Podcasts about Buna

  • 339PODCASTS
  • 1,653EPISODES
  • 19mAVG DURATION
  • 5WEEKLY NEW EPISODES
  • Jun 6, 2026LATEST

POPULARITY

20192020202120222023202420252026

Categories



Best podcasts about Buna

Show all podcasts related to buna

Latest podcast episodes about Buna

Mevlana Takvimi
SIRÂT-I MÜSTAKİM ÜZERE OLMAK-06 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jun 6, 2026 3:04


"Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet." (Fatiha s. 6) sözünden maksad, Allâh (c.c.) rızası için büyük meşakkatleri sırtlanan öncülerin yoludur. Anlatıldığına göre Hz. Nûh (a.s.) her gün bayılıncaya kadar dövülürdü. O buna rağmen, yine her vurulduğunda, "Allâh'ım kavmime hidayet et, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" derdi. Bizim Peygamberimiz (s.a.v.) bu cümleyi sadece bir kere söylemiştir. Halbuki Hz. Nuh (a.s.) bir günde aynı cümleyi defalarca söylemiştir. Bu nedenle, Hz. Nûh (a.s.)'ın Peygamberimiz (s.a.v.)'den üstün olduğunu söylemek gerekir?" denilirse, buna bizim cevabımız şu olur: Cenâb-ı Hakk'ın "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünden maksadı, kendisinden bu üstün ahlâkın istenmesi olup, Hz. Peygamber (s.a.v.)'de Fatiha'yı her gün şu kadar defa okuduğuna göre, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bu kelimeyi söylemesi, Nûh (a.s.)'ın söylemesinden daha çok olur. Mümin Allâh (c.c.)'u tek bir delille tanıyınca, bütün varlıklarda O (c.c.)'un varlığına, ilmine, kudretine, cömertliğine, rahmetine ve hikmetine delâlet eden nice deliller olduğunu anlar. Buna göre kulun, "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünün manası: "Ey Râbbimiz! Her şeyde, Senin zâtına, sıfatlarına, kudretine ve ilmine delâlet eden nice deliller bulduk" olur. Bu takdire göre, söz konusu olan sual kendiliğinden bertaraf edilmiş olur. Cenâb-ı Hakk "Muhakkak ki sen, doğru bir yola hidayet ediyorsun, göklerde ve yerde bulunan her şeyin kendisine ait olduğu Allâh'ın yoluna" (Şûra s. 5253) "Bu, benim dosdoğru olan yolumdur, öyleyse ona uyunuz!" (En'âm s. 153) buyurmuştur. "Sırât-ı müstakim" insanın, Allâh (c.c.)'dan başka her şeyden yüz çevirmiş: bütün kalbi, fikri ve zikriyle Allâh (c.c.)'a yönelmiş olmasıdır. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu'l-Ğayb, c.1, s.354-355)

Kerem Önder
Rüya veren cinler? - Mektubat 174 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Jun 3, 2026 42:29


174. Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Bu yolun şaşkınları, uzaklık görünen yakınlık ve ayrılık sanılan vuslat ararlar. Yazılan rü'yânın cin te'sîri ile olduğu bildirilmekdedir: “Kıymetli kardeşimin güzel mektûbu geldi. Fakîrleri sevdiğinizi ve bu yüksek insanlara sığındığınızı bildirdiği için, bizleri çok sevindirdi. (Kişi sevdiği ile berâberdir) hadîs-i şerîfi, büyük müjdedir. Fekat, bu yolun âşıkları, bu kadarla doymazlar. Yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Uzak görünen bir yakınlık ve ayrılık görünen bir kavuşmak ararlar. İşin gecikdirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı olmazlar. Tenbelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakîkaları, yaldızlı pislikler için elden kaçırmazlar. Ömür sermâyesini, sonu gelmez hayâller arkasında geçirmezler. Yüksekleri bırakıp, alçaklara bakmazlar. Beğenileni verip, gadab olunanı, kızılanı almazlar. Tatlı yağlı yemeklere aldanmazlar. İnce, süslü elbise için, Allahü teâlâya kulluk zevkıni vermezler. Hükümdârlık koltuğu gibi olan kulluğu, pislik gibi olan dünyâ bağlılığı ile kirletmekden utanırlar. Allahü teâlânın mülkünde, memleketinde, Lât ve Uzzâ putlarını Ona ortak yapmakdan hayâ ederler. Kardeşim! Bu makâmda, hâlis din isterler! Zümer sûresinin üçüncü âyetinde meâlen, (Biliniz ki, Allahü teâlâ, ancak hâlis dîni beğenir) buyuruldu. Ortaklık tozunu bile kondurmak istemezler. Zümer sûresinin altmışbeşinci âyetinde meâlen, (Eğer Allah'a ortak koşarsan bilmiş ol ki yaptıkların boşa gidecek ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın!) buyuruldu. Bir ân, kendinizi düşününüz! Eğer, ortak katılmamış bir dîniniz varsa, size müjdeler olsun! Eğer böyle değilse, başınıza belâ gelmeden önce çâresine başvurunuz! Yazdığınız rü'yâ, cin görünmesidir. Onun boş işleridir. Cinnin böyle, bozuk işleri, tâliblerde çok görülmekdedir. Buna hiç üzülmeyiniz! Nisâ sûresinin yetmişbeşinci âyetinde meâlen, (Şeytânın aldatması, elbette zayıftır) buyuruldu. Eğer yine gelirse, (Kelime-i temcîd) okuyunuz! Ya'nî, (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil'aliyyil'azîm) deyiniz! Bunu okumak, cinleri dağıtır, kovar. Doğru yolda bulunanlara ve Muhammed Mustafânın izinde gidenlere selâm olsun “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmâtü etemmühâ ve ekmelühâ” Yüce Allah, Kur'ânda, Hazret-i Nûh'un ağzından şöyle buyuruyor "Yâ Rabbî! Beni, ana-babamı, imân etmiş olarak evime girenleri mü'min erkek ve kadınları affeyle..." (Nûh sûresi, âyet: 28). Yine Yüce Allah, Hazret-i İbrahim'in ağzından şöyle buyurmuştur: "Ey Rabbimiz! Hesab görüleceği gün, beni, ana babamı ve mü'minleri affeyle." (Ibrahim sûresi, âyet: 41) Rabbenağfirlî duasını bellet çocuğuna… Öldükten sonra onun sırtından geçinirsin, kurnaz ol. Abdullah ibni Mesut'un karısı kocasını şikayete peygamberimize geldi. Bütün gece namaz kılıyor benim kocam dedi peygamberimiz aleyhisselam dedi ki ben onla konuşacağım. Abdullah gecenin üçte birinde ibadet yap üçte birinde dinlen üçte birinde ailenle ilgilen. İslam bir denge dinidir bütün aşılıcılıklardan bizi men eder iki aşırı kavim bize bir örnektir Yahudiler ve hristiyanlar. Örnek olarak bacaklarını acmazsan yürüyemezsin ama bacaklarını gereğinden fazla açarsan yine yürüyemezsin düşersin Allah her şeyi dengede yapmamızı istiyor. Tövbe yapacaksın ama nasuh tövbesi yapacaksın. Nasuh tövbesi mutlak butlan gibidir. Tam bir geriye dönüş temizliğe dönüş Yani siz bir dinsizden merhamet mi ararsınız ben size bir ateistim merhamet kapasitesini yaşanmış bir olayla anlatacağım: Bir kardeşim anlattı 11:12 yaşlarında okulda sınıfına girerken parmağını kapıya kaptırıyor ve parmak kesilince kanamaya başlıyor. Çocuğun da en sevdiği öğretmen ateist ve eşcinsel hem ateist hem eşcinsel. Yani zebaniler ellerindeki listeye baktığında kafaları karışacak ya hem ateist hem eşcinsel cehenneme atacağız da ya Rabbi hangisini atacağız kafaları karışacak. Öğretmene gidiyor diyor ki hocam parmağım kanıyor yardım eder misiniz? Öğretmeni şöyle cevap veriyor “ayy minik bir kedi miyav dedi, git bir bardak su iç geçer.

Mevlana Takvimi
SÜNNETE UYGUN GUSÜL NASIL ALINIR?-01 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Jun 1, 2026 2:24


Guslün farziyyeti Kur'an-ı Kerim ile sabittir. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyuruyor: "Cünüp olursanız iyice temizlenin." (Maide s. 6) Gusülde bedenin tamamını yıkamak farzdır. Efendimiz (s.a.v.)'in hanımı Meymune validemiz şöyle anlatıyor: "Resûlullâh (s.a.v.) ayakları dışında aynen namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ardından avret mahallini ve bedenine isabet eden yıkanacak şeyleri yıkadı. Sonra üzerine su döktü. Daha sonra ayaklarını uzatıp yıkadı." Buna göre gusül alan kişi önce ellerini ve avret mahallini yıkar, varsa bedendeki necaseti giderir sonra ayakları yıkamayı tehir ederek abdest alır. Daha sonra baştan başlayarak her defasında kuru yer kalmayacak şekilde bütün bedeni üç kez yıkar. Son olarak ayaklarını yıkar. Ayaklarını anlattığımız şekilde tehir etmesi gusledilen yerde ayaklara değecek şekilde müstâmel suyun birikmesinden ötürüdür. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse tehir etmesi gerekli değildir. Suyu normal kullanmak yani ne çok israf etmek ne de çok az kullanmak, ilk yıkamada bütün azâları ovalamak, kimsenin görmeyeceği bir yerde gusletmek ve sonunda bir mendil (havlu) ile kurulanmak müstehâbtır. Yıkanmasında meşakkât olan yerler istisna edilmiştir. Dişler arasında ve diş kovuklarındaki kalıntıların çıkarılmasında meşakkât olduğundan en sahih görüş guslün sıhhâtine mani olmamalarıdır. Burunda sıvı haldeki sümüğün gusle mani olmayacağı, kuru olanın ise mani olacağı söylenmiştir. Aynı şekilde tırnaklar arasındaki macun ve benzeri yapışkan maddeler de gusle manidir. Toz ve topraklar ise gusle mani değillerdir. Abdest uzuvlarına yapışmış olan hamur, mum, çapak gibi şeyler gusle manidir. Pire veya sinek pisliği ise mani değildir. Su, saç diplerine ulaşırsa kadınların örgülü saçlarını açmalarına gerek yoktur. (Suâlli-Cevâplı İslâm Fıkhı, c.1, s.231-233)

Mevlana Takvimi
SÜNNETE UYGUN GUSÜL NASIL ALINIR?-31 MAYIS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later May 31, 2026 2:49


Guslün farziyyeti Kur'an-ı Kerim ile sabittir. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyuruyor: "Cünüp olursanız iyice temizlenin." (Maide s. 6) Gusülde bedenin tamamını yıkamak farzdır. Efendimiz (s.a.v.)'in hanımı Meymune validemiz şöyle anlatıyor: "Resûlullâh (s.a.v.) ayakları dışında aynen namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ardından avret mahallini ve bedenine isabet eden yıkanacak şeyleri yıkadı. Sonra üzerine su döktü. Daha sonra ayaklarını uzatıp yıkadı." Buna göre gusül alan kişi önce ellerini ve avret mahallini yıkar, varsa bedendeki necaseti giderir sonra ayakları yıkamayı tehir ederek abdest alır. Daha sonra baştan başlayarak her defasında kuru yer kalmayacak şekilde bütün bedeni üç kez yıkar. Son olarak ayaklarını yıkar. Ayaklarını anlattığımız şekilde tehir etmesi gusledilen yerde ayaklara değecek şekilde müstâmel suyun birikmesinden ötürüdür. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse tehir etmesi gerekli değildir. Suyu normal kullanmak yani ne çok israf etmek ne de çok az kullanmak, ilk yıkamada bütün azâları ovalamak, kimsenin görmeyeceği bir yerde gusletmek ve sonunda bir mendil (havlu) ile kurulanmak müstehâbtır. Yıkanmasında meşakkât olan yerler istisna edilmiştir. Dişler arasında ve diş kovuklarındaki kalıntıların çıkarılmasında meşakkât olduğundan en sahih görüş guslün sıhhâtine mani olmamalarıdır. Burunda sıvı haldeki sümüğün gusle mani olmayacağı, kuru olanın ise mani olacağı söylenmiştir. Aynı şekilde tırnaklar arasındaki macun ve benzeri yapışkan maddeler de gusle manidir. Toz ve topraklar ise gusle mani değillerdir. Abdest uzuvlarına yapışmış olan hamur, mum, çapak gibi şeyler gusle manidir. Pire veya sinek pisliği ise mani değildir. Su, saç diplerine ulaşırsa kadınların örgülü saçlarını açmalarına gerek yoktur. (Suâlli-Cevâplı İslâm Fıkhı, c.1, s.231-233)

Kerem Önder
Abdülkadir Geylani sohbetleri 29 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later May 28, 2026 51:22


“Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur: “İslâm dinini kabul etmiş biri, herhangi bir şahsa zenginliği için saygı gösterirse dininin üçte ikisi gider.” Ey münafıklar, bu yüce kelamı işitiniz. Bu hadîs-i şerifte belirtilen saygı, sadece önünden kalkmak mânasını taşır. Ya orucunu, namazını ve haccını zengin kişiler için yaparsa ne olur? Ya akşam sabah o zenginlerin eteğini öpen dindarlara (!) ne buyrulur?Dünyadan bol nasip alıp onunla meşgul olana bakma. Elinde maddî varlık taşıyana göz atma. Senin bakışların onun içine ağırlık verir. Her bakışında elimde olanı alacak diye çekinir, ruh sıkıntısına düşer, ayrıca onu üzüntüye soktuğun için hata etmiş olursun.Seni Hak doyurur. Kalbini ve sırrını da nurla doldurur. Kapısı önünde oturtur, zikir, ülfet hâlleri ile zengin kılar. Yakınlığı sayesinde kimseden bir şey talep etmez olursun.Ve sen ey Hakk'a kulluk eden, halbuki kalbin kullara bağlı. Onlardan bir şeyler bekliyor, herhangi bir isteğini vermezler diye korkuyorsun. Dıştan Allah içinmiş gibi görülen kulluğun, içten halk için oluyor. Her arzun ve çaban, kulların elindekine göre. Onların elinde bulunan saman çöpü kadar kıymetsiz şeylere tenezzül ediyorsun. Onların övmesini, yüceltmesini bekliyorsun. Onların kötülemesinden ve seni bırakıp gitmesinden çekiniyorsun. Elindekini alırlar diye titriyorsun. Onlardan alacağın bir şey için, sabahlara kadar uykunu kaçırıyorsun. Ümitlerini o kadar uzatıyorsun ki, hile yapmaya mecbur kalıyorsun. Kapılarına gittiğin zaman, içinden gelmediği hâlde ince ve yumuşak konuşuyorsun. Sebebi; sana bir şeyler versinler. Yazık sana, için bozuk olmuş. Hep gösteriş peşindesin; din yoluna girişin babadan kalma gibi. Kendini İslâm'ın emirlerine veremiyorsun.İsa (a.s) Peygamber ve şeytan arasında geçen şöyle bir konuşma anlatırlar. İsa (a.s.): “Halktan en çok kimi seversin?” diye sorunca şeytandan şu cevabı almıştı: “İmanlı olmakla beraber cimri olanı.” Bundan sonra sevmediği kimseyi sordu: “Cömert olan fâsık kişiyi sevmem.” cevabını aldı. Bunun sebebini sordu. Şeytan onu da şöyle anlattı: “İmanlı cimri, bir gün cimriliği sonunda imanını kaybedebilir; fâsık kişi ise, cömertliği yüzünden iyilere katılabilir.” Dünya ile yalnız dünya için meşgul ol. Çalışmak, kazanmak iyidir. Çünkü Hakk'a kulluk için yardımcı olur. Ama sen, bu iyiliği unuttun. Bütün servetini günah işlemekte harcadın. Çalışmak için namazı ve diğer hayırlı işleri bıraktın. Malın zekâtını vermedin. Daima isyan bayrağı çektin. Kulluk yolunu tutmadın. Çalışman, yol kesicilik gibi bir şey. Yakında ölüm gelir. Onun gelişi iman sahibini sevindirir, küfür ehlini ürkütür, münafıkları korkutur. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur:“İman sahibi öldüğü zaman, Mevlâ'sının iyiliklerini görür; yaptığı iyi işlerin karşılığını seyre dalar. ‘Ah, dünyada biraz daha kalsaydım; hayır işlerimi artırsaydım' der.”Peygamber (s.a.v) Efendimiz; “Bu iki göz zina eder.” buyurur. Gözün zinası harama bakmaktır. Gözlerin günde kaç defa zina ediyor, biliyor musun? Kadınlara ve çocuklara kötülükle bakıyorsun. Allah Teâlâ'nın şu kelâmını işitmedin mi: “İman sahiplerine söyle; gözlerini çevirsinler. (Harama bakmasınlar)” (En-Nûr, 24/30) Ey çaresiz, sabırlı ol. Dünyanın çaresizliği çabuk geçer. Büyük Peygamberimiz (s.a.v), Hz. Âişe'ye şöyle buyurdu: “Yâ Âişe, dünyanın acılığını, âhiretin iyiliği için iç.” Çalış, geçmişte verilen hükme güvenme; orada isminin hangi defterde yazıldığını bilemezsin. Şaki veya said olduğunu göremezsin. Bu sır, ilâhî bilgi hazinesinde saklıdır; karışma, karışacak olursan dinden çıkarsın. Çalış, yapacağın işler acı gelse de yap. Geçmişte verilen hüküm, seni ilgilendirmesin. Yapacağın işlere bak. O derin bilgiyi ne sen ne de başkası bilir. Buna kader bahsi denir. Kader ilmini ne sen tam bilirsin ne de başkaları.Zavallı, nefsinin perişanlığına ağla. Bir çocuğun ölse, kıyamet kopmuş gibi göz yaşı akıtırsın.

Mevlana Takvimi
GÜNÜMÜZ ŞARTLARI (!) VE FÂİZ-23 MAYIS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later May 23, 2026 3:00


SORU: Günümüz şartlarında fâizsiz iş yapmanın veya bazı ihtiyaçları karşılamanın zor olduğunu öne sürerek veya “İslâm, sadece fahiş fâizi ve tefeciliği kaldırmıştır. Buna, riba denir; oysa fâiz, meşru ve mubahtır.” gibi söylemlerle fâizi meşrulaştırma çabasına verilecek cevap nedir? CEVAP: Bilindiği gibi, fâiz yasağıyla ilgili son noktayı koyan âyet ve hadîslerde “fâiz/ribâ” mutlak anlamda kullanılmış olup, kanûnî olup olmaması, devlet veya özel kurumlar tarafından verilmesi veya bileşik fâiz olması gibi hiçbir ayrım yapılmamıştır. Kur'an'daki âyetlerden hiçbiri, tefecilik olarak bilinen fâizi feshedip de öteki şekillerini muhafaza etmeyi îmâ etmemiştir. Kur'an ve sünnette bir ifade mutlak olarak geçmişse, onun bir başka yerde kayıtlandığına dâir kesin delîl bulunmadıkça, o ifadenin kapsamını müctehidin kendi görüşüne göre daraltması doğru olmaz, bu, kutsal metnin maksadıyla oynamak olur. Ayrıca, bu görüşü savunanlar da dâhil olmak üzere, tüketim amaçlı borçlanmalardan alınan fâizin, cahiliye ribası kapsamında olduğu ve âyetlerde bu fâizin yasaklandığı, herkes tarafından kabul görmüştür. Hz. Peygamber (s.a.v.), Kur'an'ın ilk müfessiri ve uygulayıcısı olarak, Âl-i İmrân Sûresi'nde yer alan âyetteki fâiz yasağını, yalnızca fahiş şekildeki fâiz çeşitlerini kapsadığı biçiminde anlamış olsaydı; Veda Hutbesi'nde bunu açıklardı ve mezhep imamları da bunu bize naklederdi. Hâlbuki ilgili âyetler, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından böyle anlaşılmamış olmalı ki, Efendimiz (s.a.v.); oransal bir ayrımdan bahsetmeksizin, bütün fâiz oranlarının ve türlerinin yasak olduğunu son konuşmasında da vurgulu bir biçimde ifade etmiştir. Oranına bakmaksızın gerek amcası Hz. Abbas (r.a.)'ın (ki Kâbe'ye gelen hacılara yaptığı ikramlarındaki cömertliği ile bilinen Abbas (r.a.)'ın), borç verdiği şahıslardan yüksek oranlarda fâiz alıyor olması, gerekse sahabelerden bir kısmının yüksek oranda bulunmayan fâiz alacaklarını bile yasakladığını ilan etmiştir. (Misvak Neşriyat, Hak Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, s.314)

Dünya Trendleri
Fuar Değil Ekosistem | Ceyda Alp Acımış ve Can Berki, Automechanika Istanbul

Dünya Trendleri

Play Episode Listen Later May 11, 2026 40:59


305. bölümde, otomotiv satış sonrası sektörünün en önemli buluşmalarından biri Automechanika Istanbul 2026' yı konuşuyoruz. 25 yıllık dönüşüm hikâyesinden Türkiye'nin otomotiv üretim gücüne, tedarik sanayisinden dijitalleşme ve yeni nesil mobiliteye kadar sektörün geleceğini değerlendiriyoruz. Konuklarım Automechanika Istanbul Proje ve Mobilite Direktörü Can Berki ve Automechanika Istanbul Fuar Direktörü Ceyda Alp Acımış Bu bölüm Automechanika Istanbul 2026 hakkında tanıtım içerir. - Automechanika Istanbul, 19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek. Automechanika Istanbul'a ücretsiz buradan kayıt olabilirsiniz. (00:57) – Automechanika Istanbul'un 2001'deki ilk edisyonuyla bugünkü yapısı arasındaki en çarpıcı fark nedir? Bu çeyrek asırda fuarın kimliğini en çok değiştiren şey ne oldu? (02:50) – Küresel otomotiv üretimi 96 milyonu aşmış durumda ve Türkiye dünya sıralamasında üst sıralarda. Türkiye bu konumu korumak için neler yapmalı? (07:09) – “Artık klasik bir fuar değiliz” diyorsunuz. Bir ticaret fuarını stratejik bir merkeze dönüştüren şey tam olarak nedir? Bu dönüşüm bilinçli bir kurgu muydu? (09:40) – Türkiye'nin otomotiv ihracatında Avrupa Birliği'nin payı çok yüksek. Bu durum bir güç mü yoksa bir kırılganlık mı? Amerika, MENA ve Güney Amerika açılımında neredeyiz? (14:23) – Fuarda kurulan temasların önemli bir kısmının distribütörlük anlaşmasına dönüştüğünü söylüyorsunuz. Bir katılımcı için Automechanika Istanbul'un gerçek getirisi nedir? (17:12) – Türkiye'de yerlilik oranı bazı markalarda çok yükseliyor. Bu fark neyi anlatıyor? Yerli üretimdeki ivmeyi sektörün geneline yaymak mümkün mü? (19:11) – 40'tan fazla ülke ve 1500 şirketin katıldığı fuarda İstanbul'un bölgesel merkez rolünü Frankfurt ve Dubai'den ayıran şey ne? (21:51) – Otomotiv ihracatında tedarik sanayisinin payı çok büyük. Buna rağmen görünürlüğünün geride kaldığı yorumları yapılıyor. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? (26:18)– Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite konularında Automechanika Istanbul sadece bir sergileme alanı mı yoksa dönüşümü yönlendiren bir platform mu? Önümüzdeki 5 yılda fuarı nasıl görüyorsunuz? (29:49) – Büyük resme baktığımızda Automechanika Istanbul sizce bir sergi alanı mı yoksa bir dönüşüm platformu mu? Sektör açısından nasıl bir anlam taşıyor? (35:37) – Fuardan bahsettik ama tarihleri konuşmadık. Bu yılki Automechanika Istanbul ne zaman gerçekleşecek ve katılım nasıl olacak? (36:31) – 25 yıllık geçmişe baktığınızda fuara katılan şirketlerle ilgili aklınızda kalan özel veya ilginç hikâyeler var mı? Sosyal Medya takibi yaptın mı? ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠X⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠  – ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Instagram⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ – ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Linkedin⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ – ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Youtube⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ – ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Goodreads⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Bülten⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ – ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠E-Posta⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Patreon⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠  ve ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠Buy Me A Coffee⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ hesabımız⁠⁠⁠ Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Nuacht Mhall
9 Bealtaine 2026 (Tír Eoghain)

Nuacht Mhall

Play Episode Listen Later May 9, 2026 8:50


Nuacht Mhall. Príomhscéalta na seachtaine, léite go mall.*Inniu an naoú lá de mhí na Bealtaine. Is mise Niall Ó Siadhail.Tá triúr marbh agus roinnt eile an-tinn i ndiaidh ráig den hantaivíreas ar long Ísiltíreach san Aigéan Atlantach. D'imigh an long ó dheisceart na hAirgintíne ar an chéad lá de mhí Aibreáin agus beagnach céad go leith duine ar bord, and d'fhág bean amháin in éineacht le corp a fir chéile an long i San Héilin. Fuair sí féin bás fosta. Fuair paisinéir eile bás seachtain ó shin, agus bhí amhras ann an mbeadh cead ag an long teacht isteach sna hOileáin Chanáracha, mar gheall ar an víreas. De ghnáth, baineann an hantaivíreas le creimirí amhail luchóga agus francaigh, ach tagann sé ar dhaoine ó am go ham. Dúirt an Eagraíocht Dhomhanda Sláinte Déardaoin nach bhfuil siad ag súil le heipidéim mar gheall ar an ráig.Tá maoiniú do Thionscadal Logainmneacha Thuaisceart Éireann sábháilte i ndiaidh fógra an tseachtain seo go mbeadh deireadh ag teacht le tacaíocht an rialtais don tionscadal, atá ar an fhód le beagnach daichead bliain. Bunaíodh é in Ollscoil na Banríona, Béal Feirste, in 1987,  le taighde a dhéanamh ar bhunús agus brí logainmneacha ar fud na Sé Chontae, ach d'fhógair an tAire Pobal Gordon Lyons, atá ina bhall den Pháirtí Daonlathach Aontachtach, nach mbeadh an maoiniú ar fáil a thuilleadh. Meastar gur £90,000 sa bhliain atá i gceist. Tháinig cor eile sa scéal, áfach, nuair a d'fhógair an tAire Geilleagair Caoimhe Archibald go gcuirfeadh a Roinn féin an maoiniú ar fáil. Shéan an tAire Lyons go raibh dearcadh frith-Éireannach aige.Bhain an craoltóir cáiliúil David Attenborough céad bliain amach inné. Rugadh é sa bhliain 1926 agus bhí suim aige sa dúlra ó bhí sé ina bhuachaill óg. Thosaigh sé ag obair leis an BBC ag tús na gcaogaidí agus bhí sé ina rialtóir ar an chainéal nua BBC2 sna seascaidí. Chruthaigh sé an clár faisnéise Life on Earth in 1979, agus ba sa tsraith seo go raibh cruinniú cáiliúil aige le grúpa goraillí i Ruanda. Chuaigh sé i bhfeidhm go mór ar an lucht féachana nuair a labhair sé leis an cheamara faoi éirim agus tuiscint na ngoraillí, agus ón am sin, bhí na milliún daoine timpeall an domhain tógtha lena chuid clár faisnéise agus go háirithe lena ghuth séimh. Tá go leor de na cláir sin le feiceáil ar shuíomh an BBC faoi láthair, agus tá neart imeachtaí eile ar siúl lena bhreithlá a cheiliúradh.*Léirithe ag Conradh na Gaeilge i Londain. Tá an script ar fáil i d'aip phodchraolta.*GLUAISráig - outbreakcreimirí - rodentsan Eagraíocht Dhomhanda Sláinte - the World Health Organisationmaoiniú - fundinglogainmneacha - placenamesfrith-Éireannach - anti-Irishcraoltóir - broadcasterrialtóir - controller

earth pr bbc chan sh david attenborough ruanda aig bbc2 buna gaeilge bealtaine conradh banr feirste ollscoil roinn londain aibre inniu eoghain hoile chuaigh nuacht mhall
Yeni Şafak Podcast
nedret ersanel - ‘Randevu'…

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later May 9, 2026 7:09


Geçtiğimiz Perşembe, Başkan Trump'ın ilan ettiği Hürmüz'e yönelik “Özgürlük Operasyonu”nu üzerinden 24 saat geçmeden durdurmasına gülerek geçti. Aynı gece İran'ın kıyı şeridinde kimi çatışma haberleri, hatta Tahran'da patlamalar duyulduğu haberleri gelmeye başladı. Buna, S.Arabistan'ın Özgürlük Operasyonu'na kapattığı üslerini ABD'ye yeniden açması, BAE'nin İran'a yönelik askeri hareketliliğe fiilen katıldığı, hatta BAE'nin, kendine yönelik tehditlere karşı Mısır savaş uçaklarını topraklarında ilk kez konuşlandırdığı haberleri eşlik etti…

Türkiye'de Dijital Pazarlama
Mayıs Ayında İndirim Değil, "Panik" Satın

Türkiye'de Dijital Pazarlama

Play Episode Listen Later May 5, 2026 17:55


E-ticaret ekosisteminde herkesin aynı ezberlerle hareket ettiği, reklam bütçelerinin adeta kan gölüne döndüğü Mayıs ayına hoş geldiniz. Filtresiz Dijital'in bu sarsıcı bölümünde, ajansların size her toplantıda sunduğu o süslü Excel tablolarının arkasındaki acı gerçeği konuşuyoruz. Sadece geçen yıl Mayıs ayında Türkiye'de e-ticaret hacmi tam 210 Milyar TL seviyesine ulaştı. Peki bu devasa pastadaki en büyük dilimleri kimler yedi dersiniz? Sürekli yüzde 50 indirim diye bağıran ve ekranı kırmızı etiketlerle dolduran o klasik markalar mı? Hayır. Veriler yalan söylemez. Parayı kazananlar, indirimi değil "duyguyu ve paniği" satanlar oldu.Eğer şu an ofiste kara kara bu ay ne satacağız diye düşünüyorsanız, aradığınız o uyanış tam olarak bu bölümde gizli. Mayıs sıradan bir takvim yaprağı değildir. İnsanların kışlık depresyon hırkasını çıkarıp yaza, umuda ve dışa dönüklüğe hazırlandığı o büyük spiritüel geçiş kapısıdır. Tüketici psikolojisini hacklemek için önce bu ruh halini anlamanız gerekiyor. Hıdırellez haftasında insanların içindeki o "yeni bir ben" arzusuna nasıl dokunacağınızı, sıradan bir indirimi nasıl büyük bir dönüşüm hikayesine çevireceğinizi adım adım anlatıyorum. Müşterileriniz sizden sadece bir kargo kutusu beklemiyor, onlar yeni versiyonlarını satın almak istiyor.Hemen ardından o büyük kaosa, yani Anneler Günü rekabetine giriyoruz. Facebook ve Instagram panellerinin milyonlarca liralık pembe kalpli "Canım Annem" reklamlarıyla dolup taştığı o günlerde, tüketicinin beyni bu sıradanlığı saniyeler içinde silip atıyor. Buna nöropazarlama dilinde reklam körlüğü diyoruz. Bu körlüğü aşmanın yolu ise kusursuz stüdyo çekimlerinden değil, gerçeklikten ve insanın o ince vicdan azabından geçiyor. Davranışsal pazarlama kurallarını kullanarak, ürünü değil "hayırlı evlat olma" hissini nasıl satacağınızı, o yoğun beyaz yakalı müşterinin kalbini nasıl fethedeceğinizi sahadan örneklerle paylaşıyorum. Ezber bozan metinlerle rakiplerinizi nasıl geride bırakacağınızı göreceksiniz.Mayıs ayının asıl gizli silahı ise ay sonuna doğru başlayan o büyük yaza hazırlık paniğidir. Havalar ısındıkça, düğün sezonu yaklaştıkça insanların içine düşen o "eyvah hazır değilim" korkusu, dijital pazarlama dünyasında FOMO, yani fırsatı kaçırma korkusu olarak bilinir. Yeni sezon koleksiyonunuzu dümdüz duyurmak yerine, müşterinin bu panik duygusunu nasıl yöneteceğinizi ve o sepete ekle butonunu onlar için nasıl tek kurtuluş yolu haline getireceğinizi detaylarıyla masaya yatırıyoruz. İndirim çığlıkları atmadan, sadece zamanın daraldığını hissettirerek satışları nasıl patlatabileceğinizin matematiğini veriyorum.Eğer siz de e-ticaret satrancında sürekli piyon olup reklam bütçesi yakan taraftan çıkmak, oyunu kuran ve algoritmaları dize getiren tarafa geçmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Dijitalin sahte filtrelerini kaldırdığımız bu yeni dönemde, sıfırdan marka yaratmanın ve tüketici zihnine girmenin tüm sırlarını joyakademi.com adresinde uygulamalı olarak gösteriyorum. Sadece bu ailenin vizyoner üyelerine özel, sepet sayfasında kullanabileceğiniz PODCAST kodu ile anında yüzde 50 indirimi yakalayabilirsiniz. Rakipleriniz ezberden giderken siz sistemi kurun.Bölümü dinledikten sonra o sürekli indirim yapıp batan arkadaşınıza göndermeyi, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bizi 5 yıldızla desteklemeyi unutmayın. Filtresiz Dijital ailesi büyümeye devam ediyor, haftaya yepyeni bir gerçekle görüşmek üzere!Bu bölüm sana başka hangi taktikleri düşündürdü? Müşterilerinin hangi paniğini satışa çevirebilirsin?01:53 - E-ticaret satrancında indirim değil duygu satma psikolojisine giriş03:19 - Tüketici psikolojisinde Hıdırellez etkisi06:19 - Anneler Gününde artan reklam maliyetleri (CPM) gerçeği 08:20 - NLP teknikleriyle vicdan rahatlaması hissi satmak 10:16 - Yaza hazırlık paniği ve FOMO sendromunu 11:45 - E-ticarette oyun kurucu olmak isteyenler için Joy Akademi13:19 - İnsan mühendisliği olarak e-ticaret felsefesi14:31 - 90. bölüm büyük sürpriz duyurusu

Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin

Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Fıstık fiyatları hızla yükseliyor", "Kamu çalışanlarının Whatsapp kullanmasına sınırlama" ve "İtalya'nın Napoli kentinde nefes kesen soygun" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:13] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. Avrupa Birliği için gelecekte nüfus konusunda ciddi bir uyarı yapıldı Emin: [0:52] Avrupa İstatistik Ofisi'ne göre AB (Avrupa Birliği) nüfusu 2100 yılına kadar en az %11 azalabilir. Bu da yaklaşık elli üç milyon kişi demek. Bugün Avrupa Birliği'nin nüfusu yaklaşık dört yüz elli iki milyon. Tahminlere göre nüfus 2029 yılında dört yüz elli üç milyon ile en yüksek noktaya ulaşacak. Ama bu tarihten sonra yavaş yavaş düşmeye başlayacak. 2100 yılında toplam nüfusun üç yüz doksan sekiz milyona kadar gerilemesi bekleniyor. Sadece toplam nüfus değil, yaş gruplarının dağılımı da değişecek. Çocukların, gençlerin ve çalışma çağındaki insanların oranı azalacak. Buna karşılık yaşlı nüfusun oranı artacak. Özellikle seksen yaş ve üzerindeki insanların payının çok daha yüksek olması bekleniyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership

Daktilo1984
Ateşkese Son Veren Ateşkes | Aydın Selcen | 2'li Görüş #84

Daktilo1984

Play Episode Listen Later Apr 16, 2026 90:06


İkili Görüş'ün yeni bölümünde İlkan Dalkuç, konuğu Aydın Selcen ile ABD ve İran arasındaki ateşkes tartışmalarını, İsrail'in Lübnan'ın güneyine saldırısının mahiyetini, Hürmüz alternatiflerini ve Orban'ın sonunun küresel etkilerini tartışıyor.00:00 Giriş00:30 Şükür kavuşturana Aydın Hocam :)01:30 ABD-İran ateşkes anlaşması iddialarından hangisine inanacağız?02:30 Buna mı takıldın: Pakistan diplomasisinin İngiliz ekolü bakiyesine yaslandığı iddiasının hatalı vargıları05:40 Hürmüz ablukası çalışıyor (ABD için)06:30 ABD-İran füze ve nükleer konusunda ne ölçüde anlaşabilir?08:50 "Bizim (ABD) zaten petrolümüz var, Hürmüz kapansa ne kapanmasa ne?"14:05 Petrol fiyatları artıyor fakat en büyük petrol şirketleri de ABD'li18:40 2026 Dünya Kupası ABD'de. ABD bu durumda savaşmaya devam edecek mi?20:20 Dindar ABD'de ABD'li Papa ile tartışmak: Trump23:20 FIFA Başkanı Infantino Trump'ın "adamı"25:00 Trump gidene kadar çatışma-ateşkes-çatışma döngüsü devam mı edecek?28:40 Türkiye'nin Hürmüz'e enerji hattı alternatifleri30:40 Petrol 100 doların üzerinde çakılı kalsa bile Türkiye petrol tedarik edebilir ama31:40 Savaş çıktı. Bize başka bir boru hattı lazım. Finansmanı bulsak ne zamana yapabilirsiniz?39:20 1945 tarihli Ortadoğu petrol-şirket haritasını yorumlamak40:50 1945'e gitmeye gerek yok; ben size 2000 başlarını anlatayım43:00 Gazı bulursun, boru hattını kurarsın. Daha önemlisi alıcı bulmak45:50 Türkiye'nin enerji dönüşümü ne durumda?47:30 Trump, Tom Barrack'ın anlamadığı şey52:20 İsrail ve Lübnan: İsrail Litani Nehri'nin güneyini almadan yatışır mı?55:55 Hem kahraman hem kurban, hem Süper Sparta hem Silikon Vadisi...57:00 Bütün Hizbullahileri ldrmk… Nasıl tespit edeceksin?58:30 Türkiye'nin Akdeniz gazı macerası: demir tavında dövülür01:00:00 Türk beklenendir çünkü gecikiyor :)01:02:20 Biz Türkiye'nin önündeki fırsatları görüyoruz; şüpheciliğimiz şunlara01:03:20 Daktilo1984, Macaristan seçimlerini ABD, Avrupa ulusal kanallarından daha iyi yorumladı01:04:40 Macaristan, Bulgaristan, Romanya... İstanbul ebadında eski İmparatorluk illeri (sakince dinleyin, linç-free)01:08:20 Savaşın kazananı ülke/ler olabilir, kirlenen çevrenin kaybedeni her ülkedir01:10:20 Suriye mültecilerini yıllarca konuştuk da Hindistan, Pakistan, Bangladeş'ten... gelecek daha büyük iklim göçünden bahsetmiyoruz01:11:50 Otoriter rejimlerin poster boy'u Orban'ın gidişini nasıl yorumlanmamalı:01:14:40 Turpun büyüğü heybede: Fransa seçimleri01:15:40 Her şeye sağ demenin dayanılmaz hafifliği yahut sağ'ın 50 tonu01:18:50 Brexit ve Macaristan seçimlerinin ortak iki yönü01:24:20 AB, demokratikleşme niyet ve iradesi olmayan ülkeyi demokratikleştiremez⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️

Mevlana Takvimi
ASIL İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ-14 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Apr 14, 2026 3:01


Birleşmiş Milletler 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Beyannamesi adı altında bir kararname çıkardı. Yani, medeni dünya (!) bu kadar yıldan sonra insanların eşit olduklarını, hayati ve medeni haklarda aynı düzeyde olduklarını hissetti ve böyle bir belgenin neşrine gerek görmüş oldu. Sözde bu belgenin gayesi, bütün insanların tam bir eşitlik, özgürlük ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmek, her ferdin insanlık ailesinde şerefli yerini alabilmesi ve korkusuz yaşamasını garanti altına almaktı. Acaba bu belgede söz konusu hususlar, az da olsa gayesine erişmiş midir? Buna imza koyan milletler dahi bunu uyguladılar mı? Dünyada cereyan eden olaylara baktığımız zaman, bu sorunun cevabı tabii ki “hayır”dır. Çünkü başta beyannameyi imza edenler dâhil, cemiyetlerin hiçbiri çıkarına ve politikasına uymadığı konuları asla uygulamamışlardır. Bu hallerde insanlık da unutulmuş ve insan hakları da. Gerçekten insan haklarını insanlara bahşeden ve uygulayan tek ve yegâne müessese yüce İslam'dır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in risaletiyle bunun öncülüğünü yapmış, İslam devletinin bütün hâkimiyeti devirlerinde fiilen uygulanmıştır. Bunun öncülüğü ve şerefi, ondört asırdan beri İslam idare anlayışının ve onun şerefli devlet adamlarının hakkıdır. Ayrıca İslam'da bu hakları insanlara veren yüce Allah (c.c.)'dur, insanoğlu değildir. Kaynağı semavi ve mukaddestir. Bu hak, bir tecrübe ve tekâmülün eseri değil, ezeli bir ilmin ve mutlak bir iradenin Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in şahsında tecellisidir. İnsan hakları, İslam dininin Hazreti Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e vahiy edildiği tarihten itibaren insanlara verilmiş ilahi bir haktır. Efendimiz (s.a.v) Arafat'ta ve Mina'da buyurduğu Veda Hutbesi'nde insan haklarını en mükemmel şekilde belirlemiştir. Müslümanlara düşen bunları tetkik ve tatbik etmektir. (Mehmet Çağlayan, İslam Hukuk Doktrini, s.198)

Zeynep Aksoy Reset
Bölüm 208: Yeni Yıl 2024 ve Metakrizin Psikolojik sebepleri: Schmachtenberger, McGilchrist ve Vervaeke

Zeynep Aksoy Reset

Play Episode Listen Later Apr 12, 2026 78:50


Yeni Yıl 2024 ve Metakrizin Psikolojik sebepleri: Schmachtenberger, McGilchrist ve Vervaeke 00:08 Metakriz Ve Dünyanın Psikolojik Krizi 03:27 Yoga Ve Algı Dönüşümü 09:38 Sağ Ve Sol Beyin Perspektifi 13:40 Dikkat Dünyamızı Nasıl Şekillendiriyor? 21:13 Bütünlük, Gestalt Ve Yaşayan Gerçeklik 27:01 Hayatta Anlam Krizi 29:14 Amaç, Bağlantı Ve Flow Hali 32:17 Dikkat, Meditasyon Ve Seçim Gücü 43:28 İçsel Ve Dışsal Değerler 51:17 Toplum, Doğa Ve Aşkınlıkla Bağ 54:40 Yeni Yıl Niyeti: Sağ Beynin Rehberliği Bu bölümde Zeynep Aksoy, Daniel Schmachtenberger, Iain McGilchrist ve John Vervaeke'nin metakriz üzerine yaptığı konuşmadan yola çıkarak bugünün dünyasını yaratan psikolojik kalıpları ele alıyor. Sağ ve sol beynin dünyayı algılama biçimleri üzerinden, modern hayatın parçalaycı, kontrolcü ve aşırı soyut düşünen yapısının bizi anlam krizine sürüklediğini anlatıyor. Buna karşılık sağ beynin daha ilişkisel, bütüncül ve yaşayan gerçeklikle temas eden tarafını güçlendirmenin önemini vurguluyor. Bölüm boyunca dikkatimizin dünyamızı nasıl kurduğunu, içsel ve dışsal değerler arasındaki farkı, insanın toplumla, doğayla ve kendinden büyük olanla bağ kurma ihtiyacını konuşuyor. Son bölümde ise meditasyonu, dikkati yeniden eğitmenin ve daha bütünlüklü bir zihin geliştirebilmenin pratik yolu olarak sunuyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com

Yeni Şafak Podcast
Selçuk Türkyılmaz-Emperyal yayılmacılık mı din savaşı mı?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 30, 2026 5:38


ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları Netenyahu'nun Trump üzerindeki etkisiyle açıklanıyor. Buna göre Epstein belgeleri Netenyahu'nun elini güçlendirdi ve Trump, istemese de bu savaşa katılmak zorunda kaldı.

Mevlana Takvimi
ŞÂFİİ MEZHEBİNDE KAZA NAMAZI BORCU OLAN KİŞİ NE YAPMALI?-26 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Mar 26, 2026 2:11


Şâfii mezhebinde kazası olan kişinin nafile namaz kılması her ne kadar sahih olsa da haramdır. Bunun için kazası olan Şâfii kardeşlerimizin nafile yerine kaza namazlarını kılmaları gerekmektedir. Üzerinde kaza namazı olduğunu gerekçe yaparak nafile kılmayıp o vakti kaza namazıyla geçirmemek de şeytanın kişi üzerindeki hilelerinden biridir. Zira Şâfii mezhebinde üzerinde kaza namazı olan kişinin nafile namazla meşgul olması caiz olmadığı gibi fuzuli diğer işlerle de meşgul olması caiz değildir. Bilakis ihtiyaç dışı tüm vakitlerini kaza namazıyla geçirmesi gerekir. Şâfii kaynaklarından Fethu'l-Mu'ın, İbn Hacer (rh.a)'den şunu nakletmektedir: "Zahir olan şudur ki; kaza borcu olan kişinin yeme-içmesi, çoluk çocuğunun maişetini temin için harcadığı vaktin haricini yani haceti asliyesinin dışındaki tüm vakitlerini kaza namazlarıyla geçirmesi lazımdır. Bu vakitlerde başka şeyler ile meşgul olması caiz olmadığı gibi nafile namazlarla meşgul olması da haramdır. Ancak uyuyakalmak gibi bir özürden dolayı namaz kazaya kalmışsa bunun kazasında acele etmek menduptur, vacip değildir. Buna göre Şafii mezhebine mensup olan bir kardeşimize sünnetleri kıl dendiğinde kaza borcum var demesi doğrudur. Fakat burada doğru olmayan bir şey vardır ki; o da, bu vakitleri kaza kılmaksızın geçirmesi caiz değildir. (Suâlli Cevaplı İslâm Fıkhı, c.3, s.50-51)

T24 Podcast
Fenerbahçe neden hedefe ulaşamadı? | Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le Gazozuna

T24 Podcast

Play Episode Listen Later Mar 24, 2026 25:43


Kadınlar Şampiyonlar Ligi'nde Dörtlü Finali İstanbul'a almak için CEV'e 600 bin Euro ödeyen Fenerbahçe neden hedefe ulaşamadı?Oysa sezon başında hedefler büyüktü. Alessia Orro gibi dünya çapında bir isim ve Milli Takım'ın yıldızlarından Hande Baladın transfer edilmişti.Fenerbahçe, Vargas-Orro-Fedorovtseva üçlüsüyle Avrupa'nın en güçlü hücum hattına sahip takımlarından biri haline gelmişti.Buna rağmen Sarı-Lacivertliler ligde ikincilikle yetinmek, Avrupa'ya ise Scandicci'ye elenerek çeyrek finalde veda etmek zorunda kaldı.Fenerbahçe'nin vedasına karşın 2 Mayıs'ta İstanbul'da oynanacak Dörtlü Final'de Vakıfbank ve Eczacıbaşı İtalyan rakiplerine karşı kupa mücadelesi verecek.Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu hafta Gazozuna'da voleybol konuşuyor.

SBS Turkish - SBS Türkçe
Savaş, dünya çapında milyonlarca insanın Nevruz bayramı kutlamalarına gölge düşürdü

SBS Turkish - SBS Türkçe

Play Episode Listen Later Mar 23, 2026 11:58


Ortadoğu'da savaşın devam etmesi nedeniyle bahar ekinoksunu kutlayan şenlikler hüzünle karışık geçiyor. Buna rağmen, dünya genelinde 300 milyondan fazla insan aileleriyle, yemekleriyle ve yeni umutlarıyla Nevruz'u (yeni yılı) karşıladı.

Mevlana Takvimi
ŞEVVÂL AYINDA ALTI GÜN ORUÇ-21 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Mar 21, 2026 2:53


Şevvâl ayında altı gün oruç tutmak, sahîh hadîs ile sabittir. Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ramazan-ı Şerif ayında oruç tutup, ardından Şevvâl ayından da altı gün oruç tutarsa, bir yıl oruç tutmuş gibi olur”. Ebû Eyyûb (r.a.) buyurur ki, Resûlullâh (s.a.v.)'den “Bir gününe on gün mü?” diye sordum: “Evet” buyurdu. Abdullah ibni Ömer (r.a.) rivayeti ile bildirilen hadîs-i şerîfte: “Ramazan-ı Şerif ayı orucunu tutup, ardından Şevvâl ayında altı gün daha oruç tutan, günâhlardan, anadan doğduğu gün gibi sıyrılır, kurtulur” buyuruldu. Bu altı gün orucu tutmanın hikmetini, Allâh (c.c.) bilir, ama şöyle olsa gerektir: Allâhü Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de: “Bir sevâb işleyene, on sevâb verilir” buyuruyor. Buna göre, Ramazan-ı Şerîf için otuz güne, üç yüz günlük sevâb yazılır. Şevvâl ayındaki altı gün oruç da altmış gün yazılır. Böylece üç yüz altmış gün, ya'nî bir yıl oruç tutmuş gibi olur. İşte sevâb bakımından bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevâba kavuşur. Bir hikmeti de şu olsa gerektir ki, Allâhü Teâlâ her iki cihânı altı günde yaratmıştır. Nitekim Allâhü Teâlâ: “Muhakkâk Râbbiniz, o Allâh'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı” (A'raf s. 54) buyuruyor. Bütün bunlar, bizim yararımıza yaratılmıştır. O halde, Şevvâl ayında altı gün oruç tutmamız, o fayda ve iyiliklerin şükrü olarak, bize sünnet olmuştur. Bitişik tutulabileceği gibi ayrı ayrı da tutulabilir. Bitişik tutmak, ya'nî Ramazan bayramı olan Şevvâl'in birinci gününün akabinde, ikinci gün başlayıp, yedinci gün bitirmektir. Bunda iyiliğe acele etmek vardır. Nitekim Allâhü Te'âlâ: “Hayır işlerinde yarışırlar” (Âl-i İmrân s. 114) buyuruyor. Bâzı âlimler de, “Şevvâl ayının her on gününde ikişer gün oruç tutmalıdır” demişlerdir. (Muhammed Rebhâmi, Riyadü'n-Nâsihîn, s.257)

BELLUMARTIS PODCAST
LA CAMPAÑA DE PAPUA NUEVA GUINEA 1942-43: El puerto de Moresby. GUERRA EN EL PACÍFICO VII

BELLUMARTIS PODCAST

Play Episode Listen Later Mar 19, 2026 109:31


** VIDEO EN NUESTRO CANAL DE YOUTUBE **** https://youtu.be/CrJp9UnRWOs +++++ Hazte con nuestras camisetas en https://www.bhmshop.app +++++Con la colaboración de José Antonio Mayo Davó, autor de Ellos estuvieron allí https://amzn.to/3Lma2bt , analizamos el inicio de la campaña de Nueva Guinea, un frente decisivo y a menudo olvidado que enfrentó a japoneses y aliados en algunos de los escenarios más duros de la Segunda Guerra Mundial. Tras la ofensiva japonesa y la caída de Rabaul, los aliados desplegaron una resistencia desesperada en Nueva Guinea. Lo que comenzó como una lucha por posiciones aisladas, acabó convirtiéndose en una campaña feroz por el control del Pacífico Sur. En este programa repasamos: - Nueva Guinea y Rabaul: el nuevo bastión japonés en el Pacífico. - Lae y Salamaua: primeros combates en la selva. - Operación MO y la Batalla del Mar del Coral: el choque aeronaval que cambió la guerra. - El Sendero Kokoda y la Batalla de Milne Bay: resistencia aliada en condiciones extremas. - El contraataque en Buna y Gona, y la Batalla de Wau. - La Batalla del Mar de Bismarck: el poder aéreo aliado contra la flota japonesa. - Operación I-Go y la muerte del almirante Yamamoto: el golpe más duro al liderazgo japonés. Una campaña que combinó guerra terrestre, naval y aérea en junglas implacables, montañas inhóspitas y mares mortales, donde se decidió el destino del Pacífico Sur. OTROS EPISODIOS DE LA SERIE: “SOL NACIENTE” https://youtube.com/live/ZlVMDh9m4J0 “LA BLITZKRIEG JAPONESA” https://youtube.com/live/dUKLm0CBNgQ “EL ATAQUE A PEARL HARBOR” https://youtube.com/live/0KLNGhMZfQk “DE FILIPINAS AL MAR DEL CORAL” https://youtu.be/7C2X_5AuBvQ “MIDWAY, LA BATALLA DECISIVA” https://youtube.com/live/zPMRsTIts-4 "LA CAMPAÑA DE GUADALCANAL" https://youtube.com/live/-ZEBTLfwkrc ️ APOYA A BELLUMARTIS Compra libros o productos con nuestro enlace de Amazon: https://amzn.to/3ZXUGQl Invítanos a un café o una cerveza virtual: Patreon: https://www.patreon.com/bellumartis PayPal: https://www.paypal.me/bellumartis Bizum: 656/778/825 #historia, #historiamilitar, #Guadalcanal, #SegundaGuerraMundial, #WWII, #Pacífico, #Marines, #ImperioJaponés, #USMC, #batalladeguadalcanal, #guerraenelpacifico, #Bellumartis, #batallanaval, #HendersonField, #junglewarfare, #militaryhistory, #islassalomón, #navalwarfare, #historiabelica, #WWIIPacific --------------------------------------------------------------------------------------- COMPRA EN AMAZON CON EL ENLACE DE BHM Y AYUDANOS ************** https://amzn.to/3ZXUGQl ************* --------------------------------------------------------------------------------------- LOS LIBROS DE PACO https://franciscogarciacampa.com/libros/ --------------------------------------------------------------------------------------- Si queréis apoyar a Bellumartis Historia Militar e invitarnos a un café o u una cerveza virtual por nuestro trabajo, podéis visitar nuestro PATREON https://www.patreon.com/bellumartis o en PAYPAL https://www.paypal.me/bellumartis o en BIZUM 656/778/825 ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Conviértete en miembro de este canal y apoya nuestro trabajo https://www.youtube.com/channel/UCTtIr7Q_mz1QkzbZc0RWUrw/join -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- No olvidéis suscribiros al canal, si aún no lo habéis hecho. Si queréis ayudarnos, dadle a “me gusta” y también dejadnos comentarios. De esta forma ayudaréis a que los programas sean conocidos por más gente. Y compartidnos con vuestros amigos y conocidos. SIGUENOS EN TODAS LAS REDES SOCIALES ¿Queréis contactar con nosotros? Puedes escribirnos a bellumartispublicidad@hotmail.com como por WHATSAP o en BIZUM 656778825 Nuestra página principal es https://bellumartishistoriamilitar.blogspot.com y en la pagína web de Francisco García Campa https://franciscogarciacampa.com Política de Privacidad https://franciscogarciacampa.com/politica-de-privacidad/

Yeni Şafak Podcast
Mahmut Ay-Yahudi Nadîroğulları'nın Medine'den sürülmesi

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 18, 2026 6:01


Efendimiz (sav), hicretten kısa bir süre sonra Medine çevresindeki diğer Yahudi kabileleri gibi Nadîroğulları ile de “tarafsızlık anlaşması” yapmıştı. Buna göre Müslümanlar ile müşrikler arasında bir çatışma olursa Nadîroğulları tarafsız kalacaktı.

Train of Thought | Düşünce Treni
Neden hayalim gerçek olmuyor?

Train of Thought | Düşünce Treni

Play Episode Listen Later Mar 17, 2026 19:57


Her şeyi doğru yapıyorsun. Ortaya çıkıyorsun.Strateji kuruyorsun. Hayal ediyorsun. Ve yine de… hiçbir şey ilerlemiyor!! Bu bölümde, bu tıkanmışlığın GERÇEK nedenine iniyoruz ve düşündüğün şey değil. Çünkü genelde bu durum iki taraflıdır. Buna ben “ÇİFTE BAĞ” diyorum.Bir yanın büyümek, genişlemek istiyor.Diğer yanın ise buna sahip olmayı güvenli bulmuyor.Bu bölümde, içindeki bu görünmez çatışmayı fark etmeyi ve çözmeye başlamayı konuşuyoruz.Bu bölüm, kaçırmak istemeyeceğin ve sevdiklerinle mutlaka paylaşmak isteyeceğin bir bölüm olacak.WELL PLANNER SATIŞTA: https://www.trainofthoughts.co/product-page/well-plannerInstagram Hesabı: @trainoofthoughtÇekim Yasası Meditasyonu;⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://podcasts.apple.com/us/podcast/train-of-thought-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce-treni/id1615237666?i=1000659093095⁠⁠⁠⁠⁠#Manifest #ÇekimYasası #Enerji #Bilinçaltı #İlhammeditasyon, kişisel gelişim, farkındalık, koçluk, rahatlama, enerji, denge, öz bakım, Kasım, rehberli meditasyon

Yeni Şafak Podcast
Selçuk Türkyılmaz-ABD donanması 1903'te Beyrut'u niçin kuşatmıştı?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 16, 2026 5:28


ABD'nin İran'a saldırısı yüz yıllık hesaplar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Türkiye'de çok yaygın bir inanış var. Buna göre ABD'nin Filistin, İran ve hatta bütün Doğu Akdeniz politikasını İsrail belirlemektedir. Bu düşünce, güçlü Yahudi sermayedarlarının ABD'deki nüfuzuna dayandırılmaktadır. Onlara göre büyük Yahudi şirketleri ve onların sayesinde kurumsallaşan Yahudi lobiler paranın satın alma gücünü kullanarak ABD siyasetini şekillendirmekte ve İsrail lehine sonuçlar vermesini sağlamaktadırlar. İsrail'in ve Yahudilerin bunu yapmaktaki amacı ise Filistin'de Yahudi devleti kurmak ve Yahudi ilahiyatında geçtiği söylenen birtakım kavramlara göre bu devleti genişletmektir.

T24 Podcast
Efes büyük bütçeyle kayıp, Fenerbahçe kayıplara rağmen lider | Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le Gazozuna

T24 Podcast

Play Episode Listen Later Mar 10, 2026 26:39


Kulübün 50. yılını kutlayan Anadolu Efes büyük bütçelerle girdiği Eurolig maratonunda en kötü sezonlarından birini geçiriyor.Kulüp harcanan paraya kıyaslandığında en başarısız takımlar arasında.Buna karşılık Fenerbahçe önemli isimlerini kaybetmesine karşın 29 maçta 22 galibiyetle ligin en tepesinde yer alıyor?Efes'te yolunda gitmeyen neydi? Kulüp nerelerde hata yaptı?Fenerbahçe Jasikevicius liderliğinde neleri doğru yaptı? Fenerbahçe bu sezonu da kupayla kapatabilir mi?Yiğiter Uluğ ve Eray Özer bu hafta Gazozuna'da Eurolig temsilcilerinin performansını konuşuyor.

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ
Özgür Bolat ile “Hepiniz” Nasıl Mutlu Olursunuz?

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ

Play Episode Listen Later Mar 9, 2026 27:17


Kitap kulübümüzün yazarla buluşmasında konuğumuz Doç. Dr. Özgür Bolat ve yeni çıkan kitabı "Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?"du.Boğaziçi, Harvard ve Cambridge gibi okullardan mezun bir eğitim bilimcisi olan Özgür Bolat, bu kitabında mutluluğun bir şans ya da dışarıda aranacak bir şey olmadığını, aksine öğrenilen bir beceri olduğunu savunuyor. Bilimsel araştırmaların rehberliğinde okuyucusunu yaşamın anlamını yeniden düşünmeye ve kendi mutluluğunu adım adım inşa etmeye davet ediyor.Buluşmamızda üyelerimizden Özgür Bolat'ın eğitimlerine katılmış kitaplarını okumuş sıkı takipçileri de vardı.Sohbetimizin ağırlıklı bölümünü çocuk yetiştirme konusu oluşturdu diyebilirim. Bizim anne babalarımız çocuk yetiştirme konusunda bu kadar kaygı sahibi değillerdi. Şimdi o kadar çok ses var ki etrafımızda neyi yapmamız, neyi yapmamamız gerektiğini söyleyen. Sosyal medya bunun parodileri ile yıkılıyor, yerli, yabancı, olması gerekenle olan arasındaki uçurum üzerine. Özgür Hoca da bu konudaki sorularımızı yanıtlarken çocuğun mizacıyla karakteri arasındaki farka, güçlü yanları geliştirmenin zayıf yanları telafi etmeye çalışmaktan çok daha verimli olduğuna dikkat çekti. Sahneye çıkmak istemeyen çocukla nasıl konuşulur, yargılanma korkusu nasıl ele alınır, kitap okuma alışkanlıklığı nasıl kazandırılır gibi somut örnekler üzerinden de bizim deneyimlerimizi ve onun önerilerini konuştuk.Benim için en çarpıcı olan sanırım şu cümleydi: "Çocuğu yetiştirmeye çalışırsanız siz çocuğun sınırı olursunuz; önünden çekilirseniz istediği kadar gider."Buna bir de kitapta okuduğum “Çocuğunuzu geleceğe hazırlamayın; çocuğunuz için bir gelecek hazırlayın” sözünü eklersek yaklaşımı tamamlamış oluruz. Yani çocuğa potansiyeli doğrultusunda destek vermek diye özetleyebiliriz sanırım. Bu iki söze bol bol atıfta bulunacağım sanırım ortamlarda. Çünkü tam tersini uygulamaya takan çok insan olduğuna inanıyorum.Support the show

Akbank Sanat
Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Suncem Koçer

Akbank Sanat

Play Episode Listen Later Mar 4, 2026 73:53


Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum“Yanlış Bilgi Karşısında (Şüpheci) Atalet ve Yılmazlık”Konuşmacı: Suncem KoçerModeratör: Emre ŞanSeminer Tarihi: 17 Nisan 2025 Bu seminerde yanlış bilgi bağlamında yılmazlık (“resilience”) kavramını ele alacağız. Neden “resilience” için ilk akla gelen “dayanıklılık” sözcüğü yerine “yılmazlık” diyoruz sorusuna yanıt vererek başlayacağız. Bireylerin çevreleriyle olan etkileşimini merkeze alarak, karşısında yılmazlık geliştirmemiz gereken zorluğu “hakikat sonrası” başlığı altında inceleyeceğiz. Boylamsal olarak tekrarlanan küresel medya araştırmaları bireylerin doğru olmayan haberler ve yanlış bilgilerle ilgili farkındalıklarını ortaya koyuyor. Pek çok haber kullanıcısı tükettikleri mecralarda yanlış bilgilere maruz kaldıklarını şikâyet ederek not ediyorlar. O halde neden hem doğru olmayan haberlerden yakınıyor hem de kendi haber tüketim alışkanlığını değiştirmeye yanaşmıyorlar? Öyle ki kullanıcılar parçası oldukları kutuplu siyasal iklimin ve ayrışmış haber tüketiminin çoğu zaman gayet farkındalar. Buna rağmen kayıtsızlık hali haberle kurulan gündelik ve doğrudan ilişkiyi belirlemekte. Şüpheci atalet kavramıyla açıklayacağımız bu duruma içkin ümit duygusunu konuşmak yanlış bilgiye yılmazlık penceresinden bakmak için bizi cesaretlendirecek. Cesaretimizi topladıktan sonra sistemsel bir mesele olarak yanlış bilgi karşısında yılmazlığı literatür ışığında konuşacağız, noktayı kendi medya eko-sistemimizin yılmazlığı ve marazlarını tartışarak koyacağız.

Yeni Şafak Podcast
Mahmut Ay-Her canlının rızkı Allah'a ait ise neden açlıktan ölen insanlar var?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Mar 1, 2026 5:44


Hak Teâlâ'nın yarattığı âlemde yaşananlar ile gönderdiği kitapta söylenenler arasında bir çelişki olamaz. Eğer bir olgu ile bir âyet arasında çelişki var gibi görünüyorsa ya olgu yanlış anlaşılmıştır ya da âyet. Buna bir misal verelim: Şöyle yaygın bir inanç var: Allah, Kur'an'da tüm canlılara ölmeyecekleri kadar rızık vereceğini söylüyor. O hâlde kimse açlıktan ölmez. Öte yandan şöyle de bir olgu var: Çoğunluğu Afrikalı olmak üzere her yıl yedi-sekiz milyon insan açlıktan ölüyor. Bu inanç ile bu olgu arasındaki çelişki açıktır. Öyleyse bunu nasıl izah edebiliriz?

RTÉ - Iris Aniar
John Connolly, Teachta Dála

RTÉ - Iris Aniar

Play Episode Listen Later Feb 27, 2026 8:43


Labhair an Teachta Dála John Connolly faoi scéim scoileanna beaga Iorras Aithneach. Bunaíodh an scéim seo leis na scoileanna beaga sa gceantar a choinneáil oscailte agus iad ar fad ag tacú lena chéile.

buna john connolly labhair teachta d
Yeni Şafak Podcast
Ali Saydam-Ramazan, laiklik ve iletişim dili

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 25, 2026 6:19


Müstesna bir lütuf ve rahmet ayı Ramazan'ı idrak ederken, 168 imzalı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi gündeme düştü. Hayatın akışında elbette tesadüflerin yeri olduğu söylenebilir. Ancak zamanlama, iletişimin en güçlü unsurlarından biridir. Buna bir de Türkiye'nin geçmiş tecrübeleri eklendiğinde; Ramazan ayını kullanarak toplumun hassasiyetlerinin hedef alındığını düşünmemek saflık olabilir…

Yeni Şafak Podcast
SELÇUK TÜRKYILMAZ-Batı kamuoylarında müesses nizama karşı teşekkül hâlindeki fikirler

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 23, 2026 5:18


British Museum'ın Filistin adını sergi, pano, tanıtıcı afiş ve haritalardan silmesinden sonra Siyonist İsrail'le ilgili tartışmalar hız kesmedi. Türkiye'de pek çok kişi hâlâ Siyonist Yahudilerle ilgili hadiseleri gizli örgütler, teşkilatlar ve bâtınî inançlara bağlı gruplar merkezinde değerlendirme eğilimdedir. Buna karşın, Siyonizm'i kolonyal bir ideoloji olarak değerlendirenler ise gelişmeleri sistemli bir analiz çerçevesine göre tahlil ediyor. Bu sebeple British Museum gibi kolonyal kurumların Filistin adını silme kararının, belirli bir bağlam içinde değerlendirilmesine ve benzer olaylarla ilişkilendirilmesine yönelik çalışmalarla daha fazla karşılaşıyoruz. Buradan hareketle ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Siyonist İsrail'in yayılmacı saldırganlığı çerçevesinde işlediği bütün suçların, Batı toplumları tarafından desteklenmesi gerektiği yönündeki çıkışını da aynı çerçevede ele almamız gerekiyor.

Yeni Şafak Podcast
Özgür Bayram Soylu-“Mutlu ol, bu bir emirdir”

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 20, 2026 5:31


TÜİK tarafından açıklanan son Tüketici Güven Endeksi ve Yaşam Memnuniyeti Araştırması verileri, Türkiye'nin mevcut sosyo-ekonomik ruh hâline dair dikkat çekici bir paradoks sunuyor. Ekonomik göstergeler kırılgan, enflasyon algısı yüksek, tüketim davranışı korunma refleksiyle şekilleniyor. Buna rağmen biz fakirler, hayatın küçük alanlarında denge kurarak sistemin yarattığı baskıyı yumuşatmaya çalışıyoruz.

Vorbitorincii. Cu Radu Paraschivescu și Cătălin Striblea
Cât de simplu e la dublu. Cu Horia Tecău

Vorbitorincii. Cu Radu Paraschivescu și Cătălin Striblea

Play Episode Listen Later Feb 19, 2026 205:25


Avem un invitat care știe exact ce înseamnă să pierzi trei finale la Wimbledon (2010, 2011, 2012) și, în loc să renunți, să te transformi până când, în 2015, trofeul ajunge în mâinile tale. Horia Tecău vine la Vorbitorincii să ne spună de ce „tenisul îți arată adevărul direct" și cum te scuturi de neîncredere atunci când miza e uriașă. Am povestit despre proiectul său, Mind Set Match, prin care Horia îi învață pe copii (și pe noi toți) cum să gestioneze emoțiile, despre echilibrul interior, am depănat amintiri din antrenamentele anilor '90 și am aflat cum e să joci „scenete" la Monaco alături de un Nole Djokovic, care e pur și simplu bun la tot ce își propune. 00:01:48 Începem relaxat, cu bunătăți de la Oradea, baclavale și șuberek de la Mangalia și fotbal (Arsenal, Lazio, Real), povestim ce-am mai făcut de la ultima noastră filmare împreună, impresii de la Gala Internațională de Balet „Balanchine's Legacy" și de la spectacolul 5+3=9 de la Teatrul Grivița 53 00:28:25 Îngrijorări sănătoase despre… telefoane și timpul petrecut folosind aceste dispozitive. Ce-ați zice să facem, fiecare, un fel de digital detox? 00:40:49 Cât de simplu e la dublu. Cu Horia Tecău 02:25:03 Spuma filelor vine cu cărți bune: Toate numele Felizei de Juan Gabriel Vásquez, Istoria orbilor de Alina și Șerban-Liviu Pavelescu, Diego Maradona. Un studiu sociocultural de Pablo Brescia și Mariano Paz, Academia de T.Z. Layton 02:56:36 Vânătorile Dianei. Buna noastră prietenă Diana Popescu ne aduce noutățile culturale, iar Cătălin ne trimite direct în fața ecranului pentru „Romeo și Julieta" – un spectacol online pe care îl găsiți pe PiciordePlay (da, un fel de Netflix, dar cu teatru bun!). Recomandăm.

Gerçek gazetesi
Ertuğrul Oruç: Sağlık, kasko gibi satılır mı?

Gerçek gazetesi

Play Episode Listen Later Feb 17, 2026 4:35


Sağlığın piyasaya açılması ve özelleştirilmesi yalnızca sağlık hizmetlerini paralı hale getirmez; aynı zamanda devletin sunduğu sağlık hizmetlerinin her geçen gün niteliğini yıpratan bir işlev de görür. Özel sağlık sigortaları, sağlık hizmetlerinin özelleşmesine aktif biçimde katkı sunarak kamu sağlık sistemini adım adım aşındıran ve sağlığı bir hak olmaktan çıkarıp kasko mantığına indirgeyen bir düzenek yaratır.Özel sağlık sigortası şirketleri sigortalarını, araç kaskolarına çok benzer bir mantıkla pazarlar. “Her an hasta olabilirsiniz, devlet hastanelerinde çare bulamayabilirsiniz; gelin, sizi şimdiden sigortalayalım.”Bugün Türkiye'de özel sağlık sigortası sistemine dâhil olan kişi sayısı yaklaşık 8 milyondur. 2024 yılı itibarıyla bu alanda dönen toplam para miktarı 136 milyar liraya ulaşmıştır. Bu rakamlar, özel sağlık sigortacılığının Türkiye'de uzun süredir yaygın olduğu izlenimi yaratabilir; ancak bu yaygınlaşma görece yenidir.Özel sağlık sigortalarının Türkiye'deki serüveni 1980'li yıllarda başlasa da, sağlık sistemi içine gerçek anlamda yerleşmesi Türkiye tarihinin sağlık alanındaki en güçlü piyasacı müdahalesi olan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile mümkün olmuştur. Özellikle 2010'lu yıllardan itibaren yaşanan hızlı büyüme, özel sağlık sigortalarının sağlıkta özelleştirme politikalarıyla olan bağını açık biçimde göstermektedir.İşçi sendikaları, geçmişten bu yana yaptıkları Toplu İş Sözleşmeleri'nde (TİS) sağlık alanına dair maddelere yer vermiştir. Ancak işçilere bir hak olarak özel sağlık sigortası yaptırılması yönündeki talepler, kamu sağlık hizmetlerinde yaşanan yıpranmanın giderek daha hissedilir hale geldiği 2010'lu yıllardan sonra yaygınlaşmıştır.Aile hekimliklerinin zayıflatılmasıyla sağlık sisteminin hastanelere bağımlı kılınması; randevu bulunamaması, muayene sürelerinin kısalması ve tetkiklerin gecikmesi bu yıpranmanın somut göstergeleridir. Kamu sağlık hizmetlerindeki bu aksaklıklar, işçiler için yalnızca bir sağlık sorunu değil, ücret kaybı ve işinden olma riski anlamına da gelmektedir. Buna karşılık özel hastanelere başvuru, işçiler ve emekçi halk açısından karşılanamayacak düzeyde maliyetler yaratmaktadır. Bu koşullarda özel sağlık sigortası, bir tercih olmaktan çıkarak üretim sürecinin dayattığı bir zorunluluk haline gelmektedir.Bu durumun mekânsal karşılığı da dikkat çekicidir. Örneğin, işçilerin başkenti olan Gebze ve Darıca–Çayırova hattında, 2010'dan günümüze özel hastanelerin yatak ve hizmet kapasitesi yaklaşık %40 artarken, devlet hastanelerindeki artış %10'lar düzeyinde kalmıştır. Aynı dönemde çevre ilçelerde benzer bir özel hastane kapasite büyümesi görülmemektedir. Bu bize, özel sağlık hizmetlerinin sağlık ihtiyacından ziyade ödeme güvencesi ve sigortalılık temelinde yoğunlaştığını; bu yönelimin ise kamu sağlık hizmetlerinin aynı bölgelerde gelişmesini sınırlandırdığını güçlü şekilde düşündürmektedir.Bugün sendikaların işçiler için özel sağlık sigortası talep etmesi, kamu sağlık hizmetlerinin geri çekilmesinin dayattığı bir sonuçtur. Bu talep, devletin sağlık alanındaki sorumluluğunu yerine getirmemesinin sendikal alana yansımasıdır. Sağlığı kasko gibi satan özel sağlık sigortaları, işçilerin sağlık hakkını güvence altına alan bir çözüm değil; kamu sağlık sisteminin altını oyan bir mekanizmadır. Bu nedenle özel sağlık sigortaları, kapsam dışı bırakılan hastalıklar ve ek ücretlerle sağlık riskini ortadan kaldırmak yerine riskin kendisi haline gelmektedir.Sağlık hakkı, TİS maddeleriyle telafi edilecek bir eksiklik değil; devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel bir sorumluluktur. Bu nedenle mücadele, sağlık alanı dışındaki işçilerle sağlık emekçilerinin birlikte yürüteceği ücretsiz, genel bütçeden karşılanan, nitelikli, eşit ve kamu eliyle sunulacak sağlık hizmeti talebinde somutlaşmak zorundadır.

English with Sera
Geniş zamanla hikaye anlatılır mı?

English with Sera

Play Episode Listen Later Feb 15, 2026 4:41


Bu bölümde geniş zaman ve şimdiki zaman kullanarak, geçmiş zamanda geçen bir hikayeyi nasıl anlatabileceğimizden bahsediyorum. Buna "historic present" deniyor.Okuduğum metin:So yesterday, I'm walking to work, minding my own business. Suddenly, this little dog runs up to me and starts barking like crazy. Everyone stops and looks at us.I freeze. The dog stares at me. I stare back. Then, out of nowhere the dog grabs my shoelace and runs away.I'm standing there, one shoe half-tied, thinking: Yep. This is how my day starts.

Mevlana Takvimi
HZ. MAHMUD SÂMİ RAMAZANOĞLU (K.S.)-4-14 ŞUBAT 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Feb 14, 2026 2:43


Bütün hayatı manevî kerâmet (yani istikamet) olan Efendimiz Hazretleri, kendilerinden sâdır olan kerâmetleri böylece saklamamızı bize öğretmiş oluyorlardı. Böylece kerâmetin matlûb olmadığını, zuhûrunun o kişilere Allâh (c.c.)'ün rahmeti olduğunu anlatmış oluyorlardı. Buna da hâmdetmek lâzımdı ve hemen takılmadan istikâmet üzere Hâkk yola devâmı öğretiyorlardı. Böylece inkılâb kâbiliyetini hâiz olan kalbimiz hakîkî ve tek matlûb olan Allâh (c.c.) ile olacaktı. Ağyârdan ictinâb gerekliydi. İşte kalbin hâllerini anlatırlarken verdikleri bir misâl: “Bukâlemun denilen, Türkçe adı “bahtabakan” kertiş cinsinden kuyruğu ile dala sarılan bir hayvan vardır. Çocukluğumuzda, bu boz renkli hayvanı tutar, erkeklerin o zaman kullandığı kırmızı renkli, püsküllü, kalıba konan feslerini onun üzerine koyardık. Kısa bir süre sonra fesi kaldırdığımızda, bukalemunun kıpkırmızı olduğunu görürdük. Biraz açıkta kalınca eski boz rengine avdet ederdi. Yine kadınların başını örttüğü siyah renkli yağlığı (başörtüsünü) alır bukalemunun üzerine örterdik. Bir müddet beklettikten sonra başörtüsünü açtığımızda hayvanın renginin siyahlaştığını müşâhade ederdik. Biraz sonra asıl rengine avdet ederdi. İşte bir hayvanda bu derece bulunduğu yere intibâk kâbiliyyeti olursa; ya kalbimizi nasıl muhâfaza etmemiz gerekir; teemmül edelim” buyururlardı. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Cenâb-ı Hâkk, sizin kalıbınıza değil; kalblerinize nazar atfeder.” Kalb nazargâh-ı İlâhî'dir; ona göre dikkat etmeliyiz. Yine buyuruyorlar: “Gençliğimde dergâhta hâl ehli, ehl-i keşiften Âdil Beğ bana: “Sâmî evlâdım, münâsebette bulunduğun kişilere çok dikkat et, sakın kasvetli kimselerle karşı karşıya oturma. Bir defa Ayasofya câmiinde mevlid dinliyordum; bir de baktım letâiflerim durmuş. Karşımda diz dize oturduğum adamın kalbi hasta imiş (ya‘ni katı). Letâiflerimi üç günde zor çalıştırdım.” dedi. Câmiide mevlid dinleyenin kalbinden bu in‘ikâs olursa ona göre dikkat edelim.”

Mevlana Takvimi
ÇOCUK EĞITIMIN MERHALELERI VE YÖNTEMI-07 ŞUBAT 2026-MEVLANA TAKVİMİ

Mevlana Takvimi

Play Episode Listen Later Feb 7, 2026 2:40


İlk hedefimiz çocuklarımıza dinimizi öğretmek olmalıdır. Dini öğretmenin sırası ise şu şekilde olmalıdır: İlk önce çocuklara kelime-i şehadeti öğretme ye çalışın. Anne-baba isterse çok kolay bir şekilde çocuğuna kelime-i şehadeti öğretebilir. şer'i şerifin hükümlerini öğretin. Ancak ilk olarak bir kitaptan okumak yerine sözlü olarak anlatın. Her şeyi Allah'tan istemesi gerektiğini öğretin. Dünyadaki tüm varlıklara Allah'ın rızık verdiğini söyleyin. Allah'ın sıfatlarından bahsedin. O'nun her şeyi yaratıp idare ettiğini ve olup biten her şeyden O'nun haberdar olduğunu sıklıkla söyleyin. Uygun olmayan bir şey yaptığında böyle şeyleri Allah'ın sevmediğini ve O'nun hoş nutsuz olacağını anlatın. Çocuğun anne-babası bu telkinleri en güzel şekilde verebilir. Çocuğa defalarca bunları söylediğinde, çocuk buna inanır. Özellikle annelerin ilgili konularda daha dikkatli olmaları gerekir. Çocuk biraz büyüyünce kısa sureleri ezberletmeye çalışın. Yedi yaşına gelince, namaz kılmayı mutlaka öğretin. Yedi ile on yaş arasında namaza alıştırın. On yaşına geldiğinde hala namaza alışmamışsa, sert davranmanız gerekir. Günümüzde namaz konusunda çok ihmalkar davranılmaktadır. Bir sınavda düşük puan aldığında çok üzülen anne-babalar, yıllarca namaz kılmayan çocuğ nun bu davranışından rahatsız olmamaktadır. Duruma bakılınca, sanki İslam böylelerine şöyle demektedir: “Bana yazık ettiniz, her şeye o kadar önem verirken ben sadece sizin dilinizde varım.” Unutmayın, çocuklarımızı her türlü tehlikeden korumak bizim görevimizdir. Buna rağmen neden namaz kılmadıkları hâlde onları ihmal ediyoruz, görevlerimizi yapmıyoruz? (Eşref Ali et-Tehanevi, İslam'da Çocuk Terbiyesi, s.67-68)

RTÉ - Adhmhaidin
Máirtín Ó Gallachóir, An Fál Carrach.

RTÉ - Adhmhaidin

Play Episode Listen Later Jan 22, 2026 4:31


Bunaíodh Cumann Trádála agus Turasóireachta an Fhál Charraigh in athuair an tseachtain seo.

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ
der ya Kitap Kulübü ile Empedokles'in Dostları

DEĞER YARATMANIN FORMÜLÜ

Play Episode Listen Later Dec 29, 2025 29:25


2025'in son bölümü ile karşınızdayım. Kitap kulübümüzün 60. buluşmasında Amin Maalouf'un "Empedokles'in Dostları" adlı kitabını konuştuk.1949 Lübnan doğumlu Maalouf, Semerkant gibi tarihsel kurgularıyla tanınsa da bu kez karşımıza siyasi bir komplo teorisi ile çıkıyor. Pandemi öncesinde kaleme aldığı kitap, nükleer tehditler ve teknolojinin insanlığın üzerindeki etkilerini tartışıyor. Teknolojinin bizi nasıl köleleştirdiği tartışmasına değişik bir açıdan ışık tutuyor.Toplantımızda bazı arkadaşlarımız Maalouf'un diğer eserlerinden bekledikleri edebi derinliği bulamadıklarını, karakterlerin ve kurgunun daha basit kaldığını düşündüklerini paylaştılar. Buna karşın, kitabın özündeki tartışma konusunun hepimize hitap ettiğini söyleyebiliriz.Empedokles, M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış yani Sokrates öncesi bir antik Yunan filozofu. Kendinden önceki doğa düşünürlerinin temel öğe (arkhe) olarak belirlediği, su, ateş ve havaya, toprak öğesini de ekleyerek hepsini bir arada kullanan ilk düşünür olmuş. Bu elementleri bir araya getiren gücün “sevgi”, ayıran gücün ise “nefret” olduğunu öne sürmüş. Efsaneye göre tanrılaşmak için Etna yanardağına atlamış ve bu hikaye, ölümsüzlük arayışı ve insanüstü bilgelik temalarıyla bu kitapta sembolik olarak kullanılmış.Kitabın bizi en çok düşündüren tarafı, ölümsüzlük gerçekten insanlık için bir kurtuluş mu yoksa yeni bir kölelik mi sorusu oldu. Yapay zeka ve teknolojinin geldiği noktada, bu sorunun pek de uzak olmayan bir gelecekte yanıt bulabileceğini konuştuk. Dervişin fikri neyse zikri de odur, biz de konuyu tüketim merkezli sistemden çıkış arayışına bağladık. Mevcut kapitalist sistemin sancılarını görüyoruz, yapay zeka ile ezberler bozuluyor ve insanın üretimdeki rolü tartışılır hale geliyor. Ama bu da bütün sistemin dayandığı tüketim için bir tehdit; öyle ya, geliri düşerse veya işsiz kalırsa tüketmek için parayı nereden bulacak insanlar? Hele ömür de uzarsa ne yapacaklar; çare ve umut bireysel üretimde bence.Kitap da çok umutsuz bir yerde kapanmıyor, çare sizsiniz diyor bir bakıma davetsiz misafirlerimiz. Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla: (02:37) Olcay Büyükçapar, (03:43) Ebru Başaran, (05:19) Müge İrfanoğlu, (07:46) Olcay Büyükçapar, (11:00) Mürsel Çavuş, (14:46) Suat Soy, (18:10) Olcay Büyükçapar, (19:09) Cem Çağatay Karaali, (21:21) Müge İrfanoğlu, ve (21:50) Feyza Demir.Support the show

Kerem Önder
Açgözlü Peygamber? - Tevbe 128, 129 tefsiri / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Oct 13, 2025 46:37


“Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağırgelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 128)“Buna rağmen yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur, ben yalnız O'nagüvenip dayanırım; O, büyük arşın sahibidir.” 129Hz. Muhammed bir insan olarak içimizden biridir; fakat Cenâb-ı Allah onu vahiy alma ve peygamberlerinsonuncusu olma mertebesiyle onurlandırmıştır. Başka bir âyette “bütün varlıklar için rahmet” olaraknitelenen (Enbiyâ 21/107) Resûl-i Ekrem'in müminlere karşı tutumuna ve hissiyatına ağırlık verilen 128.âyette o, Allah Teâlâ'nın iki güzel ismi ile, raûf ve rahîm olarak nitelenmiştir; raûf “çok şefkatli”, rahîm“çok merhametli” demektir. Yüce Allah'ın hiçbir peygamberini kendi isimlerinden ikisiyle birlikteanmamış olduğu dikkate alınırsa onun rabbimizin katındaki derecesi ve bütün bu açıklamalara rağmenondan yüz çevirenlerin ne büyük ziyanda oldukları daha iyi anlaşılır. İşte 129. âyette Hz. Peygamber'denbu gibi bahtsızların tutumlarından üzüntü duymaması, sadece Allah'a güvenip dayandığını hatırlaması veonlara da bunu duyurması istenmektedir.“Hem sonra o, sizin zarara uğramanız, kendisine çok güç gelen, dünya ve ahiret hayırlarını size ulaştırmadason derece istekli olan bir kimsedir. Bundan dolayı da sizin için tıpkı şefkatli bir doktor ve merhametli birbaba gibidir. Şefkatli olan doktor, çoğu zaman dayanılması güç, çetin ilaçlara yönelir. Merhametli baba da,çoğu kez. insana zor ve ağır gelen eğitme usullerine başvurur. Fakat insan, doktorun bilgili, sahasının ehli vebabasının da müşfik olduğunu bilince, o acı ilaçlara tahammül edilir ve o güç terbiye usulleri de bir lütuf veihsan yerini tutar. İşte burada da böyledir. Siz onun Allah katından gönderilmiş hak peygamber olduğunuanladığınıza göre, her türlü hayrı elde etmek için, onun bu zor tekliflerini kabul ediniz."Cenâb-ı Hak, Resulüne: "Eğer onlar bu mükellefiyetleri kabul etmez, yüz çevirip dönerlerse, onları bırak veonlara değer verme, Allah'a dayan ve bütün işlerinde Allah'a tevekkül et" demiştir."De ki: "Ben. ancak sizin gibi bir beşerim" (Kehf, 110) ayetlerinde olduğu gibidir. Bunlardan maksad şudur:En'am suresinde (9. ayet) de geçtiği gibi, eğer o peygamber, bir melek cinsinden olsaydı, insanların işi,bundan dolayı zorlaşırdı.insana bir şey zor geldiğinde, "Bu bana gâlib geldi" der.Buna göre ayetin manası, "Sizin sıkıntıya uğramanız ona güç gelir" yani "sizin kötülüğe dûçâr olmanız, onazor gelir" şeklindedir. Giderilmesi gerekli olan kötülüklerin en önde geleni, Allah'ın cezasının kötülüğüdür.İşte o peygamber, bu tür kötülüğü savuşturmak için gönderilmiştir."Ferrâ şöyle demiştir: "Haris, cimri ve düşkün demektir. Binâenaleyh ayetin manası, "Sizin cehennemegirmeniz ihtimaline karşı, size son derece düşkündür" şeklindedir."İbn Abbas (radıyallahü anh) şöyle demiştir: "Allahü teâlâ, peygamberini, kendi isimlerinden bu iki isimleisimlendirmiştir."Allah'a itaatten ve peygamberi tasdikten yüz çevirirlerse;Bu sûrede ele alınan, bahsedilen güç teklifleri kabul etmekten yüz çevirirlerse,d) Cihadda sana yardım etmekten yüz çevirirlerse, manaları verilmiştir.Bil ki bu ayetin gayesi, kâfirlerin, yüz çevirmeleri ve bu teklifi kabul etmemeleri hafinde, HazretiPeygamberin kalbine bir hüznün ve kederin gelmeyeceğini; zira Allah'ın, düşmanlarına karşı O'na yardımetmede ve O'nu, çeşitli lütuf ve nimetlerinin derecelerine ulaştırmada, o peygambere yeteceğini beyanedip açıklamaktır.

Kerem Önder
Abdülkadir Geylani sohbetleri 25 / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Oct 11, 2025 41:24


“İsa Peygamberi (a s.) şöyle anlatırlar: Güzel bir koku aldığı zaman, burnunu tıkar ve: - «Bu, dünyakokusudur,» dermiş. Bu size güzel bir örnektir. Ey zühd iddia edenler, hâlinize bir bakın. Sözünüz ve işiniz, İsapeygamberinkine uyuyor mu? Elbisenize bakılırsa, dünyadan elini çekmiş derviş kılığı var; fakat içinizdünyalık hasreti ve sevgisi ile dopdolu. Bu libasınızı çıkarıp içinizde olanı açığa vursaydınız benim için dahaiyi olurdu. Ve siz, içi başka, dışı başka olmaktan uzak olurdunuz. Dünyalık şeylere karşı kalp zenginliği duyananasibi rahat varır. O kimse dışına desinler için hiçbir şey giymez. Kalbi gerek dünyalık işlere gereksebaşkalarına karşı istiğna duyar. Şu da bir vakıadır. Bizim Peygamberimiz (S.A.), İsa (a s.) ve diğerlerindendaha fazla dünyaya karşı istiğna duyardı. Onun zühdü herkesten daha fazla idi. Herkese yazılmış olanı bilirdi.Ve: - «Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz,» buyururdu.Dünyalıktan tamamen kalbini almasına rağmen, bunlar kendisine sevdirilmişti. Bunlar İlâhî bilginin geçmişteverdiği hükümdü. Rabbi tarafından verilen bir hisse idi. Almak ve faydalanmak zorunda idi. Yaratanın emrinegöre alır ve yerdi. O'nun emrine uymak, tâat sayılır. Buna benzer şekilde kısmetini alıp yiyen tâat içindedir.Dış cephesi ile dünyaya karışmış dahi olsa ibadet ehli arasındadır.Ey niyeti bozuk, Hakk'a muhatap olmaktasın. Ve O'nu görür gibi konuşmaktasın. Her namazda: - «Yalnız sanakulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.» (Fatiha/5) Derken anlattığımız gibi yapmaktasın. - «Ya Rabbi,yanımdasın. Ey beni bilen ve bütün hâlime şahit olan, kulluğum sana, yardım talebim senden,» demekistiyorsun. Her zaman Hakk'a hitap ediniz. O'na hitabınız yalnız namaz vaktine inhisar etmesin. O'nunvarlığını hazır bilin; kulluğunuzu o niyetle yapın. Peygamber (S.A.) efendimiz şöyle buyuruyorlar: - «Allah'ıgörür gibi ibadet et; sen O'nu görmesen bile O seni görür.»Ey evlâd! Helâl yiyip içerek kalbini temizle. Rabbini bilirsin. Giydiğini, yediğini ve kalbini temiz tut. Bu yoldaniç âlemi temiz olanlar zümresine dâhil olabilirsin. Tasavvuf, safâdan gelir. Suf (kalın yün elbise) giymektengelmez. Tam mânası ile sofi olan, kalbini Allah sevgisi ile doldurur. Başka sevgilere yer vermez. Bu hâl birbaşka hâldir. Kolay elde edilecek cinsten değildir. Elbise değiştirmekle ve renk sarartmakla olmaz. Omuzeğmek, bu hâli veremez. Geçmiş büyüklerin hikâyesini dil gürültüsü ile anlatmak bu hâle vardıramaz.Parmak aralarına tesbih almak insanı o yola götüremez. O yola ileten şey, sadık kalple Allah'ı aramakla olur.Allah'ın size gönderdiği peygambere iyi bağlanınız. Ona bağlılığınız doğru olsun. O'na bağlılık, getirdiklerineuymakla olur. Peygamberin emirlerini ne kadar iyi yaparsanız uymanız o kadar iyi olur. Dünyadapeygamberin sözlerini tutup yaptığı işleri yaparsanız öbür âleme göçtüğünüzde ona arkadaş olursunuz.Allahü Teâlâ'nın şu yüce kelâmını duymadınız mı? - «Peygamberin size yapmanız için getirdiği şeyi alınız;yasak ettiği şeylerden kendinizi çekiniz.» (Haşr/7) Peygamberin emirlerini tutunuz. Yasak ettiği şeylerdenberi durunuz. Bunu yaptığınız takdirde, Rabbinize yakınlık kazanmış olursunuz. Dünyada kalbinizle yakınolursunuz. Öbür âlemde ise, varlığınız ve cesedinizle yakınlık duyarsınız.

Kerem Önder
Şeytanın adımlarına uyanlar? - Nur 21 tefsiri / Kerem Önder

Kerem Önder

Play Episode Listen Later Oct 10, 2025 41:56


Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytana ayak uydurursa bilsin ki, o edepsizliği ve kötülüğü emreder. Allah'ın lutfu ve rahmeti sizinle olmasaydı içinizden hiçbir kimse günahtan asla arınamazdı, fakat Allah dilediğini arındırır; Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.” (Nur 21)Dünyada kul imtihandadır. İmtihanda başarının önemli iki engeli nefis ve şeytandır. Dinin irşadı, verdiği bilgi ve eğitim bu iki engele karşı çok önemli bir ilâhî yardımdır. Bu yardımdan mahrum olanların, daha doğrusu bilgi ve akıllarını gerektiği gibi kullanmayarak, iman edip ilâhî irşada kulak vermeyerek kendilerini buyardımdan mahrum bırakanların temiz bir amel defteriyle dünya hayatını noktalamaları imkânsız gibidir. Allah'ın, kullarını mânen temizleyen bir büyük lutfu da hayat boyunca tövbe kapısını açık tutması, tövbe edenleri bağışlaması, tövbekârlara temiz ve beyaz bir defter açmasıdır."Buna göre mana, "Şeytanın izlerine tâbi olmayın, onun bastığı yerlere basmayın ve bu iftiraya, bunu dile dolamaya ve fuhşun (kötü söz ve fiillerin) mü'minler arasında yayılmasına önem verip, gayret etmekhususunda, onun peşinden gitmeyin" şeklindedir. Allah Teâlâ bunu her ne kadar mü'minlere tahsis etmişise de, bu bütün mükellefler için bir yasaktır. Çünkü Cenâb-ı Hak, "Kim şeytanın adımlarına uyarsa, şüphesiz ki o, kötülüğü ve gayr-ı meşrûyu emreder" buyurmuştur. Bütün mükelleflerin bundan menedildikleri ise malumdur. Biz, Cenâb-ı Hakk'ın bu hususu mü'minlere tahsis ettiğini söyledik. Çünkü Allah Teâlâ, mü'minleri, eğer şeytana uyarlarsa, "Kim şeytanın adımlarına uyarsa'', ifadesiyle tehdid etmiştir. Bu ifadenin zahiri ise, mü'minlerin şeytana tâbi olmayacaklarını göstermektedir. Eğer bununla kâfirler kastedilmiş olsaydı, o zaman şüphesiz onlar şeytana zaten uymuşlardı. Binâenaleyh Allah iftira eden okimselere, gerekli tehdidi yapınca, durumları tıpkı onlarınki gibi olmasın diye ve günahtan alabildiğine kaçınsınlar için, özellikle mü'minleri zikrederek onları terbiye etmiştir.Fahşâ ve fahişe aşırı çirkin ve kötü olan şey demektir. Münker ise, insan tabiatının hoşlanmadığı, nefret ettiği ve beğenmediği şeydir.Bil ki, “zeki” Allah'a itaat hususunda “rızâ” mertebesine ulaşmış kimsedir. Arapça'da £_jjJi ^”j (Ekin gelişti, olgunlaştı) denilmesi de bu manadadır. Binâenaleyh mü'min, dini hususlarda, Allah'ın rfcn olacağı “salah” noktasına vardığında ‘zeki” adını alır. Zeki, ancak zeki olana denir. Bu tıpkı, hidayeti bırakan kimseye,mutlak olarak, “Allah ona hidayet etti” denilmeyip, “Allah ona hidayet etti, ama o hidayete ermedi” denilmesi gibidir.Ayetteki ''Allah semî ve alimdir" cümlesi, "O, sizin bu iftiraya dair veya Âişe'nin berî (temiz) olduğuna dair bütün sözlerinizi duyar, fuhşun (kötü söz ve fiillerin) mü'minler arasında yayılmamasına veya yayılmasına dâir arzu ve isteklerinizi bilir. Durum böyle olunca, O'na İsyan etmekten kaçınmak gerekir" demektir.”Her şeyin sahibi Allah bir hadîs-i kudsîde şöyle buyurmaktadır:“Kullarım! Gelmişiniz, geleceğiniz, insanınız, cinleriniz bir yerde toplanıp benden istekte bulunacakolsanız, ben de her birinize istediğinizi ayrı ayrı versem, bu benim mülkümden iğne denize girdiğinde denizden ne eksiltirse işte ondan fazla bir şey eksiltmez." (Müslim, Birr 55)Peygamber Efendimiz (asm) de konuşmalarına “Elhamdülillâh” diye başlar, hemen ardından “Biz Allah'dan yardım dileriz (neste'înühu)” derdi. (Müslim, Cuma 46)Günde en az kırk defa okuduğumuz Fâtiha suresi'ndeki “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” Ayetiİnsanlardan bir şey istemek; onlar yanında bir tür değer ve sevgi kaybına uğramaktır.“Dünya ve dünyalıklardan yüz çevir ki, Allah seni sevsin;halkın elinde olandan yüz çevir ki, insanlar seni sevsin.” (İbni Mâce, Zühd 1)İnsanlardan bir şey istemeyin, velev ki bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa. [Bezzar]"Size bahşetmesini Allah'tan dileyiniz. Çünkü Allah kendisinden bir şey dilenmesinden hoşnut olur." (Tirmizî, Daavât 115)

Turkish Stories
ALIŞKANLIKLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ / Türkçe Hikayeler

Turkish Stories

Play Episode Listen Later Sep 12, 2025 3:04


ALIŞKANLIKLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ Alışkanlıklar; davranışlarımızı, düşüncelerimizi veya duygularımızı yönlendiren ve zamanla sıradanlaşan hareketlerdir. Doğuştan gelen bir özellik değildir. Alışkanlıklar karşımıza duygu, düşünce ve davranış olarak çıkar. Bazı insanlar, kaşlarını çatmayı ve öfkelenmeyi alışkanlık hâline getirmiştir. Buna karşılık bazılarının ürkeklik, düşünürlük, şüphecilik gibi birtakım alışkanlıkları vardır. Bazı kişiler ise huzur, korku ve korku veren olaylar karşısında farklı alışkanlıklar edinmiştir. Hayatımız boyunca birbirini izleyen başarı ya da başarısızlıklarımız hep alışkanlıklarla ilgilidir. Örneğin erken kalkmayı, planlı çalışmayı alışkanlık hâline getirmiş insanlar başarılıdırlar. Ama düzensizliği alışkanlık hâline getirmiş insanlar ise başarısızdırlar. Önce biz alışkanlıkları, oluştururuz sonra da alışkanlıklar bizi oluşturur. Değiştirmek istediğimiz bazı kötü alışkanlıklarımız vardır. Bu alışkanlıklar çoğu zaman kendimize ve çevremize zarar verir. Sınıfta yüksek sesle konuşmak, yalan söylemek, düzensiz olmak, saygısız olmak bunlardan bazılarıdır. Bunun yanında faydalı alışkanlıklar da vardır. Erken yatmak ve erken kalkmak, dişlerimizi fırçalamak, tabağımıza yiyebileceğimiz kadar yemek almak, spor yapmak, toplum kurallarına uymak ise faydalı alışkanlıklardandır. Faydalı alışkanlıklar; bazen yemek yerken bazen yürürken bazen bir iş yaparken bazen de toplumsal bir organizasyon içerisinde yer alırken ortaya çıkar. Bu alışkanlıkları günlük hayatımızda uygulamaksa bizim elimizdedir. Birçoğumuzun yapılması gereken işleri ertelemek gibi kötü bir alışkanlığı var. Ertelediğimiz her iş tembelleşmemize sebep olabilir. Eğer bir şeyler yapmaya çalıştığınız ama bir türlü başarılı olamadığınızı düşünüyorsanız, alışkanlıklarınızda bir yanlışlık var demektir. Gece geç yatmak, uzun süre bilgisayar başında oturmak, sağlıksız beslenmek, yapılacak işleri geciktirmek, plansız olmak bunlardan bazılarıdır. İnsan, güzel alışkanlıklarla olumsuz gördüğü kişilik özelliklerini düzeltmiş olur. Kazanılan bu güzel alışkanlıkların devam ettirilmesi ise kişiliğimizin bir parçası hâline gelir. Bu ise kendimizi duygusal, fiziksel ve manevi anlamda daha güçlü hissetmemizi sağlar. Böylece hem kendimiz hem de başkaları için daha faydalı işler yapabiliriz. Hayatta başarılı, mutlu ve güçlü olmanın anahtarı güzel alışkanlıklardır. Bu anahtarı elde etmek istiyorsak alışkanlıklarımızı bugünden itibaren gözden geçirmeliyiz. Gökkuşağı Türkçe

Devotionale Audio
Buna dispozitie fara frivolitate 26.08.2025 [devotional audio]

Devotionale Audio

Play Episode Listen Later Aug 25, 2025 3:48


Viața, această viață, va avea mai multă strălucire în ea dacă vom aduna florile și vom lăsa deoparte spinii și mărăcinii. Adu bucuria cerului în viața ta! Lumina cerului reflectată în farmecul răpitor al celor care sunt pregătiți pentru preschimbare aduce bucurie în familia cerească.Citește acest devoțional și multe alte meditații biblice pe https://devotionale.ro#devotionale #devotionaleaudio

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller
BBG 3: Cumhurbaşkanı yardımcıları ve eştoplumlaştırmacılık

Özgür Mumcu ve Eray Özer'le Yeni Haller

Play Episode Listen Later Jul 21, 2025 28:43


Bahçeli, "Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri Kürt, diğeri Alevi olsun" dedi.Buna siyaset teorisinde eştoplumlaştırmacılık (Konsosyasyonizm) deniyor.Fikir babası Hollanda-Amerikalı bir teorisyen.Peki, bu model Türkiye için neden bir geri adım anlamına geliyor?Bu bölümde ayrıca Yapay Zeka tüyolarımı bulacaksınız.(NOT: Bölümde bahsettiğim yapay zeka uygulamaları şunlar: Chatgpt, Claude.ai, Manus.ai ve Perplexity)Ve Barcelona'nın stadı Nou Camp'ı hangi Türk firmasının yaptığını...İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBölümde bahsi geçen Yeni Haller'in T24 Youtube kanalındaki özel içeriklerine şuradan ulaşabilirsiniz:T24 Youtube Yeni Haller ListesiBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com

Yirmibir, Bitcoin Podcasti
037 - Bitcoin'in Mem Savaşları

Yirmibir, Bitcoin Podcasti

Play Episode Listen Later Jul 6, 2025 7:38


Bitcoin sadece teknoloji mi? Sağlanan metne göre cevap hayır: Bitcoin tamamen memelerden ibarettir. Meme, bir kültür birimi olarak tanımlanır; tıpkı biyolojik genler gibi nesilden nesile, akıldan akıla aktarılan fikirler, kültürel pratiklerdir. Bu memeler, hayatta kalmak ve yayılmak için çevrelerine uyum sağlamak zorundadır.Bitcoin, dijital bir organizma gibi düşünülebilir; hayatta kalmak için insanlığa ödeme yapar. Ağ, her 10 dakikada bir kendini yeniler ve bilgi bloklarını iletir. Bu bilgi, Bitcoin kültürünün özünü taşır ve tekrarlanan eylemlerle yayılır. Ekosistem perspektifinden bakıldığında, biz Bitcoin ile, o da bizimle etkileşim içindedir.Metne göre, Bitcoin'in özü insanlardır. Yazılım olsa da, insanlar onu çalıştırır ve daha da önemlisi, Bitcoin'in ne olduğuna kendileri karar verir. Merkezi bir otorite yoktur, bu yüzden konsensüs farklı bakış açılarının örtüşmesiyle ortaya çıkar. Bu sürekli bir süreçtir; Bitcoin'in sadece ne olduğu değil, ne olabileceği ve ne olması gerektiği üzerine bir tartışmadır.Mesele "Bitcoin mi, Fiat mı" meselesidir. Sağlanan metin, yaşadığımız kaosun ana nedenini fiat paranın ortaya çıkışında görüyor. Fiat para memesi —temel paranın doğasının önemsiz olduğu, sonsuz borçlanabileceğimiz fikri— gerçeklikten tamamen kopuk, yapay bir ekonomik işletim sistemidir. Para basmak, metne göre, servetin yeniden dağılımıdır, dolaylı yoldan hırsızlıktır. Fiat sistemi bir kölelik sistemidir.İşte iyi haber: Bitcoin bunu düzeltir. Bitcoin'in temelinde bir etik yatar: "Çalmayacaksın." Ve bir sayı: "21 milyon". Bitcoin'in etiği (sabit arz, zorla yeniden dağıtım yok) fiat paranın etiğiyle (sonsuz arz, merkezi planlama, kayırmacılık) keskin bir zıtlık içindedir.Fiat sisteminin kuralları belirsiz ve değişkendir, bu da depresyon, umutsuzluk ve nihilizmle dolu bir kültüre yol açar. Fiat benliği, anlık tatmine, kısa vadeli düşünmeye odaklıdır.Buna karşılık, Bitcoin umuttur. Kuralları bilinen, istikrarlı bir sistem sunar. Fiat sistemine bir panzehirdir. Bitcoin'i benimsemek, metne göre, kişisel bir dönüşümdür. Fiat benliğinizi geride bırakıp Bitcoin benliğini inşa etme sürecidir. Bu, kendi anahtarlarınıza sahip olmak, kendi nodunuzu çalıştırmak ve sorumluluk almayı gerektirir.Metin, önümüzde bir yol ayrımı olduğunu belirtiyor: "Hiçbir şeye sahip olmayacaksın ve mutlu olacaksın" diyen fiat yolu ya da "Bitcoin'e sahip olacaksın ve kendinin en iyi versiyonu olacaksın" diyen Bitcoin yolu. Bitcoin yolu zorlu olabilir ama anlamlı, sabır, sorumluluk ve disiplin öğreten bir yoldur. Fiat ve Bitcoin arasındaki çizgi herkesin kalbinden geçer; bu, fiat benliğimizle Bitcoin benliğimiz arasındaki bir savaştır. Seçim sizindir.Kaynak

Yirmibir, Bitcoin Podcasti
029 - Özlüyorum Eski Satoshi'yi

Yirmibir, Bitcoin Podcasti

Play Episode Listen Later Jun 28, 2025 5:31


Bu podcast bölümünde, Bitcoin dünyasının en gizemli figürü Satoshi Nakamoto'ya duyulan derin bir özlemi konu alıyoruz. Kaynaklarımız, "eski Satoshi" ile "yeni Satoshi" arasındaki belirgin farkları ortaya koyuyor.Eski Satoshi, doğrudan düğümden beslenen, kodu şekillendiren, hedeflerine odaklanmış, nazik, siberpunk, Script dilini tasarlayan, pro açık kaynak ve kimliğini gizli tutan bir figür olarak anılıyor. Orijinal Bitcoin projesini başlatan ve "bir tane Satoshi"nin olduğu zamanları özlüyorlar.Buna karşılık, kaynaklar "yeni Satoshi" veya "sahte Satoshi"yi eleştiriyor. Bu figürler davalarla uğraşan, kaba, ortalıkta görünen, SPV (Basit Ödeme Doğrulaması) ve "her şeyi blok zincir yapma" peşinde koşan, kötü ruh halinde ve haberlerde "spazm" geçiren olarak betimleniyor.Metinler, artık "çok sayıda Satoshi" olduğunu ve hatta "hepimizin Satoshi" haline geldiğini belirterek, bu kimliğin zamanla nasıl evrildiğini sorguluyor. Kimlik, anonimlik ve Bitcoin'in temel ruhu üzerine düşündüren bu ifadeler, gerçek Satoshi'nin siberpunk köklerine ve açık kaynak idealine olan bağlılığın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.Bitcoin'in gizemli başlangıcına bir yolculuk yapmak ve Satoshi kimliğinin bugünkü durumunu anlamak için bu bölüme kulak verin.Kaynak

David C Barnett Small Business & Deal Making
LIVE Chris Buna- tools for setting up business systems

David C Barnett Small Business & Deal Making

Play Episode Listen Later May 12, 2025 47:56


Dadpreneurs New Livestream guest- Chris Buna I'm happy to have Chris join me on a live broadcast. Chris works with small businesses to help systematize them with automation tools. He's also a Dad. Tune in and as we'll be discussing Dadpreneurs and why Dads running businesses can benefit from having a peer group for business and parenting discussions. This is a ‘must see event' for Dads or those aspiring to be one. Find Chris' dad group here: https://simplifiedworkflows.com/clockworking-dadpreneurs/ Find Chris on Linkedin here: https://www.linkedin.com/in/christopher-buna-29ba22a2/

Barış Özcan ile 111 Hz
175 - Sen Ne Kadar İyi Bir Dinleyicisin?

Barış Özcan ile 111 Hz

Play Episode Listen Later Mar 17, 2025 21:06


Yapılan araştırmalara göre insanların %96'sı kendilerini iyi bir dinleyici olarak tanımlıyor. Buna rağmen yapılan başka bir araştırma sadece %10'umuzun iyi bir dinleyici olduğumuzu ortaya koymuş. Peki dinlemek neden bu kadar zor? Niye birisiyle konuşurken söylediklerine tam anlamıyla odaklanamıyoruz? 111 Hz'in bu bölümünde bu sorulara cevap arıyoruz. Dinleme sürecinde neler yaşadığımızı anlamaya çalışıyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: Özgür YılgürSes Tasarım ve Kurgu: Metin BozkurtYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar -------See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.