POPULARITY
Filtresiz Dijital'in 94. bölümünde e-ticaret ve B2B dünyasının üzerine çöken o devasa gölgeyle yüzleşiyoruz: Google'ın Yapay Zeka Duvarı (SGE) ve organik trafiğin bıçak gibi kesilmesi! Haziran ayının sıcak ilk günlerinde Google Analytics panelinizi açıp SEO verilerinizde kıpkırmızı aşağı yönlü oklar gördüyseniz, bu bölüm sizin için bir dijital uyanış rehberi olacak. Ajansların "Yaz geldi, insanlar tatile çıktı, trafik düştü" savunmalarını çöpe atıyoruz. Bu, 2026'nın en büyük yalanıdır. Trafiğiniz tatile çıkmadı; milyonlarca lira döküp birinci sıraya çıkardığınız o organik trafiğinizi bizzat Google'ın yapay zekası çaldı. Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemine hoş geldiniz!10 Haziran 2026 tarihli bu özel yayında, Türkiye pazarında bilgi arayışına dayalı sorgularda trafiğin neden %40 eridiğini konuşuyoruz. Google artık kullanıcılara klasik link listesini sunmak istemiyor. Büyük emeklerle yazdırdığınız blog içeriklerini tarıyor ve kullanıcıya doğrudan hap gibi bir özet sunuyor. Kullanıcı sitenize tıklamadan sayfayı kapatıyor. Sistem, ürettiğiniz içerikleri kendi yapay zekasıyla işleyerek sizi kendi silahınızla vuruyor.İşin psikolojik ve nöropazarlama tarafına indiğimizde karşımıza temel bir gerçek çıkıyor: Bilişsel Kolaylık (Cognitive Ease). İnsan beyni evrimsel olarak enerjiyi korumak üzere programlanmıştır. Bir soru sorulduğunda amigdala anında belirsizliği gidermek ister. Eskiden farklı sitelere girer, yazılar içinde bilgi arardık ve bu durum Bilişsel Yük (Cognitive Load) yaratırdı. Şimdi Google AI "Sen yorulma, cevabı buraya koydum" diyor. İşte tam bu an beynin ödül merkezi Striatum devreye giriyor ve Anında Tatmin (Instant Gratification) mekanizması tetikleniyor.Değerli yöneticiler, e-ticaret direktörleri ve CEO'lar için acı reçete çok açık: Oyun değişti. Hala toplantılarda "Hangi kelimede kaçıncı sıradayız?" diyorsanız yanlış oyundasınız. Birinci sırada olmanın önemi kalmadı; çünkü yapay zeka sıfırıncı sırada oturuyor. Eğer ajansınız "%100 organik trafik artışı" garantisi veriyorsa o toplantıyı hemen sonlandırın.Peki bu duvarı nasıl aşacağız? İşte 3 altın strateji:Marka Arama Hacmi (Brand Demand): Yapay zeka jenerik aramaları özetleyebilir ama markanıza özel yapılan aramayı özetleyemez, kullanıcıyı size gönderir.Sıfırıncı Taraf Veri (Zero-Party Data): Google'da sadece kiracıyız. Müşteriyi sitenize çektiğinizde telefon, e-posta verilerini CRM sisteminizde toplayın veya uygulamanızı yükletin.Deneyim Satın (EEAT): Bilgi içerikleri erimeye mahkum. AI bir ürünü deneyemez. İnsanlar bilgi için AI'a, deneyim ve onaylanmak için size gelecek.Google algoritmalarına karşı markanızı koruyacak kârlılık odaklı reklam yönetimi arıyorsanız, faruk@joykek.com üzerinden ulaşabilir veya joykek.com'u inceleyebilirsiniz. Tüm video podcastlerimiz için platformlarda "filtresizdijital" aratın, Instagram @faruktoprakx hesabımdan yorumlarınızı iletin.0:00 - 1:18 - Yaz rehaveti yalanı ve organik trafik düşüşü1:19 - 2:19 - Google Yapay Zeka Duvarı (SGE) nedir?2:20 - 3:10 - Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemi3:11 - 5:11 - Nöropazarlama: Bilişsel Kolaylık ve Anında Tatmin5:12 - 6:05 - CEO'lara acı reçete: Sıfırıncı sıradaki AI6:06 - 7:01 - Strateji 1: Marka Arama Hacmi Yaratmak7:02 - 7:46 - Strateji 2: Zero-Party Data ve CRM7:47 - 8:31 - Strateji 3: Deneyim satmak ve EEAT8:32 - 9:34 - Kendi kalesini kuranlar9:35 - 10:41 - Joykek ile ortaklık ve kapanış
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Ömer ve Emin, son zamanların en popüler alışkanlıklarını “abartılıyor mu yoksa değeri bilinmiyor mu?” sorusuyla değerlendiriyor. Sabah rutinlerinden minimalizme, yürüyüş yapmaktan evde yemek yapmaya kadar herkesin sürekli övdüğü şeyleri samimi ve eğlenceli bir sohbetle masaya yatırıyorlar. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Sağ ol Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:25] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Ömer: [0:27] Allah iyilikler versin. Sabah rutininden minimalizme: Abartılanlar ve hakkı yenilenler Emin: [0:29] Bugünkü bölümümüzde birkaç konu başlığı belirledik. Birbirimize soracağız bunları. Ve bu popüler konular hakkında "Acaba bu konu abartılmış bir şey mi?" yoksa "Değeri yeterince bilinmeyen bir şey mi?" İngilizce tabirleriyle "overrated" mı, "underrated" mı bölümü çekeceğiz. Evet Ömer, hazır mısın? Ömer: [0:48] Son derece hazırım, heyecanlıyım. Emin: [0:50] Birinci sorum, sabah rutinleri. Var mı bu arada sabah rutinin? Ömer: [0:56] Valla sabah rutinim yok, olmasını isterim. O yüzden underrated diyebilirim kendim için. Ama çok da abartılıyor sosyal medyada. Genel olarak overrated herhâlde. Şahsi olarak underrated. Emin: [1:09] Mesela sabah beşte kalkıyorlar, koşuyorlar. Ondan sonra geri geliyorlar, duş alıyorlar. Güzel bir sağlıklı kahvaltı hazırlıyorlar vesaire... Sence bu abartılan bir etkinlik mi? Yoksa yapıldığında gerçekten insanı zımba gibi yapan bir şey mi? Ömer: [1:25] Ya herhâlde bünye alıştıktan sonra insanı zımba gibi yapan bir şey olabilir. Çünkü mesela ben de söyledim ya, sabah rutinimin olmasını isterdim. Neden? Çünkü biraz zor geçiyor sabahlarım. Dolayısıyla bir şeyleri yanlış yapıyorum. Demek ki zımba gibi olabilen insanlar bir şeyleri doğru yapıyorlar sabahları abi. Dolayısıyla overrated demeye çok dilim varmadı. Sen ne düşünüyorsun? Emin: [1:47] Ben... Bence tam olarak hak ettiği ilgiyi alıyor ya. Ömer: [1:51] Aynı noktadayız herhâlde. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Türkiye ile Almanya arasındaki iş gücü anlaşmasının 65. yıl dönümünde, Maxim Gorki Tiyatrosu ve Anadolu Kültür iş birliğiyle Depo İstanbul'da "Aşk, Mark ve Ölüm" sergisi açıldı. Küratörlüğünü Shermin Langhoff'un üstlendiği sergi, göçün alışıldık anlatılarının dışına çıkarak Almanya'da bir dönem Telefunken yurtlarında yaşayan ve kendilerine yaratıcı, özgür yaşam alanları açan kadınların kişisel arşivlerine odaklanıyor.Adını, Yeni Alman Dalgası'nın temsilcilerinden İdeal grubunun 1982 tarihli şarkısından alan serginin sözleri şair Aras Ören'e ait.T24 yazarı Gülay Kazancıoğlu, serginin araştırma ekibinden Hülya Karcı ve Erden Kosova ile küratöryel asistan Maral Müdok'la serginin ortaya çıkış sürecini, birinci kuşak göçmen kadın işçilerin hikâyelerini ve günümüz göç tartışmalarını konuştu.
İslam'da tüm ibadetlerin iki boyutu vardır: Zâhirî/yatay boyut ve bâtınî/dikey boyut. Birincisi “Bu ibadeti en doğru nasıl yaparım?” sorusunun cevabına, ibadetlerin şekline ve hükümlerine ilişkindir; toplumsal faydalarına dairdir. İkincisi ise “Bu ibadeti niçin yapıyorum?” sorusunun cevabına, ibadetlerin hikmetlerine ve ruhuna ilişkindir; Allah ile ilişkimizde bize sağladığı manevî gelişime dairdir. Birinci boyutla fakihler; ikincisiyle ârifler ilgilenmişlerdir.
Geçtiğimiz hafta sonu konferanslar ve buluşmalar için Viyana ve Münih'teydim. İlk önce, cumartesi akşamı Viyana'da sevgili kardeşim Duran Serttaş'ın ev sahipliğiyle, Avusturya Türk İslâm Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Birliği'nin (ATİB) genel merkezindeki konferans salonunda, iki oturum halinde Kudüs ve Kaşgar'ı konuştuk. Birinci oturumda “Kudüs bizim neyimiz olur?” sorusuyla başladık, “Kudüs konusunda bugün bizi bekleyen vazifeler neler?” sorusuna doğru bir ufuk turu yaptık. İkinci oturumda da Doğu Türkistan meselesinin dününe, bugününe ve yarınına odaklanırken, Kudüs-Kaşgar hattını sımsıkı biçimde tesis etmenin önemini bir kez daha hatırladık. Pazar akşamı ise Münih'te İslâm Toplumu Millî Görüş (IGMG) Güney Bavyera Bölgesi'nin misafiriydim. Münih Moosach Camii'nin konferans salonunda, IGMG Güney Bavyera Gençlik Başkanı sevgili kardeşim Numan Karaardıç'ın ev sahipliğiyle, bu defa sadece Kudüs'ü konuştuk. Çok dikkatli ve ilgili bir dinleyici kitlesiyle, Kudüs meselemizi derinlemesine ele aldık, sorumluluklarımızı ve vazifelerimizi hatırladık.
Hardware Plus - HWP - Türkiye'nin Teknoloji Satın Alma Rehberi
Cuma Raporu #409 podcastimizde, geçtiğimiz haftanın öne çıkan haberlerini derledik. Bakalım neler olmuş?Cuma Raporu #409 zaman çizelgesi:00:00 Giriş, Dünya ve Türkiye Gündemi00:17 Türkiye'de 5G uygulaması başladı21:52 Uluslararası Basın Enstitüsü'nden Google CEO'su Sundar Pinchai'ye açık mektup24:11 Oracle'ın 30 bin çalışanı işten çıkarılacağını sabah gelen mesajla öğrendi: Hisseler işçi kıyımı haberiyle sert yükseldi25:50 UEFA 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde oynanan İsrail - Bosna Hersek karşılaşması öncesi seremonide yaşanan protesto gündem oldu. Budapeşte de oynandı maç38:56 ABD/İsrail - İran savaşı39:12 İran Devrim Muhafızları Google, Apple, IBM, Tesla dahil 18 şirketi hedef alacak40:29 Apple Hindistan üretimi sayesinde savaşın etkilerini en aza indirdi! İşte rapor!41:21 Xiaomi 12 güncelleme desteği bitti! Bundan sonra ne olacak?41:50 e-Devlet üzerinden operatör değişikliği yapılabilecek! İşte yeni düzenleme!43:24 İstenmeyen SMS ve çağrılara son! BTK 0850'li numaralara kısıtlama getiriyor.45:51 Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı, Roblox yetkilileriyle buluştu! Roblox yasağı kalkıyor mu?47:50 Nothing Phone 4a serisi Türkiye'de satışa çıktı! İşte fiyatı ve özellikleri!50:59 Honor X80i resmen tanıtıldı! İşte fiyatı ve özellikleri!53:38 Mart 2026 Türkiye'de en çok satılan elektrikli araçlar belli oldu! Birinci kim?
Ikrime, Ibn Abbas'tan naklen şöyle anlattı: "İki şey var ki, şeytandandır. İki şey de var ki, Allâh'tandır. Sonra şu ayeti okudu: "Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur. Size cimriliği ve sadaka vermemeyi telkin eder. Allâh ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaat eder..." (Bakara 268) Yâni: Size ibadeti ve sadaka vermenizi emrediyor. Tâ ki, mağfiretine ve fazlına nail olasınız."... Allâh'ın fazlı boldur. Sadaka verene yapacağı ihsanı bilir." (Bakara 268) " Ibn Büreyde, babasından naklen, Resûlullâh (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu anlatır: "Bir kavim, ahdini bozarsa, Allâhü Teâlâ onları anarşiye uğratır. Bir kavim içinde kötülükler açıktan işlenirse Allâhü Teâlâ onlara ölümü musallat eder. Bir kavim zekâtı vermezse Allâhü Teâlâ onlara yağmur yağdırmaz." Dahhâk, Nezzal b. Sebre'nin şöyle dediğini anlattı: Cennetin kapısına şu üç yazı yazılmıştır. Birinci satırda: Allâh'tan başka ilah yoktur. Muhammed, Allâh'ın Resulüdür. İkinci satırda: Günâhkâr ümmet, bağışlayıcı Râb. Üçüncü satırda: Yaptığımız iyiliklerin karşılığını bulduk. Önden gönderdiğimizin kârını kazandık. Terkettiğimizin de zararını gördük. Şöyle anlatıldı: Beş şeyi yapmayana Allâh beş şeyi yapmaz: 1. Zekâtını vermeyenin malını Allâh korumaz. 2. Sadaka vermeyene Allâh afiyet vermez. 3. Devlete vergisini vermeyene Allâh arazisinin bereketini vermez. 4. Duâ etmeyince Allâh icabet etmez. 5. Namaza tembel davranana Allâh ölümünde de "La ilahe illallâh" kelime-i tevhidini söyletmez. Ibn Mes'ud (r.a.) şöyle der:Bir kimsenin hayatta iken bir dirhem sadaka vermesi ölüm halinde iken yaptığı yüz dirhemlik vasiyetten üstündür. (Ebu'l-Leys es-Semerkandi , Tenbihü'l- Gafilin s.357-358)
Birinci ayını tamamlamak üzere olan savaş tırmanarak devâm ediyor. Soğukkanlı yorumcular hâlâ neticenin belli olmadığını , her şeyin ortada olduğunu ifâde ediyorlar. Elbette pek çok açıdan haklılar. Kesin hükümlerden uzak durmak , ihtiyatlı, teennili olmak her zaman en doğrusudur. Ama gidişâta bakacak olursak bâzı tahminlerde bulunmak da mümkün. Daha şimdiden belli olan bâzı hususlar var. Bunlar ,neticede savaşı hangi taraf kazanırsa kazansın değişmeyecek sâbiteler hâline geldi.
Dünyanın geçici süsüne aldanan "ehl-i gaflet"in (gaflet ehlinin) gözünden dünya hayatı aslında nasıl görünür? Varlık neden yokluk gibi hissettirir, akıl nasıl bir cezaya dönüşür? Bu videomuzda, Bediüzzaman Said Nursi'nin İstanbul Boğazı'ndaki Yûşâ Tepesi'nde dünyayı terk etme kararı aldığı bir dönemde kalbine ilham olan meşhur "Birinci Levha"nın derin hakikatlerini konuştuk. Gaflet perdesiyle dünyaya bakmanın insan ruhunda açtığı derin yaraları ve dünyanın fâni (geçici) yüzünü bu videoda görebilirsiniz.0:00 Intro0:48 Birinci Savaşı sonrası esarette verilen bir karar2:20 İstanbul'a dönüş ve o kararı unutturan olaylar3:04 Yaşanan 7 olay ile tekrar canlanan o eski halet6:19 Büyük teklif11:36 Birinci Levha33:40 SON
Mehmet Dilaver'in hazırlayıp sunduğu Proses Sohbetleri programına Posco Assan İş Güvenliği Birim Müdür Yardımcısı Merve Birinci ve Posco Assan Yalın Altı Sigma Birim Müdürü Can Şişmantürk konuk oldu.
Mehmet Dilaver'in hazırlayıp sunduğu Proses Sohbetleri programına Posco Assan İş Güvenliği Birim Müdür Yardımcısı Merve Birinci ve Posco Assan Yalın Altı Sigma Birim Müdürü Can Şişmantürk konuk oldu.
Bugün 19 Şubat 2026 #doğatakvimi İlk baharın ilk adımı bugün atılıyor: birinci cemre havaya düşüyor. “Kor ateş” anlamına gelen cemrenin düştüğü yeri ısıttığına inanılır. Bu, havanın ateşle mayalanmasıdır. Ardından birer hafta arayla suya ve toprağa düşecek; doğanın uyanışını başlatacak. Halk Takvimi'ne göre ilkbahar 21 Mart'ta, nevruz günü başlar.
Bugün 17 Şubat 2026. Böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Çünkü bazı günlerin enerjisi farklıdır. Bugün spiritüel olarak yoğun bir gün. Güneş tutulması var ve gökyüzü bize şunu söylüyor: Plansız hareket eden değil, bilinçli adım atan kazanacak. Tam da bu yüzden bugün sert bir konu konuşuyoruz.Dijital pazarlama öğrenenlerin yüzde 90'ı neden asla para kazanamıyor?Bakın çok net konuşacağım. Öğreniyorsunuz ama kazanmıyorsunuz. Kurs alıyorsunuz, YouTube izliyorsunuz, Meta panelini kurcalıyorsunuz, Google Ads sertifikası alıyorsunuz. Terimleri biliyorsunuz. CTR nedir biliyorsunuz, CPC nedir biliyorsunuz. Ama ay sonunda cebinize para girmiyor.Neden?Çünkü dijital pazarlamayı öğrenmiyorsunuz, terimleri ezberliyorsunuz.Birinci büyük problem bu. İnsanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Reklam vermeyi öğreniyor ama gelir makinesi kurmayı öğrenmiyor. Oysa dijital pazarlama butona basmak değildir. Dijital pazarlama sıfırdan müşteri kazanma sistemi tasarlamaktır. Funnel kurgulamaktır. Retargeting planlamaktır. CRM entegrasyonu düşünmektir. Bilgi var ama yapı yok.İkinci sebep daha derin: Para psikolojisi yok. Ücret istemeye çekiniyorsunuz. Teklif gönderirken korkuyorsunuz. “Ya pahalı derlerse?” diyorsunuz. “Ya sonuç alamazsam?” diye düşünüyorsunuz. Bu enerjiyle kazanamazsınız. Çünkü siz bir markaya bütçeni bana ver diyorsunuz. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız o bütçe size gelmez. Dijital pazarlama teknik olduğu kadar özgüven işidir.Üçüncü sebep kurs bağımlılığı. Sürekli eğitim, sürekli sertifika ama uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum: 10 saat eğitim, 100 saat uygulama. Ama çoğu kişi 100 saat eğitim, sıfır saat uygulama yapıyor. Sonra “Bu işte para yok” diyor. Hayır, para var. Sen sahaya çıkmadın.Dördüncü sebep niş seçmemek. Herkese hizmet vermeye çalışıyorsunuz. E-ticaret de olur, emlak da olur, klinik de olur. Bu kafa ile derinleşemezsiniz. Para uzmanlaşmaya gider. Bir sektöre odaklandığınızda hızlanırsınız, özgüveniniz artar, fiyatınız yükselir.Beşinci sebep satış bilmemek. Satış konuşması yapamayan, teklif yazamayan, fiyat savunamayan dijital pazarlamacı para kazanamaz. Teknik bilgi tek başına yetmez. Kendinizi satamazsanız hizmetinizi de satamazsınız.Altıncı sebep sabırsızlık. Üç gün kötü giden kampanyada panik yapıyorsunuz. Oysa bu iş test, veri ve optimizasyon işidir. Dijital pazarlama sihir değil, matematik işidir.Yedinci sebep ise gerçek anlamda iş kurma niyeti olmaması. Özgürlük hayali var ama disiplin yok. CRM yok, sistem yok, takip yok. Bu iş freelancer romantizmi değil, girişimciliktir.Para kazanan yüzde 10 ne yapıyor? Sistem kuruyor. Niş seçiyor. Satışı öğreniyor. Uyguluyor. Psikolojisini yönetiyor. Net oluyor.Bugün kendinize şu soruyu sorun: Ben gerçekten bu işi gelir modeline dönüştürmek istiyor muyum, yoksa sadece öğrenmiş olmak mı istiyorum?Bilgi zengin yapmaz. Sistem kuran kazanır.Ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde bugün biraz sert konuştum ama gerçekleri konuştuk. Eğer bu bölüm sana dokunduysa paylaşmayı unutma. Çünkü bu sektörde öğrenen çok, kazanan az.00:21 Dijital pazarlama öğrenenlerin %90'ı neden kazanamıyor01:08 Taktik öğrenmek vs sistem kurmak02:30 Dijital pazarlama bir gelir makinesidir02:48 Para psikolojisi ve özgüven problemi03:23 Kurs bağımlılığı ve uygulama eksikliği03:47 Niş seçmemenin büyük hatası04:22 Satış bilmeyen dijital pazarlamacı neden kaybeder04:43 Sabırsızlık ve optimizasyon gerçeği05:17 Freelancer romantizmi vs girişimcilik05:39 Para kazanan %10 kim?05:53 2026'da yapay zeka ve strateji farkı06:19 Gelir modeline dönüşme kararı06:46 Para netliğe gelir07:15 Joy Akademi ve kapanış mesajı
İbn Mâce'nin rivâyet ettiği, Emîrü'l Mü'minîn Alî (r.a.) onun da Resûlullâh (s.a.v.)'den bildirdikleri hadîs-i şerîfte: “Şa'ban ayının onbeşinci gecesi gelince, gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz.” buyruldu. Allâhü Te‘âlâ, bu gecede mü'min kullarına kurtuluş berâti yazdırır. Hadîs-i şerîfte: “Ber'ât gecesi kâhinler, büyücüler, içkiye devam edenler, ana-babasına isyan edenler ve zinâya devam edenler hâriç, Allâhü Te‘âlâ bütün müslümanları mağfiret eder” buyuruldu. Ebûbekr-i Beyhakî, Şuab-ül İmân kitabında, Ebûbekir Sıddîk (r.a.)'in Resûlullâh (s.a.v.)'den bildirdiği Hadîs-i Şerîfte: “Şa'ban ayının on beşinci gecesi, Allâhü Te‘âlâ'nın râhmeti dünyâ göğüne iner. Herkesi afveder. Ancak, kalbinde haksız yere müslümanlara düşmanlık olanı ve Allâhü Te‘âlâ'ya ortak koşanı mağfiret etmez” buyuruldu. Ayrıca Ravdatü'l Ulemâ'da yazdığı üzere, faiz yiyen, canlı resmi, heykeli yapan ve söz taşıyıcıların da bu gecenin feyzinden mahrum kalacakları söylenmiştir. 1. Kıymetli yerleri ve kabirleri, bilhassa şehîdlerin, velîlerin kabirlerini ziyârette, Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) bu gece Bakî' kabristanına gitmiştir. 2. Ailesine, akrabalarına, diğer müslümanlara mü'min erkek ve kadınlar ve şehîdlere duâ etmek husûsunda da ona uymalıdır. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) öyle yapmıştır. 3. Ev halkına yumuşak, tatlılık göstererek, Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. Yâni ailesi varsa, bir yere gitmek istiyorsa, tatlılıkla onlardan ayrılmalı ve onları uzun zaman yalnız bırakmamalıdır. 4. Uzun namaz ve secde yaparak Resûlullâh (s.a.v.)'e uymalıdır. 5. Bu namazda ağlama, yalvarma, yakarma, diğer namazlardakilerden daha çok olmalıdır. 6. Toprak üzerine secde etmelidir. Nebî (s.a.v.) böyle yapmıştır. 7. Birinci secdede üç şeyde O (s.a.v.)'e uyup, yakarmalı, kusurunu îtirâf etmeli ve büyük günâhlarından istiğfar etmelidir. (Muhammed Rebhami, Riyâdü'n-Nâsihîn, s.277)
Yeni rakamlar, Avustralya'nın dünyada bir ilk olan sosyal medya yaş kısıtlamalarının Aralık ayında yürürlüğe girmesiyle birlikte 4,7 milyondan fazla sosyal medya hesabının devre dışı bırakıldığını, silindiğini veya kısıtlandığını ortaya koydu. Bu reformlar, son bir haftada sosyal medya kullanıcılarına yönelik yeni bir tehditle mücadele etmek için harekete geçen birçok ülke nedeniyle dünya çapında büyük bir inceleme konusu oldu.
Suriye'deki gelişmeleri yakından izliyorum. Halep operasyonunun yapılacağını 9 Aralık'ta yazdığımı hatırlarsınız. Tam da söylediğimiz gibi “sınırlı”, “Müzakere için SDG'ye açık kapı bırakan, uyarı niteliğinde bir operasyon” oldu. (Bakınız; Birinci aşama: SDG'ye askeri uyarı hazırlığı, 9 Aralık.) O yazıda ikinci aşama ile ilgili de bazı detaylar vermiştim. Ancak ikinci aşamayı (yani topyekûn müdahale hazırlığını) ilgilendiren bazı gelişmeler var. Bu yüzden bir analiz daha yazarak son düğmeyi iliklemeliyim.
Müzik dünyası 2025'te en çok yapay zekayı konuştu! Dijital platformlarda tespit edilen günlük AI şarkı sayısı 50.000'e yükseldi. Yıl sonu en çok dinlenen listeleri ne kadar gerçek derken, bu sene müziğin ne kadarı gerçek ne kadarı yapay sorusu soruldu. Peki bu nasıl ayırt edilecek? Eser sahiplerinin önlemi ya da tepkileri nasıl yankılanıyor? Yapay şarkılar zihnimizde nasıl yer ediyor, nasıl bir his bırakıyor? Müzik sektörünün yapay zeka planı ne olmalı? Yılbaşı sohbetlerinde Zeynepgül Alp sordu, kültür sanat platformu Bir Baba İndie'nin Genel Yayın Yönetmeni Cihad Satıroğlu ve Şef Editörü Pekcan Birinci yanıtladı.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde Emin ve Ömer, 2025'te Google'da en çok nelerin arandığını masaya yatırıyor. Yapay zekâdan dizilere, futboldan “100 kişilik mercimek çorbası”na kadar herkesin merak ettiği başlıklar bir bir açılıyor.Bazıları şaşırtıyor, bazıları “zaten belliydi” dedirtiyor ama hepsi Türkiye'nin dijital gündemine dair ipuçları veriyor.Kısacası bu bölümde Google'a biz değil, Google bize soruyor.
Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılı Amerikan dış politikasında oldukça köklü değişikliklere sahne oldu. Bu süreçte Amerika'nın artık kendi kurduğu uluslararası liberal düzene eski koşullarda liderlik etmek istemediğini gördük. Batı ittifakı içinde uzun yıllardır tartışılan ‘yük paylaşımı' tartışmasının Amerika'nın geleneksel müttefiklerine ‘yük devri' şeklinde tezahür etmesi kayda değerdi.
Bilimsel yöntem sayesinde, kozmozdan kuantum, ilmin her alanında büyük buluş-lar yapıldı. Peki bilimsel yöntemi kim buldu derseniz akla Isaac Newton gelir. Galileo ve Descartes diyenler olur. Bilim tarihçilerine so-rarsanız onlar Roger Bacon diyecektir. Ancak konu ile ilgili detaylı araştırma yapanlar, bilim-sel metodun icadını, Roger Bacon'ı da New-ton'u da etkileyen, onlardan 250 yıl önce ya-şamış müslüman bilim adamı İbn-i Heysem'e (965-1040) götürecektir.Bilimsel yöntemin kurucusu İbn-i Heysem şöyle der: “Öğrendiklerini hep eleştiriye tâbi tutacaksın. Yani incelemelerinde, tahkikatında kendi bildiklerinden şüphe edeceksin. Ancak bu sayede önyargı tuzağına düşmekten kur-tulursun.” Ve devam ediyor: “Araştıran kişinin amacı hakikati öğrenmektir. Bunun için öğre-neceklerinin tümünü düşman (yanlış, eksik) göreceksin. Her yönden onu karşına alıp, ona taarruz edeceksin. Bilgiyi ancak bu şekilde fethederek, onu hakikate dönüştürebilirsin.” Heysem'in geliştirdiği bilimsel yöntemin temelinde, yargıları ve bilgileri eleştirmek ve sonuçlar çıkarırken son derece dikkatli olmak vardır. Bildiklerini tekrar tekrar şüphe eleğin-den geçirmek gerekiyor. Burada şüphe ile ilgili Hz. Ali (k.v.)'nin bir sözü aklımıza geliyor. O diyor ki: “Şüphe ikidir. Birinci tür şüphe marazî (şizofrenik) şüphedir. Makbul değildir. Makbul olan, bildiklerini eksik ve yanlış görmekten doğan ikinci tür şüphedir. Seni derin ve etraflı öğrenmeye götürür.”Sadece İbn-i Heysem değil, İbn-i Haldun, Harezmî, er-Razi gibi daha birçok bilim ada-mının bilimsel yöntem tarifine katkıları oldu. Bu zatlar bilim tarihini değiştiren kişilerdir.(Prof. Dr. Osman Çakmak, Zafer Dergisi, 549. Sayı, Eylül 2022)
Bu yazıdan itibaren vahdet-i vücûda yönelik eleştirilerin değerlendirmesini yapmaya çalışacağım. Birinci adımda sadece eleştirilerin genel çerçevesindeki farklılığı belirginleştireceğim. Öncelikle eleştiri ve değerlendirmelerin yapılacağı zemini belirginleştirmek için bir hususa dikkat çekeyim. Genel olarak düşünce tarihinde üç temel katmandan bahsedebiliriz.
Taş İntifadası ile Aksa Tufanı arasında onlarca yıl, sayısız İsrail saldırısı, diplomatik girişim tecrübe edilmiştir. Ancak Filistin halkının özgürlük talebi ve işgale karşı direnişi devam etmektedirYazan: Dr. Mehmet RakipoğluSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Yolculuğa çıkan müslüman için, riayet etmesi gereken birçok edep vardır. Bunlardan biri; kerahat vakti değil ise yolculuğa çıkmadan önce iki rekât namaz kılmaktır. İbrahim el-Halebî (r.âleyh), Haleb-i Kebir adlı eserinde bunun müstehap olduğunu söylemiştir. Birinci rekâtında Fatiha-i Şerife'den sonra “Kafirun” suresi, ikinci rekâtında “İhlâs” suresi okunur. İbn Ebi Şeybe (r.âleyh), el-Musannef isimli eserinde bu konuyla ilgili olarak Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'den naklen şu rivayete yer verir: “Sefere çıkmak isteyen kişinin, ailesine bırakacağı en hayırlı şey iki rekât namaz kılmaktır.” (İbn Ebi Şeybe)Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre kendisi şöyle buyurdu: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) iki rekât namaz kılmadan konakladığı bir yerden ayrılmazdı.” (Sahih ibn Huzeyme) Yola çıkarken Allâh (c.c.) rızası için iki rekât namaz kılmak müstehap olduğu gibi yoldan döndüğünde de kerahat vakti değilse iki rekât namaz kılmak müstehaptır. Bu namazı yolculuğa çıkarken evde, yolculuktan döndükten sonra da mescitte kılmak daha faziletlidir. Yolculuğa çıkarken bu namazın kılınması; işlerini kolaylaştırması ve sağ salim, kazasız, belasız yuvasına kavuşturması için Allâhü Teâlâ Hazretlerine duâ etmek anlamı taşımaktadır. Yolculuktan döndükten sonra bu namazın kılınması ise; kişinin, eşine, dostuna, çoluk çocuğuna kavuştuğu için Allâhü Teâlâ Hazretlerine şükretmek anlamı taşımaktadır. Bunların yanı sıra bu namazın kılınmasında daha birçok hikmetler de vardır.(Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c.2, s.364-366)
Papa Leo, Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümü nedeniyle Türkiye'ye geldi. 11. Yargı Paketi'nde "Covid affı" olarak bilinen uygulamanın kapsamını genişleten düzenlemenin de pakette yer alacağı bildirildi.Bu bölüm Paribu hakkında reklam içermektedir. Blokzincir tabanlı yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ve Türkiye kripto varlık ekosisteminin gelişimine öncülük eden Paribu'da kullanıcılar, kriptoda geçirdiği süreye göre komisyon avantajından yararlanıyor. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Das große Jahreskonzert vom Projekt "Superar" findet in der Isarphilharmonie statt. "Superar" will Kinder zur Musik bringen, die vielleicht sonst nicht die Möglichkeit hätten. Das Angebot ist komplett kostenlos, finanziert über Spenden.
Birinci bölüm: Her yere yetişmeye çalışırken kendilerine geç kalanlar Böyleydik biz. Okula yetişmeye çalışırken oyuna, derse yetişmeye çalışırken okumaya, işe yetişmeye çalışırken aileye, toplantıya yetişmeye çalışırken namaza, eve yetişmeye çalışırken tuvalete, para kazanmaya çalışırken dostlara; yani senin anlayacağın cancağzım, hep bir şeylere yetişeceğim diye hep bir şeye geç kalan insanlardık.
AfD, Almanya genelinde oylarını %27'ye çıkararak CDU'nun önüne geçti. CDU lideri Merz, parti içindeki AfD ile işbirliği taleplerine "ben olduğum sürece asla" diyerek rest çekti. CDU içindeki tartışmaları ve Başbakan Merz'in eleştirilen açıklamalarını Serap Doğan derledi. COSMO Türkçe'ye konuşan siyaset bilimci Prof. Dr. Kemal Bozay, Merz'in açıklamalarını ve CDU/CSU'nun AfD ile ilgili stratejisini değerlendirdi. Mikrofonda Eren Mahir Gençer var. Von Eren Mahir Gençer und Serap Doğan.
İsrail-Hamas “barış anlaşması”nın maddeleri ve bunların nasıl yürütüleceği üzerinden santim santim yüz kere geçmeye gerek yok; iki tane gerçeklik var; ateşkes mazlumların canını kurtaracak, kalanlara insani yardım ulaşacak. İki tane de işlem var; rehine takası artı İsrail işgalinin bir kademe çekilmesi. Birinci bölüm bu kadar.
Namazın vacipleri şunlardır:1. Her bir farzı mahallinde (yerinde) edâ etmek.2. Fâtiha suresi okumak ve ardından bir sure eklemek (veya üç kısa ayet yahut üç kısa ayete denk bir uzun ayet okumak).3. Fâtiha suresini, zamm-ı sureden önce okumak.4. Rükûyu, sure okuduktan sonra edâ etmek.5. Secdeyi rükûdan sonra edâ etmek.6. Birinci oturuşu yapmak (ka'de-i ûlâ).7. Her iki oturuşta teşehhüd (et-tahiyyâtü) duâsını okumak.8. Namazdan selâm vererek çıkmak.9. Vitir namazında kunut duâsını okumak.10. Ta'dîl-i erkân: yani her bir rüknü itminan (sakin sakin) ve itidal üzere (düzgün bir şekilde) edâ etmek.Eğer namazda uzun bir ayet veya üç kısa ayet okusa yahut Fâtiha'yı okumaksızın başka bir sure okusa veya Fâtiha okusa, ancak onunla birlikte uzun bir ayet veya bir sure okumasa veya Fâtiha suresini zamm-ı sureden önce okusa veya dört rekâtlı namazın ikinci rekâtın sonunda oturmasa veya otursa fakat teşehhüd duâsını okumasa, bütün bu zikredilen durumlarda kendisinden farz sakıt olur yani farz namazı edâ etmiş olur. Eğer bunları kasten yapmışsa namazı iade etmesi vaciptir, iade etmediği takdirde günâh işlemiş olur. Eğer sehven yapmışsa sehiv secdesi yapar, sehiv secdesi yapması hâlinde namazı iade etmesi gerekmez. Son oturuşta teşehhüd miktarı oturduktan sonra selâm vermese, fakat konuşsa veya doğrudan ayağa kalksa ve camiden dışarı çıksa yahut namaza münafi (aykırı) bir fiil işlese kendisinden farz sakıt olur, zimmetinden düşer, ancak namazı iade etmesi vaciptir.(Eşref Ali et-Tehânevî, El Muhtasar fi'l Fıkhi'l Hanefi, s.158-159)
Deniz is a Turkish Cypriot mother and communication expert with years of experience in the politics of the island. I invited her on the show after she posted on social media, her 8-year old daughter speaking both Greek and Turkish. This post came after news broke that there were talks amongst both communities and groups actively involved with bi-communal work, to introduce both languages to primary schools. Nationalist parties and individuals rallied against this initiative leaving people and mothers like Deniz and myself wondering how we will ever unify our island and our children. Today on the show, Deniz speaks about her decision to raise a bi-communcal child, who attends a Greek Cypriot public school and the challenges they face. We also talk about our leaders, how to communicate better and fight the hate we see and our roles as mothers raising children on a divided island. Mentioned in the podcast:- Solo in Greek on the attack of the Imagine project. - Interview in Greek with Skevi Koukouma on the 1974 rapes.- Mothers for Peace - A discussion Deniz's recommendations for those interested in bicommunal groups: - Songbirds Intercommunal Choir for kids which is absolutely free of charge and where kids learn our most Cypriot songs in both official languages. - UWC Cyprus for High school students and youth in general who would like to have an amazing high school experience abroad and bicommunal groups like Hade. - For middle aged and above, Enorasis Social Club where they explore bicommunally our island and beyond. - For women, the bicommunal women's network under the auspices of the Irish embassy.- For those in politics, become a part of the Ledra Palace bicommunal parties network under the auspices of the Slovak Embassy. Please consider supporting the podcast by subscribing to Patreon for as little as 2, 5 or 10 euros a month. Find Eleni aka Georgie's Mummy on Instagram and Facebook to follow her daily stories and posts. Email: eleni@georgiesmummy.comThe Mamma Mu podcast is supported by the Limassol Therapy Center, a space where therapists offer a range of treatment options including therapy, family therapy and parenting support. www.limassoltherapycenter.com The Mamma Mu podcast is also supported by Wiggle, Cyprus' first female sexual wellness store. www.wigglecy.com Support the show
Özgür Özel, Mücahit Birinci'nin İBB soruşturması kapsamında tutuklanan iş insanı Murat Kapki'den 2 milyon dolar istediğini iddia etti. TCMB yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nda yıl sonu enflasyon ara hedefini %24'te tuttu.Bu bölüm DenizBank VoiceUp A Cappella Festival hakkında reklam içermektedir. 19 - 24 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek, 25 ülkeden 600'e yakın koro şefi, müzisyen ve eğitmeni ağırlayacak DenizBank VoiceUp A Cappella Festival, programındaki atölye ve konserlerle şehri bir vokal müzik kampüsüne dönüştürecek. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Birinci gün: Old San Juan'da yaptığımız kahvaltının ardından tekne turu ile Icacos adasına gidip geldik.
Bu mektûb, molla Sâdık-ı Kâbilîye yazılmışdır. Kendini kavuşmuş sanan, bir şey elde edemez. Büyüklerin rûhlarından fâidelenmeğe aldanmamalıdır. Onlar, kendi üstâdının latîfeleridir:“İki mektûbunuz arka arkaya geldi. Birinci mektûb, kavuşduğunuzu, doyduğunuzu bildiriyordu. İkincisi, susuzluğunuzu, boşluğunuzu anlatıyordu. Allahü teâlâya hamd olsun! Çünki her işin sonuna bakılır. Kendini doymuş sanan, birşeye kavuşmamışdır. Kendini boş, uzak sanan, kavuşmuş demekdir. Size arka arkaya bildirmişdim ki, büyüklerin rûhlarının zâhir olmasına, onların yardım etmelerine, sakın aldanmamalıdır.O büyüklerin sûretleri, kendi üstâdınızın latîfeleridir. O şekillerde görünmekdedir. Tek bir yere bağlanmak şartdır. Çeşidli yerlere bağlanan, birşey kazanmaz, zarar eder. Size çok söylemişdim ki, sona çabuk kavuşmak için, işe, vazîfeye sıkı sarılmalıdır. Lâzım olan şeyleri bırakarak, lüzûmsuz şeylerle uğraşmak, akla uygun değildir. Fekat siz, kendi görüşünüze uyuyorsunuz. Söz dinlemiyorsunuz. Siz bilirsiniz! Habercinin vazîfesi ancak bildirmekdir.”149.Bu mektûb, yine molla Sâdık-ı Kâbilîye yazılmışdır. Allahü teâlâ herşeyi sebeble yaratmakda ise de, belli bir sebebe bağlanmak lâzım olmadığı bildirilmekdedir:“Kardeşim molla Muhammed Sâdık! Bütün varlığınızla sebeblere bağlandığınıza şaşılır. Sebebleri yaratan “teâlâ ve tekaddes”, herşeyi sebeblerle yaratmakda ise de, herşey için belli bir sebebe yapışmak doğru değildir.Mısra tercemesi: Bir kapı kapanırsa, üzülme ey gönül, başkası açılır!Bu kısa görüşlülük, çok uygunsuz kimselerde bulunur. Sizin gibilerde bu hâli görmek pek çirkindir. Biraz kendinize geliniz! Bu kötülüğün derecesini anlayınız! Hem müttekî olmak, hem de Allahü teâlânın sevmediği şeylerin peşinde koşmak, çok çirkin bir işdir. Bu çirkinliğin, sizin gözünüze güzel görünmesine pek şaşılır. Çok lâzım olan şeyleri, ihtiyâcı giderecek kadar elde etmek için çalışmalıdır. Bütün vaktleri oraya vermek ve bütün ömrü onun arkasında geçirmek, tâm bir ahmaklıkdır. Fırsatın kıymetini biliniz! Bu fırsatı, sonu gelmez, lüzûmsuz şeyleri elde etmek için kaçıranlara binlerle yazıklar olsun! Mektûblaşmamız lâzımdır. Habercinin vazîfesi, yalnız haber vermekdir. İnsanların dedi-kodularına aldırmayın! Buna üzülmeyiniz! Size sürmek istedikleri lekeler, sizde bulunmadığı için, üzülmeniz doğru değildir. Herkesin kötülediği bir kimsenin iyi olması, çok büyük se'âdetdir. Fekat, bunun aksi olursa, çok tehlükelidir. Vesselâm.”"İnsanlar için hak yolunu kapatan beş şey vardır:Cahillikten rahatsız olmamak, dünya hırsı, cimrilik, amelde riya, kendi fikrini beğenmek." Hz. Ali ra.Şeytan taşlamaktan tavaf yapamıyoruz! Başarı, en iyi intikamdır.Yiğit 1000 gün yaşar fırsat bir gün düşerKorkularının üstüne git! Agresif ol ve yüzleş onlarla. Sert saldır! Vücudunda bir yer tutulup ağrıdığında, masör kişi o bölgeye sert bir masaj yapar, ödeme dönüşmüş olan kas yapını yumuşatır ve ağrı biter.Hasan-ı Basrî "rahmetullahi aleyh" hazretlerinin talebeleri, şeytanın vesvesesinden şikâyet ederek; "Yâ Şeyh! Şeytandan gâyet incindik. Hep bizi yaramaz işlere teşvik ediyor. "Elinize geçen dünyâyı sıkı tutun, size lâzım olacak." diyor ve bizi hayırdan alıkoyuyor." dediler.Hasan-ı Basrî hazretleri gülümseyerek buyurdu ki: "Şimdi buradaydı. O da sizden şikâyet eti. Dedi ki: "Şu Âdemoğullarına nasîhat eyle de benim hakkıma tamah etmesinler. Kendi haklarına râzı olsunlar. Hak teâlâ beni huzûrundan kovduğu zaman, dünyâyı ve Cehennem'i bana mülk kıldı. Cennet'i ve kanâati ise onlara verdi. Şimdi bunlar kendi haklarını bıraktılar benim mülküme tamah ediyorlar. Ben de onların îmânlarını almayınca dünyâyı kendilerine vermiyorum." dedi. Eğer şeytanın vesvesesinden emin olmak isterseniz, dünyâyı terk edin ve endişesini gönüllerinizden çıkarın."Bu nasîhatleri dinleyen talebeleri başlarını öne eğerek huzûrundan ayrıldılar.4 şeytanı tanımadan Allah dostu olamazsın. İblis, nefis, daha kötüsü kötü arkadaş, daha kötüsü kötü din adamı.Kol saatını dusurursen ne olur? Zamannn!
18 MART VE MİLLİ RUH ! ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ'NİN 110. YILDÖNÜMÜ! Youtube kanalımızdan izleyin: https://youtu.be/bUILVU9sE1Qİlk paylaşım savaşı… 1914 kasım ayında Çanakkale'ye dayanmış İngiliz Fransız donanması… Osmanlı Almanya'yla aynı kanatta.. Alman komutanlar Osmanlı ordusunda.. Çanakkale cephesi komutanı Alman Liman Von Sanders Paşa ! 18 Martta 16 gemilik düşman filosu Boğazda ilerlemeye başlıyor.. Küçücük bir mayın gemisinin marifetiyle döşenen mayınlara çarpan üç düşman gemisi batıyor.. Top ateşi ile üç gemi daha haklanıyor. Ve düşman çekiliyor… Tüm bunlar 7-8 saat içinde oluyor.. Çanakkale geçilemiyor… Alman komutanların planları yüzünden büyük kayıplar verildi.. Allahtan yabancı komutanları dinlemeyecek güçte bir yarbay vardı… Burnunun dikine giden bu yarbay,Yarbay Mustafa Kemal, tarihe ‘mucize' olarak geçecek bir savunmaya imza attı. 33 yaşındaydı. Kendi kararlarıyla savaştı. MİLLİ ruh onun yanındaydı. 8,5 ay boyunca bir gün bile dinlenmeden hem dışardan hem içerden kuşatılmış bir ülkeye ZAFERİ tattırdı. Yedi düvelin ‘Mucize' diye adlandırdığı şey aslında MİLLİ RUHTU! Mustafa kemal o ruhu şöyle anlatmıştı: ‘Karşı siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak…ki muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına tümüyle düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor… Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir tereddüt bile göstermiyor…. Okuma bilenler ellerinde Kuranı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelimeyi şahadet çekerek yürüyorlar.. Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur!' Batının emperyalist planları Asya'nın kilidini kırma umutları paramparçaydı.. Türk ruhunu kırmadıkça hedefe ulaşılmayacaktı.. Çünkü Türk, silahla değil ruhuyla savaşmıştı. Öyleyse O RUHU çökertmek şarttı. İşte 90 yıldır bunu başarmaya çalışıyorlar. Biraz yol aldılar. İçerde adamları var. Dışarıya bağlı iplerle yönetiliyor kuklalar. Ama son an geldiğinde bir kez daha şaşıracaklar! Çünkü bu milletin kanında Çanakkale var. Yüce ruhlu bu milletin fertleri, kendi varlığını tasfiye etmek isteyen ‘müttefik' güçlere, batılı çetelere NATO'ya, CIA'ya ve içerdeki işbirlikçilerine karşı kendini korumalılar!
Bugün 20 Şubat 2025 #doğatakvimi
Birleşmiş Milletler'deki görevi ile dünyanın farklı noktalarında deneyimler yaşayan Eminenur Çınar tekrar konuğum oluyor. Birinci sezonda Gambiya, dördüncü sezonda Bangladeş'teki görevlerini konuştuğumuz Eminenur, bir süredir Mozambik'te yaşıyor ve çalışıyor.Boğaziçi'nde Ekonomi anadal ve Politika yan dal mezunu Eminenur, daha sonra Londra'ya taşınıp tam burslu olarak LSE'de kalkınma üzerine yüksek lisans yapıyor ve yaklaşık 5 senedir Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışıyor.Gambiya, Etiyopya, Bangladeş, Polonya, Ürdün ve Türkiye gibi farklı ülkelerde görev alan Eminenur, bir süredir iç savaş nedeniyle karışıklık yaşayan Mozambik'te çalışıyor. Başkent Maputo yerine Mozambik'in kuzeyindeki çatışma bölgesinde yaşayan Eminenur ile hem bu zorlu görevini ve Birleşmiş Milletler bünyesinde üstlendiği sorumlulukları hem de Mozambik'teki hayatını, kültürel zorlukları ve iş hayatının dinamiklerini konuşacağız. Eminenur'un toplulukların sürdürülebilir çözümler geliştirmesine nasıl yardımcı olduğunu ve özellikle kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen projeleri hakkında detaylı konuştuk. Bu bölüm, İngiltere ve İrlanda'da öğrenci konaklaması için en iyi imkânları sunan GoBritanya'nın katkılarıyla sizlere buluşuyor. 2013'ten beri öğrencilere konaklama çözümleri sunan GoBritanya, özellikle uluslararası öğrencilerin ilk tercihi olmaya devam ediyor. Daha fazla bilgi için www.gobritanya.com'u ziyaret edebilirsiniz.
Bəs küçəmizi kim süpürəcək?
Kitap Kulübü'müzün 47inci buluşmasında Thomas Curran'ın “Mükemmellik Tuzağı” adlı kitabını konuştuk.Curran mükemmellik arayışımızın içinde bulunduğumuz sınırsız büyümeye dayalı kapitalist sistemin bir tuzağı olduğunu söylüyor. Bunun giderek daha büyük bir sorun olduğunu ve bizi bunalıma ittiğini kendimizden ve çevremizden görüyoruz.Mükemmeliyetçiliği başarılı olmanın ön şartı olarak alıyoruz ve bunu olumluyoruz. Başarılı örnekler bize öyle sunuluyor. Ronaldo çok çalışıyor, aşırı disiplinli. Steve Jobs kan kusturuyormuş çalışanlarına her detay için. O dergi kapağındaki CEO, meğer biz yatakta gözümüzü ovuştururken, sporunu, yogasını yapmış, kitabını okumuş, duşunu almış ve maillerini cevaplamış oluyormuş kahvesini yudumlarken. Yeterince başarılı olamadığımızı düşünüyorsak mükemmel olamamaktan kaynaklandığına yani bizim suçlu olduğumuza kanaat getiriyoruz. Survivorship bias'i (sağkalım yanılgısını) kaçırıyoruz. Gördüğümüz örnekler sadece en tepeye çıkanlar. Çok çalışmasına rağmen bu seviyeye gelemeyen onca insanı göz ardı ediyoruz.Benim çok beğendiğim bir tespit de mükemmelliği üçe ayırması ve bu tanımlarla kendimin bir mükemmeliyetçi olmadığımın farkına vardırması. Birinci tip mükemmeliyetçilik insanın kendi içinden gelen, ikinci tip başkalarının beklentilerinden öyle olması gerektiğini düşündüren, üçüncüsü ise kendi kusurlarına kör olup başkalarının mükemmel olmalarını beklemekten ötürü bir mükemmeliyetçilik (yani kendine değil başkasına müslüman bir yaklaşım).Benim derdim ise yüksek standartlara sahip olmak. Yani yaptığım bir şeyin mükemmel olmasını beklemiyorum ama beni tatmin edecek kadar iyi olmalı. Ne farkı var demeyin, ben bu podcasti yapabiliyorsam mükemmel olduğunu düşünmüyorum ama bence yeterince iyi. Mükemmellik takıntısı olanların ise sanırım pek azı bunu hayata geçirebiliyorlar.Peki ne yapalım? Bence kitabı okuyun, hatta önce sohbetimizi dinleyin. O denli dertliyiz ki hepimiz bu bölümü bir saate ancak toparlayabildim.(02:28) Yavuz Abut, (07:03) Halime Özben Hacı, (10:20) Elif Burcu Yılmaz, (13:51) Müge İrfanoğlu, (18:33) Uğur İyidoğan, (20:55) Alimurtaza Rutçi, (25:16) Öngün Şumnulu, (30:25) Mustafa Pancarcı, (33:02) Suat Soy, (36:41) Feyza Demir, (39:56) Belgin Elmas, (43:54) Alimurtaza Rutçi, (46:20) Aydan İrem Sungur ve (48:44) Yasemin KarakayaSupport the show
Kemal Kılıçdaroğlu'nun çıkışları, Mansur Yavaş'ın Tüzük Kurultayı'nda genel merkezi kürsüden eleştirmesi ve Ekrem İmamoğlu'nun partilileri uyarması… CHP birinci parti olarak çıktığı yerel seçimlerden sonra eline geçen fırsatı kullanabiliyor mu? Cumhurbaşkanlığı adaylığı yarışı partiye zarar veren bir noktaya mı gidiyor? Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Özel ve Yavaş parti içinde birer kliği mi temsil ediyor? CHP, önümüzdeki dönem ne yapacak? Banu Güven ve Kemal Göktaş, konuşuyor… Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Protestocular, 21. Yüzyılın en korkunç soykırımının yaşandığı şu günlerde, Victoria Hükümeti'nin bir ‘ölüm fuarı' düzenlediğini ileri sürüyor.
Günaydın! Pazartesi sabahından herkese merhaba. Medyascope'un podcast'i Güne Başlarken'de günün öne çıkan haberlerine birlikte bakalım.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Erdoğan yönetimindeki ikinci dönemi eğitimde büyük bir müfredat değişimi yapıyor. 2 bölümde yeni modelin ne vadettiğini ele alıyoruz.İlk bölümde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i daha yakından tanımıştık. Bu bölümde tanışacağımız isim, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı altında önümüze konan yeni müfredatın fikir babası olan Nurettin Topçu.Birinci bölüme linkten ulaşabilirsiniz; https://open.spotify.com/episode/5TVolwr1K1q0Xf3aggBu62------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Frink hakkında reklam içerir.Frink uygulaması sol menüde bulunan ''Kupon Kodu Kullan'' alanına FRNKPOD kodunu tanımlayıp üyeliğini 200 TL indirimli başlatabilirsin. Hemen indir, üyeliğini başlat!: tıklayınız.Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.Hiwell'i indirmek ve podbee10 koduyla size özel indirimden faydalanmak için tıklayınız.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Türk Mitoloji Atlası'nın yazarı Bartu Bölükbaşı'yla söyleşimizin ikinci bölümünde sığınmacı karşıtlığı üzerinden yükselen yeni nesil Türk milliyetçiliğini ele alırken; Türk'ün vatan ve kimlik arayışı üzerine bir yolculuğa çıkıyoruz.Birinci bölüme linkten ulaşabilirsiniz: https://open.spotify.com/episode/5nCShzMHwdWv4psl2ruY4z------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.Hiwell'i indirmek ve pod10 koduyla size özel indirimden faydalanmak içintıklayınız.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Türkiye siyasetinde artık hiçbir şey eskisi gibi değil diyebiliriz. CHP, Mayıs 2023 genel seçimlerden sonra ittifaksız girdiği yerel seçimlerde sandıktan tarihi bir zaferle ayrıldı. Gözümüzde klasikleşen kıyıların kırmızı, iç bölgelerin sarı olduğu Türkiye haritası artık bambaşka. Çünkü CHP, Türkiye'nin artık birinci partisi. 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi alan AKP ve lideri Erdoğan, bundan sonra neler yapabilir? İmamoğlu rüştünü ispatladı mı? CHP'de liderlik tartışmaları sona erdi mi? Yeniden Refah Partisi, Türkiye'de nasıl üçüncü parti oldu? İYİ Parti'de istifalar bekleniyor mu? Hatay'da son durum ne? Hepsini ve daha fazlasını, Siyaset bilimci Soli Özel ve Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Evren Balta ile konuşacağız. Editör: Aliye Altınışık