POPULARITY
Bugün 3 Haziran Mabo günü. Torres Korfezi Adalarında milli bir bayram olarak kutlanıyor. Bugün ayrıca “Ulusal Uzlaşma Haftası'nın son günü. Eddie Mabo'nun kim olduğunu ve Avustralya yerli halklarının toprak hakları için Mabo'nun neden bu kadar önemli olduğunu bu bölümde öğreneceksiniz.Hafta içi Salı hariç her gün Avustralya doğu kıyıları saati ile 14:00 ile 15:00 arasında yayınlanan SBS Türkçe radyo programını artık dilediğiniz podcast yayıncısından dinleyebilirsiniz.ÖNE ÇIKANLAR34 yıl önce Avustralya'nın Yüksek Mahkemesi tarihi önemde bir karara imza attı. Mabo kararı olarak bilinen bu hüküm sonrası Eddie Koiki Mabo yerli toprak haklarının babası olarak anılmaya başlandı.Yüksek Mahkeme'nin 3 Haziran 1992'de aldığı karar sonrası Avustralya'nın yerli halklarının toprak ve su yollarında üstündeki geleneksel hakları kabul etti. Hukuki doktrin olarak Terra Nullius etkisiz hale geldi. Terra Nullius doktrinine göre Avustralya toprakları kolonileşme öncesi kimseye ait değildi.Mabo kararı sonrası Native title act, yani yerli mülkiyet hakkı yasası çıkarıldı ve yerli mülkiyet mahkemesi kuruldu.Podcastlarımızı dinlemek ve bizi takip etmek için: https://podfollow.com/sbs-turkishBizi Facebook'ta da takip edebilirsiniz.
Avustralya saatine göre dün geç saatlerde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.Hafta içi Salı hariç her gün Avustralya doğu kıyıları saati ile 14:00 ile 15:00 arasında yayınlanan SBS Türkçe radyo programını artık dilediğiniz podcast yayıncısından dinleyebilirsiniz.ÖNE ÇIKANLARİstinaf Mahkemesi 2023 kurultayının yapıldığı tarih itibarıyla iptal edilmesi nedeniyle, 4-5 Kasım 2023 öncesindeki hukuki duruma dönülmesine karar vererek, Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönem görevde bulunan parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmetti.Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaptı. “Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akla davet ediyorum. Biz bir aradayız!" diyerek görevi devralacağı sinyalini verdi.CHP'nin mahkemece görevine son verilen başkanı Özgür Özel, kararı tanımayacaklarını söyledi.Podcastlarımızı dinlemek ve bizi takip etmek için: https://podfollow.com/sbs-turkishSBS Türkçeyi Salı hariç hafta içi her gün dinleyebilirsiniz. Bizi ayrıca Facebook'tan takip edebilirsiniz.
Ankara Bölge Mahkemesi'nin dün, CHP'nin 38. Kurultayı'na yönelik verdiği “mutlak butlan” kararı, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir kırılmaya yol açtı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin yönetimi mahkeme kararıyla düşürüldü, eski genel başkan Kılıçdaroğlu göreve iade edildi. CHP lideri Özgür Özel mücadele mesajı verirken, dünkü mahkeme kararı kamuoyunda “yargı darbesi” olarak tanımlanıyor. Cosmo Türkçe, tarihi mutlak butlan kararı ve sonuçlarını gazeteci Murat Yetkin ile değerlendirdi. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Serap Doğan var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Kadıköy Rıhtımı'ndaki dolgu alanında yapılması planlanan ve cami, yeraltı otoparkı ve kültür merkezini içeren 33 bin metrekare inşaat alanlı proje, 2015 yılında başlayan uzun yargı süreci devam ederken yeniden gündeme geldi. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını bozmasının ardından geçtiğimiz günlerde alandaki otopark boşaltıldı. Projede neler öngörülüyor, dolgu alanlarında yapılaşma niçin riskli, yasal süreç nasıl ilerliyor? Kadıköy Caferağa muhtarı, mimar Hanife Dağıstanlı güncel durumla ilgili bilgilendiriyor.
Kadıköy Rıhtımı'ndaki dolgu alanında yapılması planlanan ve cami, yeraltı otoparkı ve kültür merkezini içeren 33 bin metrekare inşaat alanlı proje, 2015 yılında başlayan uzun yargı süreci devam ederken yeniden gündeme geldi. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını bozmasının ardından geçtiğimiz günlerde alandaki otopark boşaltıldı. Projede neler öngörülüyor, dolgu alanlarında yapılaşma niçin riskli, yasal süreç nasıl ilerliyor? Kadıköy Caferağa muhtarı, mimar Hanife Dağıstanlı güncel durumla ilgili bilgilendiriyor.
“Amerikan Yüksek Mahkemesi”nin vergi ve gümrük vergisi koyma yetkisinin “Amerikan Kongresi”ne ait olduğu belirten son kararı Trump'ı fena kızdırdı. Karar dokuz üyeli Yüksek Mahkemede altı üyenin oy çok çokluğuyla verildi. Karar daha önce “ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi”nin aynı yönde verdiği kararın da onaylanması anlamına geliyor. Trump'ın gümrük vergilerine karşı açılan davalar birleştirilerek Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı.
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın geçen yıl yürürlüğe koyduğu gümrük vergilerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti; Trump tüm ülkelere %10'luk gümrük vergisi getireceğini söyledi. Gazeteci Alican Uludağ, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Bu bölüm getirfinans hakkında reklam içermektedir. Aposto olarak, getirfinans ile birlikte “parana iyi bak” anlayışından yola çıkarak finans dünyasına odaklanan özel bir ek sayı hazırlıyoruz. Serinin ilk makalesine buradan erişebilir, gelecek makaleleri buradan takip edebilirsiniz.
Gözler ABD yüksek Mahkemesi'nde by Hürriyet
2019 yılında Victoria Yüksek Mahkemesi'nde başlatılan toplu davada, Uber'in Avustralya pazarına girerken lisanssız araçlar ve akredite edilmemiş sürücülerle çalışarak yasa dışı davrandığını iddia edilmişti. Uber, kendisine karşı açılan bu toplu davada taksicilerin avukatlığını üstlenen Maurice Blackburn Hukuk Bürosu ile Mart 2024'te anlaşmaya varmış ve Avustralyalı taksi ve kiralık araç sahibi ve taksi şoförlerine 271,8 milyon Avustralya dolar tutarında bir tazminat ödemeyi kabul etmişti. Söz konusu bu anlaşma, araç paylaşım hizmetlerinin geleneksel taksi sektörüne verdiği zararla ilgili beş yıllık bir hukuk mücadelesinin önemli bir çözümünü temsil etmesi açısından oldukça önemliydi.
Bu hafta İspanya'nın Valencia kentinde, Filistin meselesine odaklanan ve uluslararası düzeyde dikkat çeken önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Gazze katliamının ilk yılında Kayıt Altında İnisiyatifi'ni kurmuş; Rami Kütüphanesi'nde bir ay süren kapsamlı etkinlikler düzenlemiştik. Bu süreçte Filistin'de yaşanan hak ihlallerini birçok farklı alanda kayıt altına alırken, İnsanlık Mahkemesi fikrinin yeniden canlanmasına yönelik güçlü bir kamuoyu gündemi oluşturmuştuk. Ayrıca Şifa Hastanesi Belgeselinin tanıtımını, geniş bir medya katılımıyla birlikte kamuoyuna sunmuştuk.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'nin itirazını reddederek eski HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki tahliye kararını kesinleştirdi. Karar, Anayasa'nın 90. maddesi gereğince iç hukukta bağlayıcı. Şimdi İstinaf Mahkemesi'nin kararı bekleniyor. 2016'dan bu yana Edirne Cezaevi‘nde bulunan Selahattin Demirtaş tahliye edilecek mi? Aktüel gelişmeleri Serap Doğan derledi. Podcast COSMO Türkçe'ye konuşan siyaset bilimci Prof. Dr. Mesut Yeğen, AİHM kararının Türkiye'de yargı ve siyaset üzerinde nasıl bir etkisi olabileceğini değerlendirdi. Mikrofonda Gökçe Göksu var. Von Gökçe Göksu und Serap Doğan.
Gazze Mahkemesi'nin İstanbul Üniversitesi'ndeki final oturumu, İsrail ve destekçilerinin soykırım suçunu delilleri ile gösterirken, Filistin halkının korunması ve onlara destek çağrısı yapan bir küresel sonuç bildirgesi ile sonuçlandı. Yazan: Prof. Dr. Cemil Aydın Seslendiren: Halil İbrahim Ciğer
Eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk başkanlığında, İstanbul Üniversitesinde düzenlenen "Gazze Mahkemesi” nihai kararında neler var? Bağımsız “Gazze Mahkemesi”nin ortaya koyduğu bu bulgular ve nihai kararı Uluslararası Adalet Divanı ya da Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarını etkileyebilir mi? Detayları Maastricht Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümünden Selman Aksünger ile konuştuk.
“İnsanlık Mahkemesi” fikrini “Kayıt Altında İnisiyatifi” kurucusu olarak daha önce gündeme taşımıştım. Bu bağlamda çok önemli bir çalışma yapıldı ve bu hafta sonu sonuç bildirgesi yayımlandı.
Gazze Mahkemesinin nihai oturumunun İstanbul'da yapılmasına birkaç gün kala Richard Falk'ın mahkemeyle ilgili Middle East Eye'da yayımlanan bir makalesini okudum. Richard Falk mahkemenin “son oturumunun 23-26 Ekim 2025 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi'nde yapılacağı”nı söylüyordu. Makalede mahkemenin ilham kaynağı, görevi, dayanakları ve önemi hakkında oldukça önemli cümleler kurulmuştu. Anadolu Ajansının verdiği bilgilere göre ise halk vicdanına dayanan mahkemenin kuruluşu ve hazırlık toplantısı Kasım 2024'te Londra'da, ikinci toplantı ise Mayıs 2025'te Saraybosna'da yapılmıştı.
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Hessen teşkilatı, devlet tarafından verilen İslam din derslerinin kendi derslerine "haksız rekabet" oluşturduğu gerekçesiyle dava açtı ve bu derslerin durdurulmasını istedi. Ancak bu istek Wiesbaden İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Karar tepki gösteren DİTİB temyiz mahkemesie gidecek. Almanya gibi çok kültürlü bir toplumda ideal bir din eğitimi nasıl olmalı? Din dersleri devlet tarafından mı organize edilmeli? Konuyu Hessen SPD Eyalet Milletvekili Turgut Yüksel ile konuştuk. Mikrofonda Eren M. Gençer ve Serap Doğan var. Von Serap Doğan und Eren Mahir Gençer.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. kurultayı ile ilgili şüpheliler hakkında Siyasi Partiler Kanunu 112. maddesine aykırılık suçundan yargılanmaları talebiyle Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan davada Mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30 Haziran tarihli kararıyla itirazen kaldırıldı.
Mahkemeler memurların sığınacakları son merciler olup, buralarda verilen yanlış kararlar memurlar açısından çok büyük zararlar oluşturabilmektedir. Yargılamanın uzun sürmesi de dikkate alındığında yanlış kararların çok uzun zaman sonrasında düzeltilmesinin pek bir anlamı da olmayacaktır. Bu yazımızda Ankara Bölge İdare Mahkemesince daire başkanlarına ilişkin verilen bir kararı analiz etmeye çalışacağız.
Hollanda parlamentosu, Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) ABD'nin yaptırım tehditlerine karşı korunması taleplerinin saklanmasını sağladı. ABD'nin mahkemeyi hedef almasında İsrail'in soykırımının rolü mü var? Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ile konuştuk.
Ekosfer Derneği'nin hazırladığı Sıcak Hava Dalgası programına konuk olan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, derneklerinin açtığı davada Çanakkale 2. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararının acilen madenin sahibi Cengiz Holding tarafından uygulanmasını istiyor. Bakır çıkarılması planlanan madende şimdiden bir milyona yakın ağacın kesildiğini belirten Doğan, iptal ettirdikleri ÇED raporunun birkaç düzeltmeyle tekrar karşılarına getirildiğini, mahkemenin atadığı bilirkişi heyetinin madene karşı verdiği kararın da ciddiye alınmadığına dikkat çekiyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
MEDENİYET COĞRAFYAMIZ
"Düğmeye basıldı" ve "muhalifler için İstiklal Mahkemesi" cümlesi aynı kelimenin içinde kullanıldı. Neyin düğmesine basıldı? Neden bütün ibreler Erdoğan'ın yeni atadığı Akın Gürlek'i işaret ediyor? Bahçeli ve Erdoğan dört saat kafa kafaya verip neyin düğmesine bastılar? Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş için çok büyük tehlikeli günler geliyor... Özgür Özel'i teslim aldıklarını nasıl itiraf ettiler...
ABD Başkanı Joe Biden 20 Ocak'ta koltuğunu Donald Trump'a devredecek. Bu süreçte Demokratlar'ı endişelendiren en önemli meselelerden biriyse “Federal Yargı” için Senato'da bekleyen atama onayları. Dört Federal Temyiz Mahkemesi'nin yanı sıra yirmiden fazla Bölge Mahkemesi adayı “Senato Genel Kurulu”nda ya da “Yargı Komitesi'nde oylanmayı bekliyor.
Gündemin öne çıkan gelişmelerinden derleyerek hazırladığımız Kısa Dalga Bülten yayında... Kısa Dalga'dan herkese merhaba… Gündemin öne çıkan gelişmelerinden derleyerek hazırladığımız Kısa Dalga Bülten'e başlıyoruz... Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Adil yargılama her vatandaşın hakkı olup, hakimlerin de bunu yerine getirmesi kanunla verilen bir görevdir. Uygulamada adil yargılamanın olup olmadığı ise geçmişten günümüze kadar sürekli olarak tartışılmıştır. Hakimlerin iş yüklerinin adil yargılamada etkisini de gözden kaçırmamak gerektiğini biliyoruz. Bu minvalde Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi tarafından verilen aşağıdaki uyarma cezaları özelinde konuyu açıklamaya çalışacağız. Kurul kararında yer alan disiplin cezaları 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda düzenlenmiş olup Kurulun burada yer almayan bir cezayı vermesi elbette düşünülemez. Ancak zaman içerisinde verilen disiplin cezalarına göre de kanunun ilgili maddelerinde düzenleme yapılması için öneriler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Zira aşağıda yer verilen fiilleri işleyen bir kişinin savcılık yapması son derece tehlikelidir. Aşağıda belirtilen fiilleri 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirdiğimizde en azından aylıktan kesme cezası verilir ve daire başkanı ve üzeri kadrolara atanma imkanı kalmazdı. İsterseniz savcının uyarma cezası almasına sebep olan fiilleri sıralayalım: 1- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheliler hakkında "Mala Zarar Verme, Hırsızlık" suçlarından ..... tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesine, ..... tarihli dilekçesi ile müştekinin anılan karara karşı itiraz etmesi üzerine ..... Sulh Ceza Hakimliği'nin ..... tarih ve ..... D.İş sayılı kararı ile itirazın kabul edilerek söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına karşın dosyanın yeni soruşturma numarası alması gerekirken ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydedilmeyerek yaklaşık 4 ay işlemsiz bırakıldığı, 2- Tehdit suçundan yürüttüğü ..... sayılı soruşturma sonucu ..... tarihinde ..... Mahkemesine kamu davasının açması üzerine ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... sayılı İddianame Değerlendirme numarasıyla iddianamenin iade edilmesine rağmen dosyanın ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydını yapmayarak yaklaşık 10 ay işlemsiz bıraktığı, 3- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheli hakkında "Hırsızlık" suçundan ..... Mahkemesi'ne kamu davası açması üzerine ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... İddianame Değerlendirme Numarasıyla iddianamenin iadesine karar verilmesine müteakiben ..... tarihinde iddianamenin iadesine ilişkin karara itiraz ettiği ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... D.İş sayılı kararı ile Cumhuriyet Savcısının itirazının reddine karar verilmesine karşılık, dosyanın ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydını yapmayarak ... ay işlemsiz bıraktığı, 4- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheli hakkında "Köy Tüzel Kişiliğine ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz" suçundan ..... tarihinde ..... Mahkemesine kamu davasının açtığı, .....
Adil yargılama her vatandaşın hakkı olup, hakimlerin de bunu yerine getirmesi kanunla verilen bir görevdir. Uygulamada adil yargılamanın olup olmadığı ise geçmişten günümüze kadar sürekli olarak tartışılmıştır. Hakimlerin iş yüklerinin adil yargılamada etkisini de gözden kaçırmamak gerektiğini biliyoruz. Bu minvalde Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi tarafından verilen aşağıdaki uyarma cezaları özelinde konuyu açıklamaya çalışacağız. Kurul kararında yer alan disiplin cezaları 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda düzenlenmiş olup Kurulun burada yer almayan bir cezayı vermesi elbette düşünülemez. Ancak zaman içerisinde verilen disiplin cezalarına göre de kanunun ilgili maddelerinde düzenleme yapılması için öneriler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Zira aşağıda yer verilen fiilleri işleyen bir kişinin savcılık yapması son derece tehlikelidir. Aşağıda belirtilen fiilleri 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirdiğimizde en azından aylıktan kesme cezası verilir ve daire başkanı ve üzeri kadrolara atanma imkanı kalmazdı. İsterseniz savcının uyarma cezası almasına sebep olan fiilleri sıralayalım: 1- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheliler hakkında "Mala Zarar Verme, Hırsızlık" suçlarından ..... tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesine, ..... tarihli dilekçesi ile müştekinin anılan karara karşı itiraz etmesi üzerine ..... Sulh Ceza Hakimliği'nin ..... tarih ve ..... D.İş sayılı kararı ile itirazın kabul edilerek söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına karşın dosyanın yeni soruşturma numarası alması gerekirken ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydedilmeyerek yaklaşık 4 ay işlemsiz bırakıldığı, 2- Tehdit suçundan yürüttüğü ..... sayılı soruşturma sonucu ..... tarihinde ..... Mahkemesine kamu davasının açması üzerine ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... sayılı İddianame Değerlendirme numarasıyla iddianamenin iade edilmesine rağmen dosyanın ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydını yapmayarak yaklaşık 10 ay işlemsiz bıraktığı, 3- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheli hakkında "Hırsızlık" suçundan ..... Mahkemesi'ne kamu davası açması üzerine ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... İddianame Değerlendirme Numarasıyla iddianamenin iadesine karar verilmesine müteakiben ..... tarihinde iddianamenin iadesine ilişkin karara itiraz ettiği ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ve ..... D.İş sayılı kararı ile Cumhuriyet Savcısının itirazının reddine karar verilmesine karşılık, dosyanın ..... tarihi itibariyle henüz UYAP'a kaydını yapmayarak ... ay işlemsiz bıraktığı, 4- ..... sayılı soruşturma sonucu şüpheli hakkında "Köy Tüzel Kişiliğine ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz" suçundan ..... tarihinde ..... Mahkemesine kamu davasının açtığı, ..... Mahkemesi'nin ..... tarih ..... İddianame Değerlendirme
Mehmet Efe Çaman | Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Demir kararı | 26.06.2024 by Tr724
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin başsavcısı savaş suçu işlemekle suçladığı İsrail ve Hamas liderleri için tutuklama emri çıkartılmasını talep etti. Başsavcı Karim Khan şüphelileri savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçluyor.
Almanya'da sağcı popülist parti AfD'nin etrafındaki çember giderek daralıyor. Münster İdare Yüksek Mahkemesi, Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın AfD'yi "aşırı sağcı şüpheli vaka" olarak izlemeye devam etmesine hükmetti. AfD'nin takibe alınması ne anlama geliyor? Karar özellikle doğu eyaletlerinde iyice güçlenen partinin yasaklanmasının önünü açar mı? Podcast WDR Cosmo Türkçe, Leipzig Üniversitesi'nden hukukçu Azim Semizoğlu ile konuştu. Mikrofonda Aydın Işık ve Elmas Topçu var. Von Aydin Isik.
Avustralya ordusunun Afganistan'da savaş suçu işlediğine dair iddiaları içeren belgeleri basınla paylaşan avukat David McBride Avustralya Başkent Bölgesi Yüksek Mahkemesi'nce beş yıl sekiz ay hapse çarptırıldı. Hak savunucuları mahkeme kararını kınadı.
7 Ekim'den bu yana İsrail'in Filistin topraklarında yarattığı tahribat, mevcut terminoloji ve söz dağarcığımızla ifade edilemeyecek bir düzeye ulaştı. Kadın ve çocukların çoğunluğu oluşturduğu 30 binin üzerinde insanın katledildiği bu süreç, özellikle Batı tarihi açısından üzerine düşünülmesi gereken sonuçlar üretti. Öyle ki 7 Ekim sonrasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine gelen ateşkes çağrılarına yanıt vermeyen Batılı ülkeler, sürecin İsrail lehine şekillenmesinde büyük çaba sarf ettiler. İlk evrede askeri ve finansal kapasiteleriyle İsrail'den yana pozisyon alan ülkeler, diplomatik kanalları da tıkayarak sonuç almayı imkansız hale getirdiler. Tüm bu kurumsal desteğin yanında Habermas ve arkadaşları örneğinde de tartıştığımız üzere, İsrail'in meşru müdafaa hakkı olduğuna yönelik entelektüel destek de Batı dışı dünyada çokça tartışıldı. Her ne kadar İrlanda başta olmak üzere Batılı başkentlerde geniş ölçekli protestolar söz konusu olsa da siyasi iradeye etki edebilecek bir sonuç alınamamıştır. Bilakis, kamusal eleştirileri ve akademide ortaya çıkan itirazları ortadan kaldırmak amacıyla, kurumsal bir baskı söz konusu olmuş ve her türlü muhalefet etkisiz hale getirilmeye çalışılmıştır.
Beyaz Saray Ortadoğu Koordinatörü Brett McGurk rehineler için İsrail'de. Başkan Biden göçmen sorununu Trump'ın döneminde kullandığı göçmenlik yasasıyla çözmeye çalışacak. ABD Alabama Yüksek Mahkemesi'nin dondurulmuş embriyo kararını tartışıyor. Trump'ın avukatları 355 milyon dolarlık cezanın icrası için erteleme talep etti. ABD özel robot uzay aracıyla yarım yüzyıl sonra Ay'a ilk kez indi
Eskilerin bildiklerini, duyduklarını, gördüklerini dile getiren eserlerini ben de büyük bir zevkle okuyorum. Bu minval üzere kaleme alınan eserlerden bazılarını, Ali Fuat Türkgeldi'nin “Görüp İşittiklerim”, Lütfi Simavi'nin “Sultan Mehmed Reşad Han'ın ve Halefinin Sarayında Gördüklerim”, Çankırılı Hacı Şeyhoğlu Ahmed Kemal'in “Görüp İşittiklerim”, Münevver Ayaşlı'nın “İşittiklerim, Gördüklerim, Bildiklerim” değerli dostumuz Turan M. Türkmenoğlu'nun “Sahaflar Çarşısında Görüp İşittiklerim” isimli kitapları teşkil ediyor. Yine bu tarz üzere kaleme alınan “Bildiklerim” isimli eser de Kilisli Rıfat Bilge imzasını taşıyor. Bu zat kültür tarihimizin önemli isimlerinden biridir. Kitabiyat ve lisaniyat âlimi olarak bilindiği gibi, Osmanlı Arşivindeki tasnif hizmetleriyle de tanınmaktadır. Asıl mesleği muallimlik olan Kilisli Rıfat Bey kaleme aldığı birçok kıymetli eserin yanı sıra Şirazlı Şeyh Sadi'nin Bostan ve Gülistan'ını da Türkçemize kazandırdı. Ayrıca hatıralarını da 1945'te Yeni Sabah gazetesinde yayımladı. Bu tefrika daha sonra kitap halinde de basıldı. Ne yazık ki bu ilk baskı fena halde hazırlanmış olup okurken çok kılçıklı balık yer gibi epeyce zorlandım. “Bildiklerim”in bugünlerde yeni baskısı gerekli düzenlemeler yapılarak Büyüyen Ay Yayınları tarafından neşredildi. Ufak tefek tashih hatalarının dışında mükemmel bir hale getirildi. Fazla yer kaplayacağı için eserin muhtevasından bahsetmek istemiyorum, lakin şu kadarını belirtmeden geçemeyeceğim. Kitabın ilk konusunu “Divanu Lügati't-Türk ve Ali Emiri Efendi” teşkil ediyor. Eser, sırf bu bahis için okunmaya, hem de birkaç defa okunmaya değer. Bu hatıratta benim en çok dikkatimi çeken kısım ise “Mahkeme-i Cinayet Reisi Hilmi Bey” başlığını taşıyan bölüm oldu. Meğer bu zat Üstad Necip Fazıl'ın dedesi imiş. İlerleyen satırlarda bunu öğrenince yazıyı ikinci bir defa okuma ihtiyacı duydum. Kilisli Rıfat Bilge'nin hukuk tarihimizin pırlanta isimlerinden biri olan Hilmi Bey'i nasıl anlattığını ben de size nakledeceğim ama önce bu zatı torununun dilinden, Necip Fazıl'ın ifadelerinden kısaca anlamaya çalışalım. Üstad, dedesi hakkında en sağlam bilgileri “O ve Ben”de veriyor. Hilmi Bey, yukarıda da belirtildiği üzere, İstanbul Cinayet Mahkemesi ve İstinaf Reisidir. Ve Maraşlı Kısakürekzadelerdendir. Abdülhamid'e atılan bomba hadisesinin tarihi muhakemesini yapmıştır.
Adem Yavuz Arslan | Erdoğan böyle buyurdu(!): Ne mahkemesi ulan! | 16.02.2024 by Tr724
ABD'nin Teksas Eyaleti'nin Cumhuriyetçi Valisi Greg Abbott'a göre sınır güvenliğinden anayasal olarak “Federal Yönetim” sorumlu. Ancak Abbott, Biden Yönetimi'nin bu görevi yerine getirmediği gerekçesiyle sorumluluğun Eyalet Yönetiminin yetkisine geçtiğini iddia ediyordu. 25 Eyaletin Cumhuriyetçi Valisi ise Teksas Valisine destek veren bir ortak bildiriye imza atmıştı. ABD Yüksek Mahkemesiyse verdiği bir kararda Biden Yönetimi lehinde karar vermişti. Şimdi de bir eyalet mahkemesinin Donald Trump'ı seçim pusulasından çıkarılmasına karar verip veremeyeceği tartışılıyor. ABD'de bir süredir hem “Trump karşıtı Cumhuriyetçiler”, hem de “Demokratlar” Trump'ın Başkanlık için uygun olmadığını savunuyorlar. Trump'ın ‘hile' yapıldığı iddiasıyla 2020 seçimlerinin sonuçlarını meşru görmediğini vurgulayan sert açıklamaları üzerine Trumpçı gruplar 6 Ocak 2021'de “ABD Kongresi”ni işgal etmiştiler. Amerikalılara korku dolu saatler yaşatan olaylar sırasında 5 kişi de hayatını kaybetmişti. Colorado Eyaleti'nde Norma Anderson tarafından Trump aleyhinde bir dava açıldı. Anderson, 14. Anayasa Değişikliği'nin 3. Bölümü uyarınca Trump'ın Eyaletin ön seçim oy pusulasından çıkarılmasını istiyordu. Anderson “Amerikan Kongresi”nin işgal edilmesinde rol oynadığı gerekçesiyle Trump ‘ın Anayasa'nın sözkonusu hükmünün kapsamı içerisinde olduğunu savunuyor. 1860'lardaki “Amerikan iç savaşı”ndan sonra gerçekleştirilen bu düzenleme, ayaklanmaya karışan eski üst düzey kamu görevlilerinin bir daha görev yapmasını yasaklıyor. Aralık 2023'te “Colorado Yüksek Mahkemesi” davacıları haklı bularak Trump'ın seçim pusulasından çıkarılmasına karar verdi. Mahkeme bu kararı ABD Yüksek Mahkemesi temyizine kadar ertelemişti. Geçtiğimiz hafta “ABD Yüksek Mahkemesi”nde görülen temyiz davasında taraflar sözlü savunmalarını yaptılar. Davacıların öne sürdükleri gerekçelere karşı Yargıçların yaptıkları değerlendirmelerinse Trump'ın lehine olduğuna dair bir algı oluştu. Yargıçlar, bir eyalet mahkemesinin vereceği kararın diğer eyaletlerdeki ABD vatandaşlarının seçme hakkına müdahale anlamına geleceğine dikkat çektiler. Yargıçlara göre Başkanlık gibi Federal düzeydeki görev için yapılacak seçimde eyalet mahkemesi belirleyici rol oynayamaz. Yargıçların dikkat çektikleri bir diğer husus ise, Trump aleyhinde çıkacak bir kararın diğer
“Amerikan Yüksek Mahkemesi”nin 22 Ocak'ta oy çokluğuyla verdiği bir karar Cumhuriyetçi eyaletler ile Federal yönetimi temsil eden Biden Yönetimi arasında siyasi bir krize yol açtı. Teksas Eyalet yönetimi Meksika-Teksas sınırında Federal devriyelerin faaliyetlerini kısıtlayan bazı girişimlerde bulunmuştu. İç Güvenlik Bakanlığıysa Eyalet Yönetimi'ne gönderdiği bir mektupla Anayasaya aykırı olduğunu belirttiği tüm engellerin kaldırılmasını istemişti. Biden Yönetimi de konuyu “Yüksek Mahkeme”ye taşıdı. Yüksek Mahkeme, federal birimlerin gerekli görmeleri durumunda Meksika-Teksas sınırını teşkil eden Rio Grande Nehiri boyunca eyalet yönetimi tarafından yerleştirilen jiletli telleri kesebileceklerine ilişkin bir karar verdi. Yüksek Mahkeme kararına tepki gösteren Teksas Valisi Greg Abbott ise Federal hükümetin ABD ile Eyaletler arasındaki tarihi anlaşmayı bozduğunu iddia eden bir mektup yayınladı. Abbott, Federal korumanın yokluğunda Teksas'ın kendi sınırını savunma yetkisine sahip olduğunu savunuyordu. 25 eyaletin Cumhuriyetçi Valileri de Abbott ile dayanışma içinde olduklarını vurgulayan bir bildiriye imza attılar. Birleşik Devletler'i oluşturan 50 eyaletin yarısının Federal Yönetim ile Eyalet yönetimi arasındaki sınır güvenliğiyle ilgili “otorite” ihtilafında Teksas'ı desteklemesi “yeni bir iç savaş mı geliyor?” tartışmalarına yol açtı.
ABD Yüksek Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen Teksas Valisi Abbot'un, Meksika sınırına dikenli tel çekmeye devam edeceğini açıklaması üzerine Joe Biden yönetimi ile arasında başlayan kriz devam ediyor. Anadolu Ajansı Muhabiri Mücahit Oktay, Meksika sınırından bildirdi.
Çok Merak Ediyorum podcast serisinin yeni bölümüne hoş geldiniz… Bu bölümde konumuz bireysel silahlanma ve yorgun mermi… Bu konuyu araştırken önemli bir mahkeme kararına denk geldim… Trabzon İdare Mahkemesi, 15 yaşındaki Emir Yuşa Atıcı'nın yorgun mermiyle ölümünde devletin sorumluluğu olduğuna karar verdi. Peki bireysel silahlanma, yorgun mermi nedir? Mahkeme kararı ne anlama geliyor? Bu konuyu ve daha fazlasını Avukat Berrak Pınar Alioğlu'yla konuştuk.. Detaylar podcastimizde…
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin yeni kısa ismi DEM Partisi oldu. Arjantin'de aşırı sağcı Javier Milei, yemin ederek göreve başladı. Hindistan Yüksek Mahkemesi, Cammu ve Keşmir eyaletinin özel statüsünü iptal etme kararını onadı. Bu bölüm TCL hakkında reklam içermektedir. Cihazların günlük kullanımında ortalama ekran süresinin arttığından yola çıkan TCL, kullanıcıların göz sağlığından ödün vermemeleri ve kaliteli bir deneyimin tadını çıkarabilmeleri için NXTPAPER'ı geliştirdi. T-pen kalemiyle kâğıt ve kalem hissinde gerçekçi ve pürüzsüz bir tecrübe sunan TCL NXTPAPER 11 tableti buradan inceleyebilirsiniz.
❗️Yargıda Deprem❗️ Yargıtay, Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay'la ilgili ihlal kararı ile anayasayı ihlal ettiğini öne sürerek yüksek mahkemenin üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Enes Özkan, anayasa hukukçusu Volkan Aslan ile konuşuyor. Volkan Aslan'ın Raporu linkte:
Bundan 40 yıl önce Türkiye'den Almanya'ya gelip iltica başvurusunda bulunan Kemal Cemal Altun, bulunduğu Berlin İdare Mahkemesi binasının altıncı katından atlayarak intihar etti. Türkiye'de idam ile yargılanan Altun'u intihara sürükleyen neden iltica başvurusu kabul edilmiş olmasına rağmen sınırdışı edilme ihtimalinin bulunmasıydı. Altun'un intiharı pek çok kentte protestolara neden oldu. Olay, Alman toplumunda mülteciler konusunda duyarlılığın artmasını sağladı. Kilise ilticasının yolunu açtı. Almanya'da bugün hala iltica kurallarının sertleşmesi ve sınırdışının kolaylaştırılması tartışılıyor. Altun'un intihar ettiği günleri hatırlayan SPD'li Ahmet İyidirli, bugünkü tartışmaları değerlendirdi. Mikrofonda Çelik Akpınar ve Gökçe Göksu var. Von Celik Akpinar.
#serdarakinan #seçim #15temmuz Adem Yavuz Arslan, Tarık Toros, Levent Kenez ve Metin Yıkar, Editör Masası'nda gündemi değerlendiriyor. Giriş Sürgünde bayram günleri Adem Yavuz Arslan: Tacizler babamı yıktı, çocukları onun hayaliydi, hepsini elinden aldılar. Bayram günleri bu acılar depreşiyor Tarık Toros: Babamın vefatına inanamıyorum. Çünkü ona son vazifemi yapamadım... ABD Yüksek Mahkemesi'nin Halkbank kararı ne diyor?
30 yıl önce Avustralya'nın Yüksek Mahkemesi tarihi önemde bir karara imza attı. Mabo kararı olarak bilinen bu hüküm sonrası Eddie Koiki Mabo yerli toprak haklarının babası olarak anılmaya başlandı.
Dönem dönem hepimizin aklına düşen "bu yaptıklarıyla savaş suçları mahkemesinde yargılanmalı" cümlesinde bulunan mahkeme aslında nasıl bir yapıdan oluşuyor? Ne gibi dinamiklere sahip? Gerçekten caydırıcı özelliği bulunuyor mu? Sorularına cevap aradığımız bölüm yayında! Gelin savaş suçları mahkemesine hep birlikte yakından bakalım! Keyifli dinlemeler!HKBUPODCAST.COMSupport the show
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları devam ediyor, bugün savaşın 70. günü. Peki sahada ve diplomaside son durum ne? Taraflar barışa yakın mı? Türk dış politikasındaki normalleşme arayışları devam ediyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı davasının Riyad'a iade edilmesinden 21 gün sonra Cidde'ye gitti. Suudi Arabistan'da hem Kral hem de Veliaht Prens ile görüşen Erdoğan'ın Muhammed bin Selman ile selamlaşırken çekilen fotoğrafı gündem oldu. Peki Erdoğan'ın bu ziyaretinin anlamı ne? Suudi Arabistan ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Mısır ve İsrail ile normalleşmenin de sinyallerini verdi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın ardından şimdi de Sisi ile mi barışma söz konusu? ABD Yüksek Mahkemesi, kürtajı federal bir hak olmaktan çıkaracak mı? Vaşington'da son gelişmeler neler? Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, Transatlantik'te değerlendirdi. Yayını izleyebilirsiniz: bit.ly/389QQOt
Odağımızdakiler'in bu bölümünde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin uluslararası insan hakları hukuku açısından ifade ettiği anlam ve Mahkeme'ye ilişkin temel kavramları kısaca tanıttıktan sonra, Mahkeme'ye yöneltilen belli başlı eleştirileri sıralıyoruz ve Mahkeme'nin güncel durumdaki konumunu eleştirel bir gözle ele alıyoruz. Genel hatlarıyla, Mahkeme'nin Türkiye‘ye ilişkin tutumu, Mahkeme'nin bağımsızlığı ve insan haklarının korunmasındaki etkililiği, devlet merkezci yapısı ve politik olanla hukuki olanı nasıl dengelediği üzerinde durarak Mahkeme'nin güncel durumdaki resmini ortaya koyuyoruz. Görüşlerinizi bizimle sosyal medya hesaplarımız üzerinden #DEMOStanSesler etiketi ile paylaşmayı unutmayın! #İHAM #Cezasızlık #AİHM #İnsanHakları Dilek Kurban, Limits of Supranational Justice: The European Court and Turkey's Kurdish Conflict, 2020, Cambridge Press Emel Ataktürk Sevimli, Esra Kılıç, Gülistan Zeren, Melis Gebeş & Özlem Zıngıl, 1990'lı Yıllardaki Ağır İnsan Hakkı İhlallerinde Cezasızlık Sorunu: Kovuşturma Süreci, Hafıza Merkezi, 2021, https://hakikatadalethafiza.org/wp-content/uploads/2021/11/Cezasizlik_KovusturmaSureci.pdf Cizre Sokağa Çıkma Yasağında Yasağında Ölümlerle İlgili Verilen Kabul Edilmezlik Kararı: http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-191117 Yerel Barış Mekanizmalarının Dikkate Alınmaması: https://demos.org.tr/insan-haklari-avrupa-mahkemesinin-baris-mekanizmalariyla-imtihani-sejdic-ve-finci-v-bosna-hersek-karari-uzerine-degerlendirmeler/ İstikrarsızlık ve Tutarsızlık Eleştirisi: https://www.ejiltalk.org/european-court-finds-russia-assassinated-alexander-litvinenko/ Müzik: Front Runner - Blue Dot Sessions Bu podcast Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği (festr.org) desteğiyle hazırlanmaktadır.
Güncel Barış'ın bu bölümünde Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin geçtiğimiz iki yıl boyunca oldukça yoğun geçen gündeminden bahsediyoruz. Yeni savcı seçimi, mahkemenin iç işleyişi ve örgütsel boyutuyla ilgili yeni değerlendirmeler ve Filistin ve Afganistan soruşturmalarındaki gelişmeleri, eleştirel bakış açıları ekseninde tartışıyoruz. Görüşlerinizi bizimle sosyal medya hesaplarımız üzerinden #DEMOStanSesler etiketi ile paylaşmayı unutmayın! #UluslararasıCezaMahkemesi #UCM #CezaAdaleti #ICC Müzik: Front Runner - Blue Dot Sessions Bu podcast Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği (festr.org) desteğiyle hazırlanmaktadır.
Dolkun İsa ile Türkiye'ye giriş yasağı ve Londra Uygur Mahkemesi üzerine söyleşi
Odağımızdakiler'in bu bölümünde, 17 Temmuz Uluslararası Ceza Adaleti Günü'ne özel olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin arka planı ve kuruluşuna ilişkin kısa bir tanıtımdan sonra Mahkeme'ye getirilen belli başlı eleştiri hatlarını konuşuyoruz. Söz konusu eleştiriler, bunlarla sınırlı kalmamakla birlikte, Mahkeme'nin yapısal eksiklikleri, bu eksiklikler paralelinde politik olarak girdiği çıkmazlar ve Afrika kıtası özelinde yaşadığı kurumsal sorunlardan oluşuyor. Görüşlerinizi bizimle sosyal medya hesaplarımız üzerinden #DEMOStanSesler etiketi ile paylaşmayı unutmayın! #UluslararasıCezaMahkemesi #UCM #CezaAdaleti Bu podcast Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği (festr.org) desteğiyle hazırlanmaktadır. Müzik: Front Runner - Blue Dot Sessions
Ahmaklığın Adaleti Sayın Yargıç, Ben bugün buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim. Binlerce masum insanı hapse atmak için yargıyı soğukkanlılıkla öldürenlerin işledikleri cinayetleri yargılayacağım. Bunu, hukuk tarihine bir “cinayet belgesi” olarak geçecek olan hakkımızdaki iddianame üstünden yapacağım. Benim insanları cezalandıracak, hapse attıracak bir gücüm yok, öyle bir gücümün olmasını da istemem zaten. Ama benim cinayeti ortaya çıkaracak, katillerin kimliklerini belirleyecek, kullanılan kanlı ve kalleş silahları sergileyecek, olanları dünyaya anlatacak ve işlenen suçları kayda geçirecek bir gücüm var. Yargılamak, hapse atmak yetkisine sahip olmak değildir. Yargılamak, gerçekleri kanıtlarıyla anlatmaktır. Her dürüst insan bu hakka ve yetkiye sahiptir. Bırakın darbe yapmayı, kendilerini hedef alan zulme itiraz etme imkânına bile sahip olmayan binlerce masum adına da konuşma hakkına sahibim çünkü onların uğradıkları haksızlıkları gördüm, taş duvarlar arasında onların kaderini paylaştım. Cinayeti anlatmadan önce izninizle size cinayet mahallini gösterebilmek amacıyla hukuku, yargıyı, adaleti bir kez daha tarif edeyim. Hukuk, insanlığın yaradılışından bu yana insanların birbirlerine çektirdikleri acıların demir gürzüyle biçimlenmiş bir değerler bütünüdür. Savaşlarla, soykırımlarla, katliamlarla, cinayetlerle, ihanetlerle, zulümlerle, sömürülerle, haksızlıklarla yaralanan insanlığın, kendini kendisinden korumak için yarattığı ve gölgesine sığındığı bir yeryüzü tanrısıdır. Yapılan her haksızlık bu tanrıyı biraz daha güçlendirip, biraz daha büyütür. Her haksızlıkla hukukun önemi ve gerekliliği biraz daha iyi anlaşılır. Her haksızlık çekicinin vuruşu hukuku biraz daha keskin ve belirgin çizgilerle biçimlendirir ama bu çekiç hukuku kıramaz, bozamaz, hiçbir parçasını koparamaz. Hukuk, Olympos'ta yaşayan bir Zeus gibi dokunulmaz ve ulaşılmazdır. Her zorba, her zalim, her diktatör hukuku öldürmek ister ama hiçbirinin gücü buna yetmez. Hukuk ölümsüzdür. İnsanlardan uzakta, kendisine ihtiyaç duyanların gelip kendisine sığınması için sabırla bekler. Hukuku, bulunduğu yüce zirvelerden alıp topluma taşıyacak olan yargıdır. Sağlam zırhlarla kuşanmış yargı, parlak ve güçlü kanatlarıyla hukuk tanrısını topluma ulaştırır. Hukuk, toplumla buluştuğunda Adalet Tanrıçası ortaya çıkar. Adalet Tanrıçasının emzirdiği toplumlar huzura, güvene, berekete kavuşur, haksızlıklar önlenir, soygunlar, zulümler sona erer. Hukuk, yargı, adalet üçgeninde, bu kutsal zincirde vurulabilecek, yaralanabilecek, ölebilecek tek zayıf halka yargıdır. Bu yüzden her zorbanın, her diktatörün ilk hedefi yargı olur. Hukuku kanatlarında taşıyarak göklerde uçan bir yargı ne kadar ışıklı, ne kadar güçlü, ne kadar görkemli, ne kadar hayranlık uyandırıcı, ne kadar güven vericiyse, vurulan, yaralanan, ölen bir yargı da o kadar çirkin, o kadar iğrenç, o kadar iticidir. Yargı vurulup düştüğü anda çürümeye başlar, kurtlanır, kokuşur. Damarlarından kan yerine irin akar. Ölen ya da ölmekte olan bir yargı öyle korkunç kokar ki cehennem bile o kadar kötü kokmaz. Bugün Türkiye'yi saran bu çürümüş ceset kokusu, ölmekte olan bir yargının bütün topluma yayılan, herkesi ürküten kokusudur. Biz, bugün bu davada ölmekte olan bir yargının çürüyüp dağılmakta olan acınası bedenini teşrih masasına yatıracağız. Hâlâ birkaç onurlu yargıcın çabalarıyla hayata dönmeye, yeniden hukuk tanrısının kanatlı ve kutsal taşıyıcısı olmaya uğraşan ve hepimize küçük de olsa bir ümit veren yargının, ölümü ve çürümeyi istekle kabullenmiş parçalarının ibret verici hâlini göreceğiz. Robert Müsil, 11 Mart 1937'de, Hitler Avusturya'ya girmeden bir yıl önce Viyana'da yaptığı “Ahmaklık Üzerine” adlı konuşmasında şöyle der: “Eskiden iyi bilinen bir psikiyatri ders kitabında, ‘adalet nedir' sorusuna verilen ‘ötekinin cezalandırılması' yanıtı ahmaklık örneği diye sunulmuştu. Oysa günümüzde bu soru ve bu yanıt üzerinde çok tartışılan bir hukuk anlayışının temelini oluşt