archaeological site on the island of Björkö in Sweden
POPULARITY
Birkaç yıl önce bir toplantı çıkışı bir grup idealist öğretmen “Sizinle görüşebilir miyiz?” diye sordu.
Birkaç gün önce Yatırımcı İlişkileri Derneği (TÜYİD) Yönetim Kurulu ile üyesi olduğumuz Yüksek İstişare Kurulu'nun ortaklaşa düzenlediği toplantıya katıldık. Son derece verimli geçen çalışmada, ekonomik durumla ilgili bir ufuk turu sunan Prof. Dr. Selva Demiralp'in değerlendirmelerini dinleme fırsatı bulduk.
Böyle olmaz. Sosyalizmin adı ve itibarı böylesine harcanamaz. Her biri tarihî bir öncüle yaslandığını iddia eden, bir bölümü geçmişin partilerinin ve sosyalizmin önderlerinin adını bayrağı yapan birtakım sosyalist partiler, en azından Kılıçdaroğlu'nun 2017'de düzenlediği “Adalet Yürüyüşü” adı verilen gösteriden bu yana seçimlerde, en azından cumhurbaşkanı seçimlerinde CHP'yi halka umut olarak göstererek toplumun önünde sosyalizmin adını yerle yeksan ediyorlar! Devrimci İşçi Partisi, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu'nun yarıştığı 2023 cumhurbaşkanı seçimi öncesi ve sonrasında Altılı Masa'nın ve onun seçimdeki uzantısı olan Millet İttifakı'nın nasıl hem gerici hem de son derece kırılgan olduğunu ısrarla ortaya koydu. Kılıçdaroğlu'nun seçimi kazansa bile istibdad rejimine son vermeyeceğini, CHP'nin temsil ettiği TÜSİAD burjuvazisinin kurulan düzenin (büyük aşırılıklar olmadıkça) devamından yana olduğunu ifade etti. Ayrıca, Altılı Masa'nın seçim öncesinde ya da sonrasında dağılabileceğine de işaret etti.Biz de köşe yazılarımızda bunları dile getirdik. Ayrıca, Akşener'in Mart ayında masadan kalkıp gitmesinin ardından hem diğer partilerin başkanlarının, hem de İmamoğlu ve Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla Kılıçdaroğlu'nun başına gardiyan olarak dikildiğinin de altını çizdik. Bu konuyu işlediğimiz yazının başlığını da tiyatro tarihimizin en popüler oyunlarından biri olan “Yedi Kocalı Hürmüz”den ödünç aldık. Yedilinin her birine Kılıçdaroğlu'nun gardiyanı olarak yaklaştık.Kılıçdaroğlu şimdi sekizinci bir gardiyanın himayesi altında CHP'nin başına döndü. Bu seferki gardiyan öyle Babacan ya da Davutoğlu gibi arkasında herhangi bir güç olmayan türden değil. İstibdad rejiminin baş aktörü Tayyip Erdoğan. Tam anlamıyla sefil bir manzara! Çok sayıda sosyalist partinin Türkiye'yi istibdaddan ve onun baş aktöründen kurtarma gerekçesiyle halkı oy vermeye çağırdığı şahıs, Erdoğan'ın CHP içindeki kayyımı konumunda!Ama bundan en ufak bir ders çıkaran yok. Nerede başını elleri arasına alıp “Yahu biz ne yaptık? Bu adamı halka nasıl çözüm olarak sunduk?” demek? Nerede “yanılmışız” diye açıklama yapmak, halktan özür dilemek. Sosyalizmin geleneği, bırakın böyle devasa hataları, bireysel düzeyde bile yapılan politik, örgütsel ve kişisel hataların özeleştirisini davanın ilerletilmesi için önkoşul sayar. Oysa özeleştiri vermek bir yana yine aynen Adalet Yürüyüşü'nde yaptıkları gibi, yalnız bu sefer Kılıçdaroğlu'nun yanında değil karşısında aynı tutumu tekrarlıyor sosyalist partiler.Oysa perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Biz, seçimlerin hemen ertesinde Kılıçdaroğlu/İmamoğlu çekişmesinin büyük sorunlara yol açacağını yazdık. Birkaç ay sonrasında da “CHP'nin Geleceği (Var mı?)” başlığını taşıyan bir yazı yazdık. Kim bilir, o zaman Kılıçdaroğlu'na oy vermiş partilerin bazı kadroları dudak büküp yazıyı okumaktan sarfınazar etmişlerdir. Kısaca alıntılayalım:“Öyle görünüyor ki partinin önünde üç ihtimal var. İlki CHP'nin daha küçük partilere ayrışarak orta vadede sahneden silinmesidir. Cumhuriyet kuruculuğuyla övünen bu partinin cumhuriyetin 100. yıldönümünde ufalanmaya başlaması tarihin ilginç bir cilvesi olur.” Bu senaryoya şimdi “katiyen olmaz” diyebilecek yiğit var mı? İki kanadın dışında başka parçalanmalar da mayalanmaya başladı (Mansur Yavaş sadece ilk örnektir). Kılıçdaroğlu'nun nerelere kadar alçalabileceğini de üçüncü ihtimal olarak saymıştık. Seçimin iki turu arasında Ümit Özdağ'la imzaladığı, o an gizli tutulan ama sonradan bu faşist politikacıya İçişleri Bakanlığı'nı ve MİT Müsteşarlığı'nı vadeden anlaşmaya yaslanarak partiyi onunla birlikte yönetebileceğini yazmıştık. Şimdi “CHP ülkücüleri” diye andığı çeteler CHP Genel Merkezi'ni polisten önce tehdit edenler oldu.
Birkaç gün evvel Trump'ın yaptığı bir atama gündeme girdi. Atama, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ile alâkalıydı. Barrack sâdece Ankara Büyükelçisi değil, aynı zamânda, Sûriye Özel Temsicisi vazifesini yürütüyordu.
Kendisi hakkında Ekşi Sözlük'te edilen hakaret ve iftiralar arasına sıkışmış şu karşıt malumat, aslında o köhne zihniyetin itirafı olarak kısmen doğru: “Siyasal İslâm'ın ve gericiliğin bayraktar-larından…” Evet, o bir bayraktardı. Vefatının ardından yazılanlar ise mide bulandıracak kadar seviyesizdi. Birkaçı dışında hemen hepsi büyük bir nefretin sonuçlarındandı.
How has Russia's full-scale invasion of Ukraine reshaped theidentity and political outlook of Russian-speaking communities in the Baltic states?In this episode of Talk Eastern Europe, Alexandra Karppi speaks with Ieva Birka from the University of Latvia in Riga about new research on Russian speakers in Latvia and Estonia, the growing security concerns facing the region, and the challenges of social cohesion in an era of hybrid threats and geopolitical tension.Support us on PatreonJoin our community for bonus content, early access, behind-the-scenes insights, and access to our exclusive WhatsApp group where we discuss the news in real-time.→ Join the Talk Eastern Europe community: https://www.patreon.com/talkeasterneuropeCheck out the New Eastern Europe Magazine Bimonthly publication with exclusive long-form analysis. → Become a member: https://neweasterneurope.eu/become-a-member-of-new-eastern-europe/Free ArticlesRead our latest analysis at neweasterneurope.eu Sign up for the Brief Eastern Europe NewsletterWeekly briefing sent out every Monday with news updates, expert commentary, and our editorial picks - free to your inbox. → Subscribe: https://briefeasterneurope.eu/subscribe FOLLOW USInstagram: https://www.instagram.com/neweasterneuropemag/Facebook: https://www.facebook.com/NewEasternEurope/LinkedIn: https://www.linkedin.com/company/new-eastern-europe/Twitter/X: https://x.com/NewEastEurope
Vad kallade folk forntidsstäderna Birka och Uppåkra under vikingatiden? Lyssna på alla avsnitt i Sveriges Radios app.
İsrail, ilk başlarda tam olarak böyle tanımlamıştı teknelere binip Akdeniz'e açılacak siviller için: “Avrupalı maceraperest, heyecanlı gençler. İlk dalgada savrulurlar.” Sosyal medyadan yükselen desteği gören Siyonizmin propaganda aparatları bir süre mizah üreterek bu yeni aktivizmi itibarsızlaştırmaya çalışsa da 2025'in Eylül ayında tekneler Barselona'dan yelken açmaya başlayınca “tepkilerin” ölçüsü değişti.
Bir zamanlar, halkın mutlu yaşadığı şehrin, adaletli ve merhametli bir sultanı ve de kadısı varmış. Kadı Adil, kızı Keriman ile birlikte yaşarmış. Keriman okumayı çok severmiş. Babasının ülkenin dört bir yanından getirttiği tüm kitapları okurmuş. Tek isteği ise başka diyarları gezip görmekmiş.Günlerden bir gün, Sultan'a Nur Krallığı'ndan değerli hediyeler gelmiş. Bunun altında kalmak istemeyen Sultan değerleri hediyeler hazırlatıp bunların Kadı Adil'in önderliğinde bir kervanla Nur Krallığı'na yollanmasını emretmiş. Ancak Kadı Adil artık yaşlandığını söyleyip kendisinin yerine kızı Keriman'ın kervana önderlik etmesini teklif etmiş. Sultan bunu kabul etmiş ve Keriman da duruma çok sevinmiş. Birkaç gün sonra kervan Keriman'ın önderliğinde yola çıkmış...
Sivas'ta devrilen beton pompasının çarpmasıyla kalıbın içine düşen 23 yaşındaki gencecik bir işçinin yarım kalan hayalleri… Amasya'da, torun sevecek yaşta, 65 yaşında bir işçi ağabeyimizin inşaatın çatısından düşerek hayatını kaybetmesi… Eskişehir'de elektrik arızasını gidermeye çalışırken akıma kapılan işçi kardeşimiz… İzmir'de arıtma tesisinde kullandığı atık toplama kamyonu çamurla dolu çukura düşen işçi kardeşimiz… Ve Dilovası'ndaki Çolakoğlu Metalurji… Birkaç metrelik basit bir yaşam halatının çok görülmesi yüzünden metrelerce yükseklikten beton zemine çakılarak yaşamını yitiren sınıf kardeşlerimiz… 8 Kasım'da Dilovası'nda Ravive Kozmetik adlı parfüm fabrikasında, bir dizi ihmal sonucu hayatını kaybeden 3 evladımız, 4 kız kardeşimiz…Ülkede resmen her gün yeni bir isimsiz mezar kazılıyor, fabrikalardan, şantiyelerden, tersanelerden, madenlerden çıkan cansız bedenler bu isimsiz mezarları dolduruyor. Yaşanan ölümlerin hiçbiri tesadüf değil. Hiçbiri talihsizlik değil. Hiçbiri işçinin bir anlık dalgınlığının sonucu değil. Ve en önemlisi, hiçbiri “görünmez kaza” değil. Her biri göz göre göre gelen, patronların kârını her şeyin üstünde tutan bu düzenin eseri. Ve sermaye düzeni bu cinayetlerin sadece faili değil, aynı zamanda sorumluları aklamanın, cezasızlıkla cesaretlendirmenin de aracı. 3'ü çocuk 7 işçi kardeşimizin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik davası en çarpıcı örneklerden birisiydi. Ravive Kozmetik'te fabrika binası kaçaktı. İşçiler kayıt dışı ve sigortasız çalıştırılıyordu. Fabrikada herhangi bir güvenlik önlemi alınmadığı gibi, denetim de yapılmıyordu. Bu şartlarda göz göre gelen iş cinayetinin tek sorumlusu yalnızca patron değil. Patrona bu denli göz yuman, adeta her türlü denetimden muaf tutan düzenin kurumları da sorumluydu. Giden geri gelmiyor ama işçi ailelerinin yüreğine bir nebze olsun su serpecek şey “adaletin yerini bulması” olurdu. Ne var ki devlet, mahkemenin kendisini emekçi halktan, sorumluları da adaletten kaçırmaya çalıştı. Mahkeme heyeti türlü ihlaller yaptı, işçi ailelerinin avukatlarının her türlü talebini reddetti. Emekçi halkın adalet talebi, sermayenin yasalarının hâkim olduğu mahkeme koridorlarında yankısız kaldı. Birkaç yetkilinin feda edildiği, patronların “taksir” kelimesinin arkasına saklanarak kendini kurtardığı, caydırıcılıktan uzak cezalarla geçiştirilen bir tablo ortaya çıktı. Soma'da, Ermenek'te, Amasra'da gördük. İliç'te, Gayrettepe'de, Dilovası'nda görüyoruz. Bu durumun değişmesi gerek ama bu, servetinden başka bir şey düşünmeyen patronların insafına da onları koruyup kollayan yasalarla sözde adaleti sağlayacak mahkemelerin vicdanına da bırakılamaz. Elbette mahkemelerde sorumluların ceza alması için mücadele edeceğiz. Elbette işyerlerinde, fabrikalarda gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak için mücadele edeceğiz. Ama yarım hayatların önüne gerçekten geçmek için, fabrikalarda, işyerlerinde patronların orman kanunlarının hüküm sürdüğü değil, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin gereklerini hâkim kılacak bir düzen gerek. Patronların işçinin hayatından çalmasını engellemek için işçi denetimi gerek. Bu da ancak örgütlenerek mümkün. Tek tek fabrikalarda, işyerlerinde sendikalarımızda örgütlenerek... Ama tek bir kişi daha eksilmeyeceğiz diyorsak o zaman bu kanlı çarkın son bulması, patronların kâr hırsının değil, işçi sınıfının iktidarının hâkim olması gerek. Bunun için tek tek fabrikalarda sendikalarda örgütlenmek yetmez, bunun için çağrımız devrimci sınıf siyasetinde örgütlenme çağrısı. 28 Nisan “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybeden İşçileri Anma Günü”. İlk kez 1914'te 28 Nisan günü, Kanada'da bir mahkemenin iş kazalarında patronların sorumlu olduğuna dair verdiği bir karara atfen bu tarih kabul edilmiş. 28 Nisan'da onları anacağız. 28 Nisan'dan sonra 1 Mayıs var. 1 Mayıs meydanlarında, iş cinayetlerinde yitirdiğimiz işçiler için de yürüyeceğiz. Hem onların hesabını sormak hem tek bir kişi daha eksilmemek için sınıf siyasetinin sesini yükseltmek için!
I veckans avsnitt gästas jag av Stefan ”Brillko” Gustafsson.Vi pratar bl.a. om vart hans bilintresse kommer ifrån, bilar han ägt. Men även en massa historier från bl.a. Birka cup och sick week samt annat i Stefans liv.Trevlig lyssning!
İkili Görüş'te İlkan Dalkuç, Dr. Bahadır Çelebi ve akademisyen Dr. Tuğba Özden Bayar; İsrail,-ABD ile İran savaşında son durumu, çatışmaların uluslararası hukuk açısından anlamını tartışıyor.00:00 Giriş01:15 Şimdiye kadarki savaşlardan farklı olarak ABD-İsrail; İran'a savaş için geleneksel meşruiyet kalıplarına ihtiyaç duymuyor da niye?05:50 Uluslararası hukuk, WW2 sonrası sistemin egemenlerinin kurduğu şeydi ve "bitmedi", kuranlarca revize ediliyor04:05 ABD-İsrail'in İran'a "müdahalesi" için savaş, güç kullanımı, agresyon, operasyon demenin anlamı yok, anlamı olan şey: hukuki mi değil mi?07:50 İran'ın Körfez Ülkeleri'ne misillemesinin meşruluğuna dair10:10 ABD-İsrail'in İran'a saldırısında Minab okulunun bombalanması savaş suçu mudur?12:20 Denizler hukuku açısından Hürmüz Boğazı'nın savaştaki durumu13:30 Diyelim ki ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki tankerin kaptanını arayıp korkma geç dedi, tanker vuruldu. Ne olacak?15:20 Savaştan öncesine dair bir şey söylemek isterim: Birkaç gün önce Hollandalı bakanların Starlink macerası16:40 ABD-İsrail hâlâ lideri saf dışı bırakırsak ülkeyi teslim alırız modundaki Vestalya öncesinde mi kaldı?22:35 Körfez Ülkeleri'nin önayaklığıyla Birleşmiş Milletler (BMGüKo) İran'ı kınayışında Çin ve Rusya çekimser oy kullandı: Ben kınamam, siz kınıyorsanız kınayın26:30 İranlılar ülkelerinden kaçmıyor, sahip çıkıyor (şu an; ileride değişebilir bu durum)30:05 Müçteba Hameney'in rehberlik makamına seçilmesine dair (itirazlar, taraflar, beklentiler...)34:50 İran petrolünün kalb Hark Adası'na saldırır mı, işgale kalkar mı? Kalkarsa nasıl?40:05 Hocam, "bu dönemde" uluslararası hukuk bitti diyorlar...44:50 İran İslam Cumhuriyeti'nde sokak eylemlerinin bir meşruiyeti var: Çünkü sokak eylemleriyle kuruldu46:40 İran'ın kendi halkına mezalimi ne kadar devam edebilir, İran için sırada ne var (halkın aktörlüğü açısından)48:40 İran'da ikili rejim var: Halk nihai, sonuç belirleyen bir güç değil, sadece güç paylaşımı değişir51:25 ABD-İsrail, İran'a saldırarak İran rejiminim ömrünü uzatmış olabilir mi?54:05 Hindistan'ın İran'a "ihaneti" ve İran'ın "cevap" verme ihtimali56:20 Hürmüz Boğazı'nın gübre açısından önemi01:03:00 Türkiye bu krizden maliyet olarak etkileniyor ama acil olarak değil01:05:05 Körfez Ülkeleri ciddi ithalat yapıyor-du ve diğer meseleler01:15:30 ABD nükleer silah kullanmaya karar verirse askerler reddedebilir mi? (Neden ABD uçak gemisinin tuvaletinin tıkandığını öğreniyoruz?)01:24:30 Nükleer silahların kullanılma ihtimali sürekli yükseliyor01:29:30 İlber Ortaylı'nın vefatının ardından01:32:20 ABD, İran'da rejimi düşürmeden nasıl çıkacak, çıkabilecek mi? (Savaşı başlatmak elinizde, bitirmek?)01:35:30 Trump, Netanyahu'nun isteklerini yaptı/yapıyor ama İsrail daha güvenli hale geldi mi?01:37:20 İran, Çin desteği olmadan ABD'nin uçak gemilerini vu-ra-maz01:40:00 Kuveyt'te düşen F-15 uçaklarına dair01:44:25 "Çok kırılgan rejimler"01:46:40 bender abbas limanı bölgesi ( hürmüz boğazı) kısmi bir kara operasyonu ile petrol sevkiyatının güvenliğinin sağlanması iddiaları için ne düşünüyorsunuz?01:56:40 ABD-İsrail'in İran savaşında tansiyon çıkar, iner ve yine çıkar02:00:20 Azerbaycan ve Aliyev "belli bir sınırı" geçmezler. Ama niye?02:03:55 Savaş ortada biterse ABD-İsrail'i ne bekliyor?02:14:50 20 yıl sonra bu savaşın tarihi yazılırken...02:16:00 "Şu açık: Savaş, bilinmezlik demektir; her şeye inanmayın, hele tam hoşunuza giden bir şey, kesin yalandır"02:17:05 Sıra gelmez ama bu gündemde Ukrayna'yı unutmasak02:18:00 Burada bahsedilen yazı için yıldızı takip ediniz** Birol Başkan'ın "Soğuk Bir Mevsimin Eşiğinde: İran'da Savaş ve Düşündürdükleri" yazısı: https://daktilo1984.com/daktilo2/soguk-bir-mevsimin-esiginde-iranda-savas-ve-dusundurdukleri/⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Hz. Ali (r.a.) birgün şöyle nasihat eder: “Ey Allah'ın kulları! Vallahi ölümden kurtuluş yoktur. Önüne durursanız yakalar, kaçarsanız yetişir. Kurtuluş yoluna koşunuz! Acele edin! Acele edin! Arkanızda sizi hemen isteyen bir kabir var. Onun sıkmasından, karanlığından ve yalnızlığından korununuz. Kabir ya cehennem çukurlarından bir çukur, ya da cennet bahçelerinden birbahçedir. O hergün üç defa lisân-ı hal ile: “Ben karanlıklar eviyim! Ben yılan çıyan yuvasıyım! Ben yalnızlık diyarıyım!” der. Dikkat edin! Ondan ötesi daha da kötüdür. Ateşinin ısısı yüksek, dibi derin ve zinetleri de demir kelepçelerdir. Bekçisi Zebânidir. Cehennemin ötesinde ise muttekîler için hazırlanmış, genişliği yer ve gökler kadar olan cennet vardır. Allah (c.c.) bizleri ve sizleri müttekîlerden kılsın! Bizleri ve sizleri elem verici azaptan korusun. Hz. Ali (r.a.), dünya hayatının fâniliği hakkında şunları söylüyordu: Ey Allah (c.c.)'nun kulları! Siz bu dünyadan göçüp gidenlerden farklı değilsiniz. Onlar sizden daha uzun ömürlü, daha kuvvetli, daha mamur beldelere ve daha ölmez eserlere sahip idiler. Birkaç nesil sonra sesleri sakinleşti ve tamamen duyulmaz oldu. Cesetleri çürüdü, yurtları bomboş kaldı ve eserleri yok oldu. Heyhât! Onların, yarabbi beni tekrar dirilt, belki iyi ameller yapar ve bıraktıklarımı tamamlarım, demeleri sadece kendi laflarıdır. Onları arkalarında, tekrar diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine manî olan engeller vardır. Amel defterleri ortaya konur konmaz, günahkarların defterlerinde olanlardan korktuklarını görürsün. Onlar vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da büyük küçük, bir şey bırakmadan hepsini muhafaza etmiş derler. Yaptıkları herşeyi o defterde görürler. Rabbiniz hiç kimseye zulmetmez. (Hz. Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.), Hz. Ali (r.a.). s.172-173)
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç; Keçiören'i, yerel yönetimlerde parti değiştirmeyi, yerel siyaset üzerinden iktidar-muhalefet ve muhalefet içi siyaset ilişkilerini konuşuyor.00:00 Giriş00:50 Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifası ve muhalefetin koordinasyon sorunu (çözülmez)03:40 Birkaç kişi hata yaparsa linçleriz, muhalefet topyekün hata yapınca oyna, devam modundayız05:50 Otoriter rejimler kazanacağı seçime girer; bu rejimleri şaşırtmacalarla yenebilirsiniz07:30 CHP rozetli MYP (Mansur Yavaş Partisi)11:10 Muhalefetin 2023 seçimlerindeki tavrını doğru düzgün ele almadığımız için...13:20 Mesut Özarslan nasıl seçildi? (Çok muazzam bir kaynak nasıl harcandı?)16:20 Muhalefetin yerel seçim zaferlerinden endişelenmiştim, maalesef haklı çıktım17:10 İBB iktidarda olsaydı da muhalefetin koordinasyon sorununu çözecek isim İmamoğlu dışarıda olsaydı20:20 Özgür Özel'in CHP'den CHP kökenliler de ayrılıyor tonlu söylemine dair: Neden böyle oluyor?23:20 CHP'nin sağdan aday göstermesinde sorun yok, ilk etapta (Sağcılıkla barışık, devletçi K. Kılıçdaroğlu içerir)26:40 Mesut Özarslan, Özgür Özel'in mesajlarını ifşa ederek ne umdu ne buldu?28:30 Dalkuç, Bozpek'in iktidara seçim yapın, söylemini eleştiriyor: İktidarın sürprizlerini hatırla: Diploma, hapis, Gül'in villasına helikopter indirdi, seçim kanununda mini yamalar30:20 CHP'nin kullanması gereken avantajı: Seçimler hala yüzde 51'le kazanılıyor (Bu toplumun yüzde 48'i KK'ye oy verdi, gerçi sonra pişman oldu ama :)33:30 Muhalefetin oyununu değiştirmesi gerekiyor, insanlara istediği zaferi vermeli (önce söylemde)37:10 Yavaş ve İmamoğlu sahnede oldukça CHP'nin de İYİ Parti'nin de bir şansı yok (linçle ama önce bi' dinle)47:00 Erdoğan milliyetçi bir twist'le milliyetçileri cezbedebilir, fakirler için de 5k'lık 3 harfli market kartı kozu var54:20 İktidar muhalefete sürekli baskı yapıyor, şimdi ise "Güçlendirilmiş Ali Kemal Özcan" sürecinde01:01:50 Muhalefetin elinde çok imkan yok, olanları da optimum kullanacağı bold soru işareti01:04:40 Türkiye'de hiçbir normal değil ama analizörler tarih dersindeymiş gibi takılıyor01:10:20 Medyanın finansmanı demişken... Bir bakın bakalım, Daktilo1984'e destek olmak için hangi seçenek sizin için daha uygun?Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Bu bölümün konuğu benim. Ev sahibi ise İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gonca Yıldırım Öge. Ben aslında Marka Konseyi ile birlikte düzenledikleri YouTuba'da yayınlanan Marka Pusulası serisinin dokuzuncu bölümüne konuk olmuştum. Bu günlerde bu söyleşi video olarak da Reklamcılık Bölümü'nün resmi kanalında yayınlanacak.Gonca Hoca, yurt dışında marka yönetmek üstüne bir söyleşi gerçekleştirelim deyince pek fazla paylaşım yapmadığım bir konu olduğu için de memnuniyetle kabul ettim. Yine bu nedenle kendi podcastimde yer vermek istedim.Bu bölümde neler mi konuştuk? Birkaç örnek verebilirim."Marka" ve pazarlama kavramlarına yönelik yerel ve benim tecrübe ettiğim 5 ülkedeki bakış açısı farkları.Bir expat olarak yabancı uluslardan ekiplerle birlikte, ülkelerin sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasi dinamiklerini yönetmenin zorlukları ve bu süreçteki dengeler.Uluslararası pazarda yer almak için gereken içsel hazırlıklar, değer önerisinin farklı pazarlarda yeniden konumlandırılması.Yurt dışına açılırken kültürel kimliği vurgulama veya global duruş benimseme arasındaki seçim.Türk markalarının başarısı önündeki engeller, küreselleşme yolunda zorluk yaşayan markalardan çıkarılacak dersler ve global başarı potansiyeli yüksek sektörler.Daha bir çok konuda naçizane görüşlerimi paylaştım, Gonca Hoca'nın değerli sorularını yanıtlamaya gayret ettim. Umarım sadece marka yöneticileri için değil, dünyaya açılma hayali kuran her girişimci için faydalanacağınız bir söyleşi olmuştur.Support the show
Hur var egentligen livet i Birka? Vilka var det som bodde där? Varför försvann Birka? Vad har man egentligen hittat där efter utgrävningarna? Och var Birka verkligen Sveriges första stad?Wikipedia säger sitt om Birka. Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information.
İklimler sadece yılın mevsimleri arasında dolaşmıyor. Bazen birkaç yıllık iklim dönüşleri oluyor. Birkaç yıl süren kuraklıklar veya birkaç yıl üst üste süren yoğun kışların, yağışların ardından karların birdenbire kesilmesi. Uzun süre hiç kar yağmaması.
Bu bölümde ilk kez bir soru–cevap formatı deniyoruz ama klasik anlamda bir Q&A değil.Birkaç hafta önce Instagram'daki @instagraslis hesabımda sizden sorular istemiştim. Gelen sorular; evrimden uzaya, bilimsel meraktan gündelik “neden”lere kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayıldı.Bu bölümde yalnızca kişisel görüşlerimi paylaşmakla kalmadım; her soruyu mümkün olduğunca bilimsel arka planıyla, bağlamı ve temel kavramlarıyla ele almaya çalıştım. Yani bu yayın, hem sohbet havasında hem de “bir şey öğrenerek çıkmalık” bir bölüm oldu.Merak eden, sorgulayan, “bunu daha önce hiç böyle düşünmemiştim” demeyi seven herkes için.Sorular sizden, düşünmek birlikte.
Dušan Birka: Finanční poradce. V okamžiku, kdy konečně odemkneme dveře od našeho nového domova, ať už domu, nebo bytu, tak bychom měli myslet na vhodné pojištění. Proti čemu si máme naši domácnost pojistit, jak poznáme, že je naše smlouva dobře nastavená, a co dělat v případě, kdy nám přijde zvýšená platba za pojistku, nejen na tyto otázky nám odpoví hodinu před polednem finanční poradce Dušan Birka.Všechny díly podcastu Host Dopoledne pod Ještědem můžete pohodlně poslouchat v mobilní aplikaci mujRozhlas pro Android a iOS nebo na webu mujRozhlas.cz.
Söyleşimizin beşinci bölümünde yapay zeka, makineler, sibernetik, dil ve bunlarla bağlantılı başka meseleler üzerine konuşma fırsatı bulduk. Keyifli dinlemeler. Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
Söyleşimizin son bölümünde yayın sektörünün ve yayın emekçilerinin durumu üzerine konuştuk. Çevirmenlerin, editörlerin ve diğer yayın emekçilerinin örgütlenme pratiklerini ele aldık. Ayrıca Metis Yayınları'nın Lacancı psikanalize dair gelecekteki planlarına değinme fırsatı bulduk. Keyifli dinlemeler.Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
Bu bölümde Lacan'ın dilbilimi kendi öğretisine nasıl eklemlediğini konuştuk. Gösterene verdiği üstünlüğün ne anlama geldiğini ve bir öznenin dille olan ilişkisinin ortaya çıkardığı olası sonuçları tartıştık.Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
3 - Egy pelenkát viselő birka borzolta a kedélyeket egy lengyel Intercityn by Balázsék
Bu bölümde Lacan'ın 2. Semineri'nin çevirmeni de olan Savaş Kılıç'la Lacan metinlerinin çeviri süreçleri üzerine konuştuk. Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
Söyleşinin üçüncü bölümünde Lacan'ın özne teorisine değindik ve bu teorinin hem Freud'la hem de diğer disiplinlerle nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu ele aldık.Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
What does it take to preserve one of the most iconic Viking sites in the world — while also keeping it alive and relevant for new generations?In this episode, we speak with Veronica Björkman, site manager at Birka Vikingastaden, about the balance between archaeology, tourism, and cultural storytelling. We talk about grave finds, the Christian cross at Birka, how modern reconstructions are handled, and how ended up leading one of Sweden's most historically significant destinations.We also dive into her role in co-founding the Birka Historical Tattoo Fest, the challenge of interpreting history without distorting it, and what it really means to “experience the Viking Age” today.Subscribe to stay updated! Also available on all platforms where podcasts are found, such as Spotify, Apple Podcasts, Amazon Music and more. Find all the links in our linktree: https://linktr.ee/grimfrost
Miben különbözött az 1972-1973-as és az idei ragadós száj- és körömfájás járvány? Fel van-e készülve az állatorvostudomány a régi-új betegség megjelenésére? Miként lehet megelőzni a lakossági pánikot? A Qubit podcast vendége Süth Miklós, az Állatorvostudományi Egyetem stratégiai rektorhelyettese.See omnystudio.com/listener for privacy information.
Bu söyleşinin ilk bölümünde, Metis Yayınları editörü ve çevirmen Savaş Kılıç ile Lacan'a ve psikanalize yönelen ilgisinin arka planını konuşuyoruz. Ardından Lacan'ın kendi çağdaşlarını ve diğer düşünürleri nasıl ve hangi nedenlerle etkilediğini ele alıyoruz.Birkaç bölüm sürecek bu söyleşi serisinde psikanalizden dilbilime, Lacan'dan yapay zekâya ve Türkiye'deki yayıncılık pratiğine uzanan pek çok konuyu konuşma fırsatı bulduk.Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle!Savaş Kılıç: 1975'te doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi, ardından Paris X - Nanterre Üniversitesi'nde dilbilim alanında doktoraya devam ettiyse de bitiremedi. İngilizce ve Fransızcadan çevirileri, çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazıları var. Eylül 2009'dan bu yana Metis Yayınları'nda çalışıyor, edebiyatdışı metinleri yayıma hazırlıyor. Instagram: https://www.instagram.com/psikanalizsohbetleri/ Twitter: https://twitter.com/PsikanalizS https://www.oguzhannacak.com/
HAYATIMIN EN ACI DERSİ İspanya'nın güneyinde Estepona isimli küçük bir kasabada büyüdüm. On altı yaşındayken bir sabah babam benden kendisini arabayla 30 kilometre uzaktaki bir köye götürmemi istedi. Ancak onu Mijas'a götürdükten sonra arabayı bakım için yakındaki bir tamirhaneye bırakmam gerekiyordu. Araba kullanmayı öğrenmiştim fakat pratik yapmak için pek de fırsatım olmamıştı. Onun için bu teklifi hemen kabul ettim. Babamı Mijas'a götürdüm. Onu öğleden sonra saat dörtte alacaktım. Sonra arabayı tamirhaneye bıraktım. Birkaç saat vaktim vardı. Ben de tamirhanenin yakınında bir sinemada film izlemeye karar verdim. Fakat sinemada çok vakit geçirdiğimin farkında değildim. Saat altı olmuştu. Dolayısıyla iki saat geç kalmıştım. Babam, sinemaya gittiğimi öğrenirse bana kızabilirdi. Bir daha arabayı kullanmama izin vermezdi. Ona tamirhanede arabanın işini uzun sürdüğünü söylemeye karar verdim. Buluşacağımız yere vardığımda babamın caddenin köşesinde umutla olduğunu gördüm. Geç kaldığım için özür diledikten sonra ona arabanın işinin uzadığını söyledim. Bunun üzerine babamın bana nasıl baktığını asla unutamam. Babam: – Bana yalan söylediğin için çok üzüldüm Jason, dedi. – Ne demek istiyorsun baba? Gerçeği söylüyorum, dedim. Babam, bana tekrar baktı. – Sen geç kalınca tamirhaneyi aradım ve bir problem olup olmadığını sordum. Bana senin henüz arabayı almaya gelmediğini söylediler. Yani araba ile ilgili bir problem olmadığını biliyorum. Birden ne kadar büyük bir suç işlediğimi anladım ve babama gerçeği itiraf ettim. Babam beni üzgün bir şekilde dinledi. – Kızgınım ama sana değil, kendime. Eğer sen bunca yıldan sonra bana yalan söyleyebiliyorsan demek ki ben iyi bir baba olamamışım. Kendi babasına bile yalan söyleyebilen bir çocuk yetiştirmişim. Eve yürüyerek döneceğim ve bu arada neyi yanlış yaptığımı düşüneceğim. – Ama baba... Eve 30 kilometre yol var ve hava da karardı. O kadar yolu yürüyemezsin, dedim. Babam, ne özür dilemelerime, ne itirazlarıma, ne de diğer söylediklerime kulak astı. Onu hayal kırıklığına uğratmıştım ve hayatımın en acı derslerinden birini almak üzereydim. Babam, tozlu yollarda yürümeye başladı. Ben de arkasından arab ile onu izliyordum. Ondan özür diliyor ve arabaya binmesini rica ediyordum. Maalesef beni duymazdan geliyor ve üzgün bir şekilde yürümeye devam ediyordu. 30 kilometre boyunca 10 kilometre süratle onu takip ettim. Babamın hem bedensel hem de duygusal olarak bu kadar sıkıntı çekmesine şahit olmak hayatımın en üzücü ve acı veren dersi olmuştur. Aldığım bu dersten sonra bir daha yalan söylemedim. Jason BOCARRO
Uppåkra, i sydvästra Skåne mellan dagens Lund och Malmö, blomstrade från 100 f.Kr. till 1000 e.Kr. för att sedan glömmas bort så fullständigt att inte ens namnet blev kvar. Staden var sju gånger så stor som Birka och fungerade sannolikt som säte för kungar som härskade över västra Skåne, tidvis också över betydligt större områden. Tack vare de senaste decenniernas utgrävningar har arkeologernas fynd tvingat oss att skriva om södra Skandinaviens järnåldershistoria i grunden. Tack vare jämförelser med skriftliga källor, som krönikor och hjältesagor, kan vi foga pusselbitar till varandra och börja lägga historien till rätta – historien om ett glömt folk, ett glömt rike och glömda kungar.I detta avsnitt av podden Harrisons dramatiska historia samtalar Dick Harrison, professor i historia vid Lunds universitet, och fackboksförfattaren Katarina Harrison Lindbergh om fyndplatsen Uppåkra, dess härskarmiljö och de människor som levde där.Idag motsvaras den av Uppåkra kyrka med intilliggande by, men ovan jord finns inget som minner om storheten under folkvandrings- och vendeltid. Vad var det gamla Uppåkra för en plats, och varför suddades staden ut från kartan? Idag kan många sådana frågor besvaras. En stor och i flera sekler kontinuerligt brukad förkristen tempelanläggning har grävts ut, med spektakulära fynd av guldgubbar och praktföremål. Just nu håller en hövdingahall på att undersökas, och till detta kommer fynd som vittnar om en omfattande produktion av hantverksföremål, till exempel kammar och spännen. Bild: Völund från Uppåkra, Lunds Historiska Museum, Wikipedia, Public Domain.Lyssna också på Folkvandringstiden och Västroms fallKlippare: Aron SchuurmanProducent: Urban Lindstedt Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information.
Bangeşa helbijartinê bo perlemana Îraqê li herêma kurdistanê destpêkiriye ku bangeşeke gerim birêve diçe û partên desthelat û opozisyûn bangeşa xwe bê pirisgirêk birêve dibin. Roja Sêşemê firokeyeka bê firokevan li sînora Qendîlê kete xwarê, ev jî piştî ku dever bombaran kir û her dem û demekê hinek deverên Herêma Kurdistanê tên burdoman kirin. Vê yekê dilgiranîyeke mezin li gel xelkê wan gundên sînorî çêkirye. Zêdetir derbarê van mijaran di raporta Ehmed Xefûr ji Hewlêrê heye.
"Birkaç bölüm önce, Trend Topic'in benim için sonuna geliyoruz demiştim ya, artık geldik." Bu bölüm, Ozan Gündoğdu'nun son Trend Topic bölümü. Bölümün merceğinde Mabel Matiz'in gözalatına alınması var.
Kitap Kulübü'müzün 54.buluşmasında Tali Sharot'un “Başkalarının Aklı” adlı kitabını konuştuk.Tali Sharot İsrail, İngiliz ve Amerikan vatandaşı bir sinir bilimci. Ekonomi lisans eğitiminin üzerine psikoloji mastırı ve sinir bilim doktorası yapıyor. Duygu, karar verme ve iyimserlik üzerine çalışmaları var.Bu kitabının alt başlığı “Neden bazılarımız ikna etmekte daha başarılı“, sinir bilim perspektifinden bu konuyu işliyor.Birkaç alıntı yapıp bizim de kulüp olarak faydalandığımız, beğendiğimiz bu kitaba ilginizi çekmek istiyorum.Beyniniz size ait değildir, mirastır. Kodları milyonlarca yıl içinde tekrar tekrar yazılmıştır.Bu alıntı hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir söz. Çok beğendiğimiz beynimizi ilk günden biz işlemiyoruz. Doğuştan, farkında bile olmadığımız yollar, patikalar, kısa yollar var beynimizde, bir karar verirken bunları izliyoruz. Bunlar insanlığın ortak mirası hayatta kalma şemaları.Kayıtlı bilgi ise çok yeni bir olgu medeniyet için. Bilginin düzenlenmesi ve yayılması çok yeni insanlık tarihinde. Ekonomi teorisinde bile bize öğretilen insan, sahip olduğu bilgilere göre çıkarını maksimize eden bir varlık yok. Kararlarını kulaktan kulağa dolaşan hikayeler, duygular ve sahip olduğu inançlarla alan varlıklarız.Değişim yaratmak için tek akçe, ortak motivasyonları keşfetmektir.İnsan aklı mevcut inanışını, düşüncesini korumaya meyilli, sorgulamaktan çok savunmaya çalışıyor. O nedenle birisinin düşüncesini değiştirmek için savunmaya geçmesine engel olacak ortak motivasyonlar bulmak gerekiyor. Ancak o sayede yeni bilginin değerlendirilme şansı var. Bu küçük bilgi bile sosyal hayatımızı değiştirmeye yetebilir aslında, twitter'da veya diğer sosyal medya platformlarında insanların görüşlerini karşı tarafa kabul ettirmek isterken saflarını belli etmek için nasıl çırpındıklarını ve sonra nasıl hiçbir konuda anlaşamadıklarını bol bol görüyoruz.Bu buluşmada üyemiz Sezgin İldeş, yapay zekada oluşturduğu çok faydalı bir prompt paylaştı. Herhangi bir kitabı yapay zekaya önce okutup ardından interaktif bir kurs oluşturmasını isteyebiliyorsunuz. Açık ve kapalı uçlu sorularla bilginizi ölçüp geri bildirim alabiliyorsunuz. Bunu her kitap için yapmak mümkün. Prompt'u siz de kullanmak isterseniz meteyurtsever.com'da bu bölümün sayfasında bulabilirsiniz.Bu buluşmada görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım (03:00) Gözde Gülbaş, (05:44) İpek Altuner, (07:30) Murat Koca, (09:28) Uğur İyidoğan, (10:40) Suat Soy, (14:29) Mete Yurtsever, (15:20) Feyza Demir, (18:42) Dilek Geçit ve (19:27) Sezgin İldeşŞimdi sizi söyleşimizle baş başa bırakıyorum.Support the show
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde bol bol en sevdiklerimizden konuştuk! ❤️ En sevdiğimiz yemekler, tatlılar, şehirler, ülkeler, diziler, filmler, şarkılar ve daha fazlası… İki kardeş olarak (Emin ve Emine) bazen aynı şeyleri çok sevdiğimizi fark ettik, bazen de ne kadar farklı düşündüğümüzü! Peki ya siz? Bizimle aynı fikirde misiniz, yoksa tamamen zıt kutuplarda mısınız?
När vi talar om vikingatiden tänker många på Oden, Freja, Idun, Tor och andra gudar och gudinnor. Men nordborna kom tidigt i kontakt med kristendomen vid resor till romarriket där kristendomen blev statsreligion redan i slutet på 300-talet. Kyrkor byggs under hela vikingatiden. Munken Ansgar kom till Sverige på 800-talet och grundade en kristen församling i staden Birka. Kristnandet är en process som tar många hundra år men det finns få skriftliga källor som berättar om hur det gick till i Sverige. Det är på kyrkogårdarna vi får leta efter spåren av den nya religionen. Historia Nu Dok är podden som går på djupet i historien. Detta är fjärde och sista delen av Historia Nu Dok – Vikingen i världen, som görs i samarbete med förlaget Historiska Media. Programledaren är Kristina Ekerö Eriksson, journalist och arkeolog som har skrivit böcker om vikingatiden och tiden före vikingatiden. I den här dokumentärserien i fyra delar undersöker hon tillsammans med journalisten Urban Lindstedt, vad som tog åt nordborna i slutet av 700-talet. Vikingen uppstår i skuggan av det kristna Europa och försvinner på sätt och vis när kristendomen når norrut. Och det är för att kristendomen medförde helt nya sätt att organisera samhället, ersatte gamla kulturella riter med helt andra och skapade nya relationer till resten av Europa. Under tusentals år hade nordborna begravt sina döda intill sina gårdar, och så fortsatte de nyfrälsta vikingarna att göra. Brandgravar och skelettgravar finns intill varandra på gårdsgravfälten. Men så småningom började man begrava de döda på kyrkogårdar. Ett annat tecken på att vikingar är kristna är runstenarna, som började resas i massor under slutet av vikingatiden. Runstenar finns i de flesta landskap, men särskilt i Uppland där vi räknar 2500 runristningar och Södermanland där det finns 400 runstenar. Ofta är de prydda med kors eller försedda med en kristen bön, som kan avlutas med orden ”Gud hjälpe hans ande och själ”, eller ”Gud hjälpe hans ande och själ bättre än han förtjänade”. Prästerskapet organiserades för att sprida och upprätthålla den kristna tron. Socknar och församlingar bildades runt om i landet och kyrkorna blev centrum för religiöst liv och sociala aktiviteter. Då var vikingens tid över Med kristendomen kom en europeisk medeltida kultur till Norden och vi blev en integrerad del av Europa. Bild hemsida: Lingbergs runsten, U240, Vallentuna 257:1 in the RAÄ Fornsök database. CC 2.5 Medverkade gjorde Alexandra Sanmark, Anne-Sofie Gräslund och Klas Wikholm af Edström. Programledare: Kristina Ekero Eriksson Redaktör: Aron Schuurman Producent: Urban Lindstedt Ljuddesign och slutmix: Emanuel Lehtonen Den här dokumentärserien gjordes av Urban Lindstedt och mig Kristina Ekero Eriksson. Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information.
Today's guest is Jim Hansson — marine archaeologist, diver, and co-author of The Ships of Birka. In this episode, we dive deep (literally) into the world beneath the waves: underwater Viking harbors, preserved tools and textiles, how he found a fragment of what is likely a piece of a sail, and the magic of uncovering everyday life from over a thousand years ago. Jim shares wild stories from decades of diving, from finding Kalashnikovs and Santa masks to recovering 16th-century warships in the Baltic Sea.
W Skandynawii epoka Wikingów skończyła się w X wieku wraz z powstaniem państw. Kolejnych 200 lat przetrwała… na Pomorzu. – Południowe wybrzeże Bałtyku jest pogańskie i niepaństwowe jeszcze do XII wieku. W XI-XII wieku wikińskim stylem życia bardziej żyją Słowianie. Duńczycy boją się ich najazdów – mówi mój gość, dr Wojciech Filipowiak z Instytutu Archeologii i Etnologii PAN. Spotykamy się w klimatycznej siedzibie Pracowni Archeologicznej w Wolinie. Na poddaszu, w otoczeniu kotów i przy starym drewnianym stole, na rozmawiamy o wczesnośredniowiecznym, słowiańskim Pomorzu i wpływach Skandynawów.***Wspieraj kanał: https://patronite.pl/radionaukoweZobacz nasze Wydawnictwo: https://wydawnictworn.pl/***Wolin to wyzwanie dla archeologów. Najstarsze znalezione na wyspie chaty mogą pochodzić nawet z VIII wieku. Jedna z nich ma kształt łodzi, charakterystyczny dla budownictwa skandynawskiego, wikińskiego. Ale w środku znaleziono naczynia i przedmioty używane przez Słowian. – W Wolinie nic nie jest proste – śmieje się dr Filipowiak. Znaleziska są eklektyczne, podobne do skandynawskich, ale niespotykane w samej Skandynawii. Badacze znaleźli też monety arabskie, a więc miasto musiało zarabiać na handlu z odległymi nawet krainami. – Wolin był wówczas największym miastem na Bałtyku. Nie dużym, nie jednym z większych, największym – podkreśla archeolog. – W szczycie rozwoju Wolin ma około 6,5 tysiąca mieszkańców. Na ówczesne czasy to jest Nowy Jork.Jedną z najbardziej zagadkowych kwestii tego regionu pozostaje Jomsborg. To półlegendarna wikińska twierdza gdzieś u ujścia Odry. – Informacje o tej twierdzy pojawiają się w XIII-wiecznych sagach spisanych w Islandii – opowiada dr Filipowiak. W tekstach sporo jest informacji o tym, jak miała działać twierdza (według surowych, niemal zakonnych zasad), a także o bajecznych przygodach, jakie przeżywali jej mieszkańcy, idealni wikińscy wojownicy. Kwestia Jomsborga do dziś jest dyskusyjna: czy wyidealizowana twierdza jest wyłącznie wytworem literackim, czy miała jednak gdzieś konkretny pierwowzór.Dr Filipowiak argumentuje, że Jomsborg mógł znajdować się na wyspie Wolin na Wzgórzu Wisielców. – Nie Jomsborg tak jak jest opisany dokładnie w sagach, bo to jest bajka na pewno; w sagach piszą o kamiennych bramach, łańcuchach, katapultach i tym podobne. Natomiast mógł to być krótko funkcjonujący garnizon, kontrolujący miasto – wyjaśnia. Dlaczego akurat na Wzgórzu Wisielców? W znanych nam ośrodkach wikińskich nad Bałtykiem, jak duńskie Hedeby czy szwedzka Birka, obok miasta z reguły znajdowała się osadzona na wzgórzu twierdza. – Żeby kontrolować miasto, trzeba kontrolować szlak wodny. I na Wolinie nie ma do tego lepszego miejsca niż Wzgórze Wisielców – tłumaczy swoją koncepcję. Do tej pory większość badaczy oceniała, że Wolin jako osada i Jomsborg to po prostu to samo miejsce.W odcinku usłyszycie też fascynującą historię rodzinną wielu pokoleń archeologów oraz legendę o zatopionym mieście Wineta, dowiecie się, dlaczego Wolin to unikatowa lokalizacja dla badań archeologicznych i dlaczego aż do 1945 roku mieszkańcy Kamienia Pomorskiego mogli za darmo przejeżdżać mostem w Wolinie.Ostatnio szczególnie zakochana w pracy archeologów, paleontologów i w ogóle ludzi nauki w terenie – polecam gorąco!Dr Filipowiak wspólnie z dr Karoliną Kokorą działają na rzecz wpisania Wolina na listę pomników historii oraz światowego dziedzictwa UNESCO.Uwaga! Można wziąć udział w wykopaliskach na Wolinie. Rozpoczną się 7 lipca na terenie dawnego portu przy Srebrnym Wzgórzu. Organizatorzy zapraszają studentów, doktorantów oraz archeologów – zarówno z doświadczeniem, jak i tych, którzy dopiero zaczynają swoją przygodę z archeologią. Zgłoszenia proszę słać na adres: w.filipowiak@iaepan.edu.plWykopaliska będą otwarte dla zwiedzających. (PS. My się wybieramy)
Birkaç haftalık bir aranın ardından yeni bölümle karşınızdayız, bu sıra hepimizin üzerine çokça düşündüğü bir şey üzerine, "mücadele etmek" üzerine konuşuyoruz. Bireysel ve elbette ki toplumsal mücadeleler verirken ne yaşadığımızı anlamaya çalışıyor, bu dayanıklılık testini çözümlemeye çalışıyoruz - her zaman olduğu gibi kitaplar ve filmlerden de destek alarak.Bölümde adı geçen tüm kitap ve filmlerin listesini @1kitap1film.us instagram hesabımızda bulabileceğinizi hatırlatalım.Bu bölüme sponsor olarak bizi destekleyen vitruta'ya katkılarından ötürü çok teşekkür ederiz. vitruta.com'dan yapacağınız alışverişlerde, 1kitap1film kodu ile indirimsiz ürünlerde %20 indirim avantajından faydalanabilirsiniz. vitruta.com'dan yapacağınız alışverişlerde geçerli olacak 1kitap1film özel avantaj kodunu, ürünü sepete ekledikten sonra çıkan sayfadaki “hediye kartı veya indirim kodu” alanına ödeme işlemi öncesinde tanımlayabilirsiniz.Kapak görseli: Kusbudiyanto, Solidarity (2020)
Amanda and Emil head to burned and cursed Scandinavia. In Birka they run into some trouble...Find Yggdrasil Burns here: https://www.kickstarter.com/projects/nordicskalds/yggdrasil-burnsAndreas and Amanda are joined by Emil from the actual play podcast ROAR (attentive listeners will remember him from our Gothcon liveshow "Stranger from the Mountains"). We get introduced to Nordic Skalds new upcoming game Yggdrasil Burns, a setting/game/hack published under the Mörk Borg 3-party license, and Amanda and Emil make their characters.We're an actual play podcast where professional actors in Sweden play the best of Swedish RPGs! Led by one of Swedens most experienced and appreciated podcast game masters we play Yggdrasil Burns, a game published by Nordic Skalds.Art: Johan NohrMusic: Andreas Lundström
Birkaç gün içinde CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak seçilmesi beklenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun polis tarafından gözaltına alınması, gündemi sarstı.
Bu bölümde konuğum davranış nörolojisi ve nöropsikiyatri alanlarında çalışan Doktor Diler Acar. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki eğitiminin hemen ardından ABD'ye giden, oradaki eğitim ve araştırmalarının ardından yaklaşık 25 yıl boyunca Harvard Üniversitesi'ne bağlı Brigham and Womens Hospital'da Davranışsal Nöroloji bölümünde çalışan Acar, 2022 yılından bu yana Türkiye'de.Özellikle demans ve alzheimer üzerine çalışan Acar ile özellikle dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı artan Alzheimer üzerine konuştuk. Birkaç konu başlığını da yazayım:Alzheimer nedir, tanısı nasıl yapılır?Hangi tür unutkanlıklar birer belirtidir?Alzheimer genetik mi, kaç yaşlarında görülüyor, belirtileri nelerdir?Demans nedir, Alzheimer nedir?Alzheimer önlenebilir mi, iyileşebilir mi?Çevresindeki yüzleri tanımayan, bir kaza ile daha önce bilmediği bir dili konuşmaya başlayan, derinlik algısını yitiren, karakter değişimi gösteren hastalarSudoku, bulmaca çözmek ne kadar etkili?Hangi fiziksel ve ruhsal şartlar beyin için iyi, hangileri çok kötü?Menopoz, az uyku, stres, ağız temizliği, kardiyovasküler hastalıkların zihne - Alzheimer'a etkisi. Gazeteci#Journalist ~ #Art- #Food- #Travel lover ~ #EnthusiastBooks:
Az előfizetők (de csak a Belső kör és Közösség csomagok tulajdonosai!) már szombat hajnalban hozzájutnak legfrissebb epizódunk teljes verziójához. A hétfőn publikált, ingyen meghallgatható verzió tíz perccel rövidebb. Itt írtunk arról, hogy tudod meghallgatni a teljes adást. 01:00 Hülyeség Bali. Indonéz etimológia. Tommy Suharto visszatér. A korrupciós harácsolás hitelesített világrekordja. 05:36 A jó meleg ököruszályleves. A kommunistákra kent puccs. The Act of Killing, a filmtörténet egyetlen tetemrehívása. 09:25 Tommy viselt dolgai. Venni egy Lambót vs. megvenni a Lambót. Birka népek a világ körül. Kia Timor. Az egyszerű pápua emberek embere. Megawati Sukarnoputri. 18:19 Martha Stewart a Netflixen. Az első milliárdos háziasszony. 23:05 James Comey, aki lecsukatta Martha Stewartot. Egy rámenős nő az esküdtszék előtt. 28:18 Harry herceg megvásárlása. A Murdoch-birodalom lehallgatási botránya. Murdochék bocsánatkérése Harrytől. 32:57 Charles Simonyi, a bad boyfriend. Mike Tyson és a nemi erőszak. Mike Tyson a standupos. 37:09 Fővárosi kutyaszar-visszarendeződés. Aktuális terézvárosi kutyaszarhírek. Kutyapisa motoron. 42:01 A kutyaszar felett Damoklész kardjaként lebegő retorzió hiányának folyományai. Demszky-karó és vasprefektus. Parkolási problémák a budaörsi uszodánál és a Groupama Arénánál. 46:35 Multikulturális kulinária a Tompa utcában. Pho 1993. Babylon iraki étterem. Tahinat el beid 48:57 Guruló hrivnyák. A legújabb agglomerációs szlengek. A Vörös Homár. See omnystudio.com/listener for privacy information.
Easy Turkish: Learn Turkish with everyday conversations | Günlük sohbetlerle Türkçe öğrenin
Bu bölümde, bizi nelerin güldürdüğünü keşfe çıkıyoruz. İnternetin komediye etkisinden küfürün komiklikteki rolüne, yerli ve yabancı komedilerin karşılaştırılmasından günlük hayattaki mizaha kadar geniş bir yelpazede sohbet ediyoruz. Komediye dair düşündüren, eğlendiren ve bazen de şaşırtan tespitler yapıyoruz! Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:26] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Berkin'le beraberiz. Nasılsın Berkin? Berkin: [0:35] İyiyim Emin. Teşekkür ediyorum. Bir tık yorgunum. Sen nasılsın? Emin: [0:39] Ben de iyiyim. Yorgunluğunu tahmin edebiliyorum. Uzun bir süredir yoktun. Berkin: [0:43] Aynen. Emin: [0:44] Ne yaptın? Nerelerdeydin? Berkin: [0:45] Yokluğumu seyirciler çok hissetmiş midir sence? Emin: [0:48] Seyircilere çok çaktırmadık bence. Berkin: [0:50] Değil mi? Belki bir, iki podcast eksiktir böyle. Arada mesafe vardır. Onun dışında çok hissettiklerini düşünmüyorum. Yurt dışındaydım. Avrupa'daydım. Birkaç farklı ülkede yaklaşık otuz gündür... Benim için ilk kez bu kadar uzun bir yurt dışı seyahat serüvenim oldu. O yüzden biraz yorgunum. Emin: [1:09] Evet gerçekten uzun bir süre. Berkin: [1:10] Evet. Ya böyle çok tabii sürekli geze geze, yorucu bir 'gezgin' minvalinde bir şeyim olmadı ama... İnsan yattığı yeri özlüyor yani. İşin özü o bence. Emin: [1:23] Evet gerçekten öyle. Yani senin bundaki tecrüben neydi? Ülkenin gündemi de malum birazcık hızlı bir şekilde değişiyor. Berkin: [1:31] Ya tabii. Orada açıkçası Türkiye gündemini çok fazla takip etmedim. Yani o biraz bence akıl sağlığı sağladı bana. Biraz kafa sağlığımı toparlamış olabilir. Gelir gelmez ama bakıyorum yine bir sürü... Bir şeyler değişiyor. Olaylar oluyor vesaire... Kimi üzücü, kimi hoş. Yani ama bunda bir yabancılık çekmedim mesela. Emin: [1:54] O kadar uzun süre gitmedin. Berkin: [1:56] Aynen. Bir ay etkilememiş beni çok fazla. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Birkaç gündür Pakistan ve Afganistan arasında yaşanan sınır çatışmalarının arkasında tarafların 2022'den bu yana değişen ittifak yapıları ve Ocak 2024'ten bu yana yükselen güvenlik ikileminin büyük payı var.Yazan: Dr. Hayati ÜnlüSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Yıllardır içimde tuttuğum ama artık anlatmaya karar verdiğim bu hikaye birkaç dondurulmuş köfte, arkadaşlık ve ilişkilerdeki alma verme dengesi hakkında. Cambly yıllık paketlerde aylık aboneliklere göre %60 daha iyi fiyatlarla, Black Friday Fırsatını kaçırmayın! Yılın en düşük fiyatlarını yakalayın. 12 aylık aboneliklerde ayda 249 TL'den başlayan fiyatlarla, BF24terapi kodunu kullanarakşimdi başlayın!
Vous écoutez le podcast "Les interviews Histoire", notre émission hebdomadaire gratuite pour tous. Abonnez-vous à "Timeline 5.000 ans d'Histoire" et accédez à environ 350 podcasts d'1 heure pour seulement 2€ par mois sans Pub ! Avec une nouvelle émission chaque semaine : https://m.audiomeans.fr/s/S-tavkjvmo Qui étaient les femmes et les hommes des temps vikings ? Pour un Rollon, « fondateur » de la Normandie, ou un Éric le Rouge, grand explorateur de l'Atlantique Nord, restés célèbres, combien de personnages méconnus ?Textes médiévaux, découvertes archéologiques et pierres runiques permettent de retracer certains pans de l'histoire de Godfred, roi des Danois qui résista à Charlemagne, ou encore des pieuses Frideburg et Catla, riches marchandes du port de Birka. Illustres inconnus et obscurs héros, femmes et hommes, libres et esclaves se côtoient dans cet ouvrage original, où résonnent les voix de celles et ceux qui contribuèrent à faire toute la richesse et la complexité des sociétés scandinaves du IXe au XIe siècle.À travers quatorze destinées, Lucie Malbos nous invite à découvrir un monde tapi dans l'ombre des guerriers vikings.Lucie Malbos est notre invitée par téléphone. Elle est maître de conférences en histoire médiévale à l'université de Poitiers et membre du CESCM. Spécialiste des sociétés scandinaves au premier Moyen Âge, elle a déjà publié plusieurs articles, chapitres et ouvrages, dont Les Ports des mers nordiques...
Kim haklı, kim suçlu?Öyle binlerce sene geriye gitmeye gerek yok, Hamas iktidara geldiğinde Filistin meselesi yaklaşık 60 senelikti. Bugün dört dönüm noktasından bahsedeceğim: İngiliz mandası, İsrail'in kuruluşu, İsrail'in sınırlarını genişletişi ve gerçekleşmeyen bir barış süreci. Elbette bu dönüm noktalarını ben seçtim ve kendime göre yorumladım. Birkaç farklı bakışla tanışıp kendinize göre bir sentez yaparsınız, aşağıda listelediğim kitaplara da bakıverin sevgili fularsızlar.Konular:(00:15) Milletle tartışmaya girmeyin(03:40) 1917: Balfour Açıklaması(09:05) 1948: Mülteci Krizi(12:05) 1967: Yerleşkeler(14:25) 1993: Barışa gidemeyen yol(16:30) Patreon teşekkürleriKaynaklar:AnketlerKitap: Redrawing the Middle East (2018)Kitap: The Balfour Declaration: The Origins of the Arab Israeli Conflict (2010)Kitap: A Peace to end all Peace: The Fall of the Ottoman Empire (1989)Kitap: The Israel Lobby and U.S. Foreign Policy (2006)------- Podbee Sunar -------Bu Podcast Parolapara hakkında reklam içerir.Parolapara'nın toplamda 2.600 TL kazanabileceğiniz tüm nakit iade avantajlarından faydalanmak için uygulamayı şimdi indirin. Ayrıntılı bilgi ve ek koşullar için; Parolapara.com'u ziyaret edin.Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.Podbee50 kodumuzla Hiwell'de ilk seansınızda geçerli %50 indirimi kullanmak için Hiwell'i şimdi indirin. 1400'ü aşkın uzman klinik psikolog arasından size en uygun olanlarla terapi yolculuğunuza kolaylıkla başlayın.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.
We are going on an excursion to a place of power in the Viking world. Let's explore where the Jarl of Birka most likely had their residence. We will also talk about the work of one of Sweden's first female archaeologists and slavery within the Viking world.Links: Transcript: diggingupancientaliens.com/episode-69-vikings Check out Histourian - a new guided tours app!: Histourian Digging up Ancient Aliens on the web:WebsiteEmailFacebookTwitterInstagramTikTokYouTubeSupport the show: Patreon Become a APN memberMusicThe intro music is Lily of the woods by Sandra Marteleur, and the outro is named “Folie hatt” by Trallskruv.ArchPodNet APN Website: https://www.archpodnet.com APN on Facebook: https://www.facebook.com/archpodnet APN on Twitter: https://www.twitter.com/archpodnet APN on Instagram: https://www.instagram.com/archpodnet Tee Public StoreAffiliates Motion: https://www.archpodnet.com/motion
In this week's episode, Dan and Margrethe have a discussion with Veronica Björkman and Żaneta Reliszko, who are the founders of the Birka Historical Tattoo Festival.------------------------------------------------Follow the festival on Instagram:@@birkahistoricaltattoofestFollow Margrethe on Instagram:@arkeomagsFollow the Podcast on Instagram:@nordicmythologypodcastIf you like what we do, and would like to be in the audience for live streams of new episodes to ask questions please consider supporting us on Patreon: https://www.patreon.com/NordicMythologypodcastCheck out Dan's company, Horns of Odin, and the wide range of handmade items inspired by Nordic Mythology and the Viking Age. Visit: https://www.hornsofodin.com Get bonus content on Patreon Hosted on Acast. See acast.com/privacy for more information.
We are going on an excursion to a place of power in the Viking world. Let's explore where the Jarl of Birka most likely had their residence. We will also talk about the work of one of Sweden's first female archaeologists and slavery within the Viking world. Histourian Contact:Website: https://diggingupancientaliens.comEmail: fredrik@diggingupancientaliens.comFacebook: facebook.com/Digging-up-Ancient-Aliens-108173641647111/Twitter: twitter.com/DUAncientAliensInstagram: instagram.com/digging_up_ancient_aliens/TikTok: tiktok.com/@digging_up_ancient_alienStore: https://diggingupancientaliens.com/merchBecome a supporter! Sign up for Patreon or membership here: https://diggingupancientaliens.com/support Support the show!We have a members portal and a Patreon; both have the same levels and bonuses. Join Patreon hereMember Portal ArchPodNetAPN Website: https://www.archpodnet.comAPN on Facebook: https://www.facebook.com/archpodnetAPN on Twitter: https://www.twitter.com/archpodnetAPN on Instagram: https://www.instagram.com/archpodnetTee Public Store MusicThe intro music is Lily of the woods by Sandra Marteleur, and the outro is named “Folie hatt” by Trallskruv. Visit Trallskruvs website here