POPULARITY
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan 231. bölüm sizlerle.Yaz bitti, sekizinci sezonumuza başladık. Yeniden birlikte olmak çok güzel.Geçen yazı konuşarak başladık. Çünkü bu yaz, kafamızda her zamankinden daha fazla soru vardı.İlk sorumuz basit: Bu yaz popüler kültür gündeminde neler oldu?Kimler ve neler konuşuldu? “Yazın şarkısı” gerçekten artık yok mu? Hollywood bu yaz geri döndü mü? Popüler kültür nereye evriliyor? Spor, müzik, moda, meme kültürü, TikTok ve celebrity kültürü aslında aynı büyük sistemin parçaları mı?Ve belki de en önemlisi: Bütün bunlar bize bugün yaşadığımız dünyayı nasıl anlatıyor?Sekizinci sezonda bu soruların ve daha fazlasının peşine birlikte düşeceğiz.Hepimiz için meraklı, eğlenceli ve harika bir podcast sezonu olsun.
Hepimiz hayatımızın bir döneminde önemli işleri ertelemişizdir. Bir projeyi, bir sınav hazırlığını, bir telefon görüşmesini, bir raporu veya uzun zamandır yapmak istediğimiz bir hedefi… Çoğu zaman bunun nedeni tembellik değildir. Ertelemenin arkasında mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu, belirsizlik veya nereden başlayacağını bilememe gibi psikolojik nedenler bulunabilir. Bu videoda erteleme alışkanlığının gerçek nedenlerini, beynimizin neden harekete geçmek yerine beklemeyi tercih ettiğini ve ertelemeyi azaltmak için kullanabileceğiniz pratik yöntemleri öğreneceksiniz. Ayrıca 5 Saniye Kuralı, 2 Dakika Kuralı, küçük adımlarla başlama yaklaşımı ve ödüllendirme sistemi gibi günlük hayatta kolayca uygulanabilecek teknikleri inceleyeceğiz. Bu bölümde öğrenecekleriniz: • Ertelemenin psikolojik nedenleri • Mükemmeliyetçiliğin ertelemeye etkisi • Büyük görevleri küçük parçalara bölme yöntemi • 5 Saniye Kuralı nasıl uygulanır? • 2 Dakika Kuralı nedir? • Harekete geçmeyi kolaylaştıran yöntemler • Küçük ödüllerin motivasyon üzerindeki etkisi • Eylem odaklı düşünme alışkanlığı geliştirme • Erteleme döngüsünü kırma teknikleri • Daha hızlı harekete geçme becerisi kazanma Başarı çoğu zaman daha fazla bilgi sahibi olmakla değil, doğru zamanda harekete geçmekle ilgilidir. Küçük başlangıçlar büyük sonuçların temelini oluşturur. Uzun zamandır ertelediğiniz bir işi düşünün ve bugün onunla ilgili ilk küçük adımı atın. Çünkü harekete geçtiğiniz anda değişim başlar. #ErtelemeAlışkanlığı #KişiselGelişim #Motivasyon #Disiplin #Başarı #Üretkenlik #Verimlilik #Hedefler #ZamanYönetimi #ÖzDisiplin 00:00 Erteleme Alışkanlığını Yenmek 01:01 Neden Erteliyoruz? 01:54 Mükemmel Başlamak Yerine Başla 02:51 Zor Görevler Nasıl Kolaylaşır? 03:44 Ertelemeyi Yenmenin Etkili Yöntemleri 04:21 5-4-3-2-1 Başla 05:09 2 Dakika Kuralı Nedir? 05:55 Başarıyı Küçük Ödüllerle Kutla! 06:59 Ertelemeden Harekete Geç 07:35 Erteleme Alışkanlığını Bırak, Harekete Geç E-Kitap Satın Al: https://www.shopier.com/gokremtekir/48558601 Udemy Eğitimi: https://www.udemy.com/course/hayatta-basarili-olmanin-formulu/?referralCode=FADEDFFA690D42180B71 Danışmanlık Takvimim: calendar.app.google/aBzjeuTMpjjhBJqr6
Geçen hafta cuma günü yayımladığım, başlığı Yahya Kemal'den aldığım “Hepimiz İhtiyarladık mı?” köşe yazısı üzerine ilginç mektuplar aldım.
2000'lerin başı. Henüz Suriye ile ilişkilerimizin bozulmadığı zamanlar. Ürdün Kralı'nın eşi Raina ile Esma Esed'in da aralarında olduğu İslam Dünyası'nın first leydilerini Başbakan eşi olarak sayın Emine Erdoğan ağırlıyor.
Ömer ve Yaşar Ateş Ölçer'in yepyeni bölümünde Dreame Ev Robotları sponsorluğunda istihdam krizini ve yapay zekayının geleceğe etkilerini tartışıyor!2025 yılı içerisinde sık sık haberlerde karşılaştığımız işten çıkarma haberlerinden yola çıkarak yeni mezunlara açılan işlerde azalmayı, beyaz yaka işlerdeki daralmayı, otomasyona kurban giden işleri ve yapay zekanın yeni işler yaratıp yaratamayacağını değerlendiriyorlar. Sadece istihdam ve ekonomi ile sınırlı kalmayan tartışma kapitalizmin doğası ve geleceğin siyasi sistemlerine dair bir beyin fırtınasına da ilerliyor.00:00 - Giriş01:27 - İşten çıkarma trendi06:25- Büyük teknoloji şirketleri kapitalizme etkisi08:38 - Yapay zekanın beyaz yaka işlere etkisi12:03 - Yapay zekanın istihdama etkisi16:00 - Moravec paradoksu17:25 - Dreame Ev Robotu18:50 - Diplomanın öneminin zayıflaması23:50 - Yapay zekanın becerilerinin hızlı gelişimi25:27 - Jevons paradoksu28:20 - Yapay zeka mevcut toplumu nasıl etkileyecek?30:45 - Ev genci krizi32:18 - Türkiye'de istihdamın geleceği36:50 - Kamu istihdamı öne mi çıkacak?41:08 - Büyük güç mücadelesinin teknoloji yarışına etkisi44:00 - Demokrasinin sonu mu geliyor?48:12 - Verimliliği tekrar düşünmek51:10 - Kapanış
Hiç herkesin aynı hayatı yaşadığını gözlemlediğin oldu mu? Aynı şehirler, aynı hedefler, aynı hobiler, aynı "mükemmel" görüntüler... Bu bölümde René Girard'ın Mimetik Arzu Teorisi'nden yola çıkarak, arzularımızın aslında ne kadarının bize ait olduğunu sorguluyorum. Sosyal medyanın kıyaslama tuzağını nasıl büyüttüğünü, "farklı olma" çabasının bile bir taklit biçimine dönüşebileceğini ve bu sonsuz koşudan çıkmanın mümkün olup olmadığını konuşuyoruz. Kendine sormaktan çekindiğin sorularla dolu, içe dönük bir bölüm kaydettim. Keyifli dinlemeler...
Yasadışı bahis operasyonları gündemin ilk sıralarına yerleşti. Yeni operasyonlarda milyarlarca liralık para hacminden söz edilirken, süren soruşturmada 13 milyon kullanıcı bilgisine ulaşıldığı belirtiliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'den 'çözüm sürecinde yeni hamle' açıklaması geldi. İBB'ye yeni operasyon yapıldı, 57 kişi gözaltına alındı. Yeni enflasyon hedefi kamu çalışanlarını harekete geçirdi: "Hepimiz alacaklıyız..."
Oversharing yani kendini fazla açma durumu. Hepimiz insanız neden paylaşmayacakmışız diye düşünürken bunun da sınırları olabileceğini öğrendik. BuyurunuzInstagram: bumuyanipodcastTwitter: https://twitter.com/bumuyani.com İletişim: bmy@bubbleworkscreators.comYoutube: @BuMuYani
Adem Yavuz Arslan | Hepimiz birer Yakup'uz! | 19.04.2026 by Tr724
ABD ve İsrail'in birlikte komşumuz İran'a açtığı savaş, Trump'ın iktidara gelmesinden bu yana dış politikada en büyük sendelemesinin yolunu döşedi. Venezuela'da Devlet Başkanı Maduro'yu tereyağından kıl çeker gibi kolayca ele geçirip onun yönettiği hükümeti bütünüyle kendi yanına alması, tarihî ölçekte başarılı bir operasyon oldu. Tabii çok riskli bir operasyon, Venezuela'da bir süre sonra büyük patlamalara yol açabilir. Ama şimdilik işler tıkırında. O kaleyi düşürünce Küba'yı sıkıştırmak için en önemli kozu, Venezuela petrolü üzerindeki kontrolü de eline geçirdi. Ama İran'da bir ayı çoktan geçen bir savaşta ABD-İsrail korsanlar kampı tokat üstüne tokat yiyor. Hepimiz seviniyoruz ama bizim gördüğümüz kadarıyla kimse şu soruyu ciddi biçimde sormuyor: İran'ın kolay lokma olmadığını bizim kadar onlar da biliyordu. O zaman savaş neden?Devrimci İşçi Partisi, daha savaş çıkmadan kaleme alınan bir bildiriyle bu savaşa toptan karşı çıktı. Sonra ilk gün ABD İstanbul Başkonsolosluğu'nun önünde savaşı lanetledik. 22 Mart'ta o gün var olan bilgiler ışığında savaşın bütün önemli yanlarını ortaya koyan bir bildiri yayınladık. Ama şimdi ABD-İsrail savaşının dezenformasyon amaçlı açıklamalarla (“biz saldırmasak İran saldıracaktı”, “İsrail zaten saldıracaktı, o zaman daha da kötü bir durum doğacaktı” vb.) kasıtlı olarak karanlıkta bırakılmış olan gerçek nedenini biliyoruz.New York Times gazetesi, tam da bizim son bildirimizin yayınlandığı 22 Mart günü, en kıdemli muhabirlerinden birinin imzasını taşıyan, ama buna rağmen kimsenin çok dikkat etmediği, yaygın tartışmaya açılmayan bir haber yayınladı. Bu savaşın nedeni, daha sonra yeni belgeler ortaya çıkmadıkça kesin olarak biliniyor: İsrail'in dış istihbarat örgütü Mossad'ın önce Netanyahu hükümetini, ardından Ocak ayının ortasında Washington'u ziyaretinde ABD yetkililerini, savaş başladığında İran'da ayaklanma olacağına inandırması. Yani onların her dakika kullandığı deyimle “rejim değişikliği”. Bilimsel adıyla söylersek İran'da iktidarın çökertilmesi. Diyeceksiniz ki bu zaten biliniyor. Hayır, sadece kıyısından köşesinden sızan belirtileri biliniyor. Savaşın Mossad'ın savaşı olduğunu ve bütün varsayımının bu ayaklanma olduğu bilinmiyordu. Bir düzine Amerikan ve İsrail yetkilisinin demeçlerine yaslanan haber, ayaklanma beklentisinin savaşın gerçek nedeni olduğunu delilleriyle ortaya koyuyor. Bırakın ayaklanmayı, İran halkından hükümete karşı en ufak bir muhalefet belirtisi bile görülmeyince, önce Trump'ın, ardından Netanyahu'nun Mossad'a nasıl öfkelendiği, ama İsrail başbakanının ümidini en azından üçüncü hafta sonuna kadar tam olarak yitirmediğini kanıtlarıyla gösteriyor.Bu mesele bizi, Türkiye'nin emekçilerini ve ezilen kitlelerini yakıcı şekilde ilgilendiriyor. Zira bu ayaklanmanın iki ayrı biçimi planlanmış durumda. İlki Aralık sonu-Ocak başı yaşanan türden bir kitlesel kalkışmanın yeniden yaşanması beklentisi. Bunun neden gerçekleşmediğini Trump da, güya onun muhalifi olan New York Times gazetesi de halkın korkusuna yoruyor. Bunda bir gerçek payı olduğu, bir ülke savaştayken ayaklanma başlatmanın bir katliama yol açabileceği doğrudur ama işler bu kadar basit değil. En bilinen örnekleri hatırlatacak olursak 1917 Şubat ayında Petrograd'ın yoksul kadınları ve ardından bütün işçileri, 1918'in Kasım ayında ise Almanya'nın işçi sınıfı dünya savaşının orta yerinde ayağa kalkarak sırasıyla Çar'ı ve Kayzer'i devirdi. İranlılar bunu yapmıyorsa, bunun en azından bir nedeni, Çar ve Kayzer'den farklı olarak mollaların haklı bir savaşı yönetmekte olduğudur. İran halkı onurlu bir halktır, 1979'da yüzlerce binlerce ölü vererek Şah'ı devirmiştir. Ama şimdi, karşı olduğu hükümetin, ülkeyi emperyalistlere ve Siyonistlere karşı savunduğunu biliyor. Bu bize de ders olsun! Ama NATO üyesi Türkiye'nin kolay kolay kendini İran'la aynı durumda bulması düşük mü düşük bir olasılık. Meselenin bizi doğrudan ilgilendiren yanını savaşın birinci haftasında yapılan tartışmalardan dolayı herkesin bilmesi gerekir.
Bölüm Özeti:Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ama her birimizin zihninde farklı bir "işletim sistemi" yüklü. Bazılarımızın sistemi kurallarla kusursuz çalışırken, bazılarımızınki en ufak bir dış baskıda "error" veriyor. Peki, sizin zihniniz beklentileri nasıl işliyor?Gelişigüzel Hayaller'in bu bölümünde, davranışlarımızın arkasındaki o görünmez kodları deşifre ediyoruz. Neden bazıları bir takvime sadık kalırken, diğerleri özgürlük uğruna kendi planlarını sabote eder? Neden bazılarımız başkaları için dünyayı yerinden oynatırken, konu kendi hayalleri olduğunda yerinden kalkamaz?Bölümü dinledikten sonra siz hangi tip olduğunuzu keşfettiniz? Benimle paylaşmayı ve bu aydınlanmayı yaşamasını istediğiniz arkadaşınıza göndermeyi unutmayın!Bölümde bahsettiğim - > quiz✨ Ücretsiz Koçluk Ön Görüşmesi İçin: emineyesilcimen.com/kocluk#GelişigüzelHayaller #KişilikTesti #GretchenRubin #FourTendencies #Psikoloji #KişiselGelişim
Ekonomi politikası çoğu zaman zamana sığınır. Bugünü açıklamak zorlaştığında, cümleler ileri doğru kurulur. Orta vadeden söz edilir, uzun vadeye işaret edilir, sabır talep edilir. Zaman, bir tür politik tampon gibi kullanılır. Oysa hayat, bu tamponları tanımaz. İnsanlar bugünü yaşar; faturalar bugün gelir, okul taksitleri bugün ödenir, hastane randevuları bugün alınır.
“Evlilik, milyonlarca güzel ve çirkin anın birleşip ortak bir anılar dokusu haline gelmesidir” diye yazmış Alice Feeney, ‘Güzel Çirkin' isimli kitabında. Doğru bir tarif bu büyük ölçüde. Evlilik hayatın makro akışı içinde akan bir şey… Hepimiz hayatın karşımıza çıkardığı şeylerden etkileniyoruz ve zaman içinde iyi ya da kötü yönde değişiyor, farklılaşıyoruz. Evliliklerin zamanın getirdiği değişimlere, dalgalanmalara karşı bir direncinin olması şart! Çiftler beraberliklerinin sadece güzel şeylerle bezenmeyeceğini görebilmeli; acılar, gerilimler, daralmalar, tıkanmalar, sıkıntılar ve daha birçok şeyle de sınanacağını bilerek bu yola adım atmalı. Zamanımızda bu ilk adım, genellikle yanlış bir zihinsel donanımla, pek çok afaki beklentiyle ve işi fazlasıyla zorlaştıran çevresel etkilerle hatalı biçimde atılıyor. Bu ilk düğmenin yanlış iliklenmesi gibi bir şey, sonra hiçbir şey yeterince doğru gitmiyor.
HER SABAH AYNI YORGUNLUKLA UYANIYOR, AYNI TAŞI TEPEYE Mİ TAŞIYORSUNUZ? Schopenhauer'a göre hayat acı ile can sıkıntısı arasında bir sarkaçtır. Peki, Camus'a göre bu "saçma" döngüden kurtulmanın yolu ne? Bu bölümde, Sisifos'un lanetini ve Bukowski'nin "Sonuna Kadar Git" felsefesini konuşuyoruz."EĞER DENEYECEKSEN, SONUNA KADAR GİT. YOKSA HİÇ BAŞLAMA BİLE."Gözümüzü açtığımız o ilk an... Sıcak yatağı bırakıp, tekrar o soğuk ve zorunluluklarla dolu dünyaya adım attığımız o an. Hepimiz modern zamanın Sisifos'ları mıyız? Her gün o kayayı tepeye taşıyıp, akşam olduğunda aşağı yuvarlanışını mı izliyoruz?Bu bölümde, varoluşun en zor sorusuyla yüzleşiyoruz: "Hayat yaşamaya değer mi?"
QNB Dijital Köprü katkılarıyla hazırladığımız 285. bölümde konuğum, StoreAutopilot ve KodTutor'un kurucusu, yazılım mühendisi ve girişimci Egemen Okur. QNB Dijital Köprü katkılarıyla... Bu bölüm QNB Dijital Köprü hakkında tanıtım içerir. https://www.qnb.com.tr/dijitalkopru Yapay zekâ çağında girişimcilik nasıl değişiyor? Hepimiz gerçekten tek kişilik birer şirket mi olduk? StoreAutopilot ve KodTutor'un kurucusu Egemen Okur ile; kurumsaldan girişimciliğe geçişi, MVP'den MLP (Minimum Lovable Product) anlayışını, vibe-coded projelerin neden tutunamadığını, başarının neden artık sadece kodla değil topluluk ve insan ilişkileriyle geldiğini konuşuyoruz. (00:00) – Açılış ve Egemen Okur'u tanıyoruz. (02:26) – Egemen Okur'un hikayesi… Artık Hepimiz Tek Kişilik Girişimciyiz - https://www.dunyatrendleri.com/artik-hepimiz-tek-kisilik-girisimciyiz/ Sam Altman Devin AI - https://en.wikipedia.org/wiki/Devin_AI (06:10) - Kurumsal şirketten ayrılma kararında neler etkili oldu? (07:29) – Tek kişilik start-up kültürünün avantajları ve dezavantajları neler? (12:25) - MLP (Minimum Lovable Product) kavramı neyi değiştirdi? (16:18) - Artık başarı sadece iyi kodla gelmiyor — toplulukla etkileşimle geliyor. (18:48) - Kodun gücü kadar, topluluğun enerjisi de bir markayı milyon dolarlık seviyeye taşıyabiliyor. (22:57) - E-ticaretin en büyük sorunları: SEO, içerik kalitesi ve kullanıcı güveni, Virtual Try On, AI ile ürün resimleri. StoreAutopilot, bu alanlarda yapay zekâyı yalnızca optimizasyon aracı değil, marka stratejisi ortağı haline getiriyor. (25:30) - Eğitimde Yapay Zeka ve KodTutor Hikayesi (28:25) - Yapay Zeka Okuryazarlığı ve Geleceğin Yetenekleri (30:18) - Girişimcilikte Zihinsel Dayanıklılık ve Kişisel Yolculuk (32:04) – Topluluk oluşturma ve Dünya Trendleri WhapsApp Kanalı - (33:00) - 2025-2030 arasında e-ticaret, eğitim ve yaratıcılığın yönünü değiştirecek trendler. (38:30) – Zengin Baba Yoksul Baba - https://www.goodreads.com/book/show/20428244-zengin-baba-yoksul-baba?ac=1&from_search=true&qid=YBW5xUCi6S&rank=1 (40:28) - Kapanış Sosyal Medya takibi yaptın mı? X – Instagram – Linkedin – Youtube – Goodreads Bülten – E-Posta – Bu çalışmaları ve emeklerimi desteklemek için Patreon hesabımız Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Hepimiz bireysel olarak iyi ve yeterli olmak istiyoruz. İleriye gitmek, insan olmanın önemli bir parçası sonuçta. Fakat bu özelliğimiz derin bir kaygı hissine de sürükleyebiliyor bizi. 111 Hz'in bu bölümünde kişisel gelişim ve gelecek kaygısı konularına farklı bir perspektiften bakıyoruz. Böylesi süreçlerde küçük adımların nasıl büyük etkiler yaratabileceği üzerinde duruyoruz. Sunan: Barış Özcan Hazırlayan: Özgür Yılgür Ses Tasarım ve Kurgu: Metin Bozkurt Yapımcı: Podbee Media Tüm bölümler ve daha fazlası için podbeemedia.com'u ziyaret et! ----- Podbee Sunar ------- Bu bölüm Garanti BBVA Emeklilik hakkında reklam içermektedir.
Bize hep “Bir şey eksik!” diyen bir ses var ya içimizde, haklı o ses! Gerçekten bir şey eksik! Hem de her şey haddinden fazlayken bir şey eksik! Ne peki eksik olan? Bizi tamam kılacak şey ne ise o! Hepimiz için aynı şey mi? Aslında özünde aynı şey ama belli ki herkesin aradığı yer birbirinden farklı… Aynı yere varacak olsa bile yürüdüğü yol da diğerinden farklı…
274. bölümde, Paul Jarvis'in "Tek Kişilik Şirket" (Company of One) kitabından aldığım derslerle, iş dünyasının dayattığı sonsuz büyüme zorunluluğunu sorguluyoruz. Büyümenin her zaman en akıllıca strateji olmadığını ve "daha fazla"nın genellikle en kolay, ama en pahalı cevap olduğunu gösteriyorum. Amacımız: daha küçük, daha akıllı, daha verimli ve daha dirençli çalışmak. Büyüme tuzağından kaçınmak ve Minimum Yaşayabilir Kâr (MVPr) noktasına odaklanarak hızlıca kâra geçmek. Risk sermayesi (VC) almayan şirketlerin neden uzun vadede daha dirençli olduğunu anlatan hikayeler. Otomasyon ve tek-kişiden çok-kişiye iletişim kurarak kârlılıktan ödün vermeden nasıl ölçeklenebileceğiniz. Pazarlamayı bırakıp, müşterilerinizi şirketinizin maaşsız satış gücü haline getirecek güveni nasıl inşa edeceğiniz. Rekabette öne geçmek için bildiğiniz her şeyi öğretme felsefesi. İşinizi büyük bir çıkış (exit) stratejisine değil, uzun soluklu bir var olma (exist) stratejisine dönüştürmek için hemen dinleyin! Better Call Saul - https://en.wikipedia.org/wiki/Better_Call_Saul Tek Kişilik Şirket - https://www.goodreads.com/book/show/125804771-tek-kisilik-sirket?ac=1&from_search=true&qid=un52hBbADX&rank=1 Sosyal Medya takibi yaptın mı? Twitter - https://twitter.com/dunyatrendleri Instagram - https://www.instagram.com/dunya.trendleri/ Linkedin - https://www.linkedin.com/company/dunyatrendleri/ Youtube - https://www.youtube.com/c/aykutbalcitv Goodreads - https://www.goodreads.com/user/show/28342227-aykut-balc Bülten - https://dunyatrendleri.substack.com/ aykut@dunyatrendleri.com Bize bağış yapıp destek olmak için Patreon hesabımız – https://www.patreon.com/dunyatrendleri Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
159. Bu mektûb, Şerefeddîn Hüseyn-i Bedahşîye yazılmışdır. Merhûm babası için sabr dilemekdedir:“Başa gelen belâlar, sıkıntılar, her ne kadar acı ve üzücü görünür ise de, bâtına ya'nî kalbe, rûha tatlı gelmekdedir. Çünki, beden ile rûh birbirinin zıddı, tersi gibidir. Birine acı gelen, ötekine tatlı olmakdadır. Yaratılışda duygusuz olan, bu ikisinin ters olduğunu ve hâllerini, özelliklerini ayıramaz. Böyle kimseleri hesâba katmıyoruz. Bu sözlerimizi onlar için bildirmiyoruz. A'râf sûresinin yüzyetmişsekizinci âyetinde meâlen, (Onlar, hayvanlar gibidir. Dahâ da aşağıdırlar) buyuruldu.Fârisî beyt tercemesi: Kendinden haberi olmayan kimse, Nerede kaldı başka şeyleri bile? Bir kimsenin rûhu alçalarak beden mertebesine yerleşse ve Âlem-i emri, âlem-i halkına bağlansa, bu ince bilgileri nasıl anlıyabilir? Rûhu kendi makâmına çıkmadıkca ve Âlem-i emri, Âlem-i halkından ayrılmadıkca, bu ma'rifetlerin güzelliğini nasıl görebilir? Bu ni'mete kavuşmak için, ecel-i müsemmâ gelmeden önce olan ölüme kavuşmak lâzımdır. Tarîkat büyükleri “kaddesallahü teâlâ esrârehüm” bu ölüme (Fenâ) adını vermişlerdir. Fârisî beyt tercemesi: Toprak ol toprak ki, gül bitsin sende, Toprakdan başka yok, kavuşan güle. Ölüm gelmeden önce ölmeyen kimseyi dertli bilmelidir! Ona geçmiş olsun demelidir! İyilikle tanınmış olan ve emr-i ma'rûf ve nehy-i münker ibâdetini elden bırakmıyan kıymetli babanızın ölüm haberi müslimânları çok üzdü. Hepimiz, Allah için yaratıldık ve hepimiz Onun huzûruna çıkacağız. Siz oğlumuz sabr ederek, bizden önce gidenlere, sadaka ile ve düâ ile ve istigfâr ederek yardım etmeli, imdâdlarına yetişmelisiniz! Çünki, dirilerin yardımına ölülerin çok ihtiyâcı vardır. Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Ölü, suda boğulmak üzere olan biri gibidir. Babasından, anasından, kardeşinden ve arkadaşından gelecek olan bir düâyı hep beklemekdedir. Ona bir düâ gelince, dünyâya ve dünyâda olanların hepsine kavuşmakdan dahâ çok sevinir. Allahü teâlâ, yeryüzünde olanların düâları yardımı ile, kabrde olanlara dağlar gibi rahmet gönderir. Dirilerin ölülere olan hediyyesi, onlar için istigfâr etmekdir). Nasîhatların sonuncusu, hep zikr yapmak ve hep Allahü teâlâyı düşünmekdir. Çünki, elimizde bulunan zemân çok azdır. Bunu en lüzûmlu yerde kullanmak lâzımdır. Vesselâm.
Hepimiz bir yerlerde bir şeyler için çalışıp çabalıyoruz... Peki bundan neler öğreniyoruz..?
Bir Başka Gündem'e devam ediyoruz.Bundan sonra klasik Yeni Haller bölümleri de gelecek. İkisini bir arada üretme hedefindeyim.Bir not: Planım kısa vadede, yani birkaç hafta içinde Bir Başka Gündem'i videoya taşımak. Hatta belki haftada birkaç video çekmek. O nedenle Yeni Haller'in Youtube sayfasını takibe alın derim.Adresimiz: https://www.youtube.com/@yenihallerİyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBölümde bahsi geçen Yeni Haller'in T24 Youtube kanalındaki özel içeriklerine şuradan ulaşabilirsiniz:T24 Youtube Yeni Haller ListesiBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz. - İnsan ne mazlum ne de zalim olmalı! Fakat ahiret hesabını bilenler için mazlum olmak, zalim olmaktan iyidir. - İnsanlar bu dünyadan mahrum kalmamak için ölümü düşünmüyorlar ama ölümü düşünmeyerek ahiretten mahrum kalıyorlar. - Evrenin sonlu olması bazı insanlar için varoluşsal bir krizin kaynağı olmuştur. Birçok insan kendi ölümünün tesellisini evrende bıraktığı eserlerin, namın ve neslin devam etmesinde bulmuştur. Dünyada dev eserler bırakma isteği ölümsüzleşme arzusunun bir tezahürü değil midir? - Varlığını yok olanların üstüne inşa etmek ne büyük bir ahmaklıktır! - Ölümü öldürüp ölümsüzleşemezsin Ölümün Sahibi'ne yönelmeden. - Şu an öldüğünü düşün; geçmişte nasıl bir hayat yaşamış olmak isterdin? Geçmişte nasıl bir hayat yaşamış olmak istiyorsan şu an hayatını öyle yaşa! - Hepimiz mantıken bir gün öleceğimizi biliyoruz ama yaşarken sanki hiç ölmeyecekmiş gibi, ölmek bir yalanmış gibi yaşıyoruz. Biz ölümü görmezden gelirsek ölüm de bizi görmez sanıyoruz. Oysa ölümün gözleri hepimizden daha keskin, adımları hepimizden daha hızlı, kararlılığı hepimizden daha fazladır. Dünya işlerinde öndekilere bakıp imrenen, ahiret işlerinde geridekilere bakıp tembellik edenlerin; dünya işlerinde geridekilere bakıp şükretmeleri, ahiret işlerinde öndekilere bakıp gayret etmeleri gerekmez mi? - Ancak verdiklerinin sahibisin. - Evrendeki muazzam ihtişamla beraber hayatın orantısız kısalığı, sadece bu dünya için yaratılmadığımızı ve ahiretin var olduğunu desteklemektedir. - Var olmanın olağanüstülüğünü, kainatın ihtişamını, yaratılmışların güzelliğini hissedip de coşamıyorsak utanç duymamız lazım! Göğün, denizlerin, ağaçların, kuşların, karıncaların seslerini işitemiyorsak sağır değil miyiz?
KöşedekiKitapçı'da bugün
Kobraların gündeminde bu hafta; kaybettiğimiz Sırrı Süreyya Önder, AKM'de düzenlenen anma töreni çıkışında Özgür Özel'e atılan yumruk, saldırganın hızla ortaya dökülen enteresan geçmişi, "tokat hepimize atıldı" diyen Özgür Özel ve Beyazıt mitingi, 99 gün sonra ilk kez meclise giden Bahçeli, X hesabı Türkiye üzerinden erişime kapatılan, diploması üniversitenin veri tabanından silinen Ekrem İmamoğlu, başlayan "hepimiz İmamoğlu" kampanyası, ilginç tavsiyesiyle Şamil Tayyar, Avrupa Birliği üyelik sürecimizi süresiz donduran Avrupa Parlamentosu, tutuklanan Lvbel C5, hayvan hakları yasasını iptal etmeyen Anayasa Mahkemesi, 2 yıla kadar hapsi istenen Ece Üner, duruşma tarihi belli olan Ayşe Barım, düşündüren istatistiği ile Adalet Bakanlığı, tahliye edilen İlker Canıklıgil, sokak röportajlarına açılan savaş ve tutuklanan Arif Kocabıyık, Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasındaki yerimiz, görev tanımı ve Aybüke Pusat hakkındaki açıklamalarıyla TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, hafta boyunca övülen Bilal Erdoğan ve en çok öven Ahmet Hakan, Kanal İstanbul yapılacak diyen Ulaştırma Bakanı, kendisini papa olarak paylaşan ve bazı liderlere diktatör diyen Trump var. Cumhurbaşkanı köşesinde ise; gözlerine bant çeken muhalefet, yılın habercilik ödülü kazananları ve Kızılay Genel Kurul gecesi var. Haftanın bütün gündemini konuştuğumuz yepyeni bölüm yayında! Kobralara destek olmak için: http://kreosus.com/kobrakobrapodcastTwitter: http://twitter.com/kobrapodInstagram: http://instagram.com/kobrakobrapodcast
Aposto ve Akbank işbirliğiyle, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor; konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. Bu bölümün konuğu Talebeyiz Biz'in Başkanı Müge Ayan ile Saymanı Sonel Balkan. Itır Erhart, Müge Ayan ve Sonel Balkan kurumun misyonu ile sanat ve öğrencileri biraraya getiren, bu sayede dayanışma ve yaratım ilkeleri üzerine kurulan toplulukları hakkında konuşuyor. Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları yakından incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Aposto ve Akbank işbirliğinde, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor, konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. Bu bölümün konuğu Burcu Meltem Arık. Itır Erhart ve Burcu Meltem Arık bu bölümde kuş gözlemleme ile başlayan ve eğitimde sürdürülebilir olmak ile devam eden bir sohbete giriyorlar. Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları daha yakından incelemek için buraya tıklayabilirsiniz. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Aposto ve Akbank işbirliğinde, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor, konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. Bu bölümün konuğu Spor İstanbul'un Genel Müdürü Renay Onur. Itır Erhart ve Renay Onur bu bölümde Adım Adım, Spor İstanbul ve sürdürülebilir spor alışkanlıkları hakkında tartışıyor. Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları daha yakından incelemek için buraya tıklayabilirsiniz. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Aposto ve Akbank işbirliğinde, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor, konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. Serinin üçüncü bölümünde Itır Erhart Konuşmamız Gerek Derneği kurucu ortağı Dr. İlayda Eskitaşçıoğlu'nu konuk alıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kesişim noktaları üzerine konuşuyor. Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları daha yakından incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Hepimiz mutlu olmak için yaşadığımızı söyleriz, ama mutsuzluk, üzeri örtülemeyen bir hakikat gibi çoğu zaman bizi köşeye sıkıştırır. Peki, mutsuzluk […]
Aposto ve Akbank işbirliğinde, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor, konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. Serinin ikinci bölümünde Itır Erhart Reflect Studio kurucu ortağı Eray Erdoğan'ı konuk alıyor. Girişimcilik ekosisteminde sürdürülebilirliğin rolü ve Kobiler için sürdürülebilirliğin öneminden bahsediyor. Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları daha yakından incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Hepimiz gündelik hayatın koşturmacasında biraz dinlenmeyi kendimiz için bir olumsuzluk gibi görebiliyoruz. Peki ya bu tembellik bizim için gerçekten faydalıysa? Mediamarkt'ı keşfetmek için: www.mediamarkt.com.tr Canlı Podcast etkinliklerine bilet almak isterseniz: linktr.ee/bumuyanipodcast Videocast bölümlere https://www.youtube.com/@BuMuYani linkiyle youtube'dan erişebilirsiniz. Ayrıca "katıl" butonundan bize destek olarak üyelere özel içeriklere de göz atabilirsiniz. Instagram: https://www.instagram.com/bumuyanipodcast/ Twitter: https://twitter.com/bumuyanipodcast İletişim: bumuyanipodcast@gmail.com Bu podcast justwork stüdyolarında kaydedilmiştir. Bu podcast Mediamarkt hakkında reklam içermektedir.
Sevsek de sevmesek de alışveriş hayatımızın parçalarından biri. Hepimiz markete gidiyor, reklam izliyor, internetten bir şeyler satın alıyoruz. İyi ama tercihlerimizi neye göre belirliyoruz? Neyi neden aldığımızın, neyi sevip neyi sevmediğimizin, neden o markayı değil de diğerini tercih ettiğimizin farkında mıyız? Daha da önemlisi, tüm kararlarımızı gerçekten özgür irademizle mi veriyoruz? 111 Hz'in bu bölümünde nöro-pazarlamanın ne olduğunu ve bizi manipüle edip edemeyeceğini konuşuyor, özgür irademiz üzerine bir sorgulama yapıyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: Kevser Yağcı BiçiciSes Tasarım ve Kurgu: Metin BozkurtYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar ------Bu Podcast, Hiwell hakkında reklam içerir..Pod50 kodumuzla Hiwell'de ilk seansınızda geçerli %50 indirimi kullanmak için Hiwell'i şimdi indirin. 1500'ü aşkın uzman klinik psikolog arasından size en uygun olanlarla terapi yolculuğunuza kolaylıkla başlayın.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Aposto ve Akbank işbirliğinde, Itır Erhart'ın hazırlayıp sunduğu Sürdürülebilirlik Hepimiz İçin podcast serisi sürdürülebilirliğin hayatın farklı alanlarını nasıl dönüştürdüğünü uzmanlar ve sektör liderleri ile beraber inceliyor, konuklarımızın kişisel hikayelerinde sürdürülebilirliğin nasıl bir yer tuttuğunu masaya yatırıyor. İlk bölümün konuğu Türkiye'nin en büyük denetim ve müşavirlik firmalarından olan Mazars Denge'nin CEO'su İzel Levi Coşkun. Itır Erhart ve İzel Levi Coşkun bu bölümde sürdürülebilirliğe dair yeni bir bakışın iş hayatında nasıl gelişebileceğini tartışırken kendi sürdürülebilir hikayelerini paylaşıyor.Akbank'ın sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği çalışmaları daha yakından incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.
İlişki Durumu'nda iletişimci ve yazar Ayşen Şahin ile artan muhafazakarlığın kadınlar üzerindeki etkilerini konuştuk... - Her hak kaybı için sistematik bir politika yürütüldü. Hepimiz o kadar çok şey kaybettik ki, hiçbir zevke tahammülümüz kalmadı… - Annelik için hep bir kurban rolü verildi, annelere hep üzülünür, bayram reklamlarında da böyledir, anneyi bayramda ziyaret etmezsen hain bir evlatsın... Ama annenin eski sevgilisi yok, hobisi yok, kurban rolü anneye sirayet ediyor, anneliği farklı yaşamak isteyince bariyer geliyor. - ‘Kadın kadının kurdudur' anlayışının sorumlusu da içinde yaşadığımız ataerkil sistemdir. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
"Gelecek Paktı", 79. BM Genel Kurulu öncesinde kabul edildi. ABD'nin F-35 programına yeniden girme karşılığında Türkiye'den S-400'leri İncirlik üssüne transfer etmesini istediği iddia edildi. Bu bölüm Akbank hakkında reklam içermektedir. Geleceğin çocuklar tarafından şekillendirileceğine inanan ve onlar için çalışan Akbank, sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak Türkiye ve Avrupa'nın en büyük ileri dönüşüm projelerinden birini yürütüyor. Sürdürülebilirlik insan için #Hepimizİçin diyen Akbank'ın ‘Dönüşümde Gelecek Var' projesini yakından inceleyebilirsiniz. Bu bölüm Pluxee hakkında reklam içermektedir. Pluxee'nin kurumsal dijital hediye platformu Pluxee Hediye, sevilen markalarla yaptığı işbirlikleriyle okula dönüş alışverişine yeni bir alternatif sunuyor; işverenlere de %45'e varan vergi avantajı sağlıyor. Pluxee Hediye ile yeni okul dönemine hazırlanmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.
Hahaaa! Bildiğiniz kuzu kulağı otu, 3 limon kabuğu rendesinden yapılan detoks değil tabi bahsettiğim. Hayatımızdaki fazlalıklardan, bize iyi gelmeyen kişi ve ortamlardan arınmayı konuşuyoruz bu bölümde. Sizi seviyorum, sağlıkla kalın.
Venezuela'da Maduro'nun seçimleri kazanması sonrası 'şaibe' tartışmaları var. Bakanlık, lüks araç sahiplerini tespit ederek vergi incelemesine başladı. Bu bölüm Akbank hakkında reklam içermektedir. Geleceğin çocuklar tarafından şekillendirileceğine inanan ve onlar için çalışan Akbank, sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak Türkiye ve Avrupa'nın en büyük ileri dönüşüm projelerinden birini yürütüyor. Sürdürülebilirlik insan için #Hepimizİçin diyen Akbank'ın ‘Dönüşümde Gelecek Var' projesini yakından inceleyebilirsiniz. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye FATF listesinden resmen çıktı. Biden ile Trump ABD'de başkanlık seçimi öncesi kozlarını paylaşmak için canlı yayında karşı karşıya geldi. Japonya'da bir apartmanın Fuji Dağı manzarasını kapattığı için yıkılmasına karar verildi. Bu bölüm Akbank hakkında reklam içermektedir. Geleceğin çocuklar tarafından şekillendirileceğine inanan ve onlar için çalışan Akbank, sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak Türkiye ve Avrupa'nın en büyük ileri dönüşüm projelerinden birini yürütüyor. Sürdürülebilirlik insan için #Hepimizİçin diyen Akbank'ın ‘Dönüşümde Gelecek Var' projesini yakından inceleyebilirsiniz. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Telefonunuz son model mi? Kıyafetleriniz marka mı? Eyvah! Yoksa değil mi? Bu bölümümüzde Onur, Berkin ve Feyza tüketim çılgınlığı üzerine konuştular. Kendilerinin ve toplumun tüketim alışkanlıklarını değerlendirip günümüzün para harcama eğilimlerini tartıştılar. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Onur: [0:21] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Onur. Bugün Berkin ve Feyza ile birlikteyiz. Nasılsınız? Berkin ile başlayayım. Berkin: [0:32] İyiyim Onur, teşekkürler. Sen de iyisindir umarım. Onur: [0:35] Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Feyza sen nasılsın? Feyza: [0:38] Ben de iyiyim, teşekkürler. Onur: [0:40] Evet, Allah hepinize iyilik versin. Bugünkü konumuz tüketim hakkında olacak. Tüketim çılgınlığı hakkında. Öncelikle kendi yaralarımızı deşmeden önce şeyi bir açıklığa kavuşturalım: Sizce tüketim çılgınlığı nedir? Yani ne yaparsak tüketim çılgınlığı olur ya da nasıl davranışlar tüketim çılgınlığı sınıfına girer? Tüketim çılgınlığı Berkin: [1:00] Şöyle bence... Ben direkt atladım ama... 1: Çok gerekli olmayan ihtiyaç dışı ürünleri almak. 2: Sağdan soldan görüp, birilerinden görüp özenip benzer şeyleri almak, benzer şeyleri uygulamak, benzer şeyleri yemek gibi diyebilirim. Benim gözümde böyle. Onur: [1:22] Evet yani bir nevi ihtiyaç olmayan şeyleri almayı istemek gibi. Berkin: [1:27] Özeti o. Evet. Onur: [1:29] Feyza sen ne diyorsun? Feyza: [1:30] Ben de katılıyorum. Yani tüketim zaten hepimizin hayatında olmak zorunda olan bir kavram. Hepimiz tüketerek yaşıyoruz bir şekilde. Hem soyut hem somut anlamda. Ama o çılgınlık gelince işin içine, hakikaten ihtiyacın üzerinde belli harcamalar yapıp... Ya sadece harcama değil ya. Mesela sosyal medyada bir şeyler izlerken, film izlerken... Yani tüketim çılgınlığı her konuda karşımızda. Bir şeyin, bir dozun üstüne çıkmak amao doz bence soyut bir doz. Yani onu görünce anlayabiliyorsun. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Longitude Ödülü, Türk bilim insanı Özden Baltekin'in de mucitleri arasında olduğu bir antimikrobiyal direnç testine verildi. Efes Antik Kenti'ni ziyaret edenler, özel bir organizasyon gerekçesiyle Celsus Kütüphanesi'ne alınmadı. Bu bölüm Yatsan hakkında reklam içermektedir. Hepimiz yazı özlerken bir anda soğuğu arar olduk, değil mi? Neyse ki Yatsan var ve hem serin hem kaliteli uyku için yanımızda. Yatsan ile her mevsimde ideal uyku sıcaklığını yakalayabilir ve kaliteli bir uyku sayesinde dinlenmiş uyanabilirsiniz. Yatsan mağazalarını ve yatsan.com'u ziyaret ederek yaz aylarında da uykunuzun güzelliğini bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.
İran, İsrail'i ilk defa kendi topraklarından hedef alarak yüzlerce İHA ve füzeyle saldırdı. Ramazan Bayramı'nın ardından mesaiye başlayacak olan TBMM'de hangi konular ele alınacak? Bu bölüm Akbank hakkında reklam içermektedir. Akbank, #Hepimizİçin sürdürülebilirlik anlayışıyla hayata dokunan çalışmalarını yeni iletişim kampanyasıyla duyuruyor. Sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak toplumsal dönüşümü desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Aposto Gündem'e buradan ulaşabilirsiniz.
İnsan hayatı dediğimiz şey, ufak büyük oylarla bir o yana bir bu yana savrulan bir seçim otobüsü değil mi? Yeri geldiğinde patronumuza, yeri geldiğinde müşterimize, yeri geldiğinde de cinsel olarak kendimizi sevdirmeye çalıştığımız partnerimize 7/24 seçim vaatlerimizi haykırıyoruz. Koltuğun şanına değil hizmetin gururuna talibiz diyoruz, yatakta değişim için oylar sanırım bana diyoruz. Hepimiz seçim otobüsümüzün sesini biraz kıssak daha tatlı, daha huzurlu bir dating scene olmaz mıydı dünyamız? Şimdi biraz daha düşük sesle konuşulan bir dünyayı hayal edecek ve avazımız çıktığı kadar bağıracağız: Büyük ihtimalle çözer / Muhtar adayımız --> Ömer Recorded @ Kadıköy Mastering: Göksel "Magnum" Elbuken Edit: Erman "Malibu" Çağlar
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Türkler neden bilmedikleri adresi tarif etmeye çalışırlar? Neden teknolojik aletleri vurarak tamir etmeye çalışırlar? Bu bölümde Emin, Feyza ve Onur Türklerin ilginç davranışları ve yabancıların anlayamayacağı huyları hakkında konuşuyor. Bir Türk arkadaşınız sizi şaşırtan bir şey yaptıysa bu bölümden sonra nedenini daha iyi anlayacaksınız. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Adres tarifi hakkında Onimisi ile çektiğimiz video: 10 Things NOT To Do in Türkiye | Easy Turkish 105 (https://youtu.be/C8aJcFWJCTA) Yanlış adresin tarif edildiği videomuz: 7 Things NOT to Do in Istanbul | Easy Turkish 44 (https://youtu.be/TupgGjLGdUk) Transcript Intro Emin: [0:23] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Onur ve Feyza'yla beraberiz. Nasılsın Feyza? Feyza: [0:33] İyiyim Emin. Sen nasılsın? Emin: [0:36] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Onur sen nasılsın? Onur: [0:38] Teşekkür ederim Emin. Ben de iyiyim. Emin: [0:40] Evet, süper. Hepimiz çok iyiyiz ve bomba gibi bir bölüme hazırız. Bu bölümümüzde yabancıların anlayamayacağı huylarımızdan bahsetmek istiyoruz. Türklere özgü farklı huylar [0:50] Yani sadece Türklerin yaptığı değişik şeylerden bahsetmek istiyoruz. Bence çok fazla şey var bu konuda. Türklerin ben dünyada gerçekten özel bir millet olduğunu düşünüyorum. Gerek huylarıyla, gerek duygularıyla, gerek karakterleriyle. Evet, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sizce Türkler gerçekten farklı insanlar mı? Yoksa biz Türk olduğumuz için bize böyle mi geliyor? Türkler diğer milletlerden farklı mı? Feyza: [1:11] Ben Türk olduğumuz için sadece biz yapıyormuşuz gibi hissediyorum. Yoksa her ülkenin kendine has birçok davranışı vardır ama şöyle de bir şey var şimdi... Başka bir millet, "Bizim, yani sadece bizim yaptığımız neler var acaba?" diye düşünüp 5 dakikada bizim kadar fazla şey düşünebilir mi? Onu da bilmiyorum yani. Bana da biraz Türk olduğumuz için çok var gibi geliyor açıkçası. Yani şahsına münhasır insanların çok olduğu bir milletiz. Onur: [1:40] Bana sorarsan cidden kendine has bir milletiz ama her milletin kendine has özellikleri var. Ama yani bizde birazcık hani... Bilmiyorum, kültürden dolayı mı? Farklı kültürlerle etkileşimimizden dolayı mı? Emin olamıyorum ama bizim kendimize ait çok daha fazla şeyimiz var gibi geliyor, huyumuz var gibi geliyor. Bazıları garip, bazıları eğlenceli, bazıları tuhaf. Emin: [2:03] Evet, o zaman başlayalım mı? Aklınıza gelen bir şey söyleyin. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Ara sıra tanımlayamadığımız, hatta sadece bizim hissettiğimizi zannettiğimiz bazı hisler vardır. Ancak farkında olmasak da bu hisleri bizim gibi milyonlarca insan hissediyor... 111 Hz'in yeni bölümünde kendimizi sokağa atıyor ve duygudaşlık üzerine düşünüyoruz. Aslında hepimizin hissettiği, ama adını muhtemelen hiç duymadığımız bazı hisler üzerine konuşuyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: Kadir DeğerSes Tasarım ve Kurgu: Metin BozkurtYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar -------Bu podcast, GetirAraç hakkında reklam içerir.GetirAraç'ı indirmek ve ilk kullanımda 500 TL indirimden faydalanmak için, tıklayın.Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.Hiwell'i indirmek ve "pod10" koduyla %10 indirimden faydalanmak için tıklayın.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
İnsan olmak demek bir şeyleri ortaya koyma, yeni şeyler yaratma iç güdüsüyle yaşamak demek. Hepimiz içimizde yaratıcı bir güçle doğuyoruz. Ancak bu gücü kullanmak cesaret ve çaba istiyor. Kimimiz yaratıcı gücüyle erkenden tanışıp kullanacak kadar şanslıyken, kimimiz onu en derinlere gömmüş ve kullanmayı unutmuş olabiliyor. Bu bölüm de yaratıcı yanımızla yeniden tanışmayı ve kendimizi üreterek yeniden tanımak üzerine konuşuyoruz. Şimdiden keyifli dinlemeler :) Hiwell'den %10 indirimli seans almak için tıklayabilirsin: https://hiwell.app/genelsesler indirim kodun: genel10 Kitap Kulübüne Katıl: https://superpeer.com/bilgesen/collection/kitap-kulubu-felsefe-edebiyat-ve-psikoloji-uzerine-okumalar ******* Bana yazın: genelsesler@gmail.com --- Send in a voice message: https://podcasters.spotify.com/pod/show/bilge56/message
*Bir hadis-i şerifte, Rasûl-ü Ekrem Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hasır üzerinde istirahat buyurması ve hasırın da vücudunda iz bırakması sebebiyle Hazreti Ömer'in gözleri dolu dolu, “Yâ Rasûlallah! Sasaniler şöyle, Romalılar böyle…” diyerek O'nun da dünya nimetlerinden biraz istifade etmesi gerektiğini ima etmesi üzerine Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu rivayet edilir: مَا لِي وَمَا لِلدُّنْيَا مَا أَنَا فِي الدُّنْيَا إِلَّا كَرَاكِبٍ اسْتَظَلَّ تَحْتَ شَجَرَةٍ ثُمَّ رَاحَ وَتَرَكَهَا “Benim dünya ile ne alâkam olabilir ki! Benim dünyadaki hâlim, bir ağacın altında gölgelenip azıcık dinlendikten sonra yoluna devam eden bir yolcunun hâline benzer.” (Tirmizî, Zühd 44) Hepimiz biliyoruz ki, O (sallallâhu aleyhi ve sellem) isteseydi, Ashab-ı Kiram evinde barkında ne varsa getirir ve O'nun altına sererlerdi. Fakat İnsanlığın İftihar Tablosu, kendisini, muvakkaten bir ağacın altında ârâm eden ve sonra da çekip giden bir yolcuya benzetip dünyayla olan münasebetinin bundan ibaret olduğunu ifade ediyor; ruhunun ufkuna yürüyeceği âna kadar da hep bu ölçüye göre yaşıyor ve ümmetine de istiğna ruhunu talim buyuruyordu. (22:55) *İnsanlığa hizmete kendini adamış olanlar, peygamber yolunda yürüdükleri zaman kalıcı eserler bırakırlar. Yoksa Harun olarak yola çıkıp sonra Kârunlaşan kimseler, bir gün hazineleriyle beraber yerin dibine batarlar da lanet ile yâd edilirler. Hiç olmazsa imana ve Kur'an'a hizmete kendini adamış bu daire-yi mübareke içinde bulunan insanlar, yaptıkları hizmetler içinde, konumları itibarıyla “Ben şunu kendi hesabıma bir avantaj olarak değerlendirebilirim. Hatırımı kullanarak ‘şöyle bir mukavelede/ihalede bana da şu kadar şey düşünün' diyebilirim” mülahazalarından uzak olmalıdırlar. Eğer dilimde tel'in etmeye, “Yerin dibine batsın!” demeye azıcık açıklık bulunsaydı, dilimin bir parçasında bedduaya yer olsaydı, ‘millete hizmet ediyoruz' dedikleri halde o iş içinde kendi çıkarlarını düşünenler, meseleleri çıkar çarkına bağlayanlar, ihalelerde kendilerine pay ayıranlar ve kendilerine pay verenleri mabeyn-i hümayun insanı haline getirenler hakkında “Allah sizi çoluk çocuğunuzla, beklentilerinizle, ümitlerinizle yerin dibine batırsın, mahvetsin!” derdim. Ama demedim; çünkü dilimde öyle bir şeye yer yok. İkbal'in dediği gibi, “Dua dua yalvardım; tel'ine, bedduaya ‘amin' demedim!” (23:47) *Yol, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun, Hazreti Ebu Bekir'in, Hazreti Ömer'in yoludur. Onların yol ve yöntemlerinin dışında yürümeye “yolsuzluk” denir. İnsan farkına varmadan elli türlü yolsuzluğa kaymış olur.. ve yolsuzluk, bir yerde insanı güldürse bile, bir gün öyle bir ağlatır ki, orada “Ah keşke ölüp gitseydim, toprak olsaydım da bunları duymasaydım!” dedirtir insana.
Yusuf Dereli | Hepimiz, Hafize Gaye Erkan'ız! | 18.12.2023 by Tr724
Hepimiz yaşadıklarımızdan, farklı hislere kapılabiliyoruz. Duygular da insanlar gibi karmaşık ve çeşitli olabiliyor. Bu çeşitlilik farklı kültürlerde ve dillerde insanın kendi duygularını anlamlandırma çabasıyla daha da zenginleşiyor. Bu bölümde dünyanın farklı yerlerini ve kültürlerini ziyaret ederek, bazı duyguların hikayesi üzerine konuşuyoruz.Sunan: Barış ÖzcanHazırlayan: İpek TurgaySes Tasarımı: Batuhan KösegilYapımcı: Podbee Media------- Podbee Sunar -------Bu podcast Salus hakkında reklam içerir.Sağlığınıza gereken önemi Salus'la verin. Psikolog, fizyoterapist ve diyetisyenlerle görüşüp, içerik dünyasını keşfetmek için buradan Salus'un websitesini ziyaret edebilirsin. TERAPI10 koduyla %10 indirimden hemen faydalanmak için şimdi buradan app'i indirebilirsin.Bu podcast TAKK hakkında reklam içerir.Günlük kişisel bakımını TAKK'a bırak. Çünkü TAKK, senin için gerçekten önemli olan şeylere odaklanırken hayatındaki seçenek karmaşasını filtrelemene yardımcı olur. Buradan TAKK'ı keşfedebilirsin.Bu podcast techcareer.net hakkında reklam içerir. Ücretsiz bootcamplere katılmak, eğitimlerle seviye atlamak veya teknoloji alanında iş bulmak istiyorsan, hemen şimdi buradan techcareer.net'e üye ol, kariyerini yükselt.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
Mahmut Akpınar | Hepimiz biraz Siyasal İslamcıyız | 09.09.2023 by Tr724