslovakya ile yarıştığımızı çıplaklık terörü…
"Başkalarının Sözüyle Yaşamak"İnsan bazen bir övgüyle büyüdüğünü, bir suskunlukla küçüldüğünü sanır…Oysa değer dışarıdan gelmez, içeride doğar. Bu bölümde, dış onayla yaşamanın görünmez yükünü, benliğin gölgesini ve insanın kendi merkezine dönüş yolculuğunu konuşuyoruz. Lao Tzu'nun sessiz öğüdü, Mevlana'nın “okyanus” hatırlatması ve Yunus Emre'nin “Benden içeri” sözüyle öz değerin, iç sesin ve hakikatin kapısını aralıyoruz. Kendi hakikatine yeniden yaklaşmak isteyenler için…Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
"Hiçliğin Sırrı"Sahiplendikçe ağırlaşıyorsun, bıraktıkça hafifliyorsun. Hiçlik, yok olmak değil; benlikten özgürleşmektir. Hasan Basri Budak İle Kendine Gel Podcast yeni bölüm yayında.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
"Benlik Tuzağı"Benlik büyüdükçe hakikat kaybolmaz; sadece gölgen uzar. Kendini var sanmak kolaydır, gerçekle yüzleşmek ise zor. Bu bölüm, kibrin fısıltısını duymak, gölgeyi görmek ve hakikatin ağırlığını hatırlamak isteyenler için. Kendine Gel podcast yeni bölüm yayında.Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/hasan-basri-budak-ile-kendine-gel--5728974/support.
Melbourne'daki Türkçe konuşan toplumun önemli kültür merkezlerinden Keysborough İslam ve Kültür Merkezi (KTICC) 6-7 Aralık 2025'te, yani bu hafta sonu, devasa bir festival düzenliyor. KTICC Başkanı Tuğrul Usta SBS Türkçe ile konuştu.
Bir lisede öğrencilerin öğretmenleriyle alay ettiği, aşağıladığı, iteklediği ve öğretmenin bezgin, yorgun, umutsuz şekilde en arka sıraya oturup kaldığı görüntüler infiale sebep oldu. Aynı günlerde sosyal medyada bir öğrenci velisi, okulda oğluna yapılan ve tacize kadar uzanan akran zorbalığından, okul yönetiminin yetkisizliğinden, kanunların yetersizliğinden şikâyet ediyordu. Bir meslek lisesi öğretmeni, sınıftakilerin kendi öğrenci numaralarını bile yazamadığını dehşetle aktarıyordu.
Mühendis dediğimizde aklımıza ilk gelenler belki de endüstri mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi, yazılım mühendisidir. Peki toplum mühendisleri ne iş yapar? Keyifli dinlemeler... https://www.organikbeyinler.net/ https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/
Melbourne'da Merri-bek Belediyesi dün akşam düzenlenen bir törenle 2025 Toplum Ödülleri'ni kazanları açıkladı. Avustralya Türk toplumunun iki üyesi de ödüle layık görülen isimler arasındaydı.
TEKNOFEST, Türkiye'nin inovatif insan kaynağının çekirdeğini oluşturan gençleri teknolojiyle buluşturan bir festival olmanın ötesinde, Türkiye'nin teknoloji vizyonuna toplumcu ve milli bir ruh aşılama projesidir. Yazan: Abdullah KabaoğluSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Hükümetin düşmesi halinde Macron'un üç seçeneği bulunuyor: Birincisi, yeni hükümet kurmak üzere bir aday atamak, ikincisi erken milletvekili seçimi düzenlemek, son ihtimal ise istifa etmek. Yazan Dr. Nevzet Çelik Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
İsrail ordusunda, hem Gazze savaşını reddeden gençlerin hem de "Gazze'yi boşaltın" diyen yerleşimci askerlerin bulunması, ordunun sadece askeri değil, ahlaki ve politik meşruiyetinin de ciddi biçimde erozyona uğradığını gösteriyor. Yazan: Doç. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
SDG'nin ABD ile olan yakın askeri ve siyasi ittifakı, özellikle Arap toplumları nezdinde şüpheyle karşılanmaktadır. Bu bağ, SDG'nin Suriye'de yabancı ajandaların taşeronu olduğu algısını güçlendirmekte ve ulusal aidiyet duygusunu zayıflatmaktadır. Yazan: Dr. Muhammed Akif Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Yeni anayasanın ruhu ne 1921 ne 1924'tür. Yeni anayasa 2023 ruhuna sahip olmalıdır ve Cumhuriyetimizin yüzüncü yılının timsali olarak görülmelidir. 2053 ve 2071 vizyonlarımıza uygun olarak geleceği de kucaklayan bir felsefeyle hazırlanmalıdır. Yazan: Mehmet Uçum Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Gerek iddialı çekim tekniği gerekse parmak bastığı meseleler sebebiyle Netflix'te yayınlanan mini-dizi "Adolescence", geçtiğimiz haftalarda oldukça dikkat çekti. Ergenlik döneminin ne kadar "kırılgan" ve dış etkenlere açık olabileceğini gözler önüne seren dizi, her bölümünde kesin cevaplar vermek yerine izleyiciyi sorgulamaya yöneltiyor. Suç ve agresyon önlenebilir mi? Genç bireylerin ihtiyaçları neler? 111 Hz'in bu bölümünde, ses getiren yapımın bize vermeye çalıştığı mesajlar üzerine bir inceleme yapıyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: Gülşah DimSes Tasarım ve Kurgu: Metin BozkurtYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar -------Bu podcast, getirfinans hakkında reklam içerir. getirfinans iyi faizi vade beklemeden günlük kazandırır. Kredi faiz oranı düşüktür. Aidatsız kredi kartı sunar. Para transferinden ücret almaz. Sen de getirfinanslı ol.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.