POPULARITY
Categories
ADNAN OKTAR: Aslında inançtan kaynaklanıyor. Adam, “güzel giyinsem ne olur, beğenilsem ne olur beğenilmesem ne olur, zaten sevilmiyorum, zaten sevilecek kimse yok” şevk yok. Yoksa bu şekilde olmaz. Mesela 60'larda falan öyle değildi insanlar. Sevmeyi sevilmeyi beğenilmeyi biliyorlardı ve çok şık güzel giyiniyorlardı. Ama sonra sevmek ve sevilmek ortadan kalkınca, deccal bunu ortadan kaldırınca genç kızlar, delikanlılar için de artık beğenilmenin bir anlamı kalmadı. Şık giyinme değil artık işlevsel giyinme esas oldu. Sadece ihtiyacı kadar giyiniyor o kadar. Yoksa zenginlerde de görüyoruz, saçını üç numaraya tıraş ediyor, bir tişört giyiyor, kısa bir şort giyiyor ayağında lastik ayakkabı sokağa çıkıyor. Öyle bir konusu yok. “Beni kim beğenecek?” diyor “ben kimi beğeneceğim?” diyor. Sevgi kalkınca böyle felaket olur. Onun için sevgiyi yaymaya süratle devam ediyoruz. Bu belayı sürekli tamir ediyoruz şu an.
Sevgi is a Turkish mum who welcomed her first baby, Atlas, into the world last summer. As a pharmacist and an international marketing manager in pharma, you might expect Sevgi to view birth through a purely medical lens. But Sevgi's true superpower is her intuition. In this conversation, we listen to how she stepped out of Turkey's highly medicalised mindset, questioning the absolute authority of the doctor, and how she beautifully navigated the rigid, risk-driven procedures of the UK maternity system. She made a conscious choice to tune out the medicalised fear and lean into the natural rhythm of her body. The result was a profoundly beautiful, empowering, and positive birth experience. In this episode, Sevgi joins us to talk about the shift from learned fear to biological trust, and how every mother can find the confidence to become the true anchor of her own birth story. Sevgi is here to remind us of something crucial: a positive birth story is not a matter of luck; it is a matter of self-trust. It is a stunning example of what happens when we marry our intellect with our deepest maternal instincts, showing every mother how to move away from institutional fear and become the true, confident anchor of her own story. Thank you so much for sharing your story Sevgi. And as always thanks for listening. Natalie and Jenna motherstalkingpodcast@gmail.com www.nataliemeddings.com @jenna_andjude
İnsan gerçekten neden sevgiden korkar?Neden yakınlık isterken aynı anda geri çekiliriz?Neden bazı insanlar sevilmek ister ama sevgi karşısında savunmaya geçer?Bu videoda sevgi korkusunu; çocukluk yaraları, görünür olma korkusu, yakınlık, şefkat, kontrol ihtiyacı ve duygusal savunmalar üzerinden konuşuyoruz. Osho'nun şefkat anlayışından, Buddha'nın yumuşaklığından ve ölüm döşeğindeki insanların en büyük pişmanlıklarından bahsediyoruz.Belki de çoğu insan sevgisiz değil… sadece yaralıdır.
İnsanlar, yaratılışları gereği en mükemmel varlık örneği olup, gerçekten de tüm yaratılmışlar arasında büyük bir şerefe ve önemli bir ayrıcalığa sahiptirler. Yüce kudret, insanları büyük yeteneklerle donatmış, diğer canlılarda bulunmayan bazı özellikler ve güçlerle onları teçhiz etmiştir. İşte bu sayede insanlar yeryüzünü imar etmiş, pek büyük hayatî değişimler meydana getirmiştir. İnsan ne şerefli bir varlıktır ki, bu dünya hayatının Allâh (c.c.) katında takdir edilen zamana kadar düzen ve temizlik içinde devam etmesi, ancak bu üstün türün meşrû ve mesut bir şekilde çoğalmasıyla mümkündür. Bu nedenle, hikmet dolu İslam dininde Müslüman bireylerin çoğalması son derece gereklidir. Bu konuda birçok dini teşvik ve emir bulunmaktadır. Nitekim, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Evleniniz ve çoğalınız. Çünkü ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı övüneceğim.” Başka bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmuştur: “Esmer, doğurgan bir kadın; güzel fakat kısır bir kadından daha hayırlıdır.” Bir diğer hadis: “Sevgi dolu ve doğurgan kadınlarla evleniniz. Çünkü ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı övüneceğim.” Tefsir-i Rûhu'l-Beyân'da, nakledilen bir hadis şöyledir: “Ey Âişe! Müslüman bir kadın, eşinden gebe kaldığında, onun için gündüz oruç tutan, gece namaz kılan ve Allah yolunda gazi olan kimsenin sevabı derecesinde sevap vardır.” Bu yüce beyanlardan açıkça anlaşılıyor ki, İslam dininde Müslüman nüfusunun artması son derece istenen bir durumdur. Zaten nikâhın meşrû kılınmasının temel hikmeti de insan neslinin helal yol ile çoğalmasını sağlamaktır. (Ömer Nasuhi Bilmen, Ailenin Gücü Nüfusun Geleceği, s.19-20)
Geçenlerde Maslak'taki devasa plazalardan birinde, çok büyük bir portföy yönetim şirketinin toplantı odasındaydım. İçerideki yöneticilerin hepsi jilet gibi takım elbiseli, herkes inanılmaz ciddi. Masaya 60 sayfalık, içinde grafiklerin, enflasyon endekslerinin uçuştuğu detaylı bir PDF raporu koydular. Hazırlamak için üç hafta boyunca sabahlamışlar. Sonuç? Okunma sayısı sadece 42! Aynı günün akşamı 22 yaşındaki yeğenimle otururken bana telefonunu uzattı ve "Dayı bak, şu fona yatırım yapmayı düşünüyorum" dedi. Ekrandaki videoya bir baktım; TikTok'ta bir genç, elindeki pizza dilimlerini bölerek bileşik getirinin ne olduğunu 30 saniyede anlatıyor! Video bir buçuk milyon izlenmiş, altındaki yorumlarda binlerce genç fona nasıl gireceğini soruyor.Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde, finans sektörünün şu an içinde bulunduğu devasa krizi ve fırsatı konuşuyoruz. Bu harika konuyu bana öneren, "Portföy şirketi TikTok'a katılmalı mı, maaş günleri reklam stratejileri nasıl olmalı?" diye soran sevgili arkadaşım Sevgi'ye buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum. Onun açtığı yoldan ilerleyerek finansın kalın duvarlarını yıkıyoruz.Finans şirketlerinin ve bankaların sosyal medya hesaplarına bir bakın. Sürekli yukarı doğru giden yeşil oklar, "Geçen çeyrekte yüzde kırk kâr ettirdik" diye bağıran soğuk afişler... Portföy şirketleri, yatırımcıların sadece rakamlara bakarak karar verdiğini sanıyor. Oysa insanlar kararlarını duygularıyla alır, rakamlarla meşrulaştırırlar. Türkiye gibi paranın değerini korumanın savaşa dönüştüğü bir ortamda yatırımcı "Bana sadece oran verme, bana güven ver ve korkumu dindir" diyor. Finans markaları ciddi olmakla sıkıcı olmayı birbirine karıştırıyor. Siz asık suratlı bir uzmanı kameranın karşısına geçirip anlaşılmaz terimlerle konuşursanız, o videoyu saniyesinde kaydırırlar. Güven vermek somurtmak değil; müşterinin derdini en samimi dille çözmektir.Peki ne yapmalıyız? Portföy şirketleri TikTok'ta dans mı edecek? Hayır! Ama şu an dünyada "FinTok" yani finansal TikTok diye bir gerçek var. Yeni nesil finansal okuryazarlığı bu kısa videolardan öğreniyor. Yapmanız gereken o uzmana, enflasyon döneminde neden fon alınması gerektiğini komşunuza anlatır gibi 45 saniyede anlattırmaktır. İşte o zaman trendleri kullanarak güven inşa edersiniz. Sevgi'nin harika içgörüleriyle iki altın taktiği de detaylandırıyoruz. Birincisi: Maaş Günü Pazarlaması. Reklam bütçelerinizi rastgele yakmak yerine, insanların cebine paranın girdiği ayın 1'i ve 15'i gibi günlerde zirveye çıkarın. İhtiyaç anı değil, kaynak anı pazarlaması yapın! İkincisi: Sıkıcı Seminerlerin Geri Dönüşümü. Devasa otellerde yapılan seminerleri Youtube'a atıp izlenmemesine şaşırmayın. O uzun videoların en can alıcı 30 saniyesini kesip sosyal medyada çerezlik içerik (Snackable Content) haline getirin.Finans sektörü için iletişim tonu "Trendleri kullanarak samimiyetle inşa edilmiş güven" olmalıdır. Takım elbisenizi çıkarmak zorunda değilsiniz ama o soğuk dili bırakmak zorundasınız. Yatırımcınız makine değil; kredi kartı ekstresini düşünüp strese giren bir insandır. Ona finans dünyasını basitleştiren markalar, önümüzdeki dönemin asıl kazananları olacak.
Tibet Budist Felsefe içerisinde zihni belli kavramsal gerçekler üzerine tefekkür ettirmek ve idrak ettirmek adına dizayn edilmiş meditasyonların üçüncü sezonuna 2026 yılı Nisan ayında yeniden başladık. Bu videoda yeni meditasyonların ilki "Sevgi (Metta) Meditasyonu" konusu işlenmiştir.Aynı konu ile ilgili olan sohbet dizisini bir sonraki kayıtta dinleyebilirsiniz. www.gunesayyyoga.comwww.damladonmez.cominstagram: @gayatridamla
Tibet Budist Felsefe içerisinde zihni belli kavramsal gerçekler üzerine tefekkür ettirmek ve idrak ettirmek adına dizayn edilmiş sohbetlerde 2026 Nisan ayında yeni sezona başladık. Sohbetlerin ilki "Sevgi (Metta)" konusu üzerinedir.Aynı konu ile ilgili olan MEDİTASYON'^u bir önceki kayıtta dinleyebilirsiniz.www.gunesayyyoga.comwww.damladonmez.cominstagram: @gayatridamla
Sevgi içeren ilişkilerimizde birbirimizle enerjik bağlarla bağlanırız. Sevgimiz ne kadar güçlüyse bağlarımız da o kadar sağlam ve güçlüdür. Bu meditasyon, ilişkilerinizde anlaşmazlığa düştüğünüzde veya sorun yaşadığınızda o kişiyle olan bağlarınızı kuvvetlendirip negatif enerjileri temizlemenizi sağlamanıza yardımcı olacaktır. Önemli olan bu çalışmada mutlaka hayatınızda ki o kişinin sizinle aynı duygular içinde olmasıdır. Karşılıklı sevgi olduğuna inanıyorsanız bu meditasyonu yapabilirsiniz. Yoksa özgür iradeye müdahale olur ve karma yaratırsınız. Gönderileni almaya çalışan alıcı ve gönderiyi yayan verici arasındaki duygusal bağ ne kadar güçlü olursa, telepati kurma olasılığı da bir o kadar artar. Sevgi Bağlarını güçlendirmek isteyenler veya şu anda herhangi bir ilişkisi olmayıp potansiyel eşine sevgi enerjisi göndererek hayatlarına çekmek isteyenler, derin ve güzel bir telepatik bağ için bu çalışmayı yapabilirler.Araba kullanırken ya da dikkat gerektiren bir işle uğraşırken dinlemeyiniz. Kulaklıkla dinlemeniz önerilir. Meditasyon serisinden ilk siz haberdar olmak ve kanalımı desteklemek için YOUTUBE da abone olup,
Nefes ve Sevgi 0:08 - Giriş Ve Nefesin Şifalı Gücü 0:43 - Beynin Dili Ve Beden 3:49 - Gerçek Benlik Ve Sevgi 5:54 - Oksitosin Ve Bağlanma 9:19 - Güven, Travma Ve İyileşme 12:00 - Roger Ve Mark Hikayesi 16:55 - Aile İlişkileri Ve Tetikler 20:40 - Çift İlişkileri Ve Hayal Kırıklığı 25:33 - Ujjayi Nefesi Ve Hareket Pratiği 31:39 - Nefes Farkındalığı Meditasyonu Bu bölümde Zeynep Aksoy, nefesin şifalandırıcı gücü üzerinden sevgi, bağ kurma ve gerçek benlik temasını işliyor. Erken dönem yaraların ve savunmaların kalple bağı zayıflatabildiğini, nefes çalışmalarının ise vagus sinirini destekleyerek güven, yakınlık ve sevgi kapasitesini yeniden açabildiğini anlatıyor. Roger ve Mark örneğiyle geçmiş aile dinamiklerinin yetişkin ilişkilerini nasıl etkilediğini gösterirken, kendi annesiyle ilişkisindeki dönüşümden de söz ediyor. Bölüm, ujjayi nefesiyle yapılan kısa bir hareket pratiği ve ardından nefes farkındalığı meditasyonuyla tamamlanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Sevilmediğimizi düşündüğümüz anların hepsi gerçekten sevgisizlik mi? Aynı duyguyu farklı “okuduğumuz” için mi kopuyoruz? Sevginin ifade biçimlerini ve bunun ilişkide yarattığı kırılmaları masaya yatırıyoruz.GREASE Müzikali Hakkında Bilgi Almak İçin: https://www.zorlupsm.com/etkinlikler/greaseİnstagram: bumuyanipodcastTwitter: https://twitter.com/bumuyani.com İletişim: bmy@bubbleworkscreators.comYoutube: @BuMuYaniBu Bölüm "Zorlu" hakkında reklam içermektedir.
Sevgililer Günü yaklaşırken yalnızlık daha mı yoğun hissediliyor? Yoksa aslında boş olan şey kalbimiz değil, “sevgi depomuz” mu?Bu bölümde Sevgililer Günü'nün yalnızları nasıl etkilediğine odaklanıyorum. Toplumsal baskılar, hediyeler, büyük jestler ve romantik beklentiler arasında gerçekten neye ihtiyacımız var? Sevgi ölçülebilir mi? Yoksa mesele, sevgiyi hangi dilden aldığımız ve verdiğimiz mi? Sen hangi sevgi dillerini kullanıyorsun?Bu bölümde:
Dünyada ol ama dünyadan olma 00:00 – Giriş ve Gnostik Bilgi 00:46 – Değişen ve Değişmeyen Gerçeklik 02:15 – Şartlanmış Kişilikten Alan Açmaya 03:34 – Gündelik Hayatta Mevcudiyet 04:59 – Dünyada Olmak, Dünyadan Olmamak 06:26 – Bağlanma ve Gerçek Sevgi 10:41 – Bilinç ve Maddenin Katmanları 15:36 – Arayışın Kendisi 19:36 – Meditasyon pratiği Bu bölümde Eckhart Tolle'un, Yunan felsefesi üzerinden anlattığı değişen dünya ile değişmeyen öz ayrımı ele alınıyor. Gündelik hayatta küçük eylemlerle mevcudiyet pratiği yapmanın, egonun dramalarından çıkmanın ve bağlanmadan sevebilmenin altı çiziliyor. Bilincin maddenin farklı titreşimlerinde ortaya çıktığı fikriyle, arayışın aslında aranan şeyin kendisi olduğu vurgulanıyor. Bölüm, nefes farkındalığına dayalı meditasyonla kapanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
"Zaman Maşını" verilişinin qonağı uzman psixoloq-psixoterapevt, Qərbi Kaspi Universiteti “Psixologiya və Sosial iş” kafedrasının müəllimi, ”Evimdeki Psikolog” Terapiya Platformasının uzman psixoloqu, Türkiyə Cinsi Sağlamlıq İnstitutu Assosiasiyasının fəxri üzvü Səbinə Bayramova oldu.
Eckhart Tolle - Sanat ötede olanı gösterir 00:08 – Varlığımızın %90'ı: Being 00:43 – Sanat ve “O” Hissi 02:49 – Kendini Bilmek Ne Demek? 04:24 – Ramana Maharshi ve Sessiz Bilgi 07:30 – Bedensel Enerji Deneyimleri 10:08 – Algı, Beden ve Bilinç 15:31 – Sevgi ve Öz Varlık 17:49 – Düşünceler ve Medya Etkisi 20:02 – Ego, Teknoloji ve Evrim 23:30 – Uyanışın Tarihsel Döngüsü 28:16 – Meditasyon: Saf Farkındalık Bu bölümde Eckhart Tolle'un “being” kavramı üzerinden, varlığımızın büyük kısmının formun ve düşüncenin ötesinde olduğu ele alınıyor. Sanatın, sevginin ve gerçek bilmenin bu alana temas ettiğinde anlam kazandığı; düşüncelerin çoğunun bize ait olmaktan çok kolektif ve öğrenilmiş olduğu vurgulanıyor. Ego ve teknoloji ilişkisinin insanlığı kritik bir eşiğe getirdiği anlatılırken, tarih boyunca bilincin dalgalar hâlinde yükselip alçaldığı hatırlatılıyor. Bölüm, öz varlıkla teması destekleyen bir meditasyonla tamamlanıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Eski ilişkimize geri dönme isteği nereden geliyor? Sevgi mi, alışkanlık mı, yoksa yalnız kalma korkusu mu? Daha da önemlisi tanıdık olanın verdiği güven, gerçekten güvende olduğumuz anlamına gelir mi? Yakın İlişkiler'in bu bölümünde ikinci şansı verirken kendimize sormamız gereken sorulara, tekrar eden döngülere ve “El âlem ne der?” baskısına odaklanıyoruz. İlişkilerimizde ikinci bir şans tanırken, özen göstermemiz gereken bazı noktaları anlamaya çabalıyoruz. Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.
EMDR Tekniği 00:00 – EMDR nedir, nasıl çalışır? 01:00 – Bağlanma olmadan EMDR neden zor? 03:20 – Attachment-focused EMDR yaklaşımı 05:30 – Travmada güvenlik ve terapist faktörü 09:55 – Kaynak yaratmak: Beyin nasıl iyileşir? 15:30 – İnanç, hayal gücü ve şifa 23:20 – Ağır çocukluk travmasıyla çalışma 35:25 – Sevgi, bağ ve dönüşüm Bu bölümde Zeynep Aksoy, EMDR terapisinin nasıl çalıştığını ve neden bazı travmalarda tek başına yeterli olmadığını anlatıyor. Laurel Parnell'in geliştirdiği bağlanma (attachment) odaklı EMDR yaklaşımı üzerinden; terapötik ilişkinin, güvenli bağ kurmanın ve kaynak yaratmanın beyindeki iyileşme sürecindeki rolünü ele alıyor. Ağır çocukluk travmaları yaşayan bireylerde bile şifanın mümkün olduğunu, beynin ilişkisel olarak değişebildiğini ve sevgi temelli bir yaklaşımın neden merkezi olduğunu kavramsal ve bilimsel bir çerçevede aktarıyor. Zeynep Aksoy, saygın bir yoga eğitmeni ve Reset platformunun kurucusudur. Web sitesi üzerinden canlı ve kayıttan izlenebilen dersler, üyelik programları ve profesyonel eğitimler sunmaktadır. Online Stüdyo üyeliği ile günlük çevrim içi derslere, geniş bir arşive ve topluluk desteğine erişim imkânı sağlar. Ayrıca Zeynep, katılımcıların hareket, anatomi ve farkındalık konularında bilgilerini derinleştirmelerine yardımcı olmak için yenilikçi Fasyal Yoga Uzmanlık Programı'nı yürütmektedir. Daha fazla bilgi almak ve sertifikalı eğitimlere katılmak için: www.zeynepaksoyreset.com
Arkadaşlaarrr bu bölüm sürpriz bir konuğum var. Karşınızda canım ablam Sena Güleç! Bu bölümde gerçek kardeşlik nasıl olur sadece anlatmadık, mikrofon başında uygulamalı olarak yaşadık adeta. Kıskançlık, rekabet, sevgi, hepsi burda. Ayrıca bolca çocukluk, ergenlik ve gençlik anımızı anlattık. O zaman buyrun sohbete! Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------ Bu podcast reklam içermektedir.
BAYETAV'ın Güz 2025 raporu, İzmir'in uluslararası ölçütlere göre tam bir “kadın dostu kent” olmasa da Türkiye'de öne çıktığını gösteriyor. Raporda kadınların en büyük sorunu ekonomik fırsatlara eşit erişim. Sevda Alankuş ve Sevgi Artuç Kutlu ise İzmir'de kadınların kamusal alanda daha özgür hissettiğini, ancak ekonomik eşitsizliğin güvenlik algısını etkilediğini vurguluyor. İzmir kadınlar için gerçekten ne kadar güvenli? Şiddet, ayrımcılık, ekonomik bağımsızlık ve kent politikalarının etkisini Gamze Elvan moderatörlüğünde Alankuş ve Artuç Kutlu değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Bu haftaki bölümümüze, Sevgi Evi çalışanlarından sevgili Nihal Evcimen konuk oldu. Kendisiyle çok hoş ve umut dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Bize vakit ayırıp konuk olduğu için ve ayrıca tüm emekleri için kendisine çok teşekkür ederiz. Keyifli dinlemeler... Sevgi Evlerine ağışta bulunmak isteyen dinleyenlerimiz için ilgili detaylar aşağıda belirtilmiştir: Ankara Sevgi Evleri Çocuk Yuvası Geliştirme Derneği IBAN: TR60 0001 5001 5800 7296 8666 39 Banka: Vakıflar Bankası https://www.organikbeyinler.net/ https://www.instagram.com/organikbeyinlerpodcast/
Gerçek sevgi nedir hiç düşündünüz mü? Birbirimize yaptığımız büyük jestler mi, büyük hediyeler, romantik gösteriler ya da devamlı birbirine seni seviyorum demek mi? Yoksa sevgi aslında hayatın içinde, çok küçük detaylarda saklı olabilir mi? Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde küçük detayların sevgi ne kadar besleyebileceğini ve birbirimize nasıl iyi gelebileceğimizi anlatıyor. Bu bölüm Opet Fasty reklamı içermektedir. Opet'te Lezzetlerin Enfesti! Şehirler arası yolculukta ya da şehir içi kaçamakta, Opet istasyonlarında sizi Fasty'nin lezzetli ürünleri bekliyor. Opet Fasty'i keşfet!
111 Hz'in bu bölümünde, Spielberg ve Kubrick gibi iki sinema dehasının yollarının kesiştiği eşsiz bir filme, A.I. Yapay Zeka'ya odaklanıyoruz. Sevmeye programlanmış bir robot çocuğun hikayesi üzerinden insan olmanın derin çelişkilerini masaya yatırıyoruz. David'in gerçek olma arzusu, bizim kendi varoluşsal arayışlarımızın bir yansıması olabilir mi? Sevgi, sadece insana has bir duygu mu; yoksa taklit edilebilir bir kod mu? Gelin, hikayeye daha yakından bakalım. Sunan: Barış Özcan Hazırlayan: Gülşah Dim Ses Tasarım ve Kurgu: Metin Bozkurt Yapımcı: Podbee Media ------- Podbee Sunar ------- Bu podcast, Garanti BBVA reklamı içermektedir. Bonus Platinum'un avantajlarını keşfet!
In Sevgi Soysals Roman „Vor dem Morgengrauen“ aus dem Jahr 1975 erzählt die türkische Autorin vielstimmig von einer Nacht im Gefängnis, dem Leben in einer Militärdiktatur und den Versuchen, sich selbst treu zu bleiben. Rezension von Ulrich Rüdenauer
In Sevgi Soysals Roman „Vor dem Morgengrauen“ aus dem Jahr 1975 erzählt die türkische Autorin vielstimmig von einer Nacht im Gefängnis, dem Leben in einer Militärdiktatur und den Versuchen, sich selbst treu zu bleiben. Rezension von Ulrich Rüdenauer
"Bitcoin bunu düzeltir" sözünü duydunuz mu? İlk başta kulağa anlamsız, hatta alaycı gelebilir. Ancak modern dünyamız ciddi tehditlerle yüzleşiyor: zulüm, yaygın gözetim, finansal sistemden dışlanma. Basit bir eyleminiz yüzünden banka hesaplarınız dondurulabilir, topluma katılım hakkınız elinizden alınabilir. Eski sistemde herkesin başına gelebilecek bu durumlar karşısında Bitcoin'in rolü ne olabilir? Bitcoin tek başına sihirli bir çözüm değildir. Ancak sizin katılımınızla, ilginizle ve çabanızla işe yarar. Kendinizi korumak, finansal özgürlüğünüzü savunmak sizin sorumluluğunuzdadır. Bu anlayış, sadece bilgiyle değil, deneyimle kazanılır. Bir Bitcoin cüzdanı kurmak, kendi anahtarlarınıza sahip çıkmak, yedek almak... Bu adımlar, Bitcoin'in size bahşettiği gücü ve kimsenin onu sizden alamayacağı gerçeğini hissetmenizi sağlar. Servetinizi sadece zihninizdeki kelimelerle bir yerden bir yere taşımanın ne anlama geldiğini deneyimlemek, Bitcoin'in potansiyelini derinlemesine anlamanızı sağlar. Bu yolculuk bireyi ve dolayısıyla dünyayı dönüştürebilir. Bitcoin'in özünde Hakikat, Sevgi ve Sorumluluk ilkeleri vardır. Artık küçümseme dönemi bitti; Bitcoin büyüdükçe ona karşı koyma çabaları artacaktır. Unutmayın, siz, kullanıcılar, bu yapının kritik bir parçasısınız. Bilgi ve özgürlük araçlarıyla kendinizi donatın. Kolay çözümler aramak yerine, kendinizi eğitin, başkalarını bilgilendirin. Kimseye körü körüne güvenmeyin, kendi yargılarınızı oluşturun. Bitcoin, doğru kullanıldığında bireyi gerçekten güçlendiren bir araçtır.Kaynak
“Onlar açlıktan kıvranan çocuklar. O çocuklara yemek götürmeye çalıştım, sonra bana ateş açtılar. Sevgi için, insanlık için, İslam için Müslümanların yanında durun. Lütfen Müslüman kardeşlerinizle dayanışma içinde olun. Beni kalplerine kabul ettiler. Hemşire olarak oraya gidebilmek için para ödedim. Açlıktan kıvranan Müslüman çocuklara yemek götürmek istediğim için beni çölde dövdüler. Kalbiniz nerede? Yaşam sevgisi ve insanlık için. Onlar bebekler ve kadınlar. Kadınlar, ölmekte olan bebeklerini emzirmeye çalışıyor ama göğüsleri kupkuru. Filistin'deki kardeşlerinizin yanında durun. Hiç böyle bir şey görmedim ya da deneyimlemedim. Lütfen Filistin'e yürümemize izin verin. Lütfen, yalvarırım size.”
Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu İşte Bunu Konuşalım programına TÜSAYDER Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz ve TÜSAYDER Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan konuk oldu.
Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu İşte Bunu Konuşalım programına TÜSAYDER Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz ve TÜSAYDER Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan konuk oldu.
260. Bölümde Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ile Odağımız Otomasyon başlığı ile endüstriyi ve fuarcılığı Poddy stüdyolarında konuştuk. Bu bölümü Poddy App üzerinden dinleyebilirsiniz. Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA'ya şimdi ücretsiz kayıt olun: https://platform.win-eurasia.com/register/tr (00:00) – Açılış (01:00) – WIN EURASIA ne zaman gerçekleşiyor? (02:34) - “Odağımız Otomasyon” mottosu bu yılki fuarda nasıl somutlaşıyor? Bu yılki temanın sektöre yansıması ve katılımcı deneyimi açısından getirdikleri neler? (05:10) - Endüstriyel Yapay Zeka Özel Alanı'nda ziyaretçileri neler bekliyor? Yapay genel zeka ve otomasyonun uyumu gibi vizyoner başlıklarla fuarın geleceğe nasıl yön veriyor? (07:05) – Hangi ülkelerden katılım var? (07:42) – Her sene katılan şirket var mı? (10:00) – Kadın kaynakçılar… (11:03) - 5G Arena, dijital dönüşümde nasıl bir fark yaratmayı hedefliyor? Bu özel alanın Endüstri 5.0'a katkısını ve somut uygulama örnekleri (14:20) - Hidrojen ve yakıt hücreleri özel alanı sürdürülebilirlik anlamında ne vadediyor? Temiz enerji ve çevreci üretim arayanlar için neden önemli ? (16:44) – Üniversite öğrencileri için neden değerli? (17:58) - Bu yıl canlı kaynak uygulamaları nasıl bir yenilik sunuyor? (18:35) - Fuar ziyaretçilerine bu yıl “ilk kez” deneyimleyecekleri neler sunuluyor? Endüstride Sanat… Sunay Akın Atölye 20 (Sevgi ve Hayri Karay) Bager Akbay (Resim Yapan Robot) Tamer Nakışcı Latte Arts (21:10) – Neden Sanat? (21:54) – Kitap önerisi – Bülent Eczacıbaşı (22:47) – Son sözler (23:37) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? Twitter - https://twitter.com/dunyatrendleri Instagram - https://www.instagram.com/dunya.trendleri/ Linkedin - https://www.linkedin.com/company/dunyatrendleri/ Youtube - https://www.youtube.com/c/aykutbalcitv Goodreads - https://www.goodreads.com/user/show/28342227-aykut-balc aykut@dunyatrendleri.com Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Kripto Odası (8 Mayıs 2025) - Prof Dr Sevgi Kalayoğlu Beşışık by Kafa Radyo
Bülent Korucu | İkiyüzlü sevgi kelebekleri.. | 09.12.2024 by Tr724
“Sevgi yalnızca bir duygu değildir; aynı zamanda çaba, bilgi ve disiplin gerektiren bir sanattır,” diyor Erich Fromm, ölümsüz eseri Sevme Sanatı'nda. Her şeyin hızlıca tüketmek üzerine kurulu olduğu bu çağda kurulan yüzeysel ve geçici ilişkilere bir isyan niteliğinde aslında bu bölüm. Sevmeyi bilmeden, yalnızlığımızın hapishanesinden kurtulamayız. Ve sevmeyi bilmeden kendimizi hiçbir zaman tatmin olmuş hissetmeyeceğiz. Peki, sevmeyi öğrenebilir miyiz? Yanıt: Evet. Detaylar ise bölümün içinde. Şimdiden keyifli dinlemeler :)İlham Postası bültenine ücretsiz kayıt ol: https://open.substack.com/pub/genelsesler?r=jttw9&utm_medium=iosKitap kulübüne katıl: https://superpeer.com/bilgesen/collection/kitap-kulubu-felsefe-edebiyat-ve-psikoloji-uzerine-okumalarBeni Instagramdan takip edin: https://www.instagram.com/genelseslerpodcast/Bana yazın: info@genelsesler.com(Gelen mailleri okumaya bayılıyorum)
Baharın en renkli ritüeli Hıdırellezi festival yapan Suzan Kardeş ve ‘Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor' oyunuyla Duygu Dalyanoğlu Pencere'ye konuk oldu.
Sinema Kulübümüzün yedinci buluşmasında “Notebook” adlı filmi konuştuk.Film Nicholas Sparks'ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış. Sıradan bir aşk hikayesi gibi görünüyor ancak hem başroldeki oyuncuların performansı hem de hikayenin evrilişi sizi filme çekiyor.Her zaman olduğu gibi konuştuklarımız film hakkında spoiler içeriyor. Öte yandan filmi izlemeden yorumlarımızın bazıları size bir şey ifade etmeyecektir.1940'larda Güney Karolina'da iki gencin yaşadığı yaz aşkıyla başlıyor. Ancak gençler arasındaki sosyal statü farkı kızın ailesinin baskısıyla onları ayırıyor. Zamanla kızın yeni bir ilişkisi oluyor, bu kez ailesinin de onayı olduğu için ilişki evliliğe doğru ilerliyor. Kız tam eski sevgilisini unuttu zannederken bir tesadüfle tekrar onu hatırlıyor ve bir anlamda o defteri kapatmak için yüzleşmek istiyor. Ancak eski sevgilinin kendisine ulaşmak istediğini ve annesinin buna mani olduğunu öğrenerek bir ikilemde kalıyor.Filmin tamamını anlatmayayım ama beni etkileyen konu kızın iki ilişkisinin de çok dengeli unsurlar barındırması, yani dramatik gerilimin çok dengeli verilmesi. Ben izlerken kızın nasıl davranması gerektiğine karar veremedim ve bu beni filmde tuttu.Öncelikle mutluluğun ne olduğunu düşündürdü bana. İki tarafta da sizi seven ve düşünen biri var, ama yaklaşımları farklı.Film bana bir anlamda “Selvi Boylum Al Yazmalım”ı çağrıştırdı. Türkan Şoray'ın Kadir İnanır ve Ahmet Mekin arasındaki seçiminde bambaşka dinamikler vardı tabii, ama bir anlamda o da sevgi ve mantık arasında bir seçimdi. Filme konu olan Cengiz Aytmatov'un kitabında yer almayan meşhur replik de buna işaret ediyordu. "Sevgi neydi; sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti”. Bu arada Türkan Şoray'ın filmin sonunu senaryoya aykırı olarak değiştirme (izleyici mutlu son sever diye) ve Asya'yı İlyas'a (Kadir İnanır'a) döndürme ısrarı ise Rüçhan Adlı'nın devreye girmesiyle çözülmüş. Yoksa Atıf Yılmaz da ikna olmuş gibiymiş, Ali Özgentürk direnmiş, bunu onun hatıratından öğreniyoruz. Yani toplum vicdanı da bir enteresan niye kendisini aldatan bir insana dönmek mutlu son olsun. Bu noktada da “aşk her şeyi affeder mi” sorusuna ve Şebnem Ferah'a bir selam gönderelim. Bölümde dinleyeceğiniz bir arkadaşımızın görüşü de kadının toplumdaki duruşunun nasıl değişebileceğine de işaret ediyor.Filmde bizi etkileyen bir konu da Alzheimer nedeniyle Allie'nin bütün geçmişini onun tuttuğu not defterinden öğrenmemiz. O nedenle biraz unutmayı ve alışkanlıkları da konuştuk.Filmin görüntülerinin ve müziklerini de etkileyici bulduğumuzu söylemeden geçmeyelim.(03:26) Can Berk Aygan (05:18) Mete Yurtsever (06:42) Ayşenur Sarıkaya (08:43) Elif Burcu Yılmaz (11:15) Pınar Musaoğlu (13:02) Can Berk AyganSupport the show
Ayda 359 TL'den başlayan fiyatlarla Cambly'e abone olun. İngilizcenizi geliştirmeyi ve kendinize yatırım yapmayı ertelemeyin. link: https://cambly.biz/1osb * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com Farkındalık Defteri: https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi * *Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir*
Aramızda'da kendimi bulma yolculuğum devam ederken önemli bir durakta durdum ve bundan sonrası için eski yoldan değil, yepyeni yolumdan devam etmeye karar verdim. Bilgi mi güç yoksa sevgi mi? Keyifli dinlemeler
Dünyayı Sevgi, Merhamet ve Şefkat Alınıp Verilen Bir Pazar Haline Getireceksiniz *Bir kısım ulvî değerlere sahipseniz ve kendi dininizden, ruh ve mana köklerinizden, örf ve adetlerinizden kaynaklanan bu değerlere yürekten inanıyorsanız, neden dünyanın bu gül bahçesinin güllerinden istifade etmesini sağlamıyorsunuz? Neden her tarafa birer gül atmıyorsunuz? Neden her tarafın ıtriyat çarşısı gibi gül kokmasını sağlamıyorsunuz? Belki de siz bazılarınız itibarıyla iradî olarak bunu yapmadığınızdan dolayı, cebr-i lutfî, yani yine bir lütuf, bir ihsan, lütuf tecelli dalga boyunda bir ihsan olarak hicrete zorlandınız. Cebr-i lutfî olarak gideceksiniz, oralara tohum olacaksınız. Dünyanın dört bir tarafına yayılacaksınız, ruhunuzda taşıdığınız değerleri saçacaksınız oralara!.. Alacağınız şeyler de olacak, vereceğiniz şeyler de olacak. Alışveriş yapacaksınız; sevgi, alaka, irtibat, şefkat adına bütün dünyayı adeta bu işlerin alındığı verildiği bir pazar haline getireceksiniz. Şefkat alacaksınız muhabbet vereceksiniz; muhabbet alacak şefkat vereceksiniz… Alacaksınız, vereceksiniz; dünyayı bir yönüyle sevginin, güzelliğin, aşkın, şevkin, kucaklaşmanın çarşısı, pazarı haline getireceksiniz. *Burada çıkarılan o (kırmızı) bültenler var ya, öbür tarafta meleklerin ellerinde ahiret rengini alacak; “Arkadaş, biliyor musun, bunlar senin beraat fermanın; bu uğursuzluğa el uzatanların da mahkumiyet fermanıdır!..” diyecekler. Güzel mi bu alışveriş?!. Ona talip olalım o zaman!.. Bu video 31/05/2015 tarihinde yayınlanan “Nifakın Güdümündeki Marazlı Kalbler” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
Bu bölümde zehirli ebeveynliği ve yaralayıcı 5 ebeveyn söylem ve davranışını anlattım.Konular:(01:49) Genetik mi Çevre mi Beni Ben Yapan?(03:49) Bağlanma Nedir?(05:49) Ailelerimizin Hangi Davranışları, Söylemleri Bize Zarar Veriyor?(07:54) Fiziksel Eleştiriler(09:30) Kıyaslama(09:59) Manevi Yük (11:50) Zarar Veren Söylemler(12:34) Koşullu Sevgi(16:04) Sen Hiçbir Şeyin Farkına Vardın Mı? Neyin Yükünü Atmak İstersin Omzundan?Bu podcast, Salus hakkında reklam içerir.Psikopatika10 kodunu kullanarak, ilk kullanımda size özel %10 indirimden faydalanabilirsiniz.Salus'u indirmek ve daha detaylı bilgi almak için tıklayınız...See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
AI may be the tech term du jour, but the team at IBM has been on the cutting edge of developing AI since the 1950s. Today, two of IBM's business unit leaders share with us what's happening in the world of consumer, enterprise and generative AI- including its incredibly fast adoption, nose-to-tail value chain uses, and the imperative for aligned security, governance, and Green IT. Episode 19, Season 4.ABOUT THE SERIES: Future of XYZ is a bi-weekly interview series that explores big questions about where we are as a world and where we're going. Presented in collaboration with Rhode Island PBS. FOR MORE INFORMATION: Follow @futureofxyz on Instagram, and visit www.future-of.XYZ or www.ripbs.org/XYZ for show links and more.
Aşk, genellikle bir ilişkinin ilk kıvılcımıdır. Peki ya zaman içinde bu ateş sönerse? Bu, ilişkinin biteceği anlamına mı gelir? Yoksa aşk zaman içinde başka duygulara evrilebilir mi?Konular:(01:15) Aşk Ve Shakespeare(03:20) Aşk Ve Sevginin Farkı Nedir?(05:58) Sevgi(06:42) Benlik Olgusu(07:46) Çağımızda Aşk(09:11) İlişkiler ve Güven(10:11) Bazı İlişkiler Uzun Sürüyorken Bazıları Neden Bitiyor?(10:19) Benzerlik(11:09) Tamamlayıcılık(14:23) Bireysel İlişkiler(15:19) Peki Sen Ne Düşünüyorsun?Bu podcast, Salus hakkında reklam içerir.Psikopatika10 kodunu kullanarak, ilk kullanımda size özel %10 indirimden faydalanabilirsiniz.Salus'u indirmek ve daha detaylı bilgi almak için tıklayınız...See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Sevgi Sultanı (sav) l Fatih Camii Vaazları - 1 l M. Fethullah Gülen by Çınar Medya
Bu video 14/02/2016 tarihinde yayınlanan “Sarılın Şefkate, Yapışın Himmete; Tükürün Korkunun Yüzüne!..” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel... Kendini bu yola adamış insanlar bir taraftan hareket ederlerken bir taraftan da kendi enerjilerini üretmeleri lazım. Hiç yorulmamaları, Sahabe-i kiram efendilerimiz gibi hep koşmaları lazım. Fakat kendileri için değil!.. “Attan inmeyesüz!” diyen Hazreti Murad Hüdavendigar (aleyhirrahmetü velğufran) gibi, “Attan inmeyesüz!” felsefesiyle dünyanın dört bir yanına atlarını mahmuzlayıp koşmaları lazım. Onların enerjileri vicdanlarından geliyor, Allah'la irtibatlarından geliyor, Hazreti Ruh-u Seyyidi'l-enâm'a koşmalarından geliyor. O, onları besliyor. “Mahbub” mevzuunda tercih ve sıralama hatası yapmayın!.. *Mü'min, her şeyden evvel, mutlak Mahbub, mutlak Maksud, mutlak Mâbud olarak Allah'a dilbeste olur. O'nu diler ve her hâliyle O'nun kulu olduğunu haykırır. Sonra da başta İnsanlığın İftihar Tablosu olmak üzere anne-baba, refika-yı hayat ve evlat gibi insanları sever. Böylece diğer sevgiler de Allah'a karşı samimî alâka duymanın birer ifadesi olarak değerlendirilebilir ve Allah'tan ötürü bir sevgi sayılabilir. Sevgi meselesinde önemli olan, “mahbub” mevzuunda tercih ve sıralama hatası yapmamaktır. *Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: قُلْ إِنْ كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّى يَأْتِيَ اللهُ بِأَمْرِهِ وَاللَّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ “(Ey Rasûlüm! Mü'minlere şunu) söyle: Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım, akraba, sülâle ve kabileniz, ter dökerek kazanıp biriktirdiğiniz mallar, kesada uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve içlerinde rahat yaşamaktan zevk aldığınız meskenler sizin için Allah'tan, Rasûlü'nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ve önemli ise, bu takdirde Allah hakkınızda hükmünü verip, başınıza geleceği gönderinceye kadar bekleyin. Allah, (geçici dünya geçimliğini Kendisine, Rasûlü'ne ve Kendi yolunda cihada tercih eden) fâsıklar güruhunu doğruya da, dünyada ve Âhiret'te gerçek saadete de ulaştırmaz.” (Tevbe, 9/24)
O Değil De'nin 7. bölümünde Boğaç Soydemir, Berk Sevgi'yi konuk ediyor. İkili, alışkın oldukları üzere dopdolu bir sohbet gerçekleştirirken ünlülerden özlü sözleri, Instagram paylaşımı yapmanın ip uçlarını, konuğumuzun oldukça gerçekçi Singapur yolculuğunu ve Lil Reflü ismiyle sürdürdüğü trap kariyerini, tanışma hikayelerini, Soğuk Savaş'ı ve çok daha fazlasını konuşuyor.
Lazer, İmpulsif Sevgili, Zaman Diktatörü ve dahası... #spritehararetlisorular
Sevgi Adak on “Anti-Veiling Campaigns in Turkey: State, Society and Gender in the Early Republic” (IB Tauris/Bloomsbury). The book examines measures taken by the authorities against women's veiling, as well as other forms of clothing, in the 1920s and 1930s. Become a member to support Turkey Book Talk. Members get a 35% discount on all Turkey/Ottoman History books published by IB Tauris/Bloomsbury, transcripts of every interview, transcripts of the whole archive, and over 200 reviews covering Turkish and international fiction, history and politics.