POPULARITY
Categories
Okyanus ötesinde Amerika kıtasında “saraydan başkan kaçırma” olayı yaşandı ya. Venezuela Başkanı Nicolas Maduro 3 Ocak'ta Amerikan emperyalizminin haydutlarınca kaçırıldı ya. Orada olan bu bölgede de sarsıntılar yaşanacağının işareti ya. Bizimkiler derhâl bir “iç cephe” tartışmasına başladılar.Erdoğan, halkı her türlü savaşı desteklemek zorunda bırakmak istiyor: “İç cepheyi sağlam tutacak, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız.”Bahçeli de kendine pay çıkarıyor: “Şimdi anlaşıldı mı iç cephemizi tahkim etmekteki samimi gayretimizin haklılığı?” diyor.Ama ne Erdoğan ne Bahçeli, “bu Amerika gangster, başındaki adam da Baba filmindeki heriften beter, biz NATO'dan ayrılalım” demiyor. Varsa yoksa “iç cephe”.Muhalefet de “iç cephe” zokasını bir güzel yuttu. Erdoğan'la Bahçeli lafı açtı ya, hepsi toptan topa girdi.Özgür Özel: “Erdoğan iç cepheyi güçlendirmek istiyorsa içerideki kimseye düşman hukuku uygulamayacak.”Ali Babacan: “İç cepheyi tahkim etmemiz gereken dönemlerden geçiyoruz, ancak ülkeyi kutuplaştırarak iç cepheyi tahkim edemezsiniz.”Müsavat Dervişoğlu: “İç cephenin güçlendirilmesi bu hükümetin güçlendirilmesi anlamına gelmemektedir. İç cephenin güçlendirilmesi” … şudur budur.Ahmet Davutoğlu: “Kutuplaştırmayacaksınız, şeytanlaştırmayacaksınız.”Ümit Özdağ: “İç cephe Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ile güçlenir.”Ocak ayının ilk 10 günü Türkiye para babaları düzeninin siyasetçileri iç cephe ile yattı kalktı yani.İşin tuhaf yanı ne biliyor musunuz? Bu son tartışma başlayana kadar Türkçede böyle bir laf yoktu! Savaşa giren bir ülkede askerin çarpıştığı cephenin dışında kalan alanlara Türkçede “cephe gerisi” denir!Bize inanmıyorsanız Google amcaya sorun. Ne çıktı?Cephe gerisiBaşka sözlüklere de bakın. Hepsi ama hepsi “cephe” dışındaki alanlara “cephe gerisi” der. Bir sürü kitap var, çeşitli savaşlarda “cephe gerisi”ni anlatan. İşte bazı kitap başlıkları: Cephe Gerisi, Cihan Harbi'nin Cephe Gerisi, Basına Göre Cephe Gerisi ve Cephedeki Faaliyetleriyle İstiklâlin Kadınları.“İç cephe”yi google'layın, karşınıza sayfalar boyu sadece her türden duvar boyası reklamı çıkacaktır!Eee, ne öyleyse bu “iç cephe”? Muhtemelen işini bilmeyen bir çevirmen NATO eğitim malzemesini çevirirken “home front” terimini “iç cephe” ile karşılamıştır. Askeriyede “iç cephe” denmeye başlanmıştır. Ama önemlisi bundan sonra.İktidarın bir danışmanı, “muhterem beyefendi, bu Amerikalılar iç cephe diyor, biz de öyle söyleyelim, böylece halkı her türlü savaşımızı desteklemek zorunda bırakmamız daha kolay olur” demiştir. “Eviniz de savaşın cephesidir” deriz.İktidar bunu güzel bulmuştur. Muhalefet de zokayı yutmuştur!Halkın her savaşı destekleme gibi bir sorumluluğu yoktur! Fetih savaşlarına, onun bunun topraklarına ve petrolüne el koymaya, başka halkları Osmanlı döneminde olduğu gibi köleleştirmeye yönelik savaşları halkın desteklemesini beklemeyin.NATO denen emperyalist savaş makinesinin içinde yer aldığınız için Trump'ın bu bölgedeki planlarına omuz verme çabalarınıza destek vermek zorunda değil kimse. Haklı savaş vardır, haksız savaş vardır.Trump ve benzerleri, Siyonist İsrail ile birlikte Batı Asya'yı (Ortadoğu'yu) hallaç pamuğu gibi atıyor. Türkiye'nin işçileri, emekçileri, gençleri, Trump'ın Ortadoğu hallacı olmayacaktır!İsterseniz bütün savaş terimlerini değiştirin. Haksız savaş, haksız savaş olarak kalacaktır.
Ekonomik çöküş ve siyasi baskı, İran'daki toplumsal öfkeyi her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Halk köklü bir değişim talep ederken, islami yönetim bu taleplere sert müdahalelerle karşılık veriyor. Ülke genelindeki protesto gösterilerinde bugüne kadar 5 binden fazla insan yaşamını yitirdi. İran'daki son gelişmeleri Serap Doğan derledi. Siyaset bilimci ve İran uzmanı Arif Keskin, protestoları ve ülkenin geleceğine dair olası senaryoları COSMO Türkçe için değerlendirdi. Mikrofonda Gökçe Göksu var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin 1979'daki halk devriminden bu yana ABD'de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi de babası gibi Amerikalılar'ın kendisine “taç” vermesini umut ediyor. 1951'de İran Başbakanı Muhammed Musaddık ülkenin petrollerini millileştirdiği için İngiltere ve ABD'nin ortak hedefi haline gelmişti. İngiliz kuklası İran Şahı bir ara Musaddık'ı Başbakanlıktan uzaklaştırmaya çalışmış, ancak başaramayarak ülkesinden kaçmıştı.
Ekrem İmamoğlu, diploma davasında hakim karşısına çıktı. Karar 15 gün içinde belli olacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan voleybolcu Derya Çayırgan adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Donald Trump'ın tehditlerinden sonra İran, ülkede kimsenin idam edilmeyeceğini duyurdu. Metropoll'ün son araştırması Türkiye'nin yorgunluğunu gösterdi: Halkın yüzde 61'i 'tükenmiş' hissediyor. Gündemin öne çıkan gelişmelerinden derleyerek hazırladığımız Kısa Dalga Haber Bülteni'ne hoş geldiniz Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Halk sokaklardan çekiliyor mu? Rejim daha da mı sertleşir? İranlılar dış müdahaleye nasıl bakıyor? İranlı araştırması Aydın Mosanen ve Doç. Dr. Hakan Güneş, Candan Yıldız'a yorumladı.
Sydney'de yeni evlenen bir gelin ve 3 kızkardeşinin, düğün töreninde özel bir horon gösterisi yaptıkları video sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Bir tarafı Karadenizli olan ailenin oynadığı bu dans gösterisinin koreografı ise, 2010 yılından bu yana Sydney'de halk dansları eğitimi veren Gökden Kılıç'tı.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com*“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl*Yeni kitabım "Hikayeni Yeniden Yaz!"ı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma
Bugün 14 Ocak 2026 #doğatakvimi
Atilla Yeşilada ile ekonomideki sakinliğin mi yoksa insanların şikayetlerinin mi doğruyu yansıttığını konuştuk. Türkiye ekonomisi nasıl ve neden direnç kazandığını anlatan Yeşilada, bunun ne anlama geldiğini de yorumladı. Ayrıca, İran, Küba ve Grönland'deki gelişmeleri de değerlendirdi.
Bugün 13 Ocak 2026 #doğatakvimi ⛈️ #Kalandar ya da Galandar denilen günlerdeyiz. Rize yöresinde 14 ocak Rumi yılbaşı kabul edilir. Halk arasında “kocakarı yılbaşısı” denir ve o günden itibaren 12 gün hava nasılsa, 12 ayın öyle geçeceği düşünülür.
İran'da iki haftayı geride bırakan gösterilerde gerilim giderek artıyor. İnsan hakları örgütleri can kaybının 500'ü aştığını, gözaltı sayısının ise 10 bini geçtiğini bildiriyor. Halkı sokağa çıkmaya çağıran eski Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi, rejimin devrilmesi durumunda İran'a dönecegini açıkladı. Siyaset Bilimci Soli Özel, COSMO Türkçe'ye İran'daki protestoların sosyolojik kökenlerini ve rejimin dayanıklılığını değerlendirdi. Serap Doğan, gösterilerin başlangıç noktasını ve taleplerin nasıl dönüştüğünü aktardı. Mikrofonda Gökçe Göksu var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
10 Mart Mutabakatı çerçevesinde kendisine tanınan süre bitiği halde SDG gereken adımları atma konusunda ayak sürümeye devam etmekle kalmadı, Halep'te işgal ettiği bölgelerden saldırganca tutumlarına devam etti. Suriye hükümetinin başlattığı operasyon şimdiye kadar SDG'ye yaptığı uyarılardaki ciddiyetini ve söylediğini yapacak güce de sahip olduğunu gösterdi. Bu işin şakası yok. Suriye'nin mevcut askeri yapısını oluşturan hükümet daha bir sene önce İran ve Rusya'nın da desteklediği Suriye Baas ordusunu 11 günlük bir operasyonla alaşağı etti. Suriye'nin bütün topraklarını karış karış bilen ve 14 yıllık her türlü savaş tecrübesine sahip, çok daha önemlisi savaşmak için çok geçerli, çok ulvi nedenleri ve motivasyonları, inançları olan zinde güçlerden oluşuyor.
İran'da halk 28 Aralık'tan beri sokakta. Eylemler nasıl başladı, talepler neler, hükümet ne diyor?İran'da neler oluyor sorusunun yanıtını arıyoruz. Gazeteci Ela Ava Evrensel'de anlattı
İran'a yaptığım her ziyarette iki şey, aynı anda ve eş zamanlı olarak dikkatimi çekmiştir: Halkın düşük yaşam standartları ve siyasî / dinî atmosferin baskınlığı. İlginçtir, bu iki durum birbirini dışlamak veya itmek yerine, sımsıkı kucaklıyor ve iç içe geçiyordu. İran'ı içeriden ve sahici bir bakışla izleyen herkesin izlenimi aynıdır. Keza İran'a dışarıdan ve yüzeysel bakan herkesin yanıldığı nokta da yine burasıdır: İranlılık kimliğinin ne kadar güçlü köklere sahip olduğunu kavrayamazlar ve “halkın içinde bulunduğu durum”la “mollaların halka dayattığı sistem”in çatışacağı, buradan da “demokrasi güneşi”nin doğacağı günün hayalini kurarlar.
İslam tarihinde şairliği ile öne çıkan ve kaliteli şiirleriyle büyük şöhret kazanan dindar ediplerin en önemlilerinden biri de -hiç şüphesiz- Mehmed Âkif Ersoy'dur. Diğer bir ifadeyle söylemek gerekirse, onun en takdire şâyân özelliği son derece mütedeyyin bir insan olmasıdır. Dolayısıyla Safahat'ına manzum bir Kur'an tefsiri, kendisine de coşkun bir Kur'an şairi diyebiliriz. Halkımızın ona duyduğu muhabbetin asıl sebebi de işte bu özelliğidir.
Başbakan Anthony Albanese ve nişanlısı Jodie Hayden Canberra'da düzenlenen bir törenle evlendi. İlk kez bir Avustralya Başbakanının görevdeyken evlendi. Halk aylardır düğünün tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini merak ediyordu.
Bugün 1 Aralık 2025 #dogatakvimi ⚓ Kötü balığa neden “lodos balığı” dendiğini biliyor musunuz?
Önceki yazımda, bizdeki Batılılaşmanın gerek Osmanlı'da gerekse yeni Türkiye'de bizzat devlet eliyle hakim kılınmaya çalışıldığını, “içimizdeki Danimarkalılar”ın da bu çalışmaya en büyük desteği verdiklerini söylemiştik.
Geçtiğimiz aylarda kaleme aldığım bir yazıda, iktidara talip olan bir muhalefet partisinin daha ilkeli, daha dürüst, daha çalışkan ve daha fazla siyaset üreten bir pozisyonda olması gerektiğini vurgulamıştım. Bugün geniş bir perspektiften baktığımızda, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu temel kriterlerin büyük bölümünden uzaklaştığını ne yazık ki her defasında görüyoruz.
Berlin'in merkezinde Sudan halkıyla dayanışma gösterisi düzenlendi. Gösteride, “Özgür Sudan” ve “Tüm sömürgeler yıkılacak” sloganları atıldı. Yağmur altında gece toplandılar. Bir ellerinde şemsiye diğer ellerinde çocuk.
“Partilerin ekopolitik önerisi yok,” anlamındaki yazımdan beri bir hareketlenme oldu. Nihayet yetersiz de olsa öneriler gelmeye başladı. Hatta en yanlış ekopolitiğe sahip olduğu halde en azından bir ekopolitik önerisi olduğundan Deva Partisi işi kampanyaya dönüştürüp ilgi çekmeyi de başardı. Teorik yanlışları olsa da… Halk nasıl olsa ekonomi bilgisini değil, kıt kanaat bilgiyle hava atılmasını seviyor.
Efendimiz (s.a.v.)'in bizlere vasiyetlerinden biri, kan akrâbalığı olan yakınlarımızla, ilişkimizin kopmamasına dikkat etmek, bu bağ kopmuş olsa da, Allâh (c.c.)'un rızası ve kendi iyiliğimiz için onlarla ilişkimizi yeniden sağlamlaştırmaya çalışmamız hakkındadır. Bunun büyük ecir ve sevâbı olduğu bilinmelidir. Yine, akrâba ve kan yakınlarıyla bağlantısını kesen bir kimse ile oturmamalıdır. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Hâkk Teâlâ diyor ki: “Ben, yüce Rahman olan Allâh'ım. Rahimi (kan bağı) yarattım, ona kendi adımdan ad verdim. Her kim buna sıkıca bağlanırsa, onu kendime bağlamış olurum. Bunu kesip koparanı da kesip koparmış olurum.” (Ebû Davud)Başka bir rivayette: “Diline ve irâdesine hâkim olmayan, herkese seninleyim diyen ve insanlar bize iyilik yaparsa biz de iyilik yaparız, onlar kötülük yaparsa, biz de kötülük yaparız, diyen kimseler olmayınız. Kendinize hâkim olunuz. Halkın en iyileri, kötü muamele gördükleri halde, zulüm yapmayıp, ihsanda bulunanlarınızdır.” (Tirmizî) buyurulmuştur. Bir hadîs-i şerifte rivayet edilmiştir: “Allâh (c.c.)'un âhiretteki cezaları mahfuz kalmak şartıyla, dünya hayatında acele olarak sahibini cezalandıracağı günâhlar şunlardır: Zina, rahim bağını koparmak, hıyânet ve yalandır.” (İbn Mâce) Ebu Evfa oğlu Abdullah (r.a.)'den nâklen şu hadîs anlatılır: “Bizler, Efendimiz (s.a.v.)'in yanında oturuyorduk. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular: “Rahim bağını koparıp kesenler aramızda oturmasın.” O halkanın içinden bir genç kalkarak dışarı çıkar, bir olaydan dolayı, araları açık olan teyzesine giderek, tevbe edip af diler. Teyzesi de onu affettikten sonra döner. Efendimiz (s.a.v.)'in meclisine gelir. Efendimiz (s.a.v.) durumu bildiği cihetle şöyle buyurur: “Allâh (c.c.)'un rahmeti, rahim bağını koparan bir toplumun üzerine inmez.” (Esbehanî) Allâh (c.c.) en doğrusunu bilir.(İmâm Şarani, Büyük Ahidler, s.937-939)
GAZZÂLÎ MEKTEBİ
Duydum ki konkordato ilan edenleri küçümsüyormuşsun, Milletin kepenk sesini istatistik sanıyorsun, etme. Ey döviz, seni mukaddes sandılar, Artışını mucize, düşüşünü günah saydılar, etme. Ey faiz, kalplerin ritmine karıştın, Halkın umudunu taksit taksit topluyorsun, etme.
Bu konuda, halkının çoğu Sünni Müslüman olan ve pek çok dini öğrenme ve öğretme kurum, kuruluş ve şahısları bulunan bir ülkede hala bu konuda kafa karışıklığının olması ve yazma ihtiyacı bulunması bana göre düşündürücü ve üzücüdür. Halkın din anlayış ve uygulamasını daha ziyade etkileyen çevre; hocalar, şeyhler ve bunların çevreleridir.
Bali, Avustralyalıların en çok tercih ettiği tatil rotalarının başını çekiyor. Melbourne Türk toplumundan Güzin İnanır da şu anda Bali'de bulunuyor. İnanır, tatil için değil yardım için gittiği Bali'de şahit olduğu sel felaketini SBS Türkçe'ye anlattı.
#KöşedekiKitapçı #PertevNailiBoratav
Education is a pathway to opportunity, but for too long, Indigenous students in Australia have faced barriers to success. While challenges remain, positive change is happening. In this episode we'll hear from Indigenous education experts and students about what's working, why cultural education matters and how Indigenous and Western knowledge can come together to benefit all students. - Eğitim fırsata giden bir yol olarak görülür. Ancak bu yol uzun bir süre Avustralya'nın yerli halklarına kapalıydı. Zorluklar devam etse de olumlu değişimler yaşanıyor. Bu bölümde Yerli eğitim uzmanları ve öğrencilerden işe yarayan etkenleri, kültürel eğitimin neden önemli olduğunu ve Yerli ve Batılı bilgi birikiminin tüm öğrencilere fayda sağlamak için nasıl bir araya gelebileceğine bakacağız.
Turkey's main opposition Republican People's Party (CHP) is warning that the future of democracy in the country is at stake, as a legal crackdown against it intensifies. This month has seen three more city mayors arrested in anti-corruption probes, while half of CHP parliamentary deputies are facing having their legal immunity lifted. Thousands marched through the streets of the Mediterranean city of Adana in protest at the arrest of its mayor on alleged corruption charges. The mayors of Antalya and Adiyaman have also been detained on similar charges. More than a dozen mayors of Turkey's main opposition CHP have now been jailed. The legal crackdown began in March with the jailing of Istanbul's mayor, Ekrem Imamoglu, and on Wednesday, President Recep Tayyip Erdogan vowed there would be no letting up. "We launched an investigation into the largest theft ring in the history of the Republic, the most reckless organised crime organisation ever," Erdogan told his parliamentary deputies. "Those who took bribes, those who practically held cities under extortion, those who put people in a difficult situation and then robbed them were all CHP people," he continued. A battle for survival Erdogan further ratcheted up the pressure on the CHP with a presidential motion calling for the lifting of parliamentary immunity from 61 out of CHP's 121 deputies. CHP leader Ozgur Ozel is also under investigation for allegedly inciting public hatred and insulting the president. Ozel is at the forefront of leading anti-government protests across the country, which continue to attract large crowds as the party builds a significant lead in opinion polls over Erdogan's Justice and Development Party (AKP). The CHP claims their growing success is what is motivating the recent prosecutions, rather than corruption. "These are politically driven arrests and investigations," declared party spokesman Ilhan Uzgel. "Not a single government party mayor is even investigated." Uzgel admits that with more than 500 of its officials having been arrested, the party is facing a battle for survival. "The government has all the instruments of the state. They control the judiciary, they control the police force etc etc. So it's very difficult to stop it." Despite mounting pressure, however, Uzgel insists they will not back down. "We are organising rallies twice a week, our leader is very energetic. He [Ozel]... said we are not going to back down. The government, they don't want the opposition party to challenge Erdogan's authority. This is the core of the issue right now." Turkey walks a fine line as conflict between Israel and Iran cools Broadcasting bans However, the political noose around the neck of the CHP continues to tighten. This week, the opposition Sozcu TV station was banned for 10 days by regulatory authorities for "inciting public hatred" after broadcasting protests against the jailing of the Istanbul mayor, Ekrem Imamoglu. Another opposition TV station, Halk, is facing a similar ban. The two are among the few media outlets that continue to report on the ongoing CHP protests against the waves of arrests. The broadcast bans are being seen as a sign that the days of critical media could be numbered. "I believe by the end of this year we might be hearing of the start of the liquidation of critical TV channels," claims Erol Onderoglu, Istanbul representative of the Paris-based NGO Reporters Without Borders. Fears are growing too that the threat against independent media is part of a much more worrying process of the dismantling of the pillars of democracy. Turkey steps into EU defence plans as bloc eyes independence from US Opinion polls However, the government appears to be losing the battle for people's minds, with several opinion polls reporting that more than 60 percent of people polled believe the legal crackdown on CHP is politically motivated. Anger against the government also continues to grow over 40 percent inflation. Sezin Oney, an analyst for the independent Poltiyol news outlet, fears a political showdown is looming. "Turkish democracy is on its deathbed, actually. Erdogan envisions a political stage where we don't have a really challenging opposition. [Arrests] will escalate and escalate. They will go as far as they can until they reach their target." While Erdogan remains in a strong position, the opposition is still a threat to the president. "He does have most of the cards," said Oney, "but he doesn't have the support of the public in general. So, at the end of the day, at one point it will be the people versus Erdogan." "What matters is where the security forces stand," he added, "When it comes to a point when the people take to the streets en masse, will the security bureaucracy go against their own people?" Neither the CHP nor Erdogan are showing any signs of capitulating, with protests expected to continue and likely to intensify in September, coinciding with the reopening of universities and the return of people from summer holidays. Court cases against the CHP are also scheduled to resume then. With both sides insisting they are fighting for the future of their country, it could well be a fight that leaves only one side standing.
ABD ile Çin, Londra'da iki gün süren müzakerelerin ardından bir çerçeve anlaşması üzerinde uzlaştı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ilk duruşmasına çıktı. Bu bölüm Sanofi hakkında reklam içermektedir. Sanofi'nin hayata geçirdiği girişimcilik programı PharmUp'ın 6. dönemini tamamlayan girişimler Vivatech Fuarı'na katıldı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Bugün 10 Haziran 2025 #doğatakvimi
“Peygamber (S.A.) efendimiz şöyle buyurdu: - «Şu kalpler, paslanır. Onların cilâsı, Kur'an okumak, ölümü düşünmek ve zikir meclisinde hazır bulunmaktır.» Kalp pas tutunca, sahibi anlar, gidermeye çalışırsa, pekâlâ. Aksi hâlde fena kararır. Peygamber (S.A.) efendimizin emrettiği şekle geçilmediği takdirde, kalp fena hâlde paslanır ve bu pasın giderilmesi imkânsız olur. Kalbin kararmasına sebep olacak çok şeyler vardır. İman nurundan uzak kalındığı için kararır. Dünyayı sevdiği için kararır. Sakınmadan dünyaya abanan kimse, kalbini mutlaka karartır. Bir kimse, kendisini dünyaya kaptırırsa kalbi kararır. Sakınma duygusu da ölür. Haram demez, helâl demez, mal toplamaya başlar. Mal toplarken helâl veya haram olduğuna önem vermeyince utanma duygusu da ölür. Ve murakabe hâlinden mahrum olur.Ey cemaat! Peygamberinizi dinleyiniz. Onun kelâmı ile kalbinize cila vurunuz. Kalbinizin cila ilâcını size o haber verdi. Sizden biri hasta olsa, doktoru ilâç tavsiye etse, kullanmadan şifa bulabilir mi? Bulamaz. İlâcı kullanmadığı süre, hastalığı eksilmez, belki artar.Hayır, iki kelime üzerinde toplanmıştır: Allah'ın emrini yüce bilmek ve kullarına şefkat göstermek... Allah'ın emrini yüce bilmeyen yaratılmışlara şefkat duyamaz. Allah'a yakın olamaz; rahmetinden nasib alamaz. Allahü Teâlâ, Musa (A S.) peygambere şöyle vahyetti: - «Ya Musa, şefkat duygusu besle ki, ben de sana rahmet nazarımla bakayım. Şefkat duygusuna sahib olana rahmetimi yağdırırım. Cennetime koyarım. Kalbinde merhamet duygusu taşıyana saadetler olsun.»Bütün ömrünüz çürüdü. «Yediler, yedik; giydiler, giydik; biz topladık, onlar topladı» gibi lâflarla ömrünüzü bitirdiniz. Kurtuluş yolunu arayan, nefsini haram olan şeylerden alsın. Şüpheli şeyleri bıraksın. Şehvet duygularını kalbinde taşımasın. Allah'ın emrini yerine getirmek için nefsini sabırlı kılsın. Yasaklardan uzak dursun. Kader işlerine boyun eğsin.Kulları Hakk'a çağırmak ve onların cefasına tahammül etmek kolay değildir. Bu kolay olmayanı, o büyükler yapar. Kullardan gelen her çeşit ezâ ve cefaya dayanırlar. Onlar, münafıkları yola getirmek için dıştan yüzlerine gülerler. Fâsık kişiler onlara güler, oyun eder, kandırır. Kullar onlara ne yaparsa yapsın, tahammül ederler. Bütün gayeleri onları Hak kapısına götürmekten ibarettir. Büyüklerin dediği gibi içi bozuklara, yalnız Allah yolcuları güler yüz gösterir. İrfan sahibi, fâsık kişiye güler. Fâsık adam, içini bilen yok sanır. Halbuki arif olan, onun içindeki karanlığı bilir. Kalp gözünün karardığını ve hileli işlerinin çokluğunu anlar. Münafık ve fâsıklar, işlerinin gizli kaldığını sanır, yanılırlar. Sanki kendilerinin bozukluğunu sezen yoktur. Bu hâlleri onları çok yanıltır. Onların erenlere karşı saklı hâlleri yoktur. Fâsık ve münafık olanı, her hâli gösterir. Elleri, tenleri ve bakışları belli eder. İçte ve dışta, duruşlarında ve hareketlerinde onların ne olduğu kolay sezilir.Cehennem azabından ancak ittika (Günahlardan ve bütün kötülüklerden sakınan) ve ihlâs sahibi muvahhidler kurtulur. Tevbe edenler selâmete ererler. Tevbeyi önce kalbinizle yapınız, sonra dilinizle...Kalbini düzelt. Dünya bütün varlığı ile sana gelir. Sen onda hoş kalırsın. Halk tümü ile sana uyar. Gelmiş ve gelecek hiçbir şey sana zararlı olamaz. Mevlâ'nın kapısından seni alamaz. Çünkü sen, O'nunlasın. Yalnız O'na dönmüş ve O'nun emirlerini gözetiyorsun. O'nun Cemâl ve Celâl sıfatının tecellisini seyretmektesin. Celâl tecellisini gördüğün zaman dağınık hâle gelirsin. Cemâl tecellisine kavuşunca dağınık hâllerin toplanır. Celâl sıfatı sezilince korkulur. Bu korku başka bir korkuya benzemez. Cemâl sıfatının tecellisini görünce de bir şeyler ümit etmeye koyulursun. Celâl sıfatının büyük tecellisi seni yokluğa götürür. Cemâl sıfatı tecelli edince yerinde sabit durur bir yere gitmek istemezsin. Bu anlatılanları tadanlara ne mutlu... “Allah'ım bize yakınlık taammı tatdır; ülfet şarabını içir.” «Dünyada iyilik ver. Ahirette iyilik ver.
40 yıldan fazla Türk devletine karşı mücadele eden PKK, hafta başında silah bırakacağını ve örgütü feshedeceğini açıkladı. CHP'yi baskı altına alan ve en önemli ismi İmamoğlu'nu temelsiz suçlamalarla hapiste tuttuğu öne sürülen iktidar, uzun süre eleştirel baktığı DEM Parti ile işbirliği halinde. “Terörsüz” bir ülkeden ve „demokratikleşme“ yolunda tarihi bir adımdan bahsediyor. Siyasi tablo berrak değil. Bu ortamda Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde halk son gelişmeler hakkında ne düşünüyor? İktidardan ne bekliyor? Konuyu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak ile konuştuk. Kürt Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Reha Ruhavioğlu yeni süreci değerlendirdi. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Elmas Topcu var. Von Gökçe Göksu und Elmas Topcu.
6 Mayıs 2025 salı #doğatakvimi
HALK CAN ONLAR RANT DERDİNDE; 15 TEMMUZ YAĞMASI
“Peygamberlerin, sıddıkların ve salihlerin geniş ve doğru yoluna nasıl girilir? Dünya âhirete perdedir. Ahirete dalmaksa dünya ve öbür âlemin sahibine perdedir. Yaratılmışlara dalmak, Yaratan'dan ayırır. Hangi yaratılmışa gönül kaptırırsan, ruh pencerene perde çekmiş olursun. Halka [yaratıklara] bakma. Dünyaya, kalpten sevgi gösterme. Hakk'tan gayri şeylere iltifat etme, onun kapısına varıncaya kadar böyle devam et. Sır adımlarını aç. Zühd hâlini geliştir. Her kötü histen soyun. O'nun varlığında hayran ol. O'ndan yardım iste. O'na sığın., O'na bak. Geçmişteki İlâhî bilginin hükmünü gözet. Kalbini O'na vardırmaya çabala. Sırrını O'na ilet, bunu gerçekleştirdiğin an, O'nun yakınlık eli seni tutar, kendine çeker. Yeni hayatla tevhid verir ve kalpler üzerine sultan olursun. Kalp âlemi tüm emrini senden alır. Hastalığı olursa şifasını sen verirsin, işte bundan sonra dünyaya bakman caiz olur. Bu üstün hâlleri benliğinde topla, sonra dünyaya dön...Velayet hâlinin işareti vardır; o işaretler velîlerin yüzlerinden okunur. Onu anlayış sahipleri sezer. O işaretler velayet hâlini anlatmaya yeter; dile ne hacet...Ruh esenliği dileyen, nefsini atsın... Malını kalbine koymasın... Neyi varsa Hak uğruna harcasın. Hamurdan ve sütten kıl alırcasına dünyayı iç âleminden atsın. Âhireti de aynı şekilde yapsın. Hakk'ın gayri şeylerden üryan olsun, işte o zaman her şeyin hakkı verilir. Dünya ve âhiretten gelecek şeyler gelir. Sen onların peşine koşmazsın. Dünya, yerinde otururken yanaşma; onu ayağa kaldır. Tepsiyi başı üstüne aldır; sonra al ye! Hakk'ın kapısına durana böyle hizmet edilir; çünkü büyüktür. Nefis, önünde el pençe divan duranı zelil eder, perişan eder. Nefse hâkim olanların hemen hepsi, istiğna sahibidir. Nefse ihtiyaç arz etmekten beridirler.İman yolcuları dünyayı yitirmeye gönüllüdür. Allah'tan her zaman hoşnut olurlar. Allah onlardan razı olduktan sonra âhiret onlara göre hiçtir. Onlar Allah'tan, Allah'ı talep ederler. Dünyalık şeylerin taksimli olduğunu bilirler; bu sebeple ona kalplerini kaptırmaktan vareste olurlar. Öbür âlemde vaad olunan cennet ve nimetlerin, sahipleri için ayrılmış olduğunu bildiklerinden onun da peşine düşmezler. İşleri O'nun içindir; O'nun zatından öteye bir talep sahibi değillerdir.Faraza onlar bir gün cennete girseler. Hak nurunu göremeyince hiçbir yere bakmazlar. Kalbinde maddî varlıklar besleyen, yalnız kalmayı ve huzura dalmayı elde edebilir mi?.. Halkı ve sebepleri tesirsiz görmeyen, peygamber kervanına katılamaz. O büyük zincire halka olamaz; olmak dileyen azla yetinmeli. Çoğu, kader eline bırakmalı. Dünyalığın azı da yeter. Çok malın olsa, çok mu yiyeceğini sanıyorsun? Rahat mı bulacağını ümit ediyorsun?..Çok şeyleri bulmak için taarruza geçme; yıkılırsın. Çok mal istenmeden gelirse iyi olur. Onun saklanması da kolaydır. Giderse üzülmezsin. Gece sabahlara kadar mal hesap edip uykunu kaçırmazsın, rahatın bozulmaz.Hasan-ı Basrî (Allah ondan razı olsun) şöyle der: “İnsanlara sözünle ve işinle öğüt ver.”Ey vaiz, iç âlemin temizliği ile insanlara öğüt ver. Kalbini nurlandır. Ve onun nuru ile halka nasihat et. İçin kirli olduğu zaman dışın süsü ile onlara öğüt vermeye kalkma. İman sahiplerinin kalbi yaratılmadan imanları yazıldı. Bu geçmişin bilgisidir. Bunun üzerinde durmak caiz değildir. Ona dayanarak hüküm yürütmek doğru olmaz.Kalplerimiz iman nuruna ermek için gayretli olursa, Rabbimiz bize onu verir. Dilerse, çalışmadan da... O bizim çalışma ve yorulma hâlimize acır ve nurunu nasip eder. Utanmaz mısınız; nasıl tevil eder, tebdile uğraşırsınız?.. Mevlâ, zâtını vasfetmiş; onu başkası ile değiştirmek sizin ne haddinize?.. Sizden önce gelen sahabeye ve onlara uyanlara yeten bir din, size nasıl yetmiyor? Aziz ve Celil olan Rabbimiz, yaratıcılık sıfatını Arş'da yerleştirmiştir. Bunun şekli ve benzeri yoktur; yokluğu da iddia edilemez.
Socrates FC'de bu hafta İnan Özdemir, İlhan Özgen ve Buğra Balaban sizlerle birlikte. Bu haftaki bölümü İlhan'ın uykusuz kalmasından yola çıkarak çocukların uyuma saatini ve onların öğle uykularını kıskanarak açıyoruz. Fabio Cannavaro'nun büyüleyici teknik direktörlük kariyerine uzandıktan sonra Dinamo Zagreb'e vedasını yorumluyor, hemen ardından İtalyan futbolcular arasında bir kez daha patlak veren yasadışı bahis skandalına değiniyoruz. Halkın sporu bisiklette zaman zaman yaşanan delilikler, Türk futbolunun çılgın gündemi, Sivasspor-Fenerbahçe maçındaki pankart krizi, Mehmet Ali Erbil'in Sarıyer ziyareti, Tigana'nın ghosting'i, Şampiyonlar Ligi çeyrek finallerindeki rövanş maçları, Real Madrid'in Arsenal karşısında geri dönme ihtimali, Almanya'nın son jenerasyonundan en sevdiğimiz isimler… Hepsi ve daha fazlası bu bölümde!
Socrates FC'de bu hafta İnan Özdemir, İlhan Özgen ve Buğra Balaban sizlerle birlikte.Bu haftaki bölümü İlhan'ın uykusuz kalmasından yola çıkarak çocukların uyuma saatini ve onların öğle uykularını kıskanarak açıyoruz.Fabio Cannavaro'nun büyüleyici teknik direktörlük kariyerine uzandıktan sonra Dinamo Zagreb'e vedasını yorumluyor, hemen ardından İtalyan futbolcular arasında bir kez daha patlak veren yasadışı bahis skandalına değiniyoruz.Halkın sporu bisiklette zaman zaman yaşanan delilikler, Türk futbolunun çılgın gündemi, Sivasspor-Fenerbahçe maçındaki pankart krizi, Mehmet Ali Erbil'in Sarıyer ziyareti, Tigana'nın ghosting'i, Şampiyonlar Ligi çeyrek finallerindeki rövanş maçları, Real Madrid'in Arsenal karşısında geri dönme ihtimali, Almanya'nın son jenerasyonundan en sevdiğimiz isimler… Hepsi ve daha fazlası bu bölümde!
Bu hafta devleti konuşuyoruz. Ama öyle bildiğimiz devleti değil. Yetkisi olanın sorumluluğu yok, sorumlu olması gerekenin yetkisi yok. Kararları Beştepe alıyor, AKP sadece PR ofisi gibi çalışıyor. Bürokrasi ise hukukun değil, Cumhurbaşkanı'nın siyasi ajandasının sınırları içinde hareket ediyor.Aklımız kötümser, ama irademiz hâlâ iyimser. Şimdi aklımızı çalıştırma zamanı. Halkın iradesine geçmeden önce, karşımızdaki düzenin adını koyalım.Ben Ozan Gündoğdu, hazırsanız başlayalım.------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.50podbee koduyla Hiwell'de ilk seansınızda geçerli %50 indirimi kullanmak için Hiwell'i şimdi indirin.1750'den fazla uzman arasından ücretsiz ön görüşmelerle size en uygun uzmanı seçebilir, yolculuğunuza kolaylıkla başlayabilirsiniz. Buradan indirin.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Konuklarımız Devridaim Enstitüsü'nden Yasemin Uluçınar ve Melis Tanrıverdi ile küreselden yerele iklim dayanıklılığı üzerine konuşuyoruz.
Bu bölümde, dinleyicilerden gelen sorulara kaldığımız yerden devam ediyoruz. Saraçhane bir son mu, yoksa başlangıcın ilk halkası mıydı? Halk sokaktan neden ve nasıl çekilir? Gençlik hareketleri ne kadar sürer, maratonu kim koşar? Ve devrim kelebeği… O hiçbir zaman durmaz. Bir bakmışsınız boykottayız, bir bakmışsınız grevdeyiz. Ben Ozan Gündoğdu, hazırsanız kaldığımız yerden devam edelim.------- Podbee Sunar -------Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.50podbee koduyla Hiwell'de ilk seansınızda geçerli %50 indirimi kullanmak için Hiwell'i şimdi indirin .1750'den fazla uzman arasından ücretsiz ön görüşmelerle size en uygun uzmanı seçebilir, yolculuğunuza kolaylıkla başlayabilirsiniz. Buradan indirin podcast.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Avustralya Merkez bankası geçtiğimiz günlerde faiz oranlarını düşürdü. Bu uzun süredir beklenen bir şeydi, herkesin gözü kulağı her ay faiz oranını açıklayan Merkez Bankası'nın açıklamasındaydı. Commonwealth Bankası çok kültürlü toplum bankacılığı genel müdürü olarak görev yapmış olan toplum bireyimiz Hüseyin Mustafa ile faiz indiriminin halkın yaşam maliyetlerine nasıl yansıyacağını konuştuk.
Lady Gaga, Rio de Janeiro'daki Copacabana Beach'te ücretsiz dev bir konser vereceğini duyurdu, BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu. Bu bölüm Viveka hakkında reklam içermektedir. İklim dostu bir geleceğe katkı sağlamayı amaçlayan 4+1 ClimAccelerator, Viveka tarafından yürütülen ve Sabancı ARF‘in desteklediği, iklim ve sürdürülebilirlik odaklı girişimler için tasarlanmış bir hızlandırma programı. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İlk bölümde Türkiye'nin ve Ermeni toplumunun gündemini, Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği yangından sonra yaşanan gelişmeleri ele alıyoruz. İkinci bölümde Norayr Daduryan, hem Los Angeles'taki son gelişmeleri aktarıyor, hem de Orta Çağ ve sonrası Ermeni halk ozanları serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Son bölümde ise Parrhesiapar Kolektifi'nden Tamar Gürciyan ile yaklaşan Şubat ayının bayram ve yortularını, bu özel günlere dair Ermeni halk geleneklerini konuşuyoruz.
1990'larda FPÖ'nün ilk başarılı lideri Jörg Haider için konuşmalar yazan Kickl, şimdi Avusturya'nın Adolf Hitler'den bu yana ilk “Volkskanzler”i (Halk Şansölyesi) olmayı hedefliyor.Yazan: Farid HafezSeslendiren: Halil İbrahim Ciger
Halk yanlış karar verirse ne olur? Sokrates'ten dersler | Okuma Zamanı by Tr724
Jonathan & Clarinda Halk join host Steve Anderson for a conversation about life and ministry in Zambia as well as the unique path from being saved in a BMM church plant in Alaska, to serving as a pastor in that church, to surrender to ministry in Zambia after a pre-field ministry visit from a BMM missionary couple headed to Zambia. You won't want to miss this episode.