POPULARITY
Pdt. Rubin Ong (TB) 2 Samuel 5:19-20bertanyalah Daud kepada TUHAN: "Apakah aku harus maju melawan orang Filistin itu? Akan Kauserahkankah mereka ke dalam tanganku?" TUHAN menjawab Daud: "Majulah, sebab Aku pasti akan menyerahkan orang Filistin itu ke dalam tanganmu."Lalu datanglah Daud di Baal-Perasim dan memukul mereka kalah di sana. Berkatalah ia: "TUHAN telah menerobos musuhku di depanku seperti air menerobos." Sebab itu orang menamakan tempat itu Baal-Perasim.
İsrail, barışı sabote etmek için Lübnan'ı mı kullanıyor? ABD ve İsrail'in tüm güçleriyle saldırmasına rağmen pes etmeyen İran, küresel dengeler açısından neleri açığa çıkardı? Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necmettin Acar ile konuştuk.
Kencan Dengan Tuhan - Senin, 8 Juni 2026Bacaan: "Diberkatilah orang yang mengandalkan TUHAN, yang menaruh harapannya pada TUHAN!" (Yeremia 17:7)Renungan: Seorang penebang pohon dari desa terpencil membeli gergaji mesin karena orang-orang berkata gergaji itu akan membuat pekerjaannya lebih cepat dan rapi. Tapi, beberapa hari kemudian ia kembali ke toko yang menjual gergaji itu dengan marah. "Gergaji apa ini! Pekerjaan saya malah tidak selesai-selesai dan hasilnya buruk!" Pemilik toko mengamati gergaji itu. Apakah rusak? Pikirnya. la menarik tuasnya dan gergaji itu menyala lancar. Penebang pohon itu tersentak. "Suara apa itu?" Rupanya, selama ini ia memakai gergaji mesin itu seperti gergaji manual, tanpa dinyalakan mesinnya! Banyak di antara kita sama saja seperti penebang pohon di cerita tadi. Ini terjadi saat kita mencoba mengubah hidup kita dengan mengandalkan kekuatan sendiri. Ini terjadi ketika kita menghadapi masalah dan berusaha mengatasinya dengan cara kita sendiri. Pada akhirnya kita hanya akan kelelahan dan hasilnya pun jauh dari apa yang kita harapkan. Padahal, ada cara yang jauh lebih baik yaitu dengan mengandalkan kekuatan Tuhan. Jika gergaji mesin dapat memotong kayu dengan jauh lebih cepat dan rapi karena memakai teknologi mesin, maka mengandalkan kekuatan Tuhan juga akan membuat hidup kita berubah dengan lebih sempurna. Ketika Daud terjepit dan tak ada yang bisa menolongnya lagi, ia menguatkan kepercayaannya kepada Allah (1 Sam. 30:6). Ketika Simson sudah kehilangan kekuatan dan penglihatannya, bahkan menjadi bahan olok-olokan orang Filistin, ia berdoa minta kekuatan dari Tuhan dan di momen itulah ia berhasil menewaskan lebih banyak orang Filistin dibanding saat ia masih kuat (Hak. 16:28-30). Paulus pun memiliki apa yang ia sebut sebagai "duri dalam daging". Namun, ia justru bisa bermegah dalam kelemahannya itu, karena ia tahu kuasa Kristus turun atasnya (2 Kor. 12:7-10). Contoh-contoh itu menunjukkan betapa bodohnya jika berpikir kita bisa mengandalkan kekuatan sendiri. Kita hanya akan kelelahan, depresi, putus asa, dan tak puas. Andalkan dan berharaplah pada Tuhan, sebab dari Dialah berkat itu datang. Turuti petunjuk-Nya karena Dia saja yang tahu masa depan kita dan berkuasa atas hidup kita! Tuhan Yesus memberkati. Doa:Tuhan Yesus, ajarilah aku untuk senantiasa mengandalkan Engkau dalam setiap permasalahan hidupku, sehingga aku tetap kuat dan punya pengharapan. Amin. (Dod).
Katolik dünyanın ruhani lideri Papa 14. Leo, "Magnifica Humanitas (Muhteşem İnsanlık)” genelgesiyle yapay zekaya dair uyarılar yayımlarken insanlık tarihinin Sanayi Devrimi kadar keskin bir dönüşüm geçirmekte olduğuna işaret etti. AA Roma Muhabiri Barış Seçkin ile konuştuk.
İsrail ateşkese rağmen Lübnan'daki işgal alanını genişletiyor. İsrail, Litani Nehri'nin kuzeyine geçerek stratejik Şakif Kalesi'ni ele geçirdi. AA Muhabiri Halil İbrahim Ciğer'in konuyla ilgili sorularını AA Orta Doğu Muhabiri Çağrı Koşak yanıtladı.
Gazetemiz Yeni Şafak'ın da yazarlarından olan Prof. Dr. Yasin Aktay hocamızın yakın zamanda yayınlanan “İsmail'in Gülüşü” adlı kitabını okuyorum. Kitapta “kurban ibadeti” felsefe, sosyoloji, teoloji, ontoloji ve tarih başta olmak üzere bütün boyutlarıyla ele alınmış. Kitap, Kur'an-ı Kerim ve Tevrat'ta kimi farklarına rağmen benzer şekilde anlatılan kurban kıssası üzerinden Hz. İsmail ve Hz. İshak merkezli bir ayrışmanın güncel yansımalarını ele alması boyutuyla ayrıca heyecanlandırıcı ve ufuk açıcı. Gazze'de ve Filistin'de yaşananları kurban meselesinden, Hz. İsmail ve Hz. İshak'a Müslüman ve Yahudilerin bakışından ayrı ele almak mümkün değil.
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na 2 milyon CHP üyesinin oy kullanabileceği bir başkanlık seçimine gitme çağrısı yaptı. ABD-İsrail, İran, Lübnan ve Filistin'de arife gününde ateşkes anlaşmalarını ihlal ederek saldırılar düzenledi.Bu bölüm Opet hakkında reklam içermektedir. Opet'in Doldur Kazan programı, akaryakıt alışverişlerini ödül puana dönüştüren yeni bir deneyim sunuyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Aralarında doktorların, hukukçuların, akademisyenlerin, gazetecilerin ve insan hakları savunucularının da bulunduğu, çoğunluğu Avrupalı vicdan elçileri; Siyonizm'in yıllardır Filistin halkına uyguladığı sistematik şiddetle doğrudan yüzleşti.
Türkiye'de işçi sınıfının örgütlenme mücadelesi, sendikalardaki çürüme, tekstil sektöründeki kriz ve işçi hakları Dünya Alem programında masaya yatırılıyor. İslam Özkan'ın konukları bağımsız sendikacılığın öne çıkan isimlerinden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ve Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu; gözaltılar, tutuklamalar, grev yasakları, kıdem tazminatı gaspları ve tekstil işçilerinin yaşadığı hak kayıplarını tüm detaylarıyla anlatıyor. Programda Öz İplik-İş, Doruk Madencilik direnişi, tekstil sektöründeki işten çıkarmalar, arabuluculuk sistemi, sendikal bürokrasi ve Türkiye'de işçi hareketinin geleceği değerlendiriliyor. Ayrıca Gazze, Filistin, Sumud Filosu ve neoliberal politikaların işçi sınıfına etkileri üzerine dikkat çeken açıklamalar yapılıyor. İşçi direnişleri neden büyüyor? Sendikalar neden eleştiriliyor? Tekstil sektöründeki kriz işçileri nasıl etkiliyor? Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu'dan çok konuşulacak açıklamalar bu yayında. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Toplum ve Siyaset programının bu bölümünde Gülener Kırnalı'nın konukları, “Zulmün Adını Koymak: Soykırım ve Ötesi” kitabını hazırlayan akademisyenler Devrim Sezer ve Ümit Kurt oldu. Gülener Kırnalı'nın sorularını yanıtlayan Kurt ve Sezer; soykırım, etnik temizlik, insanlığa karşı suçlar, tehcir, Holokost ve Gazze'de yaşananları kapsamlı biçimde değerlendiriyor. Programda, soykırım kavramının hukuki, etik ve siyasal boyutları; Holokost'un neden “tek ölçüt” haline getirildiği; Ermeni Soykırımı tartışmaları ve Gazze'de yaşananların uluslararası hukuk açısından nasıl değerlendirildiği ele alınıyor. Kavramların nasıl araçsallaştırıldığı, hafıza siyaseti ve “Bir Daha Asla” söyleminin bugünkü anlamı da yayının dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin hafıza peyzajından İsrail-Filistin meselesine uzanan bu derin tartışma, kitlesel zulüm türlerini anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İsrail'in Filistin'in tarihî topraklarındaki varlığıyla ilgili Yahudi tarihi ve Yahudi ilahiyatını temel alan dili benimsemenin sonuçları hakkında ayrıntılı bir tahlile ihtiyaç olduğunu anlıyoruz. Hadiseleri tanımla-makta ve tahlil etmekte karşılaştığımız en önemli sorun kavram yetersizliğidir. Burada kendi kavramlarımızı üretmeliyiz şeklinde bir ifade kullanmadığımı özellikle belirtmek isterim.
İsrail'in Filistin'de ve Lübnan'da işlediği suçlarla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmaların bir kısmı uluslararası mahkemelere taşındı. Siyonistlerin suçlarıyla ilgili hazırlanan raporlar da dikkatle takip edilecek niteliktedir. Bu raporların Türkiye'de de ciddi takip edildiğini düşünebiliriz.
Dedeleri ve babaları İsrail yanlısı olan genç Amerikalılar Filistin'i savunuyor.
Bütün dünyada olduğu gibi bizde de Siyonist yerleşimcileri başka bir coğrafyadan Filistin topraklarına getiren asıl faktörün Yahudilere yönelik pogromlar veya Holokost hadisesi olduğu düşünülmüştür. Pogrom çarlık döneminde Yahudi topluluklarına yönelik devletin göz yummasıyla ortaya çıkan toplumsal hadiselerdi. Pogromların Yahudileri yeni bir yurt arayışına ittiği söylenir. Aynı şekilde İkinci Dünya Savaşı'nda Holokostun da Almanya'da yaşayan Yahudileri yeni bir yurt arayışına yönelttiği çokça konuşulmuştur.
İş Aş Hürriyet için örgütlü mücadeleye!“NATO'dan çık! NATO'yu yık!” şiarı ile safları sıklaştırmaya!1 Mayıs işçi bayramı tüm dünyada işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. 1 Mayıs meydanları din, dil, ırk ayrımı olmaksızın mazlumların zalimlere karşı birleştikleri alanlardır. 1 Mayıs meydanlarında göstereceğimiz birlik; sermayenin, istibdadın ve emperyalizmin dayattığı kimlik temelli bölünmeleri reddetmektir. 1 Mayıs'ta birlik olmak aynı zamanda sınıfsal saflaşmada taraf olmak yani sermayeye karşı iş, aş, hürriyet için emeğin saflarını sıklaştırmak demektir. 1 Mayıs tüm dünyada mazlumların zalimlere, emperyalist ve Siyonist terör cephesine, sömürgecilere ve işbirlikçilerine karşı el ele verdiği, omuz omuza durduğu gündür. İşçi düşmanı Orta Vadeli Program çöpe!1 Mayıs meydanları İngiliz Mehmet'in işçi düşmanı Orta Vadeli Programı'na (OVP) işçi sınıfının cevap vereceği alan olmalıdır. Hak verilmez alınır! İş, aş, hürriyet için örgütlü mücadeleye!İşçi sınıfının bu saldırı programına cevabı fabrikalarda, tersanelerde, madenlerde, okullarda ve her yerde örgütlü mücadeleyle dayatmaları kırmaktır.Emekçi kadınlar en öne!Sınıf mücadeleleri bize bir gerçeği daha göstermektedir. O da iş, aş, hürriyet mücadelesinin kazanım ve zaferlerinde emekçi kadınların imzası vardır. Emekçi kadınlar, erkek egemen kapitalist sisteme karşı, haksızlıklara, eşitsizliklere, baskılara ve özellikle de kadına yönelik şiddete karşı kadınların kurtuluş mücadelesinin temel ve öncü gücüdür. 1 Mayıs'ta da: Emekçi kadınlar en öne!Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!1 Mayıs meydanları her dilden, milletten, memleketten işçilerin grev halaylarındaki, direniş çadırlarındaki yani ekmek kavgasındaki birlikteliğinin yükselmesine vesile olmalıdır. Türk ve Kürt halklarının kardeşliği, sömürgeci sermayenin, emperyalizmin himayesindeki petrol açılımlarıyla sağlanamaz. Kürdün haklarından vazgeçmesini şart koşan, Kürdün ve Kürtçenin eşitliğini sağlamayan bir çözümden bahsedilemez. Bugün istibdad rejimi, Kürt işçisi, emekçisi ve gencini savaş meydanına sürme hazırlığında. Oysa Kürt işçilerinin, emekçilerinin, gençlerinin eşitlik, kardeşlik ve hürriyet taleplerini yükselteceği meydan emperyalizmin savaş meydanı değil 1 Mayıs meydanıdır!NATO'dan çık NATO'yu yık!1 Mayıs'ta meydanlarda birlik olmak; Filistin'de, Lübnan'da, İran'da, Ukrayna'da, Küba'da ve tüm dünyada emperyalist ve Siyonist saldırganlığın yenilgisi için mücadele etmek demektir. Tüm dünyada anti-emperyalist bir uyanışın ayak sesleri duyuluyor. Yaşadığımız topraklarda da bu uyanışı görüyoruz. Öte yandan halkın bu uyanışına karşın Türkiye, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere emperyalist üslere ev sahipliği yapmaya devam etmekte, soykırımcı Siyonist İsrail'le kanlı ticareti sürdürmekte ve nihayet dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO'nun uluslararası zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanmaktadır. Devrimci İşçi Partisi bu zilleti reddediyor ve tüm emekçi halkımızı 1 Mayıs'ta “NATO'dan çık! NATO'yu yık!” şiarının altında buluşmaya davet ediyor. Haydi Devrimci İşçi Partisi ile 1 Mayıs'a! Yeni ve gerçekçi tek siyaset olan devrimci sınıf siyasetinin saflarına! 1 Mayıs meydanına sınıfın saflarını sıklaştırmaya çağırıyoruz. İşçi sınıfının bu büyük taarruzu yenilgiye uğratması için sendikal mücadele yetmez, işçi sınıfının kendi partisini güçlendirmesi gerekir. Devrimci İşçi Partisi siyasette işçi sınıfının öncü partisi anlayışıyla mücadele ediyor. Sermayeyle, emperyalizmle, istibdad rejimiyle ve tüm düzen partileriyle köprüleri atmaya, yeni ve gerçekçi tek siyaset olan devrimci sınıf siyasetinin saflarında buluşmaya çağırıyoruz. Sendikaların ve fabrikaların kortejlerinden sermayeye ve istibdada karşı iş aş hürriyet taleplerini yükseltelim! İşçi sınıfının iktidarına giden yolda Devrimci İşçi Partisi kortejlerinde buluşalım!
Almanya, İngiltere ve ABD'de ırk ayrımına ve üstünlüğüne dayalı ideolojik grupların toplumsal karşılığının ürkütücü boyutlara ulaşması 7 Ekim 2023'ten sonra çok daha çarpıcı bir boyut kazandı. İsrail'in soykırım suçları uluslararası mahkemelerde tespit edilirken bu ülkeler Filistin'i desteklemeyi suç sayan bir anlayışı hayata geçirdi.
2026 başında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları, küresel siyaseti ve hukuku sarstı. “Dünya Alem” programında Prof. Dr. Cangül Örnek, Batı'nın evrensellik iddiasının çöküşünü, sömürgeci mirasın dönüşünü ve Türkiye'nin egemenlik haklarını tehdit eden gelişmeleri çarpıcı analizlerle aktarıyor. Ayrıca İsrail'in apartheid rejimi ve Filistin politikaları da masaya yatırılıyor. Yeni dünya düzeni mi kuruluyor, yoksa küresel bir kaos mu derinleşiyor? Tüm bu soruların yanıtı bu analizde. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
ABD'nin İran'a saldırısı yüz yıllık hesaplar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Türkiye'de çok yaygın bir inanış var. Buna göre ABD'nin Filistin, İran ve hatta bütün Doğu Akdeniz politikasını İsrail belirlemektedir. Bu düşünce, güçlü Yahudi sermayedarlarının ABD'deki nüfuzuna dayandırılmaktadır. Onlara göre büyük Yahudi şirketleri ve onların sayesinde kurumsallaşan Yahudi lobiler paranın satın alma gücünü kullanarak ABD siyasetini şekillendirmekte ve İsrail lehine sonuçlar vermesini sağlamaktadırlar. İsrail'in ve Yahudilerin bunu yapmaktaki amacı ise Filistin'de Yahudi devleti kurmak ve Yahudi ilahiyatında geçtiği söylenen birtakım kavramlara göre bu devleti genişletmektir.
İngilizlerin kontrolündeki Mısır'da eğitilip donatılan, ardından 17 Nisan 1915 günü Gelibolu Cephesi'ne sevk edilen Yahudi gönüllüler, tarihe “Siyon Katır Bölüğü” adıyla geçmişti. Cephe önünde ve gerisinde savaşa iştirak ettiler, imparatorluk dağıldıktan sonra da Filistin topraklarına yönelerek aktif biçimde Arap kıyımına katıldılar. Siyon Katır Bölüğü'nün iki kurucusundan biri, Joseph Trumpeldor, 1 Mart 1920'de Arap köyü Tel Hay'da Filistin'in yerli sakinlerine karşı Siyonizm uğruna savaşırken öldürüldü. Diğer kurucu Vladimir Zeev Jabotinsky ise, 1940'daki ölümüne kadar, İsrail'de bugün hâlâ güçlü biçimde temsil edilen, Arap ve İslâm düşmanı Likud çizgisinin ideoloğu ve teorisyeni olarak sivrildi.
İran ile İsrail-ABD savaşı karşılıklı olarak devam ederken Tel Aviv başta olmak üzere İran'ın İsrail'e gönderdiği füze atışlarının İsrail şehirlerindeki etkisini AA Kudüs Muhabiri Enes Canlı ile konuştuk.
1925'te Kaçar Hanedanlığı devrilip yerine Pehlevi Hanedanlığı kurulduğunda İran'da yaşanan sadece bir hanedan değişimi değildi. İran'da Türk hanedanları dönemi kapanmış, Fars milliyetçiliği temelinde yükselen bir yönetim ortaya çıkmıştı. Bu değişimi siyasi koşulları içinde değerlendirmek bize sınırlı bir bakış sağlayacaktır. Dolayısıyla dönemin olaylarını İngiltere ve ABD hegemonyası ya da emperyalizmin başarısı açısından da değerlendirmek gerekir. Dönemi içeriden yaşayan aydınların ilk anda olup bitenlere sevindiği ve gelecek adına umutlandığı anlaşılıyor. Büyük bir ihtimalle hanedan değişiminde İngiltere'nin rolünü görememişlerdi. İran'da hanedan değişimine paralel olarak Filistin'de İngiltere manda yönetimi kurulmuş ve İsrail'in inşa süreci başlamıştı.
Dünya tarihinin en vahşi katliamları ve soykırımı gerçekleştiriyor. Siyonist terör örgütü İsrail, kurulduğu günden beri Filistin'de vahşet işliyor. 7 Ekim 2023'ten beri özellikle kadın ve çocukları hedef alarak katleden İsrail, bu vahşeti sapkın din esasları doğrultusunda yapıyor.
British Museum'ın Filistin adını sergi, pano, tanıtıcı afiş ve haritalardan silmesinden sonra Siyonist İsrail'le ilgili tartışmalar hız kesmedi. Türkiye'de pek çok kişi hâlâ Siyonist Yahudilerle ilgili hadiseleri gizli örgütler, teşkilatlar ve bâtınî inançlara bağlı gruplar merkezinde değerlendirme eğilimdedir. Buna karşın, Siyonizm'i kolonyal bir ideoloji olarak değerlendirenler ise gelişmeleri sistemli bir analiz çerçevesine göre tahlil ediyor. Bu sebeple British Museum gibi kolonyal kurumların Filistin adını silme kararının, belirli bir bağlam içinde değerlendirilmesine ve benzer olaylarla ilişkilendirilmesine yönelik çalışmalarla daha fazla karşılaşıyoruz. Buradan hareketle ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Siyonist İsrail'in yayılmacı saldırganlığı çerçevesinde işlediği bütün suçların, Batı toplumları tarafından desteklenmesi gerektiği yönündeki çıkışını da aynı çerçevede ele almamız gerekiyor.
Açık Dergi'nin haftalık etkinlik önerilerine dalmadan Berlinale'ye uzanıyoruz; Win Wenders ve Emin Alper'in Filistin açıklamaları gündemimizde. Ardından kentten notlar bekliyor sizleri: Kremerata Baltica, Cass McCombs konserleri, Oscar'ın Yabancıları film gösterimleri, Ankara'da “Oyunun Oyunu” ve Eskişehir'de “Ödenmeyecek Ödemiyoruz” oyunları...
Programdan çıkarılan yazar Randa Abdel-Fattah, Adelaide Yazarlar Fesitavi'nin iptalinin ardından Güney Avustralya Başbakanı'nın yorumları üzerine iftira davası açmak için işlemlere başladıklarını söyledi.
Taş İntifadası ile Aksa Tufanı arasında onlarca yıl, sayısız İsrail saldırısı, diplomatik girişim tecrübe edilmiştir. Ancak Filistin halkının özgürlük talebi ve işgale karşı direnişi devam etmektedirYazan: Dr. Mehmet RakipoğluSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
BMGK'nin 2803 sayılı kararı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik "Gazze'de barış planı" ile sağlanan ateşkesin kurumsal bir zemine oturmasını sağladı. Yazan: Gökhan Batu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Bu hafta kültür-sanat gündeminde Teoman'ın Zorlu PSM'deki Koyu Antolojisi konserinden, “Herkes için adalet” ilkesiyle başlayan 15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali'ne uzanan geniş bir yelpaze var. Festivalin açılışını Dante'nin İlahi Komedyasından uyarlanan film yaparken, programda Gazze'den hikâyeler taşıyan yapımlar da öne çıkıyor. Direnen Akademi'de Prof. Dr. İsmail Gezgin'in “Görmezden Gelinenin Arkeolojisi” dersi; Sabancı Müzesi'nde ise Hegel'den yapay zekâya Büyük Dil Modelleri tartışması haftanın düşünsel odağını belirliyor. Edebiyat dünyasında, Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali uluslararası yazar Georgi Gospodinovu konuk ediyor. Sinema ve sahne sanatlarında ise Salt Beyoğlu'nda Filistin'deki soykırıma dair 23 saatlik deneysel film gösterimi ile Türkiye Tiyatro Vakfı'nın “Tiyatro Hazinemizden” başlıklı arşiv sergisi haftanın kaçırılmaması gereken etkinlikleri arasında yer alıyor.
Gazze'deki soykırımın ateşkesle durdurulması insani bir rahatlama sağlasa da İsrail'in Batı Şeria'daki işgali tüm hızıyla ilerliyor. Dünyanın soykırımı pasif biçimde izlemesi, Siyonistlerin diğer Filistin topraklarındaki işgalini görünmez kıldı. Yazan: Dr. Jan BiçkovskySeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Gazze Mahkemesi'nin İstanbul Üniversitesi'ndeki final oturumu, İsrail ve destekçilerinin soykırım suçunu delilleri ile gösterirken, Filistin halkının korunması ve onlara destek çağrısı yapan bir küresel sonuç bildirgesi ile sonuçlandı. Yazan: Prof. Dr. Cemil Aydın Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Siyonist ve komünist ideallerle şekillenen gençlik yıllarının ardından totaliter rejimlerin karanlığına tanıklık eden Arthur Koestler'in kişisel tarihini ve eserlerini ele alıyorlar.Koestler'in "13. Kabile"den "Mağlup Olan İlah"a uzanan düşünsel dönüşümünün izinde bir edebiyat yolculuğuna çıkıyorlar.Bizi Patreon'dan desteklemek isterseniz:
Dünya Alem'in bu bölümünde İslam Özkan'ın konuğu Levent Baştürk, Gazze ateşkesi sonrası Orta Doğu dengeleri değişiyor! İsrail-Filistin çatışması, Hamas, İran ve Arap dünyasındaki gelişmeleri değerlendiriyor. ABD'de gençler arasında yükselen No King hareketi ve Trump-Biden politikalarının bölgeye etkileri detaylı şekilde analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Almanya'nın Gazze halkına destek gösterilerinin bir kısmını yasaklaması, izin verdiği bir kısmında ise Alman polisinin göstericilere orantısız şiddet uygulaması Berlin'in insan hakları konusundaki karnesinde silinmez bir leke olarak kalacaktır. Yazan: Prof. Dr. Kemal İnatSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
İsrail E1 planıyla Filistin'in etkin devlet kurmasını neredeyse imkansız hale getiriyor, Filistinlileri başkentleri Doğu Kudüs'ten dışlıyor. Böylece hukuk ile gerçeklik çatışıyor, bağlayıcı normlar ihlal edilirken uluslararası kararlar uygulanmıyor. Yazan: Mutaz M. Qafisheh ve Mazen Zaro Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Gazze'de iki yıllık yıkım ve on binlerce sivil kaybın ardından gelen ateşkes, uluslararası baskının ve küresel dayanışmanın sonucuydu. Aktivistler Şenol Karakaş ve Bekir Turunç, Sumud Dayanışma Filosu'nun İsrail üzerindeki etkisini ve dünya kamuoyunda oluşturduğu kırılmayı anlattı. İslam Özkan'ın sunduğu Dünya Alem programında konuşan Filistin dostu aktivistler, 44 gemiyle Gazze ablukasını delmek için yola çıkan Sumud Filosu'nun hem politik hem moral etkisine dikkat çekti. Uluslararası Adalet Divanı'nın (ICJ) Netanyahu'yu soykırımdan suçlu bulması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) yakalama kararı çıkarmasının, Sumud'un oluşturduğu baskının ardından geldiği vurgulandı. Bekir Turunç, İsrail ordusunun uluslararası sularda filosuna "korsanlıkla el koyduğunu" söyledi: "Bizi ters kelepçeyle güneş altında tuttular, ilaç vermediler. Gemimizi gasp ettiler ama direnişimiz devam edecek." Şenol Karakaş ise Sumud'un küresel boyutunu şöyle anlattı: "Bu sadece bir deniz konvoyu değildi. Madrid'den Londra'ya, Meksika'dan İstanbul'a uzanan küresel intifadanın parçasıydı. BDS boykotları İsrail ekonomisini sarstı." Ateşkes Trump'ın sunduğu 20 maddelik planla gelse de, aktivistler “Bu geçici, İsrail'e güven yok” diyerek uyarıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
7 Ekim öncesi Gazze kronolojisine bakıldığında şiddet, mülksüzleştirme, yerinden etme, işgal, hatta ölümden başka bir şey görülmeyecektir. 1948'den beri Filistinliler, kendi yurtlarında onurlu direniş ile ölümden birini tercih etmeye zorlanmıştır. Yazan: Prof. Dr. Zekeriya Kurşun Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Gazze'de savaş ikinci yılını doldurdu. İki yıl önce radikal İslamcı terör örgütü Hamas'ın saldırısı sonrasında, İsrail'in düzenlediği operasyonların sonucu, Gazze şeridinde taş üstünde taş kalmadı. Onbinlerce insan yaşamını yitirdi, yerinden yurdundan oldu. Berlin, Amsterdam, Londra gibi büyük Avrupa kentlerinde yüz binlerce kişi savaşın bitmesi ve Filistin'e destek için gösteri yaptı. İsrail'de de Netanyahu hükümetine yönelik protestolar yapılıyor. Ancak bugüne kadar Gazze'ye barış gelmedi. Şimdi umutlar ABD Başkanı Trump'ın hazırladığı plana bağlanmış durumda. Gazze'deki durumu bir soykırım olarak niteleyen Uluslararası Af Örgütü Türkiye şubesinden Ruhat Sena Akşener ile bölgedeki insan hakları ihlallerini, uluslararası toplumun sorumluluğunu ve barış umutlarını konuştuk. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Elmas Topcu var. Von Gökçe Göksu und Elmas Topcu.
Çavuşesku'nun Termometresi'nde, Ekin Keleş moderatörlüğünde, Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Doç. Dr. Yunus Sözen ve İlkan Dalkuç; Hakan Fidan'ın KAAN uçaklarına ilişkin açıklaması ile ardından gelen tepkileri ve Filistin meselesini konuşuyor. (Yunus Sözen, 55. dakika dahil oluyor.)Bizi Patreon'dan Destekleyin
Avustralya Filistin'i devlet olarak tanıyan 150'den fazla ülke arasına katıldı... Ancak Gazze'de çatışmaların iki senedir sürmesinin ve ölü sayısının 65 bini aşmasının ardından, bir Filistin Devleti ne anlama gelecek? Filistin'i devlet olarak tanıma, tamamen sembolik bir anlam mı taşıyor yoksa gerçek hayatta bir karşılığı olacak mı? En önemlisi de çatışmayı sona erdirebilecek mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze'de bir soykırım yaşandığını söyledi ve liderleri Filistin'in yanında durmaya çağırdı. Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı.Bu bölüm Garanti BBVA Portföy hakkında reklam içermektedir. Bugünden geleceğe yatırım yapmak için siz de birikimlerinizi Garanti BBVA Portföy'ün fon evreni ile çeşitlendirebilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Çavuşesku'nun Termometresi'nde, Ekin Keleş moderatörlüğünde, Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç; Erdoğan-Trump zirvesi, Batı devletlerinin Filistin'i tanımaya başlaması ve ABB'ye yapılan soruşturma üzerine konuşuyor.Bizi Patreon'dan Destekleyin
İngiltere, Kanada, Avustralya ve Portekiz dün Filistin'i tanımış, Fransa'nın ise bugün BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda Filistin'i tanıması beklenmektedir. Bu kararlar, Avrupalı devletlerin artık bu hususta ABD'den farklılaştığını göstermektedir. Yazan: Dr. Hasan Basri BülbülSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
BM Genel Kurulu öncesi Avustralya, Kanada ve İngiltere, Filistin Devleti'ni resmen tanıdı. Özgür Özel iki yılda üçüncü kez CHP Genel Başkanlığına seçildi.Bu bölüm Darüşşafaka Cemiyeti hakkında reklam içermektedir. Darüşşafaka'ya yapacağınız aylık düzenli bağışlarla öğrencilerin yanında olabilir, hayatlarına dokunabilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
RTÜK, yayımladıkları bazı içeriklerin “millî ve manevi değerlere aykırı” olduğu gerekçesiyle 5 dijital platforma ceza verdi. 400'den fazla sanatçı ve plak şirketi, müziklerini İsrail'de erişimden kaldıracağını açıkladı.Bu bölüm Borusan Contemporary hakkında reklam içermektedir. Borusan Contemporary, 2025–2026 kültür sanat sezonunu, çağdaş fotoğrafın öncü isimlerinden Edward Burtynsky'nin Türkiye'deki ilk büyük kişisel sergisi ile açıyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Hükümetin düşmesi halinde Macron'un üç seçeneği bulunuyor: Birincisi, yeni hükümet kurmak üzere bir aday atamak, ikincisi erken milletvekili seçimi düzenlemek, son ihtimal ise istifa etmek. Yazan Dr. Nevzet Çelik Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Bu podcast bölümünde, dünya ekonomisinin perde arkasındaki gizli bağlantıları mercek altına alıyoruz. Siyonizm ile günümüzdeki itibarî para (fiat para) sistemi arasındaki şaşırtıcı ilişkiyi derinlemesine inceliyoruz.Amerika Birleşik Devletleri Federal Rezervi ("Fed") ve küresel borca dayalı para sisteminin nasıl Siyonist bir araç olarak görüldüğünü keşfedin. Fed'in SWIFT ödeme ağını tek taraflı yönetimi ve diğer merkez bankalarının işlemlerini iptal etme yetkisi gibi konulara değiniyoruz. Rothschild bankacılık ailesinin Fed'in kuruluşu ve İsrail'in oluşumundaki kilit rolü vurgulanıyor. İngiliz hükümetinin Filistin'de bir "Yahudi ulusal yurdu"nu destekleyen Balfour Deklarasyonu'nun, Rothschild ailesinin önemli bir üyesine gönderilmesi bu ilişkinin bir kanıtı olarak sunuluyor.Ayrıca, itibarî paranın uzun süreli ve yıkıcı savaşların devamında nasıl bir rol oynadığını analiz ediyoruz. Altın standardı dönemindeki savaşların daha kısa ve insancıl olduğu karşılaştırması yapılıyor. Küresel merkez bankacılığı sisteminin Siyonist hareketin finansmanında temel bir rol oynadığını öğrenin. Filistinlilerin İsrail Şekeli'ni kullanmaya zorlanmasının ve bu paranın işgali finanse etmek için değer kaybetmesinin, Filistinlilere yönelik bir hırsızlık olarak nasıl yorumlandığını ele alıyoruz.Peki, bu sisteme karşı bir çözüm var mı? Bitcoin'in, Siyonist bankacılık sistemini ve itibarî paraları zayıflatma potansiyeli üzerine konuşuyoruz. Bitcoin, Filistinliler için ekonomik kısıtlamalardan kaçış ve merkezi banka kontrolünden bağımsız bir para sistemi umudu sunuyor.Kaynak
İsrail ve Avustralya arasındaki diplomatik anlaşmazlık, İsrail Başbakanı'nın Filistin devletini tanıma kararını tekrar eleştirmesiyle derinleşti - bu sefer Avustralyalı bir medya kuruluşunu tercih etti. Derinleşen diplomatik çatlaklar artık herkesin gözü önünde sergilenirken, bir kabine bakanı Benjamin Netanyahu'ya karşılık vererek Başbakan'ın gücünü övdü.
Ankara'da siyasetin gündeminde yeni sürece dair kurulacak komisyon var. İsrail'de iki insan hakları örgütü, hükümeti ve orduyu Filistin halkına karşı soykırım yapmakla suçladı.Bu bölüm Türkiye İş Bankası hakkında reklam içermektedir. Deniz yaşamının dörtte birine ev sahipliği yapan mercan türlerinin habitat ve popülasyonlarının korunması için Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ve Türkiye İş Bankası biraraya gelerek “Denizlerin Ormanları: Mercanlar” adlı yeni bir projeyi hayata geçirdi. Proje hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices