Podcasts about gazze'deki

  • 16PODCASTS
  • 124EPISODES
  • 12mAVG DURATION
  • 5WEEKLY NEW EPISODES
  • Feb 11, 2024LATEST

POPULARITY

20192020202120222023202420252026


Best podcasts about gazze'deki

Latest podcast episodes about gazze'deki

Yeni Şafak Podcast
SELÇUK TÜRKYILMAZ - KÜRESEL ŞİRKETLERİN İRTİCASI

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Feb 11, 2024 4:43


Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde çalışan Norveçli Doktor Mads Gilbert, Türk insanına seslendiği konuşmasında Filistinlilere yönelik her türlü desteğin önemini vurguluyor. Bu çerçevede birçok şeyin yapılabileceğini belirtiyor. Ayrıca Filistinlilere yönelik ilginin kesilmemesi gerektiğini vurgulayan Doktor Mads Gilbert, Gazze'ye küresel desteğin sürekli arttığını da söylüyor. Fakat Norveçli doktorun sözlerinin Türkiye'de yankılandığı saatlerde bir temizlik firmasının reklam panolarında Filistinlileri yok edilmesi gereken mikroba benzetmesi İsrail'in gördüğü küresel desteği de ortaya çıkarmış oldu. Şirketin reklamlarında geçen “durdurulamaz” ifadesinin yok edilmesi gerekenlerle ilgili kararlılığı zihinlere kazımak istediği anlaşılıyordu. Türkiye'de faaliyet gösteren küresel bir şirketin Filistinlilerle ilgili iması inkâr edilemeyecek kadar açıktı. Daha önce de benzer bir firma Filistinlilerle ilgili kullandığı görselde Gazze şeridinin haritasını olumsuz bir anlam verebilmek için kullanmıştı. Temizlik şirketinin Gazzeliler konusunda harita üzerinden mesaj vermesi son derece önemlidir. Şirketinin kullandığı görsellerde Gazze'yi hatırlatacak başka ögeler de yer alıyor. Filistin bayrağındaki renkler ve şekiller bariz bir şekilde ortadadır. Şirketin açıkça meydan okuduğunu görebiliriz. Türkiye'de ve dünyanın başka yerlerinde faaliyet yürüten bir şirketin İsrail'in vahşetini desteklediğini meydanlarda görülecek şekilde ifade etmesi meydan okumanın boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. Avrupalı şirketler on dokuzuncu yüz yılda kolonyalist arzuları tatmin için uzak coğrafyalarda faaliyet yürütüyordu. Bunlar arasında Doğu Hindistan Şirketi en meşhur olanıdır. Bu şirket ve diğerleri deniz aşırı topraklarda İngiltere'yi temsil etmekteydi. Bir bakıma Hint alt kıtası Doğu Hindistan Şirketi'nin faaliyet alanıydı. Şirketin uyguladığı politikalar Hindistan'da isyanlara sebep oldu ve İngiltere için Hindistan yönetilemez hâle geldi. Şirketin uygulamalarının İngiltere'deki yansımaları da ciddî bir boyuta ulaştı. Batı Avrupa ülkelerinde benzer örnekler takip edildiğinde kolonyalizm karşıtı fikirlerin halkta nasıl yansıma bulduğu da görülecektir. Batı kamuoylarında şirketlerle sıradan insanların fikirleri arasındaki zıtlıklara bu çerçeveden de bakılabilir. Yükselen kapitalizm eleştirisini de bu çerçeveye dâhil edebiliriz. Kolonilerin tasfiye sürecinde kolonyalizm karşıtı fikirlerin bir düzeye kadar rol oynadığı bilinmektedir.

hint bu bat ayr daha bunlar norve hindistan gazze avrupal temizlik hastanesi gazze'deki gazze'ye
Yeni Şafak Podcast
KADİR ÜSTÜN - ÜRDÜN SALDIRISI VE BİDEN'IN TERCİHLERİ

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 30, 2024 5:22


Ürdün'deki bir Amerikan üssüne düzenlenen saldırıda üç askerin hayatını kaybetmesi hâlihazırda devam eden ‘düşük yoğunluklu' bölgesel savaşın şiddetinin artacağının habercisi görünüyor. Amerikan basını 17 Ekim'den beri bölgedeki Amerikan güçlerine 165 civarında saldırı olduğunu ancak Ürdün saldırısına kadar can kaybı yaşanmadığını haberleştirdi. Irak İslami Direnişi örgütünün İsrail'in Gazze'deki saldırılarına cevap olarak gerçekleştirdiğini açıkladığı İHA saldırısı, metodu, gerçekleştirildiği yer ve ölümcül sonucu itibariyle bölgesel çatışmada yeni bir aşama anlamına geliyor. İsrail'in Gazze operasyonlarının devamı ve Hizbullah'a karşı saldırılarının artması Amerikan güçlerinin de daha fazla doğrudan hedef alınması sonucunu doğurarak bölgesel çatışmanın şiddetlenmesini sağlayacaktır. İHA saldırısının Amerikan üssünün hava savunma sistemlerine yakalanmaması bölgedeki İran yanlısı milis gruplarının hem düşük maliyetli hem de oldukça sofistike yöntemler kullanabildiğini gösteriyor. Saldırıyı gerçekleştiren İHA'nın üsse dönmekte olan bir Amerikan İHA'sını takip ettiği için düşman olarak algılanmadığı belirtiliyor. Ayrıca İHA'nın çok alçaktan uçması hava savunma sistemine yakalanmadan saldırıyı gerçekleştirmesini sağlamış görünüyor. Amerikan güçlerinin bu kadar düşük maliyetli operasyonlar karşısında savunmasız kalabileceğini gösteren saldırı, İran yanlısı grupların asimetrik yöntemlere daha da ağırlık vermesi sonucunu getirebilir. SERT CEVAP BASKISI Başkan Biden Ürdün saldırısına sert cevap verileceğini ancak bunun ne zaman ve nerde olacağına kendilerinin karar vereceğini söyledi. Saldırının Ürdün'de gerçekleşmesi İran yanlısı grupların bölgedeki Amerikan güçlerinin hepsine ulaşabileceği mesajını taşıyor. Bu tür gruplar birkaç aydır Irak ve Suriye'de saldırılarına devam ediyordu ancak bunlar bir ağır yaralı dışında ölümcül sonuçlar doğurmamıştı. Bu yüzden de Amerika'nın verdiği cevaplar daha düşük seviyeli olmuştu. Ürdün saldırısı sonrasında ise Biden'a şiddetli bir cevap verme baskısı oluşmuş durumda.

Yeni Şafak Podcast
Özgür Bayram Soylu - Diren ey Gazzeli çocuk!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 27, 2024 4:05


İnsanlık 111 gündür derin uykuda. 20 Filistinliye 1 işgalcinin düştüğü, bombalara direnen, açlıkla sınanan yetim ve öksüzlerin olduğu Gazze'de katil elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Biz kahvemizi yudumlarken, hayatın olağan akışından taviz vermezken, lüksümüzü yaşamaktan geri durmazken, çocuklarımızı el bebek gül bebek büyütüp sırtlarını sıvazlarken, gece uyku saati konusunda anlaşma yaparken Gazze'de ağır bombardıman altında gözüne uyku girmeyen nice çocuk bugün kalp krizinden açlıktan hayatını kaybediyor. Her anını göstere göstere yaşamaktan haz aldığımız dünyadan tüm insanlığın gözünün önünde her çocuk ayrı bir dram ile göç ediyor. GÖRMEMEK YA DA DÜŞÜNMEMEKTEN ÖTE DUYARSIZ KALMAK Artık belki haber kanallarını hızla değiştiriyor, önümüze düşen videoları izlemeden geçiyor, duyarsızlaşıyoruz. Ama unutmayalım Gazze'deki insanlık suçuna, çocuk ölümlerine, açlık ve kalp krizlerine göz yummak duyarsız kalmak da bir insanlık suçu. Filistin'de adımlar ölüme giderken durmak da , “Bizi bombaladılar neredesin baba” çığlıklarına kulak tıkamak da. Bugün evladımızın ayağı taşa değse dünyaları ayağı kaldıran canı yanan biz, Filistinli annelerin yüreklerindeki yangını, acıyı görmezden gelemeyiz. Filistin'de yanan ateş vicdanımızı ve insanlığımızı sınarken aslında hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edemeyiz. Bir öğün açlığa dayanamayan biz bombalarla ölmeyen çocukların açlıktan ölmesine kayıtsız kalamayız. Acılarla ölümü hak etmeyen bu çocuklara dünyanın “çaresiz”leştiği bugünde umut olmalı, çare olmalıyız. Gözümüzü kapatmamalı, gönlümüze kilit vurmamalı, zihnimizi bulandırmamalı, sırtımızı dönmemeliyiz bu mazlum çocuklara. Üzüntü ve korkunun hâkim kılındığı bu coğrafyanın refah kapısını biz aralamalıyız. Sanmayalım ki sadece Filistinli çocuklar ölüyor, vicdanlarımız ölüyor biz ölüyoruz. DEĞİŞİM İÇİN HAREKETE GEÇ Ne yapabilirim ki ben! Toplum olarak bu cümleyi tarihin tozlu sayfalarındaki yerine yerleştirmiş durumdayız. Artık gücümüzün ve yapabileceklerimizin farkındayız. Yaşanan drama kayıtsız kalmıyor, boykotun gücüne olan inancımızı artırarak koruyoruz. 111 gündür küresel markalara karşısındaki direnişe bugün bir kez daha Filistinli çocuklar için var gücümüzle devam ediyoruz. Hafife almıyor, üzüntümüzü de çaresizliğimizi de eyleme dönüştürüyoruz. Maddi desteğin de, sosyal medya paylaşımlarının da, boykotun da gücüne olan inancımızı artırarak devam ediyoruz.

Aposto! Altı Otuz
Mercek #10: Orta Doğu'da Gerilim Artarken | İsrail'in Gazze savaşı dünyayı nasıl değiştiriyor?

Aposto! Altı Otuz

Play Episode Listen Later Jan 27, 2024 12:28


İsrail'in Gazze'deki savaşının etkileri Orta Doğu'ya yayılmış durumda. İran ve İsrail arasındaki proksi savaş Lübnan, Suriye ve Irak gibi ülkelerdeki saldırılar ile yükselirken Yemen'de Husi'lerin Kızıl Deniz'de uyguladığı blokaj dünyayı ekonomik, ticari ve siyasi olarak dönüştürecek gibi gözüküyor.Mercek'in bu bölümünde Aposto'nun politika editörü İlkim Emirler Gazze'deki savaşın bölgedeki etkilerini ele alacak, yaşananların dünya siyasetine etkilerini incelerken savaşın yayılma ihtimalini tartışacak.

VOA Türkçe
Adalet Divanı'ndan İsrail'e “soykırım eylemlerine son ver” çağrısı – 26 Ocak - Ocak 26, 2024

VOA Türkçe

Play Episode Listen Later Jan 26, 2024 29:59


Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'e Filistinliler'e yönelik soykırım eylemlerini önlemesini emrederken ateş konusunda bir karar vermedi. BM 7 Ekim saldırılarına katıldığı iddia edilen Gazze'deki personelin soruşturulduğunu açıkladı. ABD ve İsrail istihbarat şefleri Gazze'deki rehine anlaşmasını görüşecek. Avrupa Birliği'nin motoru olarak bilinen Alman ekonomisi geçen sene yüzde 0,3 oranında küçüldü

Yeni Şafak Podcast
Yasin Aktay - Aksa Tufanı, Gazze'ye acımaya değil katılmaya davet ediyor

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 24, 2024 6:09


gazze'de siyonist İsrail'in 109 gündür irtikap ettiği soykırım suçuna karşı dünyanın her yanında ortaya konulan protestolar, dayanışma gösterileri insanlık vicdanının hala ölmemiş olduğunun bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Gerçekten başta Avrupa olmak üzere ABD ve Latin Amerika'da gördüğümüz emsalsiz kalabalıklarla gerçekleşen dayanışma manzaraları insanlık açısından ümitvar olmaya yeter. Uluslararası Adalet Divanı'na nüfusunun sadece yüzde 2'sinin Müslüman olduğu Güney Afrika'nın İsrail'i taşımada sergilediği öncülük Gazze'deki olayın bir din meselesi olmanın ötesinde bir insanlık meselesi olduğunu da gösterdi. (Bu arada Türkiye'nin bu olayda nerede olduğunu soranlar için söyleyelim. Geçtiğimiz hafta Adalet ve Demokrasi Forumu heyetiyle ziyaret ettiğimiz TBMM Filistin Dostluk Grubu başkanı Hasan Turan ve diğer üyeleri, grup adına 3 milletvekilinin duruşmaları takip etmek ve her türlü bilgi ve belge desteği vermek üzere görevlendirilmiş olduğunu anlattı. Ayrıca Türkiye'den üç bin avukatın şu anda İsrail'e karşı bilgi belge toplamakta ve ilgili yerlere ulaştırmakta etkili bir biçimde çalıştığı da biliniyor.) “Filistinlilerle

Yeni Şafak Podcast
YAŞAR SÜNGÜ - BİZ ÖLECEKSEK; SİZ DE DANS EDİP ŞARKI SÖYLEYEMEYECEKSİNİZ

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 20, 2024 5:10


Bir dönem Türkiye'de misafir akademisyenlik yapan ABD doğumlu Yahudi profesör Norman Finkelstein İsrail-Filistin çatışmasını çok yakından takip eden en tanınmış akademisyenlerden biri. Annesi ve babası 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya'sı tarafından toplama kampına gönderilen Finkelstein, İsrail karşıtı söylemleri nedeniyle çok tartışılan bir bilim adamı. 2008 yılında İsrail'den sınır dışı edildi ve 10 sene boyunca ülkeye girmesi yasaklandı.  Finkelstein'in internet gazetesi 7 Ekim 2023'teki İsrail'in soykırıma başladığı tarihten 10 gün sonra T24'deki açıklamalarından aklı, vicdanı olan herkesin kim olursa olsun mevcut gerçeği görebileceğini anlıyoruz. “İsrail özellikle gençler olmak üzere Gazze halkına başka seçenek, bir umut bırakmadı. Gazze'de 20 yaşında bir genci düşünün, İsrail'in dönüştürdüğü Gazze'nin açık hava hapishanesi durumu 18 yıldır devam ediyor. Ne geçmişleri ne bugünleri ne yarınları var bu insanların. O yüzden Gazze'de Hamas'a katılmanın şeref, statü ve intikam alma olasılığı hissi sağlaması şaşırtıcı olamaz. İsrail'in Hamas'ı yok etmeyi istediğini söylemesi ironik çünkü onu kendileri yarattı!».  “7 Ekim'de gerçekleşen Hamas saldırılarından sonra İsrail, Gazze Şeridi'ne “tamamen abluka” dedikleri şeyi uygulamaya başladı. Karar Gazze'deki sivil nüfusa su, gıda ve elektrik sağlanmaması anlamına geliyor. Bu savaş kurallarının ihlali anlamına gelmez mi? Bence şu noktada İsrail'in Gazze toplama kampındaki uygulamasının soykırım suçuna denk olduğu konusunda ciddi bir şüphe olamaz.”  “Gerçek şu ki, 2006'dan bu yana Gazze nüfusu bir toplama kampına hapsedildi. Çok nadir istisnalar dışında kimse ne girebiliyor ne kimse çıkabiliyor. İnsanlar açlık diyetiyle yaşıyor. İnsani örgütlere göre Gazze nüfusunun yarısı, teknik terimlerle ağır gıda güvencesizliği şartlarında yaşıyor. Gazze nüfusunun yarısı işsiz, gençler arasında bu oran yüzde 60'larda. Bütün bu faktörleri peş peşe eklediğinizde; çaresizlik, umutsuzluk ve depresyon hislerini yaşayan Gazzeli genç erkeklerin sonunda Hamas'a katılmasının bir sürpriz olmaması lazım. Ayrıca Hamas'a katılınca şeref ve statü sahibi olduklarını hissettiklerini; ayrıca sabah yataktan çıkmak için bir gerekçe buldukları düşüncesini de göz önünde bulundurmak lazım.” “Gazze'deki gençler 7 Ekim'de şunu yaptı; Eğer biz öleceksek; siz de dans edip şarkı söyleyemeyeceksiniz. Ölürken biz de yanımızda bazılarınızı götüreceğiz dediler.”  “Gazze'dekilerin 2006'dan bu yana bir toplama kampına hapsedilip sefalete ve ölüme terk edildiğini bütün dünya biliyordu ve kimsenin umurunda değildi. Gazze'de ABD'nin İsrail'i müzakere masasına gelmeye zorlayacak ve bu çatışmayı uluslararası hukuk temelinde sonlandıracak gücü vardı.” Ama gücünü soykırıma karşı çıkanları tehdit etmekte kullandı.

Yeni Şafak Podcast
Kadir Üstün - Bölgesel savaşın zaten içinde değil miyiz?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 19, 2024 6:00


7 Ekim sonrasında İsrail'in Gazze'ye saldırılarının bölgesel bir savaşı tetikleme ihtimalinden bahsediyoruz. Son haftalarda yaşanan gelişmeler aslında bölgesel bir savaşın zaten içinde olduğumuza işaret ediyor. Ancak bu tür çatışmaların yoğunluğunun artıp azalması ve taraflarının her zaman net olarak belli olmaması bölgesel savaşın adını koymamızı zorlaştırıyor. Artık ülkeler arasındaki savaşların karmaşık bir şekilde gerçekleşmesi, farklı mecralarda cereyan etmesi ve tarafların farklı kapasitelerini harekete geçirmesi ‘klasik' topyekûn savaşların daha ender hale gelmesi sonucunu doğurdu. Daha az maliyetli, düşük riskli ve inkâr edilebilir olması itibariyle birçok ülkenin vekalet savaşlarını tercih ettiğini görüyoruz. Bu tür vekalet savaşları, ülkelerin doğrudan birbirlerine savaş ilan etmeden yoğunluk derecesi gerektikçe artırılabilen bölgesel bir savaşın tarafı olmalarına olanak veriyor. Amerika'nın Irak'ın işgalinde Birleşmiş Milletler'den müdahale kararı çıkarmadan eski BM kararlarının yeterli olduğunu iddia etmesiyle uluslararası sistemde yeni bir dönem başlamıştı. ABD'nin uluslararası düzenin kurallarını açıkça ihlal etmeyi göze alması, sistemin meşruiyetiyle ilgili soru işaretlerini güçlendirmekle kalmadı. Aynı zamanda herhangi bir ülkenin diğerine askeri müdahale etmesinin hukukla değil ne kadar güçlü olduğuyla alakalı olduğunu ayan beyan ilan etmiş oldu. ABD'nin kendi kurduğu düzenin kurallarına uymayı reddedip ‘tek taraflı hareket etme özgürlüğünde' ısrar etmesinin yarattığı etkinin sonuçlarını Ukrayna'da ve Gazze'de görüyoruz. Gerek Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişimi gerek İsrail'in Gazze'deki etnik temizlik çabası güçlü olanın uluslararası hukuku hiçe sayabilmesinin sonraki örnekleri olarak önümüzde duruyor. NETANYAHU'NUN SAVAŞI GENİŞLETME ARAYIŞI İsrail'in Gazze operasyonlarını yavaşlatma sinyalleri vermesine karşın bunun yeni bir hazırlık olduğu yönündeki sinyaller güçlü. Biden bir yandan ateşkes çağrısı yapmamakta direnirken bir yandan da seçim kaygısıyla Gazze'deki insani dramın ve savaş suçlarının gündemden düşmesini istiyor. Bunun için çabalayan Blinken'ın lobisi henüz işe yaramış görünmüyor ancak İsrail kayıplarını azaltmak ve rezerv güçlerinin mobilizasyonunun ekonomiye maliyetini düşürmek için operasyonları daraltmaya başlama eğiliminde. Ancak bu değişikliğin bir sonraki hedef olan Hizbullah'a odaklanmak için bir toparlanma çabası olma ihtimali de yüksek. Netanyahu'nun Hizbullah ve İran'la savaş ederek iktidarda kalma çabası, seçim senesine giren Biden için huzur kaçıran bir durum yaratıyor. Biden'ın verdiği açık çeke rağmen Netanyahu'nun kontrolsüz gidişinden rahatsız olduğu Amerikan basınına yansımaya başladı. Blinken'ın İsrail ziyaretinde aşırı sağ liderlerle ve muhalefetle de görüşmesini Netanyahu'ya alternatif arayışının hazırlığı olarak yorumlayanlar dahi var. İsrail'e bölgeden yönelecek herhangi bir tehlikeye karşı koruyacağını göstermek isteyen ABD'nin Husileri vurmasının bir nedeni de Tel Aviv'e bölgesel tehditlere karşı güvence vermek. Hizbullah'ı tehdit eden, Suriye ve Irak'ta Şii milisleri vuran İsrail'e karşı İran'ın Kuzey Irak ve İdlib'deki saldırıları bölgesel savaş ihtimalinin artık bir gerçekliğe dönüştüğünü gösteriyor. Gazze'de Hamas'ı bitirme ihtimali olmadığının farkında olan Netanyahu'nun çatışmayı bölgeselleştirerek iktidarını koruma çabasında şimdilik muradına erdiğini söylemek mümkün. ABD SAVAŞIN AKTÖRÜ HALİNE GELİYOR

COSMO Köln Radyosu
İsrail soykırım mı yapıyor?

COSMO Köln Radyosu

Play Episode Listen Later Jan 19, 2024 30:45


Gazze'deki savaş üç ayı geride bıraktı. Çatışmaların İran ve Lübnan'ı da kapsayarak bölgesel bir savaşa evrilmesinden endişe edilirken İsrail devleti bir haftadır hakim karşısında. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'na yaptığı başvuruyla görülmeye başlanan “soykırım” davası İsrail'i dünya kamuoyu önünde zor durumda bırakabilecek nitelikte. COSMO Türkçe, eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıcı Rıza Türmen ile İsrail'in soykırım davasını konuştu. Mikrofonda Gökçe Göksu ve Serap Doğan Von Gökce Göksu.

kr afrika cosmo haber wdr avrupa von g almanya radyo medya gazze soyk türkiye krv radyosu gazze'deki uluslararas adalet divan
Yeni Şafak Podcast
Abdulhamit Güler - Gazze'nin hikayesi beyaz perdeye nasıl çıkacak?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 19, 2024 2:28


sinemanın hikaye anlatıcı olma hüviyeti sinemacılara ciddi bir sorumluluk yüklüyor. İnsanlığın yaşadığı, unutmaması gereken meselelerini diri tutmak için seçici ve hassas olunması gerekiyor. Kah ağlanacak halimize güleriz, kah oturup gerçeklere ağlarız. Sinema, her şekilde ağlatma ve bu sayede geleceğe gülümsetme sanatıdır. Mesuliyetini yerine getirenin ferahlığı ile unutmaması gerekeni hatırında tutanın umudu... Gazze, istatistiksel olarak büyüyen acıları ile sinemanın başlıca sorumlulukları arasına girdi. Dünden tezi yok (sinema alanında hep geç kaldığımızın emaresi olarak) sinema eserlerinin Gazze'deki hikayeleri anlatması gerekiyor. Dedesinin öpüp kokladığı Reem'in cansız bedeninin anlatamadıklarını insanlığa ulaştıracak bir hikaye... Kendisi görevinin başındayken ailesinden neredeyse herkesi şehit veren muhabir Vail el-Dahduh'un vakur duruşunu ölümsüzleştirecek bir hikaye... “Gökten ölüm yağdığı zaman nereye saklanabilirsin ki” diyerek insanlığın vicdanına seslenen Gazze'deki çaresizlerin, çaresiz ama gururlu yüz binlerin mahpusluğundan utanan bir hikaye... Modern dünyanın ikiyüzlülüğünü bir tokat gibi fekat nahif şekilde şarkısına aktaran Mısırlı Cariokee grubunun sahnesini ve dokunaklı notalarını anlatan bir hikaye... Akdeniz'den Marmara'ya, Karadeniz'den Gazze sahiline yüzen ve bunu ısrarla yapan, aslında olmayan balıkların kutlu yürüyüşünü yüzdüren bir hikaye... Güney Amerika'yı insanlığın yeni adasına çeviren ve sokakların dolduran milyonların ayak izini sezdiren bir hikaye... Vicdanın ırkının ve inancının olmadığını göstermek için adaletin sağlanması adına mahkeme orduları kuran Güney Afrika'nın cübbesindeki tozu silkeleyen bir hikaye... Ve elbette maskelerle tünellerde yaşayan, ruhumuzdaki tünellere hava aldıran, direniş kavramının sözlüklerde yeniden tanımlanmasını sağlayan babayiğitlerin adanmışlığını topraktan gökyüzüne, nehirden denize ulaştıran bir hikaye... Bir hikaye... Çok hikaye... Nesillerin dilden dile aktaracağı hikayeler... Birileri anlatacak... Birçokları anlatmalı...

Yeni Şafak Podcast
YUSUF KAPLAN - İRAN'IN SALDIRILARI ÇOK TEHLİKELİ: KÜRESEL SİSTEM TÜRKİYE'Yİ VURMAYI HEDEFLİYOR,

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 18, 2024 5:16


iran serseri mayın gibi! Bir taraftan Irak'a ve Suriye'ye vuruyor. Öte taraftan Pakistan'a! İran'ın hangi gerekçeyle olursa olsun Pakistan'ı bombalaması çok tehlikelidir. İran'ın Pakistan'ın Belucistan bölgesini bombalaması Hindistan'ı sevindirdi. Hindistan, Pakistan'ın ezelî düşmanı çünkü. Pakistan, ertesi gün İran'a cevap verdi. Gazze'de başlayan çatışmanın Lübnan'a, Suriye'ye, Irak'a, oradan Yemen'e, Kızıldeniz'e, şimdi de Pakistan'a ve İran'a kadar sıçraması, Gazze'deki savaşın çok tehlikeli yerlere gidebileceğinin habercisidir. İsrail'in Gazze'deki soykırım savaşının sadece Filistin'i ve Filistin'deki Müslümanları değil, en azından bütün Ortadoğu'yu hedef aldığını gösterir. UZUN VADEDE HEDEF TÜRKİYE Gazze'deki İsrail terör devletinin saldırılarının ve soykırım çalışmasının başladığı ilk günlerden itibaren dünyanın bütün güçlerinin Doğu Akdeniz'de konuşlanmaları meselenin Filistin olmadığı ve Filistin'le sınırlı olmadığı fikrinin pekişmesine yol açmış ve konu, bu şekilde tartışılmıştı bütün dünya ölçeğinde. ABD'nin altı denizaltı ile Gazze kıyılarına askerî yığınak yapması, ardından İngiltere'nin askerî gücünü seferber edeceğini göstermesi, bütün Avrupa ülkelerinin askerî olarak İsrail'in arkasında olduklarını gösterme yarışına girmeleri, bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Çin'in ve Hindistan'ın da bölgeye damlaması, Çin'in de tıpkı Amerika gibi altı denizaltı ile Doğu Akdeniz'de konuşlanması, zihinlerde, “acaba üçüncü bir dünya savaşının ilk adımları mı bunlar?” sorularının şekillenmesine yol açtı. Gazze meselesinde Yahudilerin görünüşte ön aldığı görülüyor ama bence gerçekte ön alan İngilizler. Yahudileri ve İranlıları Gazze meselesinde kışkırtanların İngilizler olduğunu düşünüyorum. İngilizlerin hedefi, Yahudileri küresel ölçekte zayıflatmak ve bölgede İran'ın önünü alabildiğine açmak. İran'ın önünü niçin alabildiğine açmak istiyor İngilizler? Türkiye'nin önünü kesmek için. Türkiye'nin gelişini, Batı ekseninden de, Doğu ekseninden de kopuşunu ve Türkiye Ekseni oluşturma girişimini engellemek için. İRAN'I TÜRKİYE'YE MUSALLAT EDECEKLER! Türkiye'nin sürgit büyümesi ve her geçen gün bölgesel hatta küresel ölçekte varlığını hissettirmesi, küresel sistemin bölgedeki gücünü yitirmesi ve zamanla bölgeden çekilmesi, defolup gitmesi sonucunu doğuracaktır. Küresel sistem, küresel sistemin beyni İngilizlerle sopası Yahudiler Türkiye'yi İran maşası ile durdurmayı planladıklarını Irak'ı işgal ederek ve parçalayarak, Suriye'yi paramparça ederek ve cehenneme çevirerek ve iki ülkeye de İran'ı yerleştirerek ispatladılar. İran'ın Türkiye'yi güneyden kuşatması, ardından Yemen'e kadar bütün Arabistan Yarımadası'na yerleştirilmesi, İran'ın Türkiye'ye musallat edilmesinin ön hazırlıklarıdır. İran, Ortadoğu'yu ve İslâm dünyasını istikrarsızlaştırmak, Türkiye'nin bölgeye çekidüzen verecek şekilde büyümesinin önüne set çekmek için bulunmaz bir “asset” / “araç” Batılı ve Yahudi haydutlar için.

Yeni Şafak Podcast
Abdullah Muradoğlu - Biden'ın doğrusu var mı?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 16, 2024 4:46


Kızıldeniz'de İsrail'e yük taşıyan gemileri hedef aldıklarını söyleyen Yemen'li Husîler, İsrail'in Gazze'deki katliamları durdurması halinde saldırılara son vereceklerini de ilân etmiştiler. İsrail'in Gazze'deki soykırımına adeta sponsorluk yapan, İsrail'in katliamlara son vermesi için hiçbir ciddi girişimde bulunmayan, BM'de ateşkes karar tasarılarını hep veto eden, Güney Afrika'nın İsrail'e karşı “Uluslararası Adalet Divanı”na yaptığı başvuruyu temelsiz addeden, başından beri İsrail'e silah ve cephane yağdıran ABD şimdiye kadar Kızıldeniz'de can kaybına yol açmayan saldırılara ‘misilleme' olarak Kuzey Yemen'e füze yağdırmaktan kaçınmadı. İsrail'in savaşı genişletmek istediği sır değil. Biden yönetimiyse güya savaşın yayılmaması için çalışıyor. “CIA”in analitik birimlerinde 28 yıl en üst düzeylerde görevler yapan, Georgetown Üniversitesi Güvenlik Çalışmaları Programı'nda misafir Profesör olarak yer alan Paul R. Pillar ise “Responsible Statecraft”da yayınlanan yazısında Yemen'e saldırıların İsrail›in Gazze›ye yönelik savaşını daha da genişletmekten başka bir işe yaramayacağına dikkat çekiyordu. ABD'nin bölgedeki askerî faaliyetlerinin kontrolden çıkmak suretiyle istenmeyen olayların tırmanmasına yol açabileceği uyarısında da bulunan Pillar ,“ABD saldırıları, İsrail'in Gazze'deki yıkımına daha fazla ABD desteği olarak görülecektir. Bu da ABD'yi İsrail'e yönelik, yıkımı uzatmak yerine sona erdirme şansı olan bir politikadan uzaklaştıracaktır. Arap devletlerinin diğer konularda ABD ile işbirliği yapma isteklerini de zayıflatır” diyordu. Biden yönetiminin Yemen'e hava saldırılarını Kongre'yi atlayarak gerçekleştirmesi de ABD'de tartışılıyor. Oysa Joe Biden 6 Ocak 2020'de “Twitter” hesabında yayınladığı mesajda “Açık olalım: Donald Trump, Kongre onayı olmadan bizi İran'la savaşa sokma yetkisine sahip değildir. Bir başkan, Amerikan halkının bilgilendirilmiş onayı olmadan bu ulusu asla savaşa sokmamalıdır” demişti. İranlı General Kasım Süleymanî 3 Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat Havaalanı'na düzenlediği saldırıda hayatını kaybetmişti. Bu saldırı sebebiyle İran ve ABD arasında savaş çıkma ihtimalinden söz ediliyordu. Biden, dönemin ABD Başkanı Trump'ı bu sözlerle eleştirmişti. Biden'ın Trump'a karşı sarf ettiği sözler şimdi kendisine hatırlatılıyor. Demokrat Partili vekil Ro Khanna “X” hesabından yayınladığı mesajında “Başkan'ın Husilere karşı bir saldırı başlatmadan ve bizi başka bir Orta Doğu çatışmasına dahil etmeden önce Kongre'ye gelmesi gerekmektedir. Bu Anayasa'nın birinci maddesidir. Beyaz Saray'da Demokrat ya da Cumhuriyetçi, kim olursa olsun bunu savunacağım” diye yazdı. Sıkı Trumpçı Cumhuriyetçi Vekil Matt Gaetz ise “X” hesabında “Ro bu konuda kesinlikle haklı” dedi.

Yeni Şafak Podcast
TAMER KORKMAZ - GAZZE'DEN NEW YORK'A: DERİN TÜNELLER!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 16, 2024 5:07


“‘'Me M dya, İsrail adına korku tellallığı yapıyor. Onları yenilmez bir ordu gibi gösteriyor.”  Yemen'in Devrim Komitesi Başkanı Muhammed Ali El Husi... İngilizlerin yayın kuruluşu BBC'nin, “İsrail'in sınırlarının ötesinde misilleme yapmasından endişelenmiyor musunuz?” sorusuna... -İşte bu “tam isabet” cevabı verdi! PSİKOLOJİK HARP VE GERÇEK Sadece Batı Medyası değil... Bizdeki medya da, ekseriyetle İsrail'i özne yapan yahut İsrail eksenli yayınlar icra ediyor.  Varsa yoksa İsrail'in planları; Hamas bu planlara karşı bir şey yapamaz, algısı oluşturuluyor. “Hamas'ı şöyle vuracaklar, tünelleri böyle suyla dolduracaklar” falan... Hamas'ın, Siyonist terör devleti İsrail'i sahada uğrattığı büyük yenilgi ihtimamla es geçiliyor. İTİRAFNAME İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari bile “Tünelleri imha etmekte başarısız olduk” dedi. (6 Ocak 2024)  “Tünel ağını yok etmek için yenilikçi çözümler arıyorlarmış! RUPERT MURDOCH'IN GAZETESİ Siyonistlerin soykırımını destekleyen The Wall Street Journal... “İsrail Gazze'deki tünellere deniz suyu pompalamaya başladı” diye yazmıştı! (12 Aralık 2023)  Üç gün sonra, İsrail medyası da uçuşa geçti: “Deniz suyu ile Gazze tünellerini basma denemesi başarılı oldu” diye yalan haber patlattılar.  İçerideki “İsrail Muhibbi” Batıcı Medya da “su baskını” planından ümitliydi! Hamas'ın “Gazze'deki yeraltı tünelleri su baskınına dayanıklı” açıklamasına hiç kulak asmadılar. -Neticede ne oldu? -Bir aydan fazla vakit geçti; tık yok!

Yeni Şafak Podcast
Selçuk Türkyılmaz - İmam Abdullah Harun'un torunları Anglosaksonları yargılıyor

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 15, 2024 4:47


Güney Afrika'nın Filistin adına bir adım öne çıkması son yılların en önemli hadiselerinden biridir. Güney Afrikalılar bizde de Nelson Mandela'nın mücadelesi ile tanınıyordu. Aslında Güney Afrika, 1980'de Yeryüzü Yayınları arasında çıkan “İmamın Öldürülüşü” adlı kitap ile gündemimize girmişti. O zamanlar Güney Afrika'da İngiliz kolonyalistleri sistemin bütün unsurları ile hâkim durumdaydı. 19. yüzyıl İngiliz kolonyal mirası bu müstemleke ülkesinde en acımasız bir şekilde devem ettiriliyordu. Fakat kitabın yayımlandığı yıllarda Türkiye'de, bu nitelik üzerine çok fazla durulmadı. Çünkü Avrupa medeniyeti, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler gibi konu başlıkları gündemi tamamen dolduruyordu. Hâlbuki öldürülmesinden çok kısa bir zaman sonra Abdullah Harun'un mücadelesinden haberdar olmuştuk. Devirler değişti ve Güney Afrikalılar Filistin için İsrail'i ve neredeyse bütün Batı dünyasını tekrar karşısına aldı. Bugün Güney Afrikalıların İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanmasına sebep olması, zannettiğimizden çok daha önemlidir. Geçen haftaki yazımızda “Neden Güney Afrika” sorusunun cevabını vermeye çalışmış; İsrail, ABD ve İngiltere'yi bir araya getiren sistem üzerinde durmuştuk. Bu bağlamda Güney Afrika ile Filistin arasındaki benzerlikler de görülmeye başlandı. Bu vesile ile Güney Afrikalıların mevcut davada dolaylı olarak İngiltere ve ABD'nin yargılanmasını sağladıkları da zamanla anlaşılacaktır. Bu açıdan Güney Afrikalıların adımları dikkatle incelenmelidir. Anadolu Ajansı'nın bildirdiğine göre Güney Afrika'nın hukuk ekibinden İrlandalı avukat Ni Ghralaigh davayla ilgili olarak şunları söylüyor: “Gazze'deki soykırım, cep telefonlarımıza, bilgisayarlarımıza ve televizyon ekranlarımıza canlı olarak aktarılan Filistin halkına yönelik soykırımın dehşetine rağmen kurbanlarının dünyanın bir şeyler yapabileceği umuduyla kendi yıkımlarını gerçek zamanlı yayımladıkları tarihteki ilk soykırım oldu.” Gerçek zamanlı soykırım tespitinin içinde Güney Afrikalıların geçmişte yaşadıklarının izlerini görmemek mümkün değil. “İlk” sözcüğü ile kendi tarihlerinin acılarına atıf yapıldığı çok açıktır.

ge afrika bu nelson mandela bat asl abd harun fakat yarg filistin yery gazze afrika'da gazze'deki anadolu ajans uluslararas adalet divan
Yeni Şafak Podcast
ERSİN ÇELİK - İSRAİL AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE DÖNEBİLİR!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 15, 2024 6:42


Katil Netenyahu, beklendiği gibi Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda görülen soykırım davasından çıkacak kararı tanımaya-caklarını açıkladı. Bu bir meydan okuma değil. Netenyahu, “Lahey bizi durduramaz” diyerek malumu ilan etti aslında. İsrail'in, yüz gündür Gazze'de işlediği vahşetten geri dönemeyeceği bir yola girdiğini görüyoruz artık. Tam yüz gündür tüm insanlığı karşısına alacak kadar güç zehirlenmesi yaşayan Siyonist aklın, 1949'da imzaladığı ‘BM Soykırım Sözleşmesi'ni yok sayması sürpriz olamaz. Lakin, İsrail'in Adalet Divanı'ndan çıkacak karara uyup uymamasından çok, dünyanın geri kalanının alacağı “insani kararların” yeni bir dünya düzeni kuracağı apaçık bir gerçek. İsrail ve Amerika gidişatı görmüyor, göremiyorlar. Çünkü güç zehirlenmesi hastalığına tutulan muktedirler “yoldan çıktıklarını” ve kendi felaketlerini hazırladıklarının farkında olamazlar. Güney Afrika'nın İsrail'i karşısına alarak Gazze'deki soykırımı mahkemeye taşımasını küçümseyenler hata yapıyorlar. Lahey'de görülen davanın devletler arası hukuktaki karşılığı, BBC'nin İsrail lehine manipülasyon yaptığı haberindeki gibi “uzun ve karmaşık” görünse de dileyen ülkeler çok net yaptırımlara imza atabilecekler. İsrail'in Lahey'de yargılanmasını yakından takip eden İstanbul Uluslararası Hukuk Merkezi (ICIL) Başkanı Avukat Cihat Gökdemir'e, mahkemeden çıkacak soykırım kararının ne tür etkileri olacağını sordum. Cihat Gökdemir'e göre de mevcut dünya düzeninde İsrail'i durduracak ve ortaya -ABD'den başka- siyasi irade koyacak bir güç görünmüyor: “Öncelikle uluslararası hukukta yaptırımlar, iç hukuk gibi etkili olarak kullanılamıyor. Bir ülkede bir mahkeme kararına uyulmazsa o kararı devletler kendi içlerinde kolluk kuvveti zoruyla uygulatırlar. Ancak uluslararası hukukta bir mahkeme kararını uygulatacak bir polis veya jandarma gücü yok. Ülke olarak da güçlü değilsen, bir başka ülkeye mahkeme kararı da olsa uygulatamazsın. Bunu ancak ABD yapabiliyor. Bu nedenlerle uluslararası hukuka ‘güçlüler hukuku' deniyor. Adalet Divanı BM'nin doğrudan yargı organı olduğu için, verilecek kararı BM de uygulamak zorunda. Fakat BM de bu tür kararları genelde ABD askeri gücüyle uygulatır. Yani, Adalet Divanı'ndan İsrail aleyhine çıkacak bir kararı BM onaylamış olsa da İsrail'e kullanılabilecek askeri bir güç bulmak imkansız gibi.” Ancak... Gökdemir, Lahey'deki mahkemeden çıkacak tarihi kararın siyasi değil hukuki olduğunu söyledikten çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor: “Bu durumda Adalet Divanı'nın vereceği karar hiçbir işe yaramayacak' yılgınlığı da oluşturmamalı. BM tarafından şimdiye dek İsrail aleyhine alınan ve uygulanamayan onlarca kararın tümü siyasiydi. İlk kez İsrail aleyhine hukuki bir karar alınmış olacak.”

Yeni Şafak Podcast
ERSİN ÇELİK - DÜNYANIN DÜZENİ YIKILIRKEN...

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 13, 2024 4:54


Gazze'deki soykırım 100. günü geride bıraktı. Amerika ve İngiltere'yi arkasına alan İsrail terör devleti bir adım bile geri atmadı. Vahşetlerinden milim taviz vermedi. İsrail ve ona güç veren Batı, inşa ettikleri mevcut dünya düzeninden çıkmış durumdalar. Birleşmiş Milletler'in bir hükmü, etkisi, gücü kalmadı. Kimse aksini iddia edemez. Kanarya Sevenler Derneği'nin alabileceği kararlardan aciz bir BM'den; dünya barışını ve güvenliğini korumaya yönelik kararlar almasını beklemek de çaresizliğin ilanıdır artık. Buna mukabil dünyanın çivisini çıkaran İsrail'in, Lahey'de soykırım suçundan yargılanması tabii ki tarihi bir olay olarak kayıtlara geçti. Mahkeme başladı, iki oturum yapıldı ve davayı açan Güney Afrika Cumhuriyeti, Uluslararası Adalet Divanı'ndan İsrail'in Gazze'deki tüm askerleri faaliyetlerinin durdurulması için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istiyor. Böyle bir karar verilse de İsrail buna uyar mı? Gazze'ye saldırıları durdurur mu? Yüz gündür tüm insanlığın gözleri önünde, Batı'da ve Doğu'da halkından artık nefret edildiğini gördüğü halde soykırımdan vazgeçmeyen bir anlayış yargılanıyor. Öyle görülüyor ki sunulan delillerin ve işlenen bariz suçların İsrail'de bir karşılığı yok. Leicester Üniversitesi uluslararası hukuk profesörü Malcolm Shaw, geçtiğimiz cuma günü mahkemede yaptığı savunmada; “İsrail herhangi bir çatışma kuralını ihlal etmişse, bu konu ‘İsrail'in sağlam ve bağımsız hukuk sistemi' tarafından uygun zamanda ele alınacaktır” dedi. Ne demek bu: İsrail'i ancak, zamanı gelince, uygun görülürse İsrail yargılayabilir! Görüyoruz musunuz kendilerini tüm dünyadan, hukuk kurumlarından, devletlerinden nasıl da üstün görüyorlar? Avrupalı hukukçular, yargılamanın bile İsrail açısından büyük bir prestij kaybı olduğunu uluslararası itibarının tehlikede olduğunu ve yalnızlaşacağını dillendiriyorlar. Ama herkes görüyor ki İsrail'in böyle bir derdi yok.

SBS Turkish - SBS Türkçe
İsrail'e uluslararası mahkemede ‘soykırım' suçlaması

SBS Turkish - SBS Türkçe

Play Episode Listen Later Jan 12, 2024 5:44


Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davası Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde başladı. Uluslararası kamuoyunun baskısına rağmen İsrail'in Gazze'deki bombardımanları devam ederken taraflar mahkemeye sunumlarını yaptı.

VOA Türkçe
Kızıldeniz'de Husi hedeflerine misilleme saldırısı – 12 Ocak - Ocak 12, 2024

VOA Türkçe

Play Episode Listen Later Jan 12, 2024 29:59


ABD ve İngiltere Kızıldeniz'deki saldırıların ardından Yemen'de İran destekli Husiler'e ait hedefleri vurdu. Husi saldırıları Kızıldeniz'de gemi ticaretini engelliyor. Konteyner fiyatları her geçen gün artıyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından onaylanan Bitcoin borsa yatırım fonları, Wall Street'teki ilk gününü tamamladı. ABD Kongresi 2024 seçimleri öncesinde yapay zeka ile ilgili bir dizi yasa çıkarmayı planlıyor. Demokrat ve Cumhuriyetçiler bütçe üzerine anlaşamıyor, son gün 2 Şubat. Uluslararası Adalet Divanı'nda “Gazze'de soykırım” davasını görüşürken, Uluslararası Ceza Mahkemesi Sınır tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün Gazze'deki gazeteci ölümleri ile ilgili yaptığı başvuruyu kabul etti.

bitcoin wall street yemen abd ocak sald demokrat cumhuriyet gazze gazeteciler gazze'deki uluslararas adalet divan
Yeni Şafak Podcast
Tamer Korkmaz - Bu Haçlı-Siyonist antetli skandal, daha çoook konuşulur!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 10, 2024 5:07


Haydut Devlet ABD'yi “Amerika Birleşik Tacizciler ve Tecavüzcüler Devleti” diye de tanımlıyoruz!  Kısa bir süre önce, New York Güney Bölgesi Mahkemesi'nin Yargıcı Loretta Preska “Jeffrey Epstein davasındaki bazı isimlerin kamuoyuyla paylaşılmasına” karar verdi. Mahkeme belgelerine göre, “Fuhuş Taciri” Yahudi Epstein'in müşteri listesinde Bill Clinton ve Donald Trump gibi eski ABD başkanları başı çekiyor. Listede İngiliz Kraliyet Ailesi'nin Prensi Andrew'dan İsrail'in eski Başbakanı Ehud Barak'a kadar birçok ünlü isim var. Bir başka deyişle... Washington'daki şöhretli siyasilerden, Hollywood'tan neredeyse “bütün mahalle” listede! ACABA? Açıklanan isimlerin birçoğu önceden biliniyordu. Clinton ile Trump gibi olağan şüpheliler, farzımuhal listeden silinseler... “Biz neden yokuz?” diye itiraz edecek, bozuk çalacak malum tipler! Joe Biden'ın bir “pedofil” olduğu zaten herkesin bildiği sırdı!  1 Ocak'tan itibaren dosyadaki gizliliğin kaldırıldığı açıklansa da, bazı isimler halen daha sansürlü! Demek ki... Amerikan derinleri yani Hanedan takımı, kimi VIP isimleri korumaya devam ediyor! PÜF NOKTASI O vakit “Belli isimler üzerindeki gizliliğin kaldırılması neden şimdilerde gerçekleşti?” sorusu akla geliyor.  Onların siyasi olanlarına, Gazze Savaşı sürecinde “gözdağı” vermek için “şantaj cepte” hesabı olabilir mi, mesela? Şöyle de sorabiliriz: Her geçen gün daha fazla uluslararası baskının muhatabı olan Soykırımcı İsrail'in kanlı elini “rahatlatmak” mı, istiyorlar? PEZO-GATE Amerika'daki Hanedanlar, Haçlı Siyonist İttifakı'nın baronlarıdır. İnsan görünümlü şeytanlar, Gazze'deki soykırımın sürmesinden yana!  Pezo Epstein, Hanedanların mutemet elemanıydı. 10 Ağustos 2019 tarihinde “cezaevinde intihar ettiği” açıklandı. Bilenler, biliyor... -Aslında, infaz edildi!

Yeni Şafak Podcast
Samed Karagöz - Kurşun Geçirmez Düşler

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 10, 2024 3:19


Gazze'de yaşananlar gündemden, gündemimizden düşüyor. Yaşananların şiddetinde bir azalma olmamasına rağmen gözlemlediğim acı verici gerçek bu. Gazze hakkında konuşmaya devam etmemiz gerekiyor. Filistin hakkında konuşmaya devam etmemiz gerekiyor. Ama bir şekilde başka gündemler bizi işgal ediyor. Geçtiğimiz günlerde Taksim Meydanı'nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi” bu unutulmaya, gündem düşmeye karşı yapılmış güzel bir adım. 2008-2009 yıllarında İsrail gene benzer bir katliam yapmıştı. “Dökme Kurşun Operasyonu” adını verdikleri bu saldırılarda gene çocuk, kadın, yaşlı dememiş Gazze'ye saldırmıştı. Ailesinden 26 kişiyi İsrail saldırılarında kaybeden 6 yaşındaki Mona'nın çizdiği resimler gazeteci Abdullah Aytekin'e ilham oluyor. Gazze'deki çocuklara kâğıt ve boya ulaştırıyor. Çocuklar yaşadıklarını, hissettiklerini, hayallerini resmediyorlar. “Kurşun Geçirmez Düşler” başlıklı sergideki eserler işte Abdullah Aytekin'in Gazzeli çocuklara yaptırdığı bu resimler. Serginin hemen girişinde Gazzeli Maysa Yousuf'un bir resmi dikkat çekiyor. “Dökme Kurşun Operasyonu” günlerinde Emine Erdoğan, “Filistin'de Barış İçin Kadınlar Toplantısı”ndaki konuşmasında, Gazze'de katledilen çocuklara ve kadınlara dikkati çekmiş, Gazze'deki trajedi nedeniyle gözyaşlarını tutamamıştı. Bu görüntüleri televizyondan izleyen Gazzeli Maysa Yousuf Emine Erdoğan'ın gözlerinden yaş gelen o halinin resmini çizerek altına “Sayın Hanımefendi, gözyaşlarınız bize ulaştı” yazmış. Son derece etkileyici. Sergide resimler sadece fiziksel olarak yer almıyor. Resimlerin dijital versiyonları, enstalasyonlarla desteklenerek izleyicilere sunuluyor. Ortaya son derece etkileyici, Gazze'de yaşanan gerçekleri yüzümüze vuran bir sergi çıkıyor. İstanbul Türkiye'nin, Taksim Meydanı ise İstanbul'un en turistik mekânı. İstanbul'a gelen bir turistin Taksim Meydanı'nda gelmemesi düşünülemez. Bu sebeple “Kurşun Geçirmez Düşler”in sadece Türkiye'de yaşananlara değil ülkemizi ziyarete gelen turistlere de hitap ettiğini belirtmek lazım. Bu sergi ülkemizin Gazze konusunda duruşunu herkese göstermesi açısından da önemli. Genele hitap eden bu tarz bir sergi önemli lakin aynı zamanda işin sanatsal boyutunu önceleyen bir serginin de düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ne işe yarayacak? Hemen anlatayım. Öncelikle Filistinlilerin yaşadıkları zulmü farklı ve içeriden bir şekilde görmüş olacağız. İki Filistinlileri daha iyi anlayacağız. Unutmamak gerekir ki sanatını, edebiyatını ve sinemasını bilmeden bir toplumu anlamak neredeyse imkânsızdır. Üç sanatın sadece Batı'da yapıldığını ve önemli olanın Batı'da yapılan veya Batı tarafından etiketlenen sanat olduğunu düşünenlere bu vesileyle önemli bir ders verilmiş olur. Dört kendi fanusunda yaşayan bizim sanat tayfasından görmek isteyenlere Filistin'in önde gelen sanatçılarını görme fırsatı sunulmuş olur.

Yeni Şafak Podcast
KADİR ÜSTÜN - BİDEN'IN SEÇİM STRATEJİSİNDE İSRAİL ÇIKMAZI

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 9, 2024 6:03


Başkan Biden'ın Güney Carolina eyaletindeki kilise ziyareti sırasında verdiği mesaj ve bazı göstericilerin tepkisi başkanlık seçimlerine hazırlanırken yaşayacağı açmazın bir özeti gibiydi. 2015 yılında beyaz üstünlüğünü savunan bir saldırganın kiliseye ibadete gelen 9 siyahi vatandaşı öldürmesi, 2016 başkanlık seçimleri arefesinde Trump'ın verdiği mesajın bir sonucu olarak kamuoyunda tartışılmıştı. Biden 2024 kampanyasına bu kiliseye ziyaretle başlayarak siyahi oyların kritik olacağını kabul ettiğini göstermeye çalıştı. Trump'ın göçmenlerin ülkenin kanını ‘zehirlediği' şeklindeki ifadelerine nazire yaparak asıl ‘zehir' beyaz üstünlüğü fikridir mesajını verdi. 2016 seçimlerinde Biden'ı adaylığa taşıyan kritik eyalet olan Güney Carolina'daki siyasi seçmene verilen mesajlar, önümüzdeki seçim için de kritik rol oynayacak siyahi seçmenlere ulaşma çabası olarak öne çıkıyor. Kilisedeki konuşması sırasında bir grup Demokratın Filistin'de ‘Hemen Ateşkes' diye bağırarak protesto etmesi karşısında, Biden İsrail hükümetine çatışmanın şiddetini azaltıp Gazze'den çıkmayı telkin ettiğini söyleyerek cevap verdi. Biden'ın protestocuların bu konudaki ‘tutkusunu' anladığını söylemesi parti içindeki Filistin tepkisinin farkında olduğuna işaret ediyor ancak bu tepkiyi azaltmak adına ciddi bir çabası da olmadı. Aksine, İsrail'in Gazze operasyonlarını destekleyerek ateşkes çağrılarını görmezden gelmekte ısrar etti ancak bunun işe yaramadığı da ortada zira protestolar devam ediyor. Siyahi seçmenin ve Filistin hassasiyetli genç seçmenin Biden'a desteğinin azaldığını gösteren kamuoyu yoklamaları, Biden'ın İsrail meselesinde kritik bir adım atmadan parti içinde birliği sağlamasının zor olacağını gösteriyor. BLINKEN'IN ORTADOĞU TURU Başkan Biden'ın seçim senesinde parti içinde kendisine yabancılaşan grupları toparlamaya çalışırken, Ortadoğu'daki çatışma ortamının ABD'yi içine çekecek biçimde genişlemesini istemeyeceği açık. İsrail hükümeti Gazze'deki savaşın bu seviyede sürdürülemeyeceğinin farkında zira daha önce ilan edilen 380 bin yedeğin orduya çağırılması ve aktif savaşa katılması sürdürülebilir değil. Bu rakamın 170 bin seviyelerine indiği biliniyor ve 100 bine kadar inmesi bekleniyor. İsrail ordusu üç aydır devam eden yüksek mobilizasyonun ekonomiye ağır yükü itibariyle uzun süre sürdürülemeyeceğinin farkında. İsrail yönetimi bu yüzden Gazze'de daha sınırlı ve Hamas liderliğine odaklanan düşük şiddetli ve sürdürülebilir bir çatışma süreci planlıyor. Tel Aviv'le Washington'un bu strateji üzerinde anlaştıkları ve daha fazla insani yardım girişi sağlanarak sürdürülebileceğini düşündükleri söylenebilir. Buna karşın İsrail kabinesindeki siyasiler savaşı İran'la Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'de çatışmaya götürecek bir genişletme konusunda daha istekliler. Böyle bir ortamın ABD'yi İran'la çatışmaya mecbur edecek bir seviyeye getirmesine bir süredir direnen Biden yönetimi, Blinken'ı bölgeye tekrar göndererek bu ihtimali yönetmeye çalışıyor. İsrail'in Hizbullah'a karşı eninde sonunda savaşmak zorunda olacağını ve bu ortamın uygun olduğunu düşünen İsrailli siyasetçiler, Lübnan üzerindeki baskıyı artırıyor. Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyinden daha içeri çekilmesini isteyen İsrail, Beyrut'u Gazze'ye çevirme tehdidi savurmuş ve en son Hamas lideri Aruri'nin suikastına imza atmıştı. Biden yönetimi Hizbullah'la savaşa girecek bir İsrail'i koruma içgüdüsüyle hareket edecektir ve savaşın başında bölgeye savaş gemisi göndererek bu konudaki kararlılığını göstermeye çalışmıştı. Buna rağmen Ortadoğu'da İsrail'i korumak için çatışmaya giren bir ABD imajı seçim senesine giren Biden için ideal değil.

Yeni Şafak Podcast
YAŞAR SÜNGÜ - BÜYÜK SINAV YARIN

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 9, 2024 5:13


7 Ekim 2023 tarihinden sonraki 3 ayda doğulu batılı bütün devletlerin mazlumun yanında olmadığını ya da olamadığını bir kez daha görmüş olduk. Devletler sınıfta kaldı, şimdi sırada uluslararası hukuk kurumlarının sınavı var. Bakalım uluslararası hukuk ne kadar gerçek ne kadar çakma onu yarından itibaren göreceğiz. İsrail'in sürdürdüğü ve ABD, İngiltere, AB ülkeleri ile küresel şirketlerin desteklediği, geri kalan dünya devletlerinin de seyrettiği, dünya halklarının ise caddelerde aylardır “çocuk katilleri” diye bağırdığı Gazze'deki katliamı durdurabilecek kritik dava yarın başlıyor.  Biliyorsunuz Güney Afrika hükümeti İsrail'in soykırım suçu işlediğini söyleyerek Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruda bulunmuştu. 11-12 Ocak'ta Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), İsrail hakkındaki soykırım suçlamasını görüşecek. Güney Afrika hükümetinin açtığı davada çıkan kararlar hukuken bağlayıcı olacak. Netanyahu hükümeti ve destekçisi küresel şirketlerle, ABD ve İngiltere duruşmalarda uluslararası mahkemenin Gazze'ye yönelik saldırıların hemen durdurulması yönünde bir karar almasını engellemeye çalışacak.  Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edildi ve Ocak 1951'de yürürlüğe girdi. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüler. Sözleşmeyi şu ana dek onayan ülke sayısı 140. Sözleşmenin temel amacı, Nazi Almanya'sı tarafından II. Dünya Savaşı sırasında uygulanan soykırım gibi eylemlerin önlenmesi. Sözleşmenin ilk taslağı politik cinayetleri de içermekteydi ancak SSCB ve birkaç ülke, politik görüşleri ve toplumsal duruşları birbirine yakın öbeklere karşı düzenlenen eylemlerin soykırım suçu kapsamına girmeyeceğini savundular. Bu şart, varılan uzlaşmanın ardından taslaktan çıkarıldı. Bahreyn, Bangladeş, Amerika Birleşik Devletleri, Filipinler, Hindistan, Malezya, Singapur, Vietnam, Yemen ve Yugoslavya; sözleşmeye, soykırım soruşturmalarına kendi ülkelerinin izni olmaksızın konu olmalarını engelleyen bir ek şart koymuşlar.  18 yıl önce, Srebrenitsa katliamını soykırım olarak tanıyan mahkeme Sırbistan'ı doğrudan soykırımdan sorumlu tutmamış ancak ülkenin soykırımı engellemediğine ve soykırımcıları cezalandırmadığına hükmetmişti. Mahkemenin gündemindeki bir diğer soykırım dosyasıysa, 2020'de Myanmar ordusunun Arakanlı Müslümanlara karşı işlediği suçlarla ilgili. Afrika ülkesi Gambiya tarafından oluşturulan dosyada, Ocak 2020'de alınan kararla Myanmar'ın benzer suçların işlenmesinin önüne geçecek adımlar atması kararı çıkmıştı.

Yeni Şafak Podcast
Ömer Lekesiz - ABD-İsrail'in iddiaları yalan ama vahşeti gerçek

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 9, 2024 5:04


ABD-İsrail'in, Gazze önde olarak Filistin'in tamamında sürdürdüğü vahşet saldırısının 95. günündeyiz. Bu saldırısının 92. gününde, Gazze'deki hükümetin basın ofisinden yapılan açıklamada, 10 bini çocuk, 7 bini kadın olmak üzere toplam 22 bin 722 kişinin öldüğü, 58 bin 166 kişinin de yaralandığı bildirildi. Tv ekranlarından akan kan artık saldırı zulüm, kıyım, cinayet vb. kelimelere sığmıyor; hayvanî bir gaddarlığın, vicdansızlığın adı olan vahşet kelimesi, vahşet-âver, vahşet-engiz vb. terkipleri de bedenleri parçalanmış bebeklerin, kadınların, gençlerin... görüntülerinde soykırımın ulaştığı boyutları anlatmaya yetmiyor. Başladığı günden bugüne en çok gazetecinin (102 kişi) öldürüldüğü ve dolayısıyla yoğun bir haber karartma gayretiyle de başı çeken ABD-İsrail vahşeti, anlatma sorumluluğu duyanların sadece belli bilgileri tekrarlamasını da beraberinde getiriyor. Zira, ABD-İsrail'in ilgili her türlü iddiaları belli yalanların tekrarlanmasından ibaret. Değişmeyen tek şey var o da vahşetin gerçekliği! Gerçi, insan kelimesinin bir görüşe göre “unutma” anlamındaki “nisyan” kelimesiyle aynı kökten gelmesi sebebiyle tekrarda her zaman bir fayda gözetilmiştir. Konumuz esasında ilginç olan şudur ki, ABD-İsrail'in yalanları da bu duruma dayanmaktadır. Daha dün ABD Dışişleri Bakanı -ki Yahudi olduğu herkesin malumdur- Blinken, Türkiye'den Yunanistan'a geçer geçmez, ilkin 7 Ekim'de söylediği şu cümleyi aynıyla tekrarlamıştır: “İsrail'in kendini savunma hakkı vardır.” Bu cümle ABD-İsrail yetkililerinin Beyaz Saray ve Tel Aviv'de yaptıkları eşzamanlı ya da biri diğerini takip eden açıklamalarda ısrarla yaptıkları “saldırı” vurgusundan üretilmiş bir yalandır. Bu yalanın kurgusunda, Filistin'de sanki salt kendi imkanlarıyla ve tüm kurumlarıyla bidayetten beri yerleşmiş bulunan bir İsrail devletinin varlığı peşinen -de fakto- kabul ve telkin edilmekte, HAMAS'ın 7 Ekim'de başlattığı ABD-İsrail ablukasını yarma harekatı da bu kabul ve telkine göre “saldırganlık” olarak nitelenmektedir. Oysaki vuku bulan şey, Gazze özelinde HAMAS'ın, genelde işgalci terör devleti İsrail'e karşı Filistin direnişinin 76 yıldır belli takvimlerle süreklileşen harekatının bir yenisinden ibarettir. Tutarsız bir kurgudan ibaret de olsa söz konusu yalanın kendi içindeki mantıktan baktığımızda, tersine çevrilen gerçek şudur:

Yeni Şafak Podcast
ERSİN ÇELİK - KOPARTILAN FIRTINA, KUKLALAR VE KUKLACI

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 8, 2024 5:27


Galata'daki tarihi yürüyüşün nerelerde nasıl bir karşılık bulduğunu, 1 Ocak sabahı Boğaz'ın girişinde oluşan ‘sivil hattın' kimlere ne tür bir mesaj verdiğini anlamamız için kopartılmak istenen fırtınaya bakmalıyız. Gazze'deki soykırımda üç ay geride kaldı, artık 100'üncü günün içindeyiz. Cümlesini kurmak bile insanlık için çok büyük bir ayıp. İsrail ve ABD'nin tüm dünyayı esir eden akıl tutulması ne kadar devam edecek, bu kadar da olmaz diyeceğimiz daha hangi vahşetleri izleyeceğiz bilmiyoruz. Bir kişinin, topluluğun, halkın ve de devletin düşebileceği en aşağılık mertebe her geçen daha da aşağılara iniyor. Kur'an-ı Kerim'de Tin Suresi'nde geçen “onu aşağıların aşağısına indirdik” tanımı bugün için İsrail'dir, Amerika ve diğer ortaklarıdır. Böyle bir vahşet manzarasının ortasında Galata'daki yürüyüş sonrasına dönecek olursak, şehitlerimiz ve Gazze için meydanlara inen yüz binlerin, kriminalize edilerek hedef gösterilmeye çalışılması da politik aşağılıktır. Yenir yutulur olmayan ağır hakaretler, provokasyonlar, bile isteye söylenen yalanlar, baroların bildirileri ve ayrıştırma ile bölme odaklı fitne planlarını son bir hafta da tüm boyutlarıyla gördük. Son bir haftada yaşadıklarımız hiç de normal değildi. Özgür Özel'in, CHP'ye genel başkan olamama başarısızlığını Türkiye'ye ödetmeye kalktığı bir süreçten geçtik. Öyle olmasa yumruk hadisesine karışan üniversiteli gence milletvekili ve avukat yollayıp resmini tişörte basmak istemezlerdi. Öyle olmasa CHP Gençlik Kolları o yumruğu sosyal medyada afiş yapmazdı. Öyle olmasa Özgür Özel, Galata Köprüsü'ndeki yürüyüşle ilgili “1 Ocak sabahı, namaz sonrası miting yapılması da son derece riskli. Yeni yılı kutlayıp eve dönenlerle çok kötü şeyler olabilirdi” demezdi. Türkiye, şehirlerin belediye başkanlarını belirlemek için yerel seçimlere hazırlanırken muhalefetin 28 Şubat sürecine takılı kalması hiç de hayra alamet değil. Anlaşılan Türkiye'yi geride bıraktığımızdan zor günler bekliyor. Bakınız İstanbul seçimleri üzerinden oluşturulmak istenen algının işaretlerini vermeye başladılar. Murat Kurum'un aday ilan edilir edilmez, İstanbul'un Araplara satılacağı tezviratını yaymaya başladılar. Türkiye'yi çok farklı bir seçim süreci bekliyor. Düğmeye de eski İYİ Parti'li Bahadır Erdem bastı. AK Parti'nin Murat Kurum'u açıklamasından hemen sonra Tweet atan Erdem, “İstanbul'u AKP'nin kazanarak bütün şeriat yanlılarının doğduğum kentin sokaklarını işgal etmesine izin vermem” dedi. Sözcü, Cumhuriyet ve diğer CHP medyası da boy boy haber yaptı. Bu ne demek peki? Galata'daki tarihi yürüyüşten sonra başlatılan rejim tartışmaları seçimlere taşınmak isteniyor. Anlaşılan yeni CHP, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 28 Mayıs'ta İstanbul'da aldığı 51,78'lik oyu koruyacak siyasi bir iklimi oluşturmanın peşinde. Bunun için de yeni CHP, İstanbul seçimlerinde inançların ve dünya görüşlerinin öne çıkacağı bir seçim kampanyası planlıyor olabilir. Yoksa seçim öncesi zihinler bu kadar bulandırmak istemeleri asla tesadüf olamaz.

Yeni Şafak Podcast
Gökhan Özcan - Kefaret

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 7, 2024 3:55


Filistin'de israil'in vahşeti başladığından beri kalemimi başka bir meseleye çeviremiyorum. Çok gündeme takılan biri olmadığımı biliyorsunuz, çoğu zaman önümüzden akıp geçen gündem başlıklarının bize kendi aslî gündemimizi unutturacak başlıklardan oluştuğunu düşünüyorum çünkü. En fazla birkaç gün içinde unutacağımız, oluşturulan toz dumanı hak etmeyen gündem başlıkları çoğu bunların. Bu başlıklardan herkes günü ‘aktiviteli' geçirecek hararetli meseleler bulup çıkarıyor, taraf olup kayıkçı kavgalarına katılıyor. Akıp geçme mantığıyla oluşturulan bu başlıklar, tabiatları gereği akıp geçiyor. Bu defa öyle değil ama... Bütün dünyanın gündemine çakılıp kalan ‘hakiki' bir mesele var önümüzde. Gazze'de olanları unutmamak, unutturmamak bizim aslî meselemiz... O kadar öyle ki, bir an unutsak, kendimizi aslımıza ihanet etmiş gibi hissediyoruz. Bakmayın siz insanlık tarihinin en pervasız zulmünü herkesin gözü önünde en vahşi şekilde işleyen, en temel faaliyeti en alçakça biçimde teröristlik yapmak olan ve Batı dünyası tarafından finanse edilip şımartılan bu habis devletin yaptıklarına gözlerini kapatanlara, onlar belli ki kalpleriyle irtibatlarını tamamen yitirmişler. Çoğu öyle değil ama insanların; belki çaresizler, belki ağır şekilde suçluluk hissediyorlar, belki ihmalleriyle ağır yüzleşmeler yaşıyorlar ama kalpleri gerçekten Gazze için atıyor insanlığın büyük çoğunluğunun. Bu bütün dünyada böyle... Gazze, insan olanla olmayanı net biçimde ayırdı, ayrıştırdı. Bazılarının insanlığından şüphe etmek için artık çok net bir ölçütümüz var: Gazze! Azıcık dahi insanlığı olanlar alamıyor bu meseleden gözlerini. Çünkü Gazze'deki minik bedenler değil sadece hedefte olan, bizim insanlığımız da aynı zamanda. Bu belayı bir an evvel, el birliğiyle, nasıl olacaksa o şekilde def edemezsek dünyanın başından, yaşanması zor bir yer olur artık ondan sonra yeryüzü. Şu anda bile, kıyamet kopacak olsa, herhalde hiçbirimizin içinde bir itiraz filizlenmez. Bu akıl almaz zulmün, bu herkesten çocuklara yönelen vahşetin bize rağmen yaşanabildiği bir dünyayı hak etmek için bugüne kadar bir şeyleri çok yanlış yapmış olmamız, yapmamız gereken çok hayati bir şeyleri de ihmal etmiş olmamız gerekir. Düz hesap bu! Bilmediğimiz bir şey de değil... Sadece şimdi, Gazze'de yüzümüze vurulmuş oldu bu acı, kahırlı gerçek! Bütün bunlar olurken, bir başka meselenin kapağını açmaya güç yetiremiyor insan. Sen o meselenin ilk harfini yazarken bir, belki birkaç, belki onlarca masum çocuk bedeni düşüyor toprağa. Başlarına kahkahalar atan deccaller, leş kargaları üşüşmüşken hem de. Ve bu kıyametler kopartabilecek acılara dönüp bakmaya bile gerek görmeyen, kendi eğlencesinde dünyaperestler tepişirken orada burada... Çocuklarımıza bu dereceye varan bir insanlıktan çıkmışlığı, böyle çıplak bir kalpsizliği, böyle insafsızca bir umursamazlığı nasıl izah edeceğiz? Dünyanın içine düştüğü bu bataklığı, bu içler daraltan girdabı nasıl anlatacağız? Nasıl açıklayacağız, zalimler bu kadar pervasızken, nasıl olup da bizim bu kadar çaresiz kaldığımızı, kalabildiğimizi? Bu meselenin başından asla ayrılamayız, bu aynayı yüzümüze tutmaktan asla kaçınamayız. Gazzeli kardeşlerimizin yakınıp gocunmadan, ateşe göğüslerini tutarak giydiği bu ateşten gömleği üstümüze giyecek yüreğimiz yok belki... Ama hiç değilse, bu acılardan gözlerimizi, kulaklarımızı, kalplerimizi kaçıracak kadar da uzaklaşamayız insanlığımızdan. Gazze bir çayı kaynar halde içer gibi yaksın kavursun içimizi... Belki iyi kötü kefaretimiz olur o dem!

Yeni Şafak Podcast
KADİR ÜSTÜN - İSRAİL VE AMERİKA YENİ BİR STRATEJİDE ANLAŞTI MI?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 5, 2024 5:20


İsrail'in Gazze'nin kuzeyinden bir kısım askerini çekmesi sonrasında Hamas liderlerinden Salih el-Aruri'ye Beyrut'ta suikast düzenlemesi, savaşta yeni bir aşamaya geçtiğinin işareti olarak görülebilir. İsrail Başbakanı Netanyahu, bir süredir Washington'ın Gazze'deki operasyonlarını ‘toparlaması' yönündeki taleplerine meydan okuyan bir dil kullanıyordu. Buna karşın Gazze operasyonlarında bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğinin farkındaydı. Amerikan Savunma Bakanı'nın İsrail ziyareti sonrasındaki gelişmeler, kamuoyu önündeki sert söylemine rağmen İsrail'in Amerikan telkinlerini dikkate aldığını gösteriyor. İsrail, Gazze'yi yerle bir etmesine karşın askeri operasyonlarında ciddi kayıplar veriyor ve ordusunu da dinlendirmesi gerekiyor. Hem Amerikan baskısı hem de sahadaki gerçekler, İsrail'in Gazze'nin kuzeyindeki varlığını azaltmasını zorunlu kılmış gibi görünüyor. Gazze'deki savaşı daha yönetilebilir bir seviyeye çekmeye çalışan İsrail, Hamas'ı sahada tamamen yok etmenin imkânsız olduğunun farkında olduğu için bundan sonra Hamas liderlerinin yok edilmesine odaklanmak istiyor. Bu şekilde bir yandan kamuoyu baskısı altındaki Washington'ı rahatlatmak bir yandan da Hamas'ı yok etme iddiasını liderleri hedef alarak sürdürmek mümkün olacak. Amerikan Savunma Bakanı Austin'in İsrail'in Gazze operasyonlarıyla ilgili olarak ‘stratejik yenilgi' ihtimaliyle karşı karşıya olduğunu söylemesinden beri farklı bir strateji arayışı devam ediyordu. İsrail'e koşulsuz destekte ve ateşkes talep etmemekte ısrar eden Biden yönetimi, bölgeye gönderdiği savaş gemileriyle muhtemel bir bölgesel çatışmaya hazırlık yapmıştı. Bir süredir İsrail'in Lübnan'a baskı yaparak Hizbullah'a tehditler savurmasına karşın Washington çatışmaların bu ülkeye sıçramasını istemiyordu. İsrail'in dünya kamuoyu önünde yalnızlaşmasının stratejik bir yenilgi olacağı telkininde bulunan Washington, çatışmanın bölgeye yayılmasının ABD'yi savaşın içine çekme ihtimalini sınırlamaya çalışıyordu. İsrail Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyinden içeri çekilmesi yönünde baskı yapıyordu ancak bunu sağlamanın tek yolu Hizbullah'la doğrudan bir savaşa girmesi olabilirdi. İki cephede savaşmanın zorluğunun farkında olan İsrailli stratejistler, şimdilik Hamas'a karşı savaşı Beyrut'a genişletme ve bu şekilde Hizbullah'la doğrudan savaşmadan kontrollü bir stratejiyi tercih ediyor olabilir. Ancak Nasrallah'ın Aruri operasyonunun sonuçları olacağı yönündeki tehdidinin İsrail-Hizbullah savaşına dönüşüp dönüşmeyeceğini bekleyip görmemiz gerekecek. Washington'ın bu ihtimali engellemek istediği biliniyor ve Hizbullah'ın da şimdiye kadar topyekûn bir mücadeleden kaçınması karşılıklı sınırlı operasyonların devam edeceği bir döneme girdiğimize işaret ediyor.

Yeni Şafak Podcast
Levent Yılmaz - Dünya ticareti için Kızıldeniz tehlikesi

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 5, 2024 3:50


bir süreden bu yana devam eden İsrail Hamas savaşının ikincil etkileri de yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Bu etkilerden en önemlilerinden bir tanesi İran destekli Husilerin füze ve İHA'larla Kızıldeniz'den geçen ticaret gemileri ve petrol tankerlerini hedef alması. Son birkaç aydır küresel deniz taşımacılığının en önemli konularından birisi haline gelen Husi saldırıları neticesinde deniz taşımacılığı yapan büyük denizcilik şirketleri rotalarını Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndan Cebeli Tarık Boğazı'na çevirdi. Her ne kadar ara kararla birkaç kez yeniden Kızıldeniz'i deneseler de Husilerin saldırılarını kalıcı olarak engellemek mümkün olmadığı için bu konu için de henüz kalıcı bir çözüm ortaya konulamadı. 2019 yılı verilerinden yola çıkılarak yapılan hesaplamalara göre küresel deniz taşımacılığının %22,6'sı Babülmendep Boğazı ve Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu oran kabaca küresel deniz ticaretinin dört biri demek ve takdir edersiniz ki bu oldukça yüksek bir oran. Bu deniz taşımacılığın da kayda değer bir kısmını petrol ticareti oluşturuyor. Rotadaki aksamalar veya rotanın değişmesi petrol fiyatlarını da yakından ilgilendiriyor. Son dönemde petrol fiyatlarındaki dalgalı seyirde petrol tankerlerinin rotasını değiştirmek zorunda kalması da önemli bir etken. Gemilerin rotasını değiştirmek zorunda kalması önemli maliyet risklerini de beraberinde getiriyor. Son gelişmeler neticesinde Asya, Avrupa ve ABD arasında konteyner fiyatları artmaya devam ediyor. Kargo ve ödeme platformu Freightos verilerine göre Asya'dan Avrupa'ya konteyner spot fiyatı %173 artmış. Benzeri şekilde Asya'dan Akdeniz'e yük taşıma fiyatı da 2 kattan fazla artmış göstermiş. Portwatch verileri son 10 günde Süveyş'ten geçişlerin %30'a yakın azaldığına işaret ediyor. Özetle Husilerin saldırıları engellenemezse önümüzdeki dönemde küresel ekonomi için maliyet kaleminde önemli artışlarla karşı karşıya kalacağız. Küresel ekonominin maliyet enflasyonu ile mücadelesini sekteye uğratan bu sürecin etkileri de uzun süre hissedilecek. Konu önemli olduğu için Batı ülkeleri de devrede. Örneğin ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin saldırıların ticareti tehdit ettiğini, denizcileri tehlikeye attığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyledi. ABD bölgede güvenliği sağlamak için donanma gemilerini bölgeye yönlendirdi. İlave olarak İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron geçtiğimiz Pazar günü yaptığı açıklamada İran Dışişleri Bakanı Hossein Amirabdollahian ile yaptığı telefon görüşmesinde İran'ın Kızıldeniz'deki Husi saldırılarını durdurmaya yardımcı olması gerektiğini söylediğini belirtti. Cameron, saldırıların masum hayatları ve küresel ekonomiyi tehdit ettiğini söylüyor. Söz masum hayatlardan açılmışken ben de bir not düşeyim. İsrail halen Gazze'de masumları katletmeye devam ediyor. Elbette Husilerin saldırılarını meşru görmek mümkün değil ama keşke Batı ülkeleri gemilerdeki masumlar ve küresel ticaret konusundaki hassasiyetlerini Gazze'deki masumlar için de gösterse.

Yeni Şafak Podcast
Ersin Çelik - Dünya uyurken Galata'dan verilen fotoğrafın anlamı

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Jan 2, 2024 5:20


T Tarihi yürüyüşten dönerken, İstanbul dışında yaşayan akademisyen arkadaşım aradı. Instagram'dan yaptığım yayını henüz bitirmiş ve Süleymaniye yokuşunda nefes nefeseydim. “Sen konuş dinliyorum” dedim, şunları söyledi: “İtiraf edeyim beklemi-yordum. Sabah namazı cemaati gelir, köprüde iki slogan atar dağılırsınız diye düşünmüştüm. O kadar insanın sabahın ilk saatlerinde önce camilere doluşması sonra da Galata'ya akması muhteşem bir hadise. Bu refleksi, yollara ve meydanlara taşan bu coşkuyu, duyarlılığı ve de öfkeyi çok doğru okumalı ve toplumlar yapaylaşırken ortaya konulan en gerçek, en sahici etkileşimin sonuçlarını çok iyi işlemeliyiz. Dünya uyurken, uyuşurken böylesi zinde olmak ve her türlü rahatlıktan feragat etmeyi göze almak Türkiye için büyük bir kazanç.” Arkadaşım sosyolog. Arada uzun uzun konuşuyoruz. Müslümanların Gazze'deki soykırım karşısında pasif kaldığını düşünüyor. Çok haklı tezleri ve tespitleri var. Batı'daki yürüyüşlerin ise duyarsız insanları etkilediğini ve onları da yollara düşürdüğünü, toplaşmaların toplumları ikna etme gücü olduğunu söylüyor. İsrail'e karşı meydanlara inmenin Avrupa ve Amerika'da çok normal olmadığını ve Gazze'ye destek yürüyüşlerinin seküler Avrupalılara dahi cesaret verdiğinin altını çiziyor. Telefonu kapattıktan sonra kendi kendime Galata'daki buluşmanın ‘nasıl bir kazanç?' olduğu ve ‘neyin kazancı?' olabileceği sorularına yanıt aradım. Türkiye'nin Gazze'de soykırım devam ederken dünyaya vereceği fotoğraflara, bizdeki karşılığının çok ötesinde anlamlar yükleniyor. Türk halkının doğal seyrinde üstlendiği rolleri, etkileri olduğunu biliyoruz. Müslüman toplumlar ve ülkeler kadar Batı'da da karşılığımız var. Milli İrade Platformu'nun çağrısıyla sabah namazından sonra toplanılan Galata Köprüsü'nde verilen İstanbul siluetli “direniş hattı” fotoğrafı da karşılığını bulacak. Soykırımı izleyip duyarsız kalmayı seçen Müslüman halkları silkeleyecek, 9 binden fazla çocuk ölmesine rağmen hâlâ “acaba” diyenlerin vicdanlarını kanatacak, İsrail'in baskısından korkup sinenleri cesaretlendirecek çok güçlü, çok anlamlı bir fotoğraf verildi İstanbul'da. Galata tarafından çekilen o kare tarihin akışında mutlaka yer alacak. Bu kadar iddialıyım. Abarttığımı ise asla düşünmüyorum. Galata mesajını ‘abartılı' buluyorsak; 110 yıl önce İstanbul ve Anadolu'nun işgal edilmesine geçit vermeyen, direniş hatlarını kurup Batılı emperya-listleri toprakları- mızdan kovan Milli Mücadele ruhunu da ‘abartmış' oluruz. Galata buluşması eğer abartıysa; 15 Temmuz gecesi darbecilerin tanklarına, tüfeklerine ve hainlerin hedef gözetmeksizin ateş açmalarına rağmen bedenini siper eden, canını ortaya koyanların destansı direnişini de abartmış oluruz.

Yeni Şafak Podcast
Yusuf Kaplan - İşkodra'yı canı pahasına savunan Osmanlı paşası “İşkodralı” Hasan Rıza Paşa!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 31, 2023 7:10


Gazze'deki soykırım sürüyor hâlâ! Türkiye başka bir gerilimin ortasına düşüveriyor: Futbol üzerinden yaşanan yeni bir Gezi provokasyonunun... Biz, seyahatimizi İşkodra'dan sürdürmek istiyoruz. İşkodra, bugünlerin ve hatta yarınların habercisi olacak çok nefis bir mücadeleye ev sahipliği yapıyor... Kastamonu Tosyalı Hasan Rıza Paşa'nın hikâyesi, Gazze'nin direnişinin köklerinin nerelerde yattığını çok güzel özetliyor. Kalemi her geçen gün işlek hâle gelen Seyfullah Yiğit kardeşimin kaleminden paylaşıyorum...  Tarih bilinci çok önemli. Bizde tarih bilinci yok. Ustamın çok sevdiğim ifadesiyle, “Celladına aşık tasmalı çekirgeler...” bu tarih bilincini yok ettiler Türkiye'de ve hatta tüm İslâm coğrafyasında. Birliğin nasıl bir nimet olduğunu zaten unuttuk, unutmakla da kalmayıp yüzyıllarca tesis edilmiş ümmet birliğini yeniden ihya edebileceğimize de inanmıyoruz artık, böyle hazin bir tablo var karşımızda! Biz kimiz sorusunun o kadar güçlü cevabı var ki Balkanlar'da ve tüm İslâm coğrafyasında, ancak buna rağmen gelin görün ki; Türkiye'de tarihî bilinç üstelik eğitim adı altında linç edilmiş! Sevgili okuyucu! Evet, tam olarak buradan ayağa kalkmalıyız, diyorum. İşkodra'dan Gazze'ye, Fas'tan Uygur'a, Çeçenistan'dan Yemen'e kadar tüm İslâm beldeleri arasındaki sahte sınırları en azından gönül ve zihin dünyamızdan kaldırmalıyız. Böylece zihnî işgale dur diyerek ayağa kalkmalıyız.. İşte bizler... bu bir avuç inanmış insan, bunun için İşkodra'dayız. Çok yorgun bir günün son durağı, Arnavutluk'un İşkodra vilayetiydi. Makedonya'nın Ohri şehrinden yola çıkıp sırayla Elbasan, Tiran ve son olarak İşkodra'da konaklamak için durmuştuk. Uzun ve yorucu bir gün olmuştu. Arnavutluk'ta güneşi henüz selamlamamıştık. Arnavutluk sınırlarına girdiğimizde hava kapalıydı ve akşam vaktine yakındı. 16 Kasım Perşembe günü İşkodra'da yeni bir güne güneşle birlikte merhaba dedik. Kahvaltıdan hemen sonra dışarı çıktık. Kaldığımız hotelin yanında bir park var. Parkın karşısında bir anıt: “İşkodralı Arnavut” Hasan Rıza Paşa anıtı. Hasan Paşa bir Türk diye itiraz edecekler var, acele etmeyin, bir durun hele. Asabiyet, biz Müslümanlar için İslâm'dan sonra gelir. Bunu ifade edelim. Hasan Paşa Kastamonulu bir Türk bunu da yazalım. Neden İşkodralı Arnavut dediğimi biraz daha merak ede durun...

Yeni Şafak Podcast
Yasin Aktay - Yurtta ve cihanda akademik intifada

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 30, 2023 6:01


A Aksa Tufanı'nın artçı sonuçlarından biri de Batı'da bilimsel kalitesi, özerkliği ve özgürlüğüyle şöhret bulmuş üniversitelerin özgürlüklerinin aslında nasıl bir baskı altında olduğunun ifşası oldu. Kimsenin telaffuz etmediği ama herkesin bildiği ve uyduğu çok katı kuralları, kesin sınırları olan bir özgürlük. Azıcık bir ihlalin çok ağır cezalarının olduğu, işte ifade özgürlüğü buraya kadar dedirten kurallarıyla bir özgürlük. Biraz aşıldığında ne üniversite özerkliği, ne bilim adamının ifade özgürlüğünün hiçbir anlamının olmadığı kırmızı çizgi İsrail ve Siyonizm. Aslında bu konuda daha önce de çok şeyler yazıldı, söylendi, kitaplar yayınlandı hatta (Mesela, John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt ‘ın İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası, Küre yayınları, çev. Hasan Kösebalaban). Ama İsrail'i koruyan faşizan baskıların bu kadar faal ve bu kadar katı olduğu Aksa Tufanı ile çok daha net ve çarpıcı bir biçimde ortaya çıktı. İsrail›in Gazze›de soykırım boyutlarına varan barbarca saldırılarına karşı ABD'de Filistinlilerle dayanışma gösterisi düzenleyen üniversite öğrencileri okul yönetimleri tarafından engellenmeye çalışılıyor. Ancak bu konuda kendisinden beklenen baskıyı yapmadığı ve protestoları engellemediği gerekçesiyle ülkenin en eski ve en prestijli üniversitelerinden Pennsylvania Üniversitesi rektörü Liz Magill Kongre'de, Harvard ve MIT rektörleri ile “kampüste antisemitizme izin verme” iddialarına karşı verdikleri ifadenin ardından açıkça antisemitizmle suçlandı. Suçlanmanın bir de yaptırım boyutu var tabi. İsrail yanlısı bağışçılar UPenn'e verdikleri 100 milyon dolarlık bağışı kesmekle tehdit edince rektör istifa etmek zorunda kaldı. İsrail'in saldırganlığının, işgalciliğinin, haksızlığının hiç bir açıdan gizlenebilir ve savunulabilir bir yanı kalmamış durumda. O yüzden üniversitelerin dünyanın gözü önünde soykırım uygulayan bu vahşeti göz ardı etmeleri kendilerini inkâr etmeleri anlamına geliyor. Ama işte gördük, kendilerini inkâr, vicdanlarını kurutma pahasına dünyanın en gözde bilim ve düşünce adamlarından bazıları (Mesela Habermas ve arkadaşları) nasıl bir baskı altında kaldılarsa, soykırımcı vahşeti gözardı etmekle kalmadı, İsrail'i aklayan ve savunan bildiriler bile yayınladı. Dünyanın prestijli üniversitelerinin bu konuda maruz kaldıkları baskıların bundan sonra üniversiteler üzerine söylenecek her sözü, yapılacak her türlü karşılaştırmayı etkileyecek bir referans oluşturacağını söyleyebiliriz. Aksa Tufanı bazı üniversite hocalarına maruz kaldıkları bu söylemsel baskıya karşı adeta intifadaya geçmek için bir cesaret de vermiş görünüyor. Harvard Üniversitesinin öğretim üyeleri UPenn üniversitesi rektörünün başına gelenler kendi rektörlerinin başına gelmesin diye 570 imzayla kendi rektörlerine sahip çıkan bir bildiri de yayınladılar. Akademik intifada küresel düzeyde yayılarak devam edecek gibi görünüyor. Türkiye'de ise akademi alanında TÜBİTAK ve TÜBA'nın yıllardır Cumhurbaşkanı Erdoğan himayesinde bilim adamlarına yönelik ödül programının bu yıl gerçekleşen töreninde çok anlamlı bir çağrı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül töreninde yaptığı konuşmasında uluslararası üne sahip birçok eğitim kurumunda öğrenciler dâhil İsrail'i eleştiren herkese yönelik bir cadı avının başlatıldığını anlattıktan sonra bu cadı avına maruz kalan bilim adamlarına Türk üniversitelerinin kapılarının açık olduğunu duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı 80 yıl önce Nazi Almanyası'nda olduğu gibi bugün de Gazze'deki zulme ‘zulüm' diyebilme cesareti gösteren namuslu bilim insanları baskıya, şantaja ve tehdide maruz bırakılmakta” olduğunu söyledikten sonra çağrısını şu sözlerle ifade etti:

Yeni Şafak Podcast
Yahya Bostan - Açık istihbarat: Terör saldırısı ve ABD-İran anlaşması

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 28, 2023 5:28


Bölgede birbiriyle bir noktada kesişen, dönüm noktası niteliğinde gelişmeler oluyor. Üstelik bunların hepsi Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Kuzey Irak'ta 12 askerimizi şehit verdiğimiz terör saldırıları bu gelişmelerle ilgilidir. Kimi açık, kimi özel kaynaklardan edindiğim bilgilerle nedenlerini açıklayacağım. Ancak sırasıyla gidelim. Gazze'de yaşananlar ABD planına uygun seyrediyor. Mısır'ın geçen hafta çözüm için önerdiği Filistin'de teknokratlar hükümeti bu planın bir parçasıdır (ABD'nin Abbas ve Netanyahu hükümetlerini değiştirmek istediğini, planın diğer detaylarını yazmıştık. Bakınız, Netanyahu'yu Gönderip Ellerini Yıkayacaklar, 8 Aralık). Abbas bu teklifi reddetti. Ancak Mısır, Ürdün ve Körfez'in bu plan için baskı uygulayacağını söyleyebiliriz. WASHINGTON-TAHRAN ANLAŞMA TASLAĞI ABD ve Körfez ülkeleri (ve Ürdün), İsrail'in Hamas'ı ortadan kaldırması için Tel Aviv'e açık çek verdi. Ancak daha ileri gitmesini istemiyorlar. Netanyahu ise ilk günkü hedefinden vaz geçmiş değil. Hamas'ı ortadan kaldırıp Filistinlileri Gazze'den sürmeye, devamında da çatışmayı Lübnan ve Suriye'ye taşımaya çalışıyor. Bu kapsamda iki önemli gelişme oldu: İsrail Savunma Bakanı çok cepheli bir savaşta olduklarını açıkladı. Ve Şam'da İran'ın Suriye operasyonlarını yürüten General Musavi İsrail saldırısıyla öldürüldü. İran intikam yemini etti. Peki, intikam alır mı? Yakın gelecekte değil. Çünkü ABD ile bir süreç yürütülüyor. Washington, İran'la konuşmanın meyvelerini Gazze'de topladı. İsrail'in yalpaladığı bir süreçte İran'ı ve vekil güçlerini sürecin dışında tutmayı başardı. Şimdi bunu sürdürmeyi planlıyor. Açık kaynaklardan derlediğim Washington-Tahran anlaşma taslağının detaylarına bakalım. Bir. ABD, İran'la dolaylı görüşmelere yeniden başlayacak. Bunu yaparken Tahran'a askeri baskıyı sürdürmeyi hedefliyor. İki. İsrail, Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyinden çekilmesini istiyor. ABD bunun çatışmasız bir şekilde sağlanması için Hizbullah'ın Litani nehrinin kuzeyine çekilmesi teklifini İran'a götürecek. Üç. ABD, Yemen açıklarında gemileri hedef alan Husilerle ilgili düşük profilli bir tutum takınıyor. Bu saldırıların durdurulması için Çin aracılığıyla İran'ı ikna etmek istiyor. (Joe Biden, Husileri 2021 yılında terör listesinden çıkarmıştı. Şu an “Yeniden listeye koy” baskısına direniyor.) KORİDOR SAVAŞLARI 1: YEMEN ABD ile Gazze'deki çatışmanın yayılmaması konusunda anlaşan İran'ın (İkili arasındaki bir anlaşma da PKK'nın kullanımı üzerinedir) Yemen'deki vekil güçlerini neden harekete geçirdiği muammadır. Neden Hizbullah değil de Husiler? Bunun birkaç açıklaması var. Bir. İran, iç kamuoyuna Gazze konusunda bir şeyler yaptığını göstermek istiyor ve bu yüzden çatışmaya doğrudan müdahil olmayacak -uzak- bir aktörü devreye sokuyor. İki. ABD ile çatışma halinde olduğu izlenimi yaratıyor, iç muhalif sesleri bastırıyor. Üç. Kendisine saldırı olması halinde bölgeyi ateş çemberine çevirebileceği mesajını veriyor. Bunların hepsi tamam. Peki, neden ticaret gemilerini hedef alıyor? Bir dostum Gazze'deki katliamın ilk günlerinde bana asıl projenin Gazze'yi boşaltmak ve bölgeye Asya mallarını Avrupa'ya taşıyacak büyük bir liman yapmak olduğunu söylemişti. Yaşananları IMEC'e (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) bağlıyordu yani. Hani, geçtiğimiz G-20 zirvesinde apar topar alınan bir kararla, Çin'in Kuşak-Yol projesine alternatif olarak geliştirildiği söylenen, aynı zamanda Türkiye-Irak Kalkınma Yolu'nu da kesen projeye. Hindistan'dan başlayan o proje İsrail üzerinden Avrupa'ya uzanıyordu. Bu fikir bana abartılı gelmişti. Hâlâ da öyle geliyor. Ancak ilk başta hedef o olmasa da süreç sanki oraya evriliyor. İran'ın kendisini de by-pass eden ticaret yolunu ve koridoru izleyen gemileri hedef alması bu yüzden olabilir mi? ABD, Husilere karşı kurulan uluslararası koalisyona önümüzdeki günlerde Hindistan'ı da bu yüzden mi davet etmeye hazırlanıyor? Bunların hepsi tartışılır. KORİDOR SAVAŞLARI 2: IRAK

Yeni Şafak Podcast
Tamer Korkmaz - Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz!

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 28, 2023 4:23


Siyonist katiller bunu da yaptı: Gazze'nin güneyinde Filistinli bir genç, bir buldozer kepçesinin dişlerine yerleştirilip katledildi! Yahudi Mark Zuckerberg'ün sahibi olduğu Instagram... -Bu vahşetin görüntülerini sansürledi.  Yirmi sene önce... Rachel Aliene Corrie, adlı Amerikalı bir aktivist... Okul ödevi için Refah- Olympia “Kardeş Şehir” projesi kapsamında Gazze'ye gitti. O sırada, “İkinci İntifada” sürüyordu!  İsrail Ordusu tarafından Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına engel olmaya çalışan aktivistlerle tanıştı. İsrail buldozerlerine karşı direnişe katıldı. Üzerinde parlak turuncu bir yelek, elinde megafon vardı.  Buldozer tarafından iki kez çiğnendi... Kaburgaları parçalandı, kafatası kırıldı... Yirmi üç yaşındaki Corrie'yi taammüden katleden buldozer operatörü mü; İsrailli bir askerdi. SOYKIRIMCI VE GASPÇI İsrail'deki Yediot Ahronot gazetesi... Başbakan Netanyahu'nun halen oturduğu villanın Filistinli Doktor Tevfik Kenan'a ait olduğunu açıkladı!  Siyonistler... 1949'da, Kenan Ailesi'ni evinden zorla çıkardıktan sonra, işte bu evi Netanyahu'nun ailesine vermişler!  Yani, nedir? Gaspçılık, 1949 yılında doğan Soykırımcı Netanyahu'nun genlerinde var! KATİL TANDEM ‘Abbas Yolcu' vaziyetindeki Netanyahu, geçenlerde şöyle dedi: “Joe Biden'dan kara harekâtı için tam destek aldık. Böylece uluslararası baskıları engelledik!”  Yediot Ahronot gazetesi, Gazze savaşının başlangıcından bu yana... -ABD'ye ait silah ve mühimmat taşıyan 230 kargo uçağı ile 30 nakliye gemisinin İsrail'e geldiğini yazdı.  Gazze'deki soykırımın ortağı Siyonist Joe Biden da Abbas Yolcu'dur... Şöyle: Bir nevi Ayaklı Mumya'dır Abbas, bağlasan durmaz! ÇEVİK BİR'İN “LAİK” İSRAİL'İ Virginia merkezli “Politico” sitesi... ABD'deki Kongre personellerinin İsrail'e koordinat göstererek Gazze'deki kiliselerin vurulmasını engellemeye çalıştığını yazdı.  -Sonrasında, ne mi olmuş?

Yeni Şafak Podcast
Nedret Ersanel - ‘Stratejik intikam' seçenekleri...

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 27, 2023 6:03


İki terör saldırısı nedeniyle kaybettiğimiz evlatlarımız büyük üzüntü yarattı. Ailelerine sonsuz sabır ve şehitlere rahmet dualarımız bitmeyecek... Gözyaşlarımızı yeisle karıştıranlar da oldu. ‘Umutsuzluktan doğan karamsarlık' bu ülkenin ruh kodlarında hiç olmadı, hiç olmayan bir şeyi arayanlar ancak öfkemizi bulacaklar. Zaten güvenlik güçlerimiz gereken “cezalandırmayı” yapıyor... Yasımızı tutarken, saldırının şüphelilerini, arkasındakileri, zamanlamasındaki ayarları, mesajını çözmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin vereceği siyasi yanıt da dâhil... Resmi açıklama ve söylemler, teröristler kadar “arkasındakileri” de işaret ettiğinden, mevcut konjonktürü, her olası ülkeyle yakın zamandaki ilişkilerimizi, coğrafyamızdaki savaş/çıkar/tuzak parametrelerini tarıyoruz... Ortadoğu'nun doğası, hangi “unsuru” ele alırsanız alın “kimin işine yarar” sorusunun bir karşılığını muhakkak bulmaya imkân tanıyor. Amerika zaten. Ankara'nın Gazze'deki onurlu tutumu nedeniyle İsrail'in de aynı listede yer alması doğal. Listeyi uzatabilir, İran'ı, Rusya'yı, İngiltere'yi, zorlarsak bir seri ülkeyi daha ekleyebiliriz. Bu minval üzre konuşmaya başladığımızda, adı geçen her odak için makûl bir neden ve zamanlama inşa edebiliriz. Somut, ikna edici istihbarat devlet tarafından kamuoyuna yansıtılmadan da bu tartışmalar uzar gider... EN AZ BEŞ ÜLKE ŞÜPHELİ, LİSTENİN BAŞINDA YİNE O VAR... Yine de iki olasılık biraz daha öne çıkıyor... Saldırıdan hemen önce gerçekleşen Ankara'daki Irak-Türkiye güvenlik zirvesi önemli ipuçlarından biri. Zamanlaması yerinde. Irak seçimlerinin hemen ardından gerçekleşmesi, özellikle PKK terörüyle mücadelede stratejik sonuç isteyen görüntüsü kritik. Hassasiyet ve ısrarla ele aldığı, ‘Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel ve küresel kesişmelere, ‘Kuşak ve Yol'a ya da Hindistan-Körfez-İsrail-Avrupa yoluna ne söylediği de ortada. (Saldırıdan hemen önce; ‘Koridor Savaşları', 23/12, Yeni Şafak.) Kim ne derse desin bir meydan okuma projesi. Ama biraz akıllı ve iyi niyetli olanlar için de ‘davet' tasarısı. Yine de, saldırıların arkasındaki gerçeği arayan teorilerden sadece bir tanesi. Pekala bir başkası da çıkıp, “İran'ın Irak'taki nüfuzu ortada, bundan rahatsız oldular” da diyebilir, veya, “bu İsrail'in çıkarlarına aykırı, Gazze'de Türkiye'nin duruşuna da kin biriktirdiler” diyebilir. Hatta “bu proje İran'ı da Zengezur üzerinden içine alabilir, Amerika ve İngiltere buna asla izin vermez”, hatta hatta, “ABD ile büyük açmazlarımız ortada ama şu an bir diyalog var, PKK bunu bozmak için yaptı” da denebilir... Öyle ki, “PKK varlığını göstermek istedi, kış dönemidir ve olay sadece budur” izahı getirebilir uzmanlar. Ve böylece uzayıp gider... İSVEÇ İÇİN GÖZDAĞI...

Yeni Şafak Podcast
YASİN AKTAY - SELAHADDİN'DEN, İNTİKAM İÇİNDE İNTİKAM

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 26, 2023 6:28


Gazze'deki ölüm ve yıkımın boyutu daha önce görülmemiş boyutlara ulaştı ama dünya devletleri kör ve sağır rolü oynamaya devam diyor. Yerinden edilme ve güvenli bölge olarak gösterilen yerlere süren bombalamalar nedeniyle insani yardım sistemi çöküşün eşiğine geldi. Tek taraflı savaşın daha geniş bir bölgeye yayılma riski büyüyor. ABD'yi arkasına alan israil, Lübnan'ı da vuruyor. Kızıldeniz'den geçen israile ait gemileri vurarak batının ticaretine darbe vuran Yemenli Husiler ABD'nin en büyük korkusu. Dünyanın en fakir ülkesinin dünyanın en zengin ülkesini korkuttuğu bir yıl aynı zamanda 2023 yılı.  UNICEF sözcüsü James Elder, Salı günü Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında, “Şu anda 7.000 çocuğun öldürülmesine ve bunların hikaye değil istatistik haline gelmesine öfkeliyim.” Diyor. Hepimiz öfkeliyiz ama öfkemiz soykırımı durdurmaya yetmiyorsa onda da bir sorun var demek ki! Hz. İsa'nın doğduğu Beytüllahim'deki Lutheran Noel Kilisesi Rahibi Dr. Munther Isaac da Noel ayini konuşmasında öfkeliyim diyordu: “İsa enkaz altında. Öfkeliyiz. Kırgınız. Hristiyanlar olarak bu soykırımın meşrulaştırılmasında İncil'in silah olarak kullanılmasına öfkelenmiyorsak, Hristiyanlığımızda sorun var demektir.” Sorun sadece batının hristiyanlık anlayış ve yaşayışında değil ki. Müslümanlığımızda da aynı sorun yok mu? Yaşadığımız islamla yaşamamız gereken islam arasında hiçbir benzerliğin kalmadığını görmek için Gazze'de soykırım olması gerekmiyordu.  Gazze çok sıcak ve çok can yakıcı olduğu için yıllardır arka planda sessiz sedasız sürdürülen Çin'in zulmünü ve sistematik soykırımını unuttuk. Uygur Türklerinden bir yardım gönüllüsü Çin'in Doğu Türkistan'daki zulmünü şu sözlerle anlatıyor; Kendi topraklarımızda; Ben Türk'üm, ben Müslüman'ım diyemeden büyüdük. Çünkü Türk olmak, Müslüman olmak yasakmış. Yani bu zulümleri size günlerce, senelerce anlatsam da anlatamam, bitiremem. Allah'ın önünde bunun hesabını herkes verecektir. Sadece namaz kılarak cennete giremeyeceksiniz. Müslüman olmanın farzı çok. Müslüman Müslüman'a kardeştir. Birbirine sahip çıkmalıdır. Nerde bu birbirine sahip çıkmak? Nerde bu Müslümanlık? Nerde bu adalet?” İnsanoğlu adaletle imtihanı veremedi.

Yeni Şafak Podcast
YAŞAR SÜNGÜ - ÖFKELİYİZ

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 26, 2023 4:26


Gazze'deki ölüm ve yıkımın boyutu daha önce görülmemiş boyutlara ulaştı ama dünya devletleri kör ve sağır rolü oynamaya devam diyor. Yerinden edilme ve güvenli bölge olarak gösterilen yerlere süren bombalamalar nedeniyle insani yardım sistemi çöküşün eşiğine geldi. Tek taraflı savaşın daha geniş bir bölgeye yayılma riski büyüyor. ABD'yi arkasına alan israil, Lübnan'ı da vuruyor. Kızıldeniz'den geçen israile ait gemileri vurarak batının ticaretine darbe vuran Yemenli Husiler ABD'nin en büyük korkusu. Dünyanın en fakir ülkesinin dünyanın en zengin ülkesini korkuttuğu bir yıl aynı zamanda 2023 yılı.  UNICEF sözcüsü James Elder, Salı günü Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında, “Şu anda 7.000 çocuğun öldürülmesine ve bunların hikaye değil istatistik haline gelmesine öfkeliyim.” Diyor. Hepimiz öfkeliyiz ama öfkemiz soykırımı durdurmaya yetmiyorsa onda da bir sorun var demek ki! Hz. İsa'nın doğduğu Beytüllahim'deki Lutheran Noel Kilisesi Rahibi Dr. Munther Isaac da Noel ayini konuşmasında öfkeliyim diyordu: “İsa enkaz altında. Öfkeliyiz. Kırgınız. Hristiyanlar olarak bu soykırımın meşrulaştırılmasında İncil'in silah olarak kullanılmasına öfkelenmiyorsak, Hristiyanlığımızda sorun var demektir.” Sorun sadece batının hristiyanlık anlayış ve yaşayışında değil ki. Müslümanlığımızda da aynı sorun yok mu? Yaşadığımız islamla yaşamamız gereken islam arasında hiçbir benzerliğin kalmadığını görmek için Gazze'de soykırım olması gerekmiyordu.  Gazze çok sıcak ve çok can yakıcı olduğu için yıllardır arka planda sessiz sedasız sürdürülen Çin'in zulmünü ve sistematik soykırımını unuttuk. Uygur Türklerinden bir yardım gönüllüsü Çin'in Doğu Türkistan'daki zulmünü şu sözlerle anlatıyor; Kendi topraklarımızda; Ben Türk'üm, ben Müslüman'ım diyemeden büyüdük. Çünkü Türk olmak, Müslüman olmak yasakmış.

Yeni Şafak Podcast
İSMAİL KILIÇARSLAN - BUNDA ANLAMAYACAK NE VAR ACABA?

Yeni Şafak Podcast

Play Episode Listen Later Dec 25, 2023 5:08


Gazze'deki çocuklarımızı kimler niçin öldürüyorsa kahraman askerlerimizi de onlar, aynı sebeple öldürüyor! Gazze'deki mücahitler nereyi nasıl savunuyorsa kahraman askerlerimiz de orayı öylece savunuyor!” Bugünkü cümlelerim bunlar olsun ve hemen söyleyeyim: Bu cümlelerde anlaşılmayacak hiçbir şey yok. Anlaşılmayacak hiçbir şey yok ama yine de “memur emeklisi Kamaliste anlatır gibi” anlatayım. Diyelim ki “Büyük İsrail Haritası” isimli akıl dışı haritadan ve İsrail isimli hayvanlık organizasyonunun bütün operasyonlarını, bütün katliamlarını bu haritayı hayata geçirmek için yaptığından habersizsin. Bu olabilir çünkü senin dillere destan cehaletini bilmeyen yok. Diyelim ki şehit edilen 12 aslanımızın intikamını almak için TSK'nın yerle bir ettiği petrol sahalarının PKK'ya Amerikalılar tarafından verildiği bilgisinden de habersizsin. Bak bu da olabilir çünkü jeoloğu tarihçi zannediyorsun en nihayet, nereden bileceksin petrol sahalarını kimin kime verdiğini. Diyelim ki İsrail'in her düzeyde politikacısının, her düzeyde medyacısının ve her düzeyde etki ajanının aslanlarımızı şehit eden alçak PKK'ya müteşekkir kaldığını, dahası son derece askeri ve stratejik hedefleri yerle bir eden, sivil öldürmeyen Türkiye Cumhuriyeti'ni “Kürtleri öldürmekle hatta onlara soykırım uygulamakla” suçladığını da duymadın. Geçen seçimi Kılıçdaroğlu'nun yüzde 60 ile kazanacağına inanmış insansın, bunu da çok görmem sana. Fakat hiç olmazsa “Meclis'te grubu bulunan dört partinin teröre karşı imzaladığı ortak bildiriyi CHP'nin niçin imzalamadığını” biraz olsun düşünerek bulabilirsin değil mi Gazze'de çocuklarımızı öldürenlerin askerlerimizi şehit edenlerle aynı insanlar olduklarını. Çok karmaşık bir bağlantıdan, çok karışık bir işten söz etmiyorum. Hamas'a terörist diyen Özgür Özel, PKK'ya terörist denilen bir iradeyle ortaklaşmak yerine DEM'in bulanık sularına dümen kırdıysa anlayalım ki orada bir “İsrail korkusu” vardır. Bilmediğiniz şey ise şu: Korkunun ecele faydası yok bey abi.

Aposto! Altı Otuz
Aposto Altı Otuz | 18 Aralık Pazartesi - Derin pişmanlık, genel laubalilik

Aposto! Altı Otuz

Play Episode Listen Later Dec 18, 2023 10:10


İsrail ordusu, Gazze'deki İsrailli üç rehinenin “yanlışlıkla” öldürüldüğünün açıklanmasının ardından "derin pişmanlık" duyduğunu vurguladı. İlber Ortaylı, "Türkiye genelinde bir laubalilik" olduğunu söyledi. Saadet grubu yeniden kuruldu. Bu bölüm Vitafenix hakkında reklam içermektedir. Sağlığı ve yaşam kalitesini ön planda tutarak inovatif, güvenilir, sinerjik ve bilimsel standartlara dayalı bir anlayışla hareket eden Vitafenix, günlük metabolizmaya destek olacak şekilde sabah ve gece formlarında formüle edilen magnezyum takviyesi Magna P'yi sunuyor.

Daktilo1984
Seçim Öncesi Siyasette Fırtına | Çavuşesku'nun Termometresi #180

Daktilo1984

Play Episode Listen Later Nov 21, 2023 66:52


Çavuşesku'nun Termometresi'nde bu hafta Aybike Boyacıoğlu moderatörlüğünde İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek; Bakanlar Kurulu açıklamalarını, muhalefetin son durumunu ve Türkiye'nin Gazze'deki pozisyonunu tartışıyorlar.00:00 Açılış00:05 Kılıçdaroğlu'nun son dakika açıklaması ne anlama geliyor? (İlkan Dalkuç)08:08 Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları uzun vadede muhalefet için tehlike oluşturur mu? (Burak Bilgehan Özpek)21:30 Erdoğan, kimin eli kimin cebinde derken kime seslendi? (İlkan Dalkuç)28:20 HEDEP - AKP yakınlaşma ihtimali? / Bağlantısızlar Hareketi (Burak Bilgehan Özpek) 48:16 İYİ Parti'de istifalar01:06:45 Kapanış

kapan erdo chp gazze y parti siyasette gazze'deki
Daktilo1984
Gazze, Yargıtay ve MHP | Çavuşesku'nun Termometresi #179

Daktilo1984

Play Episode Listen Later Nov 14, 2023 80:55


Çavuşesku'nun Termometresi'nde bu hafta Aybike Boyacıoğlu moderatörlüğünde İlkan Dalkuç ve Fatih Uçar yargıdaki çatışmaları, Gazze'deki son durumu ve MHP ile Erdoğan hükümeti arasındaki ilişkileri tartışıyor.

Politik Merkez - Robot Okuyucu Yayını

İsrail'in Gazze'deki harekâtı ve ABD'nin bölgedeki politika ve fonksiyonu hakkında yazmaya devam ediyorum, bu konuda çok hususu burada bulabilirsiniz. Değişen savaş anlayışının üzerine de yazdım. Bununla ilgili pek çok kavrama dikkat çektim. Değişim olgusu iliklerimize işledi… Bu kez de George Orwell ve Benjamin Netanyahu hakkında karşılaştırmalı ve aslen savaş konulu yazımı okuyacaksınız. İlginizi çekecektir diye umuyorum.

Fidiro Kahvesi
126- İsrail'in Filistin İşgalinin Mimarisi

Fidiro Kahvesi

Play Episode Listen Later Nov 3, 2023 77:39


Fidiro Kahvesi bu bölümünde Eyal Weizman'ın Oyuk Topraklar kitabını tartışıyor. Kitap bir yandan Filistin işgalinin tarihini, sürekli değişen sınırların hukuki çerçevesini anlatırken bir yandan da  işgalin fiziksel şartlarını  ‘adli mimari' bakış açısıyla ele alıyor.İsrail'in devlet şiddeti sadece askeri mi? Güç asimetrisi ne zaman ve nasıl başladı? Arkeolojik iddialar işgali meşrulaştırma çabasının neresinde? Altyapı ‘hizmetleri' ile milim milim topraklar nasıl ele geçirilebilir? Evlerin ‘Kudüs taşı'yla kaplanması neden önemli? Dikey sömürgeleştirme nasıl bir şeydir? Terörle mücadele söylemlerini Gazze'deki katliam çerçevesinde nasıl değerlendirebiliriz? Birlikte Filistin halkının gündelik hayatını etkileyen şartları anlamaya ve Siyonist zulmün tarihsel ve fiziksel arkaplanını öğrenmeye çalıştığımız bu sohbetimize sizler de buyrun, ve dinledikten sonra yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın.Haham Yaakov Shapiro röportajı https://www.youtube.com/watch?v=eye3eOaBGrwIlan Pappe röportajı https://www.youtube.com/watch?v=ipT1dHU1ya4 Bahsi geçen arkeoloji kitabı: Nadia Abu El-Haj, Facts on the Ground Kapak resmi: Edibe Neva GürbüzGiriş müziği: Sana Moussa - Safar BarlikSupport the show

kitap filistin gazze eyal weizman gazze'deki
Daktilo1984
Gazze'deki Çatışmaların Hukuki Anlamı | Çerçeve S3 #10

Daktilo1984

Play Episode Listen Later Nov 3, 2023 35:57


Akademisyenler Afra Teren Gürlüler ve Kerem Gülay, Hamas'ın 7 Ekim saldırısı sonrasında İsrail'in Gazze'yi bombalamasını ve başlayan kara harekatını insan hakları ve savaş hukuku bağlanmında tartışıp, değerlendiriyorlar.

Medyascope.tv Podcast
Transatlantik | İsrail-Hamas savaşı: İsrail'in hedefi Gazze'yi haritadan silmek mi?

Medyascope.tv Podcast

Play Episode Listen Later Nov 1, 2023 35:16


Hamas'ın 7 Ekim saldırısıyla başlayan ve İsrail'in verdiği yanıt ile büyüyen savaşta 25 günü geride bıraktık. İsrail'in kara harekâtı ne zaman başlayacak ve kapsamı ne olacak sorularını sormaya devam ediyoruz. İsrail'in operasyonlarında da Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler hayatını kaybetmeye devam ediyor. Katar'ın arabuluculuğunda ve ABD'nin koordinasyonunda Mısır, İsrail ve Hamas arasında varılan anlaşma kapsamında, yabancı pasaport sahiplerinin ve durumu ciddi olan bazı yaralıların abluka altındaki Gazze'den tahliyesi için sınır kapısı açıldı. Transatlantik'in bu haftaki bölümünde pek çok yönü ile Hamas-İsrail savaşını ele alıyoruz. İsrail-Hamas savaşı ABD siyasetini nasıl etkileyecek? Kurumlarda istifalar başladı mı? ABD, İsrail'i hangi durumda frenler? İsrail'in Gazze'deki hedefi ne olacak? Hamas ile İsrail'in masaya oturması mümkün mü? Senem Görür Yücel, Ömer Taşpınar ve Gönül Tol değerlendiriyor. ************** 01.11.2023

COSMO Köln Radyosu
Gazze'de son durum ve Erdoğan'ın tutumu

COSMO Köln Radyosu

Play Episode Listen Later Oct 31, 2023 25:29


Ortadoğu'da savaş hızlanarak sürüyor. Gazze'deki kara harekatını genişleten İsrail, uluslararası toplumun ateşkes önerisini şiddetle reddediyor. İsrail'in, Hizbullah'a ait bazı noktalara hava saldırısı düzenlemesi, savaşın Lübnan'a da sıçrayacağı endişesini kuvvetlendirdi. Hamas'ın terör örgütü olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kasım ayında Almanya'ya resmi ziyarette bulunacak olması eleştirilere neden oluyor. T24 Haber Koordinatörü Kaan Kurtuluş podcast COSMO TÜRKÇE'nin sorularını yanıtladı. Mikrofonda Aydın Işık ve Ceyhun Kara var. Von Aydin Isik.

TVNET
Konuşmak Lazım/ 25 Ekim 2023-Biden ABD'li komutanla kime, ne mesaj vermeye çalışıyor?

TVNET

Play Episode Listen Later Oct 26, 2023 77:03


1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 . 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 görüntüleme 25 Eki 2023 #filistin #savaş #israil Konuşmak Lazım'ın 25 Ekim 2023 tarihli bu bölümüne Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Mehmet Metiner ve Dr. Nergis Dama konuk oldu. 00:00 Giriş 2:18 Erdoğan'ın mesajları dünyada nasıl yankılandı? 10:54 Konu İsrail olunca neden ‘ama'lı cümleler kuruluyor? 19:44 Batı İsrail'e destek vererek günah mı çıkarıyor? 22:58 Biden ABD'li komutanla kime, ne mesaj vermeye çalışıyor? 29:15 Gazze'deki insani durum ne olacak? 33:47 Gazze'de kadın ve çocuk olmanın karşılığı ne? 40:17 Siviller için yardımlar nasıl değerlendirilmeli? 49:54 İsrail'i durdurmanın yolu ambargo mu? #filistin #savaş #israil

TVNET
Net Bakış-23 ekim 2023/“Rehineleri kurtarmak için baskın yaptık” dediler, yalan çıktı!

TVNET

Play Episode Listen Later Oct 25, 2023 116:45


Bu programda yalan da yok algı da! Gündem masaya yatırılıyor, arka planlar detaylıca analiz ediliyor. Net Bakış'ın 23 Ekim 2023 tarihli bölümüne; Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, İletişim Uzmanı Ali Saydam ve Terör ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Nedim Şener konuk oldu. 00:00 Giriş 2:17 Gazze'de insanlar da insanlık da ölüyor 10:47 Gazze'de 17 gündür savaş suçu işleniyor 16:45 İsrail'in saldırıları 17. gününde 20:00 Sınırlı kara baskını olası harekatın provası mı? 27:14 İsrail'den rehineler için sınırlı kara baskını 31:47 Gazze'deki tüneller İsrail için nasıl bir risk teşkil ediyor? 35:19 ABD kendini savaşın hamisi olara mı görüyor? 40:52 Psikolojik üstünlük çatışmaların seyrini nasıl etkiliyor? 48:17 İsrail esirler üzerinden nasıl bir oyun kuruyor? 56:17 İsrail sermayesi ABD ve Batı'yı nasıl esir aldı? 1:10:14 Katliamcıları kim nasıl yargılayacak? 1:16:47 MK84 mühimmatının özelleri neler? 1:20:17 Bölgesel çatışma artıyor mu? 1:29:41 Türkiye İsveç'in NATO üyeliği adımıyla ne mesaj verdi? #gazze #filistin #israil Serhat İbrahimoğlu ile Net Bakış her pazartesi 20.45'te TVNET'te.

Medyascope.tv Podcast
Nuray Mert yorumluyor: İsrail Gazze'ye girecek mi? İnsani kriz ne olacak? Türkiye ne yapabilir?

Medyascope.tv Podcast

Play Episode Listen Later Oct 17, 2023 36:32


Hamas-İsrail savaşında 10 gün geride kaldı. İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında sivil can kaybı artıyor, Gazze'de yüz binlerce Filistinli hayatta kalma mücadelesi veriyor, Tel Aviv bir yandan da kara harekâtına hazırlanıyor. Bu gelişmeler ışığında bölgede diplomasi trafiğini sürdüren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Başkan Joe Biden'ın yarın İsrail'e gideceğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail ile Filistin arasında yaşanan kriz için garantörlük formülü önerdi. Bazı ülkelerin Filistin adına, bazı ülkelerin de İsrail adına garantör olmasını öneren Fidan, "Buna Türkiye de dahil. İsrail için de başka ülkeler garantör olsunlar. Antlaşmaya varıldıktan sonra, bunun gereklerinin yerine getirilmesi hususunda garantör ülkeler sorumluluk üstlensin" dedi. Gökçe Çiçek Kösedağı sordu, Nuray Mert cevapladı.

Medyascope.tv Podcast
Aydın Selcen yorumluyor: İsrail Gazze'ye girerse ne olur? Türkiye garantör olabilir mi?

Medyascope.tv Podcast

Play Episode Listen Later Oct 17, 2023 45:17


Hamas-İsrail savaşında 10 gün geride kaldı. İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında sivil can kaybı artıyor, Gazze'de yüz binlerce Filistinli hayatta kalma mücadelesi veriyor, Tel Aviv bir yandan da kara harekâtına hazırlanıyor. Bu gelişmeler ışığında bölgede diplomasi trafiğini sürdüren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Başkan Joe Biden'ın yarın İsrail'e gideceğini açıkladı. Aydın Selcen Gökçe Çiçek Kösedağı'nın sorularını yanıtladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bugün Irak ve Suriye tezkere oylaması yapıldı. Oylamadan detayları, hangi partinin ne oy vereceğini bütün detayları Medyascope Ankara Temsilcisi Hıdır Göktaş anlattı. Editör: Aliye Altınışık

TVNET
Akıl Odası-12 Ekim 2023/3'üncü uçak gemisi; artık bizim için de geliyorlar

TVNET

Play Episode Listen Later Oct 15, 2023 120:45


Dış politikanın nabzını tutan tek program, analizleriyle gündemi sarsmaya devam ediyor. Küresel bakış açısıyla dünyadaki gelişmeler masaya yatırılıyor, diplomasi analiz ediliyor. Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, Prof. Dr. Çağrı Erhan ve Avni Özgürel'in konuk olduğu, 12 Ekim 2023 tarihli Akıl Odası'nda bu hafta: 00:00 Giriş 2:18 Gazze'de insani dram sürüyor 16:00 Gazze'deki siviller nasıl kurtulacak? 22:18 İsrail'in saldırılarına kimler tepki gösteriyor? 33:16 Gazze'de insani dram nasıl son bulacak? 39:25 Gazze'deki siviller nasıl kurtulacak? 45:58 Ortadoğu için senaryo ne? 52:18 Hamas-İsrail çatışması bölgeye yayılırsa ne olur? 59:52 Hamas-İsrail çatışması Ortadoğu dengelerini nasıl değiştirdi? 1:02:13 Hamas-İsrail çatışmasında İran'ın rolü ne? 1:13:58 Filistin adım adım nasıl işgal edildi? 1:22:52 ABD uçak gemisi göndererek ne yapmak istiyor? 1:29:54 ABD uçak gemisi göndererek Suriye'yi mi hedef aldı? #israil #harekat #suriye Nedret Ersanel moderatörlüğünde Akıl Odası her salı ve perşembe 20.45'te TVNET'te.

SBS Turkish - SBS Türkçe
Gazze'deki çatışmalar Avustralya'da gerilim yarattı

SBS Turkish - SBS Türkçe

Play Episode Listen Later Oct 13, 2023 7:37


Ortadoğu'da gerilim artarken Avustralya çatışmanın ortasında kalan vatandaşlarını bölgeden çıkarmanın yollarını arıyor.