POPULARITY
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12'nci sırasında “Sorumlu Üretim ve Tüketim” yer alıyor. SKA 12, yalnızca atık yönetimi ve geri dönüşümü değil, aynı zamanda doğal kaynakların verimli kullanımını ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğini kapsıyor. Küresel üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı gezegenin sınırları içinde tutmayı hedefleyerek, çevre üzerindeki ayak izimizi küçültmenin önemini vurguluyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı Neşe Merdinler ile bireylerin ve kurumların tüketim tercihlerini sadece bir "niyet" olmaktan çıkarıp somut "eyleme" dönüştürmenin yollarını konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 11'inci sırasında “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” yer alıyor. SKA 11, şehirlerin ve yerleşim alanlarının herkes için kapsayıcı, güvenli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirilmesini hedefliyor. Hızla artan kentleşmenin yarattığı barınma, ulaşım, çevre kirliliği ve afet riskleri gibi sorunlara karşı insan odaklı planlama, yeşil alanların korunması ve güçlü altyapı çözümlerinin önemini vurguluyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; WRI Türkiye Kentsel Gelişim Kıdemli Yöneticisi Merve Akı Yaman ile sürdürülebilir şehirlerin nasıl mümkün olabileceği, kentlerde yaşam kalitesini artıran uygulamalar ve yerel–küresel ölçekte yaratılan çevresel ve toplumsal etkiyi konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 17'nci sırasında “Amaçlar için Ortaklıklar” yer alıyor. SKA 17, sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca tek bir aktörün çabasıyla değil, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasında kurulacak güçlü iş birlikleriyle mümkün olabileceğini vurguluyor. Finansmandan teknolojiye, bilgiden kapasite geliştirmeye uzanan bu hedef; ortak akıl, paylaşılan sorumluluk ve kolektif etkiyi merkeze alarak küresel sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi amaçlıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; ESTÜ Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı & ESO Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Danışmanı Prof. Dr. Cengiz Türe ile sürdürülebilirlikte iş birliklerinin gücünü ve ortaklıklarla yaratılan toplumsal ve çevresel etkiyi konuşuyor.
Güncellenen Carbon Majors raporu üzerinden küresel emisyonların büyük bölümünden sorumlu fosil yakıt şirketlerini ve özellikle devlet şirketlerinin payını ele alırken; Birleşmiş Milletler verileri ışığında artık “kriz” değil, 'küresel su iflası' olarak tanımlanan geri dönülmez su kaybı sürecinin iklim değişikliğiyle bağlantılarını ve dünya genelindeki çarpıcı örnekleri ele alıyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dünya liderlerini kendi kurduğu "Barış Kurulu'na katılmaya davet etti. Gazze'nin yönetimi ve yeniden inşasını denetlemek üzere tasarlanan plan, kısa sürede planlanan görev sınırlarının çok ötesine geçti.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 13'üncü sırasında “İklim Eylemi” yer alıyor. SKA 13, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmayı değil aynı zamanda iklim krizinin yol açtığı risklere karşı toplumları daha dirençli hale getirmeyi, iklim finansmanını artırmayı ve sürdürülebilir bir gelecek için tüm sektörlerde dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi'nin Kurucusu ve Genel Müdürü Şafak Özsoy ile COP30 sonrasında şekillenen küresel iklim gündemini, sürdürülebilirlik alanındaki yeni dinamikleri ve geleceğe yönelik beklentileri konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 9'uncu sırasında “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” yer alıyor. SKA 9, yalnızca teknolojik gelişmeyi desteklemeyi değil aynı zamanda dijital dönüşümün sorumlu, kapsayıcı ve sürdürülebilir biçimde gerçekleşmesini, yenilikçi çözümlerle toplumsal fayda yaratılmasını ve dayanıklı altyapılarla geleceğe hazırlanmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; Siber Güvenlik Mühendisi Tevfik Demirel ile teknoloji ve dijital sorumluluğun sürdürülebilirlik gündemindeki yerini, yenilikçi çözümlerin toplumsal ve çevresel etkilerini ve geleceğin dijital dönüşüm dinamiklerini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 15'inci sırasında “Karasal Yaşam” yer alıyor. SKA 15, ormanların, toprakların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını; bozulan ekosistemlerin onarılmasını ve doğayla uyumlu bir kalkınma anlayışının benimsenmesini hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; İstanbul Medipol Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma, İkiz Dönüşüm Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu ile doğa pozitif dönüşümü konuşuyor.
İsrail ateşkes anlaşması yürürlüğe girdikten sonra da tarihî Filistin topraklarında yayılmacı saldırganlığını sürdürüyor. Gazze'de anlaşmayı birçok defa ihlal etti ve savaş suçları listesi biraz daha kabardı. Ne yazık ki Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te her gün yeni bir tecavüz haberi ile derinden sarsılıyoruz. Soğuk ve yağmur gündelik hayatı daha da zorlaştırdığı için bütün yıkımlara rağmen sağ kalanlar yeni sınavlardan geçmek zorunda kalıyorlar.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan “Birleşmiş Milletler” tam da Trump'ın Venezuela'ya yaptığını yapmaması için kurallar getirmişti. Şimdiyse kurallara dayalı, liberal, uluslararası hukuk düzeninin işlevini yitirdiği bir dönemin içerisindeyiz. Soykırımcı İsrail'in cezasız kalması, ABD'nin Venezuela'ya askerî müdahalesiyle ülkenin devlet başkanı ve eşinin yatak odalarından alenen kaldırılarak kaçırılması bu düzenin tabutuna çakılan son çiviler oldu.
Birleşmiş Milletler, ABD'nin hafta sonu Venezuela'da gerçekleştirdiği saldırıları BM sözleşmesinin doğrudan ihlali olarak niteleyerek kınadı. Venezuela eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro New York'ta bir sonraki mahkeme tarihini beklerken, Venezüella Başsavcısı Maduro'nun uluslararası hukuk kapsamında dokunulmazlığının tanınması çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 10'uncu sırasında “Eşitsizliklerin Azalması” yer alıyor. SKA 10, yalnızca gelir uçurumunu kapatmayı değil aynı zamanda eğitimden girişimciliğe, istihdamdan finansal hizmetlere kadar herkes için fırsatlara eşit erişim yaratmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; Değişim Liderleri Derneği'nin Kurucusu Sema Başol ile girişimcilikte fırsat eşitliğini, kapsayıcı ekosistemlerin nasıl kurulabileceğini ve daha adil bir geleceğin mümkün olup olmadığını konuşuyor.
irleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 2'nci sırasında Açlığa Son hedefi yer alıyor. SKA2 kapsamında, herkesin güvenli, besleyici ve sürdürülebilir gıdaya erişimini sağlamak amaçlanıyor. Bu hedef yalnızca açlıkla mücadeleyi değil; yerel üreticinin desteklenmesini, adil ve sürdürülebilir gıda kültürünün korunmasını da içeriyor.Tam da bu noktada, 1986'da İtalya'da doğan Slow Food yani Yavaş ve Sürdürülebilir Gıda hareketi, gıdaya yaklaşım biçimimizi sorgulayan küresel bir dönüşüm başlattı. “İyi, temiz ve adil gıda” ilkesiyle hem insan hem gezegen sağlığını merkeze alan bu hareket, hızlı tüketime karşı yerel üretimi, mevsimselliği ve emeğe saygıyı savunuyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak ve Anako A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akman ile birlikte Slow Food hareketinin kökenini, gıdada adalet fikrini, yerel üretimin neden bu kadar önemli olduğunu ve sofradan başlayan bu dönüşümün geleceğini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 16'ıncı sırasında Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar hedefi yer alıyor. SKA16 bize kalıcı barış ve refahın ancak güveniir, şeffaf ve akılcı kurumlarla mümkün olduğunu hatırlatıyor. Bugün insanlık “bilim çağını” yaşıyor. Veri, inovasyon ve yapay zekâ yalnızca teknolojiyi değil; kurumların işleyişini, karar alma süreçlerini ve etik sınırlarını da yeniden tanımlıyor. Bu çağda bilimin ışığı, sürdürülebilir dönüşümün en güçlü rehberlerinden biri haline geliyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, SKD Türkiye Proje Yöneticisi Elif Cüceloğlu ile birlikte, bilimsel düşünmenin ve veriye dayalı karar alma kültürünün iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemini nasıl dönüştürdüğünü konuşuyor.
⚠️ Irkçılık bir inanç mı yoksa sosyal bir yanılgı mı? Bediüzzaman Said Nursî bu konuya neden bu kadar derinlemesine eğildi? Bu videoda, milletlerin yaratılış gayesi, Veda Hutbesi'nden mesajlar, Eski-Yeni-Üçüncü Said dönemlerindeki fikir değişimleri ve daha fazlasını konuşuyoruz.
Bugün 16 Ekim 2025 #dogatakvimi
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 4'üncü sırasında eğitimde fırsat eşitliği yer alıyor. Her çocuğun kaliteli eğitime erişebilmesi, toplumsal gelişimin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; Vehbi Koç Vakfı Sivil Toplum ve Hayırseverlik Programları Yöneticisi Seçil Kınay Yılmaz ve Ankara Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müdriye Yıldız Bıçakçı ile birlikte eğitimde fırsat eşitliğini, çocuk gelişimine olan etkilerini ve geleceğe dair atılabilecek adımları konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 8'inci sırasında İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme yer alıyor. SKA 8, yalnızca ekonomik büyümeyi değil; aynı zamanda çalışanların iyi oluşunu, güvenli iş ortamlarını ve adil iş modellerini de kapsıyor. Günümüzde iş dünyasının önündeki en kritik meydan okumalardan biri, kısa vadeli kâr baskıları ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini dengelemek. Tam da bu noktada nörobilim bize farklı bir pencere açıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde, Yekta Kopan; Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı, Yönetim Danışmanı ve Konuşmacı Neşe Merdinler ile birlikte sürdürülebilirlik kararlarının beyin süreçleriyle ilişkisini, liderlerin karşılaştığı zihinsel engelleri, çalışanların değişime verdiği tepkileri ve teknolojinin bu süreçlere getirdiği fırsatları konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 16'ncı sırasında Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar yer alıyor. SKA 16; şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilir kurumların önemini vurguluyor. İş dünyasında etik iletişim ve çevresel beyanların doğruluğu, bu hedefin en güncel tartışma başlıklarından biri.Bugün sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve hukuki bir zorunluluk. Yanlış ya da abartılı çevre iddiaları, tüketici güvenini zedelediği gibi şirketler için de ciddi itibar ve regülasyon riskleri yaratıyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan; Kaşlıoğlu Hukuk Danışmanı ve Reklam Kurulu Eski Daire Başkanı Erdem Biçer ile birlikte yeşil aklama (greenwashing) kavramını, reklamlarda çevresel beyanların nasıl denetlendiğini, etik iletişim standartlarını ve tüketicilerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiğini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler, Gazze ve bölgede yaklaşık iki yıldır devam eden savaşı sona erdirmek için ateşkes sağlanması amacıyla ABD öncülüğünde hazırlanan barış planını memnuniyetle karşıladı. Ancak Hamas ve Katar yetkilileri anlaşmayı gözden geçirirken herkes destek vermiyor.
Birleşmiş Milletler'in 80. Genel Kurulu için ABD'ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'taki programlarının ardından Washington'a geçerek, ABD Başkanı Trump ile bir zirve gerçekleştirdi. Erdoğan-Trump görüşmesi hem bölgemiz hem Gazze hem de dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizler açısından fevkalade önemli bir zirveydi. Siyonist terör örgütü İsrail'in vahşeti dolayısıyla dünyada bütün siyasi dengelerin altüst olduğu bir dönemde, gerçekleşti zirve.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap eden ABD Başkanı Donald Trump'ın dünyayı şoke ettiğini söyleyebiliriz. Diğer ülkelerin göç nedeniyle "cehenneme gideceğini" ima ettikten sonra bilimsel verileri inkâr ederek iklim değişikliğini bir kurmaca olarak niteledi. Sonra da BM'nin savaşları sona erdirmek için yeterli çaba göstermediğini söyledi.
Dünya liderleri New York'ta bir araya gelirken Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu haftanın temel temaları olarak barış, iklim, sorumlu inovasyon, toplumsal cinsiyet eşitliği, kalkınma finansmanı ve BM reformu öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'de “Filistin davasının artık dünyaya mal olduğu” şeklindeki sözleri Filistin meselesiyle ilgili algının tamamen değiştiğine işaret ediyor. Öteden beri İsrail-Arap çatışması olarak kodlanmaya ve Arap ülkeleriyle İsrail'in ilişkilerinin normalleşmesi gündemiyle unutturulmaya çalışılan Filistin meselesinin temelde İsrail'in işgaliyle alakalı olduğu bütün çıplaklığıyla dünya kamuoyuna mal oldu.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 8'inci sırasında İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme yer alıyor. SKA 8, yalnızca ekonomik büyümeyi değil; aynı zamanda çalışanların iyi oluşunu, güvenli iş ortamlarını ve adil iş modellerini de kapsıyor. Günümüzde iş dünyasının önündeki en kritik meydan okumalardan biri, kısa vadeli kâr baskıları ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini dengelemek. Tam da bu noktada nörobilim bize farklı bir pencere açıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde, Yekta Kopan; Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı, Yönetim Danışmanı ve Konuşmacı Neşe Merdinler ile birlikte sürdürülebilirlik kararlarının beyin süreçleriyle ilişkisini, liderlerin karşılaştığı zihinsel engelleri, çalışanların değişime verdiği tepkileri ve teknolojinin bu süreçlere getirdiği fırsatları konuşuyor.
Konuğumuz Afganistan'da görevli olan Birleşmiş Milletler yetkilisi Arda Kostem ile 31 Ağustos'ta Afganistan'ın doğusunda 6 büyüklüğünde gerçekleşen depremin etkilerini konuşuyor ve Birleşmiş Milletler'in bu yıl için başlattığı Afganistan İnsani Müdahale Planı'nın arka planını masaya yatırıyoruz.
İsrail, Eylül ayı itibarıyla Gazze'de 60 bin Filistinliyi katletmiş durumda. Bu, resmî rakam. Gerçek ölü sayısı muhtemelen 100 binin üzerinde. Çünkü Gazze kentlerinin büyük bölümü enkaz halinde ve yıkıntıların altında yatan, cesedine ulaşılamayan genç yaşlı çoluk çocuk binlerce insan var. Ve henüz bombalarla enkaz altında kalmayan çocuklar toprak yiyor, açlıktan ölüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre bile Gazze'de şu an yarım milyondan fazla insan açlıkla boğuşuyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. 2025'in başından bu yana 8 ayda 300'den fazla Filistinli açlıktan yaşamını yitirdi. Bunların en az 100'ü çocuk! Kamplardaki çocukların kağıtlara çizdikleri çiçekler, kuşlar, parlayan güneş, bulutlar değil, yiyecek özlemi hatta ölüm isteğini gösteren resimler!
ABD-İsraili'nin Gazze'de yaptığı soykırım, Birleşmiş Milletler'in ve onun Uluslararası Adalet Divanı vb. organlarının, sömürülenlere değil, sömür(g)enlere; müstaz‘aflara değil müstekbirlere; mağluplara değil galiplere, mülk sahiplerine değil, o mülkün işgalcilerine … hizmet maksadıyla kurulduğuna dair zaten baştan beri var olan tartışmaları ve bu minvaldeki entelektüel sorgulamaları hareketlendirdi.
İsrail, Gazze'yi işgal sürecinde her bir krizle karşılaştığı zaman elini yükselterek işgali bir adım ileri götürdü. Bugün ise attığı son adım Gazze'nin bütünüyle işgali. Birleşmiş Milletler, Gazze'de kıtlık ilan etti. Bugün dünyada homurdanma daha fazla fakat İsrail'in ne yapacağı vahşetin bir ilerisi kaldı ne de işgal edeceği bir ülke kaldı. Lübnan, İran, Yemen, Suriye her bir ülkeye ayrı ayrı saldırdı. Aslında İsrail gücünü dünyanın gözüne sokuyor.
Gazze'de ateşkes için çabalar sürerken, üstelik Hamas hazırlanan teklifi kabul ettiğini duyurmuşken İsrail, katliamı yeni bir aşamaya taşımaya hazırlanıyor. Ordu, Gazze'yi topyekün işgal planının ilk aşamasını başlattığını duyurdu. Zaten diken üstünde bekleyen halk yoğun bombardıman altında. Kentten kaçışlar başladı. Gazzeliler, daha güvenli yerlere gitmeye çalışıyor. İsrail'de 60 bin yedek asker göreve çağrıldı. Saldırılar ve abluka nedeniyle kentte kıtlık yaşanıyor ve bu resmen Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi. Açlık nedeniyle ölümler yaşanıyor. Netanyahu, “Hamas'ın, ateşkesi kabul etmesi bir şey değiştirmez, Gazze'yi ele geçireceğiz. İsrail'in kabul edebileceği şartlarda derhal müzakerelere başlanması için kurmaylarıma talimat verdim” dedi. Türkiye, İsrail'e tepkilerin artırılması için çabalarını sürdürüyor. İslam İşbirliği Teşkilatı pazartesi günü Türkiye'nin çağrısıyla toplanacak. Bir yanda ateşkes çabası, diğer yanda İsrail'in Gazze'yi toptan işgal girişimi var. Kayıttayız'da bu hafta Gazze'de yaşanan dram ve işgal planı konuşuldu.
Siyonist İsrail devleti Gazze'nin sivil halkını artık hiç saklamaya gerek görmeden katlediyor. Bundan iki ay önce bu köşede yayımlanan yazımızda (“İnsaniyetin Özelleştirilmesi”), Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşlarının Gazze'ye yaptıkları gıda yardımının İsrail ordusu tarafından kasıtlı olarak sabote edilmesinde bir yeni aşamaya geçilmekte olduğunu anlatmıştık. İsrail ve ağa babası Amerika Birleşik Devletleri'nin gıda yardımını sözde özel bir kuruluşa devrediyor olduğunu, her özelleştirme gibi bunun da İsrail-Amerika ortaklığının iradesini tek taraflı olarak dayatacağını belirtmiştik. O günden bu yana, bütün dünyanın gözleri önünde Gazze halkının başta çocuklar olmak üzere açlığa mahkûm edilişini günbegün yaşadık! Sosyal medyada Gazzelilerin açlıktan kurtulmak için, 13. yüzyılın Floransalı büyük İtalyan şairi Dante'nin Cehennem şiirinde anlatılan sahnelere denk görüntüler yaşamak zorunda kaldığını hepimiz görüyoruz.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 8'inci sırasında insana yakışır iş ve ekonomik büyüme yer alıyor. Bu kapsamda, 2030'a kadar istihdam yaratan, yerel kültür ve ürünlerini teşvik eden sürdürülebilir turizmin desteklenmesi için politikaların oluşturulması ve uygulanması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri'nin bu bölümünde Yekta Kopan, konukları Urla Surf House Kurucu Ortağı Pınar Başoğlu Feraud ve Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Ozan Aksöz ile birlikte yavaş seyahatin çevresel etkilerini, yerel kalkınmadaki rolünü ve bireysel farkındalığı artırma potansiyelini konuşuyor.
Bir hayalim var. Bir vizyon. Şimdiye dek gerçekleşmemiş ama artık düşünülmesi, konuşulması ve çalışılması gereken bir hedef: bir Müslümanın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olması. Bu ülke bugüne değin kariyer alanlarının en zirvesine çıkardı onca kişiyi ama gidip kendi karşılıklarını dünyada arayacak bir vizyon gösteremediler. Abdullah Gül boşta mesela. Onca bakan, bürokrat, diplomat, temsilci, genel müdür, banka genel müdürü, sigorta yöneticisi, rektör, başhekim vesaire vesaireden hiçbiri bir adım sonraya geçemedi. Misyonları bitince bir altta kendilerine verilene razı oldular hep.
Liseden mezun olduktan sonra mimar olma hayaliyle yola çıkan Dilara Ekici, bugün Birleşmiş Milletler'de uluslararası bir kariyer sürdürüyor. Londra'da SOAS'ta master yaptıktan sonra Türkiye'ye dönüyor. 7 yıl boyunca Türkiye'de UNHCR ve UNICEF'te çalıştıktan sonra önce hayalini kurduğu Oslo'ya, ardından 2024 itibariyle Addis Ababa'ya taşınıyor. Bu bölümde Dilara'yla Norveç'ten Etiyopya'ya geçişin ona neler hissettirdiğini, UN ile saha çalışmasının zorluklarını ve güzelliklerini, Türkiye ile dünya arasında insani yardım politikaları açısından ne gibi farklar gördüğünü konuştuk.Ayrıca uzun yıllar tatil için gittiği Oslo'ya taşındığında hayal ettiği yerin aslında ona göre olmadığını fark etmesiyle, göç etmeden önceki beklentiler ve gerçeklerle yüzleşme deneyimini de masaya yatırdık.Uluslararası kariyer, hayaller, dönüşümler ve göç üzerine içten bir sohbet sizi bekliyor! Siz de Akbank Mobil'den Wings'e başvurarak ayrıcalıklar dünyasına adım atabilirsiniz: linkhttps://qw3y.tr.adj.st/path?Jn=eyJUIjoiMCIsIkYiOiIyMDMiLCJDIjoiIiwiRSI6e319&adj_t=1otajse1&adj_fallback=https%3A%2F%2Fwww.wingscard.com.tr%2Fhemen-basvur&adj_redirect_macos=https%3A%2F%2Fwww.wingscard.com.tr%2Fhemen-basvur
Özgürlük ve mahremiyet, aynı madalyonun iki yüzü gibi birbiriyle yakından ilişkilidir. Çoğu soyut kavram gibi, bunlar da kendiliğinden ortaya çıkmaz; hayal edilmesi, inşa edilmesi ve kararlılıkla korunması gereken değerlerdir. İnternet gibi dönüştürücü teknolojiler, hem bizim onları şekillendirmemizi sağlar hem de kendileri bizi şekillendirir. İnternetin tarihi, diğer ağ teknolojilerinin, örneğin paranın interneti olan Bitcoin'in nasıl evrilebileceği konusunda önemli dersler sunar.Web'in ilk günlerinde kullanılan Hypertext Transfer Protocol (HTTP), bilgiyi şeffaf bir şekilde aktarıyordu. Her şey herkese açıktı ve meraklı kişiler kimin kiminle konuştuğunu ve ne gönderildiğini kolayca görebilirdi. Ancak Eric Hughes gibi düşünürler, elektronik çağda açık bir toplum için mahremiyetin gerekliliğini vurguladı. Mahremiyet sır tutmak değildir; kişi mahremiyet sayesinde kendini dünyaya seçici olarak ifşa etme gücüne sahip olur.Ne yazık ki, internet ilk ortaya çıktığında güçlü şifreleme varsayılan değildi. Güçlü şifrelemenin eksikliği, PRISM ve ECHELON gibi büyük çaplı gözetim sistemlerinin kurulmasını kolaylaştırdı. Snowden'ın ifşaatları, bu gözetimin benzeri görülmemiş boyutunu ortaya koydu. Bu durum, internette iletişimi daha özel hale getirme çabalarını tetikledi. Netscape'in başlattığı HTTP over SSL ve ardından formalize edilen HTTPS, iletişimin güvenliğini artırdı. Bu tür korumalar, otoriter rejimlere karşı durmak, araştırmacı gazetecilik yapmak ve muhalefet etmek için neredeyse imkansız hale geldiği yerlerde hayati önem taşır.Tarih tekerrür eder ve iletişim mahremiyeti konusunda öğrenilen bu dersler finansal iletişim için de geçerlidir. Bitcoin Protokolünün mevcut durumu, şeffaflığıyla web'in HTTP aşamasını anımsatıyor. Finansal bilgiyi herkesin erişebileceği ve analiz edebileceği şekilde depolamak, özgür bir toplum için faydalı değildir; aksine bunu engeller. Tam şeffaflığın toplumsal sonuçlarından kaçınmak için, Bitcoin dünyasında da HTTPS benzeri güvenlik ve mahremiyet güvencelerine geçilmesi gerekecektir.Mahremiyet bir lüks değil, bir zorunluluktur. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi belgelerde temel bir insan hakkı olarak tanınmıştır. Tıpkı fiziksel dünyada evlerimizin mahremiyeti gibi, dijital dünyada da şifreleme mahremiyeti mümkün kılar. Tam gözetim hali, güvenlik değil, zorlama ve tiranlık halidir ve yeniliği baltalar. Yeni fikirlerin tartışılması ve gelişmesi için mahremiyet esastır. Mahremiyet olmadan özgürlük boştur. Vizyon ve mühendislik çabalarıyla, değer transferinde de güvenlik ve mahremiyetin yakında varsayılan hale gelmesi umulmaktadır.Kaynak
Hamas dün akşam üstü, İsrail'e ölen dört rehinenin cesedini teslim etti. Cesetlerden üçünün iki çocuk ve anneleri olduğu belirtiliyordu ancak İsrail yapılan testlerden sonra iki çocuğun cesedinin teslim alındığını ancak üçüncü cesedin anneleri olmadığını açıkladı. Öte yandan Birleşmiş Milletler, dün dört cesedi tabutların içinde kalabalığın önünde sergileyen Hamas'I kınadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ülkedeki matem havasına bürünürken intikam sözü verdi.
Birleşmiş Milletler'deki görevi ile dünyanın farklı noktalarında deneyimler yaşayan Eminenur Çınar tekrar konuğum oluyor. Birinci sezonda Gambiya, dördüncü sezonda Bangladeş'teki görevlerini konuştuğumuz Eminenur, bir süredir Mozambik'te yaşıyor ve çalışıyor.Boğaziçi'nde Ekonomi anadal ve Politika yan dal mezunu Eminenur, daha sonra Londra'ya taşınıp tam burslu olarak LSE'de kalkınma üzerine yüksek lisans yapıyor ve yaklaşık 5 senedir Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışıyor.Gambiya, Etiyopya, Bangladeş, Polonya, Ürdün ve Türkiye gibi farklı ülkelerde görev alan Eminenur, bir süredir iç savaş nedeniyle karışıklık yaşayan Mozambik'te çalışıyor. Başkent Maputo yerine Mozambik'in kuzeyindeki çatışma bölgesinde yaşayan Eminenur ile hem bu zorlu görevini ve Birleşmiş Milletler bünyesinde üstlendiği sorumlulukları hem de Mozambik'teki hayatını, kültürel zorlukları ve iş hayatının dinamiklerini konuşacağız. Eminenur'un toplulukların sürdürülebilir çözümler geliştirmesine nasıl yardımcı olduğunu ve özellikle kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen projeleri hakkında detaylı konuştuk. Bu bölüm, İngiltere ve İrlanda'da öğrenci konaklaması için en iyi imkânları sunan GoBritanya'nın katkılarıyla sizlere buluşuyor. 2013'ten beri öğrencilere konaklama çözümleri sunan GoBritanya, özellikle uluslararası öğrencilerin ilk tercihi olmaya devam ediyor. Daha fazla bilgi için www.gobritanya.com'u ziyaret edebilirsiniz.
Aydın Adnan Sezgin ve Fatih Ceylan, Monşer vs. Monşer'in yeni bölümüyle karşınızda. Hamas-İsrail savaşında 18. gün geride kaldı. Gazze'ye insani yardım ulaşmaya devam ediyor ancak Birleşmiş Milletler'e göre bu yetersiz. İsrail'in hava saldırıları dün gece de devam etti ve Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı beş bini geçti. Gözler Ortadoğu'ya çevrilse de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali de devam ediyor. ABD Başkanı Joe Biden'ın İsrail ziyaretinden neler çıktı? Avrupa ülkeleri İsrail'e nasıl yaklaşıyor? Türkiye, İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapabilir mi? Savaş bölgeye yayılır mı? Hepsi ve daha fazlası bu programda.
Birleşmiş Miletler sözleşmesinin imzalanmasının üstünden 79 yıl geçti. Ancak artan sayıda insan ve lider, günümüz sorunlarına yönelik bir çözüm bulma kapasitesini sorguluyor.
Avustralya, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalini sona erdirmesi çağrısında bulunan bir Birleşmiş Milletler kararı konusundaki tutumunu değiştirdi. Avustralya, yirmi yılı aşkın bir süredir ilk kez Genel Kurul'da öneriyi destekledi.
3 Aralık Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında “Dünya Engelliler Günü” olarak kabul edildi. BM'in hedefi, engellilerin istihdamı eğitimi, sosyal ve kültürel hayata katılımı için farkındalık yaratmaktı Bu konuda yasal anlamda çok fazla yol kaydetse de Almanya'da engelliler pratikte hale pek çok sorunla karşı karşıyalar. Cosmo Türkçe Göcmen Engellileri Destekleme Dernegi Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Kıymet Aktaş ile konuyu enine boyuna konuştu. Mikrofonda Serap Doğan ve Aydın Işık var. Von Aydin Isik.
Sıcak Hava Dalgası bu programının bu bölümünde konuğumuz Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında düzenlenen iklim konferansından (COP 29) beklenen sonuç alınamadı. Finans odaklı toplantıya gelişmiş ülkelerin gelişen ülkelere 2035 yılına kadar her yıl 1,3 trilyon dolar değerinde kaynak sağlaması umuduyla başlanmıştı. Toplantı sonucunda iki gün uzayan müzakerelere rağmen bu rakam sadece 300 milyar dolarla sınırlı kaldı. Gelişen ülkelerin iklim finansmanının ağırlıklı olarak hiblerden oluşması talebi de karşılık bulmadı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Sıcak Hava Dalgası bu programında size Bakü'den sesleniyor. Azerbaycan'ın başkentinde başlayan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi'nin 29'uncu Taraflar Toplantısı iklim finansmanı gündemiyle başladı. COP 29 adıyla bilinen ve iki hafta sürecek bu yılki toplantıda ülkelerin iklim krizini durdurmak için gerekli finansmanı nasıl ve nereden bulacağına dair yol haritasının netleştirilmesi bekleniyor. Gelişen ülkelere verilmesi düşünülen fon miktarının yıllık trilyon dolar seviyesinde olması bekleniyor. COP 29'a "2053 Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi”ni açıklayarak başlayan Türkiye, gerçekten de iklim krizini durdurmak için adım atıyor mu? Açıklanan strateji belgesi umut veriyor mu? Tüm bu konuları Avrupa İklim Eylem Ağı, Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz'le konuştuk. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İsrail dün on yıllardır Filistinli mültecilere yardım eden Birleşmiş Milletler kurumu UNRWA'yı terörist örgüt ilan edip sınırları içinde faaliyetini yasakladı. En yakın müttefiklerinin bir kınadığı bu karar Gazze Şeridi'ndeki zaten felaket olan durumu daha da kötü bir hale getirecek.
Kısa Dalga Politi-Cast'te bu hafta gazeteciler Sedat Bozkurt ve Berna Can Türkiye gündeminde öne çıkan başlıkları ele aldı. Haftaya damgasını vuran Birleşmiş Milletler oturumu, Erdoğan sonrası ABD ye giden ana muhalefet lideri Özgür Özel'in New York temasları ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu kriziPoliti-Cast'te öne çıkan konu başlıkları... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar yoğunlaştı. İki taraf da Lübnan sınırında geniş çaplı saldırılar düzenledi. Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu öncesi Türkiye'nin ve dünyanın gündemi. Bu bölüm Paribu hakkında reklam içermektedir. Bu yıl 7. kez düzenlenecek olan 212 Photography Istanbul, Paribu'nun desteğiyle 28 Eylül-13 Ekim tarihleri arasında şehrin iki yakasında 30'dan fazla mekanda sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Festival programı, mekan, davetiye ve bilet bilgileri için Paribu sosyal medya hesaplarını takip edebilir ve ParibuLog'u ziyaret edebilirsiniz. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.