POPULARITY
Categories
Siyasetname'nin yeni bölümünde Senem Görür Yücel ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Türkiye'de son dönemde peş peşe yaşanan hukuk ve siyaset krizlerini “lawfare” kavramı üzerinden ele alıyor. Bilgi Üniversitesi kararından CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin “mutlak butlan” kararına, yargının siyasi partiler üzerindeki rolünden siyasal temsilin aşınmasına kadar birçok başlık programda değerlendiriliyor. Kalaycıoğlu, Türkiye'nin 2017'den bu yana “sultanizm” olarak tanımladığı bir hükümet sistemi içinde yönetildiğini belirterek, hukukun muhalefeti baskılamak ve siyasal rekabeti sınırlamak için araçsallaştırıldığına dikkat çekiyor. Peki CHP'ye yönelik müdahale yalnızca bir parti içi kriz mi, yoksa Türkiye'de hukuk devleti ve demokratik temsil açısından yeni bir eşik mi? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Osmanlı-Türk modernleşmesi sınıfsal pozisyonlar üzerinden teşekkül etmediği için kendisini, merkez ve onun karşısında konumlanan çevrenin çatışması üzerinden inşa eder. Kabaca bakıldığında 1950'ye kadar, kısmi çatışmalar söz konusu olsa da hiçbir zaman merkeze yönelik kapsamlı ve toplumsal tabanı olan bir çevre hareketi ortaya çık-a-mamıştır. 1908 sonrasında Hürriyet ve İtilaf ile başlayan merkezin içindeki itiraz, erken Cumhuriyette Terakkiperver Fırka ve sonrasında da Serbest Fırka üzerinden şekillenmiş ama bu eğilimler önemli bir örgütsel kapasiteye erişmeden sönümlenmiştir.
CHP'nin yeni yol haritasının ele alındığı programda CHP Genel Başkan Yardımcısı ve PM üyesi Serkan Özcan, siyaset bilimci Onur Alp Yılmaz ve gazeteci Berkant Gültekin, Göksel Göksu'nun sorularını cevapladı. CHP'nin yeni yol haritası olan “Demokrasi ve hukuk ihlallerine karşı muhalefet partileriyle ortak mücadele hattı oluşturma ve 4 Mayıs'tan itibaren sahaya inerek belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili hukuk ihlallerini yüz yüze anlatma” kararının konuşulduğu programda, “CHP yeni bir Türkiye hikayesi yazabilir mi?” sorusuna cevap arandı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
23 Nisan 1920'de gerçekleşen olay İstanbul'da zaten faal halde bulunan ve İngilizlerin baskınıyla İstanbul'da çalışamaz hale getirilen Meclis'in Ankara'ya taşınması ve faaliyetlerine burada başlamasından ibarettir. Kuşkusuz Meclis'in işgal şartlarında taşınarak da olsa faaliyetlerine devam etmesi çok önemlidir. Ama Ankara'ya taşınmasının İngilizlere rağmen değil bilakis İngilizlerin müdahalesi ve zorlamasıyla gerçekleşmiş olduğu da göz ardı edilen gerçeklerden biri. O tarihte İstanbul'un doğrudan ve fiilen işgal altında olması aslında bütün Osmanlı topraklarının resmen işgal gözetimi altında olması anlamına geliyor ki, Samsun, Erzurum ve Ankara'da da bir İngiliz (işgali değilse bile) varlığı yok değildir.
Negara-negara kapitalis maju saat ini terjebak dalam apa yang disebut sebagai "Trilema Baru," sebuah kebuntuan politik di mana tujuan pertumbuhan ekonomi, legitimasi demokrasi, dan aksi iklim yang efektif saling bertabrakan secara struktural. Pertumbuhan ekonomi selama ini telah menjadi mesin utama yang melegitimasi demokrasi kapitalis dengan menjanjikan peningkatan standar hidup bagi semua lapisan masyarakat, namun tuntutan sains iklim saat ini mewajibkan dekarbonisasi radikal yang sering kali bertentangan dengan logika akumulasi modal tanpa batas. Ketidaksinkronan antara urgensi ekologis yang menuntut tindakan instan dengan proses demokrasi yang inheren lambat dan terjebak dalam siklus elektoral jangka pendek menjadikan ketiga tujuan ini mustahil untuk dicapai secara utuh dalam waktu yang bersamaan. Dalam upaya menavigasi trilema ini, muncul tiga jalur utama yang masing-masing menuntut pengorbanan yang berat, yaitu status quo liberal, negara hijau besar, atau penurunan pertumbuhan (degrowth). Jalur status quo liberal cenderung memprioritaskan mekanisme pasar dan pertumbuhan namun sering kali gagal dalam efektivitas iklim, sementara model "Negara Hijau Besar" seperti di China mampu melakukan transformasi industri yang sangat cepat melalui perencanaan pusat namun berisiko mengabaikan partisipasi dan hak-hak demokrasi. Di sisi lain, gagasan degrowth menawarkan solusi paling jujur secara ekologis dengan membatasi konsumsi material, namun secara politik jalur ini hampir mustahil diwujudkan karena fondasi kesejahteraan masyarakat modern dan sistem fiskal negara sangat bergantung pada pendapatan yang dihasilkan dari pertumbuhan ekonomi yang terus menerus. Pada akhirnya, kunci untuk menghadapi trilema ini bukanlah melalui solusi teknokratis semata, melainkan melalui perjuangan politik yang mampu membangun koalisi lintas kelas antara masyarakat perkotaan dan pedesaan. Aksi iklim tidak akan pernah mendapatkan dukungan mayoritas jika hanya dianggap sebagai proyek elit yang memberikan beban biaya hidup kepada rakyat kecil; sebaliknya, transisi hijau harus dibingkai sebagai proyek pembaruan ekonomi yang menjamin keamanan material, lapangan kerja, dan kesejahteraan bagi kelas pekerja serta menengah. Dengan membangun kembali kapasitas perencanaan negara dan memastikan keadilan distributif menjadi inti dari kebijakan, masyarakat demokratis dapat menavigasi krisis iklim tanpa harus kehilangan fondasi kebebasan sipil mereka.
Liberal demokrasinin dünya genelinde yaşadığı kriz ne anlama geliyor? Popülist liderlerin yükselişi uluslararası sistemi nasıl dönüştürüyor? ABD'de yaklaşan seçimler küresel güç dengelerini değiştirebilir mi? Çin'in yükselişi ve Tayvan meselesi yeni bir çatışma hattı mı yaratıyor? Rivayet Muhtelif programında gazeteci Hilmi Hacaloğlu ve Aydın Selcen, dünya siyasetinde öne çıkan güncel gelişmeleri ve küresel güç dengelerindeki yapısal dönüşümü değerlendiriyor. Yayında liberal demokrasinin içinde bulunduğu kriz, popülist otoriter liderlerin yükselişi, ABD ve Avrupa'daki siyasi kırılganlıklar, NATO'nun geleceği, ortadoğudaki gerilimler, İran-İsrail hattındaki riskler ve Çin-Tayvan ekseninde olası kriz senaryoları ele alınıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Pemerintahan mandiri (self-rule) merupakan fondasi fundamental bagi masyarakat yang bebas, di mana keteraturan sosial lahir bukan dari paksaan otoritas pusat, melainkan dari kapasitas kolektif individu untuk mengelola kepentingan bersama. Sebagaimana dikemukakan oleh Filippo Sabetti, konsep ini menantang paradigma statisme yang sering kali memandang negara sebagai satu-satunya pemberi ketertiban. Dalam esensinya, self-rule menuntut adanya "pengetahuan konstitusional" di tingkat warga negara, yang memungkinkan mereka untuk menciptakan dan menjalankan aturan-aturan yang relevan dengan kebutuhan lokal tanpa harus selalu bergantung pada birokrasi pusat yang jauh dan sering kali tidak responsif terhadap realitas di lapangan. Keberhasilan pemerintahan mandiri sangat bergantung pada struktur poli-sentris, yaitu keberadaan banyak pusat pengambilan keputusan yang saling berinteraksi, bekerja sama, dan saling mengawasi secara sah. Melalui lensa sejarah, kita dapat melihat bagaimana komunitas lokal dan berbagai lembaga swadaya mampu menyediakan layanan publik serta menyelesaikan konflik secara organik melalui norma-norma yang disepakati bersama. Struktur ini membuktikan bahwa otonomi lokal bukanlah bibit anarki, melainkan sebuah laboratorium inovasi sosial yang memungkinkan masyarakat untuk beradaptasi dengan tantangan unik di wilayah mereka. Sebaliknya, pemaksaan sentralisme administratif yang seragam sering kali justru menghancurkan modal sosial dan menciptakan keterasingan politik di antara warga negara. Di era modern, penguatan self-rule menjadi semakin krusial sebagai penawar bagi krisis legitimasi yang dialami oleh banyak negara bangsa. Demokrasi yang sehat tidak dapat hanya dibangun melalui prosedur formal di tingkat nasional, melainkan harus dipupuk melalui pemberdayaan institusi warga di tingkat akar rumput. Dengan mengalihkan fokus dari sekadar pembangunan kekuatan negara (state-building) menuju pembangunan kapasitas warga (citizen-building), masyarakat dapat mengurangi ketergantungan pada jaringan patronase yang korup dan tidak efisien. Pada akhirnya, pemerintahan mandiri adalah sebuah perjuangan berkelanjutan untuk memastikan bahwa kedaulatan tetap berada di tangan warga, demi terwujudnya tata kelola yang lebih manusiawi dan responsif.
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, konukları İlkan Dalkuç ve Dr. Mehmet Akif Koç (58. dk. dan it.) ile İran savaşında yapılan ateşkesi, savaşın kazananlarını ve kaybedenlerini konuşuyor.00:00 Giriş00:30 İlkan, Hindistan kanalına çıkmışsın, neler anlattın?04:05 Hindistan-İsrail ilişkilerine dair12:05 "ABD-İran ateşkesi İsrail'i bağlamaz gibi bence"14:30 ABD-İsrail'in hedefi İran'da rejimi değiştirmek vs. hedeflerinde son durum16:35 ABD-İsrail neden nükleer silah kullanamıyor? (nükleerin gücü kullanılmayıncadır)20:45 İran zafer kazandı denecek bir durum yok ama...21:20 ABD-İsrail'in gerçekleşmeyen taleplerinin sırasız ve eksik listesi22:00 İran'ın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bellisiz talepleri27:10 İsrail'in Lübnan'a bugünkü saldırıları: Bu Lübnan'ın çilesi bitmeyecek gibi32:25 ABD içinden Trump'a tepkiler; ABD'nin kamuoyu anlatısı yok; kamuoyunda büyük tepki yok36:25 Geniş İslami kesim İran'a karşı (Şiîliğinden dolayı) Gazze'ye olduğu kadar hatta Saddam'a olduğu kadar bile duyarlı değil)38:05 İran savaşı İran'ın değilse bile petrodolar sisteminin sonu mu?41:05 Ortada iki/üç taraf için de zafer, itibar yok; olanı kaybetmeyelim derdindeler43:40 Demokratlar'ın savaşa karşı tutumuna güvenmiyorum45:35 Maddelerde anlaşmadan ateşkes nasıl oluyor?47:40 Trump, tehditler, TACO48:25 Niye Türkiye değil de Pakistan ara buluculuk yaptı, yapıyor?49:00 Şimden gerü Körfez ülkelerini ne bekliyor? (Pirî Reis'ten Da Vinci'ye...)01:00:00 Erdoğan, Körfez'in yerine TR geçebilir dedi, peki nasıl?01:03:50 Demokrasi, hukuk olmazsa sermaye gelmez diyorlar (gelir, gelir)01:05:50 Hocam, savaş bitecek gibi değil; sizin Stalin tercümenizden bahsedelim01:17:00 Çok kırılgan, narin, nazenin, ürkek bir ateşkes: 5 fazın kaçıncısı01:25:50 Muharebe bitti, taraflardan biri düşene kadar harp sürecek (2'li senaryo)01:31:50 Karizması bu kadar çizilen ABD-İsrail, İran'la ba-rış-maz!01:35:15 Hiçbir İslam ülkesinin İran'a söyleyecek tek lafı yok; Lübnan'a bile İran sahip çıkmaya çalışıyor01:37:50 ABD kasım seçimlerinden önce ABD, İran'a yeniden saldırır mı?01:38:50 İran'ın vurulan bölgeleri, aldığı hasar01:44:00 İsrail'in 4 katmanlı hava savunması İran'da neden tek katmanlı bile kurulamaz?01:46:50 Isfahan nısf-ı cihandı, şimdi rub-ı cihan mı?01:47:10 İsrail'in İran'da sinagogların vurulması ve İran Yahudilerine dair01:53:15 Körfez ülkeleri ABD'ye bizi korumadınız deyip ABD'yi kovabilir mi?02:01:20 İsrail'in hava savunma sistemini neredeyse hiçbir ülke yapamaz çünkü02:02:55 İran liderliğinin sürdürülmesi meselesi (öldür öldür nereye kadar gider)02:10:40 Müçteba Hamaney de öldürülürse rejim karışır mı?02:23:30 İran Dışişleri Bakanı Arakçi çok Batılı görünüyor. Nasıl biri? Sertlik yanlısı mı?02:24:30 Muhammed Bakır Kalibaf nasıl biri?02:25:50 ABD'deki İran diasporasının bir kısmının "i am not Muslim, i am Persian" söylemine dair02:31:15 ABD NATO'dan çıktı çıkıyor söylemi; Trump isteyince oluyor mu?02:32:30 Arap Şiası ile Fars Şiası arasındaki farklar02:37:40 Barzan bölgesi Kürt Yahudilerine dair02:40:00 İran'da rejim değişikliği mümkün mü sorusu için ekopolitik.org.tr çarşamba yazılarımı takip edin02:42:05 Bahadır Çelebi'nin herkesi memnun ederek savaşları bitirme senaryoları :)02:46:00 Stalin'in övülecek bir yanını bulma çabaları; ya iktidarda Troçki olsaydı; şakalaşmalar, yazı vaadi02:49:05 Mehmet Akif Koç'tan iki kitap tavsiyesi*02:50:20 İnsanlar balistik füzeyi hafife alıyor: 13 milyarlık dolarlık gemiye karşı 20000 dolarlık füze02:51:00 Temenniler ve kapanış*Fawaz A. Gerges, "Hata Asıl Neredeydi? Orta Doğu'da Demokrasi Neden Başarısız Oldu?"*Allen James Fromherz, "Dünyanın Merkezi: Basra Körfezi'nin Küresel Tarihi"⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
03.04.2026 | Dijital Hayat Bölüm579 - TRT Radyo1 | "Dijital Çağda Demokrasi Krizi: Enfokrasi" Dr. Bilal Eren'in hazırlayıp, sunduğu Dijital Hayat programımızda bu hafta, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadriye Kobak ile; - Enfokrasi Kavramı ve Anlamı? - Kitabın Yazarı Byung-Chul Han Kimdir, Başka Hangi Kitapları Var? - "Enfokrasi: Dijitalleşme ve Demokrasinin Krizi" İsimli Kitap Değerlendirmesi? - Enformasyon ve Demokrasi Yerine Enfokrasi Çağında mıyız? - Enformasyon Rejimi Ne Anlama Geliyor? - Hakikat, Bilginin Hızı Karşısında Anlamını mı Kaydebiyor? - Dijital Bilgi, Anlam Yerine Dikkat mi Talep Ediyor? - Enformasyon Rejimi Neden Demokrasi için Tehdit? - Demokrasi, Enfokrasiye mi Dönüştü? - Örneklerle Enformasyon Yoğunluğu ve Özgürlük İllüzyonu Çağı? Başlıklarını konuştuk. Dijital Hayat, her cuma saat 15:30'da TRT Radyo1 mikrofonlarında canlı yayında... Tüm geçmiş ve gelecek yayınlarımız için; Web: https://www.dijitalhayat.tv
Türkiye'de hukuk sisteminde yaşanan kriz derinleşiyor. Rivayet Muhtelif'in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu, konuğu Prof. Dr. Adem Sözüer ile Türkiye'de ceza hukuku ve demokrasi üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulunuyor. Programda kayıt dışı hukuk, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, HSK'nın siyasi iktidara biat etmesi ve geçmiş reformların nasıl yok sayıldığına dair değerlendirmeler yapılıyor. Türkiye'nin hukuka dönüşü için hangi adımlar atılmalı, uluslararası hukuk ve iç hukuk nasıl bir rol oynayabilir? sorularına Hilmi Hacaloğlu, Adem Sözüer ile yanıt arıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Kita butuh lebih banyak sosok seperti Abraham Samad, Ketua KPK periode 2011 - 2015 yang berani berdiri di garis depan untuk membersihkan Indonesia dari korupsi. Integritas tidak lahir tiba-tiba. Sifat Antikorupsi dibentuk dari rumah, lalu dibawa ke institusi, tempat di mana perubahan benar-benar diuji. Perbincangan ini dan kenapa Abraham Samad memperjuangkan sesuatu yang sulit diperjuangkan di Indonesia dibahas pada episode ini. Simak perbincangannya.#cauldroncontent #uncensored #uncensoredwithandinieffendi #podcast #podcastindonesia #andinieffendi #podcast #kpk #korupsi #pemerintahan #kepolisian #hukumindonesia #demokrasi #ijazahjokowi #fakta #genz #jurnalisberita #kebebasan #dpr #abrahamsamad —Uncensored bersama Andini Effendi ingin memulai percakapan mengenai isu yang kerap dianggap tabu. The Elephant in the Room adalah topik yang diketahui semua orang, namun tidak banyak yang berani membicarakannya. Dengan berdiskusi secara terbuka, kami harap masyarakat bisa lebih terbuka pikiran dan hatinya. ୨♡୧ New episode drops every Thursday! ୨♡୧ ☆ Jangan lupa follow & Subscribe kami ☆ https://www.instagram.com/cauldroncontent/ https://www.youtube.com/playlist?list=PLZ3JpwVKQYqY6XA9E0ufQ6gWBL6H__NYw ☆ Dengarkan juga podcast kami ☆ https://open.spotify.com/show/6pHdBM4Jr0JMwBvbVCMiQI?si=cc66a009ea964c3a&nd=1&dlsi=4f0c2d2242694a34 https://podcasts.apple.com/id/podcast/uncensored-with-andini-effendi/id1627192280 ☆ Host Andini Effendi ☆ https://www.instagram.com/andinieffendi/ ☆ Abraham Samad ☆https://www.instagram.com/abrahamsamad_/ ☆ Wardrobe by Lanivatti☆ https://www.instagram.com/lanivatti_official/ ☆ Location at Addition living ☆ https://www.instagram.com/addition.living/ —Time Stamp 00.00 Intro 05.50 Kepentingan pemilik modal media08.24 Dugaan ijazah palsu Jokowi13.05 Sistem hukum Indonesia terburuk di dunia23.35 Gen Z jadi garda terdepan 27.06 Kebebasan jurnalis di era demokrasi33.05 Dipilih karena muda37.58 Alasan KPK pilih kasus tertentu 41.31 KPK tidak ada ruang untuk pelanggaran57.35 "Agenda Setting" Abraham Samad
Önce 18 Mart 2025'de o zamanki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal haberi yayıldı. Ertesi gün İmamoğlu sabahın erken saatlarinde evinin önüne yığılan polisler tarafından gözaltına alındı. Bir kaç gün sonra ise tutuklandı. Bir yıldan beri Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuluyor. Hakkındaki dava yaklaşık bir yıl sonra olaylı bir şekilde başladı. İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardında Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı Erdoğan'ın siyasi bir hamlesini gören CHP, hukuk mücadelesini sürdürüyor, bütün ülkede protesto gösterileri düzenliyor. İmamoğlu davası daha ne kadar sürecek? Serbest bırakılma ihtimali var mı? Türkiye'de demokrasinin geleceği nasıl görünüyor? Bu soruları siyaset dünyasını yakından takip eden gazeteci Sezin Öney ile konuştuk. Mikrofonda Aydın Işık ve Serap Doğan var. Von Aydın Işık und Serap Doğan.
Çavuşesku'nun Termometresi'nde Ekin Keleş moderatörlüğünde Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve Dr. Edgar Şar (dk 31'den it.) 3. haftasında ABD ve İsrail'in İran'a saldırısını, savaşta ülkelerin hedeflerini, Türkiye'ye savaşın siyasi etkilerini ve başlayan İBB davasını tartışıyor.00:00 Giriş01:30 AB'nin İran savaşına dahil olmama çabaları05:45 ABD'nin dış politikasını İsrail lobisi mi yönetiyor?10:30 Körfez Ülkeleri'nin "sıkıntı yok" kampanyaları medyada da çöktü15:25 Körfez Ülkeleri'nin durumu: Kendi takımının maçını rakip tribünden izlemek zorunda kalmak (küfürlü tezahürat bahsi içerir)17:45 İbrahim Anlaşmaları üzerinden gidersek Arap ülkeleri "yaralı" değil "ölü" bir İran istiyor23:15 Şunu biliyoruz: Hiç kimse bir iç savaş istemiyor27:40 İran da Türkiye ile savaşmak istemiyor31:50 Çevrede savaş, belirsizlik; "bayrak etrafında toplanmak"... Türkiye'yi ne bekliyor— seçimden başka?34:20 İktidarın seçim takvimi ve İran savaşının yarattığı belirsizlik39:50 Hava savunmasının güçlendirmek için S-400 alıp daha da güçsüzleştirmek41:40 Emekli diplomatlar dış politikayı değil dışişleri bakanlığını konuşuyor (kendi fikirleri yok, tekrarcı)43:55 Muhalefet, liyakatli birini işe alırsam işler düzelir modunda, düzelmiyor çünkü siyaset≠teknik51:05 Muhalefet için imkan: İktidar yıktığının yerine bir şey koyamadı 53:10 Bildiğimiz tarzda bir seçim olmayacak ama nasıl bir seçim olacak? (Venezuela tipi çok korkunç)56:10 Türkiye, Ortadoğu, Türk dizileri, Batılılaşma, seçim dönemi ihtiyaçları, Çin ticaret açığı, İsrail karşıtlığı01:03:20 Gazze'den Çözüm Süreci'ne Hakan Fidan politikası01:05:40 "Zaten Avrupa geriliyor, zaten Avrupa bitti" söylemine dair01:09:40 Daktilo1984 8 yaşında! Nice 8 yaşlar için nasıl destek olabilirsiniz?⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Serinin üçüncü bölümünde İran tarihinde apayrı bir yeri olan bir ismin, Başbakan Muhammed Musaddık'ın İngiliz-Amerikan ortaklığında gerçekleşen bir darbeyle nasıl devrildiğini anlatıyorum.Çok şaşıracaksınız zira aslında darbe başta başarısız oluyor. Fakat sonra İngiliz ve Amerikalı gizli servis elemanları şeytanın aklına gelmeyen bir planla darbeyi amacına ulaştırmayı başarıyor.İran petrolünü millileştiren Musaddık gidiyor ve bizim "Şah Dönemi" diye bildiğimiz Baba Rıza Pehlevi'nin oğlu Muhammed Rıza Pehlevi'nin dönemi başlıyor.Tabii petrol kuyuları yeniden yabancıların emrine veriliyor.İyi dinlemeler.Biliyorsunuz Yeni Haller sizlerin desteğiyle yayın hayatına devam eden bir podcast kanalı.Beni aşağıdaki link'lerden destekleyebilirsiniz:www.patreon.com/yenihallerYeni Haller'in bir de Buy Me A Coffee hesabı var artık. Buradan destek olmak çoook daha kolay. Patreon'da sorun yaşayanlar için açtım efendim. Buyurun:https://www.buymeacoffee.com/yenihallerBir de bu sezon spor basınımızda apayrı yeri olan, ben ustam olarak kabul ettiğim Yiğiter Uluğ'la T24'ün Youtube kanalında bir spor programına başladık. Korkmayın, sadece futbol konuşmuyoruz. Hele sahadaki skorları, maçları hiç konuşmuyoruz. Yeni Haller tadında spor sohbeti isteyenler için:Yiğiter Uluğ ve Eray Özer'le GazozunaBana ulaşmak için:https://www.instagram.com/eray_ozerhttps://twitter.com/ErayOzeryenihallerpodcast@gmail.com
Hubungan antara demokrasi dan kapitalisme bersifat dinamis dan sering kali tegang, karena keduanya sangat bergantung pada sifat teknologi yang mendasari struktur ekonomi. Pada era awal Revolusi Industri atau "Kapitalisme Manchester," inovasi teknis cenderung menggantikan keterampilan pengrajin ahli dengan tenaga kerja kasar dan mesin sederhana, yang mengakibatkan ketimpangan ekonomi ekstrem. Kondisi ini membuat para elit pemilik modal memandang demokrasi sebagai ancaman terhadap hak milik mereka, karena kekhawatiran bahwa massa yang miskin akan menggunakan hak suara untuk melakukan redistribusi kekayaan secara paksa. Akibatnya, pada periode ini, kapitalisme dan demokrasi liberal sulit berjalan beriringan secara harmonis karena tidak adanya keselarasan kepentingan ekonomi antar kelas sosial. Kondisi tersebut berubah secara radikal dengan munculnya "Kapitalisme Detroit" atau era produksi massal pada abad ke-20, di mana teknologi justru menciptakan permintaan besar akan pekerja berketerampilan menengah. Simbiosis ini memungkinkan terciptanya stabilitas politik yang luar biasa karena keuntungan dari produktivitas mesin dibagikan secara lebih merata melalui upah yang layak dan penguatan negara kesejahteraan. Kelas menengah muncul sebagai jangkar stabilitas demokrasi, karena mereka merasa memiliki saham dalam keberhasilan sistem kapitalis. Dalam periode emas ini, pertumbuhan ekonomi yang inklusif membuktikan bahwa kapitalisme bisa memperkuat demokrasi liberal selama manfaat kemajuan teknologi dapat dirasakan oleh mayoritas warga negara. Namun, saat ini kita kembali berada di persimpangan jalan yang kritis seiring munculnya "Kapitalisme Silicon Valley" yang didorong oleh otomatisasi dan kecerdasan buatan. Teknologi modern kini cenderung sangat memihak pada individu berketerampilan tinggi dan secara sistematis menggantikan pekerjaan rutin yang selama ini menopang kehidupan kelas menengah. Polarisasi ekonomi yang dihasilkan memicu krisis kepercayaan terhadap institusi politik dan memberikan ruang bagi bangkitnya populisme serta ketidakstabilan sosial. Untuk menyelamatkan kontrak sosial demokrasi, diperlukan reformasi struktural yang berani—seperti investasi masif pada modal manusia dan pemikiran ulang mengenai mekanisme redistribusi kekayaan—guna memastikan bahwa kemajuan teknologi masa depan tidak menghancurkan fondasi politik yang telah dibangun selama berabad-abad.
Buku China's Megatrends karya John dan Doris Naisbitt memaparkan transformasi luar biasa China yang tidak lagi sekadar meniru Barat, melainkan membangun sistem orisinal yang disebut sebagai "Demokrasi Vertikal." Melalui delapan pilar utama, China berhasil menciptakan stabilitas politik sekaligus pertumbuhan ekonomi yang eksplosif dalam tiga dekade terakhir. Fondasi ini menunjukkan bahwa China telah bergeser dari masyarakat yang kaku secara ideologis menjadi entitas dinamis yang mengutamakan hasil nyata serta prestasi dalam meningkatkan taraf hidup rakyat, daripada proses politik formal yang seringkali disruptif di negara-negara Barat. Salah satu rahasia sukses yang diuraikan dalam megatren ini adalah sinkronisasi harmonis antara arahan pemerintah pusat (top-down) dan energi rakyat di tingkat bawah (bottom-up). Dengan filosofi "membingkai hutan dan membiarkan pohon tumbuh," pemerintah menetapkan parameter strategis nasional sementara memberikan keleluasaan penuh bagi inisiatif lokal serta kreativitas individu untuk berkembang. Pendekatan pragmatis ini, yang sering digambarkan dengan metafora "menyeberangi sungai dengan merasakan batu," memungkinkan China melakukan berbagai eksperimen kebijakan melalui zona ekonomi khusus tanpa risiko kegagalan sistemik yang luas di tingkat nasional. Transformasi ekonomi China juga menandai pergeseran paradigma besar, dari sekadar "bengkel dunia" yang memproduksi barang murah menjadi pemimpin inovasi teknologi global. Ambisi untuk beralih dari pencapaian "medali emas" menuju perburuan "Hadiah Nobel" mencerminkan investasi masif pemerintah dalam bidang pendidikan tinggi, riset kedirgantaraan, dan teknologi hijau. Dengan melibatkan diri sepenuhnya dalam ekosistem global dan memperkuat institusi keuangannya, China kini telah berevolusi menjadi pemain kunci yang menentukan arah perdagangan dunia dan menantang dominasi ekonomi tradisional Amerika Serikat maupun Eropa. Di sisi sosial dan budaya, China mengalami apa yang disebut sebagai "emansipasi pikiran," di mana kreativitas individu mulai dihargai di luar batas-batas dogma lama demi kemajuan bangsa. Meskipun dunia Barat sering memberikan kritik tajam terkait isu hak asasi manusia, China menawarkan perspektif alternatif yang memprioritaskan hak atas keamanan ekonomi dan pengentasan kemiskinan sebagai hak yang paling fundamental bagi rakyatnya. Perkembangan artistik dan intelektual yang kini meledak di berbagai kota besar di China menjadi bukti nyata bahwa kemajuan materi tengah diiringi dengan pembentukan identitas budaya baru yang lebih modern dan percaya diri. Sebagai kesimpulan, megatren China merupakan bukti lahirnya tatanan dunia baru di mana demokrasi liberal Barat bukan lagi satu-satunya jalan mutlak menuju kemakmuran global. Keberhasilan China mengelola transisi besar-besaran ini secara berkelanjutan memaksa komunitas internasional untuk mengakui keberadaan model sosial-politik alternatif yang terbukti efektif dalam mengorganisir masyarakat yang sangat luas. Memahami pilar-pilar ini menjadi sangat krusial bagi siapa pun yang ingin menavigasi masa depan, di mana dua sistem besar yang berbeda ini akan terus bersaing sekaligus saling bergantung di panggung sejarah abad ke-21.
Gazeteci Bakışı programında Alişer Delek ile finans yatırım uzmanı Emre Şirin, Türkiye'de demokrasinin ekonomi üzerindeki etkisini konuşuyor. Hukukun üstünlüğü, öngörülebilirlik, yatırım güveni ve enflasyon verilerine duyulan güvensizlik piyasaları nasıl etkiliyor? TÜİK verileri, sıcak para, carry trade, yoksulluk sınırı ve orta sınıfın erimesi üzerinden Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları masaya yatırılıyor. Demokrasi olmadan ekonomik istikrar mümkün mü? Yabancı yatırımcı neden gelmiyor, yerli yatırımcı neden kaçıyor? Ekonomide güven krizi, hukuk sistemi ve kuralların işlemesi neden belirleyici? Türkiye'de sistem krizi mi yaşanıyor? Ekonomi, hukuk ve özgürlükler arasındaki bağı Alişer Delek ile Emre Şirin detaylı olarak konuşuyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Di tengah rencana revisi Undang-Undang Pemilu, wacana kenaikan ambang batas parlemen atau parliamentary threshold kembali mengemuka. Ketua Umum Partai NasDem Surya Paloh mengusulkan ambang batas naik menjadi 7 persen dari sebelumnya 4 persen. Usulan ini dinilai bisa menyederhanakan sistem kepartaian dan mencegah koalisi gemuk, namun juga menuai kritik karena dikhawatirkan mempersempit representasi politik dan menurunkan kualitas demokrasi.Lalu, apakah ambang batas 7 persen terlalu berat bagi partai politik dan berisiko menggerus suara pemilih? Kita bahas bersama Titi Anggraini, Pakar Kepemiluan dari Universitas Indonesia.
İkili Görüş'te Dr. Bahadır Çelebi, konuğu Aydın Selcen ile Münih Güvenlik Konferansı'ndan çıkan mesajları, ABD-İran gerilimindeki son gelişmeleri ve küresel siyasetin öne çıkan başlıklarını değerlendiriyor.Dk 10'da bahsedilen "62. Münih Güvenlik Konferansından Ne Sonuçlar Çıktı?" adlı yazı:https://daktilo1984.com/bultenler/dunya-gundemi-62-munih-guvenlik-konferansindan-ne-sonuclar-cikti/Yayın sonunda bahsedilen Devrim Muhafızları'nın gücüne dair Reza Talebi'nin yazısı (ENG):https://daktilo1984.com/d84intelligence/beyond-the-budget-how-irans-revolutionary-guards-built-an-economic-power-of-their-own/00:00 Giriş00:35 Galatasaray'ın Juventus'u 5-2 yenmesinin düşündürdükleri (futbol dışında her şey)09:00 Demokrasi ve hukuka tecdid-i iman10:10 2007'den bugüne Münih Güvenlik Konferansı'nın içerik değişimi12:00 Seçmeni Trump'ı Beyaz Saray'a bir nthr bom*cısı olarak gönderdi, tabir caizse17:30 İyi bir taktisyen ama kötü bir stratejist: Putin18:20 Münih Güvenlik Konferansı'nda Rubio'nun alkışlanması: Avrupa'nın trajedisi19:30 ABD Yudeo-Christian'lıktan Yudeo'yu düşürme peşinde: yeni sömürgecilik kapıda22:30 AfD Türkiye'de şubesini ne zaman açacak?26:00 Münih Güvenlik Konferansı: Düzen yıkılıyor değil, yıkıldı.27:40 Trump ara seçimde (Kasım 2026) hem Senato'yu hem Meclis'i kaybedecek gibi28:50 Sen Kübalı bir Marco Rubio'sun, Avrupa'nın çocuğuyum deme31:50 ABD'de dindarlaşma ve dinden uzaklaşma paralel olarak yoğunlaşıyor33:50 Devlet-altı aktörlerin devri kapanıyor ama mevcut çatışmalar "devlet"in azarıyla bitmez51:50 ABD, İran'la görüşmelerdeki heyecanını yeni uçak gemileri sevk ederek gösteriyor(!)01:01:01 MOSSAD'ın derin düşüncesi: İran rejimini yıkınca başa kimi koyacağız?01:04:20 Münih Güvenlik Kaonfrası'nda Mazlum Abdi vardı, Suriye Dışişleri Bakanı'nın yanında 01:07:20 Epstein dosyalarının gösterdiği: Avrupalı "beni, oy verdiğim kişi yönetmiyormuş" diye düşünüyor01:12:50 Almanya'nın silahlanması kötü. Japonya'nın silahlanması kötü. İkisinin aynı zamanda silahlanması...Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala KATIL:https://www.youtube.com/channel/UCWyDy24AfZX8ZoHFjm6sJkg/joinBizi Patreon'dan Destekleyin
Sinyal pemilihan kepala daerah (pilkada) kembali dipilih DPRD belakangan kian menguat. Hampir seluruh parpol di parlemen menyatakan dukungan, di antaranya Gerindra, PKB, Nasdem, dan Demokrat. Dalih yang mereka sodorkan yakni sistem pemilihan langsung butuh anggaran besar, rawan politik uang, dan ongkos politik tinggi bagi calon kepala daerah.Sejatinya, upaya kembali ke pilkada oleh DPRD sudah pernah dicoba dan berhasil lewat pengesahan UU Nomor 22 Tahun 2014 tentang Pemilihan Gubernur, Bupati, dan Wali Kota. Namun, RI1 yang kala itu dijabat Presiden SBY, mencabutnya dengan meneken peraturan pemerintah pengganti undang-undang (perppu). Anehnya, kini Demokrat, partai yang didirikan SBY, pindah haluan mendukung pilkada oleh DPRD.Masyarakat sipil tetap konsisten menolak, karena usulan tersebut menerabas konstitusi dan merupakan langkah mundur demokrasi. Seperti apa bahayanya jika pilkada kembali ke sistem lama? Apa saja implikasi berikutnya apabila pilkada lewat DPRD disepakati? Bagaimana perkembangan terkini pembahasannya di parlemen?Kita akan bahas topik ini bersama Manajer Program Pusat Studi Hukum dan Kebijakan Indonesia (PSHK) Violla Reininda dan Anggota Komisi II DPR RI dari Fraksi PKB M. Khozin.
Respons Dharma Pongrekun terhadap materi komedi Pandji sebenarnya cukup dewasa. Dalam unggahan di YouTube channel Ngaji Roso milik Mas Hendra, Dharma justru mengaku senang namanya disebut bersama elite nasional lain. Ini berbeda dari para pendukung dan juru bicaranya saat Pilkada 2024 lalu yang justru melayangkan somasi pada Pandji Pragiwaksono.
Kitab Undang-Undang Hukum Pidana atau KUHP dan Kitab Undang-Undang Hukum Acara Pidana atau KUHAP akhirnya resmi diberlakukan.Meski sudah melalui perjalanan panjang, beleid ini masih menyisakan kecemasan, karena sejumlah pasal dalam UU ini dinilai mengancam demokrasi dan kebebasan berekspresi. Benarkah demikian?
Soru Cevap'ın yeni bölümünde Ekin Keleş moderatörlüğünde, Burak Bilgehan Özpek; Patreon destekçilerimizden ve Youtube Katıl üyelerimizden gelen soruları cevaplandırıyor.00:00 Giriş01:00 Kürtlerin Öcalan ile ilişkisine dair05:50 CHP'nin parti programına dair10:10 BBÖ DEM Parti için yaptığı bibi sağ partiler için de değerlendirme yapar mı?14:20 Yapay zekanın sosyal ve siyasal düzene olası etkilerine dair19:30 Sosyal bilimler özelinde akademinin geleceği (yapmayın)25:40 Hukuksuzluktan ölen ülke olmuş mu?28:30 "Türk Devleti/AKP Youtube, X gibi mecraları kaybetmeyeceğini bildiği için mi yasaklamıyor? Kaybedeceğini hissederse kapatabilir mi?"31:30 "Ekonomik anlamda 80'lerin yokluk ve yoksunluğunun ötesine geçtiğimiz 2025 yılında; Beşiktaş futbolun Kerbelası mıdır Hocam?"36:40 "Hocam Fenerbahçe-Galatasaray derbisi ne olur?"37:10 "Kendisini liberal düşünce hareketinin (yoksa "sosyal liberal" mi demeli?) bir parçası olarak gören Daktilo1984'ün takip ettiği düşünce insanları kimler?"41:50 Devlet yarın ortadan kalkarsa libertertenyeler kimi "düşman" belleyecek?43:20 Altan Tan'ın Süreç'e destek açıklaması bir gerçeğin ifadesi mi CHP'ye düşmanlığının ifadesi mi?48:20 Papa'nın Patrikhane ziyareti; Türkiye Batı ile ilişkilerinde "rasyonel ve duygusuz" kalmalı mı?49:50 Demokrasi getirmek için seçim kazanmak gerekirken muhalefet bunu neden göz ardı ediyor?53:20 2026'da bir seçim öngörüyor musunuz?54:10 İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrasında BİST, verdiği sert tepkiyi sonrasında nasıl "toparladı?"56:40 D84 Yayınevinin yayımlamayı düşündüğü hangi kitaplar var?58:20 11. Yargı Paketi ve medyaya yasaklar ve "aflar"Bizi Patreon'dan Destekleyin
Demokrasi, insanların özgürce konuşabildiği, hakkını arayabildiği, yönetime katılabildiği bir düzen. Demokrasinin beşiği olarak gösterilen Avrupa'da durum gerçekten böyle mi? Almanya'da yapılan son araştırmalar toplumun demokrasiye olan güveninin giderek sarsıldığını ortaya koyuyor. Friedrich Ebert Vakfı'nın araştırmasına göre, vatandaşların sadece yüzde 52'si demokrasinin iyi işlediğini düşünüyor. Özellikle siyasi partilere güven giderek azalıyor. Bunun sebepleri neler? Bu durum toplumu nereye sürükleyebilir? Siyaset bilimci Dr. Yaşar Aydın ve eski federal milletvekili Dr. Lale Akgün'ün görüşlerine başvurduk. Mikrofonda Aydın Işık ve Eren M. Gençer var. Von Aydın Işık und Eren Mahir Gençer.
Hari ini, tepat satu tahun pemerintahan Presiden dan Wakil Presiden Prabowo-Gibran yang dilantik pada 20 Oktober 2024. Dalam berbagai kesempatan, Prabowo berulang kali menyatakan komitmennya untuk menjaga demokrasi dan HAM.Namun, sepanjang tahun ini, yang terjadi malah kemunduran, sebagaimana disorot masyarakat sipil. Bentuknya bermacam-macam, di antaranya, 'perburuan' aktivis dan penahanan ratusan demonstran, perluasan kewenangan militer dan polisi di berbagai lini, persekusi terhadap kelompok marjinal seperti minoritas agama dan ragam gender, hingga penuntasan kasus-kasus HAM masa lalu yang stagnan.Bagaimana evaluasi situasi demokrasi dan HAM di setahun pemerintahan Prabowo? Adakah capaian positif? Seperti apa kinerja Kementerian HAM? Apa saja yang harus diperbaiki Prabowo agar komitmennya terhadap demokrasi dan HAM benar-benar terpenuhi?Di Ruang Publik KBR kita akan bahas topik ini bersama Komisioner Komnas HAM Saurlin P. Siagian dan Wakil Ketua Bidang Advokasi Yayasan Lembaga Bantuan Hukum Indonesia (YLBHI) Arif Maulana.
İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi ve Medyascope işbirliğiyle hazırlanan “Nasıl bir Dünya? Nasıl bir Türkiye?” programının 2025-2026 dönemindeki ilk programına Senem Aydın-Düzgit ve Ümit Şahin katıldı. Bu bölümde Türkiye-AB ilişkileri, iklim krizi ve COP31 gündemi konuşuluyor. Bu bölümde şu başlıklar değerlendiriliyor; -Türkiye-AB ilişkilerinde yeni dönem -AB'nin Türkiye'den beklentileri -Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve müzakere süreci -Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye ekonomisine etkileri -İklim krizi ve COP31 hazırlıkları -Enerji politikaları ve sürdürülebilir kalkınma Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Kita telah ditipu untuk percaya bahwa kapitalisme dan demokrasi adalah sekutu alami, dua sisi dari mata uang kebebasan yang sama. Kenyataannya, kapitalisme global saat ini telah menjadi predator bagi demokrasi itu sendiri. Dengan dalih efisiensi dan kebebasan pasar, sistem ini telah melucuti kedaulatan negara, mengubah warga negara menjadi konsumen pasif, dan memindahkan kekuasaan riil dari bilik suara ke ruang rapat perusahaan multinasional yang tidak memiliki akuntabilitas. Demokrasi telah menjadi sandera; pemerintah yang terpilih secara demokratis dipaksa untuk tunduk pada diktat modal yang bisa bergerak bebas, mengancam akan pergi jika tuntutan untuk deregulasi, pemotongan pajak, dan upah rendah tidak dipenuhi. Ini bukanlah kemitraan; ini adalah pengambilalihan yang lambat dan sistematis terhadap kedaulatan rakyat oleh tirani pasar yang anonim. Sebagai akibatnya, apa yang kita saksikan sebagai "demokrasi" di banyak negara hanyalah sebuah fasad yang rapuh, sebuah ritual politik yang dirancang untuk memberikan ilusi pilihan sementara keputusan-keputusan yang benar-benar penting dibuat di luar jangkauan debat publik. Politik telah direduksi menjadi perpanjangan tangan dari kepentingan bisnis, di mana kebijakan tidak lagi dibuat untuk kepentingan umum, melainkan dijual kepada penawar tertinggi. Fundamentalisme pasar—keyakinan buta pada keajaiban "tangan tak terlihat"—telah menjadi agama sekuler yang membenarkan pengabaian terhadap keadilan sosial, perusakan lingkungan, dan pelebaran jurang ketidaksetaraan. Kita tidak sedang menyaksikan kegagalan demokrasi, melainkan keberhasilan kapitalisme dalam membajak dan mengosongkan makna demokrasi dari dalam. Oleh karena itu, reformasi yang sesungguhnya menuntut lebih dari sekadar penyesuaian kecil; ia menuntut sebuah pemberontakan fundamental terhadap supremasi pasar. Kita harus berani menantang dogma pergerakan modal yang bebas sebebas-bebasnya dan menginterogasi kembali hak istimewa yang diberikan kepada modal finansial. Sudah saatnya untuk membangun kembali arsitektur politik dan ekonomi global yang secara tegas menempatkan nilai-nilai kemanusiaan—keadilan, keberlanjutan, dan martabat—di atas akumulasi keuntungan. Ini berarti menciptakan lembaga-lembaga internasional yang memiliki kekuatan nyata untuk mengatur pasar global, bukan hanya menasihatinya. Pilihan yang ada di hadapan kita sangatlah jelas: kita merebut kembali kendali demokrasi atas kapitalisme, atau kita menerima masa depan di mana kapitalisme telah sepenuhnya melenyapkan sisa-sisa demokrasi yang ada.
Setelah hampir tiga dekade sejak Reformasi, lanskap Organisasi Masyarakat Sipil (OMS) di Indonesia mengalami transformasi hebat, namun juga diwarnai kerentanan struktural yang kompleks. Laporan riset dari ARC UI dan POLGOV UGM, "Mengakar dan Menyebar? Peta Gerakan Masyarakat Sipil Indonesia di Masa Kemunduran Demokrasi", memberikan peta jalan analisis kritis terhadap kondisi terkini OMS, menyoroti kontradiksi mendasar antara tuntutan profesionalisme dan pelemahan agenda politik transformatif. Warisan Otoritarianisme dan Kontradiksi Struktural Konteks historis pasca-1998 menunjukkan bahwa kebebasan yang diperoleh telah diserap kembali ke dalam tatanan baru. Meskipun jumlah OMS, LSM, dan kelompok advokasi menjamur pada awal 2000-an, laporan ini menegaskan bahwa warisan Orde Baru tetap memengaruhi struktur dan kinerja mereka. Warisan ini termanifestasi dalam fragmentasi aliansi pro-demokrasi, penyerapan aktivis ke dalam institusi negara, dan melemahnya politik kelas yang seharusnya mampu mengonsolidasikan basis massa akar rumput. Laporan ini secara khusus mengkaji bagaimana OMS kini beroperasi di tengah fenomena kemunduran demokrasi yang tidak hanya terjadi di Indonesia, tetapi juga secara global. Di Indonesia, kemunduran ini ditandai dengan kembalinya elit ekonomi politik otoritarian melalui dinasti politik, yang turut menyempitkan ruang gerak sipil (halaman 9). Penyempitan ruang sipil ini diperparah oleh lingkungan regulasi yang kontradiktif (Temuan 1, halaman 15). Negara secara strategis menggunakan dua wajah hukum: satu sisi ada regulasi yang mendukung HAM (seperti UU No. 39 Tahun 1999 tentang HAM), namun di sisi lain terdapat regulasi represif (seperti UU No. 16 Tahun 2017 tentang Ormas dan UU ITE) yang memperkuat pembatasan. Kriminalisasi digital, dengan ratusan kasus berbasis UU ITE, menjadi ancaman nyata yang melampaui batas digital. Paradoks Profesionalisme: Teknikalisasi dan Depolitisasi Inti temuan laporan ini adalah identifikasi dua proses sentral yang membatasi kapasitas transformatif OMS: teknikalisasidan depolitisasi. Teknikalisasi didefinisikan sebagai proses sehari-hari yang menekankan efisiensi, standardisasi, dan manajerialisme dalam pengelolaan program OMS (Boks 6, halaman 12). Praktik ini didorong oleh tuntutan akuntabilitas donor, khususnya skema Government-to-Government (G-to-G), yang mewajibkan pelaporan teknis, kerangka logis, dan indikator kinerja kuantitatif yang ekstensif. Laporan tersebut mencatat Paradoks Profesionalisme (Temuan 2, halaman 17), di mana OMS institusional menjadi lebih profesional secara manajerial—ahli dalam penulisan proposal dan evaluasi dampak—namun kapasitas politik mereka untuk mendorong reformasi struktural justru menurun. Tuntutan manajerial ini menyita waktu dan energi yang seharusnya dialokasikan untuk pengorganisasian komunitas tapak, menyebabkan fragmentasi organisasional karena OMS terjebak dalam "silo program" mereka sendiri. Depolitisasi, sebagai pasangan dari teknikalisasi, adalah erosi bertahap atas dimensi politik dalam aktivitas OMS, yang ditandai oleh menyempitnya ruang deliberasi publik (Boks 6, halaman 12). Ketika fokus utama beralih pada pencapaian hasil program untuk menghindari risiko pendanaan, diskusi mengenai relasi kekuasaan dan agenda transformasi sosial menjadi sulit dijalankan, melemahkan konsolidasi gerakan lintas kelas. Kontradiksi ini juga tercermin pada dampak kerja OMS: OMS yang menangani isu yang dikuasai elit ekonomi politik (pertambangan, kelapa sawit) memiliki dampak terbatas, sementara OMS yang bergerak di wilayah yang tidak dikontrol elit (kesetaraan gender, disabilitas) justru menunjukkan peningkatan pengaruh (halaman 7). Kondisi ini menciptakan fragmentasi OMS yang disponsori negara, yang semakin memecah belah kekuatan masyarakat sipil (halaman 14). Otonomi Lokal dan Rizoma Gerakan Muda Di tengah dominasi teknikalisasi di tingkat nasional, laporan ini juga menyoroti dinamika penting di tingkat lokal dan gerakan akar rumput orang muda. Pada tingkat lokal, OMS menghadapi pilihan antara meningkatkan kapasitas teknis melalui pendanaan (risiko teknikalisasi) atau mempertahankan otonomi politik (risiko keterbatasan sumber daya) (Temuan 3, halaman 19). Kasus Dewan Rakyat Lampung (DRL) menjadi contoh model alternatif yang menolak dukungan finansial donor demi menjaga kohesi dan otonomi politik, meskipun harus menghadapi keterbatasan jangkauan ketika berhadapan dengan entitas besar seperti BUMN. Laporan ini secara khusus menggarisbawahi rizoma gerakan orang muda (Temuan 4, halaman 22) sebagai kekuatan baru dalam ekosistem masyarakat sipil. Model Organisasi Rizomatik: Gerakan ini mengadopsi struktur yang horizontal, cair, dan berjejaring, yang berbeda dari struktur hierarkis OMS institusional. Mereka memanfaatkan teknologi digital sebagai tulang punggung untuk koordinasi dan mobilisasi cepat. Independensi Pendanaan: Mengandalkan pendanaan mandiri, iuran anggota, atau crowdfunding memberikan mereka otonomi politik dan membebaskan mereka dari tuntutan pelaporan formal donor. Potensi Transformatif: Gerakan ini mampu memobilisasi massa secara luas dan cepat, seperti dalam demonstrasi #ReformasiDikorupsi (2019) dan protes anti-UU Cipta Kerja. Mereka juga memperkenalkan wacana baru seperti interseksionalitas dan keadilan iklim. Namun, laporan ini juga memperingatkan bahwa model rizomatik ini rentan terhadap fragmentasi organisasional, bersifat sporadis, dan menghadapi ancaman serius dari represi digital (UU ITE). Rekomendasi untuk Konsolidasi Progresif Berdasarkan temuan kontradiksi yang terjadi, laporan ini menyajikan sejumlah rekomendasi strategis (Boks 11, halaman 24) untuk memperkuat gerakan masyarakat sipil di tengah kemunduran demokrasi. Menjembatani OMS Institusional, Organik, dan Komunitas Tapak: Mendesak pengembangan mekanisme pendanaan kolaboratif yang mengintegrasikan akuntabilitas formal dengan keterlibatan politik transformatif. OMS institusional didorong untuk membangun konsolidasi gerakan tanpa terjebak pada luaran program yang kaku. Mendukung OMS di Tengah Kemunduran Demokrasi: Diperlukan desain program fleksibel yang memungkinkan kerja advokasi di luar kerangka programatik. Bantuan legal dan keamanan digital harus diprioritaskan, terutama bagi OMS di wilayah berisiko tinggi. Memfasilitasi Dialog Antargenerasi Aktivis: Merekomendasikan penciptaan ruang pertukaran strategi dan pengetahuan yang setara antara OMS terinstitusionalisasi, organik, dan gerakan orang muda. Skema peer mentoringdua arah diperlukan agar aktivis senior menyumbang narasi historis dan aktivis muda menyumbang inovasi digital dan taktik mobilisasi. Memperkuat Peran OMS Lokal: Pendanaan harus disalurkan langsung ke OMS lokal dengan meminimalkan perantara pusat (Jakarta), terutama bagi mereka yang menghadapi tekanan dari industri ekstraktif dan kepentingan elit ekonomi politik. Mendukung Gerakan Rizomatik Orang Muda: Dukungan alternatif tanpa persyaratan institusionalisasi formal perlu diberikan, serta mendorong pertukaran lintas daerah antarkolektif muda. Penelitian ini menyimpulkan bahwa meskipun OMS Indonesia menghadapi hambatan signifikan akibat teknikalisasi dan depolitisasi, resiliensi mereka tampak melalui kemunculan model aktivisme baru dari generasi pascareformasi 1998. Kontradiksi ini—antara kekuatan basis sosial yang beragam dan penyebaran jejaring organik yang adaptif—menawarkan peluang bagi pembaruan gerakan pro-demokrasi untuk menjadi motor perubahan sosial yang progresif.
Menteri HAM Natalius Pigai menggagas penyediaan ruang demonstrasi di halaman Gedung DPR RI. Menurutnya, arena khusus ini bisa menjadi langkah strategis memperkuat demokrasi substantif sekaligus menjaga ketertiban publik. Gagasan tersebut bahkan disebut sejalan dengan komitmen pemerintah menjamin kebebasan berpendapat sebagaimana diatur dalam UUD 1945 dan konvensi internasional.Namun, apakah ide ini benar-benar solusi untuk mengatasi persoalan demonstrasi di Indonesia, atau justru berpotensi mengendalikan aspirasi rakyat? Narasumber : Pengamat Politik dari Citra Institute, Yusak Farchan.
Le journaliste Narain Jasodanand a été interpellé vendredi, à la suite d'une plainte déposée par Tevin Sithanen, fils du Gouverneur de la Banque de Maurice, Rama Sithanen. Cette plainte faisait suite à un article publié par le journaliste au sujet de TevinSithanen. L'affaire a suscité de vives réactions. Ce dimanche, lors de l'émission Cozer Do Mo Pep, animée par Habib Mosaheb sur Top FM, plusieurs auditeurs ont exprimé leur indignation. D'autres participants ont dénoncé ce qu'ils considèrent comme une tentative d'intimidation, appelant à un débat de fond sur le respect du travail journalistique et la nécessité de préserver l'indépendance des médias face aux pressions.
Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu, Kürt meselesini çözmek için yola koyuldu. Ancak komisyon kayyum atamaları, CHP'li belediye başkanları ve muhalif gazetecilerin tutuklanması gibi mevcut demokrasi sorunlarının bulunduğu bir ortamda çözüm üretmekte zorlanıyor. Erkan Aslan, komisyonun son toplantısına dair bilgileri derledi. Siyaset bilimci Prof. Dr. Mesut Yeğen, podcast COSMO Türkçe'ye komisyonun çalışma sürecini ve atılması gereken adımları değerlendirdi. Mikrofonda Aydın Işık mikrofonda. Von Aydın Işık und Erkan Aslan.
Kürt meselesinde çözüm arayışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç çerçevesinde devam ediyor. Ancak bu sürece yönelik toplumsal güven henüz süreci taşıyacak boyuta ulaşmadı. Süreçle ilgili son gelişmeleri Erkan Alsan derledi. Gazeteci İrfan Aktan da COSMO Türkçe'ye sürecin başarıya ulaşabilmesi için atılması gereken adımlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mikrofonda Aydın Işık var. Von Aydın Işık und Erkan Aslan.
Selen Okay Akçalı ve Soli Özel bu bölümde dünyanın farklı coğrafyalarına uzanıyor ve 2025'in ilk yarısında kadın haklarına dair toparlama yapıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde dar gelirlileri daha da fakirleştirecek bütçeden, Kenya'daki regl yoksulluğuna, dünyanın farklı köşelerinde derinleşmekte olan eşitsizliği mercek altına alıyorlar. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Ozan Ata Canani, Almanya'da en çok tanınan Türkiye kökenli sanatçılardan biri. Eserlerinde hem Almanca hem de Türkçe sözler yazıyor. Türkiye'den Almanya'ya göçü müzik yoluyla belgeselleştiren, sözleriyle toplumsal olaylara karşı duruş sergileyen sanatçının albümleri ünlü Spiegel dergisinde konu oluyor. Konserlerine Türkler kadar Almanlar da ilgi gösteriyor. Maraş'tan başlayan yolculuğunu şarkılara döken müzisyen şimdi yepyeni bir albümle karşımızda: "Die Demokratie" (Demokrasi). WDR'deki stüdyomuza konuk olan Ozan Ata Canani ile sunucumuz Gökçe Göksu sohbet etti. Hem son albümünü, hem hayat hikayesini konuştu. Von Göksu, Gökçe und Eren Mahir Gencer.
Kobraların radarında şu başlıklar var: 00:00 Açılış 03:49
This is a free preview of a paid episode. To hear more, visit tersaci.substack.comUzun bir aradan sonra yeniden merhaba!* Demokratikleşme yozlaşmayı beraberinde getirir.* Algılara dayalı yapılan tüm demokrasi endeksleri aslında PR çalışmasıdır.* İstatistiksel/ampirik sonuçlar teorik desteğe muhtaç….* Demokrasinin savaşları her zaman daha maliyetli ve daha kanlı olmuştur.Not: Zaten düzensiz olarak yayın yaptığım için çok açıklamaya gerek yok.…
Necip Bahadir | Erdoğan'la demokrasi mümkün mü? | 13.04.2025 by Tr724
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan protestolar, Türkiye'de olduğu kadar, dünyanın çeşitli yerlerinde de devam etmekte. Sydney'in kalbi Town Hall'da, yogun yağış altında bir araya gelen ve seslerini duyurmak isteyen katılımcılara, ne amaçla toplandıklarını sorduk.
Retronun ilişkiler ve demokrasi üzerine etkisini konuştuğumuz bu bölümde süregelen boykotu, Z kuşağının sloganlarını ve Ağaçkakan TV'yi de ele aldık. Bölüm konuğumuz ilişki koçu İrem Çakıroğlu Caner'in falına baktı.
Yankı odaları ve filtre balonları kamusal tartışma ortamının çeşitliliğini sınırlayarak bireylerin yalnızca kendi görüşlerini destekleyen içerikleri “tüketmesine” neden oluyor.Yazan: Ömer Burak TekSeslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Pada Pilkada Jakarta kali ini Prabowo dan Jokowi memilih jalan yang berbeda. Tidak ada gugatan atas kemenangan Pramono-Rano Karno, artinya tidak ada skenario dua putaran. Demokrasi di Jakarta hampir kembali, kita harus tetap menjaganya dari pengaruh juragan partai politik. - - - Kunjungi s.id/dukungtempo untuk mendapatkan diskon berlangganan Tempo Digital. Unduh aplikasi Tempo untuk membaca berbagai liputan mendalam Tempo. Leave a comment and share your thoughts: https://open.firstory.me/user/cm2k3v5860000mbvp8f18bx61/comments Powered by Firstory Hosting
Radikal islamcı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütü liderliğindeki muhalif gruplar Suriye'de 24 yıllık Esad rejimini yıkarak, başkent Şam'ı ele geçirdi. Devlet Başkanı Esad ve ailesi Rusya'ya sığındı. Sadece Suriye'de değil, Alman kentlerinde de binlerce Suriyeli kutlama yapıyor. Suriye'de demokratik bir rejim mümkün mü, yoksa bir islam devleti mi kurulacak? Bu soruları uluslararası güvenlik uzmanı Burak Yıldırım ile konuştuk. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Elmas Topcu var. Von Gökce Göksu.
Yuk! Bersama berpartisipasi dalam survey singkat ini untuk perkembangan Podcast Indonesia yang lebih baik! Ada hadiahnya lo! Klik langsung disini https://fstry.pse.is/6sjedf —— Firstory DAI —— Ada yang khawatir kalau Pilkada Jakarta cuma satu putaran. Tapi cara lama memainkan suara, intimidasi aparat, dan guyuran bansos rasanya tidak mempan di Jakarta. Dengan begitu ada harapan demokrasi kembali di Jakarta. Tetap harus kita kawal. - - - Kunjungi s.id/dukungtempo untuk mendapatkan diskon berlangganan Tempo Digital. Unduh aplikasi Tempo untuk membaca berbagai liputan mendalam Tempo. Leave a comment and share your thoughts: https://open.firstory.me/user/cm2k3v5860000mbvp8f18bx61/comments Powered by Firstory Hosting
Home Affairs Minister Clare O'Neil has labelled democracy our most precious national asset. But some people say it's at risk. - Menteri Dalam Negeri, Clare O'Neil, menyebut demokrasi sebagai aset nasional yang paling berharga. Namun beberapa orang mengatakan demokrasi sedang terancam.
Following the profound setback to democratization from Golkar's takeover, constitutional justices undertook a spirited effort to restore competition to regional-head elections -- only for parliament to countermand the court a day later with a Regional Head Election Law revision. To examine the whiplash-like effects of events, we enlisted the veteran journalist Wahyu Dhyatmika of Tempo - the venerable news group that occupies a central role in documenting Indonesia's political convulsions. We discuss the circumstances of Golkar Chair Airlangga Hartarto's resignation, the ensuing cabinet reshuffle, two momentous Constitutional Court verdicts on 20 August and the legislative reprisal led by Gerindra in parliament. We assess the prospects for demonstrations, the implications for the legitimacy of the regional‑head election system and the longer-term consequences for the rule-of-law versus "Ruler's Law". Credit to our intrepid journalist-and-sound engineer Steven Handoko for turning around the audio file in record time and keeping the content fresh!For a free trial of Reformasi newsletter, go to reformasi.infoRead Erin's newsletter Dari Mulut Ke Mulut here: https://darimulut.beehiiv.com/
Çin Başbakanı, 7 yıl sonra bu kadar üst düzey Çinli yetkilinin ilk ziyaretinde Adelaide Hayvanat Bahçesi'ne iki yeni pandanın ödünç verileceğini duyurdu. Pandaları ödünç verme eylemi, panda diplomasisi olarak bilinen diplomatik bir aracın parçası ve genellikle Çin dış ilişkilerinde pozitif imaj edinme çalışması olarak biliniyor. Bu yumuşak güç genellikle ülkelerin ilişkileri normalleşirken, uluslararası arenada siyasi nüfuz amacıyla göze batmayacak biçimde uygulanmakta. Demokrasi yanlısı ve insan hakları aktivistleri, değişimin gerçekliğinin o kadar da siyah ve beyaz olmadığını söylüyor.
Mehmet Efe Çaman | Rusya, Putin ve demokrasi – alınacak dersler | 19.03.2024 by Tr724