POPULARITY
Güzel bir hafta olmasını dilerken, gazeteci İbrahim Ekinci'nin bir haftanın ekonomik gelişmeleriyle hazırladığı Marjinal Fayda'yla karşınızdayız Merkez Bankası enflasyon hedefini değiştirmedi ama tahmin aralığını yukarı çekti. Piyasa beklentileri resmi hedeflerden kopmuş durumda. Faiz indirimi sinyali var ama hız sınırlı. Kur baskı altında, borsa yükselişte, altın güçlü… Ancak siyasi risk yeniden fiyatlanıyor. Enflasyon beklentileri çıpalanmış değil. Bu bölümde:
Flagrant 1'ın yeni bölümünde takas yazıp birbirimizi ikna etmeye çalıştık ve sizden gelenleri değerlendirdik. -Piyasa neden durgun? -Giannis nereye gider? -Kim alıcı, kim satıcı olur? -Warriors, Butler ve Kuminga'yla ne yapacak? -Rockets'a yeni guard -OKC hamle yapmalı mı? -Sizden Gelenler
Etsy'de altın takıyla 4 yılda 200.000$ ciroya ve 1400 satışa ulaşan, sonra da kuyumcuların Etsy dükkanlarını yöneten Önder Kavlak'ı tekrar ağırlıyoruz. Bu podcastte hem ilk videodan sonra nelerin değiştiğini, hem de kuyumcular için etsy tarafında altın takı e ihracat modelinin bugün geldiği noktayı konuşuyoruz. Türkiye'den etsy'ye satış yapmak isteyen herkes için tam bir rehber.
Ekonomist Haluk Bürümcekçi ile Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrasındaki genel görünümü, Pazartesi günü açıklanacak enflasyon verilerini ve Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'ndan beklentileri konuştuk.
Washington öteden beri Çin'i serbest piyasa koşullarını manipüle ederek uluslararası ticaret sisteminin ilkelerine aykırı davranmakla suçlardı. Çin'in ulusal para birimi Yuan'ın değerini düşük tutarak düşük kur politikası üzerinden ihracat odaklı ekonomisini desteklemesi, yabancı yatırımcı şirketlere Çinli yerel ortak zorunluğu getirmesi, şeffaf olmayan sübvansiyonlar sağlaması, ticari sırların hırsızlığına göz yumması ve ihracat sınırlamaları Amerika'nın uzun şikâyet listesindeki pratiklerdendi. Biden dönemindeki ihracat sınırlamaları ve Trump yönetiminin Intel'in ortaklığına soyunması gibi bazı adımlar ise artık Amerika'nın da serbest piyasa kurallarını açıkça ihlal etmekten çekinmediğini gösteriyor.
Endeksler rekorlara koşarken, yatırımcılar iyimserlikle belirsizlik arasında ince bir çizgide yürüyor - BIST 100'ün 9.700 direncini kırması ve S&P 500'ün 7.000 hedefi gerçekçi mi, yoksa 164 milyar dolarlık sermaye girişi spekülatif balon riski mi oluşturuyor? FactSet'in analist verilerinden J.P. Morgan'ın küresel raporuna, IG Markets'in projeksiyonlarından kripto ve gümüş analizlerine kadar, 2025'in ikinci yarısında hangi sektörlerin öne çıkacağını ve hangi risklerin göz ardı edildiğini mercek altına alıyoruz. Bu bölümde fiyatlara değil temele bakarak, coşkuya değil temkinli sezgiye dayanarak nasıl pozisyon almanız gerektiğini öğreneceksiniz. İyi dinlemeler! Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu X (Twitter): https://twitter.com/getmidas Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/ YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
250 bininci deprem konutunu da teslim etti ya Türkiye, aşk olsun. Konut piyasası için şartların en ağır olduğu bir dönemden geçerken bunu başarmak çok büyük iştir. Şartların en ağır olduğu derken; savaş şartlarından daha ağır faiz koşullarını kastediyorum. Savaş halindeki ülkelerin faizleri hakikaten bu denli yüksek değil. Belki Türkiye de bir tür savaşta olduğundadır. Piyasa vesayetiyle…
19 Haziran'daki kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yaklaşırken başta reel sektör olmak üzere piyasaların gözü faiz oranlarına çevrildi. Reel sektörün can suyu beklediği bu dönemde Merkez Bankası hafta içinde art arda repo ihaleleri ile fonlama maliyetini %46 seviyesine doğru çekmeye başladı. Elbette TLREF biraz daha gecikmeli bir şekilde bu seviyeyi yakınsayacak ancak 19 Haziran'a kadar piyasa fonlama maliyetinin %46'da oluşması da PPK faiz indiriminin önünü açmış olacak.
Gazeteci Erdal Sağlam, açıklanan büyüme ve işsizlik verilerini yorumluyor. Artan ekonomik ve siyası sıkışmayı anlatan Sağlam ekonomi yönetiminin nasıl hareket edebileceğini değerlendiriyor. Erdal Sağlam, Haziran'da faiz indirim ihtimalinin çok zora girdiğini belirtti.
Türkiye'de siyasi gündem ne kadar gerilimli olursa olsun, her dönemde ekonomi ülkenin en önemli meselesi olduğu açıktır. Özellikle pandemiden sonra tüm dünyada tedarik zincirinin bozulmasıyla birlikte gıdaya erişimden enflasyona kadar pek çok alanda ciddi dengesizlikler yaşandı. ABD ve Çin dahil olmak üzere hiçbir ülke bu süreçten etkilenmeden çıkamadı.
Gazeteci Erdal Sağlam, piyasanın dikiş tutmadığınu nedenleriyle anlattı. Reel sektörün zor durumda olduğunu anlatan Sağlam, yakın geleceğe dair ihtimalleri de sıraladı. İyi seyirler...Siz de yatırıma başlamak için hemen İnfo Yatırım'ın Akıllı Yatırım Uygulaması infox'u indirin, görüntülü görüşme ile dakikalar içerisinde yatırım hesabınız olsun. Ücretsiz anlık veri, dijital şube ile hesap işletim ücreti ödemeden, avantajlı komisyon oranları, günlük al-sat önerileri ile yatırıma başlayın: https://infoytrm.com/infoxindir
Bölüm içeriği ve zaman damgaları:00:00 Giriş | Takip Et, Bildirimleri Aç00:38 PPF'nin Bile Eksi Yazması02:23 Bölüm Hakkında Uyarı02:47 Tamamını Riske Atmak Ne Demek?03:14 Büyük Risk = Büyük Getiri mi, Büyük Felaket mi?03:56 Yaygın Tüm Paranızı Riske Atma Yolları Hakkında Uyarılar07:18 Neden İnsanlar Tüm Varlıklarını Riske Atıyor?09:35 Tüm Paranızı Kaybettiğinizde Ne Olur?10:48 Finans Podcasti'ni sosyal medyada taklit eden dolandırıcılar12:28 Alternatif Risk Yönetimi Stratejileri15:25 Risk ve Kazanç Dengesi Nasıl Kurulur?15:52 Kapanış | Bölümü PaylaşBir "Zorlu Ekonomilerde Servet Edinme ve Varlık Yönetimi" yayını olan Finans Podcasti, tüm sosyal ağlarda @finanspodcasti kullanıcı adıyla, tüm podcast platformlarında ise adıyla bulunabilir. Soru, öneri ve diğer iletişim ihtiyaçları için finanspodcasti@gmail.com e-posta adresinden bana ulaşabilirsiniz. Tüm önemli sayfaların bağlantıları https://linktr.ee/finanspodcasti adresinde.Bölümü bulmanızı kolaylaştıracak diğer ilgili konu başlıkları: Tüm Sermaye ile Yatırım Yapmanın Riskleri, Risk Yönetimi Stratejileri, Portföy Çeşitlendirme Neden Önemli?, Kaldıraçlı İşlemler ve Büyük Kayıplar, Tek Bir Yatırıma Bağlı Kalmanın Tehlikeleri, Duygusal Yatırım Kararlarının Sonuçları, Ani Piyasa Hareketlerine Karşı Korunma, Profesyonel Yatırımcılar Neden Riskleri Yayar?, Finansal Güvenlik Ağı ve Acil Durum Fonları, Tüm Parayla İşlem Yapmanın Psikolojik Etkileri, Uzun Vadeli Yatırımcıların Risk Algısı, Yüksek Risk-Yüksek Getiri Stratejileri, Piyasa Çöküşlerinde Toparlanma Şansı, Borsa ve Kripto Piyasalarında Büyük Kaybetme Örnekleri, Parçalı Giriş ve Kademeli Yatırım Yapmanın Önemi, Kendi Risk Toleransını Belirleme, Spekülatif Yatırımlarla Uzun Vadeli Stratejilerin Farkı, Büyük Bahisler mi, Küçük ve Sağlam Adımlar mı?, Risk ve Ödül Dengesi Nasıl Kurulur?, NFT, GameStop, Dogecoin, LUNA, Metaverse Arsa Yatırımları, FOMO, Stop-loss, Çeşitlendirme, Kaldıraç, Likit
Neden Türkiye'de önemli kararlar saat 6'dan sonra açıklanır? Peki, neden kritik kararlar için cuma akşamları beklenir? Cevap basit; sindirilmişlikten. Sindiren kim sorusunun cevabı da açık ve net; finans. Piyasa kapalıyken karar almak esas oldu ülkede. Bu travma, Türkiye'nin finansla disipline edilmesinin bir sonucu.
ICRYPEX Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp İçer ve Finans Mühendisi Gökçe Çalışan küresel piyasalar ve kripto varlıklardaki son durumu her Cuma yayınlanacak olan yeni programlarında sizler için değerlendiriyor.
Ozan Kara, Bitcoin ve öne çıkan altcoinleri ICRYPEX Podcast kanalında Sadece Kripto programında değerlendiriyor.
Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu'na göre HTŞ yetkililerinin açıklamaları, Batı'ya yönelik mesajlar içeriyor. Suriye'de hala yeni yönetim sistemi konusunda uzlaşı bulunmadığını aktaran Atlıoğlu, PYD'nin isim değiştirerek federasyon için meşruiyet kazanmak isteyebileceği uyarısında bulundu.
Yaşadığımız çağın en baskın özelliklerden birisi sabitelerden yoksun bir hayatın yaşanıyor olması. Halbuki kadim dönemde belirli sabitelerin içerisine doğan insan kozmik düzenin bir parçası olarak kendisini görmekte ve sistemle uyumluluğu esas almaktadır.
Bölüm içeriği ve zaman damgaları: 00:00 Giriş | Takip Et, Bildirimleri Aç00:26 Uzun vadecinin ızdırabı00:58 Fırsat Maliyetinin Getirdiği Stres01:36 Yükselişin Psikolojik Etkisi02:22 Stratejiyi Sürdürmekte Kararlılık03:55 Uzun Vade için Tavsiyeler06:05 Kapanış | Bölümü Paylaş Bir "Zorlu Ekonomilerde Servet Edinme ve Varlık Yönetimi" yayını olan Finans Podcasti, tüm sosyal ağlarda @finanspodcasti kullanıcı adıyla, tüm podcast platformlarında ise adıyla bulunabilir. Soru, öneri ve diğer iletişim ihtiyaçları için finanspodcasti@gmail.com e-posta adresinden bana ulaşabilirsiniz. Tüm önemli sayfaların bağlantıları finanspodcasti.com adresinde. Bölümü bulmanızı kolaylaştıracak diğer ilgili konu başlıkları: Yatırım Sabır ve Psikolojisi, Piyasa Dalgalanmaları ile Başa Çıkma, Uzun Vadeli Yatırım Stratejileri, Kısa Vadeli Kâr ve Zararlar, Yatırımcının Psikolojik Zorlukları, Yatırım Hedeflerine Sadık Kalma, Hisse Fiyatları ve Volatilite, Piyasa İniş ve Çıkışları, Sabırlı Yatırımcı Olmanın Zorlukları, Yatırımda Sabır ve Dayanıklılık, Rasyonel Yatırım Kararları, Yatırımcı Davranışları ve Duygusal Tepkiler, FOMO ve Kısa Vadeli Kazançlar, Uzun Vadeli Yatırımcı Olmanın Avantajları, Finansal Hedeflerden Sapmama, Piyasa Oynaklığı ve Risk Yönetimi, Zamanlamanın Güçlüğü, Portföydeki Ani Değişiklikler, Ekonomik Döngüler ve Yatırım, Uzun Vadede Yüksek Getiriler, Ani Kâr Satışlarına Direnme, Piyasa Balonları ve Düzeltmeler, Hisse Değerlemesi ve Sabır, Kısa ve Uzun Vadeli Hedeflerin Dengesi, Finansal Planlama ve İstikrar, Uzun Vadede Kazanma Stratejileri, Risk ve Getiri Dengesini Kurma, Uzun Vadeli Düşünmenin Gücü, Piyasa Trendlerini Takip Etme, Yatırım Disiplini ve Strateji
Çalışma şartları ve ücretler, patronlarla işçiler arasında her daim başlıca mücadele konuları olmuştur. Patronlar kârlarına kâr katmak için ücretleri baskılamaya çalışırken, işçilerin çalışma şartlarını iyileştirmeyi yalnızca bir gider kalemi olarak görür. İşçiler için ücret yaşam şartlarını belirleyen en önemli unsurken; çalışma şartları çalışırken ölmemenin, sakatlanmamanın ve hastalanmamanın teminatıdır. Ancak ne ücret düzeyi ne de çalışma şartları, yalnızca işçileri ilgilendiren meselelerdir. Bunlar, halk sağlığının da meselesidir. Piyasa koşullarında asgari ücret, asgari ücretten fazla alan çalışanların ücretleri üzerinde çok önemli bir belirleyendir. Tüm ücretler, asgari ücrete yaklaşma eğilimindedir. Bir kişi beslenme, barınma, sosyalleşme gibi ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli bir ücrete ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçların ne ölçüde karşılandığı, doğrudan kişinin sağlıklı olup olmamasını belirler. Yeterli beslenemeyen, kötü konutlarda barınmak zorunda kalan, yalnızca evden işe işten eve giden bir kişi, doktor hastalık tanısı koymadı diye sağlıklı kabul edilemez. Dolayısıyla çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücret ve ona yakın bir ücret aldığı Türkiye'de asgari ücret açlık sınırı düzeyinde hatta bunun altında belirlendiyse, Türkiye toplumunun sağlık düzeyinin kötü etkileneceği baştan bellidir. Bu bakış açısıyla baktığımızda sorun, her bir çalışanın kendi sorunu olmaktan çıkar, toplumsallaşmış olur. Keza aynı mantığı çalışma şartları için de yürütebiliriz. Peki, işçilerin ve emekçilerin ücret düzeyinde ve çalışma şartlarında iyileştirme nasıl sağlanır? Kanunların kendi başına sağlamadığı açık. Devlet, patronların temsilciliğine soyunup haklarını isteyen işçilere barikat kuruyor. Patrona kanunda yazılı hakları dahi uygulatmıyor. O hâlde doğru cevap patronları caydıracak bir şey olmalı. Onun adı da örgütlenmektir. Yakın zaman önce asgari ücret düzeyinde ücret alan ve kötü çalışma koşullarında çalışan Polonez Et fabrikası işçileri, “böyle gelmiş ama böyle gitmez” diyerek haklarını almak için Türk-İş'e bağlı Tekgıda-İş sendikasında örgütlendiler. Patronun cevabı ise anayasada yazan haklarını kullanan 146 işçiyi işten atmak oldu. Attığı işçilerin yerlerine de üretimi devam ettirebilmek ve sendikalaşmayı engellemek için işi bilmeyen, hijyen eğitimi almamış taşeron işçileri aldı. Ürettiği gıdaları ise resmî olarak bildirmediği depolarda sakladığı işçilerce tespit edildi. Hem üretim hattında hijyenik olmayan üretim yapıldığının hem de depolamanın uygun olmadığının denetlenip tespit edilmesi için Tekgıda-İş şikâyette bulundu. Peki denetimden sorumlu kimdi? Esasında kanun her türlü sorumluluğu patrona veriyor. Peki patronu kim denetleyecek? Kanun, Çalışma Bakanlığı diyor. Peki, işçilerin hijyen eğitimini kim vermekle yükümlü? Millî Eğitim Bakanlığı. Peki belediyelerin bir yetkisi var mı? Eh, çevre sağlığı anlamında olabilir deniyor. Ha bir de Tarım Bakanlığı var. Onu da atlamayalım denetlemesi gerekenler arasında. Bunca denetleyici mercii var, var olmasına ama denetim mekanizması çalıştırılmıyor. Polonez işçileri aylardır direniyor, mücadele ediyor. Ama yalnızca kendileri için mücadele etmiyorlar. Kendileriyle benzer kötü şartlarda çalışan işçilerin örgütlenmelerine örnek olacak bir mücadele sergiliyorlar. Ama yaptıkları bununla da sınırlı değil. Kanunlarda yazan ama pratikte uygulanmayan anayasal hakların ve halk sağlığı tedbirlerinin uygulanması için de mücadele ediyorlar. Hem hijyen şartlarını sağlama çabalarıyla halk sağlığına katkıda bulunurken hem de sendikalı olup genel ücret düzeyini yükseltme ve çalışma şartlarını iyileştirme çabalarıyla halk sağlığına dolaylı katkı sunmuş oluyorlar. Basın açıklamasında söylediğimiz gibi: Polonez işçileri kazanırsa Halk Sağlığı da kazanacaktır.
Evvelce Türk'ün devlet tasavvurunun dönüştüğünü yazmıştım. Bu cumhuriyetle gelen bir kırılımdı. Yahut cumhuriyetin getirdiği esas kırılımdı. Osmanlı yıkılıp cumhuriyete geçilirken kurucular bir rejim tercihiyle beraber iktisadi paradigma değişimini de kabul etti. Kapitalizmden yana bir tercihte bulunuldu. Böylece devlet bir muştu olmaktan çıkıp bir araca dönüştü. Erki toplumsal refahı yaygınlaştırmak için kullanır gibi yapan bir araca.
Devam eden ekonomi programının dezenflasyon kısmındaki en önemli kavşak noktalarından birisine yavaş yavaş yaklaşıyoruz. Artık “teknik olarak” bu yılın son çeyreğinde faiz indirimlerini konuşmaya başladığımız bir dönemdeyiz. “Teknik olarak” diyorum zira enflasyon beklentileri tarafında tablo biraz daha netleşiyor. Özellikle piyasa katılımcılarının beklentilerine baktığımızda kademeli ancak temkinli faiz indirimi patikasının başlangıcına yaklaşmış olduğumuzu değerlendirebiliriz. Enflasyon beklentilerinden bahsetmişken son verileri de sizinle paylaşayım. Merkez Bankası ve TÜİK'in ilgili anketlerinden derlediği Sektörel Enflasyon Beklentileri sonuçlarına göre; Ağustos ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için 1,3 puan azalarak %28,7 seviyesine, reel sektör için 1,2 puan azalarak %53,8 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,1 puan artarak %73,1 seviyesine yükselmiş durumda. Piyasa katılımcılarının beklentileri 2023 yılı Ekim ayından bu yana istikrarlı bir şekilde geriliyor. Bu veri aslında devam eden para politikası için de son derece önemli göstergelerden bir tanesi. Zira hali hazırda devam eden para politikası, beklenen enflasyona göre reel faiz vermek üzerine kurulu. Bu bakımdan enflasyon beklentileri düştükçe faiz indirimleri için de alan açılıyor. Dezenflasyon programının başarıya ulaşması için ikna olması gereken bir diğer kesim de reel sektör. Çünkü bozulduğunu ifade ettiğimiz “fiyatlama davranışlarını” reel sektör gerçekleştiriyor. Yani onların enflasyonun düşeceğine ikna olması son derece önemli. Son verilere göre; bir süreden bu yana yatay seyreden reel sektörün enflasyon beklentisi geçtiğimiz 2 aydır yeniden düşüşe geçmiş görünüyor. Gelelim hanehalkının yani tüketicilerin enflasyon beklentisine. Burada işler biraz karışık zira son 2 aydır tüketiciler önceki aya göre daha yüksek bir enflasyon beklentisi içine girmişler. Elbette bunun nedenleri var. Bu konuda kısa süre önce bir yazı yazmış ve Enflasyon Raporu içerisindeki tespitlere yer vermiştim. Kısaca hatırlatayım; tüketiciler ağırlıklı olarak gıda fiyatları, akaryakıt fiyatları ve döviz kuruna bakarak enflasyon beklentilerini şekillendiriyor. Hâl böyle olunca da Temmuz ayında yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda otomatik yapılan düzenlemeler tüketicilerin beklentilerini biraz daha bozmuş görünüyor.
Daha önceki pek çok yazımda neden ABD Merkez Bankası olan Fed'i yakından takip etmek zorunda olduğumuzu yazmıştım. Bu bakımdan Fed'in politikalarını ve o politikaların belirlenmesine etki eden ABD enflasyon gelişmelerinin önemine yeniden değinmeyeceğim. Ancak kısaca şunu ifade etmeliyim ki; Fed'in faiz indirimlerine başlaması Türkiye'nin de işini kolaylaştıracak ve faiz indirimleri için eline rahatlatacak. Bu hafta ABD enflasyonu tarafında iki kritik veri gördük. İlki ABD Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) verisiydi. Temmuz ayı verisine göre; ABD'de ÜFE, aylık bazda %0,1 ve yıllık bazda %2,2 artış göstererek beklentilerin altında kaldı. Piyasa beklentisi ÜFE'nin yıllık bazda %2,3 artacağı yönündeydi. Dahası Haziran ayında ÜFE'deki artış %2,6 oranında gerçekleşmişti. Dolayısıyla ÜFE'de hem yavaşlama hem de beklenti altı bir veri gelmesi Fed'in faiz indirimleri için alanı genişletti. Bu verinin ardından ABD'nin TÜFE verisi açıklandı. Bu veri ise aylık bazda beklentilerle paralel gerçekleşti. Yani beklenti üstü gelerek bir sürpriz yapmadı. Piyasa beklentisi TÜFE'nin aylık %0,2 olacağı yönündeydi. TÜFE de beklendiği gibi aylık %0,2 gerçekleşti ve yıllık enflasyon ise %3 olan beklentinin altında kalarak %2,9 oldu. ABD'nin hem ÜFE hem de TÜFE verisinin son gerçekleşmelerinin ardından piyasalar önümüzdeki Eylül ayı için faiz indirimlerine kesin gözüyle bakmaya çalıştılar. Zaten veri öncesi Eylül ayında indirim ihtimali çok yüksekti ve son verilerle bu ihtimal daha da güçlendi. Hatta bazı yorumcular Fed'in Eylül ayında 25 baz puan değil 50 puan faiz indirimine yönelmesi gerektiğine yönelik önerilerde bulunmaya başladı. Hali hazırda bazı Fed üyeleri de Eylül ayında faiz indirimi ihtimalini dillendirirken Fed Başkanı Powell da son basın toplantısında Eylül ayı için faiz indirimi sinyali vermişti. Dolayısıyla küresel ekonomide önümüzdeki ayın en önemli olayı sanırım Fed toplantısı olacak.
Gökçe Çalışan, ICRYPEX Podcast kanalı Kripto Gündemi programının yeni bölümünde, kripto piyasalarında gelişmeleri değerlendiriyor.
ICRYPEX Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp İçer ve Ekonomist Ali Perşembe küresel piyasalardaki önemli makroekonomik verileri ve kripto piyasalarındaki önemli gelişmeleri ICRYPEX Podcast kanalında değerlendiriyor.
Bir dönem fahiş otomobil fiyatlarıyla gündemden düşmeyen oto galerilerde piyasa durdu.
Bölüm içeriği ve zaman damgaları: 00:00 Giriş | Takip Et, Bildirimleri Aç00:33 Yatırım amacı belirlemek02:07 Temel ve teknik analiz02:41 Şirket temelleri ve endüstri analizi03:23 Şirketin veya fonun yönetim kalitesi ve vizyonu04:18 Mali durum ve borç yükü gibi etkenler05:06 Piyasa değerlemesi ve güncel fiyat05:58 Geçmiş performans ve getiri beklentileri06:51 Ne kadar süreyle yatırım yapacaksınız?07:31 Yatırımla ilgili kişisel hedefleriniz neler?07:56 Toplumdaki algı ve hisse senedine ayrılacak pay08:30 Yatırım fonu yöneticilerinin sosyal medya aktiviteleri09:06 Kapanış | Bölümü Paylaş Bir "Zorlu Ekonomilerde Servet Edinme ve Varlık Yönetimi" yayını olan Finans Podcasti, tüm sosyal ağlarda @finanspodcasti kullanıcı adıyla, tüm podcast platformlarında ise adıyla bulunabilir. Soru, öneri ve diğer iletişim ihtiyaçları için finanspodcasti@gmail.com e-posta adresinden bana ulaşabilirsiniz. Tüm önemli sayfaların bağlantıları finanspodcasti.com adresinde. Bölümü bulmanızı kolaylaştıracak diğer ilgili konu başlıkları: Şirketin Finansal Durumu, Piyasa Değeri ve Likidite, Fiyat-Kazanç Oranı (P/E), Temettü Getirisi ve Politikası, Borç/Özsermaye Oranı, Gelir ve Kâr Artış Oranı, Şirket Yönetimi ve Kurumsal Yapı, Sektör Analizi ve Rekabet Durumu, Ekonomik ve Piyasa Koşulları, Büyüme Potansiyeli ve Gelecek Projeksiyonları, Teknik ve Temel Analiz, Hisse Senedinin Tarihsel Performansı, Risk ve Volatilite, Portföy Çeşitlendirmesi, Yatırım Stratejisi ve Hedefleri, Yatırım Fonu Türü ve Yönetim Stili, Fonun Yönetim Ücretleri ve Maliyetleri, Fon Yöneticisinin Performansı ve Deneyimi, Fonun Tarihsel Getirisi, Fonun Varlık Dağılımı, Fonun Likiditesi ve Satılabilirliği, Ekonomik ve Politik Riskler, Fonun Büyüklüğü ve Yatırımcı Tabanı, Piyasa Trendleri ve Ekonomik Göstergeler, Şirketin Ar-Ge ve İnovasyon Kapasitesi, Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve ESG Faktörleri, Nakit Akışı ve Sermaye Harcamaları, Rekabet Avantajları ve Markanın Gücü, Yatırım Fonu Rehberliği ve Analiz Raporları, Global ve Yerel Piyasa Etkileri
ICRYPEX Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp İçer ve Ekonomist Ali Perşembe küresel piyasalardaki önemli makroekonomik verileri ve kripto piyasalarındaki önemli gelişmeleri ICRYPEX Podcast kanalında değerlendiriyor.
ABD piyasalarına yönelik ekonomi haberleri, yani akşam bültenimiz yayında! Bugünkü bültenimizin menüsünde; piyasa öncesi işlemlerde Rivian'ın ralli yapması, Berkshire'ın BYD satışlarında vites artırması, Nvidia ve Microsoft destekli Bright Machines ve altına yönelik güncel görünüm yer alıyor. Akşam bülteni serimizde bahsi geçen haberleri okumak isterseniz, getmidas.com/midasin-kulaklari adresindeki haberlerimize göz atabilirsiniz.Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeuMidas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklariTwitter: https://twitter.com/getmidasInstagram: https://www.instagram.com/get_midas/Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Önce, yazarını bulamadığım bir metinden alıntı yapayım: “Önemli insanla değerli insan farklı kavramlardır. Önemli diye tanımlanan insan, önemini işgal ettiği makam, sahip olduğu imkanlar veya ilişki ağlarından alır. Değerli insan ise şahsiyetinden, hayat karşısındaki tutum ve davranışlarının toplamı olan duruşundan, entelektüel birikiminden, hülasa insanlığından dolayı değerlidir. Değerli insanlar baskı altında, zor ve sıkıntılı anlardaki tercihleriyle gösterirler kendilerini.” Bu, burada bir dursun. Şimdi de Hüseyin Gökalp hocanın nefis tespitlerine kulak verelim: “Entelektüel tefecilik diye bir olgu var. Türkiye'de İlber, Dücane, Celal, Mustafa Öztürk gibi pek çok isim sayılabilir. Bunlar zeki pazarlamacılar. Kimin hangi duygu ve düşünceye ne kadar ihtiyacı olduğunu, ihtiyaçların değişkenliğini, tahsilatın nasıl yapılacağını bilen adamlar. Bunlar, halkların çoğunluğunu oluşturan tembel cahillere bir miktar detay lüzumsuz bilgi, ters çıkarım, çarpıcı metafor, hızlı tüketilebilir veri sağlarlar. Tahsilatları ağır olur. Geçimleri bunun üzerinedir….. Dikkat edin, bunlar çok özgüvenli ve emin konuşur. Karşılarına çıkan, onları yücelten figüranlar veya yanlarında onlara omuz veren sunucular bulunur. Çünkü onlar da nasiplenir. Kibirlidirler çünkü bu da oyunun bir parçasıdır. Cahil tembeller bayılırlar kibirlilerin tekebbürüne…. Tarihte gerçekten kurucu metinler yazmış, idealler ortaya koymuş, kaliteli nesiller çıkarmış ve onlarla dünyayı etkilemiş isimlere bakın. Hak ya da batıl, samimi olduklarını görürsünüz. Kendilerini değil fikirlerini ortaya koyarlar ve gerçekten bedel öderler…. Piyasa böyle olduğu sürece bu adamlar ve benzerleri daha çok tezgâh kurarlar. Her zaman derim ‘bize lazım olan şey süperstar âlimler, entelektüeller, bilim insanları falan değil.' Tembellikle mücadele etmeli ve halkımızın ortalama kalitesini artırmalıyız.” Gökalp hocanın bu tespitleri de burada bir dursun.
ABD piyasalarına yönelik ekonomi haberleri, yani akşam bültenimiz yayında! Bugünkü bültenimizin menüsünde; Analistlerin Nvidia'nın piyasa değerine yönelik öngörüleri, TSMC'nin mayıs ayı gelirleri, Meta Platforms'un yeni WhatsApp özelliği ve altına yönelik güncel detaylar yer alıyor.Akşam bülteni serimizde bahsi geçen haberleri okumak isterseniz, getmidas.com/midasin-kulaklari adresindeki haberlerimize göz atabilirsiniz.Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeuMidas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklariTwitter: https://twitter.com/getmidasInstagram: https://www.instagram.com/get_midas/Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Atilla Yeşilada ile kamudaki tasarruf önlemlerini, döviz piyasasındaki normalleşmeyi ve liderler arasındaki görüşme trafiğini konuştuk. İyi dinlemeler...
Enerji Tarihi - Cengiz Güneş- Piyasa 1.0 Dönemi 1984-2001
Gazeteci Erdal Sağlam, Merkez Bankası'nın faiz kararını değerlendiriyor. Faiz kararıyla Merkez Bankası'nın yanlış yaptığını belirten Sağlam, PPK metninde hangi mesajların verildiğini değerlendiriyor. İyi dinlemeler...
Borsa'da aslında CB Erdoğan'ın dediği oldu. Sermaye piyasası tabana yayıldı. Piyasa uzmanı İris Cibre'nin paylaştığı rakamlara göre son 1 yılda borsaya ortalama portföy büyüklüğü 6 bin lira olan 5 milyon yatırımcı girdi. Cibre, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu küçük yatırımcıları kastederek, “Halka arz kovalayıp çorba parası, marketten ekstra beyaz peynir almak için uğraşıyorlar. Enflasyonun 2 kuruş belini kırarız diyorlar. Arada, manipülatörlerce dolandırılıyorlar” diye uyardı. Cibre'nin verdiği bilgiye göre bu yatırımcıların hissede kalma süreleri 18 gün. Yine piyasa uzmanı Atilla Yeşilada da birkaç gün önce yaptığı uyarıda borsada sert düşüş riski olduğunu belirterek, “Halka arzlar prim yapmazsa, çaylak yatırımcı anında tüyer. BİST-100 ağır kayıplar yaşayabilir” dedi. Gazeteci İbrahim Ekinci, haftanın önemli ekonomik gelişmelerini ve olası sonuçlarını anlatıyor.
#ekonomi #zam #enflasyon Gazeteci Erdal Sağlam, Mehmet Şimşek'in stratejisini, yabancı yatırımcının artan ilgisini, rezervlerdeki artışı ve asgari ücretteki artışı anlattı. Döviz kurlarında yeni bir sıçramanın düşük ihtimal olduğunu söyleyen Sağlam, yerel seçimler sonrasında kapsamlı bir program ile IMF'nin gündeme geleceğini belirtti.İyi dinlemeler...
Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre düşük gelirliler iş ve evde yaşadıkları koşullar yüzünden daha fazla harcama yapıyor. Piyasa koşulları ve sunulan seçeneklerin azlığı aleyhlerinde işliyor.
#HakanFidan #İbrahimKalın #saray Editör Masası'nda Adem Yavuz Arslan, Levent Kenez, Tarık Toros ve Metin Yıkar gündemi değerlendiriyor. Tasfiye mi, terfi mi? Erdoğan plana sadık kaldı Erdoğan sonrasının en şanslı ismi! Damatlar ne yapacak? Dolar uçtu, piyasalar tedirgin Korkulan mı oluyor? Piyasa kendi rakamlarını kullanıyor İş dünyası doları kaça alıp kaça satıyor?
Gazeteci Erdal Sağlam, seçimin 2. turuna çok az bir süre kala piyasalardaki artan gerilimi ve ekonomideki son hamleleri anlattı. 29 Mayıs itibarıyla dolar, faiz, borsa ve KKM'deki son durumu yorumladı.İyi dinlemeler...#seçim #dolar #ekonomi #faiz
İbrahim'le birlikte efsane serimiz Kapitalizm de yeni bölümüyle geri döndü. Ömer ve İbrahim bu bölümde Karl Polanyi neden liberallerin bizi kandırdığını düşünüyor? Serbest piyasa ekonomisinin tam olarak uygulanamamasının sebebi anti-liberal bir komplo mu? Adam Smith'in homo economicus'u gerçek mi? Neden devlet ekonomiden elini bir türlü çekemiyor? sorularını ve daha fazlasını tartışıyor.
Stratejist Güzem Yılmaz Ertem, bu haftaki yayında "çoklu kur" sistemini analiz etti. Çoklu kur neden gündemde, etkileri ve bundan sonra neler yaşanabilir sorularını yanıtladı. İyi seyirler... #dolar #seçim #ekonomi
Gazeteci İbrahim Ekinci, bir haftanın ekonomi gündemini yorumluyor.
#Hashtag programında Sinan Akgünay ve Gülener Kırnalı, Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanmasının ardından seçim sürecinin yol haritasını, Millet İttifakı'nda yaşanan tartışmaların piyasalara nasıl yansıdığını ve küresel piyasalardaki son gelişmeleri masaya yatırıyor. İyi seyirler...
Afra Teren Gürlüler ile Doğan Gürpınar, Gürpınar'ın Liberalizm, Piyasa ve Devlet: Siyaset Biliminin Seyrinden Bir Bakış yazısı üzerinden liberteryenizmi tartışıyor.
Kalkınmacı devlet, liberalizm, serbest piyasa ve demokrasi kavramları üzerinden devletin refah ve gelişmişlik üretebilmesinin yollarını inceliyorlar. Kalkınma gerçekten de şimdiki gibi aşırı serbestleşmenin olduğu bir ekonomik ve politik sistemde mümkün mü? Batı ülkeleri yoksa yalancı bir reçete mi satıyorlar? Sonradan kalkınan ülkeler için tek çare koordineli ekonomik sistemleri mi? Batı kapitalizmleri homojen bir kategori mi yoksa kendi içinde farklılıkları var mı? Türkiye'nin gelişmesi ve kalkınması bu kavramlar içerisinde nasıl değerlendirmeliyiz?
Ekonomist Murat Sağman, Haftanın Notları'nın bu haftaki bölümünde piyasalardaki bahar havasını, altındaki sert yükselişi, dolar kurundaki sakinliği ve TCMB ile bankalar arasındaki gerilimi anlattı.
Dünyada resesyona dönük iddialar gittikçe artıyor. Öte yandan Türkiye ekonomisinde cari açığın hata noksanla karşılanıyor olması akıllara bu paranın kaynağı ne sorusunu getiriyor. Piyasa oyuncularının hem dünya için hem Türkiye için enflasyon beklentisinde artış var. Dünya ekonomisinde neler oluyor? Resesyon iddiaları gerçekçi mi? Merkez Bankası'nın duyurduğu 17,5 milyar dolar ne anlama geliyor? Türkiye ne yapmalı? Ekonomi Sohbetlerinde Mühdan Sağlam bu soruları finans analisti ve ekonomist Mehmet Çağdaş Işim'e sordu.
Politik Akademi‘de bu hafta Göç Araştırmaları Derneği (GAR) üyesi Dr. Lülüfer Körükmez, Şimdiki Kadınlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı( KADAV) ve Kırkayak Kültür'ün Mutfak||Matbakh Atölye programı işbirliğinde tasarlanan ve organize edilen “Piyasa, politika ve toplumsal cinsiyet kıskacında kadın emeği” başlıklı araştırma raporu üzerine Gülçin Karabağ'ın sorularını yanıtladı. Araştırma ulusal ve küresel piyasa dinamikleri, devlet politikaları ve toplumsal cinsiyet normları üzerinden Türkiyeli ve Suriyeli kadınların işgücü piyasasına dahil olması ve birarada çalışma pratiklerine odaklanıyor.
Merkez Bankası Başkanı, tüketici fiyatları enflasyonundaki artışını sorumlusu olarak gıda enflasyonunu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı da gıda enflasyondaki artışın sorumlusu olarak beş büyük market zincirini gösterdi. Erdoğan bununla yetinmedi, beş zincir markete karşı bir de rakip işaret etti. Medyascope'un aylık ekonomi programı “piyasa + perakende”nin beşinci yayınında Sedat Pişirici ve programın sürekli konuğu Sait Koç, iktidarın perakende piyasasına ilişkin yaklaşımını değerlendirdi, fahiş fiyatın ne, sorumlusunun kim olduğunu tartıştı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta Ağustos 2021'in enflasyon verilerini açıkladı. Hükümetin orta vadeli ekonomi programı da hafta başı Cumhurbaşkanı kararı olarak Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girdi. Medyascope'un aylık ekonomi programı “piyasa + perakende”nin dördüncü yayınında Sedat Pişirici ve programın sürekli konuğu Sait Koç, resmi veriler ile piyasanın verilerini karşılaştırıp, piyasanın enflasyon karşısında nasıl tutum aldığını değerlendirdi.