Classical music of Afghanistan
POPULARITY
Bruce Liu verbindet auf "Lunaris" Chopin, Beethoven und moderne Klangwelten farbenreich, intim und stilistisch breit.
Nuzná kavárnička v okrajové části Brna si dodává lesk alespoň honosným světovým názvem Paris. Její majitelka zaměstnává jako servírku blonďatou Lojzku. Vedle práce na place chodí s pány, co platí, i nahoru na pokoj. Kdykoli kromě sobot. O sobotách patří Lojzka hromotlukovi z místních jatek. Rudolf chápe, že Lojzka musí pracovat. Ale na jeho sobotu mu nešahejte, nebo…!
Send us Fan MailThe countdown to the first day of school is on.If you're like most school leaders, your to-do list is growing by the hour. Schedules, staffing, professional development, open houses, and a flood of emails can make August feel like a race to simply get everything done.But what if the key to a successful school year isn't checking off more tasks?In this episode of The Empowered Educator Show, Dr. Mel challenges a common mindset that keeps many principals stuck in reactive leadership long after the first bell rings. Instead of focusing on everything that needs to be completed before students arrive, you'll discover a different way to prepare—one that can shape the entire school year.Through the lens of the Leader • Logistics • Learning framework, Dr. Mel shares practical insights, leadership stories, and research-backed principles that will help you think differently about the weeks leading up to the start of school.If you want to lead with greater clarity, confidence, and purpose this year, this episode is for you.In This EpisodeWhy being busy isn't the same as being preparedThe hidden mistake many school leaders make every AugustThree simple shifts that can have a lasting impact on your school cultureResearch-based leadership insights that support sustainable successA biblical perspective on leading with wisdom and intentionalityA practical challenge you can implement before the first day of schoolResources MentionedHorng, E. L., Klasik, D., & Loeb, S. (2010). Principal Time-Use and School Effectiveness. American Journal of Education, 116(4), 491–523.The Wallace Foundation. (2021). How Principals Affect Students and Schools: A Systematic Synthesis of Two Decades of Research.Gallup. State of the Global Workplace (latest editions).ScriptureProverbs 24:3 – "By wisdom a house is built, and through understanding it is established."Support the showMillion Podcasts ListDownload Upside and use my code MELINDA35278 to get 15¢ per gallon extra cash back on your first gas fill-up and 10% extra cash on your first food purchase!Download Fetch app using this link, submit a receipt and we'll both score bonus points.Calling All Educators! I started a community with resources, courses, articles, networking, and more.I am looking for members to help me build it with the most valuable resources.I would really appreciate your input as a teacher, leader, administrator, or consultant.Join here: Empowered Educator CommunityBook: Educator to Entrepreneur: IGNITE Your Path to Freelance Successemail: melinda@empowereducator.com
Přesně před sto lety se vydal český básník na osudovou pouť za exotickým dobrodružstvím. Koncem října roku 1926 zamával český básník přátelům z okna vlaku mířícího do italského Janova. Odtamtud už jako pasažér kajuty 366 putoval zaoceánským parníkem Yorck dlouhých šestnáct dní do jihovýchodní Asie. Procestoval ostrov Jáva, pobýval u Evropanů, kteří tam působili, například u českého lékaře Kselíka nebo jeho holandského kolegy.
Na začátku příběhu to vypadalo jako obyčejná, avšak tragická železniční nehoda. Podrobnější vyšetřování události, která stála životy cestujících, ale postupně odkrývá psychologické okolnosti a jednotlivé indicie, které ukazují na to, že skutečnou příčinou nebyla nešťastná náhoda, ale zlý úmysl...
Když budoucí básník, novinář a politik Josef Svatopluk Machar odcházel po maturitě a jednoroční vojenské službě do Vídně coby bankovní úředník, určitě netušil, že se jeho původně dočasný pobyt protáhne na více než třicet let. Vídeň pro něj byla určující.
“Bizim edebiyatımız neydi?” sorusuna cevap ararken, üzerinde özellikle durduğumuz hususlardan biri şuydu: Müslüman şair, eşyayı anlatmak için değil, eşyanın içindeki hakikati göstermek için konuşur. Bu sebeple onun şiiri tasvirden çok işarete, benzetmeden çok te'vîle, hayalden çok temaşaya dayanır. Klasik şiirimizin yüz, göz, dudak, zülüf, ben, gül, bülbül, şarap, meyhane… gibi mazmunları da bu yüzden yalnız estetik unsurlar değildir; onlar, görünenden görünmeyene geçişi sağlayan metafizik işaretlerdir.
Lída je mladičká pražská dívka, která miluje život a všechno kolem. Vyrůstá jen s otcem, který náhle zjišťuje, že ta, co byla ještě včera dítětem, už stojí na křehké hranici mezi dětstvím a dospělostí. Zařídil jí vytouženou práci. Brzy nastoupí na brigádu jako prodavačka drobného občerstvení. Na prahu dospělosti je záhy vystavena nástrahám dospělého světa.
Bratři Čapkové vždycky milovali dlouhé procházky a cestování. Tato věčná touha se otiskuje i v jejich společném díle. Motiv tuláctví a cesty dal vzniknout i společně napsané povídce Živý plamen.
Klasik piyanist Tuncay Yıldız 1 Temmuz 2026 Çarşamba saat 18:00'de Camberwell Uniting Church'de vereceği klasik müzik konserinde çalacağı besteci ve eserleri SBS Türkçe'ye anlattı.ÖNE ÇIKANLAR1981 doğumlu piyanist Adapazarı'nda başlayıp Melbourne'a kadar uzanan klasik piyano macerasını anlattı.Yıldız konserinde Amirov, Khatchaturian ve Fazıl Say dışında Rachmaninov ve Debussy'den eserlere de yer verecek.Podcastlarımızı dinlemek ve bizi takip etmek için: https://podfollow.com/sbs-turkish
Hafta içi Salı hariç her gün Avustralya doğu kıyıları saati ile 14:00 ile 15:00 arasında yayınlanan SBS Türkçe radyo programını artık reklamsız, müziksiz ve kesintisiz bir şekilde dinleyebilirsiniz.
Trojice drobných a zábavných povídek vás znovu přesvědčí o mistrovství a literární hravosti Karla Čapka. Texty vybrané z antologie Povídek o zvířatech a lidech jsou důkazem srdečného zájmu Karla Čapka o němé tváře.
Titus Burckhardt'ın “İslam Sanatı” adlı eserinde (trc.: Turan Koç, Klasik) İslam mimarisindeki biçim, geometri ve ışık hakkında yaptığı özlü tespitler ilk bakışta İslam sanatına dair estetik bir değerlendirme gibi görünse de aslında çok daha derin bir metafizik çerçeveye dayanır. Burada mesele yalnızca mimari, süsleme ya da geometrik düzen değildir; “varlığın nasıl görünür olduğu”, “birliğin çokluk içinde nasıl tezahür ettiği” ve “ışığın hakikatle nasıl ilişkilendiği” sorularıdır. Bu nedenle onun tespitleri, sanat tarihinden çok ontolojiye ve idrak metafiziğine yaklaşır. Özellikle İslam düşüncesindeki nur anlayışı dikkate alındığında, onun sanat yorumunun merkezinde “ışığın görünürlüğü kuran ilke oluşu” yer alır.
Fascinujícím pohledem sleduje autor Eduard Herold, jak se v průběhu staletí střídali majitelé jednoho z domů v centru Prahy. Kolem běžely dějiny, lidé si vyprávěli příběhy, a ty se zvolna měnily v legendy.
Avustralya'nın elektrikli araç pazarı Nisan ayında yeni bir rekor kırdı. Ve ikinci el elektrikli araç satışları da hızla artıyor. Bazı klasik otomobil sahiplerinin de araçlarını elektrikli araca dönüştürdüğü bildiriliyor.ÖNE ÇIKANLARİthal yakıtın uzun vadeli tedarikine ilişkin belirsizlik ortamında, ikinci el elektrikli araç satıcıları satışların arttığını söylüyor.Yeni elektrikli araç satışları da tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı; geçen ayki toplam yeni otomobil pazarının %16,4'ünü oluşturarak rekor kırdı.Yenilenebilir enerjinin, geleceğin enerjisi olduğunu biliyoruz diyen elektrikli araç tutkunu Adrian Cohen, yenilenebilir enerjinin, geleceğin enerjisi olduğunu biliyoruz diye konuştuHafta içi Salı hariç her gün Avustralya doğu kıyıları saati ile 14:00 ile 15:00 arasında yayınlanan SBS Türkçe radyo programını artık dilediğiniz podcast yayıncısından dinleyebilirsiniz.
Spolek dobrovolných hasičů v Jankovicích už má uniformy, přílbice i stříkačku. Jen jedna věc jim schází...
Estetiğin Felsefi Grameri'yle ilgili yorumları tamamlayalım: Fârâbî ile birlikte İslam düşüncesinde sistemli bir varlık hiyerarisi kurulmaya başlanır. Fârâbî'ye göre bütün varlıklar, en mükemmel ve en basit olan “ilk sebep”ten aşağı doğru derecelenir. Bu ilk sebep ise zorunlu varlıktır: Var olmak için hiçbir sebebe ihtiyaç duymayan mutlak hakikat!
Enerji ve teknoloji alanlarında iş yönetimi danışmanlığı faaliyetlerinde bulunan, multidisipliner kamu politikaları üreten Glocal Grup Danışmanlık'ın sunduğu Varsayılan Ekonomi'nin yeni bölümünde Ekonomist Dr. Enes Özkan ve Enerji Uzmanı Eser Özdil; 3 aydır süren Hürmüz Boğazı krizinin ekonomi, enerji ve küresel siyaset açısından sonuçlarını değerlendiriyor.https://groupglocal.com/contact/ #reklam #işbirliğiÖzdil'in dk 49'da bahsettiği Japon modeli: JOGMEG00:00 Giriş01:30 Neleri konuşacağız?02:45 Çin, ABD'ye Hürmüz Boğazı'nı açmaya yardım edebiliriz dedi ama...03:30 Hürmüz krizinde petrol depolayan Çinli şirketler şimdi satıyor; barış yakın gibi05:40 Klasik hatırlatmalarımızı neden 5. dakikada yapıyorum; siz ne yapabilirsiniz?08:30 Olayın aslı ne: Birleşik Arap Emirlikleri ve OPEC, OPEC+, OPEC++ vs.13:30 Çin için Hürmüz Boğazı'nın aşırı önemli olmasına dair19:05 Türkiye'nin çevresinde ülkelerle ilginç bir şekilde "alakasız"ları24:10 İran krizi Türkiye'nin enerji hub'ı olma iddiasını zayıflattı mı güçlendirdi mi?31:30 Enerji lojistiğini sağlamakla enerji merkezi/hub'ı olmak aynı değil36:50 Çin İran'dan ham petrol alımını artırdı; fiyatlamanın ne kadarı gerçek tüketimden ne kadarı stoklama/envanter yönetiminden kaynaklı?42:20 Hürmüz Boğazı açıldı deseler sigorta/navlun ücretleri hemen düşer mi?43:20 Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemiler: Dünyadaki kapasitesinin %20'si atıl durumda mı?45:30 İran'a yaptırımlar: "çoğu ilaç bulunamıyor"46:50 Türkiye'nin petrol üretimi ne kadar? Somali'de petrol bulur muyuz?54:00 İktidarından muhalefetine şu bizim "zehirli" kamuoyumuz54:50 JP Morgan carry trade pozisyonunu kapattığını açıkladı. Tamam da şimdi n'olcak?58:00 Yurtdışında şirketi olup yatırımını Türkiye'ye taşıyanlara verilecek gelir vergisi istisnası ülkeye yatırım getirir mi?01:00:35 Hürmüz krizinin ilk şokunda küresel shipping tonajının yüzde 4'ü sıkışmış durumdaydı01:01:50 Enes Özkan, Altaylı'nın yapamadığını yapmaya çalışıyor (sizin desteklerinizle)01:03:40 Glocal'in yurtiçi ve yurtdışı müşterilerinin isteklerinin farklılaşmalarının nedeni⌨️━━━━━━━DAKTİLO1984 AİLESİNİN BİR PARÇASI OLUN!━━━━━━━⌨️
Do domácnosti chudého truhláře vstupuje nový nájemník. Renz je učitelem matematiky, ovšem bez zaměstnání, které by odpovídalo jeho představám. Seznamuje se s truhlářovou dcerou Annou. Začne si pohrávat s její naivitou. Rozdmýchává představy o její kráse a talentu, které ji předurčují pro život v blahobytu. Realita je ale neúprosná. A pád na tvrdou zem bolestivý. Pro Renze i pro Annu.
Stárnoucí hudební skladatel přijíždí do menšího městečka. Nenápadné místo zvolil pro svůj jasný plán. Chce tady nerušeně v tichu a klidu dokončit svůj nový opus. Ale nedaří se mu...
"Klasikā" tiekamies ar diriģentu Intu Teterovski, un šoreiz sarunas tēmas ir divas. Pirmkārt, 23. maijā Alojā gaidāmie VI Virsdiriģentu svētki, kas veltīti pirmo trīs Vispārējo latviešu Dziesmu svētku virsdiriģenta Indriķa Zīles 185. dzimšanas dienai. Svētkos piedalīsies Dziesmu un Deju svētku virsdiriģenti, viņu vadītie kori un Limbažu novada kori, un Ints Teterovskis ir šo svētku mākslinieciskais vadītājs. Sarunājamies par šo svētku tradīciju un šī gada koncertu, kura veidošanā iesaistījušies visi virsdiriģenti, kuri izvēlējušies savas mīļākās dziesmas; par notikumiem bagāto dienu, ozolu stādīšanu un Indriķa Zīles kuplo ģimeni, kura arī būšot klāt. Vairāk par Virsdiriģentu svētkiem šeit! Bet interviju turpinām par Īles baznīcas koncertdzīvi un sadarbību ar Amerikas koriem, vietas atdzīvināšanu un īpašo auru, kas šeit valda, piesaistot vietējo publiku. 22. maijā plkst. 20.00 Īles luterāņu baznīcā risināsies starptautisks koru koncerts Voces Unitatis. Tajā piedalīsies Nevadas Universitātes sieviešu koris "Argenta" (Lasvegasa, ASV), diriģentes Stefānija Kounsila (Stephanie Council) un Sāra Norda (Sarah Noorda), kā arī jauniešu koris "Balsis" un diriģents Ints Teterovskis vadībā. Voces Unitatis ir tradicionāls starptautisks koru koncerts, kas ik gadu apvieno dziedātājus no dažādām valstīm kopīgā mākslinieciskā dialogā. Programma piedāvā daudzveidīgu muzikālo pieredzi, savijot dažādu tautu mūzikas tradīcijas ar sakrālo kormūziku, izceļot katrā kultūrā nozīmīgāko. Koncertā skanēs Palestrīnas, Lasso renesanses mūzikas paraugi, kā arī mūsdienu igauņu, latviešu un Ziemeļamerikas komponistu mūzika - Tormis, Ūsbergs, Kalniņš, Pauls, Vasks, Tiguls, Hogans, Smailija, Remzija, Betina, Kartela un Ezmeila. Atzīmējot izcilā latviešu komponista Pētera Vaska 80 gadu jubileju, kori apvienosies, lai atskaņotu “Fruit of Silence” ar Mātes Terēzes lūgšanas vārdiem. Tikām 30. maijā plkst. 20.00 kamermūzikas koncerts "Itālijas baroks Īlē", kurā skanēs krāšņa 17. un 18. gadsimta itāļu komponistu mūzikas programma. Zināmākais no programmā iekļautajiem komponistiem ir venēcietis Antonio Vivaldi, par kura kompozīciju "Nakts" un tās iespējamo saistību ar šausmu žanru, kā arī citiem skaņražiem, viņu opusiem un dažādiem interesantiem faktiem vēsta sagatavotie stāstījumi. Radoši un emocionāli jaudīgi šo baroka mūzikas partitūru lasījumi ir viens no aspektiem, ko vērts dzirdēt. Kā īpašs pārsteigums jeb bonuss – patiešām unikāls skanējums, ko veido meistarīga, šķiet, ar baroka mūziku nesavienojama mūzikas instrumentu saspēle. Cik kaislīgi skan bandoneons un akordeons, izpildot, piemēram, tango, vai kokle tautas un mūsdienu mūzikas kompozīcijās, tik pat spilgti un emocionāli sakāpināti šie instrumenti izdzied mīlas pārdzīvojumus, smieklus un asaras baroka mūzikas ietvarā. Pārsteigumiem un arī skaistas mūzikas baudījumam būs būt! Koncertā uzstāsies mūziķu apvienība: akordeonists un bandoneonists Artūrs Noviks, koklētājas Anda Eglīte un Dace Priedīte, un baroka vijolniece Lāsma Meldere-Šestakova.
Albína je venkovská dívka plná života. Dětská léta naplněná svobodou uprostřed přírody, kdy celá odpoledne prolelkovala na pastvě s nejbližším kamarádem, jí ale právě končí. Do vesnice přijíždí žena z města, která si ji odveze jako služku do své domácnosti. Loučení s nejbližším přítelem je zároveň něčím víc.
Ona je pediatričkou a odborníčkou pre primárnu pediatrickú starostlivosť. On šéfuje kultúrnemu domu v Ružomberku a pripravuje festival LIPTOV KLASIK. Manželia Radek a Zora Zdráhalovci nás dnes pozvú do Čutkovskej doliny, ale určite sa stihneme porozprávať aj o iných témach. Napríklad o ich vzťahu k folkóru. Bývalá členka Lúčnice dnes spieva v skupine Čriepky a Radek zase pripravuje podujatie, ktoré rozozvučí celý Liptov. | Hostia: Radek a Zora Zdráhalovci. | Moderuje: Hana Rapantová. | Talkshow Hosť Rádia Regina Západ pripravuje Slovenský rozhlas, Rádio Regina Západ, RRZ.
Expresivní próza z pozůstalosti autora, pro kterého psaní bylo bez nadsázky vším. Potýkal se totiž s těžkým postavením českého učitele ve většinově německém příhraničí na Novopacku. Jeho život předčasně, v pouhých třiadvaceti letech, ukončila tuberkulóza.
İmam Gazzâlî'nin (r.h.) Mişkâtü'l-Envâr'da (Varlık – Bilgi – Hakikat, trc.: Mahmut Kaya, Klasik, İstanbul 2016) kurduğu nur anlayışı, yalnızca ışığın mahiyetini açıklamakla kalmaz; İslâm tasavvurunda varlık, idrak, kozmoloji ve sanat arasındaki derin ilişkiyi de görünür kılar.
Karel Horký byl podle svědectví současníků temperamentní, statečný, svobodný a nekonformní spisovatel, který se nebál říct, co si myslí. Básník Jaroslav Seifert ho nesmírně oceňoval a řadil ho k mistrům fejetonu Nerudovi a Čapkovi.
(29.4.2026) Klasikárska jar je za nami a je čas si ju zrekapitulovať. Víťaz je jasný. Tadej Pogačar sa triumfom v San Reme míľovými krokmi priblížil ku kompletizácií všetkých piatich monumentov. Pavé sektory severovýchodného Francúzska však pre neho ostávajú naďalej výzvou. Paul Seixas priniesol na kopcovité klasiky čerstvý vietor. Na Pogačara ešte zďaleka nemá, ale je to on, kto sa dokáže najdlhšie držať jeho zadného kolesa. Príjemným oživením jari boli výsledky Wouta Van Aerta, korunované víťazstvom na Roubaix. Monument sa tentoraz neušiel Mathieuovi van der Poelovi, hoci výsledkovo môže Holanďan uzavrieť jar minimálne uspokojivo. Prepadákom jari je jednoznačne Lidl-Trek. Iba jedno pódium Matthiasa Skjelmoseho pôsobí v kontexte tímu so silnou klasikárskou identitou až príliš skromne. Diskutujte a súťažte s nami na Discorde! Najlepším kávovým partnerom CykloPodcastu je slovenská pražiareň kávy COFFEEIN. Odporúčame! Hlavným mediálnym partnerom je magazín o cyklistike Cycling-Info.sk. Mediálny partner je RoadCycling.cz.
Nan emisyon jodi a, nou resevwa Dumano, chantè gwoup Klasik la, pou yon konvèsasyon san karyè li. Li pale nou de nouvo direksyon gwoup la ap pran depi Boston, vizyon li genyen pou ane 2030, ak detay sou gwo kolaborasyon li fè ak Fatima. Pa bliye abòne epi kite yon kòmantè pou di nou sa ou panse de nouvo pwojè Classique yo!
Několikadenní výprava dvou kamarádů na Slovensko. Putování lodí po řece, spánek pod širým nebem a nejryzejší fascinace životem. Hluboký prožitek uprostřed panenské přírody probouzí ve vypravěči touhu všeobjímajícím způsobem zaznamenat krásu a porozumět sám sobě. Život vnímá jako neuvěřitelný dar. Putování krajinou zaznamenává jako báseň v próze.
V jednom z pražských malostranských domů se setkáváme s třicetiletým Francouzem. Musel opustit svou vlast a v Čechách nyní pracuje pro železniční společnost, ve které má na starosti vytyčení železniční tratě skrz křivoklátské lesy. Protože se v dlouhém odpoledni nudí, vyjde na procházku po nedalekém okolí…
"Klasikā" uz sarunu aicinām komponisti, aranžētāju, dziedātāju, mūzikas skolotāju, diriģenti un vokālās grupas Latvian Voices māksliniecisko vadītāju Lauru Jēkabsoni: viņas kora teika "Radīšana", kas pasaules pirmatskaņojumu piedzīvos 18. aprīlī pulksten 18 Zirgu ielas koncertzālē, ir kompozīcija pašas izveidotajam jauktajam korim "Korīga" un perkusiju instrumentiem udu, bodhràn un cajón. Jaundarba tematika ir par pasaules radīšanu, balstoties latviešu mitoloģiskajos tēlos, teikās, pasakās, tautasdziesmās un fabulās. Opuss ir tautisks, ar vairākiem folkloras elementiem, ritmisks, bet tajā pašā laikā ar liriskām un melodiskām epizodēm. Jaundarbā ir uzsvars uz dažādu vokālo krāsu meklējumiem, to mijiedarbību ar perkusiju instrumentiem, telpas akustiku un kustību. Kora teiku "Radīšana” veido astoņas daļas: I Gaisma; II Zeme; III Ezeri; IV Saule; V Mēness; VI Radībiņa; VII Cilvēks; VIII Uguns. "Korīga" ir jauns projektu formāta koris Lauras Jēkabsones vadībā. Tajā apvienojušies pieredzējuši dziedātāji, kuri kopā vēlas radīt jaunu kormūzikas piedāvājumu. Kora pirmajā projektā "Radīšana" apzināti izveidota unikāla situācija, kad Laura sevis komponēto jaundarbu ar jaunizveidoto kori spēj pilnvērtīgi interpretēt, pilnveidojot skaņdarba skanējumu līdz sīkākajai niansei, mēģinājumu procesā pievienojot arvien jaunas skaņas un detaļas. Sarunā ar Lauru Jēkabsoni vispirms noskaidrojam, kas radās vispirms: jaundarbs vai jauns projekta formāta koris un arī to, vai korim ir vienreizējs uzdevums, vai arī tam būs nākotnes plāni. Laura arī atklāj, cik liels ir kora sastāvs un kādi dziedātāji tajā pulcējas. Runājam arī par kora teiku un tās saturisko būtību, eksotisko perkusiju instrumentu iesaisti, kā arī vārdu, kuram šajā teikā, līdzīgi kā citos Lauras darbos, ir krāsas un ritma elementu nozīme.
Šīsnedēļas "Atsperē" par literatūras, valodas, lasīšanas, rakstīšanas un tulkošanas pasauli sarunājamies ar tulkotāju, redaktori, publicisti, žurnālisti un Latvijas Literatūras gada balvas (LALIGABA) ekspertu komisijas priekšsēdētāju Ievu Lešinsku. Liene Jakovļeva: Esat strādājusi arī radio "Brīvā Eiropa". Kāds bija šis laiks? Ieva Lešinska: Tā bija Minhene, un tie bija četri gadi. Ierados Minhenē dienu pirms Vācijas atkalapvienošanās, bet Latvijā atgriezos 1994. gada februāra beigās, marta sākumā. Tā bija ikdienas darbošanās radio? Jā, biju viena no redakcijas darbiniecēm, man bija arī pašai sava programma, kas bija svētdienās – kultūras programma. Tur bija daudz mūzikas, un man bija brīnišķīgi korespondenti: Māris Čaklais, Inese Zandere, Silvija Brice, Uldis Bērziņš – visvisādi ļaudis, par kuriem zināju: viņiem tā maizīte Latvijā ir ļoti plāna Latvijā. Viņi gatavoja brīnišķīgus materiālus un varēja labi nopelnīt. Krāšņa buķete! Un krāšņa buķete ir arī tie daudzie literārie darbi, kas pēdējā laikā gājuši caur jūsu rokām. 156 grāmatas! Visas arī godīgi izlasītas? Cita rūpīgāk, cita mazāk rūpīgi. Ja redzi, ka īsti nebūs, ka nevarēs konkurēt ar citām, tad tomēr vairāk pa diagonāli. Bet nu – tomēr jau samērā rūpīgi, lai būtu viss godīgi. Nominantu saraksts mums ir zināms. Savukārt jums jau ir zināms uzvarētāju saraksts, un tos uzzināsim 17. aprīlī. Ceremonijas norises vieta būs interesanta: Rīgas Centrāltirgus gaļas paviljons! Ar domu par nākotni? Mums ar to īpaša sakara nav. Bet cik saprotu – tur būs tāda kā kultūrvieta. Es gan nezinu, kā tas var darboties. Āgenskalna tirgū tas notiek veiksmīgi. Viņiem izdodas tīri labi! Var jau būt, ka var arī Centrāltirgū. Ekspertu komisijas priekšsēdētāja amats nāk un iet. Bet ticu, ka arī tad, kad neesat šādā statusā, grāmatas tiek lasītas. Grāmatas ir vairāk uz naktsgaldiņa, jo pa dienu vairāk iznāk strādāt vai lasīt kaut ko, kas saistīts ar to, ko daru. Bet vakarā jāpalasa kādu stundu vai vairāk. Tā ir latviešu literatūra vai arī tas, kas konkrētajā brīdī tiek lasīts pienākuma kārtā? Pašlaik tā sanāk, jo es turpinu lasīt grāmatu, kura bija garajā tulkojumu sarakstā – Daces Meieres tulkoto spāņu autores grāmatu par grāmatu, par lasīšanu, par grāmatas vēsturi. Tā ir vēsture caur grāmatām. Kāda jums šobrīd izskatās latviešu literatūra un tas, kas kopumā lasāms latviski? Iespaids ir diezgan pozitīvs un interesants, jo lasāmviela ir ļoti daudzveidīga. Man pašai, runājot par latviešu literatūru, tuvāka ir dzeja, kur nu tiešām tā daudzveidība ir varena. Prozā aktuāls ir autobiogrāfiskais motīvs, kas parādās diezgan daudzos darbos, kas arī ir interesanti un saistoši. Tulkotajā literatūrā – un arī sarakstā – man par prieku dominēja Māra Poļakova ar saviem ukraiņu tulkojumiem. Pie tam viņa tulkojusi tik ļoti dažādus darbus – Prečets un Zabužko tomēr ir divas dažādas lietas. Bet viņai tas izdodas. Dzīvojot un strādājot šajā vidē – kāda ir sajūta? Vai šis novērtējums – iekļūt nominantu sarakstā un laimīgā gadījumā saņemt balvu – ir prestiži? Vai tas ir nozīmīgi literātiem? Grūti pateikt... Varat vērtēt pēc sevis, jo 2023. gadā saņēmāt speciālbalvu par Veidenbauma atdzejojumu. Esmu bijusi arī nominēta, bet balva man bija liels pārsteigums. Atceros, ka sēdēju zobārsta kabinetā un pēkšņi sāku saņemt zvanus ar apsveikumiem – nesapratu, par ko. Nedomāju, ka kāds raksta tāpēc, ka grib saņemt balvu. Bet tas ir zināma veida novērtējums. Domāju, ka svarīgs ir īsais saraksts, nevis tas, kurš galu galā saņem balvu, jo tā tomēr ir matemātika. Kamēr īsais saraksts varbūt ir elite šajā gadā no visiem tiem darbiem, kuri tomēr konkurē savā starpā. Matemātika un – ko tur slēpt, dažu cilvēku subjektīvs vērtējums. Kā jau kā visās balvās. Kā rakstīju pārējiem komisijas locekļiem – kurš uzskata sevi par objektīvu, lai met ar pirmo grāmatu. Arī Latvijas literatūras gada balvā ļoti skaists mirklis ir ziņa par mūža balvas ieguvējiem. Šoreiz balvu saņēmis tulkotājs Jānis Krastiņš, ar kuru Klasikā tiksimies 12. aprīļa rītā, kad viņu izvaicās Liega Piešiņa. Bija ilgas diskusijas un pārdomas? Jo ir daudz tādu literātu, kuri būtu pelnījuši šo balvu. Ir daudzi, kuri vēl nav saņēmuši. Bet domāju, ka ir labi izcelt cilvēku, kurš patiešām ir rūpīgi darījis savu darbu, tulkojis literatūru, kurai nemaz nav tik daudz tulkotāju, proti, čehu literatūru. Tas ir svarīgi šādiem cilvēkiem, kuri publiski nezīmējas, pateikt, ka mums tas ir svarīgi. Tas ir labi. Ļoti būtiski pateikt arī to, ka vienmēr līdzās žūrijas vērtējumam ir arī lasītāju vērtējums. Aizvien vēl LSM var balsot katrs par savām simpātijām. Jūs jau teicāt - neviens neraksta balvu dēļ. Kāpēc raksta? Tāpēc, ka nevar nerakstīt. Es tā ceru. Pilnu sarunu klausieties audioierakstā!
Vracíme se do doby, kdy Praha ještě neznala vytápění uhlím. Kvetl obchod se dřevem, které se do hlavního města plavilo po Vltavě. Hrdina povídky Purkmistr z Podskalí pochází z rodiny dobře zavedeného obchodníka se dřevem. Poté, co Evropu zachvátí krize provázející nástup napoleonských válek, přichází náhle o celou rodinu.
Povídka představuje syrový obraz civilizovaného indiána Černého jestřába. Namísto vigwamu bydlel se svou ženou a dětmi ve zděném domě, nosil šaty evropského střihu a vyrostl mezi těmi, kteří zbyli a v jejichž duších vyhasla poslední jiskra odporu.
Vzpomínka z mládí nutí českého intelektuála pročítat denně bulvární vídeňský list.
Mladý chemik, zaměstnanec továrny na cukrovinky, vezme na procházku po továrně dvouletou holčičku, dcerku svého zaměstnavatele. Mikrovýlet průmyslovým areálem je příležitostí pro vykreslení drobných situací se smyslem pro psychologický detail a jemnou drobnokresbu.
Peklo a Ráj, dva slavné pražské podniky, kde svoje noční dobrodružství před sto lety končila elegantní gigrlata, žebráci a kavalíři, pepíci z Páté čtvrti i milionáři z pražských Příkopů.
Variace na pygmalionovské téma. Jaké šance bude mít nerovný vztah sevřený společenskými dobovými konvencemi?
Belgijski Opening Weekend je uradno odprl sezono klasik. Mathieu je presenetil, ne z zmago, ampak s tem, da je Omloop dodal na svoj seznam dirk. Matej je med snemanjem epizode izklopil mikrofon in vse presenetil s tem, ko je govoril v prazno. Tako da... smo tu, tu s presenečenji. No, pa še Seixas je nakazal svojo formo. Kakšno? Prisluhni!Aja, pa še to - Naroči kolesarske nogaviceDisko grupo poganja Nduranz
Dívka z chudé rodiny po odchodu otce a smrti matky putuje světem bez ochrany. A svět umí být velice krutý. Šikana, dětská práce nebo tělesné tresty jsou její každodenní zkušeností, jakou před sto lety zažívalo každé chudé nebo osiřelé dítě. A společnost tomu lhostejně přihlížela.
Çdo mëngjes zgjohuni me “Wake Up”, programi i njëkohshëm radio-televiziv i “Top Channel” e “Top Albania Radio”, në thelb ka përcjelljen e informacionit më të nevojshëm për mëngjesin. Në “Wake Up” gjeni leximin e gazetave, analiza të ndryshme, informacione utilitare, këmbimin valuator, parashikimin e motit, biseda me të ftuarit në studio për tema të aktualitetit, nga jeta e përditshme urbane e deri tek arti dhe spektakli si dhe personazhe interesantë. Zgjimi në “Wake Up” është ritmik dhe me buzëqeshje. Gjatë tri orëve të transmetimit, na shoqëron edhe muzika më e mirë, e huaj dhe shqiptare.
Rosalia'nın Lux'ı listeleri salladı. Gençlerin klasik etkileşimli müziğe ilgisi de arttı. Peki popüler kültür gençlerin klasik müziğe ilgisini nasıl etkiliyor? Bu durum salonlara nasıl yansıyor? Klasik müzik başka türlerle karşır mı? O zaman klasik olma özelliği bozulur mu? Pencere'nin konukları İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ve Kompozitör Ege Gür. NEDEN PENCERE? Sinemadan müziğe, çizgi romandan dijital sanata, sokak oyunlarından uçurtma uçurmaya, gölge oyunlarından illüzyon gösterisine, tiyatrodan plastik sanatlara, romanlardan masallara, çocuk şarkılarından operaya, geçmişten bugüne, geleneklerden modern zamanlara kültür, sanat... Unutulmasınlar, kuşaktan kuşağa aktarılsınlar, diye... Zeynepgül Alp'le Pencere cumartesi 09.30, pazar 19.10'da NTVRadyo'da. Programın tüm bölümleri kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için NTVRadyo'nun arşivinde (ntvradyo.com.tr) ve podcast platformlarında.
Bu bölümde Bir ismin etrafındaki efsanelerden sıyrılıp insani hikâyesini göreceksin.Klasik metinleri okurken bağlam kurmanın neden kritik olduğunu fark edeceksin.“İçe yolculuk” ile ilim disiplini arasındaki dengeye dair pratik bir çerçeve edineceksin.
Satrancı “kazanmak”tan öte bir düşünme deneyimi olarak anlatan Hasgüleç; taşların anlamlarından ELO sistemine, kadınlar kategorisinden hile tartışmalarına, 4 kişilik satranç ve Chess960 gibi varyantlardan Türkiye'de yükselen genç ustalara kadar merak edilen her şeyi konuşuyor. Hem oyuna yeni başlayacaklara hem de yıllardır oynayanlara “neden bu kadar zevkli?” sorusunun samimi bir cevabını veriyor.Bu bölümde konuşulan bazı konular:
#HerkeseSanat ✒️ Hat sanatı, Arap harflerini kullanarak güzel yazı sanatı, anlamına geliyor. Diğer harflerle güzel yazılışına ise 'kaligrafi' diyoruz. İki boyutlu, siyah-beyaz, bir leke sanatı. Eğitimi oldukça zor. Ustalardan ders alan, akademisyen ve Hattat Savaş Çevik bizi hat sanatıyla tanıştırıyor, diğer yazı sistemleriyle farkını anlatıyor. Buradan dinleyin. NEDEN SAVAŞ ÇEVİK? İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Grafik Bölümü'nden yüksek lisansı tamamladıktan sonra, hocası Prof. Emin Barın'ın asistanı olarak aynı bölümde öğretim üyeliği görevine başladı. Doktorasını "Lâtin yazısı" üzerine tamamladı. Yard. Doçent olarak “Yazı Tasarımı” dalında uzmanlaştı. Hat Sanatı ile ilgili çalışmalarına son yüzyılın ünlü hattatları olan Kemal Batanay ve Hâmit Aytaç'tan öğrenimini, her iki hattatın vefatlarına kadar sürdürdü. Hat çalışmalarının yanı sıra, Latin Yazısı ve kaligrafi alanlarında da eserleri var. Klasik hat çalışmalarıyla birlikte kendine özgü modern uygulamalar da geliştiren Savaş Çevik, ayrıca, teorik bilgilendirmeler, yayınlar, hat kursları, jüri üyelikleri, yazı ve imza bilirkişiliği gibi konularda görev aldı. 2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi'nden emekli oldu, Haliç Üniversitesi'nde 2004 yılında Grafik Bölümünü kurdu ve 2019'a kadar burada öğretim üyeliğini sürdürüp buradan emekli oldu. Halen ‘Kaligrafi' dersleri veriyor. Hat sanatı alanında klasik geleneğe bağlı eserlerin yanı sıra, özgün ve serbest çalışmaları ile de tanınan Çevik; tuğra çalışmalarıyla , makılî yazı ile ve az yazılan yazılardan Muhakkak-Reyhânî yazılar üzerinde çalışmalarıyla da tanınıyor. Hat sanatı tarihinde ilk kez "Muhakkak-Reyhânî Hilye yazan hattat" olarak biliniyor. Daha önce hiç kullanılmamış kendine özgü “Çapraz Müsennâ”, “Dörtlü Müsennâ” “Müselsel Makılî”, “Dairesel Mâkılî” ve “Muttasıl Mâkılî” kompozisyon biçimlerini hat sanatına kazandırdı. Klasik uygulamaların yanı sıra özgün ve serbest tasarımlarla, renk ve grafik değerleri kullanarak kendisine özgü hat-grafik niteliği taşıyan eserler veriyor, eserlerini yurt içinde ve yurt dışında sergiliyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #hat #hatsanatı#podcast
Bitcoin ve diğer kripto paraların İslami hukuktaki yeri, uzun süredir hem uzmanların hem de kamuoyunun zihnini meşgul eden karmaşık bir konu olmuştur. Bu bölümümüzde, bu dijital varlıkların Şer'i statüsünü derinlemesine inceliyoruz. Peki, Bitcoin caiz mi, değil mi?Hanefi fıkıhçıların titiz tanımlarına göre, bir varlığın mal (servet) sayılabilmesi için üç temel şart aranır: saklanabilirlik (iddikhār), insanlar tarafından arzu edilmesi veya tanınması (tamawwul) ve Şer'an kullanımının mübah olması (taqawwum). Bitcoin, dijital cüzdanlarda güvenle saklanabilme, küresel çapta bir değer deposu ve değişim aracı olarak giderek artan bir tanınırlık kazanması ve özünde yasak bir unsur barındırmamasıyla bu kriterleri eksiksiz karşılayarak meşru bir mal varlığı olarak kabul edilmektedir.Bitcoin'e yöneltilen yaygın itirazları da ele alıyoruz:• Soyut Olması: Bitcoin'in fiziksel olmayışı, dijital fiat paralar veya yazılımlar gibi modern ekonomideki yaygın soyut varlıklardan farksızdır. Klasik fıkıh, bir varlığın somutluğundan ziyade, işlevselliğine ve toplumsal tanınmasına odaklanır.• İçsel Değeri Olmaması: Altın ve gümüş gibi geleneksel paraların değeri de temelde toplumsal uzlaşıya (örf) dayanır. Bitcoin'in değeri kıtlığı, ademi merkeziyetçiliği ve sağladığı faydadan gelir, içsel değere bağlı değildir.• Devlet Desteği Bulunmaması: Şer'i hukuk, bir varlığın para veya mal sayılması için devlet tarafından çıkarılmasını veya düzenlenmesini şart koşmaz. Tarihsel örnekler ve Bitcoin'in küresel çapta artan kabulü bunun kanıtıdır.• Aşırı Volatilite (Gharar): Fiyat dalgalanmaları, Bitcoin'i Şer'an yasak kılmaz. Tarihte de paralar değer dalgalanmaları yaşamıştır ve bu, ticari riskin doğal bir parçasıdır.• Yasa Dışı Faaliyetlerde Kullanılması: Her türlü mal varlığı kötüye kullanılabilir. Bitcoin'in şeffaf ve izlenebilir yapısı, nakitten çok daha şeffaf olup, yasa dışı faaliyetler için uygun bir araç değildir.Mevcut durumda, Bitcoin günlük ticarette yaygın olarak kullanılmadığı için tam bir para (thaman) yerine, bir varlık (ʿarḍ) olarak sınıflandırılmaktadır. Ancak toplumsal benimseme arttıkça gelecekte para statüsüne geçme potansiyeli bulunmaktadır.Diğer kripto paralar (altcoinler) için ise dikkatli bir yaklaşım gerekmektedir. Bitcoin'in aksine, çoğu altcoin yüksek oranda spekülatiftir, merkeziyetçi yapıları nedeniyle manipülasyona açıktır ve bazıları etik olmayan kar elde etme modelleri üzerine kurulabilir. Tamamen desteklenen stablecoinler ise uygun görülmektedir.Bu değerlendirme, Bitcoin'in İslami hukuktaki yerini açıklığa kavuşturmayı amaçlamakta olup, herhangi bir yatırım tavsiyesi içermemektedir.Kaynak
Kuğu Gölü'nden Tango Tutkusu'na, Romeo ve Juliet'ten Don Kişot'a... Klasik balenin en sevilen eserleriyle dansın modern figüleri Türkiye'nin ilk ve tek bale festivalinde izleyiciyle buluşuyor. Peki 22. Uluslararası Bodrum Bale Festival'inde repertuvar nasıl oluşturuldu? Festival kültür sanat hayatına nasıl bir katkı sağladı? Bodrum'un festivale kazandırdığı boyut ne oldu? Devlet Opera Balesi Genel Müdür Yardımcısı Volkan Ersoy Pencere'de anlatıyor. NEDEN PENCERE? Sinemadan müziğe, çizgi romandan dijital sanata, sokak oyunlarından uçurtma uçurmaya, gölge oyunlarından illüzyon gösterisine, tiyatrodan plastik sanatlara, romanlardan masallara, çocuk şarkılarından operaya, geçmişten bugüne, geleneklerden modern zamanlara kültür, sanat... Unutulmasınlar, kuşaktan kuşağa aktarılsınlar, diye... Zeynepgül Alp'le Pencere cumartesi 09.30, pazar 19.10'da NTVRadyo'da. Programın tüm bölümleri kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için NTVRadyo'nun arşivinde (ntvradyo.com.tr) ve podcast platformlarında.