POPULARITY
Çin ordusunun en tepesindeki generallere ‘yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma' iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Anadolu Ajansı Pekin Muhabiri Emre Aytekin Çin ordusundaki soruşturma ve tasfiyelerin detaylarını anlattı.
Sanat gerçekten hakikatle yüzleşebilir mi? Peki yüzleşmek neden bu kadar tehlikelidir? Spekülatif'in. bu bölümünde Emre Dündar, sanatın en temel işlevlerinden biri olan “yüzleşme” kavramını ele alıyor. İktidar, travma, hafıza, savaş, faşizm ve bireyin kendisiyle hesaplaşması üzerinden; Pasolini'nin Salo filmi, Gel ve Gör, Apocalypse Now, Vietnam filmleri ve Hollywood örnekleriyle sanatın iktidarla kurduğu tehlikeli ilişkiyi tartışıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Libya, Pakistan ile 4 buçuk milyar dolarlık askeri anlaşma imzaladı. Ülkenin büyük bölümünü kontrol eden Halife Hafter yönetimi ile Pakistan arasındaki anlaşma, Libya Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden kurulması için gereken ihtiyaçları kapsıyor.
Kriz Notları'nın bu haftaki bölümünde, 2025 yılının küresel siyasal ve iktisadi panoraması çıkarıldı. Programda, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan "kural temelli liberal düzenin" fiilen sona erdiği vurgulanırken; ABD'deki yeni iktidar bloğunun karakteri, yeşil dönüşümden geri adım atan Avrupa ve teknolojik altyapı yatırımlarıyla şekillenen yeni sömürgecilik biçimleri tartışıldı.
Yılsonuna doğru yaklaşırken hem bütçe görüşmeleri başlıyor hem de asgari ücret tartışmaları ısınıyor. Bütçe görüşmeleri iktidarı ve muhalefeti ile patron partilerinin ezici çoğunluğunu oluşturduğu mecliste yapılacak. Asgari ücret tespit komisyonunda ise hükümet ve patron temsilcileri işçi sendikaları karşısında üçte ikilik çoğunluğa sahip. O halde meclisten de komisyondan da işçinin emekçinin yoksulun hayrına bir şey beklememek gerek.Ama yine de uyanık olmak gerek. Çünkü patron sınıfı iktidarla bir olarak işçi sınıfı ve emekçi halka büyük bedel ödetmenin hazırlıklarını yapıyor. Bu hazırlıkların bir de belgesi var. Adı: “Orta Vadeli Program”. Yazarı: “İngiliz Mehmet” (Yerli millî edebiyatını pek seven iktidarın ekonomiyi teslim ettiği Mehmet Şimşek resmen İngiliz vatandaşı olduğu için ona bu şekilde hitap ediyoruz.) İngiliz Mehmet'in işçi düşmanı Orta Vadeli Program'ı, enflasyonla mücadelenin tüm faturasını işçi sınıfına kesmek için ücret/maaş zamlarını gerçekleşen enflasyona göre değil hedeflenen enflasyona göre yapmayı vadediyor. Orta Vadeli Program'da 2026 hedefi yüzde 16! 2025 ise TÜİK'in kırpılmış rakamlarıyla dahi yüzde 32'lik enflasyonla kapanacak! Yani tam yarı yarıya!Ama işçi sınıfı için talep, gerçekleşen enflasyonu istemek de olamaz. Bunun iki sebebi var. Birincisi TÜİK'in enflasyon rakamları gerçek hayat pahalılığını yansıtmıyor. TÜİK rakamlarını esas almak demek baştan kaybetmek demek. İkincisi ise hedeflenen enflasyon ölümse gerçekleşen enflasyon sıtmadır. Gerçekleşen enflasyon oranında zam yapılsa, üstüne refah payı konsa dahi asgari ücret açlık sınırı olacak!İşte bu yüzden geçtiğimiz ay bir patron kulübü olan MÜSİAD'ın başkanı çıkıp asgari ücrete gerçekleşen enflasyon artı refah payı verilsin dedi. Hanehalkının morale ihtiyacı varmış! Kurnaza bak sen! Hemen ardından cömert patron, ağzındaki baklayı çıkarıyor: “Bölgesel asgari ücretin çok daha iyi yaklaşım sergileyeceğini düşünüyorum. Belki pilot olarak İstanbul'da uygulanabilir. İyi bir açılım olabilir.” Patronların asgari ücretten kurtulma çabasının kod adıdır bölgesel asgari ücret. Bölgesel asgari ücret bilhassa Anadolu'da ücretleri açlık sınırının da iyice altına çekme, hele de kadınları ve gençleri kölelik ücretlerinde çalıştırma hayalidir patronların.Bunlar ve daha fazlası İngiliz Mehmet'in işçi düşmanı Orta Vadeli Program'ında emek piyasasındaki “katılık”ları giderecek yasal düzenlemeler üst başlığı altında var. Bölgesel asgari ücret dışında, kıdem tazminatı hakkının gasbı ve tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) adı altında sosyal güvenlik sisteminin tamamen tasfiye edilip özelleştirilmesi de hedefleniyor. Bu işçi düşmanı politikanın zemini 2025'te önce asgari ücret zammının düşük ve tek seferli yapılması, ardından da devlet sektörü işçileri ile kamu emekçilerinin ve memur emeklilerinin zamlarını enflasyon altında bırakan sözleşmelerle döşendi. Niyetleri bozuk. İşçiye emekçiye bedel ödetmeye devam edecekler. İşte Gebze'de greve çıkan Smart Solar işçileri! Bu grev tek bir grev değil. Arkasında grev yasaklarını grev yaparak yırtan Grid Solution işçilerinin, grevlerini kazanımla taçlandıran Green Transfo işçilerinin, sendika ve sözleşme hakkını fabrika işgaliyle kazanan Omsa işçilerinin zaferleri var. Polonez işçilerinin Çatalca'dan Gebze'ye kadar uzanan sınıf mücadelesi destanı var. Nice mücadeleler var. Smart Solar'ın kendi tarihinde de sendika fabrika işgaliyle bu işletmeye girmiştir. Ve şimdi tüm mücadele birikiminin üzerinde Smart Solar işçileri geçinebilecek ücret için şalteri indirmiştir, emekçi kadınların en önde olduğu grevle tarih yazmaktadır! Bu grevin ve onun gibi her bir işçi mücadelesinin zaferi için kenetlenmeliyiz. Zaferlerin ve kazanımların üzerinde yükselerek sanayinin kalbinde, MESS'e karşı sadece 150 bin metal işçisi değil işçi sınıfının sektör, sendika ayırt etmeden milyonları birleştiren birleşik işçi cephesi çıkmalıdır.
İlk bölümde Pakrat Estukyan ile Türkiye'nin ve Ermeni toplumunun gündemini konuşuyoruz. İkinci bölümde konuğumuz Parrhesia Kolektif'ten Aylin Vartanyan ile Parrhesia Kolektif'in geride bıraktığımız iki hafta içinde kaleme aldığı yazılardan yola çıkarak 'Saç, beden, iktidar' ve 'yavaş şiddet' kavramları üzerinde duruyoruz. Son bölümde ise akademisyen Sevan Karabetoğlu ile okullardaki Ermenice müfredatı yenileme çalışmalarını ve Ermeni şair ve ozanların yeni müfredatta yer alması için geliştirdiği projeleri ele alıyoruz.
İlk bölümde Pakrat Estukyan ile Türkiye'nin ve Ermeni toplumunun gündemini konuşuyoruz. İkinci bölümde konuğumuz Parrhesia Kolektif'ten Aylin Vartanyan ile Parrhesia Kolektif'in geride bıraktığımız iki hafta içinde kaleme aldığı yazılardan yola çıkarak 'Saç, beden, iktidar' ve 'yavaş şiddet' kavramları üzerinde duruyoruz. Son bölümde ise akademisyen Sevan Karabetoğlu ile okullardaki Ermenice müfredatı yenileme çalışmalarını ve Ermeni şair ve ozanların yeni müfredatta yer alması için geliştirdiği projeleri ele alıyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda, resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, oyların yüzde 62,76'sını alarak cumhurbaşkanı seçildi. Erhürman, seçim galibiyeti ardından hangi mesajları verdi? Anadolu Ajansı Dış Politika Analisti Özcan Tikit anlatıyor.
Cumhurbaşkanı Macron hayli gürültü koparan bütçe ve emeklilik reformu konusunda esneklik gösterecek gibi görünüyor. Macron'un bu adımının yeniden atanan Başbakan Lecornu'un ve muhtemel hükümetinin ömrünü uzatıp uzatamayacağı ise meçhul. Yazan: Belkıs Kılıçkaya Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Suriye'de 14 yıl boyunca başta el-Nusra sonradan HTŞ komutası altında bir mücadele veren Ahmet Şara ve ekibinin ülke yönetimini devralmasından bu yana ileri sürülen en önemli korku, iktidarı ele geçirdikleri takdirde Suriye'nin bambaşka ve İslamcı-ideolojik bir şiddet sarmalına düşeceğiydi. Bu tarz korkuların bizzat Suriye'yi tam bir şiddet ve istibdat ile yönetenlerin iktidarlarını sürdürmeye dönük önemli bir propaganda olduğundan yana hiç kuşkumuz yoktu bizim.
Açık Oturum'un 492. bölümünde Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) olağanüstü kurultay süreci ve parti üzerindeki yargısal müdahaleler ekseninde Türkiye'deki demokratik dönüşüm ele alındı. Göksel Göksu'nun konukları siyaset bilimciler Edgar Şar ve Yunus Emre, Yargıtay eski başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile anayasa hukukçusu Şule Özsoy Boyunsuz'un katıldığı programda, olağanüstü bir dönemden geçmekte olan CHP'nin 21 Eylül Pazar günü yapılacak 22. Olağanüstü Kurultayının “kurultay krizi”ni çözüp çözmeyeceği tartışıldı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Türkiye siyaseti, özellikle de AK Parti'nin son 25 yıldır ortaya koyduğu birikim, aslında dünya siyaseti için de çok önemli bir laboratuvara dönüşmüştür. Osmanlı'nın son döneminde olduğu gibi, bugünkü Türkiye'de de bazı entelektüeller İbn Haldun'un devletlerin doğuşu, büyümesi ve sonlanmasıyla ilgili yaklaşımını hatırlatan kanaatlere sahiptir.
Necip Bahadir | Vicdan yansımaları; “Ben iktidarım yerim…!” by Tr724
Modern çağda egemenlik ne anlama geliyor? Dijital panoptikonun gölgesinde, haklarımız nasıl aşındırılıyor ve devletin 'istisna hali' ile nasıl sürekli bir savaşın parçası haline geliyoruz?Bugünün hukuku, yasallıktan ziyade otoriter gücün bir aracı olarak işliyor. Egemen, istediği herkesi 'acil durum' bahanesiyle yasa dışı ilan edebilir, kişisel hakları sürekli baltalayabilir. Devlet, 'barış' adı altında bile sürekli bir gözetim ve savaş hali sürdürüyor. Kimin 'dost', kimin 'düşman' olduğu devletin kararıyla belirleniyor ve bu kimliklendirme, hukukun ötesinde bir varoluş alanı yaratıyor. Herkes Homo Sacer, yani öldürülebilen ama kurban edilemeyen bir varlık haline gelebilir.Peki bu totaliter düzene karşı bir çıkış yolu var mı? Metin, kriptografiyi bir kurtuluş aracı olarak sunuyor. Kripto, bu 'herkesin herkese karşı savaşı'nda kendimizi korumamız için son bir güvence sağlıyor. Kriptografi, sadece matematik yasalarına tabi olarak çalışır, insanlara, kurumlara veya hükümetlere değil. Bu durum, dijital ifadelerin fiziksel olmayan bir ortamda matematiksel olarak var olmasından kaynaklanır ve bu alanda istisnaya yer bırakmaz.Egemenin gücünü fiziksel alandan çeken kriptografi, anonim bir dijital varoluş imkanı sunarak, devletin gözetim mekanizmasını etkisiz hale getiriyor. Bu, yeni bir 'ortak refah' ve dijital sosyal sözleşme vaat ediyor. Kripto, devletten bağımsız, özgür bir para ve yeni bir siyasi, sosyal ve ekonomik yaşam biçimi yaratma potansiyeli taşıyor. Bu, devletin gücünü zayıflatan ve insanlığın özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlayan bir son 'acil durum' olabilir.Fiat parayı ve devletin hukuku reddederek, hep birlikte yeni bir dünya inşa edebiliriz. Kriptografi, kişisel verilerimizi, servetimizi ve özgürlüğümüzü devletin müdahalesinden koruma imkanı sunuyor. Kripto, bize kendimize sahip olma gücünü iade ediyor ve modernitenin kamplarından kalıcı bir çıkış yolu sunuyor.Kaynak
Güçlü muhalefet liderlerini cezaevine atan ve CHP'nin başına kayyum atamaya kadar işi götüren iktidarın ana muhalefetten çekindiğini söyleyen CHP genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, tutuklananların ve gözaltına alınanların suçsuzluğuna inandıklarını belirtti.
Bilindiği üzere, siyasal hayatta iktidar ve muhalefet arasında bir denge vardır. Bu denge, demokratik rejimlerin temel dinamiğidir. Siyasette “bugünün muhalefeti, yarının iktidarıdır” anlayışı, siyasal rekabetin sağlıklı işlemesinin göstergesidir. AK Parti, kurulduğu 2001 yılından bu yana iktidarı temsil ederken, Cumhuriyet Halk Partisi ise bu süreç boyunca ana muhalefet olarak konumunu korumuştur. Ancak geçen zaman zarfında CHP, iktidar olma kapasitesini geliştirememiş ve ana muhalefet partisi pozisyonunu adeta bir siyasal kadere dönüşmüştür.
Trump yönetiminin ‘illegal' göçmenleri sınır dışı etme çabalarına karşı Los Angeles'ta yaşanan gösteriler Amerika'nın siyasi gündeminin ilk maddesi haline geldi. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu'nun (ICE) California eyaletinde giriştiği baskınlar, küçük çaplı yerel gösterilerden daha geniş çaplı eylemlerin ve şiddetin kıvılcımı oldu. California Hispanik nüfusun yoğun yaşadığı bir eyalet olmanın yanı sıra, Demokratların kalesi olan ve yasa dışı göçmenler için ‘sığınak şehir' olarak anılan Los Angeles gibi şehirlere sahip. Trump yönetiminin eylemlerle yerel kolluk kuvvetlerinin başa çıkamadığını iddia ederek önce Ulusal Muhafızları ve sonrasında Deniz Piyadelerini göndermesi ‘yangına körükle gitmek' olarak eleştiriliyor. Trump'ın seçim döneminde verdiği milyonlarca yasa dışı göçmeni sınır dışı etme vaadini hem bütçe yokluğu hem de siyasi destek azlığı nedeniyle hızlı biçimde gerçekleştirememesi de tansiyonu artıran bir etken olarak öne çıkıyor.
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile T24 editörü Hazal Sipahi'nin dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına'nın yeni bölümünde Magarsus masaya yatırılıyor.Bir yanda aile bağları, öte yanda rant savaşları. Portakal kasalarının gölgesinde, gücün, erkekliğin ve iktidarın kodları yeniden yazılıyor. Magarsus, yalnızca bir aile ya da suç hikâyesi değil; Türkiye'nin siyasal ve toplumsal manzarasına içeriden bir bakış. Magarsus, portakal renginde bir memleket alegorisi.Kimin toprağı, kimin kararı?Video
Mine Söğüt, Can Yayınları'ndan çıkan Ormandaki Kalpsiz Ceylan'da, bugüne kadar dinlediğimiz tüm masallara, iyilikle paketlenmiş kötülüklere, ahlakın gölgesinde işlenen sistematik suskunluklara itiraz ediyor. Bu masal, ormanda kalbi çalınmış bir ceylanın ve o kalbi geri almak için yola çıkan kız cüce Mantıklı'nın hikayesi. Ama aynı zamanda, suskun bırakılanların, bastırılan duyguların ve gölgede kalan vicdanların masalı.Biliyoruz ki; Korkunç durumlar bazen öyle estetik, öyle zarif biçimde paketlenir ki... ne yapacağımızı bilemeyiz ve sorgularız: Kötülük, kendini güzellik gibi sunduğunda daha mı az görünür olur? Masalın içinden yükselen sorular da doğrudan bugüne ayna tutuyor: Doğadan öğrendiklerimizi hayatımıza neden taşıyamıyoruz? Yeryüzünde her şey kendiliğinden değerliyken, neden sürekli başka anlamlar yüklüyoruz?Bahadır Baruter'in enfes çizgileri, masalın yumuşak dokusuna gerçekliğin ağırlığını yüklüyor. Bu görsel karşıtlık, anlatının duygusal ritmini bozmadan, okuru daha derin bir gerçekle yüzleştiriyor.Video
İstanbul'un en işlek yerlerinden birinde, güpegündüz, bir kadını, Bahar Aksu'yu, eski eşi Rüstem Elibol, üç arkadaşıyla birlikte kaçırmaya kalktı, Bahar Aksu ellerinden kurtulmayı başarınca da arkasından ateş ederek öldürdü. 2025'in ilk dört ayında işlenen 165 kadın cinayetinin çoğunda olduğu gibi, Bahar Aksu da tanıdığı bir erkek tarafından öldürüldü. Tıpkı 2024'te öldürülen her 10 kadından 7'sinde olduğu gibi. Kadın cinayetlerine ilişkin verilerin kadın örgütleri tarafından tutulmaya başladığı zamandan bu yana 2024, kadın cinayetlerinin rekor seviyeye ulaştığı yıl olmuştu. Kadın cinayetleri artıyorsa ve kadınlar en çok aile fertleri tarafından, tanıdıkları erkekler tarafından öldürülüyorsa, iktidardan beklenecek şey kadınların korunmasına yönelik politika ve önlemlerin arttırılması, özellikle de aile içinde kadınların korunması ve güçlendirilmesi olurdu. Ama iktidar ne yaptı? 2025'i aile yılı ilan etti. Kadını değil, sözde aileyi güçlendirmeyi önüne koydu. Ve 2025'in, evet iktidarın aile yılı ilan ettiği 2025'in ilk dört ayında 165 kadın erkek şiddeti sonucu hayattan koparıldı. Kadınlar koruma kararlarına rağmen öldürülüyor. Daha birkaç gün önce, 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkılmasını engellemek için devletin polisinin ablukaya aldığı, kuş uçurmadığı bir yerde öldürüldü Bahar Aksu. Kadınlar boşanmak istediği, çalışmak istediği, kendi hayatı ile ilgili karar almak istediği için öldürülüyor. Ve iktidar her gün en az bir kadının öldürüldüğü bir ortamda aile yılı laflarına utanmadan devam edebiliyor. Sağlık Bakanı Kemal Memiş çıkıp “Aileyi anne, baba, çocuklar oluşturur. Eğer çocuğunuz yoksa, aile olamıyorsunuz sadece karı-koca oluyorsunuz” dedi. Nisan ayında öldürülen kadınların en az %55'inin çocuğu vardı, en az %3'ünün hamile olduğu biliniyor. Aileyi anne, baba, çocuklar mı oluşturur demiştiniz? Annelerini koruyamadığınız çocuklara söyleyecek sözünü var mı? Niğde'de okulu bırakıp çalışmak zorunda kalan ve 14 yaşında çalıştığı plastik geri dönüşüm tesisinde makineye kaptırdığı kolu omuz hizasından koptuğu için hayatını kaybeden Abdurrahman Özkul'un annesine babasına ne diyeceksiniz? Aile değil, karı-kocasınız mı?Memleket sevdasıyla ayağa kalkan, en temel haklarını kullandıkları için sorgusuz sualsiz gözaltına aldığınız, tutukladığınız çocukların mahkeme koridorlarında, hapishane kapılarında yüreği ağzında bekleyen analarına, babalarına sorun bakalım 2025 nasıl bir aile yılı olmuş onlar için!İktidarın, istibdadın kadını değil, aileyi merkezine alan, ama onu da kadın ve işçi düşmanı emellerini gizlemek için maske olarak kullanan politikaları var, kadına yönelik şiddet var da bunlara karşı mücadele yok mu, elbette var! Öncesinde de 1 Mayıs meydanlarında da gördük. Emekçi kadınlar, erkek şiddetinin karşısında hesap sormak için, tek bir kadın daha eksilmesin diye talepleri ile alanlara çıkıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dair istatistiklerde bir sayıdan ibaret olmayı reddediyor. Sadece şiddete karşı da değil, evin, çocukların, yaşlılarının bakımının yalnızca kadınların üzerine yüklenmesine karşı, doğru dürüst bir iş güvencesi olmadan, sigortasız, sendikasız çalışma koşullarının dayatılmasına karşı mücadele ediyor, bu mücadelelerde en öne çıkıyor. 1 Mayıs meydanlarında olduğu gibi her kadına iş, her işyerine kreş diyerek mücadele edeceğiz. Sendikalı, güvenceli çalışma hakkımızı savunacağız. Ve haklarımızı savunurken yaşamlarımızı da savunacak, tek bir kadın daha eksilmesin istiyorsak öz savunmanın bir hak olduğunu, öz savunma örgütlenmelerinin bizi bugün korumak için yasalardan, mahkeme kararlarından da etkili olduğunu söyleyeceğiz.
Belediyelerin işleyişi, işlevleri konusunu iki ayrı yazıda mercek altına alıyoruz. MTO'muzun en parlak isimlerinden Mehmet Varıcı Hocamız, konuyu felsefî derinlik ve tad katarak nefis bir şekilde kaleme aldı. İktidar ve muhalefetteki bütün ilgililerin ilgisine… Zihin açıcı okumalar…
Belediyelerin işleyişi, işlevleri konusunu iki ayrı yazıda mercek altına alıyoruz. MTO'muzun en parlak isimlerimden Mehmet Varıcı Hocamız, konuyu felsefî derinlik ve tad katarak nefis bir şekilde kaleme aldı. İlgililerin ilgisine… Zihin açıcı okumalar…
15 Temmuz'un ardından FETÖ ile önemli bir mücadele verildi. Ancak örgüt yöneticiliğinden ve üyeliğinden hüküm giyip tahliye olanlar ya da yargılaması devam edenler yine işbaşında. Bu FETÖ'cüler bürokratik uzantılarıyla temel hizmetlerde, işleri sümen altı ediyor ya da yavaşlatıp vatandaşı bezdiriyor.15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ile hükümeti devirmeye çalışan FETÖ'cüler boş durmuyor.
Şirin Payzın ve Murat Sabuncu sordu, Yalçın Karatepe yanıtladı.17 Nisan 2025 yayını
Netanyahu hükümetinin bugün itibarıyla mecliste çoğunluğu elinde bulundurması hasebiyle kısa sürede düşmesi beklenmese de 2026 sonunda yapılacak seçimde yeniden iktidar olması zor gözüküyor. Yazan: Dr. Haydar Oruç Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Türkiye'de Kürt sorununun çözümüne dair bilmece devam ediyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'den gelen ılımlı mesajların ardından muhalefet belediyelerine kayyum atanması, iktidar içinde bir güç çatışması olarak yorumlandı. Bahçeli sözlerinin arkasında olduğunu yinelerken, kulislerden 32 kayyumun daha yolda olduğu bilgisi sızdı. COSMO Türkçe, siyaset bilimci Prof. Dr. Mesut Yeğen ile Türkiye'deki yönetimin neden kayyum politikasına döndüğünü konuştu. Mikrofonda Aydın Işık ve Serap Doğan var. Von Aydin Isik.
Politi-Cast'te bu hafta Gazeteci Berna Can ve Sedat Bozkurt'un gündeminde Ankara'ya yürüyen Fernas Madencilik işçileri, Cumhur İttifakı ve DEM Parti'nin tavrı, yeni bir anayasa mı, yeni bir açılım mı tartışmaları ve ana muhalefet partisi CHP'nin eski ve yeni yönetimi var. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Gazeteci Yavuz Oğhan Türkiye gündemini değerlendirdi.
Yavuz Oğhan Türkiye Gündemini değerlendirdi.
Almanya'da 2021'de göreve gelen SPD, Yeşiller ve FDP'den oluşan üçlü koalisyon o günden beri bir krizden diğerine koşuyor. Hükümet ortakları arasındaki kavganın son perdesi Ekonomi Bakanı Habeck ve Maliye Bakanı Lindner arasında yaşandı. Başbakan Scholz ise silik ve pasif bir görüntü vermekle eleştiriliyor. Genel seçimlere bir yıl kala iktidarı bir arada tutan tek şey ne? Hükümetteki kriz Almanya için ne anlama geliyor? Berlin'de görev yapan tecrübeli gazeteci Ahmet Külahçı ile konuştuk. Von Gökce Göksu.
Tarık Toros | Özgür Özel bir karar verecek; misyonu gaz almak mı, iktidar mı? | 24.06.2024 by Tr724
Emniyet'te depreme yol açan Ayhan Bora Kaplan soruşturması ve Sinan Ateş suikastı dosyasında düğüm çözülemiyor. Devlet Krizi mi,'iktidar ortaklarına' format mı? 28 Şubat davasında emekli generallere af ve Kobane davasındaki kararlar Sedat Bozkurt ve Berna Can Politi Cast'te...
Prodüktör: Büşra Uygun İyi akşamlar! Medyascope'un podcast'i Bugün Ne Oldu?'dan herkese merhaba. Günün öne çıkan haberlerine birlikte bakalım.
DEM Parti'nin Gülten Kışanak ile birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayı Öztürk Türkdoğan, Zor Soru'da Kemal Göktaş'ın sorularını yanıtlıyor. Uzun yıllar İHD Genel Başkanlığı görevini yürüten Türkdoğan, Kürt sorununda yeni çözüm arayışlarını, CHP'li Burcu Köksal ve Tanju Özcan'ın açıklamalarının parti tabanında yaptığı etkiyi, Mansur Yavaş belediyeciliğine yönelik oluşturulan algıyı ve Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan seçmen kaydırmaları anlatıyor.
Güç neden insanı değiştirir? 111 Hz'in yeni bölümünde bu sorunun cevabını arıyoruz. Antik Roma'dan başlayan bu yolculukta bir hapishane deneyine tanık oluyor, ardından beynimizin içini ziyaret ediyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: Kevser Yağcı BiçiciSes Tasarım ve Kurgu: Metin BozkurtYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar -------Samsung Galaxy S24/S24+ ve Galaxy S24 Ultra hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.Bu podcast, Salus hakkında reklam içerir.Salus hakkında detaylı bilgi almak ve BASLANGIC10 koduyla %10 indirimden faydalanmak için tıklayınız.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Banu Güven ve Kemal Göktaş, Akıntıya İnat'ın bu bölümünde, Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesini ele alıyorlar. TBMM'deki protestolar eşliğinde okunan bildirinin perde arkasında neler olduğu değerlendiriliyor. Can Atalay vakasında, Anayasa sadece AYM kararını tanımayan Yargıtay 3. Dairesi tarafından değil, meclis başkanvekili AKP'li Bekir Bozdağ tarafından da ihlal edildi. Akıntıya İnat'ta tüm bu gündem ve Anayasa'ya darbenin arka planı ele alınıyor.
Mehmet Efe Çaman | 17 Aralık ve hukukun kapsama alanı dışındaki iktidar by Tr724
Gazeteciler Ayşe Yıldırım ve Sedat Bozkurt, Politi-Cast'in bu bölümünde haftanın en önemli görüşmesi olan Türk Tabipler Birliği Başkanı ve konseyinin mahkeme kararıyla görevden alınmasını konu ediniyor. Sedat Bozkurt, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, birliğin adındaki 'Türk' ifadesinin kaldırılması talebine dikkat çekerek, iktidarın, kaliteli ve nitelikli kurumları karşısına alarak siyaset yapmayı istediğini belirtti. Yaşananları, alternatif barolar birliği oluşturma çabasına benzeten Bozkurt, Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipler Birliği ve TMMOB gibi kurumlara girebilmek için nitelik önceliğinin bulunmasının bir rahatsızlık oluşturduğunu ve kontrol edilememesinin iktidarın hoşuna gitmediğini not düştü. Yayının akışında şu başlıklar ele alındı: 07.00 'İmamoğlu Davası' niye seçim sonuna ertelendi? 09.30 Siyaset, Yargı üzerinden mi dizayn ediliyor? 11.00 CHP neden İYİ Parti'nin kapısını çaldı? 13.00 İddialar havada uçuşurken Akşener neden sessiz? 16.00 Özel, Akşener'i mi kurtarıyor? 19.00 İmamoğlu, HEDEP'ten Nasıl oy alacak? 22.00 Siyasette 'Kardeşlik' olur mu? 27.00 CHP Yönetimi doğru siyaset üretiyor mu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçimlerinde “yüzde 50 artı 1” koşulunun en çok oyu alanın seçilmesine değiştirilmesi fikrine AK Parti'de iktidarın küçük ortağı MHP'den genel olarak tepki geldi. Gazeteci Yavuz Oğhan Türkiye'deki gelişmeleri SBS Türkçe için yorumladı.
İYİ Parti'nin 3. Olağan Kongresi, 27 Haziran Cumartesi günü Ankara'daki ATO Congresium'da yapıldı. Akşener'in konuşmasının içeriği ve kullandığı üslubu çok tartışıldı. Gökçe Çiçek Kösedağı Nuray Mert ile hem İYİ Parti kurultayını hem de Rusya'nın paralı asker grubu Wagner'in isyanının Rusya ve Putin için anlamını konuştu.
Mahmut Akpınar | AKP sonrası iktidar kim olur? | 09.06.2023 by Tr724
Gezi eylemlerinin üzerinden 10. yıl geçti. Eylemler sırasında gaz fişeğiyle ayağından yaralanan ve yüzde 43 engelli kalan Aydın Aydoğan, Kısa Dalga'dan Esra Tokat'a 10 yılı anlattı...
Sanırım bu ilk kez oluyor Erdoğan açısından... Sert söylem kullanmanın işe yaramadığını gördüğü an artık manevra için çok geç kalınmış oluyor... Ve bugün belki de AKP medyası açısından en büyük kırılmalardan birinin yaşandığı gün... Jenerik müziği: Rahman Altın
–Devlet Öcalan'la görüşüyor mu? –Erdoğan'ın yeni bir çözüm süreci başlatması mümkün mü? –Muhalefete yapılan saldırılar ne anlama geliyor? Nuray Mert, Gökçe Çiçek Kösedağı'nın sorularını yanıtlıyor.
Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri'ne 19 gün kaldı. Adaylar artık son hamlelerini yapıyor. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi olduğunu ilk kez açıkladı. Peki bu hamle iktidarın kozlarından birini elinden almaya yetti mi? Erdoğan iktidarının adı otoriterlik mi, sultanizm mi? Gökçe Çiçek Kösedağı sordu, Nuray Mert yanıtladı.
Tarık Toros | Barışçıl bir şekilde iktidar değişimi mümkün mü? | 19.04.2023 by Tr724
Cumhuriyet tarihinin en kritik seçimlerinden biri olarak görülen 14 Mayıs 2023 seçimlerine 28 gün kaldı. Siyasi partiler milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) teslim etti. Cumhurbaşkanı adayları AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ve ATA İttifakı adayı Sinan Oğan seçim kampanyalarına başladı. Dördüncü Yol'un bu haftaki yayınında Edgar Şar, konukları Sezin Öney, Anıl Kemal Aktaş ve Gürkan Çakıroğlu'yla iktidar ve muhalefet açısından seçim gündemini yorumluyor.
395'inci Medyascope Açık Oturumu'nda Edgar Şar, konukları İbrahim Uslu, Osman Sert ve Nezih Onur Kuru ile milletvekili listelerinin belirlenmesi sonrası iktidar ve muhalefetin seçim öncesi son durumunu konuşuyor.
Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli depremin üzerinden üç hafta geçti. Arama kurtarma çalışmaları bitti ancak şehirlerdeki enkazların kaldırılması uzun süre devam edeceğe benziyor. Öte yandan seçimlerin zamanında yapılacağı beklentisi artarken, iktidar ve muhalefet kanadında strateji tartışmaları tekrardan başladı. Medyascope yorumcuları Alphan Telek ve Edgar Şar, konukları Sezin Öney ve Nezih Onur Kuru ile üçüncü haftasında afet yönetimini ve iktidar ile muhalefetin seçim stratejilerini değerlendirdi.
Ahmet Karabay | Tarihin en ağır sansürü, iktidarı kurtaracak mı? | 09.02.2023 by Tr724