POPULARITY
ABD-İran müzakerelerindeki son durumu ve bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin muhtemel çıktılarını, Doç. Dr. Necmettin Acar ile konuştuk.
Fetih ve diğer Filistin fraksiyonları, 1960'ların ikinci yarısından itibaren Ürdün'de yoğunlaşmış, oradan İsrail'e “fedâî” eylemleri düzenliyordu. Hamas'ın 7 Ekim 2023'te başlattığı “Aksâ Tufanı Operasyonu” gibi düşünün.
Gazze'de aynı aileden 112 şehidin cenazesi, aynı günde toprağa verildi.
Geçtiğimiz cuma günü -24 Temmuz 2026- Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, sıra dışı bir cenaze töreni vardı: Uzun yıllardır Beyrut'un kenar mahallelerinde yaşamını sürdüren ve bir gün önce 78 yaşında vefat eden Kozo Okamoto adlı bir Japon'un Filistin bayrağına sarılı naaşı Filistinli gençlerin omuzlarında taşındı ve Filistinli şehitlerin kabirlerine ev sahipliği yapan Makbaratu'ş-Şuhedâ'da (Şehitler Kabristanı) toprağa verildi. Kozo Okamoto'nun öyküsü, olağanüstü ayrıntılarla ve sürprizlerle dolu bir Ortadoğu hikâyesiydi:
Yaşar ve Vahit dünya gündemini yorumluyor.00:00 Giriş04:52 ABD Japonya Ticaret Antlaşması22:56 Japonya'da Seçim35:40 Japonya'da Yükselen Yeni Sağ Parti45:01 Neler Oluyor İlk Bölümler51:41 Çin'in Devasa Baraj Projesi1:17:36 Çin'in Enerji Politikası1:20:12 Fransa'nın Filistin'i Tanıması1:23:06 Fransa'ya Gelen Tepkiler1:25:54 Macron Neden Bu Kararı Aldı?1:29:52 İngiltere Siyonizm Destekçiliğini Azaltır Mı?1:31:23 Gazze'de Açlık 5. Seviyeye Ulaştı ve Ölen Çocuklar1:33:41 Yüzsüzlük, Soykırım ve İnsanlığın Sessizliği1:34:29 Türkiye'nin ve Diğer Ülkelerin İki Yüzlülüğü1:40:27 Filistin'in Kurtuluşu Mümkün Mü?1:43:13 Soykırımın Tarihte Bulunacağı Konum1:44:45 Tayland-Kamboçya Savaşı1:47:47 Neden Savaşıyorlar?1:51:53 Tayland Başbakanının Kulisleri1:54:17 ABD ve Çin'in Rolü1:57:37 Savaşın Tarihçesi2:00:05 Nasıl Barış Sağlanır?2:02:39 Yapay Zeka İnterneti Öldürüyor2:04:39 İnternet Trafiğinde Düşüş2:09:07 Yapay Zeka ve Mahkemeler2:09:59 Çin'le AI Rekabeti2:11:41 Yapay Zekaya Karşıt Olmak2:17:15 Neler Oluyor Analizleri2:33:33 Teşekkürler
Vahit ve Yaşar dünya gündemini yorumluyor.0:00 Giriş0:48 Yaşarın Güzeller Güzeli Sesi Show'u1:50 Haftanın Özeti5:27 İsrail & Filistin Meselesi49:50 Ahmed eş-Şaraa & TR, ABD Görüşmesi1:00:42 Bağışlar1:01:31 H-1B Vizesi1:16:47 Vahit Bey'e Hayırlı Olsun1:20:00 Arjantin1:49:01 Fransa & Zenginlere Varlık Vergisi2:12:27 Kapanış
Liderler Serisi'nin bu bölümünde Ömer Gemalmaz, Filistin davasının en tartışmalı ve etkili figürlerinden biri olan Yaser Arafat'ın hayatını ve mirasını anlatıyor.Yaser Arafat kimdi? Nasıl bir mücadele yürüttü? FKÖ'nün kuruluşundan silahlı direnişe, Oslo Anlaşmaları'ndan Camp David sürecine, Hamas'ın yükselişinden Arafat'ın düşen halk desteğine kadar birçok kritik dönüm noktasını bu videoda bulacaksınız.Peki İsrail'le neden kalıcı bir barış sağlanamadı? Arafat neden hem Batı'da hem Arap dünyasında eleştirildi? Ve gerçekten zehirlendi mi?
Selçuklular, Hristiyan Avrupa'nın büyük ve sonu gelmez Haçlı taarruzları karşısında, bir müddet, şaşkınlığa uğradılar. Nitekim I. Kılıçarslan, Haçlı ordularının kâhir üstünlüğü sebebi ile 22 yıllık Selçuk payitahtı olan İznik şehrini terketmişti. Kılıçarslan ve Dânişmend Gazi Haçlıları Anadolu içlerinde yıpratmaya ve imhaya girişmişlerdi. Gerçekten Kılıçarslan ve Dânişmend Gazi Gümüştekin, Haçlılara büyük zayiat verdirmiş; muharebelerde tamamiyle imha ederek Anadolu'yu onlara mezar yapmışlardı. Kılıçarslan'ın ölümünden sonra onun oğlu Mes'ud ve torunu II. Kılıçarslan zamanında hem Bizanslılar hem de ikinci Haçlı ordusu tamamiyle imha edilmiş; üçüncüsü de hafif atlatılmıştır. Öyle ki Haçlılar bir daha Anadolu'yu aşmak ve buradan geçmek cesaretini gösterememişlerdir. Türklerin kahramanlıklarını takdir eden Haçlılar, mağlûbiyet ve esaret zamanlarında da onların şefkat ve merhametlerine şahit olmuşlar; hattâ bu yüksek insanî vasıflarının da hayranı olarak Müslüman olanlarına da rastlanmıştı ki İkinci Haçlı seferi esnasında 3000 kadar Avrupalı'nın İslâm dinine girmesi sadece Türklerin bu insanlığı ve himâyeleri sâyesinde mümkün olmuştur. Türkler Bizans'ın ve Avrupa'nın istilâlarına uğrayan İslâm dünyasını destânî kahramanlıkları ile tekrar kurtarmışlar; yeni fethedilen Anadolu'yu İslâm diyarı ve Türk vatanı haline getirmişler; Haçlıları da nihayet Suriye ve Filistin'den söküp atmışlardı. Bu hizmetler de İslâm dünyasında yine takdir ve tebcil edilmiştir. II. Kılıçarslan'ın Bizans'a karşı kazandığı 1176 seferi (Miryokefalon) İslâm dünyasında Malazgirt'e benzer bir bayram havası oluşturmuştu. (Prof. Dr. Osman Turan, Türk Cihân Hâkimiyeti Mefkûresi, s.222-224)
Ateş Ölçer'in yeni bölümünde Ömer ve Yaşar, zor bir konuyu masaya yatırıyor. Hamas neden saldırdı? Hedefine ulaştı mı? İsrail, savaşın kaybedeni mi? Gelecekte bizi ne bekliyor? İsrail - Filistin krizi nasıl bir noktaya evrilir? Bu sorular ve daha fazlası etrafında Ömer ve Yaşar tartışıyor.
Dün Mescid-i Aksa'da yaşananlar, sıradan bir provokasyon ya da alışıldık bir yerleşimci baskını değildi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in öncülüğünde 4 bin 248 yerleşimci, yoğun polis koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi. Aralarında bakanlar, milletvekilleri, hahamlar ve “Tapınak” örgütlerinin yöneticileri vardı. Talmud ayinleri yaptılar, secde ettiler, ilahiler söylediler. Ben Gvir ise Mescid-i Aksa'nın avlusunda yaptığı açıklamada, “Yahudiler artık Tapınak Dağı'nda eskisinden çok daha rahat ibadet ediyor” diyerek aslında İsrail'in uzun zamandır adım adım uyguladığı stratejiyi bir güç ve suç gösterisi eşliğinde açıkça ilan etti.
00:04 İbrahim Reisi'nin ölümü dünya gündemini etkiledi.01:36 Filozof Arda Turan, gömülen güzel kızı anlatıyor04:32 İbrahim Reisi'nin ölümü ve arkasındaki sorular.05:48 Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı Netanyahu ve İsmail Hani'nin tutuklama kararı talepleri.08:45 İbrahim Reisi'nin helikopter kazası ve ölümü10:22 İbrahim Reisi'yi taşıyan helikopterin tehlikeli durumu13:58 İran'da devletin zayıflığı ve beceriksizlik tartışılıyor.15:22 İran'da İbrahim Reisi'nin ölümüyle ilişkili ciddi sorular ortaya çıktı18:26 İbrahim Reisi İran'daki muhafazakar radikalleri temsil ediyordu.19:46 İbrahim Reisi, İran'da sertlik yanlısı bir liderdir.22:51 İran'da iç ve dış tansiyonlar artmakta24:19 İran'da içsel zayıflık ve dış politika agresifliği27:08 Beceriksiz ve otoriter rejimin güçlü görünmesi28:52 İbrahim Reis'in İran'da devrimin sonrasında önemi ve beklenen ölümü31:42 Dostluk ve aşk arasındaki farklar33:06 Doğru iletişimde sevgiyi anlamak önemlidir36:22 Netenyahu'dan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Hamas liderlerinin tutuklanması çağrısı37:44 Filistin ve İsrail arasındaki uluslararası çatışma hukuki açıdan incelendi.40:40 Netanyahu'nun uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik sert çıkışı42:17 İsrail Cumhurbaşkanı tarafından seçilmiş lider ile terörist organizasyonun kıyaslanması eleştirildi.45:26 Amerika'nın uluslararası ceza mahkemesine karşı tutumu46:54 Bosna gerginlikleri ve soykırımın tanınmasıyla bağlantılı potansiyel ayrılma49:58 Filistin'in meşru haritası ve 67 sınırları51:26 Avrupa Parlamentosu seçimleri ve Madrid toplantısı öncesi hazırlık54:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlik konumu ve seçim başarısı55:42 Elitler Ligi toplantılarında Türkiye'nin siyasi çıkarları tartışılıyor.58:38 Türk solculuğunun kültürel semboller üzerinden tartışmayı kurması.1:00:01 Sağ liderlerin dönüşümlerle sınıf farklılıklarını artırmaları1:02:54 Artan sokak hayvanları nedeniyle yaşanan güvenlik meselesi1:04:31 Siyaset ve politika ilişkileri tavizler üzerine kuruludur1:07:11 Sokak köpeklerine ötenazi ve siyasi bölünme üzerine tartışma1:08:39 21. yüzyıl değerlerinde modernizm ve postmodernizm bir arada var1:11:18 İsrail'de başıboş köpeklerle ilgilenme konusunda farklı pozisyonlar1:12:48 Sokak köpeklerinin nasıl kontrol edileceğiyle ilgili tartışmalar1:15:28 İnsanların güvenlik konusunda yaşadığı sorunlar1:16:42 Devletin güvenlik sorunlarını ciddiye almaması1:19:27 Sağcı iktidarın güvenlik politikaları ve çözüm önerileri1:20:37 Türkiye'deki siyasi bölünme sorun olmaya devam ediyor1:23:36 Uygulanmasına karşı çıkan solun devlet kapasitesi sorunu olarak ele alması1:24:43 Türkiye'de siyasi konumlandırma ve solcuların eleştirisi1:27:43 Sokak hayvanlarına hak verilmeli ve finanse edilmelidir1:29:03 İnsan haklarından feragat edebilme konusu1:31:42 Mülteci tartışmasını etkileyen sınırlı kaynaklar1:33:15 İbrahim Reisi'nin ölümü ve uluslararası ceza mahkemesinden Netanyahu kararı1:36:23 Açık kaynak yazılımla yapay zeka çalışmaları demokratikleştirme hedefi1:37:59 Teknoloji geliştirme önceliği ve kurallara esneklik1:40:55 Güvenlik regülasyonları ve teknoloji gelişimi ilişkisi1:42:27 Güncel olayların tartışılması ve yeni bir rekorun kırılması.1:46:39 Uzun bir yayın sonrası video çekimi planlanıyor
Başta Columbia olmak üzere ABD üniversitelerinin birçoğu Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı protestolarla çalkalanıyor. İsrail'in Gazze Şeridi üzerindeki savaş politikaları derinleştikçe, ABD'deki öğrenciler kendi üniversitelerinin tutumunu ve ABD'nin politikalarını eleştirmek ve değiştirmek için harekete geçiyorlar. Öte yandan protestoları polis şiddeti, gözaltı ve Anti-Semitizm ithamları ile karşılaşıyor.Peki ABD üniversitelerinde neler oluyor? Üniversitelerin ve siyasilerin tepkisi nedir? İsrail'i eleştirmek gerçekten de anti-semitizm mi? İsrail-Filistin meselesi neden bu kadar büyük bir siyasi yarılmayı temsil ediyor? Mehmet Yaşar Altundağ anlatıyor.
Dünyada bu hafta yaşanan en önemli olayları konuşmaya devam ediyoruz.
Dünya Kupası birçok açıdan siyasetin gölgesine girerken, finalde Filistin'e desteğini sürekli yineleyen İspanya'nın zaferi, Arjantin'le yakın ilişkisi olan İsrail'in mağlubiyeti olarak da görüldü. Dünya savaşla ve futbolla meşgulken İsrail'in yeni toprak gaspı teşebbüsleri de hızlandı. Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı ile konuştuk.
İşgal devletine karşı mücadele yöntemini her daim güncellemeye çalışan ve Filistin'in siyasal varlığını kendi çıkarlarının önüne koyan Hamas için hükümetin istifa kararı, şüphesiz kendi tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Yazan: Doç. Dr. Muhammed Hüseyin MercanSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
NATO zirvesi 2. günüyle devam ediyor, ancak akıllarda büyük soru işaretleri var. İttifakın yeni yol haritası neleri değiştirecek? ABD ve Avrupa arasındaki anlaşmazlıklar küresel dengeleri nasıl etkiler? Bu yeni denklemde Türkiye'nin rolü ne olacak? Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, zirvede ortaya çıkan "NATO 3.0" tablosunu ve Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğini anlattı.
Kencan Dengan Tuhan - Minggu, 5 Juli 2026Bacaan: Berkatalah Daud kepada Saul: "Janganlah seseorang menjadi tawar hati karena dia, hambamu ini akan pergi melawan orang Filistin itu." (1 Samuel 17:32)Renungan: Ketika kita mendengar kata "jenius", siapa sosok yang terlintas di benak kita? Albert Einstein mungkin salah satunya. Einstein memang diakui dunia akan kejeniusannya. Tapi, ada hal-hal tertentu di mana kita mungkin "lebih cerdas" dari Einstein. Jika tiap hari kita bisa pulang ke rumah tanpa tersesat, kita lebih pintar dari Einstein. Ya, walau punya otak jenius, Einstein dikenal pelupa untuk hal sehari-hari seperti mengingat tanggal, bahkan nomor teleponnya sendiri. la juga sering kesulitan menemukan rumahnya. Itu sebabnya, konon pintu rumahnya lalu dicat merah menyala, kontras dibanding rumah-rumah di sekitarnya. Dengan begitu, Einstein akan ingat yang manakah rumahnya. Orang jenius pun tidak selalu jenius di segala bidang. Demikian juga, meski kita tidak pernah meraih Nobel atau menemukan rumus dan teori tertentu, tapi kita pun kadang bisa juga menjadi jenius. Nah, kapan itu terjadi? Kita jenius saat berhasil menemukan solusi yang sebelumnya tidak disadari atau tidak terlihat dari sebuah masalah. Kita jenius ketika bisa mengatasi kebuntuan yang dialami orang-orang. Pernahkah kita menemukan jalan pintas atau cara mudah melakukan sesuatu yang belum dilakukan orang lain atau orang di sekitar kita? Apakah kita pernah menemukan cara untuk "menghidupkan lagi" sesuatu yang lama tidak dilakukan? Pernahkah kita menyelesaikan masalah yang selama ini memusingkan keluarga kita? Apakah kita pernah berhasil melakukan pendekatan pribadi kepada seseorang yang sebelumnya tak bisa didekati orang lain? Mungkin banyak di antara kita pernah melakukan hal-hal di atas. Memang, kejeniusan seperti itu sering kali tak dihargai masyarakat. Atau kadang kita enggan melakukan hal-hal itu demi menjaga ketenangan agar tidak dianggap cari muka, aneh, sok tahu, bahkan mengganggu. Di Alkitab pun, para pahlawan selalu adalah mereka yang berani bersuara dan berani bertindak meski sebagian orang bisa jadi menganggap mereka mengganggu. Jika Daud diam melihat Goliat, jika ia tak tergerak mendengar hujatan Goliat, atau ia menyerah saat diremehkan kakaknya dan Saul, tentu tak ada kisah heroik ini. Ya, jadilah Daud Daud di manapun kita berada, yang berani bersuara dan memberi solusi. Tuhan Yesus memberkati. Doa:Tuhan Yesus, terima kasih atas akal budi yang Kau berikan padaku. Bantulah aku agar akal budi yang Kau berikan dapat kugunakan untuk memberkati sesamaku. Amin. (Dod).
Ortodoks Hristiyan İlyas-Nevâl Terzî çifti, Siyonist terör örgütleri tarafından bölgeden sürgün edildikleri 1948 yılına kadar, Akdeniz kıyısındaki şirin ve bereketli Filistin şehri Yafa'da yaşıyordu. Sonra, kendileri gibi on binlerce mülteciyle beraber Gazze'deki bir kampa yerleştirildiler. Kamplar zamanla kasabalara dönüştü, Terzîler de yine Akdeniz kıyısındaki bu derme-çatma gecekondu kasabalarda yaşamaya alıştılar. Diğer bütün Filistinli mülteciler gibi.
İngiltere'nin İsrail'e desteği hız kesmeden devam ediyor. Almanlar gibi onlar da bu desteği bir devlet politikası olarak sürdürüyor. İşçi Partisi'nin yönetimde bulunduğu dönemde bu destek artarak devam etti. Hatta 7 Ekim 2023'ten sonra Filistin taraftarlarının eylemlerini yasaklama yoluna gitmekten de kaçınmadılar.
Emy Kaplan'ın, başlığını, “Bizim Amerikalı İsrail'imiz” şeklinde tercüme edebileceğimiz kitabında geçen bir cümleyi son yazıda Yeni Şafak okurlarıyla paylaşmıştık. Kaplan'ın cümlesi şu şekildeydi: “Yerleşimci kolonyalizmin paralel tarihleri, Amerika'nın İsrail ile özdeşleşmesinin temelini oluşturmuştur.” 7 Ekim 2023'ten sonra İsrail'in Filistin'de işlediği soykırım ve etnik temizlik suçları da dâhil olmak üzere bütün savaş suçlarını sıralarken bunlardan sadece Siyonist Yahudilerin sorumlu olmadığını sürekli olarak tekrar etmeye çalıştık.
Anadolu Ajansı'nın yüzlerce akademisyeni bir araya getirerek yayınladığı Filistin Sözlüğü'nü, eserin editörleri Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ve Prof. Dr. Metin Uçar ile konuştuk.
Dünyanın gözü önünde 3 yıla yakındır insanlık tarihinin en büyük vahşeti, en korkunç soykırımı işleniyor. Filistin topraklarını yıllarca işgal altında tutan Siyonist terör örgütü İsrail, bu vahşeti işlerken, en büyük destekçisi Batı oldu.
NATO kisvesiyle Türkiye'ye gelen, insanlık düşmanı Epstein koalisyonudur! İşçiler emekçiler uyanın! Genel grevle hayatı durdurun ve bu zillete son verin!İçinden geçtiğimiz emperyalist kapitalizmin çürüme çağında, son dönemde yaşanan krizlerle ve savaşlarla birlikte medeni Batının maskesi çoktan düştü. Ardından ırkçı, sömürücü, katliamcı, soykırımcı emperyalizmin ve Siyonizmin gerçek yüzü çıktı. Tüm dünya bu gerçek yüzü tecavüzcü, sübyancı, yamyam ve katil Epstein'in suretinde gördü. İnsanlık, Filistin'den Lübnan'a, Yemen'den İran'a tüm Batı Asya'yı kana bulayan, doğrudan hedef alarak çocukları katleden, insani altyapıyı tahrip ederek kuşatma ve ambargolarla halkları aç bırakan, insan kaçırmayı devlet politikası haline getiren Trump ve Netanyahu'nun cenahına Epstein koalisyonu adını taktı. Dünya halkları Trump ve Netanyahu'nun terörist saldırganlığını, Epstein adasında yaşanan tecavüzcü, sübyancı, yamyam barbarlıkla aynı kefeye koydu. Batı'nın medeniyet adı altındaki canavarlığı ifşa oldu. İnsanların zihninde şekillenen Epstein koalisyonunun somut hayatta kurumsal bir yapısı, hatta resmi bir adı da var: NATO!Kurulduğu 1949'dan beri halkların kanını döken NATO! Türkiye'nin, 1952'de kabul edilmek için, ABD'nin dünyanın öbür ucunda devrim yapan Koreli işçi ve köylülere karşı başlattığı savaşa gençlerini kurban ettiği NATO! Sadece Yugoslavya ve Afganistan'da olduğu gibi resmen taraf olduğu savaşlarda değil, Asya'da, Afrika'da, Latin Amerika'da Amerikan emperyalizminin halklara karşı işlediği tüm suçların arkasındaki güç olan NATO! İsrail'in Gazze'deki soykırımının aktif parçası olan NATO!Tüm üye ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de kurduğu kontrgerilla örgütlenmesiyle devrimcileri ve anti-emperyalistleri işkenceden geçiren, kurşunlayan ve darağacına gönderen NATO! Kontrgerillaya devşirdiği faşist çetelerle Kemal Türkler başta olmak üzere mücadeleci sendikacıları ve işçi liderlerini katleden NATO! Darbelerle ülkenin emekçi halkına kan kusturan NATO! Özellikle 12 Eylül 1980'de “bizim çocuklar” dedikleri paşaların darbesiyle patronların “bugüne kadar işçiler güldü, bundan sonra biz güleceğiz” demesini mümkün kılacak kadar işçi düşmanı olan NATO! Emperyalistlerin çıkarı için memleketin işçilerini ezen ve ucuz emek olarak tekellere sunarak 12 Eylül'ün izinden yürüyen tüm iktidarların ve tabii ki bugünün istibdadının da tabi olduğu NATO!İşçi sınıfının yükselişini 1 Mayıs 1977'de Taksim'i kana bulayarak ezmeye çalışan, beslediği faşistlerle Alevilere yönelik Maraş, Çorum, Tokat katliamlarını düzenleyerek, ülkeyi mezhep çatışmasına sokmaya yeltenen ve tüm bunlarla 12 Eylül'ün yolunu döşeyen NATO! 12 Eylül'den sonra Kürt halkını faili meçhul cinayetlerle sindirmeye çalışan, Sivas'tan Gazi'ye katliamlarına devam eden, yakın dönemde Suruç'tan 10 Ekim Ankara katliamına kadar DAİŞ'in tekfirci mezhepçi çetelerini kanlı planları için istihdam eden NATO! 90'larda Susurluk kazasıyla, yakın zamanda eski bir kontrgerilla elemanı Sedat Peker'in itiraflarıyla, bir katliam, hırsızlık ve uyuşturucu kaçakçılığı şebekesi olarak ifşa olan NATO! Dönemin kötü ünlü kontrgerilla şefi Mehmet Ağar'ın “bir tuğlayı çekersek yıkılır” dediği duvarın temeli olan NATO! Sömürülen sınıfların ve ezilenlerin katili, işçi sınıfının kanlısı NATO!Bu suç örgütü Epstein'in adası gibi Karayiplerin ücra bir yerinde değil! Tam içimizde… Sömürü çarklarıyla işçinin emekçinin hayatının tam ortasında! NATO üyesi ülkelerin kapitalistlerinin fabrikalarında; Bursa'da, Gebze'de, Manisa'da, Trakya'da! Askeri üs ve karargâhlarda; İncirlik'te, Kürecik'te, İzmir'de, İstanbul'da, Ankara'da! NATO ülkemizdeki üsleriyle sadece İsrail'e kalkan olup komşu halklara kan kusturmuyor… 15 Temmuz'da halkı katleden NATO beslemesi darbecileri, meclisi bombalayan uçaklara yakıt veren NATO tankerlerini nasıl unuturuz?
Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) seçimli büyük kongresi Haziran sonunda yapılacak. İlk bakışta bu yalnızca bir meslek örgütünün olağan seçimi gibi görülebilir. Oysa TTB, Türkiye'de hekimlerin güçlü örgütlü sesidir. Bunun yanı sıra halkın sağlık hakkı mücadelesinin ve istibdad rejimine karşı hürriyet mücadelesinin en önemli mevzilerinden biridir. Bu nedenle TTB seçimleri sağlığı piyasanın insafına terk etmek istemeyen, emekçi halkın sağlık hakkını savunan herkesi ilgilendiren bir mücadele başlığıdır.TTB'yi herhangi bir meslek kuruluşundan ayıran şey, mücadelesini hekimlik pratiğine hapsetmemesidir. TTB, hekim emeğini halkın sağlık hakkından, halkın sağlık hakkını da emekçi sınıfların mücadelesinden ayırmayan bir yaklaşıma sahiptir. Dünyadaki birçok tabip birliğinden farklı olarak halk sağlığını koruma ve geliştirme görevini mesleki sınırların ötesinde ele alması da buradan gelir. Çünkü çalışma koşulları, ücret düzeyi, barınma ve beslenme olanakları, savaş, yoksulluk, işsizlik ve ana dilinde sağlık hizmetine erişim gibi başlıkların tümü sağlığı doğrudan etkiler.TTB, 1970'li yıllarda yükselen işçi sınıfı mücadelesinin yanında yer almış, 12 Eylül darbesinin karanlığına karşı net tutum alan örgütlerden biri olmuş, 1990'larda kamu emekçilerinin sendikalaşma mücadelesinde saf tutmuş, 2000'li yıllarda Sağlıkta Dönüşüm Programı'na karşı mücadeleyi sürdürmüştür. COVID-19 pandemisi döneminde de iktidarın sakladığı bilgilerin karşısında halkın doğru bilgiye ulaşmasında kritik rol oynamıştır. Salgının sınıfsal karakterini görünür kılmış, sağlık emekçilerinin ve emekçi halkın yaşam hakkını savunmuştur.TTB'nin bu mücadele pratiğine, Siyonist İsrail devletinin Filistin halkına yönelik soykırımcı saldırıları karşısındaki tutumunu da eklemek gerekir. TTB, Dünya Tabipler Birliği'nin İsrail'in suçlarını görünmez kılan suskunluğuna karşı uluslararası basınç yaratmış, Ekim 2025'te İsrail hükümetini uluslararası hukuka uymaya çağıran kararın kabul edilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu karar, İsrail'in açıkça adının anılması ve Filistin'de sağlık kurumlarına, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların mahkûm edilmesi bakımından önemli bir eşik olmuştur.Bugün sağlık sistemi hastayı müşteri, hastaneyi şirket, hekimi ise maliyet kalemi olarak görmekte. Beş dakikaya sıkıştırılmış muayene, randevu kuyrukları, acil servis yığılmaları, şehir hastaneleri soygunu ve özel hastanelerin kâr üzerine kurulu düzeni bu piyasacı sağlık sisteminin ürünleri. Bu nedenle sağlık sistemini piyasaya açanlara karşı mücadele etmek zorundayız. Bu mücadele verilmeden ne hekim hakkı savunulabilir ne de emekçi halkın sağlığı korunabilir.İşte bu nedenle TTB her dönem iktidarların hedefi olmuştur. TTB Merkez Konseyi üyeleri hakkında soruşturmalar açılmış, gözaltılar, tutuklamalar gündeme gelmiş, TTB kapatılmakla tehdit edilmiştir. Çünkü iktidarlar biliyor ki TTB, hekimlerin örgütlü iradesiyle halkın sağlık hakkının birleştiği güçlü bir mücadele mevzisidir. İktidarlar bu mevziyi zayıflatmak istemektedir çünkü TTB, sağlık alanında sermayenin ve istibdad rejiminin karşısında duran en direngen örgütlerden biridir.Haziran sonunda yapılacak TTB seçimi, bu bakımdan yalnızca bir meslek örgütü seçimi olmayacak. Gün, TTB'yi sermayenin, piyasacı sağlık politikalarının ve istibdad rejiminin çizgisine çekmeye çalışanlara karşı açık tutum alma günüdür. TTB'ye sahip çıkmak hekimlik değerlerini, hekim emeğini, emekçi halkın sağlık hakkını ve istibdad rejimine karşı hürriyet mücadelesinin önemli bir mevzisini savunmaktır. Yapılması gereken, TTB'nin tarihsel mücadele çizgisini güçlendirmek, hekimlerin örgütlü gücünü sağlık emekçilerinin ve emekçi halkın sağlık hakkı mücadelesiyle aynı safta buluşturmaktır.
ABD ile İran cuma günü bir “anlaşma”ya imza atacak.Bu mutabakat metni nihai barışı getirecek mi?İsrail'in sabotajları ve Trump'a tepkisi ne anlama geliyor?Barış gerçekten sağlanırsa savaş bölgede neler değişmiş olacak?Doç. Dr. Helin Sarı Ertem ile konuştuk.
Pdt. Rubin Ong (TB) 2 Samuel 5:19-20bertanyalah Daud kepada TUHAN: "Apakah aku harus maju melawan orang Filistin itu? Akan Kauserahkankah mereka ke dalam tanganku?" TUHAN menjawab Daud: "Majulah, sebab Aku pasti akan menyerahkan orang Filistin itu ke dalam tanganmu."Lalu datanglah Daud di Baal-Perasim dan memukul mereka kalah di sana. Berkatalah ia: "TUHAN telah menerobos musuhku di depanku seperti air menerobos." Sebab itu orang menamakan tempat itu Baal-Perasim.
İsrail, barışı sabote etmek için Lübnan'ı mı kullanıyor? ABD ve İsrail'in tüm güçleriyle saldırmasına rağmen pes etmeyen İran, küresel dengeler açısından neleri açığa çıkardı? Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necmettin Acar ile konuştuk.
Kencan Dengan Tuhan - Senin, 8 Juni 2026Bacaan: "Diberkatilah orang yang mengandalkan TUHAN, yang menaruh harapannya pada TUHAN!" (Yeremia 17:7)Renungan: Seorang penebang pohon dari desa terpencil membeli gergaji mesin karena orang-orang berkata gergaji itu akan membuat pekerjaannya lebih cepat dan rapi. Tapi, beberapa hari kemudian ia kembali ke toko yang menjual gergaji itu dengan marah. "Gergaji apa ini! Pekerjaan saya malah tidak selesai-selesai dan hasilnya buruk!" Pemilik toko mengamati gergaji itu. Apakah rusak? Pikirnya. la menarik tuasnya dan gergaji itu menyala lancar. Penebang pohon itu tersentak. "Suara apa itu?" Rupanya, selama ini ia memakai gergaji mesin itu seperti gergaji manual, tanpa dinyalakan mesinnya! Banyak di antara kita sama saja seperti penebang pohon di cerita tadi. Ini terjadi saat kita mencoba mengubah hidup kita dengan mengandalkan kekuatan sendiri. Ini terjadi ketika kita menghadapi masalah dan berusaha mengatasinya dengan cara kita sendiri. Pada akhirnya kita hanya akan kelelahan dan hasilnya pun jauh dari apa yang kita harapkan. Padahal, ada cara yang jauh lebih baik yaitu dengan mengandalkan kekuatan Tuhan. Jika gergaji mesin dapat memotong kayu dengan jauh lebih cepat dan rapi karena memakai teknologi mesin, maka mengandalkan kekuatan Tuhan juga akan membuat hidup kita berubah dengan lebih sempurna. Ketika Daud terjepit dan tak ada yang bisa menolongnya lagi, ia menguatkan kepercayaannya kepada Allah (1 Sam. 30:6). Ketika Simson sudah kehilangan kekuatan dan penglihatannya, bahkan menjadi bahan olok-olokan orang Filistin, ia berdoa minta kekuatan dari Tuhan dan di momen itulah ia berhasil menewaskan lebih banyak orang Filistin dibanding saat ia masih kuat (Hak. 16:28-30). Paulus pun memiliki apa yang ia sebut sebagai "duri dalam daging". Namun, ia justru bisa bermegah dalam kelemahannya itu, karena ia tahu kuasa Kristus turun atasnya (2 Kor. 12:7-10). Contoh-contoh itu menunjukkan betapa bodohnya jika berpikir kita bisa mengandalkan kekuatan sendiri. Kita hanya akan kelelahan, depresi, putus asa, dan tak puas. Andalkan dan berharaplah pada Tuhan, sebab dari Dialah berkat itu datang. Turuti petunjuk-Nya karena Dia saja yang tahu masa depan kita dan berkuasa atas hidup kita! Tuhan Yesus memberkati. Doa:Tuhan Yesus, ajarilah aku untuk senantiasa mengandalkan Engkau dalam setiap permasalahan hidupku, sehingga aku tetap kuat dan punya pengharapan. Amin. (Dod).
Katolik dünyanın ruhani lideri Papa 14. Leo, "Magnifica Humanitas (Muhteşem İnsanlık)” genelgesiyle yapay zekaya dair uyarılar yayımlarken insanlık tarihinin Sanayi Devrimi kadar keskin bir dönüşüm geçirmekte olduğuna işaret etti. AA Roma Muhabiri Barış Seçkin ile konuştuk.
İsrail ateşkese rağmen Lübnan'daki işgal alanını genişletiyor. İsrail, Litani Nehri'nin kuzeyine geçerek stratejik Şakif Kalesi'ni ele geçirdi. AA Muhabiri Halil İbrahim Ciğer'in konuyla ilgili sorularını AA Orta Doğu Muhabiri Çağrı Koşak yanıtladı.
Gazetemiz Yeni Şafak'ın da yazarlarından olan Prof. Dr. Yasin Aktay hocamızın yakın zamanda yayınlanan “İsmail'in Gülüşü” adlı kitabını okuyorum. Kitapta “kurban ibadeti” felsefe, sosyoloji, teoloji, ontoloji ve tarih başta olmak üzere bütün boyutlarıyla ele alınmış. Kitap, Kur'an-ı Kerim ve Tevrat'ta kimi farklarına rağmen benzer şekilde anlatılan kurban kıssası üzerinden Hz. İsmail ve Hz. İshak merkezli bir ayrışmanın güncel yansımalarını ele alması boyutuyla ayrıca heyecanlandırıcı ve ufuk açıcı. Gazze'de ve Filistin'de yaşananları kurban meselesinden, Hz. İsmail ve Hz. İshak'a Müslüman ve Yahudilerin bakışından ayrı ele almak mümkün değil.
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na 2 milyon CHP üyesinin oy kullanabileceği bir başkanlık seçimine gitme çağrısı yaptı. ABD-İsrail, İran, Lübnan ve Filistin'de arife gününde ateşkes anlaşmalarını ihlal ederek saldırılar düzenledi.Bu bölüm Opet hakkında reklam içermektedir. Opet'in Doldur Kazan programı, akaryakıt alışverişlerini ödül puana dönüştüren yeni bir deneyim sunuyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Aralarında doktorların, hukukçuların, akademisyenlerin, gazetecilerin ve insan hakları savunucularının da bulunduğu, çoğunluğu Avrupalı vicdan elçileri; Siyonizm'in yıllardır Filistin halkına uyguladığı sistematik şiddetle doğrudan yüzleşti.
Türkiye'de işçi sınıfının örgütlenme mücadelesi, sendikalardaki çürüme, tekstil sektöründeki kriz ve işçi hakları Dünya Alem programında masaya yatırılıyor. İslam Özkan'ın konukları bağımsız sendikacılığın öne çıkan isimlerinden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ve Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu; gözaltılar, tutuklamalar, grev yasakları, kıdem tazminatı gaspları ve tekstil işçilerinin yaşadığı hak kayıplarını tüm detaylarıyla anlatıyor. Programda Öz İplik-İş, Doruk Madencilik direnişi, tekstil sektöründeki işten çıkarmalar, arabuluculuk sistemi, sendikal bürokrasi ve Türkiye'de işçi hareketinin geleceği değerlendiriliyor. Ayrıca Gazze, Filistin, Sumud Filosu ve neoliberal politikaların işçi sınıfına etkileri üzerine dikkat çeken açıklamalar yapılıyor. İşçi direnişleri neden büyüyor? Sendikalar neden eleştiriliyor? Tekstil sektöründeki kriz işçileri nasıl etkiliyor? Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu'dan çok konuşulacak açıklamalar bu yayında. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Toplum ve Siyaset programının bu bölümünde Gülener Kırnalı'nın konukları, “Zulmün Adını Koymak: Soykırım ve Ötesi” kitabını hazırlayan akademisyenler Devrim Sezer ve Ümit Kurt oldu. Gülener Kırnalı'nın sorularını yanıtlayan Kurt ve Sezer; soykırım, etnik temizlik, insanlığa karşı suçlar, tehcir, Holokost ve Gazze'de yaşananları kapsamlı biçimde değerlendiriyor. Programda, soykırım kavramının hukuki, etik ve siyasal boyutları; Holokost'un neden “tek ölçüt” haline getirildiği; Ermeni Soykırımı tartışmaları ve Gazze'de yaşananların uluslararası hukuk açısından nasıl değerlendirildiği ele alınıyor. Kavramların nasıl araçsallaştırıldığı, hafıza siyaseti ve “Bir Daha Asla” söyleminin bugünkü anlamı da yayının dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin hafıza peyzajından İsrail-Filistin meselesine uzanan bu derin tartışma, kitlesel zulüm türlerini anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İsrail'in Filistin'in tarihî topraklarındaki varlığıyla ilgili Yahudi tarihi ve Yahudi ilahiyatını temel alan dili benimsemenin sonuçları hakkında ayrıntılı bir tahlile ihtiyaç olduğunu anlıyoruz. Hadiseleri tanımla-makta ve tahlil etmekte karşılaştığımız en önemli sorun kavram yetersizliğidir. Burada kendi kavramlarımızı üretmeliyiz şeklinde bir ifade kullanmadığımı özellikle belirtmek isterim.
2026 başında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları, küresel siyaseti ve hukuku sarstı. “Dünya Alem” programında Prof. Dr. Cangül Örnek, Batı'nın evrensellik iddiasının çöküşünü, sömürgeci mirasın dönüşünü ve Türkiye'nin egemenlik haklarını tehdit eden gelişmeleri çarpıcı analizlerle aktarıyor. Ayrıca İsrail'in apartheid rejimi ve Filistin politikaları da masaya yatırılıyor. Yeni dünya düzeni mi kuruluyor, yoksa küresel bir kaos mu derinleşiyor? Tüm bu soruların yanıtı bu analizde. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Açık Dergi'nin haftalık etkinlik önerilerine dalmadan Berlinale'ye uzanıyoruz; Win Wenders ve Emin Alper'in Filistin açıklamaları gündemimizde. Ardından kentten notlar bekliyor sizleri: Kremerata Baltica, Cass McCombs konserleri, Oscar'ın Yabancıları film gösterimleri, Ankara'da “Oyunun Oyunu” ve Eskişehir'de “Ödenmeyecek Ödemiyoruz” oyunları...
Programdan çıkarılan yazar Randa Abdel-Fattah, Adelaide Yazarlar Fesitavi'nin iptalinin ardından Güney Avustralya Başbakanı'nın yorumları üzerine iftira davası açmak için işlemlere başladıklarını söyledi.
Taş İntifadası ile Aksa Tufanı arasında onlarca yıl, sayısız İsrail saldırısı, diplomatik girişim tecrübe edilmiştir. Ancak Filistin halkının özgürlük talebi ve işgale karşı direnişi devam etmektedirYazan: Dr. Mehmet RakipoğluSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
BMGK'nin 2803 sayılı kararı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik "Gazze'de barış planı" ile sağlanan ateşkesin kurumsal bir zemine oturmasını sağladı. Yazan: Gökhan Batu Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Bu hafta kültür-sanat gündeminde Teoman'ın Zorlu PSM'deki Koyu Antolojisi konserinden, “Herkes için adalet” ilkesiyle başlayan 15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali'ne uzanan geniş bir yelpaze var. Festivalin açılışını Dante'nin İlahi Komedyasından uyarlanan film yaparken, programda Gazze'den hikâyeler taşıyan yapımlar da öne çıkıyor. Direnen Akademi'de Prof. Dr. İsmail Gezgin'in “Görmezden Gelinenin Arkeolojisi” dersi; Sabancı Müzesi'nde ise Hegel'den yapay zekâya Büyük Dil Modelleri tartışması haftanın düşünsel odağını belirliyor. Edebiyat dünyasında, Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali uluslararası yazar Georgi Gospodinovu konuk ediyor. Sinema ve sahne sanatlarında ise Salt Beyoğlu'nda Filistin'deki soykırıma dair 23 saatlik deneysel film gösterimi ile Türkiye Tiyatro Vakfı'nın “Tiyatro Hazinemizden” başlıklı arşiv sergisi haftanın kaçırılmaması gereken etkinlikleri arasında yer alıyor.
Gazze'deki soykırımın ateşkesle durdurulması insani bir rahatlama sağlasa da İsrail'in Batı Şeria'daki işgali tüm hızıyla ilerliyor. Dünyanın soykırımı pasif biçimde izlemesi, Siyonistlerin diğer Filistin topraklarındaki işgalini görünmez kıldı. Yazan: Dr. Jan BiçkovskySeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Siyonist ve komünist ideallerle şekillenen gençlik yıllarının ardından totaliter rejimlerin karanlığına tanıklık eden Arthur Koestler'in kişisel tarihini ve eserlerini ele alıyorlar.Koestler'in "13. Kabile"den "Mağlup Olan İlah"a uzanan düşünsel dönüşümünün izinde bir edebiyat yolculuğuna çıkıyorlar.Bizi Patreon'dan desteklemek isterseniz:
Dünya Alem'in bu bölümünde İslam Özkan'ın konuğu Levent Baştürk, Gazze ateşkesi sonrası Orta Doğu dengeleri değişiyor! İsrail-Filistin çatışması, Hamas, İran ve Arap dünyasındaki gelişmeleri değerlendiriyor. ABD'de gençler arasında yükselen No King hareketi ve Trump-Biden politikalarının bölgeye etkileri detaylı şekilde analiz ediliyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazze'de iki yıllık yıkım ve on binlerce sivil kaybın ardından gelen ateşkes, uluslararası baskının ve küresel dayanışmanın sonucuydu. Aktivistler Şenol Karakaş ve Bekir Turunç, Sumud Dayanışma Filosu'nun İsrail üzerindeki etkisini ve dünya kamuoyunda oluşturduğu kırılmayı anlattı. İslam Özkan'ın sunduğu Dünya Alem programında konuşan Filistin dostu aktivistler, 44 gemiyle Gazze ablukasını delmek için yola çıkan Sumud Filosu'nun hem politik hem moral etkisine dikkat çekti. Uluslararası Adalet Divanı'nın (ICJ) Netanyahu'yu soykırımdan suçlu bulması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) yakalama kararı çıkarmasının, Sumud'un oluşturduğu baskının ardından geldiği vurgulandı. Bekir Turunç, İsrail ordusunun uluslararası sularda filosuna "korsanlıkla el koyduğunu" söyledi: "Bizi ters kelepçeyle güneş altında tuttular, ilaç vermediler. Gemimizi gasp ettiler ama direnişimiz devam edecek." Şenol Karakaş ise Sumud'un küresel boyutunu şöyle anlattı: "Bu sadece bir deniz konvoyu değildi. Madrid'den Londra'ya, Meksika'dan İstanbul'a uzanan küresel intifadanın parçasıydı. BDS boykotları İsrail ekonomisini sarstı." Ateşkes Trump'ın sunduğu 20 maddelik planla gelse de, aktivistler “Bu geçici, İsrail'e güven yok” diyerek uyarıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze'de bir soykırım yaşandığını söyledi ve liderleri Filistin'in yanında durmaya çağırdı. Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı.Bu bölüm Garanti BBVA Portföy hakkında reklam içermektedir. Bugünden geleceğe yatırım yapmak için siz de birikimlerinizi Garanti BBVA Portföy'ün fon evreni ile çeşitlendirebilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
BM Genel Kurulu öncesi Avustralya, Kanada ve İngiltere, Filistin Devleti'ni resmen tanıdı. Özgür Özel iki yılda üçüncü kez CHP Genel Başkanlığına seçildi.Bu bölüm Darüşşafaka Cemiyeti hakkında reklam içermektedir. Darüşşafaka'ya yapacağınız aylık düzenli bağışlarla öğrencilerin yanında olabilir, hayatlarına dokunabilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.